Çırılçıplak Yaşayan Waorani Kabilesi Türkiye’ye Geldi
Amazon’da çırılçıplak yaşayan çok eşli Waorani Kabilesi Türkiye’ye geldi. Kabile üyeleri 28 Ocak-24 Şubat tarihleri arasındaki Türkiye seyahatinin ardından yaşadıkları Ekvador’un Amazon bölgesine döndü. maymun ve timsah yiyerek beslendikleri bilinen kabile üyeleri, Türkiye’de gördükleri küp şekere oldukça şaşırdı. İşte onların anlatımı…
Ekvador’un Amazon Ormanları’nda yaşayan ilkel Waorani Kabilesi üyeleri, Türkiye’de ilk kez modern yaşamla tanıştı. Mayra, Wareka ve Cominta isimli kabile üyeleri, İstanbul, Anıtkabir ve Tuz Gölü’nün ardından geldikleri Bursa’da, kayakseverlerin ‘beyaz cennet’ olarak tanımladığı Uludağ’ın zirvesinde karla tanıştı. Kabile üyeleri soğuğu sevmezken, Türk mutfağı ise kendilerinde hayranlık uyandırdı.

1956 yılında 5 Hristiyan misyoner tarafından ilk temasın sağlandığı Ekvador’un Amazon bölgesinde yaşayan ilkel Waorani Kabilesi ile iletişim kuran sosyal medya fenomeni ve içerik üreticisi Alper Rende, köylerinde birlikte vakit geçirdiği kabileden 1’i kadın 3 kişiyi, önce kendi ülkelerinin şehir merkezine götürdü, ardından da Türkiye’ye getirdi. Mayra, Wareka ve Cominta isimli kabile üyeleri, İstanbul’a gelmek için ilk kez kıyafet giydi, uçağa bindi ve kalabalığın arasına karışarak modern yaşamla tanıştı. Ankara ziyaretlerinde Atatürk’ün huzuruna çıkan 3 kabile üyesi, Tuz Gölü’nü de görme fırsatı buldu. Yaşadıkları köyden, kuş bakışı 11 bin 568 kilometrelik bir yolculuğun ardından geldikleri Bursa’da Türkiye’nin önemli kış turizmi merkezlerinden Uludağ’ın zirvesinde karla tanışan Mayra, Wareka ve Cominta soğuğu sevmezken, Türk mutfağı kendilerinde hayranlık uyandırdı.

Kabile üyeleri 28 Ocak-24 Şubat tarihleri arasındaki Türkiye seyahatinin ardından yaşadıkları Ekvador’un Amazon bölgesine döndü.
Seyahatlerini organize eden Alper Rende, Türkiye seyahati öncesinde kabile ile farklı zamanlarda 15 gün beraber yaşayıp, hayatlarını ve orada yaşadığı tecrübeleri de kayda aldı. İspanyolca konuşan kabile üyeleri ile tercüman aracılığıyla çoğunlukla da beden diliyle anlaşan Rende, Ekvador’un Coca şehrinden 15 saatlik bir kano yolculuğu sonrası ulaştığı köydeki kabile üyelerinin, daha önce hiç şehir yaşamını görmediklerini belirterek, “Bu arkadaşlarla birlikte daha önce kabile hayatını belgeselleştirdiğimiz bir video çekmiştik. Amazon Ormanları’ndan geliyorlar ama öncesinde ben onların yanına gittim. İlk gittiğimde 9 gün kadar onlarla kaldım. Daha sonrasında, birlikte onların ülkesinin şehir merkezine gittik, oraları gördüler. Daha sonra bir kez daha onların yanına gittim. Onlarla 1 hafta kaldım ve şimdi de onları Türkiye’ye getirdim. Şehir hayalleri vardı ve biz de aslında onu gerçekleştirdik. Karşılıklı kültür alışverişi yaptık. Hem de onların kültürüne ortak oldum. Şimdi de onlar bizim kültürümüze ortak oluyorlar” diye konuştu.

‘KAFALARINDAKİ TÜYLER, SEVGİ, BARIŞ VE KARDEŞLİĞİ TEMSİL EDİYOR’
Türkiye’de kabile üyelerine yönelik ilginin yoğun olduğunu ve onlarla fotoğraf çekilmek istendiğini belirten Alper Rende, “Bizi her görenden, ‘Nasıl yardımcı olabiliriz? Gelin şurada misafir olun, şunları gönderelim, lütfen denesinler, köylerine götürsünler’ diye çok fazla geri dönüş aldık. Yaklaşık 25 günlüğüne Türkiye’ye geldiler. Daha sonrasında kendi memleketlerine dönecekler. Kafasındaki tüyleri çok merak edip soranlar oluyor. Özellikle bizim videomuzda bu tüyle birlikte gözükmek istediler ve ben de neden olduğunu sorduğumda, ‘Sevgi, barış ve kardeşliği temsil ediyor’ dediler. Şu anda da Uludağ’dayız. Yani karın en çok olduğu yerlerden bir tanesindeyiz. Bugün biraz kayak yaptık. Kızak denedik. Çok da keyif aldılar” dedi.



Güçlü büyüyen Turkcell’den güçlü yatırım
Turkcell, 2024 yılına ilişkin finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç şirketin sürdürülebilir büyümesini devam ettirdiğini belirterek, “30. kuruluş yıldönümümüzü kutladığımız bu özel yılda Turkcell Grubu’nun toplam gelirleri yıllık bazda %7,8 büyüyerek 166,7 milyar TL’ye, net kârı ise 23,5 milyar TL’ye ulaştı. Şirketimizin FAVÖK marjı %41,9 oldu. Türkiye’nin Turkcell’i olarak geçtiğimiz yıl işimize, ülkemize ve insanımıza yaptığımız toplam yatırım 54,8 milyar TL olurken, yatırımcılarımıza toplam 6,3 milyar TL kâr payı dağıtımını da gerçekleştirdik” dedi.

Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi Turkcell, 2024 yılı finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. 30’uncu yılında güçlü büyümesini devam ettiren Turkcell’in mobil faturalı abone sayısı, son 15 yılın rekorunu kırarak 1,9 milyon büyüdü ve 29,1 milyonu aştı. FAVÖK marjı, yıllık bazda %41,9 seviyesinde gerçekleşti. 2024 yılı grup gelirleri %7,8 artarak 166,7 milyar TL’ye ulaşırken; net kâr ise Ukrayna operasyonunun satışının da katkısıyla 23,5 milyar TL seviyesinde kaydedildi.
“Başarılarla dolu bir yılı geride bıraktık”
Turkcell’in başarılarla dolu bir yılı geride bıraktığını vurgulayan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, şu mesajları verdi: “30. yılımızda, köklü temellerimiz ve yenilikçi vizyonumuzla paydaşlarımız için sürdürülebilir değer oluşturma hedefimize kararlılıkla ilerledik. Küresel ekonomideki dalgalanmalar ve belirsizliklere rağmen müşteri odaklı yaklaşımımız ve stratejik aksiyonlarımız sayesinde güçlü bir performans sergiledik. Varlıklarımızdan değer oluşturma odağı çerçevesinde Ukrayna’daki şirketlerimizin satışını tamamlayarak jeopolitik risklerimizi azalttık ve nakit pozisyonumuzu daha da güçlendirdik. Ayrıca, olağan genel kurul toplantısında temettü politikamız doğrultusunda alınan karar uyarınca, toplam brüt 6,3 milyar TL kâr payı dağıtımını gerçekleştirdik. Önümüzdeki yıl da stratejik hamlelerle tüm paydaşlarımız için yine sürdürülebilir bir değer ortaya koymayı hedefliyoruz.”

Mobil faturalı abonede son 15 yılın rekoru
Mobil segmentin lideri olarak uzun vadeli ve sürdürülebilir büyümeye öncelik verdiklerini belirten Dr. Ali Taha Koç, “Turkcell olarak izlediğimiz strateji ile ARPU artışı ve abone bazını büyütme dengesini sağlıklı bir şekilde yönettik. Toplam abone bazımız yıllık 578 bin artışla 43,1 milyon oldu. Mobil faturalı abone bazımız ise, son 15 yılın rekoruyla 1,9 milyon büyüyerek 29,1 milyonu aştı. Faturalı abone oranı yıllık bazda 5 puan yükselerek %76 seviyesinde gerçekleşti. Faturalı abone bazındaki genişleme sayesinde, Mobil ARPU %10,4 artış gösterdi” dedi.
Genel Müdür Dr. Ali Taha Koç şöyle devam etti: “Yaptığımız fiber yatırımlarını aboneye dönüştürme konusunda ise oldukça başarılı bir yıl geçirdik. Sabit genişbant segmentinde, uçtan uca fiber hizmetimizi daha fazla aboneye ulaştırma hedefimizi sürdürdük. Bu kapsamda, Turkcell fiber abone bazımız 2024 yılında 168 bin artış göstererek 2,5 milyon seviyesinde gerçekleşti. Fiber segmentinde abone dönüşüm oranı yıllık bazda 1,7 puan artış göstererek %42,7 seviyesine ulaştı. Bir kez daha belirtmek isterim ki; Sayın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun fiber altyapıda imtiyaz sözleşmesi için yaptığı çağrıyı memnuniyetle karşıladık. Bu çağrıyı ve rekabet koşullarını gözeterek yapılacak ihaleye katılmayı bir görev olarak kabul ediyoruz. Türkiye’nin Turkcell’i olarak mobil iletişimde verdiğimiz dünya standartlarındaki hizmeti, fiber altyapı alanında da ülkemize sunmaya ve bu milli sorumluluğu üstlenmeye hazırız.”
“Veri merkezi işletmeciliğinde liderliğimizi sürdürüyoruz”
Dr. Ali Taha Koç, “Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalsın” ilkesiyle yola çıktıkları veri merkezi işletmeciliği işinin gelirleri hakkında da bilgi verdi: “Pazar lideri olduğumuz veri merkezi işimize bu zamana kadar 467 milyon Euro yatırım yaptık. Yüksek kapasite ve üstün teknolojik altyapımız sayesinde 2024 yılında veri merkezi ve bulut hizmetleri gelirlerimiz %46 büyüme kaydetti. Yıl sonu itibarıyla 41,4 MW aktif IT kapasitesine ulaşan veri merkezlerimize 2025 yılı içerisinde yeni modüller ekleyerek, 8,4 MW yeni kapasite kurmayı hedefliyoruz. Uptime Institute tarafından dizayn, uygulama ve operasyon alanında verilen Tier III sertifikalarını aynı anda almaya hak kazanan Türkiye’deki ilk şirket olarak, veri merkezi işletmeciliğinde standartları belirliyoruz. Önümüzdeki yıllarda da bu alandaki yatırımlarımıza devam ederek, pazardaki liderliğimizi pekiştirmeyi amaçlıyoruz.”
Techfin segmentinin gruba güçlü katkısı
Paycell ve Financell markalarından oluşan techfin segmentinin 2024 yılını güçlü büyümeyle kapattığı bilgisini paylaşan Dr. Ali Taha Koç, şunları söyledi: “Sunduğu yenilikçi ödeme servisleri ile tüketicilerin alışkanlıklarını değiştiren Paycell, hizmet verdiği tüm dikeylerde büyüme sergiledi ve yıllık bazda %25 büyüme kaydederek gelirlerini 3,9 milyar TL seviyesine çıkardı. FAVÖK marjı 0,5 puan iyileşerek %43 seviyesinde gerçekleşti. Öte yandan, bireysel ve ticari finansman alanında faaliyet gösteren Financell, büyüyen kredi portföyü sayesinde 2024 yılında gelirlerini %32,8 yükseltti. Kredi portföyünün büyümesinde, bu yıl devreye aldığımız kişiye özel faiz uygulamamız sayesinde daha kapsamlı müşteri segmentlerine hizmet verebilmemiz önemli rol oynadı. Böylece, 2024 yılında da mikrokredi alanında lider finansman şirketi konumumuzu devam ettirdik.”
“Arazi tipi 3 güneş enerjisi santralimizi devreye aldık”
Turkcell için sürdürülebilirliğin stratejik bir odak alanı olduğunu hatırlatan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç şunları söyledi: “Turkcell olarak, sadece insanlara değil, tüm canlılara ve yaşadığımız çevreye de değer veriyor, gelecek nesillerin dünyasının daha yaşanabilir olması amacıyla hareket ediyoruz. Bu kapsamda teknolojinin gücünü kullanarak tüm işlerimizi daha çevreci, verimli ve sürekliliği olan bir modele dönüştürmek adına sürdürülebilirlik alanındaki yatırımlarımızı hızlandırdık. Enerji yoğun bir sektörde faaliyet gösteren bir şirket olarak, elektrik ihtiyacımızın yüzde 100’ünü yenilenebilir enerji sertifikalı kaynaklardan karşılıyoruz. Ayrıca, 2024 yıl sonu itibarıyla 54 MW kapasiteye sahip arazi tipi güneş enerjisi santrallerimizin (GES) kurulumunu tamamlayarak Uşak ve Van’da 3 sahamızı devreye aldık. Toplamda 7 farklı ilde ve 11 lokasyondaki GES’lerimizin kurulu gücünü 2026 yılı sonuna kadar 300 MW’a çıkarmayı hedefliyoruz. İzmir Karadağ’da faaliyet gösteren 18 MW kurulu güce sahip rüzgâr enerjisi santralimiz de sürdürülebilirlik stratejimize katkı sağlıyor. Bu yatırımlarımız doğrultusunda, 2050 yılında net sıfır şirket olma hedefimiz kararlılıkla devam ediyor.
Son 10 yılda sosyal fayda projelerine 300 milyon dolardan fazla yatırım
“Çevreye olan etkimizi en aza indirip çocuklarımıza çok daha yaşanabilir bir dünya emanet etmek adına var gücümüzle çalışıyoruz. 2019’dan beri devam eden ‘Eğitime Dönüştür’ projesi bu bilincin çok anlamlı bir yansıması oldu. Bu proje kapsamında 14 tonu 2024 yılında olmak üzere, toplamda yaklaşık 50 ton tekno atık toplayarak geri dönüşüme kazandırdık ve yüzlerce çocuğun eğitimine destek olduk.
Bunun yanında 2016 yılından bu yana devam eden Turkcell Zekâ Gücü projemiz kapsamında, Türkiye’nin 55 şehrinde hayata geçirdiğimiz 87 teknoloji sınıfıyla her yıl 66 binden fazla öğrenciye ulaşıyoruz. Projeyle öğrenciler bugüne kadar ulusal ve uluslararası yarışmalarda 400’den fazla ödül ve şampiyonluk kazandı. Zekâ Gücü, çocuklarımızın teknolojiyi sadece tüketen değil aynı zamanda üreten, farkındalığı yüksek bireyler olarak yetişmesine büyük katkı sağlıyor.
Birçok sosyal sorumluluk projelerimizin yanı sıra; sporun, kültür ve sanatın herkes tarafından eşit erişilebilir olması için çalışıyoruz. Kadın-erkek, çocuk-yaşlı ve dezavantajlı bireylerin tüm spor ve kültür sanat aktivitelerine erişimi için sponsorluklar gerçekleştiriyoruz. Milli Takım sponsorluklarımız ve spor federasyonlarımıza verdiğimiz desteklere de devam ediyoruz” dedi.
2025’te yüzde 42 FAVÖK marjı hedefi
5G ihalesinin yapılacağı 2025 yılı, Turkcell’in yatırımlarına hız verdiği, telekom faaliyetlerinin yanı sıra veri merkezi işletmeciliği ve sürdürülebilir enerji odağına yoğunlaştığı bir faaliyet yılı olacak. Bu yıl için %7-%9 reel gelir büyümesi ve %41-%42 FAVÖK marjı gerçekleştirmeyi hedefleyen Turkcell; yatırımlarının gelirlerine oranının ise yaklaşık %24 seviyesinde olmasını öngörüyor.
Turkcell’e yabancı yatırımcıdan yoğun ilgi, yüksek güven
Dr. Ali Taha Koç, 2024 performansına dair şu değerlendirmeleri yaptı: “Hem şirketimiz hem de ülkemiz için önemli bir başarıya imza atarak, toplam 1 milyar dolar değerinde, Turkcell tarihinin en büyük uluslararası tahvil ihracını gerçekleştirdik. Ocak ayında ihraç ettiğimiz nominal değeri 500 milyon dolar olan 5 yıl vadeli tahvil ile 500 milyon dolar nominal değerli 7 yıl vadeli ilk sürdürülebilir tahvil, zorlu piyasa koşullarına rağmen yatırımcılardan büyük bir ilgi gördü. Bu başarı, Turkcell’in finansal gücünü ve uluslararası yatırımcıların şirketimize ve ülkemize duyduğu güveni bir kez daha ortaya koydu. Elde ettiğimiz bu fonu, dijital altyapımızı daha da güçlendirmek ve sürdürülebilir projelerimizi hayata geçirmek için kullanacağız.
Mabel Matiz’in son hali olay oldu

Mabel Matiz kısa süre önce saç estetiği yaptırdığını açıklamıştı. “Küçük bir operasyon. Ufak bir sıkılaştırma yaptırdım” diyerek estetik işlemini duyuran şarkıcının bugün Instagram hesabından paylaştığı yeni imajı hem beğenildi hem de eleştirildi.

Matiz’e sosyal medyada “Eski hali daha iyiydi”, “Kendine bunu niye yaptın?” gibi yorumlar yapılırken, “Fena olmamış”,”Beğendim” diyerek destek veren de oldu.

L-Gante, Icardi ile özel yazışmalarını ifşa etti
Wanda Nara’nın yeni sevgilisi L-Gante, Mauro Icardi’nin mesajları ifşa etti. L-Gante bu hamlesinin ardından Icardi ile Nara’nın yeni sevgilisi sosyal medyada birbirine girdi. Icardi, kendisine Nara ile uğraşmayı bırakmasını ve psikoloğa gitmesini öneren L-Gante, “Wanda’nın beni kıskandırmak için yanına aldığı kuklalarla tartışmam” yanıtını verdi.

Wanda Nara ile ayrılık sürecinde olan ve China Suarez ile yeni bir aşka yelken açan Arjantinli futbolcu Mauro Icardi, bu kez de Nara’nın sevgilisi rapçi L-Gante’nin iddialarıyla gündeme geldi.

Sosyal medya üzerinden Icardi ile yaptığı özel yazışmaları paylaşan L-Gante, futbolcuyu sert sözlerle hedef aldı.

L-Gante’nin açıklamalarına sessiz kalmayan Mauro Icardi ise rapçiye doğrudan yanıt verdi. Yıldız futbolcu, Wanda Nara’nın L-Gante’yi kendisini kıskandırmak için kullandığını öne sürdü.

L-Gante’ye “Wanda’nın beni kıskandırmak için yanına aldığı kuklalarla tartışmam. Ayrıca kendini ele veriyorsun. Seni papağan gibi gezdirip duran o. Ona saygı duymaya devam et ama dikkatli ol, çünkü her zaman geri dönüyor. Geçen hafta birlikte olduğumuza dair çıkan haberi görmedin mi? Wanda Nara beni geri kazanmaya çalışıyordu. Ama ben ona hayır dedim. Aşağılanmış bir kadının oyununa düştün. Ve merak etme, kıskandırdığı tek kişi sen değilsin.” yanıtını verdi.
Edis sahne şovuyla standartları zorladı

16 kişilik dans ekibiyle sahnenin tozunu attıran şarkıcı, enerjisiyle müzikseverleri bir dakika oturtmadı.

Edis’in, iki saatlik performansı alkış yağmuruna tutuldu.
97’nci Akademi Ödülleri sahiplerini buldu
Sinema dünyası bir kez daha büyük ödül heyecanını yaşadı. ABD’de Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi (Academy of Motion Picture Arts and Sciences) tarafından verilen Oscar ödülleri bu yıl 97’nci kez sahiplerini buldu.
Los Angeles’taki Dolby Tiyatrosu’nda düzenlenen törende sinema sektörünün kamera önünde ve arkasında emek veren yıldızlar bir araya geldi.
Ana sunuculuğunu Conan O’Brien’ın üstlendiği törene damgasını vuran film Anora oldu. Toplam altı dalda aday gösterilen film, bunların beş tanesini kazandı.

22 YIL SONRA İKİNCİ OSCAR’INI ALDI
Bu yılki törenin sürprizlerinden biri de Adrien Brody’nin 22 yıl sonra ikinci Oscar Ödülü’nü kazanması oldu Brody 2003 yılında henüz 29 yaşındayken Piyanist filmiyle yine en iyi erkek oyuncu dalında Oscar kazanmıştı. Bu yıl da The Brutalist ile aynı ödüle değer görüldü.
Ünlü oyuncu, teşekkür konuşması sırasında çok heyecanlıydı… Bir ara gözyaşlarını tutmakta zorlandı. Brody, konuşmasında uzun süredir birlikte olduğu hayat arkadaşı Georgina Chapman ve onun iki çocuğuna da teşekkür etti.
40 yılı aşkın kariyerinde ilk kez Oscar’a aday gösterilen Demi Moore ise törenden eli boş döndü. Ünlü oyuncu Oscar’ı genç meslektaşı Mikey Madison’a kaptırdı.
Bu arada gecede bir de tarih yazıldı…
Wicked filmiyle en iyi kostüm tasarımı dalında Oscar kazanan Paul Tazewell, bu ödüle değer görülen ilk Afro Amerikalı olarak tarihe geçti.

40 YILDA BİR OSCAR ADAYI OLMUŞTU ONU DA KAÇIRDI
Aslına bakılırsa her ödül töreninde sevinenler ve tabii bir de hayal kırıklığına uğrayanlar olur… Ama bu yılki Oscar töreninde bu durum her zamankinden biraz daha ‘gürültülü’ bir şekilde dile getirildi.
Özellikle de en iyi kadın oyuncu dalında Oscar’ı Mikey Madison’ın alması Demi Moore’un hayranlarını hayal kırıklığına uğrattı.
The Substance adlı filmle bunca yıllık kariyerinde ve 62 yaşında ilk kez Oscar adayı oldu Demi Moore. Öyle ki artık yıldızın “şeytanın bacağını kırdığına” yani ödülü alacağına kesin gözüyle bakılıyordu.
Ama öyle olmadı. En iyi kadın oyuncu ödülü açıklandığında birçok insan büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Çünkü ödül Anora filmiyle 25 yaşındaki Mikey Madison’a gitti.

‘İKİSİNİN ÖDÜLÜNÜ ÇALDILAR
‘Demi Moore’un hayranları da hemen sosyal medyada koştu… Bu yapılanın Moore’a haksızlık olduğunu ve bu küçümsemenin Oscar tarihine geçeceğini savunan dizi dizi mesajlar paylaşıldı.
Bazı kişiler “Demi dururken bu ödülü alan tanınmamış kız da kim?” diye sordu.
Bu arada en iyi erkek oyuncu ödülü için de sosyal medyada bazı tartışmalar yaşandı.
Aslında birçok kişi Adrien Brody’nin gayet iyi bir oyuncu olduğunu savundu ama belli ki gönüllerinde başka bir isim vardı: Timothee Chalamet. Bu gruptakiler de Demi Moore ile Chalamet’yi aynı kefeye koyup “İkisinin de ödülünü çaldılar” yorumunu yaptı.
İşte 97’nci Oscar Ödülleri’nde en iyiler:

En iyi film: Anora (Sean Baker)

En iyi erkek oyuncu: Adrien Brody (The Brutalist)

En iyi kadın oyuncu: En iyi kadın oyuncu: Mikey Madison (Anora)

En iyi yönetmen: Sean Baker

En iyi uluslararası film: I’m Still Here (Brezilya: Walter Salles)

En iyi orijinal senaryo: Anora (Sean Baker)

En iyi uyarlama senaryo: Peter Straughan (Conclave)

En iyi yardımcı erkek oyuncu: Kieran Culkin (A Real Pain)

En iyi yardımcı kadın oyuncu: En iyi yardımcı kadın oyuncu: Zoe Saldana (Emilia Perez)

En iyi uzun metrajlı animasyon film: Flow (Gints Zilbalodis, Gregory Zalcman, Ron Dyens, Matiss Kaza)

En iyi kısa animasyon: In the Shadow of the Cypress (Shirin Sohani ve Hossein Molayemi)

En iyi kostüm tasarımı: Paul Tazewell (Wicked)

En iyi makyaj ve saç tasarımı: Marilyne Scarselli, Pierre Olivier Persin, Stephanie Guillon (The Substance)

En iyi kurgu: Anora (Sean Baker)

En iyi yapım tasarımı: Wicked (En iyi yapım tasarımı: Wicked (Nathan Crowley, Lee Sandales)

En iyi orijinal şarkı: Emilia Perez (El Mal- (Clément Ducol, Jacques Audiard, Camille Dalmais)
En iyi kısa belgesel: The Only Girl In The Orchestra (Molly O’Brian, Lisa Remington)

En iyi uzun metraj belgesel film: No Other Land (Rachel Szor, Hamdan Ballal, Basel Adra, Yuval Abraham)

En iyi ses: Dune Part 2 (Richard King, Gareth John, Ron Bartlett)

En iyi görsel efekt: Dune Part 2 (Stephen James, Rhys Salcombe, Paul Lambert, Gerd Nefzer)

Live Action Kısa Metraj: I’m Not A Robot (Victoria Warmerdam, Trent)

En iyi sinematografi: Lol Crawley (The Brutalist)

En iyi müzik: The Brutalist (Daniel Blumberg
geçti.

İTFAİYE GÖREVLİLERİ AYAKTA ALKIŞLANDI
Los Angeles’ta ocak ayında çıkan büyük yangında görev alan itfaiye görevlileri de törenin sürpriziydi.. Sunucu Conan O’Brien’ın davetiyle sahneye çıkan itfaiye görevlileri konuklar tarafından ayakta alkışlandı.
Los Angeles’ta ocak ayında çıkan büyük yangında görev alan itfaiye görevlileri de törenin sürpriziydi.. Sunucu Conan O’Brien’ın davetiyle sahneye çıkan itfaiye görevlileri konuklar tarafından ayakta alkışlandı.
O’Brien “Onlar birer kahraman” diyerek itfaiye görevlilerini sundu.

‘FİLİSTİNLİ KARDEŞİM BENİM GİBİ ÖZGÜR YAŞAYAMIYOR
En iyi uzun metraj belgesel ödülünü kazanan No Other Land adlı filmin biri Filistinli diğeri İsrailli olan iki yönetmeni etkileyici bir teşekkür konuşması yaptı.
2019 ile 2023 yılları arasında çekimi tamamlanan filmin Filistinli yönetmeni Basel Adra, kısa süre önce bir kızı olduğunu ve onun hayatının kendisininki gibi olmayacağını umduğunu söyledi.
Filmin, Filistinli kardeşlerinin uzun yıllardır katlandığı acı gerçeği yansıttığı belirten Adra (Dünyayı adaletsizliği durdurmak ve Filistin halkının etnik temizliğini durdurmak için ciddi adımlar atmaya çağırıyoruz” dedi.
No Other Land’in İsrailli yönetmeni Yuval Abraham ise “Basel’e baktığımda kardeşimi görüyorum, ama eşit değiliz” diye konuştu. Ben özgür yaşarken Basel’in hayatını kontrol edemediği yasalar altında yaşıyor” diye sürdürdü sözlerini. Abraham, ABD’nin dış politikasının da bu konuda olumlu gelişmeleri engellediğini söyledi.
Abraham ” Basel halkı gerçekten özgür ve güvendeyse benim halkım gerçekten güvende olabilir. Başka bir yol var. Yaşam için, yaşayanlar için çok geç değil” diyerek tamamladı sözlerini.
Usta sanatçı Edip Akbayram hayatını kaybetti

Geçirdiği zatürre hastalığı nedeniyle bir süre hastanede tedavi gören sanatçı Edip Akbayram, taburcu edildikten sonra evinde düşmesi sonucu 9 Ocak’ta yeniden hastaneye kaldırıldı. İç kanama geçirdiği belirlenen sanatçı, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakım servisine alınarak tedavisine başlandı. 52 gündür yoğun bakımda tedavisi süren Edip Akbayram, doktorların tüm müdahalelerine rağmen bugün saat 19.30’da çoklu organ yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetti.
AİLESİ HASTANEYE GELDİ
Acı haberi alan sanatçının eşi Ayten Akbayram ve kızı Türkü Akbayram hastaneye geldi.
HASTANEDEN AÇIKLAMA
Sanatçı Edip Akbayram’ın hayatını kaybettiği Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden yapılan açıklamada, “Yoğun bakım ünitemizde 52 gündür tedavisi devam etmekte olan, eserleri ve sesiyle milletimizin gönlünde taht kuran, Türk müziğimizin unutulmaz isimlerinden Ahmet Edip Akbayram’ı, 2 Mart 2025 tarihi akşam saatlerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kaybettik. Haydarpaşa Numune Hastanesi olarak çok üzgünüz. Tüm sevenlerine ve ailesine sabırlar dileriz. Başımız sağ olsun” ifadelerine yer verildi.
CENAZE PROGRAMI NETLEŞTİ
Sanatçı Edip Akbayram için 4 Mart Salı günü saat 11.00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda tören düzenlenecek. Törenin ardından Teşvikiye Camii’ndeki öğle namazı sonrasında kılınacak cenaze namazının ardından sanatçının cenazesi Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilecek.
KUBAT: BABAMIZDI, BİR DEVİR KAPANDI’
Acı haberi duyarak hastaneye gelen sanatçı Kubat, “Hepimizin başı sağ olsun. Hiçbir şey hissedemiyorum. İnanılmaz üzgünüm. Babamızdı, bir devir kapandı. Bütün müzik camiasının, bütün sevenlerinin, ailesinin başı sağ olsun. Yeri doldurulamaz bir abimiz. Çok büyük bir değer” dedi.
İstanbul İl Sağlık İl Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, “Ülkemizin değerli sanatçılarından Edip Akbayram, yaklaşık iki aydır tedavi gördüğü Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Sağlık ekiplerimiz tarafından kendisine en ileri düzeyde bakım ve tedavi uygulanmış olup, tüm çabalara rağmen maalesef kurtarılamamıştır. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat camiasına başsağlığı dileriz” denildi.

EDİP AKBAYRAM KİMDİR?
“Güzel Günler Göreceğiz”, “Hasretinle Yandı Gönlüm” ve “Aldırma Gönül” gibi şarkılarıyla sevenlerinin gönlünde taht kuran Edip Akbayram, 29 Aralık 1950’de Gaziantep’te doğdu.
Dokuz aylıkken çocuk felcine yakalanan ve çocukluğu hastalıkla geçen Akbayram’ın müzikle ilişkisi küçük yaşlarda bir orkestra kurmasıyla başladı.
Amatör olarak evlerinin yakınındaki bir düğün salonunda çalışan Akbayram, lise döneminde ise arkadaşlarıyla beraber kurdukları orkestrada, Karacaoğlan ve Pir Sultan’ın deyişleri üzerine besteler yaparak müzikle bağlarını sağlamlaştırdı.
İlk plağında yer alan “Kendim ettim kendim buldum” şarkısını lise yıllarında hayata geçiren Akbayram’ın grubunun adı ”Siyah Örümcekler”di.
Müzik kariyerine Gaziantep’te başlayan ve bir süre orada devam eden Akbayram’ın ikinci durağı ve sahneye çıktığı şehir ise Adana oldu.
Akbayram, 1968 yılında liseyi bitirmesinin ardından İstanbul’a giderek, doktor olma hayali için sınavlara girdi ve diş hekimliği bölümünü kazandı.
Diş hekimliği bölümü ile müzik arasında seçim yapmak zorunda kalan Akbayram, müziği seçerek 1971 yılında Altın Mikrofon Yarışması’na katıldı. Usta sanatçı, yarışmada, Aşık Veysel’in şiirinden esinlenerek hayata geçirdiği ilk bestesi olan “Kükredi Çimenler” ile birinci oldu.
Dostlar Orkestrası’nı 1974 yılında kuran Akbayram, Anadolu pop müziğinin önde gelen isimlerinden biri oldu.
“Kara Kuzu”, “Deniz Üstü Köpürür” ve “Garip” adlı eserleri hafızalara kazınan, “Aldırma Gönül” ve “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” adlı parçalarıyla satış rekorları kıran Akbayram, geniş bir hayran kitlesi kazandı.
Aldığı ödüllerin arasına Altın Plak’ı da yazdıran sanatçının 250’ye yakın ödülü bulunuyor.
Fenerbahçe, Antalyaspor’u 3-0 yenerek fırsatı tepmedi
Fenerbahçe lider Galatasaray’ın puan kaybettiği haftada fırsatı kullandı. Antalyaspor’u Kadıköy’de 3-0 mağlup eden ve ligin bitimine 11 hafta kala çok önemli bir eşiği geçen Fenerbahçe, ezeli rakibi ile puan farkını 4’e düşürdü.

Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında Fenerbahçe Kadıköy’de Antalyaspor’u ağırladı. Geçtiğimiz hafta derbide arzuladığı 3 puanı alamayan ve 1 puana razı olan sarı lacivertliler, şampiyonluk yarışındaki lider Galatasaray’ın puan kaybettiği haftada hata yapmadı.
Sarı kırmızılıların Kasımpaşa deplasmanında 3-3 berabere kalmasının ardından puan farkını eritme şansı bulan Kanarya, Ülker Stadı’nda 3 puanı alarak fırsatı kullandı.
Ligde 10 maçtır mağlup olmayan Fenerbahçe, Antalya galibiyeti ile birlikte puanını 61’e çıkardı.
Ligin bitimine 11 hafta kala çok önemli bir eşiği geçen Fenerbahçe, Galatasaray ile puan farkını 4’e düşürdü.
İŞTE MAÇIN GOLLERİ
Fenerbahçe, 9. dakikada Mert Müldür’ün golü ile maçta öne geçti. Sol kanattan kazanılan korneri kullanan Sebastian Szymanski’nin ceza alanına gönderdiği ortasına yükselen Mert Müldür, altıpas içinden gelişine yaptığı kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı Kenan Piric’in sağından ağlarla buluşturdu.

26. dakikada Dusan Tadic’in golü ile maçta fark ikiye çıktı… Edin Dzeko, Çağlar Söyüncü, Dusan Tadic arasındaki üçlü paslaşma sonucunda topla buluşan Dusan Tadic, altıpas önünden gelişine yaptığı sert vuruşla meşin yuvarlağı Kenan Piric’in yanından ağlara yolladı.
30’da Fenerbahçe, Youssef En-Nesyri’nin golü ile maçta farkı üçe çıkardı. Filip Kostic’in ceza alanında sol çaprazdan yaptığı vuruşta Kenan Piric topu uzaklaştırdı. Dönen topu önünde bulan Youssef En-Nesyri, yakın mesafeden yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı Kenan Piric’in solundan ağlarla buluşturmayı başardı.

İlk yarıyı Fenerbahçe 3 gollü etkili bir oyunla sonlandırdı.
İkinci yarıda da skoru olduğu gibi koruyan ve net fırsatlar kaçıran Kanarya sahanın ve haftanın galibi oldu.
Gelecek hafta Fenerbahçe ligi BAY geçecek. Hafta içi ise Rangers ile Avrupa’da son 16 turu maçına çıkacak.
Galatasaray, Kasımpaşa’yla 3-3 berabere kaldı, zirve yarışında yara aldı
Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında konuk olduğu Kasımpaşa ile 3-3 berabere kalarak zirve yarışında yara aldı.

Recep Tayyip Erdoğan Stadı’nda yapılan maçın 12. dakikasında sarı-kırmızılı ekip, Victor Osimhen’in penaltıdan attığı golle 1-0 öne geçti. Galatasaray, ilk 45 dakikada skor üstünlüğünü alsa da rakibine çok sayıda gol pozisyonu verdi. Lacivert-beyazlı ekip, girdiği pozisyonlarda kaleci Fernando Muslera’yı geçemeyince devre arasına Galatasaray’ın 1-0 üstünlüğüyle girildi.
Maçın ikinci yarısına da etkili giren Kasımpaşa, 52. dakikada Mortadha Ben Ouanes, 61. dakikada Josip Brekalo’nun golleriyle 2-1 öne geçti. Sarı-kırmızılı takım, kısa sürede reaksiyon vererek 69. dakikada Davinson Sanchez, 71. dakikada ise Osimhen’in golleriyle 3-2 üstünlük kurdu. Oyundan düşmeyen Kasımpaşa, 85. dakikada Haris Hajradinovic’in penaltı golüyle skora 3-3 denge getirdi.
Kalan dakikalarda gol sesi çıkmayınca mücadele beraberlikle sona erdi. Bu sonuçla Galatasaray, bu sezonki 5. beraberliğini yaşadı. Ligde 20 galibiyeti bulunan sarı-kırmızılı ekip, namağlup ünvanını korurken puanını 65’e çıkardı.
Kasımpaşa ise 32 puana yükseldi.
– İlk yarıdaki maçın skoru tekrarlandı
Galatasaray, sezonun ilk yarısında yenemediği rakibiyle aynı skorla berabere kaldı.
Sarı-kırmızılı takım, sezonun 7. haftasında RAMS Park’ta konuk ettiği Kasımpaşa karşısında 3-0’lık üstünlüğü koruyamayarak 3-3 berabere kaldı. Galatasaray, 26. haftada konuk olduğu lacivert-beyazlılara karşı 1-0 ve 3-2’lik skorlarla 2 kez öne geçse de yine galip gelemedi.
İki takım arasında bu sezon yapılan 2 maç da 3-3 beraberlikle sonuçlandı.
– Son 4 resmi maçı kazanamadı
Galatasaray, çıktığı son 4 resmi müsabakada galip gelemedi.
Son galibiyetini Süper Lig’in 24. haftasında deplasmanda Çaykur Rizespor karşısında yaşayan sarı-kırmızılı ekip, sonrasında 2 Süper Lig, birer UEFA Avrupa Ligi ve Ziraat Türkiye Kupası maçına çıktı.
Galatasaray, söz konusu süreçte ligde Fenerbahçe ve Kasımpaşa, Avrupa Ligi’nde AZ Alkmaar ve kupada TÜMOSAN Konyaspor maçlarını beraberlikle tamamladı.
– Bu sezon ilk kez iki maç üst üste puan kaybetti
Galatasaray, bu sezon ilk kez üst üste iki Süper Lig maçını kazanamadı.
Ligin 25. haftasında Fenerbahçe ile golsüz berabere kalan sarı-kırmızılı ekip, 26. haftadaki Kasımpaşa müsabakasından da 3-3 beraberlikle döndü.
Son olarak 2022-2023 sezonunun 31 ve 32. haftalarında üst üste 2 lig maçından galibiyet çıkartamayan Galatasaray, yaklaşık 2 yıl sonra yine 2 maç üst üste kazanamadı.
– Ligde 26 maçtır bileği bükülmüyor
Galatasaray, Süper Lig’deki son 26 maçında mağlup olmadı.
Ligde son mağlubiyetini geçen sezonun 37. haftasında sahasındaki Fenerbahçe derbisinde yaşayan Okan Buruk’un öğrencileri, geçen sezon 1, bu sezon da 25 müsabakada yenilgi yüzü görmedi.
Galatasaray, söz konusu maçlarda 21 galibiyet, 5 beraberlik elde etti.
– Deplasmanda 24 maçtır yenilmiyor
Teknik direktör Okan Buruk’un öğrencileri, Süper Lig’de çıktığı son 24 deplasman mücadelesinde yenilmedi.
Dış sahada son yenilgisini geçen sezonun 12. haftasında Atakaş Hatayspor’a karşı yaşayan sarı-kırmızılı ekip, sonrasında konuk olduğu 24 mücadeleden 20 galibiyet, 4 beraberlik çıkardı.
– Galatasaray, VAR müdahalesiyle penaltı kazandı
Sarı-kırmızılı ekip, Video Yardımcı Hakem (VAR) incelemesinin ardından penaltı kullandı.
Müsabakanın 9. dakikasında Barış Alper Yılmaz’ın sağdan ortasında altıpas içindeki Osimhen, kaleci Andreas Gianniotis’in müdahalesiyle yerde kaldı. Hakem Cihan Aydın, pozisyonu devam ettirdi.
Aydın, VAR odasındaki Polonyalı hakem Tomasz Kwiatkowski’nin uyarısıyla pozisyonu yeniden inceledi. Gianniotis’in Osimhen’e faul yaptığını tespit eden Cihan Aydın, penaltıya hükmetti.
– Osimhen, ligde 16 gole ulaştı
Galatasaray’ın Nijeryalı yıldızı Victor Osimhen, Süper Lig’de 16. kez gol sevinci yaşadı.
Kasımpaşa müsabakasına kadar sarı-kırmızılı formayla Süper Lig’de 19 maçta 14 gol atan Osimhen, 90 dakikayı 2 golle tamamladı. Takımının ilk ve 3. gollerini atan Osimhen, ligdeki gol sayısını 16’e yükseltti. UEFA Avrupa Ligi’ndeki 7 maçta 6 kez skoru değiştiren 26 yaşındaki yıldız, toplamda gol sayısını 22’ye taşıdı.
Ligin ilk yarısındaki Kasımpaşa ağlarını 2 kez sarsan Osimhen, lacivert-beyazlılara 2 müsabakada toplamda 4 gol attı.
– Cuesta oyuna girdi, penaltı yaptırdı
Galatasaray’ın ara transfer döneminde kadrosuna kattığı Carlos Cuesta, oyuna girdikten 4 dakika sonra penaltıya sebebiyet verdi.
Maçın 80. dakikasında Eren Elmalı’nın yerine oyuna dahil olan Cuesta, 84. dakikada ceza sahası içinde Can Keleş ile ikili mücadeleye girdi. Can’ın yerde kaldığı pozisyonda hakem Cihan Aydın devam kararı verdi. VAR’dan gelen uyarıyla pozisyonu izleyen Aydın, Cuesta’nın faul yaptığı gerekçesiyle penaltı noktasını gösterdi.
Maçın 85. dakikasında penaltıyı kullanan Haris Hajradinovic, meşin yuvarlağı ağlara göndererek skora 3-3 eşitliği getirdi.
– Muslera’dan kritik kurtarışlar
Galatasaray’ın tecrübeli kalecisi Fernando Muslera, ilk yarıda yaptığı kurtarışlarla dikkati çekti.
Müsabakaya iyi başlayan Uruguaylı file bekçisi, 4, 24 ve 26. dakikalarda yaptığı kurtarışlarla kalesini gole kapattı. Muslera, 32. dakikada ise Claudio Winck’in plasesinde köşeye giden topu kornere çelerek son dönemlerdeki en estetik kurtarışlarından birine imza attı.
İlk yarıdaki iyi performansını ikinci 45 dakikaya yansıtamayan Muslera, 52 ve 61. dakikalarda Kasımpaşa’nın şutlarını önleyemedi.
Muslera, 85. dakikada da rakibinin kazandığı penaltı atışında gole engel olamadı.
– Buruk’tan hakem Cihan Aydın’a tepki
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, hakem Cihan Aydın’ın verdiği bazı kararlara tepki gösterdi.
Müsabakanın 2. dakikasında sarı kart gören Kasımpaşalı futbolcu Yasin Özcan, 6. dakikada Barış Alper Yılmaz ile girdiği ikili mücadelede faul yaptı. Cezası nedeniyle maçı tribünden takip eden Okan Buruk, pozisyonda beklediği ikinci sarı kartın çıkmaması üzerine çok sinirlendi.
Bulunduğu odadan çıkan Okan Buruk, hakem Cihan Aydın’a sarı kart göstermesi için seslendi.
– Kasımpaşa, ligde 2 maç sonra puan aldı
Lacivert-beyazlı takım, Süper Lig’de 2 maçın ardından puanla tanıştı.
Ligde son 2 maçını üst üste deplasmanda yapan İstanbul temsilcisi, sırasıyla Fenerbahçe’ye 3-1, Onvo Antalyaspor’a 2-1 mağlup oldu. Kasımpaşa, Galatasaray’dan aldığı beraberlikle puan hasretini sonlandırdı.
– Lacivert-beyazlılar, sahasındaki son 5 maçta yenilmedi
Kasımpaşa, iç sahadaki son 5 maçında mağlubiyet yaşamadı.
İç sahadaki son yenilgisini 8 Kasım 2024’te Bellona Kayserispor karşısında yaşayan lacivert-beyazlı ekip, sonrasındaki 5 maçta 3 galibiyet, 2 beraberlik aldı. Bu süreçte ikas Eyüpspor, Atakaş Hatayspor ve Çaykur Rizespor’u mağlup eden Kasımpaşa, Gaziantep FK’nin ardından Galatasaray ile berabere kaldı.
Söz konusu maçlarda 15 gol atan Kasımpaşa, kalesinde 11 gol gördü.
Mısır piramitlerinde gizemli bir enerji türü ortaya çıktı
Antik Mısır’ın görkemli piramitlerinde yapılan yeni araştırmalar, bu devasa yapıları sadece mezar olarak değil, aynı zamanda devasa bir enerji santrali işlevi gördüğü iddialarını gündeme taşıdı. Bilim insanları, Giza Piramidi’nde gerçekleştirdikleri deneylerde modern zamanlarda var olması gereken gizemli bir enerji türü keşfetti.
Antik Mısır’ın görkemli piramitleri, yüzyıllar boyunca hem bilim insanlarını hem de araştırmacıları büyüleyen gizemler barındırıyor. Bu devasa yapılar, yalnızca mühendislik harikaları değil, aynı zamanda evrenin sırlarına açılan kapılar olarak da görülüyor.
Bugüne kadar piramitlerin inşasıyla ilgili sayısız teori öne sürüldü. Bazıları Mısırlıların gelişmiş teknolojilere sahip olduğunu iddia ederken, bazıları ise bu yapıları oluşturmak için geniş iş gücüne dayalı basit yöntemler kullanıldığına dikkat çekti. Ancak, piramitlerin iç yapısı ve işlevi hakkında hâlâ birçok gizem bulunuyor.

GİZA’DAKİ KEŞİF KAFALARI KARIŞTIRDI
Örneğin Giza Piramidi’nde gerçekleştirilen yeni bir keşif, bilim insanlarını şaşırttı. Yapılan çalışmalar sonucunda bu antik yapının yalnızca bir firavunun son dinlenme yeri olmadığı, aynı zamanda dev bir enerji santrali işlevi gördüğü ortaya çıktı.
Bilim insanları, piramidin 4 bin 600 yıllık yapısını inceledikleri sırada, elektromanyetik dalgalarla yapılan deneyler sonucunda enerjinin belirli odalara ve tabanın etrafına odaklandığını tespit etti. Bu tür araştırmalarda elektromanyetik dalgaların kullanılması, radyasyonun maddeyle etkileşimini anlamak açısından kritik bir öneme sahip.

Bilim insanları, dalgaların Kral ve Kraliçe odasında, ayrıca yapının altındaki tamamlanmamış bir odada enerji biriktirdiğini gözlemlediler. Bu bulgular, piramidin elektromanyetik dalgaları toplayıp güçlendirmek üzere tasarlanmış büyük bir rezonatör (belirli bir frekansta titreşimi artırmak veya belirli dalga boylarını yakalamak için tasarlanmış bir cihaz) olabileceği düşüncesini doğurdu.
‘BU DURUM GİZA ENERJİ SANTRALİNDEKİ TEORİNİN BİR PARÇASI’
Emekli havacılık mühendisi Christopher Dunn, piramidin inşasının ardında daha büyük bir amaç olduğuna dair güçlü bir inanç taşıyor.
Dunn, Joe Rogan’ın ‘Experience’ adlı programında yaptığı açıklamalarda, piramidin Kuzey Şaftı’nın mikrodalga ve elektromanyetik enerjiyi iletmek için kullanılan tüp benzeri bir yapı sergilediğini belirtti.
Dunn, “Bu Giza enerji santralindeki teorinin bir parçası” diyerek, odaya sokulan iki kimyasalın bir araya gelerek hidrojen ürettiğini ifade etti. Dunn, piramidin pratik bir işlevi olmayan herhangi bir parçası olmadığını savunarak, antik Mısırlıların son derece gelişmiş inşaat tekniklerine ve modern araçlara sahip oldukları teorisini öne sürdü.
Joe Rogan, komedyen, podcast sunucusu ve UFC yorumcusu. Uzun zamandır ‘The Joe Rogan Experience’ adlı podcast programı yapıyor. Program, çeşitli konularda çok sayıda konukla gerçekleştirilen söyleşilerden oluşuyor. Yakın zamanda ise programın konusu Giza Pramidi’nde yapılan keşiflerdi.
KRAL ODASI’NIN ELEKTROMANYETİK ENERJİYİ DİĞER ODALARA GÖRE DAHA ETKİLİ BİR ŞEKİLDE YOĞUNLAŞTIRDIĞI BULUNDU
2018 yılında Rusya’daki ITMO Üniversitesi’nden araştırmacılar, piramidin radyo frekanslarıyla etkileşimde bulunduğu dalga boylarına odaklandı. Piramidi, dünyanın atmosferi gibi dış faktörleri göz ardı ederek modellediler ve gelen dalgalarla etkileşim yöntemlerini detaylı bir şekilde incelediler.
Bu çalışmaların sonucunda, piramidin iç yapısının elektromanyetik enerjiyi toplama ve odaklama yeteneğine sahip olduğu ortaya çıktı. Teorik modellemelerde, belirli frekanslardaki dalgaların piramitle etkileşime geçtiğinde “çok kutuplu rezonanslar” oluşturduğu tespit edildi.

Bu rezonanslar, çarpıştıkları nesnenin şekline ve malzemesine bağlı olarak ortaya çıkan elektromanyetik aktivite desenleri. Özellikle Kral Odası’nın, elektromanyetik enerjiyi diğer odalara göre daha etkili bir şekilde yoğunlaştırdığı bulundu. Kireç taşı bazlı zeminin altında odaklanan elektromanyetik enerji, piramidin enerji dağıtımında kritik bir rol oynamış olabilir.
‘BÜYÜK PATLAMA’DAN BU YANA ATOMİK HİDROJENDEN KAYNAKLANDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM’
Dunn, Kraliçe’nin odasını ise “hidrojenin üretildiği bir reaksiyon odası” olarak tanımladı. Rogan’a, “Hidrojen, Kral’ın odası da dahil olmak üzere Büyük Piramidin iç boşluklarını doldurdu” diyen Christopher Dunn, “Büyük Piramidin topladığı enerjinin kaynağı çok ilginç. Dünyanın sürekli olarak mikrodalgalara maruz kaldığını, bunun da muhtemelen Büyük Patlama’dan bu yana atomik hidrojenden kaynaklandığını düşünüyorum” şeklinde yorumladı.

MISIRLILARIN BU BİLGİLERİ NASIL ELDE ETTİKLERİ HÂLÂ BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR
Dikkat çekici bir nokta, eski Mısırlıların piramidin içine hidrojen atomları dökme yeteneğine sahip olmamaları. Dunn, bu nedenle Kraliçe’nin odasına şaftlardan dökülen iki ayrı kimyasalın kullanılmış olabileceğini öne sürdü.
Bu kimyasalların bir araya gelerek hidrojen parçacıklarını kaynattığını ve enerji rezonansını tetiklediğini belirtti. Ancak bu kimyasalların ne olduğu ve Mısırlıların bu bilgileri nasıl elde ettikleri hâlâ belirsizliğini koruyor.Rus araştırmacılar, Giza’daki bu keşiflerin günümüzde bazı pratik uygulamalara yol açabileceğine inanıyor.
ITMO Üniversitesi ekibi, Büyük Piramit’ten edindikleri bilgileri kullanarak, radyo frekans aralığında benzer etkileri yeniden yaratabilecek nanopartiküller tasarlamayı hedefliyor.

Teorik olarak, bu küçük parçacıklar, yeni sensörlerin ve son derece etkili ‘güneş hücrelerinin’ (Güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren bir cihaz. Genellikle fotovoltaik (PV) hücreler olarak adlandırılan bu hücreler, güneş ışığındaki fotonların, hücrenin içinde bulunan yarı iletken malzemeleri (etkilemesiyle çalışır) geliştirilmesine yardımcı olabilir.
Bu keşifler, antik Mısır medeniyetinin bilgi ve teknoloji düzeyi hakkında yeni soruları gündeme getirirken, tarihi yapıların gizemlerini daha derinlemesine anlamamıza olanak tanıyor.
Daily Mail’in ‘Scientists discover mysterious form of energy in Egypt’s pyramids that should only exist in modern times” başlıklı haberinden derlenmiştir.
Son ana kadar var gücüyle çalıştı
Hem sinemada hem de televizyonda onlarca karaktere hayat veren deneyimli oyuncu Bruce Willis, hayatının en verimli çağında zorunlu olarak emekliye ayrıldı. Oysa 69 yaş onun gibi bir yıldız için meslekten elini eteğini çekecek bir dönem değildi…

Bu erken vedanın nedeni Willis’in yaşadığı sağlık sorunlarıydı.
2022 yılında ailesi önce afazi sonra da frontotemporal demans teşhisi aldığını açıkladı ünlü oyuncunun. Bütün dünya Willis’in başına gelenleri o zaman öğrendi.
Ama Willis, acı gerçeklerin kamuoyuna duyurulmasından çok uzun zaman önce hayatını değiştiren bu sağlık sorunuyla mücadele etmeye başlamıştı bile.
Bruce Willis’in, demansa yakalandığının açıklanmasından yaklaşık iki yıl önce rol aldığı polisiye yapım yakın bir gelecekte bir dijital platformda ekrana gelecek.

O SETTE NE ZORLUKLAR ÇEKMİŞ
Willis’in yaşadığı sağlık sorunlarının açıklanmasından önce çekilen yapımın setinde yaşadığı zorluklar da aradan geçen bunca zamanın ardından gün yüzüne çıktı.
Ünlü oyuncunun o sette mesleğini yapabilmek için çektiği acılar ilk kez bu kadar net bir şekilde ortaya serildi
Midnight in the Switchgrass adlı bu yapımın 2020 yılında yapılan çekimlerinde bir tür bilişsel bozukluk olan ve hafızayı etkileyen afazi ile mücadele ediyordu Willis. Ama kamuoyunun bundan haberi yoktu..
Filmin sinemalarda gösterime girdiği 2021 yılında da seyirci Willis ile ilgili bu durumu henüz bilmiyordu.
Bu arada Willis’in, önemli rollerini Megan Fox ile paylaştığı Midnight in the Switchgrass eleştirmenler tarafından da yerden yere vuruldu.
Tabii ki o zaman eleştirmenlerin de Bruce Willis’in başına gelenler konusunda bir fikri yoktu. Bu yüzden de eleştiriler sırasında ünlü oyuncuya hiç acımadılar.

‘ROLÜNE HİÇ EMEK VERMEMİŞ’ BİLE DEDİLER
Öyle ki bir eleştirmen “Bruce Willis’in rolüne bunca az emek harcaması utanç verici” diye görüşünü belirtti. Hatta o dönemde Willis’in tüm sahnelerinin bir gün içinde çekildiği söylentileri bile yayıldı.
Sonra filmin aksesuar sorumlusu olan Alicia Haverland’ın Los Angeles Times’a yaptığı açıklama aracılığıyla Bruce Willis’in filmin çekimi sırasında ne kadar büyük bir mücadele verdiği anlaşıldı.
Bruce Willis’in avukatı o dönemde yaptığı açıklamada “Müvekkilin tıbbi durumunun ortaya çıkmasından sonra çalışmaya devam etti. Çünkü çalışmak istiyordu ve bunu yapabiliyordu. Tıpkı afazi teşhisi konulan diğer birçok kişi gibi” diye konuştu.
Avukatı, Willis’in bu çabası sayesinde para kazanabildiğini onunla birlikte filmde çalışan birçok kişinin de aynı şekilde gelir elde ettiğini ifade etti.

ACI GERÇEK 2022 YILINDA AİLESİ TARAFINDAN DUYURULDU
Bruce Willis’in geniş ailesi yani karısı Emma Heming, eski karısı Demi Moore ve her iki evliliğinden dünyaya gelen beş kızının imzasıyla 2022’de konuyla ilgili açıklama yapıldı.
Milyonları şoke eden açıklamaya göre Willis’e afazi teşhisi konulmuştu… Hastalığın doğası gereği ünlü oyuncu erken emekliye ayrılacaktı.
Bunun üzerinden bir süre geçtikten sonda aile bu kez de Willis’e frontotemporal demans olduğunu duyurdu.
Öyle ya da böyle Bruce Willis, geride nice unutulmaz karakter bırakarak yıllarını verdiği mesleğine veda etti.
Şimdi hem Demi Moore hem de Emma Heming ve tüm çocukları onun etrafında bir sevgi çemberi oluşturdu. Her fırsatta bir araya gelip Willis’e destek olmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Bruce Willis’in şu an evli olduğu Emma Heming, yıldızın yanından bir an bile ayrılmıyor. Eski eşi Demi Moore da yıllar önce verdiği sözden dönmedi. Her fırsatta soluğu Willis’in yanında alıyor.
Yıldız Teknik’ten 3 boyutlu bir devrim
Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Cam Araştırma Grubu’nun keşfi sayesinde yakın gelecekte üç boyutlu görüntüler çıplak gözle izlenebilecek. Bu teknoloji, televizyondan cep telefonuna tüm ekranlara uygulanabilecek.
YTÜ Kimya-Metalurji Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Miray Çelikbilek Ersundu ve Prof. Dr. Ali Erçin Ersundu, 2015’te cam araştırma alanında laboratuvarlar kurdu. Bu laboratuvarların birinde sıfırdan cam üreten ekip diğerinde ise camların özelliklerini karakterize ediyor.
‘YANLIŞLIKLA’ KEŞFETTİLER
Ekip, yaklaşık 5 yıl önce üzerinde çalıştıkları bir camın yanlışlıkla hareket etmesi ile farklı renkler yansıttığını fark etti. Bu keşif üç boyutlu ekranların sınırını zorlayan projenin ortaya çıkmasını sağladı. Araştırmacılar, yaptıkları çalışmayı ve bunun geleceği nasıl etkileyeceğini şöyle anlattı: “Işık keşfimizin ardından daha farklı özel bir cam üreterek televizyon ekranlarında kullanılan çeşitli renkleri bu camın üzerinde oluşturabileceğimizi ve bir görüntü elde edebileceğimizi gördük. Bu ışıklarla yalnızca görüntüyü oluşturmakla kalmadık aynı zamanda oluşturduğumuz görüntüyü hareket de ettirdik. Bu da zaten ekran demek. Haliyle çalışmamızla ürettiğimiz bu malzemenin üç boyutlu ekranların sınırlarını zorlayacağını göstermiş olduk.”

BİLİM DÜNYASINDA BÜYÜK İLGİ ÇEKTİ
Araştırma ekibi, projenin bilim dünyasında ilgiyle karşılandığını söyledi: “Makalemiz Nature’a ait ‘Light: Science & Applications’ dergisinde yayınlandı. Çalışmamızda renk kontrolünü cam gibi ölçeklenebilir bir malzemede yüksek kalitede yapabiliyoruz. Bu sayede ileride evde televizyonlarımızı ya da cep telefonlarımızı kullanırken üç boyutlu görüntülerle karşılaşmamız mümkün olacak.”
MEDYUM KÜRESİ GİBİ…
Prof. Dr. Miray Çelikbilek Ersundu, projeyi şu örnekle anlattı: “Medyumların kullandığı cam kürenin küp versiyonda olduğunu düşünelim. İnsanlar hangi açıda olursa olsun bu küp sayesinde içindeki görüntüyü net bir şekilde her yerden izleyebilecek. Yani gözlüğe gerek olmadan, TV’de ya da cep telefonunda kullanabileceğiz.”
Kaynak: Hürriyet/Melike Çalkap
Yeni aşka yelken açan Blok3’ün sevgilisi bakın kim çıktı




YENİ AŞKA MERHABA!
Müzik kariyerinin yanında özel hayatıyla da sık sık magazin gündeminde adından söz ettiren Hakan Aydın, İrem Haznedar ile aşk yaşadığı ortaya çıktı.


MESLEĞİ ŞAŞIRTTI
Ünlü rapçinin sevgilisi İrem Haznedar’ın model olduğu öğrenildi.
Haznedar, sosyal medya hesabından da yaptığı paylaşımla ilişkiyi doğruladı. Fotoğraftaki ‘Aile’ notu dikkatlerden kaçmadı.

Hande Yener evde yemek yapıp sokak hayvanlarını besliyor

Sokak hayvanları yararına düzenlenen yardım etkinliklerinde sahne alarak bağış toplanmasına destek olan sanatçı, hayranlarını da bu konuda bilinçlendirmek için sık sık paylaşımlar yapıyor.

Şimdi öğrendiğime göre Yener, konserlerden ve yoğun iş temposundan arta kalan zamanlarında sokak hayvanlarını beslemek için özel bir çaba harcıyormuş.

Ünlü sanatçı, Zekeriyaköy, Kemerburgaz ve Göktürk çevresinde, ormanlık alanlara ve boş arazilere terk edilen köpekleri kendi elleriyle besliyormuş.

Üstelik evde özel tariflerle hazırladığı besleyici mamalarla!
Sabah ve akşam saatlerinde arabasıyla dolaşarak, sokaktaki canlara ulaştıran Yener, özellikle soğuk kış günlerinde hayvanların aç ve susuz kalmaması için büyük bir özveriyle hareket ediyor.

Sanatçının bu duyarlı davranışı gerçekten takdire şayan…
Gülşen Bubikoğlu güzelliğiyle sosyal medyaya damgasını vurdu
Leyla ile Mecnun, Ah Nerede, Evcilik Oyunu, Gırgıriyede Şenlik Var gibi pek çok yapımda boy gösteren usta oyuncu Gülşen Bubikoğlu, sosyal medyada en çok konuşulan isim oldu.

Kadın Severse, Uzaylı Zekiye, Yetimlerin Türküsü, Sevgilerin En Güzeli ve Sarı Çiçek Sokağı adlı yapımlarla tanınan Yeşilçam’ın yaşayan efsanelerinden Gülşen Bubikoğlu, bir süre önce kaybettiği eşi Türker İnanoğlu’nun ardından gözlerden uzak yaşamaya başlamıştı.

Bubikoğlu her ne kadar sessiz sedasız yaşasa da, sosyal medyada güzelliğiyle gündem olmaya devam ediyor. Şimdilerde 70 yaşında olan isme, övgüler yağıyor.

Yeşilçam’da rol aldığı yapımlarla geniş bir hayran kitlesine ulaşan Gülşen Bubikoğlu, sosyal medya paylaşımlarıyla dikkatleri üzerine çekiyor.

Usta isim zaman zaman yurt dışında torunlarıyla vakit geçirirken, bazen de yazlıkta huzurlu günler geçiriyor.

‘YAŞAYAN EFSANE’
Gülşen Bubikoğlu’nun son halini görenler “Yıllar güzelliğinden hiçbir şey götüremedi”, “Yaşayan efsane” , “Türkiye’nin en güzel kadını’ gibi yorumlar yapıyor.
