Ana Sayfa Blog Sayfa 1852

Altın Palmiye sahibini buldu

0

63. Uluslararası Cannes Film Festivalinde Altın Palmiye, Taylandlı yönetmen Apichatpong Weerasethakul’un “Uncle Boonmee Who Can Recall His Past Lives” filminin oldu.

12 Mayısta Ridley Scott’un “Robin Hood” filmiyle açılışı yapılan, Julie Bertuccelli’nin “The Tree” filmiyle son bulan festivalde Amerikalı yönetmen Tim Burton’un başkanlığını yaptığı jüri, Büyük Ödüle de Fransız yönetmen Xavier Beauvois’nın “Of Gods and Men” filmini layık gördü.

Jüri ödülü Çadlı yönetmen Muhammed Salih Harun’un “A Screaming Man” filminin olurken, en iyi yönetmen ödülünü “On Tour” filmiyle Fransız Mathieu Amalric aldı.

En iyi erkek oyuncu ödülünü ise “Biutiful” filmindeki rolüyle Javier Bardem ile “La Nostra Vita”daki performansıyla Elio Germano paylaştı.

En iyi kadın oyuncu ödülünü “Certified Copy” filmindeki rolüyle Juliette Binoche, alırken, en iyi senaryo ödülü Kore filmi “Poetry”nin oldu.

İlk yönetmenlik tecrübesinin ödüllendirildiği Altın Kamera ödülüne de “Ano Bisiesto” filminin Meksikalı yönetmeni Michael Rowe layık görüldü.

En iyi kısa film dalında ise ödül Fransız filmi “Chienne d’Histoire”a gitti.

Beyonce Beyaz Saray’da

0

Meksika Başkanı Felipe Calderon için Beyaz Saray’da düzenlenen gala gecesinde sahneye çıkan Beyoncé yeni sarı saçları ve  20,000 adet Swarovski kristali ile işlenmiş elbisesi ile göz kamaştırdı.

BEYONCE FOTO GALERİ

 

Beyoncé Beyaz Saray’da

10 şarkılık 'Placebo' etkisi

0

Geçen yıl yayınladıkları son albümleri Battle for the Sun ile rüştünü bir kez daha ispatlamıştı Placebo. Glam’den pop rock’a kadar uzanan müzikal hatta başarılı bir karışım yaratan topluluğun, 21’inci yüzyıl boyunca icra edilecek popüler müzik içinde öykünülecek isimlerden biri olacağını da yine aynı albüm vesilesiyle yazmıştık. 15 yılı aşan yolculuklarında albümlerine kendi özgün işlerinin dışında cover şarkılar serpiştirmeyi de ihmal etmemişti Placebo. Üstelik o şarkıları da büyük bir keyifle çaldıklarını da her şekilde belli ediyorlardı.

VOKALLER HARİKA

Bir sonraki albüm gelene kadar aradaki boşluğu doldurmak amacıyla biraz ticari kokan bir iş olsa da, Placebo’nun geçen günlerde EMI etiketiyle yayınlanan
Covers albümü raflardaki yerini aldı. Daha önce albümlerinde, film soundtrack’lerinde ya da B sides’larında yer verdikleri cover’lar, şimdi aynı albümde bir arada. 10 şarkılık Covers, Placebo’nun farklı türden şarkılara kendi tatlarını katmakta ne kadar başarılı olduklarını da bir kez daha kanıtlıyor. Albüm Kate Bush’un Running Up That Hill şarkısıyla açılıyor. Dillere destan diyebileceğimiz şarkılar, Pixies’den Where is My Mind, The Smiths’ten Bigmouth Strikes Again ve Depeche Mode’dan I Feel You, Placebo’nun yorumuyla leziz haller almışlar. 70’lerin ortalarından bu yana dans pistlerinin değişmezi Boney M’in Daddy Cool şarkısına getirdikleri yorum ise albümün en bomba işi. Yorum, şarkının sanki Placebo’ya aitmiş hissini çok başarılı bir biçimde aktarıyor. T. Rex’in 20th Century Boy, Serge Gainsbourg’un The Ballad of Melody, Sinead O’Connor’un Jackie, Alex Chilton’ın Holocaust albümün diğer parçaları. Özellikle topluluğun vokalisti Brian Molko, farklı bir renge sahip tiz sesiyle bütün şarkıların üstesinden gelmeyi başarmış. Popüler müzik tarihi içinde bir nevi zaman yolculuğuna çıkaran birbirinden farklı türden 10 şarkıyı, 21’inci yüzyılın ilk müzik ikonlarından biri sayabileceğimiz Placebo’dan dinlemek zevkinden kendinizi mahrum bırakmayın.  

İŞTE TRACKLIST

 

  1. Running Up That Hill” (Kate Bush) – 4:57
    • Originally performed by Kate Bush
    • Recorded especially for the Covers disc released in 2003.
  2. Where Is My Mind?” (Frank Black) – 3:44
    • Originally performed by Pixies
    • Previously appeared on the “This Picture” single released in 2003, but it had an introduction by the radio presenter
  3. Bigmouth Strikes Again” (Johnny MarrStephen Morrissey) – 3:54
    • Originally performed by The Smiths
    • Previously appeared on the single to “Nancy Boy” released in 1997
  4. Johnny and Mary” (Robert Palmer) – 3:25
    • Originally performed by Robert Palmer
    • Previously appeared on the “Taste in Men” single in 2000
  5. 20th Century Boy” (Marc Bolan) – 4:39
    • Originally performed by T.Rex
    • Previously released on the soundtrack to the film Velvet Goldmine and also as a B-side on the “You Don’t Care About Us” single in 1998
  6. “The Ballad of Melody Nelson” (Serge GainsbourgJean-Claude Vannier) – 3:58
    • Originally performed by Serge Gainsbourg
    • Recorded for the Monsieur Gainsbourg Revisited compilation album released in 2005.
  7. “Holocaust” (Alex Chilton) – 4:27
    • Originally performed by Alex Chilton
    • Previously appeared on the “Slave to the Wage” single in 2000
  8. I Feel You” (Martin Gore) – 6:26
    • Originally performed by Depeche Mode
    • Previously released on a fan club only cassette in 1999. It also appeared on the American edition of “Black Market Music” as a bonus track
  9. Daddy Cool” (Frank FarianGeorge Reyam) – 3:21
    • Originally performed by Boney M
    • Previously appeared as a B-side on “The Bitter End” single in 2003
  10. “Jackie” (Sinéad O’Connor) – 2:48
    • Originally performed by Sinéad O’Connor
    • Previously appeared as a B-side on the DVD edition of the “This Picture” single in 2003

 

Ney hayranıyım

0

 

Caz müziğin dünyadaki en başarılı gitaristlerinden John McLaughlin, grubu The 4th Dimension’la çıktığı Avrupa turnesi kapsamında İstanbul’a da geldi. Rolling Stone dergisinin tüm zamanların en iyi 100 gitaristi arasında gösterdiği sanatçı, ış Sanat’taki konserinde caz tutkunlarına unutamayacakları bir gece yaşattı. Gitar ustası, etkileyici sahne performansına başlamadan önce Hürriyet Gazetesiyle bir röportaj yaptı..

Müziğe hangi enstrümanla başladınız?     

– Piyanoyla. Ben caz disiplininden geliyorum. 60’lı yıllarda blues, rock ve Jimi Hendrix’le büyüdüm. Buna rağmen hiçbir zaman rock gitaristi olmadım. Yani bir Eddie van Halen değilim! (Gülüyor)

Gitara nasıl başladınız peki?  

– Neden piyanoyu bırakıp gitar çalmaya başladığımı bilmiyorum. Sanırım bu bir aşk, tutku… ılk gitarıma sahip olduğumda 11 yaşındaydım. 8 yaşımdan beri piyano çalıyordum. Ama birdenbire piyanoyu kenara bırakıp gitara başladım. Nedenini gerçekten bilmiyorum. Bu konuda verebileceğim tek mantıklı yanıt, ‘aşk’ olabilir. Ama aşkın kendisi de mantıksız değil mi zaten?

Bir sürü gitarınız vardır sanırım. En çok hangisini seviyorsunuz?    

– Aslında çok sayılmaz, yedi tane gitarım var. En sevdiğim ise telini yeni değiştirdiğim gitar. Bu gitar bana Montreal’den dostum Albert Godin tarafından yılbaşı hediyesi olarak yapıldı. Çok güzel, öyle değil mi?

GENÇ ASLANLAR SAĞLAM GELİYOR

Büyürken kimleri dinlediniz? 

– Annem kemancı olduğu için klasik müzikle büyüdüm. Bu yüzden Beethoven, Schumann, Schubert ve Haydn gibi batılı büyük bestecilerle büyüdüm diyebilirim. 11 yaşımda, ilk gitarımı elime aldığımda Mississippi’den gelen blues’u keşfettim. 16 yaşına kadar bir sürü farklı müzik türünden etkilendim. Flamenkoyla tanıştım, ardından Hint müziği ve son olarak da cazla… Yani beş yıl sonunda, bu farklı müzikal formların hepsini biliyordum. Sorunuza gelecek olursak… Gençken yaşadığınız tüm deneyimlerin izi kalıyor üzerinizde. Ömrünüzün sonuna kadar bu izler sizinle… Ben de hep aynı şeyleri dinlemeye devam ediyorum. Elbette yeni müzisyenler çok başarılı ama benim kendi kahramanlarım var. ınanır mısınız, bunlardan biriyle çaldım da! Çok şanslı bir adam olduğumu düşünüyorum. Miles Davis’i keşfettiğimde 15 yaşındaydım. 11 yıl sonra onunla aynı sahnede çalıyordum. Bugün hâlâ o zamanki kahramanlarımı dinliyorum. 60’larda tam bir hippiydim. Yani o saykedelik kuşaktanım ben aslında… 

Yeni kuşaktan kimleri dinliyorsunuz? 

– Bir sürü genç müzisyeni dinliyorum. Mesela piyanist Brad Mehldau var. Birkaç tane de gitarist sayabilirim; Jimmy Herring ve Wayne Krantz… Yeni nesil çok sağlam geliyor. “Genç aslanlar” diyorum ben onlara.

DÜNYANIN EN İYİSİYİM DEMEK APTALCA

Tüm zamanların en iyi 100 gitaristi arasında gösteriliyorsunuz. Bu size sahnede nasıl hissettiriyor? 

– Ben kendimi öyle görmüyorum. Yani Roger Federer gibi bir tenisçi kendini böyle algılayabilir ya da bir futbolcu. Çünkü bu tip sporlar, doğası gereği rekabete dayanıyor. Ama müzik, rekabet edebileceğiniz bir alan değil bence… Çok uzun süredir sahnelerdeyim. ılk grubumu okulda kurmuştum. Bugüne dek bir sürü grubum oldu. Tabii en iyi bilineni Mahavishnu Orchestra’ydı. 1970’lerde Miles Davis, Chick Corea ve Wayne Shorter’la çalıyordum. Yani zaten tanınıyordum. Ama Mahavishnu Orchestra ile büyük bir ticari başarı da yakalamış olduk. 1979’da oluyor tabii bu anlattığım. Neredeyse 30 yıl geçmiş aradan. ınsanlar hâlâ müziğimi dinlemek istedikleri için kendimi şanslı hissediyorum. Ama sahneye çıktığımda “dünyanın en iyisiyim” diye bir şey geçmiyor aklımdan. Zaten bunun aptalca olduğunu düşünüyorum. Müzikle uzaktan yakından ilgisi yok böyle bir şeyin. Müzik; kalbiniz, ruhunuz, yaşamınız, etrafınızdaki insanlar ve evrenle ilgili bir şey. Yani bu “ben senden iyiyim” gibi bir şey değil.

ÇİNGENELER GİBİYİZ

Grubunuz The 4th Dimension nasıl kuruldu?

– Geçmişi yedi yıl öncesine dayanıyor. Madagaskar’daki küçük bir Fransız adasında düzenlenen bir festivale davet edilmiştim. ıki konser verecektim. Bana “ıstediğin grupla gelebilirsin” dediler. Ben de Mark Mondesir, Garry Husband ve başka bir bas gitaristle bu grubu kurdum. Ama o zamanlar tamamlamam gereken başka işler vardı. Senfoni orkestrası için bir balenin kayıtlarını hazırlıyordum. Bir de Hintli dostlarım Shakti Group’la turnedeydim. Bu ekibi ikinci kez bir araya getirmem, “Industrial Zen” adlı albümün kayıtları için oldu. Üç yıl önce de turneye başladık. Avrupa ve Amerika turnesi yaptık. Ama benim bir yıl ara vermem gerekti. Çünkü yakın dostum Chick Corea’yla turneye çıkacaktık. Onunla bir grup kurduk ve dünyayı dolaştık. Geçtiğimiz yaz eve döndük. Ardından The 4th Dimension için yeni bir albüm hazırlığına giriştik. “To the One” yayınlanınca da yeniden turneye çıktık. Sonbaharda Kuzey Amerika ve Kanada turnesi yapacağız. ılkbaharda da Asya, Hong Kong, Singapur, Hindistan, Kore ve elbette Japonya turnesinde olacağız. Göçebe çingeneler gibiyiz! 

TÜRKİYE’DE CAZCI OLMAK ZOR

Türk müzisyenlerden tanıdığınız var mı? 

– Bir saksofoncu vardı ama sanırım artık çalmıyor. Türkiye’de cazcı olmak zor. Hiçbir yerde kolay değil gerçi. Bir sürü iyi müzisyen var ama hiçbiri için caz yapmak kolay değil… Türk cazcılardan Aydın Esen dışında başka kimseyi tanımıyorum… Bir de Türkler’den bir udi vardı 50’li yıllarda, Hamza El Din. Türk olduğuna eminim… (Hamza El Din, Nubyalı bir udi.) Biliyor musunuz, benim Türkiye’de aşık olduğum müzisyenler kimler? Sufiler… 60’lardan beri ‘ney’e hayranım. Gerçekten çok güzel bir enstrüman. Çok seviyorum sesini. İstanbul’da çok güzel bir Mevlevihane’niz var.

BEN DE GÜZEL İNSANLARDAN BİRİYİM

Beste yaparken nelerden ilham alıyorsunuz?

– ınsanlardan… Dinleyicilerimden değil ama, sevdiğim, hayranlık duyduğum insanlardan… Dünyada bir sürü iyi insan var. Kadın-erkek bir sürü güzel insan. Aralarında hiç politikacı yok elbette! Tek bir tane bile yok. Ama dünyada bir sürü müthiş insan var. Çok güzeller. Ben de onlardan biriyim. 

 

 

Lady Gaga şaşırtmaya devam ediyor

0

Dünyaca ünlü şarkıcı Lady Gaga bu kez verdiği olay pozlarla adından söz ettireceğe benziyor..Her zaman tercih ettiği marjinal kıyafetleri ve şovlarıyla fark yaratan ünlü şarkıcı şimdi de kız arkadaşıyla verdiği pozlarla çok konuşulacak.Lady Gaga, Fransa’nın güneyinde Saint Tropez körfezinde bir teknenin güvertesinde kız arkadaşıyla oldukça samimi bir şekilde görülüyor.

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN

Robert Pattinson demiryolunda

0

Alacakaranlık serisiyle tüm dünyada büyük bir hayran kitlesi edinen ve birçokları tarafından “Yeni James Dean” olarak gösterilen Robert Pattinson, yeni filmi Water For Elephants’ın setindeki ilk gününde görüntülendi. Yönetmenliğini Constantine ve I’m Legend filmleriyle tanıdığımız Francis Lawrence’ın üstlendiği film, Büyük Depresyon döneminde trene atlayıp yollara düşen ve yeni bir hayata yelken açan genç Jacob’un öyküsünü anlatıyor. Filmden ilk fotoğraflarda Pattinson bir yük treninde görülüyor. Ayrıca Pattinson geçen gün katıldığı Ellen DeGeneres’in programında saçlarını bu film nedeniyle traş ettiğini de açıklamıştı.

 

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN

Efsanenin sonu

0

bu sabaha karşı, tüm dünya 6 yıllık bir efsanenin muhteşem vedasına tanıklık etti. “Lost” dizisi hayranlarına hoşçakal dedi


Lost’un Türk hayranları da diziyi Amerika’yla aynı anda izleyebildi. Lost DiziMax’te Amerika’yla aynı anda 23 Mayıs Pazar’ı 24 Mayıs Pazartesi’ne bağlayan gecenin sabahı saat 05:00 ile 09:00 arası yayınlanarak sevenlerine veda etti. Dört saat boyunca ekrana gelecek Lost’ta, “The End” adlı iki saatlik final bölümünden önce iki saat boyunca şimdiye kadar dizide neler olup bittiğini özetleyen iki özel bölüm gösterildi..

Bono ameliyat oldu!

0

Rock grubu U2’nun solisti Bono önceki gün Münih’te acil ameliyata alındı. Grubun dünya turnesi kapsamındaki konserlerinin iptal edilmesi söz konusu

İrlandalı rock grubu U2’nun solisti Bono önceki gün Almanya’nın Münih kentinde ameliyat oldu. U2’nun resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, 50 yaşındaki müzisyenin konser provaları sırasında aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığı ve Bono’nun sırtından ameliyat olduğu bildirildi, ancak şarkıcının rahatsızlığı ile ilgili ayrıntılı bilgi verilmedi. Ameliyat sonrası sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken, sanatçının bir süre İrlanda’daki evinde dinleneceği açıklandı. Bono’nun rahatsızlığı, U2’nun programını da alt üst etti. Grup, haziran ayının başında, ‘U2 360 Derece’ olarak bilinen dünya turnesinin üçüncü ‘turuna’ çıkmaya hazırlanıyordu. Ancak Bono’nun ameliyatı nedeniyle, U2’nun ABD’nin Salt Lake City kentinde 3 Haziran’da vereceği ilk konser iptal edildi. Yaz boyu sürecek ABD ve Kanada konserlerinin de iptal edilmesi bekleniyor. U2’nun, 6 Eylül’de İstanbul’da, Atatürk Olimpiyat Stadı’nda da konser vermesi planlanıyordu. Bono’nun ameliylatının, İstanbul konserini etkileyip etkilemeyeceği henüz bilinmiyor. U2 grubunun menajeri Paul McGuinness, “Tüm U2 hayranlarından özür dilediğini” vurgulayarak, konserlerle ilgili gelişmeleri internet sitesinden takip edebileceklerini söyledi. U2, 2009 yılının ortalarından beri dünya turnesini sürdürüyordu. 

 

 

Jon Secada Türkiye'de

0

İlk albümüyle Grammy’yi evine götüren, Gloria Estefan, Jennifer Lopez ve Ricky Martin gibi yıldızlara sayısız beste veren, 90’lı yıllara damgasını vurmuş dünyaca ünlü Latin şarkıcı Jon Secada, üç konser vermek üzere Türkiye’ye geldi. Dün ızmir’de sahne alan Secada, bu akşam ıstanbul’da konser verecek, yarın da Ankaralı hayranlarının karşısına çıkacak. Efsane müzisyenle müzik yolculuğunu ve son albümü “Expressions”ı konuştuk.

Müzik alanında dünya çapında başarı yakalamanızı, yeteneğinizin yanı sıra aldığınız eğitime de bağlayabilir miyiz?  

– Öyle de denebilir. Eğitimimi müzik üzerine aldım. Yüksek lisansımı da müzik üzerine yaptım. Mezun olduktan sonra bu alanda çok şey yaptım; ders verdim, şarkı yazdım, stüdyoda çalıştım, gece kulüplerinde çıktım… Bu tür şeyler birikti ve kariyerime yön verdi…

Ana diliniz İspanyolca olmasına rağmen ıngilizce’yle kendinizi daha iyi ifade ettiğinizi söylüyorsunuz. Bu nedenle şarkılarınızı İngilizce yazıp İspanyolca’ya çeviriyormuşsunuz. Yeni albümünüz “Expressions”ın da ıspanyolca versiyonu olacak mı?

– Hayır. “Expressions”, sadece ıngilizce olarak kalacak. Ama bir de “Classics” adlı bir albüm çıkardım, onda ıspanyolca şarkılar var.
 
GRAMMY İÇİN ÖMÜRLERİ BOYUNCA UĞRAŞIYORLAR 

“Expressions” bir caz albümü. Caz eğitimi almanıza rağmen uzun zamandır pop müzikle uğraşıyordunuz. Bu dönüşün nedenini öğrenebilir miyiz? 

– Bu albümle kolej günlerime geri döndüm de diyebilirim. Altı yıl caz eğitimi aldım ve bir caz albümü yapmayı hep istemiştim. Bunu “Expressions” ile gerçekleştirme fırsatı buldum. Bu albüm saf caz türünde.
  
İlk İspanyolca albümünüz “Otro Dia Mas Sin Verte” ile Grammy Ödülleri’nde En ıyi Latin Pop Albümü ödülünü aldınız. ılk albümle bu kadar büyük bir başarı yakalamak size neler hissettirdi?

– İnanılmaz bir duygu tabii ki… ınsanlar Grammy alabilmek için neredeyse ömürleri boyunca uğraşıyor. Ben ilk albümümle bu ödüle layık görülmeyi beklemiyordum. Müzik endüstrisindekiler için büyük önem taşıyan bu ödül benim için büyük sürpriz oldu ve beni çok mutlu etti.

DÜNYAYA AÇILMAK İÇİN İSMİMİ DEĞİŞTİRDİM

Jeniffer Lopez, Gloria Estefan ve Ricky Martin gibi birçok yıldızla birlikte çalıştınız…

– Kariyerim sanatçılara şarkı yazmakla başladı. Ben her zaman farklı isimlere şarkı sözü yazmayı ve onlarla birlikte sahnede olmayı sevmişimdir. Bu isimlerle de çalışmak bu yüzden büyük keyifti.

Günlük yaşamınızda hangi şarkıcıları dinlemeyi seviyorsunuz?

– Bir işle uğraşırken radyo dinlemeyi seviyorum ve ne çıkarsa dinliyorum. Yeni jenerasyon pop müzisyenlerini de seviyorum açıkçası. Black Eyed Peas, Lady Gaga, Taylor Swift gibi genç isimleri dinlemek hoşuma gidiyor.

Gerçek adınız Juan’mış ama solo kariyerinize başlamadan önce Jon olarak değiştirmişsiniz, bunun özel bir nedeni var mı?

– O zamanlar ıspanyolca isimle dünyaya açılmanın zor olacağını düşündüm. Jon sık duyulan bir isim ve akılda kalıcı. şarkılarımı ıngilizce seslendirirken dünyaya açılmamda yararı olur diye düşündüm.

YAPTIĞIM EN ZOR İŞ GREASE MÜZİKALİ’YDİ

Müzik kariyerinizin yanı sıra hayırsever kişiliğinizle de tanınıyorsunuz…

– Yardım projelerinde yer almayı seviyorum. Muhtaç insanlara bir şeyler vermek ve yardım etmek hoşuma gidiyor. AIDS fonları, doğal afetler, sağlık gibi konularda olduğu kadar eğitim için de birtakım faaliyetlere katılıyorum. Eğitimin önemine inanıyorum.

Grease Müzikali önümüzdeki günlerde Türkiye’de olacak. Siz bu müzikalde yedi ay kadar bir süre yer aldınız, oyunculukla aranız nasıl?

– Tiyatroyu çok seviyorum ama gerçekten zor bir iş. Hatta Grease Müzikali yaptığım en zor işti diyebilirim. Her hafta şov için hazırlanmak gerekiyordu. Ayrıca sahnedeyken şarkı söylemek, dans etmek ve aynı anda rol yapmak pek de kolay iş değil. Yine de hayatımda yaptığım en iyi iş olduğunu söyleyebilirim. Teklif olursa, yeniden böyle projelerde yer almak isterim.

Türkiye’ye daha önce de gelmiştiniz, değil mi?

– Evet, 10 yıl önce gelmiştim. Buraya tekrar gelmek güzel bir duygu. Umuyorum bundan sonra daha sık gelirim…

ÇOCUKLARIMI İHMAL ETMİYORUM

Mikaela ve Jon Henri adında iki çocuğum var. Ne pahasına olursa olsun onlara zaman ayırmaya özen gösteriyorum. Ben nerede olursam olayım ya da ne işim olursa olsun onlarla mutlaka konuşmaya çalışıyorum. Eğer iki haftadan fazla evden uzak kalacaksam, zaman yaratıp bir günlüğüne de olsa eve uğruyorum.

Yeni pop ikonu

0

Çılgın, göz alıcı kıyafet ve konserleriyle ünlenen Amerikalı pop şarkıcısı Lady Gaga’nın, internet kuşağı gençliğinin yeni pop ikonu hale geldiği bildirildi.

Visible Measure adlı araştırma şirketine göre, alışılmadık pop star Lady Gaga’nın iki yıl arayla “The Fame” (2008) ve “The Fame Monster” (2009) adlı albümleri dünyada 10,5 milyon satarak sanatçıyı dünyaca ünlü bir pop yıldızı haline getirdi.

Araştırmaya göre, Lady Gaga, klipleri internette bir milyardan daha fazla oynatılan ilk sanatçı.

Sahnede Rihanna, Katy Perry veya Beyonce gibi dans müziği, pop ve rock müziği karışımı bir müzik tarzı icra eden ve son derece seksi kıyafetler giyen Lady Gaga, sahnede Hollywood tarzı şovlar sunuyor.

“Poker Face”, “Paparazzi”, “Bad Romance” gibi parçalarla ünlenen Lady Gaga ayrıca, Madonna’dan bu yana ilk defa modacıların dikkatini çeken bir sanatçı.

LADY GAGA FOTO GALERİ

LADY GAGA BEYONCE DÜETİ; TELEPHONE

LADY GAGA GRAMMY PERFORMANCE

 

Time dergisi, 24 yaşındaki Lady Gaga’yı 2010 yılı “sanat dünyasının en genç ve en etkili kişiliği” olarak seçti. 1980’li yılların ünlü pop şarkıcısı Cindy Lauper, Time’a yaptığı açıklamada, Lady Gaga’nın, yaşadığı dönemin ruhunu iyi yakaladığını belirtti.

Gerçek adı Stefani Germanotta olan ve ABD‘nin New York kentinin iyi bir mahallesinde dünyaya gelen Lady Gaga, New York Üniversitesindeki ünlü Tisch School of the Arts adlı sanat okulunda eğitim görmüş, geceleri barlarda garsonluk ve bir gece kulübünde de gogo dansçılığı yapmış.

Sürekli Lady Gaga ile çalışan terzilerden Jean-Charles Castelbajac, ünlü rock sanatçısı David Bowie ve rock müzik topluluğu Queen hayranı olan Lady Gaga’nın, aldığı sanat eğitimi ve gogo dansından elde ettiği tecrübe sayesinde “garipliğin, çılgınlığın, göz alıcılığın, aşırılığın, erotizmin ve absürtlüğün” karışımı şovlar yarattığını belirtti.

Castelbajac’a göre, etrafına ünlü stilistleri toplamış olan Lady Gaga’nın güzelliği yapay değil, sanatçı kendisini ön plana çıkarıyor.

Polydor müzik şirketinin uluslararası satış müdürü Guenael Geay, “Lady Gaga, sıra dışı olduğu için 1980’li yılların pop starları gibi ulaşılmaz ama aynı zamanda da 2010’lardaki pop starları gibi de ulaşılabilir. Bu çelişki, hayranların hoşuna gidiyor” dedi.

 

Kylie Minogue yatak sırlarını açıkladı

0

Avustralyalı pop yıldızı Kylie Minogue, yatak sırlarını açık etti. Göğüs kanserini yendikten sonra yeniden kariyerine ağırlık veren ve uzatmalı sevgilisi Oliver Martinez’den ayrılan Minogue, kısa boylu olmasının hayatı boyunca kendisine bir problem oluşturmadığını söyledi. Gelecek hafta 42 yaşına basacak olan Minogue, kendisinden 10 yaş küçük İspanyol model Andres Velencoso’yla son derece mutlu bir cinsel hayatı olduğunu açıkladı. Sevgilisinin kendisinden hayli uzun olduğunu söyleyen Minogue, “Yatakta uzanırken boy farkının bir önemi kalmıyor. Andres her sabah uyanıp spor yapmaya gidiyor. Ben de yatakta uzanıp onun dönmesini bekliyorum” şeklinde konuştu

 

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN

Fergie ve David Guetta’dan Yeni Video

0

Fransız DJ ve prodüktörDavid Guetta’nın 2009′da yayınlanan dördüncü albümü One Love’dan yayınlanan beşinci single Gettin’ Over You’ya çekilen videonun yönetmeni daha önce Black Eyed Peas ile de çalışmış olan Rich Lee. İşte Chris Willis ve LMFAO’nun da yer aldığı Gettin’ Over You’nun videosu;

 

İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

 

Boy George'un Atatürk sevgisi

0

Number1 sponsorluğunda İzmir’de sahne alan ünlü İngiliz şarkıcı Boy George, 19 Mayıs kutlamalarından etkilenerek, basın toplantısında masasına Türk bayrağı ve Atatürk posteri istedi

İzmir Çeşme’de açılacak bir “beach club”ın tanıtımı, ünlü İngiliz Dj ve şarkıcı Boy George ile gerçekleştirildi. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen tanıtıma katılan çok sayıda davetli, Boy George’un yanı sıra Milk & Sugar ve Kurd Maverick’in müzikleriyle coştu. Ünlü şarkıcı sahne öncesi İzmir Hilton Otel’de gerçekleştirdiği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını cevapladı. Boy George, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle şehirde asılı Atatürk posterleri ve Türk bayraklarından çok etkilendiğini kaydetti. Boy George, Türk bayrağı ve Atatürk posteri isteyerek, objektiflerin karşısına geçti. 1980’lerin efsane şarkıcısı, 2003’te Türkiye’ye geldiğini ancak o dönem organizasyonu yapan kişilerle anlaşmazlık yaşadığı için tekrar ülkesine döndüğünü anlattı. 7 yıl aradan sonra gelen ilk tekliften mutluluk duyduğunu ve hemen kabul ederek sahne almak için İzmir’e geldiğini söyleyen sanatçı “Türk gençliğinin Gençlik Bayramı’nı kutluyorum” dedikten sonra otelden ayrılıp tarihi Havagazı Fabrikası’na geçerek sahne aldı. Türkiye’den sonra Asya turuna çıkacak ve ilk konserini Japonya’da verecek olan Boy George, 2003’te Bodrum’da konser vermek üzere geldiği Atatürk Havalimanı’nda fotoğraflarını çeken gazetecilere kızıp, ülkesine dönmüştü.

Darth Vader geliyor

0

Kostümlerinizi, ışın kılıçlarınızı hazırlayın. Darth Vader karakterini canlandıran İngiliz aktör Dave Prowse Türkiye’ye geliyor. Hem de hayranlarıyla buluşmaya.

 JBC yayıncılık’ın davetlisi olarak, dünyada ilk defa yayımlanacak Darth Vader Özel Çizgi Roman’ı için düzenlenecek imza günlerin için Dave Prowse Türkiye’ye geliyor.

Dünya tanıtımı Türkiye’de başlayacak çizgi roman 7 hikayeyi barındırıyor. Daha çok filmlerde gözükmeyen, anlatılmamış hikayelerden oluşan eser, LucasFilm ve Dark Horse’un en gözde çizerleri ve yazar ekibi tarafından hazırlandı.

Darth Vader geliyor

World Music Awards 2010

Çılgın giysileri ve hakkındaki şehir efsaneleriyle 2000’li yılların yeni pop ikonu haline gelen Lady Gaga, henüz açıklanan Dünya Müzik Ödülleri’nde de büyük bir başarıya imza attı. Lady Gaga, En İyi Single, En İyi Albüm, En İyi Pop/Rock Sanatçısı, En İyi Yeni Sanatçı ve Amerika’nın En Çok Satan Sanatçısı ödüllerinin sahibi oldu. Lady Gaga Dünya Müzik Ödülleri’nde Madonna, Blak Eyed Peas, David Guetta, Beyonce Knowles, Rihanna gibi yıldızlara karşı büyük bir zafer elde etmiş oldu..Lady Gaga aldığı ödüllere rağmen geceye katılamadı

 

GECEDEN KARELER İÇİN TIKLAYIN

Kim bu ünlü?

0

Yağmur Ormanları yararına düzenlenen özel konserin izleyicilerini şaşırtan ünlü İngiliz şarkıcı Sting, konserin sunuculuğunu kadın kılığında yapmayı tercih etti! İşte konserden Sting, Elton John ve Lady Gaga