Ana Sayfa Blog Sayfa 610

Jose Sosa gecelerde: Siz taksiyle gidin!

Jose Sosa gecelerde: Siz taksiyle gidin!
Habertürk’ten Tolga Aslan’ın haberine göre; Fenerbahçe’de forma giyen futbolcu Jose Sosa, dün akşam Gümüşsuyu’ndaki bir oteldeydi. Kapıdan alkol şişesiyle çıkan Sosa, gazetecileri fark edince elindeki şişeyi paltosunun içine saklamaya çalıştı. Ancak ünlü futbolcu bu eyleminde başarılı olamadı.

Jose Sosa gecelerde: Siz taksiyle gidin!
Otelden çıkarken Jose Sosa’nın yanında, sunucu Özlem Yıldız ve bir kadın arkadaşının daha olduğu görüldü.

Jose Sosa gecelerde: Siz taksiyle gidin!
“SOSA’NIN YANINA GİTMEYİN”

Flaşların patlamasının ardından Sosa’ya doğru ilerleyen kadın arkadaşına, ünlü futbolcunun yanındaki kişi “Sosa’nın yanına gitmeyin, siz bir taksiye binin buradan ayrılın.” dediği duyuldu.

Jose Sosa gecelerde: Siz taksiyle gidin!
Jose Sosa, daha sonra kendisini bekleyen özel şoförlü aracına bindi ve basın mensuplarının sorularını yanıtsız bıraktı.

Jose Sosa gecelerde: Siz taksiyle gidin!

“BENİM SOSA’YLA BİR ALAKAM YOK”

Ünlü sunucu Özlem Yıldız ise “Benim kesinlikle Sosa ile bir alakam yok, bilginiz olsun.” dedi.

 

Numberone.com.tr

Her 4 kadından 3’ü partner şiddeti yaşıyor!

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yapılan araştırmadan çıkan sonuçlar düşündürüyor. Sonuçlara göre 10 kadından 6’sı gece güvende hissetmiyor, son 5 yıl içinde %66’sı sözlü tacize, %31’i fiziksel tacize uğramış; her 4 kadından 3’ü partner şiddetinin bir türünü yaşıyor ve kendilerini işte de eşit hissetmiyor! Araştırmanın ikinci bölümü olan güçlü kadın teması sonuçlarına göre ise her 2 kadından 1’i “kendisini güçlü bulduğunu” söylüyor. Kendine yetebilme ve ekonomik özgürlüğün güçlü kadın olmanın iki önemli şartı olduğunu belirten kadınlar Sadakatsiz,, Yargı, Evlilik Hakkında Her Şey, Kadın ve Yasak Elma gibi dizilerdeki güçlü kadın karakterlerin önemli rol modelleri olduğunu düşünüyor. Müge Anlı, Türkan Saylan, Ezgi Mola, Gülse Birsel, Güler Sabancı, Sezen Aksu, Gülşen ve Hazal Kaya ise Türkiye’de güçlü kadın denildiğinde akla ilk gelen isimler…


Araştırma Platformu Pollective “8 Mart Kadınlar Günü” araştırmasının sonuçları yayınlandı. Online olarak gerçekleştirilen araştırmada; “Türkiye’de Genel Kadın Problemleri ve Güçlü Kadın Kavramı” gibi konulara yer verildi.

10 kadından 6’sı gece güvende hissetmiyor!

Araştırma kapsamında, 16-50 yaş aralığında, 66 şehirden 1070 kadın katılımcı fikirlerini ve deneyimlerini paylaştı. İki ana konuya odaklanan araştırmada ilk önce kadınların güvenliği üzerine değinildi. Araştırma katılımcısı kadınlara genel olarak “Gündüz dışarıdayken güvende hissedip hissetmedikleri” soruldu. Kadınların %15’i “Kendilerini gün içinde güvende hissetmediğini” belirtirken, katılımcıların %72’si “Değişen bir oran ile güvende hissettiklerini” belirtiyor.

Aynı soru gece odağında sorulduğunda ise dengeler değişiyor. “Gece dışarıdayken güvende hissedip hissetmediği” sorulan katılımcıların %16’sı “Kısmen güvende hissettiğini” ve kısmen ile birlikte toplamda %27’nin “Kendilerini değişen oranlarda güvende hissettikleri” belirtiliyor. %65 ise “Kendilerini güvende hissetmediğini” ifade ediyor.

HER 4 KADINDAN 3'ÜNÜN KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMEK İÇİN BİR YÖNTEMİ VAR
HER 4 KADINDAN 3’ÜNÜN KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMEK İÇİN BİR YÖNTEMİ VAR 

Her 4 kadından 3’ü kendini güvende hissetmek için bir yöntem uyguluyor Araştırma katılımcısı kadınlara kendilerini “Güvende hissetmek için uyguladıkları bir taktik olup olmadığını” sordulmuş. Her 4 kadından 3’ü bir taktiği olduğu yanıtını veriyor.

Kendini korumak için bir taktiği olan %75’e “Bu taktiklerin neler olduğu” soruldu ve genel olarak kadınlar tarafından uygulandığı düşünülen savunma/kaçınma taktikleri arasından seçimler yapmaları istendi.

Katılımcıların 1’den fazla seçim yapabildiği cevap seçenekleri arasında %74 “Yalnızsam telefonda biri ile konuşuyorum” diyor. %58 yolda yürürken “Fark ettirmeden devamlı olarak arkamı kontrol ediyorum” diyor.

%50 ile her iki kadından biri taksiye bindiğinde, “Taksi bilgilerini birileri ile paylaştığını” ve “Eğer yalnız ise evde biri varmış gibi yaptığını” belirtiyor.

Sırasıyla bu önlemleri takip eden diğer önlemlerde %33 “Asla müzik dinleyerek yürümüyor”, %27 “Canlı olarak lokasyonunu paylaşıyor”, %26 “Savunma amaçlı elinde anahtar bulunduruyor” ve %19 “Savunma amaçlı silah işlevi görebilecek bir eşya bulunduruyor”. %14 “Kapıya erkek ayakkabısı bırakıyor” ve son olarak da %6 “Daire adına ya da online sipariş gibi dijital alanlara erkek ismi yazdığını” belirtiyor.

TACİZE UĞRAMA ORANLARI ÇOK YÜKSEK!
TACİZE UĞRAMA ORANLARI ÇOK YÜKSEK!Son 5 yıl içinde %66 sözlü tacize, %31 fiziksel tacize uğramış araştırma katılımcısı kadınlara “Son 5 yıl içinde sözlü tacize uğrayıp uğramadıkları” soruldu.

Toplamda %66 “Farklı sıklıklarda sözlü tacize uğradığını” belirtiyor. Sadece %17 “Sözlü tacize uğramadığını” eklerken, %17 “Uğramış ve farkında olmamış olabileceklerini” söylüyor.

“Son 5 yıl içinde fiziksel tacize uğrayıp uğramadıkları” sorulduğunda katılımcıların toplamda %31’i “Farklı sıklıkta da olsa fiziksel tacize uğradığını” belirtirken, %54’ü “Herhangi bir fiziksel tacize uğramadığını” belirtiyor. %14 ise “Uğramış ve farkında olmamış olabileceğini” belirtiyor.

EN BÜYÜK BASKI ÇEVREDEN GELİYOR!
EN BÜYÜK BASKI ÇEVREDEN GELİYOR!

 

Mahalle Baskısı, Taciz, Şiddet Araştırma katılımcısı kadınlara “Kadınların toplumda en çok karşılaştığı sorun sence hangisi?” diye soruldu. Katılımcıların birden fazla seçim yapabildiği soruda 10 kadından 8’i “Çevre & aile & mahalle baskısı” yanıtını verdi. “Fiziksel ve sözlü taciz” %77.5 tercih oranı ile 2. sırada yer alırken alırken, sadece bir kişilik fark ile %77.4 oranında “Şiddet” 3. sırada yer aldı.

Kadınların toplumda en çok karşılaştığı diğer sorunlar sırası ile 4. sıradan başlayarak %76 “Kadın-erkek eşitsizliği”, %70 oranı ile “Ev ve diğer sorumlulukların fazlalığı, %57 “Gelir eşitsizliği & ekonomi”, %43 “Estetik kaygılar”, %41 “İşsizlik”, %38 ile “Eğitim” yer alıyor ve son olarak %6 “Farklı” problemlerin de olduğunu aktarıyor.

HER 4 KADINDAN 3'Ü PARTNER ŞİDDETİ YAŞIYOR!HER 4 KADINDAN 3’Ü PARTNER ŞİDDETİ YAŞIYOR!

Katılımcıların problemleri arasında yer alan şiddeti biraz daha derinlemesine incelemek için katılımcılara ilişkisinde (eş, sevgili, nişanlı/sözlü) herhangi bir şiddete maruz kalıp kalmadığı sorulduğunda her 4 kadından sadece 1’i şiddete uğramadığını belirtirken, her 4 kadından 1’i fiziksel şiddete uğradığını belirtiyor.

Katılımcıların %43’ü “Sözlü şiddete uğradığını” belirtirken, %54’ü “Psikolojik şiddete maruz kaldığını” beyan ediyor. Katılımcıların %16’sı ise “Herhangi bir şiddet türüne uğramış olabileceğini fakat bunun farkında olmayabileceğini” belirtiyor.

Katılımcılara ilişkilerinde yaşadıkları sorunları ve bu sorunlarla baş ederken ne kadar yalnız olup olmadıklarını anlamak amacıyla “İlişkilerinde yaşadıkları sorunları aileleri ile paylaşıp paylaşmadıkları” soruldu.

Her 10 kadından biri “Ailesi ile sorunlarını konuşmayı hiç denemediğini” bu sebeple de bu konu hakkında fikrinin olmadığını belirtiyor. %50 “Sorunlarının hepsini olmasa da bir kısmını paylaşabildiğini” belirtirken, %22 “İlişkisine dair hiçbir sorunu ailesi ile paylaşamadığını”, %5 “Daha önceden paylaşsa bile şu anda paylaşamadığını” beyan ediyor.

“İlişkisinde yaşadığı sorunların tamamını ailesi ile paylaşabilen” kadınların oranı ise sadece %14 olarak yer alıyor.

KADINLAR KENDİNİ İŞTE DE EŞİT HİSSETMİYOR
KADINLAR KENDİNİ İŞTE DE EŞİT HİSSETMİYOR

 

“İşyerinde herhangi bir ayrımcılığa uğrayıp uğramadıkları” sorulan katılımcıların “Negatif anlamda” uğradığı ayrımcılık detayına bakıldığında %40 “Erkekler ile aynı fırsat eşitliğine sahip olmadığını düşünüyor”. %34 “Cinsiyetinden dolayı bazı işleri kendisinin yapmasının beklendiğini” söylerken %31 “Erkeklere göre yükselme şansının daha az olduğunu belirtiyor” ve son olarak %22 “Aynı işe eşit maaş almadığını” söylüyor. “Pozitif anlamda” ayrımcılık yaşayanlar %14 iken, %27 “Herhangi bir ayrımcılığa” uğramadığını söylüyor.

ARAŞTIRMANIN İKİNCİ BÖLÜMÜ: BEN GÜÇLÜ BİR KADINIM!
ARAŞTIRMANIN İKİNCİ BÖLÜMÜ: BEN GÜÇLÜ BİR KADINIM! 

Araştırmanın 2. bölümü olan “Güçlü Kadın” temasında kadınlara “Yakın çevresinde güçlü bir kadın modeli olup olmadığı” soruluyor ve yakın çevre seçenekleri içerisinden seçimler yapması isteniyor.

Her 2 kadından 1’i “Kendisini güçlü bulduğunu” belirtti. %39 “Annesini” güçlü bulduğunu belirtirken, %25 “Yakın çevresindeki kız arkadaşını ya da kız arkadaşlarını” güçlü bulduğunu söylüyor.

GÜÇLÜ KADININ ÖZELLİKLERİ: KENDİNE YETEBİLME VE EKONOMİK ÖZGÜRLÜK

Güçlü kadınların özelliklerini derinlemesine incelemek için katılımcılardan önce “Güçlü kadın” kavramının açıklanması istenildi. Kadınlar %50 ile en çok “Kendi ayaklarının üzerinde duran”, “Herhangi birine ihtiyaç duymayan”, “Sorunlarını kendi başına çözebilen”, “Kendine yetebilen” kadınları güçlü kadın olarak tanımlarken, kendine yetebilmenin manevi tarafının yanı sıra maddi tarafına da değinmeden geçmediler.

%25 “Ekonomik olarak özgürlüğünü eline almış” bağımsız kadını güçlü kadın olarak nitelendiriyor. “Özgüvenli olmak ve kendini sevmek” %22 ile 3. sırada yer alırken sırasıyla; “Hakkını savunan & hayır diyebilen”, “Boyun eğmeyen”, “Cesur ve bağımsız”, “Kararlı ve pes etmeyen” kadınlar güçlü kadınlar olarak tanımlanıyor.

Bununla birlikte incelendiğinde “Özgüvenli olmak”, “Kararlı olmak”, “Hayır diyebilmek”, “Boyun eğmemek” gibi kavramların neden ilk sıralarda yer aldığı anlaşılıyor.

GÜÇLÜ KADIN KİMDİR?
GÜÇLÜ KADIN KİMDİR? 

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri olan bu sorularda ise güçlü kadın rol modellerini derinlemesine araştırmak için öncelikle yüksek dizi izleme oranları da düşünülerek katılımcılardan güçlü olarak nitelendirdikleri bir kadın dizi/film karakterini paylaşmaları istendi.

Katılımcıların kendiliğinden yapım ve karakter olarak cevaplarını ikiye ayırdığı bu soruda ilk 5 seçenek güncel karakterleri içerse bile verilen yanıtlar içerisinde Türk dizi/film tarihinin pek çok güçlü kadın karakterini görmek mümkün oldu.

Yapımlar içerisinde güçlü kadın karakterleri barındıran diziler sırası ile 1) Sadakatsiz, 2) Yargı, 3) Evlilik Hakkında Her Şey, 4) Kadın ve 5) Yasak Elma olarak olarak sıralandı.

Seçilen karakterler yapımlar ile paralellik gösterdi. Yapımların 4’ü yayında olan yapımlar olurken 2020 yılında final yapmış Kadın dizisinde Özge Özpirinççi tarafından canlandırılan karakterin ilk 5’te yer alması karakterin kadınların aklında yer ettiğini gösteriyor. 1) Asya Yılmaz, 2) Ceylin Erguvan, 3) Bahar Çeşmeli, 4) Azra Günay (Cevher) ve 5) Ender Çelebi kadınların güçlü olarak gördükleri ilk 5 karakter oldu.

Karakter seçimlerinin çeşitliliği tür hangisi olursa olsun ya da kadın hangi durumda olursa olsun güçlü kadın karakterlerin akılda kaldığını ve sevildiğini gösteriyor.

TÜRKİYE'NİN GÜÇLÜ KADINLARI
TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ KADINLARI 

Rol modellerde kurgusal karakterlerden çıkıp gerçek hayata dönerek “Türkiye’de güçlü kadın denildiğinde aklına gelen isimler kimler?” sorusunu katılımcılara açık uçlu sorduldu ve özgürce cevaplamaları istendi.

Birbirinden farklı yüzlerce ismin yer aldığı cevaplarda en çok oyu almış olan ilk 10 isim sırası ile 1) Müge Anlı, 2) Meral Akşener, 3) Türkan Saylan, 4) Ezgi Mola ve 5) Gülse Birsel, 6) Güler Sabancı, 7) Pucca (Pınar Yıldırım), 8) Sezen Aksu, 9) Gülşen ve 10) Hazal Kaya oluyor.

Müge Anlı geçtiğimiz yıl yapılan araştırmada da ilk sıralarda bulunan yerini korurken programında sergilediği duruş ile kadınların güçlü kadın dendiğinde akla ilk sıralarda gelen isim oldu.

“Türkan Saylan”, “Gülse Birsel” ve influencer kategorisinden “Pucca” bu yıl da listeye giren isimler oldu.

“Güler Sabancı” iş dünyasından listenin ilk 10’una giren tek isim olurken, “Sezen Aksu”, “Gülşen”, “Hazal Kaya” ve “Ezgi Mola”nın ünlü kimliklerinin yanında 2021 yılı içerisinde kadın hareketine verdikleri destekler ve sosyal medyada sergiledikleri duruş sebebi ile güçlü kadın olarak kadınların zihninde yer bulmuş görünüyor.

YILIN KADIN HAKLARI
YILIN KADIN HAKLARI 

Son olarak katılımcılara “Kadın haklarına dair akıllarında kalan bir kampanya olup olmadığı” sorulduğunda katılımcılar farklı markalara dair kampanyaların arasında istikrarlı olanları listeye eklerken 2 başlık hepsinin önünde yer buluyor. Çokça tartışılan “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” kampanyası katılımcılar tarafından en çok hatırlanan kampanya oldu.

“Kadına Şiddete Hayır” kampanyası ve ” Kadın Cinayetlerini Durduracağız” kampanyaları özellikle de kamuya yansıyan davaları bulunan ve simge haline gelmiş şiddet mağduru kadınlardan “Özgecan Aslan”, “Şule Çet” ve “Çilem Doğan”ın varlıkları ve yoklukları ile hatırlanan isimler arasındaydı.

 

Numberone.com.tr

Venezuela Simon Bolivar Senfoni Orkestrası 2 konserle İş Sanat’ta

Dünyaca ünlü Venezuela Simon Bolivar Senfoni Orkestrası, İş Kuleleri Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak

Venezuela Simon Bolivar Senfoni Orkestrası 2 konserle İş Sanat’ta

Venezuelalı orkestra şefi ve eğitmen Jose Antonio Abreu tarafından bir sosyal dönüşüm hareketi amacıyla kurulan ‘El Sistema’nın yetiştirdiği müzisyenlerin oluşturduğu dünyaca ünlü Venezuela Simon Bolivar Senfoni Orkestrası, 6 ve 7 Nisan’da gerçekleştireceği iki konser ile İş Sanat’ın sezon programında yerini aldı Orkestra şefi Christian Vasquez yönetimindeki Venezuela Simon Bolivar Senfoni Orkestrası’nın ilk konserinde çellist Poyraz Baltacıgil solist olarak yer alacak. Konser, 6 Nisan Çarşamba, saat 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda gerçekleşecek. Konserin repertuvarında, Antonin Dvorak’ın Si Minör Çello Konçertosu ve Sergey Prokofyev’in 5. Senfonisi seslendirilecek.


Venezuela Simon Bolivar Senfoni Orkestrası’nın sahne alacağı ikinci konserin repertuvarı Amerikalı ve Latin Amerikalı bestecilerin eserlerinden oluşuyor. Konserin ilk bölümünde orkestrayı Andres David Ascanio yönetecek.
Orkestra şefliğinin yanı sıra, Simon Bolivar Trompet Topluluğu’nun da üyesi olan Ascanio, dünyanın en büyük orkestrası olarak Guiness Rekorlar Kitabı’na giren El Sistema Gençlik Orkestrası’nın da birçok konserini yönetiyor.
İkinci bölümünde batonu Christian Vasquez’in devralacağı konser, 7 Nisan Perşembe, saat 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda gerçekleşecek.
Uzun bir aradan sonra İstanbul’da seyircisiyle buluşmaya hazırlanan Venezuela Simon Bolivar Senfoni Orkestrası’nın biletleri İş Kuleleri Salonu ana gişe ve tüm Biletix satış noktalarından temin edilebilir.
1978 yılında ise El Sistema’nın hareketlerinden biri olarak kurulan Venezuela Simon Bolivar Senfoni Orkestrası, dünyanın sayılı orkestralarından biri olarak gösteriliyor. Önde gelen şeflerin yönetiminde, Carnegie Hall, Elbphilarmonie gibi önemli sahnelerde konserler veren ve Salzburg Festivali’nin daimi orkestrası olan topluluk, birçok ödülün de sahibi.


İki konserde de sahne alacak orkestra şefi Christian Vasquez, ‘El Sistema’ modelinin yetiştirdiği önemli isimlerden biri.
Vasquez, Aragua Jose Felix Ribas Juvenil Senfoni, Venezuela Teresa Carreno Gençlik orkestralarının müzik direktörlüğünü üstlendi. Leipzig Filarmoni Orkestrası, Rotterdam Filarmoni Orkestrası, Viyana Radyo Senfonisi, Rusya Devlet Senfonisi, Tokyo Filarmoni ve Singapur Senfoni Orkestrası gibi dünyanın saygın orkestralarını yöneten Vasquez, El Sistema’nın geliştirdiği projeleri ve toplulukları desteklemeye devam ediyor.
6 Nisan’da gerçekleşecek Venezuela Simon Bolivar Senfoni Orkestrası konserinin solisti İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlarından cellist Poyraz Baltacıgil olacak. Müziğe erken yaşta başlayan Baltacıgil, kariyeri boyunca Yo-Yo Ma, Alexander Rudin, Natalia Gutman, Steven Isserlis gibi çellistlerle aynı sahneyi paylaştı. Baltacıgil, yurt içi ve yurt dışında solist olarak gerçekleştirdiği konserlerin yanı sıra, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası çello grubunun grup şefi olarak müzikal kariyerini sürdürüyor.

 

 

Numberone.com.tr

Biden, Putin ve oligarkların mallarına el koyacağız demişti. Alisher Usmanov’un süper yatına el konuldu

Ukrayna’yı işgali sonrasında Rusya’ya uygulanan geniş çaplı yaptırımlar, Vladimir Putin’e yakın Rus milyarderleri etkilemeye başladı. Forbes dergisi, Almanya’nın, Hamburg limanında bulunan Rus milyarder Alisher Usmanov’a ait 540 milyon euro değerindeki lüks yatına el koyduğunu yazdı.
Almanya, Rus milyarderin lüks yatına el koydu

‘Dilbar’ adlı lüks yatın 156 metre uzunluğunda olduğu ve iki helikopter pisti bulunduğu belirtildi. İçinde sauna, fitnes salonu ve 24 kişinin kalabileceği 12 lüks suit bulunuyor. Havuzun da yer aldığı yatta 96 personel görev alabiliyor. Forbes dergisi yatın yenilenme ve tadilat için geçen yıl ekim ayından bu yana Hamburg’daki özel ‘Blöhm+Voss’ şirketine ait limanda bulunduğunu duyurdu. Usmanov’un yaptırımlar kapsamında AB’deki mal varlıklarına da el konuldu. Yaptırımlarla birlikte yattaki yenileme çalışmalarının durdurulduğu kaydedildi. Usmanov, 52 ayda Almanya’nın Lürssen limanında inşa edilen lüks yatını 2016 yılında teslim almıştı. Yatı inşa eden şirket, piyasadaki en komplike ve yüksek teknolojiyle donatılmış yatlardan biri olduğu bilgisini verdi. Forbes dergisinin 2022 yılı rakamlarında göre telekomünikasyon, çelik sanayi ve madencilik alanlarında faaliyet gösteren Usmanov’un 15.3 milyar euro değerinde mal varlığı bulunuyor. Usmanov’un ayrıca Facebook’un ilk dönem yatırımcılarından biri olduğu belirtildi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de kendisine ait 83 metre uzunluğunda ve 100 milyon euro değerindeki yatını şubat ayının ilk haftasında Hamburg’dan ani bir kararla çıkartmıştı.

ABD Kongresi’nde ilk kez ‘Birliğin Durumu’ konuşması yapan ABD Başkanı Biden, Ukrayna krizi nedeniyle Rusya lideri Putin’in ‘yanlış hesap’ yaptığını, oysa dünyanın tepki göstermeye hazır olduğunu söyledi. Biden, oligarkların haksız kazançla elde ettiği ‘yatlar, lüks katlar ve jetlerin peşine düşeceğiz’ dedi.

YANLIŞ HESAP YAPTI

Putin’in Ukrayna’yı işgale kalkarak özgür dünyanın temellerini sarsmaya çalıştığını belirten Biden, “Ama yanlış hesap yaptı. Asla hayal etmediği bir güç duvarı ile Ukraynalılarla tanıştı” diye konuştu. Ukraynalıların cesaretinin ilham kaynağı olduğunu söyleyen Biden, ardından Ukrayna Büyükelçisi Markarova’yı işaret ederek “Lütfen verdiğimiz desteği gösterelim” dedi. Bunun üzerine Kongre üyeleri Büyükelçi Markarova’yı ayakta alkışladı.

‘TEK SUÇLU PUTİN’

Putin’in işgale karşı Batı ve NATO’nun cevap vermeyeceğini, kendi aralarında bölüneceğini düşünerek hata yaptığını söyleyen ABD Başkanı, bağlantısız İsviçre’nin dahi yaptırımlara katıldığını hatırlatarak, “Putin yanıldı. Biz hazırdık” dedi. Putin’i kast ederek, “Diktatörler saldırganlıklarının bedelini ödemediklerinde daha fazla kaosa yol açarlar” ifadelerini kullanan Biden, “Başına gelecekler konusunda hiçbir fikri yok. Ruble çoktan yüzde 30 değer kaybetti. Rusya borsası yüzde 40 düştü, ticaret yapamaz vaziyetteler. Rus ekonomisi ağır hasar aldı ve buradaki tek suçlu Putin’dir” dedi.

‘HAVA SAHASINI KAPATTIK’

ABD’nin müttefikleriyle birlikte güçlü ekonomik yaptırımlar uyguladığını söyleyen Biden, konuşmasında ABD hava sahasının tüm Rus uçaklarına kapatıldığını da açıkladı. Rusya’nın en büyük bankalarının uluslararası finans sisteminden kopartıldığını belirten Biden, “Merkez bankasının rubleyi korumasını engelliyoruz. Putin’in 650 milyar dolarlık savaş fonunu değersiz hale getirdik” diye konuştu. ABD Başkanı, yaptırımların Rus ordusu ve ekonomisi üzerindeki etkisinin yıllar süreceğini savundu. Biden, “Askerlerimiz Rus askerleriyle asla karşı karşıya gelmeyecekler. Biz Avrupa’da sadece Putin başka ülkelere de saldırırsa diye varız” diye konuştu.

 

Numberone.com.tr

 

Farah Zeynep Abdullah, Bergen filminin galasına damga vurdu

Farah Zeynep Abdullah, Erdal Beşikçioğlu ve Tilbe Saran’ın başrollerini paylaştığı ‘Bergen’ filminin galası dün akşam Sarıyer’deki bir alışveriş merkezinde gerçekleştirildi. Galada yaptığı konuşmada “Filmin en sevdiğim yönü de Bergen’in hayatındaki o adamın adı yok” diyen Abdullah’ın tercih ettiği kıyafet ise beğenilmedi.

Farah Zeynep Abdullah, Bergen filminin galasına damga vurdu

Başrollerini Farah Zeynep Abdullah, Erdal Beşikçioğlu ve Tilbe Saran’ın paylaştığı ‘Bergen’ filmi, 4 Mart’ta vizyona giriyor. Filmin galası da dün akşam Sarıyer’deki bir alışveriş merkezinde gerçekleştirildi.

“BU FİLMDE O ADAMIN ADI YOK”

Sanat, spor ve iş dünyasından birçok ismin konuk olduğu galada basın mensuplarına açıklamada bulunan filmin başrol oyuncusu Farah Zeynep Abdullah, “Çok heyecanlıyım. Filimi izleyenlerin neler düşüneceğini çok merak ediyorum. İlk başta duyunca Bergen’in hayatı, bizim tanıdığımız acıların kadını, arabeskin kraliçesi sadece o kalıpların olmadığını göstermek istedik. Biz genç bir kadının hayat yolculuğunu anlatmak istedik. Bir kadının var oluşunu anlatıyoruz. Bergen kısacık hayatına çok şey sığdırmış. Filmin en sevdiğim yönü adamın adı yok. O adam aramızda. O bir canavar” dedi.

 

Numberone.com.tr

Murat Dalkılıç aşk hayatının dökümünü yaptı

Murat Dalkılıç, önceki akşam Gümüşsuyu CVK Otel’de bir doğum günü partisine katıldı. Bugüne kadar aşk hayatı hakkında hiç açıklama yapmayan şarkıcı suskunluğunu bozdu ve “Bu gece sormak istediklerinizi sorun çünkü bir daha asla bu kadar detaylı konuşmam” dedi.


MERVE BOLUĞUR
MERVE BOLUĞURMurat Dalkılıç 2017’de boşandığı Merve Boluğur’un Emre Kaya ile çıkan aşk haberleri için “Böyle bir şey var mı yok mu bunu bilmiyorum. Emre benim sevdiğim birisidir. Merve de öyle. Birbirlerini seviyor, anlaşabiliyorlarsa, mutlularsa üçüncüye söz düşmez” diye konuştu.

SİTARE AKBAŞ
SİTARE AKBAŞDalkılıç geçen yaz eski sevgilisi Hande Erçel’in rol arkadaşı olan Sitare Akbaş’la aşk yaşamaya başlamıştı.

Başından bir evlilik geçen şarkıcı “Şu an evlenmek gibi bir düşüncemiz yok. Sitare de böyle bir şey düşünseydi bana söylerdi. Ben birisiyle bir imzaya bağlı kalarak birlikte olmak istemiyorum. Çok iyi giden bir ilişkimiz var, her şey yolunda” dedi.

HANDE ERÇEL
HANDE ERÇELMurat Dalkılıç ile Hande Erçel 2.5 yıllık aşkın ardından 2020 yazında ayrılmıştı. Eski aşıklar geçtiğimiz günlerde aynı basketbol maçını izlemiş ama salonda karşılaşmamıştı.

 

Dalkılıç “Ben de çıkan haberlerden öğrendim. Denk gelmedik kendisiyle. Görseydim konuşurduk. Eskiye dair hiçbir hissiyatımız, derdimiz, küslüğümüz yok. O zamandan beri de görüşmedik zaten” açıklamasını yaptı.

Murat Dalkılıç davete yakın arkadaşı Sezer Çakır ile katıldı.

 

Numberone.com.tr

Barış için dua edin

Irina Shayk, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline karşı sosyal medya hesaplarından paylaşım yapmaya devam ediyor.
‘Barış için dua edin’

Rus model, önceki gün barış sembolleri kullanarak, “Savaşa hayır, UNICEF ve Ukrayna Kızıl Haç Derneği’ne bağış yapacağım. Lütfen sizler de katkıda bulunun ve barış için dua edin” çağrısı yaptı.

 

Numberone.com.tr

El ele geldiler

Biran Damla Yılmaz ile Çağrı Telkıvıran, bir etkinliğe el ele gitti.
El ele geldiler

Müzisyen, Aslı Bekiroğlu’ndan ayrılmasından sonra onunla aynı projede yer alan Yılmaz’la birlikte olmaya başlamıştı. Aşklarını gizli yaşayan ve geçtiğimiz günlerde gazetecileri görünce panik olup kaçan ikili, “Biz öyle bir şey yapmadık, yanlış hatırlıyorsunuz” dedi.

 

Numberone.com.tr

İstanbul Müzik Festivali 50 yaşında

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın ilk festivali olan İstanbul Müzik Festivali, 2022’de 50. yaşını kutluyor. 6-24 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalin teması, ‘İstanbul.’

İstanbul Müzik Festivali 50 yaşında

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen 50. İstanbul Müzik Festivali, 6-24 Haziran tarihleri arasında 50. kez müzikseverlerle buluşacak.

Yarım asırlık tarihinde Türkiye’den ve dünyanın pek çok farklı ülkesinden 45 bine yakın sanatçı ve topluluğu 3,5 milyonu aşkın izleyiciyle buluşturan İstanbul Müzik Festivali, verdiği eser siparişleriyle şimdiye kadar 20 yeni klasik müzik eserinin bestelenmesine aracı oldu, teşvik ödülleri ve fonlarla onlarca genç sanatçıyı destekledi.

TEMA: İSTANBUL

50. İstanbul Müzik Festivali, ‘İstanbul’ temasıyla üç hafta boyunca 12 farklı mekanda Türkiye ve yurt dışından 65’in üzerinde solist, topluluk ve orkestrayı ağırlayacak

İstanbul Müzik Festivali, şef ve besteci Tan Dun ile şef ve piyanist Thomas Adès’e verdiği eser siparişlerinin Türkiye prömiyerlerine ev sahipliği yapacak.

Deutches Symphonie Orchester Berlin, Tekfen Filarmoni Orkestrası, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası gibi önemli topluluklar ve Anna Prohaska, Gautier Capuçon, Alice Sara Ott gibi yıldız solistler de festivalin konukları arasında yer alacak.

AKM YENİDEN FESTİVAL MEKANI

Atatürk Kültür Merkezi (AKM) uzun yıllar sonra ilk defa 50. yılında yeniden festival mekânları arasında yer alacak.

İstanbul Müzik Festivali kapsamında hafta sonları İstanbul’un farklı park ve mekanlarında ücretsiz hafta sonu konserlerinin yanı sıra İKSV Alt Kat işbirliğiyle gerçekleştirilen Müzikli Bir Hafta Sonu etkinlikleri ile çocuklara ve gençlere yönelik atölyeler de düzenlenecek

 

Numberone.com.tr

Bitcoin’de yükseliş neden yavaşladı?

0

Teknik anlamda son derece kuvvetli 45 bin 500 – 46 bin dolar direnç bölgesini aşamayan lider kripto para birimi BTC / USD paritesinde bir miktar bekle – gör politikası hakim. Parite şimdi ilk aşamada 43 bin 255 ve 42 bin 652 dolar desteklerinin üzerinde kalma çabası içerisinde olacak.

Bu seviyelerin altında ise en kritik destek noktası olan 42 bin 200 dolar seviyesi var. Burası yükseliş trendinin destek seviyesi konumunda. Paritenin bu seviyenin altına gelmemesi gerekiyor. Gelmesi durumunda 41 bin 700 dolar desteğine kadar olan geri çekilmelere norma karşılanabilir.

Ancak bu noktanın da altıda gelinmesi paritede yeniden 40 bin dolarlı seviyelerin altının test edilme riskini ortaya çıkarabilir.

Bunun yanında olası yükselişlerde de önceki yayınlarımızda da dile getirdiğimiz gibi 45 bin 500 – 46 bin dolar bandı yükselişin devamı açısından çok kritik. Yükselişin devamı öncelikle bu noktanın aşılmasına bağlı.

Zira bu bölgenin aşılması paritede 48 bin – 49 bin dolar bandı ara direnç bölgesi olmak üzere 52 bin dolarlı seviyelere kadar bir harekete tetikleyebilir.

Gözler Ripple – SEC davasında…

Bu teknik yorumun dışında aslında kripto para piyasasına ilgilendiren önemli bir konu var. O da Ripple – SEC arasındaki dava süreci. Son yorumlar dava sürecinin beklenenden daha hızlı sonuçlanabileceği yönünde.

Zira Hogan & Hogan hukuk firmasının bir ortağı olan avukat Jeremy Hogan tarafından paylaşılan son belgelere göre, gerçeğin keşfinden 14 gün sonra SEC ve Ripple arasında bir saatlik bir uzlaşma görüşmesi yapılabilir.

Bu görüşme sonrası her iki tarafın da anlaşmaya varması davanın 2022 yılının Nisan ya da Mayıs ayında sonuçlanmasını sağlayabilir.

Mehmet Çoban

Numberone.com.tr

Melike İpek Yalova: Balıkçıda keşfedildim

0
Melike İpek Yalova: Balıkçıda keşfedildim

Yan masada Meral Okay ve “Muhteşem Yüzyıl”ın yapımcısı Nermin Eroğlu ve Mehmet Günsür’ün oturduğunu söyleyen Yalova, Eroğlu’nun kendisine rol teklif ettiğini anlattı:

“Nermin Hanım diziye bir karakter gireceğini, benim tip olarak uygun olduğumu, ilgilenirsem deneme çekimine alacaklarını söyledi. Bir hafta sonra deneme çekimine girdim!”

Melike İpek Yalova: Balıkçıda keşfedildim

Melike İpek Yalova, “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde Kastilya Prensesi Isabella Fortuna karakteriyle kısa sürede şöhrete kavuşmuştu. Eski bakan Yüksel Yalova’nın kızı olan genç oyuncu, babasının kendisine siyasi konuda yönlendirme yapmadığını da anlattı ve “Babam görüp görebileceğiniz en demokrat insandır” dedi.

Şarkılarını dinlediğiniz ya da oynadığı dizileri, filmleri soluksuz izlediğiniz ünlüler için her şeyin başladığı anın hikayesi öyle ilginç ki. İşte, ünlülerin yazılsa gerçekten de roman olabilecek keşfedilme öyküleri.

TATİLE GELDİ OYUNCU OLDU

Yaprak Dökümü’nde canlandırdığı Necla karakteri sayesinde şöhreti yakalayan Fahriye Evcen’in öyküsü de ilginç.

Melike İpek Yalova: Balıkçıda keşfedildim

Almanya’da yaşayan Evcen, tatil için geldiği Türkiye’de Oya Aydoğan’ın programına seyirci olarak katıldı. Daha sonra Aydoğan onu yapımcı İbrahim Mertoğlu ile tanıştırdı. Telefon numarası alış verişinden sonra Evcen Almanya’ya döndü. Ama telefonu bir türlü susmak bilmedi. Sonunda dayanamayıp gelen rol tekliflerini kabul etti. ”Asla Unutma” ve ”Hasret” dizilerinde rol aldı. Ama asıl büyük çıkışını Yaprak Dökümü ile yaptı.

KONUKLAR ARASINDAN BİR YILDIZ ÇIKTI

Bir dönem çok izlenen Küçük Kadınlar’da rol alan Hande Soral, Komedi Dükkanı dizisini izlemeye gitti, hayatı değişti. Soral, Tolga Çevik ile konuk oyuncu olarak sahneye çıktı. Sahnede 5 dakika kalması gerekirken tam 45 dakika kaldı.

Melike İpek Yalova: Balıkçıda keşfedildim

Stüdyodan çıkarken de Komedi Dükkanı’nın yapımcısı Soral’ı yanına çağırıp oyunculuk yapmak isteyip istemediğini sordu. Böylece Soral’ın ekran serüveni de başlamış oldu. Onu şöhrete kavuşturan Küçük Kadınlar dizisi oldu.

ÇÖPTEN ÇIKAN FOTOĞRAFLAR

Son dönemin en gözde genç kuşak oyuncularından Burak Özçivit’in şöhrete kavuşması tam da ‘kader ağlarını ördü’ diye ifade edilecek türden.

Melike İpek Yalova: Balıkçıda keşfedildim

Özçivit’in babası, oğlundan habersiz olarak fotoğraflarını Best Model yarışmasına gönderdi. Ancak bu fotoğraflar seçici kurul tarafından çöpe atıldı. Organizatörler son anda kendilerinden habersiz çöpe atılan bu 8 fotoğrafı fark ettiler. Böylece Özçivit yeniden yarışmacılar arasına katıldı.

Özçivit, 2004 yılındaki bu yarışmada gelecek vaad eden model seçildi. 2005’te ise birinci oldu. Yani kısacası çöpten çıkan fotoğraflar Özçivit’in yaşamını değiştirdi.

MAĞAZAYA HÜLYA AVŞAR GİDİNCE

Hande Yener, müzik dünyasına girebilmek için pekçok ünlüden yardım istemişti. Ancak hiçbiri ona el uzatmayınca o da hayatını kazanıp oğluna bakabilmek için ünlülerin sık sık gittiği bir modaevinde çalışmaya başladı. Sahne hayalleri o zaman bile solmamıştı.

Melike İpek Yalova: Balıkçıda keşfedildim

Sonunda modaevine Hülya Avşar gitti ve Hande Yener derdini ona anlatabilmeyi başardı. Bu tanışıklığın ardından Yener için hayallerine giden yol açılmış oldu. Deneme kabininde bir yandan Yenher ile sohbet eden Avşar ondan bir şarkı söylemesini istedi. Yener de Yalnızlık Senfonisi’ni seslendirdi. Bu tanışıklık ve şarkı; Yener’in hayallerine giden yolu açtı.

GECE KULÜPLERİNDE ÇALIŞIYORDU

Yaprak Dökümü dizisiyle adını duyuran Nihat Alptuğ Altınkaya; 17 yaşında gece kulüplerinin önünde koruma olarak çalışmaya başladı.

Melike İpek Yalova: Balıkçıda keşfedildim

Bir gün İstiklal Caddesi’nde yürürken bir cast ajansı sahibi peşinden koşarak onu durdurdu. Ajans sahibinin ‘seni çekebilir miyiz” sorusuna olumlu yanıt veren Altınkaya için kader işte o anda değişti. Bir hafta sonra Funda Arar’ın klibi için teklif geldi. Daha sonra da dizi oyunculuğu başladı.

İYİ Kİ ELEKTRİK KESİLDİ

Hazal Kaya şöhretini elektriklerin kesilmesine ve ısrarlı tutumuna borçlu. Genç yaşına ve sektördeki kısa tecrübesine rağmen ses getiren dizilerde rol alan Kaya’nın şöhret olma öyküsü çok ilginç.

Melike İpek Yalova: Balıkçıda keşfedildim

“Kariyerimi doğru zamanda doğru yerde olmaya ve şansıma bağlıyorum” diyen Kaya, kendisini milyonlarca izleyiciye tanıtan Genco dizsinin görüşmesine gittiğinde başına ilginç bir olay geldi. Dizi görüşmesi için ajansa gittiğinde birden elektrikler kesildi… Ajans görvelisi Kaya’ya “elektrik belki beş dakika sonra belki beş saat sonra gelir. İsterseniz siz başka bir gün gelin” dedi.

Ama Kaya bekleme kararı aldı.. Kısa süre sonra elektrikler geldi..Kaya yetkililerle görüştü ve Genco dizisindeki rolü aldı. Kaya daha sonra bir röportajında o günü “Belki başka bir gün gitseydim Genco’ya başlamayacaktım” diye anlatmıştı.

BİR KAFEDE FALCILIK YAPIYORDU

Benzersiz sesiyle kısa sürede müzik dünyasında hızlı adımlarla yükselen Cem Adrian’ın hikayesi de ilginç.

Melike İpek Yalova: Balıkçıda keşfedildim

Etiler’de bir kafede falcılık yapan Adrian aslında müzisyen olmak da istiyordu. Ama bu hayalini gerçekleştirmesi için biraz zaman gerekti. Günün birinde devamlı fal baktığı bir müşterisi onun hayallerine giden yolu açmasında yardımcı oldu. Fazıl Say’ın arkadaşı olan bu müşterisine doldurduğu demoyu verdi Adrian. Sonunda demo Say’a ulaştı ve Adrian da özel öğrenci statüsüyle Bilkent Üniversitesi’nde müzik eğitimine başladı. Bu arada Adrian’ın demosunu Say’a ulaştıran kişi de bir başka ünlü müzik insanı Demet Sağıroğlu’ydu.

 

Numberone.com.tr

İkinci kez kız babası olacak olan Kenan İmirzalıoğlu güzel haberi verdi!

 

Numberone.com.tr

Murat Dalkılıç’tan bomba Hande Erçel açıklaması

Murat Dalkılıç, 2015–2017 yılları arasında evli kaldığı oyuncu Merve Boluğur ile düğününe de gelen arkadaşı Emre Kaya hakkında çıkan aşk haberlerini değerlendirdi. Uzun süredir birlikte olduğu Sitare Akbaş’la ilişkisinden bahseden 38 yaşındaki şarkıcı, geçtiğimiz ay Fenerbahçe Beko-Real Madrid basketbol maçında pişti olduğu eski sevgilisi Hande Erçel sorusuna da yanıtladı.

Murat Dalkılıç'tan bomba Hande Erçel açıklaması: Eskiye dayalı hissiyatımız yok

Sosyal medya fenomeni Sercan Yaşar, dün gece Gümüşsuyu’nda bir restoranda doğum günü partisi düzenledi. Partiye ünlüler akın etti.

Yaşar’ın doğum gününe; Murat Dalkılıç, Berkay, Zeynep Bastık, Aslıhan Karalar, Aslı Turanlı, Şevval Şahin, Derya Uluğ, Akasya Asıltürkmen, Ersay Üner ve Onur Büyüktopçu gibi tanınmış simalar katıldı.

‘EVLİLİK DÜŞÜNMÜYORUM’

Sitare Akbaş ile ilişkisi hakkında konuşan Dalkılıç, “Evlilik düşüncesi var mı?” sorusuna, “Şu an yok. Ben bir imzaya bağlı kalarak, biriyle birlikte olmak istemiyorum. Sitare ile çok iyi giden bir ilişkimiz var. Her şey yolunda, evlilik düşünmüyorum. Sitare de böyle bir şey düşünseydi bana söylerdi diye düşünüyorum” yanıtını verdi.

HANDE ERÇEL CEVABI!

Geçtiğimiz haftalarda Hande Erçel ile bir basketbol maçında çıkan fotoğraflarına ünlü şarkıcı, “Ben kendisini görmedim, denk de gelmedik. Siz görüp haber yapmışsınız, ben de sizden öğrendim. Görseydim gayet selamlaşırdık, konuşurduk. Hiçbir derdimiz yok. Eskiye dayalı birbirimize bir hissiyat yok. Küslük de yok, o zamandan beri de görüşmedik zaten” ifadelerini kullandı.

Hande Erçel ile meslektaşı Kerem Bürsin, final yapan ‘Sen Çal Kapımı’ dizisinin setinde tanışmıştı. “Aşk yaşıyorlar” şeklindeki haberleri uzun süre reddeden ikili, birlikte çıktıkları Maldivler tatilinde yaptıkları paylaşımlarla çok konuşulan ilişkiyi ilan etmişlerdi.

‘MERVE’YE MUTLULUKLAR DİLERİM’

Dalkılıç’a, “Emre Kaya çok samimi arkadaşınız ve eski eşiniz Merve Boluğur ile olan ilişkisini nasıl yorumluyorsunuz? Emre Kaya düğününüze de gelmişti” sorusu da yöneltildi.

Şarkıcı, “Emre sevdiğim bir arkadaşım, Merve de öyle. Mutlu olsunlar isterim. Birbirlerini seviyor ve iyi anlaşıyorlarsa, mutlularsa üçüncü bir kişinin kim olursa olsun söyleyecek bir lafı yok bence. Keendilerine çok mutluluklar dilerim. Emre’yi de severim, çok iyi bir adamdır. Böyle bir şey var mı, yok mu bunu da bilmiyorum. Teyidi alınmasa sormazsınız diye de düşünüyorum” şeklinde konuştu.

 

Numberone.com.tr

Ünlü oyuncu Sean Penn, Ukrayna’dan böyle çıktı

Bugüne kadar bazen belgesel çekmek için bazen de insanı yardım amacıyla dünyanın en karışık bölgelerine giden ünlü oyuncu ve yönetmen Sean Penn bu kez de hiç durmadan bombaların patladığı Ukrayna’daydı. Geçen hafta Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenksi ile görüşen Penn, son olarak Polonya sınırına giderek ülkeden ayrıldı.
Ünlü oyuncu Sean Penn, Ukraynadan böyle çıktı: Elinde bavuluyla kilometrelerce yürüdü

YİNE BELGESEL ÇEKİYOR
Ukrayna- Rusya savaşını konu alan bir belgesel çeken Penn, Polonya sınırında görüldüğü bir fotoğrafını Twitter hesabından paylaştı. Uzun bir araç kuyruğunun yanı başında yürüyen Sean Penn’in bavulunu kendisinin taşıdığı ve sırt çantasıyla seyahat ettiği görüldü.

Ünlü oyuncu Sean Penn, Ukraynadan böyle çıktı: Elinde bavuluyla kilometrelerce yürüdü

KİLOMETRELERCE YÜRÜDÜLER
Penn paylaşımında “kendisinin ve iki ekip arkadaşının Polonya sınırına kadar kilometrelerce yürüdüklerini” belirtti. Deneyimli oyuncu ve yönetmen Trafik yoğunluğu nedeniyle araçlarını yolda terk ettiklerini de ekledi.  Penn paylaşımında “Neredeyse bütün araçlar kadınlarla ve çocuklarla dolu. Birçoğunda bagaj bile yoktu. Sahip oldukları tek değerli şey arabaları” diye yazdı.

Sean Penn, bir sosyal medya paylaşımında “Zaten şu durumuyla bile van alan ve kalpleri kıran bu saldırının bir hata olduğunu” belirtip “İnanıyorum ki Bay Putin eğer yumuşamazsa insanlık için en büyük hatayı yapmış olacak” mesajını paylaşmıştı.

Ünlü oyuncu Sean Penn, Ukraynadan böyle çıktı: Elinde bavuluyla kilometrelerce yürüdü

TAKİPÇİLERİNE BELGESEL ÖNERDİ
Penn bir başka paylaşımında da takipçilerine, yönetmenliğini Evgeny Afineevsky’nin üstlendiği 2015 tarihli Winter On Fire adlı belgeseli izlemelerini önerdi. Sean Penn, Ukrayna’ya ilgi duyan ancak yakın tarihi hakkında az bilgi sahibi olan kişilere “Lütfen bu filmi izleyin” diye seslendi.

Ünlü oyuncu Sean Penn, Ukraynadan böyle çıktı: Elinde bavuluyla kilometrelerce yürüdü

ZELENSKİ İLE GÖRÜŞTÜ
Oscar ödüllü Sean Penn, Rusya’nın saldırılarının başlamasından kısa bir süre önce Ukrayna’ya gitmişti. 61 yaşındaki Penn, geçen yıl da hazırladığı belgesel için sık sık Ukrayna’ya gidip geliyordu. Zelensky de sosyal medya hesabında Penn ile Kiev’de görüşme yaptığı sırada çekilen fotoğraflarını sosyal medya sayfasında paylaşmıştı. Sean Penn, savaşın başlamasından sonra Kiev’de düzenlenen bir basın toplantısında da objektiflere takılmıştı.

Ünlü oyuncu Sean Penn, Ukraynadan böyle çıktı: Elinde bavuluyla kilometrelerce yürüdü

CESARETİ ÖVÜLDÜ
Ukrayna tarafından Penn’in ziyareti yakkında yapılan resmi acıklamada “Penn’in Ukrayna’da olup bitenleri konu alan bir belgesel çekmek için ülkede olduğu” belirtildi. Açıklamada Sean Penn’in cesareti de övüldü.

Sean Penn, dünya gündemindeki olayların birçoğunu belgesel haline dönüştürmesiyle de biliniyor. Penn, 2018 yılında da Cemal Kaşıkçı cinayetini konu alan bir belgesel çekimi için İstanbul’a gelmişti.

Ünlü oyuncu Sean Penn, Ukraynadan böyle çıktı: Elinde bavuluyla kilometrelerce yürüdü

EL CHAPO, PENN’E KONUŞTUKTAN SONRA YAKALANDI
Penn, daha önce de Meksikalı ünlü uyuşturucu baronu Joaquin Guzman ya da daha çok bilinen adıyla El Chapo (Bücür) ile yaptığı gizli röportaj büyük olay olmuştu. Hatta Penn’in bu röportajlarının El Chapo’nun yakalanmasını sağladığı da ileri sürülmüştü. Meksika kaynakları bir türlü ele geçiremedikleri El Chapo’yu yakalamak için Sean Penn’i takip ettiklerini doğrulamıştı. Bu konudaki bir başka iddia da Amerikan istihbaratının, Sean Penn’i izleyip El Chapo konusunda Meksika hükümetini bilgilendirdiğiydi.

Hollywood’un ünlü aktivistlerinden biri olan Sean Penn, 2004 yılında Mystic River (Gizemli Nehir) ve 2009 yılında da Milk filmlerindeki performansıyla en iyi erkek oyuncu dalında Oscar kazanmıştı.

Ünlü oyuncu Sean Penn, Ukraynadan böyle çıktı: Elinde bavuluyla kilometrelerce yürüdü

AŞI KARŞITLARINA ÇATMIŞTI
Penn, pandeminin en yoğun günlerinde aşı karşıtlarına yönelik çıkışlarıyla da konuşulmuştu. Penn, aşı olmayanların, insanların yüzüne doğrultulmuş bir silah olduğunu savunmuştu.

Ünlü oyuncu Sean Penn, Ukraynadan böyle çıktı: Elinde bavuluyla kilometrelerce yürüdü

FELAKETİN ARDINDAN HAİTİ’YE YARDIM ELİ UZATTI
Ödüllü oyuncu ve yönetmen, 2010 yılında Haiti’de meydana gelen yıkıcı depremin ardından bölgeye yönelik yardım çalışmalarıyla da gündemdeydi. Penn o dönemde Haiti’ye insani yardım çalışmalarına öncülük etmişti. Bu çabaları yüzünden de Haiti Devlet Başkanı tarafından “Haiti Özel Elçisi” ilan edilmişti.

Ünlü oyuncu Sean Penn, Ukraynadan böyle çıktı: Elinde bavuluyla kilometrelerce yürüdü

MAGAZİN BASINININ DA GÜNDEMİNDE
Gösteri dünyasının yüksel profilli ünlüleriyle yaşadığı özel hayatıyla da gündeme gelen son olarak kendisinin yarı yaşındaki Leila George ile yaptığı kısa süreli evlilikle Magazin gündeminde yer almıştı. Pandemi nedeniyle oldukça durgun bir dönem geçiren gösteri dünyasında 2020 yılının en çok konuşulan olaylarından biri usta oyuncu ve yönetmen Sean Penn’in evlenmesiydi. 61 yaşındaki Penn, kendisinden 31 yaş genç sevgilisi Leila George ile hayatını birleştirdi. Tören kapalı kapılar ardında yapıldı ve sadece çiftin en yakın aile üyeleri ile dostları katıldı. Fakat evlilik uzun sürmedi. Sean Penn ile meslektaşı olan Vincent D’Onofrio ile Greta Scacchi’nin kızı olan Leila George 2021 yılında boşandılar.

Ünlü oyuncu Sean Penn, Ukraynadan böyle çıktı: Elinde bavuluyla kilometrelerce yürüdü

İLK EVLİLİĞİNİ MADONNA İLE YAPTI
Bu, Sean Penn’in üçüncü evliliğinin de sona erdiği anlamına geliyor. Penn ilk evliliğini 1985 ile 1989 arasında Madonna ile yapmıştı.

Ünlü oyuncu Sean Penn, Ukraynadan böyle çıktı: Elinde bavuluyla kilometrelerce yürüdü

İKİNCİ EVLİLİĞİNDEN İKİ TANE ÇOCUK SAHİBİ OLDU
Daha sonra 1996 ile 2020 arasında Robin Wright ile evlendi. Çiftin bu evlilikten Dylan adında bir kızı ve Hopper adında bir de oğlu bulunuyor.

Ünlü oyuncu Sean Penn, Ukraynadan böyle çıktı: Elinde bavuluyla kilometrelerce yürüdü

Sean Penn bir dönem de Charlize Theron ile yaşadığı kısa süreli birliktelikle konuşulmuştu.

 

Numberone.com.tr

Fenerbahçe antrenmanında Arda Güler şov! Tüm gözler onun üzerindeydi…

Fenerbahçe antrenmanında Arda Güler şov Tüm gözler onun üzerindeydi...

Oynadığı Futbol, yüksek özgüveni, top tekniği ve sempatikliğiyle Türk futbol gündeminin birinci sırasına adını yazdıran Arda Güler, dün antrenmanda yaptığı top cambazlıklarıyla takımdaki ağabeylerini hem güldürdü hem de parmak ısırttı.

Fenerbahçe antrenmanında Arda Güler şov Tüm gözler onun üzerindeydi...

Beşe iki pas çalışması sırasında bir ara topu alıp saydıran, daha sonra havaya attığı topu sırtıyla stop edip ensesine indiren Arda Güler, topu tekrar önüne düşürüp saydırmaya devam etti. Antrenman sırasında başta Mesut Özil olmak üzere bütün takımın adeta maskotu olan ve en sevilen futbolcu olarak öne çıkan Arda Güler, Trabzon hazırlıklarının başladığı dünkü idmanda da ilgi odağındaydı.

 

Numberone.com.tr

Zelenski’nin yanından bir an bile ayrılmadı

Zelenskinin yanından bir an bile ayrılmadı: İşte dünyanın konuştuğu Ukrayna First Ladysi

Dünyanın gözü kulağı günlerdir Rus işgali altındaki Ukrayna’da ve başta herkesin şüpheyle yaklaştığı Zelenski’de. Komedyenlikten devlet başkanlığına yükselen ve tüm dünyanın gıpta ile izlediği bu adamın yanında ise zekâsı, güzelliği ve dimdik duruşuyla eşi, Ukrayna’nın First Lady’si Olena Zelenska duruyor…

Rus saldırıları başladıktan sonra eşiyle birlikte başkentten kaçacağı düşünülen First Lady, geçen cuma günü Instagram hesabından bir mesaj paylaştı.

Yazdıklarına Ukrayna bayrağı ekleyen Olena birlikte halkına şöyle seslendi:

“Sevgili halkım! Ukraynalılar! Bugün hepinize bakıyorum. Televizyonda, sokaklarda, internette gördüğüm herkese. Paylaştığınız çağrılara bakıyorum. Ve biliyor musunuz? Hepiniz muhteşemsiniz!

Zelenskinin yanından bir an bile ayrılmadı: İşte dünyanın konuştuğu Ukrayna First Ladysi

Sizinle aynı ülkede yaşamaktan gurur duyuyorum. Biz kocaman bir orduyuz. Ve bugün ne ağlıyorum ne korkuyorum. Sakin ve güven doluyum. Çocuklarım yüzüme bakıyor. Onlarlayım, eşimin yanındayım. Ve sizlerleyim. Sizi seviyorum. Ukrayna’yı seviyorum.”

MİMAR OLACAKKEN YAZAR OLDU

44 yaşındaki Olena Zelenska mimarlık fakültesi mezunu olsa da kariyerini eşinin televizyon için hazırlanan komedi şovları ve dizilerinin yazarlığıyla devam ettirdi. Hatta Zelenski siyasete atılmaya karar verdiğinde buna sıcak bakmadı. Ancak karar kesinleştikten sonra da onun yanından hiç ayrılmadı.

 

Numberone.com.tr

YÖK Başkanı barajsız üniversiteyi anlattı: Başarı şart!

0
YÖK Başkanı barajsız üniversiteyi anlattı: Başarı şart

MECLİS Milli Eğitim Komisyonu’nda Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) taban puan şartının kaldırılmasına ilişkin yeni uygulamayı anlatan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, milletvekillerinin sorularını da yanıtladı. Prof. Dr. Özvar şu değerlendirmeleri yaptı:

BARAJSIZ SİMÜLASYON

Bazı simülasyonlar yaptık. ‘Acaba, 2021’de ve 2020’de ve 2019’da baraj olmasaydı ne olurdu?’ Çok ilginç neticeler ortaya çıktı: 2021 yılında 2 milyon 607 bin öğrenci sınava girdi, Temel Yeterlilik Testi’nde barajı geçen yani 150 ve üzeri puan alan öğrenci sayısı 1 milyon 627 bin 539 idi. İki yıllık programlara başvuran adayların oranı yüzde 62. Sayısal bakıldığında 1 milyon insan dışarıda kalmış oldu.

AYT ve/veya YDT’den 180 puan barajını geçip lisans programlarını tercih edebilen aday sayısı ise 876 bin idi. 2.6 milyon öğrenci sınava girdi. İşte bu çok önemli bir manzara.

Hesabımız şunu gösterdi: Eğer 2021 yılında TYT’de puanı hesaplanabilen öğrenciler, baraj olmasa idi, 2 milyon 393 bin olacaktı.

PUANSIZ MÜMKÜN DEĞİL

Tanınmış, bilinmiş insanlar, ‘Puansız üniversitelere giriyorlar, bunun kapısını açıyorlar’ demeye kalkıştılar ki hakikaten bunu söylemek için muhakemeyi bayağı zorlamak gerekiyor. Eğer baraj olmasaydı 750 bin aday, ön lisans programları için aldıkları puanlarla tercihlerde bulunabilecekti. Baraj olmasa idi AYT’de 763 bin 638 aday ilave lisans programları için tercih hakkı elde edeceklerdi. Bakın ‘Programlara girme’ demiyorum, tercih edebilme. Yani yapmaya çalıştığımız şey tercih tabanını genişletmektir, üniversiteye puansız öğrencileri sokmak değil. Bu zaten mümkün de değil. Ne yasal olarak mümkün ne teknik olarak mümkün; hiçbir şekilde mümkün değil.

YÖK Başkanı barajsız üniversiteyi anlattı: Başarı şart

NASIL TERCİH YAPACAK?

Peki, nasıl gireceklerdi?

Öğrenciler sınava girdiler, puanlarını aldılar, puanı hesaplanabiliyorsa, ki minimum 100 puandır en yüksek 500 puandır. Diyelim çocuk 110 puan aldı, kendisine gelen başarı kâğıdında ayrıca gördüğü bir şey daha var, başarı sıralamasını görüyor. Başarı sırasına göre tercih sıralamasını yapıyorsunuz. Bu değişmedi, devam ediyor. Bundan sonra da öğrencilerimiz başarı sıralamasına bakarak tercihlerini işaretleyecekler. Peki bu uygulama neyi getirecek? Diyelim puanı düşük, nasıl girecek o programa? Çok basit, bilgisayar otomatik olarak çalışıyor, o programın kontenjan sayısı 20, tercih eden 100 kişi var, en yüksek sıralamadan en aşağı doğru cırt diye sıralıyor. Hepsinde, istisnasız.”

TIBBA MI GİRECEKSİN?

Normalde bir programın kıymetini bir, talep yani tercih belirliyor. İki, tercih sayısı belirliyor. Üç, başarı. Bu puanların yüksekliği ve alçaklığı bu üç koşula bağlı. Tercih, tercih sayısı, başarı; bu üçü. Kanunla bir mesleği icra etme yetkisini haiz olduğu programlarda, tıp, eczacılık, diş hekimliği, hukuk, mimarlık, öğretmenlik. Bunlarda başarı puanı yok, sıralama var. Başarı sıralamasını asla değiştirmedik. Yani tıbba girmek istiyorsan ilk 50 binde olacaksın kardeşim, mühendislik istiyorsan ilk 300 binde olmak zorundasın. Aslında tercih tabanını genişletmiş olduk. Daha fazla öğrencinin tercih hakkını sağlamış olduk. Peki programların puanları artar mı, düşer mi? Onu yine talep belirliyor.

KALİTE DÜŞER Mİ?

YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar “Barajsız üniversitede kalite düşer mi” kaygılarına yönelik şöyle konuştu: “Kalite çocukların salt TYT veya AYT puanıyla alakalı değil. Mesela baraj varken sosyoloji bölümüne en yüksek puanla giren öğrenci ilk onda. Peki, en son sosyolojiyi tercih etmiş öğrenci kaçla girmiş? 300 küsur bin! Bakın, bir tanesi onda, diğeri… Şuraya varıyoruz: ‘Kaliteyi ilk 10’da, ilk 100’de, ilk binde giren öğrenciler getirir, diğerleri getirmez.’ Yok böyle bir şey. Niteliği belirleyecek olan fakülteye, bölüme girdikten sonra eğitim öğretim süreci olacaktır.”

 

Numberone.com.tr

Beşiktaş, Ziraat Türkiye Kupası’na veda etti!

0
Son Dakika: Beşiktaş, Ziraat Türkiye Kupasına veda etti Kayserispor 2 golle turladı, Trabzonsporun rakibi oldu

Beşiktaş ile Kayserispor, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde karşı karşıya geldi.

Vodafone Park’ta oynanan mücadeleyi 2-1 kazanan Kayserispor, kupada yarı finale yükseldi. Beşiktaş ise veda eden taraf oldu.

Mücadelenin 6. dakikasında Gavranovic ile öne geçen Kayserispor’a yanıt 43. dakikada Rosier’den geldi ve devreye 1-1’lik skorla girildi.

Dakikalar 65’i gösterdiğinde ise sahneye Cardoso çıktı ve konuk ekibe hem galibiyeti hem turu getiren golü kaydetti.

KIRMIZI İPTAL OLDU

Karşılaşmanın 79. Welinton, Gavranovic ile girdiği mücadelenin ardından kırmızı kart gördü. Hakem Halil Umut Meler, VAR incelemesinin ardından kartı iptal etti.

ROSIER KIZARDI

Maçın 90+3. dakikasında ise Rosier, ikinci sarı kartla oyun dışında kalan isim oldu.

 

 

numberone.com.tr

 

 

Gazeteci Ertuğrul Özkök yazdı

Gazeteci Ertuğrul Özkök, son yazısında, arkadaşı olan Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitchko’nun Rusya işgaline karşı savaşacağını yazdı. Özkök, Arkadaşım Vitali seçildiği şehrin sokaklarında kahramanca savaşıyor. Belki o sokaklarda ölecek. Ama şundan emin. Arkasında daha uzun yıllar direnecek bir Ukrayna milleti bırakacak. Helal olsun sana Vitali ve seninle birlikte o sakaklarda savaşan arkadaşlarına.”

Gazeteci Ertuğrul Özkök yazdı: "Arkadaşım Vitali, Kiev savunmasına hazırlanıyor, onu son görüşümüz olabilir"

TANSU’YA MEKTUPLAR/ERTUĞRUL ÖZKÖK

ARKADAŞIM VİTALİ KİEV SAVUNMASINA HAZIRLANIYOR. ONU SON GÖRÜŞÜMÜZ OLABİLİR

Vitali Klitchko arkadaşı olmakla övündüğüm bir insan.

Kiev şehrinin seçilmiş belediye başkanı.

Bugün “Ruslar Kiev’e yaklaşıyor, hazırlanıyoruz ve Kiev’i savunacağız. Kiev direnecek” dedi.

Onu 2016 yılında Davos’ta tanıdım.

O günlerde Bild gazetesinin genel yayın yönetmeni olan Kai Diekmann ve ben onunla kaldığımız Schatzalp Oteli’nin terasında çok güzel bir sohbet yapmıştık.
Çok uzun boylu, çok sempatik bir insan. Çok iyi Almanca ve İngilizce konuşuyor.
Eşi Hamburg’da yaşıyormuş.

KİEV’İN GELİRLERİNİ YÜZDE 30 ARTTIRMIŞTI

Tam Özal dönemi belediye başkanları gibi, pratik ve iş bitirici bir karakteri var.
“Kiev’in gelirlerini nasıl yüzde 30 arttırdım biliyor musunuz” diye sormuş ve anlatmıştı.
Belediyenin muhasebesini ve bütün işlemlerini SAP uygulamasına sokmuş.
Yani tamamen dijitalleştirip, şeffaflaştırmış.
“Bu sayede gelirlerimiz yüzde 30 arttı. Oysa şehrin ekonomisinde bir büyüme yok. Sadece kontrol ettik ve insanlar bu şeffaf uygulamaya güvendi” demişti.

RUSÇA BİR KİTABI İKİ GÜNDE OKURUM DEMİŞTİ

Ona Belediye kaldığımız otelin tarihini anlatmıştım.
Alman yazar Thomas Mann’ın ünlü romanı ‘Büyülü Dağ’ı bu otelde yazdığını söylemiştim.
Bunun üzerine Kai, otelde satılan kitabın Almanca baskısından bir tane alıp Belediye Başkanı’na hediye etmişti.
Vitali, kitaba bakmış ve “Altı hafta sonra
beni ararsan, kitap hakkında düşüncelerimi anlatırım” demişti.
Kitabı en iyi Rusça ve Ukraynaca okuyormuş. Rusça bir kitabı 2 günde bitiriyormuş.
Ancak Almanca ve İngilizce olunca, bir-iki hafta alıyormuş.

ŞİMDİ ELİNDE SİLAH ÜSTÜNDE ÇELİK YELEK SAVAŞIYOR

İşte Kiev’in seçilmiş belediye başkanı bugün üzerinde çelik yelek, elinde silah şehrini savunuyor.

İki gün önce Ruslara bir çağrı yaptı.

“Çekin gidin buradan, evimizde işiniz yok” dedi ve ekledi:

“Ukrayna’ya inanıyorum; ülkeme inanıyorum, halkıma inanıyorum. Savaşmaktan başka yapacağımız bir şey yok…”

Bugünlerde Cumhurbaşkanı Zelenski ile birlikte Ukrayna halkının kahramanlarından biri oldu.

Sosyal medyada onu sık sık görüyorum.

Ne Putin, ne Dünya Ukrayna’da böyle kahramanca bir direnişi bekliyordu.

Bir başka hikaye daha anlatayım.

17 OCAK’TA KİEV’E GELEN ÇOK TANIDIK BİR İSİM

17 Ocak günü, yani Rus işgalinden bir hafta önce tanınmış bir Ukraynalı Kiev havalimanına indi.

Gelen kişi 2014-2019 yılları arasında Ukrayna’nı seçilmiş Cumhurbaşkanı Petro Poroncehko idi.

2019 yılındaki seçimde Zelenski karşısında seçimi kaybetmişti.

Hakkında yolsuzluk iddiaları ile ilgili inceleme başlatılınca yurtdışına gitmişti.

Döndüğü taktirde tutuklanma riski vardı.

O bile döndü ve bugün Kiev sokaklarında Ruslara karşı savaşıyor.

ARKADAŞIM VİTALİ BELKİ O SOKAKLARDA ÖLECEK AMA

Putin “Ukrayna için “O ayrı bir millet değil Rusya’nın parçası” demişti, şimdi kendi elleriyle bir Uknayna milleti yaratıyor.

Kendini dünyanın en güçlü lideri hissettiği bir anda, hiç ummadığı bir kayaya çarptı.

Arkadaşım Vitali seçildiği şehrin sokaklarında kahramanca savaşıyor.

Belki o sokaklarda ölecek.

Ama şundan emin.

Arkasında daha uzun yıllar direnecek bir Ukrayna milleti bırakacak.

Helal olsun sana Vitali ve seninle birlikte o sakaklarda savaşan arkadaşlarına.

Hür bir dünya adına sizinle  iftihar ediyoruz…

İyi ki seni tanıdım.

 

Numberone.com.tr

Abramovich Chelsea’yi satışa çıkardı

Roman Abramovich, Chelsea’nin satışından elde edilecek tüm geliri Ukrayna’daki savaş mağdurlarına bağışlayacağını açıkladı.
Abramovich Chelsea'yi satışa çıkardı: Kazancı Ukrayna savaşının mağdurlarına bağışlanacak

Chelsea’nin sahibi Roman Abramovich, son dönemlerde kulübün satışıyla ilgili olarak çıkan iddialarla alakalı olarak İngiliz kulübünün resmi internet sitesinden bir açıklama paylaştı. Kulübü satmaya karar verdiğini belirten Rus iş insanı, aldığı bu kararın kulüp, çalışanlar, taraftarlar ve sponsorların çıkarına olduğunu belirtti. Kulübün satışının hızlı bir şekilde gerçekleşmeyeceğini belirten Abramovich, kararı alırken çok zorlandığını ve bu şekilde kulüpten ayrılmanın kendisini de üzdüğünü belirtti.

Kulübün satışından elde edilecek gelirin kurulacak bir vakfa aktarılacağını belirten Abramovich, “Ekibime satıştan elde edilecek tüm net gelirin bağışlanacağı bir hayır vakfı kurma talimatı verdim. Vakıf, Ukrayna’daki savaşın tüm kurbanlarının yararına olacak. Bu, mağdurların acil ihtiyaçlarına yönelik kritik fonların sağlanmasının yanı sıra uzun vadeli iyileşme çalışmalarını destekleyecek” ifadelerini kullandı.

“CHELSEA’NİN BİR PARÇASI OLMAK, HAYATIMIN AYRICALIĞIYDI”

Roman Abramovich, yayımladığı mesajda son olarak şu cümlelere yer verdi: “Umarım hepinize şahsen veda etmek için Stamford Bridge’i son bir kez ziyaret edebilirim. Chelsea FC’nin bir parçası olmak hayatımın bir ayrıcalığıydı ve tüm ortak başarılarımızdan gurur duyuyorum. Chelsea Futbol Kulübü ve taraftarları her zaman kalbimde olacak.”

 

Numberone.com.tr