Ana Sayfa Blog Sayfa 472

Hangi filmler vizyona girdi?

0

Birbirinden farklı filmlere ev sahipliği yapan Cinemaximum, sinemaseverleri dün vizyona giren yeni filmlerle buluşturdu. Vizyonda yer alan filmlerin yanı sıra Hazine Avcısının Maceraları Zümrüt Tablet, Canavar, Örümcek Adam: Eve Dönüş Yok, Davet, Yalancı Şahit, Sanrı, Sekiz Sıfır ve Bıçağın İki Yüzü adlı filmler sinemaseverlerin beğenisine sunuluyor. İşte cuma günü vizyona girecek filmler…

Jon Watts’ın yönetmen koltuğunda oturduğu Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok, kimliği açığa çıkan Örümcek-Adam’ın, bu konuda Doktor Strange’den yardım istemesiyle gelişen çetrefilli olayları konu alıyor. Filmde kahramanımız sıradan hayat ile süper kahraman yaşamının riskleri arasında gidip geliyor.

Bu hafta hangi filmler vizyona giriyor? 2 Eylül Cuma sinema programı vizyona girecek filmler Örümcek Adam: Eve Dönüş Yok Davet Yalancı Şahit - Resim : 2

Başrollerini Algı Eke ve İnan Ulaş Torun’un paylaştığı Yalancı Şahit, yalancı şahitlik yapan Ali Cengiz Dönmez’in hayatının aşkını ve mafya arasında kalarak yaşadığı olayları anlatıyor.

Bu hafta hangi filmler vizyona giriyor? 2 Eylül Cuma sinema programı vizyona girecek filmler Örümcek Adam: Eve Dönüş Yok Davet Yalancı Şahit - Resim : 3

Vizyonun iddialı korku filmlerinden Davet, sinemaseverleri adeta koltuklarına çiviliyor. Film, bildiği başka bir akrabası olmayan Evie, yaptırdığı DNA test sonucunda bir kuzeni olduğunu keşfeder. Ardından da varlığını yeni öğrendiği ailesi tarafından İngiliz kırsalında gerçekleşecek gösterişli bir düğüne davet edilir. Ancak bu davet hayatta kalma mücadelesine dönüşür.

Bu hafta hangi filmler vizyona giriyor? 2 Eylül Cuma sinema programı vizyona girecek filmler Örümcek Adam: Eve Dönüş Yok Davet Yalancı Şahit - Resim : 4

Çocuklar kadar büyüklerin de keyifle izleyeceği Hazine Avcısının Maceraları ve Zümrüt Tablet, nadir bulunan bir lahiti yanlışlıkla tahrip eden Tad’in aksiyon dolu macerasını anlatıyor. Arkadaşlarının hayatını tehlikeye sokan Tad, Zümrüt Tablet’in lanetine son vermenin bir yolunu bulmak için dünyanın uzak köşelerine seyahat ediyor.

Bu hafta hangi filmler vizyona giriyor? 2 Eylül Cuma sinema programı vizyona girecek filmler Örümcek Adam: Eve Dönüş Yok Davet Yalancı Şahit - Resim : 2

Başrollerini Algı Eke ve İnan Ulaş Torun’un paylaştığı Yalancı Şahit, yalancı şahitlik yapan Ali Cengiz Dönmez’in hayatının aşkını ve mafya arasında kalarak yaşadığı olayları anlatıyor.

Bu hafta hangi filmler vizyona giriyor? 2 Eylül Cuma sinema programı vizyona girecek filmler Örümcek Adam: Eve Dönüş Yok Davet Yalancı Şahit - Resim : 3

Vizyonun iddialı korku filmlerinden Davet, sinemaseverleri adeta koltuklarına çiviliyor. Film, bildiği başka bir akrabası olmayan Evie, yaptırdığı DNA test sonucunda bir kuzeni olduğunu keşfeder. Ardından da varlığını yeni öğrendiği ailesi tarafından İngiliz kırsalında gerçekleşecek gösterişli bir düğüne davet edilir. Ancak bu davet hayatta kalma mücadelesine dönüşür.

Bu hafta hangi filmler vizyona giriyor? 2 Eylül Cuma sinema programı vizyona girecek filmler Örümcek Adam: Eve Dönüş Yok Davet Yalancı Şahit - Resim : 4

Çocuklar kadar büyüklerin de keyifle izleyeceği Hazine Avcısının Maceraları ve Zümrüt Tablet, nadir bulunan bir lahiti yanlışlıkla tahrip eden Tad’in aksiyon dolu macerasını anlatıyor. Arkadaşlarının hayatını tehlikeye sokan Tad, Zümrüt Tablet’in lanetine son vermenin bir yolunu bulmak için dünyanın uzak köşelerine seyahat ediyor.

Türk futbolunun eğlenceli, düşündürücü ve sürükleyici bir hicvi olan Sekiz Sıfır, Türk Milli Futbol Takımı’nın 8-0’lık yenilgiye uğradığı İngiltere maçını anlatıyor. Uğur Güzel’in yönetmenliği yaptığı filmin oyuncuları arasında Arif Sevimli, Mustafa Yavuz, Aydoğan Temel, Mustafa Ak, Zeki Yılmaz gibi isimler yer alıyor.

Bu hafta hangi filmler vizyona giriyor? 2 Eylül Cuma sinema programı vizyona girecek filmler Örümcek Adam: Eve Dönüş Yok Davet Yalancı Şahit - Resim : 6

Onur Bilgin’in yönettiği korku filmi Sanrı, maddi sıkıntılar yaşayan Yasemin’in yatılı bakıcı olarak girdiği evde garip doğa üstü olaylara şahit olmaya başlaması ve geceleri gördüğü kabuslarla yaşadığı zorlu anları konu ediniyor.

Bu hafta hangi filmler vizyona giriyor? 2 Eylül Cuma sinema programı vizyona girecek filmler Örümcek Adam: Eve Dönüş Yok Davet Yalancı Şahit - Resim : 7

72. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde Claire Denis’e En İyi Yönetmen dalında Altın Ayı getiren Bıçağın İki Yüzü’nün başrollerinde Juliette Binoche ve Vincent Lindon yer alıyor. Film, birbirlerini seven, yıllardır beraber yaşayan Sarah ve Jean’in bir sabah Sarah’ın eski sevgilisi François’in tekrar hayatlarına girmesiyle başlayan öyküsünü anlatıyor.

Bu hafta hangi filmler vizyona giriyor? 2 Eylül Cuma sinema programı vizyona girecek filmler Örümcek Adam: Eve Dönüş Yok Davet Yalancı Şahit - Resim : 8

Her anı gerilim dolu Canavar, bir baba ve iki genç kızının birlikte gittikleri Güney Afrika’da kaçak avcıların elinden kurtulan bir aslanın av bölgesinde kalmalarıyla başlayan hayatta kalma mücadelesini anlatıyor.

Numberone.com.tr

Fernando Alonso, Lewis Hamilton’dan özür diledi

0

Formula 1’in çifte dünya şampiyonu Fernando Alonso, Belçika GP’nin ilk turunda geçirdikleri kazanın ardından Lewis Hamilton’a söylediği sözler nedeniyle özür diledi.

Formula 1 Belçika Grand Prix’sinde Lewis Hamilton ile Fernando Alonso arasında yaşanan kaza gündemden düşmüyor.

Yarışa damga vuran olayda Lewis Hamilton, Fernando Alonso’ya çarpmıştı. Yarış anında yayınlanan telsiz konuşmasında ise Fernando Alonso’nun Lewis Hamilton hakkında söylediği, ‘Nasıl bir aptal. Çok büyük bir başlangıç yaptık ama bu adam yalnızca yarışa birinci sıradan başlarsa araba kullanmayı ve start almayı biliyor’ sözleri çok konuşulmuştu.

Yaşanan olaylar sonrası Fernando Alonso, Belçika GP’nin ilk turunda geçirdikleri kazanın ardından Lewis Hamilton‘a söylediği sözler nedeniyle özür diledi.

Hollanda GP öncesinde gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Alonso, olay anında bu sözleri söylediğini ancak söylediklerinin Hamilton hakkındaki gerçek düşüncelerini yansıtmadığını ifade etti.

Alonso, “Öncelikle, Lewis bir şampiyon ve bizim dönemimizin efsanesi. Ve sonrasında bir şey söylediğiniz zaman, bunu tekrarlayacağım için üzgünüm, o Britanyalı bir pilota karşıysa, medya buna çok fazla dahil oluyor. Checo’y, Carlos’a ve bana çok fazla şey söylüyorlar. Latin bir pilota bir şey söylendiğinde, her şey daha eğlenceli oluyor. Ancak diğerlerine bir şey söylediğinizde, her şey daha ciddi oluyor. Ancak her neyse, evet, özür diliyorum. O an söylediğin şeyleri düşünmüyordum. Dürüst olmam gerekirse, tekrarlara ve her şeye baktığımızda o an suçlanacak pek bir şey yok çünkü ilk tur kazasıydı ve ilk tur herkes çok yakın oluyor” dedi.

Numberone.com.tr

Adaletin çarkı dilediğinde durdu

0

Şarkıcı Gülşen hakkında konserinde imam hatip liselilere yönelik sözlerinden dolayı “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan tutuklanan daha sonra itiraz üzerine konutu terk etmemek şartıyla tahliyesine karar verilen Gülşen Bakraktar Çolakoğlu hakkındaki soruşturma tamamlandı. Savcılık, ünlü şarkıcı hakkında 3 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenledi. İddianamedeki 702 müşteki (şikayetçi) arasında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da yer aldı.

Gülşen hakkında başlatılan adli süreç, ülkede büyük ses getirdi. Halktan, konuya ilişkin eleştiriler sürerken, gazeteciler ise duruma en çok yorum yapanlar arasında yer aldı. Gazeteci yazar Ertuğrul Özkök de Number1 FM ve Number1 Türk FM‘deki ‘Ertuğrul Özkök ile Günün Yorumu’ isimli sesli köşesinde şarkıcı hakkındaki alınan kararları eleştirdi.

Özkök, “Namaz kılmayan insanlar katli vaciptir diyen bir insan hala ortalıkta geziyor, hala çağırılıp gözaltına alınma kararı yok, hala hakkında soruşturmayla ilgili bir bilgi yok, hala hakkında bir iddianame yok… Peki böyle olduğu zaman bu adalet yılının açılışıyla yapılan konuşmalar başta Cumhurbaşkanının üzerinde adaletle ilgili ne anlam taşıyor?” dedi.

Ertuğrul Özkök şunları söyledi:

“Yargıtay Başkanı dün adalet yılının açılması dolayısıyla yaptığı konuşmada, Gülşen ile ilgili kararın resmen bir hata olduğunu kabul etti ve bunun üzerinden şöyle bir çağrıda bulundu. Hatalı bir karar üzerinden hareketle bütün yargıyı suçlamayın dedi. İyi suçlamayalım ama bakın bu hatanın üzerine neler geldi daha sonra. Yani dört ay önce yapılmış bir konuşmadan dolayı arada bu kadar özür varken önce gözaltına alındı, apar topar tutuklandı, içeri atıldı…. Ondan sonra ev hapsi cezası verildi konser vermesin diye ve şimdi de yıldırım hızıyla bir iddianame hazırlandı ve 3 yıla kadar hapsi isteniyor. Bunların hepsi neredeyse bir hafta içerisinde oldu. Buna karşılık, namaz kılmayan insanlar katli vaciptir diyen bir insan hala ortalıkta geziyor, hala çağırılıp gözaltına alınma kararı yok, hala hakkında soruşturmayla ilgili bir bilgi yok, hala hakkında bir iddianame yok… Peki böyle olduğu zaman bu adalet yılının açılışıyla yapılan konuşmalar başta Cumhurbaşkanının üzerine adaletle ilgili ne anlam taşıyor? Evet, birazda bu açıdan bakalım bu meseleye… Yani bu ülkede artık ne yazık ki iki yanlı çalışan bir adalet ve savcılık anlayışı var.”

Numberone.com.tr

Kate Moss: Kızım Lila Grace beni fırçaladı

0

O 1990’ların başından beri moda dünyasının paylaşılamayan isimlerinden biri. Podyumda ya da kamera karşısında tanıttığı binlerce kıyafet bir yana zaman zaman verdiği çıplak pozlarla da konuşuldu. Hatta yeri geldi podyuma, üstsüz sadece bir mini etekle çıktı.

19 YAŞINDAKİ KIZININ HOŞUNA GİTMEMİŞ

Bugün 48 yaşında olan ve “yaşayan efsane” olarak nitelendirilen top model, işte o kıyafeti yüzünden 19 yaşındaki kızı tarafından ‘fırçalandığını’ itiraf etti.

Ünlü modelden itiraf... Kızım beni fırçaladı : Anne, bu etek çok kısa

VOGUE DERGİSİNE ANLATTI

Bu ünlü model, bir dönem sık değiştirdiği sevgilileri ve sürdürdüğü hızlı hayatla manşetlerden inmeyen Kate Moss. Fazla cüretkar kıyafeti nedeniyle onu azarlayan ise 19 yaşındaki kızı Lila Grace. Son yıllarda çok daha sakin bir hayat süren, eskisi kadar kamera karşısına çıkmayan 48 yaşındaki Moss, İngiliz Vogue dergisine çarpıcı bir itirafta bulundu.

‘ANNE… BU ETEK ÇOK KISA!’

Moss, kendisi gibi moda dünyasında kariyer yapmaya başlayan 19 yaşındaki kızı Lila Grace‘in, yıllar önce bir defilede tanıttığı kıyafeti eleştirdiğini söyledi. Moss, 1993 yılında Vivienne Westwood‘un koleksiyonunu tanıttığı defileye üstsüz olarak çıkmıştı. Giydiği tek şey ise kısacık bir etekti. İşte eski videoları izlerken kendisini gören kızı Lila Grace’in “Anne, bu etek çok kısa” dediğini anlattı.

Moss, 1993 yılında manşetlerden inmeyen o defileye çıkarken eline bir dondurma verildiğini ve kendisine “Bunu ye ve podyuma üstsüz çık” denildiğini anlatarak bunu kabul edip “Tamam, deneyeceğim” yanıtını verdiğini söyledi. Model, kızı Lila’nın da o defilede giydiği eteğin fazla kısa olmasından hoşlanmadığını sözlerine ekledi.

Ünlü modelden itiraf... Kızım beni fırçaladı : Anne, bu etek çok kısa

‘O GECE TUVALETE BİLE GİDEMEDİ’

Kate Moss, kızı Lila Grace moda konusunda tavsiyelerde bulunduğunu da sözlerine ekledi. Röportaj sırasında bu yılın mayıs ayında birlikte katıldıkları MET Gala gecesindeki kıyafetlerine de değindi. Lila Grace o galada, ten rengi, yarı şeffaf bir kıyafet giymişti. Moss kızının kıyafeti hakkında “O gece tuvalete bile gidemedi, ama görünümünü çok sevdi” diye konuştu.

Ünlü modelden itiraf... Kızım beni fırçaladı : Anne, bu etek çok kısa

AYAK TIRNAKLARI GÜNDEM OLDU

Lila Moss, geçtiğimiz günlerde ise bir kez daha bir dergi için fotoğraf çekimi yaptı; ancak bu sefer ilginç pedikür tercihiyle hayranlarını şaşırttı.

Moss, Magazine’in Eylül sayısının çekimleri için yaptırdığı kırmızı, uzun ve sivri ayak tırnaklarının yakın çekim bir karesini 409 bin takipçisi bulunan Instagram hesabından paylaştı.

 

Lila Grace Mossun ayak tırnakları gündem oldu Beni fiziksel olarak hasta etti

 

“NASIL ÇORAP GİYECEKSİN?”

Ünlü simin çekimden sonra çoraplarını nasıl giydiğini sorgulayan takipçileri, Moss’un bu seçimi karşısında şaşkına döndü. Genç modelin sosyal medyada gündem olan ayak tırnaklarına, “Bu tırnaklar beni fiziksel olarak hasta etti”, “Lila’yı her ne kadar sevsem de tırnakları beni korkuttu, ve bu fotoğrafı görmemize gerek yoktu”, ve “O tırnaklarla çorap nasıl giyeceksin?” gibi yorumlar yapıldı.

TİP 1 DİYABET HASTASI

Kate Moss’un Jefferson Hack ile ilişkisinden dünyaya gelen kızı Lila Moss, 2022 yılındaki MET Gala gecesinde hem kıyafet seçimi hem de sağlık sorununu gizlememesi nedeniyle gündeme gelmişti. Tip 1 diyabet hastası olan genç kız, hastalığı nedeniyle birini kolunda diğerini de bacağında taşıdığı iki cihazı saklama gereği duymadı. Lila Moss, hastalığı nedeniyle sağ kolunda ve sol bacağında bir insülin pompası ve anlık kan şekeri ölçümü yapan bir monitör taşıyordu.

Ünlü modelden itiraf... Kızım beni fırçaladı : Anne, bu etek çok kısaKAN ŞEKERİ ÖLÇÜM CİHAZI VE İNSÜLİN POMPASI

Gece için şeffaf bir elbise giyen Lila Moss, Tip 1 diyabet hastası olduğunu da bir kez daha kimseden saklama gereği duymadı. Moss, kimi zaman podyuma çıktığında da kan şekeri ölçen monitör ile insülin pompasını hiç çıkarmıyor.

HER YERDE KULLANIYOR

Lila Moss daha önce de bu konuda Vogue dergisinin Youtube kanalına konuk olmuş ve “Şeker tabletlerim var. Eğer kan şekeri dengem bozulursa onları kullanıyorum. Ben diyabetik biriyim ve bacağımdaki bu pompa da bana insülin sağlıyor” diye konuşmuştu. Genç kız bu iki cihazın her gittiği yerde kendisiyle birlikte olduğunu da sözlerine ekledi.

Numberone.com.tr

Bu beach parti kaçmaz

0
Türkiye’nin 1 numaralı kepek şampuanı Head&Shoulders x Number One Video Müzik Ödülleri‘nde eğlence kaldığı yerden devam ediyor!
H&Shoulders NR1 Video Müzik Ödülleri Bech Party 4 Eylül Pazar günü saat 16.00’da Kuşadası Kuştur Plajı’nda gerçekleşecek.
4 Eylül Pazar günü Kuşadası’nda gerçekleşecek olan partide yükselen yıldızlarımız Irmak Arıcı ve Alper Erözer de bizlerle olacak!

🕺Hadi, sen de #MÜZİĞİN1NUMARALARI heyecanına ortak ol!

Müzik Kenti Kuşadası katkılarıyla…

📍Kuştur Plajı Kuşadası 🏝
🗓️ 4 Eylül Pazar
⏰ 16.00

Numberone.com.tr

Simge Sağın derin göğüs dekoltesiyle yaktı geçti! Cesur pozları olay yarattı

0

Sık sık sahne alarak hayranlarıyla temas kuran Simge Sağın kariyerinde oldukça aktif. Konser vermeye devam eden başarılı şarkıcı, sosyal medya hesabını genellikle iş için kullanıyor. Konserden kesitleri takipçileriyle sık sık paylaşan şarkıcı, bu defa cesur pozuyla olay oldu.

Şarkıcı Simge Sağın sosyal medya pozlarıyla ön plana çıkmaya devam ediyor. Cesur sahne kıyafetleriyle sık sık olay olan şarkıcı, son pozuyla dikkatleri üzerine çekti.

DERİN GÖĞÜS DEKOLTESİYLE YAKTI GEÇTİ

Simge Sağın zaman zaman cesur pozlarıyla da adından söz ettiriyor. İş gereği verdiği derin göğüs dekolteli poz Instagram’ı yaktı geçti. O poza, “Lütfen ateş etmeyin”, “Anasayfama bomba düştü” gibi yorumlar geldi.

Numberone.com.tr

Tuba Ünsal ekrana dönüyor: 5 yıl sonra gelen ‘evet’

0

Son yıllarda tiyatroya ağırlık veren Tuba Ünsal, 5 yıl aradan sonra televizyon ekranlarına dönüyor.

Tiyatroya yatırım yapmayı sürdüren Tuba Ünsal, Türk edebiyatından uyarlanan iddialı bir eser için TV’ye “evet” dedi.

Peride Celal’in “Yazdığım en güzel aşk romanı” şeklinde betimlediği “Gecenin Ucunda” romanının uyarlamasında rol alacak olan güzel oyuncu, başrolleri Neslihan Atagül, Kadir Doğulu ve Zuhal Olcay ile paylaşacak.

TMC’nin yapımcılığında hayata geçecek dizinin çekimleri geçtiğimiz günlerde başladı. ‘Nermin’ karakterine hayat verecek olan Tuba Ünsal, öğrendiğime göre bölüm başına 150 bin TL alacak.

Numberone.com.tr

Fenerbahçe’den Batshuayi açıklaması

0

Fenerbahçe, Michy Batshuayi’nin transferi için Chelsea ile anlaştığını açıkladı.

Sarı lacivertli kulüp, Michy Batshuayi transferi için Chelsea ile anlaştıklarını duyurdu.

Kulüp hesabından yapılan açıklamada İngiltere Premier League takımlarından Chelsea’de forma giyen Michy Batshuayi’nin sağlık kontrolünden geçmek ve süreci ilerletmek üzere İstanbul’a geldiği duyuruldu.

Geçen sezon kiralık olarak Beşiktaş formasıyla Spor Toto Süper Lig’de mücadele eden 28 yaşındaki Belçikalı futbolcu, siyah-beyazlı takımda tüm kulvarlarda 42 maça çıktı ve 14 gol attı.

Numberone.com.tr

Emine Ün’ün kızı Duru, annesinin kopyası oldu

0

Oyuncu Emine Ün güzelliğiyle bir döneme damga vurmuştu… Anne kızın videosu büyük ilgi gördü…

DURU ANNESİNİN KOPYASI OLDU

Emine Ün, Emre Kınay ile evliliğinden dünyaya gelen kızı Duru Kınay büyüdü annesinin kopyası oldu!

Bir dönem ekranların aranılan ismi Emine Ün, İbrahim Erkal ile oynadığı ‘Canısı’ filmi ile hafızalara kazınmıştı.

Emine Ün son olarak kızı Duru ile çektiği bir videoyu sosyal medya hesabından ‘Öyle de güzel böyle de güzeldir benim kızım’ notuyla paylaştı.

Güzelliğiyle hayran bırakan Duru Kınay‘ın yaş aldıkça annesine daha da benzemesi dikkat çekti. Duru’nun son halini görenler ‘Annesinin kopyası, sanki abla-kardeş’ yorumunda bulundu.

Duru büyüdü annesinin kopyası oldu

Numberone.com.tr

Neden hayatım sosyal medya hesabımdaki gibi değil?

0

Sosyal medyada imrenerek baktığımız o fotoğraflardaki bazı kişiler meğer suyun içindeki ördekler gibiymiş. İlk olarak Stanford Üniversitesi tarafından ortaya atılan ördek sendromu, bir miktar anlam kaymasıyla birlikte sosyal medyada hayatlarını paylaşan bazı kişileri anlatmak için kullanılmaya başlandı. Hürriyet.com.tr köşe yazarı Sedef Batı ‘Ördek Sendromu’ kaleme aldı. Bir Sorudan Fazlası bölümünün bugünkü konusu ‘Ördek Sendromu’ yaşayanlar…

Suyun üstünde bir sağa bir sola süzülen ya da sakince duran ördekler, aslında küçük perdeli ayaklarını hızlıca çırparak suyun üzerinde durmaya çalışıyorlar ama kimse bu çektiklerinin, sarf ettikleri onca çabanın farkında değil.

Sosyal Medya da, olduğu gibi değil olmak istediği gibi görünmeye çalışan insanlarla dolu. Eşi ile sürekli kavga edip 3 dakika sonra aşklarının ne kadar ölümsüz olduğunu belgeleyen fotoğraf serisini Instagram’da paylaşmak, aslında o kadar da iyi geçmeyen tatili sayısız mutlu hikayeye kazımak, hayatı hep bir bayrammış filtreleriyle yansıtmak artık yeni normalimiz.

Tabii bir diğer normalimiz de “Ben evde pijama ile oturuyorum, arkadaşım ne kadar da mutlu” diye iç geçiren onlarca insan… Bu sosyal medya illüzyonu 7’den 70’e herkesi etkisi altına alıyor ve sandığımızdan çok daha fazla insan farkında olmasa bile bu ördek sendromundan çok çekiyor.

Biz de benzer örnekleri ilk ağızdan dinledik, kimini eşinin dostunun, akrabalarının anlattığı kadarıyla sizlere aktarmaya çalıştık…

ELTİM TATİLE GİTTİ BEN GİTMEZSEM ÇATLARDIM

Ö.E. (29)

Ben evlendiğimden beri, eltim bana sürekli kıyafetleri, ev eşyaları, takıları, yedikleri içtikleri ile hava atmaya çalışıyor. Ekonomik durumları bizden daha iyi ve hiç para hesabı yapmıyorlar. Önceleri pek aldırmıyordum ama gün geçtikçe bu tavırları beni sinir etmeye başladı. Ayda sadece birkaç kez aile yemeklerinde bir araya geliyoruz. Her şeyi o buluşmalara sığdıramadığı için içinde kalanları sosyal medyadan gözüme sokmaya devam ediyor. Ben de kendimi sürekli eşime bu postları gösterirken buluyorum; rahatsız oluyorum ama kendimi engelleyemiyorum.

Biz yılda bir tatile ancak çıkabiliyoruz ama bu yıl ekonomik nedenlerden dolayı onu da yapamadık. Eltim ise bir ay önce güzel bir tatil yaptı, hem de ne tatil… Sabah kalkıyorum o, akşam yatıyorum o, sanırsınız birlikte tatil yaptık ve itiraf ediyorum çok kıskandım. Eşime ne yapıp edip aynı ayarda bir otelde tatil yapmamız gerektiğini söyledim. Borçlanarak o tatile çıktık ve ben de aynen onun gibi tatilimin her detayını paylaştım. Normalde böyle kıskanç biri değilimdir ama konu eltim olunca bir şey oluyor bana. O tatile gidip o fotoğrafları paylaşmasam çatlardım. O fotolar ve videolar bize biraz pahalıya mâl oldu ama olsun ben hırsımı aldım ya gerisini düşünmüyorum.

ANNESİ HAVA ATACAK DİYE ÇOCUK KURSLARDA HELÂK OLDU

N.T. (39)

Benim arkadaş çevremde bu bahsettiğiniz sendromlu insanlardan o kadar çok var ki, hangi birini anlatsam bilemedim. En dikkat çekici olan oğlumun bir arkadaşının annesi sanırım. Bu huyunun haricinde çok sevdiğim bir arkadaşım ama inanılmaz rekabetçi ve sürekli kendi çocuğu en planda olsun, onunla övünsün istiyor. Bunun da en iyi yolunu sosyal medyada bulmuş. Çocuğun her adımını sosyal medya hesabından paylaşıyor, o kurs senin bu kurs benim çocuğunu gezdiriyor. Buraya kadar belki bir derece normal gelebilir size ama çocuğun her etkinlik girişi ve çıkışı fotoğraflarını çekip sayfasından yayınlıyor. Bu durum “Oğlum piyano kursuna giriyor, oğlum kurstan çıktı, şimdi biraz spor zamanı, baskete gidiyoruz, spor bitti milkshake keyfi…” şeklinde çocuk uyuyana kadar devam ediyor.

Hepimiz biliyoruz çok mutsuz bir evliliği var, bu boşluğu doldurmak için kendini tamamen çocuğa adamış ve hayatında her şey çok güzelmiş gibi davranıyor. Sosyal medyada yaşadığı dünya ayrı gerçek hayatı apayrı. İşin tuhafı kendini de bu yalan dünyasına inandırmış. Eşi ile arasındaki mutsuzluğu kamufle etmek için aralarındaki tek bağ olan oğluna yapışmış durumda. Onun kurs etkinliklerinde ya da yarışlarında bir araya gelen aile, mutluluk pozları paylaşıyor, onun yaşantısını sosyal medyadan takip edenler de altındaki son model araba ile çocuğunun kursları arasında gidip gelen bir kadından ziyade mutlu bir eş ve anne görüyor, kendi hayatları ile kıyaslayıp iç geçiriyor.

Benim kendime ait lüks bir arabam yok, çocuğumu 10 tane kursa gönderecek maddi gücüm yok, boşandığım eşimden de maddi yardım almıyorum ama bana sorarsanız ben daha mutluyum. Sosyal medyayı kullanıyorum ama her gün hikaye paylaşacak kadar aktif değilim. Oradaki insanlar kadar renkli bir hayatım yok 😊 Sevdiğim bir çiçeği, ağacı paylaşıyorum ya da çocuğum ile parktaki mutlu bir anımızı. Elbette hepimiz insanız ve mutsuz olduğumuz anlar oluyor. Üzgünken, içim kan ağlarken mutlu görünmeye çalışmak bana çok tuhaf geliyor. O günlerde hiçbir şey paylaşmak gelmiyor içimden çünkü mutsuzum. Ama demek ki bu bir rahatsızlık ve o insanlar “mış gibi” yaparak mutlu oluyor.

BİR SORUDAN FAZLASI | Neden hayatım sosyal medya hesabımdaki gibi değil

KOCASININ ALDATTIĞINI ÖĞRENDİ ŞİMDİ İNADINA DAHA DA MUTLU

Ş.K. (32)

Benim yakın bir arkadaşım var, aynen bu bahsettiğiniz Ördek Sendromu onda var ama o bunun farkında değil. Kendi yarattığı sahte mutluluğa kendini bile inandırmış ve sosyal medyasında da bunu her fırsatta gözler önüne seriyor. Ben yaşadıklarına birebir şahit olduğum için suyun altındaki bacaklarını görüyorum ama görmeyen için imrenilecek bir yaşantısı var.

Eşi ile birbirlerini çok severek evlendiler, onu hala çok seviyor ve resmen ona tapıyor. 5 yaşında bir çocukları var ve gerçekten güzel bir yaşantıları var. Sosyal medya hesapları da var ve bir yıl öncesine kadar hep çok dozundaydı. Her şey normaldi yani…

Bundan yaklaşık bir yıl önce eşinin telefonunun ekranına düşen bir mesajla dünyası başına yıkıldı. Mesajda bir kadın eşi ile uzun süredir ilişkisi olduğunu söylüyordu, üstelik eşinin iş yerinden tanıdığı biriydi. Hatta birkaç yemekte beraber aynı ortamda bulunmuşlardı. Sosyal medyadan bile birbirlerinin arkadaşıydılar. Önce inanmak istemedi ama sonradan öğrendi ki gerçekten de tam 4 yıldır eşinin o kadınla ilişkisi vardı, eşi de bunu itiraf etti.

O saatten sonra arkadaşımıza bir şey oldu. Eşi motor kullanan, sürekli spor yapan çok aktif birisi. O da çocuktan sonra kendine pek vakit ayırmıyordu. Bu olay onda öyle bir etki yarattı ki eşinden boşanmayı bir saniye bile aklından geçirmedi ve o kadın gibi olmaya karar verdi. Kadın belli aralıklarla ona mesaj göndermeye devam ediyordu, o bu mesajlara hiç cevap vermedi çünkü cevabı sosyal medyadan vermeyi tercih etti. Mesajı çok netti ‘Kocamı çok seviyorum ve onu bırakmayacağım’

Bir müddet sonra saçı, giyim tarzı hatta yaşam tarzı değişmeye başladı. Sosyal medyasını çok aktif kullanmayan o kadın her gün en az 10 hikaye paylaşmadan günü bitirmedi. Deri ceketlerle motor tepesinde, spor salonunda, kampta onlarca post paylaştı eşi ile birlikte. Eşini sevmekten asla vazgeçmedi ama onu hiç affetmedi aslında. Her buluşmamızda “Keşke hayatım hikayelerimdeki kadar güzel olsa” diye ağlıyor ama bu yalan dünyasında debelenmekten de vazgeçmiyor.

ZAYIFLAYAMADIĞIM İÇİN GÖRÜŞMEYE GİDEMİYORUM

G.Ç. (41)

Bende de bu sorundan var çünkü sosyal medyada, olmak istediğim kişi olmak için epey ter döküyorum. Pandemiden dolayı çok kilo aldım ve vermek istesem de veremiyorum. Çok aktif ve sosyal biriydim, şimdi kilomdan dolayı arkadaşlarımla fazla buluşmak istemiyorum. Sadece yakın arkadaşlarım ile bir araya geliyorum. İçinde olduğum her fotoğrafla oynayıp kendimi zayıflatıyorum. Bu bende hastalık haline geldi, fotoğraflarla oynamadan duramıyorum. Bu arada internetten tanıştığım biri var, fotoğraflarıma bayılıyor ve artık görüşmek istiyor. Fotoğraflardaki kiloya inene kadar onunla buluşamayacağım için sürekli bahane üretiyorum. Bir arkadaşım “Fotoğraf inceltmeyle uğraşacağın vakitte spor yapsan zaten incecik olmuştun şimdiye kadar” diyor, haklı da ama bir girdabın içine girdim çıkamıyorum resmen.

MADALYA ALSIN DA SOSYAL MEDYADA PAYLAŞALIM

B.M. (36)

Bende kendimle ilgili şeyleri değil ama kızımın başarılarını herkese duyurma ve beğeni alma isteği çok yoğun. Sosyal medyada hayatıma dair bir şeyleri abartmıyorum, neyse onu koyuyorum ama kızımın okul arkadaşlarının anneleri yüzünden bazen ben de abarttığımın farkına varıyorum. Onlar çocuklarının bir başarısını paylaşınca mutlaka benim de bir şey paylaşmam gerektiğini düşünüyorum ve kendime engel olamıyorum. Geçen gün eline bir kitap verip tesadüfen çekmiş gibi yapıp “Kitap kurdum” diye paylaştım ki çocuğum kitap okumaktan nefret ediyor. Sonra aklıma geldi çocuğu aldım koştur koştur yüzme kursuna yazdırdım. Yıl sonunda yarışlara katılacak. Madalya alsın da sosyal medyada paylaşayım diye dört gözle bekliyorum.

ÜSTTE HEDİYE YAĞMURU ALTTA KAVGA KIYAMET

H.L. (41)

Alt komşumla aramız çok iyi, sık sık birbirimize gelip gidiyoruz. Sosyal medyadan da arkadaşız. Son zamanlarda eşi ile şiddetli kavgalarına tanık oluyorum, yani sesleri geldiği için ister istemez duyuyorum ama bu konuyu bir araya geldiğimizde asla açmıyorum. Geçtiğimiz günlerde yine alt kattan kavga sesleri geldi, uzun süre birbirlerine bağırdılar, çok üzüldüm “Kim bilir ne kadar üzülmüştür, perişan haldedir” diye düşündüm. Aradan 10 dakika bile geçmemişti ki bir fotoğraf paylaştı. Kocasının bu akşam ona hediye ettiği kolyeyi aşk dolu bir mesajla paylaştı. Fotoğrafa dikkatli baktığımda o kolyesini zaten daha önceden gördüğümü hatırladım.

Bu tanık olduğum ilk olaydı ama sonradan her kavgalarından sonra yine bir mutluluk pozu ya da hediyesi paylaşıyordu. Belki de bu davranışı onun yaşadığı o olumsuz duygudan kurtulmasına neden oluyordu ama ben sonraki günlerde onunla bir araya gelince yüzüne bakmakta zorlanıyordum. Sanki ona karşı dürüst davranmıyorum sıkıntısını bildiğim halde konuşmuyorum diye. Ama asıl o sadece beni değil tüm arkadaşlarını bu mutluluk oyunu ile kandırıyordu.

“Danimarka Mutluluk Araştırma Enstitüsü’nün 1,095 kişi üzerinde gerçekleştirdiği deneye göre sadece bir hafta Facebook kullanmayı bırakan kişilerin hayattan aldıkları tatmin ciddi oranda yükseldi. Aynı araştırmanın bir diğer kısmında ise düzenli Facebook kullanıcıları, kullanmayanlara göre kendilerini daha fazla öfkeli, kaygılı, stresli ve depresif olarak tanımlamış.”

Psikolog Dilara Sayar

BAŞARISIZ, MUTSUZ VE CAN SIKICI GÖRÜNMEK İSTEMİYORUZ

Sayar, ördeklerin suyun üzerinde ilerleyişlerinin çok sakin, yavaş ve estetik olduğunu ancak o ilerleyişi sağlamak adına, suyun altında gösterdikleri çabanın oldukça karmaşık, hızlı, zor ve yorucu olduğunu, bu gerçeklikten yola çıkarak, dışarıdan mükemmel görünen yaşantıların aslında öyle olmadığını açıklamak adına ‘Ördek Sendromu’nun kullanıldığını belirtti. Sayar, özellikle sosyal medyaya yansıtılan hayatların, bu sendromun birer örneği niteliğinde olduğunu ifade etti.

Hiç kimse başarısız, mutsuz, can sıkıcı anlarının başkaları tarafından bilinmesini istemez. Genellikle bu deneyimleri bir şekilde gizlemek eğiliminde oluruz. Güzel, mutlu, başarılı, eğlenceli görünmek ve hayatlarımızı hiç çabalamadan, hiç zorlanmadan bu kadar iyi olduğunu paylaşmak bizi besler.” diyen Sayar, insanların özellikle bir performans sergilerken eğer onu izleyenler varsa performanslarını sürekli kontrol etmediklerini, izleyenleri etkilemek için gerçeklerden uzaklaşıp, performanslarını daha ideal görülen, daha beğenilen, daha estetik bulunan hale getirebildiklerini, sosyal medya kullanıcılarının büyük çoğunluğunun da hayatlarını izleyenlerine nasıl sunmak istiyorlarsa o yönde paylaşımlar yaptığını sözlerine ekledi.

Dr. Uzman Psikolog ve Sosyolog Serap Duygulu,

IŞILTILI HAYATLARDAN OLUŞAN MASKELER TAKIYORUZ

Duygulu, insanların ördek sendromu yaşama sebeplerini ise şöyle anlattı:

“Öncelikle dışarıdan hep olumlu, başarılı, mutlu ve birçok şeye sahipmiş gibi görünmek istiyoruz. Bu duyguları sosyal medyanın da tetiklediğini, hatta beslediğini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Nasıl göründüğümüz çok önemli artık ve elbette ki filtrelerden, renk oyunlarından, ışıltılı hayatlardan oluşan maskeler takıyoruz. Kimse yaşadığı zorluklar, çektiği sıkıntılar görünsün istemiyor. Ama gerçekten mutlu bir hayat yaşayan insan o mutlulukla meşgul oluyor. Başkalarına bunu ispat etmekle uğraşmıyor.”

“Northwestern Üniversitesi’nde 100 çift üzerinde yapılan bir araştırmaya göre mutlu çiftler, sosyal medyada ilişkileri hakkında çok az paylaşım yapıyorlar. Üstelik bunun tam tersi de geçerli; yani çok fazla mutluluk pozu paylaşanların durumu sosyal medyada göstermeye çalıştıkları gibi olmayabilir. Bu durumun sebeplerini ise şöyle açıklanmış: 1) Sosyal medyayı etkin kullanan bazı insanlar için kendilerini inandırmak için diğerlerini inandırmak önemli bir etken. Bu sebeple ortaya koydukları gerçekçi olmayan mutluluk pozları gerçek olmasa bile diğer insanların ilgisini çekiyorsa kişiler bu durumu gerçekmiş gibi hissederler. 2) Gerçekten mutlu çiftler, beraber keyifli vakit geçirdikleri zamanlarda dikkatlerini sosyal medya ile dağıtmazlar. 3) Gerçekten mutlu çiftlerin kanıtlayacak bir şeyleri yoktur.”

HİÇBİR MUTLULUK EMEKSİZ ELDE EDİLMEZ

Mutsuz, başarısız ya da zor anların getirilerinden, hissettikleri kaygılı ve depresif duygulardan uzaklaştıkları yanılgısına kapılan kişilerin idealize görülenle gerçek yaşam arasındaki mesafesi ne kadar açılırsa, psikolojik problemlerin hızla kapıyı çalacağını vurgulayan Sayar, sözlerine şöyle devam etti:

“Gerçek yaşamın içinde mutluluk kadar mutsuzluk, başarı kadar başarısızlık, kolaylık kadar zorluk da vardır. Hiçbir başarı çabasız ve hiçbir mutluluk emeksiz elde edilmez. Bu gerçekleri inkâr etmek ya da kendini başka biri olmaya zorlamak; özsaygıyı düşürür, yetersizlik hissi verir, depresyona eğilimi artırır.”

Sayar, sosyal medyada -mış gibi yapmanın ve yapay bir iyilik hali sunmanın daha çok beğeni, takip, popülarite getirmesinin kişiler için cezbedici olabileceğini, ancak bu psikolojik zorlanma sürekli hale gelirse, kişi edindiği ‘maske’yi çıkarmak istese de tek başına bunu başaramayabileceğinin ve uzman desteğinin alması gerekebleceğinin altını çizdi.

HEPİMİZ ‘ÖRDEK SENDROMU’ KURBANINA DÖNÜŞÜYORUZ

Sosyal medya sahnesinde herkes bir sahte mutluluk oyuncusu. Herkes bir diğerinin ne kadar güzel, zengin, başarılı, akıllı, zengin göründüğüyle o kadar meşgul ki gerçek hayatlarımızdan kopuyoruz. Başkalarının ne yaptığı, ne yaşadığı ve nasıl göründüğüyle o kadar ilgiliyiz ki, kendi hayatımızı gerçek anlamda yaşamaktan uzaklaştık. Kısacası neredeyse hepimiz ‘ördek sendromu’ kurbanına dönüşüyoruz” diyen Duygulu, bize yansıtılan görüntünün ardındaki gerçeği görmediğimizi ya da belki kolayımıza geldiği için görmek istemediğimizi söyledi.

Duygulu, başkalarının nasıl bu kadar harika hayatlar yaşadığına bakıp, böyle bir hayatımız olmadığı için öfkelenebileceğimizi, bunun da gözümüzde büyüttüğümüz bazı işler için harekete geçmek, çalışmak, azmetmek yerine neden bunları yapmadığımıza dair harika bir savunma ve kaçış olabileceğini düşündüğünü belirtti.

Duygulu, burada sorulması gereken ilk sorunun “İnsanlar gerçekten göründüğü kadar zengin, mutlu ya başarılı mı? Hayatları gerçekten bu kadar mükemmel mi?” olması gerektiğini asıl üzerinde düşünülmesi gereken şeyin ise “Öyle olsalar bile ben öyle olmak zorunda mıyım? Böyle bir mükemmeliyetçilikle kendimi ve çevremi mutsuz etmeyecek miyim?” olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Numberone.com.tr

Sahneden düşen Emre Kaya hastaneye kaldırıldı

0

Şarkıcı Emre Kaya, Kocaeli’de verdiği konser sonrası sahneden inerken düştü. Hastaneye kaldırılan ünlü popçunun, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen etkinlikte, deniz kenarına kurulan sahnenin etrafını konserden saatler öncesi dolduran Emre Kaya hayranları, onu alkış tufanı ve tezahüratlarla karşıladı.

Türk tarihine altın harflerle yazılan 30 Ağustos Zaferi ve her yıl geleneksel olarak düzenlenen Balık Festivali coşkusunu doya doya yaşatan sanatçı, sahnede adeta fırtına gibi esti. İzleyicileriyle sohbetleri, bitmek bilmeyen enerjisi ve sahne performansıyla büyük hayranlık uyandıran ünlü popçu, Karamürsellilere unutulmaz bir gece yaşattı.

Sahneden düşen Emre Kaya hastaneye kaldırıldı

Seslendirdiği her esere eşlik eden yoğun kalabalık ve gösterilen sevgi seli karşısında coştukça coşan ünlü popçu Emre Kaya, konser bitiminde sahneden koşar adımlarla inerken, aşırı yorgunluğa bağlı oluşan tansiyon sorunu nedeniyle düştü.

Korumalar ve görevliler tarafından kaldırılıp, omuzda aracına taşınan ünlü sanatçı hastanede tedavi altına alındı.

Sol bacağı ve sağ omzuna müdahale edilen ünlü popçunun menajeri Gizem Demir, sanatçının sağlık durumunun iyi olduğunu, düşmenin aşırı yorgunluğa bağlı oluşan tansiyon probleminden kaynaklandığını bildirdi.

Sahneden düşen Emre Kaya hastaneye kaldırıldı

Demir, “Bu talihsiz olay nedeniyle bizleri arayan, soran, hastaneye gelen ve geçmiş olsun mesajları gönderen tüm Emre Kaya sevenleri ve hayranlarına teşekkür ediyoruz. Şükürler olsun ki korkulacak bir durum söz konusu değil” dedi.

Numberone.com.tr

Gülşen’in ev hapsinin kaldırılması talebine ret

0

İstanbul Ataşehir’de 30 Nisan 2022’de verdiği bir konserde İmam Hatip Liselilere yönelik sarf ettiği sözleri nedeniyle tutuklanan daha sonra itiraz üzerine konutu terk etmemek şartıyla tahliyesine karar verilen Gülşen Çolakoğlu’nun ev hapsinin kaldırılması talebi reddedildi.

Şarkıcı Gülşen Çolakoğlu’nun avukatı Emek Emre, İstanbul Adalet Sarayı’na gelerek ev hapsi kararının kaldırılmasına yönelik dilekçe sunmuştu.

Talep İstanbul Sulh Ceza Hakimliğince değerlendirilerek reddedildi. Gülşen’in “konutu terk etmemek” şeklindeki adli kontrolünün devamına karar verildi.

Gülşen Çolakoğlu, 30 Nisan 2022’de Ataşehir’de bir konser sırasında, “İmam Hatip’te okumuş daha önce kendisi, sapıklığı oradan geliyor” şeklindeki beyanda bulunmuştu. Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 24 Ağustos 2022 gecesi şarkıcı Gülşen Çolakoğlu hakkında İmam Hatip Liselilere yönelik sarf ettiği sözlerinden dolayı “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan resen soruşturma başlatıldığı ve polis tarafından hazır edilmesi talimatı verildiği açıklandı. Bunun üzerine şarkıcı, 25 Ağustos’ta polis tarafından gözaltına alınarak İstanbul Adalet Sarayı’na getirildi. Basın Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı tarafından ifadesi alınan Çolakoğlu, tutuklanması talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Çolakoğlu’nun Nöbetçi İstanbul 2. Sulh Hakimliği’nce tutuklanmasına karar verildi. Gülşen Çolakoğlu ifadesinde, “Atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yaşanan olayı zamansız bir yerde gerçekleşmesi talihsizliktir. Memleketimin bütünlüğünü, din, dil, ırk hiçbir şekilde kategorize etmeden ülkenin bütünlüğünü, ve refahını görmek için mücadele ediyorum. En yakın arkadaşımla yaptığım esprinin insanları kışkırtıcı bir şekilde yorumlanmasını kabul etmiyorum. Şakalaşmanın herhangi bir gruba yönelik nefret içerikli olarak algılanması beni çok üzmüştür. Suç işleme kastım yoktur” demişti. Gülşen Çolakoğlu’nun avukatı Emek Emre tarafından 26 Ağustos’ta üst mahkemeye gönderilmek üzere tutukluluğun kaldırılması talebiyle itiraz dilekçesi sunulmuştu. Talebi değerlendiren İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesi de 29 Ağustos’ta “dosya kapsamındaki tüm delillerin toplanmış, şüphelinin kaçma ve delilleri karartma şüphesinin bulunmayışı, bakmakla mükellef olduğu yaşı küçük çocuğu bulunması” gerekçeleriyle Gülşen Çolakoğlu’nun tahliyesine ve konutu terk etmemek şartıyla adli kontrol altına alınmasına karar vermişti.

Numberone.com.tr

Dimitrios Pelkas resmen Hull City’de! Fenerbahçe açıkladı

0

Fenerbahçe, Dimitrios Pelkas’ın Acun Ilıcalı‘nın sahibi olduğu Hull City’e kiralandığını açıkladı.

İngiltere Championship ekiplerinden Hull City, Dimitrios Pelkas’ı Transfer etti.

Sarı-lacivertliler, Yunan yıldızın 1 yıllığına kiralandığını açıkladı.

İşte Fenerbahçe’nin duyurusu;

Futbol A Takımımızın oyuncularından Dimitris Pelkas, kiralık olarak İngiltere’nin Championship ekiplerinden Hull City’e transfer olmuştur. Futbolcumuza yeni takımı ile başarılar diliyoruz.

Numberone.com.tr

Trabzonspor, Yusuf Yazıcı’yı kadrosuna kattı

0

Trabzonspor, Lille’den Yusuf Yazıcı’yı kiralık olarak kadrosuna kattı.

Trabzonspor, Fransız kulübü Lille’den eski oyuncusu Yusuf Yazıcı’yı kadroya kattı.

1 yıl kiralanan Yusuf Yazıcı, yarın ligde oynanacak Ümraniyespor – Trabzonspor maçını tribünden takip edecek.

Özel uçakla İstanbul’a gelecek Yazıcı, takım arkadaşlarıyla bir araya gelecek. Sonrasında yapılacak sağlık kontrollerinin ardından resmi sözleşmeyi imzalayacak.

Trabzonspor formasıyla tüm kulvarlarda 100 maça çıkan Yusuf Yazıcı, 22 gol ve 21 asist üretti.

Numberone.com.tr

Hilal Altınbilek’in makyajsız pozuna ‘Bu kadar güzellik fazla’ yorumu yapıldı

0

Oyuncu Hilal Altınbilek uzun bir aranın ardından sosyal medya hesabından fotoğrafını paylaştı. Altınbilek’in makyajsız fotoğrafı büyük ilgi gördü.

Hilal Altınbilek makyajsız pozlarını hayranlarının beğenisine sundu. Kısa sürede binlerce beğeni alan fotoğraflara ‘ne kadar güzelsin, bu güzellik fazla’ yorumları yapıldı.

Bu kadar güzellik fazla

Ünlü oyuncu Hilal Altınbilek bir süredir Metin Hara ile aşk yaşıyor. Çift birlikteliklerini gizli tutuyor.

Numberone.com.tr

Ekrem İmamoğlu nüfus sorununa dikkat çekti: Bu çok ürkütücü

0

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Tuzla Su Ürünleri Federasyonu’nun yeni av sezonu için düzenlediği programa katıldı. Marmara bölgesindeki nüfus sorununa vurgu yapan İmamoğlu, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Tuzla Su Ürünleri Federasyonu’nun av yasağının bitişi nedeniyle düzenlediği programa katıldı.

Etkinlikte horon gösterisi yapan folklor ekibinin davetini geri çevirmeyen İmamoğlu, aralarına katılarak horona durdu. Törende konuşma yapan İmamoğlu, denizleri koruma meselesinin kullanım biçiminden, etrafındaki yerleşim düzenine kadar bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiğini söyledi.

image small

Marmara Denizi’nin yapısına değinen İmamoğlu, “Marmara Denizi ve Boğazların disiplininde Karadeniz’den Marmara’ya ve Ege’ye akıp giden su serisi var. İnanılmaz bir disiplin içerisinde yürüyor. Hani Allah’ın takdiri muazzam bir düzen. Ama aynı zamanda üstüne titizlenmemiz gereken çok düşünmemiz gereken bir ortamdayız. Marmara Denizi içine her şeyi dolduracağımız bir deniz değil. Ya da boğazlar o anlamda hani başıboş bırakılacak alanlar değil. Hassas davranılacak noktalar” dedi.

image small

“HER ÜÇ KİŞİDEN BİRİSİ MARMARA DENİZİ’NİN ETRAFINDA YAŞIYOR”

Balıkçıların deniz ve deniz canlıları üzerine taşıdığı hassasiyeti yakından bildiğini kaydeden İmamoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Marmara Denizi niye zorda biliyor musunuz? Marmara Denizi’nin kıyısında yaşayan tam 28 milyon nüfusa sahibiz. Bursa’sından İstanbul’una, Kocaeli’sinden Tekirdağ’ına hatta havza olarak baktığınızda Balıkesir’e varıncaya kadar 28 milyon… Hala da göç alıyor. Bunun anlamı neredeyse her üç kişiden birisi Marmara Denizi’nin etrafında yaşıyor. Bu çok ürkütücü. Bu yönetilebilir bir şey değil. Böyle devam edersek yüz yıl sonra torunlarımız bize beddua eder. Şehircilikten çevreyi koruyucu düzene varıncaya kadar şehrin içerisindeki yaşamdan Türkiye’nin düzeninde insanların Marmara yerine kendi yaşam alanlarında yaşayabilir hale getiririz bunu bile düşünmek lazım.”

image small

“DENİZLERE İYİ DAVRANIRSAK ONLAR DA BİZE İYİ DAVRANIR”

Denizlerdeki balık popülasyonu korunması konusunda herkesin sorumlulukları olduğunu belirten İmamoğlu, şunları söyledi;

*Boğazlara, Marmara’ya, Karadeniz’e ne kadar cömert davranırsak inanın onlar da bize o kadar cömert davranacak. Bu konuda hepimizin sorumluluğu olduğu gibi sanayiden tutun derelerimize, ırmaklarımıza, İstanbul’da geçmişten bugüne yapılan birçok hizmet var ama bir an önce İstanbul’un biyolojik ve ileri biyolojik arıtma tesislerine kavuşma konusunda çabalarımız var. En büyüklerinden birini yaklaşık bir buçuk ay sonrasında Tuzla’da hizmete geçireceğiz.

*Baltalimanı’ndan, Yenikapı’ya başka yapılarımız da var. Bu anlamdaki çalışma kesintisiz devam ediyor olması şart. Bu noktada önümüzdeki günlerde yeni temelini atacağımız projelerle beraber İstanbul’un özellikle atık su konusundaki bütün eksiklerini gidermekle ilgili çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

*Bu denizlerimizin su kalitesini arttırmanın bir yolu. Ama bir başka yolu daha var. Tarım alanlarındaki disiplinler -ki bu anlamda hem Ergene Vadisi ve Hem Balıkesir’den gelen akarsular- özellikle Bursa bölgesinden gelen sanayi bölgelerinden gelen akarsuların denetiminin de çok önemli olduğunun altını çizmek isterim.

“DESTEKLERİMİZ DEVAM EDECEK”

Üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen Türkiye’nin en az balık tüketen ülkelerden biri olduğunu söyleyen Başkan İmamoğlu, İBB’nin balıkçılara yaptığı maddi ve ayni desteklere değindi. İmamoğlu, “Özellikle küçük ölçekli balıkçılık yapan esnafımıza 2020, 2021 ve 2022’de desteklerimizi artırarak sürdürdük. Yaklaşık bin 300 balıkçımıza hem ayni hem bir kısım nakdi ayrıca tekne bakımları ve farklı ihtiyaçlarına kadar katkılarımızı sunduk ve sunmaya devam edeceğiz” dedi.

Konuşmasına tüm balıkçılara sorunsuz av sezonu dileyen İmamoğlu, “Bütün balıkçılarımıza vira bismillah diyorum. Yolları açık olsun… Güzel bir av sezonu olsun… Bol bereketli olsun… Umarım maliyetlerinin azaldığı bir süreçle insanlarımızın sofrasında da olabildiğince ucuz balıklarımız olsun” ifadelerini kullandı.

FEDERASYON BAŞKANI ÇAKIROĞLU : BOL BALIKLI BİR SEZON DİLİYORUM

Törende konuşan Tuzla Su Ürünleri Federasyonu Başkanı Taner Çakıroğlu da yeni av sezonuyla ilgili düşüncelerini, “Yönetim olarak balıkçılarımızın her zaman yanındayız. Her daim balıkçılarımızla birlikte yan yana kol kola, omuz omuza yürüyeceğiz. Tüm balıkçı ailemize yüce Allah’tan, kazasız, belasız, sağlıklı, bereketli, çok başarılı ve bol balıklı bir sezon diliyorum” cümleleriyle paylaştı.

Numberone.com.tr

Orient Express 3 yıl sonra İstanbul’da

0

1883 yılından itibaren hizmet veren ve Agahta Christie’den Alfred Hitchcock’a kadar birçok yazara konu olan Venice Simplon Orient Express treni İstanbul’a geldi.

Orient Express,  Agatha Cristie’den, ünlü yönetmen Alfred Hitchcock’a kadar çok sayıda kişiye ilham kaynağı oldu. Orient Express, 1883 yılından beri çeşitli zamanlarda Paris’ten İstanbul’a geliyordu.

Pandemi nedeniyle 3 yıldır Paris-İstanbul seferini yapamayan Venice Simplon Orient Express treni 26 Ağustos’ta Paris’ten hareket etti. Viyana, Budapeşte, Bükreş ve Varna’dan geçen Orient Express, 5 gün sonunda Bakırköy Tren İstasyonu’na geldi. 15 vagondan oluşan trende, 5 gün boyunca 32 kişilik tren ekibi ile 85 yolcu seyahat etti.

Orient Express yolcuları İstanbul’da mehteran takımı karşıladı. Mehteran takımının gösterisinden sonra, turistler İstanbul’da kalacakları otellere gitmek üzere Bakırköy Tren İstasyonu’ndan çıktı. İçerisinde 3 restoran, bar, 9 yataklı vagon, 2 salon vagonu olan 350 metrelik tren, 2 Eylül’de İstanbul’dan Paris’e yola çıkacak.

“3 SENE SONRA BURADA OLMANIN HEYECANINI YAŞIYORUZ”

Venice Simplon Orient Express Genel Müdürü Pascal Deyrolle “Burada Orient Express ile olmak çok memnun edici. Pandemi dolayısıyla buraya gelemiyorduk. 3 sene sonra burada olmanın heyecanını yaşıyoruz” dedi.

“BU TRENİ FİLMLERDE GÖRÜP GERÇEK HAYATTA DENEYİMLEMEK HARİKAYDI”

Meksika uyruklu Xavier Ferrer, “Yolculuk harikaydı. Çalışanların hepsi çok sevecendi. Yemekler, servis harikaydı. Trenden bütün ülkeleri görmek de mükemmeldi” diye konuştu. Bir başka yolcuysa “Yemekler birinci sınıftı. Servis mükemmeldi ve tren güzeldi. Bu treni filmlerde görüp, gerçek hayatta deneyimlemek harikaydı” dedi.

Numberone.com.tr

İzmir Enternasyonal Fuarı bugün 91’inci kez kapılarını açıyor

0

İzmir Enternasyonal Fuarı 91. kez bugün kapılarını açıyor. 2-11 Eylül 2022 tarihlerinde düzenlenecek İzmir Fuarı, uluslararası gastronomi fuarı Terra Madre Anadolu’ya da ev sahipliği yapacak. Fuarda katılımcılar Gülşen, Hadise, Çakal, Özcan Deniz gibi birbirinden ünlü isimlerin yer alacağı çim konserleriyle coşacak. Festivalde  Number1 standına gelenler de sürpriz hediyelerin de sahibi olacak.

BİRGÜN EGE

İzmir Enternasyonal Fuarı, geçmişten bugüne olduğu gibi Kültürpark’ta dünyayı buluşturuyor. 91’inci İzmir Enternasyonal Fuarı ile Terra Madre Anadolu İzmir’in ortak açılış töreni bu akşam saat 20.00’de Kültürpark Lozan Kapısı’nda yapılacak.

Törenin öncesinde İzmirliler çifte fuar coşkusunu kente kortejle yayacak. “Bereket paylaştıkça çoğalıyor, İzmirliler 91. kez düzenlenecek İzmir Enternasyonal Fuarı’nın açılışında buluşuyor” pankartının arkasından İzmirliler, saat 19.00’da Gündoğdu Meydanı’ndan ilerlemeye başlayacak. Plevne Bulvarı’nı takip edecek kortej Kültürpark Lozan Kapısı’nda son bulacak. Açılış seremonisinin ardından protokol üyeleri Fuar’ı ziyaret edecek.

İLKLERİN FUARI

Bugüne kadar ilklerin yaşandığı İzmir Fuarı aynı zamanda sosyalleşme, eğlence, eğitim, inovasyon alanı olmayı ve yine ilklere imza atmayı sürdürecek. İlk kez Türkiye’de Terra Madre’ye ev sahipliği yapan Fuar kapsamında, açılış töreni ve protokol ziyaretlerinin ardından İzmirli küçük üreticinin Terra Madre Anadolu İzmir ile dünyaya açılıp ihracatçı olmasını sağlayacak “İzmirli” markasının tanıtımı da ilk kez gerçekleştirilecek. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in “Başka Bir Tarım Mümkün“ vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen Mera İzmir Projesi küçük üreticiye ihracatçı olmanın kapısını açarken yerli ve yabancı Fuar katılımcıları, İzmirli markası ile üretilen küçük üreticinin ürünleriyle tanışma fırsatı bulacak.

91’inci İzmir Enternasyonal Fuarı ve dünyanın en büyük gıda hareketi Slow Food (Yavaş Gıda) önderliğinde gerçekleşen “Terra Madre” gastronomi fuarına da ev sahipliği yapacak İzmir, hareketli günler geçirecek. Fuarlara; İzmir İş Günleri, Riot Games iş birliğiyle düzenlenen League of Legends Türkiye Büyük Finali 2022 ve 10. Yıl Festivali’nin de dâhil edilmesiyle birlikte kente canlılık gelecek. Dünyanın dört bir yanından katılımcı ve ziyaretçileri ağırlayacak fuarlar boyunca, onlarca konser, tiyatro, yarışma, mutfak şovları, söyleşiler, sportif faaliyetler gibi birbirinden renkli etkinlikler yapılacak.

TERRA MADRE ANADOLU İZMİR

Terra Madre Anadolu İzmir, 10 gün boyunca Kültürpark Lozan Kapısı girişinden itibaren oluşturulacak özel alanda düzenlenecek. 45 ülkeden 200 katılımcının yanı sıra kooperatifler, üretici birlikleri, küçük üreticiler, çiftçiler, Slow Food birliklerinin yer alacağı Terra Madre Anadolu İzmir’de, farklı etkinlikler, söyleşiler, workshoplar, mutfak şovları yer alacak. Uzmanlar, sağlıklı, iyi, adil ve temiz gıdaya ulaşmak için alternatif yolları tartışacak. Değişen gıda sistemleri bütüncül bir şekilde ele alınırken dünyanın lezzetleri İzmir ile İzmir’in lezzetleri ise dünyayla buluşacak.

“Sinema Burada” etkinliği Terra Madre Anadolu ile paralel olarak “Gastronomi ve Doğa Temalı” filmleriyle 3 – 11 Eylül tarihlerinde Kültürpark’ta İzmir Sanat Merkezi’nde olacak. Bunların yanı sıra sergiler, kıyı balıkçılığı aktiviteleri, Kadifekale ve Darağaç’ta Kent Bostanı Akşamları, Yeşilova Höyüğü ve Klazomenai Gezi ve Köstem Zeytinyağı Müze Gezisi, plastik sanatlar gösterileri düzenlenecek.

Terra Madre Anadolu İzmir etkinliklerine bilim insanları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, yazarlar, sanatçılar, dünyaca ünlü şefler ve çok sayıda farklı meslek grubundan kişiler katılacak.

Numberone.com.tr