Kızları Lara ve Lily Koi ile Duabi’de olan Meryem Uzerli burada hem tatil yapacak hem de yeni projeleri için bir dizi toplantıya katılacak.
Meryem Uzerli, Can Ateş’ten olan kızı Lara ve Amerikalı aşkının meyvesi Lily Koi ile malum Almanya’da yaşıyor.
Kurduğu kozmetik markası için de bir ayağı Rusya’da. Geçen hafta Moskova’daydı. Sonra Berlin’e dönüp Lara’nın doğum gününü kutlamıştı. Oyuncu dün çocuklarını da alıp Dubai’ye uçtu.
‘Hürrem Sultan’ı canlandırdığından beri Orta Doğu’da büyük bir hayran kitlesine sahip olan Meryem Uzerli hem kızları ile tatil yapacak. Hem de yeni projeleri için bir dizi toplantıya katılacak.
Daha önce de Dubai’ye yatırımda bulunan Meryem Uzerli’nin amacı; işleri iyice büyütmek.
Ünlü oyuncu Biran Damla Yılmaz, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde defilede podyuma çıkacak. Biran Damla Yılmaz podyum için şimdiden diyete başladı.
‘Yasak Elma’nın ‘Kumru’su Biran Damla Yılmaz, üniversite öğrencisi genç kızların eğitimine destek olmak için ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde İstanbul Maslak’taki ‘Uniq Hall’de yapılacak defilede podyuma çıkacak.
Oyuncu, “Geleceğin Güçlü Kadınları projesinde mankenlik yapacağım için sabırsızlanıyorum. Şimdiden diyete girdim. Hiçbir şey yemiyorum” dedi.
Biran Damla Yılmaz daha önce verdiği bir röportajda şöyle demişti:
“Benim için güzellik; yaratıldığımız halimiz. Makyajsız, estetiksiz, boyasız. Saf halimiz en güzel halimiz. Kendimi güzel bulmuyorum. Aynalara pek bakmam.”
ABD’li bilim insanları, kordon kanından alınan kök hücrelerinin kullanıldığı yeni bir yöntem sayesinde AIDS/HIV hastası bir kişiyi tamamen iyileştirdiklerini açıkladı. Adı açıklanmayan ve aynı zamada lösemisi olan hasta, dünyada AIDS’i tam anlamıyla yenen üçüncü kişi ve ilk kadın oldu. Bilim dünyasında bir dönüm noktası olarak kabul edilen olay, dünyada AIDS ile yaşayan 38 milyon insana umut verdi.
ABD’li bilim insanları tarafından yapılan yeni bir açıklamaya göre, karışık ırka sahip bir kişi, göbek kordonu kanı içeren yeni bir nakil yöntemi kullanarak AIDS için tedavi edilen dünyadaki üçüncü insan ve ilk kadın oldu.
DONÖR İLE ALICI ARASINDA YAKIN BİR EŞLEŞME GEREKTİRMİYORBununla birlikte, araştırmacılar kordon kanının, önceki iki hastayı iyileştiren kemik iliği nakillerinde kullanılan yetişkin kök hücrelerden daha yaygın olarak bulunduğunu söyledi. Ayrıca kordon kanı nakillerinde kemik iliğinde olduğu gibi yakın bir eşleşmenin gerekmediği aktarıldı.
Ayrıca, bilim insanları çoğu bağışçının Caucasian ırkına sahip olduğundan, kısmi bir eşleşmeyle gerçekleştirilen kordon kanı yönteminin yüzlerce kanser ve AIDS hastasına yardımcı olabileceğini söyledi.
ETNİK KÖKEN VE CİNSİYET TEDAVİ İÇİN ÖNEM TAŞIYORAynı zamanda lösemi hastası olan kadına, kanserini tedavi etmek için de kordon kanı nakli yapıldı. Kordon kanı, hastanınkine benzer ırk ve etnik kökene sahip bir kemik iliği bağışçısı bulmak gibi tipik bir uygulama yerine, kısmen eşleşen bir donörden geldi. Nakil sırasında vücuduna geçici bağışıklık savunması sağlamak için yakın bir akrabasından da kan verildi.
Araştırmacılar, yeni çalışmanın sonuçlarını sunarak, yeni vakanın cinsiyet ve ırksal geçmişin AIDS için bir tedavi geliştirmede önemli bir rol oynadığını söyledi.
San Francisco’daki California Üniversitesi’nde AIDS uzmanı olan Dr. Steven Deeks, “Karışık bir ırktan ve bir kadın olması, bilimsel açıdan gerçekten önemli” dedi.
AIDS’in kadınlarda, erkeklerden farklı bir şekilde seyrettiği düşünülüyor. Ancak kadınlar dünyadaki HIV vakalarının yarısından fazlasını oluştururken, tedavi denemelerine katılanların yalnızca yüzde 11’ini oluşturuyorlar.
DÜNYADA 38 MİLYON KİŞİ AIDS İLE YAŞIYORDiğer taraftan, Dr. Deeks, yeni yaklaşımın olağan hale geldiğini görmediğini söyledi.
Dr. Deeks, “Bunlar sahaya ve belki de yol haritasına ilham veren hikayeler. Güçlü antiretroviral ilaçlar HIV’i kontrol edebilir ancak on yıllardır süren pandemiyi sona erdirmenin anahtarı bir tedavidir. Dünya çapında yaklaşık 38 milyon insan HIV ile yaşıyor ve bunların yaklaşık yüzde 73’ü tedavi görüyor” dedi.
Çalışmanın yazarları, kemik iliği naklinin çoğu hasta için gerçekçi bir seçenek olmadığını vurgulayarak, “Bu tür nakiller oldukça invaziv ve risklidir, bu nedenle genellikle yalnızca diğer tüm seçenekleri tüketmiş kanserli kişilere sunulur” açıklamasını yaptı.
Öte yandan, şimdiye kadar dünyada başarılı bir şekilde tedavi edildiği bildirilen iki hasta bulunuyor. “Berlin Hastası” olarak anılan Timothy Ray Brown, 2020’de kanserden ölene kadar 12 yıl boyunca virüssüz kalmıştı. 2019’da, Adam Castillejo adlı başka bir hastanın AIDS’ten iyileştiği duyurulmuş ve böylelikle Brown’ın hastalığı yenmesinin tesadüf olmadığını doğrulanmıştı.
Her iki adama da AIDS’e neden olan HIV’i bloke eden bir mutasyon taşıyan donörlerden kemik iliği nakli yapıldı. Ancak söz konusu mutasyon çoğu Kuzey Avrupa kökenli olan yalnızca 20 bin donörde tanımlandı.
KEMİK İLİĞİ NAKLİ HASTALARDA CİDDİ YAN ETKİLERE NEDEN OLUYORÖnceki vakalarda, kemik iliği nakilleri tüm bağışıklık sistemlerini değiştirdiği için her iki erkek de, vericinin hücrelerinin alıcının vücuduna saldırdığı bir durum olan graft versus host hastalığı da dahil olmak üzere bazı yan etkilere maruz kaldı. Brown, naklinden sonra neredeyse ölüyordu. Castillejo’nun tedavisi ise az şiddetliydi. Ancak doktorlarına göre naklinden sonraki yıl yaklaşık 70 kilo verdi, işitme kaybı geliştirdi ve birden fazla enfeksiyona yakalandı.
Buna karşılık, Weill Cornell Medicine’de hastanın doktoru olan Dr. JingMei Hsu, son vakadaki kadının naklinden sonraki 17. günde hastaneden ayrıldığını ve graft versus host hastalığı geliştirmediğini söyledi. Dr. Hsu, kordon kanı ve akrabasının hücrelerinin kombinasyonunun, tipik bir kemik iliği naklinin acımasız yan etkilerinden çoğunu korumuş olabileceğini söyledi.
Öte yandan, artık orta yaşını geçen kadına Haziran 2013’te AIDS teşhisi kondu. Antiretroviral ilaçlar virüs seviyelerini düşük tuttu. Ancak Mart 2017’de akut miyeloid lösemi olduğu anlaşıldı. O yılın Ağustos ayında, HIV’in hücrelere girişini engelleyen mutasyona sahip bir donörden kordon kanı aldı. Ancak kordon kan hücrelerinin aşılanması yaklaşık altı hafta sürebildiğinden, ona birinci derece bir akrabadan kısmen eşleşen kan kök hücreleri de verildi.
Weill Cornell Medicine of New York’ta bulaşıcı hastalıklar uzmanı olan Dr. Marshall Glesby, akrabasının yarı uyumlu “haplo” hücrelerinin, kordon kanı hücreleri baskın hale gelene kadar bağışıklık sistemini desteklediğini ve nakli çok daha az tehlikeli hale getirdiğini söyledi.
Glesby, “Akrabadan yapılan nakil, onu kordon kanının devralabileceği noktaya getiren bir köprü gibidir” dedi.
Bununla birlikte, hasta, nakilden 37 ay sonra antiretroviral tedaviyi kesmeyi tercih etti. 14 aydan fazla bir süre sonra, şimdi hiçbir AIDS belirtisi göstermediği açıklandı.
Kordon kanından elde edilen kök hücrelerin neden bu kadar iyi çalıştığı tam olarak belli değil. Weill Cornell’deki organ nakli servisi direktörü Dr. Koen Van Besien, “Bir olasılık, yeni bir ortama uyum sağlama konusunda daha yetenekli olmalarıdır. Bunlar yeni doğan hücreleri, daha uyarlanabilirler” dedi.
Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates, katıldığı bir yayında mRNA aşılarının sadece Covid’i bitirmekle kalmayıp soğuk algınlığı ve gribi de ortadan kaldıracağını söyledi. Dünyanın en zengin insanlarından Gates, “Bir yıl içinde aşı olduğumuz fikri olağanüstü. Geçmişte, aşıları bulmak ortalama beş yıl sürerdi” derken, “Aşılarımız olmasaydı, birçok ülkede ölüm sayısı gerçekte olduğundan iki kat fazla olurdu” diye konuştu.
Bill Gates’ten mRNA aşılarına ilişkin yeni öngörü.
Microsoft’un kurucusu Bill Gates, bir podcast canlı yayınına katıldı. Gates yayında yaptığı konuşmasında Pfizer- BioNTech ve Moderna tarafından koronavirüs aşılarında kullanılan mRNA aşılarının, diğer hastalıklarda da etkili olabileceğinin altını çizdi.
“AŞILARIMIZ OLMASAYDI ÖLÜM SAYISI İKİ KAT FAZLA OLURDU”
Gates, “Bir yıl içinde aşı olduğumuz fikri olağanüstü. Geçmişte, aşıları geliştirmek beş yıl sürerdi. Aşılarımız olmasaydı, birçok ülkede ölüm sayısı gerçekte olduğundan iki kat fazla olurdu”diye konuştu.
“mRNA’YI ÇOK DAHA İYİ BİR GRİP AŞISI YAPMAK İÇİN KULLANACAĞIZ”
Eski eşiyle beraber desteklediği Bill & Melinda Gates Vakfı aracılığıyla sağlık sektörüne yatırım yapan Gates, daha sonra mRNA aşılarının Covid nedeniyle hastaneye yatış oranları ve diğer hastalıklar için etkili olduğunu açıkladı.
Bill Gates, “Sadece pandemik aşılar için iyi değil. mRNA’yı çok daha iyi bir grip aşısı yapmak için kullanacağız. Sonunda bu soğuk algınlığından, gripten ve corona virüslerden kurtulmak için yeterince iyi aşılar yapabilmeliyiz.”dedi.
“HAMİLELER mRNA AŞILARINDAN FAYDA SAĞLAYACAK”
Aşıların hamileler üzerindeki etkisi üzerine sorulan soruya ise Gates, hamile kadınların mRNA aşılarından fayda sağlayacağını savunurken, “Hamile kadınlar grip olduklarında, çocukları için çok daha kötü sonuçlar öngörüyor. Bu solunum yolu virüslerinden herhangi biri, ölüme neden olan bir forma dönüşebilir.Önümüzdeki on yılda yapılacak yatırımlar ile birlikte ürünler üretirsek, sanırım gripten ve soğuk algınlığından gerçekten kurtulabiliriz” diye konuştu.
Slavia Prag – Fenerbahçe maçına saatler kala tarihi bir gerçeği su yüzüne çıkardı. İşte dikkat çeken ayrıntı… Fenerbahçe ilk altyapı takımını kuruyor ve oradan yetişen Bombacı Bekir, yurt dışına satılan ilk futbolcu… Bombacı Bekir, Slavia Prag-Fenerbahçe maçı için Ali Naci Karacan tarafından tek maçlık getirilerek ilk milli futbolcu unvanını da almış oldu.
UEFA Avrupa Konferans Ligi Play-Off turunda bugün oynanacak Slavia Prag-Fenerbahçe maçı tarihi bir gerçeği ortaya çıkardı. Slavia Prag takımını konuk edecek Fenerbahçe’nin bu hazırlığı 99 yıl önceye dayanıyor.
1924 Paris Olimpiyatları’na futbol takımı göndermek için yola çıkan, 1922’de Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı (TİCİ) çatısı altında faaliyete başlayan Türkiye Futbol Federasyonu, Türk futbolunun uluslararası arenada başarılı olup olamayacağı sorusuna yanıt bulmak için Slavia takımını Türkiye’ye davet ediyor.
TARİHİ GOLÜN PERDE ARKASINDA DURAN İSİM: ALİ NACİ KARACAN
Konuyla ilgili Milliyet’e konuşan spor tarihçileri Barış Kenaroğlu ve Barış Eymen, Türkiye’den yurt dışına yapılan ilk transfer olan ve Bombacı Bekir olarak anılan Türk futbolcu Bekir Refet Teker hakkında önemli bir bilgi paylaştı.
Spor tarihçileri, 16 Temmuz 1923’teki karşılaşmanın ardından 5 Haziran 1927’de yeniden karşı karşıya gelen Fenerbahçe ve Slavia Prag takımının o günkü tarihi maçından bahsetti. Tarihçiler, maçın tarihi golünü atan Bombacı Bekir’i 1927 yılında Almanya’dan Fenerbahçe’ye tek maç için getiren ismin, Fenerbahçe’ye uzun yıllar genel sekreterlik ve 1926-1928 yılları arasında Fenerbahçe Başkanlığı yapan gazeteci Ali Naci Karacan olduğunu duyurdu.
SLAVIALILARIN MORALİNİ BOZAN BOMBACI BEKİR
Spor tarihçileri Barış Kenaroğlu ve Barış Eymen Bombacı Bekir transferini ve o tarihi golü şu sözlerle anlattı:
“3 Haziran 1927’de Galatasaray, Taksim Stadı’nda Slavia ile karşılaşırken, Fenerbahçeliler de Ali Naci Karacan’ın Almanya’dan getirdiği, Bekir’i karşılamak üzere Sirkeci garına gitmiş. Gazeteler ‘Milli takımın eşsiz futbolcusu Bekir geldi’ haberini birinci sayfadan duyurmuş. Bekir de bekleneni yapmış ve Fenerbahçe’ye maçı kazandırmış. Gazetelerde, Fenerbahçe’ye, Türkiye’nin dört bir yanından, 200’ü aşkın tebrik telgrafı geldiği haberlerine rastlıyoruz. Slavialılar ise mağlubiyetin moral bozukluğundan olacak, Fenerbahçelilerin verdiği ziyafete gelmemiş.”
Kripto para piyasası için son derece kritik bir gün 17 Şubat… Zira bilindiği üzere 2020 Aralık ayı itibariyle ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), XRP’nin satışı ile ilgili ihlaller olduğu iddiasıyla Ripple Labs Inc.’e dava açtı.
Son dönemde ortaya çıkan birkaç rapor, önemli belgelerin bugün itibariyle açıklanacağını gösterir nitelikte. Bu da bir yıldan fazla süren hukuk mücadelesine yönelik ilk somut veriler olacak.
Ripple yatırımcıları ve yöneticileri dava kanadından umutlu. Ancak SEC de işin peşini kolay kolay bırakacakmış gibi görünmüyor…
Yine de şu bir gerçek; dava kanadında gelebilecek olumlu ya da olumsuz her türlü sonuç sadece Ripple – XRP özelinde değil kripto para piyasasının genelini etkileyebilecek öneme sahip. Yaklaşık 13 senedir hayatımızda olan bir piyasadan bahsediyoruz ve bu 13 sene boyunca kripto para piyasası aleyhine açılmış en büyük dava bu.
Olumlu bir sonuç gelmesi durumunda piyasanın geneli için önündeki en büyük engellerden biri kalkmış olacak… Ve piyasa hem kendi dengelerini bulma hem de derinlik ve güven kazanma yönünde çok büyük bir adım atmış olacak.
Olumsuz sonuç ise özellikle piyasaya girmiş ya da girmek isteyen kurumsal yatırımcıların kafasındaki soru işaretlerini biraz daha belirgin hale getirebilir.
Bu gelişmeler ışığında; lider kripto para birimi BTC / USD paritesinde 41 bin 600 dolarlı seviyelerden başlayan yükseliş ivmesi 44 bin 800 dolar direncine takıldı. Bu direncin aşılamaması bir miktar kar satışlarına beraberinde getirse de özellikle 43 bin 200 dolar desteğinin üzerinde kalma isteği dikkat çekiyor.
Zira bu nokta, oluşturulmaya çalışılan yükseliş trendinin destek seviyesi konumunda. Şimdi paritenin bu trendinde destek noktası üzerinde kalıp kalamayacağı takip edilecek. Kalması durumunda yeniden 44 bin 800 dolar seviyesi ara direnç noktası olmak üzere 45 bin 500 – 45 bin 800 dolar ana direnç bandı test edilebilir.
Olası geri çekilmenin devamı halinde ise 42 bin 500 ve 41 bin 700 dolar seviyeleri diğer destek noktaları konumunda…
Kanal D’de ekrana gelen ‘Magazin D’ programının sunucusu Tara de Vries, beş aylık oyunculuk eğitiminin bittiğini söyledi.
2018 Miss Turkey Güzeli, “Örnek aldığınız biri var mı?” sorusuna, “Yok, ben bunu kendimle rekabet olarak görüyorum. Kendimin daha iyi versiyonunu ortaya çıkarmak istiyorum. Yoksa örnek aldığınız kişi olursunuz, o da siz olmazsınız. Ben kendi yolumda ilerleyeceğim” yanıtını verdi.
Yeni filmi ‘Bursa Bülbülü’ için çalışmalar yapan Ata Demirer son görüntüsüyle gündeme geldi. İddialara göre 50 kilo veren Ata Demirer adeta eridi. Hayranları tarafından “Şahane görünüyorsun” yorumları alan ünlü komedyenin paylaşımlarına da beğeni yağıyor.
Ata Demirer son görüntüsüyle gündeme geldi. Yeni filmi için çalışmalara başlayan Ata Demirer uyguladığı diyetle iddialara göre 50 kilo verdi. Yeni film çalışmaları için inzivaya çekilen Demirer bir yandan çalışırken diğer yandan da sıkı bir diyet uyguladı.
Bir dönem 140 kilo olan Demirer, 50 kilo vererek eski görüntüsüne veda etti.
Şekerli içeceklerden uzak duran, tatlıyı kesen ve abur cubur yemeyen Demirer, bu süreçte bol bol yüzerek form tuttu.
Önceki gün oyuncu Özge Özacar ile bir araya gelen komedyenin son halini görenler “Erimişsin” yorumları yaptı.
Şimdilerde Alice Müzikali ile sahnede olan Serenay Sarıkaya, sosyal medyada kulis fotoğraflarını paylaştı. Güzel oyuncu, paylaşımında; rol arkadaşları Merve Dizdar ve Ezgi Mola’ya da yer verdi.
Son dönemlerde takıntılı hayran kabusu yaşayan ve işletmeci Umut Evirgen’le yeni bir aşka yelken açan Serenay Sarıkaya, uzun bir arada sonra başrolünde oynadığı Alice Müzikali ile sahnelere döndü.
KULİSTEN PAYLAŞTISosyal medya hesabını da oldukça aktif kullanan ünlü oyuncu, zaman zaman provalardaki keyifli anlarını da takipçileriyle paylaşmayı ihmal etmiyor. Sarıkaya, son olarak kuliste verdiği pozları yayınladı.
Kahverengi deri gömlek ve pantolonuyla poz veren Sarıkaya, rol arkadaşları Merve Dizdar ve Ezgi Mola’ya da yer vermeyi ihmal etmedi. Ünlü ismin paylaşımına binlerce beğeni ve yorum geldi.
Süper Lig’de alınan kötü sonuçların ardından GZT Giresunspor galibiyetiyle kendine gelen Fenerbahçe perşembe günü Avrupa sınavına çıkıyor. Sahasında Slavia Prag ile karşılaşacak olan sarı-lacivertli ekip sahadan galibiyetle ayrılmak istiyor. Peki Fenerbahçe-Slavia Prag maçının hakemi kim?
Fenerbahçe-Slavia Prag
Süper Lig’in 25. haftasında GZT Giresunspor’u yenen Fenerbahçe’de hedef Konferans Ligi’nde oynayacağı Slavia Prag maçı. Kadıköy’de konuk edeceği rakibini yenerek ikinci maç için avantaj elde etmenin planlarını yapan sarı-lacivertliler bu karşılaşmaya odaklanmış durumda.
Fenerbahçe-Slavia Prag maçının hakemi kim?Ülker Stadyumu’nda saat 20.45’te başlayacak karşılaşmada görev alacak hakemler belli oldu. Maurizio Mariani’nin düdük çalacağı karşılaşmada yardımcılıklarını ise Daniele Bindoni ve Alberto Tegoni üstlenecek. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Matteo Marchetti olacak
İngiltere Prensi Andrew’un (61) arkadaşı olan ve pedofiliden yattığı cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’ın 2001’de ABD’de verdiği bir partide, o dönem 17 yaşında olan Virginia Giuffre’ye tecavüz ettiği öne sürülmüştü.
İngiltere Prensi Andrew’un (61) arkadaşı olan ve pedofiliden yattığı cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’ın 2001’de ABD’de verdiği bir partide, o dönem 17 yaşında olan Virginia Giuffre’ye tecavüz ettiği öne sürülmüştü. Hakkında ABD’de soruşturma açılan Andrew, ifade vermesi için yapılan çağrıları karşılıksız bırakmıştı. Prens Andrew ile Virginia Guiffre’nin davayı mahkemeye götürmemek için önceki gün anlaştığı açıklanmıştı. Anlaşmada tazminat miktarı belirtilmezken Andrew’un 12 milyon sterlin (221.8 milyon lira) ödeyeceği iddia edildi. Ödemenin büyük kısmını ise Andrew’un annesi Kraliçe Elizabeth‘in yapacağı öne sürüldü.
Yapımcılığını Adele, Sia ve Beck gibi ünlü isimlerle çalışmış Greg Kurstin’in üstlendiği eser, dinleyicilere yumuşak, tatlı bir vokal tonuyla hafif gitar melodileri sunuyor. Benee, “Eser, bir Los Angeles ütopyası. Bence otomobi- lin üstünü açıp yola düşerken dinlemeye çok uygun!” dedi.
Tolgahan Sayışman, eşi Almeda Abazi’nin doğum günü ve beşinci evlilik yıl dönümleri için kesenin ağzını açtı.
Oyuncu, Nakşiler Mücevherat’tan Abazi’ye 300 bin TL değerinde tektaş aldı.
Ayrıca eşiyle bir reklam filmi için kamera karşısına geçen Abazi, oyunculukla ilgili, “Evlenmeden önce 2-3 projede yer almıştım. Oyunculuğu bıraktım” dedi.
Sayışman ise, “Olayın benimle bir ilgisi yok. ‘Tolgahan eşinin oyunculuk yapmasını istemiyor’ gibi yorumlar yapılmasın” diye konuştu.
Berkay Ateş, doğum gününde hediye yerine Kansersiz Yaşam Derneği’ne bağış istedi.
19 Şubat’ta 35’inci yaşını kutlayacak oyuncu, Instagram’dan, “Yeni yaşımın gelişinin her zamankinden daha özel ve anlamlı olmasını istiyorum. Kanser hastası çocuklara, umut ve gülümseme sebebi olmak için hepinizden destek bekliyorum” yazarak, duygularını dile getirdi.
Yapımcılığını Adele, Sia ve Beck gibi ünlü isimlerle çalışmış Greg Kurstin’in üstlendiği eser, dinleyicilere yumuşak, tatlı bir vokal tonuyla hafif gitar melodileri sunuyor.
Benee, “Eser, bir Los Angeles ütopyası. Bence otomobilin üstünü açıp yola düşerken dinlemeye çok uygun!” dedi.
Tolgahan Sayışman, eşi Almeda Abazi’nin doğum günü ve beşinci evlilik yıl dönümleri için kesenin ağzını açtı.
Oyuncu, Nakşiler Mücevherat’tan Abazi’ye 300 bin TL değerinde tektaş aldı. Ayrıca eşiyle bir reklam filmi için kamera karşısına geçen Abazi, oyunculukla ilgili, “Evlenmeden önce 2-3 projede yer almıştım. Oyunculuğu bıraktım” dedi. Sayışman ise, “Olayın benimle bir ilgisi yok. ‘Tolgahan eşinin oyunculuk yapmasını istemiyor’ gibi yorumlar yapılmasın” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed El Nahyan’ın davetiyle resmi temaslarda bulunmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri‘ne (BAE) giderek, iki ülke arasındaki bağları kuvvetlendirmek adına görüşmeler gerçekleştirdi. Gazeteci yazar Ertuğrul Özkök, bu görüşmeleri Number1 FM‘deki sesli köşesinde yorumladı. ‘Ertuğrul Özkök ile Günün Yorumu’ isimli köşede konuşan Özkök, “Biz bu ülkelerle, çok değil bundan 6 ay önce kanlı bıçaklıydık. Büyükelçimiz yoktu Birleşik Arap Emirlikleri’nde.” dedi.
Özkök, “Şimdi birden sihirli bir dokunuşla bu ülkelerle ilişkilerimiz en üst düzeye çıktı ve gayet iyiyiz. Şimdi buna bakıp kendi kendinize sormuyor musunuz? Yahu orası uçakla buradan 4 saat 5 saat mesafedeki yerler. Oysa bizim dibimizde bir Suriye var.” ifadelerini kullandı.
“BAKALIM NE CEVAP VERECEKSİNİZ?”
Ertuğrul Özkök köşesinde şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan 74 yaşında bir vatandaşım. Bazı sabahlar kalkıyorum. Kendi kendime sorular soruyorum. Cevaplarını bulamıyorum. Mesela Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Abu Dabi’deydi. Ondan önce de Birleşik Arap Emirlikleri’ndeydi. Biz bu ülkelerle, çok değil bundan 6 ay önce kanlı bıçaklıydık. Büyükelçimiz yoktu Birleşik Arap Emirlikleri’nde. Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri’ni, 15 Temmuz darbesinin arkasında onu destekleyen ülke olarak niteliyordu. Onu dışında Libya’da karşı karşıyaydık. Hatta Libya’daki bizim de askerimizin bulunduğu üstlerden birini Birleşik Arap Emirlikleri uçaklarının vurduğu iddia ediliyordu. Daha sonra Güney Kıbrıs’a 4 tane Birleşik Arap Emirlikleri uçağı konumlandı ve bize karşı olan koalisyon da yer aldı.
Şimdi birden sihirli bir dokunuşla bu ülkelerle ilişkilerimiz en üst düzeye çıktı ve gayet iyiyiz. Şimdi buna bakıp kendi kendinize sormuyor musunuz? Yahu orası uçakla buradan 4 saat 5 saat mesafedeki yerler. Oysa bizim dibimizde bir Suriye var. 5 milyon göçmen gelmiş oradan. Onlarla barışan bir Türkiye, niye Suriye’de Esad rejimiyle görüşüp, onunla da meselelerini çözme yolunu aşmaz. Aklınıza gelmiyor mu sizin bu soru? Ve bizim için Esad ile şu anda anlaşıp, sınırlarımızı garantiye almak, göçmen sorununu çözmek, çok daha acil, çok daha birinci derecede önemli bir mesele değil mi? Evet ben sabahları kalkıyorum, bu soruları kendi kendime soruyorum. Siz de sorun bakalım ne cevap vereceksiniz?”
Naomi Campbell, bebeğiyle Vogue dergisinin İngiliz versiyonuna kapak oldu.
51 yaşındaki süper model kızının doğumunu, New York Moda Haftası sırasında podyumda karnında belirgin bir şişlik olmadan görüldükten sadece haftalar sonra, geçen mayıs ayında açıklamıştı. Spekülasyonlara cevap veren Campbell, kızını evlat edinmediğini, onun kendi çocuğu olduğunu söyledi. Campbell, dokuz aylık bebeğin babasının ismini de hiç paylaşmadı. Campbell kızı için, “O, şimdiye kadar yaptığım en iyi şey” dedi.
Ayrılık kararını bir türlü kabullenemeyen Kanye West, eski eşi Kardashian’la barışmak için her türlü yola başvuruyor.
ABD’li ünlü rap şarkıcısı Kanye West, ayrıldığı eşi televizyon yıldızı Kim Kardashian’ın evine bir kamyonet dolusu Çiçek yolladı. Üzerinde “Benim vizyonum kristal berraklığında net” yazan çiçek dolu kamyonet, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Kardashian’ın 60 milyon dolarlık malikânesine park edildi. West ile bir süredir birliktelik yaşayan Julia Fox’un, ünlü rap’çinin eski eşiyle barışmak için yaptıklarından dolayı ayrıldığı öne sürüldü. Kardashian’ın ise Pete Davidson ile birlikteliği sürüyor.
Ayrıldıkları söylenen Alina Boz ve Mithat Can Özer, ayrılmadığı gibi aynı eve taşınma kararı aldı. Çift, gözlerden uzak olmak ve birlikte yaşamak için Zekeriyaköy’den aylığı 45 bin liraya villa kiraladı.
3 yıldır birlikte olan Alina Boz ve Mithat Can Özer’in geçen ay ayrıldıkları iddia edilmişti. Ama kaynaklarım çiftin ayrılmadığını, tam tersine ilişkilerinde ileriye dönük adım atarak aynı eve taşındığını söyledi. Güzel oyuncu, Sezen Aksu’nun oğlu olan müzisyenle ilişkisini gözlerden uzak yaşamayı tercih ediyor. Bu nedenle şehirden uzakta, Zekeriyaköy’de müstakil bir villa kiralayan çift, aylık 45 bin lirayı gözden çıkarmış.
Ömer Faruk Sorak’ın yeni filmi “Bandırma Füze Kulübü”nün başrolünü Deniz Can Aktaş’la paylaşan Alina Boz, çekimler nedeniyle bir süredir Bandırma’daydı. Çekimleri tamamladıktan sonra İstanbul’a dönen güzel oyuncu, şimdilerde yeni evine yerleşme telaşı yaşıyor.