Ana Sayfa Blog Sayfa 1145

Selena Gomez’in Yeni Parçası Çok Sevildi!

0

Selena Gomez geçtiğimiz gün Snapchat’ten yeni bir şarkıyı yayınladı.

Şarkıyı söylerken oldukça eğlenceli görünüyordu. Şarkının çok kısa bir bölümünü paylaşmış olmasına rağmen hayranlarının oldukça dikkatini çeken şarkı sözleri gündeme oturmayı başardı.

selena

“Şimdi seninle boyandım / Bu masanın üstündeki kahve izi gibi, kararsızım / Boyalıyım,” kelimeleri romantik bir şarkının izleri gibi.

Dün “Revival Tur” için Tokyo’ya gitti ve havalimanında hayranlarına “Merhaba” diyerek gülümsedi. Bu durum hayranlarını çok sevindirdi, hepsi çok mutlu oldu. Tarzı ile de dikkatleri çeken Selena Gomez’in özellikle de gözlükleri çok beğenildi.

Bu Okullardan Mezun Olanlar Yüksek Maaş Kazanıyor!

0

Financial Times, hazırladığı son listeyle Avrupa’da işletme yüksek lisansı yapılacak en iyi 27 üniversiteyi sıraladı. Değerlendirme, okul mezunlarının ortalama maaşları, mezuniyet sonrası iş hayatına girebilme süreleri, maaşlarındaki artışlar gibi birçok kriter değerlendirilerek hazırlandı.

Listedeki 27 okulu görmek için fotoğrafa tıklayın…

Demi Lovato’nun Herkese İlham Veren 15 Sözü

0

Bize yaptığı müzikle, kıyafetleriyle ve sesiyle ilham olan Demi Lovato aynı zamanda röportajlarında, konserlerinde söylediği ilham verdiği sözleriyle de bize oldukça yol gösterici oluyor.

Demi’nin o sözlerini görmek için fotoğrafa tıklayın…

Rita Ora Beyonce ve Jay-Z Çiftini İdolü Görüyor!

0

Cosmopolitan dergisinin eylül sayısına kapak olan Rita Ora, samimi açıklamalar yaptı.

Rita-Ora-Cosmopolitan-UK-September-2016-1-700x923

Hem müzik sektörü hem de özel hayatıyla ilgili konuşan 25 yaşındaki şarkıcı, Beyonce ve kocası Jay Z’ye övgüler yağdırdı. Beyonce’yi ‘kraliçe’ olarak tanımlayan Ora, “O ve kocası idollerim. İkisi de harika birer öğretmen. Hayatıma kattıkları şeyler için ömrümün sonuna kadar müteşekkir kalacağım” dedi.

Şöhret olmanın bedelini ödediğini söyleyen şarkıcı,  kaygı problemleri yaşadığını belirtti. Haftada bir gün psikoterapiye gittiğini anlatan Ora, bu şekilde rahatladığını açıkladı

Yargıtay’dan “Böcek” davasına bozma

0

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, başbakanlığı sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çalışma ofisine dinleme cihazı konulmasına ilişkin davada yerel mahkemenin bazı sanıklara ilişkin beraat hükümleriyle sanıklardan Zavar ve Usta’nın mahkumiyetine ilişkin kararını bozdu

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, kamuoyunda “Böcek” davası olarak bilinen, başbakanlığı sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çalışma ofisine dinleme cihazı konulmasına ilişkin davada yerel mahkemenin bazı sanıklara ilişkin beraat hükümleriyle sanıklardan dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdür Yardımcısı Sedat Zavar ve aynı müdürlükte görevli polis memuru İlker Usta’nın mahkumiyetine ilişkin kararını bozdu. Daire, Usta ve Zavar’ın tahliye taleplerini reddetti.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, dosyanın temyiz incelemesini tamamladı.

Daire, sanık eski Başbakanlık Koruma Daire Başkanı Mehmet Yüksel’in haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişilerin arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, sanıklar eski Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Büro Amirliğinde görevli polis memuru Harun Yavuz, aynı birimde komiser yardımcısı İbrahim Sarı’nın siyasal veya askeri casusluk, haberleşmenin gizliliğini ihlal ve kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarından beraatine ilişkin yerel mahkeme hükmünü onadı.

Ancak daire, bu sanıklardan Yüksel hakkında siyasal veya askeri casusluk suçundan verilen beraat hükmü ile sanıklar eski Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığında görevli Emniyet Müdürü Ahmet Türer, eski Başbakanlık Koruma Dairesi Başkan Yardımcısı Zeki Bulut, eski TÜBİTAK Başkan Yardımcısı ve BİLGEM Başkanı Hasan Palaz hakkında siyasal veya askeri casusluk, haberleşmenin gizliliğini ihlal ve kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarından verilen beraat hükümlerini bozdu.

Daire, sanıklar Usta ve Zavar’a “devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmek” ve “haberleşmenin gizliliğini ihlal” suçlarından verilen 7 yıl 6’şar ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün de bozulmasına karar verdi.

KİŞİLERE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

Yüksel hakkında, atılı suçu işlediğine dair yeterli ve kesin delil bulunmamasına karşın, personel üzerinde denetim ve gözetim görevini gereğince yerine getirmeyerek kamunun zararına sebebiyet verme fiilinin görevi ihmal suçunu oluşturduğu belirtilen kararda, sanığın hukuki durumunun buna göre tayin edilmesi gerektiği, bu gözetilmeden suç vasfında ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğü ifade edildi. Bu nedenle bu suçtan kurulan beraat hükmünün bozulduğu kaydedildi.

Kararda, sanıklar Türer, Bulut, Palaz hakkındaki beraat hükümleriyle, Usta ve Zavar hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin eksik araştırmaya dayandığı belirtildi.

Usta ve Zavar’ın Başbakanlık Çankaya Resmi Konutu ve Keçiören ikametgahındaki çalışma ofislerine dinleme cihazları yerleştirilerek cihazların MİT görevlileri tarafından bulundukları 28-29 Aralık 2011 tarihine kadar dinleme yapma şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eylemlerinin “siyasal veya askeri casusluk” suçunu oluşturduğuna işaret edilen kararda, dinlemelerin intikal ettirildiği bir ülkenin varlığının belirlenemediğinden bahisle suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde “devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme” suçundan hüküm kurulması bir diğer bozma nedeni sayıldı.

Ayrıca kararda, Usta ve Zavar hakkında, suça konu dinlemelerin uzun süre devam etmesi ve birden çok dinlemenin gerçekleşmesinin kabulü karşısında, “haberleşmenin gizliliğini ihlal” suçundan, “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının, yerel mahkemece tartışılmadığı ifade edildi.

Bu sanıklar yönünden, “haberleşmenin gizliliğini ihlal” suçundan ceza belirlenirken, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre, üst sınıra yakın ceza tayini yerine, bu sanıklara bu suçtan 1’er yıl hapis cezası verilmesi de “eksik ceza tayini” olarak değerlendirildi.

Başbakanlık resmi konut ve Keçiören ikamette çalışma ofislerinde bulunan ve dinlendikleri anlaşılan telefonlarla suç tarihlerinde görüşme yapılıp yapılmadığı, görüşme yapılmışsa yapılan görüşmelerin muhatap ve konu itibarıyla devlet sırrı kapsamında değerlendirilebilecek veya özel hayata ilişkin olup olmadığının ve birden fazla görüşme gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin Başbakanlıktan sorulması gerektiği anlatılan kararda, sanıkların durumunun buradan çıkacak sonuca göre tayin edilmesi gerektiği kaydedildi.

Cumhuriyet savcılığında verdiği ifadesi hükme esas alınan gizli tanık “Hançer 2014″ün yasaya uygun neden göstermeksizin dinlenilmesinden vazgeçilmesi de bozma gerekçeleri arasında sayıldı.

ÜÇ DAVA BİRLEŞECEK

Dairenin bozma kararının ardından dosya, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

Bu mahkemede, yakalanamamaları nedeniyle dosyaları ayrılan firari sanıklar eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdürü Ali Özdoğan, eski Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Büro Amiri Serhat Demir ve eski İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdürlüğünde görevli Komiser Yardımcısı Enes Çiğci hakkındaki dava devam ediyordu.

Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi, dairenin bozduğu dava ve firari sanıklar hakkında süren davaların, “dinleme cihazının, FETÖ adına yerleştirildiği” gerekçesiyle “örgüt” suçundan 11 sanık hakkında açtığı davayla birleştirilmesine karar verdi.

Birleştirmeye ilişkin kararda, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu belirtilerek, delillerin birlikte değerlendirilmesi açısından birleştirmede zorunluluk bulunduğu kaydedildi.

Birleşen davaya Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.

“Örgüt” suçundan Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada, eski TÜBİTAK Başkan Yardımcısı ve BİLGEM Başkanı Hasan Palaz, eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdürü Ali Özdoğan, dönemin Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Büro Amiri Emniyet Amiri Serhat Demir, dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdür Yardımcısı Sedat Zavar, dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdürlüğünde görevli Komiser Yardımcısı Enes Çiğci, suç tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru İlker Usta, suç tarihinde Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığında görevli Emniyet Müdürü Ahmet Türer, eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ömer Altıparmak, Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği görevlilerinden Hasan Akın, dinleme cihazına ilişkin rapor hazırlayan Hamza Turhan ve Gökhan Vıcıl yargılanıyor.

İddianamede sanıkların FETÖ üyesi olduğu kaydediliyor.

“FETÖ’nün, söz konusu dönemde Başbakan olan Erdoğan’ı dinlemek ve alacağı kararlarda etkili olmak, elde ettiği bilgileri dini görünümlü örgüt yararına kullanmak, yabancı ülkelere dinleme kayıtlarını vererek örgüt lehine kazanç sağlamak istediği” bildirilen iddianamede, örgütün iktidardan uzaklaştırmak istediği Erdoğan’ı gizlice dinlemeyi kararlaştırdığı belirtiliyor.

ZEKİ BULUT TUTUKLANDI

Öte yandan Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi, birleştirme kararından önce sanıklardan Zeki Bulut, Ahmet Türer ve Hasan Palaz hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi. Edinilen bilgiye göre Bulut, bu kararın ardından önceki gün İstanbul’da gözaltına alınarak tutuklandı.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi de FETÖ’nün darbe girişiminin ardından resen celse açarak, sanıklardan Türer ve Altıparmak hakkında yakalama emri çıkarılmasına karar verdi.

Kararda, darbe girişimi sonrasında örgüt mensuplarının kaçacaklarına dair ciddi şüphe oluştuğu ve örgüt ile ilgili delil durumunun değiştiği ifade edildi.

Hrant Dink cinayeti soruşturmasında tutuklama

0

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan jandarma görevlilerinden Uzman Çavuş Abdullah Dinç’in tutuklanmasına karar verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Gökalp Kökçü tarafından yürütülen Dink cinayeti soruşturması kapsamında gözaltına alınan 26 kişi arasında bulunan biri eski 2 jandarma görevlisi, akşam saatlerinde Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na getirildi.

Soruşturma savcısı Gökalp Kökçü tarafından ifadesi alınan şüpheliler Jandarma Uzman Çavuş Abdullah Dinç ile Esenyurt Belediyesi Zabıta Müdürü olan eski Uzman Jandarma Yusuf Bozca’yı, “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak ve kasten öldürme” suçlarından tutuklanması istemiyle nöbetçi hakimliğe sevk etti.

Şüphelileri sorgulayan nöbetçi İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği, Jandarma Uzman Çavuş Abdullah Dinç’in, üzerine atılı “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak ve kasten öldürme” suçlarının niteliği, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin varlığı, suçun yasada öngörülen cezasının üst sınırı ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacak olması gerekçeleriyle tutuklanmasına hükmetti.

Nöbetçi hakimlik, eski jandarma istihbarat görevlisi olan ve halen Esenyurt Belediyesi’nde Zabıta Müdürü olarak görev yapan Yusuf Bozca’nın ise, mevcut delil durumuna göre, hakkında tutuklama tedbirine hükmedildiği taktirde şüphelinin mağdur olacağı kanaatine göre serbest bırakılmasını kararlaştırdı. Bu şüpheli hakkında hakimlik, “yurt dışına çıkış yasağı” ve “evine en yakın güvenlik birimine haftada bir imza verme” zorunluluğundan oluşan adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına hükmetti.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de Şişli’de uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmesine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmalar kapsamında ilk kez bir jandarma görevlisi tutuklanmış oldu.

“BAŞARISIZ DARBE KALKIŞMASINA GİDEN SÜREÇ”

Soruşturma savcısı Gökalp Kökçü’nün, şüphelilerle ilgili tutuklama istemli sevk yazısında, kamu görevlilerinin bir kısmı hakkında dava açıldığını ancak jandarma ile ilgili olarak o dönem itibariyle yapılan tespit ve delillere ulaşılamadığı için, cinayetin jandarma ayağının soruşturmadan ayrıldığı anımsatıldı.

Dink cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bilgilere yer verilen sevk yazısında, ”15 Temmuz başarısız darbe kalkışması ile gelinen son noktada şüphelilerin eylemlerini sadece silahlı terör örgütüne yönetici ya da üye olmak, kasten öldürmeye iştirak olarak nitelendirmek hukuki tavsikten uzak olacaktır. Başarısız darbe kalkışmasına giden süreçte Hrant Dink cinayeti bu yolda bu amaç için attırılan ilk kurşun olması nedeniyle şüphelilerin eylemlerinin ‘Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs’ suçu kalıbına uyduğu anlaşılmaktadır.” denildi.

Yazıda, Dink cinayeti soruşturmasının şüphelilerinden İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi Astsubay Yavuz Karakaya ile cinayet sonrasında olay yerinde bulunarak diğer jandarma görevlilerini sevk ve idare eden İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü TİM Komutanı Yüzbaşı Muharrem Demirkale’nin, 15 Temmuz başarısız darbe kalkışması sırasında darbeciler safında Jandarma Genel Komutanlığı binası önünde silahlı çatışma sonucunda yakalandığı ve akabinde tutuklandığı vurgulandı.

Sevk yazısında, “Dink cinayetinde resmi bir görevlendirmeleri olmamasına rağmen cinayet mahalli ve çevresinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde TİM komutanı olarak görevli şüpheli Yüzbaşı Muharrem Demirkale ve Kısım Amiri şüpheli Yüzbaşı Ali Barış Sevindik’in koordinesinde, cinayet öncesi ve sonrasında, cinayetin tetikçisi Ogün Samast ve maktül Dink’i izleyen, cinayetin işlenmesine FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai amacı doğrultusunda nezaret, yardım ve iştirak eden İstanbul İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlileri şüpheliler Abdullah Dinç ve Yavuz Bozca’nın tutuklanması” talep edildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler, cinayete ilişkin jandarma görevlileri hakkındaki soruşturma kapsamında, İstanbul ve Trabzon’da eş zamanlı operasyon düzenledi.

Operasyon kapmasında jandarma yarbay, jandarma astsubay, jandarma uzman çavuş ve bir yayınevi sahibi İstanbul’da, jandarma astsubay başçavuş da Trabzon’da gözaltına alındı.

Erdoğan’dan AB’ye tepki

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalyan Devlet Televizyonu RAI’ye demeç verdi ve Türkiye’ye 15 Temmuz sonrası Avrupa Birliği’nden gelen eleştirilere yanıt verdi. Erdoğan özellikle AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi İtalyan Federica Mogherini’yi eleştirerek “İtalya Parlamentosu bombalansa tepkisi ne olurdu” diye sordu.

İtalyan Devlet Televizyonu RAI’nın sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İtalyan Parlamentosu bombalansa tepki ne olur? Gederica Mogherini bir İtalyan olarak, iyi yaptılar, bundan sonra hukuki süreç nasıl devam edecek, bundan endişe duyuyorum”. Bunu mu söyleyecek” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişimi sonrası Türkiye’yi eleştiren Avrupalı liderlere tepki gösterdi.

Erdoğan, darbeciler için idam cezasının geri gelmesinin halkın talebi olduğunu söyledi ve “Şu anda ‘Kara Avrupası’nın dışında dünyada bir çok ülkede idam hala var mı var, Amerika büyük bir kısmında idam var, Japonya-Çin-Hindistan-Endonezya, tüm bunlarda hala idam var. Sadece Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yok. Biz ne diyoruz halkımızın böyle bir talebi var mı var. Kamuoyu araştırmaları şu halkın yüzde 75’inin idamın geri getirilmesini istediğini gösteriyor” dedi.

AB ile Türkiye arasındaki mülteci anlaşmasına da değinen Erdoğan, “Göçmenlerin geri gönderilmesinin şartı vizelerin serbestisiydi. Vize serbestisi olmazsa Türkiye göçmenlerin geri kabulünü durdurur” şeklinde konuştu.

Erdoğan’ın Yenikapı davetine Kılıçdaroğlu’dan yanıt

0

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Pazar günü düzenlenecek “Demokrasi ve Şehitler Mitingi”ne katılmayacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pazar günü İstanbul Yenikapı’da düzenlenecek ve demokrasi nöbetlerinin sona ereceği mitinge CHP ve MHP liderlerini de davet etmiş, konuşma yapmaları çağrısında bulunmuştu.

Kılıçdaroğlu o davete olumsuz yanıt verdi. Yenikapı’daki mitinge CHP, bir genel başkan yardımcısı, bir grup başkanvekili, il başkanı ve iki milletvekilinin yer aldığı bir heyetle katılacak.

Yaşar Büyükanıt sessizliğini bozdu

0

Yaşar Büyükanıt, Şemdinli iddianamesinde adını geçiren savcı Ferhat Sarıkaya’nın itiraflarının ardından konuştu. Yıllarca asılsız iddialarla yıpratıldığını söyleyen Büyükanıt, yasal haklarını kullanacağını ifade etti.

2005 yılında Umut Kitabevi’nin bombalanmasına ilişkin iddianamede dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıtı çete üyesi olarak göstererek tartışmalara yol açan ve meslekten ihraç edilen savcı Ferhat Sarıkaya 15 Temmuz sonrası savcılığa ifade verdi.

Sarıkaya ifadesinde, Şemdinli’deki olayın içerisine Büyükanıt’ın katılmasını Dönemin Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı İlhan Kaya’nın istediğini söyledi.

Savcının bu itiraflarıyla Büyükanıt ile ilgili iddiaların asılsız olduğu da ortaya çıkmış oldu.

O dönem Cemaat’in hedefinde olan Yaşar Büyükanıt, Hürriyet’ten Fikret Bila’ya konuştu.

‘Yıllarca asılsız iddialarla yıpratıldığını’ söyleyen Büyükanıt, “Şahsımda TSK’nın manevi şahsiyetini zedelemeye yönelik iftiralarla ilgili gerçeklerin ortaya çıkması beni mutlu etti” dedi.

Büyükanıt şöyle devam etti:

“Hem şahsım hem aile bireylerime dönük asılsız iddialardan duyduğum üzüntüyü size tekrar vurgulamak isterim. Ailece duyduğumuz üzüntü çok büyüktür.

Şöyle bir söz vardır; hak er ya da geç yerini bulur. Bu olayda olduğu gibi. Ve bir söz daha vardır; gerçek er ya da geç ortaya çıkar. Bu itirafları avukatlarımla inceliyoruz. Tabii ki yasal haklarımı kullanacağım.”

“15 Temmuz günü saat 15.00’te bir binbaşı, MİT’e ihbar etti”

0

Başbakan Yıldırım, “15 Temmuz günü saat 15.00’te bir binbaşı, MİT’e ihbar etti. 15 Temmuz’da istihbarat MİT’e saldırı olacak diye geliyor” dedi. Aralarında siyasiler, yazarlar ve gazetecilerin de bulunduğu kişilere yönelik açtığı bin 500 davayı geri çektiğini açıklayan Başbakan Yıldırım, “Bizim hükümet olarak 30 Ağustos törenleri konusunda aldığımız bir karar henüz yok” dedi. Yıldırım, 5 bin öğretmen alınması konusunda Bakanlar Kurulu’nda karar alındığını söyledi.

Bir televizyon kanalında canlı yayına katılan Başbakan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün Genelkurmay’ı ziyaret edeceğini açıkladı.

Başbakan Yıldırım, darbe girişimine ilişkin “15 Temmuz günü saat 15.00’te bir binbaşı, MİT’e ihbar etti. 15 Temmuz’da istihbarat MİT’e saldırı olacak diye geliyor. MİT’e niye haber vermediniz diye sordum, cevabı verilemedi. Ben bunu Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı’na sordum, ‘Bu nasıl olur ‘ dedim. ‘Başbakan’ın haberi yok, Cumhurbaşkanı’nın haberi yok. Tamam Genelkurmay Başkanı’nın bilgisi olması gayet doğal ama aynı zamanda Başbakan’a da söylemeniz gerekir. Çünkü, siz Başbakan’a karşı sorumlusunuz, bağlısınız.’ Ama bunun cevabını veremedi, herhangi bir şey de söyleyemedi. Doğrusu bu” ifadelerini kullandı.

“TİB’İN YERİNE BİR KURULUŞ GELMEYECEK”

Yeni kararnamede istihbaratla ilgili çalışma yapıldığını belirten Yıldırım, “15 Temmuz hain darbe teşebbüsünde hayatını kaybeden bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Türkiye zor bir ülke. Tarih boyunca birçok medeniyetlerin hedefi olmuş bir ülke. Başkalarının bir tehdidi varsa bizim 10 tehdidimiz var. Bugüne kadar 3 tane kanun hükmünde kararname çıktı. Bundan sonra da çıkacak. Önümüzdeki günlerde yeni bir kanun hükmünde kararname yayınlanacak. Onunla ilgili hazırlık çalışmaları devam ediyor” diye konuştu.

TİB’in kapatılacağı ve yerine bir kuruluş gelmeyeceğinin altını çizen Başbakan Yıldırım şunları ifade etti:

“İstihbaratla ilgili sorunlarımız olduğu ortada, bu bir sır değil. Bilgiye sahip olmazsanız başınıza gelecek olaylara tedbir alamazsınız, almakta geç kalırsınız. Bizim 15 Temmuz’da yaşadığımızın izahı, özeti budur. Eğer yeterli istihbarat alınabilseydi, o istihbarat vakitlice elde olabilseydi, belki de bu mesele bu noktaya gelmeyebilirdi. İstihbarat denetlenmeli, yanlış yapanlara işlem yapılmalı. MİT’in Cumhurbaşkanlığına bağlanması gündemimizde, üzerinde çalışıyoruz.

“58 BİN 611 KİŞİ AÇIĞA ALINDI”

Ülke olarak çok büyük bir felaketin eşiğinden döndük, zamanı gelince tabii ki özeleştiri yapacağız. Bu olay en çok ordumuzun itibarına tahribat yaptı. Balkan Savaşı’ndan beri Türk Ordusu böyle bir hadise yaşamadı. Torunum “Bunlar bizim askerimiz değil mi neden insanları öldürüyor” diye sordu, cevap veremedim. İntikam duygusuyla hareket etmeyeceğiz. 58 bin 611 kişi açığa alındı, 3 bin 499 kişi görevden alındı.

(Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ne liderlerin davetine ilişkin) Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı katılmayacak ama bir heyet gönderecek. MHP’den de bugün, bu akşam cevap geleceğini düşünüyor. Değerlendirmem şu, keşke kendileri gelseydi, yani parti başkanları gelse, orada vatandaşlara hitap etselerdi çok daha güzel bir birlik, beraberlik görüntüsü olurdu ama en azından temsilci göndermeleri, partilerinden, o da bir anlamda birliğe, beraberliğe verdikleri önemi gösterir diye düşünüyorum.

(FETÖ’nün darbe girişimi) Biz bir ölçü koyduk. Ölçüler belli. Doğrudan bunlarla teması olan, hatta temasları devam eden, 17-25 Aralık’tan sonra finansal desteğe katkı sağlayan, şu anda bu yapının derneklerinde, partilerinde aktif görev alan bütün bu insanların hepsi zanlı olarak toplanıyor. Daha sonra ‘Bu işle benim alakam yok’ diyenler, itirazlarını yaptıkları zaman bunları gözden geçireceğiz. Hakikaten ikna edici bir delil ortaya çıkarsa o zaman bunlar diğer zanlılardan ayrılacak. Bu konuda işimizin kolay olmadığını söylemek isterim ama biz bir hukuk devletiyiz. Haklı ile haksızı mutlaka birbirinden ayırt etmemiz lazım.”

“15 BİN ÖĞRETMEN ALINACAK”

Yıldırım, “Şu anda zannediyorum 20 binin üzerinde, 23 bin civarında öğretmen açığa alındı. Dolayısıyla ders sezonu da geliyor, okullar açılacak, öğretmen ihtiyacı var. Bu yüzden 15 bin öğretmen alınması konusunda Bakanlar Kurulu’nda bir karar aldık ve Milli Eğitim Bakanına gereğini yapması talimatını verdik” dedi.

KPSS’NİN İPTALİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA 

Başbakan Yıldırım, 2010 KPSS’nin Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun iptaline ilişkin, “Burada bir yargı kararı var, yargı kararı da o mağdurlar tarafından açılan dava, ‘buradaki sorular çalındı’ diye. Neyse mahkemeler işte bu kadar sürmüştü, 2010, geldik 2016’ya, bunlar memuriyete girmiş toplam 86 bin kişi. Bunlar şimdi iptal olunca, bunun anlamı nedir, 86 bin kişi çıkarılacak demektir, başka bir tedbir olmasa çıkarılacak. Yani ‘Mahkeme karar vermiş ama aradan şu kadar sene geçti biz bir şey yapamayız’ deme şansımız yok. Ya bir yasa düzenleyeceğiz bu mahkeme kararını etkisiz hale getireceğiz ya da mahkeme kararını uygulayacağız, 86 bin kişinin iş akdini feshedeceğiz” diye konuştu.

“ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPACAĞIZ”

Başbakan Yıldırım, liderlerin bir araya gelmesinin sürdürülüp sürdürülmeyeceğine ilişkin, “Biz kararlıyız, bu konuda üzerimize düşeni yapacağız. Ben gerek CHP gerek MHP Genel Başkanlarının da bu konuda samimi olduklarını düşünüyorum. Birçok konuyu konuşarak, görüşerek çözebiliriz. Bu ülke hepimizin, bu ülkenin geleceği hepimizi ilgilendiriyor. Bu milletin huzuru, güvenliği, geleceği hepimizin konusu, o yüzden kavga edecek çok fazla şeyimiz yok ama paylaşacak çok şeyimiz olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Başbakan Yıldırım, “(Devlet Memurları Kanunu) 657 değişmiyor, 657’ye mesnet, temel teşkil eden anayasa hükmü var. Anayasa hükmü, onda bir değişiklik öneriyoruz. Değişiklik önerimiz şu, bir devlet memuru var, bir devlette çalışan kamu işçisi var, sözleşmeli var, değişik sözleşme, kadro karşılığı sözleşmeli var, bütün bu statülerin tek bir ad olarak ele alınması, bunun adı kamu çalışanı olabilir. Kamu çalışanı deyince herkesi kapsar. Bu şekilde bir düzeltme, yaşanacak ihtilafları, davaları da ortadan kaldırır diye düşünüyoruz. Onu esas alarak da anayasaya uygun kanun yapılabilir” şeklinde konuştu.

Başbakan Yıldırım, aralarında siyasiler, yazarlar ve gazetecilerin de bulunduğu kişilere yönelik açtığı bin 500 davayı geri çektiğini bildirdi.

“30 AĞUSTOS TÖRENLERİ KONUSUNDA ALDIĞIMIZ BİR KARAR YOK”

Başbakan Yıldırım, “Bizim hükümet olarak 30 Ağustos törenleri konusunda aldığımız bir karar henüz yok. Bunu tabii ki oturacağız, konuşacağız, en uygun gereken neyse yani bir olay yaşadık diye 30 Ağustos’u yok sayamayız. Gerekli tedbirleri alırız, riskleri hesap ederiz, ondan sonra da gereken neyse yapılır. Bu konuda ‘Törenin şu kısmı yapılacak, bu kısmı yapılmayacak…’ Bugüne kadar yapılanın yapıldığı şeklin dışında bir uygulama henüz kararlaştırılmış değil” diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, OHAL süresinin uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin, “Şu anda böyle bir düşüncemiz yok. Ümit ederim ihtiyaç da olmaz, olabilirse daha erken de kaldırabilmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Başbakan Yıldırım şunları ifade etti:

“(Fetullah Gülen hakkında acil tutukluluk talebi) Kaçmasına karşı veya herhangi bir şekilde başına bir iş gelmesin diye, delil karartması vesaire olmasın diye böyle bu talebimiz var. Bu talep çok hukuki ve çok makul bir taleptir. Ümit ederim, Amerika Birleşik Devletleri yetkilileri bunu hassasiyetle dikkate alırlar.

(ABD’nin darbe girişimine müdahil olduğu iddiaları) Bu tartışmaları Amerika Birleşik Devletleri’nin sona erdirmesi için eline altın bir fırsat geçti. Amerika Birleşik Devletleri üzerindeki soru işaretlerinin kalkması için o altın fırsat nedir  Darbenin görünen ismi bellidir, onu Türkiye’ye teslim eder, o zaman da bu tartışmalar tamamen ortadan kalkmış olur. Böylelikle iki stratejik ortak arasında da sıkıntı kalmamış olur.”

Başbakan Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Köln’deki mitinge telekonferansla bağlanmasının engellenmesine ilişkin, “Cumhurbaşkanımızın oradaki mitinge katılanlara hitap etmesi Almanya’nın içini karıştıracak bir şey mi? Bunu kime inandırabilirsiniz? Akla ziyan işler, doğrusu büyük bir hayal kırıklığı yaşadık.” dedi.

Başbakan Yıldırım, “Avrupa bize adalet öğretmeye, adalet dersi vermeye kalkmasın. İşlerine geldiği gün, bir günde Anayasa Mahkemesi’ne kadar götürüp Recep Tayyip Erdoğan’ın orada vatandaşlarına hitap etmesine mahsur görecek. Ondan sonra da burada tanklarla, toplarla insanları acımasızca öldürenler için de ‘Acaba öyle miydi? Acaba…’ Artık bu samimiyetsizlik bir son bulmalıdır. Yıllardan beri Batı bizim müttefikimizdir, Türkiye bir Batı ülkesidir, aynı zamanda da bir Asya ülkesidir, Türkiye tam bir medeniyetlerin buluştuğu noktadadır. O bakımdan dostumuzu da düşmanımızı da biz iyi görüyoruz, hepsini hesap ediyoruz” diye konuştu.

‘Fethullah Gülen heyeti’ ABD Dışişleri Bakanlığı’nda görüşmelerde bulundu

0

TBMM Dışişleri Komisyonu üyelerinden oluşan heyet, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda görüşmelerde bulundu.

TBMM Dışişleri Komisyonu üyelerinden oluşan heyet, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimi ve sonrasında Türkiye’de yaşanan gelişmeleri anlatmak üzere ABD Dışişleri Bakanlığı’nda görüşmeler yaptı.

Komisyon Başkanı ve AK Parti Malatya Milletvekili Taha Özhan ile AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın’dan oluşan heyetin ABD’nin başkenti Washington’daki temasları devam ediyor.

Özhan ve beraberindekiler, Türk-Amerikan Konseyi’ndeki yuvarlak masa toplantısının ardından Dışişleri Bakanlığı’na geçti. Heyet, önce Bakanlığın Demokrasi ve İnsan Haklarından Sorumlu Müsteşarı Tom Malinowski, daha sonra Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşarı Victoria Nuland ile görüşmelerde bulundu.

Komisyon Başkanı Özhan, ziyaretlerinin ardından yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nda gerçekleştirdikleri toplantılarda muhataplarıyla FETÖ’nün darbe girişimi ve sonrasında yaşananların yanı sıra örgütün elebaşı Fetullah Gülen’in iadesinin ele alındığını söyledi.

ABD tarafının Türkiye ile iş birliğine açık olduklarını net bir şekilde dile getirdiğini belirten Özhan, “Yaşanan olaylara dair üzüntülerini bizimle paylaştılar. FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in iadesi meselesinin ise yasal bir süreç olduğunu bize dile getirdiler.” dedi.

Özhan, kendilerinin de muhataplarına, 1981 yılında Türkiye ile ABD arasında imzalanan anlaşmayı ve iadeyi çerçeveleyen 9 ve 10’uncu maddeleri ifade ettiklerini aktardı.

Yasal sürecin muhakkak olacağını da söylediklerini anlatan Özhan, “FETÖ liderinin bir kere örgütüyle ve üyeleriyle çok rahat bir şekilde muhatap olmasını sağlayan iletişim ağlarının öncelikle kesilmesi ve geçmişte olan iadeler gibi suçlu şahsa yapılan ilk müdahalenin yapılması gerektiğini yani gözaltına alınması, dışarıyla ilişkisinin kesilmesi yönündeki müdahalelerin yapılması gerektiğini dile getirdik.” diye konuştu.

Taha Özhan, Fetullah Gülen’in iadesinin Türk-Amerikan ilişkilerini rehin almaması gerektiğini açıkça vurguladıklarını sözlerine ekledi.

Heyet, çarşamba günü de ABD İçişleri Bakanlığı ve Pentagon’da görüşmelerde bulunacak.

Jandarma Genel Komutan yardımcıları belli oldu

0

İçişleri Bakanlığı’nın atama kararnamesiyle Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde 26 generalin görev yerleri belirlendi.  Korgeneral Yaşar, Korgeneral Kalkan, Korgeneral Lapanta, Jandarma Genel Komutan Yardımcılıklarına getirildi.

İçişleri Bakanlığı’nın atama kararnamesiyle Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde 26 generalin görev yerleri belirlendi.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan kararnameye göre, 2803 sayılı kanunun 14. maddesi gereğince, İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı’na mensup generallerin atamaları yapıldı.

Buna göre, Jandarma Genel Komutan Yardımcılıklarına Korgeneral İbrahim Yaşar, Korgeneral Ata Kalkan ve Korgeneral Ali Lapanta getirildi.

Kararnamede yer alan diğer generaller ve görev yerleri şöyle:

Tümgeneral Ali Özkara Jandarma Lojistik Komutanlığı,

Tümgeneral Salih Karataş Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı,

Tümgeneral Ali Çardakcı Asayiş Başkanlığı,

Tümgeneral Musa Çitil Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı

Tümgeneral Güray Alpar Erzurum Jandarma Bölge Komutanlığı

Tümgeneral Hacı İlbaş Adana Jandarma Bölge Komutanlığı

Tuğgeneral Halis Zafer Koç Bilecik Jandarma Eğitim Tugay Komutanlığı

Tuğgeneral Fuat Güney Batman Jandarma Bölge Komutanlığı

Tuğgeneral Mehmet Artar Ankara İl Jandarma Komutanlığı

Tuğgeneral Veli Turan Personel Başkanlığı

Tuğgeneral Tanju Selçuk Yücel İstihbarat Başkanlığı

Tuğgeneral Ahmet Hacıoğlu Bursa İl Jandarma Komutanlığı

Tuğgeneral Hüseyin Kurtoğlu İstanbul İl Jandarma Komutanlığı

Tuğgeneral Nurettin Alkan Jandarma Okullar Komutanlığı

Tuğgeneral Ferdi Korkmaz Hakkari İl Jandarma Komutanlığı

Tuğgeneral Ali Demir Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı

Tuğgeneral İsmail Balıbek Bornova 2’nci Jandarma Komando Tugay Komutanlığı

Tuğgeneral Semih Okyar Foça Jandarma Komando ve Eğitim Merkezi Komutanlığı

Tuğgeneral Mustafa Başoğlu Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı

Tuğgeneral Münir Güzel Jandarma İkmal Komutanlığı

Tuğgeneral Ercan Yaşin Çakırsöğüt 1. Jandarma Komando Tugay Komutanlığı

Tuğgeneral Hakan Saraç Giresun Jandarma Bölge Komutanlığı

Tuğgeneral Engin Çırakoğlu MEBS Başkanlığı.

Gazeteci İbrahim Balta tutuklandı

0

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen gazetecilerden İbrahim Balta tutuklanırken, Ercan Gün adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’nca yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Gün ve Balta’nın savcılık sorguları sona erdi. Savcılık, iki şüpheliyi de tutuklanmaları talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk etti.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, şüpheliler Gün ve Balta’nın ifadelerini aldı. Hakimlik, Balta’nın ”terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklanmasına karar verdi. Hakimlik, şüpheli Gün’ün adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmasına hükmetti. Gün hakkında adli kontrol hükümleri kapsamında yurt dışına çıkış yasağı koydu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’nca FETÖ mensuplarının 15 Temmuz’daki darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Abdullah Abdulkadiroğlu, Abdullah Kılıç, Ahmet Dönmez, Ali Akkuş, Arda Akın, Nazlı Ilıcak, Bayram Kaya, Bilal Şahin, Bülent Ceyhan, Bülent Mumay, Bünyamin Köseli, Cemal Azmi Kalyoncu, Cevheri Güven, Cihan Acar, Cuma Ulus, Emre Soncan, Ercan Gün, Erkan Akkuş, Ertuğrul Erbaş, Fatih Akalan, Fatih Yağmur, Habip Güler, Hanım Büşra Erdal, Haşim Söylemez, Hüseyin Aydın, İbrahim Balta, Kamil Maman, Kerim Gün, Levent Kenez, Mahmut Hazar, Mehmet Gündem, Metin Yıkar, Muhammed Fatih Uğur, Mustafa Erkan Acar, Mürsel Genç, Selahattin Sevi, Seyid Kılıç, Turan Görüryılmaz, Ufuk Şanlı, Ufuk Emin Köroğlu, Yakup Sağlam ve Yakup Çetin hakkında gözaltı kararı çıkartılmıştı.

Gözaltına alınan 21 kişiden aralarında Nazlı Ilıcak’ın da bulunduğu 17 şüpheli tutuklanırken, 4 şüpheli ise serbest bırakılmıştı. Diğer şüphelileri arama çalışması ise sürüyor.

Firari general ve amirallerin kimlikleri belli oldu

0

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından firar eden üst rütbeli subayların arasında iki tümamiral, dört tuğamiral ve bir tuğgeneralin bulunduğu öğrenildi.

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, FETÖ’nün darbe girişiminin ardından dokuzu general ve amiral 311 askerin firar ettiğini açıklamıştı.

Edinilen bilgiye göre, firar eden general ve amirallerin arasında eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tümamiral Hayrettin İmran, eski Kuzey Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay ve eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekinci de bulunuyor.

Darbe girişimi sırasında Donanma Komutanı Veysel Kösele’yi Yavuz Fırkateyni’nde alıkoyan askerleri komuta ettiği bildirilen söz konusu isimler, darbe girişiminin başarısız olmasının ardından Sahil Güvenlik Komutanlığına ait botla kaçmış, İzmit’te iskeleye çıktıktan sonra ise kendilerini bekleyen araçla firar etmişti.

Firar eden amirallerin arasında bulunan Tuğamiral İrfan Arabacı’nın da yetki alanında olmamasına rağmen darbe girişiminin olduğu gece karargahtaki harekat merkezine inip, gemilerin denize açılmaları emir mesajını ilgili yerlere gönderilmesi talimatını verdiği belirtildi.

TANKLARI ŞEHRE GÖNDERME EMRİ VERDİ

FETÖ’nün darbe girişimi sırasında hazırlanan sözde atama listesi kapsamında 28. Mekanize Tugay Komutanlığına atandığı belirtilen Tuğgeneral Ali Kalyoncu’nun, darbe girişiminin olduğu gece tugaya gelerek tank ve zırhlı araçları Ankara merkeze gönderme emrini verdiği ifade edildi. Darbe girişiminin başarısız olmasının ardından Kalyoncu firar eden subayların arasında yer aldı.

İzmir’deki “askeri casusluk soruşturması”ndaki usulsüzlüklerle bazı bilgilerin sızdırılmasına ilişkin inceleme ve elde edilen belgeler doğrultusunda “FETÖ/PDY’nin Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki yapılanması”na yönelik soruşturma başlatılmıştı. Haklarında yakalama kararı çıkarılan Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu ve Tuğamiral Ali Suat Aktürk’ün ifadeleri alınamamıştı.

“Avrupa, Erdoğan’ın yanında ol”

0

Avrupa’nın 15 Temmuz darbe girişimi karşısındaki tepkisizliğini İsveç’in eski Dışişleri Bakanı Carl Bildt kaleme aldığı bir makalede, “Brüksel uyuyor mu yoksa sadece cahil mi”, “Avrupa, Erdoğan’ın yanında ol” ifadeleriyle eleştirdi.

Avrupa’nın 15 Temmuz darbe girişimi karşısındaki tepkisizliğine bir eleştiri de İsveç’in eski Dışişleri Bakanı Carl Bildt’ten geldi. ABD merkezli “Politiko” dergisi için bir makale kaleme alan Bildt “Brüksel uyuyor mu yoksa sadece cahil mi”, “Avrupa, Erdoğan’ın yanında ol” diye yazdı.

Bildt, “Başarılı bir darbe büyük ihtimalle Türkiye’de bir iç savaş başlatacaktı. 2 milyon Suriyeliye ek olarak, milyonlarca Türk, şiddet, kaos ve ölümden kaçarak Avrupa’ya yelken açacaktı” ifadelerini kullandı.

İsveçli eski bakan, “Darbe gecesi AB’nin yaşananları kınaması zaman aldı ve darbe teşebbüsü sonrasında da üst düzey AB yetkilileri Türkiye’yi ziyarete gitmedi, onun yerine Türk makamlarının attığı adımları sorgulamaya giriştiler” eleştirisinde bulundu.

Bildt, “Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, darbeden sonra Erdoğan ile görüşen ilk lider olursa bu Avrupa için utanç kaynağı olacaktır” ifadelerini kullandı.

Obama’dan İran’a 400 milyon dolar fidye

0

İran’a geçen ocak ayında gönderilen 400 milyon doların, bu ülkede tutulan 4 Amerikalının serbest bırakılması için ödendiği ileri sürüldü.

ABD’nin geçen ocak ayında İran’a gönderdiği 400 milyon doların bu ülkede tutulan 4 Amerikalının serbest bırakılması için ödenen “gizli” fidye olduğu iddia edildi.

Wall Street Journal’ın (WSJ) isimleri verilmeyen Avrupalı ve Amerikalı yetkililere dayandırdığı haberde, ABD’nin geçen ocak ayında İran’a aralarında Washington Post muhabiri Jason Rezaian’ın bulunduğu 4 Amerikalıyı serbest bırakması için 400 milyon dolar ödediği öne sürüldü.

Haberde, söz konusu ödemenin ilk taksiti olan 400 milyon dolarlık anaparanın, yaptırımlar nedeniyle dolar kullanılması yasak olan İran’a aralarında euro ve İsviçre frangının yer aldığı diğer para birimleri cinsinden yapıldığı iddiasında bulunuldu.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ise 17 Ocak’taki açıklamasında, faiziyle 1,7 milyar dolara ulaşan geri ödemenin, İran’ın 1981’de savaş uçağı almak için ödediği ancak yaptırımlar gereğince dondurulan 400 milyon dolar karşılığında yapılacağını belirtmişti.

Buna karşın, ülkede tutuklu olan 4 Amerikalının Kerry’nin açıklama yaptığı gün serbest bırakılması dikkati çekti. İran basınında, ödemenin ABD vatandaşlarının serbest bırakılması için yapıldığına yönelik haberlere de yer verilmişti.

“HAYATLARI PAZARLIK KONUSU YAPILDI”

Bazı Cumhuriyetçiler, Beyaz Saray’ın Amerikalıların hayatını “pazarlık meselesi” yaptığını ileri sürdü. Arkansas Senatörü Tom Cotton, Başkan Barack Obama’yı, “Ayetullah’a ABD’li esirler için 1,7 milyar dolar ödeyerek, daha fazla Amerikalının tutuklanmasına sebebiyet vermekle” suçluyor.

Obama yönetimi ise İran’ın tutuklu bulunan Amerikan vatandaşlarını bırakmak için fidye istediğini kabul ederek, ödemenin bu amaçla yapılmadığını savunmayı sürdürüyor.

Diğer taraftan ABD Kongresi’nin, konuyla ilgili daha net bilgi talep ettiği Obama yönetiminin İran’a ek ödemeler yapmasını önleyecek yasa tasarısı üzerinde çalıştığı belirtildi.

Robbie Williams ve Ayda Field Bir Çocuk Daha İstiyor!

0

Robbie Williams ile Türk asıllı eşi Ayda Field daha çok çocuk istiyor.

3 yaşında Teddy ve 21 aylık Charlton adlı iki çocuğu olan çiftin, daha çok çocuk yaparak ailelerini genişletmek istediği ve bunun için çaba harcadığı bildirildi.

ayda-field-robbie-williams-birlikte--1280x640

Sun on Sunday’e konuşan bir kaynak, bakın neler dedi:

‘Robbie, Ayda ile birlikte bir çocuk daha istediğini ve bunun için uğraştıklarını söyleyip duruyor. Bunu kimseden gizli tutmuyorlar.’

Ayda geçtiğimiz günlerde Teddy’nin, uzun süren çabalar sonunda küçük kardeşini sevmeye başladığını bildirmişti. Ayda ayrıca, eşi Robbie’nin çocuklarına vakit ayırmak için müzik kariyerine harcayacağı vakitten fedakarlık ettiğini de söylemişti.

Yolu Striptizden Geçen Ünlüler!

0

Oscar ödüllü senaristlerden Hollywood’un gözde oyuncularına dek her ünlü hayatlarına sıradan bir insan olarak başlıyor. Ünlü birer isim olana dek de birçok işte çalışıyor.

Biz de hayat yolculuğu sırasında bir dönem striptizi meslek edinen ünlü isimleri sizler için derledik.

Görmek için fotoğrafa tıklayın…

Justin Bieber ve Taylor Swift Kavgası Mı Başlıyor?

0

Justin Bieber az önce kendi resmi Instagram hesabından paylaştığı bir fotoğraf ile yine ortalığı karıştırdı.

https://www.instagram.com/p/BImWNPuBnXq/

Ünlü yıldız Kanye West ve arkadaşları ile FaceTime yaptığı sırada çektiği bir fotoğrafı ”Taylor Swift naber” açıklaması ile paylaştı.

Justin’in yazdığı bu açıklama kısa süre içerisinde Twitter’da dünya gündemine girdi. Bu konu ile ilgili Taylor Swift ve Justin Bieber hayranları arasında tartışmalar çıktı.

Taylor’in, Kanye West ile yaşadığı bazı olaylar sonucunda Justin’in hangi tarafta olduğu çok merak ediliyordu. Böylece Justin’in, Kanye’ye destek verdiği öğrenilmiş oldu.