Ana Sayfa Blog Sayfa 1055

Sıla, ödül gecesinden nasıl kaçtı?

0

“Hayata imza atan kadınlar” sloganıyla düzenlenen 2017 Elele AVON Kadın Ödülleri, önceki akşam sahiplerini buldu.Yılın şarkıcısı ödülü ile Sıla’daydı.

Sıla, geçen hafta ayrıldığı Ahmet Kural’la ilgili soruları yanıtlamamak için büyük çaba harcadı.
Sanatçı, tören alanına otopark kısmından giriş yaptı, ödülünü aldıktan sonra da yine muhabirlere görünmeden oradan ayrıldı.

Murat Boz’un eski fotosu şaşırttı

0

Şarkıcı Murat Boz, önceki akşam sevgilisi Aslı Enver ile birlikte Nişantaşı Frankie çıkışı görüntülendi. Murat Boz’un abisi Ali Boz’un doğum gününe katılan çift, çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Murat Boz, geçtiğimiz günlerde sosyal medyaya düşen fotoğrafları için” 20’li yaşların başındaydım galiba. Çok gençmişim. Ama siz bunu bana değil Aslı’dan yorum alın” dedi.

Aslı Enver’in ” Gerçekten kelmiş. Ben Murat’ı kel haliyle de seviyorum. O nasıl olursa olsun” demesi herkesi güldürdü.

 

Kendinize Yeni Bir Thor Bulun

0

Ünlü aktör Chris Hemsworth, 16 Ocak Salı akşamı New York’taki Lincoln Center’da düzenlenen 12 Strong isimli yeni sinema filminin prömiyerine katıldı. Prömiyere eşi güzel oyuncu Elsa Pataky ile birlikte katılan 34 yaşındaki oyuncu, USA Todayile yaptığı röportajda Thor filmlerinden bahsetti. Ünlü oyuncu Avengers 4‘den sonra Thor anlaşmasının bittiğini açıkladı:

Sözleşme olarak, evet bu kadar. Bitti. Karakteri artık oynamayacağım. Aslında biraz korkutucu bir düşünce. Çünkü asla bitmeyecek bir şey gibi görünüyordu. Ve şimdi potansiyel olarak bitiyor. Yönetmen Taika Waititi’le yılbaşını geçirdik. Ve ‘Thor 3’ için kadeh kaldırdık. Aynı zamanda ‘Dördüncü Thor filmi için ne yapabiliriz?’ diye fikirler ürettik. Eğer istersek, devam edeceğimiz daha büyük bir plaatform olacak.

 

 

Gomez Ailesinden Woody Allen Açıklaması

0

Son zamanlarda pedofili ve cinsel istismarla suçlanan ünlü yönetmen Woody Allen için birçok oyuncu onunla çalıştığı için pişman olduğunu dile getirmişti. Selena’nın annesi Mandy Teefey, ise geçtiğimiz günlerde Selena’nın bir hayranının Instagram’da ‘Selena, Woody’le çalıştığı için özür dileyecek mi?’ sorusuna şu yanıtı verdi:

Üzgünüm, kimse Selena’ya yapmak istemediği şeyi yaptıramaz. Onunla, Woody Allen’la çalışmaması hakkında uzun uzun konuştum ama işe yaramadı. Selena’nın ekibi inanılmaz insanlardan oluşuyor. Orada kimse onu kontrol etmiyor. Kendi kararlarını o veriyor. Ne kadar çok akıl vermeye çalışsan da, kulak asmıyor.

Adriana Lima, IWC Schaffhausen Galasında Göz Kamaştırdı

0

Galaya model arkadaşı Karolina Kurkova ile birlikte katılan 36 yaşındaki güzel model Djaba Diassamidze markalı siyah elbisesi ile oldukça şık görünüyordu. İşte galadan çekilen o görütüntüler:

 

Mehmet Ali Birand’ı Anıyoruz

0
Anma törenine, eşi Cemre Birand, oğlu Umur Birand ve yakınları katıldı.
Efsane belgesellere kitaplara imza atan usta gazeteci Mehmet Ali Birand kendi hikayesini de kaleme almıştı.
İşte kendi kaleminden Mehmet Ali Birand’ın hikayesi;

“Sonradan annem anlattı. 9 Aralık 1941 gecesi, Alman Hastanesi’nde dünyaya gelmişim.

Kendimi bildiğimde, Erenköy’de 4 dönümlük bir bahçenin içindeki, her tarafı dökülmekte olan üç katlı köşk- konak karışımı bir evde kendimi buldum. Etrafımda sadece annem Mürvet ve ağabeyim Ural vardı. Bir de tavan arasında koşuşturan fareler.

Babam, ben iki yaşındayken kalp krizi sonucu ölmüş. Annem 42 yaşında iki çocukla dul ve beş parasız kalmış. İzzet Birand, Maliye Bakanlığı Kaçakçılık Şubesi’nin başındaymış. Benim tanıdığımda epeyce yaşlanmış olan köşk, babamın döneminde Erenköy’ün en eğlenceli yeriymiş. Zamanının en tanınmış şarkıcıları, Necmi Rıza Zobu veya Naşit ve Vasfi Rıza gibi tiyatrocuları her hafta toplanıp yemek yer, rakı içer, şarkılar söyler, oyunlar oynarlarmış.

Benim hayatıma damgasını vurduğu yıllarda ise aynı köşkün ahı gitmiş vahı kalmıştı.


Annem, babamın üç aylıklarıyla bizi ve kendini geçindirmenin çaresizliği içindeydi. Kışları, kömür sobası etrafında toplanıp ısınmaya çalışarak geçirir, haftada bir yanan alt kattaki hamamda yıkanır, günde sadece 7-8 defa sefer yapan özel bir otobüsle, kar yağdığında yollar kapanmazsa, bir saatlik yolculukla Kadıköy’e, oradan da vapurla şehre gidip gelerek yaşardık.

Hayata talihsiz başlangıç

İşte öylesi karlı bir gece, annem üç yaşındaki beni yıkamak için sobanın üstünde su ısıtırken, üstünden atlamaya kalkmışım ve kovayı devirmişim. Kaynar su sol bacağımı yakmış. Böylece, hayatımın gidişini etkileyen, 5 ayrı ameliyat geçirip, toplam bir yılımı hastanelerde geçirdiğim, ölümün ucundan bir şans eseri kurtulduğum talihsizlik dizisi başlamış.

Hayat hep kötü rastlantılarla geçmez tabii. İlk şans, ilkokulu Erenköy Zihnipaşa’da tamamladıktan sonra 1955’te Galatasaray Lisesi’ne girmemle bana gülmüş. “Gülmüş” diyorum, zira o dönemlerde hiç farkına varmamıştım. Sonradan, bu gelişmenin beni nasıl değiştirdiğini anladım.

Hayatımı değiştiren dört kişi

O şansı bana, dayım Mahmut Dikerdem verdi. Dışişleri Bakanlığında küçük bir diplomattı. Çok para kazanılan bir düzeyde olmamasına rağmen, ablasının küçük oğlunun eğitimini üstlendi. Annemin beni GS Lisesinde okutacak imkânı yoktu. Dayım okul taksitlerini yüklendi.

1962‘de Lise bittikten sonra, İstanbul Üniversitesi Filoloji Fakültesinde Fransızca bölümüne girerek eğitimimi sürdürmeyi denedim, ancak olmadı. Anamın artık takati tükenmişti. Ne yapıp edip çalışmam gerekiyordu. İkinci şansım, Kenan İnal oldu. Koç Gurubu’nun önde gelen isimlerinden biriydi. Aile dostumuzdu. Vehbi Koç’un benimle ilgilenmesini sağladı.

1963’te önce İngiltere’ye ayağımdanbeşinci ve sonuncu ameliyatımı olmaya gittim. Dönüşümde de Koç Holding’e girecektim. Londra’ya giderken, GS Lisesi yıllarımda tanıştığım Abdi İpekçi, Milliyet’in Londra muhabirliğini verdi. “İlginç şeyler bulursan mektupla bize bildirirsin” demişti. Ben de, ameliyat bir yanda, İngilizce öğrenme ve Milliyet’e mektupla haberler gönderme öte yanda, bir yılımı tamamlayıp geri döndüğüm 1964 yılı Temmuzunda, Koç Holding yerine, kendimi Milliyet’te buldum.

Üçüncü şansımı, yani gazetecilik hayatımı, Abdi İpekçi önüme açtı. Vehbi Koç ile konuşup “ Bırakın bir süre bizimle çalışsın. İki dili olan genç bir insan. Üstelik gazeteciliği seviyor ve yetenekli görünüyor. Bir deneyelim. Eğer yapamazsa size geri döner” deyip, Vehbi Bey’in onayını almıştı.


Dördüncü şansım ise, Milliyet’te çalışırken karşılaştığım Cemre oldu. Onunla 1971’de evlendim ve hayat mücadelemizi birlikte götürdük. Evlilik ile birlikte cebimizde, Milliyet’in verdiği 500 dolar maaşla Brüksel maceram başladı. 

 Gazetecilikteki parlak dönem

Milliyet’in Brüksel’deki muhabiri olmak bana çok şey kazandırdı. Hem dünya görüşümü etkiledi, hem de çok şey öğrenmemi sağladı. Eğer Brüksel’e gitmemiş, Cemre ile orada 20 yıl süreyle yaşamamış olsaydım, bugün geldiğim yerde olamazdım.

Brüksel’deki gazeteciliğimin dönüm noktası da, 1974 Kıbrıs Harekâtı’yla gerçekleşti. Eskiden içine kapanık ve dış ilişkileri sorunlu olan Türkiye, birden bire dünyanın gündemine girdi. Bütün gözler Ankara’ya çevrildi. Hemen her yerde ilgi odağı oldu. Amerika’nın silah ambargosu, Kıbrıs konusunu daha da ön plana çıkardı. Uluslararası ilişkiler, o döneme kadar görülmemiş derecede arttı. O zaman da, benim gibi dışarda çalışan gazetecilere ihtiyaç inanılmaz derecede yükseldi. Ancak ben de sadece Brüksel’de kalmadım, oradaki kurumlarla (NATO ve Avrupa Birliği) yetinmedim.

Dışarıda yaşamanın avantajını kullandım görev sınırlarımı genişlettim. Yıldızım parlayıverdi. 1974’ten sonra sadece Brüksel değil, sürekli Washington, Atina, Strasbourg’a (Avrupa Konseyi için) gider oldum. Dünyam genişledi. Bilgim arttı. Brüksel, bana sadece habercilik açısından değil, kişisel gelişim açısından da çok yarar sağladı. Çalışma randımanım birkaç misli arttı. Zamanımı da iyi kullandığımdan dolayı, art arda kitaplar yazabildim. Zira kalıcı bir şeyler bırakmak istiyordum.

Brüksel’deki 20 yılım, kişisel olarak üretimimin en üst düzeye çıktığı dönemdi. Yazdığım ve her biri büyük ilgi toplayan kitaplarımın listesi bunun kanıtıdır:

– 30 SICAK GÜN (1976) ve DİYET (1979) Kıbrıs harekâtının perde arkasını, Türkiye’nin harekât sonrasındaki dış ilişkilerini ele alan iki kitap art arda çıktı.

– BİR PAZAR HİKAYESİ (Türkiye- Avrupa ilişkileri) kitabının ilk baskısı 1978’de yaptı ve 2005’e kadar 10 ayrı baskı yaptı ve her defasında son gelişmeler eklendi. Sonunda TÜRKİYE’NİN AVRUPA MACERASI (Doğan Kitap) adıyla, Türkiye’nin AB tarihçesini tümüyle içinde biriktiren bir kitap oldu.

– EMRET KOMUTANIM (1986) (Türk Silahlı Kuvvetleri’nin subaylarını nasıl eğittiği ve TSK’nın işleyişini anlatan, TSK ile ilgili sivil biri tarafından yazılmış tek kitaptır. Milliyet Yayınları)

– 12 EYLÜL 04.00 (1983)

– APO ve PKK. (1988)

32.Gün’ün getirdiği şöhret

1985’te, bir adım daha attım ve ‘32.Gün’ adlı, aylık bir haber programını başlattım. Gazetecilik artık beni tek başına tatmin etmiyordu. Televizyon ile daha geniş kitlelere sesimi duyurmak istedim. Uluslararası ilişkileri ele alan ve yabancı devlet adamlarını konuk eden bir program yaptım. TRT’nin durağan dilinden farklı olduğu için çok beğenildi.

Aslında programı, Avrupa TV’lerinde gördüklerimi örnek alıp, izlediklerimden esinlenerek yapmıştım, ancak program beklemediğim oranda beğeni kazandı ve beni şöhrete taşıdı. Bu programın böylesine başarılı olmasında en büyük katkı Can Dündar, Mithat Bereket, Çiğdem Anat, Ali Kırca, Deniz Arman, Cüneyt Özdemir, Rıdvan Akar, Musa Çözen, Talip Korkmaz, Sacit Baydar başta olmak üzere, sayısız muhabir, kameraman ve teknisyenden gelmiştir.

1986’da bir adım daha attım ve Sovyetler Birliği yetkililerini, hem de Milliyet’i ikna edip, Moskova’da da büro açtım.Yıllar boyunca 32. Gün için konuştuğum ünlülerin listesi epey büyüdü (eski Fransa Devlet Başkanı François Mitterand, Avrupa Komisyonu eski başkanı Romano Prodi, eski Fransa Devlet Başkanı Jacques Chirac, Ürdün Kralı Hüseyin ve oğlu Kral Abdullah, Suriye Devlet Başkanı Bessar Essad, eski Irak lideri Saddam Hüseyin, Rusya Federasyonu eski başkanı Gorbachov, Yeltsin, Filistin lideri Yassir Arafat, Alman Başbakanı Helmut Kohl, Schröder ve eski İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher, Karamanlis, Mitsotakis, Rabin, Simon Peres vs…

Her ay Moskova’ya gider ve gelişmeleri izlerdim. Tam o sıralarda Gorbaçov dönemiyle birlikte açılım başlıyordu. Moskova-Brüksel arasında gidiş gelişler bana çok katkı yaptı. Analizlerim renklendi, bilgi dağarcığım daha da derinleşti.

Bir süre sonra, TV çalışmalarımda, sadece 32.Gün’ü yapmak da beni tatmin etmedi. Gazete haberciliği yaparken nasıl kitap yazıp kalıcı bir şeyler bırakmak için çırpındımsa, şimdi de TV programı yanı sıra belgesel üretmek için harekete geçtim.

1989’daki KIBRIS Belgeseli, ardından DEMİRKIRAT (27 mayıs darbesini anlatan çalışma) ve arka arkaya, 12 MART-12 EYLÜL ve ÖZALLI YILLAR geldi. Bütün bunları Can Dündar ve Bülent Çaplı gibi iki dev ismin sayesinde gerçekleştirebildim.

Gazeteciliğimi ve özel hayatımı, uzun sürede en fazla etkileyen olay ise 1988 yılında Lübnan’ın Beka vadisindeki PKK kampında Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiğim ilk röportaj oldu. Öcalan’la o ana kadar kimseye konuşmamıştı. İlk defa Milliyet’e konuşması olay oldu. Gazete toplatıldı. Röportajın yayını yasaklandı. Röportaj bir yandan da hayatımı boyunca asker ile ilişkilerimin bozulmasına neden oldu.

Türkiye’ye dönüş ve karanlık yıllar

Avrupa’da fırtına gibi geçen ve inanılmaz gazetecilik yaşamım 1991 yılına kadar sürdü. Cemre ile artık geri dönme zamanının geldiğine karar verdik. Oğlumuz Umur da ilkokulu bitirmişti. Hayatımızı ya tümüyle Brüksel’de geçirecek ya da geri dönecektik.

Geri dönmeyi kararlaştırdık. Avrupa’daki yaşamımız ailece hepimize çok şey katmıştı ancak yetmişti.

1991’in haziranında, İstanbul’a yerleştik ve hayatımız tümünden değişti. Doğrusunu söylemem gerekir ki, hayatımız bir yandan karardı, öte yandan da çok renklendi. Sevdiklerimize yakın olmanın keyfine kavuştuk.

İstanbul’daki yaşam asıl, uzun yıllardır çalıştığım Milliyet’te ayrılıp Sabah’a geçmem ve 32. Gün’ü de TRT’den Show TV’ye taşımamla birlikte çok değişti. Hem o dönemlerdeki PKK terörünün artması nedeniyle esen fırtınaların arasında kaldım hem de devlet politikalarına muhalif yaklaşımım bana pahalıya mal oldu. Yıllar sonra farkına vardım ki, TRT’de açılan davalarda dahi asker parmağı varmış. Yıllarca, ardı ardına gelen mahkemelerle mücadele ettim. Çok yorucu ve üzücü dönemlerden geçtim.

1997’de ünlü 28 Şubat müdahalesine muhalefetim ve Kürt sorununda resmi ideoloji ve söyleme karşı çıkmam nedeniyle, asker tarafından anılandım. Genelkurmay Başkanlığı’nda hazırlanmış bir komplo sonucu, Sabah’tan kovuldum ve Show TV’deki programım da durduruldu. Asker, Kürt sorunuyla ilgili tutumumdan dolayı beni cezalandırmıştı. Hayatımda hiçbir zaman bu kadar acı çekmemiştim.

Bu korkunç olay, bir yandan bana çok farklı bir dünyayı da açtı. 1997 Temmuzunda, askerden korkmayan tek patron sayılan Aydın Doğan, CNN TÜRK’ün kuruluşunda bana görev verdi ve Posta gazetesinde başyazı yazmaya başladım.

Doğan Grubu’yla yeniden buluşmak hoştu. CNN TÜRK’te geçen yıllarım da çok güzeldi. ‘Manşet’ adlı günlük siyasi bir talk show yaptım. Program çok başarılı oldu. 2005’te de, Kanal D Ana Haber Bülteni’nin Genel Yayın Yönetmeni ve bültenin Anchor’u oldum. Hiç bilmediğim bir alandı, ancak işin içinden sanırım yüzümün akıyla çıktım.

2009’un Ocak ayında, CNN TÜRK yeniden hayatıma girdi. Türkiye’de ilk defa uygulanan bir proje için kolları sıvadım. Hem CNN TÜRK’ün, hem de Kanal D’nin Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendim. Ortak bir haber merkezi oluşturduk.

Bu satırları yazana kadar da işin başında olduğuma göre, demek ki hâlâ başarılıyım, demektir. Bütün bu yaşam sırasında yüzlerce konferansa katılıp konuşmalar yaptım, ödüller aldım. Ancak hiçbiri, Avrupa Konseyinin ‘Yılın Gazetecisi’ (1987) , TÜYAP kitap fuarının ‘Yılın Yazarı’ (1976), Lion klüplerinin Melvin Jones Fellow ödülü ve Fransız Şövalye nişanı (1993) kadar beni tatmin etmedi.

Halsey ‘Bad At Love’ ve ‘Him&I’ Şarkılarını Canlı Söyledi

0

Sahnede ‘Bad At Love’ ve sonrasında ise erkek arkadaşı G-Eazy‘nin de katılımıyla ‘Him&I’ şarkısını canlı olarak söyledi. İşte o performansları:

https://youtube.com/watch?v=5G3zlV4P3mo

https://youtube.com/watch?v=EThbE8jFiUk

Miley Cyrus ve Liam Hemsworth, Byron Bay Plajının Tadını Çıkardı

0

Yeni yıldan beri birlikte Avustralya’da vakit geçiren çiftin orada gizlice evlendiklerine dair söylentiler çıkmaya başladı. Çiftten henüz bir açıklama gelmedi. İşte Miley ve Liam’ın plajda çekilen eğlenceli görüntüleri:

 

Cara Delevingne’in Tuhaf Horlama Sorunu

0

Kızların güzelliklerini bir şekilde tamamlaması lazım.

Cara Delevingne, 13 Ocak Cumartesi günü Instagram hesabından bir video paylaştı.

Videoda Cara’ya makyaj yapılıyor ve Cara, kendisine makyaj yapılırken uyuyor, horluyor.

“Burada üzerinde düşünmeniz için doğal bir şey var.. ya da o kadar da doğal değil.. horlamaya başlıyor” yazılı bir not ile paylaştığı bu video hakkında bakalım sizin düşünceleriniz nasıl olacak?

https://www.instagram.com/p/Bd4jMTqlCqD/?taken-by=caradelevingne

 

Taylor Swift’in Silahlı Sapığı Yakalandı!

0

Ünlü isimlere dadanan sapıklar ise her zaman oluyor.

Son zamanlarda yine bir kişi Taylor Swift’i rahatsız etmeye başladı.

58 yaşında olduğu bilinen bu kişinin yanında silah taşıyor olması herkesi çok korkuttu.

Saplantılı bir şekilde Taylor Swift hayranı olan kişi sürekli Twitter’dan genç şarkıcıyı rahatsız ediyordu.

Yanında silah taşıması hakkında ise herkese “Taylor Swift’le sevgiliyiz. Onu korumak için yanımda silah taşıyorum”şeklinde söylediği öğrenildi.

Neyse ki silahlı sapık polisler tarafından yakalandı ve hem Taylor hem de hayranları rahat bir nefes aldı.

Umarız bir daha ünlü isimler böyle saplantılı fikirli kişilerle uğraşmak zorunda kalmazlar.

 

The Cranberries’in solisti Dolores O’Riordan hayatını kaybetti!

0

İrlandalı ünlü rock grubu The Cranberries’in solisti Dolores O’Riordan 46 yaşında hayatını kaybetti. 90’lı yıllarda ‘Zombie’ şarkısıyla çıkış yapan rock grubu The Cranberries’in solisti Dolores O’Riordan’ın ölümüne ilişkin bir açıklama henüz yapılmadı.

O’Riordan’ın menajeri Lindsey Holmes, sanatçının pazartesi günü stüdyoda kayıt yaparken aniden yaşamını yitirdiğini duyurdu.

DOLORES O’RIORDAN KİMDİR?

6 Eylül 1971’de İrlanda’nın Limerick kentinde doğan, Dolores O’Riordan’ın tam adı Dolores Mary Eileen O’Riordan’dır. İrlandalı şarkıcı ve söz yazarı Dolores O’Riordan, The Cranberries’in dünya çapında başarı ve ün kazanmasında 13 yıl boyunca başroldeydi. İlk solo albümü Are You Listening? Mayıs 2007’de çıkmıştır. Zombie şarkısıyla da dünya çapında ününe ün katmıştır.

Dolores O’Riordan 1990 yılında The Cranberry Saw Us grubuna solist olarak seçildi. Grubun adı daha sonra The Cranberries olarak değiştirilmiştir. Grubun diğer elemanları Noel Hogan, Mike Hogan ve Fergal Lawler’dır.

Yayınlanmış beş albümleri bulunmaktadır: Everybody Else Is Doing It, So Why Can’t We? (1993), No Need to Argue (1994), To the Faithful Departed (1996), Bury the Hatchet (1999) and Wake Up and Smell the Coffee (2001), grup dağılmadan önce bir best of Stars – The Best of 1992 – 2002 (2002). Grup 2009 yılında tekrar birleştikten sonra 2012 yılında Roses albümünü çıkardılar.

O’Riordan 90’larda sürekli değişen saç rengi ve şekilleri ile tanındı. Ayrıca sahne performanslarını genelde çıplak ayakla yapardı.

2003-2008: Solo kariyer

O’Riordan 2003’te Örümcek Adam 2’de kullanılmak üzere Black Widow’u yaptı ancak bu şarkı filmde kullanılmadı. Bu şarkı daha sonra ilk solo albümü olan Are You Listening?’de yer aldı. 2004’te İtalyan sanatçı Zucchero’nun Zu&Co. albümünde Pure love adlı şarkısında birlikte çalıştılar. Ayrıca sanatçı aynı yıl bestekâr Angelo Badalamenti ile Angels Go The Heaven isimli parçayı da içeren Evilenko üzerinde çalıştı. 2005’te Jam & Spoon albümü Tripomatic Fairytales 2003’teki “Mirror Lover” şarkısında konuk sanatçı oldu.

DOLORES O’RIORDAN’IN ÖZEL HAYATI

Dolores Eileen O’Riordan’ın Ailesi tutucu Katolikti ve o da çocukluğunda kiliseye gitmiştir. Büyüdüğünde ise Katolik kilisesine saygı duyuyor olsa da kiliseye gitmemeyi tercih etmiştir. Dolores 18 Haziran 1994’da Don Burton ile evlendi. İlk çocukları Taylor Baxter, 23 Kasım 1997’da; ikinci çocuk Molly, 27 Ocak 2001’de; üçüncü çocuk Dakota Rain Burton, 10 nisan 2005’te doğdu.

1994-2009 arası Kanada’ya bağlı Buckhorn, Ontario’da ailesiyle yaşamışsada O’Riordan eşi ve (kocasının önceki ilişkisinden olan çocuğu da dahil olmak üzere) 4 çocuğuyla Howth (Dublin/İrlanda) ‘da 2013’de dönüş yapmış burada yaşamaktadır.

Not: Grubun “Delilah” adlı şarkısı Dolores O’Riordan hamileyken kocasını bir barda sarışın bir kadınla görmesi üzerine yazılmıştır. Delilah, erkekleri sevgililerinden veya eşlerinden uzaklaştırmaya çalışan kadın anlamına gelir.

Diskografi

The Cranberries

Everybody Else Is Doing It, So Why Can’t We? (1993)
No Need to Argue (1994)
To the Faithful Departed (1996)
Bury the Hatchet (1999)
Wake Up and Smell the Coffee (2001)
Roses (2012)

Solo

Are You Listening? (2007)
No Baggage (2009)

Jennifer Lopez neden maske ile dolaşıyor?

0

Jennifer Lopez’in her anı kıymetli! Önceki gün ‘World of Dance’ programının çekimleri için yola koyulan 48 yaşındaki dünyaca ünlü yıldız, yüzünde beyaz bir maskeyle objektilere takıldı. Cildine bakım yapmak ve makyaja hazırlamak için yolculuğu fırsat bilen Lopez, yol boyunca yüzünde beyaz maskeyle ön koltukta oturdu. Güzel yıldız maskeyi, stüdyoya girmeden hemen önce çıkardı.

İşte Ahmet Kural, Sıla ayrılığının ipuçları

0

Ayrılık haberinin ardından, Ahmet Kural’ın Sıla’yı Instagram hesabından hâlâ takip etmesi dikkat çekti. Sıla ise takipten çıkardı. Günaydın, köşe yazarı Ayşe Özyılmazel bugünkü yazasında Sıla, Ahmet Kural ayrılığının ipuçlarını kaleme aldı. İşte o köşe yazısı…


AYŞE ÖZYILMAZEL

Kafayı düzelttim senden sonra kendime yararım bundan sonra

Bir kadınının ilişkisinin nasıl gittiğini tespit etmek istiyorsanız, dört şeye bakacaksınız:

1. Gözünün ferine: Sevilen ve mutlu kadının gözleri parlar.

İdare etmekten canı çıkmış, dengesizin tekine çatmış, özgürlüğü kısıtlanan, ilişkide kapana kısılmış kadınsa ölü balık gibi bakar.2. İş hayatının vaziyetine: Birçok kadın (hatta erkek de) aşık olduğunda işi gücü hafiften salar.

Çünkü aklı fikri aşkındadır, başı dönüyordur, işler de bekleyiversindir.

O yüzdendir ki annelerimiz, ‘Aman kızım işini ihmal etme’ tavsiyesini verir. Neden? Çünkü ilişki yan yattı mı, kadını işi gücü toplar. Tam da bu sebeple ayrılığın ardından ‘Artık tüm enerjimi kendime ve işime veriyorum’ çeker kadınlar.

3. Instagram paylaşımlarına: İlişkinin ilk günlerinde gülücükler saçılır ama samimidir yani.

Sevgiliyle fotoğraflar paylaşılır. Sonra adam kıskançsa fotoğraf sıklığı düşer, az öz paylaşımlar yapılır. Kadının kendini salıp salmadığını da görebiliriz.

Ayrılık geldi mi de işler, arkadaşlar ve atarlı/ özlü sözlere yüklenilir. Aşırı eğlence halinden ‘evde yalnızım’lara, ‘sadece işimde gücümdeyim’lere, ‘olmadı bi de Miami yaparım’lara kadar iş uzar.

4. Tabii ki saçlarına!

SILANIN SAÇLARI NE OLACAK?

İşte biz de bugün saçlardan yürüyeceğiz sevgili okurlar. Saç deyip geçmeee! Kadınlar ve saçları müthiş hassas bir konudur. Kadının ruh haliyle saçları paralel gider. Bir kadının kuaförü; onun kara kutusu, antidepresanı, can dostudur. Kendimizi yenilemeye önce saçlarımızdan başlar, ‘Dur, bi’ kuaföre gideyim de kendime geleyim’ diye salona koşarız.

Bazen o psikolojiyle abuk sabuk isteklerde bulunur, berbat saçlarla kuaförden çıkar, iyice bunalıma gireriz ama n’apalım yani, tarzımız bu.
Hal böyleyken, ayrılığın ilk sinyallerini de saçlarımız verir. Tabii görebilene. O saçlar renkten renge, modelden modele girer. Bir yerde okumuştum; saçlarımızın hafızası varmış, ayrılık sürecinde saçlarımızı kestirerek anılarımızdan, üzüntümüzden kurtulmak istermişiz.
Buyurun size Sıla! Nefis bir yorumcu, çok özel bir sanatçı, kıymetli bir müzisyen ama kadın işte, ne yapsın. Son aylarda saçları şekilden şekle girdi.
Bir türlü olmadı gitti. Daha dört-beş gün önce arkadaşlarım “Yahu bu Sıla’nın saçları ne olacak?” dediklerinde tek bir cevap vermiştim:

“Ayrılık olacak tabii ki, ne zannettin.” Ve cumartesi günü Sıla ile bir yıllık sevgilisi Ahmet Kural’ın ayrılık haberi geldi. Halbuki nasıl da yakıştırmıştık… Ama olacaklar saçlardan belliydi yani.

Hiç üşenmedim, Sıla’nın arşivine girdim, saç ve ayrılık teorim için inceledim, yazıyorum.
KAKÜLE KİMSE KARIŞAMAZ!

Mayıs 2017: Sıla’nın, omuzlarına inen sarı ve ışıklı saçları var. Kah press (maşanın düzü) ile dalgalandırtıp dağınık kullanıyor, kah fön çektirip yandan ayırıyor, bazen topuz, bazen at kuyruğu şeklinde kullanıyor. Tek renk, tek boy; her şey yolunda, Sıla sabit.
Haziran 2017: ‘Herkesin kakülüne kimse karışamaz’ mesajıyla Instagram’dan iyice sararmış ve kakül kesilmiş saçıyla çektirdiği fotoğrafını paylaşıma sunuyor Sıla. Kara kaşlarının üstüne düşen kaküller pek de iyi reyting almıyor. Belli, canı değişiklik çekmiş, kakül demiş.

Temmuz 2017: Her kakül kestiren kadın gibi Sıla da kaküllerinden bin pişman olmuş olacak ki, bu kez bir an önce uzatıp kurtulmak istiyor. Saçlar ıslak toplanıyor, kaküller yan yatırılıyor. Bu arada o cart sarı renk de koyultuluyor. Sanırım Sıla daha iyi hissediyor. Eh Harbiye Açıkhava’yı gecelerce sallayan bir sanatçı kendisi. Müthiş başarılı. İyi hissedecek elbette.

Eylül 2017: Sıla saçlarına makası vuruyor.

Püskül kıvamına dönmüş saçları kulak hizasına geliyor. Eh kadında önce devreler, sonra saçlar yanar. O renk, bu renk derken kurur o saçlar.

Hem yaz sonu ilişkilerin yüzde 90’ı sallanır, yeni sezona geçerken acılı günlerden de geçer değil mi?

Nerede güneş, nerede Ege?
Ekim 2017: 29 Ekim’de paylaştığı sosyal medya fotoğrafında bu kez saçları daha da kısalmış Sıla’nın. Bir an siyasete atılacağını zannediyoruz, o derece yani. Rengi biraz daha koyuluyor. Zaten aylardır rengine karar veremiyor çünkü ilişkisine karar veremiyor.

Kasım 2017: Kulak seviyesinde düz fönlenmiş saçlara bakırlar atılmış. Hadi gülümse.

Aralık 2017: Gözlerimize inanamıyoruz. Neden?

Sıla, Roxette’in solisti Marie Fredriksson gibi.

Saçlarını erkek gibi kestiriyor, bakır-sarı bir tona boyatıyor ve yanını kazıtıyor. Artık işler tümden çığırından çıkmış yani. Bundan sonrası kel kafa. Sıla arayışlarının sonuna gelmiş.

Ve Ocak 2017: Sıla ile Ahmet Kural’ın ayrıldığını öğreniyoruz.

Böyle yani…

Anlamak isteyene kadınların saçları çok şey anlatıyor sevgili okurlar.

Ha saç bu, uzar. Benimkisi sadece kadınsal bir tespit. Sıla zaten her haliyle kocaman Sıla. Bayılıyoruz ona. Şimdi ne acayip şarkılar yazar ama…

Kıvılcım Ural albüm çıkarıyor

0

Duman grubunun solisti Kaan Tangöze’yle yaşadığı aşkla adından söz ettiren Kıvılcım Ural, önceki gece Cihangir 21 adlı mekanda arkadaşlarıyla buluştu. Geç saatlere kadar eğlenen Ural, 10 şarkıdan oluşan albümünün yakında tamamlanacağını söyledi.

Sevgilisinden yardım istemediğini anlatan şarkıcı, “Her şeyi kendi başıma yapıyorum. Manevi anlamda yanımda. Kaan’ın varlığı yeter. Birbirimize her konuda destek oluyoruz” şeklinde konuştu.

Özel hayatı nedeniyle yanlış anlaşıldığını anlatan Ural, “Magazin dünyasında bu şekilde yer almak beni çok hırpaladı. Üstesinden müzikle gelmeye çalışacağım” dedi.

Katıldığı bir yayında söylediği, “Kaan’la ilk defa 16 yaşında birlikte oldum” sözüyle ilgili de konuşan şarkıcı, tanışmasının o yaşta olduğunu anlatmak istediğini dile getirdi.

Justin Bieber’e Selena’nın Annesinden Veto

0

Ünlü şarkıcı Selena Gomez‘in annesi Mandy Teefey, ilk kez kızının, Justin Bieber‘la olan ilişkisi hakkında Gossip Cop sitesine konuştu! Güzel şarkıcının annesi hakkında bildiğiniz gibi Selena’nın Justin’le yeniden birlikte olmasını istemediğine dair haberler çıktı. Ünlü şarkıcının annesi Selena’nın Justin’le birlikte olması konusunda mutlu olmadığını kabul etti ve Justin’le yıllardır ne görüştüğünü ve de mesajlaştığını açıkladı. İşte Mandy’nin o röportajı:

Selena, mutlu, güvende ve sağlıklı olduğu sürece kendi hayatını yaşayabilir. Her anne ve kızının mutlaka anlaşamadığı noktalar vardır. O 25 yaşında ve sağlığı için neyin riskli olduğunu biliyor. Onu medyanın yaptığı haberler gibi kontrol altında tutmuyorum. Selena bir yetişkin ve kendi seçimlerini yapabilir.

2018 BRIT Ödülleri Adaylıklarında Dua Lipa damgası

1

İngiliz şarkıcı Dua Lipa, kısa bir süre önce duyurulan 2018 BRIT Ödülleriadaylıklarında tarihe geçti! 22 yaşındaki güzel yıldız solo sanatçı olarak ödüllerde en fazla adaylığa sahip olan kadın şarkıcı ve aynı zamanda bu yıl en fazla adaylığı olan şarkıcı oldu! Güzel şarkıcıyı tebrik ederiz. Dua, kısa bir süre önce IDGAFşarkısına çektiği klibi resmi olarak yayınlamıştı.

21 Şubatta O2 Arena’da gerçekleştirilecek olan ödül törenine işe aday olan o isimler:

EN İYİ İNGİLİZ ERKEK SOLO SANATÇI
Ed Sheeran – Asylum, Warner Music UK
Liam Gallagher – Warner Bros, Warner Music UK
Loyle Carner – AMF, Universal Music UK
Rag’n’Bone Man – Best Laid Plans/Columbia, Sony Music UK
Stormzy – Merky, Distributor: ADA

EN İYİ İNGİLİZ KADIN SOLO SANATÇI
Dua Lipa – Warner Bros, Warner Music UK
Jessie Ware – Island/PMR Records, Universal Music
Kate Tempest – Fiction Records, Universal Music
Laura Marling – More Alarming, Kobalt
Paloma Faith – RCA, Sony Music UK

EN İYİ İNGİLİZ GRUP
Gorillaz – Parlophone, Warner Music UK
London Grammar – Ministry of Sound, Sony Music UK
Royal Blood – Warner Bros, Warner Music UK
Wolf Alice – Dirty Hit, Dirty Hit
The xx – Young Turks, XL Beggars

EN İYİ ÇIKIŞ YAPAN İNGİLİZ SANATÇI
Dave
Dua Lipa – Warner Bros, Warner Music UK
J Hus, Black Butter, Sony Music UK
Loyle Carner – AMF, Universal Music UK
Sampha – Young Turks, XL Beggars

EN İYİ İNGİLİZ SINGLE
(Top ten identified by overall sales success in the calendar year. Winner voted for by The Academy.)
Calvin Harris Ft Pharrell Williams/Katy Perry/Big Sean Feels, Columbia, Sony Music UK
Clean Bandit Ft Zara Larsson Symphony Atlantic, Warner Music UK
Dua Lipa New Rules, Warner Bros, Warner Music UK
Ed Sheeran Shape Of You, Asylum, Warner Music UK
J Hus, Did You See, Black Butter, Sony Music UK
Jax Jones Ft Raye, You Don’t Know Me, Polydor, Universal Music
Jonas Blue Ft William Singe Mama, Positiva, Universal Music
Liam Payne Ft Quavo, Strip That Down, Capitol, Universal Music
Little Mix, Touch, Syco Music, Sony Music UK
Rag’n’Bone Man, Human, Best Laid Plans/Columbia, Sony Music UK

YILIN İNGİLİZ SANATÇI ALBÜMÜ
Dua Lipa Dua Lipa Warner Bros, Warner Music UK
Ed Sheeran ÷ Asylum, Warner Music UK
J Hus Common Sense Black Butter, Sony Music UK
Rag’n’Bone Man Human
Best Laid Plans/Columbia, Sony Music UK
Stormzy Gang Signs & Prayer
Merky, Distributor: ADA

EN İYİ İNGİLİZ KLİP
Anne-Marie Ciao Adios Asylum/Major Tom’s, Warner Music UK
Calvin Harris Ft Pharrell Williams/Katy Perry/Big Sean Feels Columbia, Sony Music UK
Clean Bandit Ft Zara Larsson Symphony Atlantic, Warner Music UK
Dua Lipa New Rules Warner Bros, Warner Music UK
Ed Sheeran Shape Of You Asylum, Warner Music UK
Harry Styles Sign Of The Times Columbia, Sony Music UK
Jonas Blue Ft William Singe Mama Positiva, Universal Music
Liam Payne Ft Quavo Strip That Down Capitol, Universal Music
Little Mix Touch Syco Music, Sony Music UK
ZAYN and Taylor Swift I Don’t Wanna Live Forever (Fifty Shades Darker Soundtrack) RCA/Republic Records, Sony Music/Universal Music

ULUSLARARASI ERKEK SANATÇI
Beck EMI, Universal Music
Childish Gambino Glassnote, Universal Music
DJ Khaled Black Butter/We The Best, Sony Music UK
Drake Cash Money/Republic Records, Universal Music
Kendrick Lamar Interscope, Universal Music

ULUSLARARASI KADIN SANATÇI
Alicia Keys – RCA, Sony Music UK
Björk – One Little Indian/Universal Music
Lorde Virgin – Universal Music
P!nk – RCA, Sony Music UK
Taylor Swift – EMI, Universal Music

ULUSLARARASI GRUP
Arcade Fire – Columbia, Sony Music UK
Foo Fighters – Columbia, Sony Music UK
Haim Polydor – Universal Music
The Killers – EMI, Universal Music
LCD Soundsystem – Columbia/DFA, Sony Music UK

Marvel, Black Widow filmi için hazırlıklara başladı

0

Marvel çizgi romanlarının sevilen kahramanlarından Kara Dul (Black Widow), sonunda kendi filmine kavuşuyor. İlk olarak Iron Man 2’de sinemaseverlerin karşısına çıkan ve o günden beri Marvel sinematik evreninin önemli bir parçası olan Black Widow’un bireysel filmi için ilk somut adımlar atılmaya başlandı.

Marvel, uzun süredir gündemde olan Black Widow filmi için nihayet hazırlıklara başladı ve filmin senaryosunu kaleme alması için Jac Schaeffer ile anlaştı. Schaeffer, bilim-kurgu unsurları içeren komedi filmi TiMER’ın senaryosunu yazarak adını duyurmuştu.

Marvel sinematik evreninin başındaki isim olan Kevin Feige’nin Black Widow filmi için birçok senarist ile görüştüğü ve yıllardır karakteri canlandıran Scarlett Johansson’a danıştıktan sonra Schaeffer’da karar kıldığı belirtiliyor.

Bugüne kadar kadın bir kahraman etrafında dönen süper kahraman filmlerinin gişe performansı hakkında endişeler olsa da, özellikle Wonder Woman’ın geçtiğimiz yıl yakaladığı büyük başarı Black Widow gibi filmlerin önünü açmış gibi görünüyor.

Teoman’dan yeni albüm: Koyu Antoloji

0

İşte Teoman’ın yeni albümü Koyu Antoloji için kaleme aldığı o yazı:

arkadaşlar merhaba,
yıllarca resmi basın bültenleri yazdıktan sonra, bu kez resmiyeti bırakmaya karar verdim. 12 ocak 2018 tarihinde çıkacak albümüm ‘Koyu Antoloji’yi, kendi ağzımdan anlatacağım sizlere. Koyu antoloji 26 eski şarkımın yeni düzenlemelerle biraraya getirilmeleriyle oluştu. Bu şarkıları seçerken, şarkı yazma stilimi en iyi gösteren şarkıları almaya çalıştım. Sadece buna dikkat etmedim, ayrıca yanyana birbirini tamamlayacak olmalarını da bir kıstas olarak aldım.

“HİTLERİN YAYINDA GERİDE KALMIŞ ŞARKILAR”

Bu albüme aldığım şarkıların çoğunluğu, hit şarkılarımın yanında biraz geri kalmış olanlar. Ticari olarak bana çok katkıları bulunmasa da, ben o şarkıları yazmak için çok uğraştım ve onları seviyorum. Ana amacım bu şarkıları – ve başka projelerde yapacağım diğer şarkılarımı- geleceğe derli toplu bırakmak. Bu albüm de o yüzden yapıldı. 21 yıllık kariyerim boyunca, 10 albüm içerisinden seçtiğim bu şarkıları, eski hallerinden çok başka bir tarza büründürmeye çalıştım ekip arkadaşlarımla beraber.

KEVIN PAUL İLE UZUN MESAİLER

Yaklaşık bir buçuk sene süren bu çalışmamızda ana oyuncular; düzenlemeleri yapan ve albümün prodüksiyonuyla sonuna kadar ilgilenen; Mehmet Cem Ünal ve Safa Hendem. Memo ve Bafa aynı kendilerinin de sık sık dile getirdikleri gibi albümün sahibi gibi davrandılar. Hatta Memo, benim fikrimi sormadan, yurtdışından beğendiği ses mühendisleriyle bile iletişime geçti ve bu albümün miks ve masteringini yapan Depeche Mode ve Nick Cave gibi sanatçıların ses mühendisi Kevin Paul ile uzun mesailer geçirdi. Albümün kartonetinde prodüktör olarak beni göreceksiniz ama Memo ve Safa düzenlemeleri yapmakla birlikte, albümün prodüktörü de sayılırlar.

 

4 ŞARKIDA TUĞRUL AKYÜZ İMZASI

Albümün şarkıları, soundu vs. gibi genel kararlarımı onlara söyledikten sonra, çok seyrek olarak işlerine karıştım. Baktım ki, çok hevesliler ve benden çok daha çalışkanlar, kritik bir çok kararı onlara bıraktım. 4 parçada ise düzenlemeleri Tuğrul Akyüz yaptı. Tuğrul’u Vega Grubu’ndan tanırsınız. Görsel yönetmenimiz Esen Demirci, albümle ilgili tüm tasarımları yaptığı gibi, albümde yer alan 26 şarkıya çok özenli lyric videolar hazırladı. Bunları resmi youtube channel sayfamızdan seyredebilirsiniz.

“ESKİ ANLAYIŞIMIZDAN ÇOK FARKLI”

Albümü ve şarkıları dinledikten sonra hemen anlayacaksınız gerçi ama düzenlemeler ve soundumuz, eski anlayışımızdan çok farklılar. Albümün düzenlemelerine başlarken, aranjörlere verdiğim direktifte şunları belirttim ilk olarak; şimdiye dek “ ticari” dediğimiz hiç bir kurala uymak zorunda olmadığımızı, şarkımızın radyolara- televizyonlara uygun olması için hiç bir şey yapmayacağımızı, klipler ve diğer görseller için sadece “ internet” i kullanacağımızı vs.… düzenlemeleri yapanlar, en çok, dramatik etkiyi ve atmosfer yaratımını önemsediler. Şarkılarıma, ‘hikaye’lerime katkı vermeyi amaçladılar, alışageldiğimiz düzenleme kalıplarından da kaçındılar. Uzun intro’lar, uzun outro’lar var bir çok şarkıda. Dramatik bir filmin soundtrack”i havasını vermek istedik.

NEDEN KOYU?

Ayrıca, bu albümün insanların kanlarını fıkır fıkır kaynatacak bir albüm OLMAYACAĞINI da belirttim çalışma arkadaşlarıma. Koyu ismi oradan geliyor zaten. Albümde bir sürü koyu şey var; enstrümanların tonları, şarkıların sözleri, benim vokal tarzım, şarkıların düzenlemeleri, ritmi vs. vokal tarzı olarak da “şarkıcı” değil, “anlatıcı” formunu tercih ettim. Genelde şarkıları normalde olduğundan çok daha pes-kalın- koyu- söyledim. Hatta bazılarını neredeyse sadece “konuşur” gibi söyledim, öyle kaydettik. Bazıları bir kerede öylesine kaydedildi. Beğendik, olduğu gibi bıraktık.

“HAYALİM EVDE DİNLENMESİ”

Albümün video klibi; Tuzak Damla Yolaç tarafından yönetildi. Bu albümün insanları eğlendirmesini amaçlamadım. Hayalim; bu albümün, evde, tercihen gözler kapalı, dikkatlice dinlenmesi.

2 CD OLARAK YAYINLANIYOR

Benim yazmayı sevdiğim şarkı formunda, içerik de çok önemli olduğundan, dinleyicinin şarkı sözlerime konsantre olmasını istiyorum. Albüm, 2 cd olarak yayınlanıyor. Önümüzdeki aylarda, 3 lp’lik bir box set’i de çıkacak.

“UMARIM DİNLEYİCİLER DE AYNI HAZZI ALIR”

Bu albüme aldığım 26 parçayı, eski düzenlemeleriyle de çok seven dinleyicilerim var zaten. Ama bu albüm, farklı bir albüm. Bu çalışma, daha önce bahsettiğim, kariyerimdeki şarkıları gelecek dinleyicilerime daha derli toplu bırakma konusunda, içimi rahatlatıyor. Biz, bu albüm için çalışanlar, yaptığımız işten çok memnunuz. Umarım, dinleyiciler de aynı hazzı alırlar.