
16 kişilik dans ekibiyle sahnenin tozunu attıran şarkıcı, enerjisiyle müzikseverleri bir dakika oturtmadı.

Edis’in, iki saatlik performansı alkış yağmuruna tutuldu.

16 kişilik dans ekibiyle sahnenin tozunu attıran şarkıcı, enerjisiyle müzikseverleri bir dakika oturtmadı.

Edis’in, iki saatlik performansı alkış yağmuruna tutuldu.
Sinema dünyası bir kez daha büyük ödül heyecanını yaşadı. ABD’de Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi (Academy of Motion Picture Arts and Sciences) tarafından verilen Oscar ödülleri bu yıl 97’nci kez sahiplerini buldu.
Los Angeles’taki Dolby Tiyatrosu’nda düzenlenen törende sinema sektörünün kamera önünde ve arkasında emek veren yıldızlar bir araya geldi.
Ana sunuculuğunu Conan O’Brien’ın üstlendiği törene damgasını vuran film Anora oldu. Toplam altı dalda aday gösterilen film, bunların beş tanesini kazandı.

22 YIL SONRA İKİNCİ OSCAR’INI ALDI
Bu yılki törenin sürprizlerinden biri de Adrien Brody’nin 22 yıl sonra ikinci Oscar Ödülü’nü kazanması oldu Brody 2003 yılında henüz 29 yaşındayken Piyanist filmiyle yine en iyi erkek oyuncu dalında Oscar kazanmıştı. Bu yıl da The Brutalist ile aynı ödüle değer görüldü.
Ünlü oyuncu, teşekkür konuşması sırasında çok heyecanlıydı… Bir ara gözyaşlarını tutmakta zorlandı. Brody, konuşmasında uzun süredir birlikte olduğu hayat arkadaşı Georgina Chapman ve onun iki çocuğuna da teşekkür etti.
40 yılı aşkın kariyerinde ilk kez Oscar’a aday gösterilen Demi Moore ise törenden eli boş döndü. Ünlü oyuncu Oscar’ı genç meslektaşı Mikey Madison’a kaptırdı.
Bu arada gecede bir de tarih yazıldı…
Wicked filmiyle en iyi kostüm tasarımı dalında Oscar kazanan Paul Tazewell, bu ödüle değer görülen ilk Afro Amerikalı olarak tarihe geçti.

40 YILDA BİR OSCAR ADAYI OLMUŞTU ONU DA KAÇIRDI
Aslına bakılırsa her ödül töreninde sevinenler ve tabii bir de hayal kırıklığına uğrayanlar olur… Ama bu yılki Oscar töreninde bu durum her zamankinden biraz daha ‘gürültülü’ bir şekilde dile getirildi.
Özellikle de en iyi kadın oyuncu dalında Oscar’ı Mikey Madison’ın alması Demi Moore’un hayranlarını hayal kırıklığına uğrattı.
The Substance adlı filmle bunca yıllık kariyerinde ve 62 yaşında ilk kez Oscar adayı oldu Demi Moore. Öyle ki artık yıldızın “şeytanın bacağını kırdığına” yani ödülü alacağına kesin gözüyle bakılıyordu.
Ama öyle olmadı. En iyi kadın oyuncu ödülü açıklandığında birçok insan büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Çünkü ödül Anora filmiyle 25 yaşındaki Mikey Madison’a gitti.

‘İKİSİNİN ÖDÜLÜNÜ ÇALDILAR
‘Demi Moore’un hayranları da hemen sosyal medyada koştu… Bu yapılanın Moore’a haksızlık olduğunu ve bu küçümsemenin Oscar tarihine geçeceğini savunan dizi dizi mesajlar paylaşıldı.
Bazı kişiler “Demi dururken bu ödülü alan tanınmamış kız da kim?” diye sordu.
Bu arada en iyi erkek oyuncu ödülü için de sosyal medyada bazı tartışmalar yaşandı.
Aslında birçok kişi Adrien Brody’nin gayet iyi bir oyuncu olduğunu savundu ama belli ki gönüllerinde başka bir isim vardı: Timothee Chalamet. Bu gruptakiler de Demi Moore ile Chalamet’yi aynı kefeye koyup “İkisinin de ödülünü çaldılar” yorumunu yaptı.
İşte 97’nci Oscar Ödülleri’nde en iyiler:

En iyi film: Anora (Sean Baker)

En iyi erkek oyuncu: Adrien Brody (The Brutalist)

En iyi kadın oyuncu: En iyi kadın oyuncu: Mikey Madison (Anora)

En iyi yönetmen: Sean Baker

En iyi uluslararası film: I’m Still Here (Brezilya: Walter Salles)

En iyi orijinal senaryo: Anora (Sean Baker)

En iyi uyarlama senaryo: Peter Straughan (Conclave)

En iyi yardımcı erkek oyuncu: Kieran Culkin (A Real Pain)

En iyi yardımcı kadın oyuncu: En iyi yardımcı kadın oyuncu: Zoe Saldana (Emilia Perez)

En iyi uzun metrajlı animasyon film: Flow (Gints Zilbalodis, Gregory Zalcman, Ron Dyens, Matiss Kaza)

En iyi kısa animasyon: In the Shadow of the Cypress (Shirin Sohani ve Hossein Molayemi)

En iyi kostüm tasarımı: Paul Tazewell (Wicked)

En iyi makyaj ve saç tasarımı: Marilyne Scarselli, Pierre Olivier Persin, Stephanie Guillon (The Substance)

En iyi kurgu: Anora (Sean Baker)

En iyi yapım tasarımı: Wicked (En iyi yapım tasarımı: Wicked (Nathan Crowley, Lee Sandales)

En iyi orijinal şarkı: Emilia Perez (El Mal- (Clément Ducol, Jacques Audiard, Camille Dalmais)
En iyi kısa belgesel: The Only Girl In The Orchestra (Molly O’Brian, Lisa Remington)

En iyi uzun metraj belgesel film: No Other Land (Rachel Szor, Hamdan Ballal, Basel Adra, Yuval Abraham)

En iyi ses: Dune Part 2 (Richard King, Gareth John, Ron Bartlett)

En iyi görsel efekt: Dune Part 2 (Stephen James, Rhys Salcombe, Paul Lambert, Gerd Nefzer)

Live Action Kısa Metraj: I’m Not A Robot (Victoria Warmerdam, Trent)

En iyi sinematografi: Lol Crawley (The Brutalist)

En iyi müzik: The Brutalist (Daniel Blumberg
geçti.

İTFAİYE GÖREVLİLERİ AYAKTA ALKIŞLANDI
Los Angeles’ta ocak ayında çıkan büyük yangında görev alan itfaiye görevlileri de törenin sürpriziydi.. Sunucu Conan O’Brien’ın davetiyle sahneye çıkan itfaiye görevlileri konuklar tarafından ayakta alkışlandı.
Los Angeles’ta ocak ayında çıkan büyük yangında görev alan itfaiye görevlileri de törenin sürpriziydi.. Sunucu Conan O’Brien’ın davetiyle sahneye çıkan itfaiye görevlileri konuklar tarafından ayakta alkışlandı.
O’Brien “Onlar birer kahraman” diyerek itfaiye görevlilerini sundu.

‘FİLİSTİNLİ KARDEŞİM BENİM GİBİ ÖZGÜR YAŞAYAMIYOR
En iyi uzun metraj belgesel ödülünü kazanan No Other Land adlı filmin biri Filistinli diğeri İsrailli olan iki yönetmeni etkileyici bir teşekkür konuşması yaptı.
2019 ile 2023 yılları arasında çekimi tamamlanan filmin Filistinli yönetmeni Basel Adra, kısa süre önce bir kızı olduğunu ve onun hayatının kendisininki gibi olmayacağını umduğunu söyledi.
Filmin, Filistinli kardeşlerinin uzun yıllardır katlandığı acı gerçeği yansıttığı belirten Adra (Dünyayı adaletsizliği durdurmak ve Filistin halkının etnik temizliğini durdurmak için ciddi adımlar atmaya çağırıyoruz” dedi.
No Other Land’in İsrailli yönetmeni Yuval Abraham ise “Basel’e baktığımda kardeşimi görüyorum, ama eşit değiliz” diye konuştu. Ben özgür yaşarken Basel’in hayatını kontrol edemediği yasalar altında yaşıyor” diye sürdürdü sözlerini. Abraham, ABD’nin dış politikasının da bu konuda olumlu gelişmeleri engellediğini söyledi.
Abraham ” Basel halkı gerçekten özgür ve güvendeyse benim halkım gerçekten güvende olabilir. Başka bir yol var. Yaşam için, yaşayanlar için çok geç değil” diyerek tamamladı sözlerini.

Geçirdiği zatürre hastalığı nedeniyle bir süre hastanede tedavi gören sanatçı Edip Akbayram, taburcu edildikten sonra evinde düşmesi sonucu 9 Ocak’ta yeniden hastaneye kaldırıldı. İç kanama geçirdiği belirlenen sanatçı, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakım servisine alınarak tedavisine başlandı. 52 gündür yoğun bakımda tedavisi süren Edip Akbayram, doktorların tüm müdahalelerine rağmen bugün saat 19.30’da çoklu organ yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetti.
AİLESİ HASTANEYE GELDİ
Acı haberi alan sanatçının eşi Ayten Akbayram ve kızı Türkü Akbayram hastaneye geldi.
HASTANEDEN AÇIKLAMA
Sanatçı Edip Akbayram’ın hayatını kaybettiği Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden yapılan açıklamada, “Yoğun bakım ünitemizde 52 gündür tedavisi devam etmekte olan, eserleri ve sesiyle milletimizin gönlünde taht kuran, Türk müziğimizin unutulmaz isimlerinden Ahmet Edip Akbayram’ı, 2 Mart 2025 tarihi akşam saatlerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kaybettik. Haydarpaşa Numune Hastanesi olarak çok üzgünüz. Tüm sevenlerine ve ailesine sabırlar dileriz. Başımız sağ olsun” ifadelerine yer verildi.
CENAZE PROGRAMI NETLEŞTİ
Sanatçı Edip Akbayram için 4 Mart Salı günü saat 11.00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda tören düzenlenecek. Törenin ardından Teşvikiye Camii’ndeki öğle namazı sonrasında kılınacak cenaze namazının ardından sanatçının cenazesi Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilecek.
KUBAT: BABAMIZDI, BİR DEVİR KAPANDI’
Acı haberi duyarak hastaneye gelen sanatçı Kubat, “Hepimizin başı sağ olsun. Hiçbir şey hissedemiyorum. İnanılmaz üzgünüm. Babamızdı, bir devir kapandı. Bütün müzik camiasının, bütün sevenlerinin, ailesinin başı sağ olsun. Yeri doldurulamaz bir abimiz. Çok büyük bir değer” dedi.
İstanbul İl Sağlık İl Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, “Ülkemizin değerli sanatçılarından Edip Akbayram, yaklaşık iki aydır tedavi gördüğü Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Sağlık ekiplerimiz tarafından kendisine en ileri düzeyde bakım ve tedavi uygulanmış olup, tüm çabalara rağmen maalesef kurtarılamamıştır. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat camiasına başsağlığı dileriz” denildi.

EDİP AKBAYRAM KİMDİR?
“Güzel Günler Göreceğiz”, “Hasretinle Yandı Gönlüm” ve “Aldırma Gönül” gibi şarkılarıyla sevenlerinin gönlünde taht kuran Edip Akbayram, 29 Aralık 1950’de Gaziantep’te doğdu.
Dokuz aylıkken çocuk felcine yakalanan ve çocukluğu hastalıkla geçen Akbayram’ın müzikle ilişkisi küçük yaşlarda bir orkestra kurmasıyla başladı.
Amatör olarak evlerinin yakınındaki bir düğün salonunda çalışan Akbayram, lise döneminde ise arkadaşlarıyla beraber kurdukları orkestrada, Karacaoğlan ve Pir Sultan’ın deyişleri üzerine besteler yaparak müzikle bağlarını sağlamlaştırdı.
İlk plağında yer alan “Kendim ettim kendim buldum” şarkısını lise yıllarında hayata geçiren Akbayram’ın grubunun adı ”Siyah Örümcekler”di.
Müzik kariyerine Gaziantep’te başlayan ve bir süre orada devam eden Akbayram’ın ikinci durağı ve sahneye çıktığı şehir ise Adana oldu.
Akbayram, 1968 yılında liseyi bitirmesinin ardından İstanbul’a giderek, doktor olma hayali için sınavlara girdi ve diş hekimliği bölümünü kazandı.
Diş hekimliği bölümü ile müzik arasında seçim yapmak zorunda kalan Akbayram, müziği seçerek 1971 yılında Altın Mikrofon Yarışması’na katıldı. Usta sanatçı, yarışmada, Aşık Veysel’in şiirinden esinlenerek hayata geçirdiği ilk bestesi olan “Kükredi Çimenler” ile birinci oldu.
Dostlar Orkestrası’nı 1974 yılında kuran Akbayram, Anadolu pop müziğinin önde gelen isimlerinden biri oldu.
“Kara Kuzu”, “Deniz Üstü Köpürür” ve “Garip” adlı eserleri hafızalara kazınan, “Aldırma Gönül” ve “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” adlı parçalarıyla satış rekorları kıran Akbayram, geniş bir hayran kitlesi kazandı.
Aldığı ödüllerin arasına Altın Plak’ı da yazdıran sanatçının 250’ye yakın ödülü bulunuyor.
Fenerbahçe lider Galatasaray’ın puan kaybettiği haftada fırsatı kullandı. Antalyaspor’u Kadıköy’de 3-0 mağlup eden ve ligin bitimine 11 hafta kala çok önemli bir eşiği geçen Fenerbahçe, ezeli rakibi ile puan farkını 4’e düşürdü.

Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında Fenerbahçe Kadıköy’de Antalyaspor’u ağırladı. Geçtiğimiz hafta derbide arzuladığı 3 puanı alamayan ve 1 puana razı olan sarı lacivertliler, şampiyonluk yarışındaki lider Galatasaray’ın puan kaybettiği haftada hata yapmadı.
Sarı kırmızılıların Kasımpaşa deplasmanında 3-3 berabere kalmasının ardından puan farkını eritme şansı bulan Kanarya, Ülker Stadı’nda 3 puanı alarak fırsatı kullandı.
Ligde 10 maçtır mağlup olmayan Fenerbahçe, Antalya galibiyeti ile birlikte puanını 61’e çıkardı.
Ligin bitimine 11 hafta kala çok önemli bir eşiği geçen Fenerbahçe, Galatasaray ile puan farkını 4’e düşürdü.
İŞTE MAÇIN GOLLERİ
Fenerbahçe, 9. dakikada Mert Müldür’ün golü ile maçta öne geçti. Sol kanattan kazanılan korneri kullanan Sebastian Szymanski’nin ceza alanına gönderdiği ortasına yükselen Mert Müldür, altıpas içinden gelişine yaptığı kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı Kenan Piric’in sağından ağlarla buluşturdu.

26. dakikada Dusan Tadic’in golü ile maçta fark ikiye çıktı… Edin Dzeko, Çağlar Söyüncü, Dusan Tadic arasındaki üçlü paslaşma sonucunda topla buluşan Dusan Tadic, altıpas önünden gelişine yaptığı sert vuruşla meşin yuvarlağı Kenan Piric’in yanından ağlara yolladı.
30’da Fenerbahçe, Youssef En-Nesyri’nin golü ile maçta farkı üçe çıkardı. Filip Kostic’in ceza alanında sol çaprazdan yaptığı vuruşta Kenan Piric topu uzaklaştırdı. Dönen topu önünde bulan Youssef En-Nesyri, yakın mesafeden yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı Kenan Piric’in solundan ağlarla buluşturmayı başardı.

İlk yarıyı Fenerbahçe 3 gollü etkili bir oyunla sonlandırdı.
İkinci yarıda da skoru olduğu gibi koruyan ve net fırsatlar kaçıran Kanarya sahanın ve haftanın galibi oldu.
Gelecek hafta Fenerbahçe ligi BAY geçecek. Hafta içi ise Rangers ile Avrupa’da son 16 turu maçına çıkacak.
Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında konuk olduğu Kasımpaşa ile 3-3 berabere kalarak zirve yarışında yara aldı.

Recep Tayyip Erdoğan Stadı’nda yapılan maçın 12. dakikasında sarı-kırmızılı ekip, Victor Osimhen’in penaltıdan attığı golle 1-0 öne geçti. Galatasaray, ilk 45 dakikada skor üstünlüğünü alsa da rakibine çok sayıda gol pozisyonu verdi. Lacivert-beyazlı ekip, girdiği pozisyonlarda kaleci Fernando Muslera’yı geçemeyince devre arasına Galatasaray’ın 1-0 üstünlüğüyle girildi.
Maçın ikinci yarısına da etkili giren Kasımpaşa, 52. dakikada Mortadha Ben Ouanes, 61. dakikada Josip Brekalo’nun golleriyle 2-1 öne geçti. Sarı-kırmızılı takım, kısa sürede reaksiyon vererek 69. dakikada Davinson Sanchez, 71. dakikada ise Osimhen’in golleriyle 3-2 üstünlük kurdu. Oyundan düşmeyen Kasımpaşa, 85. dakikada Haris Hajradinovic’in penaltı golüyle skora 3-3 denge getirdi.
Kalan dakikalarda gol sesi çıkmayınca mücadele beraberlikle sona erdi. Bu sonuçla Galatasaray, bu sezonki 5. beraberliğini yaşadı. Ligde 20 galibiyeti bulunan sarı-kırmızılı ekip, namağlup ünvanını korurken puanını 65’e çıkardı.
Kasımpaşa ise 32 puana yükseldi.
– İlk yarıdaki maçın skoru tekrarlandı
Galatasaray, sezonun ilk yarısında yenemediği rakibiyle aynı skorla berabere kaldı.
Sarı-kırmızılı takım, sezonun 7. haftasında RAMS Park’ta konuk ettiği Kasımpaşa karşısında 3-0’lık üstünlüğü koruyamayarak 3-3 berabere kaldı. Galatasaray, 26. haftada konuk olduğu lacivert-beyazlılara karşı 1-0 ve 3-2’lik skorlarla 2 kez öne geçse de yine galip gelemedi.
İki takım arasında bu sezon yapılan 2 maç da 3-3 beraberlikle sonuçlandı.
– Son 4 resmi maçı kazanamadı
Galatasaray, çıktığı son 4 resmi müsabakada galip gelemedi.
Son galibiyetini Süper Lig’in 24. haftasında deplasmanda Çaykur Rizespor karşısında yaşayan sarı-kırmızılı ekip, sonrasında 2 Süper Lig, birer UEFA Avrupa Ligi ve Ziraat Türkiye Kupası maçına çıktı.
Galatasaray, söz konusu süreçte ligde Fenerbahçe ve Kasımpaşa, Avrupa Ligi’nde AZ Alkmaar ve kupada TÜMOSAN Konyaspor maçlarını beraberlikle tamamladı.
– Bu sezon ilk kez iki maç üst üste puan kaybetti
Galatasaray, bu sezon ilk kez üst üste iki Süper Lig maçını kazanamadı.
Ligin 25. haftasında Fenerbahçe ile golsüz berabere kalan sarı-kırmızılı ekip, 26. haftadaki Kasımpaşa müsabakasından da 3-3 beraberlikle döndü.
Son olarak 2022-2023 sezonunun 31 ve 32. haftalarında üst üste 2 lig maçından galibiyet çıkartamayan Galatasaray, yaklaşık 2 yıl sonra yine 2 maç üst üste kazanamadı.
– Ligde 26 maçtır bileği bükülmüyor
Galatasaray, Süper Lig’deki son 26 maçında mağlup olmadı.
Ligde son mağlubiyetini geçen sezonun 37. haftasında sahasındaki Fenerbahçe derbisinde yaşayan Okan Buruk’un öğrencileri, geçen sezon 1, bu sezon da 25 müsabakada yenilgi yüzü görmedi.
Galatasaray, söz konusu maçlarda 21 galibiyet, 5 beraberlik elde etti.
– Deplasmanda 24 maçtır yenilmiyor
Teknik direktör Okan Buruk’un öğrencileri, Süper Lig’de çıktığı son 24 deplasman mücadelesinde yenilmedi.
Dış sahada son yenilgisini geçen sezonun 12. haftasında Atakaş Hatayspor’a karşı yaşayan sarı-kırmızılı ekip, sonrasında konuk olduğu 24 mücadeleden 20 galibiyet, 4 beraberlik çıkardı.
– Galatasaray, VAR müdahalesiyle penaltı kazandı
Sarı-kırmızılı ekip, Video Yardımcı Hakem (VAR) incelemesinin ardından penaltı kullandı.
Müsabakanın 9. dakikasında Barış Alper Yılmaz’ın sağdan ortasında altıpas içindeki Osimhen, kaleci Andreas Gianniotis’in müdahalesiyle yerde kaldı. Hakem Cihan Aydın, pozisyonu devam ettirdi.
Aydın, VAR odasındaki Polonyalı hakem Tomasz Kwiatkowski’nin uyarısıyla pozisyonu yeniden inceledi. Gianniotis’in Osimhen’e faul yaptığını tespit eden Cihan Aydın, penaltıya hükmetti.
– Osimhen, ligde 16 gole ulaştı
Galatasaray’ın Nijeryalı yıldızı Victor Osimhen, Süper Lig’de 16. kez gol sevinci yaşadı.
Kasımpaşa müsabakasına kadar sarı-kırmızılı formayla Süper Lig’de 19 maçta 14 gol atan Osimhen, 90 dakikayı 2 golle tamamladı. Takımının ilk ve 3. gollerini atan Osimhen, ligdeki gol sayısını 16’e yükseltti. UEFA Avrupa Ligi’ndeki 7 maçta 6 kez skoru değiştiren 26 yaşındaki yıldız, toplamda gol sayısını 22’ye taşıdı.
Ligin ilk yarısındaki Kasımpaşa ağlarını 2 kez sarsan Osimhen, lacivert-beyazlılara 2 müsabakada toplamda 4 gol attı.
– Cuesta oyuna girdi, penaltı yaptırdı
Galatasaray’ın ara transfer döneminde kadrosuna kattığı Carlos Cuesta, oyuna girdikten 4 dakika sonra penaltıya sebebiyet verdi.
Maçın 80. dakikasında Eren Elmalı’nın yerine oyuna dahil olan Cuesta, 84. dakikada ceza sahası içinde Can Keleş ile ikili mücadeleye girdi. Can’ın yerde kaldığı pozisyonda hakem Cihan Aydın devam kararı verdi. VAR’dan gelen uyarıyla pozisyonu izleyen Aydın, Cuesta’nın faul yaptığı gerekçesiyle penaltı noktasını gösterdi.
Maçın 85. dakikasında penaltıyı kullanan Haris Hajradinovic, meşin yuvarlağı ağlara göndererek skora 3-3 eşitliği getirdi.
– Muslera’dan kritik kurtarışlar
Galatasaray’ın tecrübeli kalecisi Fernando Muslera, ilk yarıda yaptığı kurtarışlarla dikkati çekti.
Müsabakaya iyi başlayan Uruguaylı file bekçisi, 4, 24 ve 26. dakikalarda yaptığı kurtarışlarla kalesini gole kapattı. Muslera, 32. dakikada ise Claudio Winck’in plasesinde köşeye giden topu kornere çelerek son dönemlerdeki en estetik kurtarışlarından birine imza attı.
İlk yarıdaki iyi performansını ikinci 45 dakikaya yansıtamayan Muslera, 52 ve 61. dakikalarda Kasımpaşa’nın şutlarını önleyemedi.
Muslera, 85. dakikada da rakibinin kazandığı penaltı atışında gole engel olamadı.
– Buruk’tan hakem Cihan Aydın’a tepki
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, hakem Cihan Aydın’ın verdiği bazı kararlara tepki gösterdi.
Müsabakanın 2. dakikasında sarı kart gören Kasımpaşalı futbolcu Yasin Özcan, 6. dakikada Barış Alper Yılmaz ile girdiği ikili mücadelede faul yaptı. Cezası nedeniyle maçı tribünden takip eden Okan Buruk, pozisyonda beklediği ikinci sarı kartın çıkmaması üzerine çok sinirlendi.
Bulunduğu odadan çıkan Okan Buruk, hakem Cihan Aydın’a sarı kart göstermesi için seslendi.
– Kasımpaşa, ligde 2 maç sonra puan aldı
Lacivert-beyazlı takım, Süper Lig’de 2 maçın ardından puanla tanıştı.
Ligde son 2 maçını üst üste deplasmanda yapan İstanbul temsilcisi, sırasıyla Fenerbahçe’ye 3-1, Onvo Antalyaspor’a 2-1 mağlup oldu. Kasımpaşa, Galatasaray’dan aldığı beraberlikle puan hasretini sonlandırdı.
– Lacivert-beyazlılar, sahasındaki son 5 maçta yenilmedi
Kasımpaşa, iç sahadaki son 5 maçında mağlubiyet yaşamadı.
İç sahadaki son yenilgisini 8 Kasım 2024’te Bellona Kayserispor karşısında yaşayan lacivert-beyazlı ekip, sonrasındaki 5 maçta 3 galibiyet, 2 beraberlik aldı. Bu süreçte ikas Eyüpspor, Atakaş Hatayspor ve Çaykur Rizespor’u mağlup eden Kasımpaşa, Gaziantep FK’nin ardından Galatasaray ile berabere kaldı.
Söz konusu maçlarda 15 gol atan Kasımpaşa, kalesinde 11 gol gördü.
Antik Mısır’ın görkemli piramitlerinde yapılan yeni araştırmalar, bu devasa yapıları sadece mezar olarak değil, aynı zamanda devasa bir enerji santrali işlevi gördüğü iddialarını gündeme taşıdı. Bilim insanları, Giza Piramidi’nde gerçekleştirdikleri deneylerde modern zamanlarda var olması gereken gizemli bir enerji türü keşfetti.
Antik Mısır’ın görkemli piramitleri, yüzyıllar boyunca hem bilim insanlarını hem de araştırmacıları büyüleyen gizemler barındırıyor. Bu devasa yapılar, yalnızca mühendislik harikaları değil, aynı zamanda evrenin sırlarına açılan kapılar olarak da görülüyor.
Bugüne kadar piramitlerin inşasıyla ilgili sayısız teori öne sürüldü. Bazıları Mısırlıların gelişmiş teknolojilere sahip olduğunu iddia ederken, bazıları ise bu yapıları oluşturmak için geniş iş gücüne dayalı basit yöntemler kullanıldığına dikkat çekti. Ancak, piramitlerin iç yapısı ve işlevi hakkında hâlâ birçok gizem bulunuyor.

GİZA’DAKİ KEŞİF KAFALARI KARIŞTIRDI
Örneğin Giza Piramidi’nde gerçekleştirilen yeni bir keşif, bilim insanlarını şaşırttı. Yapılan çalışmalar sonucunda bu antik yapının yalnızca bir firavunun son dinlenme yeri olmadığı, aynı zamanda dev bir enerji santrali işlevi gördüğü ortaya çıktı.
Bilim insanları, piramidin 4 bin 600 yıllık yapısını inceledikleri sırada, elektromanyetik dalgalarla yapılan deneyler sonucunda enerjinin belirli odalara ve tabanın etrafına odaklandığını tespit etti. Bu tür araştırmalarda elektromanyetik dalgaların kullanılması, radyasyonun maddeyle etkileşimini anlamak açısından kritik bir öneme sahip.

Bilim insanları, dalgaların Kral ve Kraliçe odasında, ayrıca yapının altındaki tamamlanmamış bir odada enerji biriktirdiğini gözlemlediler. Bu bulgular, piramidin elektromanyetik dalgaları toplayıp güçlendirmek üzere tasarlanmış büyük bir rezonatör (belirli bir frekansta titreşimi artırmak veya belirli dalga boylarını yakalamak için tasarlanmış bir cihaz) olabileceği düşüncesini doğurdu.
‘BU DURUM GİZA ENERJİ SANTRALİNDEKİ TEORİNİN BİR PARÇASI’
Emekli havacılık mühendisi Christopher Dunn, piramidin inşasının ardında daha büyük bir amaç olduğuna dair güçlü bir inanç taşıyor.
Dunn, Joe Rogan’ın ‘Experience’ adlı programında yaptığı açıklamalarda, piramidin Kuzey Şaftı’nın mikrodalga ve elektromanyetik enerjiyi iletmek için kullanılan tüp benzeri bir yapı sergilediğini belirtti.
Dunn, “Bu Giza enerji santralindeki teorinin bir parçası” diyerek, odaya sokulan iki kimyasalın bir araya gelerek hidrojen ürettiğini ifade etti. Dunn, piramidin pratik bir işlevi olmayan herhangi bir parçası olmadığını savunarak, antik Mısırlıların son derece gelişmiş inşaat tekniklerine ve modern araçlara sahip oldukları teorisini öne sürdü.
Joe Rogan, komedyen, podcast sunucusu ve UFC yorumcusu. Uzun zamandır ‘The Joe Rogan Experience’ adlı podcast programı yapıyor. Program, çeşitli konularda çok sayıda konukla gerçekleştirilen söyleşilerden oluşuyor. Yakın zamanda ise programın konusu Giza Pramidi’nde yapılan keşiflerdi.
KRAL ODASI’NIN ELEKTROMANYETİK ENERJİYİ DİĞER ODALARA GÖRE DAHA ETKİLİ BİR ŞEKİLDE YOĞUNLAŞTIRDIĞI BULUNDU
2018 yılında Rusya’daki ITMO Üniversitesi’nden araştırmacılar, piramidin radyo frekanslarıyla etkileşimde bulunduğu dalga boylarına odaklandı. Piramidi, dünyanın atmosferi gibi dış faktörleri göz ardı ederek modellediler ve gelen dalgalarla etkileşim yöntemlerini detaylı bir şekilde incelediler.
Bu çalışmaların sonucunda, piramidin iç yapısının elektromanyetik enerjiyi toplama ve odaklama yeteneğine sahip olduğu ortaya çıktı. Teorik modellemelerde, belirli frekanslardaki dalgaların piramitle etkileşime geçtiğinde “çok kutuplu rezonanslar” oluşturduğu tespit edildi.

Bu rezonanslar, çarpıştıkları nesnenin şekline ve malzemesine bağlı olarak ortaya çıkan elektromanyetik aktivite desenleri. Özellikle Kral Odası’nın, elektromanyetik enerjiyi diğer odalara göre daha etkili bir şekilde yoğunlaştırdığı bulundu. Kireç taşı bazlı zeminin altında odaklanan elektromanyetik enerji, piramidin enerji dağıtımında kritik bir rol oynamış olabilir.
‘BÜYÜK PATLAMA’DAN BU YANA ATOMİK HİDROJENDEN KAYNAKLANDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM’
Dunn, Kraliçe’nin odasını ise “hidrojenin üretildiği bir reaksiyon odası” olarak tanımladı. Rogan’a, “Hidrojen, Kral’ın odası da dahil olmak üzere Büyük Piramidin iç boşluklarını doldurdu” diyen Christopher Dunn, “Büyük Piramidin topladığı enerjinin kaynağı çok ilginç. Dünyanın sürekli olarak mikrodalgalara maruz kaldığını, bunun da muhtemelen Büyük Patlama’dan bu yana atomik hidrojenden kaynaklandığını düşünüyorum” şeklinde yorumladı.

MISIRLILARIN BU BİLGİLERİ NASIL ELDE ETTİKLERİ HÂLÂ BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR
Dikkat çekici bir nokta, eski Mısırlıların piramidin içine hidrojen atomları dökme yeteneğine sahip olmamaları. Dunn, bu nedenle Kraliçe’nin odasına şaftlardan dökülen iki ayrı kimyasalın kullanılmış olabileceğini öne sürdü.
Bu kimyasalların bir araya gelerek hidrojen parçacıklarını kaynattığını ve enerji rezonansını tetiklediğini belirtti. Ancak bu kimyasalların ne olduğu ve Mısırlıların bu bilgileri nasıl elde ettikleri hâlâ belirsizliğini koruyor.Rus araştırmacılar, Giza’daki bu keşiflerin günümüzde bazı pratik uygulamalara yol açabileceğine inanıyor.
ITMO Üniversitesi ekibi, Büyük Piramit’ten edindikleri bilgileri kullanarak, radyo frekans aralığında benzer etkileri yeniden yaratabilecek nanopartiküller tasarlamayı hedefliyor.

Teorik olarak, bu küçük parçacıklar, yeni sensörlerin ve son derece etkili ‘güneş hücrelerinin’ (Güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren bir cihaz. Genellikle fotovoltaik (PV) hücreler olarak adlandırılan bu hücreler, güneş ışığındaki fotonların, hücrenin içinde bulunan yarı iletken malzemeleri (etkilemesiyle çalışır) geliştirilmesine yardımcı olabilir.
Bu keşifler, antik Mısır medeniyetinin bilgi ve teknoloji düzeyi hakkında yeni soruları gündeme getirirken, tarihi yapıların gizemlerini daha derinlemesine anlamamıza olanak tanıyor.
Daily Mail’in ‘Scientists discover mysterious form of energy in Egypt’s pyramids that should only exist in modern times” başlıklı haberinden derlenmiştir.
Hem sinemada hem de televizyonda onlarca karaktere hayat veren deneyimli oyuncu Bruce Willis, hayatının en verimli çağında zorunlu olarak emekliye ayrıldı. Oysa 69 yaş onun gibi bir yıldız için meslekten elini eteğini çekecek bir dönem değildi…

Bu erken vedanın nedeni Willis’in yaşadığı sağlık sorunlarıydı.
2022 yılında ailesi önce afazi sonra da frontotemporal demans teşhisi aldığını açıkladı ünlü oyuncunun. Bütün dünya Willis’in başına gelenleri o zaman öğrendi.
Ama Willis, acı gerçeklerin kamuoyuna duyurulmasından çok uzun zaman önce hayatını değiştiren bu sağlık sorunuyla mücadele etmeye başlamıştı bile.
Bruce Willis’in, demansa yakalandığının açıklanmasından yaklaşık iki yıl önce rol aldığı polisiye yapım yakın bir gelecekte bir dijital platformda ekrana gelecek.

O SETTE NE ZORLUKLAR ÇEKMİŞ
Willis’in yaşadığı sağlık sorunlarının açıklanmasından önce çekilen yapımın setinde yaşadığı zorluklar da aradan geçen bunca zamanın ardından gün yüzüne çıktı.
Ünlü oyuncunun o sette mesleğini yapabilmek için çektiği acılar ilk kez bu kadar net bir şekilde ortaya serildi
Midnight in the Switchgrass adlı bu yapımın 2020 yılında yapılan çekimlerinde bir tür bilişsel bozukluk olan ve hafızayı etkileyen afazi ile mücadele ediyordu Willis. Ama kamuoyunun bundan haberi yoktu..
Filmin sinemalarda gösterime girdiği 2021 yılında da seyirci Willis ile ilgili bu durumu henüz bilmiyordu.
Bu arada Willis’in, önemli rollerini Megan Fox ile paylaştığı Midnight in the Switchgrass eleştirmenler tarafından da yerden yere vuruldu.
Tabii ki o zaman eleştirmenlerin de Bruce Willis’in başına gelenler konusunda bir fikri yoktu. Bu yüzden de eleştiriler sırasında ünlü oyuncuya hiç acımadılar.

‘ROLÜNE HİÇ EMEK VERMEMİŞ’ BİLE DEDİLER
Öyle ki bir eleştirmen “Bruce Willis’in rolüne bunca az emek harcaması utanç verici” diye görüşünü belirtti. Hatta o dönemde Willis’in tüm sahnelerinin bir gün içinde çekildiği söylentileri bile yayıldı.
Sonra filmin aksesuar sorumlusu olan Alicia Haverland’ın Los Angeles Times’a yaptığı açıklama aracılığıyla Bruce Willis’in filmin çekimi sırasında ne kadar büyük bir mücadele verdiği anlaşıldı.
Bruce Willis’in avukatı o dönemde yaptığı açıklamada “Müvekkilin tıbbi durumunun ortaya çıkmasından sonra çalışmaya devam etti. Çünkü çalışmak istiyordu ve bunu yapabiliyordu. Tıpkı afazi teşhisi konulan diğer birçok kişi gibi” diye konuştu.
Avukatı, Willis’in bu çabası sayesinde para kazanabildiğini onunla birlikte filmde çalışan birçok kişinin de aynı şekilde gelir elde ettiğini ifade etti.

ACI GERÇEK 2022 YILINDA AİLESİ TARAFINDAN DUYURULDU
Bruce Willis’in geniş ailesi yani karısı Emma Heming, eski karısı Demi Moore ve her iki evliliğinden dünyaya gelen beş kızının imzasıyla 2022’de konuyla ilgili açıklama yapıldı.
Milyonları şoke eden açıklamaya göre Willis’e afazi teşhisi konulmuştu… Hastalığın doğası gereği ünlü oyuncu erken emekliye ayrılacaktı.
Bunun üzerinden bir süre geçtikten sonda aile bu kez de Willis’e frontotemporal demans olduğunu duyurdu.
Öyle ya da böyle Bruce Willis, geride nice unutulmaz karakter bırakarak yıllarını verdiği mesleğine veda etti.
Şimdi hem Demi Moore hem de Emma Heming ve tüm çocukları onun etrafında bir sevgi çemberi oluşturdu. Her fırsatta bir araya gelip Willis’e destek olmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Bruce Willis’in şu an evli olduğu Emma Heming, yıldızın yanından bir an bile ayrılmıyor. Eski eşi Demi Moore da yıllar önce verdiği sözden dönmedi. Her fırsatta soluğu Willis’in yanında alıyor.
Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Cam Araştırma Grubu’nun keşfi sayesinde yakın gelecekte üç boyutlu görüntüler çıplak gözle izlenebilecek. Bu teknoloji, televizyondan cep telefonuna tüm ekranlara uygulanabilecek.
YTÜ Kimya-Metalurji Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Miray Çelikbilek Ersundu ve Prof. Dr. Ali Erçin Ersundu, 2015’te cam araştırma alanında laboratuvarlar kurdu. Bu laboratuvarların birinde sıfırdan cam üreten ekip diğerinde ise camların özelliklerini karakterize ediyor.
‘YANLIŞLIKLA’ KEŞFETTİLER
Ekip, yaklaşık 5 yıl önce üzerinde çalıştıkları bir camın yanlışlıkla hareket etmesi ile farklı renkler yansıttığını fark etti. Bu keşif üç boyutlu ekranların sınırını zorlayan projenin ortaya çıkmasını sağladı. Araştırmacılar, yaptıkları çalışmayı ve bunun geleceği nasıl etkileyeceğini şöyle anlattı: “Işık keşfimizin ardından daha farklı özel bir cam üreterek televizyon ekranlarında kullanılan çeşitli renkleri bu camın üzerinde oluşturabileceğimizi ve bir görüntü elde edebileceğimizi gördük. Bu ışıklarla yalnızca görüntüyü oluşturmakla kalmadık aynı zamanda oluşturduğumuz görüntüyü hareket de ettirdik. Bu da zaten ekran demek. Haliyle çalışmamızla ürettiğimiz bu malzemenin üç boyutlu ekranların sınırlarını zorlayacağını göstermiş olduk.”

BİLİM DÜNYASINDA BÜYÜK İLGİ ÇEKTİ
Araştırma ekibi, projenin bilim dünyasında ilgiyle karşılandığını söyledi: “Makalemiz Nature’a ait ‘Light: Science & Applications’ dergisinde yayınlandı. Çalışmamızda renk kontrolünü cam gibi ölçeklenebilir bir malzemede yüksek kalitede yapabiliyoruz. Bu sayede ileride evde televizyonlarımızı ya da cep telefonlarımızı kullanırken üç boyutlu görüntülerle karşılaşmamız mümkün olacak.”
MEDYUM KÜRESİ GİBİ…
Prof. Dr. Miray Çelikbilek Ersundu, projeyi şu örnekle anlattı: “Medyumların kullandığı cam kürenin küp versiyonda olduğunu düşünelim. İnsanlar hangi açıda olursa olsun bu küp sayesinde içindeki görüntüyü net bir şekilde her yerden izleyebilecek. Yani gözlüğe gerek olmadan, TV’de ya da cep telefonunda kullanabileceğiz.”
Kaynak: Hürriyet/Melike Çalkap




YENİ AŞKA MERHABA!
Müzik kariyerinin yanında özel hayatıyla da sık sık magazin gündeminde adından söz ettiren Hakan Aydın, İrem Haznedar ile aşk yaşadığı ortaya çıktı.


MESLEĞİ ŞAŞIRTTI
Ünlü rapçinin sevgilisi İrem Haznedar’ın model olduğu öğrenildi.
Haznedar, sosyal medya hesabından da yaptığı paylaşımla ilişkiyi doğruladı. Fotoğraftaki ‘Aile’ notu dikkatlerden kaçmadı.


Sokak hayvanları yararına düzenlenen yardım etkinliklerinde sahne alarak bağış toplanmasına destek olan sanatçı, hayranlarını da bu konuda bilinçlendirmek için sık sık paylaşımlar yapıyor.

Şimdi öğrendiğime göre Yener, konserlerden ve yoğun iş temposundan arta kalan zamanlarında sokak hayvanlarını beslemek için özel bir çaba harcıyormuş.

Ünlü sanatçı, Zekeriyaköy, Kemerburgaz ve Göktürk çevresinde, ormanlık alanlara ve boş arazilere terk edilen köpekleri kendi elleriyle besliyormuş.

Üstelik evde özel tariflerle hazırladığı besleyici mamalarla!
Sabah ve akşam saatlerinde arabasıyla dolaşarak, sokaktaki canlara ulaştıran Yener, özellikle soğuk kış günlerinde hayvanların aç ve susuz kalmaması için büyük bir özveriyle hareket ediyor.

Sanatçının bu duyarlı davranışı gerçekten takdire şayan…
Leyla ile Mecnun, Ah Nerede, Evcilik Oyunu, Gırgıriyede Şenlik Var gibi pek çok yapımda boy gösteren usta oyuncu Gülşen Bubikoğlu, sosyal medyada en çok konuşulan isim oldu.

Kadın Severse, Uzaylı Zekiye, Yetimlerin Türküsü, Sevgilerin En Güzeli ve Sarı Çiçek Sokağı adlı yapımlarla tanınan Yeşilçam’ın yaşayan efsanelerinden Gülşen Bubikoğlu, bir süre önce kaybettiği eşi Türker İnanoğlu’nun ardından gözlerden uzak yaşamaya başlamıştı.

Bubikoğlu her ne kadar sessiz sedasız yaşasa da, sosyal medyada güzelliğiyle gündem olmaya devam ediyor. Şimdilerde 70 yaşında olan isme, övgüler yağıyor.

Yeşilçam’da rol aldığı yapımlarla geniş bir hayran kitlesine ulaşan Gülşen Bubikoğlu, sosyal medya paylaşımlarıyla dikkatleri üzerine çekiyor.

Usta isim zaman zaman yurt dışında torunlarıyla vakit geçirirken, bazen de yazlıkta huzurlu günler geçiriyor.

‘YAŞAYAN EFSANE’
Gülşen Bubikoğlu’nun son halini görenler “Yıllar güzelliğinden hiçbir şey götüremedi”, “Yaşayan efsane” , “Türkiye’nin en güzel kadını’ gibi yorumlar yapıyor.
Fransız dergisi Le Point, “Moskova’nın adamı” başlığıyla ABD Başkanı Donald Trump’ı kapağına taşıdı. Le Point, Trump’ın Sovyetler Birliği ajanı olduğunu iddia etti. Öte yandan İrlanda basınında da benzer bir iddia yer aldı. Eski Kazakistan istihbarat şefi, Trump’ın “Krasnov” lakabıyla KGB ajanı olarak çalıştığını öne sürdü.
![]()
Fransa’da yayın yapan haftalık siyaset dergisi Le Point, bu haftaki sayısında ABD Başkanı Donald Trump’ı kapağına taşıdı.
ABD ve Rusya’nın diyalog masasına oturmasının ve buzları eritme girişimleri başlatmasının ardından Le Point, “Moskova’nın adamı” başlığıyla Trump’ın eski Sovyetler Birliği ajanı olduğunu iddia etti.
Le Point’te yer alan iddianın kaynağı, 1990’lı yılların başında Sovyet istihbaratı KGB için ajanlık yaptıktan sonra Fransa’ya sığınan Sergey Jirnov oldu.

KGB AJANI İDDİASI İLK KEZ ORTAYA ATILMADI
İrlanda’da yayın yapan The Irish Star gazetesi, eski Kazakistan istihbaratı şefi Alnur Mussayev’in sosyal medya platformu Facebook’ta yaptığı paylaşımları aktardı.
Kazakistan Ulusal Güvenlik Komitesi’nin 71 yaşındaki eski başkanı Alnur Mussayev, Trump’ın “Krasnov” kod adıyla 1987 yılında KGB tarafından askere alındığını öne sürdü.

Mussayev iddiasında şu ifadeleri kullandı:
“1987 yılında Moskova’da KGB’nin 6. departmanında çalıştım. Bu departmanın en önemli çalışma alanı, Batılı iş insanları arasından casus ve bilgi kaynakları edinmekti. O yıl ‘Krasnov’ lakaplı 40 yaşındaki ABD’li iş insanı Trump’ı işe aldık”
Mussayev’e göre, emlak kralı Trump, iş fırsatları araştırmak için 1987’de Sovyet Birliği’ne bir gezi gerçekleştirdi. Ancak Trump’ın Sovyet yetkililerle yaptığı görüşmeler, emlak ve ticaret görüşmelerinin ötesine geçti.

Trump’ın dosyasının Rus istihbaratının elinde olduğunu ifade eden Mussayev, şu anda dosyanın kontrolünün, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yakın bir kişi tarafından yönetildiğini söyledi.
Mussayev, “Bugün, ‘Krasnov’ adlı vatandaşık kişisel dosyası Rus istihbaratından (FSB) kaldırıldı. Dosya, Putin’in yakın arkadaşlarından biri tarafından özel olarak saklanıyor” dedi.
Bölücü terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan, PKK’ya silah bırakma ve kendini feshetme çağrısı yaptı. DEM Parti heyeti, İmralı Adası’ndaki 3. görüşmenin ardından Öcalan’ın mesajını okudu. Öcalan’ın mektubunda, “Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum. Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir” ifadeleri yer aldı. Öte yandan açıklama öncesinde terör örgütü elebaşı Öcalan’ın çekilen son fotoğrafı paylaşıldı. Son dakika Öcalan açıklama detayları…
DEM Parti Heyeti, 3. İmralı ziyareti sonrası İmralı’nın çağrısını okudu. Ahmet Türk, İmralı’nın çağrısını Kürtçe okudu. Çağrının Türkçe metnini Pervin Buldan okudu.
İŞTE İMRALI’DAN YAPILAN TARİHİ ÇAĞRI:
“PKK; tarihin en yoğun şiddet yüzyılı olan 20. asrı, iki dünya savaşı, reel-sosyalizm ve dünya genelinde yaşanan soğuk savaş ortamları, Kürt realitesinin inkarı, başta ifade olmak üzere özgürlükler konusunda yasaklardan kaynaklı oluşan zeminde doğmuştur.
“PKK ÖMRÜNÜ TAMAMLADI”
Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990’larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK’nın anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.
Kürt-Türk ilişkileri; 1000 yılı aşan tarihler boyunca Türkler ve Kürtler, varlıklarını sürdürmek ve hegemonik güçlere karşı ayakta kalmak için gönüllülük yönü ağır basan, hep bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir. Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir. Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir. Cumhuriyetin tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır.

Günümüzde çok kırılgan hâl alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde inançları da göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir. Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır. Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan PKK’nın; güç ve taban bulması, demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır.
Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır. Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her esimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür.

“TÜM GRUPLAR SİLAH BIRAKMALI VE PKK KENDİNİ FESHETMELİDİR”
Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir. Barış ve demokratik toplum döneminin dili de gerçekliğe uygun geliştirilmek durumundadır.
Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum. Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir. Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim.”
Ünlü manken Özge Ulusoy, yaklaşık 6,5 yıldır iş insanı Faruk Çolakoğlu ile aşk yaşıyor. Ünlü manken Özge Ulusoy,” Kahramanım” dediği iş insanı Faruk Çolakoğlu evleneceğini açıkladı.

Modellik kariyeri ve yıllar içinde geçirdiği değişimle gündemden düşmeyen Özge Ulusoy, 6 buçuk yıllardır iş insanı Faruk Çolakoğlu ile aşk yaşıyor.
İlişkilerini gözlerden uzak yaşayan ünlü çiftten Özge Ulusoy, bir davette görüntülendi. 2. Sayfa’nın haberine göre; Ulusoy, sevgilisinden evlilik teklifi alıp almadığı sorusunu yanıtladı.

İlişkilerini gözlerden uzak yaşayan ünlü çiftten Özge Ulusoy, bir davette görüntülendi. 2. Sayfa’nın haberine göre; Ulusoy, sevgilisinden evlilik teklifi alıp almadığı sorusunu yanıtladı.

42 yaşındaki Özge Ulusoy, “Evlilik teklifi geldi mi?” sorusuna “Yok öyle bir şey olmadı daha. Sonrasında bakacağız, göreceğiz” diye yanıt verdi.

“EVLİLİK TABİ Kİ OLACAK”
“Evliliğe bakış açınız nasıl?” sorusunu da yanıtlayan Ulusoy, “İnsanın yaşı ilerledikçe daha kendi alanına sahip çıkmak istiyor. Ama bizim ortak da paylaşımımız çok. O yüzden evlilik olacak tabi bir yerde ama bunun için bir acelemiz, korkumuz, endişemiz yok” dedi.
PFDK, Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho’ya 4, Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’a 1 maç ceza verdi.

PFDK, Jose Mourinho’ya 4, Okan Buruk’a 1 maç ceza verdi.
Fenerbahçe’nin Gaziantep ile oynadığı maçta tedbirli olan Mourinho, Antalyaspor, Samsunspor ve Bodrumspor maçlarında cezasını tamamlayacak.
Okan Buruk ise Galatasaray’ın Kasımpaşa ile oynayacağı maçta cezalı olacak.
Dursun Özbek’e 34 gün hak mahrumiyeti ve 3 milyon TL para cezası verildi.
Fenerbahçe’ye misafir tribündeki olaylardan dolayı 2 maç deplasmanda seyircisiz oynama cezası verildi.
İŞTE PFDK’NIN DERBİ KARARLARI
5- Galatasaray’ın, 24.02.2025 tarihinde oynanan Galatasaray -Fenerbahçe Trendyol Süper Lig Şamil Ekinci Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada 3. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 525.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan kuzey tribün 105-106-107-108-204-205-206-207-208, güney tribün 118-119-120-121-219-220-221, doğu tribün 111-112-114-115-116-214, batı tribün 101-102-103 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,
Aynı müsabakada Galatasaray’ın, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. ve 46/1. maddeleri uyarınca 168.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada Galatasaray teknik sorumlusu Okan Buruk’un, müsabaka sonrası basın toplantısında yapmış olduğu açıklamalarında yer alan Futbolun ve Kurumların İtibarını Zedelemeye Yönelik Açıklamalar nedeniyle FDT’nin 38/1-c maddesi uyarınca 1 resmi müsabakada soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı ve 1.500.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, (oyçokluğu)
Aynı müsabakada Galatasaray sporcusu Mauro Emanuel Icardi’nin, akredite edilmediği alanlarda bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca ihtar cezası ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada Galatasaray antrenörü Serhat Doğan’ın, rakip takım mensubuna yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle FDT’nin 36/1-c ve 35/4. maddeleri uyarınca 1 resmi müsabakada soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı ve 58.500 TL para cezası ile cezalandırılmasına,
6- Fenerbahçe’nin, 24.02.2025 tarihinde oynanan Galatasaray -Fenerbahçe Trendyol Süper Lig Şamil Ekinci Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 10. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 840.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan misafir tribün 418-419-420 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,
Aynı müsabakada Fenerbahçe’nin, taraftarlarının neden olduğu FDT’nin 53/8. maddesi kapsamındaki çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle 780.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada Fenerbahçe’nin, taraftarlarının neden olduğu saha olaylarının vahameti dikkate alınarak FDT’nin 52/2. maddesi uyarınca 2 resmi müsabakayı deplasmanda seyircisiz oynama cezası ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada Fenerbahçe teknik sorumlusu Jose Mourinho’nun, müsabaka hakemlerinin bulunduğu soyunma odasına gelerek müsabakanın orta hakemine yönelik kullandığı ifadeler ve hemen akabinde, müsabakanın 4. hakemi olan Türk hakeme yönelerek onun nezdinde hem Türk futbol camiasını hem de Türk hakemlerinin tümünü içine alacak şekilde aşağılayıcı, rencide edici ifadelerle Türk futbolunu kaos ve düzensizlikle itham etmesi suretiyle Türkiye’deki futbol faaliyetinin marka değerini tahkir eden sevke konu eylem ve söylemleri dikkate alınarak FDT’nin 36/1-c ve 35/4. maddeleri uyarınca 2 resmi müsabakada soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı ve 117.000 -TL para cezası ile cezalandırılmasına, (oyçokluğu)
Aynı müsabakada Fenerbahçe teknik sorumlusu Jose Mourinho’nun, müsabaka sonrası basın toplantısında gerçekleştirilen ve sevke konu edilen ifadeleri her ne kadar Kurulumuza FDT’nin 41. Maddesi kapsamında sevk edilmiş ise de, yapılan açıklamanın “hakaret” disiplin ihlalinin unsurlarını tam olarak taşımadığı ancak açıklamaların mahiyeti dikkate alınarak rakip takım mensuplarına yönelik kullanılan ifadelerin, sarf edilmesinde zorunluluk bulunmayan, spor ahlakına ve fair-play anlayışına aykırı bir içerik taşıdığı, sporda şiddet ve düzensizliği teşvik edebilecek, toplumu ayrıştırıcı ve bölücü nitelikte anlam içeren ve taraftar olaylarına neden olabilecek türden ifadeler içerdiği bu haliyle sportmenliğe aykırı bir eylem olarak nitelendirildiği, eylemin basın toplantısı yoluyla gerçekleştirildiği dikkate alınarak FDT’nin 38/1-c maddesi uyarınca 2 resmi müsabakada soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı ve 1.500.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, (oyçokluğu)
Aynı müsabakada Fenerbahçe idarecisi Mario Jorge Dos Santos Branco’nun, akredite edilmediği alanlarda bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca 58.500 TL para cezası ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada Fenerbahçe idarecisi Okan Özkan’ın, akredite edilmediği alanlarda bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca 58.500 TL para cezası ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada Fenerbahçe antrenörü Stefano Rapetti’nin, akreditasyon kartını görünür bir şekilde boynuna asmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca ihtar cezası ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada Fenerbahçe antrenörü Ricardo Manuel Nunes Formosınho’nun, akreditasyon kartını görünür bir şekilde boynuna asmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca ihtar cezası ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada Fenerbahçe kaleci antrenörü Sandro Zufic’in, akreditasyon kartını görünür bir şekilde boynuna asmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca ihtar cezası ile cezalandırılmasına,
7- Galatasaray’ın, 19.02.2025 tarihinde kulüp sosyal medya (X) hesabından yapılan paylaşımda yer alan Futbolun ve Kurumların İtibarını Zedelemeye Yönelik Açıklamalar nedeniyle FDT’nin 38/1-b ve 38/2. maddeleri uyarınca ve FDT’nin 11/1. maddesinin uygulanması suretiyle takdiren ve neticeten 3.000.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, (oyçokluğu)
Galatasaray Başkanı Dursun Aydın Özbek’in, 19.02.2025 tarihinde Kulüp sosyal medya (X) hesabından yapılan paylaşımda yer alan Futbolun ve Kurumların İtibarını Zedelemeye Yönelik Açıklamalar nedeniyle FDT’nin 38/3., 38/1-a ile 38/2. maddeleri uyarınca ve FDT’nin 11/1. ve 13. maddelerinin uygulanması suretiyle takdiren ve neticeten 34 Gün hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılmasına, (oyçokluğu) karar verildi.”
İspanya Kral Kupası Yarı Final ilk maçında Real Madrid, deplasmanda Real Sociedad’a konuk oldu. Maça milli yıldızımız Arda Güler de ilk 11’de başladı. 84 dakika sahada kalan Arda Güler çok büyük bir varlık gösteremezken oyuncunun performansı İspanya basınında gündem oldu.

İspanya Kral Kupası Yarı Final mücadelesinde Real Sociedad ile Real Madrid karşı karşıya geldi.
Real Madrid, 19. dakikada Endrick’in golüyle maçı 1-0 kazandı. Uzun süredir forma şansı bulamayan ve Real Sociedad karşısına ilk 11’de çıkan Arda Güler’in performansı İspanyol basınında da gündem oldu.
İşte İspanya’da Arda Güler için yazılanlar:
”Türk’ün kendini kanıtlamak istediğini görebilirsiniz… ve bunu yapmak için çok fazla dakikası yok. Her şans altın değerinde”
”Endrick’in isabeti, mükemmel bir Tchouameni de dahil olmak üzere stoperlerin etkinliği ve Manchester’lı Lunin’in müthiş elleri Beyazların güçlü yanlarıydı. Zayıf yönleri de vardı. Bunlardan en dikkat çekeni, sihri buharlaşan Arda Güler’di.”
”Türk oyuncu, ‘Carletto’yu ikna etmek için altın bir fırsat yakaladığı gecede neredeyse hiç görünmedi. Çizgilerin arasında oynadı ve oyunun içine girmek için mücadele etti.”
ABD’li ünlü şarkıcı Katy Perry’nin uzay yolculuğu yapacağı bildirildi. Söz konusu uçuşun New Shepard roketinin 11. insanlı uçuşu olacağı belirtildi.

Amerikalı iş insanı Jeff Bezos’un sahibi olduğu havacılık ve uzay şirketi Blue Origin’den, NS-31 misyonu kapsamında yapılacak ve yaklaşık 10 dakika sürecek uzay yolculuğuna ilişkin açıklamada bulunuldu.
Açıklamada, ilkbaharda “New Shepard” adlı roketle gerçekleşmesi planlanan uzay uçuşunda Perry’nin yanı sıra Bezos’un nişanlısı eski gazeteci Lauren Sanchez, gazeteci Gayle King, eski NASA roket bilimcisi Aisha Bowe, bilim insanı Amanda Nguyen ve film yapımcısı Kerianne Flynn’ın da yolcular arasında yer alacağı aktarıldı.

NEW SHEPARD ROKETİNİN 11. İNSANLI UÇUŞU OLACAK
Fırlatmanın ne zaman yapılacağına dair tarih bilgisi paylaşılmayan açıklamada, söz konusu uçuşun New Shepard roketinin 11. insanlı uçuşu olacağı belirtildi.
Blue Origin şirketi, uzay turizmi kapsamında 2021’den bu yana 10 dakika süren ücretli uçuşlar gerçekleştiriyor.
