Buika, Bursa Uluslarası Müzik Festivali kapsamında sahneye çıktı.

Flamenko ile cazı buluşturduğu müzik tarzıyla milyonlara ulaşan ıspanyol şarkıcı Buika, geçtiğimiz günlerde Bursa Uluslarası Müzik Festivali kapsamında sahneye çıktı. Kendisine Latin Grammy ödülü kazandıran “El Ultimo Trago”nun dünya turnesi kapsamında Bursa’ya gelen sanatçı, temmuz ayında da İstanbul Caz festivali’nde olacak.

Daha önce Türkiye’de konser vermiştiniz. Dün de Bursa’daki hayranlarınızla buluştunuz. Yanlış bilgi almadıysam, önümüzdeki ay yine İstanbul’da olacaksınız. Buradaki müzikseverlerle aranızda sağlam bir bağ oluştu gibi…  

– Türkiye’ye ilk kez 2009’da gelmiş, buradaki ilk konserimi İstanbul’da vermiştim. Sizin de dediğiniz gibi aramızdaki bağın her konserde gittikçe güçlendiğini hissediyorum. Kendimi her ziyaretimde size daha da yakın hissediyorum. Ama ne olur ben şarkı söylerken, beni değil kendi duygularını dinlesinler. Ben en çok, yakınlaştığım izleyiciyi kendi duygularına ve anılarına götürmeyi seviyorum.
    
Siz ne kadar hayat dolu ve cıvıl cıvılsanız, şarkılarınız da bir o kadar hüzünlü.. Sebebi ne bu sahnedeki depresif halin?

– Keder ve acı hayatın içinde var. Bence ancak hüzünleri kabul eder ve kucaklarsak bu hayatla başa çıkabiliriz. Açıkçası yalnızlığı ve hüznü seviyorum. Sahnede şarkı söylerken de sadece kendi hikayelerimi anlatmış olmuyorum; beni dinleyenlerin hikayelerine dokunduğumu hissediyorum. Depresif olmak dediniz ama tam aksine, hüzünlü şarkıları söylerken izleyiciyle duygularımızı paylaştığımız için mutlu oluyorum.

YALNIZLIĞIMI  SEVMEYE BAŞLADIM

Her albümünüzde olduğu gibi, hüzün ve korku “El Ultimo Trago”ya da işlemiş durumda. Peki ya gerçek hayattaki korkularınız?

– Hepimizin korkuları var ama sanırım en büyük korkulardan biri yalnızlık… Ama ben “El Ultimo Trago”da, Chavela Vargas’ın şarkıları sayesinde yalnızlığımı daha çok sevmeye başladım. Mutlu olmanın ve yaratıcılığın en büyük sırlarından biri bence bu. Aynada gördüğümüzü ve yalnızlığımızı sevmeyi başarınca, çevremize de daha çok sevgi verebiliyoruz…

Evet, son albümünüzde 93 yaşındaki sanatçı Chavela Vargas’ın şarkılarını söylediniz. Oysa kendisi ilk düet teklifinizi reddetmişti. Buzlar nasıl eridi?

– Chavela Vargas’ın şarkılarında olağanüstü bir cesaret var. Ama onun en sevdiğim şarkısı, henüz hiç söylemediği… Onun sırlarını çok iyi hissedebiliyorum. ılk tanıştığımızda yanında şarkı söylemeye bile cesaret edememiştim, şimdi sırlarımı paylaştığım bir arkadaşım oldu.

Şarkı söylemenin dışında en çok ne yapmak isterdiniz?

– Oğlum Joel’in küçük yaşlarından beri elinde hep gitarı oldu ve beraber şarkılar söyledik. şimdi 11 yaşında ve stüdyoda bana yardım ediyor. Hep güzel şarkılarım olsun istiyorum ve küçükken şarkılar söyleyerek uyuttuğum Joel’in şarkılarıma katılması bana yeterince mutluluk veriyor.

EZAN SESİNDEN ÇOK ETKİLENİYORUM

Türkiye hakkında ilk intibanız nedir? Bu ziyaretlerden aklınızda neler kaldı?

– Türkiye’deki festivallerin konuğu olmak, bana şarkıları kutlamak gibi geliyor. Diğer taraftan Türkiye’nin geçmişle bağı da beni çok etkiliyor. Dünyanın birçok ülkesinde, birçok büyük şehir modernleştikçe geçmişle bağını kopardı. Oysa Türkiye’de durum farklı, geçmişi sokaklarda hissediyorsunuz ve bu beni çok etkiliyor. Ayrıca Türkiye’de olduğumda ezan sesinden de çok etkileniyorum. Egoyu ve günlük telaşların hepsini birden bölüyor ve şehre olağanüstü bir duygu yoğunluğu katıyor.a

Yorumunu Gönder :

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Mersin escort

- Casino - Cratosslot - eskişehir eskort -

Mobilbahis