Dilek İmamoğlu, Özgür Özel’i tebrik etti
CHP’nin bugün Ankara’da düzenlediği 21. Olağanüstü Kurultayında Özgür Özel rekor oy ile ikinci kez genel başkan seçildi. Özel’in yeniden genel başkan olarak seçilmesinin ardından sosyal medya hesabından paylaşım yapan Dilek Kaya İmamoğlu, Özgür Özel’i tebrik etti.

CHP’nin 21’inci Olağanüstü Kurultayı “İrade Milletindir” temasıyla yapıldı. Bugün Ankara’da düzenlenen kurultayda tek aday olan Özgür Özel, oy kullanan 1276 delegenin kullandığı geçerli olan 1171 oyun tamamını alarak rekor oy ile CHP’nin yeniden genel başkanı seçildi.
Özel’in bir kez daha genel başkan seçilmesinin ardından tebrik mesajları paylaşıldı. Bu paylaşımlardan birisi de tutuklanan İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu’ndan geldi.

“İNANÇLA VE UMUTLA EMEK VERECEĞİZ”
Sosyal medya hesabından tebrik mesajı paylaşan Dilek Kaya İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:
“CHP 21. Olağanüstü Kurultayı’nda yeniden Genel Başkan seçilen Sayın Özgür Özel’i tebrik ediyorum. Hep birlikte demokratik, adil ve özgür bir ülke için mücadele edecek; çocukların ve gençlerin yarınları için inançla ve umutla emek vereceğiz.”

Ediz Hun. Gençler serbest bırakılmalı
Usta Sanatçı Ediz Hun, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu eylemlerine katılan öğrenciler için açıklama yaptı. İşte o ifadeler…

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ile başlayan ve tutuklanmasıyla devam eden protestolar kapsamında 301 öğrenci tutuklanmıştı.

Birçok ünlü isim ve sanatçıdan öğrenciler için destek paylaşımı gelirken bir açıklama da Türk sinemasının unutulmaz oyuncularından olan Ediz Hun’dan geldi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Ediz Hun, şu ifadeleri kaydetti:
“Ülkemizde yaşanan gelişmeleri büyük bir hassasiyetle takip ediyorum. Cumhuriyetimizin ışığında, demokratik bir toplumun temel dayanaklarından biri düşünce ve ifade özgürlüğüdür.

‘GENÇLER SERBEST BIRAKILMALI’
Gençler bu ülkenin umudu, yarını ve aydınlık geleceğidir. Fikirleriyle yarını inşa eden gençlerin sesini kısmak, geleceğe ket vurmaktır. Gençlerin ifade özgürlüğü korunmalı, tutuklu bulunan gençler serbest bırakılmalıdır.

Elon Musk lisedeyken neden okul değiştirdi? Babasıyla arası neden bozuldu?
O dünyanın en zengin insanı. Her hamlesiyle gücüne güç katıyor, unvanlarına her gün bir yenisini ekliyor. Son olarak “ABD Başkanı’nın danışmanı” da oldu ancak yaptıklarıyla eleştiri oklarının üzerine çekmekten kurtulamıyor. Peki Elon Musk’ın bu tartışmalı kişiliğinin temelinde ne yatıyor? Olay yaratan çıkışlarının sebebi çocukluğunda yetiştiği ortam olabilir mi?

Güney Afrika Cumhuriyeti’nde bulunan Pretoria Erkek Lisesi’nin pek çok ünlü mezunu var. 1901’de kurulan ve görünüş itibarıyla İngiltere’deki benzeri okulların bir kopyası olan liseden çıkanlar arasında İşçi Partili siyasetçi Peter Hain, Booker ödüllü romancı Damon Galgut, sevgilisi Reeva Steenkamp’i öldürdüğü için yıllarca hapiste kalan Paralimpik atlet Oscar Pistorius gibi çok tanınmış isimler bulunuyor.
Ancak okulun en ünlü mezunu bunların hiçbiri değil; son dönemde ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanı olarak yaptığı işlerle ses getiren teknoloji girişimcisi Elon Musk.
Musk, 1980’li yılların sonlarını Pretoria’daki bu okulda geçirdi. Okulun ağaçlarla dolu kampüsü, babasının da aralarında olduğu varlıklı insanların yaşadığı Waterkloof mahallesine de oldukça yakındı.
O dönemde apartheid rejiminin son günleri yaşanıyordu ve Güney Afrika ciddi bir çalkantı içindeydi. 1984 yılında ülkenin dört bir yanında siyahların yaşadığı kasabalarda ayaklanmalar çıkmıştı. 1986’da beyaz azınlığın iktidarda olduğu hükümet olağanüstü hâl ilan etmişti. Ancak beyazların yaşadığı ayrılmış bölgelerde, hayat huzur ve refah içinde geçiyordu.
Pretoria Erkek Lisesi’nde Musk’tan bir devre üstte olan Jonathan Stewart, The Guardian’a yaptığı açıklamada, “Ülkenin geneli alevler ve çalkantı içindeyken, biz ağaçlarla çevrili mahallelerimizde güven ve huzur içinde yaşıyor, hayatımıza olduğu gibi devam ediyorduk. Nispeten varlıklılardan oluşan bir küme vardı, geri kalan herkes bunun dışında kalıyordu” diye konuştu.

TRUMP’IN İLK İCRAATLARINDAN BİRİ GÜNEY AFRİKA’YI CEZALANDIRMAK OLDU
1971’de Pretoria’da dünyaya gelen Musk, geçtiğimiz aylarda X hesabından yaptığı bir paylaşımda, doğduğu ülkenin “açıkça ırkçı yasalarını” eleştirdi ve “Beyaz Güney Afrikalılar memleketlerinde ırkları nedeniyle zulme uğruyor” ifadesine “Evet” diye yanıt verdi.
Bu paylaşımların ardından Başkan Trump, Güney Afrika hükümetini, Afrikanerlere yani Hollanda kökenli beyazlara yönelik “adil olmayan ırk ayrımcılığı” uygulamakla suçlayan bir kararnameye imza attı. Trump, bu suçlamasına dayanak olarak, özel mülklerin belli koşullarda kamulaştırılmasına izin veren bir yasayı gösterdi. Yasa kapsamında Güney Afrika’ya gönderilen mali yardımlar kesildi (ülkenin HIV/AIDS’le mücadele bütçesinin yüzde 17’si ABD’den geliyor) ve Afrikanerlere ABD’ye sığınma hakkı tanındı.
1989’da Güney Afrika’dan ayrılıp annesinin memleketi Kanada’ya göçen ardından da ABD’ye yerleşen Musk’ın bu kararlarda ne derece etkili olduğu bilinmiyor. Dahası Trump, başkanlığının ilk döneminde de Güney Afrika’daki beyazlara yönelik ırkçılık iddialarıyla yakından ilgilenmişti. O dönemde Afrikanerlerden oluşan bir grup ABD’ye giderek, ülkedeki beyaz çiftçilerin toprakları için katledildiğini, hükümetin de buna destek olduğunu öne sürmüştü. (İddiaların doğru olmadığı daha sonra kanıtlandı.) Trump grubun liderlerinden birini, bir haber kanalının yayınında izlemiş ve destek veren bir tweet atmıştı.
Trump ayrıca Güney Afrika’nın İsrail’e Gazze işgali konusunda Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı davayı eleştiren ABD’li gruplardan da etkilenmiş görünüyor. Zira Trump’ın kararnamesinde bu konudan da bahsediliyor.
MUSK STARLINK’İ GÜNEY AFRİKA’YA DA AÇMAK İSTİYOR
Ancak Musk’ın Trump’ın en yakın danışmanlarından biri olduğu düşünüldüğünde, görüşlerini Başkan’la paylaşmamış olması pek olası görünmüyor. Öte yandan Musk’ın Güney Afrika’da bazı yatırımları olduğunu da unutmamak gerek.
Güney Afrika’da nüfusun yüzde 7’sini oluşturan beyaz azınlık, tarım arazilerinin yüzde 70’inden fazlasının sahibi. Musk, bu dağılımı değiştirmeyi amaçlayan toprak reformu yasalarının, ırkçılık olduğunu ve hırsızlık olarak görülebileceğini belirtiyor hatta beyaz çiftçilerin öldürülmesini soykırım olarak nitelendiren iddiaları destekliyor. Ancak araştırmalar bu suçların motivasyonunun finansal olduğunu gösteriyor.
Bu esnada Musk, bir yandan Starlink uydu ağını ülkede satışa çıkarmaya çalışırken bir yandan da pozitif ayrımcılık yasaları konusunda Güney Afrika hükümetiyle çatışma halinde. Zira ülke yasaları gereği, telekomünikasyon sektöründeki yabancı yatırımcıların, Güney Afrika’daki ortaklığa Siyahi şirketleri dahil etmeleri ve hisselerin yüzde 30’unun bu şirketlerde olması şart. Trump’ın kararnamesinin, Musk’ın bu yasadan muaf olma girişimleri nedeniyle baskı altında olan Güney Afrika hükümetini daha da fazla zorlaması mümkün.

X’in basın departmanı ve Musk’ın avukatı, The Guardian’ın haberle ilgili görüşme taleplerine ve sorularına yanıt vermedi.
APARTHEID’DA BÜYÜMEK MUSK’IN GÖRÜŞLERİNİ NASIL ETKİLEDİ?
Hatırlanabileceği gibi, son aylarda Musk’ın Trump’ın yemin törenindeki jestleri Nazi selamına benzetilirken (bu benzetme Musk tarafından reddedilmişti), Almanya’daki Alternative für Deutschland gibi aşırı sağ partilerle yakın ilişkileri de eleştiri konusu olmuştu. Peki Musk’ın yıkılmak üzere olan apartheid rejimi altında büyümesi, bu duruşunu ne kadar etkiledi?
Bu tartışmada henüz net bir yanıt bulunabilmiş değil.
Musk’ın ailesi gibi İngilizce konuşan beyaz Güney Afrikalılar, apartheid’ın yarattığı ırksal hiyerarşinin faydasını görmekle birlikte, çoğu zaman o dönemde iktidarda bulunan Afrikanerlerle bağlantılı da değildi.
LİSEDE UĞRADIĞI ZORBALIK NEDENİYLE OKUL DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA KALDI
Musk, beş yıllık lise hayatının ilk iki yılını Johannesburg’da tamamen beyazlardan oluşan Bryanston Lisesi’nde geçirdi. 1968’de kurulan kızlı-erkekli Bryanston, İngilizce eğitim veren paralı bir devlet okuluydu.
Bugün olduğu gibi 80’lerde de Bryanston Lisesi’nde spor başarısı çok önemliydi. Musk’ın birinci senesinde Bryanston’dan mezun olan Lesley Burns, The Guardian’a yaptığı açıklamada, “Bir bakıma Amerikan toplumu gibiydi. Futbol takımındaki sporcular, popüler çocuklardı” dedi.
Musk ise 1985 yılında okulun satranç takımına katıldı ve acımasız bir akran zorbalığına uğradı. En son olayda çok ağır bir şekilde dövülen ve merdivenlerden aşağı atılan Musk, günlerce hastanede tedavi altında kaldı. (Bryanston yetkilileri The Guardian’ın yorum talebini reddetti.)
Bunun üzerine babaları Errol, Musk’ı ve erkek kardeşi Kimbal’ı Pretoria Erkek Lisesi’ne nakletti. Kendisiyle aynı bilgisayar sınıfında olan Gideon Fourie, Musk’ın bu okulda sevilen bir öğrenci olduğunu belirterek, “Çok ortalama bir karakterdi. Hiçbir şekilde süper sporcu, süper inek ya da süper serseri değildi. Bir arkadaş grubu vardı” ifadelerini kullandı.
YENİ OKULU ÜLKENİN GENELİNDEN ÇOK FARKLIYDI
O dönemde Güney Afrika basınına yoğun bir sansür uygulanıyordu. Gazetelerin özellikle kasabalardaki olaylar ve toplu tutuklamalarla ilgili kısımları karartılmış halde yayımlanıyordu.
Öte yandan Pretoria Erkek Lisesi, zamanına göre oldukça liberaldi. 1981 yılında ilk siyahi öğrencinin kabul edildiği devlet okulu olan Pretoria’nın okul müdürü Malcolm Armstrong, yasalardaki bir boşluğu kullanarak Güney Afrika sınırları içinde bulunan ancak bağımsız devletler olarak kabul edilen “ana vatan”lardaki diplomatların oğullarını okula kabul etmişti.
Musk’ın iki dönem altında Kimbal’ın sınıf arkadaşı olan Patrick Conroy, “Armstrong henüz yasaklı olduğu dönemde Afrika Ulusal Kongresi’yle (ANC) Dakar’da görüşme yaparak, yetkililere bile karşı gelmişti. Sık sık okuldaki öğrencilere hitap eder, demokrasinin, insan haklarının ve sosyal adaletin önemine vurgu yapardı” diye konuştu.
Okulun şu anki müdürü ve Kimbal’ın bir diğer sınıf arkadaşı Gregary Hassenkamp da Armstrong hakkında benzer şeyler hatırladığını ancak tüm öğretmenlerin bu liberal bakış açısını benimsemediğini belirterek, “Armstrong’un öğrencilerini içinde yaşadığımız ülkeye ve benimsediğimiz tavırlara karşı düşünmeye zorladığını hatırlıyorum” dedi.

Pretoria
GEÇMİŞTE DEMOKRATLARA OY VERDİĞİNİ SÖYLEMİŞTİ
Musk daha önce yaptığı açıklamalarda “muhafazakâr olmadığını” söylemiş ve Barack Obama’nın zaferiyle sonuçlanan 2008 seçimlerinden bu yana Demokrat Parti’ye oy verdiğini ancak fikrini değiştirdiğini belirtmişti. Ne var ki Musk’ın demokrasiye ve demokratik liderlere şüpheyle yaklaştığı da biliniyor.
Musk’ın dedesi 1930’lu yıllarda Kanada’da faaliyet gösteren demokrasi karşıtı bir partinin liderliğini yapmıştı. Bu parti ülkenin elit teknokratlar tarafından idare edilmesini savunuyordu. Dede ilerleyen dönemde apartheid sisteminin çekiciliğine kapılarak Güney Afrika’ya göç etmişti.
Musk’ın aradığı güçlü başkanı Trump’ta bulmuş olabileceği düşünülüyor. Okul arkadaşlarının bazıları, Musk’ın şu anki görüşlerinin apartheid’ı bitirme görüşmelerinin iniş çıkışlarını yaşayamamış ve Nelson Mandela’nın 1994’te ülkenin ilk siyahi başkanı olmasının nasıl bir “mucize” olduğunu idrak edememiş olmasından kaynaklandığını ileri sürüyor.
Aradan geçen 30 yılı aşkın sürede Mandela’nın lideri olduğu ANC, ülkedeki ekonomik eşitsizlik sorununa bir çözüm üretebilmiş değil. Siyahilerin ekonomik anlamda güçlendirilmesini hedefleyen politikalar, siyahilerin sahip olduğu şirketlere vergi muafiyetleri ve devlet ihaleleri sağlasa da siyahilerde işsizlik beyazların 5 katı. Ayrıca Güney Afrika, cinayet oranlarının da en yüksek olduğu ülkelerden biri.
BABASI APARTHEID ZAMANLARINI ÖVMÜŞTÜ
Beyaz Güney Afrikalıların birçoğu, siyahilere yönelik pozitif ayrımcılık yasalarını kendilerine yönelik negatif ayrımcılık olarak görüyor. Şubat ayı ortasında Pretoria’daki ABD Büyükelçiliği önünde toplanan yüzlerce kişi “Başkan Trump İçin Tanrı’ya Şükür”, “Güney Afrika’yı Yeniden Büyük Yapın” gibi pankartlar taşıdı.
Güney Afrika’da apartheid dönemine geri dönmek isteyen kişi sayısı çok fazla olmasa da özellikle yaşlıların o dönemi nostaljiyle hatırlaması da görülmemiş şey değil. Örneğin Errol Musk, Cape Town’da bulunan evinde verdiği röportajda Elon’un çocukluğuyla ilgili bir soruya, “Güzel günlerdi, suç hiç yoktu. Problem yoktu. İnsanlar, siyahiler ve beyazlar, birbirleriyle çok iyi anlaşıyordu. Her şey yolundaydı. Gerçek bu. Elbette insanlar bunu duymak istemiyor ama gerçek bu” ifadelerini kullanmıştı.
Musk ile kardeşleri Kimbal ve Tosca’nın babaları Errol’la fırtınalı bir ilişkisi olduğu biliniyor. Kimbal, daha önce Musk’ın biyografisini kaleme alan Walter Isaacson’a, babalarının kendilerine 2-3 saat boyunca aralıksız bağırdığını, “beş para etmez, zavallı” gibi sıfatlar kullandığını söylemişti. Musk kardeşlerin anneleri Maye ise Errol’ı fiziksel şiddet uygulamakla suçlamıştı.
Errol ise bu suçlamaları her seferinde reddederek, “Saçmalık” diye konuştu.

Elon ve annesi Maye Musk
ARALARI NEDEN BOZULDU?
Isaacson’ın yazdığına göre, Musk kardeşler 2017 yılında 30 yaşındaki üvey kızı Jana Bezuidenhout’tan bir çocuk sahibi olunca Errol’la görüşmeyi kesti. Errol ise bambaşka bir hikâye anlatıyor. Ona göre, Cape Town’da kendisinin 70’nci Musk’ın 45’inci doğum günü kutlamaları sırasında Errol Trump’ın 2016’daki başkanlık adaylığını desteklediğini söyleyince araları açıldı.
Errol, “İşler Biden iktidara gelince değişti. Elon, Amerika’yı mahvetmeye çalıştıklarının farkına vardı. Şimdilerde her gün mesajlaşıyoruz. Elbette her zaman cevap verebilecek durumda olmuyor. O nedenle bana kişisel asistanı yanıt veriyor” ifadelerini kullandı.
Bakan Kacır’dan gençlere müjde

Şarkıcı Mert Demir yeni imajıyla ortaya çıktı
Son dönemlerde hakkında çıkan haberlerden dolayı bir hayli dertli olan şarkıcı Mert Demir imaj değişikliğine gitti.
Oyuncu Serenay Sarıkaya’nın şarkıcı Mert Demir ile reklam aşkı yaşadığı ve 5 milyon dolar aldığı iddiası gündemi sallamıştı.
Sarıkaya, Demir ile duygusal beraberlik yaşadıklarını ve bu beraberlik için hiç kimseden para almadığını söylemişti.

Mert Demir ise yaşananların ardından sahnelere ara vermişti. Uzun süredir sessizliğe bürünen Demir, önceki akşam ise konser verdi, yeni tarzıyla dikkat çekti.

Saçlarını kısacık kestiren ve kilo aldığı görülen Mert Demir’in bıyıkları da gözlerden kaçmadı.
Ünlü şarkıcıyı görenler tanımakta zorluk çekti.
İşte Mert Demir’in yeni hali:

Selen Görgüzel, Urla Alışveriş Festivali’nde sahne aldı
Dört ay önce çıkardığı ‘Arabex’ şarkısı ile iki milyon dinleyiciye ulaşan Selen Görgüzel, önceki akşam Urla Alışveriş Festivali’nde sahne aldı.

Sahnede sevilen şarkılarını seslendiren Görgüzel’e Ares adlı köpek eşlik etti. Şarkıcının 4 Nisan ‘Dünya Sokak Hayvanları Günü’nde sahnede köpekle şarkı söylemesi yürekleri ısıttı. Görgüzel sevilen şarkılarının yanı sıra sahne şovuyla da tam not aldı.
Cem Yılmaz da Bluesky’a göç etti
Birçok ünlü gibi komedyen Cem Yılmaz da X (eski adıyla Twitter) hesabının kapatılma olasılığını göz önünde bulundurarak yeni sosyal medya platformu Bluesky’a yöneldi.

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan tepkiler protestolara dönüşmüş, yapılan her paylaşım ayrı olay olmuştu. Sürecin bir an olsun durulmadığı gündemde X platformunda hesap kapatma ve gönderi silme durumlarıyaygınlaştı. Oyuncu Berna Laçin ve fenomen Danla Bilic gibi isimlerin hesapları kapatılırken ünlü isimler bir bir Bluesky platformuna geçiş yapmaya başladı.
X’in eski rakibi olan Bluesky’a geçen oyuncu Farah Zeynep Abdullah’ın ardından komedyen Cem Yılmaz da bu göçe katılanlardan biri oldu.
Bluesky profilini paylaşan Yılmaz, link açılmadığı için Elon Musk’a göndermede bulundu: “Link açılmıyor! Lan adam hesap kapatıyor Bluesky linkini açtırır mı! Neyse yolu bulunur.”

“BU DA BİR MESAİ! BANA TUHAF GELİYOR”
Bluesky’da ise ilk paylaşımı “Daha güzel bir sosyal medya için varım diyor. Ya hak!” sözleri olan Cem Yılmaz’ın paylaşımları ardı ardına geldi:
“Bugün en terbiyeli (!) adam bile sanatçı sıfatını kendine bahsettiği şey sanıyor. Ben sana sanatçı dememeler falan! Kardeş, ortalık yangın yeri, unvan mı kovalıyoruz? Armageddon olmuş, adam dövecek artist arıyor. Bu da bir mesai! Bana tuhaf geliyor. Neyse, ‘Her şey çok güzel olacak’ demiştim.”
“Yazdığımız, çizdiğimiz işlerde bir görüş, bir tavır, bir fikir vardır. Bunu bilsin istersin, okuyan, izleyen. George Orwell’in başına dikilip ‘Aga, olayları kes; aga, şöyle de; abi, şunu da ekle; birader, sen de biraz sert gir’ deseydi! Orwell da ‘ sizin yapacağınız işi’ deyip romanı yarım bırakırdı.”

Sıcaklık düşüyor, kar geliyor


Formula 1 Japonya Grand Prix’sinde zafer Verstappen’in
Formula 1 Japonya Grand Prix’sinde kazanan isim Red Bull pilotu Max Verstappen oldu.

Formula 1 Dünya Şampiyonası, sezonun 3. yarışı Japonya Grand Prix’siyle devam etti.
Suzuka şehriyle aynı adı taşıyan 5,8 kilometrelik Uluslararası Suzuka Pisti’nde düzenlenen yarışı Red Bull pilotu Max Verstappen kazandı.
Verstappen’in ardından Lando Norris 2. olurken, 3. sırada Oscar Piastri, 4. sırada Charles Leclerc ve 5. sırada ise George Russell yer aldı.
Teoman’dan Mahir Polat paylaşımı
Cezaevinde tutuklu bulunan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın sağlık sebepleri nedeniyle serbest bırakılması için çağrılar artıyor. Şarkıcı Teoman da sosyal medya hesaplarından “Mahir Polat’ı öldürmeyin” yazılı bir görsel paylaştı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında 23 Mart’ta tutuklanan Mahir Polat emniyetteki ifadesinde sağlık sorunlarından söz etmiş, “İki damarımda tıkanıklık mevcut” demişti. Dört kez anjiyo geçiren 50 yaşındaki Polat’ın toplam altı stenti bulunduğu biliniyor.
Ve 27 Mart’ta hastaneye kaldırıldı, doktoru duruma dil altı hapıyla müdahale etti. 30 Mart’ta da anjiyo oldu, ertesi gün yeniden cezaevine götürüldü.
Ardından avukatı Erkam Erdem 3 Nisan gecesi X hesabından şunları yazdı:N”Mahir Polat’ın hipertansiyon nedeniyle kalp krizi ve beyin kanaması riski sürüyor. Cezaevi kampüsü içerisinde bulunan hastanede bir heyetin toplandığı ve bir değerlendirme yapacakları söyleniyor.”

4 Nisan’da da Mahir Polat cezaevi kampüsündeki hastanede kurul karşısına çıktı. Kurul, Polat’ın Adli tıp Kurumu’na sevk edilmesini kararlaştırdı. Polat’ın ilerleyen günlerde sevki bekleniyor.
5 Nisan’da ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Hiç kimsenin bir endişesi olmasın” diye konuştu.
Aynı gün Avukatı Erdem “Kaybedecek bir zamanımız kalmadı! Her dakika risk içeriyor” dedi.
“HAYATİ TEHLİKESİ DEVAM EDİYOR”
Erdem bugün de şu paylaşımı yaptı: “Durumu abartısız ve eksiksiz bildiriyorum: Hayati tehlikesi devam ediyor, cezaevi koşulları sağlığına mütemadiyen zarar veriyor.”
Mahir Polat için günlerdir sosyal medyada sayısız paylaşım yapıldı. Son olarak da şarkıcı Teoman, Instagram ve X (Twitter) hesaplarından “Mahir Polat Serbest Bırakılsın” etiketiyle “Mahir Polat’ı öldürmeyin” yazılı bir görsel paylaştı.

Ünlü rapçi Eminem dede oldu. Torununa verdiği isim herkesi şaşırttı
TORUNUNUN İSMİ HEM ANLAMLI HEM DUYGUSAL!
29 yaşındaki Hailie Jade, Instagram hesabında yaptığı paylaşımla hem bebeğinin adını açıkladı hem de duygusal bir mesaj verdi. Mavi kapüşonlu bir sweatshirt’ün arkasında yazan o detay dikkat çekti:Evet, Eminem’in gerçek adı Marshall Mathers, ve torunu bu özel ismi taşıyor! Hem dedesinin adını yaşatan hem de anlam yüklü bu seçim, hayranları derinden etkiledi. Hailie, paylaşımına ise şu notu düştü: “Happy due date // 3 weeks earthside little e 🤍”

Hailie doğum öncesinde heyecanını gizleyememişti
Anne olmadan kısa bir süre önce Just a Little Shady adlı podcast’inde duygularını paylaşan Hailie, “Bunu düşündükçe kafamı toparlayamıyorum ama çok heyecanlıyım” demişti. Oğlunun nasıl biri olacağını hayal ettiğini anlatan genç anne, duygularını içtenlikle dile getirmişti.

“O benim küçük arkadaşım olacak!”
Çiftin bebek odasını sosyal medyada paylaşmasının ardından takipçilerinden büyük ilgi görmüştü. Cinsiyet açıklamasını da yine bir podcast bölümünde yapan Hailie, mavi konfeti patlatılmasıyla oğlunun enerjik biri olacağını hissettiğini söylemiş, eşi Evan ise “Benimle golf oynayacak, birlikte avlanacağız” diyerek

Eminem’in gözleri doldu
Ünlü rapçi Eminem ise torun haberini oldukça özel bir şekilde duyurdu. 2024 Ekim ayında yayımladığı “Temporary” şarkısının klibinde, Hailie’nin çocukluk görüntülerine yer verildi. Klip sonunda ise duygu dolu anlar yaşandı: Hailie, babasına torun müjdesini “Grandpa” yazılı bir forma ve sonogramla verirken Eminem gözyaşlarını tutamadı.

İŞTE EMİNEM’İN TORUNU!
Eminem, yıllar boyunca babalık deneyiminin hayatındaki en büyük dönüm noktalarından biri olduğunu her fırsatta dile getirmişti. 2001 yılında kızı Hailie’yi kucağına aldığında yaşadığı değişimi şu sözlerle anlatmıştı:

“O, hayatımda bir dönüm noktasıydı. Hailie sayesinde daha çok çalışmam, daha çok çabalamam gerektiğini anladım.”
Ünlü rapçi, kazandığı parayı da her zaman kızının geleceği için harcadığını vurgulamıştı. Şimdi ise bu güçlü bağ, bir üst seviyeye taşındı: Hailie anne oldu, Eminem ise ilk kez dede olmanın heyecanını yaşıyor!

Torunu Elliot “Marshall” McClintock’un ismi, ailenin geçmişine duygusal bir selam niteliğinde. Eminem’in gerçek adını taşıyan minik Elliot, hem bir soyadını hem de güçlü bir mirası temsil ediyor.

Artık sadece efsane bir sanatçı ve sevgi dolu bir baba değil; aynı zamanda torununa şarkılar mırıldanacak bir dede! Eminem için bu yepyeni rol, hayatında bambaşka bir sayfa açıyor.
Fenerbahçe, Trabzonspor’u 4 golle devirdi. Talisca’dan hat-trick yaptı
Süper Lig’in 30. haftasında Fenerbahçe sahasında Trabzonspor’u konuk etti. Sarı lacivertliler ilk yarısını geride kapattığı maçın ikinci yarısında şov yaptı. Rakibini 4-1 yenen Fenerbahçe Galatasaray ile olan puan farkını 3’e indirdi. Talisca attığı 3 golle maçın yıldızı oldu.

Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Fenerbahçe ile Trabzonspor, Ülker Stadı’nda karşılaştı. Karşılaşma tempolu başladı. 20. dakikada Dzeko’nun pasıyla soldan ceza sahasına giren Saint-Maximin’in yerden uzak direğe şutunda, top kaleye paralel auta çıktı. 30. dakikada Lundstram’ın pasında sağdan çizgiye inen Zubkov’un ortasında, altıpas üstünde Banza’nın kafa vuruşunda top üst direkten oyun alanına döndü. 35. dakikada Dzeko’nun pasıyla ceza sahası içinde topla buluşan Fred’in penaltı noktası civarından şutunda, meşin yuvarlak kaleci Uğurcan’da kaldı. 36. dakikada Saint-Maximin’in pasında ceza sahasının sol çaprazından çizgiye inen Szymanski’nin ortasında, top üst direkten oyun alanına döndü. 45+4. dakikada Trabzonspor 1-0 öne geçti. Savunmada Djiku’dan sıyrılan Zubkov, Banza’yı gördü. Ceza sahasına giren Banza’nın pasıyla sol çaprazda kaleciyle karşı karşıya kalan Draguş’un şutunda top filelere gitti. Trabzonspor, maçın ilk yarısını 1-0 önde bitirdi.

FENERBAHÇE İKİNCİ YARIYA MÜTHİŞ BAŞLADI
Karşılaşmanın ikinci yarısında Fenerbahçe penaltıdan golü buldu. 50. Dakikada kazanılan penaltıda topun başına geçen Talisca durumu 1-1’e getirdi. Bu golden sonra taraftarı da arkasına alan sarı lacivertliler peş peşe goller bulmayı başardı. Önce 60. Dakikada Skriniar sarı lacivertlileri öne geçirdi. Bu golden 4 dakika sonra Talisca bir kez daha sahneye çıktı ve durum bir anda 3-1 oldu.
Üst üste gelen gollerden sonra oyundan adeta kopan Trabzonspor’a karşı Fenerbahçe 77’de bir gol daha buldu. İkinci yarıda oyuna giren Talisca hat trick yaparak durumu 4-1’e getirdi. Maçta başka gol sesi çıkmadı ve Fenerbahçe maçı 4-1 kazandı.
Bu galibiyetle Fenerbahçe puanını 68’e çıkardı ve lider Galatasaray ile olan farkı 3’e indirdi. Trabzonspor ise 36 puanda kaldı.
Dünyanın öbür ucuna gitti ama aklı esmer güzelde kaldı
Bir dönem Hollywood’un en yakışıklı ismi olarak anılırdı, şimdi ise ondan artık usta oyuncu olarak bahsediliyor. İlerleyen yaşına rağmen bir yandan hiç durmadan çalışıyor bir yandan da yıllar süren zorlu boşanma sürecinin ardından büyük bir aşk yaşıyor.
2000’lerin başında ünlüler dünyasının en konuşulan aşklarından birini yaşadığı karısı Angelina Jolie ile tarihe geçecek bir boşanma süreci yaşayan Brad Pitt bitmeyen davalarla ve kavgalarla 8 yıl uğraşmıştı.
8 YIL SONRA GERÇEKTEN ÖZGÜR KALDI
2016’da başlayan bu yıpratıcı süreç nihayet Aralık 2024’te eski aşıkların boşanma anlaşmasına imza atmasıyla sona erdi.

Oysa Brad Pitt daha bu süreç bitmeden çoktan yeni aşkını bulmuş, kendine bir kez daha ama bu sefer mutlu bir yuva kurmak için harekete geçmişti.
2022’den beri “esmer güzeli” olarak anılan Ines De Ramon’la birlikte olan Brad Pitt için şimdilerde yeniden zor bir dönem geldi çattı.

Yeni filmi Heart of the Beast’in çekimleri için Yeni Zelanda’da bulunan Brad Pitt sevgilisini Los Angeles’ta bırakıp dünyanın öbür ucuna gitti.
ESMER GÜZELİ AŞKINDAN İLK KEZ BU KADAR AYRI KALDI
Çiftin yakınlarının söylediğine göre bu ayrılık Pitt ve Ines De Ramon için ilişkilerinin bugüne kadar verdiği en ciddi sınav oluyor.
61 yaşındaki Brad Pitt ve 32 yaşındaki sevgilisi Ines De Ramon’un aralarına ilk kez böyle bir uzaklık girdi ve iddialara göre sette olsa da şu anda Brad Pitt’in düşündüğü tek şey evde bıraktığı genç sevgilisi…

32 yaşındaki de Ramon, ünlü mücevher markası Anita Ko’nun Başkan Yardımcısı olarak çalışıyor ve işini bırakamadığı için çift ilişkileri sırasında ilk kez uzun süre ayrı kalıyor.
ONU HEDİYELERE BOĞUYOR, UÇAK BİLETLERİ YOLLUYOR
Brad Pitt’in bu ayrılık sırasında aşklarını canlı tutmak için çok uğraştığı, sevgilisini sürekli hediyelere boğduğu hatta ona sürekli uçak biletleri alıp yanına Yeni Zelanda’ya getirdiği söyleniyor.
Aslında oldukça mutlu olan ve birlikteliklerinin başından beri çok iyi anlaşan ve hiç sorun yaşamayan çiftin arasına bu uzaklıkla birlikte bir parça da kıskançlık girdiği söyleniyor.

YAKIŞIKLI SEVGİLİSİNİ KISKANMIŞ
Brad Pitt’in filmde başrolü paylaştığı Kerry Condon’la rol icabı yakınlaştığı, Ines De Ramon’un da buna bir hayli bozulduğu gelen dedikodular arasında…
Brad Pitt de sevgilisini sürekli hediyelerle şımartarak içini rahatlatmaya çalışıyor.

ONU ELİNDEN TUTUP DÜNYAYLA TANIŞTIRMIŞTI: İŞTE BENİM GÜZELİM
Çift ilk olarak Kasım 2022’de birlikte görülmüş, ilişkilerinin ise bundan bir süre önce başladığı söylenmişti.
Üçüncü yıllarını kutlamaya hazırlanan Pitt ve Ines De Ramon uzun süre kaçamak şekilde görüştükten sonra el ele ortaya çıkmışlar, Pitt sevgilisini bu yılki Cannes Film Festivali’ne götürmüş ve kırmızı halıda ilişkisini dünyaya ilan etmişti.

ARTIK EVLENİP YUVA KURMAK VE YENİDEN BABA OLMAK İSTİYOR
Bir süredir Los Angeles’ta aynı evde yaşamaya başlayan ikilinin bir an önce evlenmek istedikleri, bunun için Brad Pitt ve Angelina Jolie arasındaki hukuk savaşının bitişini bekledikleri konuşuluyordu.
Angelina Jolie ile ayrıldıktan sonra çocuklarıyla da arası bozulan ve bir baba olarak büyük üzüntü yaşayan Brad Pitt’in Ines De Ramon’la bir an önce evlenip yeniden baba olmak istediği de iddialar arasında.

İlker İnanoğlu’ndan yürek sızlatan paylaşım

Türk sinemasının efsane isimlerinden Türker İnanoğlu 2 Nisan 2024’te hayata gözlerini yumdu. Yeşilçam’ın dört yapraklı yoncası Filiz Akın ise 21 Mart’ta tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu. Bir sene içerisinde hem babasını hem de annesini kaybeden başarılı oyuncu İlker İnanoğlu’nun paylaşımı herkesi duygulandırdı.

Son birkaç yıldır yaşlılığa bağlı nedenlerden ötürü ciddi sağlık sorunlarından muzdarip olan Türker İnanoğlu, 2 Nisan 2024 tarihinde İstanbul’da kaldırıldığı hastanede 87 yaşında vefat etmişti.

Babasının acısıyla kahrolan İlker İnanoğlu, daha kaybının birinci yılı dolmadan bu sefer de annesinin ölüm haberiyle yıkıldı.

Yeşilçam’ın dört yapraklı yoncalarından biri olan Filiz Akın, bir süredir tedavi gördüğü hastanede 21 Mart gecesi hayatını kaybetmişti.

Uzun süredir sağlık sorunları yaşayan Akın, vasiyeti gereği sadece aile üyelerinin katıldığı bir törenle sessiz sedasız Aşiyan’da toprağa verildi.

Akın’ın kendisi gibi oyuncu olan ve bir dönem Yumurcak serisinde beraber rol aldığı oğlu İlker İnanoğlu, sosyal medya hesabından sık sık paylaşımlar yaparak yaşadığı acıyı dile getiriyor.

“ÖKSÜZLÜK BUYMUŞ MEĞERSE”
Geçtiğimiz günlerde annesiyle bir karesini yayınlayan İnanoğlu “Kalbimin yarısı gitti. Öksüzlük buymuş meğerse. Bu acı geçiyor mu acaba?” demişti.

DUYGULANDIRAN PAYLAŞIM
Babasının vefatının birinci yılında yeni bir paylaşım yapan İlker İnanoğlu, “Bir sene olmuş bile babamı toprağa vereli. Aynı sene içinde hem annemi hem de babamı kaybettim. Allah rahmet eylesin” ifadelerini kullandı.
Paris Saint-Germain, bitime 6 maç kala şampiyonluğunu ilan etti
Fransa Ligue 1’in 28. haftasında Angers’i 1-0 mağlup eden Paris Saint-Germain, bitime altı hafta kala şampiyonluğunu garantiledi.
Başkent ekibi Desire Doue’nin tek golüyle Angers’i mağlup ederken puanını 74’e yükseltti ve en yakın rakibi 50 puanlı Monaco’nun maçını beklemesine gerek kalmadan şampiyonluğunu ilan etmiş oldu.
Üst üste 4’üncü kez ligde zafere ulaşan PSG, toplamda 13’üncü kez bu kupayı müzesine götürmeyi başarmış oldu.

NAMAĞLUP
Fransa Ligue 1’de sezonun bitimine 6 hafta kala şampiyonluğunu ilan eden Paris Saint-Germain, ligde geride kalan 28 maçında 23 galibiyet, 5 beraberlik elde ederken yenilgi yüzü görmedi.
Söz konusu karşılaşmalarda rakip ağlara 80 gol bırakan PSG, kalesinde gördüğü 26 gole engel olamadı.
Hafsanur Sancaktutan iki anlaşmayla bakın ne kadar kazandı
Son zamanlarda hem oyunculuk yetenekleri hem de özel hayatıyla sık sık göz önünde olan Hafsanur Sancaktutan, şimdi de kazancıyla gündem oldu.

Şu sıralar rol aldığı dizi için Kapadokya ve İstanbul arasında adeta mekik dokuyan Hafsanur Sancaktutan, gündemdeki yerini korumaya devam ediyor.
Sık sık özel hayatıyla da konuşulan Hafsanur Sancaktutan, oyuncu Kubilay Aka ile olan birlikteliğiyle de dikkat çekiyor.

30 MİLYON TL KAZANDI
Bu yıl bir saç bakım markası ve bir deri markasının yüzü olan güzel oyuncunun, sadece bu iki anlaşmadan tam 30 milyon TL kazandığı ortaya çıktı.

Sancaktutan, bir dergiye verdiği röportajda ise 2024 yılına dair samimi açıklamalarda bulunmuştu:
“Hayatımda terslikler devam ederken her şey toparlandı. Hayatıma bana değer veren biri girdi. Başarıyla giden bir dizide başrol oynuyorum. Şükrediyorum.”
Kupa Voley’de şampiyon Fenerbahçe
AXA Sigorta Kadınlar Kupa Voley finalinde Eczacıbaşı Dynavit’i 3-0 yenen Fenerbahçe Medicana şampiyon oldu.

2025 Kadınlar AXA Sigorta Kupa Voley final maçında Fenerbahçe Medicana ile Eczacıbaşı Dynavit, İzmir Halkapınar Spor Salonu’nda karşılaştı.
Sarı lacivertliler müsabakayı set vermeden 3-0 kazandı ve kupanın sahibi oldu. Fenerbahçe böylecek arka arkaya 2. kez toplamda ise 5. kez Kadınlar Kupa Voley’de şampiyonluk sevinci yaşadı.
Betül Demir, Can Yaman’a laf attı. Bak işine şekerim
Betül Demir son günlerde stüdyo ile spor salonu arasında mekik dokuyor.

Ardı ardına yeni şarkılar çıkarırken formunu da ihmal etmiyor. Pilates ve yoga yapıyor, kondisyon çalışıyor. Dün yine antrenmandaydı. Kaslı vücudu ile nam salan Can Yaman’a selam çakıp şakayla karışık laf attı: Bak işine şekerim!

Justin Bieber’ın son hali hayranlarını çok endişelendirdi
Dünyaca ünlü şarkıcı Justin Bieber, Instagram’da yaptığı son paylaşımla sevenlerini endişelendirdi. Üzgün ve yorgun hali dikkat çeken Bieber’ın paylaşımı, kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Ünlü şarkıcıya ‘Yardım alması lazım’ şeklinde yorumlar yağdı.

Dünyaca ünlü şarkıcı 30 yaşındaki Justin Bieber 2018 yılında 28 yaşındaki model Hailey Baldwin ile evlenmişti.

Hailey-Justin Bieber çifti, ağustos ayında Jack Blues ismini verdikleri çocuklarına kavuşmanın sevincini yaşamıştı.

Son zamanlarda sık sık magazin gündemine son haliyle konu olan Justin Bieber, geçtiğimiz gün sosyal medya hesabından bir canlı yayın açtı.

YORGUN VE MORALSİZ HALİ DİKKATLERDEN KAÇMADI
Eşi Hailey Bieber ile arasının kötü olduğu iddia edilen ismin, oldukça zayıfladığı görüldü. Hayranları, “Artık Justin’in yardıma ihtiyacı var” yorumları yaptı.

AYRILIK HABERLERİNİ YALANLAMIŞTI
Geçtiğimiz aylarda eşi Hailey Bieber’ı Instagram’dan takipten çıkınca hakkında ‘ayrılık’ iddiaları çıkan isim, sosyal medya hesabının çalındığını ve bunu kendisinin değil hesabına erişen bir başka kişinin yaptığını iddia etmişti.
