Ana Sayfa Blog Sayfa 730

İzdiham çıkan konser sonrası Travis Scott ve Drake’e milyon dolarlık tazminat davası!

0

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD), Teksas eyaletine bağlı Houstan şehrinde yapılan Astroworld Festivali’nde çıkan izdihamda 8 kişi hayatını kaybetmiş, 300 kişi yaralanmıştı. O yaralılardan biri olan 23 yaşındaki Kristian Paredes, rap şarkıcıları Travis Scott ve Drake ile birlikte organizasyon şirketlerinden şikayetçi oldu.

Paredes, şikayetinde, “Drake ile Travis Scott’un kalabalığı kışkırttığını” belirtti.

Şikayetçi, önce sahne alan ‘Drake’in, kargaşa çıkmasına rağmen Travis Scott ile birlikte performans sergilemeye devam ettiğini, bu nedenle kalabalığın kontrolden çıktığını’ ileri sürdü.

HaberGlobal’in haberine göre, Paredes, bazılarının kalıcı olduğunu iddia ettiği yaralarının tedavisi için 1 milyon doların üzerinde tazminat talep etti. ABD medyası, 50 bin kişinin katıldığı etkinlikte yaklaşık 300 kişinin kesik ve morluk gibi yaralar nedeniyle tedavi gördüğünü belirtti. Festivalin ikinci ve son günü de iptal edildi.

Travis Scott, konser sırasında izdihamı fark ettikçe durmuş, güvenlik görevlilerinden yardım etmelerini istemişti.

Twiter’dan bir açıklama yayımlayan Scott, “Dualarım yaşananlardan etkilenlerin aileleriyle. Dün gece yaşananlardan dolayı çok üzgünüm” demiş ve soruşturmanın gelişmesi için polisle işbirliği içinde olduğunu belirtmişti. Scott’un sosyal medya paylaşımını eleştirenler ise, gündüz kapıda yaşanan izdiham sonrası kontrol noktalarının yıkılmasıyla birlikte alana çok sayıda biletsiz kişinin girdiğini ve festival alanının kapasitesini aştığını, o noktada festivalin iptal edilmesi gerektiğini söylemişti.

Ünlü rap şarkıcısı ve organizatör Travis Scott, 2018’de Astroworld Müzik Festivali’ni başlatmıştı. Etkinlik 2020 yılında diğer birçok organizasyon gibi Kovid-19 salgını nedeniyle iptal edilmişti.

Numberone.com.tr

Kanye West 22 yaşındaki model sevgilisiyle ilk kez görüntülendi

0

Uzun zamandır Kim Kardashian‘dan boşanma aşamasında olan ünlü rap şarkıcısı Kanye West, 22 yaşındaki Vinetria adlı modelle yeni bir aşka yelken açtı. Üç çocuk babası rap yıldızı Vinetria ile basket maçında görüntülendi.

“HENÜZ BOŞANMADIK BİLE”

Kardashian’ın son yılların parlayan komedyeni Pete Davidson ile yeni bir ilişkiye başladığı gündemdeydi. Bu durum West’i rahatsız etmiş ve ünlü isim açıklamasında “Bu, benim için bir şaka değil. Henüz boşanmadık bile. Çocuklarım ebeveynlerinin bir arada kalmasını istiyor. bizim birlikte olmamızı istiyorlar” demişti.

West ve Vinetria bu açıklamalarının ardından görüntülendi. İngiliz Daily Mail gazetesine açıklama yapan West’e yakın kaynaklar, Kardashian ve Davidson dedikodularının ardından West’in bu görüntüyü verdiğini öne sürdü.

Konuya dair Kanye West cephesinden henüz bir açıklama gelmedi.

Numberone.com.tr

Trabzonspor’dan Bakasetas ve Hüseyin Türkmen açıklaması

0

Trabzonspor Kulübü, Anastasios Bakasetas ve Hüseyin Türkmen’in sağlık durumu hakkında bilgilendirme mesajı yayınladı.

Trabzonspor Kulüp Doktoru Op. Dr. Hakan Çelik futbolculardan Anastasios Bakasetas ve Hüseyin Türkmen’in sağlık durumu hakkında açıklamada bulundu.

MR SONUCU AÇIKLANDI

Hakan Çelik, “Hafta sonu oynadığımız müsabakada sağ dizine aldığı darbe sonucu sakatlanan Anastasios Bakasetas’ın aynı gün çekilen MR’ında sağ diz iç yan bağında ödem tespit edilmiştir. Tedavisine başlanan oyuncumuzun önümüzdeki günlerde çekilecek kontrol MR’ına göre tedavisine devam edilecektir. Aynı müsabakada dizine aldığı darbe sonucu sakatlanan Hüseyin Türkmen’in ise dün çekilen MR’ında sağ diz iç yan bağında ödem tespit edilmiştir. Tedavisine başlanan oyuncumuzun birkaç gün içinde çekilecek kontrol MR’ından sonra değerlendirme yapılacaktır” dedi.

Numberone.com.tr

Artık sarışın değil

0

Oyuncu Farah Zeynep Abdullah, yeni filmi ‘Bergen’ için imajını değiştirdi.

Şarkıcı Bergen’in hayatını konu alan aynı adlı sinema filminde başrol oynayacak olan oyuncu Farah Zeynep Abdullah, uzun süredir sarı renkte kullandığı saçlarını koyu renge boyattı.

Yeni saç rengiyle bir dergiye poz veren oyuncu, Instagram hesabından yaptığı paylaşımla hayranlarında tam not aldı.

Ünlü oyuncuya hayranları,  “Bu saç aşırı yakışmış”, “Kahverengi çok yakışmış” ve “Her saç rengi çok yakışıyor” gibi yorumlar yaptı.

Numberone.com.tr

Berdan Mardini şarkıcı komşusuyla aşk yaşıyor

0

İki çocuğunun annesi, 10 yıllık eşi Fatoş Yelliler’den Mart ayında boşanan Berdan Mardini’nin kendisiyle aynı sitede oturan Kosovalı R&B şarkıcısı Morena Taraku ile aşk yaşadığı ortaya çıktı.

Morena Taraku

“AŞK DUYGUSUNU GERÇEK ANLAMDA YAŞADIM”

Mardini’nin yakınlarına “Morena’da aşk duygusunu gerçek anlamda yaşadım. Onunlayken çok mutluyum, hayatı tekrardan onunla buldum” dediği iddia edildi.

Geçen günlerde yeni yaşını kutlayan Berdan Mardini’nin sürpriz doğum günü organizasyonunu da Morena Taraku organize etti.

Numberone.com.tr

Demet Akalın ateş püskürdü

0

Özel hayatı ve sosyal medya paylaşımlarıyla sık sık magazin gündemine gelen Demet Akalın, yine dikkat çeken bir paylaşımda bulundu.

“TELEFONUMU VERENİ DE ÖĞRENECEĞİM”

Instagram hesabının hikayeler kısmından paylaşım yapan Akalın, tanımadığı bir numara tarafından arandığını belirterek, “Okula mı yollayayım savcılık kağıdını? Sabahın 05.00’inde aramak, rahatsız etmek de neymiş! Telefonumu vereni de öğreneceğim” dedi.

Akalın, konuyla ilgili savcılığa başvuracağını belirtti.

Numberone.com.tr

Stefan Kuntz’tan milli takım gündemine dair açıklamalar

0

Türkiye, 13 Kasım’da gerçekleşecek FIFA Dünya Kupası 2022 Avrupa Elemeleri G Grubu’ndaki son iki maçında, Cebelitarık ve Karadağ ile karşılaşacak.

A Millî Takımımızın teknik direktörü Stefan Kuntz canlı yayında açıklamalarda bulundu.

Kuntz’un açıklamaları şu şekilde:

İRFAN CAN VE YUSUF YAZICI NEDEN YOK?

“Bir önceki kadroda 26 kişilik aday kadro açıkladık. Bunun sebebi de ilk maçta 3 oyuncu cezalıydı. Geçen açıkladığımız kadroda Yusuf ve Serdar Aziz yok. Yusuf ile ve hocasıyla konuştum. Bazen oyuncular tam olarak neden kadroda olmadıklarını anlayabilir. Benim düşünceme göre Yusuf’un takımında oynadığı zaman milli takıma faydalı olacağını düşünüyorum. Takımında son haftalarda fazla süre alamadı. Milli arayı değerlendirip takımdaki yerini geri alıp bize Mart ayında daha faydalı olacağını düşünüyorum. İrfan konusu ise, Vitor Pereira ile konuştum. Görüşmeler neticesinde kararımızı bu yönde oldu. Enes, Cenk Tosun var. Hepsini takip ediyoruz. Enes ile de görüştüm, kapı kimseye kapalı değil. Sonuna kadar açık olacak.”

FERDİ KADIOĞLU’NUN MİLLİ TAKIM TERCİHİ

“Birkaç hafta önce Ferdi ile Riva’da bir görüşme yaptık. Planlamalarımızdan bahsettim. Bundan sonra mart ayında inşallah play-off maçlarımız olacak diye kendisine anlattık. İyi bir sohbet oldu. Biraz daha süreye ihtiyacı olduğunu söyledi. Mart ayına kadar karar vermiş olacağını söylüyor.”

YABANCI SINIRI

“Yabancı sınırı konusu gündeme getirilirken genç oyuncu gelişiminin hedeflendiğine inanıyorum. Konunun tüm tarafları bir tartışma içerisinde kendi argümanlarını ortaya koymalı ve tek bir ortak noktada buluşulmalı. Yalnızca yabancı kuralını değiştirerek hedefe ulaşamazsınız. Konunun uzmanları bir araya gelmeli ve ortak bir noktada buluşulmalı diye düşünüyorum. Kısa süredir buradayım ve bahsettiğiniz konuların fotoğrafını çekmek için kendi adıma erken.”

“Alt ligler bizim için de önemli. Ben Almanya ümit milli takımını çalıştırırken oyuncularımın çoğu Bundesliga 2’den geliyordu. Özellikle akademisi olan kulüplere ziyaret yapmayı düşünüyorum. Maçları da izlemeyi düşünüyorum. Bunu sadece benle sınırlamayalım. Yardımcılarım da o maçları izleyebiliyor. Yardımcılarım da bu maçları izleyebilirler ama tabiki ben de takipte olacağım.”

Numberone.com.tr

Cumhurbaşkanlığı 2021 Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ni kazananlar belli oldu

0

Cumhurbaşkanlığı 2021 Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ne Teoman Duralı, İdil Biret, Alev Ebuzziya, Cüneyt Arkın, Gürbüz Azak, Etem Çalışkan, İbrahim Manav, Kemal Tahir layık görüldü.

Erdoğan, kabine toplantısında yaptığı açıklama şu şekilde:

“Mimar Sinan, Matrakçı Nasuh, Kazasker Mustafa İzzet, Itri, Dede Efendi, Tanburi Cemil Bey gibi büyük sanatkarlarımızın çağrısına kulak verip dünyayı güzelleştirmeye gayret ederiz. Bizler bu büyük hazinenin kapısında tembel tembel oturan insanlar değiliz, olmayız, olamayız.

Önce bu hazinenin kıymetini bilmek sonra da yeni eserlerle onu zenginleştirmektir yapmamız gereken. 19 yılda kültür sanat attığımız her adımı bu hissiyatla harekete geçirdik. Bu vesile ile Cumhurbaşkanlığı 2021 Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ni takdim edeceğimiz isimleri açıklamak istiyorum.

Bilim Kültür alanında Teoman Duralı, Müzik alanında İdil Biret, Görsel sanatlar alanında Alev Ebuzziya, Sinema alanında Cüneyt Arkın, Edebiyat alanında Gürbüz Azak, Kaligrafi alanında Ethem Çalışkan, Sahaflık İbrahim Manav, Vefa Ödülü alanında Kemal Tahir.

Önümüzdeki ay ödüllerini takdim edeceğimiz bu kültür sanat insanlarını şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum. Bu duygularla hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum, kalın sağlıcakla.”

Numberone.com.tr

“Orta sahaya Mozart ve Beethoven’ı mi transfer edeceğiz?”

0

Koyu bir Fenerbahçe taraftarı olan ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Kayserispor beraberliğinin ardından yaptığı paylaşımla şampiyonluğun artık uzaklarda kaldığını belirtirken kulübe başkan olması ile ilgili yapılan yorumlara dün attığı tweetle yanıt verdi.

BAŞKANLIK ÇAĞRISINA ESPRİLİ YANIT

Ünlü piyanist “Yahu kardeşim, yazmışsınız da; kulübe beni niye başkan yapıyorsunuz? Komiksiniz, orta sahaya Mozart ve Beethoven’ı mi transfer edeceğiz? Bence Ali Koç bu işi iyi yapacak. Hâlâ bekliyoruz. Ben destekçiyim hâlâ. Toparlarız” mesajıyla hem taraftarlara esprili bir yanıt verdi hem de yönetime inandığını ifade etti.

Numberone.com.tr

Bitcoin rekora koşuyor! Kripto paralarda neler oluyor?

0

Kripto para piyasaları güçlü seyrine devam ediyor. Ekim ayından bu yana güçlü bir yükseliş göstermeye başladı. Bitcoin ve Ethereum’da ralli oluşurken Shiba Inu kısa sürede büyük kazançlar sağladı.

Bitcoin’in uzun süren durgunluğunu 20 Ekim 2021’de rekor ile taçlandırdı ve 66 bin 973 dolara kadar yükseldi.

ELON MUSK MI ETKİLİYOR?

Kripto paralar hakkında sürekli yorumlarda bulunan dünyanın en zengin insanı olan Elon Musk, Twitter’dan ilginç bir anket yayımladı. Anketin konusu olarak, ABD’de vergi veremediğini çünkü maaşının bulunmadığını belirtti. Vergi verebilmek için Tesla’da bulunan hisselerinin yüzde 10’unun satılıp satılmaması yönünde anket açan Musk, anket sonucu ne çıkarsa onu yapacağını da taahhüt etti. Milyonlarca kişi ankette oy kullandı.

Piyasada yayılan bir diğer spekülasyon ise Musk’ın Tesla’da bulunan hisselerini satıp Bitcoin’e yatırım yapacak olması. Bu gelişme ışığında Bitcoin’in yükseldiğine dair söylentiler piyasalarda dolaşıyor. Tesla’nın hali hazırda 1.5 milyar dolarlık Bitcoin’i bulunuyor.

BITCOIN’DE REKORA AZ KALDI

Bitcoin, geçtiğimiz ay kırdığı rekoru egale etmek üzere. Yüzde 7 primle 65 bin 181 dolar seviyesinde işlem gören Bitcoin, dün gün içinde en düşük 62 bin 671 dolar, en yükse 65 bin 551 dolar seviyesini gördü.

ETHEREUM REKOR KIRDI

Ethereum hızlı yükselişini devam ettiriyor. Rekorlar serisine bir yenisini daha ekleyen Ethereum yüzde 6’nın üzerinde primle seyrediyor. Ethereum 4723 dolar seviyesinde bulunuyor. Ethereum 4737 dolar ile rekor tazelemiş oldu. Dün gün içinde en düşük 4540 dolar, en yüksek de 4737 dolar seviyesi görüldü.

RIPPLE DA PRİMLİ SEYREDİYOR

Davalarla uğraşan Ripple ise eski günlerine dönmeye başladı. Küçük adımlarla yükseliş hareketini başlatan Ripple,1.25 dolardan alıcı buluyor. Dün gün içinde en düşük 1.20 dolar, en yüksek de 1.27 dolar seviyesini gördü.

DOGE VE SHIBA’DA DURUM SAKİN

Şaka amacıyla piyasaya sürülen sonrasında yatırım aracına dönüşen Dogecoin ve Shiba Inu sakin seyrediyor. Son zamanlarda Dogecoin beklentileri boşa çıkarmaya başladı. Dogecoin yüzde 2’ye yakın primle dün saat 06:55 itibarıyla 0.26 dolar seviyesinde bulunuyor.

Shiba Inu ise yüzde 5’e yakın kayıpla 0.00005458 dolardan alıcı buluyor.

Numberone.com.tr

Musk sosyal medyada anket başlatmıştı! Tesla hisselerinde sert düşüş

0

Dünyanın en zengin insanı olan Elon Musk, sosyal medya hesabından paylaştığı bir anketle sahip olduğu Tesla hisselerinin yüzde 10’luk kısmını satıp satmaması konusundaki kararı, sosyal medya kullanıcılarına bırakmıştı. Tesla hisseleri bugün yüzde 7’nin üzerinde değer kaybederek 1.133 dolar seviyesine düşerken daha sonra yükselişe geçti.

Milyarder iş insanı Musk, gerçekleşmemiş kazançlardan büyük gelir elde ettiğini söyleyip vergi ödemek için Tesla’da bulunan hisselerinin yüzde 10’unu satmayı önermiş, bunun için sosyal medya hesabından bir anket paylaşmıştı.

Musk’ın paylaştığı ankette, 3 milyon 500 binin üzeinde oy kullanıldı. Ankete katılanların yüzde 57.9’u Musk’ın hisselerini satmasını isterken, yüze 42.1’lik kesim ise olumsuz yönde oy kullandı.

Musk, anketten çıkacak sonuç ne olursa olsun buna uyacağını ifade etmişti.

Elon Musk, daha önce dördüncü çeyrekte hisselerinin “büyük bir bloğunu” satacağını açıklamış, Eylül ayında Kaliforniya, Beverly Hills’deki konuşmasında, Tesla’daki hisse senedi opsiyonlarının süresi sona erdiğinde marjinal vergi oranının yüzde 50’nin üzerinde olacağını ve yakında satmayı planladığını ifade etmişti.

Tesla hisseleri haftaya sert düşüş ile başladı. Geride kalan haftayı 1.222 doların üzerinde kapatan Tesla hisseleri Nasdaq açılında yüzde 7’nin üzerinde düşerek 1.133 dolar seviyesine indi. Daha sonra tekrar yükselişe geçen Tesla hisseleri önce 1.158 dolara ardından da 1.172 dolara çıktı. Tesla hisseleri saat 18.06 itibarıyla 1.173 dolar seviyesinde bulunuyor.

Twitter anketinin sonuçları ne olursa olsun Musk, muhtemelen bu çeyrekte hisse satmaya başlayacaktı. Bunun nedeni, 15 milyar dolardan fazla yaklaşan bir vergi faturasıyla karşı karşıya olması.

Numberone.com.tr

Atatürk öldüğünde gazeteler hangi manşeti attı?

0

Her yıl olduğu gibi, bu yıl da 10 Kasım’da Atatürk’ü anarken gazetelerin büyük çoğunluğu Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün resimleri ve manşet ya da sürmanşetlerinde ona özlem dolu yazılar ile çıkacakken…

Bugünün 10 Kasım’ını bir kenara koyup, 10 Kasımların ilkini ve en hüzünlüsünü yaşayan ve Atatürk‘ün ölümüne tanıklık eden 17 milyon Türk insanın yaşadığı acıyı ve döktüğü gözyaşını anlamak, o gün neler yaşandığını daha iyi kavramak için, her zaman merak konusu olan 11 Kasım 1938 tarihli gazetelere göz atalım.

İşte 11 Kasım 1938 tarihinde yayınlanan gazetelerin manşetleri:

Cumhuriyet: “Büyük milli matemimiz”

Ulus: “Kurtarıcını ve en büyük evladını kaybettin. Türk milleti sen sağ ol!”

Tan: “Babamızı kaybettik. Büyük şefimiz Atatürk dün sabah hayata gözlerini yumdu.”

Yeni Sabah: “Aziz Atatürk’ümüzü kaybettik.”

Kurun: “Türk milleti her zaman büyük kurtarıcısı Atatürk’ün izinde yürüyecektir.”

Bugün: “Atamızı kaybettik.”

Akşam: “Türk milleti! Kurtarıcını ve en büyük evladını kaybettin. Sen sağ ol!”

Manşetlerin yanı sıra, gazetelerin başyazı ve köşe yazılarında edebi yönü yüksek, duygu dolu yazıları okurken de hislenmemek elde değil.

Örneğin Cumhuriyet gazetesinde Yunus Nadi, acısını belki de en güzel şu cümlesi ile anlatıyor:

“İnsanın üstüne dağlar devrilse bilmiyoruz bu kadar sıkabilir ve ezebilir miydi?”

Akşam gazetesi yazarı Necmeddin Sadak ise bakın nasıl isyan ediyor:

“Hiçbir felaket haberi bir memleketi bu kadar can evinden vurmamıştır. Hiçbir ölümde tabiat bu kadar kör, ecel bu derece insafsız olmamıştır.”

Yeni Sabah gazetesi yazarı Hüseyin Cahit Yalçın, Mustafa Kemal ile ulusun bütünleşmesini şu sözleri ile dile getiriyor:

“Atatürk ve millet aynı şeydi. İşte bu ahenktar anlaşmalarıdır ki tarihin en büyük mucizesi olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yarattı.”

Kurun gazetesi yazarı Hakkı Süha Gezgin, Ata’nın sonsuzluğunu bakın nasıl yazıyor:

“Vatan en büyük evladını kaybetmedi, onu sadece göğsünün derinliğine çekip aldı.”

Bugün gazetesi yazarı Ali Naci Karacan da Ulu Önder’in fikren ölümsüzlüğünü anlatıyor:

“Kim Atatürk öldü diyebilir? Atatürk şu veya bu insan değildir ki ölebilsin. Atatürk bir milli mefhum idi ve bu derece bir millete mal olmuş bir milli mefhum ise ancak ebedi olabilir.”

Ulus başyazarı Falih Rıfkı Atay ise yazısında, yaşadığı acıyı okuyucusuna en derin şekilde hissettiren şu sözcüklere yer veriyor:

“Bırakınız, son kanlı damlasına kadar, gözyaşlarınızı onun yasında tüketiniz; Atatürk’ün ölümünü görmüş olanlar, bir daha kime ağlayacaksınız?”

“En mesut Türkler, Atatürk yaşarken ölmüş olanlardır. Ömrümüzün ve Türk tarihinin en acı yasını tutmak talihsizliği bize düştü.”

Kemal Ünal, yazısında Mustafa Kemal’i yaşatmanın yollarını şu cümleleri ile tarif ediyor:

“Ölmeyen Mustafa Kemal, yarattığı milletin, yaptığı vatanın, her yerde haysiyetini yükselttiği insanlığın ta içinde ebediyen yaşayacaktır. Türk milletine, Türk vatanına ve bütün insanlığa hizmet edenler, Mustafa Kemal’in asil varlığını kendilerinde bulanlar olacaktır.”

Ulus’ta aynı zamanda Atatürk ile ilgili yabancı basında yer alan kimi yorumlara yer verilmiş. Bunlardan birinde gazeteci George Benneb, Atatürk ile ilgili bir anısını anlatıyor:

“Kemal Atatürk’ün karakterinin bir cephesini göstermek itibariyle bir noktayı hatırlatmak isterim. Bize savaşlardan birini anlatıyordu. Birden bire durdu: ‘Görüyorsunuz ya’, dedi. ‘Birçok zaferler kazandım. Fakat bunların en büyüğünden sonra bile her akşam, savaş alanlarında ölen bütün askerleri düşünerek içimde derin bir keder duyuyorum.’ Cesaret ve zekasından başka yüreği bu kadar alicenap olan bir şefin yurdu için mucizeler yaratmış olmasına şaşılabilir mi?”

Gazetede yer alan bir başka yazıda ise kaleme alınanlar şu şekilde:

Herkes birbirine neden ağladığını sormuyor. Kim kime başsağlığı dilesin? Yediden yetmişe kadar gören, duyan, anlayan; benliğinde minnet, vefa, şükran hissi yaşayan, insan adını alabilecek bütün dünya ıstırap içindedir. Hiç kimse gözyaşı dökeni teselli etmeyi düşünmüyor bile. Çünkü o da karşısındaki kadar teselliye muhtaçtır.”

Falih Rıfkı Atay’ın başyazısının sonunda dile getirdiklerini aynı duygu ve düşünce ile paylaşmamak olası değil:

“Onsuz… Fakat ona bin kere verdiğimiz bir tek namus sözü ile kaldık: ‘Eserini ve davanı korumak ve yükseltmek! Bizler için hayatın bir manası varsa, bu yemini yerine getirmek için yaşamaktır. Atatürk, şimdiye kadar bilmeyenler, bu milletin seni ne kadar sevdiğini, senden sonra ismin ve eserin üzerine titrerken anlayacaktır.”

Daha nice yazılar…

Yediden yetmişe gözyaşlarına boğulmuş insanların ve ülkenin her yerinde yarıya indirilmiş bayrakların da yer aldığı; insanların Ata’ya duydukları büyük, çok büyük sevginin belgesi niteliğinde birçok fotoğraf…

Atatürk’ün hayatından kesitler ve yol gösterici sözleri…

Hepsi tarih karşısında yüklendiği sorumluluk ile yerini almış o günün gazetelerinde.

Numberone.com.tr

Milli sporcu Vedat Albayrak altın madalya kazandı

0

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Judo Grand Slam’de milli sporcu Vedat Albayrak, erkekler 81 kiloda birincilik kürsüsüne çıktı.

Judo Federasyonu’ndan yapılan açıklamaya göre Vedat Albayrak, ilk turda maç yapmadı. İkinci maçında Özbek, çeyrek finalde Azerbaycan, yarı finalde Kanadalı ve final müsabakasında Hırvat rakiplerini yenerek birinci olmayı başardı.

Numberone.com.tr

Rekor kırarak finale çıktı

0

Rusya’nın Kazan kentinde düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda erkekler 50 metre kurbağalama yarı finalinde suya giren Fenerbahçe’nin milli yüzücüsü Emre Sakçı, 25.38’le serisinde birinci oldu ve şampiyona rekoru (CR) kırarak adını finale yazdırdı.

Numberone.com.tr

Fenerbahçe 4 kez gol kaçırdı

0

Süper Lig’in 12. haftasında Fenerbahçe, Kayserispor’u ağırlarken ev sahibi sarı-lacivertliler fileyle buluşamadı.

Kadıköy’de oynanan maç, 2-0 Kayserispor’un üstünlüğü ile geçilirken sarı lacivertliler direkleri geçemedi.

Fenerbahçe’de kazanılan penaltıda İrfan Can Kahve direği geçemezken sırasıyla Serdar Dursun, Pelkas ve Berisha da direğe takıldı.

Sarı lacivertlilier toplamda 4 kez direğe takılırken kaçan gollerin ardından büyük üzüntü yaşandı.

Numberone.com.tr

Anavatan’a dönüyorlar

0

Binlerce yılık tarihi barındıran Anadolu topraklarından kaçırılan tarihi eserler bir bir yurda dönüyor.

Son olarak 4 bin 250 yıllık bir geçmişi olan ve İngiltere’de bulunan ‘gaga ağızlı altın testi’ için harekete geçildi.

Yıllar önce Türkiye’den kaçırılan ve en son Londra’daki Victoria&Albert Müzesi’nin sahipliğinde olan gaga ağızlı altın testi, İngiliz hükümetiyle yürütülen temaslar sonucu Türkiye’ye iade edildi. Testi, geçen hafta Ankara’da sergilenmeye başlandı.

108’İ İADE EDİLDİ

Anadolu’dan kaçırılan eserlerden 108’i, 1980 yılından bu yana yapılan çalışmalarla Türkiye’ye getirildi.

Bunlar arasında, Lidya Bölgesi Mezar ve Adak Stelleri, Yorgun Herakles Heykeli,  Herakles Lahdi, Truva Hazineleri, Kybele Heykeli gibi önemli eserler yer aldı. Yurda geri getirilen eserler arasında Karun Hazineleri de önemli bir yer tutuyor.

M.Ö 6. yüzyılda Lidya ülkesini yöneten Kral Karun’a ait paha biçilmez eserlerin varlığı,1965 yılına kadar bilinmiyordu.

ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

Kaçak kazı yapan 5 kişi tarafından bulunan eserler, o dönemin parasıyla 65 bin liraya satılarak, yasadışı yollardan ABD’ye götürüldü. Bu eşsiz eserler ise, uzun çabalar sonucu ancak 25 Eylül 1993’te iade edildi. Daha yüzlerce eserin anavatanına dönebilmesi için çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor.

BAKAN ERSOY: KARARLIYIZ

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yasadışı yollarla Türkiye’den koparılmış kültür varlıklarının iadesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.

Ersoy, “Çok zorluk çektiğimiz oluyor. Ancak bunlar bize itici güç oluyor. Kaçak kazıların önlenmesi için de el ele vermeli, şüpheli her durumu bildirmeliyiz” dedi.

Numberone.com.tr

Koç Holding yılın ilk 9 ayına ait verileri paylaştı

0

Koç Holding, 2021 yılının ilk 9 ayında konsolide bazda toplam 223,6 milyar TL gelir elde ederken, 11,1 milyar TL kombine yatırım gerçekleştirdi.

Yılın 9 aylık dönemine ilişkin finansal sonuçlarını değerlendiren Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Koç Topluluğu olarak sağlıklı bilançomuz, kuvvetli likiditemiz, geniş tedarik zincirimiz ve aralıksız sürdürdüğümüz yatırımlarımızın bir neticesi olarak zorlu dönemlerde dahi ülkemiz için değer yaratmayı sürdürüyoruz. İnsan kaynağımız, dijital yetkinliklerimiz, çevik yönetim anlayışımız ve bayi teşkilatımızdan güç alıyoruz. Her fırsatta dile getirdiğimiz üzere; ülkemizin geleceğine güveniyor, yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bunun bir göstergesi olarak yılın ilk 9 ayında yaptığımız 11,1 milyar TL kombine yatırımla, son 5 senelik toplam yatırımlarımız 49 milyar TL’ye ulaştı. Başarılarımızı hiçbir zaman sadece finansal neticelerden ibaret görmüyoruz. Koç Topluluğu olarak teknoloji ve inovasyon kabiliyetlerimizi geliştirmeye, rekabetçiliğimizi artırmaya odaklanıyoruz. Kültürel Dönüşüm Programımızın çok önemli bir parçası olarak Karbon Dönüşüm Programı’nı başlattık. Sürdürülebilirlik her zaman gündemimizdeydi ancak Karbon Dönüşüm Programımızla birlikte daha sistematik ve daha iddialı hedeflerle bu konuyu yöneteceğiz” dedi.

Numberone.com.tr

“Sadece oyunculuk yetmiyor”

0

Sekiz yaşından beri aktörlük yapan Rob Lowe, yeni projelerini Hürriyet’ten Barbaros Tapan’a anlattı… Sektörün hızla değiştiğini, ayak uyduramayanların unutulmaya mahkum olduğunu anlatan Lowe, “çok yönlü olmalısınız, sadece oyunculuk yetmiyor” dedi.

◊ Nereden bağlanıyorsunuz?
-Evden. Santa Barbara’daki ev ofisimden bağlanıyorum.

◊ Yönettiğiniz kısa belgesel “Madness in The Hills” ile başlayalım sohbetimize. Bize biraz bilgi verir misiniz belgesel hakkında?

– Belgesel yapım ortağımla birkaç yıl önce, spor kanalı ESPN’in “30 for 30” serisi için Christian Laettner ve Duke basketbol takımı hakkında “I Hate Christian Laettner” adlı bir belgesel çektik ve çok eğlendik. Sonra Ocak 2018’de, Santa Barbara’da bir trajedi meydana geldi, fırtına ve toprak kaymaları yüzünden üç saat içinde 23 kişi öldü. İklim değişikliğinin yarattığı hava şartlarını hâlâ anlamayan insanlarla dolu bir dünyadayız. O yüzden gerçekten anlatılması gereken önemli bir hikâye olduğunu düşündüm. Cep telefonumda fırtına ve trajedi sırasında çektiğim görüntüler, ardından hayatta kalanlarla yaptığım sohbetlerde korkunç derecede üzücü ve gerçekten dramatik hikayeler dinledim. Bu nedenle bu belgeseli yapmak istedim.

ARTIK BEŞ YILDA BİR FİLMLE GEÇİNMEK ZOR

◊ Yeni başlayan bir oyuncu olmadığınız için mutlu olduğunuzu söylediniz. Daha mı zor artık sektör?

– Sektör değişti. Sekiz yaşında bu işe başladığımı, 13 yaşında ilk reklam işimi,show

15 yaşında ilk dizimi, 18 yaşında ilk filmimi çektiğimi söyledim. Baksanıza, Warner Bros. artık TV için filmler yapıyor. “Dune” sinemalarla birlikte televizyonda yayınlanıyor. Sektörün hızlı değişimine uyum sağlamazsanız ölürsünüz. Telefon başında beklediğimiz günler geçti… Telefonun çalması, rol için menajerinin araması… Ben başladığımda sektör öyleydi, şimdi öyle değil. Oğlum John Owen aktör ve yazar olmak istiyor. Ona sadece oyuncu olamayacağını söylüyorum. İçerik yaratmalı artık. Bu sektörde insanların birden fazla işi olması gerektiğini düşünüyorum. Benim de birden fazla işim var. Podcast yapıyorum, kitaplar yazıyorum, bir tur şirketim var ve konuşmacıyım. Warren Beatty olup, Warren Beatty kalıp, Mulholland’da oturup, canın istediğinde her beş yılda bir film çekilen günler bitti artık.

“UZUN SOHBETLERİN HAYRANIYIM”

◊ Aslında Podcast’iniz, sormak istediğim bir soruydu. Sizi Podcast yapmaya çeken neydi?

– Podcast yapmayı seviyorum, insanları seviyorum, hikaye anlatmayı seviyorum,. Yıllar içinde, çok özel yanlarını bildiğim, çeşitli ve ilginç bir arkadaş grubu kurdum. Halk; Gwyneth Paltrow, Chris Pratt, Mike Meyers veya Lisa Kudrow’un kamusal tarafını biliyor ama ben onların kimsenin bilmediği diğer yönlerini biliyorum. Onların bilinmeyen yönlerini ortaya koymak istedim. Ayrıca uzun sohbetlerin hayranıyım. Bugünkü röportajların birçoğu çok kısa, çok yapılandırılmışlar, bir talk show’a giderseniz söylemek istediğinizi duymak istemeyebiliyorlar. Bana göre uzun röportaj için bir boşluk vardı. Ben de uzun röportajların bir parçası olmayı sevdiğim için başladım. Şimdiye kadar podcast’ime katılanlar zevk aldılar.

◊ Sekiz yaşından beri bu sektördesiniz, hâlâ yeni bir şeyler öğreniyor musunuz?

– Tabii… Bazı işlerde diğerlerinden daha fazla öğreniyorum. Zanaatkar olduğunuzda- bana göre aktörler zanaatkardır- zanaatı öğrenirsiniz ve tanımı gereği bir kez öğrendikten sonra yeni şeyler öğrenmeniz gerekir. Bu yüzden öğrenmek için her zaman yeni şeyler arıyorum.

◊ Sektörde inişleri çıkışları yaşayan bir oyuncu oldunuz. Sebepleri neydi?

– Oyunculuğu gerçekten anladığımı fark ettiğim bir dönem var… Ve bu farkındalık 1992-93’e kadar gelişmedi.

◊ O anı hatırlıyor musunuz?

– Bill Paxton’la yaptığım “Frank and Jessie” adlı filmde fark ettim. Henry Fonda öldüğü güne kadar hep, kafasında bir daha asla çalışamayacağını düşünürmüş, biliyor musun? Henry yalnız değildi, hepimiz böyle hissediyoruz. Artık çalışamamak konusunda endişelenmiyorum. Kitap yazmak çok tatmin ediciydi. Esnek olabilme duygusunun beni bu noktaya getirdiğini düşünüyorum.

“OĞLUM SETTE BANA ASLA ‘BABA’ DEMEZ”

◊ Dizinin ikinci sezonunda oğlunuzla birlikte çalıştınız. Nasıldı birlikte çalışmak?

-O hala sekiz yaşında ödevini yapıyor, bense hâlâ omzunun üzerinden ona bakıyor ve kolluyor gibiyim. Baba olmak asla bitmeyen bir iş. En sevdiğim anlar, bir yazar olarak birlikte çalıştığımız zamanlar. Senaryo yazdığında sette oluyor ve yönetmenle birlikte çalışıyor. Setteyken asla bana baba demez. Onun için Rob’ım sette. Aynı şekilde ben de ona sette oğlummuş gibi davranmam. Oğlumun yaptığı işlere gerçekten güveniyorum. Onu izledikçe, “o küçük çocuğun bezini ben değiştirirdim” diye düşünüyorum! Şimdi izlemek gerçekten çok cool…

Rob Lowe: Artık 5 yılda bir filmle geçinmek zor

“SETE GİRDİĞİMDE GELECEĞİ GÖREBİLİYORUM”

◊ Ryan Murphy ve Brad Falchuk’un yaratıcısı olduğu “9-1-1 Lone Star”da oynuyorsunuz iki sezondur. Dizinin üçüncü sezonu da gelecek. Hem yapımcı hem de oyuncususunuz. Yapımcı Rob Lowe nasıl biri?

– Özel hayatımda Bay Magoo (eski bir çizgi film karakteri) gibiyim. Araba anahtarlarımın nerede olduğunu hatırlamam. Ya da sık sık cüzdanımı kaybederim. Ama bir setteysem olacak her ayrıntıyı bilirim. Kelimenin tam anlamıyla herkesin işini, ne zaman yapacaklarını ve nasıl yapacaklarını bilirim. 15 yaşımdan beri bu işi yapıyorum ve yapımcı olmak, tüm bu bilgiyi kullanmama izin veriyor. Aksi halde bunca bilgiye sahip olup, sadece oyunculuk yapmak gerçekten sinir bozucu olabilir. İnanılmaz unutkanım ama kurgu odasına girdiğimde, üç hafta önce çektiğimiz sahnenin açısını hatırlayabilirim. Bu yönüm, sahip olduğum garip bir şey ve şimdi o yönümü kullanma şansım olduğu için şanslıyım.

◊ Yapımcı ortağınız Ryan Murphy. Onunla nasıl bir araya geldiniz?

-Ryan Murphy ve ben, “Nip/Tuck” dizisinden beri birlikte çalışmak istiyoruz. Bu arada, “Nip/Tuck”ı benim için yazdığını sonradan öğrendim. Ve ajansımın bana bu projeden hiç bahsetmediğini keşfettim!

◊ İşlerine son verdiniz mi menajerlerinizin?

-Evet, kovmuştum. O zamandan beri bir şeyler bulmaya çalışıyorduk Ryan ile… Bu proje ortaya çıktığında, “karakter nedir” dedim ve Ryan “karakteri senin için tasarladım” dedi. Hayat kurtarmaya olduğu kadar, cilt bakımına da önem veren kahraman itfaiyeci! O anda, “Tamam, ben varım” dedim (gülüyor)…

Numberone.com.tr

Çiftleşme göçü başladı! Ada kırmızıya büründü!

0

Her yıl Ekim-Kasım ayında gerçekleşen kırmızı yengeçlerin göçü, Hint Okyanusu’ndaki Avustralya’ya bağlı Christmas Adası’nı bir kez daha etkisi altına aldı. Göç anı, kırmızıya dönen adada bir görsel bir şölen oluşturdu.

Görüntüler Avustralya’ya bağlı Christmas Adası’ndan. Christmas Adası’nın toplu kırmızı yengeç göçü, dünyadaki en inanılmaz doğal süreçlerden biri. Bu yıl da gerçekleşen göç anı, kırmızıya dönen adada adeta bir görsel bir şölen oluşturdu.

Çiftleşme göçü başladı! Ada kırmızıya büründü! - Sayfa:2

KIRMIZI YENGEÇLER HER YIL ÜREMEK İÇİN YOLA ÇIKARLAR

Her yıl, kırmızı yengeçlerin milyonlarcası ormandan çıkar ve üremek için okyanusa doğru yol alır, yollar, akarsular, kayalar ve kumsallar arasında kaynaşır. Göç, yağışlı mevsimin ilk yağışıyla başlar. Bu genellikle Ekim veya Kasım aylarında olur, ancak bazen Aralık veya Ocak gibi geç olabilir.

Çiftleşme göçü başladı! Ada kırmızıya büründü! - Sayfa:3

ERKEK YENGEÇLER ÖNCÜLÜK EDER

Adanın dört bir yanındaki kırmızı yengeçler aynı anda evlerini terk eder ve çiftleşmek ve yumurtlamak için okyanusa doğru yürümeye başlar. Erkek yengeçler göçe öncülük eder ve yol boyunca dişilere katılır.

Çiftleşme göçü başladı! Ada kırmızıya büründü! - Sayfa:4

Yumurtlama tarihi için çok geç yağmur yağmaya başlarsa, bazı yengeçler yuvalarında kalır ve bir sonraki ay göç eder. Daha büyük erkek yengeçler genellikle önce denize ulaşır, ancak kısa süre sonra dişiler tarafından sayıca geride kalır. Yayladan yaptıkları zorlu yolculuktan sonra yengeçler, nemi yenilemek için denize dalarlar.

Çiftleşme göçü başladı! Ada kırmızıya büründü! - Sayfa:5

ERKEKLER ‘YUVA’ İÇİN BİRBİRLERİYLE SAVAŞIR

Daha sonra, erkek yengeçler, yuva kazmak için adanın alt teraslarına çekilir. Yengeçlerin çok sayıda olması yuvaların birbirine çok yakın olduğu anlamına gelir ve erkekler genellikle yuvaya sahip olmak için birbirleriyle savaşırlar.

Çiftleşme göçü başladı! Ada kırmızıya büründü! - Sayfa:6

Dişi yengeçler daha sonra yuvaların içinde veya yakınında çiftleşmek için teraslardaki erkeklere katılır. Çiftleşmeden sonra erkek yengeçler, eve dönüş yolculuğuna başlamadan önce denize ikinci bir dalış yaparlar.

Çiftleşme göçü başladı! Ada kırmızıya büründü! - Sayfa:7

Dişi yengeçler nemli yuvalarda geride kalır. Çiftleşmeden sonraki üç gün içinde yumurta üretirler ve yumurtalar geliştikçe yaklaşık iki hafta daha yuvalarda kalırlar. Her dişi yengeç, bir kuluçka kesesinde tuttuğu 100.000’e kadar yumurta üretebilir.

Çiftleşme göçü başladı! Ada kırmızıya büründü! - Sayfa:8

Kırmızı yengeç larvaları, su ile temasa geçer geçmez yumurtalardan çıkar. Larva bulutları, dalgalar ve azalan gelgit tarafından denize açılmadan önce kıyıya yakın bir yerde dönüyor.

Çiftleşme göçü başladı! Ada kırmızıya büründü! - Sayfa:9

Çiftleşme göçü başladı! Ada kırmızıya büründü! - Sayfa:10

Kaynak: Haber Global

Numberone.com.tr

Türk basınını yakından tanımak isteyenler TGC Basın Müzesi’ne uğrasın

0

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Basın Müzesi, basın tarihine ışık tutuyor. İstanbul Cağaloğlu’nda bulunan TGC Basın Müzesi, özellikle genç gazetecilerin uğraması gereken, basın tarihini yakından tanımalarını sağlayacak önemli bir müze. TGC bünyesinde 1988 yılında hizmete giren Basın Müzesi, Türkiye’nin en donanımlı ve ilk basın müzesi olma özelliği taşıyor. Müze hakkında merak edilenleri TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş SÖZCÜ HaftaSonu’na anlattı.

BİNA HARAP HALDEYDİ

TGC Genel Sekreteri Güneş, binanın Basın Müzesi yapılması için, 1983 yılında dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Abdullah Tırtıl ile yapılan görüşmeler sonrasında TGC’ye verildiğini belirterek, “TGC Basın Müzesi, kurulduğu dönemde dünyanın sayılı basın müzelerinden birisiydi. İBB tarafından bina TGC’ye verildiğinde harap bir haldeydi. 4 yıl süren restorasyon çalışmalarının sonunda da 9 Mayıs 1988 tarihinde bina hizmete giriyor” dedi.

OTELE ÇEVRİLMEK İSTENDİ

İBB’nin önceki yönetimi tarafından binanın otele çevrilmek istendiğini ifade eden Güneş, “Müzenin binası İBB’ye ait. Önceki yönetim dönemi bizi, otel yapmak için ısrarla dava açarak çıkarma yolunu denedi. Ama yasal haklarımızı kullanarak tahliye kararını önledik. Çünkü burası sadece gazetecilerin müzesi değil, İstanbulluların da müzesi” şeklinde konuştu.

GAZETELER HALA CİLTLENİYOR

Güneş, arşivi anlatırken şu ifadeleri kullandı:

“Gazetelerin ciltlenmesi hala devam ediyor. Genel bir yanılsama var. Sanki dijital geldi ve kağıt bitti gibi. Bu doğru bir yaklaşım değil. Kağıt hala çok kıymetli. Belki çok daha uzun gelecekte, çevreyi korumak amacıyla kağıt farklı bir boyuta çıkacak ama bir çok donanımlı kütüphanede bile bulunamayan gazete ve kaynak için Basın Müzesi tercih ediliyor. Biz gelenler ve olmayanları eşleştirerek ciltleme ve dijital kayda devam ediyoruz” 

“GENÇ GAZETECİLER UMUDUNU ASLA KAYBETMEMELİ”

Basın Müzesi’nde sanatçılara da destek olunduğunu belirten Güneş, “Basın Müzesi’nde, tüm sanatçılara açık bir sergi salonu katımız var. Sanatçılar rahatlıkla sergi açabilirler. Biz tüm sergileri haberleştirip medyaya da duyurusunu yapıyoruz. Ayrıca TGC’nin İletişim Fakültesi öğrencileri ve gazetecilerin katıldığı Bab-ı Ali turları düzenleniyor. Ancak pandemi nedeniyle ara verdik. Bu turlar, Sirkeci’den başlıyor. Eski gazetelerin binalarını bu konunun kıdemli gazetecileri anlatıyor. Son durak Basın Müzesi oluyor. Basın Müzesi, İletişim Fakültesi öğrencilerinin sıklıkla ziyaret ettikleri bir yer. Çünkü basın tarihini iyi bilmeden bugünü anlamak mümkün değildir. İktidara yaslananlar, iktidara karşı mesafesini koruyanlar ve sadece halkın haber alma hakkı için çalışan gazeteciler her dönemde olmuş. Genç meslektaşlarımız umutlarını kaybetmemeli. Bunların hepsi geçecek” şeklinde konuştu.

BASIN TARİHİNİN KIYMETLİ İSİMLERİ

Basın Müzesi’nde sergilenen çok sayıda esere değinen Sibel Güneş, sözlerine şöyle devam ett:

“TGC, basın tarihi açısından o çok kıymetli baskı makinelerini bağışlarla yapılandırıyor. Basın müzesinin bir galeri bölümünde basın tarihinin en kıymetli isimlerinden 76 önemli yazarın yağlı boya tabloları da yer alıyor. Sedat Simavi’den Abdi İpekçi’ye, Mehmet Ali Birand’tan Uğur Mumcu’ya kadar birçok önemli gazetecinin kitapları ve ana eşyaları var. Her siyasi görüşten öldürülmüş gazetecilerin listesi ve fotoğrafları var”.

Numberone.com.tr