Ana Sayfa Blog Sayfa 619

Gülçin Ergül Gözyaşlarını tutamadı

0
Gülçin Ergül, şarkı hazırlığı içinde olduğunu söyledi ve kazadan bahsederken gözyaşlarına boğuldu
Gözyaşlarını tutamadı

Aralık ayında sevgilisi Erdal Şeyda Lafçı’yı trafik kazasında kaybeden Gülçin Ergül, Cihangir’deydi. Klip yönetmeniyle bir proje üzerine konuştuklarını söyleyen şarkıcı, “Erkek arkadaşıma ithafen bir şarkı yaptık. Hayatım müzikle geçiyor ve kendimi en iyi bu şekilde ifade ediyorum. Duygularımı dönüştürdükçe acılarım hafifliyor” dedi. Kabullenmesi çok zor bir süreçten geçtiğini fiade eden Ergül, “O arabanın içinden çıkabilmek büyük mucize” diyerek gözyaşlarına boğuldu.

 

Numberone.com.tr

Seren Serengil 51’inci yaş gününü kutladı

0
Seren Serengil 51’inci yaş gününü evinde yaptığı bir partiyle kutladı. Doğum gününe daha önce küs olduğu Ece Erken ve Demet Akalın da katıldı. Serengil, beraber verdikleri pozları paylaştı ancak fotoğraflardaki filtre sosyal medyada olay oldu.

 

Numberone.com.tr

Demet Özdemir ve Oğuzhan Koç iki gün iki gece düğün yapacak

0

 

Numberone.com.tr

Voleybolda milli takımların yeni sponsoru Bee Goddess oldu

0

Türkiye Voleybol Federasyonu ile Bee Goddess arasında resmi sponsorluk sözleşmesi imzalandı. Tanıtım toplantısına TVF Başkanı Üstündağ, milli voleybolcular Zehra Güneş ve Vahit Emre Savaş da katıldı.

Voleybolda milli takımların yeni sponsoru Bee Goddess oldu
Türkiye Voleybol Federasyonu ile Bee Goddess arasında resmi sponsorluk sözleşmesi imzalandı. Burhan Felek Vestel Voleybol Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısına Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, milli voleybolcular Zehra Güneş ve Vahit Emre Savaş’ın yanı sıra Bee Goddess Direktörü Ece Şirin ve Bee Goddess Genel Müdürü Cem Şirin katıldı.

Önemli bir sponsorluk anlaşması yaptıklarını söyleyen TVF Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, şunları söyledi:

“Bee Goddess, gücümüze güç katacak””Sponsorlarımız bize güç veriyorlar. Güzel günler geçiren Türk voleybolu daha büyük başarılara nasıl imza atar, bunun çalışması içinde paydaşların çok önemli olduğunu, sponsorların çok önemli olduğunu belirtmek istiyorum.”

Sponsorluk anlaşmasının üç yıllık olduğunu söyleyen Üstündağ, “Voleybolun marka değerinin daha önemli noktalara gelmesi için sponsor desteklerine ihtiyacımız var. Bee Goddess milli takımlar resmi sponsoru olarak gücümüze güç katacak.” dedi.

“En heyecan duyduğum gün bugün”Bee Goddess Direktörü Ece Şirin bu sponsorluğun kendisini çok heyecanlandırdığını belirterek, “Bu değerli ailenin, bu platformun yeni bir üyesi olarak çok büyük başarılara imza atmak istiyoruz. Sayın Başkanla daha önce yaptığımız konuşmada ondan büyük bir enerji aldım. Voleybolun geldiği yeri bir kez daha gördüm. En büyük misyonum Türkiye’nin manevi değerlerinin ışığıyla tüm dünyayı aydınlatmak. Bu yolculuğumda en heyecan duyduğum gün bugün. Amacımız ortak başarı ve Türkiye’nin bir spor ülkesi olması.” şeklinde konuştu.

Adam Voleybol, Sultanlar Ligi yolunda takıldı
Zehra Güneş: “Daha fazla ışıldamamıza yardım edecek”Milli oyuncu Zehra Güneş ise “Bu sponsorluk haberini ilk aldığımda çok mutlu oldum. Bizim daha fazla ışıldamamıza yardım edeceği için teşekkür ediyorum.” dedi.

Sponsorlukta emeği geçen herkese teşekkür eden Vahit Emre Savaş da bu desteğe sahada en iyi şekilde cevap vermeye çalışacaklarını söyledi.

Üstündağ toplantının sonunda Ece ve Cem Şirin’e isimlerinin yazılı olduğu milli takım forması ve plaket hediye etti.

 

Numberone.com.tr

Ünlü müzisyenin hiç yayınlanmamış şarkısı açık artırmada

0

Efsanevi grup Beatles’ın üyelerinden müzisyen Paul McCartney’nin hiç duyulmamış bir şarkı kaydı açık artırmaya çıkıyor.

Ünlü müzisyenin hiç yayınlanmamış şarkısı açık artırmada

79 yaşındaki İngiliz sanatçı Sir Paul McCartney’nin, yine Beatles üyesi Ringo Starr’ın 1981 albümü “Stop and Smell the Roses” için hazırlanan “Attention” şarkısının demo versiyonunun yaklaşık 195 bin TL’ye (10 bin Sterlin) satılması bekleniyor.

McCartney’in demo kaydı, Starr’ın 1981 tarihli albümünden önce referans olması için saksafoncu Howie Casey’e verildi. Casey’nin eşi Sheila, “Attention”ın bitmiş versiyonunda Linda McCartney ile birlikte geri vokal yapacaktı.

Guardian’ın haberine göre, Casey, şimdi parçayı (telif hakkı olmadan) Omega Müzayedeleri’nde açık artırmaya sunuyor.

AKTİF MÜZİK HAYATINA DEVAM EDİYOR

Müzayedeci Paul Fairweather, “McCartney’in tek başına böyle bir şarkının temellerini attığını duymak gerçekten büyüleyici ve bu onun şarkı yazma konusundaki şaşırtıcı yeteneği hakkında bir fikir veriyor” dedi.

Şarkının açık artırmaya çıkarılması, Beatles hazineleri için ilk değil. Kasım 2021’de Omega Müzayedeleri, George Harrison’ın Liverpool’daki üç yatak odalı çocukluk evini yaklaşık 2,5 milyon TL (160.000 Euro) karşılığında sattı. Ev, Beatles grubunun emekleme döneminde sayısız provasını yapıldığı yerdi.

Haziran ayında 80. doğum gününü kutlayacak olan McCartney, aynı ayın sonunda Glastonbury Festivali’nde de sahneye çıkacak. Müzik kariyerine aktif olarak devam eden müzisyen, ayrıca bu ayın sonlarında da ABD turnesine başlamayı planlıyor.

 

Numberone.com.tr

“Bu tarihi kareye ben de sızdım”

0

Ünlü tiyatrocu Demet Akbağ, 15 yıl aradan sonra ilk kez sahneye çıktı. Yılmaz Erdoğan’ın da 20 yıl aradan sonra yazdığı ilk tiyatro oyunu olan ‘Aydınlıkevler’ ile yeniden tiyatro sahnesine dönen Akbağ’ı izlemek için ünlü komedyenler sıra oldu. Tiyatroyu izleyenler arasında yer alan gazeteci yazar Ertuğrul Özkök, oyun ve seyirciler hakkında yorumlarda bulundu. Hafta içi her gün Number1 FM‘deki ‘Ertuğrul Özkök ile Günün Yorumu’ isimli sesli köşesinden dinleyicilere seslenen Özkök, “Tam önümdeki sırada tarihi bir kare gerçekleşti. Türkiye’nin 4 tan efsane komedyeni ve komedi yazarı yan yana oturuyordu. Metin Akpınar, Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz ve Ata Demirer” dedi.

Oyunun çok güzel olduğunu söyleyen Özkök, “Bir zamanlar 1960’lı, 70’li yıllardaki Ankara Sanat Tiyatrosu’nun tadında, hafif onun nostaljisinde ama komedi olarak şahane bir oyundu. Hepinize tavsiye ederim.” diye belirtti.

Ertuğrul Özkök konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Haftanın son günü ve size yine siyasetten bahsetmeyeceğim. Dün akşam çok güzel bir oyunun galasındaydım. Oyunu yazan Yılmaz Erdoğan’dı ve oynayan da Demet Akbağ. Demet Akbağ’ı epeydir sahnelerde görmemiştik. Ben her ikisini de taa 1990’lı yıllardaki ‘Bir Demet Tiyatro’ dönemindeki oyunlarından tanırım ve hayranıyım. Gerçekten çok güzel bir oyundu ve keyif aldık. Bu arada 2. sırada oturuyordum. Tam önümdeki sırada tarihi bir kare gerçekleşti. Türkiye’nin 4 tane efsane komedyeni ve komedi yazarı yan yana oturuyordu. Metin Akpınar, Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz ve Ata Demirer. Bir ara ben de arkalarına sızıp onlarla beraber bu tarihi karede kendimde göründüm. Bunu çocuklarıma torunlarıma bırakmak için.

Gerçekten bu dörtlü yıllardan beri Türkiye’ye, hepimize, en kötü en karanlık anlarımızda olağanüstü anlar yaşattılar. Dün akşamki oyunda böyle bir şeydi. Demet Akbağ muazzamdı. Bir zamanlar 1960’lı, 70’li yıllardaki Ankara Sanat Tiyatrosu’nun tadında, hafif onun nostaljisinde ama komedi olarak şahane bir oyundu. Hepinize tavsiye ederim. Çünkü insanı bir yandan güldürüyor, bir yandan da o nostaljinin Türkiye’nin masum yıllarının güzel anlarına götürüyor. Tabi bir de babaannelerimiz, o babaannelerimizin keyfi ve onların komik, güzel, sevecen halleri…”

Numberone.com.tr

Elon Musk’ın hisseleri Twitter çalışanlarını endişelendirdi

0

Twitter hisselerinin yüzde 9.1’ini aldıktan sonra yönetim kuruluna dahil olan Elon Musk’ın varlığının şirket içinde huzursuzluk yarattığı ortaya çıktı.

Elon Musk’ın hisseleri Twitter çalışanlarını endişelendirdi

Tesla ve SpaceX CEO’su Elon Musk’ın Twitter’ın hisselerinin yüzde 9.1’ini satın aldıktan sonra yönetim kuruluna dahil olmasının şirket içinde huzursuzluk yarattığı ortaya çıktı.

İngiliz haber ajansı Reuters’a konuşan bazı kaynaklar, Musk’ın gelmesi ile Twitter çalışanlarının platformun geleceği ile endişe yaşadığını söyledi. Musk’ın “özgür düşünceyi” desteklediğini belirten bazı çalışanlar, Twitter’ın en çok hissesine sahip olan Musk’ın gelişiyle platformda yasaklanan ABD’nin eski başkanı Donald Trump’ın engelinin de kaldırılmasının gündeme geldiği belirtildi.

“TROL KÜLTÜRÜ YAYILABİLİR”

Reuters’a konuşan kaynaklar, Twitter yönetim kurulunun şirketin politikası ile ilgili karar mekanizmasına dahil olmadığını aktarırken, Musk’ın yine de şirketin yaklaşımını etkileyebileceğini vurguladı. Musk ile birlikte “trol” ve “linç” kültürünün yayılmasından endişe eden kaynaklar, Musk’ın geçmişte kendisini eleştirenlere Twitter üzerinden saldırdığına da dikkat çekti.

Şirketten kovulmamak için ismini açıklamayan kaynaklar, “Yönetim kurulu şirketin gidişatını etkilemiyorsa Elon neden yönetim kurulunda olmak istedi” yorumunu yaparken Twitter’dan açıklama yapan bir yetkili, şu an izlenen stratejilerin değişmesiyle ilgili bir adım atılmadığını söyledi.

 

Numberone.com.tr

The Weeknd resti çekti: 8,5 milyon dolar talep etti

0

Yılın en çok beklenen festivallerinden biri olan Coachella’da programın netleşmesi bu defa sancılı oldu. The Weeknd ve Coachella organizatörleri arasında gergin anlar yaşandı.

The Weeknd resti çekti: 8,5 milyon dolar talep etti

Kim Kardashian’a yönelik taciz içerikli mesajlarından sonra festival programından çıkarılan Kanye West’in yerine The Weeknd ile anlaştığı duyurulmuştu. Ancak West’e 8,5 milyon dolar ödendiğini öğrenen Weeknd, festival organizasyonuna rest çekti. Ünlü müzisyen, aynı ücretin ödenmemesi halinde sahne almayacağını söyledi.

Bir süredir Kim Kardashian’a sosyal medya üzerinden de uyguladığı taciz içerikli mesajlarıyla gündeme gelen Kanye West’in programları bir bir iptal ediliyor. Grammy’deki performansında olduğu gibi Coachella programından da olan West’in yerini son yılların yükselen ismi The Weeknd aldı.

AYNI ÜCRETİ ÖDEMEK İSTEMEDİLER

Ancak organizasyon ve müzisyen arasındaki anlaşma oldukça sancılı geçti. Organizatörler, West için 8 milyon dolar artı 500.000 dolarlık prodüksiyon ücreti sağlarken Wekknd’e bu ücretin altında bir teklifle gidilmesi müzisyenin sahne almamakla tehdit etmesine neden oldu.

Müzisyene yakın bir kaynak; “Organizatörler Weeknd’e daha düşük bir ücret ödeyip geri kalanı ceplerine indirmek istedi, ancak Weeknd’in sahneye çıkmama tehdidi üzerine Anschutz’un şirketi pes etti ve The Weeknd’e aynı parayı ödemeyi kabul etti” dedi.

 

Numberone.com.tr

Anadolu Leoparı Antalya’da ortaya çıktı

0

Neslinin tükendiği düşünülen ancak son yıllarda fotokapanlarla görüntülenerek büyük sevinç yaşatan Anadolu Leoparı bu kez Antalya’da ortaya çıktı.

Türkiye’de sayısız kez görüntülenmesine karşın Anadolu Leoparı’nın hâlâ varlığının resmi olarak ilan edilmemesine tepki gösteren CHP Adana Milletvekil Ayhan Barut, “Resmi olarak varlığının kabul edilmesi gereken Anadolu Leoparı’nın görüldüğü yerlerin kesin koruma alanı olarak ilan edilmesi zorunlu. Nesli yok olduğu düşünülen leoparın görüldüğü yerlerdeki mermer-maden ocakları, santraller nedeniyle resmi varlık kabulünün yapılmadığını, görüldüğü yerlerdeki insan hareketliliğinin de bu nedenle kısıtlanmadığını düşünüyoruz. Bu yanlıştan dönülüp Anadolu Leoparı’nın yaşam hakkının korunmasını istiyoruz” dedi.

“VARLIĞI KABUL EDİLMELİ, KESİN KORUMA ALANI BELİRLENMELİ”

Nesli tükenme tehlikesi altında olan ve 1970’li yıllara kadar Türkiye’de özellikle Toros Dağları’nda görülen Anadolu Leoparı’nın yeniden Antalya’da ortaya çıkmasının sevindirici olduğunu ifade eden Ayhan Barut, “2010’lu yıllardan itibaren Iğdır, Tunceli, Diyarbakır, Rize ve Siirt gibi illerde fotokapanlarla görüntülenen Anadolu Leoparı’nın varlığı resmi olarak ilan edilmek zorunda. Antalya’da Kumluca’ya kadar gittiği, hatta yol kenarlarına kadar inebildiği tahmin ediliyor. Fotokapanlarca görüntülenen Anadolu Leoparı’nın varlığı hemen resmi olarak ilan edilmeli, bu hayvanın görüldüğü yerler koruma alanı olarak belirlenmelidir” diye konuştu.

“HAYATİ DERECEDE ÖNEMLİ”

Anadolu Leoparı’nın görüldüğü yerlerdeki mermer-maden ocaklarına ve insan hareketliliğinin bulunduğuna dikkat çeken Ayhan Barut, şunları kaydetti:

“Neslinin tükendiği düşünülen bu güzelim hayvan, insan baskısından uzak duran, beslenme ve yaşam için dengenin sağlandığı yerleri seçen bir yapıya sahip. Bunca zamandır fotokapanlara yakalanan, görüntüleri ve fotoğrafları çekilen Anadolu Leoparı’nın resmi olarak varlığının kabul edilmemesini anlamakta zorluk çekiyoruz. Resmi olarak varlığı kabul edilse, Anadolu Leoparı’nın görüldüğü yerlerin, geçiş güzergahlarının ve yaşam alanlarının kesin koruma alanı olarak belirlenmesi gerekecek.”

“Bu yapılmıyor. Buradaki nedenin doğal yaşam alanlarındaki maden-mermer ocakları, santraller ve insan yerleşim alanlarına yakınlıktan kaynaklı olduğunu düşünüyoruz. Anadolu Leoparı’nın korunup yaşatılması, varlığının sürmesi hayati derecede önemlidir. Bakanlığı yanlıştan dönmeye, Anadolu Leoparı’nın varlığının resmi kabulünün yapılarak koruma alanlarını ilan etmeye çağırıyoruz.”

 

Numberone.com.tr

Manchester City’de İlkay Gündoğan’ın Atletico Madrid şaşkınlığı

Manchester Cityde İlkay Gündoğanın Atletico Madrid şaşkınlığı Onlar gibisini görmedim

Manchester City’nin Türk asıllı Alman yıldızı İlkay Gündoğan; İngiliz ekibindeki kariyeri, Atletico Madrid’le oynadıkları son Şampiyonlar Ligi maçı, Premier Lig’deki Türk oyuncular ve daha birçok konuda çarpıcı açıklamalar yaptı.

Tivibuspor’a konuşan İlkay’ın açıklamalarından öne çıkan noktalar şöyle;

Atletico Madrid çok iyi savunma yapan bir takım. İşimizi zorlaştırdı. Çok pozisyon yaratamadık maalesef. Önemli olan gol atmamız, ilk maçı 1-0 kazanmamız bizim için çok önemli olabilir. Deplasmana gittiğimizde onların en azından bir gol atması gerekiyor, bu bizim için avantaj olabilir. Maçı 1-0 galibiyetle bitirmek bizim için önemliydi. Çok iyi oynamamamıza rağmen, böyle bir maçı kazanmak çok önemliydi. Devre arasında konuştuk, hoca konuştu biraz. İnadına pozisyon yaratmayın, bekleyin, sabırlı olun, şans gelecek dedi. Sonunda da pozisyon geldi. 1-0’dan sonra da pozisyona girdik, gol atabilirdik.

“ONLAR KADAR DEFANSİF TAKIM GÖRMEDİM”

İngiltere’de çok savunma yapan takım olabiliyor onu gördüm ama Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde bu kadar defansif oynayan bir takım görmedim.

“ÇOK ÖZEL BİR TAKIMIZ”

Dünyanın en iyi takımları arasında olduğumuzu düşünüyorum. Oynadığımız futboldan memnunuz. Kaliteli ve üst seviyede oynadığımızı düşünüyoruz. İnanılmaz bir hocamız var, kaliteli futbolcularımız var. Çok özel bir takım olduğumuza inanıyorum.

“TÜRKİYE’NİN DÜNYA KUPASI’NA GİDEMEMESİ HAYAL KIRIKLIĞI OLDU”

Türk gençlerin potansiyelinin limiti yok. Daha gençler de arkadan geliyor. Türkiye’nin Dünya Kupası’na gitmemesi bu açıdan hayal kırıklığı oldu. Hepimiz çok üzüldük, ben de maçları izledim. Bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.

“ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDE HATA YAPMA ŞANSIN AZ”

Baskı her zaman var. Şampiyonlar Ligi’nde baskısız bir maç oynanmıyor. Premier Lig’de 38, Bundesliga 34 maç olunca mağlubiyet alsan bile bunu telafi edebilirsiniz ama Şampiyonlar Ligi’nde hata yapma şansın çok az.

“EN ZOR DEPLASMAN LIVERPOOL”

Liverpool, inanılmaz bir formda. Dünyanın en iyi takımlarından bir tanesi. Ligdeki maç çok zor olacak. Liverpool, bana kalırsa İngiltere’nin en zorlu deplasmanı.

“CENK TOSUN’LA GÖRÜŞÜYORUZ! ÇAĞLAR SÖYÜNCÜ…”

Cenk Tosun’la iletişimimiz var. Talihsizlikler, sakatlıklar yaşadı. Bu zamana kadar kendini istediği kadar gösteremedi. Çağlar’la ilk maçımızda tanıştık, konuştuk. Sonrasında sürekli karşılıklı oynadığımız için sohbet etme şansımız oldu. Çağlar geçen yıl özellikle çok iyiydi. Premier Lig’de oynayan Türk oyuncuları takip ediyorum. Özellikle Çağlar çok başarılı oldu. Sözleşmesi var ama geleceği nasıl olur bilmiyorum.

“ACUN ILICALI HULL CITY MAÇINA ÇAĞIRDI”

Acun Ilıcalı’nın Hull City’yi satın alması benim de ilgimi çekti. Geçen haftalarda konuştuk beni maça davet etti ancak FA Cup maçım olduğu için gidemedim ancak sezon bitmeden bir maçlarını izlemek istiyorum.

“NURİ ŞAHİN’İ GURURLA TAKİP EDİYORUM”

Nuri Şahin’i takip ediyorum. Çok gururla takip ediyorum. Çok sevdiğim bir ağabeyim. Antalyaspor’un maçlarını izleyemesem bile sonradan skorlarına bakıyorum. Çok başarılılar, çok iyi bir iş yapıyor orada.

“LÖW’Ü TÜRKİYE’DE GÖRMEK İSTERİM”

Löw, tüm oyuncuların sevdiği bir isimdir. Çok başarılı bir dönem geçirdi milli takımda. Teknik direktör olarak Türkiye’ye yakışır, görmek isterim. Kararını kendisi vermek durumunda sonuçta, ben de bekliyorum onun bir sonraki adımını.

 

Numberone.com.tr

En kötüsü sevişme sahnelerinde oynamak

0
En kötüsü sevişme sahnelerinde oynamak

‘ASLA KOLAY DEĞİLDİ’
Rol aldığı Danish Girl (Danimarkalı Kız) adlı filmle 2016 yılında en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Oscar kazanan Vikander, ismini vermeden filmlerinden birinde oynadığı Sevişme Sahnesi hakkında konuştu. 33 yaşındaki İsveçli oyuncu şunları söyledi: “Bedenimle barışığım ve rahatım, daha önce çıplak sahneler ya da sevişme sahneleri de çektim. Ama bu asla kolay değildi.”

En kötüsü sevişme sahnelerinde oynamak

KORUMASIZ HİSSETMİŞ
Her ne kadar filmin adını vermese de Alicia Vikander, Harpers Bazaar dergisiyle yaptığı röportajda rol aldığı bir filmin sevişme sahnesinden söz etti. Genç oyuncu, o sahnede rahatsız olduğunu gizlemedi. Vikander, kariyerinin başında, henüz 20’li yaşlarındayken rol aldığı o sevişme sahnesinde kendini “korumasız” hissettiğini de sözlerine ekledi.

En kötüsü sevişme sahnelerinde oynamak

‘KEŞKE O KOORDİNATÖRLER O ZAMAN DA OLSAYDI’
Son dönemde Film setlerinde bu tür sahnelerin planlanmasında görev alan koordinatörler olduğunu anlatan Vikander, o filmin çekildiği sırada ekipte bu işten sorumlu birinin bulunmadığını belirtti. Oyuncu “Kariyerimin başlangıcında da bu koordinatörler olmalıydı” diye konuştu. Alicia Vikander “Bir filmde doğaçlama yapamayacağınız sahneler bu tür yakınlık gerektiren sahnelerdir. Bir koreografi yapmak ve ona bağlı kalmak zorundasınız” diyerek sözlerini sürdürdü.

En kötüsü sevişme sahnelerinde oynamak

Vikander 2017’den bu yana meslektaşı Michael Fassbender ile evli. Çiftin Mark adında 8 aylık bir oğlu bulunuyor.Vikander’in sözünü ettiği sevişme sahnelerini düzenleyen koordinatörler, son zamanlarda setlerde görev almaya başladı. Yakınlık koordinatörü olarak adlandırılan bu kişiler, sette özellikle de sevişme sahnelerinde oyuncuların bir yandan yönetmenin komutlarına uyarken diğer yandan da psikolojik olarak rahat hissetmelerini sağlıyor. Bu koordinatörler, birçok ünlü yıldızın, uğradığı tacizleri itiraf ettiği “metoo” hareketinin yaygınlaşmasından sonra ortaya çıktı. Bunlardan biri de Jenefer Odell. Onun anlattığına göre işler şöyle yürüyor: Belli bir yakınlık gerektiren sahnelerin çekiminde ekibin çok az bir bölümü sette kalıyor. Yakınlık koordinatörü başta oyuncular olmak üzere herkesin kendini iyi hissetmesini ve sahnelerin bir an önce en doğru biçimde çekilmesini sağlamaya çalışıyor. Hollywood’da son dönemde yakınlık koordinatörü olarak anılan ve bu tür özel sahnelerin çekiminde görev alan kişilerin setlerde bulunması bir norm haline geldi. Ama Odell kendisinin bazen sete son anda çağrıldığını da hatırlattı. Bu durumu da “Yine de son dakikada gitmek hiç orada olmamaktan daha iyidir” diye değerlendirdi.

En kötüsü sevişme sahnelerinde oynamak

KENDİMİ NESNE GİBİ HİSSETTİM
Son dönemde sinemanın ünlü yıldızları sevişme sahnelerinde yaşadıkları rahatsızlığı çekinmeden dile getiriyorlar. Bunlardan biri de deneyimli oyuncu Kate Winslet. Modern sinemanın en başarılı oyuncularından biri olarak bilinen Kate Winslet, şöhrete ilk olarak 30 yıl önce rol aldığı Heavenly Creatures adlı filmle ulaştı. Bir dönem konuşulan sevişme sahnelerinde oynamaktan da geri durmayan Winslet, geçen yıl verdiği bir röportajda uzun kariyeri boyunca zaman zaman kendisini “nesneleştirilmiş” hissettiğini anlattı. Radio Times programına konuk olan 45 yaşındaki Kate Winslet, Ammonite adlı filmde Saoirse Ronan ile birlikte sevişme sahnelerinde kamera karşısına geçmişti. O sahnelerde hiçbir şekilde “nesne” haline getirilmediğini vurgulayan Winslet “Fakat o film, benim geçmişte “nesneleştirilmiş” olduğumu hissetmemi sağladı. O zamanlar bunu bilmiyordum” diye konuştu.

En kötüsü sevişme sahnelerinde oynamak

‘SANDVİÇ YEMEYE BENZEMİYOR’
Bazı sahneleriyle çok konuşulan Ammonite filminde ana karakterlerinden birini canlandıran Kate Winslet, yönetmeni strese sokan sevişme sahneleri hakkında konuştu o programda. Yönetmenliğini Francis Lee’nin üstlendiği film, dünyanın ilk fosil bilimcisi (paleontolojist) olarak tanınan Mary Anning’in yaşamından kesitler sunuyor. Filmde İngiliz bilim insanı Anning’i Kate Winslet canlandırdı. O filmde rol arkadaşları Rol arkadaşları ise Saoirse Ronan ile Fiona Shaw, Gemma Jones, Alec Secareanu’ydu. Kate Winslet, Ammonite adlı filmin çok konuşulan sevişme sahneleri hakkında görüşlerini de Hollywood Reporter dergisine verdiği röportajda dile getirmişti. Winslet, “Sevişme sahnesi çekmek elbette sandviç yemeğe benzemiyor” dedi ve yönetmen Frances Lee’nin bu sahnelerin çekiminden önce çok gergin olduğunu anlattı. Sonra da aynı sahnelerde kamera karşısına geçeceği rol arkadaşı Saoirse Ronan ile birlikte bu gerilimi azaltmak için bir çözüm bulduklarını söyledi. Winslet “Frances’e ‘Bırak çalışalım’ dedim. Sonra da işimizi yaptık” diyerek sürdürdü sözlerini. Kate Winslet, bu sahneler için Ronan ile birlikte bir koreografi oluşturduklarını ve ona göre davrandıklarını da anlattı.

En kötüsü sevişme sahnelerinde oynamak

30 KİŞİ BAKARKEN O SAHNELERİ ÇEKMEK ZOR
Margot Robbie de kariyerinin önemli parçalarından biri olan The Wolf of Wall Street filminin çekimleri sırasında yaşadığı utandırıcı anlar hakkında konuşmuştu. Robbie, 2014 tarihli filmde Leonardo DiCaprio ile birlikte kamera karşısına geçtiği sevişme sahnelerinin kendisi için tuhaf ve utanç verici olduğunu söyledi. 2018 yılında Porter dergisine konuşan Margot Robbie, küçücük bir yatak odasında, kamera arkasında görevli 30 tane erkek kendisine bakarken sevişme sahnesi çekmenin hiç de kolay olmadığını ifade etti. Alicia Vikander 2017 yılından bu yana meslektaşı Michael Fassbender ile evli. Çiftin Mark adında 8 aylık bir oğlu bulunuyor.

 

Numberone.com.tr

Twitter’ın en büyük hissedarı olan Elon Musk şimdi ne yapacak? ‘Belki yok etmek istiyordur’

0
Twitterın en büyük hissedarı olan Elon Musk şimdi ne yapacak Belki yok etmek istiyordur

Tesla ve SpaceX’in CEO’su, Neuralink ve The Boring Company’nin sahibi Elon Musk, uzun titrine bir sıfat daha ekledi. O artık Twitter’ın en büyük hissedarı ve yönetim kurulu üyesi. Peki neden? Elon Musk yaklaşık 3 milyar Dolar değerindeki bu yatırımla neyi amaçlıyor?

Öncelikle şu noktanın altını çizmek gerek: Twitter sadece bir sosyal medya platformu değil aynı zamanda dünyanın en büyük haber dağıtım kanallarından biri. Zaman zaman yapılan kamuoyu yoklamalarında dünyanın dört bir yanından yüz milyonlarca insan, “Haberleri nereden takip ediyorsunuz?” sorusuna “Twitter’dan” yanıtını veriyor. Dolayısıyla Musk’ın Twitter’ın en büyük hissedarı olarak yönetim kurulunda baş köşeye kurulmasını sadece teknoloji sektörü bağlamında değerlendirmemek gerekiyor.

Üstelik Musk ne ilk ne de tek… Son yıllarda birçok milyarder teknolojiden kazandıklarını medya ve içerik sektörüne aktardı. Bunların başında da Washington Post’u satın alan Jeff Bezos ile TIME’ı satın alan Marc Benioff geliyor. Georgetown Üniversitesi’nde küresel internet düzenlemesi üzerine çalışmaları bulunan Prof. Dr. Anupam Chander ise bu durumun tehlikeli yanlarına dikkat çekerek, “Geleneksel haber kuruluşlarının editoryal bağımsızlığı nasıl sürdüreceklerine dair açık kuralları vardır. Buna karşın Elon Musk’ın ya da başka milyarderlerin günümüzün ifade platformları üzerinde nasıl kontroller kurmaya çalıştığını tahmin etmek imkânsız” diye konuştu.

Amacının ne olduğunu bilmiyoruz. Belki de Elon Musk gizliden gizliye Twitter’ı patlatmak istiyordur… belki de Twitter’ı yok etmek istiyordur.

Jennifer Grygiel, Syracuse Üniversitesi İletişim Profesörü ve Sosyal Medya Uzmanı

MEDYAYA O KADAR DA YABANCI DEĞİL

Yukarıda da dediğimiz bugün Musk denince akla roketler, çipler, elektrikli otomobiller geliyor ama Güney Afrikalı milyarderin daha önceki işinin ne olduğunu bilenler, Musk’ın medya ve içerik sektörüne fazla yabancı olmadığını da biliyor. Erkek kardeşiyle birlikte kurduğu Zip2’dan bahsediyoruz.

Tabii ki 1996’daki küçük teknoloji girişimcisi Elon Musk’la 2022’deki dünyanın en zengin insanı Elon Musk aynı kişi değil. Gazeteci Ashlee Vance, ünlü Elon Musk biyografisinde, Musk’ın o yıllarda medya kuruluşlarını aradan çıkarıp Zip2’yu doğrudan tüketicilere açmak istediğini ama yönetim kurulunun bu hamleye engel olduğunu yazıyordu. Bugünkü Musk ise tutkularını hayata geçirme noktasında, yönetim kurullarının ve devlet kurumlarının engellerine takılmayacak kadar güçlenmiş vaziyette.

Twitterın en büyük hissedarı olan Elon Musk şimdi ne yapacak Belki yok etmek istiyordur

TAKİPÇİ SAYISINDA HİÇBİR İŞ İNSANI YANINA YAKLAŞAMIYOR

Twitter da Musk’ın tutkuyla bağlı olduğu şeylerden biri. Kendisiyle ilgili haberleri biraz olsun takip edenlerin de bildiği üzere Musk, platformun en etkin ve nüfuzlu kullanıcılarından. 80,7 milyonluk takipçi kitlesiyle sadece Lady Gaga, Ariana Grande gibi birkaç isim boy ölçüşebiliyor. Teknoloji ve iş dünyasından isimler arasında ise Musk’ın net bir üstünlüğü söz konusu.

Bu kitle sayesinde Musk, her tweet’iyle çok büyük etkileşim yaratıyor. Musk bu gücünü kripto paraların değerlerini değiştirmek, şirketlerinin ve iş fikirlerinin reklamını yapmak ya da kendisini kızdıranlardan intikam almak için kullanıyor. Son dönemdeki tweet’lerinde sık sık yaptığı “ifade özgürlüğü” vurgusu da Musk’ın gündeminin gittikçe siyasileştiği yorumlarına neden oluyor.

Örneğin Ukrayna savaşının ilk günlerinde Kiev’in talebi üzere, Ukrayna semalarında SpaceX’in internet uydusu hizmeti Starlink’i devreye alan Musk, bu olaydan birkaç gün sonra “Bazı hükümetler (Ukrayna değil) Starlink uydularının Rus haber kanallarını engellemesini istedi” tweet’iyle dikkat çekti. O sırada Twitter ve Facebook, Rus devlet medyasının paylaşımlarını etiketlemiş, hatta birkaçını engellemişti. Ancak Musk, bu yoldan gitmeyeceklerini belirterek, “Kafamıza silah dayanmadıkça bunu yapmayacağız. Mutlak ifade özgürlüğü savunucusu olduğum için üzgünüm” ifadelerini kullandı.

Birkaç hafta sonra bu kez bir anket paylaşarak takipçilerine sitenin ifade özgürlüğüne olan yaklaşımını değerlendirmelerini istedi. Twitter’ın fiiliyatta “şehir meydanı” görevi gördüğünü belirterek, “İfade özgürlüğü prensiplerine uymamak demokrasiye zarar veriyor. Peki ne yapılmalı? Yeni bir platforma ihtiyaç var mı?” diye sordu.

Musk’ın tweet’leri zaman zaman ABD’nin düzenleyici kuruluşlarını özellikle de Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nu hedef aldı. Örneğin pandemide California eyaleti Tesla fabrikasının kapatılmasını şart koşunca Musk Twitter’da kararı “faşist” olarak nitelendirdi. Ama aynı şey geçen ay Şanghay fabrikasında yaşanınca Musk sessizliğini korudu.

Twitterın en büyük hissedarı olan Elon Musk şimdi ne yapacak? Belki yok etmek istiyordur

MUTLAK İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ NE KADAR MUTLAK?

Ama Musk’ın geçmişine bakıldığında ifade özgürlüğüne olan “mutlak” bağlılığının o kadar da mutlak olmadığını görmek mümkün. Musk kendi fikirlerine paralel olan görüşlerin özgürce ifadesini destekliyor ama karşıt görüşlere o kadar da sıcak bakmıyor. Kendi tweet’lerinin altına gelen hayran yorumlarını etkileşime boğarken, eleştiri tweet’lerini yok sayıyor. Özetle Musk’ın ifade özgürlüğü tanımı, güçlü insanların canlarının istediği şeyleri söyleyip herhangi bir olumsuz sonuçla karşılaşmayacakları bir dünya anlamına geliyor.

Üstelik bunu sadece Twitter’da da yapmıyor. Musk’ın şirketlerinin idaresinde de çok sesliliğe yer yok. Örneğin Tesla’da insanların “Başıma bir şey gelir mi?” diye düşünmeden özgürce konuşabildikleri bir kültürün tam tersi hâkim. Musk’ın üretim hedeflerini gerçekçi bulmayanlar dahil, kendisiyle aynı fikirde olmayan çalışanları işten çıkardığı da biliniyor. Birçok Tesla çalışanı ise yaşadıkları ırkçı ve cinsiyetçi ayrımcılıkları dile getirdiklerinde göz ardı edildiklerini hatta susturulduklarını belirterek davalar açmış durumda.

Musk yaptığı işlerin eleştirilmesine de tahammül edemiyor. Birkaç yıl önce Tesla’nın gelirleriyle ilgili bir toplantıda, rakamları sorgulayan analistlere, “sıkıcı ve kaz kafalı sorulara yer yok” diyerek susturmuş, ardından sahneyi Musk hayranlığı ile bilinen bir yatırımcıya bırakıp 20 dakika boyunca onun soru sormasına izin vermişti.

Bu durum Musk ile Twitter CEO’su Parag Agrawal’ın arasını da açabilir. Zira Agrawal, birkaç ay önce CEO olduğunda önceliklerinin ifade özgürlüğü değil “sağlıklı bir kamusal diyalogda kimin sesinin duyulacağını belirlemek” olduğunu söylemişti.

Twitterın en büyük hissedarı olan Elon Musk şimdi ne yapacak? Belki yok etmek istiyordur

Elon Musk’ın Twitter hisselerini satın aldığını dünya, 4 Nisan günü Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) yapılan bir bildirimle duydu. Bu bildirimle, alımın aslında 14 Mart’ta gerçekleştiği de ortaya çıktı. Uzmanlar şimdi bunun bir usulsüzlük olup olmadığını tartışıyor. Zira ABD’de 50 yıldır uygulanan bir yasa gereği, bir kişinin bir şirketteki hisse oranı yüzde 5’i geçtiğinde bunun 10 gün içinde SEC’ye bildirilmesi gerekiyor. Ancak Musk bu bildirimi 21 gün sonra yaptı. 14 Mart’ta 39 dolar civarında olan Twitter hisseleri, Musk’ın alım haberinin ardından yüzde 30 değer kazanarak 50 doları aştı. Maryland Üniversitesi İşletme Okulu’nda finans profesörü David Kass, 11 günlük gecikmenin yüzde 9,2’lik payı satın alan Musk’a fazladan 156 milyon dolar kazandırdığını belirterek, “Kafasından ne geçtiğini bilmiyorum. Yasadan habersiz miydi, yoksa bile bile mi ihlal etti?” dedi. Kass, Musk’ın parasını yöneten kişilerin bu yasadan haberdar olmak zorunda olduğunu da sözlerine ekledi. 156 milyon dolar, Musk’ın 276 milyar dolarlık serveti düşünüldüğünde devede kulak kalıyor ama ABD’de tartışmanın fitilini ateşlemeye yetti. Uzmanlar SEC’nin Musk’a dava açabileceğini ama kazanma ihtimalinin çok düşük olduğunu vurguluyor.

TRUMP’A GÜN MÜ DOĞDU?

2018’de de şirketleri hakkında çıkan “olumsuz” yayınlardan bıktığını belirterek, “Gazetecilerin ve basın kuruluşlarının güvenilirliğini sıralayan bir site açayım mı?” diye takipçilerine sormuştu. CUNY’den Jarvis de Financial Times’a yaptığı açıklamada, Musk’ın Twitter merkezli skandallarını hatırlatarak, “Twitter’ı kullanma şekli nedeniyle hükümetle başı belaya girdi. Tweet’lerinde gazetecileri hedef alıyordu” diye konuştu.

Ancak tweet’leri hakkında açılan birçok davada, Musk’ın avukatları, ABD Anayasası’nın ifade özgürlüğünü içeren maddesine atıflar yapan savunmalar hazırlıyor. Hatta bir mağara araştırmacısına “pedofil” dediği tweet üzerine açılan ve emsal niteliği taşıyan davada jüri ifade özgürlüğü savunması sonucu Musk’ı haklı buldu.

Twitterın en büyük hissedarı olan Elon Musk şimdi ne yapacak Belki yok etmek istiyordur

Tüm bunlar alt alta geldiğinde, Musk’ın Twitter yönetim kurulunu içerik yönetim politikalarının gevşetilmesi konusunda yönlendireceğini öngörmek mümkün. Örneğin uzun zamandır Twitter’da yasaklı olan ve kendi sosyal medyası Truth Social’da büyük hayal kırıklığı yaşayan Donald Trump’ın engelinin kaldırılması çok olası. Chander da bu durumu “kesinlikle mümkün” olarak nitelendirdi ve Musk’ı “internette her zamankinden daha yaygın olan liberter yaklaşımın” Twitter yönetimindeki savunucusu olarak nitelendirdi.

Jarvis ise bu tür politika değişimlerinin kısa vadede etkileşimi artırabileceğini ancak uzun vadede tacizlerin ve yanlış bilgilerin yayılmasına alan açarak Twitter’a zarar verebileceğini söyledi.

Twitter yönetim kurulunda Musk’ın yanı sıra 11 üye daha bulunuyor. (Mayıs ayında Jack Dorsey ayrıldığında sayı yeniden 11 olacak.) Bu üyelerin pazartesiden beri yaptığı paylaşımlar, kurulun genelinin Musk’ın katılımından memnuniyet duyduğuna işaret etti. Ancak Musk’ın varlığı şirket politikalarının kesinlikle değişeceği anlamına gelmiyor olabilir.  Zira Musk’ın yüzde 9,2’lik hissesi “aktif” hissedar olmak için belirlenmiş yüzde 10 sınırının altında kalıyor. Üstelik Twitter, yönetim kurulunun “önemli bir danışmanlık ve geribildirim rolü” üstlendiğini, günlük operasyon kararları üzerinde bir sorumluluğu olmadığını belirtiyor. Twitter sözcüsü Adrian Zamora, AP’ye yaptığı açıklamada, “Politika kararlarımız kurulumuz ya da hissedarlarımız tarafından belirlenmiyor. Herhangi bir politika kararını ters çevirmeyi düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.

KULLANICILARIN BEKLEDİĞİ YENİLİKLER GELECEK Mİ?

İfade özgürlüğü tartışmaları bir yana, Twitter’ın en büyük hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olarak, Musk’ın şirkete daha teknik meselelerde de yön vermesi çok olası. Pazartesi günü Musk’ın yatırım kararı açıklandıktan sonra Twitter’ın Hisse değerinde yüzde 30’a varan bir artış yaşandı. Bu durum Twitter’da uzun zamandır ihtiyaç duyulan bazı değişimlerin yaşanabileceğinin de işareti kabul ediliyor. Özellikle ürün geliştirme hızının ve yeni kullanıcı sayısının artacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Financial Times’a konuşan Jeffries analisti Brent Thill, Musk’ın teknoloji becerilerinin, başarılı olacak yeni ürünleri “hissetme” gücünün ve dinamizminin Twitter’da da değişimin katalizörü olabileceğini söyledi. Bunun ilk örneğini “düzenle butonu” tartışmasında gördük.

Musk’ın “Önümüzdeki aylarda Twitter’da önemli iyileştirmeler yapmayı dört gözle bekliyorum” açıklamasının ardından takipçilerine “Düzenle tuşu ister misiniz?” diye anket yapmasıyla butonun kullanıma açılacağına kesin gözüyle bakılır oldu. Ardından Twitter mühendislerinin zaten 1 yıldan fazladır “düzenle butonu” üzerinde çalışmakta olduğu açıklandı ama bu gelişme şimdiden Elon Musk’ın hanesine “Twitter’a o getirdi” olarak yazıldı bile.

Musk daha önce Twitter’ın algoritmasının açık kaynak halien getirilmesini, onaylı hesapların sayısının artırılmasını savunmuş profil fotoğraflarının NFT’leştirilmesine tepki göstermişti. “Kripto spam botları”nın Twitter’daki “en can sıkıcı sorun” olduğunu da belirten Musk’ın, şirketin mühendislerini bu alanlarda yönlendireceğini tahmin etmek çok zor değil.

Fortune dergisinin eski yayın yönetmeni ve “Inside Apple” isimli kitabın yazarı Adam Lashinsky de Washington Post’ta “Elon Musk Twitter’ı neden alıyor?” sorusuna yanıt ararken ilginç noktalara vurgu yaptı. Musk’ın kendi sosyal medya platformuna sahip olmak istediğini, ancak Donald Trump’ın Truth Social’da yaşadığı hüsrandan dersler aldığını belirten Lashinsky, “Sıfırdan başlayıp bir rakip yaratmaktansa 270 milyar dolarlık servetinin çok küçük bir kısmıyla Twitter’ın kontrolünü ele almaya karar verdi” dedi. Lashinsky Musk’ın ilerleyen günlerde Twitter’daki hisse oranını artırabileceğini ve bu şirketi halihazırdakinden daha iyi yöneteceğine inandığını da ifade etti. Musk’ın Endeavor Group Holdings yetenek ajansı ve eplence şirketinin de yönetim kurulunda olduğunun altını çizen Lashinsky, “Twitter aynı zamanda Musk’ın bir diğer takıtısı olan Bitcoin için bir fırlatma rampası özelliği taşıyor. Musk, Twitter’ı, uzun zamandır kurduğu hükümetsiz küresel para birimi hayalini hayata geçirmenin nihai aracı olarak da görüyor olabilir” ifadelerini kullandı.

Financial Times’ın “Elon Musk: a new kind of media baron charges into Twitter”, CNBC’nin “Here’s how much power Elon Musk actually has at Twitter now — and what he might do with it”, Washington Post’un “Opinion: Why Elon Musk is buying up Twitter” ve “Elon Musk delayed filing a form and made $156 million”, The Atlantic’in “Of Course Elon Musk Wanted Twitter” ve Associated Press’in “EXPLAINER: What Elon Musk at Twitter might mean for users” başlıklı haber ve yorum yazılarından derlenmiştir.

 

Numberone.com.tr

Bergüzar Korel ve Halit Ergenç İstanbul’u terk mi etti?

0
Bergüzar Korel ile Halit Ergenç’in çocuklarıyla birlikte Türkiye’yi terk ettiği iddia ediliyordu. Londra’dan dönen Halit Ergenç iddialara son noktayı koydu ve “Türkiye daha güzel. Burası bizim memleketimiz” dedi.
Bergüzar Korel ve Halit Ergenç İstanbul'u terk mi etti?

Bergüzar Korel ve Halit Ergenç çocukları Ali, Han ve Leyla’yla birlikte İngiltere’nin başkenti Londra’ya gitti. Çiftin Londra paylaşımları sonrası Türkiye’yi terk ettikleri iddiaları gündeme geldi.

Oyuncu Halit Ergenç Nişantaşı’nda görüntülenince bu iddialara da yanıt verdi. Ergenç pandemi döneminde gidemedikleri Londra’ya fırsat buldukça gidip geldiklerini belirterek şunları söyledi:

“Biz sürekli gelip gidiyorduk. Pandemi döneminde pek gidememiştik. İstanbul’u terk etmedik ama orada bir evimiz var. Türkiye daha güzel. Burası bizim memleketimiz. Kalabalıktan kaçtığımız yok. Burada da yeri geliyor metroya biniyorum yeri geliyor dolmuşa da biniyorum.”

SnobMagazin’in haberine göre; Yurt dışından teklif gelirse kabul eder misiniz sorusuna Ergenç, “Neden olmasın. Çalışırız tabii ki. Hayırlısı” diye cevap verdi.

‘ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ’

Türkiye’de en çok kazanan oyuncular arasında olduğunun hatırlatılması üzerine Ergenç, “Öyle mi diyorlar. Bununla ilgili hiçbir şey söylemek istemiyorum. Hiç kimsenin emeği karşılıksız kalmasın. Herkesin kazancı kendine hayırlı uğurlu olsun. Zor bir dönemden geçiyoruz. Paraydı puldu kim ne kazanıyor bunları konuşmayı doğru bulmuyoruz.”

 

 

Numberone.com.tr

Paris Hilton, ‘En İyi Sanatçı Parti gecesi

0
Paris Hilton, ‘En İyi Sanatçı’ da dahil olmak üzere üç Grammy kazanan arkadaşı Olivia Rodrigo için Las Vegas’ta bir eğlence düzenledi.
Parti gecesi

DJ kabinine geçerek kutlama yapan ikili, sosyal medyayı salladı. Çok eğlendiklerini belirten Hilton ve Rodrigo’ya birçok dostu da gecede eşlik etti.

 

Numberone.com.tr

Ronaldo düğün hazırlığında

0
İspanyol medyası, Portekizli futbolcu Cristiano Ronaldo’nun 2017’den beri birlikte olduğu Georgina Rodriguez ile düğününü planlamaya başladığını iddia etti.
Ronaldo düğün hazırlığında

İspanyol dijital gazetesi OK Diario, Ronaldo’nun “mükemmel eşini” bulduğuna inandığını belirterek Rodriguez’e evlenme teklifi ettiğini öne sürdü. Gazeteye göre, henüz tarihi belli olmasa da Ronaldo, düğün hazırlıkları için fazladan harcama yapmaya başladı. Ronaldo’nun annesi Dolores de geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda Rodriguez’in oğluna çok büyük bir destek olduğunu ve onu gelecekte “gelini” olarak gördüğünü söylemişti.

 

Numberone.com.tr

Rus kadınlar Chanel’i protesto ediyor Çantalarını kestiler

0

Rus kadınlar, Chanel çantalarını yırttı. Protestoya katılan kadınlardan birinin “Chanel’e sahip olmak anavatanımı satmak anlamına geliyorsa, o zaman Chanel’e ihtiyacım yok” sözleri dikkat çekti.

Rus kadınlar Chanel’i protesto ediyor: Çantalarını kestiler

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarına ülkeler ve çeşitli markalar yaptırımlarla yanıt verirken moda dünyasından bir ismin aldığı karar, Rus kadınlar tarafından öfkeyle karşılandı.

Şu anda McDonald’s ve Coca Cola gibi bir dizi büyük marka ticari yaptırımlar uyguluyor ve Ukrayna’yı işgal eden Rusya’da ticareti durduruyor.

Geçtiğimiz günlerde de Chanel’in Rusya’ya kısıtlamalar getirmesi, çeşitli ülkelerden ürünlerini satın alanlara çantaları nerede kullanacaklarının sorulduğu gündeme gelmişti. Lüks marka, yurt dışındaki Ruslardan, ürünlerinin Rusya’da sergilenmeyeceğine veya giyilmeyeceğine dair taahhütname imzalamalarını da istedi. Rusya’da çantalarının kullanılmasına izin vermeyen markaya tepki gecikmedi.

“CHANEL’E İHTİYACIM YOK”

Zengin Rus kadınları, Rusya’ya yönelik ticari yaptırımları protesto etmek için Chanel çantalarını keserken kendilerini videoya çekiyorlar.

28 yaşındaki TV sunucusu ve aktris Marina Ermoshkina, Rus kadınlarının Rusya’da Chanel ürünlerini kullanmayacaklarını söyleyen taahhütleri imzalamak zorunda kalmalarına duyduğu öfkeyi dile getirdi. Aksesuar çantasını bir makasla keserek, “Vatanıma duyduğum sevgiyle, kendime olan saygımla eş değer tek bir ürün ya da marka yok. Ben Rus düşmanlığına karşıyım, Rus düşmanlığını destekleyen markalara da karşıyım. Chanel’e sahip olmak anavatanımı satmak anlamına geliyorsa, o zaman Chanel’e ihtiyacım yok.”

 

Numberone.com.tr

Bitcoin’de ‘kısmi’ tepki! Risk devam mı, tamam mı?

0

FED’in 50 baz puanlık faiz artırımı haberleriyle birlikte sert gerileyen ve 42 bin 740 dolar seviyesindeki destek noktasını test eden lider kripto para birimi BTC / USD paritesi bu noktadan gelen tepki alımlarıyla toparlanma çabasında.

Ancak paritenin hala 45 bin 500 dolar seviyesinin üzerine çıkamaması dikkat çekiyor. Zira belirli bir rahatlamanın gelebilmesi için 45 bin 500 seviyesinin üzerinde paritenin hacimli kapanışlar yaparak bu noktayı tekrar destek seviyesi haline getirmesi şart.

Böyle bir senaryonun hayata geçmesi tekrar 48 bin – 49 bin dolar bandının hedeflenmesini sağlayabilir.

Ancak aksi durumda yani 45 bin 500 dolar seviyesinin altında kalınması paritede yakalanan kısmi olumlu havanın dağılmasına neden olabilecek öneme sahip. Bu durumda da sırasıyla 42 bin 740 ve 41 bin 752 dolar desteklerini görülme riski masada olacak…

Bu 2 gelişmeye dikkat!

Teknik anlamda bu değerlendirmenin dışında önümüzdeki dönem kripto para piyasasında gündemde ye alması beklenen iki önemli gelişme var. Bunlardan ilki Rusya kaynaklı…

Bilindiği gibi Rusya, Ukrayna’ya saldırısı sonrası AB ve ABD tarafından ekonomik yaptırımla karşı karşıya kaldı. İşte bu yaptırımlardan en az şekilde zararla kurtulmak isteyen Rusya yüzünü kripto para piyasasına çevirmeye hazırlanıyor… Ülkü bu konuda Bitcoin ve kripto para madenciliğinin yasallaştırılması için birtakım düzenlemeler yapmaya hazırlanıyor.

Nitekim Rusya’da Başbakan Mihail Mişustin Devlet Duması’nda kripto para birimleri ile alakalı yaptığı konuşmada Bitcoin ve diğer kripto para birimlerinin ödeme aracı olarak kabul edilmesine karşı olduğunu belirterek kripto para madenciliğinin ise araştırılabileceğini söyledi. Mişustin, “Kripto varlıkların bir ödeme veya para aracı olarak tanınmasına karşıyız. Ancak başta sabit sermaye olmak üzere yatırımı teşvik etmek için kripto para madencilik konusunu tartışabileceğimizi düşünüyoruz” dedi.

Mehmet Çoban

Numberoone.com.tr

Amazon, geniş bant projesi için roketleri güvence altına alıyor

0
Üç fırlatma aracının Amazon basın görüntüsü

Önümüzdeki beş yıl içinde, üç yeni ağır kaldırma roketi,

Proje, 3.236 uydudan oluşan bir takımyıldızı kullanarak geniş bant bağlantıları sağlamayı hedefliyor.

Rakip Starlink’in halihazırda yörüngede 2.300’den fazla uydusu olduğu söyleniyor.

Roketler, Amazon sahibi Jeff Bezos tarafından kurulan Arianespace, Blue Origin ve United Launch Alliance tarafından yapılacak.

Amazon, Project Kuiper’in haneler, işletmeler, devlet kurumları, afet yardım operasyonları, mobil operatörler ve “güvenilir internet bağlantısı olmayan yerlerde çalışan” diğer kuruluşlar dahil olmak üzere müşterilere yüksek hızlı, düşük gecikmeli geniş bant sağlamayı hedeflediğini söyledi.

Elon Musk’ın Starlink’i gibi, kullanıcılar da uydularla iletişim kuran bir terminal aracılığıyla internete bağlanacaklar. Amazon, Echo ve Kindle gibi ürünlerin nakliyesi ve yapımındaki deneyiminin bunların üretilmesinde ve dağıtılmasında faydalı olacağını söylüyor.

Amazon Devices & Services kıdemli başkan yardımcısı Dave Limp, anlaşmayı açıklayan bir bildiride, “Project Kuiper, dünya çapında hizmet almayan ve yetersiz hizmet alan topluluklardaki on milyonlarca müşteriye hızlı, uygun fiyatlı geniş bant sağlayacak” dedi.

Yeni roketler

Amazon, “tarihteki en büyük ticari fırlatma aracı tedarikini” oluşturduğunu söyleyerek, önümüzdeki beş yıl içinde 83 fırlatma planlıyor.

Firma, bu yıl içinde iki “prototip” görev planlıyor – ancak uyduların çoğunu fırlatacak olan üçünü değil, ABL Space Systems tarafından yapılan bir roketi kullanarak.

Vulcan Centaur, fırlatma için kullanılan yeni roketlerden biri olacak (sanatçı izlenimi)
Fırlatmalar için kullanılan yeni roketlerden biri olan Vulcan Centaur’un bir illüstrasyonu

Elon Musk’ın Falcon 9 roketlerinden farklı olarak, Project Kuiper’ın fırlatmalarında kullanılan üç yeni roket hala geliştirme aşamasında.

Kısmen İngiliz hükümetine ait olan bir başka uydu internet şirketi OneWeb, Ukrayna’nın işgalinin ardından kullanmakta olduğu Rus yapımı Soyuz roketlerine erişimini kaybettikten sonra SpaceX Falcon 9 roketlerini kullanmaya karar verdi.

Toplamda Bay Musk , uzaya 30.000 kadar Starlink uydusu fırlatmayı umuyor.

Bu tür düşük dünya yörüngeli uydu internetinin değeri, Birleşik Devletler Uluslararası Kalkınma Ajansı’nın SpaceX ile birlikte ülke hükümetine toplam 5.000 Starlink terminalinin gönderilmesine yardımcı olduğunu söylediği Ukrayna’da zaten gösterildi.

Ancak, alçak dünya yörüngesi giderek daha sıkışık hale geldikçe, gökbilimciler bu uydulardan yansıyan ışığın gece gökyüzünün görünümünü giderek daha fazla bozduğundan şikayet ediyorlar.

Astro-fotoğrafçı Mary McIntyre, Twitter’da şunları söyledi: “Uydular kelimenin tam anlamıyla güzel gece gökyüzünü mahvediyor.”

 

Numberone.com.tr

Dünyanın en güzel kokusu: Vanilya

0
İnsanların beğendiği ve beğenmediği kokuları araştıran bilim insanları, “Kültürler farklı olsa da evrensel koku tercihleri aynı” dedi. En hoş koku “vanilya” olurken, ikinci sırayı ise “şeftali” aldıDünyanın en güzel kokusu: Vanilya

Bilim insanları, dünyanın en güzel kokusunun peşine düştü. İsveç’teki Karolinska Enstitüsü ve Oxford Üniversitesi işbirliğiyle yürütülen araştırmada, insanların beğendiği veya beğenmediği koku türleri belirlendi. Farklı kültürlerden ve geçmişlerden gelen insanlardan oluşan 280 kişiden fazla insanla bir deney yapıldı. Rastgele sıralanmış kokular deneklere koklatıldı. Katılımcılardan, en hoşlanılandan en hoşlanılmayana doğru sıralama yapması istendi. Sonuçlara göre, en hoş koku vanilya oldu. Onu şeftali kokusu takip etti.

EN KÖTÜSÜ, PEYNİR
Güzel kokunun kültürel olarak öğrenilmiş bir şey olup olmadığını inceleyen uzmanlar, kültürlerin koku seçmede çok az bir etkiye sahip olduğunu belirledi. Araştırmada, insanların kültürleri ne olursa olsun benzer tercihleri paylaştığı ortaya çıktı. Koku tercihinin yüzde 54 oranında kişisel zevklerden ötürü olduğu açıklandı. Çalışmada en kötü koku olarak ise peynir ve soya sütü seçildi. Araştırma yazarı Artin Arshamian, bir sonraki aşamada beynin kokuya verdiği tepkiyi araştıracaklarını ifade etti.

Numberone.com.tr

Futbol tarihinin en önemli anısı! Açık artırma ile satılacak

0
Maradona’nın 86’da İngiltere’ye karşı giydiği ve ‘Tanrı’nın eli’ olarak adlandırdığı golü attığı forma açık artırma ile satışa çıkıyor. Formanın tüm rekorları altüst ederek 5 milyon doların üzerinde bir fiyata alıcı bulması bekleniyor.
Futbol tarihinin en önemli anısı! Açık artırma ile satılacak

Can Çırnaz Futbol tarihinin en önemli anlarından birine tanık olmuş bir forma, açık artırma ile satışa çıkıyor. Efsanevi Arjantinli futbolcu Diego Armando Maradona’nın, 1986 Dünya Kupası’nda İngiltere’ye karşı oynadığı ve ‘Tanrı’nın eli’ olarak adlandırdığı golü attığı maçta giydiği forma satılacak.Futbol tarihinin en ikonik anlarından biri olan bu gol, 86 Dünya Kupası’nda Arjantin ile İngiltere ile oynanan maçta atılmıştı. Maradona’nın aynı maçta bütün İngiltere defansını çalımlayarak attığı ikinci gol ise FIFA tarafından yüzyılın golü seçilmişti.Maç, Falkland Adaları savaşı nedeniyle büyük düşmanlık besleyen iki ulus arasında oynanması sebebiyle de çok önemliydi. Arjantin için bir gurur meselesi haline gelen Falkland için iki ülke orduları sadece 4 yıl önce karşı karşıya gelmiş, savaş İngiltere’nin zaferiyle sonuçlanmıştı. 1986 yılındaki maç ise Arjantinliler için bir rövanştı ve bu nedenle büyük önem taşıyordu.

Futbol tarihinin en önemli anısı Açık artırma ile satılacak

‘SATILIK DEĞİL’ DEMİŞTİİşte böylesine önemli ve tarihi bir maçta, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusu tarafından terletilmiş, futbol tarihine geçen iki gol atılmış olan 10 numaralı bu forma, şimdi açık artırma ile satışa çıkıyor. Maradona’nın maçta giydiği bu forma 35 yıldır İngiltere oyuncusu Steve Hodge’a aitti. Hodge ile Maradona maçtan sonra formalarını değiştirmiş, formayı alan Hodge yıllar boyunca bu tarihi formanın sahibi olmuştu. Forma uzun bir süre Ulusal Futbol Müzesi’nde de sergilenmişti. Arjantin efsanesinin 2020 Kasım’da vefat etmesinin ardından Steve Hodge, formanın satılık olmadığını ifade etmişti.Forma için teklifler 20 Nisan tarihinden itibaren internet üzerinden verilebilecek. Teklifler 4 Mayıs tarihinde kapanacak ve formanın yeni sahibi belli olacak. ‘Sotheby’s Londra’ tarafından gerçekleştirien açık artırmada formanın 5 ila 8 milyon dolar arasında bir fiyata alıcı bulması bekleniyor. Forma şu anda ‘Sotheby’s’ın Londra’daki galerisinde sergileniyor ve sergi halka açık. ‘Sotheby’s’ın formanın durumuna dair açıklamasında, genel durumunun iyi olduğu, ön kısımlarda hafif iplik kopması ve ufak lekeler bulunduğu ifade ediliyor.FORMA GERÇEK Mİ?Maradona’nın kızı Dalma, şok bir açıklamayla satışa çıkarılan formanın ‘o forma’ olmadığını öne sürdü. İngiliz basınına konuşan Dalma Maradona, babasının sıcak nedeniyle ilk yarı sonunda formasını değiştirdiğini ve Steve Hodge’a bu formayı verdiğini iddia etti. Dolayısıyla Hodge’un sahip olduğu formanın, efsane gollerin atıldığı anlarda Maradona’nın sırtında olmadığı öne sürülüyor. Maradona’nın golleri attığı ikinci yarıda giydiği formanın yerini ise açıklamayan Dalma, “O formanın kimde olduğunu biliyorum ancak o kişiyi açığa çıkarmamak adına bunu açıklamayacağım” dedi.NE OLMUŞTU?Maradona’lı Arjantin ile İngiltere arasındaki maç olaylı geçmiş, Maradona’nın elle attığı gol İngilizlerin itirazına rağmen geçerli sayılmıştı. Maçın ardından gazetecilerin golle ilgili sorusuna Arjantin’in efsanevi 10 numarası, “Biraz Maradona’nın kafasıyla, biraz da Tanrı’nın eliyle” yanıtını vermişti. Bu yanıt futbol tarihine geçerken, Maradona Falkland Adaları savaşına gönderme yaparak, golün İngiltere’ye karşı ‘sembolik bir rövanş’ olduğunu ifade etmişti. Maradona yıllar sonra ise yazdığı kitabında, “Ne Tanrı’nın eli? O Diego’nun eliydi” ifadesini kullanmış ve golün elle atıldığını itiraf etmişti.

Numberone.com.tr