Ana Sayfa Blog Sayfa 611

Fenerbahçe antrenmanında Arda Güler şov! Tüm gözler onun üzerindeydi…

Fenerbahçe antrenmanında Arda Güler şov Tüm gözler onun üzerindeydi...

Oynadığı Futbol, yüksek özgüveni, top tekniği ve sempatikliğiyle Türk futbol gündeminin birinci sırasına adını yazdıran Arda Güler, dün antrenmanda yaptığı top cambazlıklarıyla takımdaki ağabeylerini hem güldürdü hem de parmak ısırttı.

Fenerbahçe antrenmanında Arda Güler şov Tüm gözler onun üzerindeydi...

Beşe iki pas çalışması sırasında bir ara topu alıp saydıran, daha sonra havaya attığı topu sırtıyla stop edip ensesine indiren Arda Güler, topu tekrar önüne düşürüp saydırmaya devam etti. Antrenman sırasında başta Mesut Özil olmak üzere bütün takımın adeta maskotu olan ve en sevilen futbolcu olarak öne çıkan Arda Güler, Trabzon hazırlıklarının başladığı dünkü idmanda da ilgi odağındaydı.

 

Numberone.com.tr

Zelenski’nin yanından bir an bile ayrılmadı

Zelenskinin yanından bir an bile ayrılmadı: İşte dünyanın konuştuğu Ukrayna First Ladysi

Dünyanın gözü kulağı günlerdir Rus işgali altındaki Ukrayna’da ve başta herkesin şüpheyle yaklaştığı Zelenski’de. Komedyenlikten devlet başkanlığına yükselen ve tüm dünyanın gıpta ile izlediği bu adamın yanında ise zekâsı, güzelliği ve dimdik duruşuyla eşi, Ukrayna’nın First Lady’si Olena Zelenska duruyor…

Rus saldırıları başladıktan sonra eşiyle birlikte başkentten kaçacağı düşünülen First Lady, geçen cuma günü Instagram hesabından bir mesaj paylaştı.

Yazdıklarına Ukrayna bayrağı ekleyen Olena birlikte halkına şöyle seslendi:

“Sevgili halkım! Ukraynalılar! Bugün hepinize bakıyorum. Televizyonda, sokaklarda, internette gördüğüm herkese. Paylaştığınız çağrılara bakıyorum. Ve biliyor musunuz? Hepiniz muhteşemsiniz!

Zelenskinin yanından bir an bile ayrılmadı: İşte dünyanın konuştuğu Ukrayna First Ladysi

Sizinle aynı ülkede yaşamaktan gurur duyuyorum. Biz kocaman bir orduyuz. Ve bugün ne ağlıyorum ne korkuyorum. Sakin ve güven doluyum. Çocuklarım yüzüme bakıyor. Onlarlayım, eşimin yanındayım. Ve sizlerleyim. Sizi seviyorum. Ukrayna’yı seviyorum.”

MİMAR OLACAKKEN YAZAR OLDU

44 yaşındaki Olena Zelenska mimarlık fakültesi mezunu olsa da kariyerini eşinin televizyon için hazırlanan komedi şovları ve dizilerinin yazarlığıyla devam ettirdi. Hatta Zelenski siyasete atılmaya karar verdiğinde buna sıcak bakmadı. Ancak karar kesinleştikten sonra da onun yanından hiç ayrılmadı.

 

Numberone.com.tr

YÖK Başkanı barajsız üniversiteyi anlattı: Başarı şart!

0
YÖK Başkanı barajsız üniversiteyi anlattı: Başarı şart

MECLİS Milli Eğitim Komisyonu’nda Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) taban puan şartının kaldırılmasına ilişkin yeni uygulamayı anlatan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, milletvekillerinin sorularını da yanıtladı. Prof. Dr. Özvar şu değerlendirmeleri yaptı:

BARAJSIZ SİMÜLASYON

Bazı simülasyonlar yaptık. ‘Acaba, 2021’de ve 2020’de ve 2019’da baraj olmasaydı ne olurdu?’ Çok ilginç neticeler ortaya çıktı: 2021 yılında 2 milyon 607 bin öğrenci sınava girdi, Temel Yeterlilik Testi’nde barajı geçen yani 150 ve üzeri puan alan öğrenci sayısı 1 milyon 627 bin 539 idi. İki yıllık programlara başvuran adayların oranı yüzde 62. Sayısal bakıldığında 1 milyon insan dışarıda kalmış oldu.

AYT ve/veya YDT’den 180 puan barajını geçip lisans programlarını tercih edebilen aday sayısı ise 876 bin idi. 2.6 milyon öğrenci sınava girdi. İşte bu çok önemli bir manzara.

Hesabımız şunu gösterdi: Eğer 2021 yılında TYT’de puanı hesaplanabilen öğrenciler, baraj olmasa idi, 2 milyon 393 bin olacaktı.

PUANSIZ MÜMKÜN DEĞİL

Tanınmış, bilinmiş insanlar, ‘Puansız üniversitelere giriyorlar, bunun kapısını açıyorlar’ demeye kalkıştılar ki hakikaten bunu söylemek için muhakemeyi bayağı zorlamak gerekiyor. Eğer baraj olmasaydı 750 bin aday, ön lisans programları için aldıkları puanlarla tercihlerde bulunabilecekti. Baraj olmasa idi AYT’de 763 bin 638 aday ilave lisans programları için tercih hakkı elde edeceklerdi. Bakın ‘Programlara girme’ demiyorum, tercih edebilme. Yani yapmaya çalıştığımız şey tercih tabanını genişletmektir, üniversiteye puansız öğrencileri sokmak değil. Bu zaten mümkün de değil. Ne yasal olarak mümkün ne teknik olarak mümkün; hiçbir şekilde mümkün değil.

YÖK Başkanı barajsız üniversiteyi anlattı: Başarı şart

NASIL TERCİH YAPACAK?

Peki, nasıl gireceklerdi?

Öğrenciler sınava girdiler, puanlarını aldılar, puanı hesaplanabiliyorsa, ki minimum 100 puandır en yüksek 500 puandır. Diyelim çocuk 110 puan aldı, kendisine gelen başarı kâğıdında ayrıca gördüğü bir şey daha var, başarı sıralamasını görüyor. Başarı sırasına göre tercih sıralamasını yapıyorsunuz. Bu değişmedi, devam ediyor. Bundan sonra da öğrencilerimiz başarı sıralamasına bakarak tercihlerini işaretleyecekler. Peki bu uygulama neyi getirecek? Diyelim puanı düşük, nasıl girecek o programa? Çok basit, bilgisayar otomatik olarak çalışıyor, o programın kontenjan sayısı 20, tercih eden 100 kişi var, en yüksek sıralamadan en aşağı doğru cırt diye sıralıyor. Hepsinde, istisnasız.”

TIBBA MI GİRECEKSİN?

Normalde bir programın kıymetini bir, talep yani tercih belirliyor. İki, tercih sayısı belirliyor. Üç, başarı. Bu puanların yüksekliği ve alçaklığı bu üç koşula bağlı. Tercih, tercih sayısı, başarı; bu üçü. Kanunla bir mesleği icra etme yetkisini haiz olduğu programlarda, tıp, eczacılık, diş hekimliği, hukuk, mimarlık, öğretmenlik. Bunlarda başarı puanı yok, sıralama var. Başarı sıralamasını asla değiştirmedik. Yani tıbba girmek istiyorsan ilk 50 binde olacaksın kardeşim, mühendislik istiyorsan ilk 300 binde olmak zorundasın. Aslında tercih tabanını genişletmiş olduk. Daha fazla öğrencinin tercih hakkını sağlamış olduk. Peki programların puanları artar mı, düşer mi? Onu yine talep belirliyor.

KALİTE DÜŞER Mİ?

YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar “Barajsız üniversitede kalite düşer mi” kaygılarına yönelik şöyle konuştu: “Kalite çocukların salt TYT veya AYT puanıyla alakalı değil. Mesela baraj varken sosyoloji bölümüne en yüksek puanla giren öğrenci ilk onda. Peki, en son sosyolojiyi tercih etmiş öğrenci kaçla girmiş? 300 küsur bin! Bakın, bir tanesi onda, diğeri… Şuraya varıyoruz: ‘Kaliteyi ilk 10’da, ilk 100’de, ilk binde giren öğrenciler getirir, diğerleri getirmez.’ Yok böyle bir şey. Niteliği belirleyecek olan fakülteye, bölüme girdikten sonra eğitim öğretim süreci olacaktır.”

 

Numberone.com.tr

Beşiktaş, Ziraat Türkiye Kupası’na veda etti!

0
Son Dakika: Beşiktaş, Ziraat Türkiye Kupasına veda etti Kayserispor 2 golle turladı, Trabzonsporun rakibi oldu

Beşiktaş ile Kayserispor, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde karşı karşıya geldi.

Vodafone Park’ta oynanan mücadeleyi 2-1 kazanan Kayserispor, kupada yarı finale yükseldi. Beşiktaş ise veda eden taraf oldu.

Mücadelenin 6. dakikasında Gavranovic ile öne geçen Kayserispor’a yanıt 43. dakikada Rosier’den geldi ve devreye 1-1’lik skorla girildi.

Dakikalar 65’i gösterdiğinde ise sahneye Cardoso çıktı ve konuk ekibe hem galibiyeti hem turu getiren golü kaydetti.

KIRMIZI İPTAL OLDU

Karşılaşmanın 79. Welinton, Gavranovic ile girdiği mücadelenin ardından kırmızı kart gördü. Hakem Halil Umut Meler, VAR incelemesinin ardından kartı iptal etti.

ROSIER KIZARDI

Maçın 90+3. dakikasında ise Rosier, ikinci sarı kartla oyun dışında kalan isim oldu.

 

 

numberone.com.tr

 

 

Gazeteci Ertuğrul Özkök yazdı

Gazeteci Ertuğrul Özkök, son yazısında, arkadaşı olan Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitchko’nun Rusya işgaline karşı savaşacağını yazdı. Özkök, Arkadaşım Vitali seçildiği şehrin sokaklarında kahramanca savaşıyor. Belki o sokaklarda ölecek. Ama şundan emin. Arkasında daha uzun yıllar direnecek bir Ukrayna milleti bırakacak. Helal olsun sana Vitali ve seninle birlikte o sakaklarda savaşan arkadaşlarına.”

Gazeteci Ertuğrul Özkök yazdı: "Arkadaşım Vitali, Kiev savunmasına hazırlanıyor, onu son görüşümüz olabilir"

TANSU’YA MEKTUPLAR/ERTUĞRUL ÖZKÖK

ARKADAŞIM VİTALİ KİEV SAVUNMASINA HAZIRLANIYOR. ONU SON GÖRÜŞÜMÜZ OLABİLİR

Vitali Klitchko arkadaşı olmakla övündüğüm bir insan.

Kiev şehrinin seçilmiş belediye başkanı.

Bugün “Ruslar Kiev’e yaklaşıyor, hazırlanıyoruz ve Kiev’i savunacağız. Kiev direnecek” dedi.

Onu 2016 yılında Davos’ta tanıdım.

O günlerde Bild gazetesinin genel yayın yönetmeni olan Kai Diekmann ve ben onunla kaldığımız Schatzalp Oteli’nin terasında çok güzel bir sohbet yapmıştık.
Çok uzun boylu, çok sempatik bir insan. Çok iyi Almanca ve İngilizce konuşuyor.
Eşi Hamburg’da yaşıyormuş.

KİEV’İN GELİRLERİNİ YÜZDE 30 ARTTIRMIŞTI

Tam Özal dönemi belediye başkanları gibi, pratik ve iş bitirici bir karakteri var.
“Kiev’in gelirlerini nasıl yüzde 30 arttırdım biliyor musunuz” diye sormuş ve anlatmıştı.
Belediyenin muhasebesini ve bütün işlemlerini SAP uygulamasına sokmuş.
Yani tamamen dijitalleştirip, şeffaflaştırmış.
“Bu sayede gelirlerimiz yüzde 30 arttı. Oysa şehrin ekonomisinde bir büyüme yok. Sadece kontrol ettik ve insanlar bu şeffaf uygulamaya güvendi” demişti.

RUSÇA BİR KİTABI İKİ GÜNDE OKURUM DEMİŞTİ

Ona Belediye kaldığımız otelin tarihini anlatmıştım.
Alman yazar Thomas Mann’ın ünlü romanı ‘Büyülü Dağ’ı bu otelde yazdığını söylemiştim.
Bunun üzerine Kai, otelde satılan kitabın Almanca baskısından bir tane alıp Belediye Başkanı’na hediye etmişti.
Vitali, kitaba bakmış ve “Altı hafta sonra
beni ararsan, kitap hakkında düşüncelerimi anlatırım” demişti.
Kitabı en iyi Rusça ve Ukraynaca okuyormuş. Rusça bir kitabı 2 günde bitiriyormuş.
Ancak Almanca ve İngilizce olunca, bir-iki hafta alıyormuş.

ŞİMDİ ELİNDE SİLAH ÜSTÜNDE ÇELİK YELEK SAVAŞIYOR

İşte Kiev’in seçilmiş belediye başkanı bugün üzerinde çelik yelek, elinde silah şehrini savunuyor.

İki gün önce Ruslara bir çağrı yaptı.

“Çekin gidin buradan, evimizde işiniz yok” dedi ve ekledi:

“Ukrayna’ya inanıyorum; ülkeme inanıyorum, halkıma inanıyorum. Savaşmaktan başka yapacağımız bir şey yok…”

Bugünlerde Cumhurbaşkanı Zelenski ile birlikte Ukrayna halkının kahramanlarından biri oldu.

Sosyal medyada onu sık sık görüyorum.

Ne Putin, ne Dünya Ukrayna’da böyle kahramanca bir direnişi bekliyordu.

Bir başka hikaye daha anlatayım.

17 OCAK’TA KİEV’E GELEN ÇOK TANIDIK BİR İSİM

17 Ocak günü, yani Rus işgalinden bir hafta önce tanınmış bir Ukraynalı Kiev havalimanına indi.

Gelen kişi 2014-2019 yılları arasında Ukrayna’nı seçilmiş Cumhurbaşkanı Petro Poroncehko idi.

2019 yılındaki seçimde Zelenski karşısında seçimi kaybetmişti.

Hakkında yolsuzluk iddiaları ile ilgili inceleme başlatılınca yurtdışına gitmişti.

Döndüğü taktirde tutuklanma riski vardı.

O bile döndü ve bugün Kiev sokaklarında Ruslara karşı savaşıyor.

ARKADAŞIM VİTALİ BELKİ O SOKAKLARDA ÖLECEK AMA

Putin “Ukrayna için “O ayrı bir millet değil Rusya’nın parçası” demişti, şimdi kendi elleriyle bir Uknayna milleti yaratıyor.

Kendini dünyanın en güçlü lideri hissettiği bir anda, hiç ummadığı bir kayaya çarptı.

Arkadaşım Vitali seçildiği şehrin sokaklarında kahramanca savaşıyor.

Belki o sokaklarda ölecek.

Ama şundan emin.

Arkasında daha uzun yıllar direnecek bir Ukrayna milleti bırakacak.

Helal olsun sana Vitali ve seninle birlikte o sakaklarda savaşan arkadaşlarına.

Hür bir dünya adına sizinle  iftihar ediyoruz…

İyi ki seni tanıdım.

 

Numberone.com.tr

Abramovich Chelsea’yi satışa çıkardı

Roman Abramovich, Chelsea’nin satışından elde edilecek tüm geliri Ukrayna’daki savaş mağdurlarına bağışlayacağını açıkladı.
Abramovich Chelsea'yi satışa çıkardı: Kazancı Ukrayna savaşının mağdurlarına bağışlanacak

Chelsea’nin sahibi Roman Abramovich, son dönemlerde kulübün satışıyla ilgili olarak çıkan iddialarla alakalı olarak İngiliz kulübünün resmi internet sitesinden bir açıklama paylaştı. Kulübü satmaya karar verdiğini belirten Rus iş insanı, aldığı bu kararın kulüp, çalışanlar, taraftarlar ve sponsorların çıkarına olduğunu belirtti. Kulübün satışının hızlı bir şekilde gerçekleşmeyeceğini belirten Abramovich, kararı alırken çok zorlandığını ve bu şekilde kulüpten ayrılmanın kendisini de üzdüğünü belirtti.

Kulübün satışından elde edilecek gelirin kurulacak bir vakfa aktarılacağını belirten Abramovich, “Ekibime satıştan elde edilecek tüm net gelirin bağışlanacağı bir hayır vakfı kurma talimatı verdim. Vakıf, Ukrayna’daki savaşın tüm kurbanlarının yararına olacak. Bu, mağdurların acil ihtiyaçlarına yönelik kritik fonların sağlanmasının yanı sıra uzun vadeli iyileşme çalışmalarını destekleyecek” ifadelerini kullandı.

“CHELSEA’NİN BİR PARÇASI OLMAK, HAYATIMIN AYRICALIĞIYDI”

Roman Abramovich, yayımladığı mesajda son olarak şu cümlelere yer verdi: “Umarım hepinize şahsen veda etmek için Stamford Bridge’i son bir kez ziyaret edebilirim. Chelsea FC’nin bir parçası olmak hayatımın bir ayrıcalığıydı ve tüm ortak başarılarımızdan gurur duyuyorum. Chelsea Futbol Kulübü ve taraftarları her zaman kalbimde olacak.”

 

Numberone.com.tr

Zehra Güneş yeni imajıyla şaşırttı

Türk voleybolunun gözde isimlerinden Zehra Güneş, yeni tarzıyla takiplerinin büyük beğenisini topladı.

Zehra Güneş yeni imajıyla şaşırttı - Sayfa:1

A Milli Kadın Voleybol Takımının ve Vakıfbank Spor Kulübü’nün başarılı sporcuları arasında yer alan Zehra Güneş, tarzını değiştirdi.

Zehra Güneş yeni imajıyla şaşırttı - Sayfa:2

İmaj değişikliğine giderek saçlarına perçem yaptıran Zehra Güneş’in yeni stili sosyal medyada büyük beğeni topladı.

Zehra Güneş yeni imajıyla şaşırttı - Sayfa:3

Asansörde takım arkadaşı Buket Gülübay ile poz veren Zehra Güneş, takipçilerinden tam not aldı.

Zehra Güneş yeni imajıyla şaşırttı - Sayfa:4

Zehra Güneş’in kahküllü pozuna, “Zehra ne yaptın kendine, Zehra kendine yazık etmiş, Kafana kase koyup mu kestiler, bu nasıl saç” gibi yorumlar yapıldı.

Zehra Güneş yeni imajıyla şaşırttı - Sayfa:5

Zehra Güneş yeni imajıyla şaşırttı - Sayfa:6

Zehra Güneş yeni imajıyla şaşırttı - Sayfa:7

Zehra Güneş yeni imajıyla şaşırttı - Sayfa:8

Zehra Güneş yeni imajıyla şaşırttı - Sayfa:9

Zehra Güneş yeni imajıyla şaşırttı - Sayfa:10

Zehra Güneş yeni imajıyla şaşırttı - Sayfa:11

 

Numberone.com.tr

Geççek şarkısı ile gündem olan Tarkan’dan Yaşar Kemal paylaşımı

Ünlü sanatçı Tarkan, yazar Yaşar Kemal’i ölüm yıldönümünde unutmadı. Megastar Tarkan, Yaşar Kemal ile çektirdiği bir pozunu paylaştı.

Geççek şarkısı ile gündem olan Tarkan'dan Yaşar Kemal paylaşımı: Şimdi en güzel şiir barıştır

Tarkan, ölümünün yedinci yıldönümünde yazar Yaşar Kemal’le bir fotoğrafını paylaştı.

Twitter ve Instagram hesaplarında Yaşar Kemal’i anan sanatçı, yazara atfedilen ancak şair Haydar Ergülen’e ait olan “Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir barıştır” sözünü de alıntıladı.

Tarkan paylaşımında “Her savaşta yalnız savaşanlar ölmez, onlardan daha çok savaşmayanlar ölür. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, çocuklar da ölürler. İnsanlık insanlığını kaybeder. Hangi savaş olursa olsun insanın insanlığında hayır bırakmaz. İnsanoğlunda acıma hissi, merhamet bırakmaz, sevgi bırakmaz. İnsanda ne kadar güzellik varsa alır götürür. Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir barıştır” notunu düştü.

 

Numberone.com.tr

Yasak Elma nın Kumru’su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi

Eda Ece, Şevval Sam ve Berk Oktay’ın başrollerini paylaştığı Yasak Elma dizisinde Kumru karakterine can veren Biran Damla Yılmaz’ın cesur pozları akılları aldı.

Yasak Elma'nın 'Kumru'su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi - Sayfa:1

Kırgın Çiçekler, Canevim, Baraj gibi dizilerle tanıdığımız ünlü oyuncu Biran Damla Yılmaz, şimdilerde Fox TV’nin reyting rekortmeni dizisi Yasak Elma ile izleyici karşısına çıkıyor.

Yasak Elma'nın 'Kumru'su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi - Sayfa:2

Dizide hayat verdiği Kumru karakteriyle adından söz ettiren Biran Damla Yılmaz, başarılı performansının yanı sıra güzelliğiyle de kendine hayran bırakıyor.

Yasak Elma'nın 'Kumru'su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi - Sayfa:3

Yılmaz, son zamanlarda oyunculuğundan ziyade özel hayatıyla da magazin gündeminde kendine yer buluyor.

Yasak Elma'nın 'Kumru'su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi - Sayfa:4

Genç oyuncu sosyal medya hesabı Instagram’dan yaptığı paylaşımlarıyla adından söz ettiriyor.

Yasak Elma'nın 'Kumru'su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi - Sayfa:5

Biran Damla Yılmaz’ın birbirinden iddialı fotoğraflarına ise hayranlarından beğeni ve yorum yağıyor.

Yasak Elma'nın 'Kumru'su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi - Sayfa:6

Geçtiğimiz günlerde Masumlar Apartmanı dizisinde rol alan Tansel Öngel ile birlikte olduğu iddia edilmişti.

Yasak Elma'nın 'Kumru'su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi - Sayfa:7

Ancak güzel oyuncunun sevgilisi bambaşka bir isin çıktı.

Yasak Elma'nın 'Kumru'su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi - Sayfa:8

Ünlü oyuncu Biran Damla Yılmaz, şimdilerde Aslı Bekiroğlu’nun eski sevgilisi müzisyen Çağrı Telkıvıran ile aşk yaşadığı konuşuluyor.

Yasak Elma'nın 'Kumru'su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi - Sayfa:9

Ünlü müzisyen son olarak Aslı Bekiroğlu ile ilişkisini noktalamıştı.

Yasak Elma'nın 'Kumru'su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi - Sayfa:10

Yasak Elma'nın 'Kumru'su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi - Sayfa:11

Yasak Elma'nın 'Kumru'su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi - Sayfa:12

Yasak Elma'nın 'Kumru'su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi - Sayfa:13

Yasak Elma'nın 'Kumru'su Biran Damla Yılmaz cesur pozlarıyla büyüledi - Sayfa:14

 

Numberone.com.tr

 

Apple CEO’su Tim Cook’tan Ukrayna’ya destek

0

Rusya’nın Ukrayna saldırıları devam ederken, teknoloji şirketlerinin önlemleri ve tepkileri de devam ediyor. Son olarak Apple CEO’su Tim Cook, çalışanlara Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini ele alan ve Apple’ın son iki haftadaki olaylara tepki olarak aldığı önlemleri açıklayan bir e-posta gönderdi.

Apple CEO’su Tim Cook’tan Ukrayna’ya destek

Apple CEO’su Tim Cook, şirket çalışanlarına Ukrayna’ya nasıl yardım edileceği ve Rusya’nın saldırılarına karşı nasıl bir tepki sergilendiğini anlatmak için bir e-posta kaleme aldı. Teknoloji haberleri paylaşan insternet sitesi The Verge, Cook’un kaleme aldığı e-postanın bir kopyasına ulaşarak yayınladı.

Cook, e-postada Apple’ın bölgede çeşitli önlemler aldığını ve ürünlerinin Rusya’daki satışını durdurduğunu duyurdu. Ayrıca, Ukrayna’da Apple Haritalar veri paylaşımı ve Rusya’da Apple Pay kullanımını sınırladı. Cook ayrıca Apple’ın Ukrayna merkezli her çalışanla temas halinde olduğunu ve onlara ve ailelerine yardım etmek için çalıştığını belirtiyor.

BAĞIŞLARIN ETKİSİNİ ARTIRMAK İSİTYORUZ

“Ukrayna’da devam eden krizi ele almak için biraz zaman ayırmak istedim.

Şiddetten etkilenen herkes için endişelerimizi ifade ederken Apple’daki herkes adına konuştuğumu biliyorum. Evlerinden kaçan ailelerin ve hayatları için savaşan cesur vatandaşların görüntüleri geldikçe, dünyanın dört bir yanındaki insanların barışı sürdürmek için bir araya gelmesinin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.

Apple, insani yardım çabalarına bağışta bulunuyor ve gelişmekte olan mülteci krizine yardım sağlıyor. Ayrıca daha fazla neler yapabileceğimizi değerlendirmek için ortaklarla birlikte çalışıyoruz. Birçoğunuzun da destek olmak için istekli olduğunu biliyorum ve bağışlarınızın etkisini artırmaya yardımcı olmak istiyoruz. Bugünden itibaren Apple, uygun kuruluşlar için bağışlarınızı 2:1 oranında eşleştirecek ve bunu 25 Şubat’tan itibaren bu kuruluşlara yapılan bağışlar için geriye dönük olarak da yapacağız.

UKRAYNA’DAKİ ÇALIŞANLARIMIZA YARDIMCI OLDUK

Ukrayna ve bölge genelindeki ekiplerimizi desteklemek için çalışıyoruz. Ukrayna’daki her çalışanımızla temas halinde olduk, onlara ve ailelerine elimizden gelen her şekilde yardımcı olduk.

Durumu değerlendirmeye devam edeceğiz ve aldığımız önlemler konusunda ilgili hükümetlerle iletişim halindeyiz.”

İstanbul Müzik Festivali 50 yaşında

0

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın ilk festivali olan İstanbul Müzik Festivali, 2022’de 50. yaşını kutluyor. 6-24 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalin teması, ‘İstanbul.’

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen 50. İstanbul Müzik Festivali, 6-24 Haziran tarihleri arasında 50. kez müzikseverlerle buluşacak.

Yarım asırlık tarihinde Türkiye’den ve dünyanın pek çok farklı ülkesinden 45 bine yakın sanatçı ve topluluğu 3,5 milyonu aşkın izleyiciyle buluşturan İstanbul Müzik Festivali, verdiği eser siparişleriyle şimdiye kadar 20 yeni klasik müzik eserinin bestelenmesine aracı oldu, teşvik ödülleri ve fonlarla onlarca genç sanatçıyı destekledi.

TEMA: İSTANBUL

50. İstanbul Müzik Festivali, ‘İstanbul’ temasıyla üç hafta boyunca 12 farklı mekanda Türkiye ve yurt dışından 65’in üzerinde solist, topluluk ve orkestrayı ağırlayacak

İstanbul Müzik Festivali, şef ve besteci Tan Dun ile şef ve piyanist Thomas Adès’e verdiği eser siparişlerinin Türkiye prömiyerlerine ev sahipliği yapacak.

Deutches Symphonie Orchester Berlin, Tekfen Filarmoni Orkestrası, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası gibi önemli topluluklar ve Anna Prohaska, Gautier Capuçon, Alice Sara Ott gibi yıldız solistler de festivalin konukları arasında yer alacak.

AKM YENİDEN FESTİVAL MEKANI

Atatürk Kültür Merkezi (AKM) uzun yıllar sonra ilk defa 50. yılında yeniden festival mekânları arasında yer alacak.

İstanbul Müzik Festivali kapsamında hafta sonları İstanbul’un farklı park ve mekanlarında ücretsiz hafta sonu konserlerinin yanı sıra İKSV Alt Kat işbirliğiyle gerçekleştirilen Müzikli Bir Hafta Sonu etkinlikleri ile çocuklara ve gençlere yönelik atölyeler de düzenlenecek. 

Hande Yener’in kurşun döktürmesi lazım

Hande Yenerin kurşun döktürmesi lazım

Zaman zaman nazar değer insanlara… Olmadık işler getirir insanın başına. Hande Yener mesela. Geçtiğimiz ay, ayak parmağını kırdı. Çok göz önündeydi, kıyafetleriyle her hafta gündeme geliyordu. Sonra birden bu talihsiz olayı yaşadı. Nazar değdi yani. Ama o haliyle sahneye çıktı, ödül törenlerine katıldı, hatta tekerlekli sandalyesinden kalkıp şarkı bile söyledi.

ONUN ŞOVLARINI ÖZLEDİK

Uzun bir aradan sonra geçen akşam bir ödül törenine katıldı Hande Yener. Bu kez ayağı sargılıydı! Kedisi ayağına çay dökmüş. O da pansumanlı bir şekilde törene gelmiş. Biz iddialı Hande’yi özledik. Biz onun şovlarına çok alıştık. O yüzden hemen kurşun döktürmesi lazım Hande Yener’in, hemen!

Hande Yenerin kurşun döktürmesi lazım

30 OCAK

Ayak parmağı kırılan Hande Yener, 30 Ocak’ta tekerlekli sandalyeyle ödül törenine katılmıştı.

Hande Yenerin kurşun döktürmesi lazım

28 ŞUBAT

Hande Yener önceki gün katıldığı törenden iki ödülle ayrıldı. Şarkıcı hem ‘yılın en iyi kadın pop sanatçısı’, hem de Tepki ile “Olmazsan Olmaz” şarkısında yaptığı feat’le ‘en iyi feat şarkısı’ ödülünü aldı.

 

 

Numberone.com.tr

Rihanna’nın cesur hamile stili

0

İlk bebeğini bekleyen Rihanna, hamilelik sürecindeki giyim tarzı ile adından söz ettiriyor. Ünlü şarkıcı, önceki gün Paris Moda Haftası’ndaki bir defileyi izlemek üzere yaptığı transparan kıyafet seçimiyle çok konuşuldu

Rihanna'nın cesur hamile stili - 1

Rap şarkıcısı ASAP Rocky ile yaklaşık iki yıldır aşk yaşayan dünyaca ünlü şarkıcı Rihanna, annelik heyecanı yaşıyor. Hamileliği sevdiği her halinden belli olan ve büyüyen göbeğini, seçtiği kıyafetlerle gözler önüne seren ünlü şarkıcı, önceki gün Paris Moda Haftası’nda bir defileyi izlemeye gitti.

Rihanna'nın cesur hamile stili - 2

34 yaşındaki Barbadoslu sanatçı, soğuk havaya rağmen giydiği, siyah iç çamaşırını aynı renk transparan bir tülle saran kıyafetiyle dikkat çekti.

Belirginleşen karnını transparan kıyafetiyle sergileyen Rihanna için sosyal medyada, “Bebek üşümüyor mu?” şeklinde yorumlar yapıldı.

Rihanna'nın cesur hamile stili - 3

Aylarca hamileliğini gizleyen Rihanna, karnı belirginleştikten sonra hamileliğini ilan etmeyi tercih etti.

Rihanna'nın cesur hamile stili - 4

Sık sık sevgilisi ASAP Rocky ile birlikte fotoğraf veren Rihanna, en son yine Paris Moda Haftası kapsamında, geçen yıl hayatını kaybeden yıldız moda tasarımcısı Virgil Abloh‘un anısına düzenlenen Off-White defilesinde boy göstermişti.

Rihanna'nın cesur hamile stili - 5

Ünlü isim, verdiği bir röportajda hamilelik sürecini anlatmış, bu sürecin göründüğü gibi rahat geçmediğini söylemişti. Rihanna, normal olmayan aşermeler ve inanılmaz bir yorgunluk yaşadığını ifade etmişti.

Rihanna'nın cesur hamile stili - 6

İBB, 112 yılık tarihe kitaplarla can verdi

İBB, 112 yılık tarihe kitaplarla can verdi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), atıl durumdaki 112 yıllık “Beyazıt İETT Troleybüs Kuvvet Merkezi”ni restore etti.

İBB, kaderine terk edilmiş, 112 yıllık “Beyazıt İETT Troleybüs Kuvvet Merkezi”ni, 20 bin kitaplık “Kütüphane Troleybüs”e dönüştürdü. İstanbul Üniversitesi’nin birçok fakültesinin konumlandığı alanda bulunan Kütüphane Troleybüs’ü açan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Mezunu olduğum İstanbul Üniversitesi’nin hemen duvarının dibine, böyle güzel bir eserin oluşmasına katkı sunmaktan, onun bir parçası olmaktan büyük gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. İstanbul Üniversitesi mezunu ve şu anda bu güzel kentin Belediye Başkanı olmak, çok gururla, çok onurla yapılan bir hizmet ve deneyim” dedi.

Fatih Süleymaniye Mahallesi’nde bulunan 20 bin kitaplık “Kütüphane Troleybüs”ün açılışı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. “İstanbul’un endüstriyel alanlarından birini, miraslarından birini, işlevli bir şekilde hayata geçirme heyecanını yaşıyoruz” dedi. Troleybüsün İstanbul ulaşımında önemli bir yere sahip olduğunu belirten İmamoğlu, bu tarz mekanların dönüşümünün önemine dikkat çekti. “Bizimle inşallah çok daha güzel bir geleceğe imza atan mekan olacak” diyen İmamoğlu, şu bilgileri paylaştı:

“YENİ NESİL İÇİN NOSTALJİK BİR KAVRAM”

“112 yıldır burada varlığı sürüyordu yapının. Tabii birçok dönemin, birçok sistemin, birçok vakanın, olayın şahitliğini etmiş de bir yapı burası. Üstelik Beyazıt gibi kentimizin belki de en önemli hafıza noktalarından birinde bulunması da ayrı bir öneme sahip” dedi. Kütüphane Troleybüs’e dönüşen binanın tarihçesini özetleyen İmamoğlu, “Yeni nesil için troleybüsün aslında nostaljik bir kavram olduğunun farkındayız. Beyoğlu’nda, İstiklal’de gördüğümüzde tümümü onu bir nostalji objesi olarak görüyoruz. Oysa bu araçlar, ulaşımda o dönemde modernleşmenin de simgesi olmuş. Ve 1984 yılına kadar da İstanbullulara çok değerli hizmetlerde bulunmuş. Trafikten çekilmeleriyle de bu tür alanları, bu tür yapıları atıl duruma düşmüş. Bu da onlardan bir tanesi.”

“BU TÜR ALANLARI KAMU YARARINA HAYATA GEÇİRMEYİ ÖNEMSİYORUZ”

Türkiye genelinde bu tür endüstri merkezlerine gereken önemin verilmediğinin ve yıkıma uğradıklarının altını çizen İmamoğlu, “Halbuki bu hafızanın, sağlıklı bir dönüşümün kente ne kadar değer katacağını ne kadar kimlikli bir alana dönüşeceğini ve bu hafızanın bir şekilde yaşatılması, güncel ihtiyaçları karşılaması bence toplumsal olgunluğun da önemli bir faydası diye düşünüyorum; Önemli bir çalışması olarak görüyorum. Bu bakımdan, bu tür alanları bizler yeni bir işleme kavuşturmayı, kamu yararı doğrultusunda hayata geçirmeyi çok önemsiyoruz. Sadece burada değil birçok noktada bu çalışmamızı yürütüyoruz. İstanbul’un sanayi ve üretim kültürünün bir nevi tarihi temsilcisi bu yapılar. Ve bunların anlatılması lazım. Aynı zamanda, bulundukları potansiyele baktığımızda da kentin geleceğine de farklı bir boyutta hizmet etme şansına sahip” diye konuştu. İmamoğlu, yakın zamanda hizmete açtıkları Kadıköy’deki Müze Gazhane’nin bu tarz dönüşümlere güzel bir örnek olduğunu ifade etti.

“BİNANIN ÖZ HALİNİN KORUNMASINA ÖZEN GÖSTERDİK”

Kütüphane Troleybüs restorasyonunda, binanın öz halinin korunmasına özen gösterdiklerini belirten İmamoğlu, “Bence bunu hissetmek, buraya gelen insanlara iyi gelecek diye de düşünüyorum. Tabii bu alanın gerçekten yaşama kavuşması, bir tesadüf olmasa gerek. Beyazıt ve Süleymaniye bölgesi geçmişte de aslında baktığımızda, şehrin entelektüel tarafını besleyen, medreseleri, üniversite yapıları ve en önemli kütüphanelerin, sahafların bulunduğu bir birikim merkezi. Dolayısıyla bu değerli alanın da bu şekilde bir dönüşümü, hayat boyu öğrenme misyonumuzun da bir gereği olarak, sanki o yolculuğun bu çağdaki bir eki olarak da düşünebiliriz bu alanın bugünkü pozisyonunu” dedi.

“DEZAVANTAJLI ALANLARDA KÜTÜPHANE AÇMA ÇABASINDAYIZ”

Gençlere kendilerini geliştirmeleri için imkanları sunma konusunda cömert olmak zorunda olduklarına vurgu yapan İmamoğlu, “Aksi takdirde, dünyayla yarışmayı mümkün kılamayız. O bakımdan bu öğrenme ve güçlenme zeminiyle beraber, onların aldığı enerjiyi, ben eminim ki buradan, bu güzel mekandan Beyazıt’tan, bütün şehre yayabilirler. Üniversite kulüpleri için buluşma, söyleşi, çalışma ortamı sağlayacağını, bu mekanın o zenginliğinin de farkında olmamız gerekiyor. Aynı zamanda burada bir sergi alanı gibi de bu alanın, dönem dönem belki sokağa taşabilen bir takım etkinlikleriyle çevresini de pozitif etki altına alan bir mekansal tasarıma sahip olduğu ortada” şeklinde konuştu. İstanbul’da birçok noktada, özel olarak da dezavantajlı alanlarda kütüphane açma çabası gösterdiklerinin altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:

“AÇTIĞIMIZ 9 KÜTÜPHANEYE 4 TANE DAHA EKLEYECEĞİZ”

“Buradan kastım şu: Hem gelir seviyesi hem arazi sıkıntısının olduğu, bir şeyi yapamama, bir şey bulamama konusunda çok sıkıntı duyduğumuz noktalarda, büyük çabalarla İstanbul’da birçok kütüphaneyi vatandaşlarımızla buluşturduk. Bugüne kadar açtığımız 9 kütüphaneye, mart ayı itibariyle, 4 tane daha ekleyeceğiz. Bu noktada özellikle zorlandığımız yerlerde, gerekirse uzun süreli bina kiralamaları yaparak, yapı imkanı bulamadığımız yerlerde, bu şekilde bir adaleti o mahalleye de taşıma, adaleti o semtin içine, o mahallenin, o sokağın içine taşıyıp, her vatandaşımızı eşit hale getirme çabamızın da bir simgesi olarak görüyorum. Tabii buranın bundan sonra zenginleşmesi, gelişmesi, ortaya koyacağı marifetin karşılığını görmemizi sağlayacak olan, buranın gerçekten gerçek sahibi olan gençlerimize de ait olacak.”

ATATÜRK VE KEMAL’İ ANDI

Dünyadaki savaş gündemine de değinen İmamoğlu, “Mustafa Kemal Atatürk’ün, mecbur kalmadıkça yapılan savaşı cinayet diye tanımlayan sözünü, bir kez daha bize hatırlatıyor” dedi. Kütüphanelerin; aydınlanmanın, iyi ve doğru bilgilere sahip olmanın, daha iyi düşünen, berrak zihinlere sahip olmanın en besleyici alanları olduğunu vurgulayan İmamoğlu, usta yazar Yaşar Kemal’den, “Bir, benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. İki, insanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşağılayamasın. Kimse kimseyi asimile edemesin. İnsanları asimile etmeye can atan devletlere, hükümetlere olanak verilmesin. Benim kitaplarımı okuyanlar bilsinler ki, bir kültürü yok edenlerin kendi kültürleri, insanlıkları ellerinden uçmuş gitmiştir. Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar” alıntısını yaptı.

“MEZUNU OLDUĞUM OKULA KATKI SUNMAKTAN GURUR DUYUYORUM”

“Büyük usta Yaşar Kemal’i, bu güzel sözleri bize miras bıraktığı için, rahmet ve minnetle anıyorum” diyen İmamoğlu, “Mezunu olduğum İstanbul Üniversitesi’nin hemen duvarının dibine, böyle güzel bir eserin oluşmasına katkı sunmaktan, onun bir parçası olmaktan büyük gurur duyduğumu da ifade etmek istiyorum. İstanbul Üniversitesi mezunu ve şu anda bu güzel kentin Belediye Başkanı olmak, çok gururla, çok onurla yapılan bir hizmet ve deneyim” ifadelerini kullandı.

POLAT: “GEREKTİĞİ HIZLA VE TİTİZLİKLE BİTİRDİK”

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da konuşmasında, Kütüphane Troleybüs’ün restorasyon sürecini detaylarıyla anlattı. Geçtiğimiz yıl yaptıkları Beyazıt Meydanı inceleme gezisi sırasında binayı İmamoğlu’na gösterdiklerini aktaran Polat, “Sayın Başkan’ımızın, restore edilerek İstanbul Üniversitesi’nin yoğunlaştığı alanda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin öğrencilere bir armağanı olarak düzenlenmesi konusunda bize talimatlarıyla başlamış bir proje. Bu süre içerisinde, bir restorasyon projesi olmasından ötürü hassasiyetle ilerlendiği için daha hızlı bitebilirdi belki. Ama olması gerektiği hızla ve titizlikle bitmiş oldu” bilgilerini paylaştı. Açılış kurdelesini gençlerle birlikte kesen İmamoğlu, sonrasında öğrencilerle keyifli sohbetler gerçekleştirdi. İstanbul Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Kutgün Eyüpgiller’in de eşlik ettiği İmamoğlu, öğrencilerden gelen soruları yanıtladı.

UNUTULMAYA TERK EDİLMİŞTİ

Beyazıt İETT Troleybüs Kuvvet Merkezi’nin hikâyesi, 1910 yılında tarihi yapının inşasıyla başladı. 1912 yılındaki açılışa kadar atlı tramvaylar için ahır olarak kullanılan yapı, 1914’te İstanbul’un ilk elektrikli tramvayının Karaköy-Ortaköy hattında seferlere başlamasıyla, kent içi elektrikli tramvay ulaşımını artırmak adına kurulan tesislere paralel olarak, zamanın ihtiyaçları doğrultusunda genişletilip, elektrikli tramvaylar için güç istasyonu olarak kullanıldı. “Beyazıt Güç İstasyonu” olarak da anılan bina, elektrikli tramvayların kullanımdan kalkması üzerine 1961 yılında troleybüsler için “kuvvet merkezi” işlevi gördü. 1984’te ise troleybüslerin İstanbul trafiğinden çekilmesiyle atıl duruma düşerek, uzun yıllar unutulmaya terk edildi.

 

Numberone.com.tr

Lexi: Önce okul sonra podyum

Ünlü İngiliz oyuncu ve yarışma jürisi Amanda Holden’in 16 yaşındaki kızı Lexi modellik yapmaya karar verdi.

Lexi: Önce okul sonra podyum

Dünyanın önde gelen modellik ajanslarının peşinden koştuğu Lexi, Kate Moss’un ajansı Storm ile anlaştı. Ancak anne Amanda Holden anlaşmaya, kızının 18 yaşından önce modellik yapmaması ve eğitim hayatını aksatmaması koşuluyla ‘Evet’dedi.

 

Numberone.com.tr

Hande Erçel tahtını Fenomen CZN Burak’a kaptırdı!

Ünlü oyuncu Hande Erçel, sosyal medyada en çok takip edilen Türkler arasında 3. sırada yer alıyordu. Erçel, Instagram’da en çok takipçisi olan ikinci Türk unvanını kaptırdı. CZN Burak, Nusret’ten sonra en çok takipçisi olan ikinci Türk takipçili Instagram hesabı oldu.
Hande Erçel tahtını Fenomen CZN Burak'a kaptırdı!Türkiye’nin Instragram’da en çok takipçisi olan ünlülerinin kim olduğu belli oldu. Instagram’da en hızlı yükselişe sahip olan, hayran kitlesini adeta katlayarak artıran oyuncular arasında Hande Erçel geliyor.

En çok takip edilenlere göre zirvede ünlü işletmeci Nusret yer alıyor. 2. sırada yer alan güzel oyuncu Hande Erçel unvanını fenomen CZN Burak’a kaptırdı.

Nusret’in takipçisi sayısı, 42,6 milyon takipçiye sahip

CZN Burak’ın takipçisi, 32 milyon takipçiye sahip,

Hande Erçel’in takipçisi 26,9 milyon takipçiye sahip.

 

Numberone.com.tr

Rus sanat dünyasından savaşa tepki! Venedik Bienali’ndeki Rus Pavyonu kapatıldı

Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesine tepkiler sanat çevrelerinden de yükseliyor. Rus sanatçılar, işgale karşı Venedik Bienali’nden çekildiklerini duyurdu. Ukrayna’yı temsil edecek sanatçının eseri ise bir arabanın arka koltuğunda ülkeden güvenle çıkarıldı.
Sanat dünyasının savaşa tepkisi

KÜLTÜR SANAT SERVİSİ Savaş gündelik hayatta olan her şeyi etkilediği gibi sanatı da etkiliyor. Filler ve çimen ilişkisinde zarar görenin kim olacağı yeterince aşikâr. Yaşanan olaylar karşısında sanat camiasından da sesler yükselmeye devam ediyor. İki yılda bir İtalya’nın Venedik kentinde düzenlenen dünyanın en köklü ve prestijli organizasyonlarından Venedik Bienali’ndeki Rus Pavyonu kapatıldı. Rus sanatçılar Alexandra Sukhareva ve Kirill Savchenkov’un yanı sıra küratör Raimundas Malašauskas da yaptığı açıklamada, artık pavyonda yer almayacağını duyurdu. Rus sanatçılar sosyal medya üzerinden yaptıkları ortak paylaşımda Ukrayna’da gelişen siyasi durumun Rus Pavyonu’ndan ayrılmalarına sebep olduğunu açıkladı. Sanatçılar, “Siviller füzelerin ateşi altında ölürken, Ukrayna vatandaşları barınaklarda saklanırken, Rus protestocular susturulurken sanata yer yok” sözleriyle yaşananları prostesto etti. Pavyonun organizatörleri ise Instagram üzerinden, Rus pavyonunun kapalı kalacağını, yeni bir organizasyon yapılmayacağını duyurdu.

Ukrayna’nın akıbeti

Ukrayna Pavyonu ise can güvenliği ve eserlerin ülkeden çıkışında yaşanacak sıkıntılar nedeniyle bienalde yer alamayacağına dair kaygılarını ileten bir mesaj yayınlamıştı. Geçtiğimiz günlerde, Venedik Bienali’ndeki Ukrayna Pavyonu’nun askıya alındığı duyurulmuştu. Bienal ekibinin yaptığı açıklamada Ukrayna’yı temsil edecek ressam Pavlo Makov, pavyonda yer alacak eserlerin, küratör Maria Lanko’nun arabasının arka koltuğunda Ukrayna’dan Polonya’ya başarıyla çıkarıldığı açıklandı.

Moskova’nın Gorki Parkı’nda yer alan Garaj Çağdaş Sanat Müzesi ise “Ukrayna’da ortaya çıkan insani ve siyasi trajedi sona erene kadar tüm sergilerdeki çalışmaları durduracağını” açıkladı. İzlandalı sanatçı Ragnar Kjartansson da Moskova’daki sergisini kapatarak yaşananları protesto etti.

Pen yazarlarından tepki

PEN International, dünya çapında 1000’den fazla yazar tarafından imzalanan, yazarlar, gazeteciler, sanatçılar ve Ukrayna halkı ile dayanışmayı ifade eden, Rus işgalini kınayan bir mektup yayımladı. Aralarında Nobel ödüllü yazarlar Svetlana Alexievich ve Orhan Pamuk’un yer aldığı listede Margaret Atwood, Paul Auster, Salman Rushdie, Tsitsi Dangarembga, Anthony Doerr, Siri Hustvedt, Yann Martel, Joyce Carol Oates, Burhan Sönmez, Elif Şafak, Olga Tokarczuk, Ludmila Ulitskaya gibi yazarlar var. Bildiride şu ifadelere yer verildi: “Bizler, dünyanın dört bir yanındaki yazarlar, Rus güçlerinin Ukrayna’ya karşı başlattığı şiddet karşısında dehşete düşüyor ve acilen kan dökülmesine son verilmesi çağrısında bulunuyoruz. Tüm bireylerin barış, özgür ifade ve özgür toplanma hakkı vardır. Putin’in savaşı, sadece Ukrayna’da değil, tüm dünyada demokrasi ve özgürlüğe yönelik bir saldırıdır. Barış ve şiddeti körükleyen propagandaya son verilmesi çağrısında birleştik. Özgür ve bağımsız bir Ukrayna olmadan özgür ve güvenli bir Avrupa olamaz. Barış hâkim olmalı.”

 

Numberone.com.tr

Dilan Çiçek Deniz’e Thor Saevarsson’dan: Sen benim her şeyimsin!

Dilan Çiçek Deniz'e Thor Saevarsson'dan: Sen benim her şeyimsin! - Güncel Magazin Haberleri
Geçtiğimiz sene İzlandalı yönetmen Thor Saevarsson ile yeni bir aşka yelken açan Dilan Çiçek Deniz, 27 yaşına bastı. Saevarsson, 2 ay önce Boğaz Köprüsü’nde “Evet!” yanıtını aldığı ünlü oyuncunun doğum gününü sosyal medyadan kutladı.

Dilan Çiçek Deniz'e Thor Saevarsson'dan: Sen benim her şeyimsin! - Güncel Magazin Haberleri
“HAYATIMIN IŞIĞI, SEN BENİM HER ŞEYİMSİN”

Birlikte çekilen eski fotoğraflarını yayınlayan Thor Saevarsson, Deniz’e, “İki ruhun birbirini tesadüfen bulmadığını söylüyorlar… Hayatımın ışığı, belimin ateşi… Günahım, ruhum… Doğum günlerinin en güzelini dilerim, sen benim her şeyimsin.” sözleriyle seslendi.

Oyuncu ise sevgilisine, “Sen benim her şeyimsin!” ifadeleriyle yanıt verdi. Çiftin paylaşımları takipçilerinden oldukça ilgi gördü.

Dilan Çiçek Deniz'e Thor Saevarsson'dan: Sen benim her şeyimsin! - Güncel Magazin Haberleri
KARI-KOCA OLDULAR!

Öte yandan Yıldız Teknik Üniversitesi’nin düzenlediği ödül törenine katılan Dilan Çiçek Deniz, geceden fotoğrafları Instagram hesabından paylaşmıştı. Deniz’e sevgilisinden yorum gecikmemişti. Saevarsson, ünlü oyuncuya, “Karım…” diyerek, seslenmişti. Ünlü oyuncu ise nikah masasına oturmaya hazırlandığı Thor Saevarsson’a, “Kocam…” yanıtını vermişti.

Dilan Çiçek Deniz'e Thor Saevarsson'dan: Sen benim her şeyimsin! - Güncel Magazin Haberleri
“EVET’ DEDİM!”

Evlilik teklifi sonrası mutluluğunu takipçileriyle paylaşmayı ihmal etmeyen Dilan Çiçek Deniz, bu fotoğrafına, “Evet’ dedim!” notunu düşmüştü. Takipçileri ise Deniz’in tektaşını sergilediği gönderiye, “Mutluluklar!” yorumları yağdırmıştı.

Dilan Çiçek Deniz'e Thor Saevarsson'dan: Sen benim her şeyimsin! - Güncel Magazin Haberleri
“HALA ŞOKTAYIM!”

Ardından Arnavutköy’deki bir mekanda kutlama yemeği gerçekleştiren çiftten Deniz, “Çok hazırlıksız yakalandım. Çok mutluyum, hala şoktayım. Köprü üstünde evlilik teklifi yapmasının nedeni; benim Asya’da, onun Avrupa’da olması. Onun için böyle bir sürpriz yapmış.” şeklinde konuşmuştu.

Dilan Çiçek Deniz'e Thor Saevarsson'dan: Sen benim her şeyimsin! - Güncel Magazin Haberleri
DİLAN AİLEYE GİRDİ

“Evlilik tarihi henüz belli değil. Zaten belli olursa siz öğrenirsiniz.” açıklamasını yapan ikili, daha sonra yeni yılı İzlanda’da karşılama kararı almıştı. Soluğu sevgilisinin memleketinde alan Dilan Çiçek Deniz, Saevarsson’ın ailesiyle tanışmayı da ihmal etmemişti.

Dilan Çiçek Deniz'e Thor Saevarsson'dan: Sen benim her şeyimsin! - Güncel Magazin Haberleri
“KAYINPEDER!”

Thor Saevarsson’ın babasıyla birlikte objektif karşısına geçen ünlü oyuncu, gönderisinde, “Hanımlar, beyler; kayınpeder…” notunu düşmüştü. Deniz’in bir hayli neşeli olduğu da dikkatlerden kaçmamıştı.

Dilan Çiçek Deniz'e Thor Saevarsson'dan: Sen benim her şeyimsin! - Güncel Magazin Haberleri
26 yaşındaki Dilan Çiçek Deniz, sevgilisinin kardeşiyle de poz vermişti.

 

Numberone.com.tr

Kraliçe Elizabeth Covid sonrası işine döndü

0

Covid teşhisi konulduktan sonra ilk kez görüntü veren Kraliçe Elizabeth, tedbiren konuklarını yüz yüze değil, uzaktan bağlantı yoluyla ağırladı.

Kraliçe II. Elizabeth, Covid-19 teşhisi konulmasından bu yana ilk kez görüntü verdi. 95 yaşındaki Kraliçe, işine dönse de insanlarla fiziksel olarak bir araya gelmekten kaçınıyor.

Kraliçe, Windsor Kalesi’nde çalışmalarına görüntülü görüşmeler yaparak devam ediyor.  

Kraliçe dün Andora Büyükelçisi Carles Jordan Madero, Çad Büyükelçisi Kedella Younous Hamidi ve eşi Soraia Maria Valls Pinilla ile sanal görüşme yaptı.

Gelen fotoğraflarda Kraliçe, Buckingham Sarayı’nda kendisini ziyarete gelenleri, bilgisayar ekranından görüntüsüyle ağırladı.

Müzisyenler, Rusya’daki konserlerini birbiri ardına iptal ediyor

0
Rusya’nın Ukrayna harekâtı nedeniyle dünyaca ünlü müzik grupları ve şarkıcılar, Rusya’da verecekleri konserleri iptal ettiklerini açıklamaya başladı.

Öte yandan özellikle Batılı ülkeler, Rus sanatçıların ülkelerinde verecekleri konserleri iptal ediyor. Son olarak Rusya’nın müzik alanında yetiştirdiği en büyük isimlerden biri olarak gösterilen şef Valery Gergiev’in Münih Filarmoni Orkestrası’ndaki “birinci şef” görevine son verildi ve sanatçının katılacağı konserler iptal edildi. Sibirya Rus Devlet Balesi topluluğu da İngiltere turnesini iptal ettiğini açıklamıştı.
Rusya’nın Ukrayna harekâtı nedeniyle ülkeye uygulanan yaptırımlara sanat dünyası da katıldı. One Direction grubundan Louis Tomlinson ve ünlü grup Franz Ferdinand, Moskova’da verecekleri konserleri iptal ettiklerini açıkladı. Daha önce de Green Day, punk yıldızı Yungblud, ABD’li rock grubu Health ve rapçi Oxxxymiron, Rusya’da planlanmış olan konserlerinin iptal haberlerini duyurmuştu.
BBC’nin haberine göre İngiliz şarkıcı Louis Tomlinson, hem Rusya’nın başkenti Moskova’da hem de Ukrayna’nın başkenti Kiev’de konser organizasyonları yapılmış olduğunu ancak gelinen noktada her iki konserin de iptal edildiğini açıkladı. Sanatçı, Twitter hesabından yaptığı duyuruda, “Hayranlarımın güvenliği benim için en önemli nokta; Ukrayna halkını ve bu gereksiz savaşta acı çeken herkesi düşünüyorum” dedi.
‘SAVAŞ İSTEMEDİĞİNİZİ BİLİYORUZ’