Ana Sayfa Blog Sayfa 980

Şampiyon Kerber ikinci maçında Wimbledon’a veda etti.

0

Kadınlarda dünya 1 numarası Ashleigh Barty, Alison Van Uytvanck’ı 6-1 ve 6-3’lük set skorlarıyla rahat geçerek bir üst tura yükseldi. Bu sezonki 38. maçını kazanan Barty’nin sıradaki rakibi, Britanyalı Harriet Dart.

Geçen senenin şampiyonu Angelique Kerber bu yıl henüz ikinci maçında Wimbledon’a veda etti. Elemelerin son turunda yenilen ancak “lucky loser (şanslı kaybeden) olarak ana tabloda oynamaya hak kazanan Lauren Davis, Alman raket karşısında üç sette galip geldi. Bu sezon Avustralya Açık’ta dördüncü, Fransa Açık’ta ise ilk turda elenen Kerber, özellikle 2019 yılında kötü bir Grand Slam karnesine sahip.

Serena Williams ve Petra Kvitova, Kerber’in aksine yoluna devam eden eski şampiyonlar. Serena, 2000 doğumlu rakibi Kaja Juvan karşısında üç sette galip gelirken, Petra Kvitova ise Kristina Mladenovic’e iki set sonucu üstünlük kurdu.

Erkekler tarafında kuralar çekildiği andan beri beklenen Rafael Nadal-Nick Kyrgios eşleşmesini de dün izledik. Merkez Kort’taki son mücadelede Nadal, Kyrgios’a dört set sonunda havlu attırdı. Kyrgios’un maç içindeki hareketleri ve söylemleri yine dikkat çeken unsurlardı.

2 numaralı seribaşı Roger Federer, 20 yaşındaki Jay Clarke’ı, ikinci setinde zorlandığı maçta 6-1, 7-6(3) ve 6-2’lik sonuçla yenmeyi başardı. Ekselansları, 100. Wimbledon galibiyetinden yalnızca üç maç uzaklıkta.

Geçen senenin yarı finalisti John Isner ve 2017 finalisti Marin Cilic ise erkekler ana tablosunda turnuvaya erken veda edenler arasına katıldı. Mikhail Kukushkin, Isner’ı; Joao Sousa da Cilic’i elemeyi başardı.

Erkeklerde geçen senenin çeyrek finalisti Kei Nishikori, 12 numaralı seribaşı Fabio Fognini; kadınlarda ise 2017 yarı finalisti Johanna Konta, eski ABD Açık şampiyonu Sloane Stephens ve Belinda Bencic günü kayıpsız atlatan diğer önemli isimler.

Yeni günün “yıldızlı” maçları

Wimbledon’ın beşinci gününde Merkez Kort’taki ilk maç,geçen senenin finalisti Kevin Anderson ile Guido Pella arasında oynanacak. Ardından günün en iyi karşılaşması olmaya aday Victoria Azarenka-Simona Halep düellosunu izleyeceğiz. Merkez Kort’un kapanış mücadelesinde ise Cori Gauff ve Polona Hercog sahne alacak.

Cori Gauff (2019 Wimbledon)
Kadınlarda 3 numaralı seribaşı Karolina Pliskova ve erkeklerde dünya 1 numarası Novak Djokovic de üçüncü tur maçlarını bugün oynuyor. Turnuvanın iki büyük favorisini 1 Numaralı Kort’tan takip edeceğiz.

Turnuvanın beşinci gününde ayrıca Caroline Wozniacki, Milos Raonic, David Goffin, Karen Khachanov, Elina Svitolina ve Fernando Verdasco gibi isimler kortta olacak.

Hadise’den bornuzlu paylaşım

0

Kardeşi Derya Açıkgöz ile birlikte Paris’e giden Hadise, burada bir organizasyona katıldı. Paris’ten bol bol Instagram Story atan Hadise, bornozlu ve dekolteli paylaşımlarıyla dikkat çekti.

Giyinmeden önce tek bant bir stiletto ve bornozla poz veren Hadise’nin bornozu dikkat çekti.

Sosyal medyada ‘Bu nasıl bir bornoz Hadise’ diye soranlar da oldu. Çünkü ilk etapta bornoz, gömlek ya da gömlek elbise gibi duruyor.

Hadise daha sonra ise mavi, balık kesim elbisesiyle çekilmiş bir fotoğraf paylaştı. Derin göğüs dekolteli elbisesi de beğeni topladı.

 

Nicki Minaj’ın Arabistan konseri tartışma yarattı

0

Amerikalı rap şarkıcısı Nicki Minaj, Suudi Arabistan’da düzenlenen 2019 Cidde Dünya Festivali’nde sahne alacak.

İngiliz şarkıcı Liam Payne ile ünlü DJ Steve Aoki’nin de katılacağı festivalde, provakatif şarkıcı sözleri ve cesur kıyafetleriyle dikkat çeken 36 yaşındaki Nicki Minaj’ın sahne alması tartışma konusu oldu.

18 Temmuz’da Suudi Arabistan’ın Cidde şehrindeki Kral Abdullah Spor Stadyumu’nda yapılacak konserde alkol ve uyuşturucu kullanımı serbest olacak.

16 yaş ve üstü seyircilerin katılabileceği konserle ilgili sosyal medyada tartışmalar başladı.

Kadınların çarşaf giymek ve peçe takmak zorunda olduğu, kadınlara karşı belirgin ayrımcılık politikalarının sürdürüldüğü Suudi Arabistan’da açık kostümleri ve müstehcen şarkı sözleriyle Nicki Minaj’a konser verdirilmesi ikiyüzlülük olarak nitelendirildi.

Bazı sosyal medya kullanıcıları, eşcinsel onur yürüyüşlerinde sahneye çıkan Minaj’ın, eşcinselliğin ölümle cezalandırıldığı Suudi Arabistan’da sahneye çıkmasındaki tezatlığa dikkat çekti.

Çarşaf dayatmasına karşı çıkan Suudi kadınlar da sahnede Nicki Minaj’a yer verilirken, kendilerine yapılan dayatmanın saçmalığına vurgu yaptı.

Kadınların ehliyet almasının ve otomobil kullanmasının serbest hale getirildiği ve son dönemde sıkı muhafazakar kurallarda gevşeme sinyalleri veren Suudi Arabistan’da, Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, eğlence sektörü üzerindeki kısıtlamaları hafifleterek ülkenin ekonomisini çeşitlendirmeyi hedeflediğini açıklamıştı.

Öte yandan Nicki Minaj’dan önce başka şarkıcılar da Suudi Arabistan’da konser vermeleri nedeniyle eleştirilmişti. Mariah Carey konserini iptal etmesine yönelik çağrılara kulak asmazken, rap şarkıcısı Nelly de sadece erkeklerin girebildiği bir konseri kabul etmesi yüzünden eleştirilere maruz kalmıştı.

15 yaşındaki Gauff Wimbledon’da 3. tura çıktı!

0

Elvis biyografisinde başrolde kim olacak?

0

Rock’n roll müziğin efsanevi ismi Elvis Presley’nin hayatını anlatan film için hazırlıklar sürüyor. Filmin yönetmemi Baz Luhrmann’ın Presley’yi canlandıracak isimler listesinde son beş kişinin kaldığı öğrenildi. Presley olarak düşünülen isimler arasında, daha önce The Beatles’dan John Lennon’a hayat veren Aaron Taylor Johnson; şimdilerde West Side Story’de rol alan Ansel Elgort; Dunkirk’ün yıldızı müzisyen Harry Styles; Whiplash filminde rol alan Miles Teller; Jim Jarmusch’un The Dead Don’t Die’ında ve Tarantino’nun Once Upon A Time In Hollywood’unda rol alan Austin Butler bulunuyor.

The Great Gatsby, Moulin Rouge, Romeo + Juliet gibi filmleriyle tanınan yönetmen Baz Luhrmann’ın başrol kararı önümüzdeki günlerde açıklanacak. Filmin oyuncu kadrosuna eklenen ilk isim Tom Hanks olmuştu. Hanks, Presley’nin menajeri Colonel Tom Parker’a hayat verecek.

Ben Fero: Demet Akalın ismi denk geldi

0

28 yaşındaki rapçi, son şarkısında Demet Akalın isminin geçmesine yönelik soruya “Demet Akalın şarkısında ‘hava kapalı’ kelimeleriyle başladım her şeye. ‘Hava kapalı, ama akalım…’ Akalım kelimesinden sonra da Demet Akalın… Tamamen denk geldi” diye cevap verdi.

Popüler kültürün kendine has ikonlarından biri olduğunu tescil eden rapçi Ben Fero, kendine has tarzı ile geçen yılın en çok konuşulan isimleri arasında yerini aldı. ‘Mahallemiz Esmer’ şarkısı ilk birkaç haftada milyonlarca defa dinlenen Ben Fero, ‘Kimlerdensin’ ve ‘3 2 1’ şarkıları ile başarısını kanıtladı. Son olarak ‘Demet Akalın’ şarkısına ait klibini geçen hafta yayınlayan Ben Fero’ya klibinde Demet Akalın da eşlik etti. 28 yaşındaki şarkıcı, müziğe başlangıç hikayesini ve gelecek planlarını  anlattı.

“15 YILDIR HİP HOP KÜLTÜRÜNÜN İÇİNDEYİM”

Almanya’da doğan ve üç yaşında ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönen Ben Fero, yaklaşık 15 yıldır hip hop kültürünün içinde olduğunu söyledi. Şimdi ise hip hop’ın Türkiye için yeni sayılabilecek sayfası trap müziğin öncülerinden birisi. İlk albümü ‘Orman Kanunları’ndan ‘Demet Akalın’ şarkısı için ünlü şarkıcı Demet Akalın ile bir araya gelen Ben Fero, Demet Akalın ismini planlayarak seçmediğini söyledi. Ben Fero, ünlü şarkıcı ile klipte buluşmalarını “Demet Akalın şarkısında ‘hava kapalı’ kelimeleriyle başladım her şeye. ‘Hava kapalı, ama akalım…’ Akalım kelimesinden sonra da Demet Akalın… Tamamen denk geldi” sözleriyle anlattı.

“ÖNÜMDE BENİM GİBİ BİR ÖRNEK YOKTU”

‘Mahallemiz Esmer’ isimli şarkısıyla çok sevilen Ben Fero, “Klibi ilk izlediğim zaman kendime güvenmeye başladım. Yaptığım işin arkasındaydım hep, ama isimsiz biri olmanın bana vakit kaybettireceğini ve bir yerlere gelebilmemin zaman alacağını düşünüyordum. Önümde benim gibi bir örnek yoktu, ne bekleyeceğim konusunda bir analiz yapamadım. Çok da düşündüğüm gibi olmadı, o yüzden mutluyum. Peşinde olduğum, yapmak istediğim bir ton şey var. Bu sadece hip hop anlamında da değil. Ailemle, arkadaşlarımla yapmak istediğim şeyler var” diye konuştu.

“HİP HOP İLE ÇOK ERKEN YAŞTA TANIŞTIM”

Hip hop’a olan ilgisinin küçük yaşlardan itibaren başladığını ifade eden Ben Fero, “Benim hayatımda çocukluktan başlayan bir şey var. Okuldan sonra arkadaşlarıyla görüşen biri değildim. Asosyal sayılmazdım ama oturduğumuz yer yeni gelişmekte olan bir yerdi ve evler de birbirine uzaktı. Bağ var, bahçe var, iki tane de ev var. Öyle olunca kendimle çok vakit geçirdim. Hip hop’la da çok erken tanıştım. Bu nedenle de ‘Şu dönem beni çok etkiledi’ diyemiyorum, hepsinin müziğimde etkisi olmuştur” dedi.

“TÜRKİYE HİP HOP KONUSUNDA BİR GEÇİŞ DÖNEMİNDE”

Hip hop müziğin kısa sürede ülkemizdeki önemli temsilcilerinden birisi haline gelen Ben Fero, “Hip hop müziğin birçok değişimine şahit oldum. ABD’de ne değişse, Türkiye’ye 5-7 sene sonra geliyor. Avrupa’da ne değişse, 3-5 sene sonra geliyor. Türkçe çok zor bir dil trap yapmak için. ‘I-was-in-the-hood’, bitti. Ama Türkçe olunca kesmeniz gerekiyor. Ma-hal-le-de-yim. Bu hecelerin tek başına bir anlamı yok. O yüzden bir cümle kurabilmek için, çok seçici davranmam gerekiyor. Çok büyük anlamlar yüklemekten de bahsetmiyorum, bu konuda bazı insanlar bana sert geri dönüşler yapıyor” ifadesiyle aldığı eleştirilerden bahsetti.

Selena Gomez kilolarıyla mutlu

0

Bir süredir ciddi sağlık sorunlarıyla boğuşan genç yıldız Selena Gomez, hayata döndü.

Lupus hastalığının tedavisi için tur programını bile iptal eden 26 yaşındaki Gomez, daha sonra böbrek nakli geçirdiğini duyurdu.

Tedavisi süren ünlü şarkıcı bu arada psikolojik olarak da zor günler geçirince bir klinikte tedaviye alındı.

Hayatının sonuna kadar depresyonla mücadele edececek olan Selena Gomez, görünüşe göre kötü dönemini şimdilik geride bıraktı.

Gomez, geçtiğimiz hafta sonu, kuzeninin bekarlığa veda partisi için bütün ailesiyle birlikte Meksika’daydı.

Punta Mita’da bir plajda objektiflere takılan Selena Gomez, o gün beyaz bir mayo giymişti.

Aldığı kiloları gizlemeyen Gomez, ailesiyle birlikte günün keyfini çıkardı.

Gomez’in moralinin yerinde olduğu, tüm kuzenleri ve akrabalarıyla birlikte güzel vakit geçirdiği görüldü.

Selena Gomez geçen şubatta objektiflere yakalandığında bugünkünden daha zayıftı.

2017’de ise Gomez’in hiç kilo problemi yoktu.

Loreena McKennitt: Türkiye ilham kaynağım

0

Kanadalı şarkıcı ve besteci Loreena McKennitt, yeni çıkan albümünden bahsetti ve “Türkiye benim için çok zengin, çeşitli bir yer ve ilham kaynağı” dedi.
NTV’de Gece Gündüz’e konuk olan Kanadalı şarkıcı ve besteci Loreena McKennitt, Gülay Afşar’ın sorularını yanıtladı.

Bunca geçen zamandan sonra sizinle çok güçlü bir bağımız olduğunu düşünüyorum. İlk kez 1995 yılında Jazz Festivali’nde tanışmıştık sizlerle. Peki, nasıl hissediyorsunuz?

Burada sahneye çıkmak, insanlarla tanışmak muhteşem bir dünyaya adım atmak gibiydi. O kadar zengin bir dünyaydı ki…

Bu kez İzmir’e ve Ankara’ya geldiniz. Merak ediyorum, acaba sizin ordaki izlenimleriniz nasıldı?

Muhteşem bir keyifti bu kentlerde sahne alabilmek. Benim için müziği canlı seslendirebilmek muazzam bir şey. Bir ilişkiyi tamamlamış oluyorsunuz sahneye çıktığınız zaman.

Çok fazla seyahat ediyorsunuz ve müziğinizle tarzınızı birleştirip size “Müzikli seyahat yazarı” diyenler var. Tüm bu seyahat ettiğiniz yerleri göz önüne alırsak, hangi yer sizi daha çok etkiledi?

İrlanda’ya çok önce gitmiştim ve büyük bir etkisi olmuştu, fakat kariyerime bakarsak Türkiye diyebilirim. Kapadokya’ya gittim, Safranbolu’ya, Ankara’ya gittim. Anadolu’nun farkı köşelerine gittim. Konya’ya gittim. Çok kısa bir ziyaret olmasına rağmen Efes’e de gittim. Türkiye benim için çok zengin, çeşitli bir yer ve ilham kaynağı.

Hikayeler ve tarihler size ilham veriyor, değil mi?

Evet, bence tarih çok büyük bir puzzle ve Kanada’da dünyanın bu taraftaki tarihini öğrenme fırsatını bulamıyoruz. Yazdıklarımla ve müziğimle, benim almadığım bu eğitimi bir şekilde dengelemeye çalışıyorum. Bu bence kendimizi eğitmenin başka bir şekli, gerçek hayat böyle değil mi?

Neden Kelt müziği?

Açıkcası ben de bilmiyorum. Ailem İrlanda ve İskoçya’dan geliyor, ama Kanada’da İrlanda ve İskoç müzikleri pek dinlenmiyordu. O müzikte beni kendisine çeken bir şeyler vardı. Dinler dinlemez bu yoldan gitmek istediğimi, bu müziği takip etmek istediğimi düşündüm. Şarkıcı olmayı hayal etmiyordum. Veteriner veya ormancı olabilirdim, ama müziğin beni seçtiğini düşünüyorum. Bu Kelt müziğinde insana bulaşan bir şey var ve bu beni bırakmadı.

Anadolu’da Kelt müziğin izlerini bulmuştunuz…

Aslında müziğin izlerinden ziyade, Keltlerin buradaki izlenimlerini bulmaya çalıştım. Aslında bakarsanız çok az bir kalıntı var ancak Ankara’daki müzeye gittiğim zaman orada gerçekten Kelt döneminden kalan çok güzel eserler vardı ve oradan aldığım küçük bir anı, hala oturma odamda en güzel köşede duruyor ve ona keyifle bakıyorum. Bence tarih, yaratım için çok özel bir sıçrama tahtası ve ben görsel bir müzik dokusu ortaya koymaya çalışıyorum benim asıl amacım; kendi seyahatlerimi bir hikaye içerisinde köprü olarak seyircilerimle ve müziğimi dinleyen insanlarla -dünyanın neresinde olup olmadıkları önemli değil- tarihle birleştiren bir köprü haline getirmek.

Son albümünüzden ve Hindistan’daki gezinizden biraz bahsetmek istiyorum. Hindistan seyahatindeki tecrübeleriniz sizi yeni albümünüzde etkilediğini düşünüyor musunuz?

Hindistan’a yaptığım seyahatin henüz bir şarkıma kendisini yansıttığını düşünmüyorum. Son albümüm olan Kayıp Ruhlar albümü, daha önce yazdığım ve bestelediğim parçaların özellikle ağaçlarla ilgili olan eserlerimin birleştiği bir albüm.

Geçmişe baktığımızda 30 yıllık çok büyük bir kariyeriniz var. Bir çok seyahat gerçekleştirdiniz, bir sürü söz yazdınız ve kendi şirketinizi yönettiniz. Dünyada kendi şirketini en başarılı şekilde yöneten nadir insanlardan birisiniz. Peki, bu nasıl oluyor?

Açıkcası çok yavaş başladım 1985’te ilk albümümü yapmıştım ve elimde 30 tane kaset vardı. 15’ini hediye ettim ve geri kalanını da pazar yerinde satarak başlamıştım. Bir kaç yıl içerisinde para biriktirdim ve ilk kaydımı yaptım, turneye çıktım. 1991’e geldiğimizde, ilk profesyonel lisans anlaşmamı Warner Müzik Grubu’yla yaptım. Bu süreç içinde işin ticari kısmını da öğrenmiş oldum. Bir sanatçının başarılı olması için bir çok faktör var. Başarı sadece sizin yaratıcı olmanızla ilgili değil, birçok farklı süreç var. Los Angles’a gittiğimde, menajeri olmadan dünyayı gezen bu insandan çok rahatsız oluyorlardı ve hep bana menajer bulmaya çalışıyorlardı. Onlara “Benimle uğraşmak imkansız, benim menajerliğim yapılamaz” diyordum. Daha sonra kendi menajerliğimi ve kendi ekibimle ofisimi kurarak bu işlere başladım.

Türk seyircilerinize bir mesajınız var mı?

Tekrar bu ülkede olmak muhteşem bir duygu. Bu kadar uzun zamandır onların önünde sahneye çıkamamak çok üzücü bir durum. Umarım bir dahaki konsere kadar aramıza bu kadar zaman girmez.

Wimbledon’ın ikinci gününde 5 isim tur atladı

0

Sezonun üçüncü grand slam tenis turnuvası Wimbledon’ın ikinci gününde, tek erkeklerde Roger Federer ve Rafael Nadal, tek kadınlarda da Ashleigh Barty, Kiki Bertens ve Angelique Kerber tur atladı.

İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen çim kort turnuvasının ikinci gün maçları tamamlandı.

Tek erkeklerde 8 Wimbledon şampiyonluğu bulunan 2 numaralı seribaşı İsviçreli Roger Federer, Merkez Kort’ta dünya klasmanının 86 numarası Güney Afrikalı Lloyd Harris ile karşılaştı.

Toplam 1 saat 51 dakika süren mücadelenin ilk setini 6-3 kaybeden 37 yaşındaki Federer, diğer setleri 6-1, 6-2 ve 6-2 hanesine yazdırarak korttan 3-1 galip ayrıldı.

Bu yılın Fransa Açık şampiyonu 3 numaralı seribaşı İspanyol Rafael Nadal, dünya 274 numarası Japon Yuichi Sugita’yı 6-3, 6-1 ve 6-3’lük setlerle saf dışı bıraktı.

Nadal, ikinci turda kendisini 2014 yılında 4. turda eleyen Avustralyalı Nick Kyrgios ile eşleşti.

Thiem’den erken veda
Tek erkeklerde günün sürpriz sonucu 5 numaralı seribaşı Avusturyalı Dominic Thiem’den geldi.

Dünya klasmanının 65 numarası ABD’li Sam Querrey ile karşılaşan Thiem, rakibine 6-7, 7-6, 6-3 ve 6-0’lık setlerle 3-1 yenilerek geçen senenin ardından bu yıl da Wimbledon’a ilk turda veda etti.

Tek erkeklerde 8 numaralı seribaşı Japon Kei Nishikori de Brezilyalı Thiago Monteiro’yu 3-0 yenerek adını ikinci tura yazdırdı.

Barty, Bertens ve Kerber iyi başladı
Tek kadınlarda bu yılın Fransa Açık şampiyonu Avustralyalı Ashleigh Barty, 1 numaralı kortta karşılaştığı dünya 43 numarası Çinli Saisai Zheng’i 6-4 ve 6-2’lik setlerle 2-0 mağlup etti.

Galibiyet serisini 13 maça çıkaran 23 yaşındaki Barty, ikinci turda Belçikalı Alison Van Uytvanck ile karşı karşıya gelecek.

4 numaralı seribaşı Hollandalı Kiki Bertens, klasmanda 98. sırada yer alan Lüksemburglu Mandy Minella’yı 66 dakika süren mücadelede 6-3 ve 6-2’lik setlerle yendi.

5 numaralı seribaşı Alman Angelique Kerber, 81 dakika süren ilk tur mücadelesinde vatandaşı Tatjana Maria’yı 6-4 ve 6-3’lük setlerle turnuva dışında bıraktı.

Son şampiyon Kerber, ikinci turda ABD’li Lauren Davis ile karşılaşacak.

Kariyerinde 7 Wimbledon şampiyonluğu bulunan ABD’li Serena Williams da İtalyan Giulia Gatto-Monticone’yi 6-2 ve 7-5’lik setlerle geçti.

6 numaralı seribaşı Çek Petra Kvitova ve 9 numaralı seribaşı ABD’li Sloane Stephens, rakiplerini 2-0’lık skorla mağlup etti.

Muguruza eski günlerini arıyor
2017 Wimbledon şampiyonu İspanyol Garbine Muguruza, dünya 121 numarası Brezilyalı Beatriz Haddad Maia’ya 6-4’lük setlerle 2-0 yenildi.

Turnuvaya geçen sene ikinci turda veda eden Muguruza, bu yıl da ilk turdan ilerisini göremedi.

İlk grand slam şampiyonluğunu Wimbledon’da yaşayan Rus tenisçi Maria Sharapova da turnuvaya ilk turda veda eden isimlerden biri oldu.

Fransız tenisçi Pauline Parmentier ile karşılaşan Sharapova, son sette 5-0 gerideyken (İlk iki set 4-6, 7-6) kolundaki sakatlık nedeniyle maçtan çekildi.

2015’te turnuvada yarı final gören Sharapova, son dört yıldır ilk turda maç kazanamadı.

Djokovic ve Pliskova korta çıkacak
Turnuvanın üçüncü gününde tek erkeklerde dünya 1 numarası Sırp Novak Djokovic, ABD’li Denis Kudla ile ikinci turda karşılaşacak. 4 numaralı seribaşı Güney Afrikalı Kevin Anderson’un ikinci turdaki rakibi ise Sırp Janko Tipsarevic olacak.

Tek kadınlarda ise 3 numaralı seribaşı Çek Karolina Pliskova, Porto Rikolu Monica Puig, 7 numaralı seribaşı Rumen Simona Halep de vatandaşı Mihaela Buzarnescu ile üçüncü tura çıkma mücadelesi verecek.

En genç milyarder Kylie Jenner sırrını anlattı

0

Kendi servetini oluşturan en genç milyarder olan Kylie Jenner, Harper’s Bazaar dergisinin Arap versiyonu için objektif karşısına geçerek, iş başarısının sırrını anlattı.

Kendi servetini oluşturan en genç milyarder olan Kylie Jenner, Harper’s Bazaar dergisinin Arap versiyonu için objektif karşısına geçti.

21 yaşındaki reality şov yıldızı ve girişimci Kylie Jenner, derginin “Güç sanatı” temasıyla çıkan yeni sayısında annesi Kris Jenner ve kızı Stormi ile birlikte poz verdi.

Jenner’ın bir yaşındaki kızı Stormi, ilk kez bir profesyonel çekimde yer almış oldu.

Dergide yer alan yazıya göre, çekime gümüş rengi Lamborghini Urus aracıyla bir saat geç gelen Kylie Jenner “hiç kimseyle el sıkışmadan ve göz kontağı kurmadan” çalıştı.

63 yaşındaki annesi Kris Jenner ise kızının tam tersine, çekim setine zamanında gelerek herkesle selamlaştı ve kendini tanıttı.

Kris Jenner, prodüksiyon ekibine kızının davranışını açıklarken, “Her zaman bir destekleyici sistem olarak buradayım ve ona iş tecrübesi konusunda rehberlik ediyorum” dedi.

Kylie Jenner 17 yaşındayken kurduğu kozmetik markasıyla dört yılda 360 milyon dolarlık satış rakamına ulaştı. Jenner, dergiye verdiği röportajda, “Bunu para için yapmadım, ilk kurarken markanın ileride süper başarılı olacağını tahmin etmedim. Sadece yeteneklerimi biliyordum, makyaj, dudaklar ve rujlar konusunda tutkuluydum. Tukum işim haline geldi” dedi.

Annesinin kendisine rehberlik yaptığını kendisi de dile getiren Kylie Jenner, “Benim yaratıcılığım ve onun iş zekasıyla birlikte biz rüya takımıyız” dedi.

“Anne olunca hayat üzerindeki perspektifim tamamen değişti” diyen Jenner, “Anneme benim için yaptıkları konusunda daha fazla minnettar oldum, saygı duydum” şeklinde konuştu.

Wimbledon’da tarihi maç!

0

Wimbledon’da ana tablo karşılaşmalarının ilk günü ilginç mücadelelere sahne oldu. Günün en ilgi çekici maçında tek kadınlarda elemelerden gelen ve açık dönemde bir Grand Slam’de ana tabloda mücadele etme hakkı kazanan en genç tenisçi olan 15 yaşındaki Cori Gauff, 5 kez Wimbledon şampiyonu Venus Williams’ı 6-4’lük setlerle geçti.

Teniste sezonun üçüncü grand slam tenis turnuvası Wimbledon’ın ilk gününde, tek kadınlarda 2 numaralı seribaşı Naomi Osaka, tek erkeklerde ise 6 numaralı seribaşı Alexander Zverev ve 7 numaralı seribaşı Stefanos Tsitsipas elendi. Günün en ilginç maçı, 15 yaşındaki ABD’li Cori Gauff ile Wimbledon’da 5 şampiyonluğu bulunan 39 yaşındaki vatandaşı Venus Williams arasında oynandı. Açık dönemde Wimbledon elemelerini geçerek ana tabloya kalan en genç tenisçi olan dünya 313’üncüsü Gauff, 6-4’lük setlerle sahadan 2-0 galip ayrıldı. Genç raket 10 numaralı seribaşı Aryna Sabalenka’yı 6-2 ve 6-4’le geçen Magdalena Rybarikova ile eşleşti.

‘Sınavdan B aldım ama bugün kendime A veriyorum!’

Maçtan sonra gözyaşlarına hakim olmakta zorlanan Gauff, maç sayısı sonrasında Venus Williams’la tokalaşmaya gittiğinde aralarındaki diyaloğu “Tokalaştığımızda beni tebrik etti ve böyle devam etmemi isteyerek bana şans diledi. Ben de ‘yaptığın her şey için çok teşekkür ederim. Sen olmasan burada olamazdım’ dedim” şeklinde aktardı. Eleme etabının final maçları öncesinde okulunun bilim sınavına girdiğini söyleyen lise öğrencisi Gauff, “Öğretmenlerimden ikisi ana tabloya kaldığım zaman benim tenis oynadığımı öğrendi. İsmimi bir haberde görmüşler. Ayrıca başka üç öğretmenim de tenis oynadığımı bilmiyor. Kendi hakkında konuşmayı seven insanlardan değilim, haliyle o üç öğretmenimin hala bilmediğini düşünüyorum. Sınavdan B almıştım ama bugün kendime A veriyorum” dedi.

‘Iron Man’i çok seviyordum!’

Gözyaşlarını tutamamasıyla ilgili de konuşan genç raket, “En son Avengers: Endgame’de, Iron Man öldüğünde ağladım. Hatta hala aklıma geldikçe gözlerim doluyor. Iron Man’i çok seviyordum” ifadelerini kullandı.

İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen çim kort turnuvasının ilk gün maçları tamamlandı. Birçok favori tenisçi, 2019 Wimbledon’a ilk turda veda etti. Kadınlar dünya sıralamasının 39. basamağındaki Yulia Putintseva, Birmingham Klasik Turnuvası’nın 2. turunda elediği dünya 2 numarası Naomi Osaka’yı bir kez daha yendi. Putintseva, maçı 2-0 (7-6, 6-2) kazandı.

Naomi Osaka`dan Wimbledon`a da erken veda…
WTA Dünya Sıralaması`nın 39. basamağındaki Putintseva, dünya 2 numarası Naomi Osaka`yı Birmingham Klasik`in 2. turundan sonra sezonun üçüncü Grand Slam`i Wimbledon`ın da ilk turunda turnuvanın dışına itti. Fransa Açık`a 3. turda veda eden Osaka, Wimbledon`da hüsrana uğradı.

Klasmanın 139. basamağındaki Magdalena Rybarikova, 10 numaralı seribaşı Aryna Sabalenka’yı, dünya 85 numarası Madison Brengle da Fransa Açık’ta final oynayan 16 numaralı seribaşı Marketa Vondrousova’yı 2-0’lık skorla eledi. Kadınlarda 3 numaralı seribaşı Karolina Pliskova, 7 numaralı seribaşı Simona Halep, 12 numaralı seribaşı Anastasija Sevastova ve 14 numaralı seribaşı Caroline Wozniacki ise yollarına devam etti. Zverev ve Tsitsipas elendi

Tek erkekler ana tablo karşılaşmaları da iki büyük sürprizle başladı. Klasmanın 221. basamağındaki Steve Darcis, 6 numaralı seribaşı Alexander Zverev’i 3-0, dünya 89’uncusu Thomas Fabbiano da 7 numaralı seribaşı Stefanos Tsitsipas’ı 3-2 yenerek 2. tura çıktı.

Unvanını korumaya çalışacak dünya 1 numarası Novak Djokovic, Philipp Kohlschreiber’i, geçen yılın finalisti 4 numaralı seribaşı Kevin Anderson ise Pierre-Hugues Herbert’i 3-0 ile geçti. 10 numaralı seribaşı Karen Khachanov ve 11 numaralı seribaşı Daniil Medvedev de 2. tur bileti aldı.

Federer ve Barty korta çıkacak

Wimbledon’da yarın erkeklerin 2 numaralı seribaşı Roger Federer, Lloyd Harris, 3 numaralı seribaşı Rafael Nadal ise Yuichi Sugita ile karşılaşacak. Kadınlarda ise 1 numaralı seribaşı Ashleigh Barty ile Zheng Saisai ve 5 numaralı seribaşı Angelique Kerber ile Tatjana Maria mücadele edecek.

Kylie Minogue Gözyaşlarına Boğuldu

0

Pop müziğin dünyaca ünlü ismi Kylie Minogue, 14 yıl aradan sonra ilk Glastonbury Festivali konserini verdi.

51 yaşındaki şarkıcı, 2005 yılında meme kanseri teşhisi konulmasıyla hem Glastonbury performansını hem de o yılki turnesini iptal etmek zorunda kalmıştı.

Ameliyat olan ve ardından kemoterapi gören Minogue, uzun yıllar Glastonbur’ye sahne alamamıştı.

İngiltere’nin Glastonbury şehrindeki Worthy Çiftliği’nde yapılan dünyanın en büyük açık hava festivalinde, Minogue, 100 bin kişilik kalabalığa, “Keşke her şey daha farklı olsaydı, ama hayat böyle” dedi.

Ünlü şarkıcı, 75 dakika süren sahne performansında duygusal anlar yaşadı ve gözyaşlarını tutamadı.

Konser esnasında Coldplay solisti Chris Martin’i sahneye davet eden Minogue, Martin ile birlikte Can’t Get You Out Of My Head şarkısını seslendirdi.

Minogue, Avustralyalı şarkıcı Nick Cave ile de Where The Wild Roses Grow şarkısına düet yaptı.

Konser esnasında beş kıyafet giyen Minogue’un en göz alıcı kıyafeti, 50 bin sterlin değerindeki Kolchagov Barba tasarımı altın rengi elbise oldu.

İşte Minogue’un Glastonbury Festivali performansından yansıyan dikkat çekici anlar…

Glastonbury Festivali’nin ardında çöp dağı kaldı

0

200 bin kişinin katıldığı festivalin ardında çöp dağı kaldı. Tek kullanımlık plastik yasağına aldırmayanlar çoğunluktaydı. Yine de beş günlük Glastonbury Festivali sadece geride kalan çöpleriyle değil renkli anlarıyla da konuşuldu.

Dünyanın en büyük açık hava festivali Glastonbury, dün sona erdi.

İngiltere’nin Glastonbury şehrindeki 900 dönümlük Worthy Çiftliği’nde 26 Haziran’da başlayan ve beş gün süren festivalin ardından çöp dağları kaldı.

Tek kullanımlık plastik kullanımının yasaklandığı, geri dönüştürülebilir ve tekrar kullanılabilir kapların kullanılmasının teşvik edildiği festivalde, katılımcıların büyük bir kısmının yasağa uymadığı görüldü.

200 bin katılımcının beş gün boyunca kamp kurduğu, iklim değişikliği karşıtı ve çevre bilinci temasıyla gerçekleştirilen Glastonbury Festivali’nde plastik çöp yoğunluğu dikkat çekti.

Festival organizasyonunun resmi sosyal medya hesabından dün, katılımcılara ‘fesival alanını hak ettiği şekilde bırakma’ çağrısı yapılarak, katılımcılardan çöplerini toplamaları istendi.

Binden fazla gönüllü, festivalden arta kalan çöpleri toplamak için seferber oldu.

Bazı katılımcıların, çöpün yanı sıra sandalye, çadır gibi kamp malzemelerini de festival alanında bırakmayı tercih ettiği görüldü.

2017’de yapılan festivalde bir milyondan fazla plastik şişede içecek satılırken, bu yılki festivalde sıfır plastik satışı yapıldı.

Kylie Minogue’dan Billie Eilish’e, Miley Cyrus’tan Janet Jackson’a, The Killers, Sean Paul, Liam Gallagher, Tom Odell’e kadar dünya çapında isimlerin sahne aldığı festival, geride renkli görüntüler bıraktı.

Biletlerin satışa çıktıktan 36 dakika sonra tükendiği festivalde katılımcıların birbirinden renkli kostümleri dikkat çekti.

İşte dünyanın en büyük açık hava festivalinden geride kalan renkli anlar…

Miley Cyrus coştu bir kere…

0

Sahne şovlarıyla haber olmayı başaran isimlerden Miley Cyrus, verdiği son konserdeki çılgın hareketleriyle yine gündeme gelmeyi başardı. Son olarak internet üzerinden yayın yapan bir platformda yayınlanan dizide oynayan Cyrus bir hayranı tarafından böyle görüntülendi.

10 Soruda Wimbledon 2019

0

Wimbledon nedir, ne değildir? Bu sene favoriler kimler? Çim kortun nesi farklı? Tenisçiler neden bembeyaz giyiniyorlar? Ferit Burak Aydar, bu soruları ve daha fazlasını cevapladı.
1 – Nedir bu Wimbledon?

Wimbledon tenisteki dört büyük turnuvadan, yani Grand Slam’den biri. 1877’den bu yana Londra’da düzenleniyor. Ayrıca çim korttaki tek büyük turnuva. Toplam para ödülü 17.769.000 sterlin. Haliyle ilgi büyük.

2 – Kimler var?

Herkes var. Novak Djokovic, Rafael Nadal, Roger Federer. Çiftler tenisinde Andy Murray. Kadınlarda Serena ve Venus Williams, Mario Sharapova, son beş yılda bilmem kaçıncı kez değişen dünya bir numarası koltuğunun yeni sahibi Ashleigh Barty, selefi Simona Halep, yeni Serena” Naomi Osaka.

3 – Bizden kim var?

Kimse yok. Zira Marsel İlhan’ı sosyal medyada son yolculuğuna uğurladığımızdan bu yana erkekler tenisinde hepten nal topluyoruz. En son bir erkek Türk tenisçi ATP turda maç kazandığında tarihler 2017 Haziran’ını gösteriyordu; orucu bu hafta Antalya’nın çimlerinde Altuğ Çelikbilek bozdu. Hâl böyle olunca, Wimbledon elemelerinde bile erkek temsilcimiz yoktu. Kadınlarda da durumumuz pek parlak değil. Elemelere üç tenisçimiz katıldı ama Çağla Büyükakçay ilk turda, Pemra Özgen ve Başak Eraydın ise ikinci turda elendi. Elit semt Kadıköy’de bile tenis oynayacak yer yokken, çok da yadırgamamak lazım.

4 – Kimler favori?

Erkeklerde bir numaralı seribaşı, son şampiyon Novak Djokovic; iki numaralı seribaşı, bir önceki yılın şampiyonu Roger Federer ve üç numaralı seribaşı, geçen ay Roland Garros’u kazanan Rafael Nadal. Bu üçlü diğer isimlerden epey bir ileride. Zaten 2003’ten bu yana sadece tek bir kişinin daha bu kupayı kaldırmasına izin verdiler, o da Andy Murray.

Kadınlardaysa bu yılın en formda ismi ve 2019 Roland Garros şampiyonu Ashley Barty, Japon tenisinin fırtınası Naomi Osaka, sıralamada epey gerilerde kalmış olmasına karşın eli raket tuttukça her zaman favori gösterilecek olan Serana Williams, eski şampiyonlardan Petra Kvitova ve son şampiyon Angelique Kerber.

5 – Nelere dikkat etmeli?

Tenis tarihinin en çok Grand Slam kazanan ismi olan Roger Federer’e. 37 yaşını devirmiş olan Majesteleri tam da bu çime bir kez daha, bir kez daha ayak basmak için bu oyunu oynamaya devam ediyor. 20 Grand Slam’in üstüne birkaç tane daha eklemek ve böylece kendisini yakından takip eden Nadal (18) ve Djokovic (15) ile arayı açmak için Wimbledon en önemli fırsat. Ayrıca Wimbledon’da dalya peşinde: Burada 95 maç kazandı, bu demektir ki yarı final görürse 100 diyecek.

Kadınlarda Serena Williams 23 Grand Slam’le bu defteri herhalde sonsuza dek kapadı. Ama yazdığı tarihin yaldızlarını iyice parlatmak istiyor. Ayrıca Wimbledon’ı en çok kazanan kadın tenisçi unvanını alması için daha birkaç seneye ihtiyacı olsa da bunu istediğini biliyoruz

Cori Gauff adında, daha 15 yaşında Wimbledon’a katılmaya hak kazanarak tarih yazan Amerikalı kadın tenisçi de dikkate şayan. Eleme turunda rakiplerine set vermediği gibi son maçından önceki gece de uzaktan fizik sınavına girmiş!

Sir Andy Murray. 2013’te Wimbledon’ı alarak 1936’dan bu yana kupaya değmeyi başarmış ilk Britanyalı sıfatıyla Sir unvanıyla taltif edilen İskoç Murray sene başında sakatlıklardan ötürü tenisi bıraktığını açıklamıştı. Ama çiftler tenisi oynayarak dönme kararı aldı, iki hafta önce bir kupa kaldırdı ve Wimbledon’a da en iyi çiftler oyuncularından biri olan Fransız Herbert’le beraber katılacak.

6 – Nedir bu çim kortun olayı?

Yaklaşık 11 aya yayılan tenis takviminin sadece bir ayı çim kort turnuvalarına ayrılıyor ve oyuncuların birçoğu sadece Wimbledon’da resmî olarak çime ayak basıyor. Dolayısıyla uyum sorunları yaşıyorlar. Çok iyi bildiğimiz oyuncuların bazen kortta ayakta durmakta zorlandığını ya da hareket kabiliyetlerinin azaldığını görüyoruz. Diğer turnuvalarda yokları oynayan bazı oyuncularsa birden parlıyor. Çim kort daha kaygan, top yerle buluştuktan sonra hızlanıyor, bu da oyunun ritmini değiştiriyor. Hızlı puanlar, atlayarak alınan voleler, özellikle de kort kapatıldığında raketlerden çıkan “şlak” sesleri seyir zevkini artırıyor.

7 – O halde favoriler dışında kimlere dikkat etmeli?

Bir defa güçlü servisi olan oyuncular bir adım öndeler: Marin Cilic, Kevin Anderson, Juan Martin Del Potro, Milos Raonic, Sam Querrey, oynayası varsa Nick Kyrgios, Karolina Pliskova, Madison Keys, Venus Williams. Slice ve vole bilen isimler: Feliciano Lopez, Stefanos Tsitsipas, Ashley Barty, Magdalena Rybarikova. Ve genel olarak İngilizler ve Avustralyalılar, zira çim geleneği en güçlü iki ülke.

8 – Neden Kibar Feyzo gibi giyiniyorlar, oyuncular bembeyaz, seyirciler lengerli fötr şapka?

Wimbledon bir aristokrat sporuydu diye boşuna mı söylüyorsunuz! İngilizler geleneklerine çok bağlılar. Bütün oyuncuları yemyeşil zeminin üstünde beyazlar içinde görmek istiyorlar ve bu kurala da sıkı sıkıya riayet ediyorlar. Öyle ki oyuncuların giydikleri kıyafetlerdeki marka işaretlerinin büyük olmasına bile tepki gösteriyorlar. Hattâ ve hattâ oyuncuların göze çarpan iç çamaşırları bile uyarı konusu ediliyor. O şapkalar da öyle işte. Ama mesela locada şapkaya izin yok. Geçen yıl kraliyet ailesinden Meghan Markle şapkasını hep elinde tutmak zorunda kaldı. Ha, bir de çilek yiyorlar, tonlarca, o da gelenek.

9 – Format ne? Ne zaman izleriz?

Erkeklerde de kadınlarda da 128 oyuncu iki hafta boyunca mücadele edecek (çiftler maçları vs. hariç). Erkekler beş, kadınlar üçset üzerinden oynuyorlar. Maçlar bu pazartesi günü başlayacak. Ama kötü bir haber: Wimbledon’ın geleneklerinden bahsettik, buna bağlı olarak ilk pazar günü maç oynanmıyor. İkinci pazar günü tek erkekler finali, ikinci cumartesi günüyse tek kadınlar finali oynanıyor. Maçlar öğleden sonra başlıyor, günün (ve ışıklandırılmış kortların) son ışıklarına kadar devam ediyor. Her kortun üstü kapatılamıyor. İngiltere iklimi dikkate alındığında, yağmur sebebiyle maçların aksaması, ertelenmesi vaka-i adiyeden.

10 – Nereden izleriz?

Elbette Eurosport’tan! Eurosport diğer üç büyük tenis turnuvasının olduğu gibi Wimbledon’ın da yayın haklarınıaldı. Ayrıca Eurosport Player gibi bir nimet var. Çok cüzi bir rakam karşılığında aylık üye olup farklı kortları aynı anda izleyebiliyorsunuz.

Bonus: O bir tane günlerce süren, 70-68 biten maç vardı, ne oldu o iş?

O iş bitti. Artık namütenahi Wimbie maçlarına son! Turnuva yetkilileri her güzel şeyin bir sonu olduğuna hükmederek son sette 12-12’den sonra tiebreaker oynatmaya ve 7 yapanın maçı almasına karar verdiler.

Cardi B, canlı yayında Türkçe konuştu

0

Dünyaca ünlü rapçi Cardi B, sosyal medyayı en aktif kullanan isimlerden biri. Sık sık Instagram’dan canlı yayın açarak, takipçileriyle sohbet eden B, geçtiğimiz gün de ‘Soru-cevap’ yaptı…

Cardi B hayranı bir Türk takipçinin ‘Türkçe bir şeyler söyler misin’ ricası üzerine ‘Türkçe’yi nasıl telaffuz edeceğim’ diye düşündü ve kısa süre sonra ‘Merhaba’ dedi.

Ünlü şarkıcı ardından ise Türkçe ‘Açım’ demeye çalıştı ama bu kez pek başarılı olamadı…

Kraliçe 2. Elizabeth’ten Kate Middleton’a yeni görev

0

Kraliçe 2. Elizabeth ve tahtın bir numaralı varisi Prens Charles’ın yaşlarının ilerlemesiyle birlikte gözler Kraliçe’nin torunu Dük William ve eşi Kate’e çevrilmiş durumda. Henüz resmi olarak tahtı bırakmayan Kraliçe Elizabeth’in oğlu Charles’ın da annesinden sonra bu görevi üstlenmeyeceği kulislerde konuşulurken İngiliz basınında sıcak bir gelişme yer aldı.

67 yıldır İngiliz Kraliyeti Fotoğraf Derneği’nin (Royal Photographic Society) patronu olarak görev yapan Kraliçe Elizabeth7in bu görevi artık Kate Middleton’a devretme kararı aldığı iddia edildi.

Middleton, Victoria & Albert Müzesi ve Ulusal Portre Galerisi gibi diğer sanat kurumlarıyla sıkı ilişkiler elde ettikten sonra, şimdi çok da yabancısı olmadığı bir görevle karşı karşıya.

Kensington Sarayı resmi Twitter hesabından yaptığı duyuruda, “Cambridge Düşesi fotoğrafçılıkla uzun süredir ilgili” ifadesini kullanarak, Kate Middleton’ın bu görev için ne kadar doğru bir seçim olduğunu vurguladı.

Kate Middleton’ın, kendi çocuklarının da sık sık portre fotoğraflarını da çektiği bilinen bir durum. Prens Louis’nin 1. yaş günü fotoğrafları veya Prenses Charlotte’un 4. yaş günün fotoğraflarının ardında da Kate Middleton vardı. 2017 yılında, İngiliz Kraliyeti Fotoğraf Derneği’nden de ömür boyu üyelik alan Düşes, Sun gazetesinin kraliyet fotoğrafçısı Arthur Edwards tarafından bile onaylı:

“Kate portre fotoğraf konusunda gerçekten çok iyi.” Peki Kate’in meslek sırrı? Portre fotoğraflarında o kareyi tamamen dolduruyor, ve her seferinde doğal ışık kullanıyor.

Tabii Kraliçe Elizabeth’in yavaş yavaş tüm yetkilerini Kraliyet ailesinin dinamik kesimine devrediyor olması da gözden kaçmayanlar arasında. Önce, Ulusal Kraliyet Tiyatrosu’ndaki görevini eski Suits aktrisi ve yeni Düşes Meghan Markle’a bırakan Kraliçe Elizabeth, son olarak fotoğrafçılık görevini Kate Middleton’a devrediyor.

Tüm bunların ardından akıllara gelen ilk soru, “Monarşinin geleceği mi şekilleniyor?” Konu sadece Elizabeth’in sorumluluklarından vazgeçiyor olması da değil, Kate Middleton’ın kendini ufak adımlarla “kraliçelik” makamına hazırlıyor olduğu. Kim bilir, belki bir gün Prens George, Prenses Charlotte ya da Prens Louis’yi de lensin arkasında görürüz!

Lana Del Rey’den yeni albüm yolda..

0

Bir türlü gelmek bilmeyen yeni albümünü beklerken bizleri tekli paylaşarak oyalayan Lana Del Rey, müstakbel albümü Norman Fucking Rockwell’in iki ay sonra yayınlanacağını açıkladı.

Son olarak Sublime şarkısı Doin’ Time’ın şaşırtıcı derecede güzel bir cover’ıyla karşımıza çıkan Kaliforniya Prensesi, Dublin’de verdiği konserde bu cover’ı da ilk defa canlı çaldı. 34. yaş günü vesilesiyle seyircilerle pek bir içli dışlı olduğu paylaşılan Lana Del Rey, albümünün çıkış tarihini gün olarak vermese de iki ay sonra Norman Fucking Rockwell’in yayında olacağını müjdeledi.

 

Sinan Akçıl boşanıyor mu?

0

Evlendikten kısa süre sonra çift hakkında şaşırtıcı iddialar ortaya atılmış ve boşanacakları yönünde söylentiler ortaya çıkmıştı. Taraflar şimdiye kadar haklarında ortaya atılan iddialara net bir şekilde yalanlama geçmeyerek adeta bu iddiaları doğrularken Burcu Kıratlı sosyal medya hesabından uzunca bir metin paylaştı ve birbirlerine olan sevgilerini ortaya koydu. İşte Kıratlı’nın o satırları:

“Ruh eşim.. Kaderim dedik birbirimize… Aşkınla, sabrınla, enerjinle… Biz olabilme gücünle… Harika bir koca mükemmel bir eş oldun. Ve her gün üstüne koyarak olmaya devam edıyosun. Asıl Zor zamanlarda insanlar tanır ya birbirini ve gerçek duygu asıl o zaman çıkar ya ortaya…. Bir kez daha iyi ki seni seçmişim dedim. İyi ki benim kocamsın dedim. Benim bütün inatçılığıma ve asiliğime rağmen beni dinginleştirdin. Şimdi seninleyken daha ben daha çocuk daha kadın oluyorum. Birlikte tek kişi olmak, aile olmak, gülmek, Goy Goy yapmak, dertleşmek… Bir ömür… 6. Ayımız kutlu olsun Sevgilim.. Kocam”

Drake, Beatles’ın rekorunu kırdı

0

Billboard, ünlü rap şarkıcısı Drake’in yeni şarkısı Money in the Grave ile Billboard’un Hot 100 listesinde Top 10’da yer alarak Beatles’ın rekorunu kırdığını açıkladı.

Daha önce efsanevi İngiliz müzik grubu Beatles, Billboard’un hit listesinde en fazla şarkıyla yer bulan isim olurken, artık bu unvan 35 şarkıyla Drake’e ait.

Gerçek adı Aubrey Graham olan Kanadalı rap’çi Drake, geçen yaz Scorpion adlı albümünü çıkardı.

Öte yandan ‘pop müziğin kraliçesi’ olarak anılan Madonna, Madame X albüm satışıyla Billboard 200 listesinde birinci sıraya yerleşmiş, dokuzuncu kez zirveye tırmanışıyla rekor kırmıştı.

İlk kez 1985 yılında çıkardığı Like A Virgin albümüyle birinci sıraya yükselen 60 yaşındaki ABD’li yıldız, son olarak 2012 yapımı MDNA albümüyle zirvedeydi.