Ana Sayfa Blog Sayfa 244

LeBron James Donald Trump’ı eleştirdi

LeBron James, ABD başkanlık seçimlerine Kamala Harris’i destekleyen ve Donald Trump’ı “ırkçı” olarak nitelendiren bir video paylaşarak katıldı. Videoda eski sivil haklar hareketi protestolarından görüntüler ve Trump’ın geçmişteki açıklamaları yer alırken, bazı Trump destekçileri James’i seçmenleri yanıltmakla suçladı.

LeBron, Harris’e oy vereceğini belirtirken, politik detaylara girmedi ve ailesinin geleceğini düşündüğünde kararının net olduğunu ifade etti. James, geçmişte de Demokrat adayları desteklemiş ve Trump’ı sert bir dille eleştirmişti.

Icardi için teklif an meselesi

0

Galatasaray taraftarının sevgilisi Icardi için flaş bir iddia ortaya atıldı. Arjantin’in River Plate kulübü Icardi’yi transfer için tüm şartları zorlayacak.

Galatasaray taraftarı çok üzülecek! Icardi için teklif an meselesi

Sarı kırmızılı taraftarların sevgilisi haline gelen Arjantinli golcü Icardi’yi River Plate transfer etmek istiyor. ESPN’de geçen habere göre; Arjantin’in köklü kulübü River Plate, gelecek sezon yıldız bir forvet transfer yapmak istiyor ve en büyük aday Mauro Icardi.

ŞARTLAR ZORLANACAK

Miguel Angel Borja’nın performansından memnun olmayan yönetimin teknik direktör Marcelo Gallardo’nun da isteğiyle liste hazırlamaya başladı. Haberin devamında Arjantin ekibinin Icardi transferini bitirmek için şartları zorlamaya hazır olduğu ifade edildi.

MÜTHİŞ İSTATİSTİK

Galatasaray’da geçirdiği 2.5 sezonda 2 Süper Lig ve 1 Süper Kupa şampiyonluğu yaşayan Mauro Icardi, çıktığı 86 maçta 61 gol atarken 22 asist yaptı.

Kadın futbolundaki büyümenin dünyada eşi benzeri yok

0
Kadın futbolunda sürdürülebilir bir ekosistem yaratmak isteyen UEFA, 6 yıllık stratejik planını “Durdurulamaz” başlığıyla uefa.com üzerinden tüm dünyaya deklare ederken, “Kadın Futbolu İçin Tam Zamanı” sloganıyla geçtiğimiz sene kendi stratejisini ilan eden Türkiye Futbol Federasyonu, örtüşen hedefler ve planlar kapsamında bu projeyi destekliyor.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yöneticilerinden olan ve Kadın Futbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ural Aküzüm, kadın futbolunun dünya çapında yükselen büyük bir değer olduğunu belirtip, “UEFA ve FIFA, kadın futboluna çok büyük önem veriyor. Bu sebeple UEFA’nın yeni açıkladığı ‘Durdurulamaz’ stratejisi çok büyük önem taşımakta. 2017 yılındaki UEFA Womens EURO 2017’yi dünya çapında 178 milyon kişi izlemişken, 2022’de bu rakam 374 milyona çıkmıştır. Rakamların tümüne baktığımızda eşi, benzeri görülmemiş bir büyüme ile karşılaşıyoruz. Ülkemizde de özellikle büyük kulüplerimizin kadın futboluna girmesiyle birlikte kadın futbolu müthiş bir ivme kazandı. En üst ligimizde inanılmaz bir rekabet var. Şampiyon geçen sezon son maçta belli oldu. Bu sezon da kıyasıya bir yarış sürmekte. Liglerimizde yer alan 180 takımın, 11 bin lisanslı sporcusu var. Yani büyük bir kadın futbolcu ordusu var. Bu rakamlar TFF ve UEFA’nın kadın futbol stratejilerine paralel şekilde her geçen gün büyümeye devam edecektir” diye konuştu.

‘TFF OLARAK KADIN FUTBOLUNDA DEV ADIMLAR ATTIK’

Göreve gelmeleriyle birlikte kadın liglerinde deplasman yol ve konaklama ücretleri desteğinde tarihin en büyük artışının yapıldığının altını çizen Ural Aküzüm, “Yüzde 500 ile yüzde 1000 arasında ücretlere zam yapılmıştır. UEFA ve FIFA ile ortaklaşa yapılan projeler kapsamında son yapılan U17 projesi ile 600 bin euroluk yardım, FIFA tarafından kadın futbolu için Türkiye Futbol Federasyonu’na gönderilmiştir. Genç kızlar bölge seçmeleri kapsamında kadın milli takımlarımıza alt yaş kategorilerinde futbolcu kazandırılmaktadır. Süper Lig Kulüpler Birliği Vakfı kurulması için çalışmalar devam etmektedir. Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’nin profesyonel olabilmesi için yoğun bir uğraş verilmektedir. Bu ve bunlar gibi gözle görülür adımlarla kadın futbolunun ülkemizde yaygınlaşması, popüler olması için Türkiye Futbol Federasyonu olarak hamlelerimizi yapıyoruz. Bu sevindirici gelişmeler ışığında UEFA’nın ‘Durdurulamaz’ isimli yeni kadın futbol stratejisini çok önemli buluyor ve sonuna kadar destekliyoruz” açıklamasını yaptı.

Türkiye Futbol Federasyonu, 2026-2027 sezonundan itibaren kadın futbol liglerinde profesyonelliğe geçmek için çalışmalarını sürdürüyor.

Türkiye kadın futbol liglerinde şu anda 180 takım mücadele ediyor. Buna bağlı olarak 11 bin lisanslı kadın futbolcu, Türkiye çapında takımlarda kadın futbolunun geleceği için ter döküyor.

Tom Hanks’in yeni filmi sınıfta kaldı

Tom Hanks’in büyük bir heyecanla beklenen “Here” (Türkçe adıyla: Burada) filmi, vizyona girmeden önce olumsuz eleştiriler aldı. ‘Here’, film inceleme sitesi Rotten Tomatoes’de yüzde 32 puan alarak beklentileri karşılayamadı.

Richard McGuire’ın övgüyle bahsedilen grafik romanından uyarlanan bu film, Hanks ve Robin Wright’ın başrollerinde yer aldığı, zaman içinde farklı anları tek bir mekânda keşfeden alışılmadık bir yapıya sahip.

Tom Hanks’i efsanevi “Forrest Gump” yönetmeni Robert Zemeckis ile yeniden bir araya getiren film, yazım aşamasında Rotten Tomatoes’da yalnızca yüzde 32 gibi düşük bir puanla karşılaştı. Bu durum, Hanks ve Zemeckis’in yeniden bir araya geldiği projeye dair hayal kırıklığı yarattı. Bazı eleştirmenler, Zemeckis’in filmi yapma konusundaki cesaretini takdir ederken, çoğunlukla zayıf bir icra ile karşılaştıklarını ifade ettiler.

Filmin, 25 Ekim 2023 tarihinde American Film Institute Festival’inde prömiyeri yapılırken, ABD’de 1 Kasım 2023’te sinemalarda gösterime girecek. Hâlihazırda filmin puanı açılış hafta sonu boyunca değişiklik gösterebilir, çünkü yeni eleştiriler eklenecektir.

YAPISAL SORUNLAR VE ELEŞTİRİLER

Eleştirmenler, filmin deneysel yapısının izleyiciyi daha fazla kafa karıştırdığını vurguladı. Hollywood Reporter’dan David Rooney, “Kimse filmin görsel teknolojiye olan takıntısının kalp duygusunun önüne geçmesinden tam olarak kurtulamadı” derken, Boston Globe’dan Odie Henderson, “Geniş oyunculuk ve klişe dolu senaryoyu sabit çerçeve formatıyla birleştirince ‘Here’, kötü bir sitcom ya da beşinci sınıf öğrencilerinin Eugene O’Neill ve ‘Death of a Salesman’ ile oynamaya karar verdiği bir okul müsameresi gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.

Hanks ve Zemeckis’in yeniden bir araya gelmesi, duygusal olarak etkileyici bir film beklentisini artırmıştı; ancak “Here” bu beklentileri karşılayamamış gibi görünüyor.

Bu soğuk karşılamanın, filmin gişe performansı ve ödül kampanyası üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Düşük eleştirel puanlar, genellikle olumlu ağızdan ağıza yayılmayı engeller ki bu da “Here” gibi daha küçük, yüksek kavramsal filmler için oldukça önemlidir. Ayrıca, bu ödül sezonunda “Here”, Emilia Perez, Anora ve Gladiator II gibi olumlu eleştiriler almış ve festivalde dikkat çekmiş diğer rakipleri arasında öne çıkmakta zorlanabilir.

Hanks ve Zemeckis’in daha önceki işbirliklerinde belirledikleri yüksek standartlar göz önüne alındığında, hem hayranlar hem de eleştirmenler dönüşü bir başarı olarak görmeyi umuyordu. Ancak filmin deneysel yaklaşımı, daha erişilebilir bir anlatım bekleyen izleyicileri hayal kırıklığına uğratmış olabilir. Yine de, “Here” gibi iddialı projelerin, çıkış öncesinde karışık eleştiriler alması ve sonrasında popülerlik kazanması sık görülen bir durum oluyor.

Ünlü çiftten ayrılık kararı geldi

2021 yılında bu yana birlikte olan Channing Tatum ile Zoe Kravitz çifti ayrıldı. Geçen yıl nişanlanan ünlü çiftin henüz neden ayrıldığı bilinmiyor.

Dua Lipa servetine servet kattı

İngiliz ünlüler arasında Harry Styles ve Dua Lipa 30 yaş ve altındaki en zengin kişiler arasında yer alıyor. One Direction grubunun eski yıldızı Harry Styles, 200 milyon sterlinlik servete sahipken, iki yıl önce 20 milyon sterlinlik servetiyle 8. sırada olan Dua Lipa adeta para basma makinesine dönüşerek 104 milyon sterlinlik servetiyle 2. sıraya yükseldi.

Paraya para demiyor: 2 yılda listenin tepesine çıktı

Heat dergisinin yıllık Zenginler Listesi’nde Harry Styles ve Dua Lipa başı çekiyor. 30 yaş ve altındaki en zengin İngiliz ünlülerin yer aldığı listede Dua Lipa en yakın takipçisini servetiyle 3’e katladı.

DUA LIPA SERVETİNE SERVET KATTI

One Direction grubunun eski yıldızı Harry Styles, 200 milyon sterlinlik servetiyle 30 yaş altı en zengin İngiliz yıldız seçildi.

Şarkıcı ve söz yazarı, Heat dergisinin yıllık Zenginler Listesi’nde ikinci sırada yer alan Dua Lipa’nın neredeyse iki katı net servete sahip.

Dua Lipa’nın 104 milyon sterlin değerinde olduğu açıklandı. İki yıl önce, 20 milyonluk servetiyle 8. sırada olan Dua Lipa 2 yılda servetine servet katarak ikinci sıraya yükseldi.

Şu anda 30 yaşında olan Harry, 2016’da One Direction dağıldığında serveti 37 milyon sterlin idi. O zamandan beri üç albüm çıkardı, birkaç filmde rol aldı ve dünya çapında bir stadyum turuna çıktı.

29 yaşındaki Dua, 2020’de hit albümü Future Nostalgia ile başarı elde etti. Ayrıca bir dizi marka anlaşması yaptı ve son yıllarda turnelere çıktı.

ÜÇÜNCÜ SIRADA SPIDER-MAN VAR

30,6 milyon sterlinlik servetiyle Örümcek Adam oyuncusu Tom Holland, bu yılki listede dokuzuncu sıradan üçüncü sıraya yükseldi. Dergide ayrıca uluslararası ünlüler, GB Takımı sporcuları ve hatta en zengin evcil hayvanlar için kategoriler de var.

Taylor Swift’in kendine ait bir ürün yelpazesi olan ve Diet Coke reklamlarında oynayan kedisi Olivia Benson, 62 milyon sterlinlik servetiyle Tom Holland’ın iki katından fazla servetiyle dünyanın en zengin evcil hayvanı seçildi.

Milyarder şarkıcı Taylor 30 yaşını geçtiği için listede yok. Dalgıç Tom Daley 14 milyon sterlinle en zengin Takım GB sporcusu.

İNGİLTERE’DE EN ZENGİN 30 YAŞ ALTI ÜNLÜ

Harry Styles – 200 milyon sterlin
Dua Lipa – 104 milyon £
Tom Holland – 30,6 milyon £
Lewis Capaldi – 30,4 milyon £
Millie Bobby Brown – 22 milyon £
Sophie Turner – 18,5 milyon sterlin
Dave – 13,9 milyon £
Jorja Smith – 13,7 milyon £
Sam Fender – 13,1 milyon £
Asa Butterfield – 10,7 milyon £

Trump Netanyahu’ya süre verdi

Donald Trump’ın “ABD başkanlığını devralana kadar Netanyahu’dan Gazze’ye saldırıları sonlandırmasını istediği” belirtildi.

Trump, Netanyahu’ya süre verdi

Cumhuriyetçilerin adayı ve eski ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya seçimleri kazanması halinde görevi devralana kadar İsrail’in Gazze’ye saldırılarını sonlandırmasını istediği öne sürüldü.

The Times of Israel’in konuya ilişkin bilgi sahibi ve ismini açıklamayan iki kaynağa dayandırdığı haberine göre, Trump, Netanyahu’ya seçimleri kazanması halinde ABD başkanlık koltuğuna oturana kadar Gazze’deki “savaşı bitirmesini” söyledi.

Gazeteye konuşan Trump döneminde görev yapmış ABD’li yetkili ile İsrailli yetkili, Trump’ın Gazze’ye saldırıların sona erdirilmesi yönündeki mesajını ilk olarak Netanyahu’yu Florida eyaletindeki malikanesi Mar-a-Lago’da ağırladığı esnada ilettiğini belirtti.

Trump’ın daha önce Netanyahu’ya Gazze ve Lübnan saldırılarına ilişkin açıktan destek verdiği bilinirken gazeteye konuşan yetkililer, Gazze’ye saldırılara ilişkin ilk kez bir “zaman çizelgesinin” gündeme geldiğinin altını çizdi.

ABD’li eski yetkili, Trump’ın Tel Aviv yönetiminin “(Gazze’deki) savaşı resmen sona erdirdiği” sürece İsrail ordusunun Gazze’deki geri kalan faaliyetlerini destekleyebileceğini de vurguladı.

Washington Post gazetesinin Trump ile Netanyahu arasında bu ay gerçekleşen telefon görüşmelerinin detaylarına ilişkin 25 Ekim tarihli haberinde, ABD Başkan adayı Trump’ın İsrail Başbakanı Netanyahu’ya Hamas ve Hizbullah konusunda “Ne yapman gerekiyorsa yap” diyerek destek verdiği aktarılmıştı.

Şebnem Dönmez 10 yıllık bekarlığına veda etti

‘Kızılcık Şerbeti’nde ‘Heves’ karakterini canlandıran Şebnem Dönmez’den bomba bir aşk itirafı geldi.

‘Kızılcık Şerbeti’nde ‘Heves’ karakterini canlandıran Şebnem Dönmez’den bomba bir aşk itirafı geldi.

“10 YILDIR SINGLE’DIM”

YouTube’da yayınlanan, sunuculuğunu Sibel Arna’nın yaptığı ‘Ne Olursan Ol Rahat Ol’ programına katılan 50 yaşındaki oyuncu “10 yıldır single’dım. Sonunda bunu kıracak biri çıktı. Aç bayrakları gibi bir durum var” diyerek aşk müjdesi verdi.

Aşık olduğu kişiyi açıklamayan Dönmez, erkeklerden bir şey almayı 50 yaşında öğrenmeye çalıştığını da söyledi.

“İSTENMEYEN ÇOCUKMUŞUM”

Şebnem Dönmez’in diğer açıklamaları…

“Dişil enerjinin almaktan da beslendiğini ve bir erkeğin verdiği zaman kendini daha maskülen hissettiğini öğrendim. Biz de büyüyoruz.”

“On sene önceki Şebnem’den çok farklı bir insanım artık. Güzel bir noktadayım. İlişki yaşarken daha rahatım.”

“Ben küçükken sana aşıktım’ cümlesini çok duyuyorum. Hâlâ utanıyorum tabii ki.”

“Kel falan doğmuşum ben. İstenmeyen çocukmuşum. 6 aylıkken beni bir dadıya vermişler. Annem hafta sonları geliyormuş sadece.”

5 gollü maçta Liverpool Ferdi Kadıoğlu’nu üzdü

İngiltere Lig Kupası Son 16 Turu’nda Ferdi Kadıoğlu’nun formasını giydiği Brighton, Liverpool’a 3-2 mağlup oldu ve elendi.

Ferdi Kadıoğlu’nun takımı Brighton, İngiltere Lig Kupası Son 16 Turu’nda Liverpool’u konuk etti.

Falmer Stadyumu’nda oynanan mücadelede ev sahibi Brighton & Hove Albion, Liverpool’a 3-2 mağlup olarak elendi.

Liverpool’a tur biletini getiren golleri 46. ve 63. dakikalarda Gakpo ve 85. dakikada Luis Diaz kaydetti. Brighton’ın golleri ise 81. dakikada Adingra ve 90. dakikada Lamptey’den geldi.

Milli futbolcumuz Ferdi Kadıoğlu, Brighton formasıyla maça ilk 11’de başladı ve 45 dakika süre aldı.

Liverpool, İngiltere Lig Kupası’nda çeyrek finalde mücadele etme hakkı kazandı.

Eleştiri okları Ancelotti’yi övgüler Arda Güler’i gösteriyor

Real Madrid, İspanya La Liga’nın 11. haftasında Barcelona’ya 4-0 mağlup oldu ve zirve yarışında ağır bir yara aldı. Katalan devi, Real Madrid ile arasındaki puan farkını 6’ye yükselterek önemli bir avantaj sağladı. Genç yetenek Arda Güler’in karşılaşmada süre alamaması tartışma konusu oldu. 19 yaşındaki milli futbolcunun son 5 maçta sadece 21 dakika görev yapması birçok soru işaretini de beraberinde getirdi. İspanyol futbol muhabirleri, Carlo Ancelotti’nin kadro tercihi ve yıldız oyuncunun takımdaki geleceğiyle ilgili Spor Arena’ya özel açıklamalarda bulundu.

Geçen sezonu şampiyon olarak tamamlayan ve bu sezon kadrosunu Kylian Mbappé gibi yıldız isimle güçlendiren Real Madrid, El Clasico’dan 4-0’lık şok bir yenilgiyle ayrıldı. Barcelona, bu sonuçla puanını 30’a yükselterek liderliğini sağlama alırken Real Madrid ise 24 puanda kaldı. Real Madrid’in geleceği olarak görülen milli futbolcu Arda Güler, mücadelede forma giymedi. 19 yaşındaki yetenek, eflatun-beyazlı formayla bu sezon 11 maçta 292 dakika süre buldu. Yıldız futbolcunun takımdaki geleceği ve diğer maçlardaki forma şansı merak konusu olurken; İspanyol muhabirler, konuyla ilgili olarak önemli değerlendirmelerde bulundu.

İSPANYOL MUHABİRLERDEN ‘ARDA GÜLER’ AÇIKLAMASI ŞU ŞEKİLDE:

CESAR MANUEL SEVILLA (MADRIDISTAREAL)

“KADRODA YETENEKLİ VE İYİ İSİMLER VAR AMA CARLO ANCELOTTİ…”

La Liga’daki en büyük rakibinize karşı kaybetmeniz form düşüklüğünden başka bir şey değildir. Neyse ki Real Madrid’in önünde koca bir sezon var. Real Madrid, bu ağır yenilgi nedeniyle ya daha da batacak ya da ayağa kalkıp geçen sezonki başarılarını tekrarlayabileceklerine inanacak. Real Madrid taraftarları söz konusu sonuçlar olduğunda aşırı derecede hassastırlar. Ve böylesine ağır bir yenilgi teknik direktörden başlayarak bazı oyuncuları değiştirmek gerektiğini ortaya koyuyor. Kulüpte iyi bir atmosfer var ama takım iyi oynayamıyor. Ayrıca tüm maçları kazanmak için yeterli bir kadro var. Bu yüzden sorunun bu kadar yetenekli ve iyi isimlerin olduğu bir kadroyla sahada iyi oyunu nasıl oynatacağını bilmediği için teknik direktörden kaynaklandığı ortaya çıkıyor.

“ARDA GÜLER’DE REAL MADRİD’İN GELECEĞİNİ GÖRÜYORUM”

Henüz 19 yaşında olan Arda Güler’in önünde adından söz ettirmiş bazı yetenekler var. Türk futbolcudan sadece en iyi performansını sergilemesini bekliyorum. Real Madrid’in geleceğini onda görüyorum. Ancak Arda’nın takımdaki rolünün diğer oyuncular tarafından doldurulduğunu unutmamakta fayda var. 5 maçta forma giydiği 21 dakikalık oyunda yaptıklarını görmek bile Arda Güler’in bu takımın yıldızı olabileceğini ve Mesut Özil’in Real Madrid’e sağladığı katkı gibi bir faydası olacağını gösteriyor.

“REAL MADRİD TARAFTARLARI ARDA GÜLER İÇİN DELİ OLUYOR”

Real Madrid taraftarları Arda Güler için deli oluyor. Arda’nın kendisine gelen bazı fırsatları yakalamasını ve bu takımda kilit bir oyuncu olmasını dört gözle bekliyoruz. Arda Güler gibi bir yeteneğin Bernabéu’da hüküm sürdüğünü ve takımın dünyanın en iyi oyuncusuna sahip olduğunu görmek istiyoruz. Arda’nın Türkiye ile sergilediği performansı hepimiz her maçta görmek istiyoruz. Arda Güler, takımdaki her oyuncuyla oynama konusunda uyum sağlayabilir. Arda’nın her saniyeyi ve her dakikayı değerlendirmesi lazım. Çünkü bu, hocanın oyun planında değişikliğe gitmesi gerektiğinde veya maça farklı bir hava katmaya karar verdiğinde Arda Güler’in tercih edileceği anlamına gelecek. Önemli olan kendimize şu soruları sormak: Arda Güler nerede oynayabilir? Arda’nın yerine yedek kulübesine kimi koyabilir? Birçok soru var ve cevaplar sadece zamanda, Carlo Ancelotti’de ve Arda Güler’in kendisinde mevcut.

Eleştiri okları Carlo Ancelottiyi, övgüler Arda Güleri gösteriyor: Adını duyunca deliriyorlar | Neden, kimse bilmiyor

VICTOR DIEGUEZ (LEGAL SPORT)

“BARCELONA YENİLGİSİ ÇOK SERT OLDU, ANCELOTTİ’NİN POPÜLARİTESİ DÜŞTÜ”

Real Madrid, iyi bir futbol oynamıyordu ve takımda yaşanan tüm sorunlar El Clasico ile birlikte daha da büyüdü. Dağınık bir takım oldukları ve geçen seneki kadar güçlü bir yapıya sahip olmadıkları açıktı. Barcelona yenilgisi çok sert oldu. O yüzden bu mağlubiyetin takımda değişikliklere yol açacağını düşünüyorum. Carlo Ancelotti, işine devam etmek istiyorsa bu değişikliği hızlı bir şekilde gerçekleştirmeli. Real Madridli taraftarlar, şu an garip bir durumda. Ancelotti, Miguel Muñoz’la birlikte Real Madrid tarihinin en çok şampiyonluk kazanan teknik direktörüdür. Kulüple kazandığı başarılardan dolayı Ancelotti’yi eleştirmeyen çok kişi var. Diğer yandan Ancelotti’den çok daha fazlasını bekleyenlerin sayısı da bir hayli fazla. Bununla birlikte Ancelotti’nin popülaritesi çok düşük bir noktada. Bunu ancak iyi sonuçlar değiştirebilir.

“TARAFTARLAR, ARDA’NIN NEDEN BU KADAR AZ OYNADIĞINI ANLAMIYORLAR”

Arda Güler’in Real Madrid’deki rolünü anlamıyorum. Geçen sezonun sonlarına doğru olağanüstü bir performans gösterdi. Arda, ayrıca Türkiye ile Avrupa Şampiyonası’nda çok iyi bir performans sergiledi ama hala süre alamıyor. Takımın onun gibi oyunculara ihtiyacı var. Çünkü o, Real Madrid’in sahip olmak istediği yapıyı oluşturabilecek sıra dışı bir pasör. Arda’nın sabırlı olmasını isterim çünkü bana göre bir gün ilk 11’e girecek ama ayrılmak isterse de bunu anlayışla karşılarım. İster Madrid’de olsun ister başka bir yerde iyi oyuncuların her zaman oynaması lazım; Arda da onlardan biri. Real Madrid taraftarları, Arda Güler’e aşık. Bu yüzden neden bu kadar az oynadığını anlamıyorlar. Santiago Bernabeu’da Arda’nın başarılı olduğunu görmek istiyorlar. Arda Güler, bana göre eninde sonunda bunu başaracak. Her şey Arda’nın ne yapmak istediğine ve sabrına bağlı. Real Madrid’de Modric sonrası takımın en iyi pasörü Arda Güler’dir. Önümüzdeki birkaç maçta kanat veya orta saha oyuncusu olarak görev alması bekleniyor. Takımın topla olan yeteneğini yeniden kazanması için Arda’nın oynaması gerekiyor.

Adidas ile Kanye West arasındaki sorun çözüldü

Adidas ve ünlü rapçi Kanye West arasındaki yıllardır süregelen yasal anlaşmazlıklar sona erdi. Adidas CEO’su Bjorn Gulden, tarafların herhangi bir maddi uzlaşı olmaksızın karşılıklı bir anlaşmaya vardığını duyurdu. Gulden, “Geçmiş artık geçmişte kaldı,” diyerek, her iki tarafın da tüm sorunları çözmeye karar verdiğini belirtti.

Adidas ünlü rapçi ile yollarını ayırmıştı... Yıllar sonra 1.3 milyar dolarlık sorun çözüldü

2014 yılında Nike’tan ayrılan Kanye West, Adidas ile yaptığı iş birliği sayesinde Yeezy markasını piyasaya sürmüş ve bu iş birliğiyle büyük başarı elde etmişti. Ancak, Kanye West’in 2022 yılında antisemitik açıklamalar yapmasının ardından Adidas, ünlü rapçiyle yollarını ayırma kararı aldı.

1.3 MİLYAR DOLARLIK STOK ADIDAS’A KALDI

West’in özellikle Nazi hayranlığını ifade ettiği ve antisemitik söylemlerde bulunduğu açıklamalar, Adidas tarafından “kabul edilemez, nefret dolu ve tehlikeli” olarak nitelendirilmişti. Bu kararın ardından Adidas, 1.3 milyar dolar değerindeki Yeezy ayakkabı stokuyla baş başa kaldı.

Euronews’te yer alan habere göre; marka, depolarda kalan Yeezy ayakkabıların bazılarını iki parti halinde geçen yıl piyasaya sürerken, elde edilen gelirden bir kısmını nefret karşıtı gruplara bağışlama taahhüdünde bulundu. Geçen yıl Yeezy satışlarından elde edilen 300 milyon euro kârın 140 milyon eurosunu bağışlayacaklarını ya da bağışlamayı planladıklarını belirten Adidas, bu adımıyla tepki çeken durumu hafifletmeyi hedefledi.

Bu yıl bir başka Yeezy partisini daha piyasaya süren Adidas, elde kalan tüm stokları 2024 yılının sonuna kadar tüketmeyi beklediğini açıkladı.

Adidas ve Kanye West’in aralarındaki tüm sorunları çözdüğü bu anlaşma sonrasında, ünlü spor giyim markası ve rapçi arasında ileride yeniden bir iş birliği olup olmayacağı merak konusu olmaya devam ediyor.

Ronaldo Suudi Arabistan’dan ayrılıyor

Ronaldo Suudi Arabistan'dan ayrılıyor! Para umrumda değil

Suudi Arabistan’da top koşturan Portekizli yıldız Ronaldo’nun Al Nassr kulübünden ayrılacağı iddia edildi.

DAHA MÜCADELECİ LİG ARIYOR

Suudi Arabistan’dan basınından Al-Jazirah’ın haberine göre; Ronaldo, sezon sonunda ayrılacak. Kendisine yeni takım aramaya başladığı ifade edilen haberde, Ronaldo’nun artık parayı değil mücadeleci bir ekip istediği yazıldı.

DÜN TAKIMINI KUPA DIŞINDA BIRAKMIŞTI

Hatırlanacağı üzere dün Ronaldo’nun kaçırdığı penaltı gündem olmuştu. Al Nassr ile Al Taawon karşı karşıya geldiği kupa maçının son anlarında Ronaldo penaltı kaçırmış ve takımının elenmesine sebep olmuştu.

Altay’lı Manchester United Leicester City’ye gol yağdırdı

İngiltere Lig Kupası son 16 turu karşılaşmasında Manchester United ile Leicester City karşı karşıya geldi. Altay Bayındır’ın ilk 11’de başladığı maçta Manchester United, Leicester City’i 5-2’lik skorla mağlup etti.

İngiltere Lig Kupası’nda Manchester United ile Leicester City çeyrek finale yükselebilmek için karşı karşıya geldi.

Altay Bayındır’ın ilk 11’de başladığı ve kritik kurtarışlara imza attığı maç tam 7 gole sahne olurken ev sahibi Manchester United turu farklı skorla aldı. Manchester United konuk ettiği Leicester City’i 5-2 mağlup ederek adını bir üst tura yazdıran taraf oldu.

Manchester United’a turu Casemiro(2), Bruno Fernandes(2) ve Garnacho’nun golleri getirdi. Leicester City’nin golleri ise El Khannous ve Coady’den geldi.

VAN NISTELROOY İLK TECRÜBESİNİ YAŞADI

Erik ten Hag’ın görevden alınmasının ardından geçici teknik direktör olarak ilk kez Manchester United’ın başında göreve çıkan Ruud Van Nistelrooy oynattığı oyunla taraftarlardan tam destek aldı.

Osayi Samuel’den Galatasaray açıklaması

Fenerbahçe ile henüz sözleşme yenilemeyen Osayi Samuel, Twitch kanalında açıklamalarda bulundu. Nijeryalı oyuncu Galatasaray iddialarına da cevap verdi

Fenerbahçe’nin başarılı oyuncusu Osayi Samuel’in sözleşmesi Haziran 2025’te sona erecek… Sarı lacivertliler oyuncu ile sözleşme imzalamak istese de Nijeryalı oyuncu, sarı lacivertliler ile henüz sözleşme imzalamadı. Osayi, ocak ayına kadar Fenerbahçe ile sözleşme imzalamadığı takdirde kontratının son 6 ayına girdiği için istediği takımla görüşebilecek.

TRANSFER AÇIKLAMASI

Bright Osayi-Samuel, Twitch platformunda yayın açarken transfer konusunda da açıklamalarda bulundu. Oyun oynadığı sırada sorulara yanıt veren Osayi, transfer hakkında da konuştu.

BUNU ASLA YAPMAM

Galatasaray ile anılan 26 yaşındaki sağ bek oyuncusu, “Türkiye’de Fenerbahçe’den başka bir takımda oynamam. Bunu asla yapmam. Asla.” dedi.

İlker Kaleli Sıla’yla beraber ilk kez sahneye çıktı

Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda önceki akşam sahneye çıkan şarkıcı Sıla, oyuncu sevgilisi İlker Kaleli ile yaptıkları ‘Kapkara’ adlı şarkıyı ilk kez beraber söyledi.

Sıla ve İlker Kaleli birlikte hazırladıkları ‘Kapkara’ şarkısını ilk kez önceki akşam Harbiye Açıkhava’da müzikseverlerin beğenisine sundu.

Sıla, sözlerini yazdığı şarkı için “Ayrılık ihtiyacı olan aşklara, bırakamayanlara, bırakmayanlara hediye” dedi.

‘Kapkara’nın müziğini yapan İlker Kaleli ise şarkının ardından seyircilere “1 sene önce Galata sokaklarında kafada dolanan melodi, Sıla ile sözlerine kavuştu. Biz bu şarkıyı kendi aramızda çok çaldık. Bugün burada çalmış olmak tarifsiz. Aynı duygularda buluşabildiysek ne mutlu bize. İyi ki varsınız” diye konuştu.

Konserin ardından şarkıcı, oyuncu sevgilisiyle sahnede çekilen fotoğraflarını Instagram hesabından “Başka bir Harbiye akşamıydı. İlk defa birlikte aynı sahnedeydik. Beraber yazdığımız ‘Kapkara’yı ilk defa sizinle paylaştık. Heyecanımız, coşkumuz, mutluluğumuz sizin ‘Bir daha’larınızla daha da büyüdü. Bugünlere bin şükür. Niceleri olsun. İyi ki varsın sevgilim. Seni seviyorum” notuyla paylaştı.

Britney Spears iç çamaşıyla çılgınca dans etti

Sosyal medya paylaşımlarıyla sık sık magazin gündeminde kendisine yer bulan dünyaca ünlü şarkıcı Britney Spears, iç çamaşırlı bir şekilde dans etti.

Sosyal medya paylaşımlarıyla sık sık magazin gündeminde kendisine yer bulan dünyaca ünlü şarkıcı Britney Spears, iç çamaşırlı bir şekilde dans etti.

Geçtiğimiz yıl Sam Asghari ile ayrılan 42 yaşındaki Britney Spears, kendisiyle evlendiğini açıklamıştı.

Spears paylaşımında “Kendimle evlendiğim gün… Utanç verici ve saçma görünebilir ancak bunun şimdiye kadar yaptığım en zekice şey olduğunu düşünüyorum” demişti.

Sansasyonel olmaya doyamayan ünlü isim “Bu egzotik yerde bir şeyler var… Buraya kaç kez gelirsem geleyim, sanki ilk kez geliyormuşum gibi geliyor. Doğa Ana’nın benimle konuşma şekli! Tek başıma!!! Meditasyon ve dua çok şey anlatır” dedi ve şu itirafta bulundu:

“Dürüst olmak gerekirse bunu söylemekten utanmıyorum ama ne zaman eski sevgilimle buraya gelsek kavga ederdik… Bir kez bile onunla aynı yatakta yatmadım!!! Bir yastık aldım ve dışarıda uyudum… Dışarıdaki fıskiyenin sesini seviyorum!!! Evrenin sırlarını fısıldamak istedim… Bu seyahatte çok fazla içeride kaldım çünkü delicesine sıcak!!! Ama sanırım bu gece bebek avlusunda uyuyabilirim”

Spears paylaşımında çılgınlar gibi dans etti.

Kaynak: Medyatava Haber Merkezi

New York’ta Serenay Sarıkaya rüzgarı

0

Binler Ata’sına koştu

0

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda 745 bin 920 kişi tarafından ziyaret edildi.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla ilginin yoğun olduğu Anıtkabir, bugün ziyarete açıldığı saat 09.00’dan 22.00’ye kadar olan sürede 745 bin 920 kişiyi ağırladı.

Öte yandan, Anıtkabir Komutanlığının resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre, bu yıl ocak ayında 229 bin 426, şubatta 226 bin 403, martta 223 bin 689, nisanda 513 bin 605, mayısta 577 bin 623, haziranda 345 bin 753, temmuzda 388 bin 418, ağustosta 728 bin 761, eylül ayında ise 386 bin 751 kişi Anıtkabir’i ziyaret etti.

İşte Anıtkabir’de duygulandıran anlar:

Ekrem İmamoğlu’ndan demokrasi vurgusu

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Artık onların devri bitti. Yeterince zarar verdiler. Millet iradesini göz ardı eden sisteme son vereceğiz. Liyakati geri getireceğiz. Milletin evlatlarının hakkını geri getireceğiz” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 101. kuruluş yıldönümünü vatandaşlarla birlikte Yenikapı’da yaşayan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, çoğunluğu gençlerden oluşan katılımcılarla buluştu.

Ekrem İmamoğlu’nun konuşması siyaset kulislerinde  “İmamoğlu, bugün 29 Ekim konuşmasıyla cumhurbaşkanı adaylığını fiilen ilan etti” diye yorumlandı. Sözcü TV yorumcusu Altan Sancar da o konuşmayı şöyle değerlendirdi:

“Ekrem İmamoğlu 29 Ekim 2024’te Cumhuriyet Bayramı’nda hem cumhurbaşkanı adaylığını ilan etti hem de paradigmasını ortaya koydu.

29 Mayıs 2023 sabahı, ‘değişim’ dediğinde “İmamoğlu’nun uzun yolculuğu başlıyor” diye bir tweet atmıştım.

Yolculuğun ikinci aşaması başladı.”

İşte siyaset dünyasına bomba gibi düşen o konuşmanın tam metni:

“BU GÖREVE HAZIRIZ”

*İşte milletin egemenliğini hakim kılacaksak, vatandaşı yoksulluk ve işsizlik içerisinde, piyasaların ve sermayenin merhametine bırakamayız. Devletimizi, vatandaşlarına hukuki eşitlik kadar, imkan ve fırsat eşitliği de sağlamakla yükümlü hale getirmeliyiz. Bakın sosyal adaleti, devletin prensiplerinden biri haline getirmeliyiz. Herkesin eşitleneceği bir sosyal devlet yapısı kurmalıyız. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, tam da Ata’mızın hayal ettiği gibi; özgürlük, eşitlik ve adalete dayalı güçlü ve refah içinde bir ülkeyi inşa etmek göreviyle karşı karşıyayız.

*Cumhuriyet Bayramı’nı coşkuyla kutluyoruz. Çünkü hepimiz, bu göreve hazırız. Öyle değil mi? Bu göreve hazır mıyız? Cumhuriyetin evlatları, hazır mısınız? Biliyorsunuz ki siz; cumhuriyetin, bu devletin, bu milletin, bu canım toprakların, bu vatanın sahipleriyiz. Çünkü biz, en zor zamanlarda birbiriyle kenetlenmeyi bilen, yeniden doğmayı başaran bir milletiz. Biz bunu çok başardık.

*Kendi koltuklarından başka hiçbir şeyi düşünmeyen siyasetçilerin, bizi, ‘şu, bu’ diye birbirinden ayıranlara inat, günü geldiğinde tek yürek olmaya hazır mıyız? Tek yürek olmayı başardık. Dün başardık. Bir kez daha başarırız. O gün gelmiştir. Bundan sonra size tavsiyem; ruhunuzu temizleyin.

*Bundan sonra her sabaha özgürlük, eşitlik ve adalete bir gün daha yakınız diye uyanacağız. Bundan sonra her sabaha, gelecek endişesi duymadan, insan gibi yaşayacağımız yeni bir hayata, bir gün daha yakınız diye uyanacağız. Bu umutla, bu inançla daha çok çalışacağız ve mutlaka başaracağız. Ben sizlere çok güveniyorum. Her biriniz kendinize çok güvenin. Çünkü sizler, Cumhuriyetin güzel evlatlarısınız.

*Herkesi kendi gibi, eşit ve değerli kabul eden milyonlarsınız. Sizler, kimsenin hakkını yemezsiniz. Hakkınızı da yedirmezsiniz. Öyle değil mi? Cumhuriyet sizleri, bu ülkenin, bu devletin sahibi yaptı.

*Gücünüzün farkında olun. Sahip olduklarınızın değerini bilin. Bir avuç insanın sizi bir kenara itip, bu ülkeyi kendi bildikleri gibi yönetmesine asla izin vermeyin. Çünkü bugün yapılan her yanlış, sizin geleceğinizi sıkıntıya sokuyor.

“HAZIR MIYIZ”

Onun için Cumhuriyet, korkuya ve tehdide dayanan rejimlere benzemez. Cumhuriyet; onurlu, öz güvenli, erdemli insanların rejimidir. Cumhuriyet; bizim karakterimiz, en değerli mirasımızdır. Bu yürüyüş, milletin yürüyüşüdür. 86 milyon yurttaşımızın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, hepimizin ortak yürüyüşüdür. Omuz omuza, birlikte ve inançla yapacağımız gelecek yürüyüşüdür. Dün olduğu gibi, bugün ve yarın da hazır mıyız? Başaracak mıyız? Bu bayram, doğru bir sürecin başlayacağı, ikinci yüzyılın ilk bayramdır. Yürüyüşünüz, geleceğiniz aydınlık olsun. Hepinizi çok seviyorum. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk. Yaşasın tam bağımsız ve güçlü mutlu Türkiye.

*29 Ekim’de Cumhuriyeti ilan edenlerin, çok net bir hedefi vardı. Kurucusu, bu uğurda ömrünü adamış Mustafa Kemal Atatürk’e -ki ruhu şad olsun, ona minnet duyuyoruz- o büyük lidere teşekkür ediyoruz. İşte Atatürk, o hedefi şöyle tanımlıyordu: ‘Toplumda en yüksek özgürlüğün, en yüksek eşitlik ve adaletin sağlanması…’ Bakın, ne diyor 100 yıl önce Atatürk. Dünya bu kelimeleri daha bilmiyordu. Diyor ki, ‘Özgürlük, eşitlik ve adalet…’ Cumhuriyet, işte bunları en yüksek seviyede ve herkes için sağlamak üzere kuruldu.

*Cumhuriyet, tarihi derinliği olan muazzam bir tasarımdır. Atatürk’ün mimarı olduğu bu muazzam tasarım, milletçe verdiğimiz savaşlar ve mücadeleler sonrası, ortak irademizle şekillenmiştir. Milletin iradesiyle şekillenmiştir.

*O yüzden bu tasarım, hepimizin, her birimizin… Benim sizden farkım yok. Sizin benden farkınız yok. Bu memleketin eşit hissedarıyız. Eşitiz. Hakkımız, hukukumuz aynı. Bunu bize veren Cumhuriyettir. Bunu bize kazandıran Mustafa Kemal Atatürk’tür. Onun için çok güzel bir tasarımdır.

“GURUR DUYMALIYIZ”

*Her birimiz gurur duymalıyız. Çünkü, Türkiye’deki cumhuriyet, demokrasiden ayrı düşünülemez. Çünkü Atatürk, onu milletiyle kurdu. Dünyanın en organik cumhuriyetidir Türkiye Cumhuriyeti. Ülkemiz kurulduğu andan itibaren, demokrasi ve cumhuriyetin bütünlüğü üzerine inşa edilmiştir.

*Cumhuriyet, sanıldığı gibi sadece devleti değil, aynı zamanda bizleri, aynı devlet içinde, özgür irademizle bir arada olmamızı temsil eder. Yani birlikteyiz. Devletimiz; bu birliğimizin, bu birliğin kurumsal çatısını oluştururken, milletimiz de neyini oluşturur biliyor musunuz?

*Ruhunu oluşturur. Cumhuriyet ve demokrasi, asla ve asla güçler ayrılığı olmadan, ulusal bütünlüğü sağlayamaz. Yaşamanın ve hayatın en önemli unsurudur. Bu yönüyle, işte o güçler ayrılığı ne der?

*Yasamanın, yürütmenin ve yargının birbirinden ayrılması demokratik cumhuriyetimizin en büyük güvencesidir. Bunun da başka bir yolu yoktur. Her güç bir kişinin elinde olabilir mi? Olmaz. Olursa, halka bu güzel yansımaz.

KADIN VURGUSU

*O bakımdan büyük bir tarihi tecrübenin ve sarsılmaz iradenin sonucu olarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti en baştan böyle tasarladı. İşte bütün bunlarla Türkiye, 1923’ten itibaren, büyük bir kalkınma ve refah atılımı yaptı. Millet olarak, tarihin çok zor bir döneminde, çok önemli işler başardık üretimden altyapıya. Cumhuriyetin ilk döneminde; sanayiden ticarete, hukuktan eğitime… Bakınız; kadın hakları…

*Dünya, kadın haklarını konuşmazken, Cumhuriyet bu millete, Atatürk bu millete kadın haklarını emanet etti. Teknolojiden hayatın her alanında, koşar adımlarla modernleşen, aydınlık bir ülkeye dönüştürdü. Kula kulluk etmeyi bitirdi Atatürk.

*Millete ‘Özgürsün’ dedi. ‘Fikri hür, vicdanı hür nesiller istiyorum’ dedi. Sonra adımlar devam etti. Özgürleşme ve demokrasi adına, benzer şekilde 1946’da, 50’de, hatta 83’te, demokrasi pekiştirecek önemli adımlar atıldı.

“CUMHURİYETİMİZ KRİZ İÇİNDE”

*Cumhuriyetin 101. yılını idrak ettiğimiz bugün, ülkemiz büyük bir sınavdan, ağır bir sınavdan geçiyor. Demokratik cumhuriyetimiz, ne yazık ki kriz içinde. Özellikle bunun nedeni, yaklaşık 8 senedir, 2016’dan bu yana, Türkiye’nin tarihine ve demokrasi tecrübesine asla uymayan, tepeden inme bir rejimle karşı karşıya olmamızdır.

*Şaibeli bir referandumla Türkiye’ye dayatılan bu sistem, ülkemizin o güçlü tarihsel yolculuğunda kötü bir sapma anlamına geliyor. İşte bize dayatılan bu sistem, en önemli değerimiz olan güçler ayrılığını kaldırıyor, reddediyor. Parlamentoyu, milletin meclisini küçümsüyor. Milletin iradesini göz ardı ediyor. Adalet kurumlarını, siyasetin aracına dönüştürüyor. Ve özellikle sevgili gençler, bu sizi ilgilendiriyor.

*Cumhuriyetin temeli olan liyakat ilkesini, kökünden ortadan kaldırıyor. Halbuki benim her genç evladım, ‘Ben çalışırsam, hakkımı alırım’ diyebilmeli bu memlekette. ‘Ben çaba gösterirsem, hakkımı alırım.

*Çok çalışırsam, bu ülkenin her kademesine gelirim’ diyebilmeli Birilerinin eşi, dostu, akrabası olmaya gerek yok. ‘Cumhuriyet, benim hakkımı verir’ diyebilmeli. Ama bunu ortadan kaldırdılar. Geri getireceğiz. Liyakati geri getireceğiz. Milletin evlatlarının hakkını geri getireceğiz.

“HANİ ‘ŞAHSIM’ DİYE BİR KELİME VAR YA…”

*İşte size ve bize dayatılan bu sistem, bir yandan ekonomik olarak ülkemizi yoksullaştırdı. Diğer yandan özgürlükleri, sözde güvenlik gerekçeleriyle kısıtladı. Bu, devletin ciddiyetini zedeliyor. Devleti ne yapıyor biliyor musunuz? Kişiselleştiriyor. Hani ‘şahsım’ diye bir kelime var ya; şahsıma dönüştürüyor. Halbuki devlet, şahsım olur mu?

*Devlet, milletin, milletin. Her gün değişen kararlar ve fikirlerle, ülkemizi sarsıyorlar, sersemletiyorlar. Türkiye’de herkes; devlet ciddiyetine, demokrasiye, özgürlüklere, eşitliğe, bir arada yaşamaya hasret hale getirildi. 86 milyonun gözü önünde, devletimizin, ne yazık ki köklü kurumları bir bir çürütülüyor.

*İktidara en yakın olanlar dahil, hiç kimse kendisini güvende hissetmiyor. Edirne’den Kars’a, Sinop’tan Hatay’a, bu aziz topraklarda yaşayan 86 milyon vatandaşımız, kendini huzur ve güven içinde hissetmiyor.

*Evlatlarımız güvende hissetmiyor. Sağlığımızı güvende hissetmiyoruz. Adalete güvenimiz sarsılıyor. Eğitime inancımız sarsılıyor. Hastanelere bile güvenimiz sarsılıyor. Öyle değil mi? Evde, sokakta, işte, okulda, hastanede, mahkemede hiç kimse kendini güvende hissetmiyor.

“HER YERDEN ÇETELER FIŞKIRIYOR”

*Allah aşkına nedir bu çılgınlık? Her yerden çeteler fışkırıyor. Hadi işinize, hadi işinize. Bu memleket sahipsiz değil. Göreceksiniz. Bu çürüme, koca topluma sirayet ediyor. Eğitimlisinden eğitimsizine, fakirinden zenginine, gencinden yaşlısına herkes, bundan etkileniyor, biliyorum. Ama sevgili kardeşlerim, hiç kimse, hiçbiriniz, bunu hak etmiyorsunuz.

*100 yıl önce, büyük mücadeleler pahasına, binlerce şehidin canı ve kanı pahasına kurulan Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin çürütülmesine seyirci kalamayız. Öyle değil mi? Bu memleket bizim. Öyle değil mi? İşte ne diyoruz?

*Bunun için yola çıktık diyoruz. 29 Mayıs sabahı, 2023’te ‘değişim’ diyerek yola çıktığımızda, tam da bunu anlattık. Çünkü, bizim Ata’mıza borcumuz var. 1923’ten bu yana, nice nesiller görevler yaptı. Bazı yıllarda doğanlar, şu anda devletin belli kademelerinde, bir kısım süreçleri yöneten insanlar.

*Artık onların devri bitti. Yeterince zarar verdiler. Onun için diyoruz ki, ‘Artık bu iş, yeni neslin işi.’ Bizim de bu dönem görevimizi yerine getirip, alnımız açık, başımız dik, siz güzel gençlere, yakışıklı gençlere geleceği hızlıca emanet etmemiz lazım. Size çok güveniyoruz.

*Cumhuriyetimizin yeniden demokrasiyle buluşması için, Atatürk’ün kurduğu değerlere dönerek, bu tarihsel sapmaya son verebilmek için yola çıktık. Yola çıkarken, sizlere, Türkiye’nin her bir ferdine, özellikle de gençlerine güvenerek yola çıktık. Bunu ne yapacağız? Hep birlikte başaracağız. Öyle değil mi gençler? Hep birlikte başaracağız mı? Kararlı mıyız? Vazgeçmeyeceğiz.

*İşte milletçe, yeni tarihi bir dönemecin eşiğindeyiz. Dünyanın içinden geçtiği bu karmaşık dönemi de göz önünde bulundurarak, milletimizin cumhuriyet ve demokrasiyle yeniden kucaklaşmasını sağlayacağız. Aynı zamanda, değişen dünya gerçeklerine uygun, yeni bir siyaset anlayışını da milletimizin önüne getireceğiz.

*Ben, bu yeni siyasete, ‘Türkiye’nin tazelenme, toparlanma ve sıçrayarak kalkınma projesi’ diyorum. Ülkemizi yoran bu zikzaklarla dolu dönemi, artık geride bırakmalıyız. Bu dönemin aktörlerinden kurtulmanın zamanı geldi mi? Yeni bir dönem başlasın mı? İşte bu sayfayı kapatmalıyız ve yeni bir dönemin kapısını açarak, tazelenmeliyiz.

“TOPARLANMA DÖNEMİ YAŞAMALIYIZ”

*Aynı zamanda, tam da Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında olduğu gibi, büyük bir toparlanma dönemi yaşamalıyız. Yeniden kendimize güvenmeliyiz. Kendine güvenen millet olmalıyız. Korkmayan, özgüveni yüksek bir millet olmalıyız. Dün ne başardıysak, birlikte nasıl başardıysak, yine birlikte başarmalıyız.

*Geleceğe umutla bakarak, son dönemin neden olduğu bu moloz yığınını ortadan kaldırmalıyız. Ülkemizin gerçek mimarisini, yeniden ortaya çıkarmalıyız. Güçlendirmeliyiz ve geleceğe koşmalıyız. Sıçrayarak, kalkınma için gerekli olan enerjiyi, iradeyi ve cesareti biriktirmeliyiz. Bir süredir, dünyanın alt ligine düşmüş ülkemizi ne yapacağız biliyor musunuz? Tekrar birinci lige çıkaracağız.

*Oradan ne yapacağız? Şampiyonlar Ligi’ne çıkaracağız. İşte bu istek ve iradeyi göstermeye hazırız. Bugün, tam da böyle bir noktadayız. Atatürk, yıllar önce ne demişti? ‘Özgürlüğün, eşitliğin, adaletin, dayanak noktası, milli egemenliktir. En yüksek özgürlük, eşitlik ve adaletin sağlanması, ancak tam ve kesin anlamıyla milli egemenliğin kurulmasına bağlıdır.’ Yani milletin egemenliğine…

*İşte sorunlarımızın temelinde, milletin egemenliğinin kısıtlanması yatıyor. Sorunlarımızın temelinde, milleti yönetenlerin milletten uzaklaşması yatıyor. Oysa biz, bu ülkeyi, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyerek kurduk. Bu ülkeden bir adım geri atmayız. Sakın geri adım atmayın. Hakkınız olanı savunun. Özgürce konuşun. Aklınıza gelen her fikrinizi paylaşın. İşte cumhuriyet, bunun için kuruldu.

*Hem devletimizi hem demokrasimizi hem de değerlerimizi sil baştan yeniden tanımlamalıyız. Devleti kişilere değil, kurallar ve kurumlara bağlı, herkes için eşit hizmet üreten bir yapıya kavuşturmalıyız. Milletin her bir ferdini, eşit ve aynı ölçüde değerli gören bir anlayışı, devlet ve toplum hayatında yeniden hakim kılmalıyız.

*Bakın yargı… Yargıyı, bütün güç odaklarından bağımsız ve tarafsız hale getirmeliyiz. Yargının, siyaseti şekillendirmenin bir aracı olarak kullanılmasına asla izin vermeyiz. Bakın; atanmış bir siyasetçi, seçimle işbaşına gelmiş bir diğerine ‘ahmak’ derken dava açmayan yargı, sözü muhatabına iade edeme dava açmamalı. Öyle değil mi?

“BU GÖREVE HAZIRIZ”

*İşte milletin egemenliğini hakim kılacaksak, vatandaşı yoksulluk ve işsizlik içerisinde, piyasaların ve sermayenin merhametine bırakamayız. Devletimizi, vatandaşlarına hukuki eşitlik kadar, imkan ve fırsat eşitliği de sağlamakla yükümlü hale getirmeliyiz. Bakın sosyal adaleti, devletin prensiplerinden biri haline getirmeliyiz. Herkesin eşitleneceği bir sosyal devlet yapısı kurmalıyız. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, tam da Ata’mızın hayal ettiği gibi; özgürlük, eşitlik ve adalete dayalı güçlü ve refah içinde bir ülkeyi inşa etmek göreviyle karşı karşıyayız.

*Cumhuriyet Bayramı’nı coşkuyla kutluyoruz. Çünkü hepimiz, bu göreve hazırız. Öyle değil mi? Bu göreve hazır mıyız? Cumhuriyetin evlatları, hazır mısınız? Biliyorsunuz ki siz; cumhuriyetin, bu devletin, bu milletin, bu canım toprakların, bu vatanın sahipleriyiz. Çünkü biz, en zor zamanlarda birbiriyle kenetlenmeyi bilen, yeniden doğmayı başaran bir milletiz. Biz bunu çok başardık.

*Kendi koltuklarından başka hiçbir şeyi düşünmeyen siyasetçilerin, bizi, ‘şu, bu’ diye birbirinden ayıranlara inat, günü geldiğinde tek yürek olmaya hazır mıyız? Tek yürek olmayı başardık. Dün başardık. Bir kez daha başarırız. O gün gelmiştir. Bundan sonra size tavsiyem; ruhunuzu temizleyin.

*Bundan sonra her sabaha özgürlük, eşitlik ve adalete bir gün daha yakınız diye uyanacağız. Bundan sonra her sabaha, gelecek endişesi duymadan, insan gibi yaşayacağımız yeni bir hayata, bir gün daha yakınız diye uyanacağız. Bu umutla, bu inançla daha çok çalışacağız ve mutlaka başaracağız. Ben sizlere çok güveniyorum. Her biriniz kendinize çok güvenin. Çünkü sizler, Cumhuriyetin güzel evlatlarısınız.

*Herkesi kendi gibi, eşit ve değerli kabul eden milyonlarsınız. Sizler, kimsenin hakkını yemezsiniz. Hakkınızı da yedirmezsiniz. Öyle değil mi? Cumhuriyet sizleri, bu ülkenin, bu devletin sahibi yaptı.

*Gücünüzün farkında olun. Sahip olduklarınızın değerini bilin. Bir avuç insanın sizi bir kenara itip, bu ülkeyi kendi bildikleri gibi yönetmesine asla izin vermeyin. Çünkü bugün yapılan her yanlış, sizin geleceğinizi sıkıntıya sokuyor.

“HAZIR MIYIZ”

Onun için Cumhuriyet, korkuya ve tehdide dayanan rejimlere benzemez. Cumhuriyet; onurlu, öz güvenli, erdemli insanların rejimidir. Cumhuriyet; bizim karakterimiz, en değerli mirasımızdır. Bu yürüyüş, milletin yürüyüşüdür. 86 milyon yurttaşımızın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, hepimizin ortak yürüyüşüdür. Omuz omuza, birlikte ve inançla yapacağımız gelecek yürüyüşüdür. Dün olduğu gibi, bugün ve yarın da hazır mıyız? Başaracak mıyız? Bu bayram, doğru bir sürecin başlayacağı, ikinci yüzyılın ilk bayramdır. Yürüyüşünüz, geleceğiniz aydınlık olsun. Hepinizi çok seviyorum. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk. Yaşasın tam bağımsız ve güçlü mutlu Türkiye.A

Rekabet kızıştıkça altın rekor kırıyor

0

ABD’de seçim anketleri rekabetin kızıştığını gösterirken, altın dün 36. kez rekor tazeledi. Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, altında bir düzeltme hareketi beklediğini ancak bunun altındaki yükseliş trendini bozmayacağını söyledi.

Rekabet kızıştıkça altın rekor kırıyor

Hafta sonu İsrail’in İran’a gerçekleştirdiği misilleme saldırının sadece askeri bölgelerle sınırlı kalıp petrol sahalarını hedef almaması sonrasında petrol ve altın fiyatlarındaki stres fiyatlaması azaldı. Ancak piyasaları yoğun bir veri haftası bekliyor. Yurt içi piyasalar için haftanın verisi kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poors’un cuma günü yayınlayacağı Türkiye değerlendirmesi olurken, yurt dışı piyasalar için en kritik veri ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam raporu olacak. Cuma saat 15:30’da açıklanacak ekim ayı ABD tarım dışı istihdamla ilgili piyasa beklentisi istihdamın 140 bin kişilik artış göstermesi yönünde. İşsizlik oranının yüzde 4.1’de sabit kalması bekleniyor.

ABD’de açıklanacak olan tarım dışı istihdam raporunun altın için kritik olduğunu vurgulayan ALB Yatırım Başekonomisti Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, altının gözünün cuma gününde olduğunu söyledi.

YÜKSELİŞ TRENDİNİ BOZMAZ

Geçen hafta küresel piyasalarda 2.758 dolar zirvesini gören ve kâr satışlarıyla gerileyen ons altın fiyatı dün tekrar 2.766 dolarla rekor tazeledi, böylece bu yıl 36. kez rekor kırmış oldu. Ons altındaki güçlü yükselişlerin ana nedeninin ‘seçim belirsizliği’ olduğunu vurgulayan Eryılmaz, Donald Trump’ın seçimi kazandığı senaryoda altının yükselişinin devam edeceğini, Kamala Harris’in kazanması durumunda ise altında bir düzeltme beklenebileceğini ancak bunun altındaki yükseliş trendini bozmayacağını savundu. ABD’de ‘kıran kırana’ bir seçim yarışı yaşandığını ve Trump’ın önde gittiğini belirten Eryılmaz, “Dolar endeksi 104 seviyesinde yatay, ABD 10 yıllık tahvilleri yüzde 4.28 seviyesinde. Dolarda herhangi bir gevşeme yok dolayısıyla altındaki yükselişin ana nedeni seçim belirsizliği. Seçime ilişkin anketler altını destekleme-
ye devam diyor” dedi.

Gram altın yüzde 100 getiri sağladı

Küresel faiz oranlarındaki değişiklikler, Ortadoğu’daki gerginlikler ve ABD başkanlığı seçimleri, altın fiyatlarının yönünü belirlerken, yurt içinde gram altın da yeni rekorlar kırıyor. Gram altın dün günü 3 bin 023 liradan açtı. Gün içerisinde en yüksek de 3 bin 040 lira ile yeni rekor seviyesine ulaştı. Böylece, yıla 1.954 liradan başlayan gram altının getirisi yüzde 100’e ulaştı.

‘Harris’in zaferi alım için fırsat yaratır’

DoçDr. Filiz Eryılmaz haftalık piyasa değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Tarım dışı istihdam beklentilerin üstünde gelir, işsizlik beklentilerin altında gelirse; ABD’deki seçim belirsizliğine rağmen altında bir geri çekilme görebiliriz. Ancak ABD’de seçimini kim kazanırsa kazansın orta ve uzun vadede altında bir yükseliş bekleniyor. Kısa vadeli yatırım için ise dikkatli olmakta fayda var. Kısa vadeli yatırım için tarım dışı istihdamı görmeden pozisyon açmanın riskli olacağı kanısındayım.” ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim sürecinde olduğunu, Donald Trump’ın kazandığı senaryoda dahi jeopolitik risklerin etkisi azalsa da tamamen ortadan kalkmayacağını belirten Eryılmaz, bu nedenlerle altının ons fiyatı için olası geri çekilmelerin 2.200 – 2.400 dolar seviyelerine varmayacağını, çok güçlü düzeltme hareketleri beklemediğini söyledi. Eryılmaz yatırımcılara şunu önerdi: “Trump’ın kazanacağına inanıyorsanız, tarım dışı istihdam altın fiyatını düşürücü yönde gelirse alım için fırsattır. Harris’in kazanacağını düşünüyorsanız, tarım dışı istihdam belirleyici olmaz, risk olabilir. Harris’in kazanması durumunda daha güçlü bir düzletme harekete görülebileceği için daha iyi bir maliyetten alım fırsatı yaratabilir.”