“The Rock” lakaplı ünlü aktör Dwayne Johnson, formda ve güçlü vücudunu oluşturmaya yardımcı olan günde altı öğün yemek planını ayrıntılarıyla anlattı.
Eski profesyonel güreşçi ve aktör Dwayne Johnson röportajında özel şeflerden ve bir güç ve kondisyon koçundan yardım aldığını açıkladı.
Johnson, kahvaltıda yumurta, et, yulaf ezmesi ve genellikle papaya veya yaban mersini içeren kapsamlı bir öğün tükettiğini söyledi.
Kahvaltının ardından saat 10’da ikinci bir öğün tüketen aktör bunda da tavuk göğsü, pirinç ve yeşillikler tüketiyor.
PROTEİN ÇOK ÖNEMLİ
Akşam yemeğinde ise Johnson, genellikle balık, tavuk, biftek veya bufalonun yanında tatlı patates ve yine yeşillik tüketerek öğününü tamamlıyor.
Beslenme düzenine olan bağlılığını eski profesyonel güreşçi olan babası Rocky Johnson’a bağlayan aktör, “Dilimi memnun etmek için değil, vücudumu beslemek için yemeyi çok erken öğretti. Bunu bana beş yaşındayken öğretti. Muhtemelen bu yüzden terapiye ihtiyacım var” diye espri yapıyor.
Altı gün boyunca yeme düzenini bozmayan aktör, yedinci gün ise kaçamak günü yapıyor. Kaçamak gününde de yemeyi sevdiği şeyler arasında fıstık ezmesi ve Hindistan cevizli muzlu krep gibi seçenekler yer alıyor.
Diyetin dışında haftanın altı günü spor salonuna giden Johnson, formda kalmak için Miami’deki evinde “Demir Cennet” adını verdiği spor salonunda çalışıyor.
Megakent’in gözde ağaç parkı olan Atatürk Arboretumu, ziyaretçilerine sonbaharın tüm renklerinin yansıdığı eşsiz bir manzara sunuyor. Park, yıllık ortalama 200 bin kişi tarafından ziyaret ediliyor.
Kentte sonbahar turu yapmak isteyenlerin ilk durağı ise Belgrad Ormanı‘ndaki Atatürk Arboretumu oluyor. Her yıl 4 mevsim ziyaretçi akınına uğrayan ağaç parkı, doğa yürüyüşü yapmak isteyenlerin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.
Öte yandan fotoğraf tutkunlarının da sıkça ziyaret ettiği bölgede, şimdilerde adeta renk cümbüşü yaşanıyor.
Ziyaretçiler 3 suni göleti ve bitki çeşitliliğini keşfediyor
Dünyada türünün en büyük örnekleri arasında yer alan ve 1.602 egzotik, 403 endemik bitkiye ev sahipliği yapan Atatürk Arboretumu, 2011’den bu yana ziyaretçileri de ağırlıyor.
Kentin gürültüsünden uzaklaşmak ve mevsimin güzelliklerini yaşamak isteyenler, içerisinde bulunan 3 suni göleti ve bitki çeşitliğini keşfediyor.
Bilimsel çalışmalar yapılıyor
Parkı yıllık ortalama 200 bin kişi ziyaret ediyor.
Yiyecek ve içecekle girilmesine izin verilmeyen canlı ağaç parkını, üniversite öğrencileri ve akademisyenler de bilimsel çalışmaları için ziyaret ediyor.
Öte yandan katalog ve düğün çekimleri için tercih edilen mekanların başında gelen Atatürk Arboretumu, pazartesi günleri ziyarete açılmıyor.
Yurdun dört bir yanında sonbahar renkleri eşsiz manzaralar sunuyor…
Bu kez kartpostallık görüntülerin adresi ise İstanbul oldu. Megakent, güz aylarında sarıdan kırmızıya dönen yapraklarıyla eşsiz görünüme sahne oluyor.
Apple’ın kurucusu Steve Jobs’un sandaletleri, açık artırmayla satıldı.
Apple‘ın kurucusu Steve Jobs‘un sandaletleri, açık artırmayla satışa sunuldu. Steve’e ait sandaletler, ‘Ulien’s Auctions’ adlı müzayede evinin düzenlediği açık artırmayla satışa sunuldu.
60 bin dolara alıcı bulması beklenen Jobs’un terlikleri, adı açıklanmayan bir şahıs tarafından 218 bin 750 dolara satın alındı. Kaliforniya merkezi müzayede evi tarafından yapılan açıklamada, terliklerin iyi durumda olduğu ve Jobs’un 70’li ve 80’li yıllarda gardırobunun vazgeçilmez parçası olduğu bilgisi paylaşıldı.
Steve Jobs, 2011 yılında Apple’daki görevini bıraktıktan 6 hafta sonra, 56 yaşındayken pankreas kanseri nedeniyle hayatını kaybetmişti.
Dünyanın 8 milyarıncı bebeği Filipinler’de doğdu. Filipinler Nüfus ve Kalkınma Komisyonu, salı günü doğan Vinice Mabansag adlı kız çocuğuna sembolik unvanı verdi.
Başkent Manila’daki Dr. Jose Fabella Hastanesi‘in başhekimi Romeo Bituin, “Filipinler’de dünyanın 8 milyarıncı bebeğinin doğuşuna tanık olduk”dedi. Bituin, doğumun 23.00’da başladığını ve bebeğin iki saat sonra normal doğumla dünyaya geldiğini bildirdi.
Birleşmiş Milletler (BM), dünya nüfusunun 8 milyara ulaştığını açıklamıştı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres bu dönüm noktasını, “insanlığın gezegene karşı ortak sorumluluğunu göz önünde bulundurarak çeşitliliği ve ilerlemeleri kutlamak için fırsat” diye nitelemeişti.
BM Nüfus Bölümü Direktörü John Wilmoth ise şöyle konuşmuştu:
”Bu, insanlığın başarısının bir işareti ancak aynı zamanda geleceğimiz için de büyük bir risk.”
Zira yetkililer, iklim krizi sebebiyle kıtlıkla karşı karşıya kalan bölgelerde zorlukların artacağını belirtti. BM verileri, dünya nüfususun 2037’de 9 milyara çıkabileceğini ve 2080’kerde 10,4 milyarla zirveye ulaşabileceğini gösteriyor.
BM önceki yıllarda 5, 6 ve 7 milyarıncı çocukları temsil eden bebekler belirlemişti. Eskiden Yugoslavya‘nın parçası olan Hırvatistan‘ın başkenti Zagreb’de Temmuz 1987’de dünyaya gözlerini açan Matej Gaspar, 5 milyarıncı bebek unvanını kazanmıştı. Bugün 35 yaşında olan Gaspar’ın Facebok sayfasında Zagreb’de yaşadığı, mutlu bir evlilik sürdürdüğü ve kimya mühendisi olduğu yazıyor.
Bosna Hersekli Adnan Mevic, kayıtlara “6 milyarıncı insan” olarak geçmişti. Başkent Saraybosna’da Ekim 1999’da dünyaya gelen Mevic, ekonomi alanında yüksek lisans öğrencisi olarak hayatını sürdürüyor. Mevic, unvanı sayesinde 11 yaşında Real Madrid’i ziyaret ettiğini söyledi.
Ekim 2011’de Bangladeş’te doğan Sadia Sultana Oishee ise 7 milyarıncı bebek unvanını taşıyor. Doktor olmak isteyen Oishee’nin doğumundan bu yana Bangladeş nüfusu 17 milyon arttı.
Çok ödüllü ABD’li şarkıcı Taylor Swift 5 yıl sonra ülkesinde turneye çıkıyor. Konser biletlerinin satışa çıktığı internet sitesi talep patlaması nedeniyle çöktü.
Swift’in 52 günlük “2023 Eras Turnesi” için benzeri görülmemiş bir talep olduğu bildirildi. Bilet fiyatları 49-449 dolar arasında karaborsada 22 bin dolar…
Ticketmaster, “olağanüstü yüksek talepleri” karşılamak için “yetersiz bilet envanteri” nedeniyle Taylor Swift‘in turnesinin ABD ayağı için bilet satışlarını iptal etti.
Swift’in beş yıldır ilk kez düzenlediği Eras Turu için genel bilet satışlarının Cuma sabahı açılması planlanıyordu.
Çekimleri Emma Summerton tarafından gerçekleştirilen Love Letters to the Muse (İlham Perisine Aşk Mektupları) başlıklı 2023 Pirelli Takvimi bugün Milano’daki Pirelli HangarBicocca çağdaş sanat müzesinde tanıtıldı. Avustralyalı fotoğrafçı, Pirelli Takviminin 49. edisyonunu ilham arayışında, sanatçı ve insan olarak seçimlerinde ona yol gösteren tüm kadınlar diye tanımadığı ilham perilerine adadı.
Emma Summerton ilk edisyonun yayınlandığı 1964 yılından bu yana Pirelli Takvimine imza atan beşinci kadın fotoğrafçı oldu. Daha önce 1972’de Sarah Moon, 1989’da Joyce Tenenson ve 2007’de Inez Van Lamsveerde (Inez ve Vinoodh ikilisinden) ile 2000 ve 2016’da Annie Leibovitz, Takvim fotoğraflarını çekmişlerdi. Emma Summerton bu yıl yönetmen Carlo Alberto Orecchia ile birlikte 2023 Takviminin tanıtım videosunun yönetmenliğine de katkıda bulundu.
“Takvim için ‘ilham perisi’ ifadesinin anlamına geri dönmek istedim. İlham perisi başlangıçta kaynağı temsil ediyordu ve ilham vermenin yanı sıra edebiyat, bilim ve sanat alanlarında da yetenekliydi” diyen Emma Summerton sözlerini şöyle sürdürdü:“Başta annem olmak üzere olağanüstü, yaratıcı şeyler yapan kadınlar hayatım ve kariyerim boyunca beni büyülemiştir ve bana ilham vermiştir. Yazarlar, fotoğrafçılar, şairler, oyuncular ve yönetmenlerden çok şey öğrendim. Bu nedenle de bu olağanüstü kadınları kutlamak ve onları temsil edecek bir dünya yaratmak istedim.”
2023 Pirelli Takvimi, Emma Summerton’ın eserlerinin öne çıkan düşsel tarzına hayat veren 14 modelin 28 fotoğrafını bir araya getiriyor. Her model temsil etmesi istenen İlham Perisi ile yakın bağlantısından dolayı rolü için özel olarak seçildi. Çekimler ise Haziran ve Temmuz aylarında Londra ve New York’ta kurulan setlerde gerçekleştirildi. Fotoğrafçı süreci “Çekimlerimde modellerin oynadıkları rollerle gerçekte ne oldukları arasındaki sınır net bir şekilde tanımlanmıyor ve her şey birbirine karışarak sihirli bir gerçekçilik yaratan fotoğrafla ortaya çıkıyor”sözleriyle anlatıyor.
Takvimde rol alan isimler sırasıyla:
Lila Moss – KAHİN
Guinevere Van Seenus – FOTOĞRAFÇI
Adwoa Aboah – KRALİÇE
Karlie Kloss – TEKNOLOJİ UZMANI
Sasha Pivovarova – RESSAM
Lauren Wasser – SPORCU
Emily Ratajkowski – YAZAR
Cara Delevingne – SANATÇI
Bella Hadid – PERİ
Kaya Wilkins – MÜZİSYEN
Precious Lee – MASALCI
He Cong – BİLGE
Adut Akech – DÜŞ AVCISI
Ashley Graham – AKTİVİST
Pirelli ekibi Emma Summerton’ın eski fotoğraflarını ilk kez incelediğinde gerçek ile gerçeküstünü bir araya getirme, imzası niteliğindeki modern ve nadide resimler yaratma yeteneğine hayran oldu. Nitekim Emma bu projenin de konseptini belirlemeye başlarken her şeyden önce kendi portföyünden ve her zaman yararlandığı pek çok sanatsal temadan ilham aldı. Gerçeküstücülük ve sihirli gerçekçilik, güzellik ve vahşi doğa, çiçek ve yabani dal sevgisi, hayvanlar dünyasının gücü ile birlikte sanat, şiir, müzik ve edebiyatta sembolizmin yeri bu temalar arasında sayılabilir.
Guinevere van Seenus’un canlandırdığı “Fotoğrafçı” ilham perisi, Emma’nın başlangıç noktası oldu. Ardından hem model hem ressam olan ve Emma’nın bir resme benzettiği Sasha Pivovarova geldi. Sonra, Pivovarova’yı Vali Myers’ın renkli, abartılı ve bohem eserlerini yansıtan bir alanda kendi duvarlarına resim yaparken hayal etti.“Döngüler ve daireler birleşiyor çünkü Sasha modellik yapmakla resim yapmak arasındaki farkı görmüyor ve bu sayede güzel bir sinerji doğuyor.”
Diğer modeller ve roller de kendi yerlerini buldu. Model, oyuncu ve müzisyen Cara Delevingne, her şeye rağmen fantastik iç dünyasından daima başarıyla çıkan Sanatçı olurken Karlie Kloss, fütüristik bir sanal gerçeklik ortamında kodlama öğretmeyi seven Teknoloji Uzmanı rolünü üstleniyor. Bella Hadid, kendisini sadece sizin bilmenizi istediği kadar gösteren Peri’yi canlandırıyor. Aktivist Ashley Graham biçimli bir zırhın içinde bir kanepede göz kamaştırırken sorgulayan gözlerle kameraya gibi bakıyor. Sporcu rolündeki Lauren Wasser, savaşa hazır uzaylı bir kraliçe gibi Ay zeminini çağrıştıran çorak bir manzarada fotoğraflandı. Adut Akech, Düş Yakalayıcı rolünde özgürleşmesinin şiirsel hikayesine hayat verirken Kraliçe karakterini canlandıran Adwoa Aboah iç mücadelelerini soğukkanlı ve asil duruşu ve Nefertiti’nin zarafetiyle gizliyor. Lila Moss, sihirli bahçesinden bilgeliğini paylaşan ve dünyayı anlayan genç ama yaşlı ruh Kahin’i canlandırıyor. Yüzü aynaya iki tarafıyla yansıtılarak fotoğraflanan Yazar rolündeki Emily Ratajkowski, “gerçekten hangisi olduğumu düşünüyorsun?” diye sorguluyormuş gibi bir izlenim yaratıyor. Şarkı sözleri için bir kuzgundan ilham alan Müzisyen rolündeki Kaya Wilkins bohem bir ortamda resmediliyor. Sinema dahil tüm mecralarda yolculuğunu anlatan Masalcı’yı Precious Lee, içten gelen bir dinginlik ve nezaketle betimlenen ve bir rüyadaymış gibi hayat bulan Bilge’yi ise He Cong canlandırıyor.
Emma Summerton daima modelleriyle kişisel bir iş birliği arıyor ve onlarla daha kapsamlı, daha derin diyaloglar geliştiriyor. Emma’ya göre Pirelli 2023 Takvimi kreatif sürecin kendisi için anlamı kadar her ilham perisinin duygular ve ilhamdan oluşan daha büyük bir kolektif insan grubuna hitap etme biçimine de saygı duruşunda bulunuyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Verileri İçişleri Bakanlığı’ndan aldım, 5 bin tane konsere izin verilmişti, bunlar içinde de 20 tane iptal yapılmıştı. Buradan yola çıkarak ‘Burası müzik yasaklı bir ülke’ demenizi gerçekçi bulmuyorum” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bütçesi görüşüldü. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, görüşmelerin sonunda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
“ÖZEL TİYATROLAR VE SİNEMALAR KONUSUNDA HİÇBİR ELEŞTİRİYİ KABUL EDEMEYECEĞİM”
Ersoy, şunları söyledi:
* “Özel tiyatrolar ve sinemalar konusunda hiçbir eleştiriyi kabul edemeyeceğim. Çünkü bizim dönemimizde ciddi destek veriliyor. 2002 yılında 60 özel tiyatroya 850 bin lira destek verilmiş. Pandemiyle özellikle biz, 2020 yılında 486 tiyatroya 21 milyon 500 bin lira, 2021 yılında 567 tiyatroya 53 milyon 365 bin lira, 2022 yılında 474 tiyatroya 41 milyon 817 bin lira olmak üzere toplam 116 milyon 682 bin lira tutarında çeşitli mali destekler sağladık. Tiyatrocuların nasıl destek alacağını, her kesim tiyatroculardan oluşturduğumuz bir kurulumuz var, bakanlık olarak biz karar vermiyoruz, onlarla birlikte kriterleri belirliyoruz.
* Verileri İçişleri Bakanlığı’ndan aldım, 5 bin tane konsere izin verilmişti, bunlar içinde de 20 tane iptal yapılmıştı. Buradan yola çıkarak ‘Burası müzik yasaklı bir ülke’ demenizi gerçekçi bulmuyorum.”
Avril Lavigne, Yungblud ile düet yaptıkları “I’m A Mess” parçasını kliplendirdi.
Avril Lavigne ve Yungblud kamera karşısına geçen Kanadalı sanatçı ve İngiliz sanatçı eğlenceli anları sosyal medya hesaplarından yayınlamayı da ihmal etmedi.
Avril Lavigne kimdir
Avril Romana Lavigne Whibley, 27 Eylül1984‘te Ontario, Kanada‘da doğdu. Babası Jean-Claude Fransız, annesi Judith-Rosanne Kanadalı olan Avril, 14 yaşına geldiğinde annesinin ona armağan ettiği gitarla kendi bestelerini yapıp söylemeye başladı. 1998 yılında bir müzik yarışmasını kazandı ve kendisi gibi Kanadalı olan Shaina Twain ile beraber ilk turnesine çıktı. Lavigne, şarkılarını bir videoya kaydederek ve çeşitli plak şirketlerine gönderdi. Bir süre sonra New York Records ona bir demo yapması için fırsat vereceğini belirten bir mektup gönderdi. Avril Lavigne’nin “Matthew” adında bir abisi ve “Michelle” adında bir kız kardeşi vardır.
Stüdyoda çalıştığı günlerden birinde Arista Records’tan gelen birisi onu çok beğendi ve hiç zaman kaybetmeden sanatçıyı Arista Records’a getirdi. 2002 yılında ise Avril Lavigne dünya çapında 14 milyon satan “Let Go” albümüyle birçok ödül alırken sekiz dalda da Grammy adaylığını elde etti.
Avril Lavigne, ilk sinema deneyimi “Over The Hedge” adlı bir animasyon ile oldu. Bu yapımda William Shatner,Bruce Willis, Garry Shandling, Wanda Skykes, Nick Nolte ve Steve Carell gibi isimlerle çalıştı. Ayrıca Oskarlı aktör Richard Gere‘in oynadığı “The Flock” adlı filmde bir şüphelinin kız arkadaşı rolünü oynadı. Üçüncü film projesi “Fast Food Nation” ise bir kitaptan uyarlamaydı. “Eragon” filmi için “Keep Holding On” adında bir şarkı yazdı. Diğer yandan da bu şarkı Kanada listelerinde ilk 20’ye girdi.
Barış Akarsu’nun hayatı beyazperdeye taşıyan “Barış Akarsu Merhaba” isimli film, bugün izleyiciyle buluştu. Türkiye halkı tarafından sevilen şarkıcının hayatını anlatan filmin yapacağı gişe ise şimdiden merak konusu oldu.
Hafta içi her gün Number1 FM ve Number1 Türk FM‘deki ‘Ertuğrul Özkök ile Günün Yorumu’ isimli köşesinden seslenen Özkök,” Barış Akarsu olayı bize şunu bir kere daha gösterdi. Bu ülkenin hala kendisini birleştiren bir araya getiren ortak değerleri, ortak insanları var ve onlar ile ilgili yapılan bütün filmler çok tutuyor. Ben siyasetçilerin yerinde olsam kendi kendime sorarım ‘Yahu niye sanatçıların var da bizim aramızdan kimsenin böyle sevgi dolu herkesi birleştirecek bir belgeseli yok?’ ” dedi.
Ertuğrul Özkök sesli köşesinde şu ifadeleri kullandı:
” Barış Akarsu – Rüzgar şarkısı çalar… Dinlediğiniz bu şarkının adı ‘Rüzgar’ Barış Akarsu söylüyor. Barış Akarsu 1989’da Bartın’da doğdu ve 2007’de maalesef Bodrum’da bir kazada hayatını kaybetti. En sevdiğim şarkılarından biridir ‘Rüzgar’ ve şimdi Barış Akarsu’nun bir filmi yapıldı. ‘Barış Akarsu Merhaba’ diye bir film, geçenlerde galası da yapıldı, bunu seyredebilirsiniz. Barış Akarsu olayı bize şunu bir kere daha gösterdi. Bu ülkenin hala kendisini birleştiren bir araya getiren ortak değerleri, ortak insanları var ve onlar ile ilgili yapılan bütün filmler çok tutuyor. mesela bir süre önce Bergen’in hayatını seyrettik. 5 milyondan fazla insan gidip o filmi seyretti ve daha önce bunun gibi çok sayıda sanatçının da filmleri yapıldı. Ben siyasetçilerin yerinde olsam kendi kendime sorarım ‘Yahu niye sanatçıların var da bizim aramızdan kimsenin böyle sevgi dolu herkesi birleştirecek bir belgeseli yok?’ ama bakın Barış Akarsu bu şarkısında Rüzgar’da ki on milyon ker indirilmiş Spotify’da ne diyor biliyor musun? Bana insanlığı anlat.. Eğer siyasetçilerimiz de bir gün bizlere insanlığı, kardeşliği, barışı anlatmayı öğrenirlerse emin olun onların da filmi yapılacak hem de hepimizi birleştiren sevgi dolu filmler…”
Alman bir moda markasının yüzü olan Meryem Uzerli yeni sezon çekimleri için Berlin’deki Friedrichsfelde Sarayı’nda objektif karşısına geçti.
Markanın tasarımlarını giyip poz veren oyuncu görüntüleri Instagram hesabından paylaştı.
39 yaşındaki ünlü isim, bu kez yırtmaçlı elbisesiyle verdiği pozla olay oldu. Ünlü ismin sırt dekolteli cesur pozuna takipçilerinden binlerce beğeni gelirken, bazı takipçiler “Çok güzelsin”, “Maşallah”, “Hürrem hala ateş gibi” yorumlarında bulundu.
Fenerbahçe’nin 17 yaşındaki yeteneği Arda Güler ortaya koyduğu performansla transferin gözde isimlerinden birisi olmaya devam ediyor.
İyi performansının karşılığını Milli Takım‘a seçilerek de alan Arda Güler, şu ana kadar oynadığı 13 resmi maçta 3 gol ve 1 asistle mücadele etti. Arda’nın bu performansı dünya devi iki kulübün dikkatini çekti.
DORTMUND VE AJAX’IN TEKLİFLERİ REDDEDİLDİ
Arda Güler için yaz transfer döneminde Alman devi Bourissa Dortmund 22.5 milyon Euro, Hollanda’nın güçlü takımı Ajax ise 17 milyon Euro’luk teklif yaptı. Sarı-lacivertliler iki kulübünde teklifini kabul etmedi.
Geçtiğimiz sezon Galatasaray’da danışmanlık görevi yapan ve uzun yıllar Real Madrid ve Lille‘de çalışan şu anda ise dünya devi Paris Saint Germain‘de (PSG) sportif danışmanlık yapan Luis Campos, Arda’yı takibe aldı.
Oyuncu Merve Boluğur, müzisyen Mert Aydın’la iki aylık flörtün ardından 1.5 ay önce evlenmişti. Ancak çiftin evliliği şiddetli geçimsizlik yüzünden bitti.
Merve Boluğur ile Mert Aydın’ın evliliği sadece 45 gün sürdü
Mert Aydın boşanma işlemlerini başlatırken, Merve Boluğur baba evine geri döndü.
Boluğur “Olmadı hayat bu. Mert’e mutluluklar, güzel günler için teşekkürler” açıklamasını yaptı.
“ADAM ETTİKLERİMİZ YÜZÜMÜZE BAKMAZ OLDU”
Geçen günlerde Instagram’da takipçilerinden gelen soruları yanıtlayan Merve Boluğur, verdiği cevaplarla kafaları karıştırmıştı.
Oyuncu “En çok ders çıkardığın olay?” sorusuna “Adam ettiklerimiz yüzümüze bakmaz oldu ya önemsemez sayemde bir yere geldiler çoğu… Bundan sonra kimseye büyük iyiliklerde bulunmayacağım” yanıtını vermişti.
Merve Boluğur’un son zamanlardaki paylaşımlarında eşine yer vermemesi ve alyansını çıkarması iddiaları güçlendirmişti.
Boluğur, 2015 yılında şarkıcı Murat Dalkılıç ile dünyaevine girmiş ve 2017’de de anlaşmalı olarak boşanmıştı.
Welinton ve Montero ile yollarını ayırmaya hazırlanan Beşiktaş stoper arayışlarına başladı. Defans hattını yerli bir oyuncuyla güçlendirmek isteyen Siyah Beyazlı kulübün Çağlar Söyüncü ile flört halinde olduğu anlaşılırken, Başkan Ahmet Nur Çebi’nin İngiliz yöneticilerle masaya oturduğu bildirildi.
Transfer çalışmalarına şimdiden başlayan Beşiktaş‘ta yönetim, Leicester City ile sezon sonunda yollarını ayıracak olan Çağlar Söyüncü için devreye girdi. Siyah-beyazlılar 26 yaşındaki oyuncuyu yarım dönem kiralamak için girişimde bulunacak.
Teknik direktör Şenol Güneş’in raporu doğrultusunda transfer çalışmalarına hız veren Beşiktaş, stoper takviyesi için 2 isim üzerine yoğunlaşmıştı. Welinton’a ek olarak Montero ve Emrecan’la yollarını ayırma ihtimali bulunan Beşiktaş; Kaan Ayhan ve Bruno Martins İndi için çalışma başlatmıştı. Siyah-Beyazlılar’da son olarak gündeme yeni bir ismin geldiği ortaya çıktı.
Formula 1’in efsane isimlerinden Michael Schumacher’in oğlu Mick Schumacher Formula 1 kariyerinin en zor günlerini yaşıyor. 2020 yılında Formula 2’de şampiyon olan genç sürücü Formula 1’deki ilk yarışına Haas takımı ile çıkmıştı.
2022 sezonunda kötü bir performans sergileyen Schumacher’in yerine ABD‘li ekip 35 yaşındaki Nico Hulkenberg ile anlaştı. Schumacher sözleşmesinin yenilenmemesiyle boşta kalmış oldu.
Koltuğunu 35 yaşındaki Hulkenberg‘e kaybeden Mick Schumacher ise sosyal medyadan vezgeçmeyeceğini açıkladı. “Abu Dhabi GP, Haas ile son yarışım olacak” paylaşımı yapan Schumacher’in Mercedes ve diğer takımlardan yedek pilotluk teklifi aldığı tahmin ediliyor.
F1 hayalinden vazgeçmeyeceğini vurgulayan Mick Schumacher sosyal medyadan şu açıklamaları yaptı:
‘BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞI YAŞIYORUM’
“Sözleşmem yenilenmediği için büyük bir hayal kırıklığı yaşadığımı gizlemek istemiyorum. Yine de bana bu fırsatı verdikleri için hem Haas F1 Takımına hem de Ferrari’ye teşekkür etmek istiyorum. Geride kalan tüm bu yıllar kendimi geliştirmeme çok yardımcı oldu. İşler ters gittiğinde bu sporu ne kadar çok sevdiğimi anladım.
Zaman zaman inişli çıkışlı bir macera oldu ama kendimi hep geliştirdim, çok şey öğrendim ve Formula 1’de yer almayı hak ettiğime eminim. Bu sayfayı henüz çevirmedim. Zorluklar beni daha da güçlendiriyor. Formula 1 tutkum hâlâ devam ediyor; Tekrar gridde yer almak için çok çalışacağım.” dedi.
Dünya Kupaları tarihinin en çok şampiyon olan ülkesi Brezilya, eski şaşalı günlerindeki gibi en güçlü favori değil… Ayrıca geçmiş dönemlerle kıyasladığımızda kadrosu da geride kalıyor ama Neymar gibi özel bir yeteneği unutmamak gerekir.
Neymar şimdiye kadar 3 farklı Dünya Kupası oynadı ama hiçbirinde beklenen seviyeyi bulamadı Artık 30 yaşına gelen Brezilyalı yıldız, Katar’da ülkesinin en büyük umudu olacak.
Brezilya’nın son Dünya Kupası şampiyonluğu 2002 yılında Japonya-Güney Kore ortak yapımı turnuvada geldi. Sambacılar o tarihten sonra özellikle 2006’da Almanya’da çok güçlü bir kadro ile geldiler ancak çeyrek finali geçemediler. Daha sonrasında 2014’te kendi evlerinde unutulmaz bir Almanya hezimeti (7-1) yaşandı.
Brezilya eski şaşalı günlerini artık geride bıraktı. Turnuva sonrası 61 yaşındaki teknik direktör Tite görevi bırakacak. Açıkçası şu anda Brezilya’da bile takımlarından şampiyonluk beklenmiyor.
Artık 30 yaşında
Neymar, Santos’ta ilk oynamaya başladığında herkes Pele, Zico, Romario, Ronaldo, Rivaldo, Ronaldinho seviyesinde bir yıldız kazandıklarını düşündü. Neymar şimdiye kadar 3 farklı Dünya Kupası (2010, 2014, 2018) oynadı ama hiçbirinde beklenen seviyeyi bulamadı. Artık 30 yaşına gelen Brezilyalı yıldız, Katar’da ülkesinin en büyük umudu olacak.
Elbette kadroda başka üst düzey isimler var ancak Katar’da neler yapabilirler kimse emin olamıyor.
Örneğin Arsenal’le harikalar yaratan forvet Gabriel Jesus, Manchester United’dan Antony, Real Madrid’den Vinicius Junior müthiş hücumcular.
Neymar’ın liderliğinde bu hücum hattı G Grubu’nu rahat geçer ancak daha ilerisi gelecek kura şansına bağlı.
Portekiz’in yıldız ismi Cristiano Ronaldo, Dünya Kupası öncesi çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Katar’daki Dünya Kupası hakkında konuşan Ronaldo, “2-3 yıl daha oynamak istiyorum. 40 yaşında emekli olmak gibi bir düşüncem var ama Portekiz ile Dünya Kupası’nı kazanırsam %100 emekli olacağım. Dünya Kupası’nda harika bir performans sergileyeceğime inanıyorum. Hem fiziksel hem de psikolojik olarak hazırım.” dedi.
Manchester United‘ın hocası Erik ten Hag’la ilgili eleştirilerine devam eden Portekizli yıldız, “Kariyerime saygı duyduğun için Manchester City karşısında beni oyuna almıyorsun ama Tottenham karşısında 3 dakikalığına beni oyuna sokmak istiyorsun. Ne anlamsız. Erik ten Hag’ın bana saygısı yoktu. Basında sürekli beni sevdiğini söylüyor. Ama bu sadece basın için öyle. Portekiz’de teknik direktörümüz gerçekten ihtiyacı olduğu için beni 5 dakikalığına oyuna sokmak isterse seve seve girerim. Ama Erik ten Hag, beni kışkırtmak için bunları yaptı.”ifadelerini kullandı.
”MESSİ SİHİRLİ BİR OYUNCU”
Messi hakkındaki fikirlerini de söyleyen Ronaldo, “Lionel Messi inanılmaz bir oyuncu. Sihirli. 16 yıldır onunla aynı sahneyi paylaştık. Düşünün, bu yüzden onunla harika bir ilişkim var. Arkadaş gibi olmasa da daha çok takım arkadaşı gibi”şeklinde konuştu.
Bol ödüllü yönetmen Quentin Tarantino, sonunda o çok merak edilen soruya yanıt verdi ve en sevdiği filmi açıkladı.
Hollywood’un en sıra dışı ve başarılı yönetmenlerinden biri olan Quentin Tarantino, katıldığı bir programda yıllardır merak edilen soruya yanıt verdi.
Her yönetmen ya da oyuncuya sorulan klişe bir soru vardır: “Yaptığın en iyi film hangisi?”Pek çok kişi bu soruya bir yanıt vermekten kaçınır, hatta Tarantino da onlardan biriydi. Ancak ünlü yönetmen bu konuda biraz daha şeffaf olmaya karar vermiş görünüyor.
Tarantino, geçtiğimiz günlerde çıkardığı yeni kitabı “Cinema Speculation”ın tanıtımı kapsamında Howard Stern’ün programına konuk oldu ve nihayet o çok merak edilen soruya da yanıt verdi.
Film izlemeyi seven yönetmen, aslında filmleri o kadar çok seviyor ki ve sonunda film çekmeye hatta bazı filmlerde de rol almaya başlıyor. Tarantino’nun bu film aşkı sektörde, “film çekmediğinde de izliyor”olarak yorumlanıyor ve o yüzden en sevdiği filmini açıklarken Tarantino, fazlasıyla tartmış ve düşünmüş olabilir.
Stern’ün sorusu üzerine ünlü yönetmen, şimdiye kadar bu soruya her zaman tüm filmlerinin çocuğu gibi olduğunu söyleyerek cevap verdiğini, ancak bu defa bir isim söyleyeceğini belirtiyor ve Bir Zamanlar Hollywod’da (Once Upon A Time In Holyywood) filmini söylüyor.
2019 yapı filmde; Leonardo DiCaprio, Margot Robbie, Dakota Fanning gibi birbirinden ünlü isim yer alıyor.
Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı Ivanka Trump, babasının dün gece adaylığını ilan ettiği 2024 ABD Başkanlık seçimleri kampanyasına dâhil olmayacağını bildirdi. Ivanka Trump, şu an Miami’de özel sektörde çalıştığını, hayatının en güzel anlarını yaşadığını belirtti.
Ivanka Trump, Trump’ın adaylığını açıkladığı gece sosyal medya hesabından, “Babamı her zaman sevip destekleyeceğim ancak bundan sonra bunu siyasi arenanın dışında yapacağım.” paylaşımında bulundu.
Bu defa küçük çocuklarına ve aile olarak özel hayata öncelik vermeyi seçeceğini aktaran Ivanka Trump, “Siyasete girmeyi düşünmüyorum.” ifadesini kullandı.
Ivanka Trump, şu an Miami’de özel sektörde çalıştığını, hayatının en güzel anlarını yaşadığını belirtti.
Eşi Jared Kushner ile Ivanka Trump, Donald Trump’ın 2016 seçim kampanyasına destek vermiş, Beyaz Saray’da bulunduğu dönemde de başdanışman olarak görev yapmıştı.
Trump, dün gece, Mar-a-Lago malikanesinde yaptığı duyuruda, 2024 ABD Başkanlık seçimleri için tekrar aday olduğunu ilan etmişti.