“Dünyada gelmiş geçmiş en büyük ses kiminkidir?” Bu soruyu 15 yıl önce Ertuğrul Özkök, Pazar Yazısı isimli köşesinde sormuş ve kendi yanıt hakkını, bugün ölümünün 20’nci yıldönümünde andığımız Freddie Mercury’den yana kullanmıştı. Özkök’ü bu muhasebeye iten, Mercury’nin ölümünden sonra yayınlanan “Made in Heaven” albümünü baştan sona dinledikten sonra hissettikleriydi. Müptelası olduğu şarkıları mırıldanarak kaleme almıştı […]

“Dünyada gelmiş geçmiş en büyük ses kiminkidir?” Bu soruyu 15 yıl önce Ertuğrul Özkök, Pazar Yazısı isimli köşesinde sormuş ve kendi yanıt hakkını, bugün ölümünün 20’nci yıldönümünde andığımız Freddie Mercury’den yana kullanmıştı.

Özkök’ü bu muhasebeye iten, Mercury’nin ölümünden sonra yayınlanan “Made in Heaven” albümünü baştan sona dinledikten sonra hissettikleriydi. Müptelası olduğu şarkıları mırıldanarak kaleme almıştı belki de o yazıyı. Gözünü karartmış, onlarca muhteşem vokal arasından Freddie Mercury’yi kendi listesinin en başına taşımıştı.

Bugün, Rock tarihinin “hem cilveli hem de fena halde erkeksi” bu muhteşem ve sıra dışı sesinin evrende son kez yankılanışının 20’nci yıldönümü.

Queen grubunun vokalisti olan Mercury, 24 Kasım 1991’de, Londra’daki evinde, AIDS sebebiyle zayıflayan bünyesinin bronşiyal pnomöniye yenik düşmesi yüzünden hayatını kaybetti. /_np/6820/15086820.jpg

Tanzanya’ya bağlı Zanzibar adasında doğan Freddie Mercury -esas ismiyle Farrokh Bulsara- Farsi kökenli bir ailenin çocuğuydu. Zanzibar’ın yanı sıra Hindistan’da da bulundu eğitimi için. Ve daha sonra İngiltere’ye taşındı ailesiyle.

Yaşadığı ülkelerde farklı kültürlerden izler taşıyan anılar biriktirdi yıllarca. Daha sonra bu birikimlerle sanatını besledi. 

İLKLERİN, TUHAFLIĞIN, CESARETİN VE ÇILGINLIĞIN MÜZİSYENİ OLDU

* İlk müzik grubunu 12 yaşında kurdu. Hem çalıştı hem okudu, geçinebilmek için pazarcılık bile yaptı.

* Daha yolun başındayken “Ben star değil, efsane olacağım” diyecek kadar güveniyordu yeteneğine.

* “Bir kutu içinde üretilen” müziğe asla inanmadı. Queen albümleri yıllarca “No synthesizers” sloganıyla piyasaya çıktı. Canlı olarak çalınan ve söylenen neyse, onu aktarmak istedi dinleyicilere.

* Queen’in ilk yıllarında sahne kostümlerini bizzat tasarladı, grubun logosunu yine kendi çizdi.

* Klasik müzik ile Rock’ı bir araya getirme cüreti, inanılmaz eserler kazandırdı sanat dünyasına.

* 1975’te yazdığı, altı ayrı bölümden oluşan ve hiç nakarat kısmı olmayan “Bohemian Rhapsody” parçasının, uzunluğu nedeniyle asla tutmayacağını söyleyenlere güldü geçti. Şarkı, İngiltere listelerinde zirve yaptı. Ayrıca, dünyanın video klipe sahip ilk parçası oldu.

* Merakı, yaşama iştahı hiç bitmiyordu. İngiliz Kraliyet Balesi ile performans sergiledi. Dünyaca ünlü İspanyol diva Montserrat Caballé ile sahne aldı, birlikte albüm yaptı./_np/6821/15086821.jpg

Ölümü de sıradan olamazdı elbette. AIDS’in dünyada fazla yaygın olmadığı ve iyi bilinmediği bir dönemde, yaşamını bu hastalık nedeniyle kaybederek, herkesi buz gibi bir gerçeklikle tanıştırdı.

BİR ZAMANLAR VE ŞİMDİ…

“Gelmiş geçmiş en iyi ses” sıralaması muhakkak ki kişiden kişiye değişir. Ama bugün, Freddie Mercury gibi hakiki bir sanatçıyı ölüm yıldönümünde anarken hissedilen ortak bir burukluk olsa gerek. Marketteki derin dondurucudan alınan, mikrodalga fırında ısıtılan ve hızla tüketilen günümüz müzikleriyle yüzleşince daha net duyumsadığımız “sanatta yavanlığa ve tekrara maruz kalma” halinin yarattığı burukluk…

O halde eskileri daha çok dinlemeli, müziğin ruhu şad olsun diye… Bir zamanlar, birileri, gerçekten bir şeyler hissediyormuş, üretiyormuş diyebilmek,  “ahşap görünümlü melâmin” dünyalarımızdan kısa süreliğine de olsa uzaklaşmak, nefes almak için.

Yorumunu Gönder :

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Mersin escort

- Casino - Cratosslot