Ana Sayfa Blog Sayfa 188

K-Pop grubu Le Sserafim meydan okuyor

K-pop dünyasının dikkat çeken gruplarından Le Sserafim, dördüncü mini albümleri “Crazy”yi tanıtmak için New York’taki Empire State Binası’nda poz verirken müzik endüstrisine meydan okuyor. Grup üyeleri Yunjin, Kazuha, Chaewon, Sakura ve en genç üye Eunchae, iki yıl önce sahneye çıktıklarından bu yana cesur ve kararlı duruşlarıyla sektörde kendilerine yer edindiler.

Eunchae, bu yılın başlarında çıkan üçüncü EP’leri “Easy”nin fragmanında, Seul’deki bir müzik çarşısında merdivenlerden düşerken görülüyor. Ancak Eunchae’ye göre bu sahne, sadece komik bir an değil, aynı zamanda bir mesaj taşıyor: “İstediğim yolda ilerlerken düşmek ve kalkmak önemli değil. Her şeye yeniden başlarım.”

Le Sserafim’in müziği, deep house melodilerinden rock tınılarına ve Amapiano ritimlerine kadar uzanıyor ve şarkılarında Korece, Japonca ve İngilizce kullanıyorlar. “Crazy” ve “Antifragile” gibi şarkılarıyla dikkat çekerek MTV ödüllerine aday gösterildiler ve Nile Rodgers ve PinkPantheress gibi isimlerle işbirliği yaptılar.

Sahnede güçlü görünüyorlar ve K-pop endüstrisinin kadınlar üzerindeki baskıcı standartlarına karşı açık sözlüler. “Eve, Psyche and Bluebeard’s Wife” adlı şarkıda Chaewon, her zaman mükemmel performans sergileme baskısından bahsediyor. Yunjin ise “Good Bones” şarkısında kendisini eleştirenlere sert bir şekilde karşılık veriyor: “Birinin kendisi olmasına neden hakaret ediyorsunuz?”

Le Sserafim, farklı yaşlar ve geçmişlerden gelen üyelerden oluşan benzersiz bir grup. En deneyimli üye Sakura, daha önce üç farklı grupta yer almış bir isim. Chaewon ise grubun lideri olarak tanımlanıyor ve sorunlarla başa çıkmada ekibe rehberlik ediyor. Eunchae ise 17 yaşında ve grubun en genç üyesi olarak sahneye çıkmadan önce sadece 15 aylık bir eğitim aldı. Son katılan üye Kazuha ise profesyonel bir balerindi ve grubun ilk çıkışından sadece beş ay önce Hollanda Ulusal Bale Akademisi’nden ayrıldı.

Karşılaştıkları zorluklar da yok değil. Geçen yılki Coachella performansları sırasında vokal zayıflıkları nedeniyle eleştirildiler ve grup üyeleri bu performansın heyecan nedeniyle kontrolden çıktığını kabul etti. Ayrıca, grup üyeleri belgesel projelerinde sektörde karşılaştıkları baskıları ve zorlukları samimiyetle paylaşıyor.

Grup, müzik endüstrisindeki sert standartları değiştirmeyi hedefliyor. Yunjin, solo şarkısı “I ≠ DOLL”da pop yıldızlarının ürün gibi görülmesini eleştiriyor ve K-pop idol endüstrisindeki kurallara meydan okuyor. Grup, her zaman mükemmel olmanın gerekmediği mesajını vererek, zorluklarla birlikte başa çıkılması gerektiğini vurguluyor.

Le Sserafim’in adı bile “I’m fearless” (Korkusuzum) ifadesinin bir anagramı ve grup üyeleri kusurlarıyla barışık, bu kusurları güç olarak kabul ediyorlar.

Number1 Haber Merkezi / Kadir Akbulut

Model anne kız yıllar sonra ilk kez podyumda

2018’de son kez düzenlenen, televizyon ekranlarından canlı yayınlanan ve tüm dünyayı ekran başına toplayan ünlü Victoria’s Secret defilesi 6 yıl aradan sonra geçtiğimiz akşam yeniden düzenlendi.

Görenler onları ikiz sanıyor… Model anne kız yıllar sonra ilk kez podyumda…

Yıllardır beklenen, markanın aldığı bir takım yeni kararlardan sonra aylar süren hazırlıklardan sonra yapılan defilenin yankıları hâlâ sürüyor.

6 YIL SONRA GELEN İLK DEFİLENİN YANKISI SÜRÜYOR

Marka için dünyanın en ünlü modellerinin iç çamaşırı koleksiyonlarını sergilerken taktıkları melek kanatlarıyla özdeşleşen bu defilelerde podyumda yürüyen modellere bu sebeple “Victoria’nın Melekleri” adı takılıyor.

Görenler onları ikiz sanıyor… Model anne kız yıllar sonra ilk kez podyumda…

Uzun bir aradan sonra düzenlenen Victoria’s Secret defilesinde markanın yıllarca yüzü olmuş, geçmiş yıllarda da melek kanatlarını takmış olan birçok süper model podyuma çıktı.

Bu isimler arasında yeni nesilden sayısız model yer alırken geçmiş yıllarda Victoria’a Secret’ın yüzü olmuş podyum efsaneleri de vardı. Adriana Lima, Alessandra Ambrosio, Irina Shayk, Tayra Banks gibi isimlerin yanında son dönemin gözde isimleri Gigi ve Bella Hadid kardeşler, Ashley Graham, Barbara Palvin de melek kanatlarını takarak defilede yer aldılar.

Görenler onları ikiz sanıyor… Model anne kız yıllar sonra ilk kez podyumda…

Yankısı hâlâ devam eden Victoria’s Secret defilesinin en büyük sürprizlerinden biri podyuma geri dönen Kate Moss olmuştu

GECENİN SÜRPRİZİNİ O YAPMIŞTI

Gecenin en büyük sürprizlerinden biri ise artık podyumlardan emekli olmuş, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük süper modellerinden 50 yaşındaki Kate Moss oldu.

Zaman zaman ünlü markaların reklam kampanyalarının yüzü olmaya devam eden efsane model Victoria’s Secret defilesi için podyuma geri döndü.

Görenler onları ikiz sanıyor… Model anne kız yıllar sonra ilk kez podyumda…

Genç model Lila Moss da annesiyle birlikte ilk kez bir Victoria’s Secret defilesine katılmış oldu

ANNE KIZ BİR ARADA PODYUMDA

Dönerken de yalnız değildi… Kate Moss’un kendisine ikizi kadar benzeyen 22 yaşındaki model kızı Lila Moss da annesiyle birlikte ilk kez bir Victoria’s Secret defilesi için podyuma çıktı.

Kate Moss ve kızı Lila Moss’u defilede birlikte gören hayranları sosyal medyaya koşarken anne Moss siyah bir takım, kızı Lila ise pembe bir takımı aynı renkteki melek kanatlarıyla sergiledi.

Görenler onları ikiz sanıyor… Model anne kız yıllar sonra ilk kez podyumda…

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük süper modellerinden biri kabul edilen Kate Moss’un tek çocuğu olan Lila daha doğar doğmaz ünlenmişti

Kate Moss 90’lı yılların başında başladığı modellik kariyerinde en üst noktaya ulaşmış, podyumda her salındığında yürekleri hoplatmayı bilmişti. Gencecikken tüm dünyanın karşısına çıkan Kate Moss artık 50 yaşında ama mesleğini bırakmış değil…

Genç yaşında podyumlarda fırtına gibi esmeye başlayan 22 yaşındaki Lila Moss, Kate Moss’un medya patronu Jefferson Hack ile ilişkisinden dünyaya geldi.

Görenler onları ikiz sanıyor… Model anne kız yıllar sonra ilk kez podyumda…

Lila, hem güzelliğiyle hem de gülüşüyle annesi Kate Moss’un küçük bir kopyası gibi görünüyor

Tam adı Lila Grace Moss-Hack olan bu güzel genç kadın annesinin şöhretinin ışığı altında, pırıltılı bir dünyada büyüdü. O da serpilip olgunlaştığında tıpkı annesi gibi bir model olma yolunda ilk adımlarını atacaktı.

Görenler onları ikiz sanıyor… Model anne kız yıllar sonra ilk kez podyumda…

Ama Lila, taşıdığı soyadına güvenmedi, çalışkan ve başarılı olduğunu kanıtladı. Son birkaç yıldır podyumlarda görünen Lila, annesinin de kayıtlı olduğu ajansla anlaşarak profesyonel modellik kariyerine gencecikken başlamış oldu.

Görenler onları ikiz sanıyor… Model anne kız yıllar sonra ilk kez podyumda…

22 yaşına basan ve kariyerinde hızlı adımlarla ilerleyen Lila Moss, Kate Moss’un ünlü medya patronu Jefferson Hack’le olan ilişkisnden doğmuştu

ANNESİNİN YOLUNDAN GİTMEK İÇİN ÇOK ÇALIŞTI

Lila Moss, profesyonel kariyerine başlar başlamaz kendi başına ya da annesiyle bir arada yer aldığı birçok reklam kampanyalarını da başarıyla yürütüyor. Dev markaların peşinden koştuğu genç kadın özellikle de annesiyle birlikte çalıştığında ve Kate ve Lila birlikte kamera karşısına geçtiğinde büyük ilgi topluyor.

Öte yandan, Kate Moss’un üvey kız kardeşi ve Lila’nın teyzesi olan Lottie Moss da ailenin modellik yapan üyelerinden biri.

Görenler onları ikiz sanıyor… Model anne kız yıllar sonra ilk kez podyumda…

Yeni aşkı için deli oluyor

Top model Gigi Hadid son dönemde oyuncu Bradley Cooper ile yaşadığı aşkla konuşuluyor. Başlangıçta aşklarını göz önünde yaşamayan, sokakta el ele bile tutuşmayan ikili, sonradan artık kameralardan kaçmamaya başladı.

Yakın çevrelerinin söylediğine göre Hadid ile Cooper arasındaki “sıcaklık” giderek yükseliyor. Birbirlerinin eski ilişkilerinden dünyaya gelen kızlarını tanıştırıp hep beraber tatile bile çıktılar.

Bradley Cooper, Gigi Hadid’den önce bir başka ünlü model Irina Shayk ile birlikteydi. Nişanlanan ikili evlenmeden yollarını ayırdı.

Ama Shayk ile Cooper’ın araları gayet iyi. Kavgalı ayrılmayan ikili, kızları Lea’yı da yanlarına alıp birlikte zaman geçiriyorlar.

Yeni aşkı için deli oluyor... Eski sevgilisini de çoktan affetti

Gigi Hadid cephesinde ise işler biraz daha karışık… O, kızı Khai’nin babası Zayn Malik’ten gayet olaylı bir şekilde ayrıldı.

Hatta o dönemde Malik’in Gigi Hadid’in annesi Yolanda’yı tartakladığı, bu yüzden gözaltına alındığı bile konuşuldu.

Bütün bunlar oldu, bitti… Köprülerin altından çok sular aktı… Zayn Malik kendi yoluna gitti, Gigi Hadid de Bradley Cooper ile yeni bir aşka yelken açtı.

Yeni aşkı için deli oluyor... Eski sevgilisini de çoktan affetti

Son dönemde konuşulanlara göre olaylı bir şekilde ayrılan eski sevgililer Gigi Hadid ile Zayn Malik de aralarındaki buzları da eritip iyi dost olma yolunda emin adımlar attı.

Life& Style dergisine konuşan bir kaynak, eski aşıklar Gigi ve Zayn hakkında “Korkunç bir ayrılık yaşadılar… Ama kızları Khai’nin hatırına aralarındaki sorunları halletmek için büyük çaba harcadılar. Şu anda gerçekten iyiler” diye konuştu.

Bu kaynağın söylediğine göre ayrıldıkları dönemde ruh durumu da çok iyi olmayan Zayn Malik, aradan geçen zamanda kendini düzeltti ve şu anda gayet iyi bir noktada. Bu da öncelikle Gigi Hadid için büyük bir rahatlama.

Yeni aşkı için deli oluyor... Eski sevgilisini de çoktan affetti

Dergiye eski çiftin son durumunu anlatan kaynak Gigi Hadid’in kalbinde kızının babası için her zaman ayrı bir yer olduğunu hatırlatarak “Gigi eski sevgilisi Zayn’ı tam olarak bağışladı. Zayn’ın durumunu düzeltmek için harcadığı çabadan dolayı çok memnun. Ayrıca Zayn Malik’in kızları Khai’ye ne kadar iyi bir baba olduğunu görüyor. Bu durum da onun için ayrı bir iyimserlik kaynağı” diye konuştu.

Ama yine konuşulanlara göre bütün bunlar Gigi Hadid’in yeniden Zayn Malik’e dönebileceği anlamına gelmiyor. Çünkü Hadid, şu anda birlikte olduğu Bradley Cooper için kelimenin tam anlamıyla “deliriyor..”

Öte yandan Hadid ile Cooper arasındaki ilişkinin giderek ciddileştiği de konuşulanlar arasında.

Gigi Hadid ile eski sevgilisi Zayn Malik, son olarak kızları Khai’nin dördüncü doğum gününde bir araya geldiler. Onun hatırına da olsa bir aile olarak bu mutlu günü kutladılar.

Gwyneth Paltrow Marty Supreme filmiyle geri dönüyor

Hollywood’un özlenen yıldızlarından Gwyneth Paltrow, ‘Marty Supreme’ isimli filmle beyazperdeye geri dönüyor. Filmin New York’taki çekimlerinde rol arkadaşı Timothee Chalamet ile tutkulu öpüşme sahnesine ait fotoğraflar bile manşetleri süslemeye yetti.

"O öpüşme" neden manşet oldu?

Profesyonel masa tenisi oyuncusu Marty Reisman’ın hayatından ilhamla çekilen biyografik tarzdaki spor draması ‘Marty Supreme’, Gwyneth Paltrow’un 5 yıllık bir aradan sonra beyazperdeye dönüşüne sahne oluyor. Hollywood’a 5 yıl ara vermek aslında sinema tarihinde 50 yıllık bir molaya denk gelen Amerika Birleşik Devletleri’nde çekimleri devam eden filmde Paltrow başrolü kendisinden 25 yaş küçük oyuncu Timothe Chalamet ile paylaşıyor.

KIZI İKNA ETTİ

52 yaşındaki Paltrow’un (kızı Apple’ın) ‘aşkı’ 27 yaşındaki oyuncu Timothee Chalamet ile öpüştüğü fotoğraf karesi bugün Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de manşetleri süsledi. Çekimlerine mayısta başlanan film için bir araya gelen ikili, Chalamet’e ‘aşık’ olan Apple’dan ilham aldı. Çünkü verdiği ara sonrası tekrar oyunculuğa dönme konusunda büyük bir isteği olmamasına rağmen Paltrow, Chalamet’in sadece yapımcılık değil aynı zamanda başrol oynadığını öğrenmesinin ardından teklife ‘evet’ dedi. Gwyneth Paltrow’un eski eşi Chris Martin ile evliliğinden kızı Apple’ın yanı sıra 18 yaşında Moses adında bir de oğlu bulunuyor.

DETAYLAR GİZLİ TUTULUYOR

Josh Safdie’nin yönetmenliğini üstlendiği filmle ilgili ayrıntılar hâlâ gizli tutuluyor, ancak film, biyografik olmaktan ziyade kurgulanmış bir orijinal yapım olarak lanse ediliyor. Timothe Chalamet’in karakteri, tüm zamanların en başarılı Amerikan masa tenisi oyuncularından biri olan Marty Reisman’dan esinlenilerek yazıldı. ‘İğne’ lakaplı sporcu, 1930 yılında doğdu ve profesyonel spor hayatına 1946’da başladı. 1946 ile 2012 arasında 22 büyük masa tenisi maçını kazanmıştı. Kariyerini bir zamanlar ‘hayatı geçirmenin komik bir yolu’ olarak tanımlayan Reisman, 2012’de 82 yaşında öldü.

PALTROW’UN ZARAFETİ YİNE BÜYÜLEDİ

Fotoğraf karelerine yansıyan Gwyneth Paltrow’un zarafeti, yere kadar uzanan kırmızı bir palto ve opera tarzı siyah eldivenlerle göz kamaştırdı. Bu arada Timothee ise kravatı ile uyumlu gri, kruvaze bir takım elbise ve gümüş çerçeveli bir okuma gözlüğü takıyor.

Filmde Paltrow’un rolünün detaylarına ilişkin henüz bir ayrıntı belirtilmedi. Kadroda ikiliye Fran Drescher, Penn Jillette, Kevin O’Leary, Odessa A’zion ve Tyler eşlik ediyor.

Paltrow en son Netflix’in The Politician dizisinde rol aldı ve 2022’nin She Said dizisine ve 2023’ün American Horror Stories dizisinin bir bölümüne sesini verdi. Yapımcı Brad Falchuk ile evli olan aktris, 2008’de başlattığı ve tahmini 250 milyon dolarlık bir işe dönüşen sağlıklı yaşam markası Goop’a odaklanmak için ‘inanılmaz oyunculuk kariyerini’ frenledi.

BİR SONRAKİ YAPIM: BOB DYLAN

Chalamet ise şu anda 27 yaşındaki Kylie Jenner ile çıkıyor; sevgililer ilk olarak ocak ayındaki Altın Küre Ödülleri’nde görüntülendi. Bilimkurgu alanında gişe rekorları kıran Dune filmindeki rolüyle yıldızı parlayan aktör, yakında vizyona girecek olan A Complete Unknown adlı biyografik filmde Bob Dylan’ı canlandıracak.

Haftanın Vizyon Filmleri

Seda Bakan, Şebnem Bozoklu, Ecem Erkek, Nilperi Şahinkaya, Mehmet Günsür, Fırat Çelik gibi isimleri buluşturan Gelin Takımı seyircisiyle buluşmak için hazır. ABD’de ⁦5 Kasım yapılacak başkanlık seçimleri öncesi Trump’ın başına bela olmaya aday Trump’ın Hikayesi de vizyondaki yerini alıyor. Komediden drama, animasyondan korkuya 9 filmin vizyona gireceği 18 Ekim haftası oldukça renkli…

Gelin Takımı

Filmin Türü: Komedi

Film, yakın arkadaş olan Ayça, Selin, Berrin ve Deniz’in, Berrin’in bekarlığa veda partisi için bir araya gelmeleriyle yaşadıklarını konu ediniyor.

Trump’ın Hikayesi / The Apprentice

Filmin Türü: Dram, Biyografi

Trump’ın Hikayesi, Donald Trump’ın 1970’li ve 80’li yıllarda New York’ta ünlü avukat Roy Cohn’un yardımıyla emlak işine nasıl başladığının hikayesini anlatıyor

Son Ana Kadar / We Live in Time

Filmin Türü: Dram, Romantik

Son Ana Kadar, şans eseri bir karşılaşmayla hayatları sonsuza dek değişen gelecek vaadeden bir şef ve yeni boşanmış bir adamın hikayesini konu ediyor.

Monte Cristo Kontu / Le comte de Monte-Cristo

Filmin Türü: Macera, Dram, Tarihi, Aksiyon

Masum denizci Edmond Dantès, hayatının en parlak döneminde arkadaşlarının kıskançlığı ve komploları yüzünden haksız yere zindana atılır. Yıllarca acımasız bir esaret altında yaşayan Dantès, hayatta kalma iradesini bilge bir mahkumdan öğrendiği bilgiler ve devasa bir hazineyle özgürlüğe kavuşma hayaliyle güçlendirir. Hapisten kaçtığında artık o eski masum genç değildir. Monte Cristo Kontu adıyla geri dönen Dantès, artık tek bir amacı olan bir gölgeye dönüşmüştür: ona ihanet edenlerden hesap sormak.

Gülümse 2 / Smile 2

Filmin Türü: Korku, Gerilim, Gizem

Film, dünya turuna hazırlanan ünlü şarkıcı Skye Riley’nin, akıl almaz bir ölüme şahit olduktan sonra yaşadığı dehşetengiz olayları konu ediniyor.

Kayıp Kamyon

Filmin Türü: Komedi, Aile, Dram

Emekli bir zabıta memuru olan Vasıf, kızı ve damadını trafik kazasında kaybettikten sonra torunu Zeynep’e bakar. Zeynep, annesi ve babasını kaybettikten sonra iyice kendi içine dönmüş, dedesiyle samimiyetini yitirmiştir. Vasıf, ruhsatı kendisinin üzerinde olan eski kamyonunun 10 yıllık vergi borcu olduğunu öğrenir ve bu andan itibaren hiçbir şey eskisi gibi olmaz.

Hiçbir Şey Yerinde Değil

Filmin Türü: Dram

Burak Çevik’in Türkiye’nin 1970’lerde yaşadığı siyasi kutuplaşma ve şiddet ortamını konu edinen filmi, 70’lere damgasını vuran siyasi şiddetin simge olaylarından biri olan Bahçelievler katliamından esinleniyor. Film, 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde “En İyi Yönetmen” dahil 3 ödülün sahibi oldu.

Cesur Panda Görevimiz Afrika / Panda Bear in Africa

Filmin Türü: Macera, Animasyon

Hayvanların huzur içinde yaşadığı yemyeşil bir bambu ormanından, Afrika’nın derinliklerine uzanan film, yakın arkadaşı bebek ejderhayı kurtarmaya çalışan bir panda ayının hikâyesini anlatıyor.

Cesur Çocuk: Elveda Canavar / Shan Hai Jing zhi Zai jian guai shou

Filmin Türü: Macera, Animasyon, Aile

Film, dünyanın en ünlü hekimlerinin yetiştiği Kunlun adasını bir beladan kurtarmak isterken yanlışlıkla neredeyse adanın tamamını yok eden şifacı Bai Ze’nin, sürgünde tanıştığı cesur bir çocukla gelişen arkadaşlığından güç alarak kefaret için adaya geri dönmesini konu ediniyor.

Kaynak: Medyatava Haber Merkezi / Gizem Ertürk

Rita Ora Liam Payne için gözyaşlarına boğuldu

Rita Ora, Tokyo konserinde Liam Payne’in kaybının derin üzüntüsünü yaşadı. Şarkıcı, sahnede duygularına hakim olamayarak bir ara şarkı söylemeyi bırakıp sahneden ayrıldı.

Japonya’da sahne alan Rita Ora, Liam Payne’in Arjantin’deki trajik ölümünün duyulmasından sadece birkaç saat sonra sahneye çıktı. Konserde, “Fifty Shades Freed” filmi için Liam’la birlikte kaydettiği “For You” adlı hit şarkısını seslendirdi.

Şarkı devam ederken Rita, sahnede dolaşarak seyircilere el salladı ve şarkının akışını adeta hayranlarına bıraktı. Bir noktada sahnede oturarak şarkı söylemenin kendisi için çok zor olduğunu dile getirdi ve izleyicilerden şarkıyı onun yerine söylemelerini istedi.

Arka planda Rita ve Liam’ın birlikte müzik yaparken çekilmiş bir fotoğrafı belirdi. Rita, bu fotoğrafı daha sonra X platformunda duygusal bir mesajla paylaşarak Liam’ı anmaya devam etti.

Video sona ermeden önce Rita’nın sahneyi terk ettiği görülüyor, ancak geri dönüp dönmediği belirsiz. Yine de, Liam’ın ölümünün onu derinden etkilediği ortadaydı.

Liam Payne’in ölümünün ardından birçok ünlü, taziye mesajlarını paylaştı. Juicy J, Flavor Flav ve Paris Hilton gibi isimler de Rita gibi acısını dile getirdi.

Number1 Haber Merkezi / Kadir Akbulut

Oğuzhan Koç ve Hazal Subaşı ilk kez el ele

Can Yaman’ın Madrid’deki fotoğraf ücreti

Can Yaman, Madrid’de hayranlarıyla buluştu. Ünlü oyuncuyla fotoğraf çektirmenin bedeli ise tam 17 bin TL, hayranlar yine de büyük ilgi gösterdi!

Can Yaman Fırtınası Madrid’de: Fotoğraf Çektirme Ücreti Dudak Uçuklattı!

Türk dizi ve sinema dünyasının başarılı isimlerinden Can Yaman, kariyerine İtalya’da devam ederek uluslararası arenada büyük bir çıkış yakaladı. 2014 yılında “Gönül İşleri” dizisi ile ekranlara adım atan Yaman, daha sonra “İnadına Aşk”, “Erkenci Kuş” ve “Bay Yanlış” gibi yapımlarda oynadığı başrollerle Türkiye’de hatırı sayılır bir hayran kitlesine ulaştı. Ancak, asıl büyük şöhreti İtalya’ya taşındıktan sonra yakaladı.

Can Yaman3

İtalyan yapımı dizilerde rol alarak adını geniş bir coğrafyaya duyuran Yaman, özellikle Avrupa ülkelerinde geniş bir hayran kitlesine sahip. Bu durumun en belirgin örneklerinden biri ise geçtiğimiz hafta Madrid’de gerçekleşen hayran buluşması oldu. İspanyol sevenleriyle bir araya gelen yakışıklı oyuncu, burada büyük bir coşku ve sevgi seliyle karşılandı. Madrid sokaklarını adeta dolduran hayranlar, Can Yaman ile tanışmak ve onunla bir anı paylaşabilmek için saatlerce sırada bekledi.

Can Yaman-1

Madrid’deki buluşmada en çok dikkat çeken detay ise ünlü oyuncu ile fotoğraf çektirmek isteyen hayranların ödediği ücret oldu. Can Yaman ile fotoğraf çekilebilmek için yaklaşık 17 bin TL (600 Euro) ödenmesi gerektiği ortaya çıktı. Bu yüksek meblağ, sosyal medyada ve hayranlar arasında kısa sürede gündem oldu. Kimileri bu ücreti şaşkınlıkla karşılarken, kimi hayranlar ise “Can Yaman ile ömür boyu hatırlanacak bir anı için bu ücret değer” yorumlarında bulundu.

Can Yaman2

Etkinlikte yoğun ilgiyle karşılaşan Yaman, sevenlerine gösterdikleri ilgi için teşekkür etti. İspanya’da gördüğü bu yoğun sevgi selinin kendisini çok mutlu ettiğini belirten ünlü oyuncu, İspanyol hayranlarına sevgisini dile getirdi. Can Yaman, bu buluşmanın ardından İspanya’da ve diğer Avrupa ülkelerinde daha fazla projede yer alabileceğinin sinyallerini de verdi.

Can Yaman1-1

Can Yaman’ın İspanya’daki bu etkinliği, oyuncunun uluslararası popülerliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye’de yakaladığı başarıyı yurt dışına taşıyan yakışıklı oyuncu, Avrupa’da özellikle İtalya ve İspanya gibi ülkelerde bir idol haline gelmiş durumda. 17 bin TL’lik fotoğraf ücretine rağmen binlerce hayranının ona ulaşmak için akın etmesi, Can Yaman’ın kariyerinde ne denli önemli bir noktaya geldiğini kanıtlıyor.

Ünlü oyuncu, İtalya’daki oyunculuk kariyerine devam ederken, farklı ülkelerdeki projeleri ve hayran buluşmalarıyla da adından sıkça söz ettiriyor.

Editör: Haber Merkezi -BC

Hasan Yalnızoğlu’nun cenazesinde gözyaşları sel oldu

0

Anadolu Ateşi Dans Topluluğu’nun simge ismi, dansçı ve oyuncu Hasan Yalnızoğlu pankreas kanseri nedeniyle yaşamını yitirdi. Vefatıyla sanat dünyasını yasa boğan Yalnızoğlu, 20 Ekim’de 50 yaşına girecekti. ‘Camoka’ lakaplı ünlü dansçı, son yolculuğuna yakınları ve sevenleri tarafından gözyaşları içinde uğurlandı.

SULTANS of the Dance ve Anadolu Ateşi’nin baş dansçısı olarak adını duyuran, ‘Karaoğlan’ filminde oynadığı karakterle ‘Camoka’ lakabını alan ve ‘Survivor’ yarışmasıyla ünlenen Hasan Yalnızoğlu vefat etti. Pankreas kanseri tedavisi gören Yalnızoğlu, önceki gün Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Ünlü dansçı 20 Ekim’de 50’nci yaşını kutlayacaktı.

Hasan Yalnızoğlunun cenazesinde gözyaşları sel oldu... Kenan İmirzalıoğlu ağlamamak için kendini zor tuttu

SON ANINA KADAR YAŞAMA TUTUNDU

Hasan Yalnızoğlu dün Üsküdar Şakirin Camisi’nde ikindi namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi. Cenaze törenine Yalnızoğlu’nun 1997’de Best Model of Turkey’de birlikte yarıştığı Kenan İmirzalıoğlu’nun yanı sıra Berk Oktay, Nefise Karatay gibi sanatçı dostları, yakınları ve sevenleri katıldı. Sosyal medyada bir veda mesajı yayınlayan oyuncu Janset, Hasan Yalnızoğlu’nun son anına kadar yaşama tutunduğunu söyledi: “Ne güzel bir şans senin gibi temiz, dürüst, kibar, şefkatli, çalışkan, masum, yaşama son anına kadar aşkla tutunan bir ruhu tanımış olmak.” 

Hasan Yalnızoğlunun cenazesinde gözyaşları sel oldu... Kenan İmirzalıoğlu ağlamamak için kendini zor tuttu

Anadolu ateşi’nin simgesiydi

Hasan Yalnızoğlu, 20 Ekim 1974’te Üsküdar’da doğdu. Aslen Rizeli olan Yalnızoğlu, 6 yaşında jimnastiğe başladı, futbol ve yüzme sporlarıyla da ilgilendi. Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Spor Yöneticiliği Bölümü’nden mezun oldu. Sultans of the Dance ve Anadolu Ateşi gruplarında baş dansçı olarak görev aldı. 1997’de Best Model of Turkey’e katılıp ikinci seçildi. 2007 yılında Tatiana Ruichiana ile evlendi. 2012 ve 2015 yıllarında ‘Survivor’da yarıştı. 2013’te Şişli’de spor salonu açtı. 2014’te ‘Öğrenilmiş Duygular’ adında bir kişisel gelişim kitabı yayınladı.

Hasan Yalnızoğlunun cenazesinde gözyaşları sel oldu... Kenan İmirzalıoğlu ağlamamak için kendini zor tuttu

‘Bir gün anneme kavuşacağım’

Acun Ilıcalı: “Değerli arkadaşımız Hasan Yalnızoğlu’nu kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Mekânı cennet olsun.”

Mustafa Erdoğan: “Anadolu Ateşi’nin kuruluş yıllarındaki ilk baş dansçılarından Hasan Yalnızoğlu’nu kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Onu hep güzel anılarıyla anacağız.”

Hakan Hatipoğlu: “7-8 sene önce annenin cenazesinde ‘Bir gün anneme kavuşacağım’ demiştin. Hiç gitmedi aklımdan kuvvetli duruşun ve bu cümlen. Annenle kavuştun abi. Mekânın cennet olsun.”

Hasan Yalnızoğlunun cenazesinde gözyaşları sel oldu... Kenan İmirzalıoğlu ağlamamak için kendini zor tuttu

Kubat: “Dünyanın en nazik insanı, karıncayı incitmeyen merhametli kardeşim benim. Sevenlerinin başı sağ olsun.”

Ayşe Tolga: “Çalışkan, erdemli, güzel kalpli kardeşim. Başımız sağ olsun.”

Deniz Pulaş: “Çok mücadele verdin. Acıların dindi. Evladın bize emanet.”

Kenan İmirzalıoğlu: “Best Model’de oda arkadaşımdı. Gönlümün şampiyonu o idi. Çok güzel hatıralar bırakıp gitti.”

Liam Payne’nin otopsi raporu açıklandı

Ünlü şarkıcı ve söz yazarı Liam Payne’nin ölümüyle ilgili otopsi raporu açıklandı. Yetkililer, ünlü ismin “yarı bilinçli veya tamamen bilinçsizken” balkondan düşmesinin ardından aldığı yaralar sonucu öldüğünü belirtti. Payne’nin vücudunda uyuşturucu veya alkol bulunup bulunmadığını ortaya çıkaracak testlerin sonucu bekleniyor.

Liam Payne’nin ölümü aydınlanıyor: Otopsi raporu açıklandı

One Direction grubuyla ünlendikten sonra kariyerine tek başına devam eden İngiliz şarkıcı ve söz yazarı Liam Payne dün hayatını kaybetti.

31 yaşındaki Payne yaşamını Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te bir otelin üçüncü katından düşerek yitirdi.

Arjantin savcılığının açıkladığı otopsi raporuna göre Payne, çoklu travma, iç ve dış kanama sonucu öldü.

Savcılık, Payne’nin balkondan düştüğü sırada yalnız olduğunu ancak olaya başka kişilerin de dahil olmuş olabileceği konusunda araştırma yapıldığını kaydetti.

Ünlü yıldızın düştüğü sırada bilincinin yarı açık olduğu veya tamamen bilinçsiz olabileceği kaydedilirken son saatlerinde neler yaşadığını öğrenmek için beş farklı tanıkla görüşüldüğü kaydedildi.

Yapılan ilk aramada Payne’nin odasında uyuşturucu, alkol, zarar görmüş mobilyalar bulunduğu belirtildi.

İngiliz şarkıcının uyuşturucu veya alkol kullanıp kullanmadığını belirlemek için ayrıca testler yapılıyor.

TÜM ZAMANLARIN EN ÇOK ALBÜM SATAN ERKEK GRUBUNUN ÜYESİYDİ

Payne, 2008 ve 2010’da “The X Factor” adlı şarkı yarışmasına katılmış, 2010’da yarışmaya katılan Harry Styles, Zayn Malik, Louis Tomlinson ve Niall Horan ile bir araya gelerek One Direction grubunu kurmuştu.

70 milyonun üzerindeki albüm satışıyla, tüm zamanların en çok satan erkek grubu ünvanını alan One Direction, Malik’in ayrılmasıyla dağılma sürecine girmiş, grup üyeleri 2017’den itibaren solo çalışmalar yürütmeye başlamıştı.

Grupla birlikte 200’ün üzerinde ödül kazanan Payne, bu tarihten sonra çıkardığı teklilerde ve albümlerinde Ed Sheeran, Rita Ora, French Montana ve J Balvin gibi isimlerle çalışmıştı.

İrfan Can Kahveci’den Jose Mourinho itirafı

Fenerbahçe’nin başarılı futbolcusu İrfan Can Kahveci kulüp televizyonuna önemli açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe ile yeni sözleşme imzalayıp imzalamayacağı merak konusu olan İrfan Can Kahveci, Jose Mourinho ile arasında geçen diyaloğu da anlattı.

Fenerbahçe’nin milli futbolcusu İrfan Can Kahveci, FB TV’de yayınlanan ‘Günün Röportajı’ programına konuk oldu.

A Milli Takım’ın, UEFA Uluslar B Ligi’nde Karadağ ve İzlanda ile oynadığı maçlarda kaydettiği gollerle galibiyetlerde önemli rol oynayan Kahveci hem performansını hem de milli arayı değerlendirdi.

Sözlerine ilk olarak milli arayı değerlendirerek başlayan İrfan Can Kahveci, “Milli ara hem takım için hem de benim için çok verimli geçti diyebilirim. Yani benim açımdan muhteşemdi. İki maçta da gol atmak çok güzeldi. Nitekim milli takımda iyi bir jenerasyonumuz var. Çok iyi uyum sağladık. Güzel gidiyoruz. İnşallah ileride de Dünya Kupası’na katılmak için elimizden geleni yapacağız. Zorlu zeminlerde oynadık, uzun yolculuklar yaptık ama sonucu güzel oldu” dedi.

29 yaşındaki futbolcu, Fenerbahçe’nin Süper Lig’de bu hafta sonu Samsunspor ile oynayacağımız maç ile ilgili de, “Milli takıma gitmeden önce de hırsım vardı ve bu gollere ihtiyacım da vardı. İnşallah burada da devam edebilirim. Gol attıkça gol atma isteğim de artıyor diyebilirim. Samsun deplasmanı da zor ki oradaki zemin de çok iyi değildi. Ama inşallah orada da gol atarım. Geçen sene deplasmanda asist yapmıştım, içeride gol atmıştım ve inşallah Samsun’a gol atarım” ifadelerini kullandı.

”JOSE MOURINHO BENİ ARADI”

Karadağ ve İzlanda karşısında kaydettiği goller sonrası Teknik Direktör Jose Mourinho ile arasında geçen diyaloğu ise İrfan Can, “Hoca gördü, tebrik etti ve ‘Çok güzel goldü’ dedi. Ben de teşekkür ettim. ‘Bizim için de at’ dedi, ben de ‘İnşallah’ dedim. Samsun’da inşallah golle başlarım. Samsun’un da Atamızdan dolayı bizde ayrı bir yeri vardı. İnşallah orada bir gol daha atarım” dedi.

Kaynak: İHA

Özkan Uğur unutulmadı

0

8 Temmuz 2023’te hayatını kaybeden oyuncu ve MFÖ grubunun üyesi Özkan Uğur doğum gününde unutulmadı.

Özkan Uğur unutulmadı

Oyuncu ve Mazhar-Fuat-Özkan (MFÖ) grubunun üyesi Özkan Uğur kanser hastalığı nedeniyle 8 Temmuz 2023’te tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti.

‘Ele Güne Karşı’, ‘Peki Peki Anladık’, ‘Ali Desidero’, ‘Güllerin İçinden’ parçalarının da aralarında bulunduğu birçok esere imza atan Özkan Uğur doğum gününde sevenleri tarafından anıldı.

Özkan Uğur ile birçok filmde rol alan komedyen ve oyuncu Cem Yılmaz sosyal medya hesabından “Özkan ağabeyimizin doğum günü. Hep kalbimizde” notuyla paylaşım yaptı.

Sanatçı Erol Evgin “Sevgili Özkan Uğur, değerli eşi Aysun Aslan ile ‘Bir Sevda Masalı’ adlı programıma konuk olmuştu. Özkancığım iyi ki doğdun ve yaşamlarımıza güzellikler kattın” notuyla nostaljik bir fotoğraf yayınladı.

Oyuncu Zafer Algöz de “Doğum günün kutlu olsun Özkan Uğur. Her zaman kalbimizde, aklımızdasın… Ruhun şad olsun” ifadelerini kullandı.

Benfica’ya 3 yıl men şoku

A Milli Takımımızın yıldızlarından Kerem Aktürkoğlu ve Orkun Kökçü’nün takımı Benfica’nın, yolsuzluk, şike ve vergi kaçırma gibi suçlardan dolayı savcılığa sevk edildiği ileri sürüldü. Buna göre Portekiz’in en köklü takımlarından biri olan Benfica, futbol dahil olmak üzere tüm spor müsabakalarından 3 yıl boyunca men edilebilir.

SORUŞTURMA SÜRÜYOR

Portekiz’in önde gelen gazetelerinde A Bola’da yer alan habere göre, Portekiz Kamu Bakanlığı ile savcılık, kulüp yönetiminin yolsuzluk ve vergi kaçakçılığından soruşturma başlattı. Benfica’nın suçlu bulunması halinde, kırmızı-beyazlı kulübe altı aydan üç yıla kadar spor müsabakalarından men edilmesini isteneceği aktarıldı.

Benfica hakkındaki davanın, rüşvet, şike ve yargı sistemini etkilemeye yönelik girişim iddialarla ilgili olduğu vurgulandı.

Kerem Aktürkoğlu ve Orkun Kökçünün takımı Benficaya 3 yıl men şoku Rüşvet, vergi kaçırma ve şike iddiaları...

PUAN SİLME VE PARA CEZASI

Soruşturmanın süreceği ve araştırmaların devam ettiği bilgisi paylaşılan haberde, Benfica’nın 5-8 puan silme ve para cezası da alabileceği kaydedildi.

LİGDE 3. SIRADALAR

A Milli Takım’ın yıldızları Kerem Aktürkoğlu ve Orkun Kökçü’nün formasını giydiği Benfica, Portekiz Süper Ligi’nde 7 maçta topladığı 16 puanla 3. sırada yer alıyor.

ALBA Berlin 71-78 Fenerbahçe Beko

THY Euroleague dördüncü hafta maçında temsilcimiz Fenerbahçe Beko, deplasmanda Almanya ekibi ALBA Berlin ile karşılaştı. Fenerbahçe Beko, rakibini 78-71 mağlup ederek üçüncü galibiyetini aldı.

Salon: Uber Arena

Hakemler: Sasa Pukl (Slovenya), Alberto Baena (İspanya), Denis Hadzic (Hırvatistan)

Alba Berlin: Hermannsson 13, Olinde 12, Mattisseck, Wetzell 5, Koumadje 4, Procida, Spagnolo 13, Mcdowell-White 2, Schneider 8, Bean 2, Willams 12

Fenerbahçe Beko: Baldwin 13, Hall 2, Hayes-Davis 14, Colson 2, Sertaç Şanlı 3, Melli 12, Tarık Biberovic 12, Pierre 6, Zagars 5, Marjanovic 8, Birch 1

1. Periyot: 16-15

Devre: 31-38

3. Periyot: 47-58

Beş faulle oyundan çıkan: 39.05 Williams (Alba Berlin)

Arda Güler ve Kenan Yıldız Golden Boy 2024’e aday

İtalya’nın köklü spor gazetesi Tuttosport tarafından her yıl düzenlenen Golden Boy’da 2024 finalistleri belli oldu.

Real Madrid forması giyen milli futbolcu Arda Güler ile Juventus’ta oynayan milli futbolcu Kenan Yıldız da 25 kişilik finalist listede kendine yer buldu. İki oyuncu da jüri tarafından belirlenen 20 kişilik final listesinde gösterilirken 5 oyuncu da etkinliğin ana sponsoru tarafından seçildi ve 25 kişilik finalist liste tamamlandı.

GOLDEN BOY 2024 ADAYLARI

Lamina Yamal – Barcelona
Joao Neves – PSG
Warren ZAire-Emery – PSG
Alejandro Garnacho – Manchester United
Pau Cubarsi – Barcelona
Savio – Manchester City
Rico Lewis – Manchester City
Aleksandar Pavlovic – Bayern Münih
Kobbie Mainoo – Manchester United
Jorrel Hato – Ajax
Leny Yoro – Manchester United
Jamie Bynoe-Gittens – Borussia Dortmund
Kenan Yıldız – Juventus
Cristhian Mosquera – Valencia
ADam Wharton – Crystal Palace
Arda Güler – Real Madrid
Mathys Tel – Bayern Münih
Desire Doue – PSG
Oscar Gloukh – Salzburg
Samuel Omorodion – Porto

Sponsor wildcardıyla finale çıkanlar

Wilson Odobert – Tottenham
Andreas Schjelderup – Benfica
Endrick – Real Madrid
Eliesse Ben Seghir – Monaco
Samuel Mbangula – Juventus

Arda Güler ve Kenan Yıldız, Golden Boy 2024e aday

50 GAZETECİ OY KULLANACAK

Golden Boy 2024’ün belirlenmesi sürecinde uluslararası 50 gazeteci oy kullanacak. Her gazeteci 5 futbolcuya oy verebilecek. Bir gazetecinin ilk sırada seçtiği futbolcu 10 puan, ikinci sıradaki 7, üçüncü sıradaki 5, dördüncü sıradaki 3 ve beşinci sıradaki 1 puan alacak.

Puanlama sonucunda kazanan belli olacak.

ARDA GÜLER, KOPA TROPHY’YE DE ADAY

Real Madrid forması giyen Arda Güler, France Football tarafından düzenlenen Ballon d’Or ödülleri kapsamında yılın en iyi 21 yaş altı futbolcusuna verilen Kopa Trophy’ye de aday gösterilmişti.

Kopa Trophy’ye aday gösterilen futbolcular şu şekilde:

Pau Cubarsi, Alejandro Garnacho, Arda Güler, Karim Konate, Kobbie Mainoo, Joao Neves, Savinho, Mathy Tel, Lamine Yamal, Warren Zaire-Emery

Number1 – Arçelik ortaklığı kazandırıyor

Number1 Fm ve Number1 Türk Fm, 19 Ekim Cumartesi günü Bahar Mobilya Arçelik Mağazası’ndan canlı yayın yapacak. 14:00 – 16:00 saatleri arasında ortak canlı yayını dinleyen ve mağazaya gelen dinleyicilerimize Arçelik’in birbirinden güzel hediyeleri olacak.

Adres: Fevzi Çakmak Mahallesi

Osmangazi Cad. No: 80

Bağcılar / İstanbul

Ünlü şarkıcının mücevher koleksiyonu dünya rekoru kırdı

Ünlü şarkıcı Dame Shirley Bassey’nin mücevher koleksiyonu, Paris’te düzenlenen bir müzayedede 2,2 milyon Euro’ya alıcı buldu. Müzayedede yer alan parçalardan biri bin 500 – 3 bin euro fiyat aralığının 22 katına satılarak dünya rekoru kırdı. Müzayededen elde edilen gelir, Bassey’nin belirlediği hayır kurumlarına bağışlanacak.

Ünlü şarkıcının mücevher koleksiyonu müzayedede dünya rekoru kırdı

87 yaşındaki ünlü Galli şarkıcı, 1971 yapımı James Bond filmi Diamonds Are Foreverda (Elmaslar Sonsuza Dek) seslendirdiği şarkı ile tanınsa da, mücevher toplamaya şarkıcılık kariyerinden önce başlamıştı.

Müzayede öncesinde yaptığı açıklamada Bassey, “Şarkıcılık kariyerimin başlarında doğal incileri keşfettiğimde mücevherlere aşık oldum ve kendime ilk inci kolyemi aldım. Ancak hızla elmaslara olan tutkum başladı, bu da Diamonds Are Forever’ı kaydetmemden öncesine dayanır” dedi. Ünlü şarkıcı, “Şarkıyı kabul ettim çünkü elmaslar o zaman ve şimdi benim için hep özel bir anlam taşıdı,” diye ekledi.

DÜNYA REKORU KIRDI

Müzayedede öne çıkan parçalar arasında yer alan Cartier marka sade altın Baignoire kadın kol saati, 66 bin euroya satılarak tahmin edilen bin 500 – 3 bin euro fiyat aralığının 22 katına ulaşarak dünya rekoru kırdı. Elton John tarafından hediye edilen 1960’lara ait Van Cleef ve Arpels marka pırlanta yüzük ise 48 bin euroya satıldı.

Bassey’nin Kraliçe II. Elizabeth önünde gerçekleştirdiği ilk Royal Variety Performance anısına satın aldığı Van Cleef ve Arpels marka zümrüt ve pırlanta kolye ise 174 bin euroya satılarak, tahmin edilen fiyat aralığını ikiye katladı.

Sotheby’s’in iki yılda bir düzenlediği Fine Jewels müzayedesinin bir parçası olan bu satıştan elde edilen gelir, Dame Shirley’nin seçtiği hayır kurumlarına aktarılacak.

Karsu Dönmez anne oluyor

Geçen temmuz ayında dünya evine giren sanatçı Karsu Dönmez sosyal medya hesabından müjdeyi duyurdu.

YIllar önce Hatay’dan Hollanda’ya göçen Türk ailenin kızı olarak dünyaya gelen ve geçen temmuz ayında Mike Schrama ile evlenen Karsu Dönmez’den müjde geldi.

Sanatçı bebek beklediğini Instagram hesabından paylaştığı fotoğraflarla duyurdu.

“SABIRSIZLANIYORUZ KÜÇÜK BEBEK”

Karsu Dönmez paylaşımına “Kalplerimiz aşkla dolup taşıyor. Seni kollarımıza almak için sabırsızlanıyoruz küçük bebek” notunu düştü.

34 yaşındaki Karsu’nun ayçiçeği tarlasında verdiği pozlara binlerce beğeni geldi.

KARSU DÖNMEZ KİMDİR?

Karsu Dönmez, 19 Nisan 1990 tarihinde Hollanda’nın Amsterdam şehrinde Hatay’ın Karsu köyünden göç eden Türk kökenli anne Birgül ve baba Alpaslan Dönmez’in iki kızlarından biri olarak dünyaya geldi. 8 yaşındayken televizyonda gördüğü piyanoyu çalmaya karar verdi. Ailesi önce ona bir piyano kiraladı. Çok sevdiğini görünce de biriktirdikleri parayla ona bir piyano satın alındı. Karsu, Hollanda’daki Amerikan Büyükelçiliği’nin verdiği bir burs ile Amerika’ya gitti ve Rhode Island Üniversitesi’nde şan eğitimi aldı.

Karsu, aktif müzik hayatına 16 yaşındayken babasının sahibi olduğu, Amsterdam’daki Kilim Restoran’ın müşterilerine piyano çalarak başladı. Burada müşterilerin dikkatini çeken Karsu, ilgiyle karşılandı ve onu dinlemeye gelenlerin sayısı arttı. Bu durum karşısında ailesi Karsu için bir salon tutmaya karar verdi. Böylelikle onu dinlemek isteyenler için geniş bir mekânda konser vermiş olacaklardı. Ancak bu hesap Dönmez ailesinin düşündüğü gibi gitmedi. Karsu’yu izlemek isteyen insanların talebine, büyük bir konser verip konuyu kapatmak mümkün olmadı. Bu konserin akabinde Karsu, dünyanın en önemli sahnelerinden ve organizasyonlarından teklifler almaya başladı. Kısa süre içerisinde Concertgebouw’dan North Sea Jazz Festival’a ve hatta New York Carnegie Hall’a kadar önemli sahnelerde yer aldı. Konserlerinde gözlerini kapatıp onun sesine kulak verdiklerinde, New Orleans’ta dev bir caz yıldızını dinlediğini zannettiklerini dile getirenler oldu.

Karsu, Türkiye’deki çalışmalarına 2011 sonbaharında, plak şirketi, etkinlik ve menajerlik ajansı olan “Y Kültür Sanat” ile anlaşarak odaklandı. “Y Kültür Sanat” etiketiyle ilk stüdyo albümü Confession’ı (2012) ve Colors’ı (2015) Türkiye’de çıkardı. Bu iki albümde yer alan şarkıların neredeyse tamamının söz ve müziğini Karsu üstlendi.

Türk medyası, Karsu’ya ilk defa 2012 yılında Güneri Civaoğlu’nun sunduğu Şeffaf Oda isimli programda yer verdi. Bu program sayesinde farklı bir kitleye ulaştı. Karsu, İstanbul Zorlu Center PSM, Ankara Caz Festivali, Alanya Caz Festivali ve Akbank Caz Festivali gibi organizasyonlarda birçok konser verdi. 2014-2015 yılları arasında From New York to Istanbul adında bir dünya turnesine çıktı. 2018 yılında, Karsu Plays Atlantic Records adlı projesiyle 40’tan fazla salonda sahne aldı. Bu konserlerde, dünyaca ünlü Atlantic Records plak şirketinin kurucusu Ahmet Ertegün’ün hayat hikâyesi anlatıldı hem de Atlantic Records’dan çıkan hitler Karsu dokunuşuyla yeniden yorumlandı. Karsu bu proje ile, Ertegün’ün yolculuğunu, Atlantic Records’dan çıkan şarkılarla sahneye birlikte taşıdı. Karsu, 2018’in Mayıs ayında bu konseri ilk kez Türkçe olarak Zorlu PSM’de sahneledi. Karsu Plays Atlantic Records turu, Londra Cadogan Hall’da sona erdi.

Kaynak: Medyatava Haber Merkezi

Acemoğlu’nun dedesi ünlü markanın kurucusu çıktı

0

Daron Acemoğlu, ekonomi alanında Nobel Ödülü kazanarak büyük bir başarı elde etti. Acemoğlu’nun ödülü, Türkiye ve dünya genelinde geniş yankı uyandırırken, ailesi de araştırılmaya başlandı. Dedesi Togo Acemyan’ın, Türkiye’nin ilk modern ayakkabı fabrikasının kurucusu olduğu ortaya çıktı. İşte o ünlü marka…

Daron Acemoğlu, Nobel Ödülü’nü, ekonomi alanındaki çalışmalarıyla kazandı. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) görev yapan Acemoğlu, iş arkadaşları James A. Robinson ve Simon Johnson ile birlikte İsveç Merkez Bankası tarafından Alfred Nobel Anısına Ekonomik Bilimlerde Nobel Ödülü’ne layık görüldü.

Ekonomi alanında Nobel Ödülü kazanmıştı: Daron Acemoğlu'nun dedesi, ünlü markanın kurucusu çıktı

Nobel Komitesi, ödül gerekçesini şu şekilde açıkladı:

“Hukukun üstünlüğünün zayıf olduğu toplumlar ve nüfusunu kötüye kullanan kurumlar büyüme veya daha iyiye doğru değişim yaratmaz. Ödül sahiplerinin araştırması bunun nedenini anlamamıza yardımcı oluyor.”

Dünya Gazetesi’nden Serdar Aksoy’un haberine göre, Daron Acemoğlu’nun ailesi de Türkiye’de köklü bir geçmişe sahip. Babası Kevork Acemoğlu, tanınmış bir ticaret avukatı olup YÖN Dergisi çevresinde yer almış bir isim olarak bilinirken, annesi İrma Acemoğlu, Kadıköy’de Aramyan Uncuyan Ermeni Okulu’nun müdürlüğünü yapmış ve edebiyatla ilgilenen bir eğitimci olarak tanınıyor.

Ekonomi alanında Nobel Ödülü kazanmıştı: Daron Acemoğlu'nun dedesi, ünlü markanın kurucusu çıktı - Resim : 2

Acemoğlu’nun dedesi Togo Acemyan, iş dünyasındaki başarılarının yanı sıra Ermeni cemaatinde de etkin bir isimdi. 1946 yılında, Türkiye’de azınlık okulu mezunlarının kurduğu ilk dernek olan Pangaltı Lisesi Yetişenler Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı. Acemyan, derneğin 1949-1952 yılları arasında başkanlığını yürüttü. Daha sonra, 1964-1965 yıllarında bu görevi oğluna, Kevork Acemoğlu’na devretti.

TOGO markası, zamanla el değiştirdi. 1990’larda popülerliğini korurken, 1999 yılında markanın sahibi Yaşar Kuşgöz’ün vefatı sonrasında, oğlu Ahmet Kuşgöz markayı ayakta tutmaya çalıştı. Ancak, zamanla TOGO’nun mağazaları kapanmaya başladı. 2012 yılında ise Türkiye Deri İş Sendikası’na üye olan işçilerin işten çıkarılmasıyla ilgili düzenledikleri protestolarla marka yeniden gündeme geldi.

Ekonomi alanında Nobel Ödülü kazanmıştı: Daron Acemoğlu'nun dedesi, ünlü markanın kurucusu çıktı - Resim : 3

2017 yılında TOGO markası, ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren Ahmet Akkuş tarafından satın alındı. TOGO fabrikasının bulunduğu alan ise şu anda TOGO Kuleleri olarak bilinen yapıların bulunduğu yer olarak dikkat çekiyor.

Kaynak: Medyatava Haber Merkezi

Elon Musk’tan Trump’ın seçim kampanyasına destek

ABD’li milyarder Elon Musk, Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump’ın seçim kampanyasına yaklaşık 75 milyon dolar bağışta bulundu.

ABD’li milyarder Elon Musk, Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donal Trump’ın seçim kampanyasına destek amacıyla son 3 ayda yaklaşık 75 milyon dolar bağış yaptı.
ABD’de başkanlık seçiminde sayılı günler kala ABD’li milyarder Elon Musk’ın Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donal Trump’ın seçim kampanyasına milyonlarca dolar bağış yaptığı ortaya çıktı. Bugün açıklanan federal verilere göre, Musk’ın kendisi tarafından kurulan ve özellikle başkanlık seçimlerinde belirleyici rol oynayabilecek kilit eyaletlerdeki seçmenlere odaklanan Trump yanlısı America PAC adlı gruba, son üç ay içerisinde yaklaşık 75 milyon dolar bağış yaptı.

America PAC, Cumhuriyetçilerin önde gelen bağışçılarından biri haline gelen Musk’tan Temmuz-Eylül döneminde aldığı bağışın 72 milyon dolarını harcadı. Eylül sonu itibariyle PAC’ın kasasında yaklaşık 4 milyon dolar kaldığı bildirildi. Aynı dönemde, başka bir Trump yanlısı grup olan Preserve America PAC, milyarder Miriam Adelson’dan 95 milyon dolar bağış aldı.

Musk, daha önceki seçimlerde Demokrat adaylara oy verdiğini ifade etmesine rağmen, 2024 seçimlerinde sağa kayarak Trump’a destek vermeye başladı. Temmuz ayında Trump’ı açıkça desteklediğini duyuran Musk, bu ayın başında Pennsylvania’daki bir mitingde Trump’la birlikte sahne aldı.

Musk’ın America PAC’a yaptığı yüklü bağış, onu Cumhuriyetçi bağışçıların önde gelen isimlerinden biri haline getirdi. Daha önce Timothy Mellon ve Miriam Adelson gibi büyük bağışçılarla özdeşleşen gruba Musk da katılmış oldu.

Kaynak: İHA