Ebru Şallı önceki gün Nişantaşı’ndaydı. Ünlü isim, son dönemde sosyal medyanın kadınlar üzerinde yarattığı güzellik algısıyla ilgili konuştu. Şallı, herkesin tek tip olması gerekmediğini söyledi ve ekledi: “Herkes zayıf ve fit olmak zorunda değil, bu bir yaşam şekli. Özellikle küçük kızlar, TikTok’ta çok zaman geçirip kendilerini 40 yaşında gibi gösteriyor. Bir zorlama var gibi. Orada zaman geçirmemek lazım.”
Ünlü isim, TikTok’un kapatılmasını olumlu bulduğunu da açıkladı: “Kapatılan ülkelere bakarız. Kapatılırsa güzel olur. TikTok’un çocuklara yararı olduğunu düşünmüyorum. Orada sigara, alkol, güzellik gereği ve güzelliğe takılıyorlar. Erken estetik olmak isteyenlerin olduğu görüyoruz. Bu üzücü.”
Ebru Şallı ayrıca Uğur Akkuş ile boşanma süreciyle ilgili konuşmak istemediğini belirterek: “Tatsız şeylerle ilgili konuşunca halime yansıyor, o yüzden tercih etmiyorum. Pars’tan dolayı zaman zaman da alıyorum.” dedi.
NASA’nın Curiosity aracı, ‘Kızıl Gezegen’ Mars’ın yüzeyinde bulunan mercan şeklinde bir kaya parçasının fotoğrafını çekip yolladı. Bu da bir zamanlar Mars’ta su ve hayat olduğu iddiasını güçlendirdi.
Mercan şeklindeki kaya parçası, Mars yüzeyinde bir zamanlar su olduğunu gösteriyor.
‘Kızıl Gezegen’ Mars’ta geçmişte hayat olduğu iddiası bir destek daha buldu. ABD’nin uzay kurumu NASA’nın Curiosity (Merak) adlı aracının, Mars yüzeyinde keşfedip fotoğrafını yolladığı, mercan şeklindeki kaya parçası bilim dünyasında heyecan yarattı.
Grammy ödüllü grup Gipsy Kings by Andre Reyes, Didim’deki Apollon Tapınağı’nda klip çekti. Antik dönemin etkileyici yapılarından Apollon Tapınağı’nı ziyaret eden grup, tapınağın mistik atmosferinde Flamenko, Rumba, Pop ve Latin müziğini kendine özgü tarzlarıyla harmanladıkları şarkılarını söyledi. Grubun kurucusu Andre Reyes, ziyarete ilişkin “Apollon Tapınağı gibi çok özel bir mekanda şarkı söylemek ve klip çekmek, bizim için gerçekten çok keyifli bir deneyimdi” dedi. Brezilya’dan Japonya’ya kadar çok geniş bir coğrafyada konser verdiklerini belirten Reyes, Türkiye turnesi kapsamında eylül ve ekimde İzmir, Bursa, İstanbul, Samsun, Ankara, Antalya, Mersin ve Gaziantep’te müzikseverlerle buluşacakları bilgisini paylaştı ve “Hakan Altun’un ‘Bir Telefon’ şarkısını çok severek dinliyoruz. İstanbul’daki konserimizde belki beraber söyleriz” dedi.
Yalova’dan denize açıldıktan sonra teknesi parçalanmış ve yarı batık halde bulunan iş insanı Halit Yukay’ı (43) arama çalışmaları üçüncü gününde devam ediyor. Olayla ilgili, ‘Arel 7’ isimli kuru yük gemisinin 61 yaşındaki kaptanı C.T., “taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla Yalova’da gözaltına alındı. C.T., çıkarıldığı mahkemece yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kaptanın İfadesi Ortaya Çıktı
C.T. ifadesinde, saat 16.30’da vardiyasına başladığını ve o esnada yanında gözcü olarak bir kişinin bulunduğunu söyledi. Bir süre sonra yemek molası verdiklerini ve bu esnada bir sarsıntı hissettiğini belirten kaptan, “Önümde tahta parçaları gördüm. Ortasından geçtim, sonra geri döndüm ve can simidi fark ettim. Ancak parçaların ne olduğunu anlayamadım. Olayla ilgili bir durum olmadığını düşünerek yoluma devam ettim. Sahil Güvenlik’e haber vermem gerekirdi ama o anki psikolojimle düşünemedim. Herhangi bir çarpışma olmadı, olsaydı anlardım” dedi.
Gemi İncelemesinde Sürtme İzleri Tespit Edildi
Sahil Güvenlik ekiplerinin yaptığı incelemede, kuru yük gemisinin ön kısmında sürtme izleri bulunduğu belirtildi.
Balıkesir Valiliği’nden Açıklama
Balıkesir Valiliği tarafından yapılan açıklamada, 4 Ağustos 2025 günü saat 15.10’da Yalova Setur Marina’dan Bozcaada’ya gitmek üzere denize açılan Halit Yukay’dan haber alınamaması üzerine arama kurtarma çalışmalarının başlatıldığı bildirildi.
Valilik açıklamasında, yürütülen soruşturma kapsamında ‘Arel 7’ isimli kuru yük gemisiyle çarpışma şüphesi bulunduğu ve bu kapsamda kaptan C.T.’nin 6 Ağustos’ta Yalova’da gözaltına alındığı belirtildi. C.T., 7 Ağustos’ta çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma devam ediyor.
Arama Çalışmaları Sürüyor
Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı hava ve deniz unsurları arama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Şu ana kadar Halit Yukay’a ait herhangi bir bulguya rastlanmadı.
Radar Görüntüleri Ortaya Çıktı
Kazanın yaşandığı 4 Ağustos tarihine ait Marine Traffic radar görüntülerinde, Çanakkale’den yola çıkan ‘Arel 7’ isimli kuru yük gemisinin Marmara Adası açıklarında seyrettiği, ardından geri manevra yaptığı ve sonrasında Kocaeli Körfez ilçesi açıklarında kısa süre demirlediği görüldü. Geminin daha sonra Yalova açıklarına ilerleyerek Çiftlikköy ilçesi yakınlarında demirlediği tespit edildi.
Dünyanın en büyük otomobil üreticisi olan Toyota, ABD’nin ithal otomobillere uyguladığı gümrük tarifeleri nedeniyle 9.5 milyar dolarlık (1.4 trilyon yen) rekor bir kâr kaybı yaşayacağını açıkladı.
ABD’nin ithalat vergilerini azaltma anlaşmasına rağmen Toyota, 2026 mali yılı sonuna dair faaliyet kârı beklentisini yüzde 16 oranında aşağı çekti; 3,8 trilyon yenden 3,2 trilyon yene revize etti. Şirket, artan maliyetler ve ABD’nin otomobil, parça, çelik ve alüminyum gibi ithalatlara getirdiği yüksek tarifelerin global üreticileri ciddi şekilde zorladığını vurguladı.
Dünyanın en çok otomobil satan markası olan Toyota’nın finans direktörü Takanori Azuma, basın toplantısında yaptığı açıklamada “Pazar koşullarının nasıl şekilleneceğini öngörmek gerçekten çok zor” diyerek, ABD müşterileri için araç üretmeye devam edeceklerini belirtti. Zarar tahminine ABD’deki tedarikçilerin Japonya’dan ithal ettikleri parçaların da dahil olduğu kaydedildi.
RAKİPLERİN ZARARI TOYOTA’YA GÖRE DÜŞÜK
Toyota’nın rakipleri de tarifelerden etkilense de, açıkladıkları zarar tahminleri Toyota’ya kıyasla oldukça düşük. General Motors 4 ila 5 milyar dolar, Ford ise 3 milyar dolarlık kayıp öngörürken, Stellantis’in tarifeler nedeniyle bu yılki ek maliyeti 1.7 milyar dolar olarak tahmin ediliyor.
Toyota, yalnızca Nisan-Mayıs döneminde tarifelerin etkisini 180 milyar yen olarak açıklamıştı ancak bu sadece araç ihracatına yönelikti. Şirketin ilk kez tüm yıl için bir zarar tahmini paylaşması dikkat çekti.
İLK ALTI AYDA ABD’DE 1.1 MİLYON ARAÇ ÜRETTİ
2025’in ilk altı ayında Toyota ve Lexus markalarıyla Kuzey Amerika’da yaklaşık 1.1 milyon araç üreten şirketin, sadece ABD’deki üretimi 700 bini aştı. Ancak ABD operasyonlarında 63.6 milyar yenlik faaliyet zararı kaydedildi; bu rakam geçen yıl aynı dönemde 100.7 milyar yen kâr açıklanmıştı.
Toyota’nın üretim zinciri ABD, Kanada, Meksika ve Japonya arasında dağılmış durumda, bu da tarifelerden doğrudan ihracatın yanı sıra bölge içi taşımalar yoluyla da etkilenmesine neden oluyor.
TARİFENİN DÜŞMESİ BEKLENİYOR
ABD ve Japonya arasında geçtiğimiz ay varılan ticaret anlaşması, Japon otomobil ihracatına uygulanan yüzde 27.5’lik tarifeyi yüzde 15’e düşürmeyi hedefliyor. Ancak bu indirimin ne zaman yürürlüğe gireceği henüz belli değil.
Toyota, düşen iç satışlara rağmen Japonya’da yeni bir fabrika kurma planını da açıkladı. 2030’ların başında faaliyete geçmesi planlanan bu fabrikanın hangi modelleri üreteceği henüz netlik kazanmadı. Öte yandan, şirket hisseleri, kâr açıklamasının ardından yüzde 1.5 değer kaybetti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Fox News’a verdiği röportajda İsrail’in Gazze Şeridi’nin tamamının kontrolünü ele geçirmeyi planladığını açıkladı. Açıklama, güvenlik kabinesinin bu yöndeki kararı görüşeceği kritik toplantı öncesinde geldi.
Netanyahu’nun bu sözlerine Hamas’tan sert tepki geldi. Örgüt, bu planın Netanyahu’nun “kişisel çıkarları uğruna Gazze’de kalan İsrailli rehineleri feda etmeye hazır olduğunu” gösterdiğini savundu.
Uluslararası Uyarılar: Felaket Riski
Birleşmiş Milletler, tam askeri işgalin Filistinli siviller ve rehineler için “felaketle sonuçlanabileceği” uyarısında bulundu. Birleşik Krallık’ın İsrail Büyükelçisi, bu hamlenin “büyük bir hata” olacağını söyledi.
ABD’li Büyükelçi Mike Huckabee ise, İsrail’in Gazze’yi ilhak etme kararının tamamen kendisine ait olduğunu ifade etti. BBC’ye bağlı CBS’e konuşan Huckabee, “Filistinliler zorla yerlerinden edilmemeli” dedi.
İsrail medyasına göre Netanyahu, Hamas’ı tamamen ortadan kaldırmak ve rehineleri kurtarmak için Gazze’yi tamamen ele geçirmenin tek yol olduğunu düşünüyor. Ancak ordu komutanları ve bazı bakanların bu stratejiye karşı olduğu bildiriliyor.
Hamas: “Soykırım ve Yerinden Etme Siyaseti Sürüyor”
Hamas, Perşembe akşamı yaptığı açıklamada Netanyahu’yu “soykırım ve zorla göç ettirme politikasını sürdürmekle” suçladı ve bu planın, müzakere sürecinden geri adım atıldığını açıkça gösterdiğini ifade etti.
Şu anda İsrail ordusu Gazze’nin yaklaşık %75’ini kontrol altında tutuyor. Savaş nedeniyle Gazze nüfusunun büyük çoğunluğu zaten yerinden edilmiş durumda ve olası bir tam işgal, daha fazla insanı yerinden edebilir.
Planın Detayları
İsrail medyasına göre, Netanyahu’nun planı önce Gazze Şehri’nin tamamının kontrolünü almayı, ardından da yaklaşık 1 milyon kişiyi güneye taşımayı hedefliyor. İkinci aşamada, rehinelerin tutulduğu düşünülen merkez bölgeler ve mülteci kampları hedef alınacak. Haftalar sonra ise bu harekât insani yardımların artırılmasıyla eş zamanlı olarak devam edecek.
ABD destekli Gazze İnsani Yardım Vakfı (GHF) aracılığıyla yardım dağıtım noktalarının sayısının artırılması planlanıyor. Ancak bu merkezler, BM ve yardım kuruluşları tarafından sert şekilde eleştiriliyor. Yardım almak isteyen Filistinlilerin tehlikeli yollarla uzun mesafeler kat etmek zorunda kaldığı belirtiliyor.
Mayıs ayından bu yana bu merkezlerde ya da çevresinde yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Tanıklara ve Hamas’ın sağlık bakanlığına göre sorumlu İsrail askerleri. İsrail ordusu (IDF) ise sivilleri hedef almadığını, kalabalığı uzak tutmak için uyarı ateşi açtığını savunuyor.
Gazze’de Kıtlık ve Çocuklarda Açlık Alarmı
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Perşembe günü yayınladığı raporda, GHF faaliyetlerinin sistematik ve organize şiddet doğurduğunu vurgulayarak, bu merkezlerin kapatılmasını ve tüm sınır kapılarının ticari ve insani yardıma açılmasını talep etti.
BM destekli uzmanlara göre Gazze’deki insani durum kıtlık seviyesinde. İsrail, Gazze’ye giriş çıkışları kısıtlayarak Hamas’ı zayıflatmaya çalıştığını belirtiyor. Ancak bu politikalar sivil nüfusu kitlesel yoksunlukla karşı karşıya bırakmış durumda.
Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, Temmuz ayının, Gazze’de beş yaş altı çocuklar arasında en fazla akut yetersiz beslenme vakasının görüldüğü ay olduğunu açıkladı: Yaklaşık 12.000 çocuk etkilendi.
İsrail Ordusundan Uyarı: “Rehineler Tehlikeye Girebilir”
Netanyahu’nun Gazze’yi tamamen ele geçirme kararını son günlerde aldığı bildiriliyor. Ancak İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, bu planın askerleri tuzağa düşürebileceği ve rehineleri daha da tehlikeye atabileceği yönünde uyarıda bulundu. Zamir’in, Hamas’ın kalan üslerini kuşatmayı önerdiği farklı bir plan sunduğu bildirildi.
Rehine yakınları da karara tepki gösterdi. Netanyahu’nun ofisi önünde toplanan aileler, bu planın ellerinde kalan rehinelerin öldürülme riskini artırabileceği endişesini taşıyor.
Hukuki ve Siyasi Tepkiler
BM’nin üst düzey yetkilisi Miroslav Jenča, böyle bir işgalin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve “derinden endişe verici” bir gelişme olacağını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’in bu kararı almasının “kendi takdirine bağlı” olduğunu belirtti. Hamas ile İsrail arasında aylardır süren dolaylı ateşkes görüşmeleri ise iki hafta önce çökmüştü. Trump, sürecin çökmesinden Hamas’ı sorumlu tuttu.
Arka Plan
Savaş, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e saldırmasıyla başladı. Saldırıda yaklaşık 1.200 kişi öldürüldü, 251 kişi rehin alındı. İsrail’in misilleme operasyonlarında ise Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre en az 61.158 Filistinli hayatını kaybetti.
ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI, uzun süredir beklenen yeni yapay zekâ modeli GPT-5’i resmen tanıttı. Şirket, yeni modelin doktora düzeyinde uzmanlık sunabildiğini iddia ediyor.
OpenAI CEO’su ve kurucu ortağı Sam Altman, GPT-5’i “daha akıllı, daha hızlı ve daha faydalı” olarak tanımlarken, modelin ChatGPT için yeni bir çağ başlattığını söyledi:
“Böyle bir şeyi insanlık tarihinin herhangi bir döneminde hayal etmek mümkün olmazdı.”
“Bir Uzmanla Konuşuyormuş Gibi”
Altman, yeni modelin önceki sürümlerle kıyaslandığında belirgin şekilde daha iyi olduğunu belirtti.
“GPT-3, liseli gibi hissettiriyordu. GPT-4, üniversite öğrencisi gibiydi. Ama GPT-5, gerçekten her konuda bir uzmanla konuşuyormuşsunuz gibi.”
Neler Yapabiliyor?
OpenAI, GPT-5’in tüm bir yazılımı baştan sona yazabildiğini ve gelişmiş muhakeme kabiliyetleri sunduğunu söylüyor. Modelin daha az “halüsinasyon” (yanıltıcı veya uydurma cevap) üretmesi ve kullanıcıya daha doğru, daha dürüst yanıtlar vermesi hedefleniyor.
Yeni model, özellikle yazılımcılar için bir “yardımcı” olarak konumlandırılıyor. Bu da, Anthropic’in Claude Code gibi rakip sistemlerle aynı pazarı hedeflediği anlamına geliyor.
Rakiplerden Sert Rekabet
Elon Musk da geçtiğimiz ay tanıttığı kendi sohbet botu Grok için benzer iddialarda bulunmuştu. Musk, Grok’un “her konuda doktora seviyesinden daha iyi” olduğunu ve “dünyanın en zeki yapay zekâsı” olduğunu söylemişti.
Ancak etik uzmanları, bu tür iddiaların abartılı olabileceğine dikkat çekiyor. Oxford Üniversitesi Etik Enstitüsü’nden Prof. Carissa Véliz’e göre bu sistemler hâlâ insan aklını gerçekten taklit etmekten uzak:
“Etkileyici olsalar da bu sistemler henüz kârlı olmayı başaramadı ve gerçek anlamda insan gibi düşünemiyorlar. Bu pazarlama stratejilerinin altında balon patlamasın diye sürdürülen bir heyecan olabilir.”
Düzenleme Çağrısı
Ada Lovelace Enstitüsü’nden Gaia Marcus ise GPT-5’in piyasaya sürülmesinin, yapay zekânın hızla gelişen yetenekleri ile bu teknolojiyi denetleme kapasitemiz arasındaki açığı gözler önüne serdiğini belirtti:
“Bu modeller daha yetenekli hâle geldikçe, kapsamlı düzenlemelere olan ihtiyaç da artıyor.”
GPT-5, Gerçekten Fark Yaratıyor mu?
BBC’den Marc Cieslak, resmi lansman öncesi GPT-5’i test eden isimlerden biri oldu.
Kendi deneyimini şu şekilde özetledi:
“Görsel olarak fazla fark yok. Komut yazıyorsunuz, o da cevaplıyor. Yeni olan şey, ‘akıl yürütme modeli’ adı verilen sistem sayesinde problemleri daha derin düşünerek çözmeye çalışması. Bu, daha çok evrimsel bir gelişim gibi.”
İçerik Üreticileri ve Telif Endişesi
Getty Images Ürün Sorumlusu Grant Farhall, yapay zekâ içeriklerinin giderek daha ikna edici hâle gelmesiyle birlikte içerik üreticilerinin haklarının nasıl korunacağı konusunun önem kazandığını söyledi:
“Gördüğümüz şeylerin ardındaki insanları ve yaratıcılığı koruyor muyuz? Otantiklik önemlidir — ama bedava değildir.”
ChatGPT’ye Yeni Davranış Kuralları
OpenAI, GPT-5 ile birlikte ChatGPT’ye ilişkin bazı kullanıcı deneyimi kurallarını da güncelledi. Şirket, özellikle duygusal ya da kırılgan durumdaki kullanıcılarla daha sağlıklı iletişim kurabilmek için bazı sorulara doğrudan cevap vermeyeceğini açıkladı.
Örneğin: “Sevgilimden ayrılmalı mıyım?” gibi kişisel kararlarda doğrudan yönlendirme yapmak yerine, kullanıcıya düşünmesi için sorular yöneltilerek artılar ve eksiler üzerinde durulacak.
Altman, daha önce yayınlanan ve ChatGPT’yi fazla “yalaka” yapan bir güncellemenin de yoğun eleştiriler sonrası kaldırıldığını hatırlatarak, şu açıklamayı yaptı:
“Bu her zaman kusursuz olmayacak. İnsanlar yapay zekâya karşı problemli — hatta çok problemli — bağlar geliştirecek. Toplum olarak buna yeni sınırlar çizmemiz gerekecek. Ama faydaları muazzam olacak.”
2024’te, Scarlett Johansson, sesinin “rahatsız edici derecede benzer” bir şekilde kopyalanmasından dolayı OpenAI’ye tepki göstermişti. Johansson, 2013 yapımı Her filminde bir yapay zekâ seslendirmişti — Altman ise bu filme hayranlığıyla biliniyor.
VakıfBank, yılın ikinci çeyrek finansal sonuçlarını paylaştı. VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih: “Nakdi ve gayrinakdi krediler aracılığıyla sağladığımız toplam finansman desteği ilk defa 3 trilyon lira seviyesini aştı” dedi.
VakıfBank, 2025’in ilk altı ayında 30 milyar 63 milyon lira net kar elde etti. Bankadan yapılan açıklamaya göre, VakıfBank, yılın ikinci çeyrek finansal sonuçlarını paylaştı.
Yılın ilk yarısında aktif büyüklüğünü yıllık bazda yüzde 41 artırarak 4,5 trilyon lira seviyesinin üzerine çıkaran bankanın nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla milli ekonomiye sağladığı toplam finansman desteği ilk kez 3 trilyon lirayı aştı.
30 MİLYAR 63 MİLYON LİRA NET KAR
VakıfBank, yılın ilk altı ayında 37 milyar 405 milyon lira olan brüt karından 7 milyar 342 milyon lira vergi karşılığı ayırarak, 30 milyar 63 milyon lira net kar elde etti.
Açıklamada görüşlerine yer verilen VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, yılın ilk yarısında, bölgesel ve küresel düzeyde artan siyasi ve ekonomik belirsizliklerin yaşandığı bir dönemi geride bıraktıklarını belirtti.
Üstünsalih, VakıfBank olarak kendilerinin de bu dönemde, ekonomi politikalarıyla tam uyum içinde hareket edip, bilançolarını etkin ve verimli bir şekilde yönetmeye devam ettiklerini aktararak şöyle devam etti:
“Her dönemde olduğu gibi ülkemiz bilançosuna sağladığımız katkıyı artırmayı sürdürdük. Bu doğrultuda, nakdi ve gayrinakdi krediler aracılığıyla sağladığımız toplam finansman desteği ilk defa 3 trilyon lira seviyesini aştı. Aynı dönemde nakdi kredilerimiz ise yıllık bazda yüzde 43 artarak 2,4 trilyon liraya ulaştı. Türkiye’nin halka açık en büyük bankası olarak, seçici kredi politikamız doğrultusunda ihracat, yatırım ve istihdama öncelik veren kurumsal, ticari ve KOBİ segmentindeki müşterilerimizi desteklemeye devam ettik.”
Toplam mevduatların yıllık yüzde 36 artışla 2,9 trilyon liraya ulaşarak bankanın ana fonlama kalemi olmaya devam ettiğini vurgulayan Üstünsalih, lira varlıklara duyulan güvenin bir yansıması olarak, Türk Lirası mevduatlarının yıllık bazda yüzde 44 artarak ilk kez 2 trilyon lira seviyesini aştığını kaydetti.
Üstünsalih, bu alandaki en büyük önceliklerinin, tabana yaygın müşteri ve mevduat yapılarını korumak ve daha fazla tasarruf sahibine ulaşmak olduğuna dikkati çekerek “Amacımız, müşterilerimizin birikimlerini güvenli ve verimli bir şekilde değerlendirmelerine destek olmak. Önümüzdeki dönemde de tüm müşterilerimize yenilikçi ve kapsayıcı çözümler sunarak, finansal ihtiyaçlarına en doğru ve etkili şekilde yanıt vermeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
“8,5 MİLYAR DOLAR TUTARINDA YENİ KAYNAK SAĞLADIK”
Yılının ilk yarısında uluslararası piyasalardan sağladığı 8,5 milyar dolar tutarındaki kaynakla, VakıfBank’ın bir kez daha uluslararası sermaye piyasasındaki öncü konumunu pekiştirdiğini belirten Üstünsalih, kaynak yapılarını çeşitlendirme ve uzun vadeli fonlama sağlama stratejileri doğrultusunda, yılı başından bu yana uluslararası piyasalardan toplam 8,5 milyar dolar tutarında yeni kaynak sağladıklarının bilgisini verdi.
Üstünsalih, şubatta, 700 milyon dolar tutarındaki, ilk 4 yılı ana para ödemesiz toplam 10 yıl vadeli ve kurumsal nitelikli yatırımcılarla gerçekleştirilen bugüne kadarki en büyük tutarlı ve en uzun vadeli DPR seküritizasyon işlemini başarıyla tamamladıklarını ifade ederek şunları kaydetti:
“Mayıs ayında ise 3 yıl vadeli, 4 milyar RMB tutarındaki Çin Kalkınma Bankası kredi anlaşmamızla Asya piyasasındaki varlığımızı güçlendirdik. Bu işlemlerin ardından temmuz ayında da 5 yıl vadeli 750 milyon dolar tutarındaki yılın ilk sürdürülebilir eurobond ihracını başarıyla gerçekleştirdik. Son işlemle birlikte sürdürülebilir eurobond ihraç büyüklüğümüzün toplam tutarı 3,3 milyar dolar olmuştur. Bu kapsamda hem kaynak yapımızı çeşitlendirmeye hem de sürdürülebilirlik alanındaki liderliğimizi güçlendirerek ülkemize uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynaklar sağlamaya devam edeceğiz.”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında açılan soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Fatih Altaylı’nın Youtube kanalına erişim engeli getirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçundan açılan soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Fatih Altaylı’nın Youtube kanalına erişim engeli getirildi. İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulamaya konulmak üzere Bilgi Teknolojileri Kurumu’na(BTK) gönderildi.
Ünlü besteci, söz yazarı ve şarkıcı Sezen Aksu, Gezi olaylarını organize etmekten hakkında dava açılan menajer Ayşe Barım ve İBB soruşturmalarında tutuklanan Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık için çağrı yaptı.
Sezen Aksu menajer Ayşe Barım, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ve hasta tutuklular için bir mesaj paylaştı.
Aksu’nun Facebook’tan paylaştığı mesaj şöyle:
“Hatırlamanız ve aklınızdan çıkarmamanız ümidiyle…
Ayşe Barım, Murat Çalık ve diğer ağır hasta tutuklu ve hükümlüler hakkında…
Kısa cümleler kuracağım.
Ayşe Barım ve Murat Çalık hayati tehlike altındadır. Vakit geçirmeksizin tutukluluklarına son verilerek tedavi imkânı sağlanmalıdır.
Devlet görevlilerinin meşruiyetinin yegâne temeli, vatandaşına karşı sorumluluklarını ve yükümlülüklerini yerine getirmesinde yatar.
Ayşe Barım’ın, Murat Çalık’ın ve tüm ağır hasta tutuklu ve hükümlülerin sağlığı ve hayatı sizin yükümlülüğünüzdür.
Hatırlamanız ve aklınızdan çıkarmamanız ümidiyle…”
Ayşe Barım, menajerliğini yaptığı oyuncuları Gezi Parkı protestolarına yönlendirdiği iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında 24 Ocak’ta gözaltına alındı, 27 Ocak’ta tutuklandı.
Barım hakkında ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme’ suçlamasıyla 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle düzenlenen iddianame mahkeme tarafından kabul edildi.
Tutuklanmadan önce kalp yetmezliği nedeniyle ameliyata hazırlanan ve geçmişte beyin anevrizma ameliyatı geçiren Ayşe Barım, cezaevinde yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle defalarca bayıldı. Ayşe Barım’ın avukatlarının 20 Mayıs’ta yaptığı tahliye başvurusu reddedildi. Bu karardan 15 gün sonra Barım tekrar bayıldı.
Türk Tabipleri Birliği (TTB), Ayşe Barım’ın sağlık durumunun cezaevinde kalmaya uygun olmadığını belirterek, bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Geçmişte iki kez kanser tedavisi görerek hastalığı yenen Murat Çalık, cezaevinde 21 kilo vermesi üzerine lenfoma şüphesiyle İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyat oldu.
Kemik iliği biyopsisi alınarak yeniden cezaevine gönderilen Çalık cezaevinde yeniden rahatsızlandı ve Adli Tıp Kurumu’nun yeniden değerlendirme talebi üzerine 18 Temmuz’da İzmir Şehir Hastanesi’nin hematoloji servisine yatırıldı.
Çalık’a sevk edildiği Şehir Hastanesi’nde yeniden kemik iliği biopsisi yapıldı. Çalık tetkiklerinin ardından yeniden cezaevine gönderildi.
Ballon d’Or tarafından genç futbolculara verilen ‘Kopa Trophy’ adayları arasında tek Türk oyuncu Kenan Yıldız oldu. Juventus forması giyen milli futbolcu listede ilk 10 içinde yer aldı.
Herkesin merakla beklediği Ballon d’Or töreni için geri sayıma geçilirken organizasyon adayları açıklamaya başladı.
Ballon d’Or tarafından genç futbolculara verilen ‘Kopa Trophy’ adayları arasında tek Türk oyuncu yer aldı.
İLK 10’A GİRDİ
Juventus forması giyen genç milli yıldız Kenan Yıldız, futbol dünyasının en prestijli bireysel ödüllerinden biri olan Ballon d’Or kapsamında verilen Kopa Trophy için aday gösterildi.
Ballon d’Or çatısı altında verilen Kopa Trophy, geçmişte Kylian Mbappé, Pedri ve Jude Bellingham gibi yıldızlara verilmişti. Bu ödül, genç futbolcuların dünya çapında tanınmasını sağlarken, aynı zamanda kariyerlerinde büyük bir sıçrama tahtası olarak görülüyor.
21 yaş altındaki en iyi futbolcuya verilen bir ödülde ilk 10 arasında giren Kenan Yıldız, İtalyan basınında da ses getirdi.
Kopa Trophy’de aday listesi şu şekilde:
Kenan Yıldız (Juventus)
Lamine Yamal (Barcelona)
Désiré Doué (PSG)
Joao Neves (Benfica)
Pau Cubarsí (Barcelona)
Rodrigo Mora (Porto)
Estevão (Palmeiras)
Myles Lewis-Skelly (Arsenal)
Rodrigo Mora (Porto)
Dean Huijsen (Real Madrid)
Ayoub Bouaddi (Lille)
Avustralya’da doğup büyüyen daha sonra ailesiyle Türkiye’ye yerleşen Didem Erol, ‘Avrupa Yakası’ndan ‘Emret Komutanım’a kadar birçok projede rol aldı.
Kısa sürede adını tüm Türkiye’ye duyuran Erol, sürpriz bir kararla ABD’ye yerleşti.
Oyunculuk kariyerine ABD’de devam eden Erol, adını da Serah Henesey olarak değiştirdi ve kendine yeni bir hayat kurdu.
30 Aralık 2020’de müzik prodüktörü ve inşaat sektöründe çalışan Nathan Cowles ile evlendi. 2023 yılında ilk çocuğu Ava Rose’u dünyaya getirdi. 49 yaşına geldiğinde ise ikinci kez anne oldu.
Ünlü isim, müjdeli haberi sosyal medya üzerinden eşi ve çocuklarıyla birlikte çekilmiş bir aile fotoğrafı paylaşarak duyurdu.
Beşiktaş’ın yeni transferi Tammy Abraham, siyah-beyazlı takımdaki ilk hat-trick’ini Konferans Ligi’nde St. Patrick’s deplasmanında yaptı. İngiliz golcü attığı gollerle adını Beşiktaş tarihine yazdırdı.
Beşiktaş, UEFA Konferans Ligi 3. eleme turu ilk maçında St. Patrick’s deplasmanına çıktı. Siyah-beyazlılar karşılaşmadan 4-1 gibi farklı bir skorla galip ayrılırken, siyah-beyazlıların İngiliz golcüsü Tammy Abraham attığı gollerle maça damgasını vurdu.
Beşiktaş Teknik Direktörü Ole Gunnar Solskjaer, Tallaght Stadı’daki müsabakada, Shakhtar Donetsk ile oynanan rövanş maçında hafif sakatlığından dolayı forma giymeyen Orkun Kökçü’ye ilk 11’de şans verdi. Norveçli teknik adam, üst solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle Dublin’e getirilmeyen Uduokhai’nin yerine ise Jurasek’i görevlendirdi.
Solskjaer, St. Patrick’s karşısında kalede Mert Günok’a forma verirken, savunma dörtlüsünü Svensson, Paulista, Emirhan Topçu, Jurasek ile oluşturdu. Demir Ege Tıknaz ve Orkun Kökçü’nün önünde Rafa Silva, Muçi ve Joao Mario sahaya çıkarken, forvette ise Abraham yer aldı.
Henüz 8. dakikada Joao Mario’nun golüyle 1-0 öne geçen Beşiktaş, 14. dakikada Abraham’ın golüyle farkı ikiye çıkardı. Sağ kanattan gelişen atakta Svensson’un ceza sahasına yaptığı ortada kalecinin sektirdiği topu göğsünde yumuşatan Abraham kale ağzından yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu.
23. dakikada Joao Mario’nun topuk pasına hareketlenen Abraham, kendisini marke eden savunma oyuncusunu ekarte ederek ceza sahasına girdive kaleciyle karşı karşıya kaldı. İngiliz golcü, topun altına girerek klas bir vuruşla St. Patrick’s kalecisi Joseph Anang’ı çaresiz bırakarak kendisinin ikinci takımının üçüncü golünü kaydetti.
Beşiktaş’ta 41. dakikada gelişen atakta Muçi ceza sahası içinde yerde kaldı. Pozisyonun devamında topu alan Abraham da yerde düşürülünce karşılaşmanın hakemi David Smajc penaltı noktasını gösterdi. Siyah-beyazlılarda topun başına geçen Abraham, top ve kaleciyi ayrı köşelere göndererek skoru 4-0’a getirdi ve Beşiktaş formasıyla ilk hat-trick’ini yaptı.
TARİHE GEÇTİ!
St Patrick’s filelerine üç gol gönderen Tammy Abraham, bir Avrupa kupası maçının ilk yarısında hat-trick yapan ilk Beşiktaşlı futbolcu oldu.
3 MAÇTA 4 GOLE ULAŞTI
Shakhtar Donetsk’le oynanan ilk maçta da ağları havalandıran Abraham, Beşiktaş formasıyla çıktığı ilk 3 maçta 4 gole ulaşmış oldu.
BEŞİKTAŞLI FUTBOLCULARDAN İSRAİL’E TEPKİ
Beşiktaşlı futbolcular, St. Patrick’s maçı öncesinde ısınmaya Gazze’ye destek tişörtleriyle çıktı.
İsrail’in ablukası altında olan Gazze’ye karşı işlenen suçlara tepki gösteren siyah-beyazlılar, önünde “İnsanlığa karşı işlenen suçları durdurun”, arkasında ise “Yeter Artık” yazılı siyah tişörtlerle ısınırken tribünlerden de alkış aldı.
BEŞİKTAŞLI TARAFTARLAR TRİBÜNLERİ DOLDURDU
Siyah-beyazlı taraftarlar, 10 bin kişilik Tallaght Stadı’ndaki deplasman maçında takımlarını yalnız bırakmadı.
Başkent Dublin’in yanı sıra İrlanda’nın çeşitli kentlerinden siyah-beyazlı takımı desteklemek için stada gelen taraftarlar, kendilerine ayrılan tribünü doldurdu.
Beşiktaşlı taraftarlar, takımları sahaya çıktıkları andan itibaren yaptıkları tezahüratlarla futbolculara destek verdi.
Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi 3. eleme turunda Feyenoord’a 2-1 mağlup oldu. 18’de Timber’in golüne, 86’da Amrabat ile cevap verdik. Ancak 90+1’de Moussa’nın golüne engel olamadık. Haftaya Kadıköy’de kazanıp play-off’a kalmak istiyoruz.
Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turu ilk maçında deplasmanda Hollanda ekibi Feyenoord’a 2-1 yenildi. Sarılacivertli ekip 86’da Amrabat ile 1-1’i buldu ama 90+1’de Moussa’nın golüne engel olamadı. Rövanş 12 Ağustos’ta Kadıköy’de.
18’de Feyenoord baskı yaptı. Sol çaprazda Fred’i çalımlayarak içeri giren Timber’in şutunda top Mert Müldür’e çarpıp ağlara gitti: 1-0. Feyenoord 30’da ikinci gole yaklaştı.
Ceza sahası dışı sağ çaprazdan Moussa’nın şutunda top farklı şekilde auta çıktı. 41’de Archie Brown kaleciyle karşı karşıya kaldı, vurdu, atamadı. Devamında İrfan Can Kahveci’nin golü ofsayt gerekçesiyle iptal edildi.
Jose Mourinho ilk yarı bitmeden Djiku, Duran, Semedo ve Bartuğ’u ısındırdı ama Fener ikinci yarıya da aynı 11 ile çıktı.
AMRABAT’TAN FÜZE
54’te Fener üst üste korner kullandı. Bunlardan birinde Skriniar da kaleyi bulamadı. 58’de Archie ve Szymanski’nin girişimleri sonuç vermedi. Bos’un 73’te şutunu İrfan Can Eğribayat köşede bloke etti.
86’da Archie Brown topu getirdi, şutunu attı. Dönen topa müthiş vuran Amrabat maça denge getirdi: 1-1. Avantajı kaptık derken, Bos’un ortasında Moussa maçın skorunu belirledi: 2-1. Artık hesaplar haftaya Kadıköy’de kesilecek.
ARCHIE BROWN GÖZE GİRDİ
Fenerbahçe formasıyla ilk resmi maçına çıkan Archie Brown, çalışkanlığı ve hücuma verdiği destek ile dikkat çekti. İngiliz sol bek Fenerbahçe’nin ilk yarıda yakaladığı en net pozisyonda da başroldeydi. Brown kendi getirdiği topta kaleciyle karşı karşıya golü atamadı.
DURAN YEDEK OĞUZ 11’DE
Jose Mourinho, Feyenoord maçında ilk 11’de olması beklenen Duran’ı yedek bıraktı. Forvette Nesyri’yi tercih eden Portekizli hoca, yeni transferlerden Semedo’yu da yedek bıraktı. Takımda 11’de geçen yıldan tek fark Archie Brown oldu.
13 ŞUTTAN TEK GOL ÇIKTI
Fenerbahçe, maç istatiklerinde Feyenoord’a üstünlük kurdu. Topa sahip olmada 56’ya 44 üstün olurken, şutlarda da 13-8’lik durum oluştu. Fener 13 şuttan 1 gol bulurken, rakip 8 şuttan 2 kez fileleri havalandırdı. Fener, rakip ceza sahasında 23 kez topla buluşurken, Hollanda ekibi ise çoğu ilk yarıda 12 kez bu bölgede yer aldı.
DURAN KORKUTTU
İkinci yarıda oyuna giren Duran 84’te kendisine yapılan faul ile yerde kaldı. Golcü futbolcu tedaviden sonra maça devam etti.
EĞRİBAYAT GÜVEN VERMEDİ
Jose Mourinho kalede Livakovic’in yerine İrfan Can Eğribayat’a şans verdi. İrfan Can kritik bir kurtarışa imza atarken, bazı pozisyonlarda yüreğimizi ağzımıza getirdi.
Fenerbahçe, Avrupa’da ilk maçları kaybettiği 24 eleme turu maçından sadece birinde turu geçti.
DOSTLUK YEMEĞİ BULUŞTURDU
Fenerbahçe ve Feyenoord yöneticileri maçtan önce statta yemekte bir araya geldi. Yöneticiler Sertaç Komsuoğlu, Hulusi Belgü, Rıfat Perahya, Cenk Öztanık, Ece Uysaler yemeğe katıldı. Yemeğe katılmayan başkan Ali Koç ise maçı tribünlerden izledi.
CEHENNEMEME HOŞ GELDİNİZ
Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho, Hollandalı bir gazetecinin sorusuna, “Ben burada (Rotterdam) hiç kazanamadım. Ancak her defasında turu geçtim. Sizleri rövanşlarda hep üzgün gördüm. Şimdiden size Kadıköy’e hoş geldiniz, cehenneme hoş geldiniz diyorum” ifadesini kullandı. Bu nedenle Kadıköy’de kazanacağımızı ve play-off’a kalacağımızı düşünüyorum” dedi. Portekizli hoca ilk yarıda iyi olmadıklarını ancak ikinci yarıda çok üstün olduklarını belirterek, “Oyuna hız katan oyuncu eksikliği yaşadık. Rövanşa Talisca gelecek. Talisca rakibe zarar verebilir” diye konuştu.
KAYBETMEYİ HAK ETMEDİK
Fenerbahçe’nin kaptanlarından İrfan Can Kahveci, “Mağlubiyeti hak etmedik. En azından beraberlik almalıydık. İlk yarı kötü oynadık. Ancak biz Kadıköy’de galip gelerek turu geçeceğimize inanıyoruz. Bu taraftarı artık üzmeyeceğiz” diye konuştu.
PERSİE’DEN SİFTAH
Robin van Persie, teknik direktörlük kariyerinde ilk Avrupa galibiyetini aldı.
PENALTI BEKLEDİLER
Feyenoord, maçın ilk 15 dakikası dolmadan iki kez penaltı bekledi. İlk pozisyonda hakem oyunu bile durdurmazken, ikincisinde Oosterwolde’nin eline çarpan topta, “Bekleyin” işareti yaptı. VAR ile görüştükten sonra maçı devam ettirdi.
İNSANLIĞA KARŞI SUÇU DURDURUN
Fenerbahçe, Feyenoord maçında ısınmaya siyah tişörtlerle çıktı. Sarılacivertli futbolcular Filistin’de işlenen insanlık suçuna dikkat çekti. Resmi sitede de, “Bizler sadece forma değil, vicdan taşıyoruz. Susmuyoruz, görmezden gelmiyoruz. İnsanlık nerede yara alıyorsa, orada duruş sergiliyoruz. Çünkü insanlık, sessiz kalınca kaybeder” mesajı paylaşıldı.
GURBETÇİLER BÜYÜK DESTEK VERDİ
Fenerbahçe taraftarı, Rotterdam’da da takımı yalnız bırakmadı. Gurbetçiler ilk dakikadan itibaren tezahüratlarıyla destek verdi. Tribünlerde meşale yakılınca güvenlik güçleri anında müdahale etti.
ROTTERDAM’DA SANE FORMASI
Feyenoord taraftarları, tribünlerde Galatasaraylı Leroy Sane’nin formasını açarak, Fenerbahçe taraftarlarını tahrik etmek istedi.
BENFİCA AVANTAJLI
Fenerbahçe’nin turu geçmesi halindeki muhtemel rakiplerinin kapışmasında kazanan konuk ekip Benfica oldu. Nice’i 53’te Ivanovic, 88’de Florentino’nun golleriyle 2-0 yenen Benfica, rövanş için avantaj yakaladı, play-off yolunu iyice açtı. Benfica’da sakatlığı olan Kerem Aktürkoğlu kadroda yer almadı. Diğer maçlar şöyle: Kairat-Slovan Bratislava: 1-0, Salzburg-Club Brugge: 0-1, Ludogorets-Ferencvaros: 0-0, Lech Poznan-Kızılyıldız: 1-3.
Milli takım kaptanı Hakan Çalhanoğlu ile eşi Sinem Çalhanoğlu, yetersiz beslenen Ugandalı yetim çocukların imdadına koştu. Ünlü çift, çocuklara gıda ve sağlık malzemesi yardımı yolladı.
Ünlü futbolcu Hakan Çalhanoğlu ve eşi Sinem Çalhanoğlu’ndan takdir toplayan hareket! Ulaşabildikleri her yere, herkese yardım etmek için çabalayan çift, bu kez Ugandalı yetimlerin imdadına koştu. İkili, yeterli beslenemedikleri için çocuk ölüm oranlarının yüksek olduğu Uganda’daki yetimler için gıda ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarına yönelik yardımda bulundu.
SICAK YEMEK DE DAĞITILDI
Çalhanoğlu çifti ayrıca yüzlerce çocuğa sıcak yemek dağıtımı gerçekleştirdi. Liya, Ayaz ve Asil Can isminde üç çocukları bulunan çiftin, özellikle minikler konusunda çok hassas oldukları ve bu tür yardımları sık sık gerçekleştirdikleri öğrenildi. Ugandalı minikler, Çalhanoğlu çiftine teşekkür mesajı gönderdi.
Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan ünlü şarkıcı Derya Uluğ, Fenerbahçe’nin transfer gündeminde yer alan Kerem Aktürkoğlu ile ilgili açıklamada bulundu.
Fenerbahçe’nin transfer gündeminde yer alan Kerem Aktürkoğlu’nun vereceği son karar merak edilirken, koyu bir Fenerbahçe taraftarı olduğu bilinen ünlü şarkıcı Derya Uluğ’dan konu hakkında açıklama geldi.
KEREM AKTÜRKOĞLU TRANSFERİNE YANIT VERDİ
Ünlü şarkıcı Derya Uluğ, sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği soru – cevap etkinliğinde, “Koyu bir Fenerbahçelisin, Kerem transferi hakkında ne düşünüyorsun?” sorusuna yanıt verdi.
GÖRÜŞLERİNİ PAYLAŞTI
Uluğ, futbola çok fazla girmek istemediğini belirtse de, sıkça sorulan bu soru karşısında görüşlerini paylaştı.
“KEREM TÜRK FUTBOLU İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR YETENEK”
Derya Uluğ;”Nacizane fikrim Kerem’in Türk futbolu için çok önemli bir yetenek olduğu. Milli takımımızda Avrupa’da ülkemizi temsil ediyor ve futbolunu gerçekten çok beğeniyorum. Oynadığı futbolun, Fenerbahçe’ye katkı sağlayacaksa -ki ben böyle olacağını düşünüyorum- transferinin olumlu olacağını düşünüyorum. Burada önemli olan başarı. Eğer katkı sağlarsa ben kesinlikle gelmesini isterim” dedi.