Aybüke Albere, söz ve müziği Kalben’e ait yeni parçası ‘Hediye’ ile TikTok’ta viral oldu.
Şarkıya çekilen videolar arasından en beğendiği paylaşımı sosyal medya hesabında yayınlayan şarkıcı, “Hediye’ye klip yapan kişi beni bul! Bayıldım” notunu düştü. Videodaki kişinin ise, 2025 yılında Bangkok’ta düzenlenen Manhunt International yarışmasında Türkiye’yi temsil ederek dünyanın en yakışıklı altıncı erkeği seçilen Özkan Görmez olduğu ortaya çıktı. John Travolta’ya benzerliğiyle dikkat çeken Görmez’in yer aldığı video, beğeni yağmuruna tutuldu.
Ajda Pekkan, Antalya’daki hayranlarına müzik ziyafeti çekti.
Dillere pelesenk olan hit parçalarını bin 300 kişiyle bir ağızdan seslendiren Süperstar, şıklığıyla beğeni topladı. “Sizlerle olmak benim bayramım” sözleriyle Mirage Park Otel misafirlerine seslenen Süperstar, sahne şovu ve enerjisiyle misafirlerine karnaval tadında bir gece yaşattı.
Survivor Ünlüler Gönüllüler 2026 yeni bölümüyle ekrana geldi. 2 Haziran tarihli Survivor’da yarışmacılar haftanın üçüncü ve son dokunulmazlık sembolü için mücadele etti. Peki, gecenin sonunda kim kazandı? Eleme adayları kimler oldu? İşte detaylar…
Survivor Ünlüler Gönüllüler 2026’da dev finale sayılı günler kala yaprak dökümü devam ediyor. 19 Haziran’da final yapacak olan Survivor’da elenen son isim olan Can Berkay Ertemiz olmuştu. Tansiyonun bir an olsun düşmediği Survivor 2026’da bu akşam yarışmacılar dokunulmazlık oyununda karşı karşıya geldi.
Parkurda kıyasıya mücadele eden Kırmızı ve Mavi Takım, kritik dokunulmazlık oyununu kazanmak için ter döktü.
Peki, 2 Haziran Survivor’da kim kazandı? Eleme adayları kimler oldu? İşte merak edilen detaylar…
SURVIVOR’DA DOKUNULMAZLIĞI HANGİ TAKIM KAZANDI?
Salı akşamı ekrana gelen son bölümde Survivor’da haftanın 3. dokunulmazlık oyununu kazanan takım Ünlüler oldu. Survivor 2026’da haftanın eleme adayları sırasıyla Kırmızı Takım’dan Murat Arkın ve Deniz olmuştu.
SURVIVOR ELEME ADAYLARI KİMLER OLDU?
2 Haziran tarihli oyunu kaybeden Gönüllüler takımı, ada konseyinde bir eleme adayı yazmak zorunda kaldı. Mavi Takım’da adı en çok yazılan yarışmacı Nagihan Karadere oldu. Böylelikle Nagihan, Survivor’da 3. eleme adayı olarak potaya girdi. Kırmızı Takım’da Mert Nobre, eleme adayı olarak Sude’nin adını verdi. Sude, Survivor’da dördüncü eleme adayı olarak düelloya katılacak.
ELEME DÜELLOSU BELLİ OLDU
Eleme düellosunda Murat Arkın ile Sude mücadele edecek. Diğer tarafta ise Deniz’le Nagihan karşı karşıya gelecek.
Çiftin, bir aydır gözlerden uzak ilişki yaşadığı öğrenildi. Birkan Nasuhoğlu önceki gün ise Dilan Çiçek Deniz’in kedisi ile fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşarak aşkını ilan etti.
Müzisyen “Kalpten kalbe bir yol vardır. Her gün bayram bana sen varsan” yorumunu yaptı.
Oyuncu sadece kedisiyle karelerini paylaştı ve “İyi bayramlar” notunu yazdı.
Dilan Çiçek Deniz, son olarak yönetmen Sinan Çetin’in oğlu Rafael Cemo Çetin ile beraberdi. Evlenecekleri konuşulan çift, Eylül 2025’te ayrıldı.
İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Yenikapı Etkinlik Alanı’nda 1453 dronla ışık gösterisi gerçekleştirildi.
İstanbul Valiliği tarafından, İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü kapsamında dron ve ışık gösterisi gerçekleştirildi. Yenikapı Sahili’nde düzenlenen etkinlikte, 1453 dron kullanılarak fetih temalı fotoğraf ve ışık gösterisi yapıldı. İstanbul’un birçok noktasından görünen dronlar, İstanbul’un fethinin gökyüzünde oluşturdukları görsel şölen ile anlattı. Dron ve ışık koreografisi arasında Fatih Sultan Mehmet’in dehası ve fetihle ilgili önemli fotoğraf yer aldı. Gösteri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türk Bayrağı ile son buldu.
Portekiz’de düzenlenen Dünya Challenge Kupası’nda çember aletinde ikinci olan Hatice Gökçe Emir, ritmik cimnastikte Türkiye’ye bu organizasyondaki ilk madalyasını kazandırdı.
Portekiz’in Portimao kentinde düzenlenen 2026 Ritmik Cimnastik Dünya Challenge Kupası, 15 Mayıs-17 Mayıs tarihleri arasında yapıldı. Yarışmaya, 34 ülkeden toplam 113 sporcu katıldı. Dünyanın üst düzey ritmik cimnastik organizasyonları arasında yer alan bu turnuva, olimpik seviyedeki sporcuların mücadele ettiği ve ülkelerin teknik kapasitesini ortaya koyduğu çok önemli bir platform olarak kabul ediliyor. Hatice Gökçe Emir, bu turnuvada çember aletinde gümüş madalya elde etti.
Hatice Gökçe’nin bu başarısı, Türkiye’nin ritmik cimnastik tarihindeki ilk Dünya Challenge Kupası madalyası olarak kayıtlara geçti. Bu tarihi başarıya imza atan Hatice Gökçe, İstanbul’da doğup büyüdü. Annesi sınıf, babası beden eğitimi öğretmeni olan 17 yaşındaki Gökçe, Uğur Okulları’nda 12’nci sınıf öğrencisi. Gökçe’nin yeteneğini ilk önce ailesi keşfetti. 5 yaşındayken cimnastiğe başlayan Gökçe, erken yaşlarda yarışmalara katıldığını ve 12 yaşındayken milli sporcu olduğunu belirterek Hürriyet’e şöyle konuştu:
‘5 YAŞIMDAN BERİ HAYAL EDİYORDUM’
“Küçükken televizyonda cimnastik yapan kızları izler ve onlara çok özenirdim. Hem yaptıklarına hem giydiği kıyafetlere imrenirdim. Ben de evde onları taklit ederdim. 5 yaşında İstanbul’daki Şavkar Cimnastik Spor Kulübü’ne gitmeye başladım. Daha o zaman bu sporun zirvesine çıkacağımı hayal ediyordum. Bunun için de hala çabalıyorum ve şu an uluslararası organizasyonlarda ülkemi temsil ediyorum. Günümün büyük bölümü antrenman yaparak geçiyor. Elbette okula da yetişmeye çalışıyorum ancak zor oluyor. Bu yıl Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girme hedefim de var ancak önceliğim düzenlenecek yarışmalarda önemli başarılar elde etmeye devam etmek. Tüm hayatımı bu spora göre şekillendirdim o nedenle önceliğim alanımda en başarılı sporcu olmak.
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, İngiltere’nin başkenti Londra’daki Wembley Stadyumu’nda dün oynanan kritik maç öncesi, Hull City takımının sahibi Acun Ilıcalı’yı yalnız bırakmadı. Hull City’nin sahaya çıkacağı mücadele öncesinde bir araya gelen ikiliden Ülker, önemli karşılaşma öncesinde Ilıcalı’ya başarı dileklerini ileterek destek oldu.
İngiltere’de dün oynanan kritik Hull City maçı öncesi, iş dünyasının önde gelen isimlerinden Murat Ülker, Wembley Stadyumu’nda Acun Ilıcalı ile bir araya gelerek destek verdi.
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, karşılaşma öncesinde Acun Ilıcalı’yı ziyaret ederek kendisine ve takımına başarılar diledi. Ilıcalı’ya olan desteğini Wembley’de bizzat yanında yer alarak gösteren Ülker’in bu jesti, spor ve iş dünyasında dikkat çekti.
Kritik mücadele öncesi moral depolayan Ilıcalı ile Ülker’in samimi anları, objektiflere de yansıdı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın oğlu Trump Jr, sosyetik nişanlısı Bettina Anderson ile perşembe günü Florida eyaletinin West Palm Beach kentinde dünyaevine girdi.
Çift, önceki gün ise Bahamalar’daki özel bir adada düzenlenen ‘samimi’ bir törenle kutlama yaptı. Çiftin kutlamasına aralarında Trump’ın çocukları Ivanka, Eric ve Tiffany Trump ve eşlerinin de bulunduğu yaklaşık 40 konuk eşlik etti. Damat Trump Jr.’ın kardeşi Eric Trump, yaptığı açıklamada “Don ve Bettina birlikte harika bir çift. Yaşadıkları serüvenin büyük bir kısmına tanık olmaktan büyük gurur duyuyorum. Birbirlerinin yanında gerçekten ışık saçıyorlar. Bu özel günlerinde onlar adına bundan daha mutlu olamazdım” dedi. Başkan Trump ise düğün öncesi İran savaşı gerekçesiyle çiftin yanında olamayacağını açıklamıştı. Bettina ve Trump Jr., Aralık 2025’te Beyaz Saray’da nişanlanmıştı.
Ömür Gedik’in DMC etiketiyle yayınlanan yeni single’ı “Hiç Akıllanası Yok”, yayınlandığı ikinci haftada radyo ve televizyon listelerinde ilk 10’a girerek büyük başarı yakaladı. Ancak dikkat çeken yalnızca şarkının başarısı değil… Ömür Gedik, klibiyle de Türkiye’de bir ilke imza attı.
Japonya’dan dünyaya yayılan kedilerle hikâye anlatımı akımının Türkiye’deki temsilcisi olan Ömür Gedik, “Hiç Akıllanası Yok” için çizgi film animasyon tarzında özel bir klip hazırladı. Yapay zeka ile üretilen kliplerin çoğaldığı dönemde farklı bir yol seçen sanatçı, “Yapay zeka klip furyasına karşı daha sanatsal ve özgün bir iş yapmak istedim” dedi.
Her klibinde hayvanlara yer vermesiyle bilinen Ömür Gedik, bu kez geleneğini bir üst seviyeye taşıyarak klibin başrolünü tamamen kedilere verdi. Renkli görsel dünyası ve duygusal hikaye diliyle dikkat çeken çalışma, kısa sürede sosyal medyada da ilgi odağı oldu.
İzmir konserinde sahne efekti olarak kullanılan alevlerin bir anda yüzüne gelmesiyle zor anlar yaşayan Tan Taşçı, kısa süreli panik yaşadıktan sonra konserine devam etti.
Tan Taşçı, İzmir’de verdiği konserde sahne kazasıyla büyük bir tehlike atlattı. “Rica Ederim”, “Biliyor musun?” ve “Yıldızlar da Kayar” gibi şarkılarıyla geniş bir hayran kitlesine sahip olan sanatçı, sahnede kullanılan efekt alevlerinin aniden kontrol dışı şekilde yükselmesiyle zor anlar yaşadı.
Konser sırasında sahne efekti olarak kullanılan alevlerin sanatçının yüzüne doğru geldiği anlar, izleyicilerin cep telefonu kameralarına yansıdı.
Kısa süreli şaşkınlık yaşayan Tan Taşçı’nın hızla geri çekildiği görüldü.
Yaşanan olayın ardından konserine ara vermeden devam eden sanatçının profesyonel tavrı dikkat çekti.
O anlara ilişkin görüntüler sosyal medyada kısa sürede yayılarak çok sayıda yorum aldı.
NUMBER1 FM, SENİ VE SEÇTİĞİN BİR KİŞİYİ PRONTOTOUR KATKILARIYLA KANYE WEST’E GÖNDERİYOR! 30 MAYIS’TA ATATÜRK OLİMPİYAT STADI’NDA GERÇEKLEŞECEK KONSER İÇİN 25.000 TL DEĞERİNDE 2 KİŞİLİK SAHA BİLET SENİN OLABİLİR. NUMBER1 FM DİNLE, YARIŞMAYA KATIL, KAZANAN SEN OL!
Fransa’nın Cannes şehrinde bu yıl 79’uncusu düzenlenen Cannes Film Festivali’nin kapanış töreninde ödüller sahiplerini buldu. Altın Palmiye Ödülü’nü “Fjord” filmiyle Rumen yönetmen Cristian Mungiu kazandı. İşte Cannes 2026’da ödül kazanan isimler…
Dünyaca ünlü isimlerin akın ettiği Cannes Film Festivali’nde ödül kazanan oyuncular belli oldu.Yana Radeva ve Valeska Grisebach, “The Dreamed Adventure” filmiyle Jüri Ödülü’nü aldı.Federico Luis Tachella, “For The Opponents” ile Kısa Film Altın Palmiye ödülünü kazandı.Marie Clementine Dusabejambo, “Ben’Imana” filmiyle En İyi İlk Uzun Metraj Film dalında Camera d’Or Ödülü’nü kazandı.Fransız aktör Valentin Campagne, Belçikalı yönetmen Lukas Dhont ve Belçikalı aktör Emmanuel Macchia “En İyi Erkek Oyuncu” ödülüne ortaklaşa layık oldu.Romanyalı yönetmen, senarist ve yapımcı Cristian Mungiu, “Fjord” filmiyle “Altın Palmiye Ödülü” kazandı.Belçikalı oyuncu Virginie Efira ve Japon oyuncu Tao Okamoto, “Soudain” (Birden Bire) filmiyle “En İyi Kadın Oyuncu Ödülü” kazandılar.Emmanuel Marre “A Man Of His Time” filmiyle “En İyi Senaryo Ödülü” kazandı.
Hull City Teknik Direktörü Sergej Jakirovic, takımın Premier Lig’e yükselmesinin ardından konuştu.
Hull City Teknik Direktörü Sergej Jakirovic, takımın Premier Lig’e yükselmesinin ardından açıklamalarda bulundu.
Jakirovic, “İnanılmaz bir duygu, gözlerime inanamıyorum. Çok zorlandık ama başardık.” dedi.
Premier Lig başarısı sonrası Acun Ilıcalı gözyaşlarını tutamadı! Canlı yayına yansıdıHaberi Görüntüle
Sözlerine devam eden maçla ilgili görüşlerini aktaran Sergej Jakirovic, “Maçtan önce de söylediğim gibi, topu kendilerinde tutmaktan büyük keyif alıyorlar. Tamam, çok net fırsatlar yakalayamadılar ama 15. dakikadan sonra dizilişimizi değiştirdik. Crooks, Oli McBurnie’ye yardım etmeye çalıştı. Oli’nin golü çok iyiydi. Oli bu tür maçları oynamayı seviyor. 15 gol atacağı konusunda anlaşmıştık. Normal sezon en kötüsüydü, sonra tamamen yeni bir turnuvaya başladık ve orada kaç puan kazandığınız önemli. Bu bir baskı meselesi çünkü her şeyi düzeltmek için zamanınız var. Bu çok zorlu ve çok zor bir lig, bu yoğunluk ve inanılmaz bir şey.” diye konuştu.
Acun Ilıcalı’nın takımı Hull City Premier Lig’e yükseldi! Zafer 90+5’te geldiHaberi Görüntüle
ACUN ILICALI MESAJI
Bosnalı teknik adam, “Acun Ilıcalı, bize yüzde 100 destek veriyor, onun güveni olmadan hiçbir şey başaramazdık. Bu, bu ligdeki her teknik direktör için hayati önem taşır. Bulunduğum konumdan memnunum, kulüp yönetimi neye ihtiyacım olduğunu ve futbol stilimi biliyor. Aynı frekanstayız ve bu çok önemli.” dedi.
Almanya Kupası finalinde Bayern Münih ile Stuttgart karşılaştı. Bayern Münih rakibini 3-0 mağlup ederek kupanın sahibi oldu. Harry Kane de attığı 3 golle maça damga vurdu.
Almanya Kupası finalinde Bayern Münih ile Stuttgart, Berlin’de Olimpiyat Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Bayern Münih, maçı 3-0’lık skorla kazandı.
Karşılaşmada Bayern Münih’e galibiyeti üç golü de Harry Kane attı. İngiliz golcü, 55 ve 80 ve 90+2. dakikalarda ağları havalandırdı. Kane, son golünü penaltıdan attı.
Bayern Münih’te üç gol atan Kane, bu sezon Alman devinde 61 gole ulaştı.
Stuttgart’ta Atakan Karazor, maçta süre almadı.
Almanya Bundesliga’da şampiyon olan Bayern Münih, Stuttgart karşısındaki galibiyetle birlikte Almanya Kupası’nı da kazandı ve sezonu 2 kupayla tamamladı.
Hull City’nin Wembley Stadı’ndaki Championship play-off finalinde Middlesbrough’yu 1-0 yenerek Premier Lig bileti almasının ardından Acun Ilıcalı, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Ilıcalı, Premier Lig’de kulüp sahibi olmanın nasıl bir duygu olduğuyla ilgili soruya, “Bu soruya o kadar hazır değilim. Sadece 1 saat önce Premier Lig’de kulübüm oldu. Daha çok bugünün mutluluğu içindeyim. Bütün ülkemizden, bize destek veren herkesten Allah razı olsun. Telefonumda şu anda 600 mesaj var. Son 1 hafta her gezdiğim yerde ‘kazanacaksınız, yapacaksınız’ dediler. O kadar çok dua aldık ki. Bu kadar duaya değil Middlesbrough, Real Madrid olsa dayanamazdı.” diye konuştu.
Soyunma odasındaki atmosferin mükemmel olduğunu kaydeden Ilıcalı, “Sağ olsunlar güzel sözleriyle beni mutlu ettiler. Onları bu sene gerçekten çok destekledim. Onlar da bu desteğin karşılığını sahada verdiler. Şakalaştık, eğlendik.” dedi.
Maçı tam anlamıyla yaşayamadığını da aktaran Ilıcalı, “Bu kadar sorumlulukla maçı yaşayamıyorsun. Milli maç ya da Fenerbahçe maçı olsa, amatör duygu başka bir şey. Burada bütün şehrin sorumluluğu sende. Yönetici olmak başka bir şey. Sorumluluk senin, bunlar kolay işler değil. Maç bende yok, şimdi seyredeceğim.” ifadelerini kullandı.
Ilıcalı, gelecek yıl Premier Lig’deki hedefleriyle ilgili soruya, ” Önce Premier Lig’de kalmak istiyoruz çünkü hiç kolay değil. 1 sene kalırsan yırtıyorsun, bütçe artıyor. O zaman daha rahat savaşabiliyorsun. Elimizden geleni yapacağız.” yanıtını verdi.
Bir dönemin ünlü modeli geçtiğimiz gün kendisiyle aynı mesleği seçen ve aynı şekilde bir yıldıza dönüşen kızıyla birlikte katıldığı etkinlikte görüntülendi.
60 yaşındaki Cindy Crawford ve 24 yaşındaki model kızı Kaia Gerber birlikte katıldıkları bir tanıtım etkinliğinde anne kız bir arada modellik yaptılar ve deyim yerindeyse herkesin kafasını karıştırdılar.
Annesinin yolundan giderek modellik yapmaya başlayan Kaia Gerber, reklam yüzü olduğu bir markanın tanıtım etkinliğine Cindy Crawford’la katıldı ve birbirlerine olan çarpıcı benzerlikleri bir kez daha gündem oldu.
Cindy Crawford’un eşi Rande Gerber ve çiftin oğulları Presley de onlara destek olmak için yerlerini almışlardı.
Bir kot markasının lansman partisinde bir araya gelen dört kişilik ünlü aile baştan aşağı kot giyerek modellik yapan Cindfy Crawford ve Kaia Gerber’e destek verdi.
Cindy Crawford, artık modellik yapmasa da özel etkinliklerde yer almaya ve kimi markaların reklam yüzü olmaya devam ediyor. Bir dönemin en büyük süper modellerinden olan Cindy Crawford geçen hafta Gucci defilesinde sürpriz yaparak podyuma çıktı ve giydiği tüylerle kaplı siyah elbiseyle büyük beğeni topladı.
Cindy Crawford ve Rande Gerber çiftinin kızları Kaia henüz 14 yaşındayken moda dünyasına hızlı bir giriş yapmıştı. Annesinin ünü sayesinde torpilli bebek olarak adlandırılsa da çok çalışan ve mesleğinde deneyim kazanan Kaia Gerber şimdilerde mesleğinin en aranan yüzlerinden biri oldu.
Genç yıldız bir yandan da oyunculuğa göz kırpıyor. Kaia Gerber Palm Royale dizisinde oynadı ve gösterime bu hafta giren, Anne Hathaway’in başrolünde oynadığı Mother Mary filminde de küçük bir rolü var.
Austin Butler’la çok konuşulan bir aşk yaşayan Kaia Gerber şu anda bir başka ünlü oyuncu, Hollywood’un emektar aktörlerinden Bill Pullman’ın 33 yaşındaki oğlu Lewis Pullman’la birlikte.
Rap dünyasının en güçlü kadın yıldızlarından Nicki Minaj, Donald Trump’a verdiği desteği artık perde arkasında tutmuyor. Bir dönem siyasi tavrını açıkça göstermenin kariyerine zarar verebileceğini düşünen Minaj, bugün Trump çevresinin en dikkat çeken kültürel figürlerinden biri haline geldi.
ABD siyasetinde ünlü desteği uzun yıllardır Demokrat Parti’nin güçlü olduğu alanlardan biri olarak görülüyordu. Ancak Donald Trump cephesi, özellikle genç seçmenlere, sosyal medya kullanıcılarına ve siyah seçmenlere ulaşmak için popüler kültür dünyasından isimleri yanına çekmeye çalışıyor. Bu stratejinin son dönemdeki en dikkat çekici ismi ise Nicki Minaj oldu. Bir zamanlar Trump’ın bazı politikalarını eleştiren sanatçı, artık Beyaz Saray etkinliklerinde boy gösteriyor, yönetimin gündemindeki konulara destek veriyor ve milyonlarca takipçisini siyasi çağrılarla harekete geçirmeye çalışıyor.
GİZLİ DESTEK BAŞLADI
İddiaya göre Trump’ın 2024 seçimlerinden kısa süre önce uçağında aldığı telefonlardan biri, beklenmedik bir isimden geldi. Hattın diğer ucunda Nicki Minaj vardı. Sanatçının bu görüşmede Trump’ın yeniden seçilmesini desteklediğini söylediği, ancak bu desteği kamuoyuna açıklamak konusunda çekimser davrandığı öne sürüldü.
Trump’ın kampanya yöneticileri ise bu desteğin açıkça ilan edilmesini istiyordu. Çünkü Minaj, yalnızca rap dünyasının en popüler kadın yıldızlarından biri değildi; aynı zamanda sosyal medyada büyük bir etki alanına sahipti. “Barbz” olarak bilinen hayran kitlesi, sanatçının müziğini desteklemekten sosyal medyada tartışmalara dahil olmaya kadar birçok konuda son derece aktif bir topluluk olarak tanınıyordu.
Ancak Minaj ve ekibinin o dönem daha temkinli davrandığı belirtiliyor. Sanatçının siyasi bir taraf seçmesinin markasına, iş birliklerine ve müzik kariyerine zarar verebileceği düşünülüyordu. Bu nedenle destek perde arkasında kaldı. Fakat Trump’ın yeniden Beyaz Saray’a dönmesinin ardından tablo değişti.
ARTIK SAKLAMIYOR
Nicki Minaj bugün Trump dünyasının en görünür destekçilerinden biri olarak öne çıkıyor. Sanatçı, Oval Ofis’i ziyaret etti, Birleşmiş Milletler’de Trump yönetiminin desteklediği bazı başlıklar için konuştu, Washington’daki etkinliklerde boy gösterdi ve sosyal medya hesaplarından takipçilerine siyasi çağrılar yaptı.
Minaj’ın bu yeni rolü yalnızca sembolik bir destekle sınırlı değil. Sanatçı, Trump yönetiminin öncelikleri arasında gösterilen bazı konular için aktif biçimde kampanya yürütüyor. Çocuklara yönelik Trump hesapları için kendi parasını ortaya koyduğu, muhafazakâr yorumcularla yayınlara katıldığı ve Trump çevresindeki isimlerle birlikte sosyal medya içerikleri ürettiği belirtiliyor.
Washington’daki “Melania” belgeselinin galasında da dikkat çeken isimlerden biri Minaj oldu. Sanatçı, Trump ailesinin yakınında oturdu ve gecenin en çok konuşulan konukları arasına girdi. Bu tablo, Minaj’ın artık yalnızca dışarıdan destek veren bir ünlü olmadığını, Trump çevresinde doğrudan görünür bir figüre dönüştüğünü gösterdi.
TRUMP’TAN ÖVGÜ
Trump da Minaj’a duyduğu ilgiyi ve memnuniyeti gizlemiyor. Şubat ayında bir Siyahi Tarih Ayı etkinliğinde konuşan Trump, Minaj’ın uzun ve bakımlı tırnaklarından söz ederek sanatçıyı övdü. Trump’ın Minaj için “Çok güzeldi, çok harikaydı ve en önemlisi ne olup bittiğini anlıyor” dediği aktarıldı.
Bu karşılıklı yakınlık, dışarıdan bakıldığında şaşırtıcı görünebilir. Çünkü Minaj geçmişte Trump’ın bazı politikalarını açıkça eleştirmişti. Özellikle Trump’ın ilk başkanlık dönemindeki göçmen politikaları, sanatçının tepkisini çekmişti. Ailesi Trinidad ve Tobago’dan ABD’ye göç eden Minaj, sınırda ailelerinden ayrılan çocuklar için sert açıklamalar yapmıştı.
Ancak son dönemde Minaj’ın siyasi çizgisinde belirgin bir değişim yaşandı. Sanatçının çevresine göre bu dönüşüm, pandemi döneminde aşı politikalarına yönelik şüphelerle hızlandı. Ardından müzik dünyasındaki bazı Demokrat isimlerle yaşadığı gerilimler ve sosyal medyadaki tepkiler, Minaj’ı daha açık şekilde muhafazakâr çevrelere yaklaştırdı.
YENİ SİYASİ KANAL
Minaj’ın Trump çevresine açılan kapısında en önemli isimlerden biri Alex Bruesewitz oldu. 29 yaşındaki eski kampanya çalışanı, Trump’a destek veren ünlüleri ve sosyal medya etkileyicilerini bulup siyasi alana taşıyan genç muhafazakâr figürlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bruesewitz, Minaj’ın desteğini Cumhuriyetçiler açısından “büyük bir kültürel zafer” olarak nitelendiriyor. Çünkü Trump cephesi, Demokratların Hollywood ve müzik dünyasındaki güçlü desteğine karşı daha geniş bir kültürel ağ kurmak istiyor. Minaj gibi küresel çapta tanınan bir ismin bu cephede yer alması, Cumhuriyetçiler için yalnızca bir destek açıklaması değil, aynı zamanda sembolik bir kırılma anlamı taşıyor.
Trump çevresinin hedefi, Minaj’ın dev takipçi kitlesini özellikle siyah seçmenler ve genç kullanıcılar üzerinde etkili bir iletişim aracına dönüştürmek. Beyaz Saray, Trump’ın siyah seçmenler arasındaki desteğinde yaşanan kaybı Minaj gibi isimlerin yardımıyla telafi etmeyi umuyor. Bu destek, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesi Cumhuriyetçiler açısından daha da önemli görülüyor.
ESKİ SÖZLER UNUTULMADI
Minaj’ın bugünkü Trump desteği, geçmişte yaptığı bazı açıklamalar nedeniyle tartışma yaratıyor. Sanatçı, Trump’ın 2016’daki başkanlık kampanyasını “çocukça” bulduğunu söylemiş, ancak onun eğlence tarafının güçlü olduğunu da kabul etmişti. Trump başkan olduğunda ise göçmen ailelerin sınırda ayrılmasına tepki gösteren müzik dünyası isimleri arasında yer aldı.
Sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, kendi çocukluk göç deneyimine atıfta bulunarak bu çocukların ne kadar korku ve panik yaşayabileceğini sormuştu. Trump’ın 2020’de yeniden seçilmek istediği dönemde de bu politikaların kendisini “Trump bandwagon” denilen destek hattından uzak tuttuğunu söylemişti.
Buna rağmen Minaj’ın muhafazakâr eğilimleri tamamen yeni değil. 2012’de yayımlanan “Mercy” şarkısında Cumhuriyetçi Parti’ye ve Mitt Romney’ye gönderme yapan bir söz kullanmıştı. Bir yıl sonra başka bir şarkısında Trump’ın adını lüks ve başarı göstergesi olarak anmıştı. O dönem birçok rapçi gibi Minaj da Trump ismini zenginlik, gösteriş ve statü anlamında kullanıyordu.
PANDEMİ DÖNÜM NOKTASI
Minaj’ın siyasi tavrındaki en dikkat çekici kırılma pandemi döneminde yaşandı. Sanatçı, 2021’de Covid-19 aşılarıyla ilgili yaptığı bir paylaşımla büyük tartışma yarattı. Trinidad’daki bir tanıdığının aşıdan sonra cinsel sağlık sorunları yaşadığını iddia eden Minaj, takipçilerine aşı konusunda “kendilerini rahat hissettiklerinden emin olmaları” çağrısında bulundu.
Sağlık uzmanları bu iddiaları hızla reddetti. Trinidad ve Tobago’daki yetkililer de böyle bir aşı yan etkisine ilişkin kayıt bulunmadığını açıkladı. Ancak Minaj, gelen yoğun tepkinin kendisini daha da şüpheci hale getirdiğini söyledi. Sanatçı, siyasi konulara dair kendi değerlendirmesini yapmayı sevdiğini, bu yüzden her açıklamasında büyük tepki çektiğini dile getirdi.
Son dönemde Minaj’ın bazı açıklamaları daha da tartışmalı hale geldi. Müzik dünyasındaki bazı isimleri “satanik uygulamalarla” suçladı ve bir podcast yayınında 1969’daki Ay’a inişin sahte olduğuna inandığını söyledi. Bu açıklamalar, sanatçının siyasi çizgisindeki değişimin yalnızca parti tercihiyle sınırlı olmadığını, daha geniş bir güven krizi ve komplo teorileriyle de iç içe geçtiğini düşündürdü.
AİLE İDDİALARI
Minaj’ın Trump’a açık desteği, sanatçının kişisel çevresi ve ailesiyle ilgili iddiaları da yeniden gündeme taşıdı. Bazı eleştirmenler, Minaj’ın bu siyasi yakınlaşmayı ailesi için bir af ya da hukuki kolaylık elde etmek amacıyla kullanabileceğini öne sürdü.
Bu spekülasyonların merkezinde Minaj’ın eşi Kenneth Petty ve kardeşi Jelani Maraj bulunuyor. Petty, California’da seks suçlusu olarak kayıt yaptırma yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle federal bir davada ceza almıştı. Minaj’ın kardeşi Maraj ise çocuk istismarı suçlamasıyla yargılanmış ve 2020’de 25 yıl ile müebbet arasında hapis cezasına mahkum edilmişti.
Trump çevresi bu iddiaları reddediyor. Bruesewitz, Minaj’ın aile üyeleri için herhangi bir af talebinde bulunmadığını, böyle bir konunun gündeme gelmediğini söyledi. Beyaz Saray yetkilileri de Trump’ın federal af yetkisinin Minaj’ın kardeşinin eyalet düzeyindeki mahkumiyetini kapsamayacağını belirtti. Ancak Minaj’ın eşiyle ilgili federal dosya, Trump’ın af yetkisinin teorik olarak kapsayabileceği bir alan olarak görülüyor.
Minaj’ın çevresinden gelen açıklamalara göre ise sanatçının Trump’a desteği bir çıkar hesabından çok, zaman içinde gelişen siyasi bir dönüşümün sonucu. Sanatçının yakınları, aldığı tepkilerin onu geri çekmek yerine daha fazla motive ettiğini söylüyor. Minaj da ocak ayında yaptığı bir açıklamada, Trump’a verdiği destek nedeniyle gelen tepkilerin kendisini daha fazla destek vermeye ittiğini ifade etmişti.
RAP DÜNYASI BÖLÜNDÜ
Minaj’ın Trump’a yakınlaşması, rap dünyasında zaten var olan rekabetleri siyasi bir eksene taşıdı. Sanatçı, Demokrat Parti’ye yakınlığıyla bilinen bazı müzik figürleriyle sert tartışmalar yaşadı. Özellikle Jay-Z’ye yönelik açıklamaları dikkat çekti. Bu gerilimin arkasında yalnızca siyaset değil, geçmişten gelen ticari anlaşmazlıklar da bulunuyor.
Cardi B ile uzun süredir devam eden rekabet de siyasi boyut kazandı. Cardi B, 2024 seçim döneminde Kamala Harris’in mitinginde sahneye çıkan isimlerden biriydi. Başkan Yardımcısı JD Vance’in sosyal medyada “Nicki > Cardi” paylaşımı yapması, bu popüler kültür rekabetinin doğrudan siyasi alana taşındığını gösterdi.
Minaj ayrıca California Valisi Gavin Newsom’u hedef alan açıklamalar yaptı ve Trump’ın Newsom için kullandığı aşağılayıcı lakabı benimsedi. Seçmen kimliği yasalarının sıkılaştırılmasını savundu, Demokrat liderlere Trump destekli yasal girişimlere destek verme çağrısında bulundu.
Bu tavır, Minaj’ın yalnızca Trump’a sempati duyan bir sanatçı olmadığını, Cumhuriyetçi gündemin bazı başlıklarını aktif şekilde savunan bir siyasi figüre dönüştüğünü gösteriyor.
SOSYAL MEDYA GÜCÜ
Minaj’ın Trump cephesindeki değerini artıran en önemli unsur, sosyal medya etkisi. On milyonlarca takipçisi olan sanatçı, tek bir paylaşımıyla gündem yaratabiliyor. Hayran kitlesi Barbz ise yıllardır Minaj’ın müzik kariyerinde olduğu kadar dijital tartışmalarda da güçlü bir rol oynuyor.
Bu güç, eleştirilerin de odağında. Bir siber analiz raporunda, Minaj’ın siyasi paylaşımlarının bot hesaplar tarafından büyütülmüş olabileceği öne sürüldü. Raporda, özellikle Gavin Newsom ve diğer Demokrat siyasetçilere yönelik eleştirilerin sosyal medyada milyonlarca görüntülenmeye ulaşmasında sahte hesapların rol oynamış olabileceği iddia edildi.
Bu tür iddialar, Minaj’ın siyasi etkisinin organik mi yoksa organize bir dijital kampanyanın parçası mı olduğu sorusunu gündeme taşıdı. Ancak ne olursa olsun Minaj’ın adı artık yalnızca müzik listeleriyle değil, Amerikan siyasetindeki kültür savaşıyla da anılıyor.
OVAL OFİS ANI
Minaj’ın Beyaz Saray ziyareti, Trump ile kurduğu ilişkinin en sembolik anlarından biri oldu. Aktarılanlara göre Minaj, Trump’ın Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ile yaptığı toplantı sırasında Oval Ofis’e davet edildi. Sanatçı toplantıya katıldı, bazı çalışanlarla fotoğraf çektirdi ve hükümet kapanması gibi siyasi konularda görüşlerini paylaştı.
Aynı gün daha sonra bir başka Oval Ofis toplantısına da uğradı. Bu kez Trump, otomotiv işçileriyle bir aradaydı. Minaj’ın beyaz kürkü ve beyaz “TRUMP” şapkasıyla odaya girmesi, toplantının havasını değiştirdi. İşçilerle tokalaştı, odadaki ilgi bir anda ona yöneldi.
Trump’ın bu sırada “Bakın, artık burada olduğumu unuttular” diyerek espri yaptığı aktarıldı. Bu an, Minaj’ın Trump çevresinde nasıl bir dikkat merkezi haline geldiğini gösteren çarpıcı bir sahne olarak yorumlandı.
ORTAK NOKTALAR
Minaj’ın müttefikleri, sanatçı ile Trump arasında dışarıdan bakıldığından daha fazla ortak nokta olduğunu savunuyor. İkisi de Queens geçmişine sahip. İkisi de sadık ve ateşli bir takipçi kitlesinin gücünü çok iyi biliyor. İkisi de tartışmayı, görünürlüğü ve medya ilgisini kendi lehine çevirmeyi başaran figürler olarak görülüyor.
Trump’ın hip hop dünyasındaki yeri de tamamen yeni değil. Yıllar boyunca birçok rap şarkısında Trump adı zenginlik ve statü sembolü olarak kullanıldı. Trump’ın gösterişli yaşam tarzı, emlak imparatorluğu ve televizyon şöhreti, rap dünyasının lüks ve güç anlatısında sıkça yer buldu.
Trump’ın başkanlığı döneminde bazı rapçileri affetmesi de bu dünyayla arasındaki ilgiyi artırdı. Lil Wayne ve NBA YoungBoy gibi isimlere yönelik af kararları, Trump’ın hip hop çevreleriyle ilişkisini daha görünür hale getirdi.
YENİ KÜLTÜR SAVAŞI
Nicki Minaj’ın Trump desteği, Amerikan siyasetinde ünlülerin rolünün nasıl değiştiğini gösteren dikkat çekici bir örnek. Bir yanda Demokrat Parti’nin yıllardır güçlü olduğu eğlence dünyası var. Diğer yanda ise Cumhuriyetçilerin, sosyal medya çağında yeni ünlü ağları kurma çabası bulunuyor.
Minaj bu yeni hattın en parlak ve en tartışmalı ismi haline gelmiş durumda. Onun desteği, Cumhuriyetçiler için siyah seçmenlere, gençlere ve popüler kültür takipçilerine açılan yeni bir kapı olarak görülüyor. Eleştirmenler ise bu yakınlaşmanın siyasi bir uyanıştan çok, kişisel çıkarlar ve medya stratejileriyle ilgili olabileceğini savunuyor.
Sanatçının kendisi ise artık geri adım atmıyor. Washington’daki bir etkinlikte Trump için “Muhtemelen başkanın 1 numaralı hayranıyım” diyen Minaj, siyasetin hayatında “ikinci bir iş” haline geldiğini söylüyor.
Bir dönem desteğini gizli tutan Nicki Minaj, bugün Trump dünyasının en görünür yüzlerinden biri. Bu dönüşüm, yalnızca bir ünlünün siyasi tercihi değil; ABD’de popüler kültür, sosyal medya, kimlik siyaseti ve seçim stratejilerinin nasıl iç içe geçtiğini gösteren yeni bir dönem işareti olarak okunuyor.
Geçtiğimiz ay ‘Saygı 1: Mustafa Sandal’ gecesindeki performansıyla gündeme gelen Ece Seçki, şimdilerde verdiği kilolarla dikkat çekti. Seçkin 8 aydır zayıflama sürecinde olduğunu açıkladı.
Ünlü şarkıcı Ece Seçkin’in, 2 Nisan’da sahne aldığı ‘Saygı 1: Mustafa Sandal’ gecesindeki görüntülerinin ardından verdiği kilolar dikkat çekti.
O geceden bugüne kadarki kısa sürede hızla kilo veren ünlü şarkıcı zayıflama sürecine dair açıklamalarda bulundu.
2.Sayfa’ya açıklamalarda bulunan Seçkin; ‘Mustafa Sandal’ın Saygı gecesinde giydiğim kostüm olduğumdan fazla göstermişti.
O geceden sonra sanki 5 haftada zayıflamışım gibi anlaşıldı. Zaten 8 aydır bir zayıflama sürecindeydim. 10-12 kilo arasında verdim.’ ifadelerini kullandı.
Türk pop müziğinin güçlü seslerinden Simge Sağın, Melis İşiten’in YouTube programına konuk olarak özel hayatına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. 44 yaşındaki güzel popçu, uzun süredir yalnız olan kalbinin kapılarını sonunda açtığını ve 3 aydır süren ilişkisinde aradığı aşkı bulduğunu müjdeledi.
44 yaşındaki şarkıcı, Melis İşiten’in YouTube programında özel hayatına dair konuştu. Sevgilisine övgüler yağdıran Simge, ilişkisi hakkında samimi açıklamalar yaptı.
“RUH EŞİMİ ÇOK ARADIM AMA SONUNDA BULDUM”
Sevgilisini tanıdıktan sonra yeni şarkılar yaptığını belirten Simge Sağın, şu ifadeleri kullandı: “Ruh eşimi çok aradım. Ama sonunda buldum. İlişkimiz üç ay olacak. Aradığım eş bulundu.”
“YILLARDIR ARADIĞIM DUYGUYU HEDİYE ETTİ”
“Onu tanıdıktan sonra çok fazla şarkı yaptım. Ona da yaptım. Yıllardır aradığım duyguyu bana hediye etti. İçimde eksik kalan yeri doldurdu.”
“KÜÇÜK JEST HOŞUMA GİDİYOR”
“Küçük sürprizleri severim. Büyük beklentileri olan biri değilim. Bir çiçek, küçük bir jest hoşuma gidiyor. Toksik, samimiyetsiz insanlara mesafe koyarım.”
“GÜNE BAŞLARKEN NEFES EGZERSİZİ YAPIYORUM”
“Sezgilerim kuvvetlidir. Şarkılarımın başarılı olması bence biraz o psişik tarafım. Duygusalım. Güne başlarken güzel bir müzik açar, nefes egzersizi yapmaya çalışırım.”
“NEŞELİ GÜNLER’İ AÇIP AĞLIYORUM”
“Rahat ağlayan biri değilim. ‘Neşeli Günler’i açıyorum. Her seferinde ağlıyorum. Ablam geliyor aklıma, başka duygular tetikleniyor.”