‘One Way or Another’, ‘Maria’ gibi parçalarla 80 ve 90’lara damgasını vuran rock grubu Blondie, uzun bir aradan sonra ‘Panic of Girls’ albümüyle dönüş yapıyor. İlk olarak Kasım ayında Avusturalya’da yayımlanması planlanan albüm, 2011’de tüm dünyada satışa çıkacak. Albümde yer alacak ‘What I Heard’, ‘The End’ ve ‘Mother’ isimlerini şimdiden konserlerinde çalmaya başlayan grup, yeni albümleri için olumlu tepkiler aldığını belirtiyor. Grup son albümünü 2003’te yayımlamıştı.
Berhan Şimşek Number1'da
Number1 Refendum özel devam ediyor!!
30 Ağustos pazartesi günü radyo Klas’ta Hop Dedik Ayhan Show’a konuk olacak ünlü siyasetçi Number1 TV için canlı yayında dinleyicilerin sorularını cevaplıyor!
Referandum özel Pazartesi saat 9’da number1 tv de
İyi ki doğdun Kral!
Number1 popun kralı Michael Jackson’ın doğum gününü unutmadı.. Bu özel günde Number1 FM ve TV de Michael Jackson şarkılarına daha çok yer verilecek…
“Best Of Michael Jackson” Bugün akşam 9’da Number1 FM’de
Ayrıca Michael Jackson Hakkında Düşüncelerinizi , Yorumlarınızı Ve İsteklerinizi Number1 Facebook sayfası‘na yazın, Number1 FM DJ’leri Yayında Mesajlarınızı Okusun
'Dişi'mize yetmedi!
Türkiye, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası C Grubundaki ilk maçında Fildişi Sahili’ni 86-47 yendi.
FİLDİŞİ SAHİLİ: 47 – TÜRKİYE: 86
SALON: Ankara
HAKEMLER: Sasa Pukl (Slovakya) Fernando Rocha (Portekiz), Marwan Egho (Libya)
FİLDİŞİ SAHİLİ: Aboua, Diabate 5, Konate 4, Lamizana 6, Kone 7, Soumahoro, N’Diaye, Kale 10, Tape 2, Edi 9, Assie 4
TÜRKİYE: Ömer Onan 18, Ersan 17, Kerem Tunçeri 9, Ömer Aşık 8, Hidayet 6, Cenk 2, Semih 6, Oğuz 4, Kerem Gönlüm 6, Ender 2, Sinan 8, Barış
1. PERİYOT: 11-23
DEVRE: 22-40
3. PERİYOT: 36-53
Karşılaşmaya Türkiye, Ömer Onan, Ersan, Kerem Tunçeri, Ömer Aşık, Hidayet; Fildişi Sahili ise Aboua, Diabate, Konate, Lamizana, Kone ilk beşleriyle başladı.
A Milli Basketbol Takımı maçın ilk periyoduna oldukça hızlı başladı. Ömer Onan’ın 3 sayı çizgisinin dışından kazandırdığı 2 basketle 2. dakikada 6-0 öne geçen Milliler, daha sonra Kerem Tunçeri’nin 3, Ersan’ın 2 sayı kazandırmasıyla farkı 11’e çıkardı. Türkiye, Ersan’ın 3 sayılık basketiyle 4. dakikada 14-0’lık bir seri yakalamış oldu. Fildişi sahili, maçtaki ilk sayısını ancak 5. dakikaya yaklaşırken bulabildi: (14-2). İlk periyodun son 3 dakikasına 19-4 Türkiye’nin üstünlüğüyle girildi. İlk periyotta rakibine sadece 11 sayı izni veren Milliler, ilk 10 dakikayı 23-11 önde kapattı. İlk çeyrekte Türkiye’yi ateşleyen isim 8 sayıyla oynayan Ömer Onan oldu.
2. periyoda, ilk 10 dakikadaki dağınıklığından uzaklaşmış başlayan Fildişi Sahili, bu çeyreğin ilk 3 dakikasında 24-19 ile farkı 5 sayıya kadar indirdi. Bu dakikadan sonra savunmada daha dikkatli oynayan Milliler, çeyreğin son 5 dakikasına girilirken Kerem Gönlüm’ün kazandırdığı sayılarla durumu 30-19’a getirdi. Çeyreğin son 3 dakikasına 32-22 Türkiye’nin üstünlüğüyle girildi. Hücumda son topu boyalı alanda kullanmaya çalışan Fildişi Sahili, Türkiye’nin iyi savunması sonucunda sayı bulmakta zorlanırken, Milliler, son 2 dakikada farkı 18’e çıkardı ve ilk devre 40-22 Türkiye’nin üstünlüğüyle tamamlandı.
Karşılaşmada 2. devrenin ilk basketini 22. dakikaya girilirken Sinan, 3 sayı çizgisinin dışından attı ve farkı 43-22 ile 11’e çıkardı. Takip eden 3 dakikada her iki takım da hücumda organize olmayı başaramazken, çeyreğin son 3 buçuk dakikasına Milliler, 51-31 önde girdi. Periyodun geri kalan dakikaları karşılıklı basketlerle geçti ve Milliler, son 10 dakikaya 17 sayı farkla 53-36 önde girdi.
Türkiye, son çeyreğe hızlı hücumdan sayı bularak başladı. Milliler, Ersan’ın karşılaşmanın 32. dakikasında attığı 3 sayılık basketle durumu 59-39’a getirdi. Ersan’dan 1 dakika sonra Sinan’ın, 3 sayı çizgisinin dışından bulduğu basketle Türkiye, farkı 64-39’la 25’e çıkardı. Karşılaşmanın son 5 dakikasına Millilerin 68-41 üstünlüğüyle girildi. Sinan’ın ”sahne aldığı” dakikalarda Türkiye, hücumda ve savunmada takım olarak iyi bir performans sergiledi ve son 4 dakikaya girilirken farkı 34 sayıya kadar çıkardı: (75-41). İstikrarlı performansını sürdüren Türkiye, kolay hücumlarla üst üste sayılar buldu ve maçı 39 sayı farkla 86-47 kazandı.
Milliler, zayıf bir takım görüntüsü veren rakibini sadece 47 sayıda tutmayı başardı. Türkiye’de Ömer Onan, Sinan ve Ersan, başarılı performanslarıyla dikkati çekerken, Ömer Onan 18 sayıyla maçın en skorer ismi olmayı da başardı. Maçın bir diğer skorer ismi 17 sayıyla oynayan Ersan oldu. Fildişi Sahili’nde ise çift haneli rakama 10 sayıyla sadece Kale ulaştı.

ANKARA BASKETBOLDA TARİHİ BİR GÜN YAŞADI
Ankara Spor Salonu, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapan Türkiye’nin Fildişi Sahili ile oynadığı maçla Ankaralı basketbolseverlere tarihi bir gün yaşattı.
10 bin seyirci kapasiteli Ankara Spor Salonu’nu hıncahınç dolduran basketbolseverler milli takımlarını maç boyunca büyük coşkuyla destekledi. Karşılaşmayı Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Ankara Valisi Alaattin Yüksel ve Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül de izledi.
Lady Gaga Kiss’i Ziyaret Etti
Kiss konserini izlemeye giden Lady Gaga konser öncesi sahne arkasında grupla bir araya geldi. Paul Stanley’nin botlarını ödünç alan Lady Gaga grubun yanında gayet mutlu görünüyor!
Britney Spears GLEE Çekiminde
Britney Spears geçen yılın en beğenilen yeni dizilerinden GLEE‘nin ikinci sezonuna konuk olacak. Britney özel bölümü için, Me Against the Music videosunu yeniden canlandıran ekip oldukça eğlenmiş. Twitter hesabından fotoğrafları paylaşan Britney Spears, Britanny’yi canlandıran Heather Morris ve dizinin yaratıcısı Ryan Murphy ile de poz vermiş.
Jimi Hendrix’in İngiltere Günleri Sergi Oldu
Jimi Hendrix‘in 1968-69 arası Londra’da yaşadığı 23 Brook Street adresinin hemen yanında bulunan Handel House Museum’da, ölümünün 40. yılında ünlü gitaristi anmak için bir sergi açıldı. Sergide Jimi Hendrix’in Londra günlerinden fotoğraflar ve kullandığı eşyalar var. Jimi Hendrix’in yaşadığı eve bitişik olan Brook Street 25 numarada bulunan Handel House Museum, 200 yıl önce ünlü kompozitör George Frideric Handel’in yaşadığı ev.

Beyonce'ye ne oldu?
Beyonce bir süre önce projelerini askıya aldığını ve uzun bir tatile ihtiyacı olduğunu açıklayarak eşi Jay-Z’yi de yanına alıp seyahate çıkmıştı. Tekneyle Akdeniz kıyılarını dolaşan çift önceki gün St Tropez’de görüntülendi. Ancak bu kez ünlü çiftin yaptıklarından çok Beyonce’un patlamak üzereymiş gibi görünen şortu konuşuldu. Bir süredir fazla kilolarıyla başı dertte olan Beyonce, giydiği kıyafetle herkesin dikkatini çekerken, dar şortunun içinde hareket etmekte zorlandı. Şortuyla jet-ski’ye de binen Beyonce, karaya çıktığında kalçalarına havul bağlayarak durumu idare etmeye çalıştı.

U2'ya ceza!
Barcelona Belediyesi, dünyaca ünlü İrlandalı rock müzik grubu U2’ya, provalarda ses sınırını aşmasından dolayı 18 bin Euro para cezası verdi. Barcelona’da yayın yapan Avui Gazetesi’nin haberine göre, ‘360 derece’ adlı dünya turu kapsamında 30 Haziran ve 2 Temmuz 2009 tarihlerinde Barcelona’daki Nou Camp Stadı’nda konserler veren U2’nun, prova süresini izin verilenden daha uzun tuttuğu ve 70 desibel olan ses sınırını aştığı belirtildi.
Belediyenin stat çevresinde oturanların şikayeti üzerine harekete geçtiği ve grubun Barcelona’daki organizatörlerinin, cezaya hiçbir itirazda bulunmadığı ifade edildi.
SHAKIRA’YA DA CEZA GELEBİLİR
Öte yandan Barcelona Belediyesi’nin, 2 Kasım’da satışa çıkacak yeni albümü ‘Sale el sol’un (Güneş doğuyor) video kliplerini geçtiğimiz hafta Barcelona’da çeken Kolombiyalı pop şarkıcısı Shakira’ya da para cezası vermesinin gündemde olduğu kaydedildi. Shakira’nın klip çekimleri sırasında kamuya ait olan Pla de Palau çeşmesinde dans etmesinden ve kasksız olarak motorla dolaşmasından dolayı para cezası alabileceği söyleniyor.
Lindsay Lohan artık özgür
Hollywood’un asi kızı Lindsay Lohan, alkollü araç kullandığı gerekçesiyle ayak bileğine takılan “alkol kelepçesi”ni devre dışı bırakıp MTV’nin partisinde içki içince 90 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Hapse girişiyle ve ardından içerdeki her hareketiyle haber olan Lohan, hayranlarından günde ortalama 250 mektup almış ve cezaevi yemeklerini reddedip kendi menüsünde ısrar edince diğer mahkumlardan tepki almıştı.
HASTANE FATURASI BAŞINA KALDI
14 günlük hapishane macerasının ardından hakim kararıyla zorunlu olarak Los Angeles’taki bir rehabilitasyon merkezine yatmak zorunda kalan Lohan, burada kaldığı 23 günün ardından bugün özgürlüğüne kavuştu. Hastane çıkışında 130 bin dolarlık faturayla karşı karşıya kalan Lohan’ın bu parayı ilk röportajından alacağı yarım milyon dolarlık ücretle ödemesi bekleniyor.
Egemen Bağış Number1'a konuştu
Number1 ve Radyo KLAS’ ortak yayınında Michael Kuyucu’nun hazırlayıp sunduğu programa katılan Egemen Bağış referandum hakkındaki görüşlerini anlattı
Evren Paşa Yargılanabilir
Kuyucu’nun referandumdan sonra geçmiş darbe yapanlara bir sembolik yargılama yapılmalı mı şeklinde bir soru sorduğunuda Bağış şu yanıtı verdi “Kimisi zaman aşımına uğrayacağından yargılanamaz diyor, kimisi ise yargılanır diyor. Ama biz 12 Eylül Referandumundan sonra yeni Evren Paşa’ların çıkmasının önüne geçeceğiz. Yeni darbeleri engelleyeceğiz, o madde orada olduğu sürece “bende şansımı deneyeyim” keyfiyetine girebilir. Ben 10 yaşındaydım, babam radyo dinliyordu, babam ben tv etrafına toplandık “Evren paşa çıktı darbe yaptık” dedi.. İletişim yok , o zaman TRT radyosunu ele geçiren ihtilal yapıyordu, öyle basit bir ülkeydik. Ama şimdi açık ve net iletişim kanallarımız var” Ben kişisel olarak geçmiş darbelerin bir daha olmaması için sembolik yargılanmaların yapılması fikrine katılıyorum” dedi.
CHP Müebbet Muhalefet
Eegemen Bağış Türkiye’nin artık profesyonel bir orduya geçmesi gerektiğini şu sözleri ile belirtti “CHP muhalefeti darbeleri şakşaklayan zihniyet, o partide milletin vicdanında yargılandı ve “müebbet muhalefete” mahkum edildi.Tek partili düzene geçtikten sonra CHP hiçbir zaman tek başına iktidar olamadı. Ben CHP’nin demokrasiye inandığına inanmıyorum, gelsin ispat etsin. Hep çetelerin , baskıcı rejimleri destekledi …Ben onların da hala bu yanlıştan dönmeleri için fırsatlar olduğuna inanıyorum.”
Profesyonel Orduya İnanıyorum
Ben profesyonel orduya inanıyorum. Benim askerim profesyonel olmalı en iyi araç ve gereçle donanmalı, uzun vadede öncelikle bunu bir meslek olarak görmesi gerektiğine inanıyorum. 1milyonluk orduya gerek yok, Almanya 200 bin kişilik ordu ile bunu yapıyor. Bu aşamalı olacaktır, zamanla bu profesyonel orduya sahip olmalıyız. Bunun bir aşaması da bedelli askerlik olabilir.
U2 Köprüde Klip Çeksin
Michael Kuyucu , Bağış’a U2 konserinin yapılmasında kendisinin de büyük bir rolü olduğunu düşündüğünü söyledi, Bağış ise “bu bir ekip çalışması” diyerek U2 konserinin ilk görüşmelerini aşağıdaki gibi anlattı ” U2 ‘nun solisti BONO ile Amerika’da görüştüm. Ona Türkiye’ye gelmesi için ikna etmeyi çalıştık.Bir sene önce ki görüşmemizde o da bana Türkiye’nin çok yol aldığını söyledi.Ona Türkiye’yi sorduğumda “doğu ile batının buluştuğu” nokta olduğu konusu konuştuk.Bende ona gel bu noktada konser ver dedim. Boğaziçi Köprüsünde konser verin dedim. Tabiî ki lojistik olarak bu pek uygun değildi , ama U2 ‘nun fotoğraf çekmesi , bir görüntü alarak klipinde kullanmasını isterim.
Sezen Aksu’dan Özür Dilensin
Michael Kuyucu Egemen Bağış’a son zamanlarda Sezen Aksu için yapılan eleştiriler hakkındaki görüşünü sorduğunda Bağış şu yanıtı verdi : “Sezen Aksu ,bu ülkede en çok genç yetiştiren sanatçıdır, beste fabrikatörüdür, öğretmendir. Bu ülkeye çok şey katmıştır. Böyle bir insana hangi konu olursa olsun böyle davranılması saygısızlıktır, onları buradan özür dilemeye davet ediyorum”

Bill Kaulitz burnunu deldirdi
Tokio Hotel yıldızı Bill Kaulitz yaz başında burnunu deldirip piercing takmaya başlamıştı, ama paparazziler tek bir kare yakalayamamıştı.
Yıldız solist dün Hollywood’daki STK Steakhouse restoranından çıkarken yeni aksesuarını insanların görmesine izin verdi.

Robert ile Kristen Kazayı nasıl atlattı?
Twilight’ filminin yıldızları Kristen Stewart ile Robert Pattinson, otomobilleriyle Los Angeles Havaalanı’ndan evlerine dönerken peşlerine takılan paparazziler nedeniyle kaza tehlikesi atlattı. Arabada ateşli bir şekilde öpüşmeye başlayan ikili, kendilerini görüntülemek isteyen gazetecileri fark edince panikledi ve arabalarının yoldan çıkmasına ramak kaldı. Yürekleri ağızlarına gelen iki oyuncu, çareyi en yakındak ipolis karakoluna sığınıp memurlardan yardım istemekte buldu
Bülent Arınç Number1'a önemli açıklamalarda bulundu
Referandum öncesinde gençlerin sorularını yanıtlayan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Radyo Klas ve Numberone TV ortak yayınında önemli açıklamalarda bulundu
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, dün Radyo Klas’ta sunuculuğunu Michael Kuyucu’nun yaptığı “Michael Show” adlı programa katıldı.
Arınç, “Bedelli askerlik çıkacak mı” sorusunu şöyle yanıtladı: “Ben çıkmasından yanayım. Bunun çok doğru olacağını düşünüyorum. Bu eşitsizlik de değildir. Türkiye’de geçmişte de uygulanmıştır. Askerliğin de süresinin giderek kısaltılmasını ve bedelli askerliğin olması gerektiğini düşünüyorum ama şu anda Silahlı Kuvvetler kendi ihtiyaçları açısından bedelli askerliği uygun görmüyor, hükümet de bu kanaati şimdilik paylaşıyor. Sonrası için ümitli olduğumu söyleyebilirim.”
İşte kainatın en güzel kızı
Meksikalı Jimena Navarrete, Miss Universe tacına ulaştı.
Las Vegas’ta düzenlenen Miss Universe 2010 güzellik yarışmasında birinciliği, 22 yaşındaki Meksika güzeli Jimena Navarrete elde etti.
Navarrete’i Jamaikalı Yendi Phillipps ve Australyalı Jesinta Campbell izledi.
Türkiye güzeli Gizem Memiç, 10 finalist arasına giremeden elendi.


Efsane geri döndü:Lara Croft
Belki alıştığınız Tomb Raider tarzı deneyimden biraz farklı olacak ama Lara Croft and the Guardian of Light’ı (Işığın Koruyucusu) sakın kaçırmayın derim. Şu an 15 dolara indirebilen oyun kesinlikle fiyatının hakkını veriyor ve sadece hayranlarını değil yeni oyuncuları da kendine bağlıyor.
Şimdilik sadece Microsoft Xbox Live Arcade üzerinden Xbox 360 için sunulan oyun 28 Eylül’den itibaren Steam networkten PS3 ve PC’ler içinde indirilebilir olacak.
Daha kapsamlı bir deneyim için izometrik görüntünün kullanıldığı yeni versiyon, Tomb Raider’ların aksine üçüncü bir kişi başkasının omuzunun üzerinden bakıyormuşçasına değil de bağımsız, kuş bakışı ve yukarı aşağı hareket edebilen şekilde oyuna hakim olmanızı sağlıyor.
Daha da önemlisi Guardian of Light ilk çoklu oyuncu (multiplayer) deneyimi sunan özelliğe sahip. Eylülden itibaren indirelebilecek olan bir güncelleme ile iki arkadaş yanyana birlikte görevi yerine getirmeye çalışacak.
Oyunun hikayesi Aztec mitolojisine atfen yapılandırılmış. Aztec mitolojisinde Yucatan bölgesinde Işığın Koruyucusu (Guardian of Light) tanrı Totec, onun müridi insanlar ile Karanlığın Muhafızı (Keeper of Darkness) tanrı Xolotl ve onun şeytani yaratıklardan oluşan ordusu arasında çok kanlı bir şavaş olmuş. Efsaneye göre Xolotl esas gücünü duman Aynası’ndan (Mirror of Smoke) alıyor ve bu büyülü araç sayesinde istediği kişi veya varlığı etkileyip ona Cehennem’den gelen çok büyük korkular yaşatarak mahvediyor. Savaşta Totec’in tüm ordusu kıyıma uğruyor ve o tek başına kalıyor. Totec bir şekilde büyülü duman aynası’nı ters yönde kullanmayı başarıyor ve Xolotl’u onun içine hapsediyor. Bu zaferden sonra Totec’in soyundan gelenler yüzyıllar boyunca onun kurduğu güçlü bir imparatorluğun keyifini çıkartıyorlar, ta ki deniz ötesinden gelen İspanyol koloniciler yurtlarını işgal edene kadar. Totec’in imparatorluğu ile birlikte büyülü Duman Aynası da yok oluyor ve kimse onun nerede olduğunu bilmiyor ve pek çok kişi için o gerçek dışı bir efsane haline geliyor.
Oyun Lara Croft’un kayıp Temple of Light’ı (Işık Tapınağı) keşfetmesiyle başlıyor. Temple of Light yukarıda anlattığım Aztec efsanesindeki, çok büyük güce sahip olan antik Mirror of Smoke’un (Duman Aynası) ebedi dinlenme yeri. Lara Corft tam bu büyülü aynaya yöneldiğinde bir hırsızlık çetesi tarafından pusuya düşürülüyor ve olaylar esnasında çete istem dışı şekilde ayna içine hapsedilmiş olan şeytani tanrı Xolotl’u serbest bırakıyor. Lara, Xolotl’un izini sürüp yakalamak ve aynaya geri hapsetmek için bu olaylar yüzünden uyanan Işığın Koruyucusu tanrı Totec’ten yardım alıyor.
Tek oyunculu versiyonda siz Lara Croft olup, bir çok gizli tehlikelerle dolu dehlizlerde, mezarlarda ilerlemeye çalışıp, canavarlara ve kötülere karşı mücadele edip bir yandan da kilitli odalara erişebilmek gibi bulmacaları çözmeye çalışıyorsunuz.
İki oyunculu versiyonda ise bir kişi Lara Croft olurken diğer tanrı Totec karakterine bürünüyor. Bir yandan birlikte aynı hedef için mücadele ederken (Xolotl’u bulup yenmek) öte yandan da birbirinizle yarışıp daha fazla puan almaya çalışıyorsunuz.
Son söz olarak iki kişilik versiyonunu büyük bir heyecanla beklediğim bu oyunu yapan Crystal Dynamics’e teşekkür etmek istiyorum.
Jay- Z, ezeli rakibini zenginlikte katladı
RAP şarkıcılarının şaşaalı hayatları, devasa villaları, hızlı arabaları ve gösterişli giyimleriye sürdükleri ‘kim daha zengin’ tartışmasında, şimdilik son sözü ABD’de yayımlanan Forbes dergisi söyledi. Buna göre Haziran 2009 ile Haziran 2010 arasında en çok para kazanan şarkıcı Jay Z oldu. Jay Z, bu süre zarfında 63 milyon dolar (yaklaşık 94 milyon lira ) kazanarak, ‘ezeli rakibi’ Sean ‘Diddy’ Combs’u zenginlikte ikiye katladı. Combs, aynı süre zarfında ‘sadece’ 30 milyon dolar gelir (yaklaşık 45 milyon lira) elde etti. Listede dikkat çeken bir diğer isimse hapiste olmasına rağmen, 20 milyon dolar (yaklaşık 30 milyon lira) kazanan Lil Wayne oldu. Forbes, müzisyenlerin paraların çoğunluğunu, alkol firmalarının sponsorluklarından, giyim markalarının reklamlarından ve filmlerdeki konuk oyunculuklarından kazandıklarını belirtiyor.
Korn'dan enerji patlaması
Metal türünün en popüler isimlerinden biri olan Korn, son albümü Remember Who You Are ile kendine gençlik iksiri aşıladığını ilan ediyor
15 yıl önce metal müzik yavaştan kabak tadı vermeye başlayınca, alternatif arayışlar ya da aynı türe takla attırmaya çalışan işler ortaya çıktı. Nu metal de bunlardan biri. 90’ların ortalarından itibaren tüm dünyada hızla popüler hale gelen nu metal, sıradan metal müziği gibi sert gitar tonlarını zaman zaman rap müzikle kaynaştıran, turn table efektlerini de işin içine katan bir tür. 2000’lerde dünyada patlama yaşayan bu tür bize geç geldi ama alışılması güç olmadı. Genç kulaklar bu tür müziği icra eden ‘yerli malı’ Manga’yı hiç yadırgamadan bağrına bastı. Manga ve dünyada yeni Nu Metal toplulukları bir yana türün babalarından biri de hiç kuşkusuz ABD’li Korn grubu.
KİRLİ TONLAR
Geçen günlerde son albümleri Remember Who You Are EMI Music etiketiyle çıkan Korn, 20 yıla yakındır devam eden kariyeri boyunca 30 milyondan fazla satış kaydetti. İlk albümlerindeki şaşalı günlerinden giderek uzaklaşan topluluk, Remember Who You Are ile o günlerin enerjisini geri getirmiş. Korn son yıllarda türlü süslemelerle dolu, enerjisi zorlama parçalarla karşmıza çıkıyordu. ABD Billboard listelerine de iki numaradan giriş yapan albümde, özellikle Oildale (Leave Me Alone) ve Move On özlenen Korn şarkıları kıvamında. Agresif vokalleri, sert gitarları ve kendine özgü bas melodileriyle yeni kuşağın da gözdesi olacaklarının sinyalini veriyorlar. The Past, Are You Ready to Live ve Doğru yapmak istiyorum / Sınavı geçmek istiyorum / Ve acılı ömrümü tamamlamak istiyorum diyen sözleriyle 40’lı yaşlarına gelen topluluk üyelerinin orta yaş ruh halini yansıtan Lead The Parade türün en güzel örnekleri arasına girebilecek cinsten şarkılar. Bunda 15 yıl önce birileri çıkıp ‘bir gün Türkiye’yi Nu metal’i andıran türde müzik yapan bir topluluk Eurovizyon’da temsil edecek’ dese, herhalde kimseye inandırıcı gelmezdi. Türkiye’de Manga fırtınasının olanca hızıyla eserken fırtınayı yaratan müzik türünün kurucu balarından biri olan Korn, ilk günlerine dönüşlerini her halleriyle, özellikle de kirli tonları ve hiç de nazik olmayan sözleriyle belli ediyor. Bu yüzden Remember Who You Are her türlü dinlemeye değer.