Jennifer Lopez erkek arkadaşı Ben Affleck ile NBC Stüdyoları’ndan çıkarken görüntülendi.
New York’ta binadan çıkarken Lopez bir kürk manto ve klasik küçük siyah bir elbise içinde göz alıcı görünüyordu.

Jennifer Lopez erkek arkadaşı Ben Affleck ile NBC Stüdyoları’ndan çıkarken görüntülendi.
New York’ta binadan çıkarken Lopez bir kürk manto ve klasik küçük siyah bir elbise içinde göz alıcı görünüyordu.


Yönetmen koltuğunda Emrah Eren’in oturduğu oyun, taktığımız türlü maskelerin zorlu koşullarda nasıl da kolayca düştüğünü anlatıyor. Şevket Çoruh oyun hakkında, “Bu zor dönemde böyle bir oyunu yapabilmek başka bir mutluluk. Tepkiler güzel. Anadolu’da turneye çıkacağız” dedi. Ozan Güven ise yaptıkları işle gurur duyduklarını belirtti: “Umarım seyirci beğenir ve güzel bir sezon geçiririz. Memlekete biraz moral olur.”

Oyunu izlemeye gelenler arasında Şevket Çoruh’un eski eşi Günay Karacaoğlu ile 24 yaşındaki kızları Gülenay Çoruh da vardı. ( Sayit DURMAZ)

“Demet çok iyi bir partner”
Şükrü Özyıldız önceki akşam Rumelihisarı’nda görüntülendi. Özyıldız, “Alice”in provalarının güzel gittiğini söyledi.

Oyuncu, Demet Özdemir’le başrolü paylaştığı “Aşk Taktikleri” filmi hakkın da “Demet çok iyi bir oyuncu, çok iyi bir partner. Çok güzel bir Film oldu” dedi. Özyıldız, yakında 33 yaşına basacağını da belirtti: “Doğum günümde bağış kampanyası düzenledim.” (Sayit DURMAZ)
Covid pozu
Pop müziğin ünlü ismi Ece Seçkin koronavirüse yakalandı.

Ece Seçkin, Covid testinin pozitif çıktığını sosyal medyada paylaştığı bu kareyle duyurdu. Şarkıcı, paylaşımına “2.2.22 Hello (merhaba) Covid” notunu düştü.
Tarih belli oldu
Arabesk sanatçısı Bergen’in hayatını konu alan “Bergen” filminin vizyon tarihi belli oldu. Başrolünü Farah Zeynep Abdullah’ın üstlendiği, Erdal Beşikçioğlu ve Tilbe Saran’ın da rol aldığı yapım, 4 Mart’ta seyirciyle buluşacak.

Keşke erken evlenmeseydim
90’lı yılların popüler isimlerinden Ozan Orhon, uzun aradan sonra “Arı” şarkısıyla müziğe döndü.

Önceki gün Nişantaşı’nda görüntülenen Orhon, “Pişmanlıklarınız var mı?” sorusunu şöyle yanıtladı: “Tabii ki var. Çok erken evlilik yaptım. Keşke yapmasaydım. Her evlilik beni müzikal olarak geriye attı. O kadar erken evlenmesem, her şey çok daha farklı olabilirdi.” Ozan Orhon, ilk evliliğini 1997 yılında Ebru Şallı ile yapmıştı. ◊ Behlül AYDIN
Numberone.com.tr

Amazon’un kurucusu ve dünyanın en zengin insanı Jeff Bezos’un kişisel serveti, pandemi döneminde her zamankinden daha fazla kişinin internet üzerinden alışveriş yapmasıyla 2017’den bu yana kabaca ikiye katlandı.
Bu süreçte tersaneler de süper yatlar üretmeye devam etti. Uzmanlar popülerlikleri arttıkça, yatların daha da büyüdüğünü söylüyor. Dünyanın en zengin insanı da elbette bu mega yat akımından geri kalmadı ve kendine inşa ettirdiği devasa yatla bir süredir dünya basınının gündeminden düşmedi.
Bezos’un mega yatı Hollanda’da Oceano adlı şirket tarafından yapılıyor. Bezos’un yatı tam 127 metre uzunluğunda ve maliyeti de 500 milyon Dolar civarında. Ancak bu büyüklükte bir yat elbette lojistik konusunda sıkıntı yaratıyor.

Yatın inşa edildiği tersaneden görünüm
Hollanda’da inşa edilen yatın ülkeden çıkarılıp Bezos’a ulaştırılabilmesi için Rotterdam’ın simgesi olan tarihi Koningshaven Köprüsü sökülmek zorunda kalınacak.
Numberone.com.tr
Todd Phillips tarafından yönetilen ve başrolünde Joaquin Phoenix’in yer aldığı ilk “Joker” filmi Ekim 2019’da gösterime girdi. 18 yaş kısıtlamasına rağmen gişede 1 milyar dolarlık barajı geçen film, aynı zamanda En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Orijinal Müzik dallarında iki Oscar Ödülü kazandı.DUVAR – Yeni “Joker” filmi geliyor. Stüdyonun içinden bir kaynağın verdiği bilgilere göre, Warner Bros. Todd Phillips’in hazırladığı senaryonun ilk taslağını resmi olarak aldı. Joaquin Phoenix’in başrol olarak geri döneceği filmin çekimlerinin ise 2023 yılı içerisinde başlayacağı belirtildi.
nun aktardığına göre, önceki filmin de senaristi olan Todd Phillip geçtiğimiz yılın Mayıs ayında devam filmi için sözleşme imzaladı. Filmin, Arthur Fleck’in önceki filmdeki hikâyesini takip etmesi bekleniyor.
Numberone.com.tr

Futbol tarihinin en iyi oyuncularından biri olarak kabul edilen ve kariyerini Manchester United’da sürdüren Cristiano Ronaldo, gündem olmaya devam ediyor.
Portekizli futbolcunun nişanlısı Georgina Rodriguez’in hayatını anlatan belgeselde dikkat çeken bir gerçek ortaya çıktı.
Ronaldo’nun Madrid’deki 5 milyon sterlin değerindeki evinin garajı görüntülendi.
15 ARABA, 18 MİLYON STERLİN
İngiliz basınından The Sun’ın haberinde; 15’in üzerinde lüks arabanın garajda bulunduğu ve bunların toplam değerinin 18 milyon sterlin olduğu belirtildi.
EN PAHALI ARABAYA SAHİP
Ronaldo’nun 8.5 milyon sterlin değerindeki Bugatti Centodieci’nin dünyanın en pahalı arabası olduğu kaydedildi. Bu arabanın dünyada yalnızca 10 kişide bulunduğu da kaydedildi.

İŞTE RONALDO’NUN SAHİP OLDUĞU ARABALAR VE DEĞERLERİ
Bugatti Centodieci, 8.5 milyon sterlin
Bugatti Chiron, 2 milyon sterlin
Bugatti Veyron, 1.7 milyon sterlin
Ferrari Monza, 1.4 milyon sterlin
McLaren Senna, 1 milyon sterlin
Mercedes G-Wagon Brabus, 600 bin sterlin
Ferrari 599 GTO, 500 bin sterlin
Rolls-Royce Phantom Drophead, 500 bin sterlin

Ferrari F12 TDF, 350 bin sterlin
Rolls-Royce Cullinan, 330 bin sterlin
Lamborghini Aventador, 260 bin sterlin
Bentley Uçan Mahmuz, 250 bin sterlin
McLaren MP4-12C, 200 bin sterlin
Mercedes-Benz S65 AMG, 270 bin sterlin
Bentley Continental GT, 151 bin sterlin
Mercedes AMG GLE 63, 127 bin sterlin
Range Rover Sport, 100 bin sterlin
Chevrolet Camaro, 35 bin sterlin
Numberone.com.tr

Glamour dergisine konuşan şarkıcı, “Biraz bronz losyonun güzel duracağını düşündük. Ama gecenin sonlarına doğru gittikçe koyulaşmıştı. Bir fotoğrafıma baktığımda turuncu olduğunu gördüm. O anda aklıma ilk gelen şey hemen orayı terk etmek isteğim oldu” ifadeleriyle güldürdü.
Numberone.com.tr

En son 2018 yılına çektiği The Shape of Water ile 90. Akademi Ödülleri’ne 13 dalda adaylıkla damga vuran ve En İyi Film dahil 4 Oscar’ın sahibi olan Guillermo del Toro imzalı Nightmare Alley – Kabus Sokağı 4 Şubat günü ülkemizde vizyona giriyor.

Film; bir karnavalda öğrendiği insanları manipüle etme yeteneğiyle ünlü bir mentalist olmanın kapılarını aralayan Stanton’ın, en az kendisi kadar hırslı bir kadın Dr. Lilith Ritter ile yakınlaşması sonrası gelişen olayları anlatıyor.

Bir sirkte çalışmaya başlayıp hızla yükselen sonrasında da dibe vuran bir adamın hikayesini konu alan filmin orijinali 1947’de vizyona giren, dönemin starlarından Tyrone Power’ın başrolünü üstlendiği filmi Edmund Goulding yönetmişti.

Beyazperde 74 yıl sonra capcanlı bir geri dönüş yapan bu ışıltılı yeniden çevrimde; Cate Blanchett, Rooney Mara, Willem Dafoe, Toni Collette, Richard Jenkins, Ron Perlman, Holt McCallany, Clifton Collins Jr., Tim Blake Nelson, Mary Steenburgen ve David Strathairn gibi isimler yer alıyor.

“GÜNÜMÜZE YAKIŞIR BİR YENİDEN ÇEVRİM”
1947 yapımı Edmund Goulding’in orijinal film de kıyıda köşede kalmış, döneminin farklı ve cesur örneklerinden biriydi. Yönetmen Guillermo Del Toro hem o filme bu kadar sadık kalıp hem de yaptığı eklemelerle ve kattığı yorumla ortaya gayet doyurucu bir film çıkarmayı başarmış. Sürekli manipülasyonla yürüyen bir erkeğin üzerinden bugünlere bile uzanan bir yükseliş/düşüş hikayesi kuruyor. Kadın karakterlerin konumlarını çok daha güçlendirerek ana kahramanı açısından daha karanlık bir finalle bağlıyor. Bu anlamda günümüze yakışır bir ‘yeniden çevrim’ oluşturuyor. Yine de ikinci perdenin bir parça sarktığını, tempoyu aşağı çektiğini belirtmek isterim. Ama oyuncu performansları (özellikle Cate Blanchett ve Toni Collette), ışık kullanımı, müzikleri, yaratılan atmosferi birinci sınıf.

“DEVRİM NİTELİĞİNDE BİR KARNAVAL NEO-NOİR”
‘Del Toro, devrim niteliğinde bir karnaval neo-noir’ına imza atmış. Fantastikle de bilinçaltıyla da korkuyla da mesafeli bir şekilde ilişki kurarak türde David Lynch ve Coenler’in kulvarına masalsı bir ekleme yapıyor. Ahenkle dans eden capcanlı karakterler politik alt metin de barındırıyor. Goulding’in 1947 tarihli B-tipi filmini ikiye katlayan bir yeniden çevrim bu! Del Toro ötekilere dair öyküsünü tarihi bir karnavala çekerken Gilliam’ın ustalıklı ‘Dr. Parnassus’u ile de kardeşlik ilişkisi kurmaktan zevk alıyor. Türünde lezzetli bir film. Del Toro’nun Hollywood kariyerinde de zirveye oynuyor!’

“GÜNÜMÜZE GÖRE DEMODE KALIYOR”
Nighmare Alley özenli görüntü ve sanat yönetimiyle 1947 yapımı öncül filmini cilalayarak seyirciye sunmayı başarıyor. Neredeyse senaryo anlamında orijinaline pek çok noktada sadık kalıyor. Ancak filmin ilk 90 dakikasındaki gösterişli yükselişi filmin son bir saatinde düşüşe geçiyor. Film uzadıkça hikayesi zayıflıyor ve en sonunda finalindeki karanlığın içinde anlam aramaya çalışıyorsunuz. Günümüze göre hikayenin demode kaldığını belirmek gerekiyor. Geçmişin görkemli film noirlarını düşündüğümüzde bu film bir parça dönem olarak günümüzle kan uyuşmazlığı yaşıyor.

“ÇOK KIYMETLİ BİR SİNEMA FİLMİ”
Olayların aniden ve bir anda geliştiği Kabuslar Sokağı, geneli itibariyle izleyicisini kavrayan güçlü bir film. Renkli gezici karnaval sahneleri, aşklar, hırslar, intikamlar, alev alev yanan hayatlar ve en önemlisi ana karakterini hiç bırakmayan bir film olması çok kıymetli bir sinema izlediğimizi hissettiriyor. Olduğun yere geri dönmek, tavuk imgesi ve ‘canavar mısın insan mı?’ sorusu kafamda döndü durdu… Taşradaki karnaval görüntüsünden sonra bir anda ışıltılı şehir gecelerine geçiş dengesi çok güzel yakalanmış. Bradley Cooper’ı ilk defa bir performansında çok beğendim. Cate Blanchett ve Rooney Mara’yı Carol filminden sonra tekrar bir arada görmek şahaneydi.

“HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMIYOR”
Oscar ödüllü Pan’ın Labirenti ve Suyun Sesi filmleriyle tanıdığımız Hellboy filmiyle de gönlümüzde ayrı bir yeri olan yönetmen Guillermo del Toro yine her zamanki tarzında olabildiğince karanlık ve de fantastik atmosferine bu sefer 1940 yıllarda kasaba kasaba gezen bir karnaval ekibini dahil etmiş. 1947 yapimi aynı isimli ilk filmin ve romanın adaptasyonu olarak görebileceğiniz Kabus Sokağı Bradley Cooper, Rooney Mara, Cate Blanchett, Toni Collette ve Willem Dafoe ‘dan oluşan dev oyuncu kadrosuyla sizi hayal kırıklığına uğratmıyor. Geçmişindeki travmalarla insanların içinde oluşan boşlukları güç hırsıyla doldurması üzerine ve vicdan azabı çekerken teselli arayan ruhlara yol göstermeye çalışırken ceplerini boşaltmaya kendini adayan bir dolandırıcının hayatı gerilim filmi sevenler için iyi bir seçenek!
Numberone.com.tr

Instagram hikayelerinde paylaştığı seksi fotoğraflarla dikkat çeken Jennifer Lopez’, sosyal medyanın gündemine oturdu.

52 yaşındaki JLO, kusursuz fiziğiyle görenleri hayran bıraktı.

52 yaşında iki çocuk annesi Jennifer Lopez’in kusursuz vücuduyla kendisine hayran bıraktı.

Siyah braletinin altına, ince ip askılı kalçasını açıkta bıran bir etek giyen Lopez, kombinini siyah deri, kısa bir blazer ceketle tamamladı.

Siyah eteğinin arkasındaki metal detayı ise herkesi büyüledi. Lopez,saçları ise ortadan ayrılmış, ensesinde topuz yapılmıştı.

İşte Jennifer Lopez’in paylaştığı o pozlar:




Numberone.com.tr
Gaziantep’in İslahiye İlçesinde, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü, jandarma ve zabıta ekipleri, zorlu kış şartlarında yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanları için karla kaplı ormanlık alana yem bırakıldı.

Numberone.com.tr
Oyunculuğuyla beraber oluşturduğu sağlık markası Goop ile de dikkat çeken Gwyneth Paltrow; 30.000 dolarlık duş başlığı, elle boyanmış duvar kağıdı ve bir de spas içeren lüks Montecito malikanesinin kapılarını Architectural Digest dergisi için açtı.

Başarılı ekran kariyerinin ardından sağlık markası Goop ile iş hayatına devam eden Paltrow’a bu atılımı bir söylentiye 150 milyon dolarlık bir servet de kazandırdı.
Bu nedenle, yıldızın kendisine Oprah Winfrey, Ellen DeGeneres ve Prens Harry ve Meghan Markle’ın da evlerinin olduğu Montecito, California’da yeni bir malikâne alması sürpriz değil.
Oscar ödüllü yıldız, Architectural Digest ile hayranlarını lüks tasarımlı evine konuk etti. Lüks alanda gösterişli bir mutfak, oturma odası, 30 bin dolarlık duş sistemi ile hidromasajlı küvet ve Paltrow’un iyi dolaşım için gerekli olduğunu vurguladığı özel bir spa bulunuyor.
Paltrow ve TV yapımcısı kocası Brad Falchuk’un 2016 yılında evi hemen hemen 5 milyon dolara satın almış ve kapsamlı tadilatlara başlamıştı.

Goop patronu evini gezdirirken, Coldplay solisti Chris Martin ile evli olduğu ve İngiltere’de yaşadığı dönemden nasıl ilham aldığını da sık sık vurguladı.

Paltrow’un malikânesinde en dikkat çeken bölüm banyo ve spa oldu. Musluklar tek başına 30.796 dolardan fazlaya mal olmuş.

Ayrıca, spayı her gün kullandığını itiraf eden Paltrow, “Buranın bizim evimiz olduğuna inanamıyorum” diyerek kendini çimdiklediğini itiraf ediyor.
Iron Man yıldızı, videoda çocukları için en sevdiği yemeklerden de bahsetti: “Oğlumun en sevdiği yemek; hindi köftesi veya hindi yahnisi.”
Numberone.comt.tr

Bir film hayal edin; yönetmeni 90’lı yıllardan günümüze çektiği hafızalardan silinmeyen bilim-kurgu ve aksiyon filmleriyle hepimizin hafızasında yer eden bir efsane; başrolünde Oscarlı yıldız; cebinizde de sınırsız denebilecek mega bütçeniz var. Bu filmin kötü hatta belki de türünün en kötülerinden biri olarak tarihe geçme ihtimali nedir? Ne yazık ki Moonfall imkansızı başarmış. Seyircisine hak ettiği bir seyir keyfini vermekten, türünün ciddiye alınabilir bir örneği olmaktan çok uzak. Filmin, kötülerin Oscarları olarak bilinen ve her yıl geleneksel olarak düzenlenen Altın Ahududu Ödülleri’nin (Razzie Ödülleri) bu seneki favorilerinden olacağına şüphe yok. Basın gösterimi dahi yapılmayan filmi Biletinial organizasyonu sayesinde izleme fırsatı bulduk. Gösterime katılan eleştirmenler Burak Göral, Duygu Kocabaylıoğlu Arazlı, Haktan Kaan İçel, Aslıhan Saraçoğlu ve Deniz Ali Tatar filmin neden hayal kırıklığı olduğunu anlattı.

Felaket filmleriyle ünlenen Roland Emmerich, yıkım sahnelerini iyi çeken bir yönetmen ama artık giderek hikaye-dramatik yapı gibi öğelere daha az takılır bir yönetmen oldu. Moonfall kulağa ilginç gelen bir parlak fikir üzerine kurulu olmasına rağmen dakikalar ilerledikçe uzaydan gelen felaket türü filmlerin parodisine dönüşüyor sanki ama amacın bu olmadığı da çok açık belli! Tıpkı aynı yönetmenin “2012” filminde de yaptığı gibi içinde olunan büyük soruna hiç uygun davranmayan tek boyutlu, son derece hafif diyaloglarla konuşan karakterler oradan oraya mantık dışı hareketlerle koşturup duruyorlar. Ayrıca felaket filmleri her zaman ailecidir ama ne zamandır da bu kadar boşanma düşmanı olanını görmemiştik!

Gezegenimizi her seferinde yok olmanın eşiğine getirip, sonra da mucizevi biçimde ve kıl payı kurtarmayı başaran ve bu anlatının 90’lardan itibaren esas mimarlarından biri olan Roland Emmerich, derin uzaydan ve nihayetinde insanlıktan umudunu hala kesmemiş gibi görünüyor. Halen devasa kurguların ve büyük prodüksiyonların peşinde koşan Emmerich, son işi Moonfall ile de bir gişe canavarı yaratmanın peşine düşmüş. Fakat keşke senaryo mantığına da prodüksiyon kadar olması gereken özeni gösterseymiş.

Büyük blockbuster filmlerinin usta ismi Roland Emmerich’in önceki filmleri Independence Day ve 2012 filmlerinin bir kırması olan Moonfall, felaket filmlerini uzaylı istilası konulu bilim kurgularla harmanlıyor. Görsel efekt bombardımanın bir suçlu zevke dönüştürdüğü hazzı inkar edemeyiz. Lakin filmin bütünündeki kolaycılıklar, mantık hataları ve filmin tonuna uymayan ucuz mizansenler filmin iyi paketlenmiş ama içi boş bir film olduğunu gösteriyor. 150 milyon dolarlık bütçe için günümüzün normlarından uzak ve demode bir film ortaya çıkmış. Ama yine de 10 yaşındaysanız filme bayılacaksınız.

Bilim kurgu ve kıyamet türündeki filmlerine hayran kaldığım Roland Emmerich, bu kez hayal kırıklığı yarattığı Moonfall ile karşımızda. Filmde bir önceki olay daha çözülmeden bir diğer olaya geçiliyor ve laf ağıza tıkılıyor hissi yaşıyorsunuz. Genelde bu tarz filmlerin aranan duygusu olan ‘aşk’, bu filmde neredeyse hiç yok, boşanmış çiftler çok daha ön planda. Filmdeki baş karakterler ve hikaye akışı genelde klişeler üzerinden gidiyor. Türevlerinin üstüne koyamayan, hatta daha çok daha altında bir film Moonfall… Ancak filmin ‘matrak’ ve ortamı hareketlendiren karakteri ‘K.C. Houseman’ a hayat veren John Bradley’e haytan kaldım.

2012’, ‘Kurtuluş Günü’, ‘Yarından Sonra’ ve ‘Godzilla’ gibi sinema tarihine geçmiş birbirinden görkemli filmlerde imzası bulunan usta yönetmen Roland Emmerich, NASA onaylı senaryosuyla ve kadrosunda Halle Berry, Patrick Wilson, John Bradley, Michael Pena, Donald Sutherland gibi usta oyuncularla yeni bir felaket filmine imza atmış. Peki film ilk yarısına kadar 2012 filmindeki gibi Dünyanın sonu geliyor geliyor tarzında ilerlerken daha sonra nasıl Kurtuluş Günü filminin konusuna evriliyor Zaten 2 saatlik süresince 150 milyon dolarlık görsel efekt bütçesini yönetmen Roland dibine kadar kullandığından dolayı bunları düşünecek ya da tartışacak kafanız kalmıyor. Katıksız aksiyon ve Yüksek bütçeli felaket filmlerini sevenler bu filmi IMAX izlemeyi tercih etsinler.

Moonfall, ayın yörüngeden çıkıp, dünyaya doğru yaklaşması karşısında insanların yaşadıklarını konu ediyor. Bir şekilde yörüngesinden çıkan Ay’ın, Dünya’ya çarpacak yeni bir yörüngeye girmesiyle gelişen olayları anlatan film, yeryüzündeki yaşamın sonunu getirecek olaya nasıl engel olabileceğine dair bir fikri olan eski bir astronot ile ona inanan birkaç kişinin bu felaketi durdurma çabasını perdeye yansıtıyor.
Numberone.com.tr

32’nci yaşını kutlayan oyuncu, “Yolaç bugün arkadaşlarımla birlikte bana sürpriz yapmış. Çok sevindim. Ona çok teşekkür ederim. Harika giden bir ilişkimiz var, mutluyuz” dedi.
Numberone.com.tr
İran ve Şam’da etkinlik gösteren silahlı cihatçı örgüt Işid’in “Türkiye sorumlusu” olduğu iddia edilen Kasım Güler’in itirafları ortaya çıkmıştı. Güler’in iddiaları arasında ögütün, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, aleviler, LGBT+ bireyler ve İncirlik Üssü’ne saldırı planladığı yer almıştı. Gazeteci yazar Ertuğrul Özkök de konuyu Number1 FM‘deki sesli köşesine taşıdı. ‘Ertuğrul Özkök ile Günün Yorumu’ isimli köşede konuşan Özkök, “Ülkemizin Suriye sınırının hemen öbür tarafı bugün tam anlamıyla terörist çöplüğü haline geldi.” dedi.
Özkök, Işid’in Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu’na suikast planladığı iddiasına ilişkin ise “Artık Türkiye’nin Esad ile masaya oturup, Suriye sorununun Türkiye’nin de güvenliğini tam garantiye alacak şekilde çözümü için bir sürecin başlatılması zamanı geldi. Hatta gecikiyoruz da…” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’DEN BAŞKA GİDECEKLERİ YER YOK
Ertuğrul Özkök, sesli köşede şunları söyledi:
“Amerika Birleşik Devletleri’nin dün sınırımızın dibinde yaptığı operasyon, bir süreden beri unuttuğumuz, görmezden geldiğimiz, üzerini kapatmaya çalıştığımız bir sorunu tekrar gözümüzün önüne getirdi. Evet ülkemizin Suriye sınırının hemen öbür tarafı bugün tam anlamıyla terörist çöplüğü haline geldi. Bu lafı söyleyen ben değilim. Birleşmiş Milletler raporlarında ‘Cihatçı Çöplüğü’ olarak geçiyor buranın adı. Ve bu bölgede 20-25 bine yakın yabancı cihatçının bulunduğu söyleniyor. Bu Türkiye açısından nasıl büyük bir tehlike hiç düşündünüz mü? Suriye olayı başladığında Hürriyet’teki yazılarımda 3-4 defa uyarıda bulunmuştum. Daha ilk günlerinde dedim ki; eğer bu yabancı cihatçıların Suriye’ye geçişlerine izin verilirse yarın burası bir Peşaver’e dönüşecek. Peşaver biliyorsunuz Pakistan ile Afganistan arasında teröristlerin yerleştiği bir bölge.
Nitekim El-Kaide’nin başkanları falan da işte bu tür ara bölgelerde öldürüldü. Yarın bir gün bu teröristler orada daha çok sıkışırsa gidebilecekleri Dünya’da Türkiye’den başka hiçbir yer yok. Bu kadar insanın Türkiye’ye sızdığını düşünebiliyor musunuz? Bakın daha geçenlerde bir Işidci teröristin itirafları yer aldı gazetelerde. Ekrem İmamoğlu ile Kılıçdaroğlu’na suikast düzenlemeyi planlıyorlarmış. Türkiye’yi ne hale getirebileceklerini düşünebiliyor musunuz bu insanların? O yüzden ben şunu söylüyorum: Artık Türkiye’nin Esad ile masaya oturup, Suriye sorununun Türkiye’nin de güvenliğini tam garantiye alacak şekilde çözümü için bir sürecin başlatılması zamanı geldi. Hatta gecikiyoruz da… Yani Esad’a ‘Esed’ diyerek hala psikolojik birtakım nedenlerle onunla görüşmekten vazgeçersek korkarım ki Türkiye’nin başına bu bölgeden çok daha büyük felaketler gelecek. Evet Işid gibi Dünya’nın en tehlikeli terör örgütlerinden bir tanesinin elabaşısı bizim sınırımızın dibinde bir evde yaşıyormuş. Bugün bunu öğrendik Amerika’nın yaptığı bir operasyon sayesinde. Sizce de bu düşündürücü bir şey değil mi?”
Numberone.com.tr
Son dönemde çok tercih edilen tasarım küpe modası akımına ünlüler de ayak uydurdu.

Ünlüler Dua Lipa, Zoe Kravitz, Nicole Richie ve Scarlett Johansson bu akımı ustalıkla kullanan ünlülerden sadece bir kaçı.
26 yaşındaki Dua Lipa şu anda dünyanın en popüler pop yıldızlarından biri ve hızla bir moda ikonu haline geliyor.


Miley Cyrus, kolyeleri üst üste koymanın ve parmaklarını yüzük yığınlarıyla süslemenin yanı sıra, glam rock estetiğini yansıtan en sıra dışı küpe aranjmanlarında da tekrar tekrar öne çıkıyor.

Miley Cyrus, kişisel tarzın sadece giydiğiniz kıyafetlerle değil, nasıl hissettiğinizle ilgili olduğunu ve giyinme konusundaki duygusal yaklaşımının aksesuarlarına kadar uzandığını gösteriyor.
Üst üste kolyeler takmanın ve parmaklarını yüzük yığınlarıyla süslemenin yanı sıra, glam rock estetiğini yansıtan en sıra dışı küpe aranjmanlarında da tekrar tekrar öne çıkıyor.


İster kırmızı halıda deriyi açıkta bırakan file Saint Laurent elbisesi, ister New York sokaklarında slip elbise giymiş olsun, Zoë Kravitz her zaman beklenmedik görünümleri taze ve modern hissettiren çarpıcı bir kombinasyonla birleştiriyor.




Scarlett Johansson, Eski Hollywood cazibesini modern zaman yorumlarıyla manşetlere ve en iyi giyinen listelerinde zirveye çıkaran ve yıllardır uluslararası bir kırmızı halı armatürü.


Scarlett Johansson ödüllü bir aktris, aktivist ve moda ikonu.
Scarlett’in iki sarmal kıkırdak, bir tragus, üç üst lob ve bir ön kıkırdak dahil olmak üzere en az dokuz sol kulak deliği var.
Çiviler, sarkıtlar veya halkalar olsun ünlü yıldız, çeşitli parlak metaller kullanmayı seviyor

Kulağı kıkırdağa kadar deldirerek kullandıkları küpelerle şıklıklarını tamamlayan ünlüler, üstelik bunu fazlasıyla uygun fiyata yapıyor. Dua Lipa, Zoë Kravitz, Miley Cyrus ve Scarlett Johansson küpeleriyle dikkat çeken ünlülerden sadece birkaçı.
Numberone.com.tr

ABD medyası, sürpriz bir istifa kararıyla sarsıldı. Ülkenin önde gelen yayın organlarından CNN televizyonu başkanı Jeff Zucker, şirket içi yaşadığı yasak ilişki nedeniyle istifa ettiğini açıkladı. Zucker istifasını, yayımladığı bir bildiriyle bizzat duyurdu. 9 yıldır bu görevde bulunan Zucker, ‘yakın bir iş arkadaşı ile yaşadığı ilişkinin yıllar içinde geliştiğini, daha önce açıklaması gerektiğini ve hatalı olduğunu’ bildirdi.
‘DAHA ÖNCE AÇIKLAMALIYDIM’
Eski CNN sunucusu Chris Cuomo’nun, eski New York Valisi olan ağabeyi Andrew Coumo ile ilgili bir soruşturmanın parçası olarak ilişkiyi kabul ettiğini belirten Zucker, “İlişki başladığında açıklamam gerekirdi ama ben yapmadım, yanılmışım” ifadelerini kullandı. 56 yaşındaki Zucker, çalışma arkadaşlarına gönderdiği açıklamada ilişki yaşadığı meslektaşının adını paylaşmadı.
MESLEKTAŞI KABUL ETTİ
Ancak CNN’in Başkan Yardımcısı Allison Gollust, Zucker ile ilişki yaşayanın kendisi olduğunu duyurdu. Yazılı açıklama yapan Gollust, “Jeff ve ben 20 yılı aşkın süredir yakın arkadaşız ve profesyonel meslektaşlarız. İlişkimiz son zamanlarda, pandemi sürecinde değişti. Doğru zamanda açıklamadığımız için üzgünüm” dedi. 49 yaşındaki Gollust ise istifa etmedi.
İLİŞKİLERİ ÇOK ÖNCE BAŞLADI
New York Post’a konuşan kaynaklar, ilişkinin son zamanlarda başladığı iddiasının ‘yalan’ olduğunu bildirdi. İlişki sürecinde Hem Zucker hem de Gollust’un evli olduğu belirtiliyor. Jeff Zucker 23 yıllık eşi Caryn Zucker’dan 2019 yılında boşanırken, Allison Gollust’ın da iki çocuğunun babası William Hult’a 2015’te boşanma davası açtığı, 2017 yılında da boşandığı biliniyor.
Numberone.com.tr

1 yıldır birlikte olan oyuncu Demet Özdemir ve şarkıcı Oğuzhan Koç, aralık ayında âşıklar şehri Paris’e gitmiş, ancak sonrasında ayrılmıştı. Paris onlara uğursuz gelmiş, dönüşte büyük bir kavga eden çift, “Bir daha asla olmaz” diyerek ayrı yollara gitmiş ve birbirlerini sosyal medyadan takibi bırakmıştı.
Aldığım duyumlara göre çift büyük konuşmalarına rağmen barışmış! Oğuzhan Koç, “O Ses Türkiye”deki durgun halleriyle dikkat çekmiş, hatta Ebru Gündeş “Araya girelim, sizi barıştıralım” demişti. Birkaç yakın arkadaşı, çifti habersiz bir araya getirerek barışmalarını sağlamış.
Ebru Gündeş’in aracı olup olmadığını öğrenemedim ama belli ki aşk galip gelmiş!
İkilinin geçtiğimiz günlerde astrolog Zeynep Turan’ın “hüzünsüz neşe olmaz” sözünü aynı anda beğenmesi, kafalarda soru işareti uyandırmıştı.
Şimdilik barıştıklarını hayranlarından gizleyen ünlü çift, aralarındaki sorunları masaya yatırıp çözdükten sonra yeniden el ele karşımıza çıkacak bence…
Artık Soho House’da
90’lı yılların ünlü modellerinden Begüm Özbek, modelliği bıraktıktan sonra gözlerden uzak bir yaşam sürmeye başlamıştı.

ABD’de Turizm okuyan Özbek, İstanbul dönüşünde Mövenpick, Ritz, Raffles, Sofa Hotel gibi lüks otellerde yöneticilik yaptı. Aynı dönemin ünlü modellerinden Demet Yoruç’un paylaşımıyla öğrendim ki; Begüm Özbek, Soho House’a transfer olmuş. 3 aydır Soho House’da çalışan Özbek, burada misafir ilişkileri müdürü…

Sevgiliyle Tulum tatili
Kendisi Beşiktaş başkanı iken, ekibinde yöneticilik yapan Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun vefatıyla büyük üzüntü yaşayan Fikret Orman, soluğu sevgilisi Tuğba Coşkun ile birlikte Meksika’nın tatil cenneti Tulum’da almış.


Fikret Orman, planladığı gibi iş toplantıları için sevgilisiyle birlikte önce Miami’ye uçtu. Buradaki işlerini hallettikten sonra da yine planladıkları gibi Tulum’a geçmişler. Ne desem bilemedim; iyi tatiller dilerim…
Önce Disneyland sonra Paris
Cemiyetin sevilen isimlerinden Burcu Şendir, yarıyıl tatilini oğlu Furkan Karabacak ile Fransa’da geçiriyor. Anne-oğul önce Disneyland’a giderek, buradaki büyülü dünyanın keyfini çıkardı. Ardından Paris’e geçen Burcu Şendir ve Furkan, üç gün de dünyanın moda ve sanat başkentinin altını üstüne getirecek. Paris’in kalbindeki Hotel Marignan Champs-Elysees’te kalan anne-oğul, bol bol müzeleri gezecek.

Usta oyuncu Genco Erkal, ‘Yaşamaya Dair’ ile bugün saat 20:30’da Trump Sahne’de sanatseverlerle buluşuyor.

Usta oyuncu Genco Erkal, Nazım Hikmet’in ölümünün 54. yıldönümü için uyarladığı ve yönettiği oyunda sahneyi Tülay Günal ile paylaşıyor. Ağırlıklı olarak ozanın Bursa Cezaevi’ndeki yaşamını, eşi Piraye Hanım’a olan tutkusunu anlatan oyun, sonrasında sürgün yılları ve vatan hasretine odaklanıyor. Nazım Hikmet’in destansı yaşamından izlenimlerle seyirciye duygu dolu anlar yaşatıyor. Piyano ve viyolonsel eşliğinde oynanacak oyunda, başta Fazıl Say ve Zülfü Livaneli olmak üzere değişik bestecilerin Nazım şarkıları da seslendirilecek. Biletler Trump Sahne gişelerinde ve Biletix’te…
Numberone.com.tr

20 yılı aşkın süredir moda sektörünün sevilen isimlerinden biri olan Cengiz Aktürk ilk defilesini önceki akşam Mandarin Oriental Bosphorus, İstanbul’da gerçekleştirdi. Defileye, Banu Akçal, Nesligül Aksoy, Aslı Turanlı, Emel Yıldırım, Arzu Kunt ve İvana Sert’in de aralarında bulunduğu isimler katıldı. Tasarımları ile adından sıklıkla söz ettiren Cihan Nacar’ın kreatif direktörlüğünü üstlendiği defilenin açılışını, Tülin Şahin yaparken, kapanış ise Çağla Şikel ile oldu.
Aktürk, “Türkiye’nin bir markasını daha dünyaya açmış olmaktan mutluyuz. Biz köklü bir markayız. Dünya modasını yakından takip ediyoruz. Koleksiyonumuzu çok başarılı bir tasarımcıya teslim ettik. Çok mutlu ve gururluyuz” dedi. Nacar ise, “Son derece dinamik ve genç olan bu koleksiyonda renkleri ve formları çok özgürce kullandım. Cengiz Aktürk vitrinlerinde bahar ayında satışa sunulacak koleksiyonumu sizlerin beğenisine sunmak için sabırsızlanıyorum” diye konuştu.
Numberone.com.tr



“BABA OLMAK İSTİYORUM”
Gazetecilerin, “Ayrılık nedeni çocuk mu?” sorusunu cevaplayan Sinan Akçıl, “Ben çocuk çok istiyorum biliyorsunuz, baba olmak istiyorum.” açıklamasını yapmıştı.

“AKÇIL”I SİLDİ!
Daha önce, “Aldatma yok. Boşanma durumu var, bekliyoruz.” ifadelerini kullanan Kıratlı’dan dün yeni hamle gelmişti. Burcu Kıratlı, Instagram hesabından “Akçıl” olarak yer alan soyadını silmişti. Ünlü ismin bu hareketi, “Evliliklerini kurtaramadılar.” yorumlarına neden olmuştu.
Numberone.com.tr

Koronavirüse yakalanan isimler arasına Ece Seçkin de katıldı. Geçtiğimiz yıl eylül ayında pilot sevgilisi Çağrı Terlemez ile nikah masasına oturan ünlü şarkıcı (30), testinin pozitif çıktığını açıkladı.

“MERHABA COVID-19″Kendisini evde karantinaya alan Seçkin, objektif karşısına geçti. İçinde su bulunan bardak ile poz veren şarkıcı, o kareleri sosyal medya hesabından yayınladı. Ece Seçkin, gönderilerine, “Merhaba Covid-19…” notunu düştü.

“NEGATİFE DÖNENE KADAR EVDEYİM”
Ardından konuyla alakalı açıklama yapan Seçkin, “Ben de elendim ama durumum iyi. Aralık ayında geçirdiğim Influenza’nın yakınında bile geçemez. Negatife dönene kadar evdeyim.” şeklinde konuştu. Takipçilerinden ünlü şarkıcıya çok sayıda, “Geçmiş olsun.” mesajları yağdı.

“ALLAH RIZASI İÇİN EVİNİZDE OTURUN!
“Ece Seçkin, geçtiğimiz yıl nisan ayında koronavirüse karşı takipçilerini dikkatli olmaları konusunda uyarmıştı. Babası ve babaannesinin virüse yakalandığını duyuran Seçkin, “Bugün babam ve babaannemin pozitif çıkmış olmalarının şokuyla uyandım. Yaşadığım korkuyu daha önce pek yaşamadım, insan sevdiğinin kılına zarar gelsin istemez. O kadar önleme rağmen babacığım ve babaanneciğim hastalandı. Allah rızası için evinizde oturun, virüsü yaymayalım.” demişti.

“AŞI ONU KORUYOR”
Ardından babası ve babaannesinin sağlık durumlarının iyiye gittiğini belirten şarkıcı, “Babaannem 93 yaşında. Allah’a şükür aşısını olmuştu. Aşı koruyor onu. Babam genç olduğu için aşıları henüz yapılmamıştı ama durumu iyi. Her gün yemeklerini götürüyorum, ihtiyaçlarını karşılıyorum. Allah’ın izniyle iyileşecekler. Genel durumları iyi çok şükür.” ifadelerini kullanmıştı.
Numberone.com.tr