Ana Sayfa Blog Sayfa 143

Milliyet Gazetesi, Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri’nde 3 ödül kazandı

0

Milliyet Gazetesi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen 2025 Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri’nde 3 ödül kazandı.

Çiğdem Yılmaz, 12 Eylül 2024 tarihinde yayımlanan “Biz Öldürseydik Kimin Ruhu Duyacaktı?” başlıklı röportajıyla Röportaj dalında ödüle layık görüldü.

İbrahim Ersoy Diyar, 20 Temmuz 2024’te yayımlanan “Birinci Sayfa” düzeniyle Birinci Sayfa Düzeni dalında ödül alırken, Ayberk Gökbak da 31 Aralık 2024 tarihinde yayımlanan iç sayfa düzeniyle İç Sayfa Düzeni Ödülü’nü kazandı.

Aleyna Tilki’ye şantaj davası. Atılan mesaj ortaya çıktı

0

Ünlü şarkıcı Aleyna Tilki’nin kimlik ve özel bilgilerini ele geçirip üçüncü şahıslara yayacağını söyleyerek şantaj yaptığı iddiasıyla yargılanan sanığın davasında yeni bir gelişme yaşandı. Tilki ailesinin asistanı, sanığın gönderdiği mesajlarda Aleyna Tilki’nin 16-17 yaşlarına ait görüntüleri ve kişisel bilgilerinin yer aldığını belirtti.

Şarkıcı Aleyna Tilki’nin kişisel bilgilerini ele geçiren İbrahim Y.,’nin “kişisel verileri, hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” suçundan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davada Tilki ailesinin asistanı ifade verdi.

SOSYAL MEDYADA AİLEYE ULAŞTI

Sabah’tan Arzu Kaya’nın haberine göre, İddiaya göre Aleyna Tilki’nin kimlik bilgileri, yalnızca adli makamlarca ulaşılabilen kişisel verileri, ev adresi, TC kimlik bilgisi, nüfus kaydı gibi birçok kişisel bilgisini ele geçiren İbrahim Y., sosyal medya üzerinden ünlü şarkıcının babası ve asistanına ulaştı.

Bilgileri 3. kişilere yayacağını söyleyerek şantaj yaptı. Sonrasında da yine sosyal medya üzerindeki farklı hesaplardan yaydı.

SUÇLAMALARI REDDETTİ: “AMACIM YARDIMCI OLMAKTI”

Duruşmada hakkındaki suçlamaları reddeden sanık, şunları söyledi: “Aleyna Tilki’nin kişisel bilgilerinin çalındığını öğrendim. Öğrendikten sonra yardımcı olmak amacıyla ilk önce kendisine mesaj attım. Bilgilerinin çalındığını söyledim. Daha sonra babasına ve asistanına mesaj attım. Amacım yardımcı olmaktı.”

AİLENİN ASİSTANI İFADE VERDİ

Mahkemede tanık olarak dinlenilen Asena Altınkanat Bayram, Aleyna Tilki’nin babasının tüm aile işleriyle ilgilenen asistanı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Şirket maillerine baktığımda kişisel bilgileriniz, kimlik numaralarınız elimde ve yayılacak, bana ulaşın şeklinde mesaj geldi. Bu ve benzeri mesajlar gördüğümüzde silip engelliyoruz.”

“ALEYNA’NIN 16-17 YAŞINDAKİ GÖRÜNTÜLERİ VARDI”

“Attığı mesajlarda kişisel verilere ilişkin bir bilgi de yoktu. ‘Bana ulaşın’ deniyordu. Ancak Instagram’dan da aynı mesajı attığında Aleyna Tilki’nin 16-17 yaşlarına ait fotoğrafı ve kişisel bilgileri de bulunmaktaydı.”

Mahkeme dosyayı Cumhuriyet Savcısına göndererek esas hakkındaki mütalaasını hazırlamasını istedi. Davada karar çıkması bekleniyor.

Milliyet’in 75.Yılı

0

”Biz yarını göremiyoruz, siz 100. Yıl hayali kuramıyorsunuz” diyenler mutlaka çıkacaktır. Onlara tavsiyemiz, ne istiyorlarsa onun hayalini kurmaları, gerisi kendiliğinden geliyor, gelmese de o konuda verdiğiniz mücadele, hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir! En azından vicdanınız rahat oluyor.

Japonlar için en büyük onur kaynaklarından biri de başladığı işten emekli olmak. İş değiştirme, hem çalışana hem de işverene kuşkuyla bakmaya neden oluyormuş! “İşveren çalışanına sahip çıkmadığı ki kaçıyor, giden de kendisine sunulanları hak etmedi ki gidiyor” diye düşünülürmüş…”

Geriye dönüp baktığımda ya da önceki gün gazetemizin 75. Yıl hazırlıklarına yönelik toplantıda konuşulanları ve Milliyet’te geçen 42 yıllık çalışma hayatımı bir film şeridi gibi gibi gözümün önünden geçirdiğimde Japonlar aklıma geldi. 50, 60 yıldır aynı şirkette çalışanlarla tanıştım, sanki ilk gün heyecanı içerisindelerdi. Bizimki de öyle…

Birkaç yıl önce kaybettiğimiz Sami (Kohen) Abiyle bir araya geldiğimizde kendimizi hep çömez gibi hissederdik, çünkü kurulduğu ilk günden son anına kadar hep Milliyet’teydi… Cumhuriyet’in 75. yılı, 100. Yıldan çok daha görkemli kutlanmıştı, 100 yıl kutlamasına katılanlarımız da, eminiz ki 100. Yıl da çok görkemli ama 75. Yıl da çok özeldi diyeceklerdir. Binlerce yıllık devlet geleneğinin küllerinden yeniden doğan Türkiye Cumhuriyeti’nin dörtte üçüne tanıklık etmek, hem de günü gününe tanıklık etmek ve onu siz sevgili okurlarıyla paylaşmak, sonu hiç gelmeyecek olan bir maraton yarışı gibidir.

Ali Naci Karacan ve Abdi İpekçi’nin temellerini attığı Milliyet’te de, kurulduğu günden bugüne, ülke genelinde olduğu gibi çok zor süreçler ve akla hayale gelmeyecek büyük değişimler yaşansa da, değişmeyen tek şey okurlarına olan “saygısı.” Halkın gazetesi olarak doğdu, o çizgisinden asla vazgeçmedi. Bunu yeterince yansıtamadığımız dönemler olmuştur ama atılan her manşette, yapılan her haberde, başlatılan her kampanyada, verilen her mücadelede Milliyet’i, Milliyet yapanın sizler olduğunuz asla unutulmadı, göz ardı edilmedi. Yoksa bugünlere başka türlü gelinemezdi.

Cumhuriyetimizin son 75 Yılı’na bizimle birlikte tanıklık eden, Modern Cumhuriyetimizin gelişmesine, güçlenmesine, binlerce yıllık gelenek ve göreneklerimizin akılla, bilimle, demokrasiyle, hukukla, çağdaşlıkla harmanlanmasına tanıklık eden, katkıda bulunanlarla birlikte yakın tarihimize bazen keyifli, bazen de hüzünlü yolculuklar yapacağız. Aslında bizim hikayemiz, bir anlamda sizin hikayeniz olacak.

Okuma yazmayı Milliyet’le öğrenenler, 3,4 kuşaktır Milliyet’le büyüyenler, en mutlu haberleri ilk Milliyet’ten duyanlar, evindeki kütüphanesini, beyaz eşyasını, çeyizini Milliyet’le düzenler, Çanakkale Şehitler Anıtı, Zap Köprüsü, sokak çeşmelerinin restore edilmesi, Baba Beni Okula Gönder Kampanyası ve daha niceleri hep sizin eserinizdi.

Çocuklar, gençler, eğitim, spor, sanat Milliyet’in vazgeçilmeziydi, dünden bugüne gelen bu gelenek yarın da devam edecek.

Milliyet, en eski okurlarımızın gözünde bugünkü kadar küçük olmayan bilinmezler dünyasının kapılarını kıran, en zor, en bilinmeyen coğrafyaları en renkli röportajlarıyla eve getiren gazeteydi, ekonomiye bakışı hep halkın cebine, sofrasına, çarşıya, pazara ve geleceğe yönelikti. Siyaset, bazen dozunu kaçırsak da olmazsa olmazımızdı. Herkesin ne yazdığından çok Milliyet’in ne yazdığı çok hep önemliydi!

Halk bize gelemiyorsa biz halkın ayağına gideriz diyerek Milliyet tırlarıyla adım adım Anadolu’yu dolaştık, Anadolu Kaplanları’nın sesi, soluğu olduk. Böyle bir gazetede magazine ne gerek var diyenlerin hey gidi günler “Hey” dediği pek çok dergiye, ilaveye, habere imza atmakla kalmadı, gerçekleştirildiği halk oyunları ve müzik yarışmalarıyla bir çağa damgasını vurdu.

Milliyet, Babali günlerinden yani Cağaloğlu‘ndan sonraki dönemlerde medyanın hemen her alanında öncü, kucaklayıcı ve bir o kadar da yenilikçi bir okul oldu. Medyada çok önemli isimler yetiştirdi, pek çok ünlünün de öncesinde ya da sonrasında nefes aldığı duraklardan birisi oldu. İnternet gazeteciliğinde olduğu gibi radyo ve televizyon yayıncılığının da kuluçka merkeziydi. Birçok yayın organı Milliyet’te doğdu, büyüdü, palazlandı… Bugüne kadar yüz milyonlarca okuyucuyla buluştuk, her biri ile aile gibiydik, şu anda pek çoğumuzun yeni bir organı haline gelen mobil telefonlar gibiydik, çağ değişse de, dünya değişse de gazeteler ve özellikle Milliyet farklı şekillerde de olsa daha nice 75 yıllar hep en yakınınızda olmaya devam edecek.

Neden mi? Halkın gözü, kulağı, dili; tarihin tanığı ve demokrasilerin olmazsa olmazı olduğu için.

Toplumlar bileşik kaplar gibidir. Dinamiklerin birbirinden etkilenmemesi mümkün değil. Kalıcılığının yolu ise işini mümkün olduğunca en doğru şekilde yapmaktan geçiyor. Atatürk’ün şu sözleri hep ilkemiz olmuştur:

“Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir. Basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir…”

Özetin özeti: Ülkeler, yarattığı markalar kadar güçlüdür. Milliyet de halkımızın 75 yıldır yaşam verdiği bu markalardan biridir. Bu nostaljik yolculuk, başta okurlarımız ve bizimle birlikte yola çıkan diğer markalar olmak üzere herkes için keyifli bir süreç olacaktır!..

Kaynak: Hürriyet / Abbas Güçlü

Number1 – Arçelik ortaklığı kazandırıyor

Number1 Fm ve Number1 Türk Fm, 16 Mart Pazar günü Galeri Gürses Büyük Arçelik Mağazası’ndan canlı yayın yapacak.

15:00 – 17:00 saatleri arasında ortak canlı yayını dinleyen ve mağazaya gelen dinleyicilerimize Arçelik’in birbirinden güzel hediyeleri olacak.

Adres: Zafer Mah.

Dumlupınar Cad.

No: 44

Bahçelievler / İstanbul

Arda Güler milli yıldızla aynı takımda buluşuyor

Inter transfer döneminde Hakan Çalhanoğlu faktörünü de kullanarak Arda Güler’i kadrosuna katmayı planlıyor.

Hakan Çalhanoğlu’nun takımı Inter, takıma bir milli oyuncuyu daha transfer etmeyi planlıyor.

Tuttosport’ta yer alan habere göre; Real Madrid, Arda Güler’i satmaya sıcak bakıyor ancak oyuncunun kontrolünü elinde tutmak istiyor. Bu yüzden kiralama veya geri satın alma opsiyonlu satış düşünüyor.

Bundesliga’dan Eintracht Frankfurt ve Bayer Leverkusen’in ilgisi olsa da Arda Güler, Serie A’ya ve özellikle Inter’e daha sıcak bakıyor. Inter’deki milli yıldız Hakan Çalhanoğlu, Arda Güler için önemli bir referans olabilir ve adaptasyon sürecini kolaylaştırabilir.

Geçen sezona oranla bu sezon forma süresinde inanılmaz bir düşüş yaşayan Arda Güler 29 maçta görev almasına rağmen sadece 1081 dakika sahada kalabildi. Arda Güler 3 kez gol sevinci yaşarken 5 kez de arkadaşlarına asist yaptı.

F.Bahçe dünyaları kaçırdı, penaltılarda yıkıldı

UEFA Avrupa Ligi son 16 turu rövanşında Fenerbahçe, Rangers’ı normal sürede 2-0 mağlup ettiği maçı penaltılara taşıdı. Sarı-lacivertliler penaltı atışları sonucunda sahadan 3-2 mağlup ayrılarak Avrupa’ya veda etti.

F.Bahçe dünyaları kaçırdı, penaltılarda yıkıldı!

Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi son 16 turunda evinde 3-1 mağlup olduğu ilk maçın rövanşında İskoçya’nın Rangers takımına konuk oldu.

Sarı-lacivertli ekip, 90 dakikasını 2-0 önde tamamladığı maçı uzatmalara taşıdı. Uzatma bölümünde kaçan sayısız golün ardından maç penaltı atışlarına gitti. Kanarya, penaltı atışlarının sonunda 3-2 kaybetti.

SZYMANSKI PERDEYİ AÇTI

19. dakikada rakibinin bileğine yaptığı müdahale ile ceza alanı girişinde yerde kalan Talisca hakemi aldatmaya yönelik hareket ettiği gerekçesi ile sarı kart gördü.

45. dakikada Fenerbahçe öne geçti. Soldan Kostic’in etkili ortasına ceza sahası içinde çapraz pozisyonda Szymanski’nin gelişine vuruşunda, top filelerle buluştu: 0-1. İlk yarı, Fenerbahçe’nin 1-0 üstünlüğüyle tamamlandı.

F.BAHÇE PENALTI BEKLEDİ

58. dakikada rakip yarı alan içine yapılan ortada Rıdvan Yılmaz’ın eline çarpan topta Fenerbahçe penaltı beklese de mücadelenin hakemi devam kararı verdi.

67. dakikada Kostic’in etkili ortasında ceza alanı içindeki Talisca kafayı vurdu. Top direk dibinden dışarı çıktı.

70. dakikada Ceza yayı sol tarafında topla buluşan Nedim Bajrami yerden vuruşunu yaptı, İrfan Can Eğribayat uzandı ve meşin yuvarlağı kontrol etti.

TURDA DENGELER DEĞİŞTİ

73. dakikada temsilcimiz Sebastian Szymanski ile farkı ikiye çıkarttı. Sağ kanatta rakibini geçerek ceza sahasına giren Mert Müldür son çizgiye inerek pasını altıpas sağ çaprazına doğru gönderdi. Bu noktaya hareketlenen Sebastian Szymanski tek vuruşla meşin yuvarlağı filelere yolladı: 0-2.

77. dakikada Fenerbahçe gole çok yaklaştı. Topa birlikte ceza yayı sağ çaprazına sokulan Dusan Tadic sol ayağının içi ile vuruşunu yaptı ancak top kalenin hemen sol tarafından dışarı gitti.

NESYRI FIRSAT TEPTİ

90+4. dakikada Edin Dzeko’nun pası ile penaltı noktası üzerinde topla buluşan Youssef En-Nesyri topu kalenin sağ üst tarafından dışarı yolladı ve maç uzatma devresine gitti.

İRFAN CAN AYAKTA TUTTU

100. dakikada Cerny’nin ceza alanı sağ dış çaprazından sert şutunda İrfan Can gole izin vermedi.

109. dakikada ceza yayı sol tarafından kullanılan serbest vuruşta James Tavernier doğrudan kaleyi düşündü ancak kalecimiz İrfan Can Eğribayat sol köşeye uzanarak gole izin vermedi.

116. dakikada Yusuf Ayçiçek, şık çalımlarla iki rakibinden sıyrıldı ve sol çaprazdan yakın direği düşündü ancak kaleci gole geçit vermedi.

119. dakikada Mert Hakan, ceza alanı içinde rakibinin müdahalesi ile yerde kaldı. Ancak maçın hakemi devam kararı verdi. Fenerbahçe’de yoğun itirazlar nedeniyle kulübeye 2 sarı kart çıktı. Maçın uzatma bölümü 2-0 tamamlanınca penaltı atışlarına geçildi.

Fenerbahçe penaltı atışlarını 3-2 kaybederek iki sezon üst üste penaltı atışları sonucunda Avrupa arenasına veda etti. Sarı-lacivertliler, 12 yıl sonra UEFA Avrupa Ligi’nde çeyrek finale çıkma umudunu kaybetti.

PENALTILAR

Rangers: Tavernier, Cerny, Hagi (x), Lawrence.

Fenerbahçe: Tadic (x), Dzeko, Djiku, Fred (x), Mert Hakan (x)

Özge Ulusoy’un Baba Özlemi. Senin gibi bir adamı adaletle uğurlamak istiyoruz

0

ABD heyeti Rusya’ya gidiyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dün yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın olumlu baktığı ateşkes teklifini Rus tarafına götüreceklerini açıklayarak, “Evet diyeceklerini umuyoruz. Top artık Rusların sahasında.” ifadelerini kullanmıştı. Konuya ilişkin bir açıklama da ABD Başkanı Trump’tan geldi. Trump, ABD heyetinin Rusya’ya gittiğini duyurdu. Öte yandan Rusya’ya da tehditlerde bulunan ABD Başkanı Trump, “İstersem Rusya’yı mahvedebilirim. Finansal açıdan Rusya’yı yıkabiliriz ama bunu istemiyorum.” ifadelerini kullandı. Öte yandan Beyaz Saray, Kiev’in 30 günlük ateşkese yeşil ışık yakmasının ardından Trump yönetiminin Ukrayna’ya istihbarat desteği ve savunma yardımı akışını yeniden başlattığını duyurdu.

ABD Başkanı Trump, İrlanda Başbakanı Micheal Martin’i Beyaz Saray’da kabulünde basın mensuplarına Rusya-Ukrayna gündemini değerlendirdi.

Trump, Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde dün ABD ile Ukrayna heyetleri arasında yapılan ve Ukrayna’nın 30 günlük geçici ateşkes konusunda mutabık kaldığı görüşmelerin başarıyla geçtiğini vurguladı.

“Dün (Cidde’de) büyük bir başarı elde ettik. Eğer yürürlüğe girerse tam bir ateşkes sağlayacağız. Bu iş artık Rusya’ya kalmış durumda.” diye konuşan Trump, bazı Amerikalı yetkililerin görüşmeler için Moskova’ya gittiğini belirtti.

Trump, “Her iki tarafla da iyi ilişkilerimiz var. Umarım Rusya’dan da ateşkesle dönebiliriz. Eğer bunu başarırsak, bence bu korkunç savaşı durdurmanın yüzde 80 yolu açılmış olur.” değerlendirmesini yaptı.

Söz konusu ateşkes anlaşmasını kabul etmesi için Moskova’ya nasıl baskı yapacağı ile ilgili bir soruya yanıt veren Trump, böyle bir duruma gerek kalmasını ummadığını söyledi.

ABD Başkanı, “Umarım buna gerek kalmaz. Evet, finansal anlamda hoş olmayacak şeyler yapabilirsiniz. Finansal olarak bir şeyler yapabilirim. Bu Rusya için çok kötü olur. Bunu yapmak istemiyorum çünkü barış istiyorum.” diye konuştu.

ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray’ın bahçesinde dün basın mensuplarına ABD ile Ukrayna arasındaki son görüşmeleri değerlendirmişti.

Trump, “Ukrayna bu anlaşmayı kabul etti ve umarım Rusya da kabul eder. Bugün ve yarın onlarla bir araya geleceğiz ve umarım bir anlaşmaya varabiliriz. Yani burada söz konusu olan tam bir ateşkes. Ukrayna bunu kabul etti ve umarım Rusya da kabul eder.” ifadelerini kullanmıştı.

Trump, “Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’nin yeniden Beyaz Saray’a davet edilip edilmeyeceği” yönündeki soruya ise “Evet, kesinlikle.” diye yanıt vermişti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le ateşkesle ilgili bu hafta görüşeceğini de ifade eden Trump, “Tango yapmak için iki kişi gerekir.” dedi.

AB, ABD’DEN FAYDALANMAK İÇİN KURULMUŞ

Öte yandan Trump, Oval Ofis’teki açıklamalarında, Avrupa Birliği’nin ABD’ye uzun yıllar “kötü davrandığı” yönündeki iddialarını tekrarladı.

AB’den ABD’ye uygulanan “haksız ticari muamelenin” kendi başkanlığı döneminde sona ereceğini kaydeden Trump, AB’nin kendilerine uyguladığı gümrük tarifelerinin aynısını onlara uygulayacaklarını belirtti.

“AB, ABD’den faydalanmak için kurulmuştur.” iddiasını dile getiren Trump, bir kez daha Avrupa ülkelerinin gümrük vergileri konusunda ABD’ye haksızlık yaptığını savundu.

KİMSE GAZZE’DEN ÇIKARILMIYOR

Gazze konusundaki bir soruya yanıt veren İrlanda Başbakanı Martin, tüm esirlerin serbest bırakılmasını öncelediklerini, bununla beraber herkesin ateşkese ihtiyacı olduğunu söyledi.

Martin, “Biz barışı pekiştirmek istiyoruz. Bu bizim temel prensibimiz. Rehinelerin serbest bırakılmasına gerçekten ihtiyacımız var. Hem de hepsinin. Sonra da ateşkese ihtiyacımız var, bunu pekiştirmeliyiz. Gazze’ye insani yardımın artmasına ihtiyacımız var.” değerlendirmesini yaptı.

Aynı muhabirin, “Peki ya Başkan Trump’ın Filistinlileri Gazze’den çıkarma planını onunla görüşüyor musunuz?” şeklindeki sorusuna Martin, “Kimse Filistinlileri sınır dışı etmiyor.” diye karşılık verdi.

TRUMP: İSTERSEM RUSYA’YI MAHVEDEBİLİRİM

CNN Türk ve Hürriyet ABD Temsilcisi Yunus Paksoy, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarını aktardı.

Paksoy’un açıklamaları şöyle:

Trump “Burada daha önce barış istemiyor gibi görünen birisi vardı. (Zelenski) Şimdi kabul etti. Şu an Rusya’ya giden bir heyetimiz var. Umuyorum ki ateşkese ulaşacağız.” ifadesini kullandı. Trump, “Eğer anlaşma yürürlüğe girerse ateşkes olacak. Şimdi her şey Rusya’ya bağlı Umarım Rusya’dan da bir ateşkes sağlayabiliriz. Eğer bunu başarabilirsek burada barışa giden yolun yüzde seksenini tamamlamış oluruz. Olumlu mesajlar aldım Rusya’dan ancak olumlu mesaj hiçbir şey ifade etmiyor. Ateşkesi kabul etmezlerse bu çok ciddi bir durum. Bu savaş üçüncü Dünya Savaşı’na yol açabilecek bir savaş. Bunun olmasına asla izin vermem.” diye konuştu.

Öte yandan Rusya’ya da tehditlerde bulunan ABD Başkanı Trump, “İstersem Rusya’yı mahvedebilirim. Finansal açıdan Rusya’yı yıkabiliriz ama bunu istemiyorum.” ifadelerini kullandı.

BEYAZ SARAY: UKRAYNA’YA İSTİHBARAT DESTEĞİ VE ASKERİ YARDIMA YENİDEN BAŞLADIK

Ulusal Güvenlik Konseyi (NSC) Sözcüsü James Hewitt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’daki ABD-Ukrayna görüşmelerinde önemli ilerleme sağlanmasının ardından Ukrayna’ya yeniden askeri yardıma başladıklarını belirtti.

İstihbarat desteği ve askeri sevkiyatlar, Başkan Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasında 28 Şubat’ta Oval Ofis’te yaşanan tartışmaların ardından askıya alınmıştı.

AB Üyeliği Stratejik Hedefimiz

Icardi profil fotoğrafını değiştirdi, sevgilisi İtalya pozlarını paylaştı

Dilber’den evlilik sinyali

İnci Taneleri dizisinde Dilber’i canlandıran Hazar Ergüçlü, evlilik sinyali verdi.

Bir yıldır DJ Artz olarak tanınan Efe Çelik ile aşk yaşayan oyuncu “Evliliğe bakış açınız nasıl?” sorusuna “Evlilik doğru kişiyle kesinlikle olabilir gözüyle bakıyorum” diye cevap verdi. Muhabirlerin “Efe Çelik doğru isim mi?” sorusuna ise “Bence doğru” yanıtını verdi. “Çok centilmen bir insan. Çok emek veriyoruz, çok seviyoruz birbirimizi. Birbirimize karşı çok özenli davranıyoruz” dedi.

Hande Erçel paspas yorumlarını okumamış. Beğenmediğim yerlerim var

Melek Mosso Bali’de hastanelik oldu, hayranlarını korkuttu

Kendini seven biri olmalı

Türk Halk Müziğinin güçlü sesi Elif Buse Doğan, aşk kapısının açık olduğunu açıkladı.

Sevgili kriterlerini de şöyle sıraladı: “Fiziki özellikten ziyade benim için hijyen ve temizlik önemli. Şöyle böyle olsun yok. Kendini seven biri olmalı. Belli yaşta, kendini tamamlamış, dertlerini kendi çözen, maddi ve manevi güçlü olan, ortak zevklerimizin olduğu biri olmalı.”

Türkan Şoray’ın ikonik makyajı trend oldu

Ali Koç’tan tarihi transfer kararı. Genç yıldız için 40 milyon euro isteyecek

UEFA Avrupa Ligi, Süper Lig ve Türkiye Kupası’nda yoluna devam eden Fenerbahçe’de kadro yapılanmasını da sürdürüyor. Sarı-lacivertliler gelecek sezon için şimdiden çalışmalara başladı.

Özellikle ilk 11’e monte edilecek yıldız futbolcuları kadrosuna katmaya çalışan Fenerbahçe’de takımdan ayrılacak isimler de olacak.

Fenerbahçe’de performansıyla yıldızlaşan isimler de şimdiden transfer pazarında adını duyurmaya başladılar.

YUSUF AKÇİÇEK PERFORMANSINDAN SÖZ ETTİRDİ

Sarı-lacivertlilerde bu sezon teknik direktör Jose Mourinho’nun ilk 11’de şans verdiği Yusuf Akçiçek gösterdiği performansla adından söz ettirdi. Mourinho’nun  UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Anderlecht ve Süper Lig’de oynanan Galatasaray derbisinde ilk 11’de şans verdiği Yusuf Akçiçek performansıyla geçer not almıştı.

ACUN ILICALI’DAN YUSUF AKÇİÇEK AÇIKLAMASI

Şimdiden Avrupa takımlarının radarına giren 19 yaşındaki stoper oyuncusu hakkında tv100’de açıklama yapan Fenerbahçe Asbaşkanı Acun Ilıcalı, “Yusuf için sözlü görüşme yaptık. Anderlecht maçından sonra Premier Lig’den bir sportif direktör ‘Şimdi 20 milyon Pound (24 milyon Euro) oldu’ diye bana mesaj attı. Ama satmayı düşünmüyoruz” demişti.

MAAŞINA ZAM YAPILACAK

Sabah’ın haberine göre Fenerbahçe, çok sayıda talibi çıkan Yusuf’un kafasını rahatlatmak için ücretini 1 milyon TL’den 10 milyon TL’ye çıkararak sözleşme süresini 2030’a kadar uzatmak için anlaşma sağladı.

40 MİLYON EURO BONSERVİS

Yönetimin, geleceğini çok parlak gördükleri oyuncunun bonservis bedelini 40 milyon Euro olarak belirlediği ve altındaki teklifleri değerlendirmeye almayacağı öğrenildi. Yöneticilerin yaptıkları toplantıda, “Yusuf bizim en önemli oyuncularımızdan. Gelecek yıl Şampiyonlar Ligi’nde kendini gösterdikten sonra değeri daha da artacak” görüşünde birleştikleri kaydedildi.

FERDİ KADIOĞLU’NU GERİDE BIRAKACAK

Yusuf 40 milyon euro bonservis bedeliyle satılması durumunda Fenerbahçe’den sezon başında İngiliz ekibi Brighton’a 30 milyon euro bonservis bedeliyle transfer olan Ferdi Kadıoğlu’nu geride bırakarak sarı-lacivertli takımın en yüksek bedelle satılan futbolcusu olacak.