Ana Sayfa Blog Sayfa 106

Number1 – Arçelik ortaklığı kazandırıyor

Number1 Fm ve Number1 Türk Fm, 12 Nisan Cumartesi günü Kahramanoğulları Arçelik Mağazası’ndan canlı yayın yapacak.

14:00 – 16:00 saatleri arasında ortak canlı yayını dinleyen ve mağazaya gelen dinleyicilerimize Arçelik’in birbirinden güzel hediyeleri olacak.

Adres: Zeytinlik Mah.

Fişekhane Caddesi, Capacity AVM

Kat B1

Bakırköy / İstanbul

Hadise’nin mutluluğu kısa sürdü

Hiçbir ülke ile çatışma niyetimiz yok

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CNN Türk Gece Görüşü programında Hürriyet Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. “Türkiye olarak, Suriye’de sadece İsrail ile değil herhangi bir ülkeyle çatışma niyetimiz yok.” diyen Fidan, Suriye’nin bağımsız bir ülke olduğunu söyledi.

Bakan Fidan, CNN Türk canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.

“Türkiye olarak, Suriye’de sadece İsrail ile değil herhangi bir ülkeyle çatışma niyetimiz yok.” diyen Fidan, Suriye’nin bağımsız bir ülke olduğunu söyledi.

Suriye’nin de dahil olduğu bölge ülkeleriyle bir araya gelerek, terör örgütü DEAŞ ile mücadele başta olmak üzere güvenlik sorunlarına odaklanan platformun “çok işe yaradığını” aktaran Fidan, “İsrail’in bölgedeki yayılmacı bir takım emellerini kullanarak, Suriye’de provokasyon çıkarmaya çalışması kabul edilebilir bir konu değil.” dedi.

Fidan, Türkiye’nin, bölgede hiçbir ülkeyle çatışmak istemediğini belirterek, “Suriye’nin tekrar, Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit edecek bir iç karışıklığa, operasyona, provokasyona maruz kalmasını da izleyemeyiz. Sadece bakmakla yetinmeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Fidan, “Türkiye, Suriye sahasında daha fazla bir askeri angajmana mı hazırlanıyor?” sorusuna, “Suriye gerçekten Türkiye’nin desteğiyle birçok sorununun üstesinden gelebilecek durumda. Önce niyetimiz var, sonra kapasitemiz var, sonra vizyonumuz var.” şeklinde yanıt verdi.

Türkiye’nin, Suriye’ye ihtiyacı olan birçok alanda destek vermesinin doğal olduğunu belirten Fidan, “Bölgede kendi güvenlik değerlendirmelerimize, tehdit değerlendirmelerimize, ikili işbirliğimize hizmet edecek her türlü konuya açığız.” ifadelerine yer verdi.

Suriye’de çöken Baas rejiminin devrik lideri Beşşar Esed’in ülkeyi terk ettiği günden itibaren İsrail’in, Suriye’de düzenli bir ordunun kullanacağı tüm unsurları tahrip ettiğini vurgulayan Fidan, “(İsrail) Yeni gelen yönetime, silahlı kuvvetlere hiçbir şey bırakmama konusunda bir strateji belirlemiş durumda ve bunu da adım adım geliştiriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, “Bize saldırmayan hiçbir ülkeye açıktan saldırmayız. Başka bir ülkeyle ilgili konuya geldiğimiz zaman da orada istikrarsızlık çıkmaması önemli. Komşu bir ülkede, bize de zararı dokunacak bir istikrarsızlık alanı çıkıyorsa ortaya, buna seyirci kalamayız. Bununla ilgili başta diplomatik adımlar olmak üzere adımlarımızı atarız.” diye konuştu.

“AMERİKA’NIN, NETANYAHU’YA TABİRİ CAİZSE BİR AYAR VERMESİ GEREKİYOR”

“İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun tedirginlik nedeniyle ABD’ye gittiği” yönündeki yorumlara ilişkin Fidan, “Şu anda özellikle Gazze ve Filistin sorununu esas alan bir Orta Doğu perspektifine baktığımız zaman Amerika’nın, Netanyahu’ya tabiri caizse bir ayar vermesi, bir çerçeve çizmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Fidan, ABD Başkanı Donald Trump’ın, hem Filistin hem de Ukrayna’da savaşı sonlandırmak ve küresel manada yeni bir savaş başlatmamak vaadiyle iktidara geldiğini hatırlatarak, “Şimdi Amerika’nın yeni yönetiminin dünyaya vermek istediği bir mesaj varken, dünyada başka bir aktörün çıkıp Amerika’ya, Amerika’nın imkanlarıyla ve Amerika’nın desteğiyle meydan okuması, Amerika ona ayar vereceği yerde onun Amerika’ya ayar vermesi. Şimdi bu tabii bir iktidar savaşı kendi aralarında. Bu bir bölgesel savaşın da ötesinde. Yani patron kim savaşı.” değerlendirmesini yaptı.

ABD Başkanı Trump’ın, “başkasının vesayetini, işbirliği kılıfları adı altına gizleme yöntemini takip eden bir insan olmadığını” kaydeden Fidan, “Burada, Siyonizme sempatisi vardır, İsrail’i destekler, etraftaki insanlar da gerçekten o yönde seçilmiş, atılmış insanlardır vesairedir ama günün sonunda şunu da duymak istemez, ‘Ya bu da İsrail’in adamı çıktı. Yani o ne derse onu yapıyor.’ Bunu duymak istemez herhalde. Bu kadar dünyayı karşısına alan bir insan, Netanyahu ile hesaplaşmaktan kaçınmayacaktır diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

İSRAİL İLE TEMAS

Bakan Fidan, “İsrail ile dolaylı ya da doğrudan görüşmeler olduğuna ilişkin iddialar” konusunda ise şöyle konuştu:

“Suriye’de bir takım operasyonlar yaparken gerek havadan gerek başka türlü o bölgede uçak uçuran İsrail ile belli bir noktada çatışmasızlık mekanizması tıpkı Amerikalılar ve Ruslarla yaptığımız gibi olması gerekiyor. Suriye’de, Ruslarla bu çok yoğun çalıştırılmıştır. Rusların daha etkin olduğu dönemde Amerikalılarla daha sonra İranlılarla çatışmasızlık mekanizmamız vardı. Şimdi bu mekanizmaya aslında bir noktada İsrail’in de eklenmesi gerekiyor. Bunu temin edici teknik düzeyde temasların olması normal.”

“(İsrail ile) Muharip unsurların birbirlerini yanlış anlamasını önleyici teknik temasların olduğunu söyleyebilirim.” diyen Fidan, bu teknik temasların ihtiyaç durumunda doğrudan yapıldığını dile getirdi.

Fidan, bir askeri operasyon yapılırken bölgedeki aktörlerin tümüyle “bir çatışmasızlık, koordinasyon mekanizması” içerisinde olmasının, atılması gereken adımlar arasında yer aldığını söyledi.

Gazze konusunun tüm coğrafyanın sorunu olduğunu, Gazze’de sivil ölümlerine ve yıkıma dayalı politikalardan vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, “Buradan şunu söylemek istiyorum, İsrail’e ve İsrail’in zulmüne karşı ortaya koyduğumuz tavır, insanlık onurunun bütün insanlık camiasıyla beraber ortaya koyması gereken tavırdır.” dedi.

İsrail’in, Suriye’ye yönelik saldırıları hakkındaki soruya yanıt veren Fidan, “Terörle mücadele başta olmak üzere, buna bizim bir hazırlığımız var. Sadece Türkiye-Suriye değil, bölge ülkeleriyle beraber ama Suriye bağımsız bir ülke olarak bizimle beraber askeri bir anlaşmaya girdiği zaman buna vereceğimiz bir destek olayı varsa ona da hazırız.” ifadelerini kullandı.

ABD İLE İKİLİ TEMASLAR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi hakkında ABD Başkanı Trump’ın yaptığı açıklamaların sorulması üzerine Fidan, “Sayın Trump, Cumhurbaşkanımıza saygı duyuyor lider olarak. Cumhurbaşkanımızla iyi bir ilişkisi var.” dedi.

Fidan, Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bu noktada takdir etmesinin aslında “başarıya olan saygısının, teveccühünün de bir göstergesi” olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın ne zaman görüşeceğinin sorulması üzerine Fidan, bunun için irade beyanının her iki lider için de “mümkün ve uygun olan en kısa zamanda” olduğunu söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesinde hangi konular üzerinde durdukları sorulan Fidan, Suriye’nin, İsrail tarafından bombardımana tabi tutulmasının bir an önce son bulması da dahil birçok konuyu ele aldıklarını belirtti.

CAATSA YAPTIRIMLARI

Fidan, ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında Türkiye’ye uygulanan yaptırımların kaldırılması hakkındaki soruya ise şöyle yanıt verdi:

“CAATSA yaptırımına takılmamızın bir gerekçesi vardı. Şimdi Sayın Trump ile Sayın Cumhurbaşkanımız arasında olan görüşmeden sonra da bir önceki hükümet döneminde başlatılan bir hareketin şu anda daha yeni bir irade ile büyük bir ivme kazandığını görüyoruz. Umuyorum inşallah yakın zamanda bu konuda bir gelişme olacak. Çalışıyoruz, gece gündüz bu konuda bir çalışmamız var. Amerika’daki yeni yönetimin, Beyaz Saray’daki ve State Department’daki (Dışişleri Bakanlığındaki) hukukçuları konuyu çalışıyorlar.”

Türkiye’nin F-35 programına dönüp dönmeyeceği hakkındaki soruya Fidan, “Mevcut F-35 programında şu ana kadar kazanılmış olan hakkımız diyelim 6 tane F-35 uçağının Türkiye’ye teslimi meselesi. Bunlar bizim kazanılmış meselemiz ve mevcut bir diplomatik çabayla çözüldüğü zaman geri almamız gereken konular. Parası ödenmiş, uçaklar orada bekliyor, yasaya takılmışsınız, gönderimi durdurulmuş. Belli firmalarınız burada üretimin parçası olmuş, onlar çıkartılmış. Şimdi bunları tekrar kazanılması, verdiğiniz kadar geri alınması bir çaba süreci. Bunu yapıyoruz. Amerika ve Türkiye iki büyük müttefik NATO üyesi olarak aramızda karşılıklı yaptırımlara esas alan kanuni takılmalar, uygulamaların olmaması lazım. CAATSA’dan kurtulmak, jeostratejik, diplomatik manada bunun için önemli. ” şeklinde yanıt verdi.

Öte yandan CAATSA’nın oluşturduğu psikolojik zemine takılan başka uygulamaların bulunduğunu kaydeden Fidan, Savunma Sanayi Başkanlığının ve firmaların ABD’den temin etmek istediği yaklaşık 20 milyar dolarlık yedek parça olduğunu söyledi.

Fidan, ABD’nin S400 konusundaki yaklaşımına ilişkin, ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) yaptırımları konusunun S400 meselesinden kaynaklı olduğunu ve bunu da içeren bir çözüm arayışı sürecinde olduklarını söyledi.

Bu konuda herhangi bir senaryonun bulunmadığını ve Türkiye’nin pozisyonunun aynı olduğunu kaydeden Fidan, bu nedenle ABD’nin hukuku çerçeveyi değiştirmeye çalışarak soruna bir çözüm aradığını ifade etti.

Fidan, ABD’nin PKK/YPG’ye desteğini sonlandırıp sonlandırmayacağına ve Suriye politikasına ilişkin ise ABD’deki yeni yönetimin Suriye dahil birçok dosyayı yeniden ele aldığını, incelediğini ve görüşlerini oluşturduğuna işaret ederek, bu aşamada Türkiye’nin esas teşkil edecek hususları önceden değerlendirip ona göre birtakım diplomatik adımlar attığını söyledi.

TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’NIN FESİH ÇAĞRISINA UYMASI BEKLENİYOR

Fidan, terör örgütü PKK’nın kendini feshetmesi gereken kongre tarihinin henüz açıklanmamasıyla ilgili olarak fesih çağrısının yapıldığını belirterek, bu çağrıya uyulmasını beklediklerini söyledi.

Türkiye’nin devlet olarak hiçbir zaman kendi işini ve güvenliğini başkasının hangi kararı alacağına ya da almayacağına bırakmadığını vurgulayan Fidan, istihbari ve askeri faaliyetlerin büyük hassasiyetle devam edeceğini bildirdi.

Fidan, terör örgütü PKK’nın geçmişte de fesih yönünde talimat aldığını anımsatarak, “Bu talimatı uygularken birden bire uluslararası sistemden aldığı talimat ve telkin, örgüt yöneticisinden aldığı talimat ve telkinin önüne geçti metodik olarak. Aynı sefer bu sefer de olabilir mi? Olmaması için bir sebep yok.” ifadelerini kullandı.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Ferhad Abdi Şahin arasında 10 Mart’ta imzalanan anlaşmanın ilerleyişine dair Fidan, Suriye hükümetinin çok yeni olduğuna işaret ederek, birtakım sorunların hızlı çözülmesinin beklenmesinin zor olduğunu söyledi.

Fidan, anlaşmanın sürelendirildiği ve uzatıldığı sürece büyük risklerin ortaya çıkabileceğine dikkati çekerek, “Diğer taraftan örgütün her zaman için anlaşıyormuş gibi gözüküp, aslında anlaşmama, diplomasiyi ve müzakereleri kendi asıl ajandasını ilerletmenin başka bir aracı olarak kullanma tecrübesi, hafızası her zaman mevcut. Bu yaptığı bir şey.” diye konuştu.

Bakan Fidan, bu konuda Suriye yönetimine çok dikkatli ve hassas olmalarını, titizlikle çalışmalarını tavsiye ettiklerini dile getirdi.

IRAK İLE GÜVENLİK MEKANİZMASI TOPLANTISI 13 NİSAN’DA DÜZENLENECEK

Irak ile geçen yıl güvenlik mekanizması kurulduğunu hatırlatan Fidan, “Bunun son toplantısını Antalya Diplomasi Forumu marjında, inşallah önümüzdeki pazar günü (13 Nisan) Antalya’da yapacağız. 5+5 formatında, burada yani içişleri, istihbarat, dışişleri, askerlerimiz, herkes bir araya gelip muhataplarımızla görüşüyoruz.” dedi.

Fidan, Irak’ın özellikle Sincar’ın temizlenmesi konusunda bir hassasiyet göstermesi gerektiğini vurgulayarak, Bağdat hükümeti ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) arasında tartışmalı sınırlar bulunduğunu ve bazı bölgelere de federal hükümet tarafından müdahale edilmesi gerektiğini anlattı.

Sincar meselesine direkt Irak ordusunun müdahil olması gerektiğinin altını çizen Fidan, güvenlik mekanizması toplantısında IKBY’den de yetkililer olduğunu ve müşterek şekilde terörle mücadeleyi ilerletmeye çalıştıklarını ifade etti.

Fidan, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin uzatılamamasına ilişkin de Hamas’ın sivil halkın çektiği zulüm nedeniyle bir an önce ateşkesi arzuladığını ve kurumsal hedeflerini bir kenara bıraktığını belirterek, 2 milyon Filistinlinin bir an önce asgari düzeyde de olsa “yardımları alabilir” duruma gelmesi gerektiğini söyledi.

Bunun için Hamas’ın her türlü adımı attığını ve çoğu konuya “evet” dediğini aktaran Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Hamas’ın bu konudaki çaresizliğini gördüğünü kaydetti.

“FİLİSTİN NÜFUSU GAZZE’DE HER ZAMAN DİRENİŞ HAREKETİ ÜRETECEK”

Fidan, İsrail’in amacının Filistinlileri Gazze’de tutmamak olduğuna işaret ederek, “Çünkü Filistin nüfusu Gazze’de kaldığı sürece ister Hamas formatında, ister başka formatta her zaman için bir direniş hareketi üretecek. Neden direniş hareketi üretilecek? Çünkü işgal devam ediyor. Direniş hareketinin olmaması için Filistinlilerin topyekun yaşadığı yerlerden sürülmeleri gerekiyor.” diye konuştu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’yi “emlak” olarak görmesini, Filistinlilerin Gazze’den başka ülkelere gidebileceğine ve Türkiye-İsrail ilişkilerine dair söylemlerini de değerlendiren Fidan, hiç kimsenin planının tek başına bir şey ifade etmediğini belirterek, “Bizim İsrail’le olan normalleşme meselemizin şartlarını biz ortaya koyduk; Filistin meselesi bunun için önemli. Bu Amerika’nın çok fazla umurunda olmayan bir konu olabilir. Amerika sizinle de ilişki yürütür, İsrail’le de ilişki yürütür, Avrupa’yla da yürütür, onunla da yürütür. Ama bu ülkeler birbiriyle konuşmayabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, bütün dünyanın tek başına çözemediği bir konu varsa bunun daha büyük bir krizin habercisi olduğuna işaret ederek, ABD’nin de bunun anladığını ancak Gazzelilerin olmadığı bir planda sorunun çözülme şansının bulunmadığını vurguladı.

Trump’ın Gazze planına bölgedeki ülkelerin cevabını verdiğine değinen Fidan, bu konunun uluslararası sitemde tahminin ötesinde kırılmalar yarattığını ve bunun devam edeceğini aktardı.

Fidan, Filistinlilerin kanının o toprağa düşmesinin meyvesini başka yerde vereceğine işaret ederek, “Başka bir dünyaya uyanıyoruz. O insanların kanı, mübarek kanı öyle başka bir gerçekliği besliyor ki, büyütüyor ki bu gerçeklikle kendisini ortaya çıkarttığı zaman bu kanın altında çok insan kalır.” dedi.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI’NIN ÇÖZÜMÜNDE İRADE SÜRDÜKÇE OLUMLU GELİŞMELER OLACAK

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sonlandırılması müzakerelerini değerlendiren Fidan, ateşkes çağrısının çok değerli olduğunu vurgulayarak, bu çağrının ABD tarafından başta Ukrayna olmak üzere Avrupa tarafından da kabul edilen bir gerçekliğe dönüştürülmüş olmasının çok olumlu olduğunu dile getirdi.

Fidan, ateşkes çağrısının politika düzeyinde kabul edildiğini ve hayata geçirmede birtakım zorluklar bulunduğunu belirterek, bu konuda irade devam ettikçe olumlu gelişmeler olacağını ifade etti.

Hem Ukrayna hem Rusya’nın inanılmaz derecede savaş yorgunluğu içerisinde olduğunu kaydeden Fidan, her iki ülkenin yüksek adrenalin nedeniyle belli kayıplarının ve yetersizliklerinin farkında olmadıklarını ve savaş durduğunda ne kadar büyük kayıplarla baş başa olduklarını göreceklerini söyledi.

Fidan, savaş ve toprak kazanımından ziyade yaptırımlar üzerinden yürütülen müzakerelerin yeni bir boyut açabileceğine işaret ederek, bu noktadan sonra uzun dönemli barışa ilerlenebileceğini ancak önce ateşkese ulaşılması gerektiğini bildirdi.

Türkiye’nin sürece olası katkısından bahseden Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaklaşımına değinerek, “Her iki tarafın da mutabık kaldığı, Ukraynalıların ve Rusların mutabık kaldığı bir ateşkesin gözlemlenmesi için bize bir rol düşecekse biz burada rol oynarız ama her iki taraf da mutabık kalmalı.” dedi.

Fidan, NATO ve Avrupa’nın güvenliğine ilişkin de Avrupa güvenliğinin kendi bağımlılığını azaltmak için bir adım atma stratejisi geliştirdiğine işaret ederek, önceliği savunma sanayine verdiklerini ve bu alanda ABD’ye olan bağımlılıklarını azaltma yönünde irade ortaya koyduklarını söyledi.

Bakan Fidan, 3-4 Nisan’da düzenlenen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısında, İngiltere ve ABD ile Avrupa Birliği dışında kalan ülkelerin Avrupa’nın oluşturduğu yeni savunma sanayi fonundan istifade edememeleri konusunda eleştiride bulunduklarını anlattı.

ABD’nin Rusya-Ukrayna konusunda barışı sağlamaya odaklanmasıyla İngiltere ve Fransa’nın bu konudaki boşluğu doldurmaya çalıştığını vurgulayarak, Trump’ın savaşı durdurarak Rusya ile mümkünse ilişkileri ilerletmeyi ve fırsat alanlarını görmeyi istediğini belirtti.

Ticaret savaşında yeni gelişme... Trumptan son dakika açıklaması: Vergileri durdurdumTicaret savaşında yeni gelişme… Trump’tan son dakika açıklaması: Vergileri durdurdum

TRUMP’IN GÜMRÜK TARİFELERİ

ABD Başkanı Trump’ın açıkladığı geniş kapsamlı yeni gümrük tarifelerini nasıl değerlendirdiklerinin sorulması üzerine Fidan, bunun dinamik ancak dünyanın hazır olmadığı bir süreç olduğunu, bu değişimin birçok ülke tarafından hissedildiğini söyledi.

Fidan, tarifeler konusunda ABD Başkanı Trump’ın “adım değişikliğine gidebileceğini” düşündüğünü dile getirdi.

“(CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL’İN SÖZLERİ) BU İKTİDAR HIRSIYLA NE YAPTIĞINI BİLMEYEN BİR ZİHNİN ÜRÜNÜ”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in partisinin 21. Olağanüstü Kurultayı’nda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümete yönelik sözlerine X sosyal medya hesabından verdiği tepki hakkındaki soruya ilişkin Fidan, çok ağır eleştirilerin yapıldığını ve bunun bir sınırı olduğunu belirtti.

Fidan, şunları kaydetti:

“Bazı şeyler var ki bu artık ağır şekilde gayretimize dokunuyor. Yani ‘mandacı’ demek. Ben bunu duyduğum zaman birdenbire benim bu vatanın bağımsızlığı ve güvenliği için kendi ellerimle seçip, göreve gönderip bir daha geri dönmeyen çocuklar geldi aklıma. Ben bunu taşıyamam. Bu ülke yıllardır askeriyle, istihbaratçısıyla, polisiyle, siviliyle, örgütlerin içerisindeki elemanlarıyla kimsenin görmediği, bilmediği muazzam bir savaş veriyor, bu ülkeyi bağımsız tutmak için ayakta tutmak için. Bir ‘manda’ peşinde olsaydı Cumhurbaşkanımız, ne bu kadar ekonomi krizimiz olurdu, ne siyasi krizimiz olurdu. Her şey tıkır tıkır giderdi. Biz bağımsızlık peşinde olduğumuz için kafamızı dik tuttuğumuz için bir takım sorunlarla karşılaşıyoruz. Elhamdülillah üstesinden de geliyoruz, kendi kendimize bunları yürütüyoruz.”

ABD ile saygı ve karşılıklı menfaate dayalı iki egemen eşit ilişkisi içinde olduklarını kaydeden Fidan, “Ama bunu duymak, bu gerçekten ağır bir konu. Bu eleştirinin ötesinde bu devletin tarihine ve bekasına yapılmış ve bugününe yapılmış bir hakarettir. Devlet olarak benim bunu taşımam mümkün değil. Bu ‘manda’ lafını tarihin çöplüğünden çıkartıp, tekrar bugüne taşımak başka bir psikolojinin ürünü.” ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, “Bu iktidar hırsıyla ne yaptığını bilmeyen, herhangi bir kutsalı tanımayan bir zihnin ürünü. Bazı konular kullanılmaz, bazı ifadeler kırmızı çizgidir. Bu ülkenin bir haysiyeti var, namusu var, şerefi var. Siz bu ülkeyle bu şekilde konuşamazsınız.” değerlendirmesini yaptı.

“SİYASİ DAVA OLDUĞU PROPAGANDASINI AVRUPA ÇEVRELERİNDE GİDİP ANLATTILAR”

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan Ekrem İmamoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve protestolar hakkında yabancı meslektaşlarının kendisine “nasıl mesajlar” verdiğinin sorulması üzerine Fidan, her ülkeyle görüşmelerde gelişmelere dair karşılıklı sorular sorulmasının normal olduğunu ve bu soruların endişeden kaynaklanmadığını söyledi.

“Bu konuların ardından (Avrupa’dan) hiç izolasyon var mı?” sorusunu da yanıtlayan Fidan, “sol siyasetin olduğu belli çevrelerdeki yönetimler üzerinde” baskı olduğunu belirterek, “Son 3-4 aydır CHP’nin bu yolsuzluk davasının aslında yolsuzluk davası olduğunu maskelemek için bunun bir siyasi dava olduğu propagandasına Avrupa çevrelerinde gidip anlattılar uzun uzun.” dedi.

Bunun savcılığın yürüttüğü bir dava olduğunu ve yargı sürecinin nasıl ilerleyeceği konusunda bir şey yapamayacağını kaydeden Fidan, uluslararası denklemde yönetilemeyecek büyük bir sıkıntı görmediğini dile getirdi.

“ABD-İRAN GÖRÜŞMELERİ BİR AN ÖNCE BAŞLAMALI”

Fidan, Türkiye’nin hem İran’la hem de ABD ile temas halinde olduğunu vurgulayarak, “Amerika’ya gitmeden önce İran’la konuştum, döndükten sonra da tekrar konuştum. İki tarafın da beklentilerini, birbirinden olan beklentilerini birbirlerine aktardım açıkçası. Şu anda benim onlara tavsiyem, özellikle Amerikalılara tavsiyem ve İranlılara tavsiyem herhangi bir gecikmeyi beklemeden mümkünse, mümkünse direkt yüzle bir an önce görüşmelere başlanması.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin bölgede yeni bir savaşın baş göstermesini istemediğini bildiren Fidan, “Bölgemiz bunu kaldıracak durumda değil. İran üzerinde bir askeri operasyon yapılması, bölgedeki istikrarsızlığı artırmaktan başka bir işe yaramaz.” dedi.

Fidan, İran ile ABD arasında bir müzakere zemininin olduğunu düşündüğüne işaret ederek, “Taraflar bunu iyi kullanırlarsa, güç kullanımına gerek kalmadan inşallah bu sorunun çözülebileceğine inanıyorum. Bizim için önemli olan tarafların medya üzerinden megafonla birbirlerine konuşmaları değil, karşı karşıya gelip konuşmaları. Onun için deklare edilen tarih, bunun için bir adım atılıyor olması, bizim vizyonumuz açısından, perspektifimiz açısından, bölgesel barış açısından önemlidir diye düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Trump’ın vergileri durdurmasına ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, “Ürküterek insanları bir yere getirmeye çalışıyor, daha fazla kötüye gitmeden. Bazı örneklerde bunun çalıştığını görmesi, her yerde çalışabileceğini düşünüyor. Sonra o adımı atıyor, bakıyor, çalışmıyor. Daha kötüye gitmesin diye geri adım atılabiliyor. Yöneteceğiz bunu. Hep beraber yöneteceğiz.” dedi.

ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU

Fidan, bu yıl Antalya Diplomasi Forumu’nun dördüncüsünün düzenleneceğini hatırlatarak, forumun uluslararası bir markaya dönüştüğünü söyledi.

“Büyük bir teveccüh var diplomasi forumumuza. Bu sene özellikle diplomasinin tekrar hak ettiği yeri alıp, uluslararası krizleri çözmede ve önlemede nasıl kullanabiliriz. Buna ilişkin bir ağırlıklı gündemle, 60’dan fazla panelimiz, oturumumuz olacak.” diyen Fidan, foruma devlet başkanlarının davetli olduğunu vurguladı.

Fidan, forumda düzenlenecek ikili görüşmelerin yanı sıra üçlü dörtlü görüşmelerinde yer alacağını belirterek, şunları kaydetti:

“​​​​​​​Türkiye’nin, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen diplomasisinin, vizyonunun bir kavramsallaştırılmasının, çerçeveye alınmasının ve bölge diplomasisine, bölge sorunlarına katkısının da bir tezahürü olacak. Bu açıdan, fevkalade önemli buluyorum. Yıl boyu yaptığımız bütün çabaların, neye tekabül ettiğini, ortaklarımızla beraber tartışıyor olacağız. Bundan sonra önümüzdeki yılda ne türden sıkıntılara, ne türden cevaplar verebiliriz, bunun arayışı içerisinde olacağız. Bir anlayış birliği olacak. Bir anlayış birliği beraberinde hareket birliğini getiriyor. Dolayısıyla bu zeminlerin oluşturulması, belli bir çerçevede zihin birliği oluşturulması fevkalade önemli.”

Kim Kardashian’ın 5 yaşındaki oğlu sinema sektörüne giriyor

0

Kim Kardashian’ın 5 yaşındaki oğlu, sinema kariyerine başlıyor. İşte Psalm, Kardashian’ın rol alacağı proje…

Kardashian – Jenner ailesinin bir üyesi daha ilk sinema deneyimini yaşayacak. Kim Kardashian’ın Kanye West ile evliliğinden olan 5 yaşındaki oğlu Psalm West’in 29 Ocak 2027’de vizyona girmesi planlanan ‘Angry Birds 3’ filminde seslendirme yapacağı öğrenildi.

Jason Sudeikis, Josh Gad, Rachel Bloom, Danny McBride, Nikki Glaser, Keke Palmer, Sam Richardson ve Tim Robinson gibi oyuncuların da seslendirme kadrosunda, önceki filmlerdeki rollerini tekrar canlandıracakları biliniyor.

‘Angry Birds 3’ filminin resmi sosyal medya hesabından paylaşılan kadroda Psalm’ın adı da yer aldı. Küçük çocuğun filmde hangi role sesiyle hayat vereceği açıklanmadı.

Dört çocuk annesi Kim Kardashian’ın 11 yaşındaki en büyük çocuğu North ve 9 yaşındaki Saint, 2023 yapımı ‘Paw Patrol: Süper Film’in yıldızlarla dolu seslendirme kadrosunda yer almıştı.

 Filmde Dot karakterine sesiyle hayat veren North West’in 20 bin dolar, Meteor Max karakterini canlandıran kardeşi Saint West’in ise 10 bin dolar kazandığı öğrenilmişti.

2021 yapımı ‘Paw Patrol’ ve 2023 yapımı ‘Paw Patrol: Süper Film’in kadrosunda Kim Kardashian da yer almış, Delores karakterini seslendirmişti.

Ticaret savaşı teknoloji devlerini vurdu. IPhone ve Samsung’a zam kapıda

0

ABD ile Çin arasındaki gümrük krizi, teknoloji devlerini sarsıyor. Apple ve Samsung’un üretim maliyetleri fırladı, iPhone fiyatlarının yüzde 43’e kadar artabileceği belirtiliyor. Zamlar yolda, kullanıcıya ağır fatura çıkacak.

Çin-ABD krizi ilk olarak iPhone ve Samsung zammı olarak dönecek: Maliyetler öyle bir artacak ki!

ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları dünyanın en büyük telefon üreticileri olan Apple ve Samsung’u olumsuz etkileyecek.

ABD’nin uyguladığı ek gümrük tarifeleri ile Apple’ın üretiminin büyük bir kısmının Çin’de yapılıyor olması maliyet önemli oranda tırmandırırken kullanıcılara zam olarak yansıyacak.

Reuters haber ajansının yaptığı analize göre, iPhone’un Amerika’daki satış maliyeti yüzde 43 oranında artacak.

Ancak uzmanlara göre yüzde 10’un üzerinde artış yapılması mümkün değil.

Tarifeler akıllı telefonlara nasıl yansıyacak?

Çin’den ABD’ye gönderilen akıllı telefonlar, yeni gümrük vergileriyle ciddi fiyat artışlarıyla karşı karşıya kalabilir. Halihazırda 799 dolar ve 1599 dolar olan modeller, yüzde 43 oranında maliyet artışı yansıtıldığında sırasıyla 1142 dolara ve 2300 dolara kadar yükselebilir.

Türkiye’deki iPhone kullanıcıları hali hazırda en düşük iPhone fiyatı için 50 bin TL ödemesi gerekiyor. Ayrıca teknolojik aletler için kredi kartıyla değil tek seferde ödeme yapmak zorunda.

APPLE’DAN ACİL PLANI

Apple’ın yeni gümrük vergilerinden kaçınmak için acil bir önlem aldığı iddia ediliyor..

Çin’den beş uçak dolusu telefonun Amerika’ya taşındığı dile getiriliyor.

SAMSUNG DA ETKİLENECEK

Diğer bir akıllı telefon devi Samsung da maliyet artışı ile karşı karşıya.

Güney Koreli şirket, üretiminin önemli bir kısmını Vietnam’da gerçekleştiriyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Vietnam’a da yüzde 46’lık ek vergi getirmişti. Bu nedenle Samsung’un modellerinde de yüzde 20’leri bulan maliyet artışı olacağı tahmin ediliyor.

Megan Fox bebek kokusunu çok özlemiş

Ziraat Bankkart Avrupa şampiyonu

0

Temsilcimiz Ziraat Bankkart, CEV Kupası final 2. maçında Asseco Resovia 3-1 mağlup ederek Avrupa şampiyonu oldu.

Ziraat Bankkart Avrupa şampiyonu!

Ziraat Bankkart, 2025 CEV Kupası Finali ikinci maçında sahasında Polonya’nın Asseco Resovia Rzeszow takımını 3-1 mağlup ederek tarihinde ilk kez CEV Kupası’nda şampiyon oldu.

Temsilcimiz, Polonya’da oynanan ilk karşılaşmadan da 3-2’lik galibiyetle ayrılmıştı.

Ziraat Bankkart Baş Antrenörü Mustafa Kavaz, açıklamasında Türk voleybolu ve kulüp adına son derece önemli bir maça çıktıklarını belirterek, “Avrupa’nın buralarda sürekli oynayan takımları ile karşılaştık. Sonunda Avrupa’nın en iyi takımlarının almış olduğu CEV Kupasını havaya kaldırdık. Kulübüm ve Türk voleybolu adına bu kupayı ülkemize getirdiğimiz için çok gururluyum. Salonumuzu dolduran tüm taraftarlarımıza ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Her zaman bizi desteklediler. Onların bu desteğini hep arkamızda hissettik.” şeklinde konuştu.

AFAD’dan 31 il için sağanak uyarısı

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), bugün 29 il için “sarı”, Hakkari ve Van için ise “turuncu” yağış uyarısı verildiğini bildirdi.

AFAD'dan 31 il için sağanak uyarısı

AFAD’dan yapılan açıklamada, bugün Doğu Anadolu’nun doğusu, Güneydoğu Anadolu ile Elazığ ve Hatay çevrelerinde kuvvetli rüzgar ve fırtına beklendiği belirtildi.

Açıklamada, İç Anadolu’nun doğusunda, çarşamba günü öğle saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak şeklinde devam eden yağışların, Niğde, Kayseri ve Sivas çevrelerinde yerel kuvvetli, gece saatlerinde karla karışık yağmur ve kar yağışına döneceğinin tahmin edildiği vurgulanarak, şunlar kaydedildi:

“Perşembe günü sabah saatlerine kadar Niğde il geneli ile Kayseri ve Sivas’ın güney ve doğusunda yer yer kuvvetli kar şeklinde olması ve Doğu Karadeniz’de görülen yağışların, çarşamba sabah saatlerinden sonra Ordu il geneli ile Tokat’ın kuzey ve doğusu, öğleden sonra Giresun, Trabzon ve Rize çevreleri ile Gümüşhane’nin kuzeyi ve Artvin’in batısında kuvvetli olması, kıyı şeridinde yerel kuvvetli yağmur ve sağanak, iç kesimlerde kuvvetli ve yer yer yoğun kar şeklinde olması bekleniyor.”

Açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan son bilgilere göre bugün 29 il için “sarı”, Hakkari ve Van için ise “turuncu” yağış uyarısı verildiği bildirildi.

Söz konusu illerin valiliklerine bilgi verildiği aktarılan açıklamada, “Turuncu uyarı verilen illerde yaşayan vatandaşlarımıza SMS yoluyla bilgilendirilme yapılmıştır. Vatandaşlarımızın sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar ve fırtına, hortum, ulaşımda aksamalar, çatı uçması, soba ve doğalgaz kaynaklı zehirlenmeler ile yüksek kar örtüsü olan yerlerde çığ gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmasını, yetkili mercilerin uyarılarını dikkate almalarını önemle hatırlatıyoruz.” denildi.

Solskjaer talimatı verdi, Beşiktaş sözleşme feshi için harekete geçti

0

Beşiktaş’ta eleştirileri oklarının hedefi olan isimlerden Ciro Immobile, Kasımpaşa maçında da beklentileri boşa çıkardı. Siyah-beyazlıların İtalyan golcü için son kararı aldığı aktarıldı.

Beşiktaş’ın sezon başında kadrosuna kattığı Ciro Immobile performansıyla hayal kırıklığı yarattı.

Solskjaer’in son olarak Kasımpaşa maçında görev verdiği İtalyan golcü, beklentileri boşa çıkardı. Beşiktaş, yıllık 6 milyon Euro garanti ücreti olan Ciro Immobile ile yolları ayırma kararı aldı.

2026 yılına kadar sözleşmesi bulunan Immobile, kalan 1 yıllık sözleşmesinin feshedilmesini onaylarsa ayrılık hemen gerçekleşecek ancak sözleşmesindeki tutara karşılık bir talepte bulunursa taraflar masaya oturacak ve karşılıklı anlaşma yoluna gidilecek.

Beşiktaş, şu anda takımın en çok kazanan ismi olan Ciro Immobile’den açılacak maaş boşluğuyla gelecek sezonun transferlerine de yer açmış olacak.

Immobile, Beşiktaş formasıyla çıktığı 35 maçta 15 gol ve 3 asistlik skor katkısı verdi.

Vakıfbank, Eczacıbaşı karşısında avantajı yakaladı

0

Sultanlar Ligi play-off yarı final ilk maçında Vakıfbank, konuk olduğu Eczacıbaşı’nı 3-1 mağlup etti.

Vakıfbank, Eczacıbaşı karşısında avantajı yakaladı

Voleybol Vodafone Sultanlar Ligi play-off 1-4 etabı ilk maçında VakıfBank, Eczacıbaşı Dynavit’i 3-1 yenerek seride 1-0 öne geçti.

İki galibiyete ulaşan takımın finale yükseleceği seride ikinci karşılaşma, 12 Nisan Cumartesi günü oynanacak.

Eczacıbaşı Dynavit: 1 – VakıfBank: 3

Salon: Cebeci Spor Kompleksi

Hakemler: Erol Akbulut, İbrahim Acar

Eczacıbaşı Dynavit: Naz Aydemir Akyol, Yaprak Erkek, Jack-Kisal, Boskovic, Boden, Stevanovic (Simge Aköz, Gray, Hande Baladın, Beyza Arıcı, Elif Şahin)

VakıfBank: Bosetti, Deniz Uyanık, Cansu Özbay, Markova, Zehra Güneş, Van Ryk (Ayça Aykaç, Frantti, Sıla Çalışkan, Derya Cebecioğlu, Xinyue)

Setler: 19-25, 25-23, 19-25, 21-25

Süre: 127 dakika (25, 35, 33, 34)

Hande Erçel ilk kez tasarım yaptı

0

Güzel oyuncu, markayla iş birliğinde bir ilke imza atarak, ilkbahar-yaz sezonu için kendi imzasını taşıyan özel bir koleksiyon hazırladı. “Inspired by HER” adını taşıyan koleksiyon, Hande Erçel’in sadece oyunculukla değil, sanatçı kimliğiyle de öne çıktığı detaylarla dolu. Tebrikler…

İlk kez tasarım yaptı

Sanat haftası başlıyor

Çağdaş Türk sanatının en önemli organizasyonlarından Artweeks Istanbul, XI. Edisyonunda yepyeni bir deneyimle sanatı sanatseverlerle buluşturacak.

İlk kez tasarım yaptı

Artweeks Solo adıyla sanat dünyasına farklı bakış açısı sunmaya hazırlanan XI. Edisyon, 10-14 Nisan tarihleri arasında Bilgili Holding ev sahipliğinde The Ritz-Carlton Residences İstanbul B Blok’ta düzenlenecek. Bilgili Sanat ve Sabiha Kurtulmuş tarafından düzenlenen etkinlik, ilk kez Solo Edisyon formatıyla gerçekleşecek; bağımsız sanatçılar ve galerilerin kişisel sergileri, sanatseverlere benzersiz bir deneyim sunacak.

İlk kez tasarım yaptı

Pilates herkesin gözdesi

Oyunculardan ev kadınlarına, pilatesin sevilen hocası Nurgül Öztürk, her yaştan kişiye bu disiplini sevdiriyor. 9 yıllık tecrübesiyle beden kadar ruh sağlığını da önemseyen Öztürk, “Pilates, kendine ayırdığın en kıymetli zaman” diyor. Reformer’dan fonksiyonel egzersizlere, hamile pilatesinden beslenme danışmanlığına kadar geniş bir yelpazeyle hizmet veren stüdyo, etkili yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

İlk kez tasarım yaptı

Mehmet Üstündağ / Hürriyet

‘1923’ yeniden perde açıyor

CUMHURİYETİMİZİN 100. yılına özel olarak hazırlanan “1923” müzikali, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Zorlu PSM’de tiyatroseverlerle buluşacak.

3 sezon boyunca sahnelenmeye devam eden bu dev prodüksiyon, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Milli Mücadele’nin destansı serüvenini, müzik, dans ve multimedya şovuyla sahneye taşıyor. Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu, Piu Entertainment ve Zorlu PSM ortak yapımı “1923”, sahne önü ve arkasında olmak üzere 200 kişilik bir ekip çalışmasıyla perde açıyor.

Nesli tükenen ulukurtlar hayata döndürüldü

0

Bilim insanları, nesli tükenmiş ulukurtlara benzer beyaz tüylü kurtlar üretmeyi başardı. Peki bunu nasıl yaptılar?

Nesli 10 bin yıl önce tükenmişti: Ulukurtlar hayata döndürüldü!

Kayıp türleri geri getirmeyi amaçlayan şirkete göre, soyu tükenmiş ulukurtlara benzeyebilecek genetiği değiştirilmiş üç kurt, ABD’de açıklanmayan güvenli bir yerde yaşıyor.

Colossal Biosciences araştırmacılarının bildirdiğine göre, yaşları 3 ile altı ay arasında değişen kurt yavrularının uzun beyaz tüyleri, kaslı çeneleri ve şimdiden yaklaşık 80 kilo ağırlıkları var. Olgunlaştıklarında 140 kiloya kadar çıkmaları bekleniyor.

Soyları 10 bin yıldan daha uzun bir süre önce tükenen ulukurtlar, günümüzde yaşayan en yakın akrabaları olan gri kurtlardan çok daha büyük.

Bağımsız bilim insanları, bu son çabanın ulukurtların yakın zamanda Kuzey Amerika otlaklarına geri döneceği anlamına gelmediğini söyledi.

Buffalo Üniversitesi’nde biyolog olan ve araştırmada yer almayan Vincent Lynch, “Şu anda yapabileceğiniz tek şey bir şeyi yüzeysel olarak başka bir şeye benzetmektir, soyu tükenmiş türleri tamamen canlandırmak değil” dedi.

NASIL BAŞARDILAR?

Colossal bilim insanları, fosillerden elde edilen antik DNA’ları inceleyerek ulukurtların sahip olduğu belirli özellikleri öğrendi.

Araştırmacılar Ohio’da bulunan 13 bin yıllık bir kurt dişi ile Idaho’da bulunan ve her ikisi de doğal tarih müzesi koleksiyonlarının bir parçası olan 72 bin yıllık bir kafatası parçasını inceledi.

Colossal’ın baş bilim insanı Beth Shapiro, daha sonra bilim insanlarının canlı bir gri kurttan kan hücreleri aldıklarını ve CRISPR kullanarak 20 farklı bölgede genetik olarak değiştirdiklerini söyledi.

Bu genetik materyali evcil bir köpekten alınan yumurta hücresine aktardılar. Hazır olduklarında, embriyolar yine evcil köpekler olan taşıyıcı annelere transfer edildi ve 62 gün sonra genetiği değiştirilmiş yavrular doğdu.

Colossal daha önce de soyu tükenmiş yünlü mamutlara, dodolara ve diğerlerine benzeyen hayvanlar yaratmak için yaşayan türlerden alınan hücreleri genetik olarak değiştirmeye yönelik benzer projeler duyurmuştu.

Colossal’ın baş hayvan bakım uzmanı Matt James, “Yavrular fiziksel olarak genç yaban kurtlarına benzeseler de muhtemelen hiçbir zaman dev bir geyiği ya da büyük bir geyiği nasıl öldüreceklerini öğrenemeyecekler, çünkü vahşi yaban kurdu ebeveynlerini izleme ve öğrenme fırsatları olmayacak” dedi.

Colossal ayrıca bugün, ABD’nin güneydoğusundaki kritik tehlike altındaki kızıl kurt popülasyonundaki vahşi kurtlardan alınan kanı kullanarak dört kızıl kurt klonladığını bildirdi. Amaç, bilim insanlarının üremek ve türün kurtarılmasına yardımcı olmak için kullandıkları küçük tutsak kızıl kurt popülasyonuna daha fazla genetik çeşitlilik kazandırmak.

“SAKİNLEŞTİRİLMELERİ GEREKLİ”

Araştırmada yer almayan Montana Üniversitesi’nden yaban hayatı uzmanı Christopher Preston, bu teknolojinin diğer türlerin korunması için daha geniş bir uygulamaya sahip olabileceğini çünkü hayvanları klonlamak için kullanılan diğer tekniklerden daha az istilacı olduğunu söyledi. Ancak yine de vahşi bir kurdun kan almak için sakinleştirilmesini gerektirdiğini ve bunun basit bir başarı olmadığını da sözlerine ekledi.

Colossal CEO’su Ben Lamm, ekibin Mart ayı sonunda ABD İçişleri Bakanlığı yetkilileriyle proje hakkında görüştüğünü belirtti. İçişleri Bakanı Doug Burgum çalışmayı “bilimsel mucizenin heyecan verici yeni bir çağı” olarak tanımlarken, dışarıdan bilim insanları geçmişi restore etmenin sınırlamaları olduğunu söyledi.

Buffalo’dan Lynch, “Korkunç kurt soyu tükenmeden önce hangi ekolojik işlevi yerine getirmiş olursa olsun, bugünün mevcut manzaralarında bu işlevleri yerine getiremez” dedi.

Marmara Grubu Ödülleri sahiplerini buluyor

0

MARMARA Grubu Vakfı, ebediyete intikal etmiş üyelerinin isimlerini yaşatmak amacıyla 16 dalda ödül verecek.

Ödüller 6-8 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde sahiplerine takdim edilecek. Marmara Grubu, verilecek ödülleri ve ödüle layık görülen isimleri şöyle açıkladı: Süleyman Demirel Demokrasi Ödülü Emil Constantinescu’ya, Haydar Aliyev Türk Dünyası Ödülü Prof. Dr. Aziz Sancar’a, Zhelyu Zhelev Felsefe Ödülü Prof. Dr. İonna Kuçuradi’ye, Erhard Busek Yöneticilik Ödülü Prof. Dr. Asaf Hajıyev’e, Bernard Lewis Tarih Ödülü Prof. Dr. İlber Ortaylı’ya, Mgr. George Marovitch Kültürlerarası Diyalog Ödülü Mgr. Yusuf Sağ’a, Şahap Kocatopçu İhracatçı Ödülü Mustafa Gürtepe’ye, Hüsamettin Kavi Sanayici Ödülü Yusuf Hikmet Kaya’ya, Yalçın Sönmez Organize Sanayi Ödülü Adem Ceylan’a, Jak Kamhi Sevgi ve Barış Ödülü Dr. Hong Tako Tze’ye, Prof. Dr. Ahmet Samsunlu Çevre Ödülü Patrik Bartholomeos’a, Yüksel Çengel Siyaset Ödülü Hikmet Çetin’e, Ogan Soysal Dışişleri Ödülü Mevlüt Çavuşoğlu’na, Örsçelik Balkan Yaratıcı Düşünce Ödülü Prof. Dr. Mutlu Erbay’a, Hadi Türkmen Engelsiz Yaşam Ödülü Ampute Milli Futbol Takımına ve Sami Kohen Basın Ödülü Sedat Ergin’e sunulacaktır.

GÜNÜN SÖZÜ

“Bir ülke kötü yönetiliyorsa, zenginlik ve onur gibi şeylerin varlığından utanç duyulmalıdır.” Konfüçyüs

‘CUMHURİYET VE KOMÜNİSTLER’

GÜNÜMÜZÜN saflaşmalarına ışık tutacak ve ezberlerin yıkılmasına katkı sağlayacak bir kitap geliyor. ‘Cumhuriyet ve Komünistler’de Kemal Okuyan ile TKP’nin Cumhuriyet devrimine bakışını ve CHP, DEM Parti ve diğer sol akımlarla ilgili değerlendirmeleri konuştuk. Çok tartışılacak. Kemal Okuyan ile söyleşi ‘Cumhuriyet ve Komünistler…’ Hazırlayan Haluk Hepkon. Bu söyleşi solun ve cumhuriyetçi kesimlerin birbirlerini tanımasına ve bir araya gelmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor. (Kırmızı Kedi)

MESAJ PANOSU

AĞIRDIR’IN CHP YORUMU

 OKSİJEN’de siyasal araştırmacı Bekir Ağırdır “Herkesin bir CHP tanımı ve hayali var, iktidarın bile…” diye yazmış:

“81 ilde hem parti üyeleri hem de dayanışma sandıklarında vatandaşlar oy kullanmış. Uzun süredir kitle partisi olma özelliğinden uzaklaşmış olan CHP için bu anlamlı. Dayanışma katılımının en yüksek oranlarda gerçekleştiği iller aynı zamanda Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’dan fazla olduğu iller, Uşak hariç. Katılımın en düşük olduğu iller Bingöl ve Bayburt hariç yine Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’dan fazla oy aldığı iller.”

MALTEPE’DE ‘FELSEFE SÖYLEŞİLERİ’

MALTEPE Belediyesi tarafından düzenlenen felsefe söyleşileri, Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde başladı. “21. Yüzyılda İnsan Felsefesi” başlıklı ilk etkinliğe Maltepe halkı büyük ilgi gösterdi ve salon tamamen doldu. Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Maltepe Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Çotuksöken, insan felsefesinin Türkiye’deki önemine vurgu yaptı ve “İnsan felsefesi Türkiye’de en güçlü felsefedir” dedi. Çotuksöken, Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen’e desteğinden dolayı teşekkür etti. Programda Doç. Dr. Yaylagül Ceran Karataş konuşmasında, eleştirel felsefi antropoloji kavramı üzerinden Immanuel Kant’ın düşüncelerine giriş yaptı. “İnsan nedir?” sorusu ekseninde insan oluş sürecine dair felsefi değerlendirmelerde bulundu. Felsefe söyleşileri nisan ayı boyunca sürecek.

GÖÇMEN SAVUNUCUSU VEFAT ETTİ

 1970 ve 80’li yıllarda Belçika’da tüm ezilenlerin, özellikle de kökeni, dili, dini ne olursa olsun, tüm göçmenlerin haklarını militanca savunan saygıdeğer mücadele insanı Jean-Pierre Dupont’un 19 Mart’ta yaşama veda ettiğini büyük üzüntüyle öğrendik. 4 Aralık 1934’te Uccle’de doğmuş olan Hıristiyan din adamı Jean-Pierre Dupont sadece Hıristiyan sürgünlerle değil, demokrasi ve özgürlük mücadelesi veren Kürt, Türk, Faslı ve Tunuslu göçmenlerle de her daim dayanışma içinde oldu. Oya-Doğan ÖZGÜDEN-BRÜKSEL

HIDIRLIKTEPE’Yİ ZEYTİNBURNU’NA KİM BENZETTİ

ANKARA Kalesi bir tarihi anlatır. Başkentin sembolüdür. Karşısında yükselen iki beton blok var. Bu iki blok Hıdırlıktepe olarak bilinen karşı tepenin üstünde ve kalenin tam hizasında ne yapılıyor bilinmiyor. Ne yapılırsa yapılsın Ankara Kale’sinden boy olarak büyük olmamalı, Kalenin siluetini kapatmamalı. Bu bloklar kapatıyor. Yapılırken denetlenmedi ya da gözden kaçtı. Tarihe saygılıysak bu bloklar düzeltilmeli. Geçenlerde gittiğim İstanbul Zeytinburnu’nda da böyle bir şeye rastladım üzüldüm. Yetkilileri göreve davet ediyorum. Başkentin sembolü hep Ankara Kalesi olmalı. Ve görkemli olmalı. Erhan ÖZDEMİR

Rusya – ABD görüşmesinin tarihi belli oldu. İstanbul’da tarihi zirve

Rusya ve ABD görüşmelerinin ikinci turu 10 Nisan’da İstanbul’da olacak. Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov tarihi zirve hakkında açıklama yaptı.

Peskov, başkent Moskova’da gazetecilere gündemdeki konuları değerlendirdi.

Rusya ve ABD heyetleri arasında İstanbul’da 10 Nisan’da yapılacağı belirtilen görüşmelerle ilgili soruyu yanıtlayan Peskov, “Tarafımız, Dışişleri Bakanlığı düzeyinde temsil edilecek. Bakanlık gerekli bilgiyi açıklayacak.” dedi.

Rusya ile ABD arasında Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşmasının (New START) yeniden yürürlüğe sokulması ihtimalini değerlendiren Peskov, ilk önce ABD ile ikili ilişkilerin iyileştirilmesi gerektiğini belirterek “Stratejik istikrara ilişkin müzakereleri şimdilik düşünmek zor. Çünkü bu tür müzakereler, ikili ilişkilerin belirli düzeye ulaşmasını ve karşılıklı güvenin sağlanmasını gerektiriyor.” şeklinde konuştu.

Peskov, ABD ile silah kontrolüne dair müzakerelerde diğer ülkelerin nükleer cephanesinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.

“JAPONYA YÖNETİMİ İLE HERHANGİ BİR ETKİLEŞİM YOK”

Rusya ile Japonya arasında barış anlaşmasına ilişkin müzakerelerin yapılması ihtimalini de değerlendiren Peskov, Japonya’nın, Rusya’ya yönelik uygulanan yaptırımlara katıldığına dikkati çekti.

Peskov, “Japonya yönetimi ile herhangi bir etkileşim yok. Mevcut durumu baz alarak hareket ediyoruz. Bu koşullarda herhangi bir müzakereden söz etmek mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

Peskov, İran ile ABD arasında Umman’da 12 Nisan’da, İran nükleer sorununa ilişkin yapılması planlanan müzakereleri memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.

Sözcü Peskov, “Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin, Ukraynalı askerlerin sadece Kursk bölgesinde değil, Belgorod bölgesinde de bulundukları ifadesinin gerçek olup olmadığı” yönündeki soruya ilişkin ise “Bu, askeri operasyonumuzun ayrıntılarıyla ilgili. Savaş alanındaki gerçek durum hakkında bilgi vermiyoruz.” dedi.

Kaynak: Medyatava