Ana Sayfa Blog Sayfa 902

Gucci, moda takviminden ayrıldığını açıkladı

0

Dünyaca ünlü moda devi Gucci, moda haftalarına katılmama kararı aldı. Markanın kreatif direktörü ve tasarımcısı Alessandro Michele, markanın Instagram hesabından paylaştığı yazı ile konuya açıklık getirdi ve “Artık yılda iki kez bir araya geleceğiz” dedi…

Gülşen bayramı zıplayarak kutladı!

0

Ev karantinası günlerini eşi ve oğluyla birlikte geçiren şarkıcı Gülşen, sosyal medya hesabının hikaye bölümünden kısa bir video paylaştı.

Trambolin üzerinde zıplarken gördüğümüz Gülşen, bu kısa görüntünün altına ‘İyi bayramlar’ notunu düştü.

Güzel şarkıcının takipçileri onun sayfasından yaptığı paylaşımlara ‘bayramda bile sporu eksik etmiyor’, ‘bayramı zıplayarak kutladı’ şeklinde yorumlarda bulunarak bu videoya gönderme yaptı.

 

Brian May: Ölümden döndüm

0

Queen grubun gitaristi Brian May, geçirdiği kalp krizinden sonra ölümden döndüğünü açıkladı.

Geçen haftalarda kalça kaslarını yırttığı için hastaneye kaldırılan 72 yaşındaki gitarist May, tedavi sürecinde ağrılarının başladığını söyledi.

Son olarak göğsünde 40 dakika süren bir ağrı hissederek hastaneye yatan May, müdahale edilmeseydi ölebileceğini söyledi. May, 3 damarının tıkandığını fark ettiklerini söyledi.

Beren Saat’ten eşine ‘aşk şiiri’ sürprizi

0

Bir yıl boyunca evliliklerinde sorunlar yaşayan Beren Saat ve Kenan Doğulu, kara bulutları geçtiğimiz aylarda dağıtmıştı. Bu sene Kenan Doğulu’nun doğum gününde Beren Saat’in ne yapacağı merak konusu olmuştu.

Beren Saat’ten eşi Kenan Doğulu’ya büyük bir jest geldi. 2. Sayfa’nın haberine göre; 31 Mayıs’ta doğum günü olan Doğulu’ya eşi Saat, aşk şiiri yazdı.

Oyuncunun yazdığı şiiri, Kenan Doğulu besteledi. Beren Saat’in bu jesti gündem oldu.

Jennifer Lopez Düğünü erteledi

0

Jennifer Lopez ve 44 yaşındaki nişanlısı Alex Rodriguez’in bu yıl düğün yapmaları gerekiyordu. Ancak ünlü çifti, COVID-19 salgını nedeniyle beklenen nikâhlarını ertelemek zorunda kaldı.

50 yaşındaki aktris ve şarkıcı Salı günü, televizyon programına katılıp erteleme için kalbinin kırıldığını’ söyledi, lopez “düğün yakında gerçekleşmeyecek, aynı zamanda her şeyin olması gerektiğini söyledi.”

Gonca Vuslateri’den duygulandıran paylaşım: Hemen gitme olur mu kızım?

0

Tam bir hayvan dostu olan ve yaptığı paylaşımlarla da bunu gösteren oyuncu Gonca Vuslateri, bu defa köpeği Cissy hakkındaki duygularını ifade etmek için kamera karşısına geçti. Köpeği ile çekilmiş fotoğrafını Instagram hesabından paylaşan Vuslateri, onun bir hayli yaşlandığını söyledikten sonra son derece duygusal bir paylaşımda bulundu.

Köpeğini kaybetmeye hazır olmadığını söyleyen Gonca Vuslateri şu satırları yazdı:

“Ee Cissy Hanım… artık banyolarımız sayılı… iyice bunadın.. tek tek patilerini okşadım bu akşam… çantamın önüne atıp köpek parkında geziyorsun zaten.. yere inince tam bir mızmız.. en kötü zamanlarımızda idare ettik birbirimizi… ne müzikler dinledim,senaryo çalıştım bağıra bağıra -yazılmamış repliklerinle daima eşlik ettin :hav! E.T’ye benzete benzete bitiremediler seni.. Ben de en sevdiğim sahnesini yine oynamak istedim seninle .. Kal .. Gitme .. hemen gitme olur mu kızım. Önümüzdeki bir kaç yıl bana ‘gitme’ dedirtme…

Kalbin büyüdü, gözün körleşti, yavaş yürüyorsun, tuvaletini yapınca utancından ölmek istiyorsun.. Hala. Ama hala.. sen iyisin, insanlar kötü .. biz sizden daha uzun yaşıyoruz.. şu saçmalığın içinde benimle biraz daha kal bebeğim.. Canım Cissy. Hep Duma paylaşıyorum acınılası şeyler yazılmasın hakkında diye ama sahneler özleyecek seni be Cissy .. düşmemişken henüz dişlerin, içinden geçtiğin oyuncaklar bile.. Güzelce yaşlanalım kızım. Nice bıcı bıcılara!”

Özkan Uğur:Maalesef beni yine öldürdüler

0

Mazhar Alanson, Fuat Güner ve Özkan Uğur’dan oluşan MFÖ, corona virüsü ile mücadele kapsamında, vatandaşlara çağrıda bulunmak için yeniden bir araya gelmişti.

Maske takmanın önemini anlatan bir şarkı için kamera karşısına geçen MFÖ üyesi Özkan Uğur’un ise son hali dikkat çekmişti.

“MAALESEF BENİ GENE ÖLDÜRDÜLER”

Özkan Uğur, resmi Instagram hesabından sosyal medyada yalan bir haber dolaştığını belirtti.

“Maalesef beni gene öldürdüler” diyen Uğur, “Allah’a şükürler olsun yaşıyorum, iyiyim. Herkese iyi bayramlar. Sevgiler” ifadelerini kullandı.

Elon Musk bebeğinin adını değiştirdi

0

Teknoloji dünyasının dahi milyarderi Elon Musk, mayıs ayı başında dünyaya gelen altıncı çocuğuna, şarkıcı sevgilisi Grimes ile seçtikleri isimden dolayı tartışma konusu olmuştu. Çift, oğullarına X Æ A-12 adını vermiş, ismin telaffuzu ve anlamı konuşulmaya başlanmıştı.

SpaceX, Tesla ve PayPal’ın kurucusu olan 48 yaşındaki Amerikalı mühendis Elon Musk’ın profesyonel model olan annesi Maye Musk, bebeğe ‘X’ diye hitap ettiklerini açıklarken, sembollerden oluşan ismin California eyaletinin yasalarına aykırı olduğu söylenmişti.

YİNE ZOR İSİM
32 yaşındaki şarkıcı Grimes, dün Instagram üzerinden yaptığı bir paylaşımda bebeğin adını değiştirdiklerini açıkladı. Bir hayranının, “California yasalarından dolayı bebeğin adını değiştirdiniz mi? Bebeğin yeni adı ne?” sorusuna, bebeğin yeni adının ‘X Æ A-Xii’ olduğunu söyleyerek, “California yasalarında tek çizgiye izin veriliyor” dedi.

Grimes ayrıca, “Roma rakamları. Dürüst olmak gerekirse böyle daha” yorumunu yaptı.

Ancak ‘Æ’ sembolü de California için geçerli bir harf değil. Dolayısıyla çift, ilerleyen günlerde yeni bir değişikliğe daha gitmek zorunda kalabilir.

ELON MUSK’IN BEBEĞİNİN İLK ADI NE ANLAMA GELİYORDU?
Æ, a ve e’nin birleşiminden oluşan Latince ve Eski İngilizcede bir bağ, ama zamanla kullanımı azalmış. Danca, Norveççe ve İzlandacada Æ bir harf olarak sınıflandırılıyor. Kanadalı müzisyen Grimes, son albümündeki bir şarkıya 4ÆM adını vermişti. A-12 de Lockheed’in CIA için ürettiği bir uçak modeli. Gelişimi sırasında tasarımcılar tarafından ‘Archangel’ (Büyülü Melek) olarak biliniyordu. Grimes ayrıca Archangel’in en favori şarkısı olduğunu yazdı ama kimin şarkısı olduğunu söylemedi.

Nurgül Yeşilçay’dan sosyal mesafeli bayramlaşma videosu

0

Yeşilçay, bayramın ilk günü paylaştığı video ile esprili bir şekilde çocuğunu ve onun arkadaşlarını nasıl uyandırdığını takipçileriyle paylaştı ve sonrasında da sosyal mesafeyi koruyarak nasıl el öptürüleceğini göstererek ilginç bir paylaşımda bulundu. Yeşilçay evdekileri tek tek uzaktan yastık atarak uyandırdı. El öpme faslında da kendi eli yerine fotoğraf öptürdü.

Camilla Cabello karantinanın tadını çıkarıyor

0

Camila Cabello, sevdiklerinizle birlikte kaliteli zaman geçirmenin keyfini çıkarıyor.

23 yaşındaki bir erkek arkadaşı ve pop yıldızı Shawn Mendes ile birlikte kanepeye sarıldığı bir Instagram resmi yayınladı.

Miami’de aşağı çekerken tatlı anlık görüntü için köpekleri Leo ve Thunder’a katıldı.

 

 

 

NASA SpaceX’e mürettebatlı uçuş için onay verdi

0

SpaceX, NASA astronotlarını ilk kez uzaya götürmek için gerekli tüm testleri geçmeyi başardı. NASA’nın her şeyin uçuş için hazır olduğunu belirleme amacıyla yaptığı kritik Uçuşa Hazır Olma Denetimi’ni (FRR) başarıyla tamamlayan SpaceX, önümüzdeki çarşamba günü (27 Mayıs) astronotları uzaya taşımak için onay aldı.

Geçtiğimiz birkaç gün boyunca, Crew Dragon uzay aracını Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) taşıyacak Falcon 9 roketiyle birlikte yapılan testler tüm pürüzlerin giderildiğini gösteriyor. Önümüzdeki pazartesi günü, yani fırlatmadan iki gün önce son uçuşa hazır olma denetimi için hazır olunacak ve son kontroller yapılacak.

Crew Dragon uzay aracını taşıyan Falcon 9 roketi, 27 Mayıs günü Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatılacak. Gemide NASA astronotları Doug Hurley ve Bob Behnken yer alacak. Bu iki astronot, ABD inşa edilen özel bir uzay aracıyla uzaya giden ilk insanlar olacak. Bunun yanı sıra, 2011’de sona eren Space Shuttle programından sonra ABD topraklarından uzaya giden ilk insanlar da Hurley ve Behnken’di.

Behnken ve Hurley, fırlatmadan sonra Crew Dragon’la ISS’ye gidecek ve eğer her şey plana uygun giderse kendi kendini idare ederek istasyona demir atacak. Bundan sonra astronotlar uzay istasyonunda kalacak ve mürettebat olarak ISS’nin işlerine üç ay boyunca katkı sunduktan sonra eve geri dönecekler. Astronotlar görevlerini tamamladıktan sonra yine Crew Dragon’la Dünya’ya dönecek ve okyanusa iniş yapacaklar.

Behnken ve Hurley bu uçuş kapsamında ISS’de bir süre geçirecek olsalar da, bu fırlatma esas olarak operasyonel bir fırlatma değil. Uçuş, NASA’nın Ticari Mürettebat programı kapsamında SpaceX’in insan değerleme sürecinin son misyonu olarak görülüyor. Ticari Mürettebat programı, NASA’nın uzaya insan göndermenin maliyetlerini azaltmak için güçlü bir kamu-özel ortaklığı geliştirme denemesi olarak biliniyor.

Almeda Abazi: Tolgahan çok dağınık

0

2017 yılında dünyaevine giren, geçtiğimiz yıl da oğulları Efehan’ı kucaklarına alan Tolgahan Sayışman – Almeda Abazi çifti, dün ‘2. Sayfa’ programının canlı yayınına konuk oldular. Karantina günlerinin nasıl geçtiğini anlatan çiftin tatlı tatlı atışması ise herkesi eğlendirdi. Sayışman’ın oyun tutkusu yüzünden isyan eden Abazi “Tolgahan bütün gün konsol oynuyor, baktım bırakmıyor vazgeçtim ve katları ayırdım” dedi. Bu durumu Almeda’nın abarttığını düşünen yakışıklı oyuncu, “Evde kendine ait takılabileceği bir sürü alan var aslında” diyerek kendini savundu.

Ardından dağınıklık konusunda sıkıntı çıkıp çıkmadığını soran Müge Dağıstanlı Erdoğan ve Gülşen Yüksel Salt’a yanıt veren Sayışman, “Evimiz zaten çok tertipli ancak koltuğun kenarına çay bardağı bile koysam Almeda ortalığı yıkar” dedi.

Eşine hemen yanıt veren Almeda, “Tolgahan o kadar dağınık ki ben böyle bir şey görmedim. Bir tişört denese onu oraya çıkartıp bırakır” diye konuştu.

Evde iş bölümü olup olmadığı konusuna yanıt veren Almeda, gülerek, “Tolgahan oyun oynar, Efe ile oynar ama o kadar” dedi. Ardından da eşinin yanağına bir öpücük kondurdu.

Tolgahan Sayışman da eşinin bu hamlesine onu öperek karşılık verdi.

Canlı yayın için kimin daha kısa sürede hazırlandığını da anlatan çiftten Almeda, “Her şeyden şikayet etmiş gibi oldum ama ben 5 dakikada hazırlandım. Tolgahan daha geç hazırlandı. Zaten saçını yapmak için banyoya giriyor, her yapış yapış saç spreyi oluyor.

Sayışman ise “Almeda abartıyor. Kendisini bir görseniz hazırlanması 1 saat 15 dakika sürmüştür belki de” dedi.

Gavin Rossdale Tina Louise birlikte mi?

0

54 yaşındaki rocker ve  manken (38), pandemi güvenlik kurallarına bağlı kaldı ve Universal City parkında yolculuk ederken maske taktı.

Gavin en son, Nisan ayının sonlarında en son tespit edildiği model Natalie Golba ile birlkteydi.

Ünlü yüzünün çoğu, yeniden kullanılabilir yüz maskeleri ve açık ağızlı güneş gözlükleriyle kaplanmıştı, kıvırcık kilitlerini kulaklarının arkasına bırakmıştı.

Türk kızının gücü dinleyiciyi etkiledi!

0

Dijital platformların Türkçe müzik listelerinde kısa sürede kendine üst sıralarda yer bulan ‘Bir Dost Bulamadım’, Mehmet Turgut imzalı klibiyle de beğeni topladı. Sosyal medyada olumlu yorumlara mazhar olan Bengisu’ya müzikseverler “Söz müzik aranje muazzam olmuş”, “Gerçekten mükemmel olmuş hem şarkı hem klip”, “Şarkı, daha önceki versiyonlarından farklı yapılmış. Popüler müziği, funk jazz öğeleriyle daha belirgin ve renkli bir şekle bürümüş. Şarkıcının yorumu kaliteli, sesin tınısının kulağa dokunuşu yumuşak” gibi yorumlarla iltifat etti.

Şarkının stüdyo kayıtlarını ve klip çekimini tamamladıktan sonra mart ayı başında yaşamını sürdürdüğü Boston’a dönen Bengisu, seyahat kısıtlamalarının kalkması ve Türkiye’deki hayranları ile buluşmak için gün sayıyor.

Netflix’ten yeni karar: O kullanıcıların üyelikleri iptal edilecek

0

Dizi ve film platformlarından biri olan Netflix’in dünyanın dört bir yanında milyonlarca abonesi bulunuyor. Kullanıcılar belirli bir ücret karşılığında Netflix’in tüm imkânlarından yararlanabiliyorlar ancak bazı kullanıcılar Netflix’e ödeme yaptıkları hâlde hiçbir içerik görüntülemiyor ve platformu kullanmıyorlar.

Netflix de bu tarz kullanıcılara karşı bir uygulamayı devreye sokarak, birçok kişiyi şaşırtacak bir karara imza attı. Şirket bir sene içerisinde hiç bir içeriğe erişim sağlamamış kullanıcılara “Aboneliğinize devam etmek istiyor musunuz?” şeklinde bir soru yöneltecek. İletilen soruya herhangi bir yanıt gelmezse abonelik sona erecek. Netflix, bu hamlesiyle hizmetten yararlanmayan kullanıcıların boşuna para ödememesini sağlayacak.

WebTekno’nun haberine göre; Netflix, sektörde “zombi hesaplar” olarak nitelendirilen bu tarz hesapların sayısının, toplam kullanıcıların yüzde 1’i bile etmediğini belirtti. Şirketten konuya ilişkin yapılan açıklamada “Bir şeye kayıt olduktan sonra hizmetten yararlanmama hâlinde oluşan batış hissini biliyorsunuz. Netflix’te istediğimiz son şey, kullanmadıkları bir şey için ödeme yapan insanlar” denildi.

Şirket ayrıca hesapları kapandıktan sonra yeniden Netflix kullanmaya karar veren kullanıcılar için bir dizi kolaylık da sağlıyor. Abonelikleri iptal edilen kullanıcılar 10 ay içerisinde tekrar üye olarak Netflix’e erişim sağlarlarsa favorilerine, profillerine ve izleme tercihlerine kolayca ulaşabilecekler. Kısacası kullanıcıların hesaplarına kaldıkları yerden devam etme imkânları olacak.182 milyondan fazla kullanıcısı olan Netflix’te bu konu üzerinde çalışan Eddy Wu, “Bu yeni yolun, insanların zor kazanılan parayı idareli harcamasını sağlamasını umuyoruz” şeklinde konuşarak şirketin tasarrufa verdiği önemi ortaya koydu.

Mory Kante, hayatını kaybetti.

0

Mory Kante’nin oğlu Balla Kante, Fransız haber ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada, babasının bu sabah başkent Conakry’de tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Balla Kante, babasının ölüm nedeninin “tedavi edilemeyen kalp sorunları” olduğunu söyledi.

Kante, “Babamın kronik hastalığı vardı. Sık sık tedavi için Fransa’ya gidiyordu ancak koronavirüs nedeniyle son dönemde bu mümkün olmadı” dedi.

Ünlü vokalist ve kora çalgıcısı Mory Kante, özellikle 1987 yılında seslendirdiği “Yéké Yéké” adlı şarkısıyla uluslararası alanda tanınmıştı.

“Yéké Yéké”, Afrikalı bir sanatçının bugüne kadar en yüksek satış rakamına ulaşan şarkısı olmuştu

Sertab Erener Number1 Türk’teydi

0

Sertab Erener Konuk oldu!

”En büyük çılgınlığım pilot olup uçmaktı”

”Parayla satın almayı hayal ettiğim çok şey yok”

”Cam Silme hariç evde her işi yapıyorum”

”Salgın insanoğlunun doğaya fazla müdahalesinin sonucu”

”Eurovision benim dönüm noktam oldu”

”Kültür Bakanı olsam sanat etkinliklerinden vergi almam”

‘Pop müzik bitmedi, belki modası geçti, 2 yıldır rap modası var”

”Ruhumm 90’lar”

‘İçimde yanardağ patlaması var”

Sertab Erener NR1 Türk Fm ve Instagram ortak yayınında Kadir Çetin’in “Evden Eve” programına konuk oldu.

Sertab Erener 12 haziranda çıkaracağı albümü ve pandemi döneminin nasıl geçtiği ile ilgili konuştu.

-“Bu dünya “şarkısı sanki  pandemi dönemini anlatan bi şarkı gibi olmuş.”Vur Yüreğim” şarkısı da 1999 depremine denk gelmişti .

-Denk geldi, 2 ayrı tesadüf. bazı anlar var heralde benim dışımdada bu tesadüfe denk gelenler vardır.Çok önceden hazırladığım bir şarkıydı bu dünya. bu sürecin içerisinde insanlara biraz ilaç olur bize iyi gelir diye single olarak çıksın istedim albüm çıkana kadar önceden verdim.

Vokallik kariyerine söz yazarlığını da ekleyen Sertab Erener’e “Bu dünya” şarkısının sözlerini nasıl yazdığı soruldu.

-Albümde çok sözüm var, yanardağ patlaması gibi bir şey heralde hepsini çok biriktirmişim içimde saklamışım.İnsanların neyi biriktirdiği bilinç altına ne attığı belli olmuyor.Daha yazmaya devam ediyorum.bir sonraki albümde daha fazla yazmayı deneyeceğim umarım beğenirsiniz.

Ruhum 90’lar

-Sosyal medyada kullanıcılar Eurovisionu kazandığı yıllardaki fotoğrafını paylaşıp ah o günler diyorlar.90’lardaki şarkılarınız ve şarkılar hala çok dinleniyor Neden bunlara özlem duyuluyor olabilir?

-Ben 90’larda çıktım ruhum 90’lar.Şimdi kameraların arkasından ilişkiler kurmaya, elimizde telefonla iletişim kurmaya çalışıyoruz.Bir yere gittiğimizxde herkes telefonlara bakıyor. Eskiden öyle değildi.Bu ruh hali şarkılara müziğe sözlere ruhumuza da yansıyor.sanırım bundan kaynaklanıyor.90’ların ruhu çok başka 2000’ler bana çok uzak geliyor.

-Sizi uzaktan görenler biraz soğuk gibi düşünüyor aslında sempatik ve sıcak kanlısınız.

-Bunu bir çok kez çevremde de duydum.Aslında karşımdaki insanla ilgili bir durum.İnsanların özel hayat ve sosyal alanlarına saygı duğduğum için fazla sorgulamam kimsenin hayatı beni ilgilendirmez ben kendimi ilgilendiririm.Bu yüzden böyle algılanabilirim.Ama İş konusunda başka sorumsuzluğa, yalap şap işlere tahammül edemem sinirlenebilirim ama iş dışında insanlar ile ilişkilerim öyle değil.

Evde ne yapıyorsunuz bu süreçte.

-Cam silmeye kadar her şeyi yaptım ama silmedim.camlar felaket görünüyor acaba silsem mi diye düşünüyorum ama henüz silmedim.Mutfağım her zaman temizdir evim temiz ve derli topludur.Anama çekmişim.Ev işi alışkanlıkları olan bi kadınım.Et balık gibi yemekleri yaparım lazanya yapmışlığım bile var.Mutfakta vakit geçirmeyi severim.Bulaşık temizlemekle aram yok.Emre temizleri bulaşık makinesinden çıkarıyor bende kirlileri koyuyorum.Emre maço değil yardımlaşıyoruz, yan yana işlerimizi yapıyoruz.

Gittikçe güzelleşiyor diyor takipçiler sırrı nedir diye soruluyor.

-Anneme çekmişim.Anneminde cildi güzeldir babannemlerde çerkezdir.Onların tarafta öyle.Genetik heralde.İyi besleniyorum spor yapıyorum ama 2 aydır spor yapmıyorum.Sabahları meditasyon yapıyorum.Evden online spor motivasyonunu kendimde bi türlü  bulamadım.Kilo almadım çok karbonhidrat seven biri değilim.Sebze yemeklerine yüklendim oradan yırttım.

Sertab Erener dijital çağı yakaladı mı?

Açıkçası Youtube’ta Youtuber diye bir olgu var ama benim işim o değil.Youtube’ta bir kanal kurmak ve orayı var etmek gibi bi amacım var orayı besliyorum şimdilik.Yeni videolar yapıyoruz.Keşke ben söyleseydim dediğim şarkılar vardı o niyetle çıktım yola.Söylediğim şarkıları küçük küçük söylemeye devam edeceğim.

Sertab Erener lüks yaşamayı seviyor mu?

Benim para ile satın almayı hayal ettiğim çok şey yok.Bundan 5 katı param olsa da gidip uçak, daha büyük ev almazdım.Paramı şova harcar, dünyanın en iyi prodüktörü ile çalışır yine müziğe yatırırdım.Müzikalde de öyle yaptım.Başka bi yerden kazandığımı müzikale harcadım.Ne kadar az şeyin varsa o kadar özgürsün bu hayatta.Benim için en ideal şey yettiği kadar kazanmak.

En büyük çılgınlığım pilotluk!

Hayatta yaptığınız en büyük çılgınlık nedir?

-Sivil havacılığa bir merak sarmıştım. Bi ara baya  uçuyordum.Chesna tipi uçak lisansı aldım.İstanbul’dan İzmir’e uçakla ben uçuyordum.Onno’yu uçak kazasında kaybettiğimizde ben de elimi ayağımı çektim.Şimdi bana bu büyük bir çılgınlık gibi geliyor.

En büyük dönüm noktası?

-Eurovision.sanırım bu kadar çok gurur kaynağı olmam ,daha büyük kitlelere müziğimi dinletmem, eurovision’dan aldığım ödülle buraya dönmem en büyük dönüm noktam.

Pişmanlıklarınız oldu mu?

Şükürler olsun pişman olacağım hiç bir şey olmadı.Hatalarım oldu ama ders aldım.Hiç pişman oldum diyemem.

müzik mi aşk mı?

İkisini de birbirinden ayıramam.Benim için müzik aşk demek, aşk müzik demek. Eşime aşığım aynı zamanda birlikte müzik de yapıyoruz.

“Politikacı alsam kültür ve sanat etkinliklerinden vergi almam”

-Siyasete girmeyi düşündünüz mü?

-Ben politikaya bulaşmak istemem dünyanın en sıkıcı ve yıpratıcı işi olduğunu düşünüyorum.Politikacı olup sağlam durmak çok zor.Sanatçıyken de gücü iyi idare etmek lazım.Güce sahip olan politikacılarında onu iyi kullanamadığını bazen gördük.Ama illa olmam gerekirse kültür bakanı olurdum.Konser ve tiyatro ile ilgili vergilerin düşürülmesini isterdim.Sanat su hava gibi bir şey bunun için en uç şeyleri yapardım.

SALGIN İNSANIN DOĞAYA FAZLA MÜDAHALESİNİN BİR SONUCU

-Bu salgın ile ilgili konuda ne düşünüyorsunuz?

-bu süreçte çok şey okudum.doktor arkadaşlarımla çok konuştum.dünyanın ısınması, okyanusların kirlenmesi buzulların erimesi çok fazla insan olmamız, vahşi doğaya müdahale edip bazı ırkları yok etmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Doğa şunu yapıyor;Çok fazla virüs üretiyorki bazı hayvanların soyunu sürdürmesi gerekiyor.Vahşi hayvanların pazarlarda satılması gibi olayların olması, insanlar çok fazla doğaya müdahale etmesinin sonucudur diye düşünüyorum. Virüsün laboratuvarda üretildiğini düşünmüyorum.

Albümdeki her şarkının klibinin aynı gün lyric video şeklinde çıkacağını duyurdu. Merhaba@sertab.com mail adresine klipte kullanılması için herkesten dans ederken şarkı söylerken çektiği videoları istedi.

Pandemi zamanında Eşi ile tartıştı mı?

Hepimiz insanız, hiç bu kadar birlikte zaman geçirmemiştik doğal olarak ikimizinde ilgilenmesi gereken işleri var.Bu süreçte herkes gibi yan yana bu kadar çok vakit geçirmek zorundayız.İnsan bazen kendi başına kalıp nefes almak istiyor.Ama büyük kavgalarımız yok ufak tefek herkes gibi didişip sonunda tatlıya bağlıyoruz.

Bazı pop müzik sanatçıları pop müzik bitti diyor ne düşünüyorsunuz?

-Biraz moda gibi bir şey.İnsanlar dönem dönem bazı akımları takip ediliyor, hayat gibi, doğa gibi müzikte devinim içinde hiç bir şey kalıcı değil.2 yıldır rap müzik yükselişte.Dönem dönem bir şeyler yükseliyor dönem dönem tarzlar yer değiştiriyor.

SUYUN ÜZERİNDE YAŞAMAYI HAYAL EDİYORUM

Suyun üzerinde yaşamak gibi bir hayalim vardı.Karada yaşamaktan daha barışçıl olacağını hissediyorum.Suya ve doğaya yakın olan insanların karada yaşayan insanlara göre  daha barışçıl olduğunu düşünüyorum.Hala böyle bir hayalim var.

evde kalan insanlara tavsiyeleri neler

bunun fırsat olduğunu düşünelim. belki bu kadar vakit ayıramayacağız kendimize 100 yılda bir gelen bir pandemiden bahsediyoruz. Kendimiz ile yalnız kalabiliyor muyuz? Nelerden sıkılıyoruz?  Bunları tanımlamak lazım.Kendimizden sıkılmak çok tehlikeli.Hobi edinmek kaynakları okumak lazım benim gibi spor yapmayıp başka bir şeylere sarabilirsiniz bir çok şey var önemli olmak istemek.

Türkan Şoray’ın 15 yaşındaki hali gün yüzüne çıktı

0

Türk Sineması’nın ‘Sultan’ı Türkan Şoray, sosyal medya hesabından 15 yaşındaki halini paylaştı.

74 yaşındaki Türkan Şoray, o fotoğrafına “Yaş 15-16…İlk filmlerimin seti?Yüzümden mutluluk saçılıyor ☺️#tbt” notunu düştü.

Geleceğin Einstein’ı Eren

0

IBM’de bulut bilişim ve yapay zeka alanında çalışmalar yapan Erman Akdoğan ile Bilişim Uzmanı Esra Serin Akdoğan çifti, 5 yaşında Eren ve 3 yaşında Deniz adında 2 çocuğuyla Chicago’da yaşıyor.

SINAVIN BİRİNCİSİ

ABD’de devletin yılda bir kez üstün zekalı çocukları belirlemek için yaptığı “Regional Gifted Centers Admissions Testing” sınavına Eren’i devam ettiği James G. Blaine kreşindeki öğretmenleri yönlendirmiş. Eren, 3 bin 500 adayın yarıştığı sınavda ABD’nin üstün zekalılar eğitiminde en prestijli okuluna alınacak 28 kişi içinden birinci olmayı başardı.

ODTÜ mezunu babası Erman Akdoğan da, ABD’de TEV bursuyla okumuştu.

OKULDAKİ İLK TÜRK

Edison Regional Gifted adlı üstün zekalılar okuluna şimdiye kadar kabul edilen ilk Türk olan Eren’in babası Erman Akdoğan, “ABD’de doğan Eren, 2 ile 4.5 yaş arasında Türkiye’deydi.

“Robot mühendisi olacağım”

Baba Erman Akdoğan sözlerini, “Eren’in, süper kahramanı Süperman değildi. Süper kahramanı, ‘Kötü adamları kovalayan, büyük komutan’ dediği Atatürk’tü.

Meraklı, çok soru soran bir yapısı var. Kitaplar, futbol, basketbol, satranç, canlılar, doğa olayları ve robotlarla çok ilgili. 3 yaşında, ‘Robot mühendisi olacağım’ dediğinde de şaşırmıştık” diye tamamladı.

Edison okulunun özelliği ne?

– ABD eğitim sistemindeki en başarılı ilk ve ortaokul yapısı.
– 45 yıldır zeka testi sonuçlarıyla özel öğrencileri seçiyor.
– Eğitimde en prestijli ödül Blue Ribbon’u kazanmış.
– Okulda halen üstün zekalı 275 öğrenci okuyor.
– Anaokulundan 8’inci sınıfa kadar hızlandırılmış müfredat var.
– Ekonomi, siyaset, hukuk, felsefe, kodlama eğitimi de veriliyor.
– Dersler keşfetme, sorgulama, problem çözme odaklı yapılıyor.
– İngilizce ve Fransızca eğitimde, ilaç farkındalığı gibi dersler de var.

Bakan Albayrak: Salgının ekonomimize etkisi diğer ülkelere göre daha az olacak

0

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, video konferans yoluyla düzenlenen Türkiye İhracatçılar Meclisi Sektörler Konseyi Toplantısı‘nda yaptığı konuşmada, koronavirüs salgınının dünya ekonomisinde oluşturduğu olumsuz etkileri anlattı.

Salgının, küresel ticareti neredeyse durma noktasına getirdiğini, ekonomik aktivite üzerinde tarihte benzerine az rastlanılan şiddetli bir olumsuz etkiye neden olduğunu dile getiren Albayrak, Avro Bölgesi’nin 2020’de ekonomik olarak yüzde 7,5 oranında küçülmesinin beklendiğini söyledi.

Albayrak, ABD’de ilk çeyrekte yüzde 4,8 daralma yaşandığını, nisanda işsizlik oranının yüzde 14,7’ye yükseldiğini, sadece geçen ay 20,5 milyon insanın işini kaybettiğini kaydederek, ABD’nin 2020’de yüzde 5,9 küçülmesinin öngörüldüğünü aktardı.

Benzer tablonun gelişmiş ülkelerin tamamında yaşandığını, gelişmekte olan ülkelerin de 2020’de yüzde 1 küçülmesinin beklendiğini dile getiren Albayrak, Türkiye olarak salgının ekonomiye yönelik olumsuz etkileriyle mücadele etmek için çok erken kapsamlı ve kararlı bir strateji uyguladıklarını bildirdi.

Albayrak, sağlık alanında olduğu gibi, ekonomide de dünyada ortaya çıkan kötü fotoğrafların hiçbirisinin Türkiye’de görülmediğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünyanın en büyük ekonomilerinde, alınan onca tedbire ve hükümetlerin verdiği garantilere rağmen, çok büyük firmaların battığına, toplu işten çıkarmaların yaşanmadığına şahit olduk. Geride bıraktığımız süreç, Kovid-19 salgınının Türkiye ekonomisine olan etkisinin, gelişmekte olan ülkelere göre çok daha az olacağını gösteriyor. Özellikle Ekonomik İstikrar Kalkanı adımlarımız kapsamında vatandaşlarımızdan esnafımıza, KOBİ’lerimizden sanayicimize ihracatçımıza kadar tüm paydaşlarımızın kullanımına sunduk.”

“Şimdi normalleşme dönemine hazırlanıyoruz”

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, bu süreçte ihtiyaç sahiplerine, vatandaşlara, çalışanlara, firmalara ve esnafa sunulan nakdi yardımlardan, ihtiyaç ve finansman desteklerinden, SGK ve vergi ötelemelerinden bahsetti.

Tahsisler ve tahsislerin kullanıma dönüş süreçlerinin hız kesmeden devam ettiğini dile getiren Albayrak, şu ifadeleri kullandı:

“Bundan sonraki süreçte de gereken her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Salgının da salgının ekonomimize etkisinin de en zorlu dönemini geride bıraktık. Şimdi normalleşme dönemine hazırlanıyoruz. Normalleşme döneminde, Kovid-19 sonrası dönemde Türkiye için ortaya çıkan potansiyeli ve ekonomide yeni bir başarı hikayesi yazma imkanını en iyi değerlendireceğiz. ”

Albayrak, Türkiye’nin Kovid-19 salgınına, politika ve piyasa faizlerinin çok önemli gerileme kaybettiği, reel sektörün ucuz, uzun vadeli, TL’ye dayalı fonlama modeline kavuştuğu, ekonominin her alanında güçlü bir toparlanmayı sağladığı dengelenme döneminde yakalandığını söyledi.

Ağustos 2018’den beri ekonomide verilen mücadeleden bahseden Albayrak, bu süreçteki mücadele ve adımlar olmasaydı bugün çok farklı bir tabloyla karşı karşıya kalınabileceğini anlattı.

“Güvenilir ülke Türkiye’ fotoğrafını herkese göstermiş olduk”

Bakan Albayrak, önlerinde, yeni bir dönem bulunduğunu belirterek, “Dengelenme dönemi kazanımları sayesinde ekonomik açıdan Kovid-19 salgını etkilerinin gelişmekte olan ülkelere göre sınırlı kalması, ülkemizin dünyaya uzattığı dayanışma eli ve dünyaya örnek sağlık altyapımız ile her anlamda ‘Güvenilir ülke Türkiye’ fotoğrafını herkese göstermiş olduk.” dedi.

Şimdi bunu üretim ve ihracatta sergilenecek yeni ve büyük bir sıçrama ile “taçlandırmanın” zamanının geldiğini dile getiren Albayrak, “Değişim adını verdiğimiz, Türkiye ekonomisinin ihracata, katma değerli üretime ve istihdama dayalı ekonomik modeli yakaladığı, cari denge sorununun güçlü bir şekilde çözdüğü, kaynaklarını bu hedefler doğrultusunda planladığı yeni bir dönemi birlikte kurgulayacağız.” diye konuştu.

“Önümüzde çok ama çok büyük fırsatlar var”

Bakan Albayrak, Türkiye’nin önünde çok büyük fırsatlar bulunduğuna dikkati çekti.

Türkiye’ni güçlü bir iç pazarı olduğunu ve bunun yanında ülkelerin tedarik zincirlerini çeşitlendirme yönündeki arayışlarının da ciddi anlamda arttığını vurgulayan Albayrak, şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle üretim için, yerlileşme için tarihi fırsat var. Bunu en iyi şekilde değerlendireceğiz. Tüm TİM ailesine de burada büyük bir görev düşüyor. Bugüne kadar yaptıklarımızı, uyguladığınız planları tekrar gözden geçirelim. Ve Türkiye’yi, Türkiye markasını dünyaya anlatmakta çok daha etkin, çok daha farklı ve başarılı metotları bulmamız gereken bir süreç var.”

Türkiye’nin avantajlarına da değinen Albayrak, şunları kaydetti:

“Dünyanın 56 ülkesine 4 saatlik uçuş mesafesinde olması, Türki Cumhuriyetler, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ile tarihi ve kültürel bağları, demir ipek yolunun kavşağında bulunması, ülkemize bu yeni dönem için eşsiz bir avantaj sunuyor. Çünkü ben hep bunu ifade ediyorum; özellikle dünyanın tek bir tedarik merkezine bağımlı kalmasının sorunları da ortaya çıkıyor son 3 aylık resimde.

Bu açıdan ihracatçılarımız noktasında, bu çok net söylüyorum. Sadece Türkiye’deki mevcut ihracat network altyapımız ile ilgili değil dünyadaki benzer bu pazarlarla alakalı kapasitesi olan şirketlerle de iş birliği Türkiye’yi birçok ihracat pazarı anlamında da yeni bir merkeze taşıyabilecek fırsatlar var. Ortaklıklar yapabiliriz, ihracat pazarı oluşturup üretim fabrikalarını o firmalarla birlikte kurabiliriz. Bu resimle iç pazarda ihracat network’ünde büyük fırsatlar sunabiliriz. Burada network’lerimizi de ciddi anlamda etkin bir şekilde kullanmamız lazım. Bu çerçevede biz bakanlık olarak tüm imkanlarımızla ihracatçımızın yanındayız.”

“İthalat artık eskisi gibi kolay olmayacak”

Bakan Albayrak, ithalatın artık eskisi gibi kolay olmayacağını söyledi. Yerli üretimin önceleneceğinin altını çizen Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dün söyledim. Stratejik ve ülkemizde üretilme imkanı olmayan ürünler haricinde ithalat eskisi gibi kolay olmayacak. Çok net söylüyorum. Artık ihracatçı üretici ve sanayicinin daha öncelikle yerli üretim ve yerli üretimin küresel rekabette öne çıkması için ne gerekiyorsa yapacağız. Serbest Ticaret Anlaşmalarımız (STA) var ama Türkiye’nin aleyhine, ticaret dengesi var ama Türkiye’nin aleyhine. Tüm bunları gözden geçireceğiz. Ama şunu kastetmiyoruz, ihracatçılarımızın ihracat yapmak için bazı ithal ürünlere ihtiyacı var, hay hay.

Bunu özellikle spesifik ülkeler noktasında değil, artık yerli, Eximbank finansmanı varsa o ülkenin ithalatını yapacağı, bu çerçevede bu noktada yerel paranın da önceleneceği şekilde ithalat olduğu çerçevede tabii ki daha kolay olur. Ama hem yerel paralarla ticareti önceliklemeyecek, hem Türkiye’ye yatırım ve rekabeti açısından makul fırsatlar, finansman imkanları sunmayacak hem de sözde STA adı adı altında, ticaret dengesi adına Türkiye’nin aleyhine bir resim oluşacak… O ülkeler, o ürünler o pazarlarla ilgili süreç artık eskisi gibi olmayacak. Ben bunu çok net söyledim.”

Bunun yanında makine-ekipman finansmanında kriterin yine yerli üretim olacağını ve artık sadece ithalat değil, ithal ürünlerin finansmanın da eskisi kadar kolay bir süreç olmayacağını bildiren Bakan Albayrak, “Örneğin, bir sanayicimiz üretim için ihtiyaç duyduğu makine için finansman talebi için kamu bankalarımıza geliyor. Orada bir duracağız. Öncelikle şuna bakacağız; bu almak istediğiniz makine Bursa’da, Konya’da veya diğer illerde üretiliyor mu? Üretiliyorsa düşük maliyetli, uzun vadeli finansmanın da sağlandığı modelle öncelikle Türkiye’de üretilen bu makineyi alma şartıyla bu destekler bugüne kadar olmadığı şekliyle kolaylaştırılacak.” dedi.

Albayrak, bu süreçte suistimallerin de önüne geçileceğinin altını çizerek, “Bu yerli üretim öncelikli yeni dönem politikalarımızın bir ayağı da yerli üretim yapan firmalarımızın bu süreci istismar etmelerinin önüne geçmek olacak. Bazı istisnai firmaların bu süreci istismar etmelerinin de önüne geçmemiz lazım. ‘Nasılsa ithal zorlaşıyor, biz de iç piyasada fiyatı yükseltelim.’ Bu olmaz. Bununla ilgili şikayetler geliyor. Yerli üretimi el üstünde tutacağız ama fiyat rekabetinde suistimal etmeyeceğiz.” diye konuştu.

“Her şeyin en iyisini yapabilecek kapasiteye sahibiz”

Özellikle son 2-3 aylık dönemin dünyaya ve herkese bir mesaj verdiğini belirten Albayrak, sözlerini şöyle tamamladı:

“On yıllardır Türkiye’de zihinsel kodlarımıza ket vurmaya çalışılan ‘Biz yapamayız, biz üretmeyiz, bu bizi aşar’ söylemiyle bizi yıllardır baskılamaya çalışan bu söylemler son 2-3 aydır Türkiye olarak ortaya koyduğumuz bu fotoğrafla, özellikle Türkiye’de bize örülmeye çalışılan bu duvarları yıktığımız harika bir süreç oldu. Savunma sanayinden sağlığa kadar tüm bu alt yapı değişikliklerinden Türkiye’nin ortaya koyduğu son 15-20 yıllık resim, aynı şekilde teknolojide günün ihtiyaçlarını karşılamada ortaya koyduğumuz başarı… Ve ben hep şuna inanıyorum biz ülke olarak istersek, bunun en güzel örneğini ihracatçılarımız yıllardır ortaya koyuyor, Allah’ın izniyle her şeyin en iyisini yapabilecek kapasiteye sahibiz. Ve bugün 83 milyon olarak tekrardan kavuşmaya başladığımız bu güçlü özgüveni kaybetmemek üzere daha da güçlendirerek ileriye taşımamız lazım.”