Ana Sayfa Blog Sayfa 663

Bazen küs bazen mutlu! 26 sene

0

Peri masalı gibi başlayan yaşamları bazen zorlu dönemeçlerle karşı karşıya kaldı… Kimisinin evliliği kumar tutkusu yüzünden sallandı, kimisi ise eşinin mücadele ettiği amansız hastalıkta en büyük destekçisi oldu… Ama hiç biri hayat arkadaşını geçirdiği bu zor dönemlerde yalnız bırakmadı…

Usta oyuncu Süheyl Uygur ve dans eğitmeni Burçin Orhon evliliklerinde 26. yılı geride bıraktı. Sosyal medya hesabında bir fotoğraf yayınlayan Orhon altına ‘Günümüz kutlu olsun. Altın sene-i devriye bizi bekler’ notunu yazdı.

Biri tiyatro ve televizyon dünyasının başarılı ismi, diğeri sahne performansıyla izleyenleri büyüleyen bir kadın…

Süheyl Uygur ve Burçin Orhon 1995 yılında nikah masasına oturdu. Çok konuşulan düğüne başta Kenan Doğulu olmak üzere çok sayıda ünlü konuk katıldı.

Mutlu çift evliliklerinde 26 yılı geride bıraktı. Burçin Orhon sosyal medya hesabından duygularını dile getirdi, “O gün bu gün. Bazen ayrı. Bazen küs. Bazen mutlu bazen üzgün. Ama hep beraber 26 sene. Biraz ısrar, biraz inat, biraz çaba ama en çok sevgi ile sıvanmış koca bir inşaat bizimki. Sağlamlığı buradan geliyor. Küçük küçük ama ısrarla dokumaktan. Günümüz kutlu olsun. Altın sene-i devriye bizi bekler”

Türk tiyatrosunun duayenlerinden Nejat Uygur ile Necla Uygur’un oğlu olan Süheyl Uygur, 1995 yılında Burçin Orhon ile evlendi. Çiftin Ayşe ve Zeynep adında iki kızı bulunuyor.

Peri masalı gibi başlayan yaşamları bazen zorlu dönemeçlerle karşı karşıya kaldı… Kimisinin evliliği kumar tutkusu yüzünden sallandı, kimisi ise eşinin mücadele ettiği amansız hastalıkta en büyük destekçisi oldu… Ama hiç biri hayat arkadaşını geçirdiği bu zor dönemlerde yalnız bırakmadı… İşte yıllara meydan okuyan ve her zorluğu aşan evliliklerin sahibi o isimler…

Şebnem Çapa ve eşi Celal Çapa evliliklerinde 40,5 yılı geride bıraktı. Düğününden bir kare paylaşan Çapa nostalji yaptı.

Sosyal medyada yaptığı renkli paylaşımlarla dikkat çeken Şebnem Çapa tbt gününü boş geçmedi. Nikahından bir fotoğraf karesini paylaşan sosyetik isim altına, ‘40,5 senelik… 24 Haziran 1981! Hayat andan ibarettir’ notunu düştü.

Kısa sürede çok sayıda beğeni alan fotoğrafa ilgi büyük oldu.

Celal Çapa ve Şebnem Çapa 24 Haziran 1981’de nikah masasına oturdu. Çiftin birlikteliğinden Emre ve Ceylan adında iki çocuğu var.

Perran Kutman ve Koral Sarıtaşın 40. yıl kutlamasıPerran Kutman ve Koral Sarıtaş’ın 40. yıl kutlaması Perran Kutman ile 1980’de nikah masasına oturduğu yapımcı Koral Sarıtaş evliliklerinin 40. yılını kutladı. Çiftin iki karesi sosyal medyada paylaşım rekoru kırdı, mesaj yağmuruna tutuldu. Perran Kutman 1979’da tanıştığı, ilk görüşte aşık olduğu eşi Koral Satış için bakın neler söylemişti…

“Evliliğimizde kimse diğerinin önüne geçmedi. Bir gün bile birbirimize olan saygımız, sevgimiz, güvenimiz eksilmedi. Eşim için dünyayı yakarım.”

Aşk gidiyor, ama bitmiyor. Köklü bir sevgiye dönüşüyor. Aşk küçük heyecanlardır. Ama sevgi, çok köklü ve vazgeçilmezidir.

En büyük korkum Koral’ı kaybetmek. Hayat arkadaşlığı hissi bambaşka.

EROL EVGİN

1947 yılında Moda’da doğdu Erol Evgin. Önce İstanbul Erkek Lisesini sonra Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık bölümünü bitirdi. Bir süre üniversitenin akademik kadrosunda çalışan Evgin 1969 yılında yayınlanan single albümleri ile müzik piyasasına adım attı.

Kendi söz ve bestelerinin de yer aldığı albümleri müzik listelerini zorladı.Başta “İşte Öyle Birşey” olmak üzere bir çok çalışması Altın Plak ödülüne layık görüldü. Erol Evgin kısa sürede şöhret basamaklarını tırmadı o artık müzik dünyasının en başarılı isimlerinden biriydi.

“Hisseli Harikalar Kumpanyası” ile tiyatro sahnelerinde de boy göstermeye başlayan sanatçı iş yaşamındaki başarısını özel hayatına da taşıdı.

Erol Evgin, kendisi gibi mimar olan okul arkadaşı Emel Evgin ile 28 Şubat 1973’te evlendi.

Erol-Emel Evgin çiftinin bu evlilikten iki çocukları oldu. Çiftin kızları Elvan mimar oldu, oğulları Murat ise babasının yolundan gitti ve adını müzik dünyasının başarılı isimleri arasına yazdırdı.

Sanat camiasında eşine ender rastlanan bir evliliğin kahramanı olan ikili birbirlerine olan aşklarının ilk günkü heyecanla sürdüğünü söylüyor.

Erol Evgin, “Emel bir kez daha dünyaya gelsem hiç düşünmeden tekrar evleneceğim bir kadın” diyor eşine olan sevgisini anlatırken, Emel Evgin ise ona büyük bir aşkla bağlı olan eşini “o mükemmel bir aile babası” sözleriyle anlatıyor.

HÜLYA KOÇYİĞİT

Bulgaristan göçmeni tüccar bir babanın üç kızından biri Hülya Koçyiğit. 1947 yılında Üsküdar da dünyaya geldi. Sanat hayatına 8 yaşında Ankara’da yatılı bale eğitimi alarak başladı.

Hülya Koçyiğit, Ses dergisinin düzenlemiş olduğu sinema yetenek sınavına katıldı. Bu yarışma Koçyiğit’in hayatında tam bir dönüm noktası oldu. Sonrasında bir çok yapımcı ile anlaşan sanatçı, Metin Erksan’ın 1963 yapımı Susuz Yaz ile ilk kez kamera karşısına geçti. Film, Berlin Film Festivali’nin en büyük ödülü olan Altın Ayı’ya layık görüldü. Hülya Koçyiğit bu başarının keyfini süremeden babasının ani ölümü ile sarsıldı.

Artık ailesi için çalışması gerektiğini düşünen Hülya Koçyiğit çalışmalarına ara vermeden devam etti. Yoğun iş temposuna daha fazla dayanamayan ünlü oyuncu kardeşleriyle birlikte çıktığı tatilde dönemin ünlü futbolcularından Selim Soydan ile tanıştı. Soydan o günleri “Takım kampı için Büyükada’ya gitmiştik, Hülya ile karşılaşınca kalbi hızla çarpmaya başladı. Bir daha da yavaşlamadı.” sözleriyle anlatıyor…

Selim Soydan’dan gelen “Annen, annem; kardeşlerin kardeşlerim olsun. Gel Hülya yuvamızı kuralım” teklifi Hülya Koçyiğit’in hayatında ikinci bir dönemin başlamasına neden oldu. Çift dolu dizgin süren aşklarını kısa sürede resmileştirmeye karar verdi. Hülya Koçyiğit ve Selim Soydan 5 Temmuz 1968’de nikah masasına oturdu. İki ünlü ismin düğünü bir çok basın kuruluşu tarafından yakından takip edildi.

Hülya Koçyiğit bu özel günü ” Nikah o kadar kalabalıktı ki, nikah memurunun karşısına bir saat geç çıktık. Sıcak yapış yapış bir günde, o kalabalığın arasında bile, gözlerimiz ellerimiz birbirini kaybetmedi. Ve o gün bir kez de tanıkların önünde söz verdik “ömür boyu” beraber olmaya…” sözleriyle anlatıyor.Yeşilçam’ın usta oyuncusu ve Türk futbol tarihinin en başarılı isimlerinden olan eşi Selim Soydan’ın mutluluğu evliliklerinden bir yıl sonra kızları Gülşah’ın dünyaya gelmesiyle daha da perçinlendi.

Gülşah’ın doğumu Hülya Koçyiğit’i film setlerinden uzaklaştırmaya yetmedi. Koçyiğit, rol aldığı filmlerle sayısız başarıya imza attı. Bir süre sonra kızı Gülşah ile kamera karşısına geçmeye başladı.

Evliliklerine gıpta ile bakılan çift oldukça zor zamanlar geçirdi. Kızları Gülşah’ın hastalığı çift için en zor zamanlarlardan biriydi. Ancak Selim – Hülya çiftinin birbirlerine verdiği moral desteği ile bu olayı kısa sürede atlattılar.

Selim Soydan’ın İlk gördüğü an evlenmeyi kafasına koyduğu karısına “Bir gün maddi ya da manevi olarak sana yetmediğimi anlarsam, çeker giderim” demiş Soydan… Ve öyle bir anın gelmemesi için de elinden ne geliyorsa yapmış….

Evliliklerinde 53 yılı geride bırakan Hülya Koçyiğit ve Selim Soydan çifti bir röportajlarında “Sizi bunca yıl bir arada tutan şey nedir?” sorusuna oldukça anlamlı cevaplar verdi. İlk açıklama Hülya Koçyiğit’ten geldi: ” Emek… Öncelikle Selim’in beni evlenmeye razı ediş noktasına kadar gösterdiği kararlılık, dirayet müthişti… ’Ben seni daha yeterince tanımıyorum, evlenecek kadar yakın hissetmiyorum’ dediğimde ’Göreceksin bunların hepsi olacak’ demişti. Ve bunu sağladı. Sevgimize, evliliğimize, beraberliğimize, birbirimize çok emek verdik. Ve bir kez daha gördük ki insana ihanet etmeyen tek şey emeğiymiş… Sevgi bile emekle katmerlenir, güzelleşirmiş…” dedi usta sanatçı.

Selim Soydan’ın ise yanıtı daha net ve sanki biraz daha romantik olmuş: “Bizi 40 yıl boyunca bir arada tutan şey Hülya… O kadar iyi, anlayışlı, kötüyü ve yanlışı unutup doğrusuyla yer değiştirmeye bu kadar gönüllü olmasa, inan bana yürümezdi. O bir melek… Biliyorum ki güzel karım tanrının bana bir armağanı. Biliyorum ki Hülya bu dünyaya gelmiş en iyi insanlardan biri…”

BARIŞ MANÇO

2 Ocak 1943’te Üsküdar’da doğdu Barış Manço. İsmail Hakkı – Rikkat çiftinin ikinci çocuklarıydı. Orta öğretimini Galatasaray Lisesi’nde tamamladı. Barış Manço lise yıllarında babasının ani ölümü ile sarsıldı. İlk olarak 14 yaşında sınıf arkadaşlarıyla birlikte “Galatasaray Lisesinde Kafadarlar” adlı grubu kurdu.

1959 yılının Nisan başında Galatasaray Lisesi konferans salonunda ilk resmi konserini veren Manço aynı yıl babası İsmail Hakkı Bey’in ani ölümüyle derinde sarsıldı. Sontrasında bir çok projede yer alan ve müzik için sayısız adım atan Barış Manço, kısa sürede şöhret basamaklarını tırmandı.

70’li dönemlerde fırtınalar estiren büyük sanatçı “benim her şeyim” dediği Lale Manço’yu, 1975 yılında tanır. İlginç bir tanışmaları vardır Lale ve Barış’ın. Çiftin tanışması bozuk bir telefon sayesinde olur. Ablasına misafirliğe gelen Lale, telefon bozulunca eniştesinin arkadaşı olan üst kat komşusuna telefon etmeye çıkar. Kapıyı açan Barış Manço’ya “Telefon edebilir miyim?” diye sorar Lale. Aldığı yanıt ise “Benimle evlenirsen edebilirsin” olur. “Neden olmasın” diyen Lale , içeriye girerek telefonunu eder ve parasını ödemeye kalkınca aldığı yanıt karşısında şaşkına döner. “Nasıl olsa evleneceğiz ne parası”.

Ve 1978 yılında bir nikah töreniyle resmen yaşamlarını birleştidiler. Şakayı çok seven Barış Manço düğünde Nikah Şekeri niyetine Lale Manço ile beraber doldurduğu bir plağı dağıttı. Plağın A yüzünde birbirlerini seven bir çiftin aşklarını dile getirdikten sonra kavga ettikleri bir konuşma, İkinci yüzünde ise Barış kendi deyimiyle “kendi mutluluk öykülerini anlatacakları” bir parça bulunmaktaydı.

Barış – Lale Manço çiftinin mutlu giden evliliklerini 19 Mayıs 1981’de doğukan büyük oğulları Doğukan Hazar ve 24 Temmuz 1984’te doğan küçük oğulları Batıkan daha da anlamlı hale getirdi.

Manço, verdiği röportajlarda eşine olan sevgisini “Lale görür gözmez aşık olduğum ve uğrunda ölecek kadar sevdiğim tek kadın” sözleriyle anlattı.

Usta müzisyen 1 Şubat 1999’da hayatını kaybettiğinde, ardında çok sevdiği eşini ve iki oğlunu bıraktı.

NEVRA SEREZLİ

1944 yılında Ankara’da dünyaya geldi Nevra Serezli. Bir süre Amerika’da tiyatro eğitimi alan sanatçı, Türkiye’ye döndükten kısa bir süre sonra sahnelerin aranılan isimlerinden oldu.

Tiyatro sahnesinde tanıştığı Metin Serzli ile 7 Mart 1968 yılında nikah masasına oturan sanatçı evlilik kararını nasıl aldığını “Ben evlenme teklifi almadım, hâlâ almayı bekliyorum. Teklif edilecek bir durum yoktu. Biz kendi aramızda beraberliğimiz ciddiyete ulaştıktan sonra evlendik. Beraberliğimizden bir süre sonra “Mayıs ayında mı olsun düğün, haziranda mı?” demeye başlamıştık.” sözleriyle anlattı.

Çiftin evliliklerinden Murat ve Selim isminde iki oğulları oldu. Murat Serezli anne ve babasının izinden giderek oyuncu oldu.

Nevra Serezli eşine olan aşkını “Sağlam bir insan. Dürüst, insan ilişkilerine, aileye önem veren, kendi ailesine bağlı, annesinden bahsederken gözleri parlar. Ankara’dan kalkıp annesine uğrayıp onu mutlu etmeye çalışması, tiyatrodaki disiplini, belli bir ağırlığının olması, sert görünümlü olmasına rağmen yumuşacık bir kalbinin olması beni ona bağladı. Bir de kimse hakkında kötü konuşmaz, dedikodusu yoktur, kin tutmaz, yardımseverdir, ses tonu, düzgün konuşması tüm bunlar beni etkiledi. Bir erkekte, kocan olabilecek bir insanda arayıp da bulunamayacak pek çok nitelik var onda.” diyerek anlattı.

“Metin’in en iyi yönü beni çok özgür bırakması. Çünkü özgürlüğüme düşkünüm. Kendi kararlarımı kendim veririm, istediğim yere gider istediğim zaman dönerim. Otokontrol bende hep vardır ama… Hayatım boyunca kitabına uygun yaşadım. Böyle bir koca modeli de şansıma karşıma çıktı. Hakikaten belki başka biri olsa bu kadar süre evlilik yürütemeyebilirdim. En ufak bir sıkıntım olmadı. Evliliğin sıkıntıları, şartlarını yaşamadım. Geçen yıllar bana dün gibi geliyor. Ay aman, öf dedirtmedim ki hayatımda. Herkes bu kadar şanslı olamaz tabii. şimdi evlilikler zor gidiyor. 10 yılı tamamlayana neredeyse Oscar heykelciği verecekler. İki yılda adliyedeler artık çiftler. Eskiden bir yastıkta kocamak için evlenilirdi.”

Serezli Ailesi, 2013 yılında Metin Serezli’nin vefatıyla sarsıldı.

HÜLYA DARCAN

27 Nisan 1951’de İzmir’de dünyaya geldi Hülya Darcan. 1967 yılında henüz 16 yaşındayken dönemin ünlü dergilerinden Ses Mecmuası Kapak Yıldızı yarışmasında üçüncü oldu ve bu sayede beyazperde ile tanışma fırsatı buldu.

Başrollerini Fikret Hakan , Ekrem Bora ve Turgay Toksöz ile paylaştığı “Silahları Ellerinde Öldüler” filmi için ilk kez kamera karşısına geçti. Hülya Darcan şöhret basamaklarını hızlı adımlarla tırmandı ve kısa sürede aranılan isimlerden oldu.

1971 yılında dönemin ünlü aktörlerinden Tanju Korel ile tanışan yıldız oyuncu üç yıllık birlikteliğin ardından Korel ile nikah masasına oturdu.

Çiftin mutluluğu 1977 yılında Zeynep’in, 1982 yılında ise Bergüzar’ın dünyaya gelmesiyle daha da arttı.

Sanat camiasının sabun köpüğü evliliklerine taş çıkartan bir ilişki yaşadı Darcan ve Korel çifti.

Küçük kızları Bergüzar Korel anne ve babasının izinden yürüyerek oyuncu olmayı seçti.
Türk sinemasının mihenk taşlarından olan Tanju Korel, 2005 yılında uzun süre mücadele ettiği kansere yenik düşerek hayatını kaybetti. Hülya Darcan “Hayatımın anlamı” dediği eşinin ölümünden sonra hiç kimseyle birlikte olmadı. Tanju Korel ve Hülya Darcan’ın aşkı unutulmaz ilişkiler arasında yerini aldı.

ARZUM ONAN

Arzum Onan, 1973 yılında memur bir ailenin tek çocuğu olarak dünyaya geldi.İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlayan Onan, 1992 yılında Gaye Sökmen Ajans’ta mankenlik ve modelliğe başladı. 1993 yılında katıldığı Miss Turkey yarışmasında birinci olan güzel manken böylelikle şöhret kapısını da aralamış oldu.

Arzum Onan, aynı yıl Temmuz ayında gerçekleşen Miss Europe yapışmasında da Avrupa Güzeli seçildi. Güzelliği bir kez daha tescillenen Arzum Onan’ın şöhreti böylelikle hızlı bir yükselişe geçti.

Onan, 1994 yılında Türkiye’nin en başarılı jönlerinden biri olan Mehmet Aslantuğ ile aşk yaşamaya başladı. Onan ve Aslantuğ arasındaki 12 yaş fark ilişkinin gidişatını hiç ama hiç etkilenmedi. Arzum Onan bu konudaki sorulara “Aramızdaki Yaş farkının Bir dezavantajını yaşamıyorum. Avantajı şu: Ben yaşıtım biriyle anlaşamazdım. Çünkü yaşıtlarıma göre olgun görüyorum kendimi. Kadın her zaman erkekten daha çabuk olgunlaşıyor.” diyerek cevap verdi. Ve ikili çok geçmeden nikah masasına oturdu.

Arzum Onan, evliliklerinin beşinci yılında hamile olduğunu açıkladı.Mehmet Aslantuğ, eşini hamilelik süresince bir an olsun yalnız bırakmadı. Onan, zorlu günleri “6,5 aylıkken, erken doğum tehdidiyle hastaneye yattım ve doğumumun gerçekleşmesini, ancak serumla birlikte alınan bir ilaçla ve hastane ortamında engelleyebileceğimizi öğrendik. Zor bir bekleyişti. Nihayetinde 8 aylık dünyaya geldi Can. Yaklaşık 14 saat kuvözde kaldı. Kendime geldiğimde, Mehmet’le birlikte yanına gittik. Elinde serum takılıydı. O kadar küçüktü ki… Sonsuz ve tarifsiz bir mutlulukla Mehmet’le birbirimize sarılıp, dakikalarca ağladık.” sözleriyle anlattı.

Mehmet Aslantuğ – Arzum Onan çifti çocuklarının dünyaya gelmesiyle büyük mutluluk yaşadı. Çiftin aşkı “Evlilik aşkı öldürür” düşüncesine inatla yıllar geçtikçe daha da kuvvetlendi. Bir gün Arzum Onan rutin kontrolleri için gittiği hastanede tiroid kanseri olduğunu öğrendi. Onan ve Aslantuğ ikinci kez zorlu günlerle karşı karşıya kaldı.

Arzum Onan hastalık sürecini ve sonrasını “Rutin kontrollerden birinde hasta olduğumu öğrendik. Daha önce annem yaşadığı için nispeten bilinçliydik. Ayrıca doktorlarımız çok rahatlatıcıydı. O dönemi olabildiğince sakin geçirdik. Ameliyattan bir süre sonra görmüş olduğum tedavi süresince ve sonrasında Can’dan ayrı olmam gerekiyordu. Yaklaşık bir ay gibi görüşmedik. Can da bu durumdan etkilendi ve sonrasında kısa bir dönem konuşma bozukluğu yaşadı. Bu süre içinde en büyük destekçim Mehmet’ti. Hálá da öyle. Her gün yattığım hastanenin önünden geçerken arayıp, beni ne kadar çok sevdiğini söylerdi. O dönemde, ona bir kere daha aşık oldum.” sözleriyle anlattı.

Ünlü çift hakkında bir çok kez ayrılık dedikoduları çıktı. Mehmet Aslantuğ’un eşi Arzum Onan’a ihanet ettiği uzun süre konuşuldu. Aslantuğ bu asılsız iddialara “Arzum, onunla tanışmadan hemen önce vefat etmiş, onun mürüvvetini görememiş, torununu sevememiş bir babanın biricik kızıdır ve hep hissederim ki, onun bana emanetidir. Hal böyle olunca değil Arzum’a ihanet etmek ona sesimi yükseltmem bile söz konusu değildir” diyerek yanıt verdi.

Birlikte bir çok kez kamera karşısına geçen çift, birbirlerine verdikleri destek, yıllara meydan okuyan aşkları ve düzeyli evlilikleri ile göz dolduruyor.

Sanat aleminde eşine ender rastlanan bir birlikteliğin kahramanı olan ikili 25 yıldır evli.

 

Numberone.com.tr

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sahipsiz hayvanların yeri sokaklar değil barınaklardır

0

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da “Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”nda konuştu. Sahipsiz hayvanların yerinin sokaklar değil barınaklar olduğunu belirterek belediye başkanlarına çağrı yapan Erdoğan, ”Sahipsiz hayvanlar için ön alın, sıcak, güvenli barınaklar kurun” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sahipsiz hayvanların yeri sokaklar değil barınaklardır

 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı, Ankara Kızılcahamam’da düzenlenen “Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada AK Parti’nin belediyelerdeki başarısıyla milletin gönlüne girdiğini, 81 vilayetinin tamamındaki belediyeleri, özellikle de kendi belediyelerini yakından takip ettiklerini belirtti.

Erdoğan, “Bugün ülkemizin 30 büyükşehrinin 15’i, 51 ilinin 25’i, 519 büyükşehir ilçesinin 304’ü, 403 ilçesinin 238’i AK Parti’li kadrolarca yönetilmektedir. Cumhur İttifakı olarak baktığımızda bu rakamlar büyükşehirlerde 16 belediyeye, illerde 35 belediyeye, büyükşehir ilçelerinde 361 belediyeye, diğer ilçelerde 313 belediyeye çıkıyor. Beldelerle beraber ülkemizde nüfusun yüzde 64’üne denk gelen toplam 1390 belediyenin 1041’inin Cumhur İttifakı’nda olması milletimizin ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanına olan güvenini de göstermektedir. Bu başarıyı artırarak sürdürmemiz şarttır. Merkezi yönetimde ne kadar güçlü olursak, belediyelerimizi de o kadar iyi destekleyebiliriz. Bunun için sizlerden tüm çalışmalarınızı, tüm gayretlerinizi, tüm hesaplarınızı 2024’te yapılacak mahalli idareler seçimine değil, 2023 Haziran’ındaki seçime göre ayarlamanızı istiyorum” dedi.

Erdoğan, konuşmasında CHP’li belediyeleri eleştirerek, şunları söyledi:

“Son seçimlerde CHP’ye geçen belediyelerin şehirlerimize nasıl ağır maliyetler getirdiğini hep birlikte takip ediyoruz. Ne ülkemizi, ne milletimizi, ne şehirlerimizi, ne de şehirlerimizi böyle bir durumla karşı karşıya bırakmaya hakkımız yoktur. Bunun için hep birlikte daha çok çalışacağız. Genel merkezimizle, il ve ilçe teşkilatlarımızla, belediyelerimizle, sandık müşahitlerimizle bir duvarın tuğlaları gibi birbirimizi destekleyerek birlik ve beraberlik içinde hedeflerimize doğru yürüyeceğiz. Birlikte rahmet, ayrılıkta azap olduğu gerçeğini asla aklımızdan çıkarmadan işimize bakacağız. Teşkilatlarımızla, belediyelerimizin birlikte çalıştıkları hiçbir yerde kaybetmek diye bir durum söz konusu olamaz. Nerede böyle bir sıkıntı yaşanıyorsa altını kazıdığımızda teşkilatlarımız, milletvekillerimiz, belediyelerimiz arasında böyle bir tablo karşımıza çıkıyor. AK Parti’de siyaset yapan, görev üstlenen herkes kendi kişisel kariyerinden önce ülkesine ve milletine karşı sorumluluklarını düşünmek, ona göre davranmak mecburiyetindedir. Birbirimizin başına, sırtına, ayağına, basarak değil, birbirimizle el ele, kol kola, gönül gönüle vererek çalıştığımızda hayırlı bir iş yapmış olur, büyük başarılara imza atabiliriz. Aksi takdirde ne olacağını görmek için tarihe bakmak yeterlidir. Bu konuda en büyük görev, şehirlerimizdeki uç beylerimiz olarak gördüğümüz siz belediye başkanlarımıza düşüyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şehirde belediye başkanının kucaklayıcı olması halinde teşkilatın diğer birimlerinin de ona uyacağını belirterek, “Yani belediye başkanına gurur, kibir asla yakışmaz. Biz tevazu ehli olmaya gayret ediyoruz. Aksi takdirde sorun katlanarak büyür. Eninde sonunda gideceğimiz yer neresi, toprak. Topraktan geldik, oraya gideceğiz. Ben 1,85 boyundayım, dolayısıyla mezarım da ona göre büyük olacak, diğerleri düşünsün. Takdiriilahi ne ise o olacak, onu kimsenin değiştirmeye gücü yetmez. Dolayısıyla biz her zaman ne diyoruz, ‘Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ Onun için sizlerden ricam, teşkilatlarımızın ahenk içinde çalışması konusunda vereceğiniz katkılar için her birinize en kalbi şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyelerin ülke yönetimine giden yoldaki önemini sadece kendilerinin değil, muhalefetin de tespit ettiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Bizden farklı olarak; onlar yaptıkları icraatlar, verdikleri hizmetler, ortaya koydukları eser üzerinden değil, sadece ve sadece kamuoyunu yönlendirme faaliyetleri ile bunu yapmaya çalışıyorlar. İşte bu ara 80 bin lira daha kazandım. Adamın işi gücü yalan, adamın işi gücü iftira. O iftira attıkça, o yalan söyledikçe yargı da sağ olsunlar onlar da kararlarını olumlu şekilde veriyorlar. Her birinin başına birer ajans dikmişler, o ajanslara yaptıkları ödemelerin haddi hesabı yok. Yapılmamış işleri, verilmemiş hizmetlerin propagandasından başka bir şeyle uğraşmıyorlar. Kağıttan yapılmış bir gemiyi, suyun yüzeyinde belli bir müddet yüzdürebilirsiniz ama bir süre sonra kağıt suyun ağırlığını taşıyamaz hale gelecek, o gemi batacaktır. Muhalefet belediyelerinin durumu da öyledir. 1 yıl yalanla, riya ile bizim yaptığımız işleri kendilerine mal ederek idare ettiler. İstanbul’da, Ankara’da ne yaptılar? Aklınıza neresi gelirse, 2’nci yıl artık, makyajlar dökülmeye, hakikatler ortaya çıkmaya başladı. Emin olun önümüzdeki yıldan itibaren bunların artık insan içine çıkacak yüzleri varsa kalmayacaktır. Gerçi balık baştan kokar misali, genel başkanlarına bakıp belediye başkanlarının akıbetini kestirmek mümkün.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Şanlıurfa’da çiftçilere söylediği, ”Elektriği ücretsiz yapacağız” sözlerine cevap veren Erdoğan şunları söyledi:

“Çiftçilerimizin yoğun elektrik kullandığı Hatay, Adana, Antalya gibi pek çok şehir sizin belediyelerimizin yönetiminde. Ankara’yı, İzmir’i, İstanbul’u, Eskişehir’i saymıyorum. Yapın oralarda elektriği bedava. Elini tutan mı var? Tabii burada önce çözülmesi gereken birkaç sorun var. Elektriğin belediyelerle ilgisinin olmaması. Terbiyesiz bu terbiyesiz. Elektriğin belediyelerle ne alakası var? Elektriğin üretimi, dağıtımı, iletimi Enerji Bakanlığımızın gözetiminde, ilgili kamu kuruluşları ve özel sektör tarafından yapılıyor. Belediyelerin böyle bir görevinin bulunmaması. Hele ki böyle bir şey olsa bile, daha kendi şehirlerinin yolunu yapmaktan, çöpünü toplamaktan, suyunu akıtmaktan, kanalizasyon ve su giderlerinin yapısını inşa etmekten aciz CHP’li belediyelerde bu işe sıra bile gelmez.

Hatırlarsanız bu zat 2019 seçimleri öncesinde CHP’nin kazandığı belediyelerden tek bir kişinin bile işinden çıkartılmayacağını, tek bir kişinin bile ekmeğinden edilmeyeceği konusunda namus sözü vermişti. Seçimden sonra ise sadece İstanbul’da 15 bin kişiyi ekmeğinden ettiler. Hadi nerede namus? Namuslusun ya. Hadi önce sen şu namuslu isen bunun bir gereğini yap bakalım. Bunun yerine de çoğu kim olduğu, ne olduğu belli olmayan bir kısmı terör örgütleri ile iltisaklı çıkan 45 bin kişi belediyeye doldurdular. Bu tablo CHP Genel Başkanı’nın namusunun kendi belediyesi tarafından ayaklar altına alındığının ifadesi değil de nedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı meselelerle ve çok küçük dokunuşlarla gönül kazanmanın mümkün olduğunu söyleyerek, “Evet buraya hassasiyetle dikkatinizi çekmek istiyorum. Sokak hayvanları meselesidir. Maalesef medyada sık sık çocuklara saldıran başıboş köpeklerin yol açtığı facialarla ilgili üzüntü verici haberlere rastlıyoruz. Öncelikle sahipsiz hayvanların yerinin, sokaklar değil barınaklar olduğunu unutmamalıyız. Şimdi ben buradan birinci derecede büyükşehirlerimiz olmak üzere tüm belediye başkanlarına sesleniyorum. Sahipsiz hayvanlar için lütfen ön alın, sıcak ve güvenli barınaklar kurarak gıda artıklarından hayvan maması üretimini teşvik ederek pek çok gönül kazanabilirsiniz, gönül kazanabiliriz. Böylece hem vatandaşlarımızın sahipsiz hayvanların yol açacağı tehditlerden kurtulmasını sağlamış, hem de kendisi de bir can olan hayvanlara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz” dedi.

Belediye başkanlarına her türlü şaibeden uzak durmaları uyarısında bulunan Erdoğan, “Hiçbir AK Parti belediyesi için Allah göstermesin şaibe konuşulamaz. İmar planlarından bindiğiniz araca kadar, ihalelerden özel hayatınıza kadar her konuda kendinize ve bize söz getirecek en küçük bir şüpheye, en küçük bir lüks, şatafat, israf, kibir görüntüsüne meydan vermemelisiniz. Sizlerden ilk isteğim, öncelikle kendi aramızda birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıkmaktır” diye konuştu.

 

Numberone.com.tr

Arçelik ve Number1 kazandırmaya devam ediyor.

0

Arçelik, her hafta olduğu gibi bu hafta da birbirinden çeşitli hediyelerini Number1 dinleyicileriyle buluşturuyor. 25 Aralık Cumartesi günü saat 13:00-15:00 arası Number1 FM ve NumberTürk FM’in, Akbatı AVM Hanecioğlu ticaret Arçelik Mağazası’ndan canlı olarak gerçekleştireceği ortak yayında, hediyeler sahiplerini bulacak.

Dağıtılacak hediyeler ise şöyle;

  • 1 adet Kahve Makinası
  • 2 adet Grunding Jam Hoparlör
  • 2 adet Celly Sterilizatör (cep telefonu sterilizatör)
  • 2 adet TCL MOVEAUDIO S150 TWS BEYAZ Bluetooth kulaklık

Adres: 

Hanecioğlu ticaret

Akbatı AVM, Koza Mah. Esenyurt / İstanbul

Numberone.com.tr

24.12.2021/15:03

Bu midyeler tat kaçırır

0
Marmara Denizi’ndeki müsilaj ve denizanası kirliliği tartışılmaya devam ederken, Çanakkale Boğazı’ndan toplanan midye örneklerine ilişkin çalışmada, midyelerin sağlığa zarar verecek nitelikte yüksek miktarda zararlı bakteri içerdiği anlaşıldı.
Bu midyeler tat kaçırır
Çanakkale Boğazı’nda belirledikleri 9 noktaya dalan uzmanlar, elle çıkardıkları 536 adet midye numunesinin yanı sıra aynı noktalarda 1.5 litre deniz suyu örneği de aldı. Bakteriyel ölçüm için toplanan numuneler, 24 saat içinde analiz edildi. Araştırma kapsamında numunelerde, mezofilik aerobik bakteri, toplam koliform, enterobactericeae, E.coli (koli basili) Staphylococcus spp gibi bakterilerin varlığına bakıldı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gıda Mühendisliği Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Nükhet Zorba’nın öncülüğünde, aynı bölümden Gizem Taylan ve Melike Nur Tosun tarafından gerçekleştirilen çalışmada, bakteri yükünün en yüksek olduğu numunelerin, Çanakkale kent merkezindeki iskeleden çıkartılan ürünler olduğu saptandı. En yüksek E. coli varlığı ise Gelibolu’dan alınan midye örneklerinde çıkarken, deniz suyunda bakteri yükü bakımından en kirli yerler sırasıyla Gelibolu, Lapsekim ve Kilitbahir oldu.

Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği açısından Lapseki bölgesindeki kıyı sularının belirlenen değerlerden yüksek olduğuna dikkat çekilen araştırmada şu ifadelere yer verildi: “Hem Gelibolu hem Lapseki istasyonunun diğer istasyonlara göre daha yüksek mikrobiyel yükte olduğu görülmüştür. Bu bölgedeki köprü inşaatı dolayısıyla yaşanan hareketliliğin mikrobiyel yüke de yansıdığı düşünülmüştür. Türk gıda kodeksinde verilen mikrobiyolojik kriterlere göre her iki istasyondaki E. coli yükü standarda uymamaktadır. Deniz suyunun mikrobiyel kalitesinin düzenli aralıklarla test edilmesi ve yeterli kalitedeki sulardan avlanan midyelerin ısıl işlemden geçilerek tüketilmesi önerilmektedir. Lapseki deniz suyu örneklerinde Bacillus spp. sayılarının Gelibolu ve merkez ve Lapseki istasyonlarında yüksek olduğu görülmüş, bu durum bu istasyonlardan alınan midye örneklerindeki Bacillus spp. sayılarının yüksekliğinin nedeni olarak belirlenmiştir.”

“Yaptığımız çalışmada analize alınan midye örneklerinin yüzde 50’sinde koliform bakteri saptanmış olup, en yüksek değer Gelibolu istasyonunda olarak belirlenmiştir. En yüksek E. coli varlığı ise yine Gelibolu istasyonunda, toplam midye örneklerinin yüzde 27.7’sinde saptanmıştır. Körfez İşbirliği Konseyi (Gulf Cooperation Council, GCC) Standardizasyon kuruluşu (GSO) tarafından midyelerde bulunmasına izin verilen E. coli limiti Gelibolu istasyonunda limitler aralığındayken, Lapseki istasyonu E. coli yükü açısından daha iyi durumdadır. Türk Gıda Kodeksi Mikrobiyolojik Kriterler Tebliği’ ne göre ise, E. coli midyelerde bulunmamalıdır. Bu standarda göre her iki istasyondan da alınan midyeler tüketime uygun değildir.”

 

Numberone.com.tr

Herkese kutu gibi bir evde yaşadığını söyledi ama gizlice 12 milyon dolarlık bir malikânede yaşıyormuş

0

Elon Musk, tüm evlerini sattıktan sonra SpaceX kampüsü içerisinde 50.000 dolarlık kutu gibi bir evde yaşadığını söylemişti. Ancak Musk’ın, Austin’deki 12 milyon dolarlık bir malikânede gizlice yaşadığı iddia ediliyor.

Herkese kutu gibi bir evde yaşadığını söyledi ama gizlice 12 milyon dolarlık bir malikânede yaşıyormuş

Tesla ve SpaceX’in CEO’su Musk, geçen yıl, ev sahibi olmayacağını ilan etmiş, Kaliforniya’daki dokuz malikanesini toplam 144 milyon dolara satmış ve Teksas’ta SpaceX tesislerine yakın 50 bin dolarlık 38 metrekarelik bir prefabrik eve geçmişti.

Ancak Wall Street Journal’ın haberine göre Musk, geçtiğimiz yıl boyunca zamanının en azından bir kısmını PayPal kurucularından Ken Howery’nin sahip olduğu lüks sahil evinde geçirdi.

Howery habere itiraz etti ve Journal’a şunları söyledi: “Elon benim evimde yaşamıyor, Güney Teksas’ta yaşıyor. Austin’e seyahat ederken ara sıra misafirim olarak evde kaldı.”
Journal’a göre ise Musk, gizlice zamanının çoğunu Howery’nin malikânesinde geçiriyor.

8.000 metrekarelik lüks malikâne, Colorado Nehri üzerinde, etrafı çevrili bir mahallede yer alıyor ve havuzu, jakuzisi ile öne çıkıyor. Uzmanlar, malikânenin en son 2018’de 12 milyon dolarlık satışla rekor kırdığını, şimdilerde ise şehrin gelişen emlak piyasasında değerini birkaç kat artırdığını söylüyor.

Journal ayrıca Musk’ın, Tesla’nın şu anda merkezinin bulunduğu Austin’de gizli bir ev avına giriştiğini de bildirdi. Journal’a konuşan kaynaklar, Musk’ın birkaç evi şahsen gezdiğini de belirtti.

Wall Street Journal’ın haberine kadar Musk’ın 38 metrekarelik mütevazı bir evde yaşadığı düşünülüyordu. Hatta ünlü CEO 50 bin dolarlık evine geçmeden önce, geçen yıl tüm evlerini elden çıkarmıştı. Musk’ın elden çıkarttığı evlerden bazıları ise şu şekilde:

10911 Chalon Road’daki ev, haziran ayında 29.000.000 dolara satıldı. Evde altı yatak odası ve on bir banyo bulunuyor. Ayrıca ev; bir havuza, tenis kortuna ve muhteşem bir çevre düzenlemesine sahip. Musk, satın almadan önce iki yıllığına kiraladığı bu evde oğullarıyla birlikte yaşıyordu.

10930 Chalon Road’daki ev ekim ayında 7.000.000 dolara satıldı. 2016 yılında hayatını kaybeden Gene Wilder, otuz yılı aşkın bir süredir evde yaşıyordu. Evin beş yatak odası, beş banyosu ve arka bahçesinde lüks bir havuzu bulunuyordu. Musk, evi satın alırken evde herhangi bir değişiklik yapılmayacağına dair söz vermişti.

10947 Chalon Road’daki ev de aralık ayında 20.948.500 dolara satıldı. Ev, ağaçların ve yeşilliklerle kaplı duvarların arkasına gizlenmiş durumda.

 

Numberone.com.tr

Bitci coin yakacak

0

Güncel whitepaper’ını yatırımcılarla paylaşan Bitci Teknoloji, toplam Bitcicoin adedinin 95 milyar adetten 21 milyara ineceğini duyurdu. 45 milyar adetlik yakım 31 Aralık 2021 tarihinde gerçekleşecek.

Bitci coin yakacak

Bir süredir whitepaper güncelleme çalışmalarını sürdüren Bitci Teknoloji, yeni yol haritasını yatırımcılarıyla paylaştı.

Bitci, whitepaper’ında yer verdiği yakım haberleriyle de dünyada kripto tarihinin en büyük yakımlarından birini gerçekleştirmeye hazırlanıyor.

Yıla 100 milyar adetlik toplam arz ile başlayan fakat geçtiğimiz Eylül ayında 5 milyar adetlik yakım yaparak arzını 95 milyar adede indiren Bitcicoin, şimdi de 74 milyar adetlik yeni bir yakım programı açıkladı. Buna göre 45 milyar adetlik yakım 31 Aralık tarihinde tamamlanacak. Kalan 29 milyar adetlik yakım ise önümüzdeki 2 yıla yayılacak.

Bu takvim kapsamında 31 Aralık 2022’de 20 milyar, 31 Aralık 2023’te ise 9 milyar adet Bitcicoin yakımı gerçekleştirilecek.

Bitci Teknoloji tarafından yatırımcılarla paylaşılan müjdeler sadece bununla da sınırlı değil. Toplam arzın yanı sıra dolaşımdaki Bitcicoin adedi de yaklaşık yüzde 25 oranında azaltılacak. 31 Aralık 2021 itibarıyla toplam sayısı yaklaşık 10 milyar 382 milyon 611 adet olan dolaşımdaki Bitcicoin’lerden 2 milyar 515 milyon adedi kitlenecek. Bu coin’lerdeki kilitler 2023 sonuna kadar açılmayacak. Böylece dolaşımdaki Bitcicoin sayısı da 7 milyar 867 milyon 611’e inecek.

Bitci Teknoloji CEO’su Onur Altan Tan’ın Bitcicoin 2.0 olarak yatırımcılara duyurduğu yeni yol haritasının bir diğer unsuru da uluslararası borsa listelemeleri olacak. Geçtiğimiz günlerde Bittrex’te listelenen ve böylece uluslararası 6’ncı borsa listelemesini de başarıyla tamamlayan Bitcicoin’in çok yakın bir gelecekte yeni borsalarda da listelenmesi bekleniyor.

 

Numberone.com.tr

Rusya ve Ukrayna’dan dikkat çeken anlaşma

0

Rusya ve Ukrayna, Doğu Ukrayna’da 2020 yılında uygulanan ateşkes anlaşmasını yeniden yürürlüğe konduğunu açıkladı. Doğu Ukrayna’da geçerli olacak ateşkesin, iki ülke ilişkilerinde tansiyonu azaltması bekleniyor.

Rusya ve Ukrayna’dan dikkat çeken anlaşma

Rusya ve Ukrayna, Doğu Ukrayna’da 2020 yılında imzalanan ateşkes anlaşmasının tekrar yürürlüğe girmesi için anlaştı.

İngiltere merkezli BBC’nin haberine göre, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin en üst düzey danışmanlarından Andriy Yermak, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) arabulucuğu ile varılan anlaşmanın Doğu Ukrayna’nın Donbas gerilimi azaltmak üzere önemli bir adım olduğunu söyledi.

Anlaşmanın, Doğu Ukrayna’da yaşanan son krizlerle aynı zamana denk gelmesi ise dikkat çekti.

Son gelişmeler sonrası üst düzey bir Ukrayna yetkilisi, “Önümüzdeki Noel döneminin gerilimsiz ve huzurlu geçmesini diliyoruz” dedi.

Ukrayna ve NATO bir süredir Rusya’nın Ukrayna sınırına 100 bin asker yerleştirdiğini öne sürüyor.

Bu haftanın başlarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı’nın agresif çizgisinin devam etmesi durumunda “askeri ve teknik müdahale önlemleri” tehdidinde bulundu. Ancak Putin bir gün sonra yaptığı açıklamada ise bu durumu tercih etmediğini belirtirken, gelecek ay ABD Başkanı Joe Biden ile Cenevre’de görüşme umudunu dile getirdi.

Rus yetkililer ise ortaya atılan işgal planlarını yalanladı ancak Rusya Savunma Bakanlığı bugün ve yarın sınırda askeri tatbikat düzenleyeceklerini söyledi.

Almanya ise önceki günkü açıklamasında Rusya’nın asker hareketlerinden endişe duyduğunu ifade etti ve diyaloğun “büyük bir krizi etkisiz hale getirmek için artık gerekli” olduğunu söyledi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise Rusya yetkilileri ile önümüzdeki ay görüşmeye olumlu baktığını ancak Ukrayna’nın ittifak üyeliğinin NATO ve Kiev’in vereceği bir karar olduğunu söyledi.

Stoltenberg, “Rusya ile yaptığımız görüşmelerin Avrupa’nın güvenlik prensiplerine riayet etmesi gerekiyor” diye konuştu.

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bugün düzenlediği 2021 yılsonu toplantısında gazetecilerin sorularını cevapladı.

Ukrayna’daki iç savaşın başladığı 2014 yılından sonra Kırım ve Donbass Bölgesi ile ilgili kendi adımlarından bahseden Putin, “Kırımlıları korumayı reddetmemiz imkansızdı. Kırım’ın Rusya’ya bağlanacağı kimsenin aklına gelmezdi. Bizim gördüğümüz şu ki Ukrayna hükümeti Donbass’a karşı yeni bir askeri operasyonun hazırlıklarını yapıyor. Rusya’ya ise buna müdahale etmemesi çağrısı yapıyorlar. Görünen o ki Ukrayna hükümetine yeni silah sistemleri tedarik edilirken bizim buna aldırış etmememiz, bakışlarımızı başka yöne çevirmemiz isteniyor, Ukrayna’da radikallerin nasıl davrandığına aldırış etmememiz isteniyor. Bunlara karşı tepkisiz kalamayız” şeklinde konuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, NATO ve ABD’nin ülkesini çevrelemeye çalıştığını söyleyerek, “Rusya’yı kuşatmak kolay bir iş değil ama yeni askeri üsler her yerde ortaya çıkıyor. Doğuda, güneyde, kuzeyde ve denizde de yeni silah sistemleri kuruluyor. Batıda daha da fazla. Ama bizimki gibi bir bölgeyi kuşatmak çok zor bir görev” dedi.

NATO’nun doğuya ilerlememe konusunda kendilerini aldattığını da savunan Putin, “1990’larda NATO doğuya ilerlemeyeceği konusunda Rusya’ya söz verdikten sonra Rusya açık açık aldatılmış oldu” şeklinde konuştu.

Batının kendilerine yönelik tehditlere karşı Çin ile birlikte tavır aldıklarını ifade eden Putin, “Güvenlik alanında Çin ile işbirliği yapıyoruz. Çin ordusu önemli ölçüde en gelişmiş silah sistemleriyle donatılmıştır. Hatta bazı yüksek hassasiyetli silahları birlikte geliştiriyoruz. Çin ve Rus ordusu arasında işbirliğini geliştiriyoruz. Ortak tatbikatlar, ortaklaşa gerçekleştirilen uluslararası ordu oyunları, deniz ve havada ortak devriyeler. Rusya ve Çin arasında geniş kapsamlı stratejik bir ortaklık var. Bu ortak çalışmalar hem Rus hem de Çin halkının yararınadır ve uluslararası arena için istikrar unsurudur” dedi. Putin ayrıca Rusya ve Çin arasındaki stratejik ortaklık ve ilişkileri, “Tarihte emsali olmayan bir ortaklık” olarak değerlendirdi.

ABD’li bir gazetecinin, Moskova’nın Ukrayna’ya veya başka herhangi bir egemen devlete karşı saldırmazlık konusunda ne garanti edebileceği ile ilgili sorusunu yanıtlayan Rus lider Putin, “Biz Amerika Birleşik Devletleri sınırlarına mı geldik? veya İngiltere sınırlarına mı geldik? Onlar bizim sınırlarımıza geldiler. Şimdi de diyorlar ki NATO, Ukrayna’da olacak. Yani sistemlerini Ukrayna’ya kuracaklar. Benden garanti istiyorlar. Bize garanti vermelisiniz ve yıllarca susmalısınız” diyerek cevapladı. Putin sözlerinin devamında Rusya’nın eylemlerinin müzakerelere bağlı değil, güvenliğini sağlamaya yönelik olacağını duyurarak, “ABD sınırları yakınına füze mi yerleştiriyoruz? Hayır. Füzeleriyle evimize gelen Amerika Birleşik Devletleri, evimizin eşiğindeler. Açık ve net şekilde NATO’nun doğuya daha fazla ilerleyişi kabul edilemez. Rusya’nın eylemleri tarihsel perspektife dayanarak müzakerelere değil güvenliğini sağlamaya yönelik olacak” diye konuştu.

 

Numberone.com.tr

İngiltere’de salgının başından bu yana en yüksek günlük vaka sayısı

0

İngiltere’de corona virüsü salgınında son 24 saatte 119 bin 789 vakanın tespit edilmesi ile günlük vaka sayısı salgının başından bu yana en yüksek seviyeye yükseldi.

İngiltere’de salgının başından bu yana en yüksek günlük vaka sayısı…

İngiltere’de Covid-19 salgınında vaka sayısı son 2 gündür 100 binin üzerinde seyrediyor. Sağlık Bakanlığının verilerine göre, son 24 saatte 119 bin 789 vakanın tespit edilmesi ile toplam vaka sayısı 11 milyon 769 bin 921’e ulaştı.

Salgının başından bu yana en yüksek günlük vaka sayısına ulaşılan İngiltere’de, dün 106 bin 122 vakanın tespit edilmesi ile günlük vaka sayısı ilk kez 100 bini aşmıştı.

Sağlık Bakanlığı ayrıca, son 24 saatte 147 kişinin hayatını kaybettiğini ve toplam can kaybının ise 147 bin 720’ye ulaştığını aktardı.

Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA), ülke genelinde 16 bin 817 yeni Omicron vakasının tespit edildiğini bildirerek, toplam Omicron vaka sayısının 90 bin 906’ya ulaştığını aktardı.

İngiltere’de Ulusal Sağlık Servisi’nin (NHS) Test ve Takip uygulamasına göre, geçtiğimiz hafta 1 haftada tespit edilen vaka sayıları salgının başından bu yana en yüksek seviyeye yükseldi.

Test ve Takip, İngiltere’de 15 Aralık’a kadar olan haftada toplamda 464 bin 667 kişinin Covid-19 testinin pozitif sonuçlandığını aktardı.

Yalnızca 1 haftada yaklaşık yarım milyon kişide Covid-19 tespit edildiğini aktaran Test ve Takip, vaka sayılarının 1 önceki haftaya göre yüzde 47 arttığını açıkladı.

 

Numberone.com.tr

Ünlü manken Emily Ratajkowski bebeğiyle verdiği pozu Instagram’da paylaştı

0

Emily Ratajkowski, çarşamba günü kendisi ve dokuz aylık oğlu Sylvester ile fotoğrafını Instagram’da hikaye olarak paylaştı.

Ünlü manken Emily Ratajkowski bebeğiyle verdiği pozu Instagram’da paylaştı

Sebastian Bear-McClard ile 23 Şubat 2018’de New York’ta düzenlenen ve sadece birkaç arkadaşlarının katıldığı bir törenle dünya evine girmişlerdi. 2021’de ilk bebeklerini kucaklarına alan çift, oğullarına Sylvester adını verdi.
Ratajkowski, Instagram’dan sık sık bebeğiyle fotoğrafını paylaşıyor. Son olarak ünlü model hikaye olarak 9 aylık bebeklerini biberonla emzirirken göründü.

Ratajkowski, geçtiğimiz günlerde katıldığı Late Night with Seth Meyers programında da annelik hakkında konuşmuştu:

Doğduğundan beri dünyanın en üretken insanıyım.

 

Numberone.com.tr

Merve Boluğur : İlişki diyemeyiz

0

Merve Boluğur Instagram hesabından yaptığı paylaşımlarla dikkat çekmeye devam ediyor. Uzun süredir ekranlardan uzak olan ünlü oyuncu Merve Boluğur, havuz keyfi yaptığı anları hayranlarıyla paylaştı. 34 yaşındaki güzel oyuncunun mayolu havuz pozlarına hayranları beğeni yağdırdı.

Yaptığı açıklama ve Instagram’dan paylaştığı fotoğraflarla adından söz ettiren Merve Boluğur, bu defa havuzda çekilen pozlarını hayranlarının beğenisine sundu.

246259193_636434070846667_4046923175797631866_n(1)

KIŞ ORTASINDA HAVUZ KEYFİ YAPTI

İstanbul’da lüks bir otelde havuz keyfi yapan güzel oyuncu o anları Instagram’dan paylaştı.

269863355_447746346834805_2249709678139462557_n

Mayosuyla poz veren Boluğur’un paylaşımına takipçileri beğeni ve yorum yağdırdı.

269722844_602404834321265_6119270652357238937_n

EKRANLARDAN UZAK KALDI

Acemi Cadı dizisi ile adını geniş kitlelere duyuran Merve Boluğur, Küçük Sırlar, Muhteşem Yüzyıl, Kuzey Güney dizilerinin ardından son olarak İçimdeki Fırtına ise hayranlarının karşısına çıkmıştı.

dacb5007-683b-490b-9cce-6d2e2186c04d

Merve Boluğur Spa’da stres attı. Havuzda verdiği pozlarla oldukça formda görünen boluğur verdiği kilolarla da dikkat çekti.

Prodüktör Erkan Şen ile aşk yaşamaya başladığı iddia edilen Merve Boluğur, ilişki diyemeyiz. Birbirimizi tanıma aşamasındayız. Güzel bir diyaloğumuz var. Mutluyuz’ diye konuştu.

Numberone.com.tr

 

Hülya Avşar’dan simit lincine günler sonra ilk yanıt: Sakinleştiyseniz, sıra bende!

0
TÜRKİYE ekonomisine ilişkin “Gerekirse simit yenir” açıklamasıyla sosyal medyayı sallayan Twitter başta olmak üzere sosyal medyada adeta linç edilen Hülya Avşar günler süren suskunluğunu bozup ilk kez tepkielre yanıt verdi.
Hülya Avşar'dan 'simit' lincine günler sonra ilk yanıt: Sakinleştiyseniz, sıra bende!

 

2-Hala da kazanıyorum. Bunun hesabını kimseye vermedim, size hiç vermeyeceğim. Sizin gibi düşünenler demek ki başımızda olsa; ne demokrasi kalır, ne konuşma özgürlüğü… Diyeceğim şu ki” Gerekirse simit yiyeceğiz, ama bugünleri beraber atlatacağız.”

Hülya Avşar'dan 'simit' lincine günler sonra ilk yanıt: Sakinleştiyseniz, sıra bende!

Ünlü oyuncu ve şarkıcı Hülya Avşar’a ayak üstü gazetecilerin sorularını yanıtladığı sırada “Ekonominin sanatçı kısma nasıl yansıması oluyor?” sorusu üzerine Türkiye’nin son zamanlardaki ekonomik durumu ile alakalı olarak tartışma yaratacak yorumlarda bulundu.

Hülya Avşar'dan 'simit' lincine günler sonra ilk yanıt: Sakinleştiyseniz, sıra bende!

Hülya Avşar’ın “Gerekirse simit yenecek ama bugünleri de kolay atlatacağız” sözlerinin ardından başta Twitter olmak üzere sosyal medyada adeta kıyamet koptu! Hem ünlü meslektaşlarından, oyuncu camiasından hem de diğer sosyal medya kullanıcılarından tepkiler alan Avşar kızının, yakın zamanda kendisine milyonlar değerinde bir araç satın alması ve bu sözleri sarfettiği anın dakikalar sonrasında lüks bir restoranda yemek yemiş olması yerden yere vuruldu.

Hülya Avşar'dan 'simit' lincine günler sonra ilk yanıt: Sakinleştiyseniz, sıra bende!

 

Öte yandan Avşar kızının, açıklamalarının ardından et yemekleriyle ünlü Ankara’daki lüks bir mekana yemeğe gittiği detayı da ortaya çıktı. Restoran hesabından yapılan paylaşımda “Kıymetli sanatçı dostumuz sayın Hülya Avşar’ı mekanımızda ağırlamanın onurunu yaşadık” ifadelerine yer verildi.

Hülya Avşar'dan 'simit' lincine günler sonra ilk yanıt: Sakinleştiyseniz, sıra bende!

 

Balıkesir’in Edremit ilçesinde 10 Ekim 1963 tarihinde dünyaya geldi. Babası Celal Avşar, Ardahanlı, annesi Emral Avşar ise Balıkesirli. Hülya Avşar iki çocuklu ailenin büyük evladı. Kız kardeşi ise ünlü bir isim olan Helin Avşar. Avşar’ın mesleki sıfatları deyim yerindeyse saymakla bitmiyor. Oyuncu, yönetmen, şarkıcı, sunucu, seslendirme sanatçısı…

Hülya Avşar'dan 'simit' lincine günler sonra ilk yanıt: Sakinleştiyseniz, sıra bende!

 

Hülya Avşar, ailesinin memurluk görevi sebebiyle çocukluğunu Ankara’da geçirdi ve Ankara Anıttepe Lisesi’nde okudu. Henüz 16 yaşındayken Ziraat Fakültesinde okuyan kendisinden 9 yaş büyük olan Antakyalı Mehmet Tecirli ile tanıştı.1980 yılında Ankara’da bir Otel’de oldukça kalabalık davetli listesiyle gerçekleşen bir düğünle çok genç yaşta ayı zamanda ilk sevgilisi olduğunu söylediği eşiyle dünya evine girdi.

Hülya Avşar'dan 'simit' lincine günler sonra ilk yanıt: Sakinleştiyseniz, sıra bende!

 

Evlendikten sonra Reyhanlı’ya yerleşti. Çift, bir buçuk sene evli kaldıktan sonra ayrıldı.Bu evliliğin sonlanmasıyla yeniden İstanbul’a dönen sanatçı, bir yakınlarının vasıtasıyla reklamcı Nail Keçili ile tanıştı. Keçili, Avşar’ı fark edip bir reklam filminde oynamasını isteyerek, yüksek bir ücret teklif etti. Babasının tepkisine rağmen teklifi kabul eden Avşar, bir şampuan markasının reklamında oynadı ve dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

Hülya Avşar'dan 'simit' lincine günler sonra ilk yanıt: Sakinleştiyseniz, sıra bende!

 

Kariyeri: 1998 yılında yayınladığı ‘Hayat Böyle’ albümüyle müzik sahnesine adını işledi. ‘Aradın Mı’ adlı Serdar Ortaç parçasıyla o yıl her yerde dinlendi. Şarkının klibinin de beğeni toplaması üzerine, Aradın Mı şarkısı, Hülya Avşar’ın ‘Bu Gece Uzun Olacak’ parçasının ardından en çok bilinen şarkısı oldu. Albümden ikinci klip ‘Ah Be Güzelim’ parçasına çekildi. Bu şarkı da başarıyı yakaladı.

Hülya Avşar'dan 'simit' lincine günler sonra ilk yanıt: Sakinleştiyseniz, sıra bende!

Spor hayatı: Dönem dönem tenise olan ilgisi ile gündeme gelen şarkıcı, TED 2001 çiftler turnuvası birincilik ödülünü kazandı. 2001 yılında tekstil sektöründe de çalışmaya başladı. ‘Hülya Avşar by H’ adında kendi markasını oluşturan sanatçı, özellikle beyaz tişörtler üreterek satışa sundu. Kendisinin de sıklıkla giydiği, siyah-beyaz düz basic t-shirtler, markanın web sitesi www.byh.com.tr üzerinden satışa sunuldu. Aynı zamanda, Avşar 2001 yılından bu yana kendi adını taşıyan Hülya Cup tenis turnuvası düzenleyerek buradan elde ettiği gelirle eğitime destek vererek çocuklara burs ve tenis eğitimi imkanı kazandırıyor.

Hülya Avşar'dan 'simit' lincine günler sonra ilk yanıt: Sakinleştiyseniz, sıra bende!
Hülya Avşar'dan 'simit' lincine günler sonra ilk yanıt: Sakinleştiyseniz, sıra bende!

 

Özel hayatı: 1963 doğumlu olan Hülya Avşar, 2021 yılı itibariyle 58 yaşındadır. Beşiktaş taraftarıdır. Hülya Avşar 1.68 cm boyunda, 58 kilo ve terazi burcudur. Kaya Çilingiroğlu ile olan evliliğinden Zehra (1998) isminde bir kız çocuğu sahibidir. Çiftin 1997 senesinde başlayan evlilikleri 2005 senesinde noktalandı. Kaya Çilingiroğlu ile olan evliliğinin bitmesinin ardından, iş adamı Sadettin Saran ile birliktelik yaşadı; ancak bu ilişki uzun sürmedi.

Numberone.com.tr

İkilem bugün Vega AVM’de Number1 Star’ın konuğu oluyor

0

Geçtiğimiz haftalarda yeni single’ı ‘Bu Saatten Sonra’yı müzikseverlerle buluşturan İkilem, bugün saat 15:00’te İstanbul Vega AVM’de Number1 Star programına konuk olacak.

İkilem, ‘Bir Sebebi Var’ ve ‘Kaybolurum Gülüşünde’ isimli şarkılarının ardından yeni single’ı ‘Bu Saatten Sonra’yı dinleyicileriyle buluşturmuştu. Dj Kadir Çetin ile keyifli bir sohpet gerçekleştirecek olan ikilem, çok beğenilen şarkılarından müzik kariyerine kadar merak edilen soruları yanıtlayacak.

Numberone.com.tr

Beşiktaş’ta taraftardan Ersin Destanoğlu’na büyük destek! Maç sonu itiraf: Ağrılarım vardı

0
Beşiktaş’ta Göztepe maçının en başarılı isimlerinden olan Ersin Destanoğlu’na taraftarlar da büyük destek verdi. Genç kaleci, maçın ardından yaptığı açıklamada ağrılarıyla devam ettiğini söyledi.

Süper Lig’in 18. haftasında Göztepe’yi 1-0 geriden gelerek 2-1 mağlup eden Beşiktaş’ta genç kaleci Ersin Destanoğlu, performansıyla maçın en başarılı isimlerinin başında geldi.

Maçın 41. dakikasında Soner Aydoğdu’nun penaltısını kurtaran Ersin, bu sezon kalesine gelen 3 penaltının 2’sinde gole izin vermemiş oldu.

Mücadelenin ikinci yarısında da başarılı performansını sürdüren Beşiktaş’ın milli file bekçisi, maçın son anlarında Jahovic’in çok net pozisyonunda gole izin vermedi ve kazanılan 3 puanda büyük pay sahibi oldu.

Siyah-beyazlı taraftarlar, hem devre arası hem de maç sonunda başarılı kaleci lehine tezahüratlar yaparak desteklerini gösterdi.

“AĞRILARIM VARDI AMA…”

Maçtan sonra ağrıları olmasına rağmen oynadığını dile getiren Destanoğlu, “Maçı çevirmesini bildik. Taraftarımızla birlikte ortaya karakter koyduk. Son dakikalar zordu, 55’ten sonra ağrım vardı. 3 maçtır iyi gidiyoruz. Bu galibiyet çok önemliydi, kazandığımız için mutluyuz” dedi.

Antrenörlerinin oyuncuları sevdiğini söyleyen genç kaleci, “Taraftarımız bizi sürekli destekliyor. Önder Hocam, Sergen Hocam. Bizi çok seviyorlar. A takımda elimizden geleni yapıyoruz, çok önemli. Altyapıda birçok oyuncu oynayabileceğine inanıyor” ifadelerini kullandı.

 

Numberone.com.tr

Turkovac aşısı hakkında, Türk Tabipler Birliği’nden (TTB) Sağlık Bakanlığı’na bilimsel verileri paylaşın çağrısı

0
Sağlık Bakanlığı dün yerli ve milli koronavirüs aşısı Turkovac’ın ‘acil kullanım’ onayı aldığını duyurdu. Turkovac aşısı hakkında, Türk Tabipler Birliği’nden (TTB) Sağlık Bakanlığı’na ‘bilimsel verileri’ paylaşın çağrısı geldi. Turkovac’a ilişkin faz 3 çalışma sonuçlarının ve bilimsel verilerin kamuoyu ile paylaşılması gerektiğine dikkati çeken TTB, “Bakanlığı kamuoyunu aydınlatma sorumluluğunu yerine getirmeye çağırıyoruz” açıklamasında bulundu.
Turkovac aşısı hakkında, Türk Tabipler Birliği'nden (TTB) Sağlık Bakanlığı'na 'bilimsel verileri' paylaşın çağrısı

 (TTB), “Sağlık Bakanlığı’ndan Turkovac ile İlgili Tüm Bilimsel Verileri İvedilikle Paylaşmasını Bekliyoruz” başlığıyla yazılı bir basın açıklaması yayınladı.

“Türkiye’de üretilen bir aşının sadece ülkemizde değil dünyada da pandemiyi kontrol altına alma ihtimali, sevinçle karşılayacağımız bir durumdur” ifadelerine yer verilen açıklamada, “Ancak bunu yapmak için henüz uluslararası bilimsel hakemli bir dergide yer almayan faz 3 çalışmalarının bilimsel ortamlarda değerlendirilmesi, ardından fazların sonuçları ve bilimsel verilerinin paylaşılması gerekmektedir” denildi.

Bakanlığa çağrıda bulunan TTB, “Sağlık Bakanlığı’nı kamuoyunu aydınlatma sorumluluğunu yerine getirmeye, aşı kararsızlığına ve aşı karşıtlarının yanıltıcı söylemlerine yol açabilecek olumsuz durumlardan kaçınmaya, zaman yitirmeden çalışma sonuçlarını tüm ülke ile paylaşmaya çağırıyoruz” açıklamasında bulundu.

“Sağlık Bakanlığı verilerine göre; COVID-19, Türkiye’de her gün iki yüze yakın yurttaşımızın hayatını kaybetmesine, yirmi bine yakın yurttaşın ise hastalanmasına neden olmaktadır. Salgın tüm şiddeti ile sürerken Omicron varyantı önümüzde büyük bir tehlikedir. Bu salgının kontrol altına alınması ve bitirilmesinin en önemli aracı aşıdır. Bilimsel yayınlar, aşılama oranlarındaki yükselişin hastalanma ve ölüm oranını azalttığını göstermektedir.

Türkiye’nin kendi aşısını üretmesi hem COVID-19’u kontrol altına alabilmek hem de gelecekteki pandemi ve biyolojik tehditlere karşı önlem almak için yaşamsal önemdedir. Bu nedenle, Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün modernize edilerek tekrar açılması, aşı ve diğer tıbbi üretim çalışmalarına başlaması bir zorunluluktur.

Ülkemizde yürütülen aşılama çalışmalarının algıya dayalı niteliği, mRNA aşılarına karşı geliştirilen olumsuz söylemler, aşıların ülkemize hızla getirilememesi, tek aşıya bağımlı bırakılmamız, aşı ile ilgili herhangi bir ciddi kampanya yapılmaması nedeniyle oluşan tereddütler ve aşı karşıtlığı henüz aşılamamıştır. Tüm bu nedenlerle Türkiye’de aşılama hızı ve oranı düşüktür.

Sağlık Bakanlığı’nın ülkemizde yapılan aşı çalışmalarına dair verdiği bilgiler başlangıçta umut verici olsa da söz verilen tarihlerde beklenen gelişmelerin olmaması, birçok insanın aşıyı beklerken hastalanıp ölmesine neden olmuştur. Aşı çalışmalarının yoğun emek gerektiren bir süreç olduğunu biliyor ve sağlık çalışanları başta olmak üzere tüm emek verenlere çok teşekkür ediyoruz. Başta inaktive virüs aşısı (Turkovac) olmak üzere halen ülkemizde sürdürülen aşı araştırmalarının devam eden ya da tamamlanan aşamaları hakkında yeterli bilimsel bilgi ve veri Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılmamıştır. Ayrıca faz 3 aşaması başlayan Turkovac aşısının hatırlatma dozu olarak uygulanacağı bir başka çalışmanın daha yürütüldüğü de bildirilmiş ancak bugüne kadar yapılan çalışmaların somut verileri bilimsel olarak açıklanmamıştır. Sağlık Bakanlığı’nın Turkovac için Acil Kullanım Onayı verildiğinin açıklaması, bilimsel çekincelere yol açacak niteliktedir.

Türk Toraks Derneği, Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği ile Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nin “Henüz faz 3 aşaması sürmekte olan bir aşının hatırlatma dozu çalışması verilerine veya faz 3 çalışmasının küçük ölçekli bir erken aşama verisine dayalı olarak Acil Kullanım Onayı alması durumunda bu ‘onay’ bilimsel olarak tartışmalı olacaktır” görüşü dikkate alınmalı; araştırma sonuçları bilimsel ortamlarda, ilgili uzmanlık dernekleri ve meslek örgütümüzle zaman geçmeden paylaşılmalıdır.

Bilimsel çalışma sonuçları yayımlanmayan ve bilimsel ortamlarda tartışılmamış bir aşının güvenli ve etkili sayıldığına dair bakanlık açıklamaları, maalesef var olan aşı tereddüdünü daha da artıracaktır.

Türkiye’de üretilen bir aşının sadece ülkemizde değil dünyada da pandemiyi kontrol altına alma ihtimali, sevinçle karşılayacağımız bir durumdur. Ancak bunu yapmak için henüz uluslararası bilimsel hakemli bir dergide yer almayan faz 3 çalışmalarının bilimsel ortamlarda değerlendirilmesi, ardından fazların sonuçları ve bilimsel verilerinin paylaşılması gerekmektedir. Tüm bu sürecin ardından Acil Kullanım Onayı alınmalıdır.

Sağlık Bakanlığı’nı kamuoyunu aydınlatma sorumluluğunu yerine getirmeye, aşı kararsızlığına ve aşı karşıtlarının yanıltıcı söylemlerine yol açabilecek olumsuz durumlardan kaçınmaya, zaman yitirmeden çalışma sonuçlarını tüm ülke ile paylaşmaya çağırıyoruz.”

 

Numberone.com.tr

Bakan Nureddin Nebati: Yüksek büyüme-düşük cari açık hedefiyle yola devam edeceğiz

0
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Ankara Kızılcıhamam’da düzenlenen “Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”ndaki kritik bilgiler verdi. “Türkiye, önümüzdeki dönemde yüksek büyüme- düşük cari açık hedefiyle yoluna devam edecek” dedi.
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati Kızılcahamam'da yeni hedefi açıkladı: Yüksek büyüme-düşük cari açık hedefiyle yola devam edeceğiz

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Ankara Kızılcıhamam’da düzenlenen “Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”na katıldı. Türkiye Ekonomi Modeli’ne dair bir sunum gerçekleştiren Nebati, yatırım, üretim, ihracat ve istihdam odaklı yeni modelde “ihracat eksenli kalkınma: dikey büyüme” başlığı altında önemli bilgiler verdi.

Fiyat istikrarı, finansal istikrar, sürdürülebilir ve dengeli bir maliye politikasının önemine işaret eden Bakan Nebati, büyüme ile cari fazla arasındaki pozitif korelasyonu sağlayarak önümüzdeki dönemde Türkiye’nin yüksek büyüme-düşük cari açık hedefiyle yoluna devam edeceğinin altını çizdi.

Kamuoyuna duyurulan “Kur Korumalı TL Mevduat” ürünü hakkında da bilgiler veren Bakan Nebati, ürünün temel özellikleri kapsamında sistemin işleyişini detaylı bir şekilde anlattı.

Vatandaş dolarda ters köşe mi oldu? Merkez Bankası’nın rezervlerinde son durum. 10-17 Aralık tarihleri arasında rekor artış yaşandı
Vatandaş dolarda ters köşe mi oldu? Merkez Bankası'nın rezervlerinde son durum. 10-17 Aralık tarihleri arasında rekor artış yaşandı

Dolar/TL’nin 13,85’ten 16,35’e yükseldiği 10-17 Aralık haftasına ilişkin yabancı para mevduat bilgileri yayımlandı.

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduatı söz konusu haftada 6,1 milyar dolar artışla 237,8 milyar dolara yükseldi.

Dolar/euro ve dolar/ons altın paritelerinin etkisinden arındırılmış yabancı para mevduat artışı 5,4 milyar dolar oldu. Bu rakamın yaklaşık 4 milyar dolarlık kısmı dolar alımlarından, 1,3 milyar doları ise altın alımlarından kaynaklandı.

Söz konusu haftada 5,4 milyar dolarlık artışın 4 milyar doları gerçek kişilerden, 1,4 milyar doları tüzel kişilerden geldi.

Böylece, 17 Aralık tarihinde yurtiçi yerleşiklerin bankalardaki tüm mevduatları içinde yabancı para oranı yüzde 66,4 ile rekor tazeledi. TL mevduatın payı ise yüzde 33,6’ya geriledi.

Hem TL’nin değer kaybı hem de yeni döviz ve altın alımlarıyla, yabancı para mevduatın payı artmış oldu.

Hükümetin 20 Aralık gecesi ‘kur korumalı TL mevduat’ uygulamasının devreye alınacağını açıklamasıyla döviz kurlarında ve döviz mevduat hesaplarında tablo tersine döndü.

20 Aralık’ta gündüz saatlerinde 18,36 ile zirveyi gören dolar/TL, 21 Aralık sabahı 11,09’a kadar geriledi. Bu gerileyişte Merkez Bankası’nın 7 milyar dolara kadar çıkmış olabileceği hesaplanan örtülü rezerv satışları da etkili oldu.

Kurda bugün 10,25 seviyesi görüldü.

Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine başladığı 23 Eylül tarihinden önce eylül başında kur 8,30 seviyelerindeydi.

10-17 Aralık haftasında Merkez Bankası’nın net rezervi 21,2 milyar dolardan 12,2 milyar dolara geriledi. Bir haftalık düşüş 9 milyar dolar oldu.

TCMB’nin brüt rezervi ise 6 milyar dolarlık düşüşle 116,9 milyar dolara geriledi.

Net rezervin 21 Aralık’ta 6,2 milyar dolara gerilemiş olduğu tahmin ediliyor.

Merkez Bankası 20-21 Aralık tarihleri arasında 14 milyar doları piyasaya mı sürdü? CHP Faiz Öztrak grafik paylaştı. Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na; ‘Bu dövizler nasıl, kime, neden satıldı?’ diye sordu
Merkez Bankası 20-21 Aralık tarihleri arasında 14 milyar doları piyasaya mı sürdü? CHP Faiz Öztrak grafik paylaştı. Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanlığı'na; 'Bu dövizler nasıl, kime, neden satıldı?' diye sordu

CHP Tekirdağ Milletvekili ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, sosyal medya hesabından Eylül ve Aralık aylarındaki TCMB net döviz pozisyonu grafiğini paylaşarak 10-21 Aralık tarihleri arasında 14 milyar dolar erime yaşandığını ileri sürdü. Öztrak, bu erimenin yaklaşık yarısının doların büyük düşüş gerçekleştirdiği 20-21 Aralık tarihlerinde yaşandığını belirtti.

Öztrak paylaşımında, “10-21 Aralık tarihleri arasında TCMB net döviz pozisyonu yaklaşık 14 milyar dolar erimiş. Bunun neredeyse yarısı 20-21 Aralık tarihlerinde. Bu iki günde açıklanan bir müdahale yok. @HMBakanligi bu dövizler nasıl, kime, neden satıldı?” diye sordu.

Öztrak, başka bir paylaşımında ise “Bir yandan Hazine ve Maliye Bakanlığı ve devlet yetkilileri Reuters’e konuşuyor. ‘Dolar kuru için 9 TL iyi olur’ diye yer işaret ediyorlar. Bir yandan da milyarlarca dolar döviz rezervi yakılıyor. Siz neyin telaşındasınız? Milleti ütmenin mi? Bir de üstünü örtmenin mi?” ifadelerini kullandı.

“Enflasyona değil, çekirdeğine bakacağız” dendiği gün ülkemizin risk primi 357 idi. Bugün 624.
84 milyonun geleceği ve refahı üzerindeki bu 3 aylık deney, geride büyük bir yıkım bıraktı.
“Bıçağı dokuz santim saplayanlar,
Bıçağı 6 santim geri çekti diye bir de lütuf bekliyor.”

 

Numberone.com.tr

Ajda Pekkan hangi dizide rol alacak?

0
Süperstar Ajda Pekkan iddialı bir projeyle seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Ajda Pekkan, bomba bir dizide hayranlarıyla buluşacak.
Ajda Pekkan hangi dizide rol alacak?

tv100’den Birsen Altuntaş’ın haberine göre; Süperstar Ajda Pekkan son olarak Bi Tık adlı şarkısına çektiği iddialı kliple gündeme gelmişti.

Fiziği ve enerjisiyle genç kızlara taş çıkaran usta yorumcu üretmeye devam ediyor.

Trendleri ve genç kuşağın beğenilerini yakalamaya özen gösteren Pekkan, dijital dizi modasına uyma kararı aldı.

Kulağıma gelen haberlere göre ünlü sanatçı hayatını konu alan dijital bir dizi projesi için kolları sıvadı. Pekkan’ın yapımcısı ise yol arkadaşı ve can dostu Samsun Demir…

 

Numberone.com.tr

Acun Ilıcalı bir kez daha En Etkili 500 İş İnsanı arasında

0
Acun Medya’nın patronu Acun Ilıcalı, dünyaca ünlü İngiliz Variety Dergisi tarafından her sene yapılan medya ve eğlence sektöründe dünyanın en başarılı isimlerinin seçildiği listede bu sene de yer almayı başardı.
Acun Ilıcalı bir kez daha 'En Etkili 500 İş İnsanı' arasında

Ünlü medya patronu listeye 4 yıl üst üste giren tek Türk iş insanı olarak da kendi rekorunu kırdı.

Listede, Amazon’un sahibi; Jeff Bezos , Facebook ve Instagram’ın sahibi Mark Zuckerberg ve Apple’ın CEO’su Tim Cook da yer alıyor.

 

Numberone.com.tr

Yargı’nın Ceylin’i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu

0
Kanal D ekranlarının reyting rekorları kıran dizisi Yargı’nın başrol oyuncusu Pınar Deniz’in uluslararası bir projeden teklif alması nedeniyle diziden ayrılacağı iddia edilmişti. Konuyla ilgili sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Pınar Deniz, “Ayrılmam söz konusu değil” dedi.
Yargı'nın Ceylin'i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu - Sayfa:1

Yargı dizisi, Kanal D ekranlarına fırtına gibi girdi. Kısa sürede reytingleri altüst eden diziyle ilgili önceki gün bomba bir iddia ortaya atıldı.

Yargı'nın Ceylin'i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu - Sayfa:2

Buna göre Pınar Deniz’in uluslararası bir dijital platformdan teklif aldığı ve bu nedenle dizinin final yapacağı öne sürüldü.

Yargı'nın Ceylin'i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu - Sayfa:3

Ancak Pınar Deniz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla bu iddiaları kesin bir dille reddetti.

Yargı'nın Ceylin'i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu - Sayfa:4

KADROSUNDA ÖNEMLİ İSİMLER VAR

Yargı'nın Ceylin'i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu - Sayfa:5

Kaan Urgancıoğlu, Pınar Deniz, Hüseyin Avni Danyal, Mehmet Yılmaz Ak ve Zeyno Eracar gibi başarılı isimleri buluşturan aksiyon ve dram türündeki Ay Yapım imzalı Yargı dizisi, her bölümüyle reytinglerde zirveye yerleşmeyi başarıyor.

Yargı'nın Ceylin'i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu - Sayfa:6

PAZAR AKŞAMLARINA DAMGA VURUYOR

Yargı'nın Ceylin'i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu - Sayfa:7

Bir cinayet vakası nedeniyle yolları kesişen bir avukat ile bir savcının hikayesini anlatan dizi, her hafta izleyicinin nefesini kesen sahnelerle sona eriyor. Pazar akşamlarına damga vuran Yargı dizisi için izleyicileri şoke edecek bir iddia ortaya atılmıştı.

Yargı'nın Ceylin'i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu - Sayfa:8

“HAYATININ TEKLİFİ GELDİ” İDDİASI

Yargı'nın Ceylin'i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu - Sayfa:9

Yargı dizisinde hayat verdiği Ceylin karakteriyle şöhretini ikiye katlayan güzel oyuncu Pınar Deniz’in uluslararası bir dijital platformdan teklif aldığı iddia edilmişti.

Yargı'nın Ceylin'i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu - Sayfa:10

İDDİALARLA İLGİLİ KONUŞTU

Yargı'nın Ceylin'i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu - Sayfa:11

Hakkındaki iddialarla ilgili ilk kez konuşan Pınar Deniz, sosyal medya hesabından şu açıklamada bulundu:

Yargı'nın Ceylin'i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu - Sayfa:12

“İçinde bulunmaktan büyük mutluluk duyduğum Yargı dizisinden ayrılmam söz konusu değildir. Sizlerin sevgisi büyüdükçe, biz hikayemizi anlatmaya devam edeceğiz.”

Yargı'nın Ceylin'i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu - Sayfa:13

İşte o açıklama…

Yargı'nın Ceylin'i diziye veda mı ediyor? Son durumu Pınar Deniz bizzat duyurdu - Sayfa:14

 

Numberone.com.tr

Hande Erçel ve Kerem Bürsin aşkı bitti mi?

0

 

Son dönemin parlayan yıldızlarından olan Hande Erçel, Kerem Bürsin’le yaşadığı aşkla da adından söz ettirdi. Her yaptıkları olay olan çiftin ayrıldığı iddiası gündeme geldi. Bir mücevher markasının reklam yüzü olan Erçel, yaptığı işbirliğini önceki akşam yakın arkadaşları ile birlikte kutladı. Gecede gazetecilerin sorularını da yanıtlayan güzel oyuncudan ayrılık açıklaması geldi.

 

Kendisi gibi oyuncu olan Kerem Bürsin ile aşkı tam gaz süren Hande Erçel, bir mücevher markası ile yaptığı işbirliğini önceki akşam yakın arkadaşları ile birlikte kutladı. Oldukça mutlu ve heyecanlı olduğu görülen Erçel’in şıklığı dikkatlerden kaçmadı..

.

 ünlü oyuncu, Kerem Bürsin ile ayrıldıkları yönündeki haberlerle ilgili de konuştu. Hande Erçel, “Öyle bir şey kesinlikle yok.” diyerek, haklarında çıkan söylentileri yalanladı.

Erçel, daha önce Bürsin’in, “Bazen çocuk yapma fikri geliyor aklıma ama önemli olan sorumluluk. Şimdilik bu sorumluluk sadece fikir olarak kafamda…” açıklamasını soran muhabirlere, “Her şeyin zamanı var. Eğer olursa, neden olmasın?” yanıtını vermişti.

Ünlü oyuncu, “Evlilik teklifi bekliyor musunuz?” sorularını ise, “Yok, hiç öyle bir şey beklemiyorum. Kerem de zaten cevabını verdi. Her şeyin bir zamanı var. O gün gelirse neden olmasın?” şeklinde yanıtlamıştı.

 

         Numberone.com.tr

.

.

.

Amadeus 2021 biterken 11 ödül kazandı

0
Başrollerinde Selçuk Yöntem, Okan Bayülgen ve Özlem Öçalmaz’ın yer aldığı “Amadeus”, reklam ve pazarlama endüstrisinin etkili organizasyonlarından Felis Ödülleri’nde 4 kategoride, Kristal Elma Ödülleri’nde 6 kategoride ödüle layık görüldü.

Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu ve Piu Entertainment işbirliğiyle sahnelenen oyun, 2021 yılının son ödülünü de Yeni Tiyatro Dergisi tarafından aldı.

Amadeus 2021 biterken 11 ödül kazandı

Selçuk Yöntem, “yılın en iyi erkek oyuncusu” seçildi. Yöntem, sevincini şöyle dile getirdi: “Ödüller, oyuncular için bir bayram coşkusudur.” Oyunun ortak yapımcıları Sadri Alışık ve Cemil Demirok, “Projenin arka planında pazarlama ve reklamcılık alanında çok başarılı 35 kişilik bir ekip var. Selçuk Yöntem’i de aldığı ödülden dolayı kutluyoruz” dedi.

Oyun, 18. yüzyılda Viyana’da yaşayan efsane besteciler Wolfgang Amadeus Mozart ile Antonio Salieri’nin çatışmasını ele alıyor.

 

Numberone.com.tr