Ana Sayfa Blog Sayfa 527

Bitcoin 1 buçuk yılın dibinde! Neden düştü, düşüş devam edecek mi?

0

Kripto para piyasası yeni haftaya hiçte iyi başlamadı. Satışlar önemli destek noktalarının kırılmasına neden oldu…

Olumsuz havanın nedeni şüphesiz geçtiğimiz hafta ABD enflasyon rakamının son 40 yılın zirvesiyle birlikte yüzde 8,6 olarak açıklanması. Bu kripto para piyasası ve hisse senedi gibi riskli varlıklardan çıkışı hızlandırdı.

Bu negatif görüntüyle birlikte lider kripto para birimi BTC / USD paritesi gelen sert satışlarla birlikte haftalık bazda 9 Mart 2020 tarihinden beri üzerinde olduğu yükseliş trendinin altında haftalık kapanış yaptı. Bu son derece önemli bir anekdot. Zira 2 senedir uzun vadeli yükseliş trend çizgisinin altında kapanış yapılması ana trendin yükseliş yönünde olduğu bir ortamda trend dönüşümüne yönelik ilk sinyal olarak yorumlanabilir.

Kritik seviye 29 bin dolar

Parite şimdi teknik anlamda 25 bin – 26 bin dolar bölgesinde bulunan ara destek bandında tutunmaya çalışacak. Ancak bundan da önemlisi bu hafta kapanışının 29 bin dolar seviyesi üzerinde olup olmayacağı. Bu seviyenin üzerindeki bir kapanış yaşanan son düşüşü bir sarkma olarak yorumlamamızı sağlayabilir. Ancak altında kalınması 20 bin – 22 bin dolar riskini masada tutacak öneme sahip…

Yönü FED belirleyecek

Bu seyir sonrasında piyasada gözler ise 14 – 15 Haziran tarihlerinde yapılacak FED toplantısında. FED, 15 Haziran tarihinde faiz kararını açıklayacak. İşte bu karar ve yapılacak açıklamalar piyasalardaki yönü tayin edecek yegane etmen. Beklentiler faiz artırımının 50 baz puan olması yönünde.

Ancak yüksek gelen enflasyon rakamlarıyla birlikte faiz artışını 75 baz puan bekleyen kurumlar da bulunuyor. Olumsuz olarak adlandırabileceğimiz bu senaryoda riskli varlıklardan çıkışın devamına neden olabilir. Dikkat!

Mehmet Çoban

Numberone.com.tr

Cumhuriyet devrimlerinin Avrupa yolculuğu

0

Gazeteci Gökhan Karakaş, Milliyet’teki köşesinde Cumhuriyet devrimlerinin Avrupa yolculuğunu kaleme aldı. Karakaş, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının Türkiye Cumhuriyeti’nin devrimlerini nasıl gerçekleştirdiğini kademe kademe anlattı…

Milliyet gazetesi köşe yazarı Gökhan Karakaş’ın köşe yazısı şu şekilde:

“Halifelik kaldırıldı, şapka inkılabı yapıldı, Medeni Kanun kabul edildi, İzmir İktisat Kongresi sonrasında İş Bankası kuruldu ve eğitim devrimiyle kız öğrenciler okullu oldu. Atatürk’ün önerisiyle yüzer sergi hazırlandı. Sadece 3 yılda gerçekleşen Cumhuriyet devrimleri beyaza boyanan Karadeniz Vapuru’na kondu ve devrimlerin Avrupa yolculuğu başladı.

Anadolu’nun kara bağrında Cumhuriyet adlı beyaz sayfayı açan Mustafa Kemal Atatürk, Avrupa’nın ‘Hasta Adam’ duvarını yıkmak için gerçekleştireceği devrimleri anlatacak bir halkla ilişkiler çalışması istiyordu. Halifelik kaldırılmış, şapka inkılabı yapılmış, Medeni Kanun kabul edilmiş, İzmir (Türkiye) İktisat Kongresi’nin sonunda ekonomik gelişme için İş Bankası kurulmuş, eğitim devrimi yapıldıktan sonra kız öğrenciler eğitime kazandırılmış, aşar vergisi kaldırılarak tarım canlandırılmıştı. Ticaret Bakanı Ali Cenani Bey sadece 3 yılda gerçekleşen devrimleri bir gemiyle Avrupa’ya götürme fikrini Atatürk’e sundu. Atatürk’ün onaylamasıyla ‘devrim yolculuğu’ için bakanlık bütçesinden 100 bin TL ayrıldı. İstanbul Ticaret Odası da proje için 500 bin TL verince, 1924 yılında 4200 İngiliz Sterlini ‘ne Hollanda’dan alınan yolcu gemisi S/S Karadeniz yolculuk için seçildi.

Günün tartışması: Atatürk’ün 1.2 kilometre kültür yoluna ihtiyacı var mı?

0

Gazeteci yazar Ertuğrul Özkök, eşinin adına gönderme yapan ‘Tansu’ya Mektuplar’ isimli ‘newsletter’ olarak yayınladığı yazılarında bugün Beyoğlu Kültür Yolu‘ndan bahsederek günün tartışmasını başlattı.

Ertuğrul Özkök, Tansu Mektuplar’da şunları yazdı:

GÜNÜN TARTIŞMASI: ATATÜRK’ÜN 1.2 KM KÜLTÜR YOLUNA İHTİYACI VAR MI

Geçen hafta Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan’la birlikte Beyoğlu Kültür Yolu Festivali’nin bir bölümünü izledim.

Festivalin ana merkezi Atatürk Kültür Merkezi olduğu için orada buluştuk.

Ben gittiğimde ünlü yazarımız Ayvaz Beşiroğlu ile sohbet ediyordu.

Beşiroğlu birazdan AKM’nin harika kütüphanesinde gençlerle sohbet edecekti.

O sohbetin bir bölümüne ben de katıldım ve ilginç bir gözlemim oldu birazdan anlatacağım.

KÜLTÜR BAKANININ EN İDDİALI ÜÇ PROJESİNDEN BİRİ

Beyoğlu Kültür Yolu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un görev geldiğinden beri en tutkuyla sarıldığı üç projeden biriydi.

Biri Göbeklitepe ve çevresi, öteki Çeşme Yarımadası projesi ve üçüncüsü de Türkiye’nin büyük şehirlerinde kültür yolları yapmak.

Buna İstanbul’da Beyoğlu’ndan başladı.

Buradaki büyük şansı da Beyoğlu eski Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın bakan yardımcısı olmasıydı.

O da bu projeye tutkuyla sarıldı.

Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız da projeye sahip çıkınca kısa sürede çok güzel sonuçlar alındı.

Bugün size Beyoğlu Kültür Yolu Festivali’nden izlenimler anlatacağım.

Ama önce, aynı sıralarda Ankara’da da açılan Kültür Yolu ile ilgili bir tartışmaya nokta koyalım.

ANITKABİR İÇİN 4.7 KM’YE 1.2 KM EKLEMEK GEREKİYORDU

Ankara Kültür Yolu açıklandığında bazı çevrelerden şu eleştiri geldi:

“Bu güzergaha Anıtkabir’i de niye koymuyorsunuz….”

Bakan Ersoy bu eleştiriye çok üzülmüş.

Dün bu konuyu kendisiyle konuştum.

Şunu söyledi:

“Ankara Kültür yolu 4.7 kilometrelik bir güzergah. Yürüyerek gezilmesi öngörülüyor. Anıtkabir’i bu güzergahın içine almak için 1.2 kilometre daha eklemek gerekirdi. Bu da hiçbir şey değildi. Ancak Anıtkabir gibi Cumhuriyet’in en büyük sembollerinden birini bu güzergaha almak doğru olur muydu? O zaten kendi başına bir güzergah. Her yıl yüzbinlerce insan sadece oraya gitmek için geliyor. Ayrıca şu da var: Atatürk’ün 1.2 kilometrelik bir kültür yoluna ihtiyacı mı var bu ülkede? “

Bakan şöyle devam etti:

“Ayrıca yenilenen Etnoğrafya Müzesi içinde Atatürk’ün naaşının Anıtkabir’e taşınmasını anlatan çok güzel bir bölüm açtık.”

İLAHİYAT MEZUNU 10. YIL MARŞI İLE MEZUNİYET KEPİ ATIYORSA

Bakan bu sözleri söylediğinde önümde bir haber duruyordu:

İlahiyat Fakültesi mezunları mezuniyet törenlerinde geleneksel kep fırlatma anında 10’uncu Yıl Marşını söylemişler hep birlikte.

Daha geçen hafta Erciyes Üniversitesi gençlik festivalinde 40-50 bin kişinin hep birlikte söylediği “İzmir’in Dağlarında Çiçekler Açar” marşını bütün Türkiye viral olan videodan izledi.

Aynı şeyi ben de söyleyeceğim. Bu ülkede Atatürk’ün kültür yoluna ihtiyacı mı var…

Atatürk son 10 yılda milletin en sevilen kahramanı olarak Türkiye’nin gönlünde yerini aldı.

Bazı çevrelerin sistematik karalama kampanyaları onu küçültmedi, tam aksine daha da daha da büyüttü.

Şimdi dönelim ve Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan’la AKM’den başlayarak Kültür Yolu Festivalinde biraz dolaşalım.

AKK’NİN GİRİŞİNDE METAVERSE BİR KUYRUK

AKM’nin girişinde ilk dikkatmi çeken şey, hemen sağ taraftaki bir kuyruk oldu.

Çoğu genç bir kalabalık Refik Anadol’un sergisine girmek için bekliyordu.

Çünkü küresel biçimde tasarlanan dijital ekranların bulunduğu küçük salona ancak belli sayıda ziyaretçi alınabiliyordu.

Kültür Bakan Yardıcısı ile birlikte olduğum için kuyrukta beklemeden salona girdik. Ama bunu yapmadan kuyrukta bekleyen gençlere gidip mazeretimi anlattım. Beni anlayışla karşıladıklarını sanıyorum. Ayıpladılarsa da özür dilerim.

Refik Anadol her zamanki gibi olağanüstü bir eser hazırlamış.

BU SERGİYE METAVERSE DEMEK YANLIŞ MI

Orta yerinde durduğumda nedense kendimi ‘Metaverse’ bir alemde hissettim.

Bunu Instagram hesabımdan paylaştığımda, bazı yorumcular ‘Bunun metavers ile alakası ne’ diye eleştirdi.

Haklı olabilirler ama şu sıra hangimiz metaverse kavramı konusunda tam bir bilgiye sahibiz ve bunu anlatabiliyor muyuz?

Benimki bir duyguydu böyle dedim.

AYVAZ BEŞİROĞLU ZARA’DA BATTAL GAZİ OKURKEN BEN İZMİR‘DE NE OKUYORDUM

Ayvaz Beşiroğlu kitaplarından bazılarını bildiğim, ama Doğan Hızlan’dan hep övgüyle dinlediğim bir yazarımız.

Onunla tanıştık.

AKM’nin kütüphanesinde gençlerle yaptığı sohbetin ilk bölümünü büyük ilgiyle dinledim.

İlkokula gitmeyen annesinden almış ilk kitap okuma derslerini ve yönlendirmelerini. Türk ve İslam eserlerini çok küçük yaşta okumaya başlamış.

O bölümü anlattıktan sonra sordum:

“İlkokulda sizi en çok etkileyen yazarlar kimlerdi?”

En çok Battal Gazi hikayelerini okurmuş.

Sonra orta ve lise yıllarında ise Yahya Kemal’i şiirleri gelmiş.

Tabii bir de Ahmet Hamdi Tanpınar var.

BİR YANDA BATTAL GAZİ ÖTE YANDA İKİ ÇOCUĞUNH DEVRİALEMİ

Ayvaz Beşiroğlu 1953 doğumlu. Yani benden 6 laş küçük.

O Zara’daki çocukluk günlerinde bunları okumuş.

Aşağı yukarı aynı yaşlarda bense İzmir’de Tom Miks, TeksaS,. Red Kid ve Spirou okuyordum.

Başucu kitabım “Kaşifler ve İcadlar Ansiklopedisi’ydi.

Okuduğum ilk roman ise sünnetimde halamın oğlunun hediye getirdiği 12 ciltlik “İki Çocuğun Devrialemi” kitabıydı.

Bir yıl sonra Kon Tiki’yi okumuştum.

Hepsi de yabancı çizer ve yazarlar tarafından üretilmişti.

Orta ve Lise yıllarımın yazarlarına gelince:

Beni en çok etkileyen iki yazar Albert Camus e Sartre olmuştu. “Yabancı” ve “İş İşten Geçti” başucu kitaplarımdı. .

Türkiye’den ise Orhan Kemal ve Yaşar Kemal ilk idollerimdi.

İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ: HAYIR ŞU APTAL SORUYU SORMAYACAĞIM

Ayvaz Beşiroğlu o yıllarda kanuni ve ud taksimleri dinliyormuş.

Ben ise Beatles, Rollings Stones, Hollies, Bob Dylan dinliyordum.

Şu aptalca soruyu sormayacağım.

Bunların hangisi daha iyidir?

Biri milli ve yerli, öteki kökü dışarda ve yoz mudur…

Hayır bunların ikisi de kültür.

Zara ve İzmir arasında 1313 kilometre mesafe var.

İkisi de Türkiye ve bu ülkede birbirinden farklı kültürler yaşıyor.

Kendimi hiçbir zaman belli bir milli ve yerli değerler çerçevesi içine hapsetmedim. Bundan dolayı da hiç pişmanlık veya kompleks duymadım.

Benim için bunların ikisi de aynı ölçüde saygıdeğer yetişme biçimleridir.

Beyoğlu festivalinde saygı duyduğum Ayvazoğlu’nu dinlerken bunu bir kere daha anladım.

İkimiz de bu ülkenin insanlarıyız.

TELEVİZYONDA UNUTTUĞUM OLAĞANÜSTÜ BİR SERGİ

Ahmet Misbah Demircan’la birlikte yaptığımız Beyoğlu Kültür Festivali sohbeti ve ziyaretini geçen hafta TV100’deki “Cengiz ile Ahtapot programında da anlattım. Ancak orada çok önemli bir sergiden söz etmeyi unutmuşum.

Bu festival çerçevesinde AKM’de Hüsamettin Kocan’ın otobiyografik sergisi “Ayağımdaki Diken” de vardı. Çocukluğunun Baksı’sına dönüş ve o dönem hikayelerinden esinlenen sergi gerçekten çok güzeldi.

Bu sergiden söz etmediğim için özellikle Mustafa Taviloğlu ve Sedat Ergin’den eleştiri aldım.

Haklılar. Bence festivalin kaçırılmaması gereken durdaklarından biriydi.

GALATOPRT’TA ŞAŞIRTICI BİR GÖBEKLİTEPE SERGİSİ

Bakan yardımcısı ile birlikte AKM’den çıkıp Kültür yolunun son durağı sayılan Galataport’a gittik.

Orada beni çok şaşırtan bir Göbeklitepe sergisi vardı.

Göbeklitepe’den gelen orijial eserler ve yanlarında yazılı hikayeleri insana güzel bir Göbeklitephe ziyareti yaptırıyor.

Ama serginin en çarpıcı bölümü, siyah perdeyle kapanmış bir salona girdiğinizde karşınıza çıkan  Göbeklitepe taşlarının replikları oluyor.

Çok güzel bir ışıklandırma ve sergileme..

İnsanı etkiliyor.

Bu arada serinin bir de ürün satış bölümü var ki, sanatçıların bu kazıdan etkilenip yaptığı takılar çok ilgi çekici ve estetik.

7 BİN ETKİNLİK, 5 BİN SANATÇI BU FESTİVAL İÇİN FAZLA DEĞİL Mİ

BKF çerçevesinde 7 bine yakın etkinlik yapılıyor.

Rakamlar çarpıcı:

84 ayrı lokal. 40 mekan, 3 açıkhava sahnesi, 15 sokak sahnesi, 4 cadde etkinliği yapılıyor.

Katılan kurum ve sanatçı sayısına gelince; …

4953 sanatçı ve 53 kültür ve sanat kurumu…

Sergiyi gezen ve konuştuğum bazı sanatseverler bu kadar etkinlik ve sanatçı sayısının fazla olduğunu söylüyor.

Ayrıca sanatçıların çeşitlendirilmesinde de yarar var deniliyor.

BAKAN ERSOY: GELECEK YIL AKM’DE BİR SERGİ 9 AY KALACAK

Kültür Bakanı Ersoy’a bu konuyu açtığım zaman, gelecek yıl festival stratejisini biraz değiştireceklerini söyledi.

Buna göre AKM’de yılda ana sergi olarak büyük bir sergi açılacak ve bu sergi 9 ay boyunca kalacak.

BENCE  ‘GONZO TUĞRUL’ BEYOĞLU KÜLTÜR YOLUNUN BİR DURAĞI

Geziyi bir Upper Cihangir şakası ile tamamlayalım.

Beyoğlu Kültür yolu güzergahına baktım.

Mesela Tomtom sokak var ama Cihangir’in öteki sokakları yok.

Oysa Cihangir’in kafeleri artık özellikle sinema, tiyatro ve televizyon kültürünün ana arteri haline geldi.

Yıldırım Türker, ‘Gonzo’ Tuğrul Eryılmaz, Halil Ergün, Selçuk Yöntem gibi insanları Upper Cihangir sokaklarını gezen bir kültür yolcusu için ilginç simalar değil mi…

Tuğrul Eryılmaz’ın T24’deki seviyeli magazininin her hafta konusu olan bin insanların her biri kültür hayatımızın ender ikonaları olarak bu güzergâha rahatlıkla dahil edilebilirler.

Arzederim….

Ertuğrul Özkök

Numberone.com.tr

Formula 1’de Red Bull duble yaptı

0

Formula 1 Dünya Şampiyonası’nın 8. ayağı Azerbaycan Grand Prix’sinde, Red Bull takımının Hollandalı pilotu Max Verstappen birinci oldu.

Başkent Bakü’nün sokaklarında oluşturulan 6 kilometrelik pistte 51 tur üzerinden koşulan Azerbaycan Grand Prix’sine, sıralama turları sonunda “pole” pozisyonunu kazanan Ferrari pilotu Charles Leclerc‘in yarışa veda etmesi damgasını vurdu.

Leclerc, lider götürdüğü yarışa 20. turda motor arızası nedeniyle veda etti.

Diğer Ferrari pilotu İspanyol Carlos Sainz da 9. turda aracında meydana gelen arıza nedeniyle yarışa devam edemedi.

Böylece iki Ferrari aracı, arıza nedeniyle yarış dışında kaldı.

Alfa Romeo’nun Çinli pilotu Zhou Guanyu ve Haas’ın Danimarkalı pilotu Kevin Magnussen de araçlarındaki teknik arıza nedeniyle yarışı bitiremedi.

Aston Martin’in Kanadalı pilotu Lance Stroll da bitime 3 tur kala yarışa veda etti.

Leclerc’in yarış dışı kalmasının ardından liderliğe yükselen Verstappen, kalan bölümde yerini korudu ve damalı bayrağı ilk sırada geçti.

Diğer Red Bull pilotu Sergio Perez yarışı 2’nci bitirirken, Mercedes’ten George Russell ise 3’üncü oldu.

Bu zaferle Verstappen, kariyerindeki 25. yarış galibiyetini elde etti.

F1’de 7 şampiyonluğu bulunan Mercedes’in Büyük Britanyalı pilotu Lewis Hamilton ise yarışı 4. sırada tamamladı.

Bu sezon şu ana kadar Red Bull takımından Max Verstappen’in 5, Charles Leclerc’in (Ferrari) 2, Sergio Perez’in (Red Bull) ise bir yarış galibiyeti bulunuyor.

Sezonun 9. yarışı Kanada Grand Prix’si 19 Haziran’da yapılacak.

Pilotlar ve takımlar klasmanının ilk 5 sırası şöyle:

Pilotlar

1. Max Verstappen (Hollanda): 150 puan

2. Sergio Perez (Meksika): 129

3. Charles Leclerc (Monako): 116

4. George Russell (Büyük Britanya): 99

 

5. Carlos Sainz (İspanya): 83

Takımlar

1. Red Bull: 279

2. Ferrari: 199

3. Mercedes: 161

4. McLaren: 65

5. Alfa Romeo: 47

Numberone.com.tr

Marka anlaşmalarıyla milyarderler listesine girdi

0

Dünyaca ünlü ABD’li golfçü Tiger Woods, Forbes’un milyarderler listesine girdi. Forbes’a göre Woods’un servetinin çoğu; Nike, Rolex ve Monster Energy gibi markalarla yaptığı işbirliği anlaşmalarından kaynaklanıyor.

Milli sporcu Gülnaz Coşkun’dan altın madalya

0

Avrupa Okçuluk Şampiyonası’nda, kadınlar klasik yay bireyselde ülkemizi temsil eden Gülnaz Büşranur Çoşkun, finalde Almanya’dan Michelle Kroppen’i 6-2 yenerek Avrupa şampiyonu oldu

Almanya’da düzenlenen Avrupa Okçuluk Şampiyonası’nda klasik yay kadınlar kategorisinde milli sporcu Gülnaz Coşkun, altın madalya kazandı.

Münih kentinde düzenlenen organizasyonda Gülnaz, finalde Alman rakibi Michelle Kroppen ile karşılaştı.

İki sporcu, atışlarda aynı puanları topladı ve ilk 2 set, 2-2’lik eşitlikle geçildi.

Üçüncü ve dördüncü sette eşitliği bozan Gülnaz, rakibini 6-2 yenerek altın madalyaya ulaştı.

Numberone.com.tr

“Abdi İpekçi karikatüre vurgundu”

0

Milliyet köşe yazarı Turgut Çeviker, “Çizgileriyle Yaşayanlar” yazısının ikinci bölümünde karikatüristlerimizi anlatmayı sürdürürken Abdi İpekçi’nin karikatüre verdiği önemi vurguladı.

İşte o yazı;

Simge Sağın elbiseli ev haliyle mest etti

0

Ünlü şarkıcı Simge Sağın, konserlerde giydiği cesur kıyafetleri ve fiziğiyle gündeme gelen isimler arasında yer almaya devam ediyor. Her konserinde dekolteli kıyafetleriyle dikkat çeken güzel şarkıcı, son olarak ev haliyle sere serpe uzandığı pozunu paylaştı. Sağın’ın paylaşımı beğeni yağmuruna tutuldu.

Sağın, sosyal medya paylaşımlarıyla adından söz ettirmeye devam ediyor. Türkiye’de ‘Miş miş’ ve ‘Öpücem’ şarkısıyla adını herkese duyuran ve günlerce trend olan parçalarıyla tanınan Simge Sağın, son olarak ev halini paylaştı. Elbiseli ev pozuyla sere serpe uzanan şarkıcı güzelliğiyle baş döndürdü.

ELBİSELİ EV HALİYLE MEST ETTİ

Instagram hesabından ev halini paylaşan şarkıcı, fiziğiyle beğeni topladı. Koltuğunda sere serpe uzanarak poz veren güzel şarkıcının paylaşımı dikkatleri üzerine topladı. Ünlü şarkıcıya binlerce beğeni ve yorum yapıldı.

simge1

Bazı takipçileri güzel şarkıcının paylaşımına, “Kalpten gittik teşekkürler” sözleriyle iltifat yağdırdı.

simge sağın

CESUR POZUYLA GÜNDEM OLDU

Üst üste sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan şarkıcı, ev hali paylaşımının ardından Instagram hikayesindeki göğüs dekolteli pozuyla da takipçilerinin dikkatini çekti.

simge

Derin göğüs dekolteli siyah elbisesiyle poz veren Sağın, sosyal medyada dikkatleri üzerine topladı.

Numberone.com.tr

Number1 Kuşadası stüdyoları açıldı

0

Number1 stüdyoları Kuşadası’nda yayına başladı.

Açılış programı Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ile gerçekleşti.  Ömer Günel burada Kuşadası Sokak festivali hakkında da bilgi verdi.

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ’i radyo programında ağırlayan Kadir Çetin ise buradaki yayınlarda birbirinden ünlü sanatçıları ağırlayacaklarını ve önümüzdeki günlerde plaj partileri, video müzik ödülleri ile altın güvercin beste yarışması gibi etkinliklerde yine Number1 mecralarında yer bulacağı müjdesini verdi.

Ege mutfağından lezzetlerin yer aldığı festival Ayhan Sicimoğlu ile Latin All Star’s grubunun konseri ile  taçlandı.

Numberone.com.tr

Atiye 9 yıl sonra yayımlanan albümüyle dijitalde zirvede

0
Şarkıcı Atiye’nin, geçtiğimiz günlerde yayımladığı Türkiye’nin ilk fusion pop albümü ‘Deli İşi’ büyük ilgi gördü.

Atiye’nin, geçtiğimiz günlerde yayımladığı Türkiye’nin ilk fusion pop albümü  ‘Deli İşi’ büyük ilgi gördü. Dokuz şarkıdan oluşan Mikslarj etiketli albüm Atiye’nin dokuz yıl aradan sonra yayımladığı ilk albüm. Albüm iki hafta içinde Apple Music ve Spotify albüm listelerinin zirvesine yerleşti.

Sibel Algan, Burcu Tatlıses Murat Güneş Zeki Güner gibi önemli isimlerin yazdığı şarkıların bulunduğu ‘Deli İşi’nde tüm şarkıların düzenlemesi albümdeki birçok şarkının bestesine de imza atan Erol Sebebci’ye ait.

Enerjik çıkış şarkısı “Dalgana Bak”ta bize başkalarının ne dediğini düşünmeden, kalbimizin sesini dinlememizi öğütleyen Atiye, “Kendime Not” isimli trap pop şarkısının son bölümündeki rap performansıyla dinleyicileri şaşırttı.

Numberone.com.tr

Kuşadası’nda festival heyecanı: Hayat Sokakta

0

Sağanak yağmura rağmen büyük bir coşkuyla gerçekleşen festival kapsamında kentin turistik noktalarına kurulan lezzet durakları ve kent sahneleri ziyaretçi akınına uğradı.

KUŞADASI’NDA HAYAT SOKAKTA AKIYOR 

Kuşadası Sokak Festivali, ikinci gününde birbirinden renkli etkinliklere sahne oldu.

Sağanak yağmura rağmen büyük bir coşkuyla gerçekleşen festival kapsamında kentin turistik noktalarına kurulan lezzet durakları ve kent sahneleri ziyaretçi akınına uğradı.

Çeşitli gösteriler ile renklenen Kuşadası Sokak Festivali, bölgeye has yöresel lezzetleri sokak müziği, sokak sanatları ve sokak eğlencesi ile birleştirerek kentte adeta bayram havası estirdi.

Gastronomi, kültür, sanat ve eğlence, Türkiye’nin turizm başkenti Kuşadası’nda “sokak” konsepti ile birleşerek festivale dönüştü.

10 Haziran’da gerçekleşen coşkulu bir kortej yürüyüşü ile başlayan Kuşadası Sokak Festivali’nin ikinci gününde Tarihi Kervansaray’da Ayhan Sicimoğlu eşliğinde Zeytinyağı Tadım Atölyesi, ADÜ Davutlar Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Şef Ozan Güngör’ün katılımıyla Yöresel Lezzet: Bolama Atölyesi geniş katılımla gerçekleşti.

Dopdolu içeriğiyle ikinci gününde de katılımcılarına muhteşem anlar yaşatan Kuşadası Sokak Festivali kapsamında İbramaki Sanat Galerisi’nde ‘Doğal Mantarlar’ başlıklı söyleşiyle Jilber Barutçiyan, ‘Aydın’ın İnciri:

Sarı Lop’ başlıklı söyleşiyle Nuri Ağaçcı ve ‘Antik Dönemde Yemek Kültürü’ başlıklı söyleşiyle Müjde Tönbekici gastronomi tutkunları ile buluştu.

2022/06/14949968421655057304.jpgHAYAT SOKAKTA 
Kuşadası Belediyesi ile Kuşadası Altın Güvercin Kültür Sanat ve Tanıtım Vakfı (KUSAV) iş birliğiyle, ‘Hayat Sokakta’ sloganıyla “Lezzet Sokakta”, “Eğlence Sokakta”, “Müzik Sokakta” ve “Sanat Sokakta” başlıklarında düzenlenen festival kapsamında kurulan lezzet durakları ve kent sahneleri büyük ilgi gördü.

2022/06/3702896101655057301.jpgLEZZET ŞÖLENİ YAŞANDI 

Kuşadası Sokak Festivali kapsamında kentin 8 farklı noktasında lezzet durakları kuruldu. Festival katılımcıları, aldıkları biletler ile lezzet turlarına katılarak Adnan Menderes Üniversitesi Turizm Fakültesi ve Kuşadası Aşçılar Derneği’nin danışmanlığında hazırlanan yöresel yemeklerin tadına baktı.

Lezzet turları kapsamında Kervansaray’da incir banma, Kale Kapısı’nda kese yoğurdu ile kuru biber ve Ege otlu mücver, Kaya Şavkay Meydanı’nda kabak çiçeği dolması, Sevgi Sokak’ta iç bakla, ArkeoPark’ta yuvalama ile kuzu etli şevketi bostan, Heykel Sokak’ta keşkek ve bolama, Bülent Ecevit Parkı’nda incir uyutması, Güvercinada’da ise kalburabastı servis edildi.

2022/06/16458739521655057298.jpgMÜZİK VE EĞLENCE SOKAĞA TAŞTI 

Kuşadası’nın 7 farklı noktasında kurulan sahnelerde Samos Rembetiko Müzik, Kerimcan Temel, Yusuf Gülerhepşen, Emre Dinler, Sercan Özkaratufan, Ege Kabalak, Melih Gezmen, Rumeli Bandosu, Lefkoşa Ritmorkestra Grubu, Bate Bumbo, Violinist Kate dönüşümlü olarak performans sergiledi.

Samos Dans Grubu, Latin Dans, Aydın Büyükşehir Belediyesi Kadın Zeybek Ekibi, City Circus, Tea Party, Pinions, Mirror Family, Samba Steps, Pandomim, Uçan Canlı Heykel, Hip Hop, Roman Havası, Çınarköy Zeybek Ekibi, Lefkoşa Engelsiz Modern Dans Ekibi, Lefkoşa Studio 21 tarafından sergilenen gösteriler ise katılımcılar tarafından büyük bir ilgiyle izlendi.

2022/06/8049182601655057305.jpgAYHAN SİCİMOĞLU VE LATİN ALL STARS COŞTURDU Kuşadası Sokak Festivali’nin ikinci günü Ayhan Sicimoğlu ve Latin All Stars konseri ile devam etti. İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı’nı dolduran dinleyiciler Latin All Stars tarafından seslendirilen birbirinden güzel şarkılar eşliğinde gönüllerince eğlendi.

İşte festivalden görüntüler:
2022/06/2617132741655057302.jpg
2022/06/3148797861655057293.jpg
Numberone.com.tr

Verdi’nin son başyapıtı AKM’de sahnelenecek

0

Besteci Giuseppe Verdi‘nin son başyapıtı ‘Falstaff’ operası, İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından 15 Haziran’da Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

William Shakespeare’in ‘Windsor’un Şen Kadınları’ ve ‘IV. Henry’ oyunlarından uyarlanarak hazırlanmış olan eserin, Verdi tarafından bestelenmek istenmesinin en büyük nedenlerinden birinin, Verdinin Shakespeare olan hayranlığı olduğu bilinmektedir.

Eserin librettosu ise Arrigo Boito tarafından yazılmıştır. Verdi, birçok dramatik ve trajik opera bestesinin ardından, bu gülünç, muzip ve nükteli opera eserini bestelerken büyük bir keyif aldığından bahsetmiştir.

14. yüzyıl İngiltere’sinde geçen eserde, Shakespeare’in yarattığı en eğlenceli karakterlerden biri olan şişman çapkın Falstaffın , aynı anda evli ve iki iyi dost olan Alice Fordu ve Meg Pagei baştan çıkarmaya çalışması ile zincirleme olaylar başlar. Bu insanlık komedyasında; aşk, para, hırs, entrikalar.

Tüm beşeri duyguların yaşandığı bir karmaşanın sonunda , budalalarla dolu olan bu dünyada, her şey bir şakadan ibaret olduğu vurgulanır.

REJİSOR BONAJUTO, ŞEF VİLLA 

İtalyanca olarak seslendirilecek olan eserin rejisörü Renato Bonajuto, Orkestra Şefi ise Roberto Gianola olacak. Dekor tasarımı Efter Tunça, kostüm tasarımı Ayşegül Aleve, ışık tasarımı ise Yakup Çartık‘a ait. Eserin koro şefi ise Paolo Villa olacak.

Temsilde Sir John Falstaff rolünde Işık Belen, Ford rolünde Caner Akgün, Fenton rolünde Ufuk Toker, Dr. Cajus rolünde Çağrı Köktekin, Bardolfo rolünde Can Reha Gün, Pistola rolünde Göktuğ Alpaşar, Alice Ford rolünde Şebnem A. Kışlalı, Nannetta rolünde Dilruba Bilgi, Mrs. Quickly rolünde Deniz Likos ,Mrs. Meg Page rolünde Barbora Hitay sahne alacak.

Real Madrid, Aurelien Tchouameni’yi kadrosuna kattı

0

İspanya La Liga ekiplerinden Real Madrid, Fransa Lig 1 ekiplerinden Monaco forması giyen Aurelien Tchouameni‘yi transfer ettiğini açıkladı.

Nerede o eski Jurassic?

0

Milliyet köşe yazarı Müjde Işıl, “Jurassic Park” film serisini köşe yazısına taşıdı. Işıl, serinin son filmi olan “Jurassic World Hâkimiyet” için, “Belleğe kazınacak aksiyon sahneleri yaratamıyor ama “Jurassic Park”ın efsanevi kadrosunu yeniden bir araya getirerek nostalji yaşatıyor.” dedi.

İşte o yazı;

Robert De Niro İstanbul’a geliyor

0

Oscar ödüllü efsanevi aktör Robert De Niro, sahibi olduğu restoran zinciri Nobu’nun İstanbul şubesini ziyaret etmek için 25 Haziran’da Türkiye’ye gelmeye hazırlanıyor.

“The Godfather”, “Taksi Şoförü”, “Sıkı Dostlar” ve “İrlandalı” gibi birbirinden başarılı yapımlarla dünya sinemasına damga vuran Robert De Niro, kurucusu olduğu Uzak Doğu restoranı Nobu’yu ziyaret etmek için İstanbul’a geliyor.

Robert De Niro

1994 yılında Şef Nobu Matsuhisa ile birlikte kurduğu restoran zinciriyle tüm dünyada büyük yankı uyandıran De Niro, önceki yıl koronavirüs salgını sebebiyle İstanbul’daki şubesinin açılışına katılım sağlayamamıştı. 25 Haziran’da İstanbul’a gelmeye hazırlanan ünlü aktör, 27 Haziran’a kadar Nobu’nun içinde bulunduğu The Ritz-Carlton Hotel’de konaklayacak.

Robert De Niro ve Şef Nobu Matsuhisa

Geçen hafta İstanbul’da ikinci restoranını açan De Niro, 2 günlük ziyareti sırasında bir İstanbul gezisi de gerçekleştirecek.

Robert De Niro Nobu adlı restoranını ziyaret etmek için İstanbula geliyor

Numberone.com.tr

21. yüzyılın en uzun tahtta kalan hükümdarı

0
Kraliçe Elizabeth’in 21’inci yüzyılın en uzun tahtta kalan hükümdarı unvanı kesinleşti.

Kraliçe Elizabeth‘in 21’inci yüzyılın en uzun tahtta kalan hükümdarı unvanı kesinleşti. Elizabeth, 70 yıl 127 gün tahtta oturan Tayland Kralı Bhumibol Adulyadej’i gün farkıyla geçti. Tahta çıkışının 70’inci yıl dönümü geçtiğimiz hafta dört gün süren görkemli törenlerle kutlanan İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth, 12 Haziran 2022 Pazar günü itibarıyla bu görevini tam 25 bin 696 gün boyunca aralıksız icra ediyor olacak. Böylece Kraliçe, Asya ülkesi Tayland’da 1946 yılından, hayatını kaybettiği 2016 yılına kadar aralıksız 70 yıl 127 gün kral olarak tahtta bulunan Bhumibol Adulyadej’i gün farkıyla geçerek 21’inci yüzyılın en uzun tahtta kalan hükümdarı unvanını da kesinleştirmiş olacak.

Sobhuza 83 yıl tahttaydı

Aslında Afrika ülkesi Svaziland’da (günümüzdeki adı Esvatini) tam 83 yıl boyunca tahtta oturan II. Sobhuza (1899-1982) en uzun görev yapan hükümdar olarak biliniyor. Ancak Sobhuza 22 yaşına dek büyükannesi tarafından temsil edilmiş ve iktidarı fiili olarak 1968’de, ülkesi İngiltere’den bağımsızlığını kazandıktan sonra devralmıştı.

1858’de Liechtenstein Prensi unvanını elde eden II. Johann Maria Franz Placidus (1840-1929) tam olarak 70 yıl, 3 ay (25 bin 658 gün) bu görevini sürdürdü. Tayland Kralı Bhumibol ise ondan 36 gün daha fazla tahtta oturdu.

Avusturya İmparatoru I. Franz Joseph (1830/48-1916) 68 yıl, Kraliçe Victoria (1819/37-1901) ise 63 yıl 6 ay hüküm sürdüler.

18. yüzyılda ise Karl Friedrich von Baden (1728-1811) ise Baden bölgesine toplam 73 yıl hükmetti.

İngiltere hükümdarı III. George (1738-1820) 60, Fransa Kralı IV. Louis (1710-1774) ise 59 yıl krallık yaptı.

Osmanlı Hanedanı’nda ise en uzun süre tahtta kalan isim 46 yıllık iktidarı (1520-1566) ile Kanuni Sultan Süleyman olmuştu.

Numberone.com.tr

Bakan Karaismailoğlu: Türksat 5B 14 Haziran’da hizmete alınacak

0

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 17 Mayıs’ta yörüngesine ulaşan Türksat 5B‘nin, performans ve yörünge testlerinin başarıyla tamamlandığını dile getirerek, “14 Haziran’da Türksat 5B’yi hizmete alacağız.” dedi.

Karaismailoğlu, Türksat AŞ‘nin Gölbaşı Yerleşkesi’nde düzenlediği basın toplantısında, Cumhuriyet tarihine kazınan gelişmelere hep birlikte şahit olduklarını belirterek, 100 yılda yapılamayacak işleri son 20 yıla sığdırdıklarını, şimdi de Türkiye’nin uydu ve uzay maratonunda önemli bir yeni gelişmeye daha tanıklık etmek için gün saydıklarını ifade etti.

Haberleşme gibi stratejik bir alanda, verinin milli imkanlarla elde edilmesinin, saklanmasının her geçen gün daha da önem kazandığı bir zamanda yapacakları atılımın kendilerini heyecanlandırdığını vurgulayan Karaismailoğlu, Türksat 5B haberleşme uydusunun yörünge yolculuğunun 19 Aralık 2021’de başladığını anımsattı.

Uydunun, 5 aylık yolculuğun sonunda, 17 Mayıs’ta yörüngesine ulaştığına dikkati çeken Karaismailoğlu, şöyle konuştu:

“Performans ve yörünge testleri başarıyla tamamlandı. Uydumuzun hizmete alınma vakti artık geldi. Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle, 84 milyonun katılımıyla 14 Haziran’da Türksat 5B’yi hizmete alacağız. Böylece ülkemizin aktif haberleşme uydu sayısı da 5’e yükselecek. 42 derece doğu yörüngesinde hizmet verecek uydumuz Orta Doğu’nun tamamı, Basra Körfezi, Kızıldeniz, Akdeniz, Kuzey ve Doğu Afrika, Güney Afrika ve yakın komşu ülkelerini de içine alacak ve geniş bir kapsama alanına sahip olacağız. Uydu üzerinden yüksek hızda geniş bant internet verebileceğiz. Türksat 5B ile Ka-Bant veri iletim kapasitemiz de 15 kat artacak. Uydumuzun yüksek veri kapasitesiyle karasal altyapı ile erişilemeyene ulaşacak, internet altyapımızı genişleteceğiz.”

Karaismailoğlu, 35 yılı aşkın süre hizmet verecek Türksat 5B’nin, Türksat 3A ve Türksat 4A’nın Ku-Bant yedekliğini sağlayacağını ve kapasitelerini de artıracağını söyledi.

“Türksat 5B, faydalı yük kapasitesi bakımından filonun en güçlüsü olacak”

Sabit uydu servisi uydularıyla karşılaştırıldığında Türksat 5B’nin kapasite verimliliğinin en az 20 kat fazla olduğunu dile getiren Karaismailoğlu, “Türksat 5B, faydalı yük kapasitesi bakımından da Türksat uydu filosunun en güçlüsü olacak.” dedi.

Son 20 yılda, tüm ulaşım ve haberleşme altyapılarını önemli oranda tamamladıklarını anlatan Karaismailoğlu, “Ne söz verdiysek, yaptık. Bu süreçte, ülkemizin uydu ve uzay konusundaki bilimsel ve teknik altyapısını katbekat artırdık.” diye konuştu.

Haberleşme sektöründe yapılan yatırımlar hakkında da bilgi veren Karaismailoğlu, Türkiye’nin bir yıl içinde Türksat 5A ve Türksat 5B gibi iki önemli uydusunu başarıyla uzaya gönderen sayılı ülkeler arasında yerini aldığının, Cumhuriyetin 100. kuruluş yıl dönümünde kendi uydusunu projelendiren, entegrasyon ve testlerini yapan dünyada sayılı ülkeler arasına girmeyi hedeflediklerinin altını çizdi.

“Türksat 6A’yı, Cumhuriyetimizin 100. yılında uzaya göndereceğiz”

Hedefe uygun olarak yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın entegrasyon ve testlerinin TUSAŞ Uzay Sistemleri Entgerasyon ve Test Merkezi’nde devam ettiğini belirten Karaismailoğlu, “Projenin mühendislik modeli entegrasyon faaliyetleri ve çevresel testlerinin önemli bir kısmı tamamlandı. Uçuş modelindeki geliştirme faaliyetleri tamamlandı. Ülkemizin, haberleşme uydusu üretebilen 10 ülke arasında yer almasını sağlayacak Türksat 6A’yı, Cumhuriyetimizin 100. yılında uzaya göndereceğiz.” ifadelerini kullandı.

Karaismailoğlu, dijital devrimi tam anlamıyla yaşatacak yerli ve milli uydu Türksat 6A ile ülkenin uydu kapsama alanının çok daha genişleyeceğini dile getirerek, Hindistan’ı da içine alan doğu kapsama alanı sayesinde Türkiye’nin internet altyapısının hak ettiği yerlere daha da yaklaşacağını bildirdi.

Kendi uydusunu üretebilen ve testlerini yapabilen ülke olan Türkiye’nin, gelecek 10 yıl için büyük hedefleri olduğunu anlatan Karaismailoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Milletimizden aldığımız güç, Cumhurbaşkanımızın vizyonu sayesinde gerçeğe dönüşecek. Hedeflerimiz büyük, gücümüz ve eforumuz yüksek, işlerimiz çok, bütünlüğümüz tamdır. Unutmayın ki büyük ülkeler, büyük liderler, büyük hedefler koyarlar. Bu hedeflere ulaşmak için canla başla çalışırlar. Bu hedeflerle biz de kendi uydusunu üreten dünyadaki ilk 10 ülke arasında yerimizi alacağız. Maalesef muhalefetin gözünde muhalefet etmenin, ülkesine, devletine, milletine, yapılan hizmete düşmanlık etmek anlamına geldiğini görmekteyiz. Bizler, 20 yılda Türkiye’ye çağ atlattık, bununla da yetinmedik, 2035 ve 2053 vizyonları doğrultusunda yeni Türkiye’nin yarınlarını, gençlerimiz için daha iyi bir geleceği planladık. Ulaştırma ve haberleşme alanlarında 2003’ten 2021 yıl sonuna kadar 172 milyar dolar yatırım yaptık. Bu sayede yaklaşık 18 milyon insanımızın iş sahibi olmasına yardımcı olduk, milli gelire 520 milyar dolardan fazla katkı sunduk. Bugünden 2053 yılına kadar gerçekleştireceğimiz toplam 198 milyar dolarlık ulaştırma ve haberleşme altyapısıyla üretime 2 trilyon dolarlık, milli gelire de 1 trilyon dolarlık katkı sağlayacağız.”

Karaismailoğlu, Türksat 5B’nin ülkeye, bölgeye ve dünyaya hayırlı olmasını diledi.

Numberone.com.tr

Serdar Ortaç’ın eski eşinden tanga bikinili tatil pozları

0

Serdar Ortaç’ın eski eşi Chloe Loughnan tatil yaptığı İspanya’da havuzun içinde minik bikinisiyle pozunu paylaşmasıyla olay oldu. Model Loughnan paylaşımlarına doyamadı ve tanga bikinisiyle verdiği pozlarını da paylaştı.

odır

Twitter, Elon Musk’a en değerli veri kaynağı için erişim verecek

0

Bot hesap şikayetleri ile satın alma işlemlerini de durduran Elon Musk‘a Twitter‘ın veri erişimi sağlaması bekleniyor.

Brad Pitt ile Angelina Jolie arasında sular durulmuyor

0
Onlar bir zamanlar sadece Hollywood’da değil bütün dünyada “gerçek aşkın kanıtı” olarak gösterilirdi. İsimleri bile ayrı ayrı değil sanki tek bir isim gibi anılırdı. Ama sonra “köprülerin altından akan sular bulanıklaştı.” Birbirleri aleyhine ileri sürdükleri iddiaların ardı arkası gelmedi.

BÜYÜK AŞIKLAR DÜŞMAN OLDU
Resmi olarak yollarını ayırsalar da çocukları üzerinden yürüttükleri “savaş” dallanıp budaklandı ve farklı yollara saptı. İkisi de kelimenin tam anlamıyla birbirlerine düşman oldular.

Brad Pitt ve Angelina Jolienin büyük aşkı bu noktaya geldi: Zehirli bağlantıları olan fesat bir yabancıya sattı

SANKİ HİÇ BİRBİRLERİNİ SEVMEMİŞLER GİBİ
Bir zamanlar “Brangelina olarak anılan Brad Pitt ve Angelina Jolie‘den söz ediyoruz… Önce büyük aşkları, sonra evlilikleri ve altı çocuklu renkli aileleriyle gündemden düşmeyen çift, yollarını ayırdıktan sonra sanki bir zamanlar birbirlerini hiç sevmemişler gibi “düşman” oldular. Eski çiftin cephesinden gelen son habere bakılırsa da bu durum farklı bir boyuta daha taşındı şimdi.

Brad Pitt ve Angelina Jolienin büyük aşkı bu noktaya geldi: Zehirli bağlantıları olan fesat bir yabancıya sattı

SAYGINLIĞINI ZEDELEMEKLE SUÇLUYOR
People’da yer alan habere göre Brad Pitt, eski eşi Angelina Jolie’yi, bir dönem birlikte kurdukları alkollü içecek işini bilerek ve isteyerek “berbat etmekle” ve saygınlığını zedelemekle suçluyor.

Brad Pitt ve Angelina Jolienin büyük aşkı bu noktaya geldi: Zehirli bağlantıları olan fesat bir yabancıya sattı

ORADA MUTLU ANILARI DA VARDI
Birlikteliklerinin mutluluk içinde sürdüğü bir dönemde Angelina Jolie ve Brad Pitt, Fransa’da Miraval Şatosu’nu satın almış ve sonra da burada alkollü içki işine girmişlerdi. Brad Pitt ve Angelina Jolie, 2008 yılında satın aldıkları bu şatoda, altı çocuklarıyla birlikte mutlu tatiller de geçirmişti. Hatta 2014 yılında yine bu şatoda çocuklarının tanıklığında evlenmişlerdi. Giriştikleri alkollü içki işini de birlikte sürdürüyorlardı.

Brad Pitt ve Angelina Jolienin büyük aşkı bu noktaya geldi: Zehirli bağlantıları olan fesat bir yabancıya sattı

KENDİ HAKKINI GEÇEN YIL RUS İŞ İNSANINA SATTI
Fakat sonra Jolie, bu işteki hisselerini geçen yıl Rus iş insanı Yuri Shefler‘e sattı. İşte bu durum da eski çifti bir kez daha yasalar önünde karşı karşıya getirdi. 58 yaşındaki Pitt’in, Jolie’ye bu satış nedeniyle açtığı davanın dosyasında da çarpıcı iddialar yer alıyor.

Brad Pitt ve Angelina Jolienin büyük aşkı bu noktaya geldi: Zehirli bağlantıları olan fesat bir yabancıya sattı

‘ZEHİRLİ İŞBİRLİKLERİ OLAN BİR YABANCI’
Buna göre Brad Pitt, 47 yaşındaki eski eşini; söz konusu alkollü içki firmasının saygınlığını zedelemekle suçluyor. Jolie’nin, şirketteki kendi payını bilerek ve isteyerek ” zehirli işbirlikleri olan bir yabancıya sattığını” ileri sürüyor Pitt. Bu şekilde de Jolie’nin hem kendisine hem  de kurduğu işe zarar verdiğini iddia ediyor. Brad Pitt’in belirttiğine göre Jolie ile birlikte bu işi kurdukları sırada paylarını asla bir yabancıya satmama yani başkasını bu işe karıştırmama konusunda aralarında bir anlaşma vardı. Fakat Jolie, bu anlaşmaya uymadı.

MARKAYA ZARAR VERDİĞİ İLERİ SÜRÜLDÜ
Aktörün hukuk ekibinin hazırladığı dokümanlarda; Jolie’nin hakkını sattığı Yuri Shefler’in “karanlık” iş ilişkileri bulunduğu da ileri sürülüyor. Buna göre Rus iş insanı,  Miraval’da Jolie’nin hisselerini satın aldıktan sonra “rakip bir şirketin yararına gizli ve özel bilgiler ele geçirdi.” Dokümanlarda Shefner’ın bu şekilde Brad Pitt’in büyük bir dikkat ve özenle inşa ettiği markasının itibarını tehlikeye attığı iddiası da yer alıyor. Buna göre Jolie, hakkını bir yabancıya daha da kötüsü zehirli bağlantıları ve fesat niyetleri olan bir yabancıya satarak ” Pitt’i de bu sarmalın içine. Bu şekilde markaya da zarar verdi.

‘BOŞANMA KARARINI KOLAY ALMADIM’
Angelina Jolie, Brad Pitt’ten boşanma kararını kolay almadığının da altını çizdi röportajda. “Çocuklarımın babasından ayrılma kararı almak, öyle bir pozisyonda bulunmak bana çok şeye mal oldu” diyerek o süreçte yaşadığı zorlukları ifade etti. Jolie, “Ailem ve çocuklarımın babası için iyilik ve huzur diliyorum. Biz her zaman bir aile olacağız” diyerek sözlerini tamamladı.

DAHA ÖNCE DE AİLE İÇİ ŞİDDET İDDİASINDA BULUNMUŞTU

Angelina Jolie, daha önce de Brad Pitt’in kendisine aile içi şiddet uyguladığını iddia etmişti. Altı çocuk annesi Angelina Jolie, devam eden boşanma davası kapsamında mahkemeye Brad Pitt’in ilişkileri boyunca kendisine şiddet uyguladığını ileri sürdü ve bununla ilgili belgeler de sürdü. Bu belgelerin tüm ayrıntıları bilinmese de Angelina Jolie’nin bu konuda kanıtları olduğu, hem kendisinin hem de yaşı küçük olanlar da dahil altı çocuğunun da ona tanıklık etmeye istekli olduğu belirtildi. Fakat daha sonra bu istek mahkeme tarafından kabul edilmedi.

AŞKLARI FİLM SETİNDE BAŞLADI
Brad Pitt ile Angelina Jolie, 2005 yılında başrollerini üstlendikleri Bay ve Bayan Smith filminin setinde tanıştılar. O sırada Jennifer Aniston ile evli olan Pitt, aşka teslim oldu ve eşinden boşanıp Jolie ile birlikte olmaya başladı. Çift, uzun ilişkileri sırasında hem biyolojik hem de evlatlık çocuk sahibi oldu.

Brad Pitt ve Angelina Jolienin büyük aşkı bu noktaya geldi: Zehirli bağlantıları olan fesat bir yabancıya sattı

ÜÇ BİYOLOJİK, ÜÇ EVLATLIK ALTI ÇOCUKLARI VAR
Brad Pitt ile Angelina Jolie birlikte olmaya başladıklarında, güzel yıldız, en büyük çocuğu Kamboçyalı Maddox‘ı evlat edinmişti. Çift, birlikte olduğu süre boyunca Etiyoplayı Zahara ile Vietnamlı Pax‘ı evlat edildi. Bu arada Shiloh, Knox ve Vivienne adında üç de biyolojik çocukları oldu.

ÇOCUKLARIN VELAYETİ YENİ BİR SAVAŞ BAŞLATTI
İlişkilerini 2014 yılına kadar evlenmeden sürdüren çift, aynı yıl evlendi. Törende çocukları da onları yalnız bırakmadı. Fakat, bir zamanlar Brangelina olarak anılar Angelina Jolie ile Brad Pitt, 2016 yılında yollarını ayırma kararı aldı. Boşanma süreci ise çocukların velayeti nedeniyle epey zorlu geçti.

Numberone.com.tr