Ana Sayfa Blog Sayfa 562

Gareth Bale, Los Angeles FC’ye transfer oldu

0

Amerikan Futbol Ligi (MLS) takımlarından Los Angeles FC, son olarak Real Madrid forması giyen Galli oyuncu Gareth Bale ile 1 yıllık sözleşme imzalandığını açıkladı.

Naomi Campbell kızıyla Bodrum’a geldi

0

Dünyaca ünlü İngiliz model Naomi Campbell, iki yıldır gelmediği Bodrum’a bu kez iki yaşındaki kızıyla geldi.Naomi Campbell kızıyla Bodruma geldi

Yakın arkadaşları ile birlikte kiraladığı özel bir villada tatil yapan 52 yaşındaki ünlü model, önceki gün Cennet Koyu’nda tekne keyfi yaparken görüntülendi. Teknede güneşlenen Campbell, sık sık teknenin ön kısmına geçerek telefon görüşmesi yaptı.

Naomi Campbell kızıyla Bodruma geldi

Daha sonra teknenin arka kısmında oturan Campbell arkadaşlarıyla sohbet etti. Dünyaca ünlü modelin taşıyıcı anne yöntemiyle dünyaya getirdiği ve ismini hâlâ sır gibi sakladığı kızı ise teknede arkadaşlarının kucağında objektiflere yansıdı.

Naomi Campbell kızıyla Bodruma geldi
Numberone.com.tr

Sokak hayvanları için eşyalarını satıyor

0

Podyumların aranan isimleri arasında yer alan Özge Ulusoy, Nişantaşı’nda yaz tatili için alışveriş yaparken objektiflere takıldı.

Özge Ulusoy eşyalarını satıyor

İndirim günlerini takip ettiğini ve bazı ürünleri uygun fiyata aldığını söyleyen Özge Ulusoy “Güzel geçti Alışveriş, indirimin ilk günü bugün. Biraz şöyle karıştırıp bir şeyler aldım. Tatil alışverişi yaptım, pareolar biraz böyle elbiseler aldım. İndirimi takip ettiğim için istediğim bazı parçalar vardı onları daha uygun fiyata aldım. İndirimleri hep takip ederim, dün onlinedan da almıştım. Ayakkabı ve çantada marka benim için önemli onun dışında o kadar önemli değil. Kıyafette butik marka tercih ederim” diye konuştu.

Özge Ulusoy ayrıca kullanmadığı ikinci el elbiselerini online olarak satışa çıkarıp elde ettiği gelirle sokak hayvanlarına yardım yaptığını da açıklayıp şöyle konuştu:

“İkinci el satış yapıp kıyafetlerimi dönüştürüyorum, sokak hayvanlarına da yardım olarak. Bir şekilde işe yaramış oluyor. Alışveriş seviyorum işimizin parçası, iyi de gözükmek zorundayız. Bu aslında işimize yatırım. Bazen yakın arkadaşlarıma dağıtıyorum ama sosyal medyadan yazanların hangi amaçla kullanacaklarını bilemediğim için onlara vermiyorum. Bir satış platformuyla ikinci el eşyalarımı satıp sokak canlarına yolluyoruz”

Numberone.com.tr

Dokuz yıl sonra yeşeren aşktan ilk fotoğraf

0

“G.I. Jane” ve “Hayalet” filmleriyle tanınan 59 yaşındaki aktris Demi Moore ile ünlü İsviçreli şef ve restoran sahibi Daniel Humm birlikte ilk kez fotoğraf paylaştı.

ABD’li oyuncu Moore, sevgilisi Daniel Humm’ın Instagram’daki sayfasında paylaştığı fotoğraflara beğeni ve yorum yağdı.


Isviçreli bir şef olan Humm ile son aylarda birlikte olmaya başlayan Moore, köpekleri Pilaf’ı da alıp çıktıkları Paris seyahatlerinden anılarını yayınladı. Moore, 2013’te Ashton Kutcher ile boşandıktan sonra ilk kez bir beraberliğini gözler önünde yaşamaya başladı.

Humm da daha önce 2011’de ölen Steve Jobs’in eşi Lauren Powell Jobs ile birlikteydi.

Numberone.com.tr

Johnny Depp’in kızı Lily-Rose sokak tarzıyla büyüledi

0

Dünyaca ünlü oyuncu Johnny Depp‘in kızı Lily-Rose Depp , bu hafta Los Angeles’ta görüntülendi.

Paris’in lüks banliyösü Neuilly-sur-Seine’de dünyaya gelen 23 yaşındaki aktris, üzerinde çok şık duran beyaz mini bir elbise giydi.

Eşyalarını çalıyor: Johnny Depp'in kızı Lily-Rose Depp bu hafta Los Angeles'ta görüntülendiğinde yazlık şıktı

Babasının eski karısı Amber Heard ile karalama davası sürecinde sessizliğini koruyan Lily bir süredir görünmüyordu.

Johnny ile on yıldan fazla bir süredir ilişkisi olan Lily-Rose’un annesi Vanessa Paradis, taciz iddialarının ortaya çıkmasından sonra 2016’da onu kararlı bir şekilde savundu.

Gidiyor: Paris'in lüks banliyösü Neuilly-sur-Seine'de doğan 23 yaşındaki aktris, çırpınan beyaz bir mini elbise giydi.

Bu arada Lily-Rose bu ayın başlarında kendisini akşam yemeğine davet eden Fransız rapçi Yassine Stein ile birlikte.

Lily-Rose Depp, Yassine Stein ile yine Los Angeles’ta akşam yemeğine çıktı

Taşıyıcı ve çalkalayıcı: Lily-Rose, arada sırada elbisesinin üzerine giydiği çizgili bir süveter getirerek, sıcaklıklarda olası bir düşüşe hazırdı.

Numberone.com.tr

Popun kraliçesi zirveden sesleniyor

0

Billboard’da 50. kez zirveye oturan Madonna, şimdi bu başarısını müzikseverlerle kutluyor…

Pop müziğin tartışmasız en büyük isimlerinden Madonna, “Dans Kulübü Şarkıları” ile Billboard listesinde bir kez daha zirveye oturduğunda bir başka ismin tekrarlaması zor bir başarıya imza attı.

Billboard’da 50. kez zirveye oturan Madonna, şimdi bu başarısını müzikseverlerle kutluyor. Pop müziğin kraliçesi bu tarihi başarısını kutlamak için iki yeni koleksiyonun küratörlüğünü yaptı: “FINALLY ENOUGH LOVE: 50 NUMBER ONES”, 40 yıldır dünya çapındaki kulüpleri dolduran liste başı dans şarkılarının en sevdiği remikslerini içeren 50 parçalık yeni bir koleksiyon ve kısaltılmış bir 16 parçalı versiyon, “FINALLY ENOUGH LOVE.” Bu yeni koleksiyonlar, Madonna ile Warner Music Group arasında, onun çığır açan kariyeri boyunca kapsamlı bir dizi katalog yayınını içerecek olan ve yeni duyurulan ortaklığın parçası olan ilk albüm çıkışları olacak. 16 parçalı versiyon olan “FINALLY ENOUGH LOVE” dün yayınlandı. 220 dakikadan uzun dinleme süresiyle “FINALLY ENOUGH LOVE: 50 NUMBER ONES” ise 19 Ağustos’ta dinleyicilerle buluşacak.

Numberone.com.tr

Vehbi Koç Vakfı’ndan İnsanlığa Üstün Hizmet Ödülü

0

Vehbi Koç Vakfı, her yıl sırasıyla sağlık, eğitim ve kültür alanlarında üstün başarıları takdir ve teşvik ettiği “Vehbi Koç Ödülü” kapsamında yeni bir ödül kategorisi başlattı. Vehbi Koç Vakfı İnsanlığa Üstün Hizmet Ödülü‘nün ilk kazananları ise BioNTech‘in kurucuları, Kovid-19 aşısını geliştiren Türk kökenli bilim insanları Uğur Şahin ve Özlem Türeci oldu.

Koç Üniversitesi’nde düzenlenen törende ödülü Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, Türeci ve Şahin’e takdim etti. Koç Holding Şeref Başkanı ve Koç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Onursal Başkanı Rahmi M. Koç ise profesörlere Şeref Doktorası diplomalarını verdi.

Törende konuşan , Kovid-19’un, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın yaşadığı en büyük felaket olduğunu belirterek, bu felaketin büyük ölçüde geride bırakılmış olmasını bilim insanlarına, sağlık çalışanlarına ve onların sürdürdüğü küresel iş birliğine borçlu olduklarını söyledi.

Daha önce görülmemiş bir hızla aşıların sunulduğunu dile getiren Özsönmez, her şeyin geride kalmadığını ancak karamsar olmadıklarını anlattı.

“Ödülü, yüreğiyle bu ülkeye bağlı kişilere vermek istiyoruz”

Cihan Özsönmez, ödülü, küresel veya bölgesel çapta etkili, önemli sorunların aşılmasında ve insanlık için yeni imkanların yaratılmasında olağanüstü başarılar elde eden kişilere vereceklerini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çok kıymet verdiğimiz bu ödülümüzü, tüm dünya için fayda yaratma başarısını göstermiş ve artık nerede yaşarsa yaşasın geçmişiyle ve ondan da önemlisi yüreğiyle bu ülkeye bağlı kişilere vermek istiyoruz. Böylece, bugün maalesef akıllarında geleceğe ilişkin pek çok soru işareti olduğunu bildiğim pırıl pırıl gençlerimize ‘Evet, ben de yapabilirim, biz de yapabiliriz.’ azmini aşılayacağımıza, onlara güç ve ilham vereceğimize inanıyoruz.”

Özsönmez, ödülü kazanan Şahin ve Türeci’nin öncülük ettikleri yenilikçi bilimsel çalışmalar sayesinde hızla geliştirilen aşıyla, Kovid-19 sırasında milyonlarca hayatın kurtarılmasına doğrudan katkı sağladığını belirterek, onların salgına karşı verilen mücadeleye sunduğu katkılardan bahsetti.

Bugüne kadar pek çok ödül alan Prof. Dr. Türeci ile Prof. Dr. Şahin’in Yunanistan’da “İmparatoriçe Theophano” ödülüne layık görüldüklerini anımsatan Özsönmez, ikilinin bu ülkeye gittiğinde Selanik’te Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret ettiklerini ve oradaki anı defterine yazdıkları notları hatırlattı.

Özsönmez, “Büyük Atatürk tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte doğan ve attığı her adımda onun ‘muasır medeniyet’ ülküsüne hizmet etmeye çalışan Vehbi Koç Vakfı olarak, insanlığa üstün hizmet ödülümüzün ilkini sizlere takdim etmek bizim için bir şereftir.” ifadelerini kullandı.

“Bu özel ödüle layık görülmekten dolayı çok mutluyuz”

Prof. Dr. Özlem Türeci de bu prestijli ödüle layık görülmenin kendileri için büyük bir onur olduğunu belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

“Çünkü cesur bir karar almanın, bilinmeyen bir yolu seçmenin, kararlılık ve azim ile ilerlemenin yanı sıra insanlık için fark yaratmanın ve insanlığa katkı sağlamanın takdir edilmesi için süper kahraman olmanıza gerek yok. İnsanlığa hizmet etmeyi ödüllendiren bu özel ödüle layık görülmekten dolayı çok mutluyuz. Vehbi Koç Vakfını, bu ödülü başlatmada gösterdiği kararlılığı için takdir ediyor, ödülün birçok insana ilham vermesini ve motivasyon sağlamasını umuyoruz.”

Prof. Dr. Uğur Şahin ise kendilerine ilk kez ödülü kabul etmek isteyip istemedikleri sorulduğunda çok mutlu olduklarını belirterek, “En başta tek bir kişiyi kurtarmayla başladık. Bireyselleştirilmiş tıp ile insanlığı kurtarmayı başardık. Tek bir insanı kurtarabilirseniz, insanlığı da kurtarabilirsiniz. Ben de buna benzer bir alıntıyı paylaşmak istiyorum: Bir kişiyi eğitebilirseniz, insanlığı da eğitebilirsiniz.” şeklinde konuştu.

Törene Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili Ali Y. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Caroline N. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi İpek Kıraç, Koç Holding Üst Yöneticisi (CEO) Levent Çakıroğlu ile holdingin bazı üst düzey yöneticileri ve davetliler katıldı.

200 bin dolarlık ödül bilimsel araştırmalar ve öğrenciler için harcanacak.

Tören öncesi düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Cihan Özsönmez, ödülün 200 bin dolarlık karşılığı olduğunu söyledi.

Özsönmez, Türeci ile Şahin’in bu ödülü nakit olarak almayı tercih etmediklerini, söz konusu tutarın ortak belirlenecek AR-GE çalışmaları ve ihtiyaç sahibi öğrenciler için kullanılacağını bildirdi.

Türeci ve Şahin’den basın toplantısı

Basın toplantısında gazetecilerin soruları yanıtlayan Prof. Dr. Özlem Türeci, çalışmalarına ilk başladıkları andan itibaren planlarının “insanlığa hizmet etmek” olduğunu belirterek, kanser için ilaç ve yenilikçi tedavi yöntemleri geliştirmek için çalıştıklarını söyledi.

Bilimsel çalışmalar için artık daha fazla ekonomik imkanlarının bulunduğunu aktaran Türeci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim sorumluluk duyduğumuz kanser hastaları ile ilgili hissettiğimiz sorumluluk arttı. Geliştirdiğimiz bilimin artık başka ciddi hastalıklara da hizmet edebileceğini düşünüyoruz. Sıtma, tüberküloz, otoimmün gibi hastalıklarla ilgili çalışmalar yapmak, biraz daha genişlemek istiyoruz. Hem dünyanın başka coğrafyalarına hem de başka hastalık dallarında genişlemek istiyoruz. Bunu sürdürülebilir yapmak istiyoruz. Bu gayretlerimiz bir bileşen etkisi yapacaktır. Yavaş yavaş çalışmalarımızı ilerleteceğiz.”

“Türkiye’de daha aktif olmak istiyoruz”

Prof. Dr. Özlem Türeci, sağlık çalışanlarının salgın sürecindeki fedakarlıklarına ilişkin bir yorum üzerine, “Zorlu dönemlerden geçtik, geçiyoruz. Bütün doktorlar pandemi ile mücadelede en ön cephedeydi. Biz onlarla gurur duyuyoruz. Türkiye’deki sağlık çalışanlarının yaptıklarıyla gurur duyuyoruz. Yurttaşların onlara güvenmesi gerekiyor.” diye konuştu.

Türkiye’deki Kovid-19’a yönelik hem kamusal hem de özel çalışmalara değinen Türeci, aşı kampanyalarındaki ve salgınla mücadelesindeki çalışmaların çok başarılı olduğunu anlattı.

Türeci, bundan sonraki çalışmalarının hangi yönde olacağına ilişkin bir soruya, “Faaliyetlerimiz daha çok kanserle mücadele alanında devam edecek. Kovid-19 çalışmalarımız da devam ediyor. Çalışmalarımızı Türkiye’ye de yaymak istiyoruz. Türkiye’deki hastanelerle birlikte çalışmak istiyoruz. Koç Vakfı nitekim bu alanda aktif bir kuruluş. Türkiye’de biraz daha aktif olmak istiyoruz.” karşılığını verdi.

“Kanser aşısı ile ilgili Faz-2 çalışmalarımız sürüyor”

Prof. Dr. Türeci, Türkiye’de çok iyi yetişmiş gençler olduğunu, kendilerinin de çok sayıda başvuru aldığını belirterek, bilimsel anlamda kendini iyi yetiştirmiş öğrencilerin bulunduğunu anlattı.

Kanserle ilgili çalışmaları sorulan Türeci, sadece tedavi konusunda değil kanseri önlemeye yönelik çalışmalarının da sürdüğünü kaydederek, “Şu anda halihazırda devam eden klinik çalışmalarımız var kişiselleşmiş aşı çalışmaları ile ilgili. Pek çok kanser tipi üzerine çalışıyoruz. Şu anda mesela Faz-2 çalışmalarına devam ettiğimiz bir aşı çalışmamız var kanser ile ilgili. 3 ila 5 yıl içerisinde bu aşının kanser hastalarına uygulanıp uygulanmayacağını görebileceğimizi umuyorum.” ifadelerini kullandı.

Kovid19’da ilk başlangıçtaki virüs artık yok”

Prof. Dr. Uğur Şahin, Kovid-19 ile ilgili bir soruyu, “İlk virüsü etkin şekilde kontrol altına almış durumdayız. Yani ilk başlangıçtaki virüs yok artık. Aşılama kampanyası başarılı oldu. Şimdi Omicron var. Bu varyant çok farklı başlangıçtaki virüsten. Virüs değişiyor, buna evrim diyoruz. Bu en baştan beri beklediğimiz bir şeydi.” diye cevapladı.

Bundan sonraki süreçte Kovid-19 ile ilgili beklentilerinin sorulması üzerine Şahin, şunları söyledi:

“2020’de bana sorulduğunda, ‘Bu virüs en az 10 yıl bizimle olur.’ demiştim. Buna alışmak zorundayız. Buna karşı yapacağımız iki yol var. Bir tanesi aşıları benimsemek. Şu anda Omicron aşısına yakın frekansta olan aşılar geliştiriyoruz. Yeni aşının onayını önümüzdeki sonbahar-kış gibi almaya çalışacağız. İkincisi yeni normal olarak bunu kabul etmek zorundayız. Yaz sonu, sonbahar gibi yeniden maskelerimizi takmaya başlayabiliriz.”

“Yeni bir pandemiye karşı hızlıca aşı üretebilecek potansiyele sahibiz”

Prof. Dr. Uğur Şahin, yeni aşı çalışmaları hakkında, mRNA teknolojisiyle aşı üretimi üzerinde çalışmalarının sürdüğünü belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

“Bu yöntemle sıtma, HIV, tüberküloz gibi pek çok hastalıklar üzerine pek çok aşı çalışmalarımız var. Henüz kamuoyuna duyurmadığımız çalışmalarımız da var. Yeni bir pandemi ile karşılaşırsak elimizdeki teknolojiyi yeni bir aşı için kullanabilecek potansiyele sahibiz. Yeni bir virüsle başa çıkabilecek teknolojiye sahip olacağımızı temin edebilirim. Bu birkaç hafta da birkaç ay da sürebilir ancak uzun süreceğini zannetmiyorum. Koronavirüs pandemisinde gösterdiğimiz hızlı tepkiyi göstereceğimizi düşünüyorum.”

“Türkiye’de klinik araştırmalarımızı artıracağız”

Uğur Şahin, Türkiye’deki klinik çalışmalarına ilişkin bir soruya karşılık, şu açıklamalarda bulundu:

“Elbette Türkiye’de kanser ve immünoterapiler kapsamındaki klinik araştırmalarımızı artırmak istiyoruz. Bunun üzerine çalışmalarımız sürüyor. Bir kuruluş ile birlikte Türkiye’de klinik bir ekip oluşturmak istiyoruz. Türkiye’de bir genel müdür görevlendirdik ve klinik ekibimiz için çalışmalarımız sürüyor. Öyle tahmin ediyoruz ki önümüzdeki yıl BioNTech markası altında klinik çalışmalarımızı başlatacağız. Ayrıca iş birliklerimiz kapsamında Türkiye’de devam eden birtakım klinik çalışmalarımız var. Akciğer kanseri ile ilgili çalışmalarımız da bunlar arasında. Hem aşı hem de immünoterapi ile ilgili çalışmalarımızla ilgili önümüzdeki dönemde daha fazla bilgi paylaşacağız.”

“Yanlış bilgilerle mücadele tüm toplumun sorumluluğu”

Uğur Şahin, aşı ile ilgili eleştirilerin hatırlatılması üzerine, gerçeklerin artık gerçek olarak algılanmadığı ve sorgulandığı bir dönemde yaşadıklarını söyledi.

Medyaya burada gerçekleri açıklamak ve toplum ile bilimi buluşturmak için büyük görev düştüğünü dile getiren Şahin, dezenformasyonu ve yanlış bilgilerin yayılmasını önlemeleri gerektiğini bildirdi.

Şahin, “Bu komplo teorilerinin önüne geçmek sadece bilim insanlarının değil bütün toplumun sorumluluğu.” diye konuştu.

“Olaylı geçmeyecek sonbahar ve kışın bizi beklediğini söyleyebiliriz”

Prof. Dr. Uğur Şahin, Omicron varyantının hatırlatılması ve aşıdan uzaklaşılması halinde insanları neyin beklediğinin sorulması üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Gelecekte bizi neyin beklediğini bilmiyoruz ancak en azından çok yoğun ve olaylı geçmeyecek bir sonbahar ve kışın bizi beklediğini söyleyebiliriz. Ancak şunu da belirtmek lazım ki yeni bir dalga kapıda. Bunun zararsız olacağına dair elimizde bir veri yok. O yüzden hazırlıklı olmakta fayda var. Hazırlığı yapmalı ve en kötü senaryoyu düşünmemiz gerekiyor. Omicron’a uyarlanan aşılarımızın kullanılabilir olduğunu söylemek isterim. Çünkü bir sonraki dalganın kontrol dışına çıkmaması için buna hazırlamamız gerekiyor.”

Numberone.com.tr

Büyük bir ustayı kaybettik! Cüneyt Arkın hayatını kaybetti

0

Yeşilçam’dan bir yıldız daha kaydı. Dün gece kalbinin durması sebebiyle İstanbul Beşiktaş’ta özel bir hastaneye kaldırılan alınan Cüneyt Arkın (85) bu sabah yaşamını yitirdi. Türk sinemasına damga vuran ve yüzlerce filmde rol alan Cüneyt Arkın’ın çok sayıda ödülü bulunuyordu. Arkın’a son olarak 2021’de Türkiye Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü verilmişti.

ASIL ADI FAHRETTİN CÜREKLİBATIR

Cüneyt Arkın, 8 Eylül 1937’de Eskişehir’de doğdu. Asıl adı Fahrettin Cüreklibatır’dı. Eskişehir Atatürk Lisesi’ni bitirdikten sonra 1961 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1963 yılında ‘Artist’ dergisinin düzenlediği sinema yarışmasında birinci oldu. Kariyerindeki dönüm noktası 1963’te askerliğini yaparken 1. Hava Jet Üssü’nde yönetmen Halit Refiğ ile tanışmasıydı.

İLK FİLMİ GURBET KUŞLARI

Askerliği sonrası 1964’te Halit Refiğ’in Gurbet Kuşları filmiyle sinemaya adım attı. Filmin finalindeki kavga sahnesi, Arkın’ın kariyerinde dönüm noktası oldu. Bir süre daha duygusal-romantik jön karakterlerini canlandırdıktan sonra Halit Refiğ’in önerisiyle aksiyon filmlerine yöneldi.

İstanbul’a gelen Medrano Sirki’nde 6 ay süreyle akrobasi eğitimi aldı. Burada öğrendiklerini Malkoçoğlu ve Battalgazi serilerinde beyaz perdeye aktararak, Türk sinemasına daha önce hiç örneği olmayan bir tarz getirdi. Kısa sürede avantürlü filmlerin en çok aranan isimlerinden biri haline geldi. Kariyeri boyunca westernden komediye, macera filmlerinden toplumsal filmlere değişik türlerde filmler çekti.

YILMAZ GÜNEY YERİNE KENDİSİNE VERİLEN ÖDÜLÜ REDDETTİ

12 Mart dönemi sırasında, 4. Altın Koza Film Festivali’nde (1972) jüri Yılmaz Güney’i Baba filmindeki rolüyle seçti. Daha sonra siyasi baskılarla oylama tekrarlandı, Güney’in yerine, ilk oylamada Yaralı Kurt filmindeki performansıyla ikinci olan Cüneyt Arkın En İyi Erkek Oyuncu seçildi. Bu karara tepki gösteren Arkın ödülü reddetti.

Cüneyt Arkın sinemasına ayrı bir renk getiren, yönetmenliğini Çetin İnanç’ın yaptığı 1982 tarihli Dünyayı Kurtaran Adam zamanla bir kült filme dönüştü. Arkın; 1980’li yıllarda Ölüm Savaşçısı, Kavga, Sürgündeki Adam ve İki Başlı Dev gibi aksiyon filmlerinden sonra, 1990’lı yıllarda polisiye dizilere yöneldi. Oyunculuğunun yanı sıra televizyon sunuculuğu ve köşe yazarlığı da yaptı.

KAZANDIĞI ÖDÜLLER

Cüneyt Arkın; 1969’da İnsanlar Yaşadıkça, 1976’da da Mağlup Edilemeyenler filmleriyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandı.

1972’de Yaralı Kurt filmiyle Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü aldı.

Arkın’a 1999’da Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ve 2013’te Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü verildi.

Yine 2013’te Engelsiz Yaşam Vakfı tarafından Yaşam Boyu Meslek ve Onur Ödülü verilen Arkın, 2013’te Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün sahibi olmuştu. Arkın geçen yıl da Türkiye Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülmüştü.

Arkın, 1991’de Anavatan Partisi’nden Eskişehir’de 4. sıradan milletvekili adayı olmuş ancak seçilememişti. Sonraki yıllarda ise İşçi Partisi adına düzenlenen ve bir grup bilim insanı, aydın ve sanatçının katıldığı “İşçi Partisi Hükümeti’nde Göreve Hazırız” kampanyasına katılarak, yeniden siyaset sahnesinde adını duyurmuştu.

1964’te Güler Mocan, 1970’de de Betül Işıl’la evlenen Arkın, üç çocuk babasıydı.

“BAŞUCUMDAKİ EKMEĞE BAKARAK UYURDUM”

Usta oyuncu Cüneyt Arkın, bir sosyal medya paylaşımında öğrencilik yıllarını şöyle anlatmıştı:

* İstanbul’da Tıp Fakültesi’nde okurken ilk iki yılımı Sirkeci’de bir otel odasını iki inşaat işçisiyle paylaşarak geçirdim. Ders zamanı okula gider, kalan zamanda da onlarla inşaatlarda çalışırdım. Bir yanda anatomi dersi, öte yanda inşaat işçiliği…

* Stajımı yaptıktan sonra az çok hasta tedavi edebilir duruma geldiğimde hocam Cihan Abaoğlu beni evlere hasta bakıcı olarak göndermeye başladı. Hastanın başında 24 saat bekleyip, acil durumda müdahale etmekti görevim. Fakat tabii yeri geldiğinde adamı tıraş da ediyordum, altını da temizliyordum.

* Ayda burs parası olarak 60 lira alırdım. Hasta bakıcı olarak bir eve gittiğim zaman ise günde 15 lira kazanıyordum ama ev sahiplerinin artık yemeklerini önüme koymaları çok ağrıma giderdi. İlk paramı aldığımda fırına koşup, paranın hepsiyle ekmek aldım. Çiğnemeden yuttum, patlayana kadar yedim. Sonunda da kustum.

* Ekmekleri görünce açlık korkumu yeniyor, huzur buluyordum. Yıllar sonra bile kaldığım otel odalarında baş ucumdaki komodinin üzerine bir somun ekmek koyar ancak ona bakarak uyuyabiliyordum.

EN BÜYÜK KORKUSU…

Cüneyt Arkın, en büyük korkusunu ise şu sözlerle ifade etmişti: “Hiçbir şeyden korkmadığım kadar eşimi kaybetmekten korkuyorum.”

Güle güle Kara Murat, güle güle Malkoçoğlu, güle güle Dünyayı Kurtaran Adam…

Numberone.com.tr

Simay Barlas ve Soner Korkmaz aşk tatilinde

0

‘Aziz’ dizisinde Efnan karakteri ile çok iyi bir çıkış yakalayan Simay Barlas, basketbolcu sevgilisi Soner Korkmaz ile Bodrum’da tatil sezonunu açtı. Denize girerek eğlenceli anlar yaşayan ünlü çiftin, birbirlerine aşk dolu bakışları ise gözlerden kaçmadı.

Sharon Stone en büyük acısını açıkladı

0

‘Temel İçgüdü’ filmiyle hafızalara kazınan ünlü yıldız Sharon Stone, şimdiye dek 9 kez düşük yaptığını söyledi. Stone, kadınların ‘böylesi derin bir kaybı tartışacak alana’ sahip olmamasından yakındı.

Magazin dergisi People‘ın Instagram üzerinden yaptığı bir paylaşıma yorum yazan 64 yaşındaki oyuncu Sharon Stone, özel hayatıyla ilgili bir açıklama yaptı.
Stone, Dancing With The Stars oyuncusu Peta Murgatroyd‘un bebeğini kaybetmesiyle ilgili yapılan paylaşımın altına şu yorumu yaptı:

“Biz kadınlar olarak, böylesi derin bir kaybı konuşabileceğimiz bir alana sahip değiliz. Düşük nedeniyle 9 çocuğumu kaybettim. Bu, fiziksel veya duygusal olarak küçük bir şey değil. Fakat buna rağmen, ihtiyaç duyduğumuz şefkat, empati ve şifa yerine bize bunun tek başına ve bir tür başarısızlık duygusuyla gizlice katlanılması gereken bir şey olduğu hissettiriliyor. Erkek ideolojisinin korumasına bırakılan kadın sağlığı ve zindeliği, en iyi ihtimalle gevşek, gerçekte cahil, gayret açısından ise şiddetli bir şekilde baskıcı hale geldi.”

Sharon çocuklarını düşük nedeniyle kaybetmesi sonrasında üç erkek çocuk evlat edindi. Ünlü oyuncunun çocukları Roan 22, Laird 16, Quinn ise 15 yaşında.

Sharon daha önce, henüz beş buçuk aylık hamileyken bebeğini kaybettikten sonra ’36 saatlik doğumu tek başına nasıl atlattığını’ açıklamış ve şöyle konuşmuştu:
 
“‘Son bebeğimi kaybettiğimde hastaneye gittim ve kendi başıma 36 saat doğum yaptım, tabii ki sonucunda hiçbir şey doğurmadım. İki gün önce hastanede benimle birlikte olan ve bebeğimi çıkaran hemşireler, daha sonra izin günlerinde gelip benimle oturdu. Gerçekten çok güçlü bir kardeşlik ve anlayış duygusu hissettim. Çünkü onlar olmasaydı yalnız kalırdım. Ve bu zaten çok yalnız bir duygu.”

Evde doğum sırasında bebeğini kaybeden bir annenin mücadelesini konu edinen Pieces of a Woman filmine ilişkin konuşan Sharon, filmdeki Martha karakterini canlandıran Vanessa Kirby‘ye dair ise, “Vanessa Kirby’ye Pieces of Woman için çok minnettardım. Sanırım artık nihayet küresel kız kardeşliğimizde ulaştığımız nokta, kayıplarımız ve acılarımızı, tecavüz ve gaddarlık konularını, bize ve bedenlerimize olan her şeyi, aklımızın ve kalbimizin geçtiği zorlukları konuştuğumuz bir nokta. Artık sorgusuz sualsiz itaat etmiyoruz. Artık bize ait olmayan bir utancı taşımıyoruz, içimizi döküyoruz” demişti.

Numberone.com.tr

Denizaslanı mezarı fotoğrafı birincilik getirdi

0

ABD’deki California bilimler akademisi ‘Bigpicture Doğa Fotoğrafçılığı Yarışması’nın bu yılki kazananları belli oldu. ‘Suda Yaşam’ kategorisinin David Slater’in çektiği ölü bir denizaslanının üzerini kapsayan yarasa yıldızları karesi kazandı.

Deniz yıldızları ( Patiria miniata ), deniz aslanının enerji ve besin maddelerine dönüştürülmesinde, kalıntılarını deniz besin ağına geri döndürmede önemli bir rol oynar. Ödüllü fotoğraf, deniz ürünleri ağının önemli bir aşamasını vurguluyor.

Vahşi yaşam fotoğrafçısı David Slater, Monterey Körfezi’nin sığ sularında unutulmaz fotoğrafı yakaladı. Ölü deniz aslanı ve arka planda yüzen yurttaşları büyük olasılıkla Kaliforniya deniz aslanlarıdır ( Zalophus californianus ), ancak iki türün coğrafi aralıklarına göre Steller deniz aslanları da ( Eumetopias jubatus ) olabilirler.

Geçtiğimiz yıl da benzer bir fotoğraf çekilmişti. 18 Ağustos 2021’de çekilen bu fotoğrafta, Campi Flegrei Arkeoloji Parkı kompleksinin bir parçası olan Baiae Sualtı Parkı’ndaki batık antik Roma kenti Baiae’deki Terme del Lacus’tan arkeolojik buluntuların yanında eski bir Roma tuğla duvarının yanında kırmızı bir deniz yıldızı oturuyor. Napoli yakınlarındaki Pozzuoli’deki site. – Bir zamanlar bu sahil beldesindeki lüks meskenleri süsleyen heykeller, şimdi dalgıçların imparatorlar için inşa edilmiş saray kalıntılarını ve kubbeli hamamları keşfedebileceği İtalya kıyılarında yengeçler için oyun alanları haline geldi.


(Fotoğraf: Getty Images aracılığıyla ANDREAS SOLARO/AFP’nin fotoğrafı)

Kaliforniya, Monterey Körfezi’nin sığ sularında iki deniz canlısının nadir bir etkileşimi ele geçirildi.

Ödüllü vahşi yaşam fotoğrafçısı David Slater, cansız bir deniz aslanını yutan düzinelerce renkli denizyıldızının fotoğrafını çekti.

Numberone.com.tr

Yeni Lady Beckham: Nicola Peltz

0

Oyuncu Nicola Anne Peltz, Victoria Beckham-David Beckham çiftinin oğlu Brooklyn Beckham ile geçtiğimiz nisan ayında evlenmişti. Peltz, nikah sonrası kendisinin soyadını kullanmaya başlayan eşinin ailesiyle ilgili eleştirilerde bulundu Nisan ayında Brooklyn Beckham ile evlenen oyuncu için “The New Mrs. Beckham” (Yeni Lady Beckham) başlığı atıldı. Brooklyn’nin annesi Victoria Beckham’ın hayranları da “Bir gerçek Beckham kadını var. O da Victoria” yorumları yaparak tepki gösterdi.

Nicola Anne Peltz: Eşim Brooklyn Beckham baskı altında! - Magazin haberleriİngiltere’nin en zengin ünlüleri arasında yer alan Victoria Beckham-David Beckham çiftinin oğlu Brooklyn Beckham (23), 2020’nin temmuz ayında oyuncu Nicola Anne Peltz (27) ile nişanlanarak, evlilik yolunda ilk adımı atmıştı. İkili, geçtiğimiz nisan ayında Miami’de nikah masasına oturmuştu.

 

Galatasaray’da Okan Buruk fırtınası

0

Galatasaray, Teknik Direktör Okan Buruk yönetiminde yeni sezon hazırlıklarına başladı. Okan Buruk, antrenman öncesi açıklamalarda bulundu.

Harry Potter kitabına rekor fiyat

0

JK Rowling tarafından imzalanan Harry Potter ve Felsefe Taşı’nın ilk baskısından bir koya 220.800 sterline (yaklaşık 4,6 milyon lira) satıldı.

25 yıl önce JK Rowling tarafından Harry Potter ve Felsefe Taşı’nın ilk baskısı hediye edilen iki kız kardeş, bugün rekor bir fiyata kitaplarını sattılar. Rowling, basılan ilk 500 kitaptan biri olan kitabın bir nüshasını iki genç akrabasına iletmek üzere Edinburgh’deki komşusuna verdi. Hatta üzerine “Jenny ve Lucy’ye, en iyi dileklerimle, JK Rowling” yazdı.

6 Eylül 1997 tarihli imzaya sahip nadir bulunan kopyaya değer veren kardeşler, ayrıca bir kitap alıp Rowling’in imzalı kitabı özenle 25 yıl sakladılar. Ancak geçtiğimiz günlerde Bonhams Müzayede Evi aracılığıyla bu özel kitabı satışa çıkardılar.

500 ÖZEL KOPYA

Dünyada adeta bir fenomen haline gelen serinin ilk kitabının birinci baskısı oldukça düşük bir sayıya sahipti. Kütüphanelere ve okullara 300 kopya verildi ve geri kalan 200’ü de özel kişilere geçti. Bu yüzden de kitabın özellikle Rowling tarafından imzalanan bu kopyaları oldukça özel…

Daha önce de bu baskıya ait kopyalar rekor fiyatlara satılmıştı. Haziran 2020’de Edinburgh’de satılan bir kopya için 125.000 pound (yaklaşık 2,6 milyon lira), Aralık 2021’de ABD’de Dallas’ta da başka bir kopyaya 356.000 sterlin (yaklaşık 7,5 milyon lira) verilmişti.

BİRLEŞİK KRALLIK’TA YENİ BİR REKOR

Bonhams’ın güzel kitaplar ve el yazmalarının başkanı Matthew Haley şunları söyledi:

“Harry Potter ve Felsefe Taşı’nın ilk basımları artık modern edebiyatın en çok arzu edilenleri arasında yer alıyor. Bu örnekte olduğu gibi, mükemmel durumda olduklarında ve J. K. Rowling tarafından imzalandığında daha da arzu edilirler, bu yüzden yeni bir Birleşik Krallık rekoru kırmasına şaşırmadım.”

Bonhams uzmanı Luke Batterham da şunları ekledi:

“JK Rowling bunu imzaladığında kitap henüz bir fenomen haline gelmemişti. Bu kopyayı Edinburgh’deki yakın bir komşusuna verdi. Okudukları ikinci bir nüshaları var bu yüzde bu nüshanın bozulmamış bir şekilde tutulduğuna inanıyorum.”

Harry Potter ve Felsefe Taşı bugüne kadar 120 milyondan fazla sattı.

Numberone.com.tr

Tuba Ünsal o soruyu duyunca gözyaşlarını tutamadı

0

Boşanma aşamasındaki birisiyle aşk yaşayan ünlü oyuncu Tuba Ünsal o soru karşısında gözyaşlarına hakim olamadı. İşte Ünsal’ı ağlatan o soru..

Oyuncu Tuba Ünsal, 40 sorunun sorulduğu programda tüm sorulara içtenlikle cevap verirken bir soru karşısında gözyaşlarına hakim olamadı.

Ünsal boşanma aşamasındaki Caner Karaloğlu ile aşk yaşadığı için uzun süre magazin gündemini meşgul etmişti. Bu olay üzerine programda Ünsal’a sorulan “Yuva yıkan kadın oldun mu? sorusu ünlü oyuncuya zor anlar yaşattı. Gözyaşlarına  hakim olamayan Tuba Ünsal bu soruya “Asla. Çok da korkarım bildiğim kadarıyla… O kadar girmek istemediğim bir alan ki… Ne konuşsam boş kalır benim içim çok rahat! Kimsenin yuvasını yıkmadım, kimsenin kocasını elinden almadım.” yanıtını verdi.

Tuba Ünsal o soruyu duyunca gözyaşlarını tutamadı! Yuva yıkan kadın.. #2

SEVGİLİSİNİN EŞİYLE KAVGA ETMİŞTİ

Tuba Ünsal, tasarımcı Elisabeth Mas‘in boşanmak üzere olduğu eşi Caner Karaloğlu geçtiğimiz yıllarda ilişki yaşamaya başlamıştı. Bir mekanda karşılaşan Mas ve Ünsal, birbirine girmiş ve taraflar davalık olmuştu. Ünsal, olayların ardından ilişkisini bitirmiş Karaloğlu da eşi ile barışmıştı.

“KİMSENİN KOCASINI ELİNDEN ALMADIM”

Programda bu konuyla ilgili soru sorulan Ünsal, pas hakkını kullanmak yerine cevap vermeyi tercih etti. “Yuva yıkan kadın oldun mu?” sorusunu duyunca gözyaşlarına hakim olamayan oyuncu, “Asla. Çok da korkarım bildiğim kadarıyla… O kadar girmek istemediğim bir alan ki… Ne konuşsam boş kalır benim içim çok rahat! Kimsenin yuvasını yıkmadım, kimsenin kocasını elinden almadım. Böyle olmasaydı mahkemeler ceza verirdi. Davalar geri çekilmezdi. Yalan söylüyor olsaydım çok daha pür pak çıkabilirdim. Bana sorduklarında da yalan söylemedim, tanıyorum, dedim. O yüzden bunlara girmek istemiyorum” yanıtını verdi.

Numberone.com.tr

Bruma, Fenerbahçe’ye transfer sürecini anlattı

0

Fenerbahçe’nin kiralık olarak kadrosuna kattığı Bruma transfer olma sürecinden bahsederek, “Transfer sürecinde hocamızdan bir telefon aldım. Kendisi bana beni istediğini söyledi, kulübün bu seneki hedeflerinden bahsetti. Ben de buraya gelmek istedim” dedi.

Fenerbahçe , yeni sezon hazırlıklarını bugün basına açık yaptığı antrenmanla sürdürdü. Antrenmanın ardından sarı-lacivertli ekibin Portekizli futbolcusu Bruma, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Yeni sezona hep birlikte başladıklarını dile getiren Bruma, “Takım çok iyi çalışıyor, sıkı çalışıyor. Bu sezon ulaşmak istediğimiz hedeflerimiz var sezon sonunda. Bunun için çalışıyoruz. Sezona yeni başladık, henüz bir hafta oldu. Ben de kendi potansiyelimi biliyorum. Öncelikli hedefim takıma yardım etmek. Yavaş yavaş yüzde 100’ümüze ulaşmak istiyorum. Bizim için önemli olan şey, ilk resmi maça kadar hazır olmak. Bunun için de en üst düzeyde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Aynı zamanda yeni bir sistemle oynuyorum, buna alışmaya çalışıyorum. Yeni takım arkadaşlarıma da alışmam gerekiyor. Zaman ilerledikçe her şey yoluna girecektir diye düşünüyorum” diye konuştu.

“TÜRKİYE’YE İLK GELDİĞİMDE ÇOK GENÇTİM, ŞU ANDA DAHA TECRÜBELİYİM”

Galatasaray ‘a transfer olduğu dönemle ilgili gelen soruya yanıt veren Portekizli oyuncu, “Türkiye’ye ilk geldiğimde çok gençtim. Şu anda daha tecrübeliyim. Hem saha içinde hem saha dışında daha olgunum. iyi bir yolda olduğumu düşünüyorum” açıklamasını yaptı.

“HOCAMIZDAN BİR TELEFON ALDIM VE BANA BENİ İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİ”

Fenerbahçe‘ye transfer olma sürecinden bahseden Bruma, ” Transfer sürecinde hocamızdan bir telefon aldım. Kendisi bana beni istediğini söyledi, kulübün bu seneki hedeflerinden bahsetti. Ben de buraya gelmek istedim. Fenerbahçe zaten büyük bir kulüp, ben de bu takıma katkı sağlamak için buradayım. Umarım oyuncular en iyi performanslarında olur ve hedefimize ulaşırız” şeklinde konuştu.

“ELİMDEN GELENİN EN İYİSİNİ VERMEK İSTİYORUM”

Vaatler vermek istemediğini kaydeden Bruma, şunları söyledi:

“Ben burada vaatler vermek istemiyorum. Çalışmalarımı en iyi şekilde sürdürüp takımıma yardımcı olmak istiyorum. Hedeflerimize ulaşmak istiyorum. Taraftarlarımız zaten benim oyun stilimi biliyorlar. Yavaş yavaş performansıma ulaşacağımı düşünüyorum. Sakinim. Elimden gelenin en iyisini vermek istiyorum.”

Numberone.com.tr

Kötü dansı için hayranlarından özür diledi

0

Ünlü şarkıcı ve oyuncu Justin Timberlake, çarşamba günü Washington, ABD’de bir performans sırasında garip bir dans rutini yapınca hayranlarına karşı mahcup oldu.

Beşiktaş’tan 92.6 milyon TL’lik sponsorluk anlaşması

0

Beşiktaş, forma sırt sponsorluğu için Arçelik ile 92.6 milyon TL + KDV karşılığında 3 yıllık anlaşma imzalandığını açıkladı.

Beşiktaş Kulübü, Futbol A takımının forma sırt sponsorluğu için Arçelik ile 3 sezonluk anlaşmaya varıldığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.

Siyah-beyazlı kulüp bu anlaşma sonucunda kasasına 92 milyon 682 bin 300 TL koyacak.

Beşiktaş’tan KAP’a yapılan açıklama şöyle:

“Şirketimiz ile Arçelik Pazarlama A.Ş. arasında, Profesyonel Futbol A Takımı Forma Sırt Sponsorluğu ve sözleşme kapsamındaki diğer reklam haklarının kullanılması karşılığında 2022-2023, 2023-2024 ve 2024-2025 sezonları için toplam 92.682.300 TL + KDV değerinde anlaşma sağlanmıştır.”

Numberone.com.tr

Robert De Niro: Keşke gelmeden önce Türk filmi izleseydim

0

Holywood yıldızı Robert De Niro, 20 yıl sonra İstanbul’a geldi. Ünlü aktör, İstanbul için, “Burası film yapmak için harika bir yer. Sadece bir hikaye gerek. Zor olan kısım bu. Şehir harika ve çok büyük” yorumunda bulundu.

Disney Plus ile anlaşan Hande Erçel bikini şov yaptı

0

FOX’ta yayınlanan, başrollerini Kerem Bürsin ile paylaştıkları Sen Çal Kapımı dizisi final yapan, ardın da Disney Plus ile anlaşan ünlü oyuncu Hande Erçel tatil keyfine hız kesmeden devam ediyor! Bir süre meslektaşı Kaan Yıldırım’la aşk yaşayan, ardından da ayrılık haberleriyle gündeme gelen Hande Erçel, siyah bikinisiyle adeta şov yaparken, hayranları tarafından da beğeni ve yorum yağmuruna tutuldu.

Çeşme’de tatil yapan Hande Erçel önceki gün ablası Gamze Erçel, yeğeni Mavi ve yakın arkadaşı Şükran Ovalı ile Dalyan The Beach of Momo’daydı.

Gün boyu Mavi’yle ilgilenen ünlü oyuncu, kendisi denize girmese de yeğenini bol bol yüzdürdü.

Hande Erçel, yeğeniyle keyifli anlar geçirdi.

SİYAH BİKİNİSİYLE ŞON YAPTI

Hande Erçel geçtiğimiz gün sosyal medya hesabından paylaştığı ve büyük beğeni toplayan siyah bikiniyse hem Instagram’da hem de sahilde adeta şov yaptı.

Hande Erçel’in pozlarına takipçileri de beğeni ve yorum yağdırdı.

Numberone.com.tr