Ana Sayfa Blog Sayfa 300

Yediuyur kış uykusu için doğaya bırakıldı

0

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) idari birimlerinin bulunduğu binada duvar boşlukları ve dolaplardan gelen sesleri araştıran çalışanlar, burada fareye benzeyen bir hayvanın yaşadığını belirledi.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekiplerinin kurduğu kafes kapanlarla yakalanan yavru kemirgenin, nesli koruma altında bulunan yediuyur (Glis glis) olduğu tespit edildi.

BAİBÜ Ziraat Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Serdar Gözütok tarafından ormanlık alana götürülen hayvan, kış uykusuna yatması için ağaç kavuğunda hazırlanan yere bırakıldı.

Koruma statüsünde “asgari endişe” kategorisinde bulunuyor

Serdar Gözütok, binanın içinde yakalanan yavru yediuyurun, sıcak ortamda bulunduğu için kış uykusuna yatma ihtiyacı hissetmediğini söyledi.

Yediuyurların, Avrupa kıtası, Batı ve Doğu Karadeniz ile Kafkasya’da yaşayan tür olduğunu aktaran Gözütok, “Uluslararası Doğu Koruma Birliğinin koruma statüsünde ‘asgari endişe’ kategorisinde bulunuyor. Bu tür, insanla ortak yaşama yakın ve uygun olduğu için binalarımızda bulunabiliyor. Özellikle Bolu gibi doğası zengin ilimizde bunlara çok rastlıyoruz” diye konuştu.

Gözütok, ormanlık alanda bulunan kampüsün bu hayvanların habitatına uygun olduğuna değindi.

Yediuyuru doğal yaşam alanına bıraktıklarını kaydeden Gözütok, “Bu tür hayvanların bizle ortak yaşam içerisinde bulunduğunu anlatıp bunların korunması gerektiği konusunda bilinçlendirme faaliyetleri yapmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Gözütok, yediuyurların kış uykusuna yatan türlerden olduğu bilgisini vererek, şöyle devam etti:

“Şu anda uyumamasını küresel ısınmaya bağlamak herkesin kolayına gelen durum ama bununla ilgili bilimsel çalışma yapmadığımız için böyle bir şey diyemeyiz. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üstünde olduğunu görüyoruz. Bu hayvanın şanssızlığı ise bina içerisinde olması. Bu cinsin üyeleri normal şartlarda kış uykusuna yatarlar. Avrupa’da bunun 10-11 aya kadar çıktığı belirlenmiş. Bizde de 4-5 aylık bir süresi var.”

Yavruyu, kış uykusunu rahat geçirebileceği uygun alana yerleştirdiklerini belirten Gözütok, bu sayede yediuyurun gelecek sezonu daha aktif geçirebileceğini sözlerine ekledi.

Sophie Ellis-Bextor 23 yıllık şarkısıyla BAFTA’da sahne alacak

23 yıl önce listelerde boy gösteren şarkı Saltburn filmiyle yeniden popüler hale gelince Sophie Ellis-Bextor, Murder On The Dancefloor’u BAFTA Ödül Töreni’nde söylemeye hazırlanıyor.

Sophie Ellis-Bextor 23 yıllık şarkısıyla BAFTA'da sahne alacak
1985’te çıkan ve seneler sonra Netflix’in popüler dizisi Stranger Things’te bir bölümde çalan “Running Up That Hill” listelerde yeniden yer alıp Kate Bush’a şöhret kapılarını bir kez daha açarken bu defa benzer bir durumu ünlü şarkıcı Sophie Ellis-Bextor da yaşıyor.

Sophie Ellis-Bextor’ın 2001 yılında piyasaya sürdüğü Murder On The Dancefloor, Saltburn filmiyle yeniden hatırlandı ve adeta sosyal medyada da viral hale geldi. Seneler sonra parlayarak listelere giren şarkıyı ünlü şarkıcı BAFTA Ödülleri’nde sahnede söyleyecek.

Murder On The Dancefloor, Emerald Fennell’in çok konuşulan filmi Saltburn’de Barry Keoghan’ın canlandırdığı karakter Oliver’ın çıplak dans ettiği sahnede karşımıza çıkarak kendini hatırlatıyor.

Fimdeki dans sahnesinin sosyal medyada trend olmasıyla birlikte filmin popülaritesi artarken Murder On The Dancefloor da dünyada en çok çalınan ilk beş parça arasında yer aldı.

Saltburn’ün yönetmeni 38 yaşındaki Emerald, Murder On The Dancefloor’u canlı dinledikten sonra, şarkı sözlerinin filmin senaryosuna uygun olması nedeniyle şarkının filmde kullanılacak doğru şarkı olduğuna ikna olmuş.

Aynı zamanda Barry Keoghan, ödüllerde “En İyi Erkek Oyuncu” dalında Bradley Cooper, Cillian Murphy, Colman Domingo, Teo Yoo ve Paul Giametti gibi isimlerle yarışacak.

Sophie Ellis-Bextor da 2001’deki hitini 18 Şubat’ta Londra’daki Royal Festival Hall’da seslendirecek.

Ayrıca Ellis-Bextor bu yılki BRIT ödüllerinde de parçayı seslendirecek. Ünlü şarkıcıya yakın kaynaklar onun geri dönüşüne inanmadığını ve mart ayındaki etkinlikte şarkıyı yüksek sesle söyleyeceği için aşırı heyecanlı olduğunu söylüyor.

Number1 – Arçelik ortaklığı kazandırıyor

Number1 Fm ve Number1 Türk Fm, 3 Şubat Cumartesi günü Galeri Gürses Arçelik Mağazası’ndan canlı yayın yapacak. 14:00 – 16:00 saatleri arasında ortak canlı yayını dinleyen ve mağazaya gelen dinleyicilerimize Arçelik’in birbirinden güzel özgürlükleri olacak.

Adres: Nene Hatun Mahallesi, Davutpaşa Caddesi No:2, Esenler/İstanbul

Kamera: Hasan Oflu

Yılın filminin setinde neler yaşanmış neler! Tam ikimiz de soyunmuştuk ki kamera bozuldu

Yılın filminin setinde neler yaşanmış neler Tam ikimiz de soyunmuştuk ki kamera bozuldu

Şöyle bir baktığımızda Oscar adaylıklarından da belli olduğu üzere sezonun en iddialı filmlerinden biri Oppenheimer… Tam 13 dalda Oscar’a aday gösterilen film, eleştirmenlerden de “yıldızlı” puanlar aldı.

Şimdi herkes büyük bir merakla tören gecesinin sonuçlarını bekliyor. Bu konuda iki ihtimal var: Film ya aday olduğu bütün ödülleri ya da en azından büyük bir kısmını alacak.

Ya da sadece birkaç ödülle yetinerek geceyi tamamlayacak. Ama öyle ya da böyle önümüzdeki mart ayında yapılacak olan Akademi Ödülleri gecesinin yıldızı olacak.

Yılın filminin setinde neler yaşanmış neler Tam ikimiz de soyunmuştuk ki kamera bozulduÖYLECE ÇIRILÇIPLAK KALAKALDILAR
Oppenheimer’ın çekimleri sırasında en çok konuşulan ayrıntı filmde Julius Robert Oppenheimer’ı canlandıran Cillian Murphy’nin rolü gereği aşırı şekilde kilo kaybetmesiydi.

Ama görünüşe göre kamera arkasında yaşanan başka ilginç ve tuhaf gelişmeler de olmuş. Bunlardan birini de Oppenheimer filminde Cillian Murphy’nin rol arkadaşı olan Florence Pugh anlattı.

28 yaşındaki İngiliz oyuncunun söylediğine göre, rol arkadaşı Murphy ile bir sevişme sahnesi için hazırlandıkları sırada tam çekim başlarken kamera bozuldu!

Üstelik o anlarda setteki diğer kamera onarıma gönderildiği için iki oyuncu da üzerlerinde hiçbir giysi olmadan öylece kalakalmışlar Florence Pugh’un anlattığına göre.

Yılın filminin setinde neler yaşanmış neler Tam ikimiz de soyunmuştuk ki kamera bozuldu‘ELLERİMİZLE BEDENİMİZİ KAPATIP BEKLEDİK’

Yönetmenliğini Christopher Nolan’ın üstlendiği Oppenmeiher filminde, bilim insanının sevgilisi Jean Tatlock’ı canlardıran Pugh, olup biteni şöyle anlattı:

” Tam sevişme sahnesinin ortasında kamera bozuldu. İkimiz de çıplak bir haldeydik. Ve bu hiç uygun bir zaman değildi. Çünkü kullanılabilecek çok sayıda kameramız da yoktu.”

Florence Pugh’un söylediğine göre kamera bozulunca yönetmen Nolan diğer kameranın nerede olduğunu sordu. Ekiptekiler de diğer kameranın tamire gönderildiğini söyledi.

O anlarda Christopher Nolan ve set görevlileri kamerayla uğraşırken kendisinin ve rol arkadaşının neler yaptığını da şöyle anlattı Florence Pugh. ” Biz de Cillian ve ben elimizle bedenimizi kapatmaya çalışarak onları bekledik.”

Yılın filminin setinde neler yaşanmış neler Tam ikimiz de soyunmuştuk ki kamera bozuldu

O HALDE GİDİP TEKNİK BİLGİ DE ALDI

Florence Pugh, üzerinde hiçbir giysi olmadığı halde gidip bir köşede saklanmak yerine kamerayı tamir etmeye çalışanların yanına gidip bazı teknik bilgiler aldığını da sözlerine ekledi.

Kendisinin ve Cillian Murphy’nin bedenlerini kollarıyla kapatıp kameranın tamir edilmesini bekledikleri sırada odaya teknik bir görevlinin geldiğini söyledi Pugh.

Sonra da şunları anlattı: ” Kapalı bir setti ve Cillian ile ben bir odadaydık. Sonra odaya teknik görevli geldi. Ben de o halimle yanına gidip kameraların neden bozulduğunu, sorununun ne olduğunu sordum.”

Sonuç olarak kamera onarıldı ve çekim de kaldığı yerden devam etti.

Yılın filminin setinde neler yaşanmış neler Tam ikimiz de soyunmuştuk ki kamera bozuldu

BİR DERİ BİR KEMİK KALDI

Bu yıl Barbie adlı filmin en yakın rakibi olarak gösteriler Oppenheimer, nükleer bombaların babası olarak nitelendirilen Julius Robert Oppenheimer’ın hayatına odaklanıyor.

Filmin çekimleri sırasında da gösterime girdikten sonra da Oppenheimer’ı oynayan Cillian Murphy’nin verdiği kilolar çok konuşuldu.

Kelimenin tam anlamıyla bir deri bir kemik kalan Murphy, The Guardian gazetesine verdiği bir röportajda “Bu yaptığım sağlıklı değildi. Kimseye önermiyorum” diye konuşmuştu.

Ama yine de rolü için fiziksel görünümünü değiştirmekten de çekinmedi Murphy: “Kendinizle rekabet eder hale geliyorsunuz. Çekimler sırasında sadece birkaç saat uyuyup çılgınlar gibi koşturuyordum. Yiyecek ya da başka bir şey için endişelenme eşiğini atım” diye konuştu ünlü oyuncu.

Filmde eşini canlandıran Emily Blunt’un anlattığına göre de günde sadece bir tane badem yiyerek yaşıyordu Murphy.

Yılın filminin setinde neler yaşanmış neler Tam ikimiz de soyunmuştuk ki kamera bozuldu

‘BEDENİMLE OYNAMAYI SEVİYORUM’

Başka filmlerinde de görüntüsünü değiştiren Murphy, bedeniyle oynamayı sevdiğini de sözlerine ekledi. “Oppenheimer’ın çok farklı bir fiziksel görüntüsü vardı. Ben de işimi doğdu yapmak istedim” diyerek zayıflamasının altında atan nedeni de anlattı.

Murphy’nin söylediğine göre Oppenheimek’ın fiziksel görüntüsünü doğru yansıtabilmek için filmin kostüm tasarımcılarıyla da özel bir çalışma yapıldı.

Sadece alkollü içki ve sigara tüketerek yaşayan Oppenheimer’ın görüntüsünü doğdu yansıtabilmenin en büyük amaçları olduğunu da sözlerine ekleri Murphy.

“Gerçekten parlak ve ini gözleri vardı. O görünümü vermek istedik. Bu yüzden de çekime başlamadan önce fiziksel görünümü üzerinde çok çalıştık” diye anlattı.

Yılın filminin setinde neler yaşanmış neler Tam ikimiz de soyunmuştuk ki kamera bozuldu

‘NÜKLEER BOMBALARIN BABASI’

İsterseniz biraz da filme esin kaynağı olan Julius Robert Oppenheimer’ın kim olduğuna bir bakalım… 1904 ile 1967 yılları arasında yaşayan Oppenheimer, ‘nükleer bombanın babası’ olarak anılan Manhattan Projesi’nin başkanlığını yürütüyordu.

İlk atom bombası denemesi 16 Temmuz 1945’te New Mexico’daki Trinity tesislerinde gerçekleştirildi.
Ağustos 1945’te yarattıkları nükleer silahlar ilk kez Hiroşima ve Nagazaki’de kullanıldı.

Savaş sonrasında Oppenheimer, yeni oluşturulan ABD Atom Enerjisi Komisyonu’nun etkili Genel Danışma Komitesi’nin başkanı oldu.

Bu pozisyonu, nükleer silahların yayılmasını önlemek, nükleer enerjinin uluslararası kontrolü ve Sovyetler Birliği ile nükleer silahlanma yarışında lobi yapmak için kullandı.

Oppenheimer, 1965’in sonlarında gırtlak kanseri teşhisi aldı. Sonucu başarılı olmayan bir ameliyattan sonra, 1966’nın sonlarında radyasyon ve kemoterapi tedavisi gördü.

15 Şubat 1967’de komaya girdi ve 18 Şubat’ta 62 yaşında Princeton, New Jersey’deki evinde öldü.

Yılın filminin setinde neler yaşanmış neler Tam ikimiz de soyunmuştuk ki kamera bozuldu

Filmde Cillian Murphy, Florence Pugh, Matt Damon ve Emily Blunt önemli rolleri paylaşıyor.

Dua Lipa ve Callum Turner’ın alışverişte romantik anları

Dünyaca ünlü şarkıcı Dua Lipa ve İngiliz aktör sevgilisi Callum Turner, Los Angeles’ın Larchmont Village bölgesinde unutulmaz bir gün geçirdi. Çift, alışverişte kahve molası verirken adeta birbirlerine âşık gibi görüntülendi. “One Kiss” parçasıyla büyük sükse yapan Lipa, sevgilisiyle olan romantik anlarıyla dikkat çekti. Objektiflere yakalanan çift, tutkulu anlarıyla dikkat çekti. İkilinin Los Angeles sokaklarında dolaşırken sergilediği samimi tavırlar, aşk dolu bir gün geçirdiklerini gösterdi. Dua Lipa ve Callum Turner, birbirlerine duydukları sevgiyi her anlarında hissettiriyor.

dua lipa kissing callum turner kissing
Callum Turner, centilmenliğini konuşturarak kolunu Dua Lipa’nın omuzuna attı ve nazikçe alışveriş çantalarını taşıdı. 2024 yılında bile, şövalyelik anlayışı hala canlı ve Los Angeles’ta yaşamaya devam ediyor. İkilinin samimi görüntüleri, Callum’un incelik ve saygıyla dolu tutumuyla ön plana çıkıyor. Bu romantik görüntüler çiftin ilişkilerindeki anlayış ve sevgi dolu atmosferi yansıtıyor, adeta aşkın güzellikle buluştuğu bir tablo ortaya koyuyor.
Dua Lipa ve Callum Turner, bu ay içinde ikinci kez kameralara yakalandılar, bu sefer ise duygusal anları bir kez daha paylaştılar. İkinci kez görülen çift, ilişkilerini resmiyete dökme anlarını popüler bir sushi mekanının önünde öpüşürken yaşamıştı. Bu tutkulu anlar, Dua Lipa ve Callum Turner’ın aşk dolu serüvenindeki bir diğer romantik durağı temsil ediyor.

Ünlü dizinin yıldız oyuncusu İngiltere Kralı Charles’la akraba çıktı!

Ünlü dizinin yıldız oyuncusu İngiltere Kralı Charlesla akraba çıktı
Uzun yıllar önce milyonları ekrana kilitleyen Breaking Bad dizisinde canlandırdığı güvenilmez, deyim yerindeyse “üçkağıtçı” avukat karakteriyle tanınmıştı. Karakter öyle sevildi, performansı öyle beğenildi ki o avukatın maceralarını izlediğimiz dizide 6 sezon boyunca başrol oynadı.

Hatta Breaking Bad ve onunla aynı evrende geçen, Bob Odenkirk’ün yer aldığı Better Call Saul dizisi karşılaştırılmaya başlandı. Better Call Saul’ün Breaking Bad’i bile geride bırakacak kadar daha iyi bir dizi olduğunu düşünenler az değil…

61 yaşındaki usta aktörün adı uzun yıllara dayanan kariyerinde bu iki diziyle yakaladığı başarının ardından bir yıldız olarak anılmaya başladı. ABD’de PBS kanalında yayınlanan ve ünlülerin soyağaçlarını ve kökenlerini araştıran ünlü Finding Your Roots’a katılan Odenkirk hiç beklemediği bir sürprizle karşılaştı.

Ünlü dizinin yıldız oyuncusu İngiltere Kralı Charlesla akraba çıktı

Bob Odenkirk’ün adeta harikalar yarattığı Better Call Saul ile çok kereler aday gösterilmiş olsa da hiç Emmy ya da Altın Küre kazanmamış olması çok eleştiriliyor… Usta aktör dizideki performansıyla bu yıl adaylık bile alamamıştı

Programın sunucusu Henry Louis Gates Jr. ünlülerin aile geçmişlerinin yüzyıllar öncesine dayanan izini sürüyor ve programda Bob Odenkirk’ün köklerinin beş kuşak öncesine ulaşmayı başardı. Ve usta aktörün İngiltere Kralı III. Charles’ın akrabası olduğunu ortaya çıkardı!

Ünlü dizinin yıldız oyuncusu İngiltere Kralı Charlesla akraba çıktı

Bob Odenkirk’ün büyük dedesi Friedrich Carl Steinholz

5 kuşak geri gidildiğinde Odenkirk’in beşinci büyük dedesi Friedrich Carl Steinholz’a ulaşıldı. 1755 yılında Plön, Almanya’da doğan Steinholz’un annesi Maria Catharina, Plön Dükü’nden evlilik dışı hamile kalmıştı. Ve böylece de Odenkirk’in büyük dedesi Friedrich Carl Steinholz Avrupa kraliyet aileleriyle akraba olmuştu.

Avrupa’daki kraliyet aileleri yüzyıllardır hem düşmanlıkları ve savaşları sonlandırabilmek hem de Avrupa’yı daha güçlü kılmak için üst düzey aile üyelerini birbirlerinin çocukları, kuzenleri ve torunlarıyla evlendiriyor. Böylece günümüzde bile mevcut Avrupa monarşilerinde birçok ülkenin kraliyet aileleri arasında hem kan hem de evlilik bağıyla akrabalıklar sürüyor.

Ünlü dizinin yıldız oyuncusu İngiltere Kralı Charlesla akraba çıktı

Usta aktör soyunun yüzlerce yıl öncesinden Avrupa’daki kraliyet ailelerine dayandığını öğrenince büyük şaşkınlık yaşadı

İşte kendi atalarının bu akrabalık bağı da yıldız oyuncu Bob Odenkirk’ü İngiltere Kralı Charles’ın 11’inci göbekten kuzeni yapıyor… Programda duyduklarına inanamayan ve şaşkınlığını gizleyemeyen usta aktöre sunucu önce soyunun Avrupa monarşisine dayandığını söyledi.

Odenkirk konuyla ilgili olarak “Ben bir Amerikalıyım. Monarşist değilim. Demokrasi ile daha iyi bir yere geldiğimizi ve bu yolda ilerlemeye devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum” yorumunu yaptı. Ancak programın sunucusu bu sözler üzerine Bob Odenkirk’e İngiltere Kralı Charles’la 11’inci göbekten kuzen olduğunu söyledi…

Ünlü dizinin yıldız oyuncusu İngiltere Kralı Charlesla akraba çıktı

Odenkirk’e en büyük şoku yaşatansa İngiltere Kralı Charles’ın 11’inci göbekten kuzeni olduğunu keşfetmekti

Bunu duyar duymaz şaşkınlığı katlanan usta oyuncu “Belki bu konudaki fikrimi değiştiririm” diyerek gülmeye başladı. Odenkirk’ün sözleri üzerine sunucu Henry Louis Gates Jr. da “Daha İngiliz kraliyet ailesinden olduğunu 5 dakika önce öğrendin ve hemen kendi aileni unuttun bile” diyerek şaka yaptı.
Ünlü dizinin yıldız oyuncusu İngiltere Kralı Charlesla akraba çıktı

Bob Odenkirk, 26 yıldır ünlü bir yazar ve yapımcı olan Naomi Yomtov’la evli. Çiftin 24 yaşında Nate adında bir oğulları ve 22 yaşında Erin adında bir kızları var. Bob Odenkirk, 2021’de Better Call Saul’un altıncı sezon çekimleri sırasında kalp krizi geçirmiş ve ayağa kalkıp yeniden işine dönebilmesini ailesine borçlu olduğunu söylemişti.

Ürdün’deki ABD askerlerine yönelik saldırılar… Biden’dan ‘savaş’ açıklaması

0
Son dakika haberine göre; ABD Başkanı Joe Biden, “Ürdün’de ABD askerlerine yönelik saldırıya nasıl yanıt verileceğine karar verdim, Orta Doğu’da daha büyük bir savaşa ihtiyacımız yok” açıklamasını yaptı.

ABD Başkanı Joe Biden, Ürdün’ün Suriye sınırına yakın bir bölgesinde bulunan Tower 22 adlı ABD üssüne düzenlenen İHA saldırısına nasıl karşılık verileceğine dair karar verdiklerini belirterek, daha fazla detay paylaşmadı.

Son dakika: Ürdündeki ABD askerlerine yönelik saldırılar... Bidendan savaş açıklaması: Kararımı verdimİran’ın saldırıyı düzenleyenlere silah sağladığını ve bu nedenle İran’ı saldırılardan sorumlu tuttuğunu ifade eden Biden, Orta Doğu’da daha geniş çaplı bir çatışmayı caydırmayı umduğunu belirterek, “Orta Doğu’da daha geniş çaplı bir savaşa ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Aradığım şey bu değil” dedi.

Cnn Türk Washington Temsilcisi Yunus Paksoy gelişmeye ilişkin şu detayları aktardı:

Gazetecilerin sorularını cevapladı. İran ile olan gerginlik soruldu. ‘Nasıl cevap vereceğime karar verdim. Orta Doğu’da daha geniş savaşa ihtiyacımız yok’ cevabını verdi. Başkan Biden’ın kararını verdiği, İran’ı direkt vurmayacağı görüşünü alıyoruz. Bir soru daha soruldu. ‘İran’ı direkt olarak sorumlu tutuyor musunuz?’ deyince ‘Silahları onlar temin ediyor’ açıklamasında bulundu.

Fas, Afrika Kupası’na veda etti! Hakim Ziyech, Galatasaray’a dönüyor

Afrika Uluslar Kupası son 16 turunda Hakim Ziyech’in formasını giydiği Fas, Güney Afrika’ya 2-0 kaybetti ve turnuvaya veda etti.

Afrika Uluslar Kupası son 16 turunda Fas ve Güney Afrika karşı karşıya geldi.

Güney Afrika, 57. dakikada Makgopa ve 90+5’te Mokoena’nın golleriyle maçı 2-0 kazanarak adını çeyrek finale yazdırdı.

Fas, Afrika Kupasına veda etti Hakim Ziyech, Galatasaraya dönüyor

Fas’ta Achraf Hakimi, 85. dakikada kazanılan penaltı atışından yararlanamadı.

Fas’ta Sofyan Amrabat ise 90+5. dakikada doğrudan kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı.

Galatasaraylı Hakim Ziyech ise sakatlığı nedeniyle kadroda yer almadı.

Hakim Ziyech, Fas’ın Afrika Kupası’ndan elenmesiyle birlikte Galatasaray’a geri dönecek.

Güney Afrika’nın çeyrek finaldeki rakibi, Moritanya’yı saf dışı bırakan Yeşil Burun Adaları oldu.

Cem Karaca’nın ailesi birbirine girdi… İlkim Karaca: 3.5 milyon bulursam filmi durduracağım

Cem Karaca’nın hayatını anlatan ‘Cem Karaca’nın Gözyaşları’ filmiyle ilgili tartışmalar sürüyor.

Merhum sanatçının eşi İlkim Karaca geçen cuma vizyona giren filmin durdurulması için mahkemeye başvurdu.

İlkim Karaca’nın belirlenen 3.5 milyon TL’lik teminatı mahkemeye yatırması halinde filmin gösteriminin durdurulmasına karar verildi.

Bu kararın ardından Cem Karaca’nın filmin danışmanlığını üstlenen Feride Balkan’dan olan oğlu Emrah Karaca basın toplantısı düzenleyerek tepkisini dile getirdi:

Cem Karacanın ailesi birbirine girdi... İlkim Karaca: 3.5 milyon bulursam filmi durduracağım

“Babamın eserlerine ait hakların 4’te 3’ü bana ait. Bu şahıs kendisine ait olan 4’te 1 hakkını 2018 yılında bir müzik şirketine sattı. Buna rağmen yapımcılarımız kendisiyle görüştü ancak 16 milyon TL para talebi kabul edilmeyince agresifleşti. Tedbir kararıyla 90 milyonluk bütçeyle hayata geçirilmiş bu iş için bu şahıs 3.5 milyon TL yatırırsa film gösterimden kalkacak. Bu teminat hangi zararı karşılayacak?” İlkim Karaca, Emrah Karaca’ya “12 Punto” adlı haber sitesinden yanıt verdi: “Milyonların önünde şahsıma asılsız iftiralar atılıyor. Eğer bulabilirsek 3.5 milyon TL’yi yatırıp filmin gösterimden kalkmasını istiyorum.”

İlkim Karaca’yı işaret eden Cahit Berkay şu ifadeleri kullandı: “O gece Cem fenalaştığında taksi çağırmak yerine karşı dairedeki Emrah’a haber verse ya da ambulans çağırsa acaba Cem hala aramızda olur muydu diye de düşünmeden edemiyorum. Şoförün sırtında Cem’i hastaneye götürürken kim bilir ne kadar zaman kaybedildi sorusu hep aklımda.”

Cem Karacanın ailesi birbirine girdi... İlkim Karaca: 3.5 milyon bulursam filmi durduracağım

Berkay ayrıca herkesi filme sahip çıkmaya çağırdı, “Fırsatını bulduğu anda Cem Karaca’nın aile yadigarlarını, şarkıları üzerindeki 1/4 haklarını satan kadının ne olduğunu iyi bilenlerden biriyim! Herkesten ricamdır; Cem Karaca’nın Göşyaşları’nı sinemalardan geri çekmeye çalışanlara Cem’e ve filme sahip çıkarak cevap verelim” dedi. 

ÜÇ GÜN GİŞESİ

‘Cem Karaca’nın Gözyaşları’ filmi ilk üç günde 75 bin 680 kişi tarafından izlendi.

Koltuğu şimdiden sallanmaya başladı. Yunan basınından Fatih Terim’e sert eleştiri

Panathinaikos’a imza attığından bu yana gündemden düşmeyen Fatih Terim, üst üste iki maç kaybedince Yunan basını tarafından büyük eleştirilere maruz kaldı. PAOK karşısında alınan yenilginin ardından Yunan basınında Fatih Terim için, ”Oyuncu değişiklikleri saçma görünüyor” ifadeleri kullanıldı.

Koltuğu şimdiden sallanmaya başladı. Yunan basınından Fatih Terim'e sert eleştiri

Uzun süre takım çalıştırmayan Fatih Terim, Yunan ekibi Panathinaikos’a imza attığından bu yana ülkenin bir numaralı gündeminde yer alıyor. Panathinaikos kariyerine üst üste galibiyetlerle başlayan Fatih Terim; AEK, Olympiakos ve son olarak PAOK karşısında alınan başarısız sonuçların ardından hedef tahtasına konuldu. Ligdeki en büyük rakiplerinden PAOK’a deplasmanda 2-1 kaybeden Panathinaikos’ta mağlubiyetin baş sorumlusu Fatih Terim olarak gösterildi.

Atromitos’a karşı kupada oynanan ilk maçı da sahasında 2-1 kaybeden Panathinaikos’ta kupaya veda edilmesi halinde Fatih Terim için tehlike çanlarının çalacağı da belirtildi.

İşte Yunan basınında Fatih Terim için söylenen yorumlar:

”Fatih Terim, herkesin beklentisini karşılayabilecek mi? Panathinaikos için kupada Atromitos ile oynanacak rövanş maçı ve gelecek hafta Olympiakos ile oynanacak derbi var. Terim derbileri kazanmıyordu ama kaybetmiyordu da. Sürprizleri ve pahalı takım elbiselerinin cebinde olduğuna inandığı gizli asları seven bir teknik adamın alacağı riskler ne olursa olsun, alacağı sonuçlar çok önemli olacak.”

”Sanırım birçok taraftarın Fatih Terim’in Panathinaikos’a bırakın duble yapmayı, şampiyonluk getirebileceğine olan inancı sarsıldı. Daha şimdiden bazı Jovanovic nostaljistleri burunlarından solumaya başladı. Mantıklı… Çünkü herkes Türk’ün gelişiyle birlikte farklı gelişmeler bekliyordu.”

”Muhtemelen bu riskleri sevmiyorsunuz (ve galibiyetle sonuçlanmadıklarında tamamen saçma görünüyorlar), ama Terim bu. Ancak 71 yaşındaki bir adamın iş yapma yöntemlerini değiştirmesini beklemek hata olur. Birçok Panathinaikos taraftarı son yıllarda Jovanovic’in futbolunu sevmeye başlamıştı. Bunu mantıklı buluyorum çünkü o kulübedeyken Panathinaikos bir kimlik ve kişilik kazandı. Ancak Jovanovic futbolunun, Terim’in futboluyla hiçbir alakası yok ve Türk teknik adam takımın başında olduğu sürece Panathinaikos’tan bunu bekleyemezsiniz.”

Son dakika… Borsa İstanbul rekora koşuyor

Borsa İstanbul’da güçlenme dikkat çekmeye başladı. Bilanço sezonu öncesinde prim yapan Borsa İstanbul’da rekora sadece 46 puan kaldı.

Türkiye ekonomisi güçlenmesini sürdürürken sermaye piyasaları tarafında da büyüme ve gelişmeler yaşanıyor. Borsa İstanbul tarihi yüksek seviyesine yaklaşırken hisselerde de hızlı değer kazançları görülmeye başlandı. Bir süreliğine durgunluk ve düşüş eğilimi gösteren Borsa İstanbul son zamanlarda güçlü duruşunu koruyor.

Borsa İstanbul’da genel anlamda pozitif ayrışma söz konusu olmaya başladı. 2023 yılına ilişkin bilançoların açıklanma sezonunun da başlaması yükselişi destekler nitelikte.

BİST tarihi yüksek seviyesini 3 Ekim 2023 tarihinde 8562 puanla görmüştü. Aralık ayında 7200 puan seviyelerine kadar gerileyen BİST yeniden ivme yakaladı ve bugün 8516 puana kadar yükseldi. Böylece BİST’in rekoruna sadece 46 puan kaldı.

Son dakika... Borsa İstanbul rekora koşuyorMEVDUAT FAİZİ ETKİSİ DE VAR

Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 45’e yükseltmesine rağmen bankaların mevduata yüzde 42-43 oranında yıllık faiz vermesi yatırımcıları BİST’e yönlendirmeye başladı. Bankalar yüksek faizler nedeniyle yeni kredi vermekte zorlandığından mevduat faizlerini de bir miktar düşürmeye başladı. Bankalar kredi gelirlerinden elde ettikleri faizi mevduat sahiplerine pay ettiği için düşük kalan yeni krediler nedeniyle mevduat faizlerinde gerileme yaşandı.

TÜRKİYE EKONOMİSİNE GÜVEN KATLANARAK ARTIYOR

Para ve mali politikalarla rasyonel alana giren Türkiye ekonomisi uluslararası kuruluşların da takdirini topluyor. Kredi derecelendirme kuruluşlarından Standard and Poor’s ve Moody’s not görünümlerini yükseltti. Bundan sonraki süreçte notun da yükseleceğine yönelik notlar raporlarda yer aldı.

Bunun dışında liralaşma politikasına yönelik olarak ABD’li yatırım bankası Wells Fargo, Türk Lirası’nın değer kazanacağını ve doların 28.50 liraya kadar gerileyeceğini açıkladı.

Bunun dışında Orta Vadeli Program’da yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla ekonominin büyümesine yönelik atılımlar yer almıştı.

Asvel Lyon 73-83 Fenerbahçe Beko

Turkish Airlines EuroLeague’nin 24. haftasında Fenerbahçe Beko deplasmanda ASVEL’i 83-73 mağlup etti.

Fenerbahçe Beko, Turkish Airlines EuroLeague’in 24’üncü hafta karşılaşmasında Fransız ekibi LDLC Asvel’i deplasmanda 83-73 mağlup etti.

Bu sonucun ardından sarı-lacivertli ekip, 15’inci galibiyetini elde ederken, Fransız ekibi ise 19’uncu mağlubiyetini aldı.

Asvel Lyon 73-83 Fenerbahçe Beko / Maç sonucuEv sahibi ekipte 26 sayı kaydeden Mike Scott karşılaşmanın en skorer ismi olurken, Fenerbahçe Beko’da Johnathan Motley mücadeleyi 24 sayıyla tamamladı.

Ldlc Arena’da oynanan karşılaşmaya ev sahibi ekip; Paris Lee, Edwin Jackson, David Lighty, Deshaun Thomas ve Youssoupha Fall ilk 5’iyle başladı. Fenerbahçe’nin ilk 5’i ise Nick Calathes, Scottie Wilbekin, Amine Noua, Georgios Papagiannis ve Sertaç Şanlı’dan oluştu. Dengeli başlayan karşılaşmanın ilk 5 dakikalık bölümünde ev sahibi ekip Fall ile etkili olurken; Fenerbahçe, Calathes ile hücumda sayılar üretti. Bu bölümü sarı-lacivertli ekip, 9-8 önde geçti. Bu dakikanın ardından iki takım da hücumda sayı bulmakta zorlanınca son 2 dakikaya ev sahibi ekip, 12-11 önde girdi. Son bölümde kenardan gelen Motley’i pota altında etkili kullanarak sayılar üreten Fenerbahçe’ye, ev sahibi ekip Scott’tan bulduğu sayılarla cevap verdi ve ilk periyodu Asvel 18-16 önde tamamladı.
İkinci periyoda daha iyi başlayan Asvel, hücum ribaundları sonrasında bulduğu ekstra sayılara devam edince periyodun bitimine 6.49 kala farkı 9’a kadar çıkardı ve rakibine molayı aldırdı: 27-18. Hücumda Scott’tan bulduğu sayılara devam eden ev sahibi ekibe, sarı-lacivertliler Scottie Wilbekin ile cevap verdi. İlk yarının son 1.55’lik bölümüne ev sahibi ekip, 41-32 önde girdi. Son bölümde Fenerbahçe, Motley ve Wilbekin’den bulduğu sayılarla farkı eritse de ilk yarıyı Fransız ekibi, 42-39 önde kapattı.
Üçüncü periyoda daha iyi başlayan Fenerbahçe, Wilbekin’den bulduğu üç sayılık isabetle önce skoru eşitledi, ardından ise Motley’in sayısıyla öne geçti: 42-44. İyi savunma yapmaya devam eden sarı-lacivertli ekip, periyodun bitimine 4.48 kala Wilbekin’den bulduğu 3 sayılık isabetle farkı 6’ya kadar çıkardı: 47-53. Kalan bölümde hücumda sayı bulmakta zorlanmayan Fenerbahçe, farkı daha da açarak son periyoda 67-56 önde girdi.
Son periyodun ilk 3 dakikalık bölümünde sarı-lacivertli ekip, sayı üretemedi. Bu periyottaki ilk sayılarını karşılaşmanın bitimine 6.59 kala Noua ile bulan Fenerbahçe, iyi savunma yaparak farkın azalmasını engelledi: 59-69. Kalan bölümde farkı koruyan Fenerbahçe Beko, parkeden 83-73 galip ayrıldı.

SALON: Ldlc Arena
HAKEMLER: Juan Carlos Garcia, Milan Nedovic, Marcin Kowalski

LDLC ASVEL: Lee 18, Jackson 5, Lighty 7, Thomas 3, Fall 5, Ndiaye 6, Kahudi 3, Scott 26, Yaacov

FENERBAHÇE BEKO: Calathes 8, Wilbekin 17, Noua 11, Papagiannis 5, Sertaç Şanlı 8, Motley 24, Guduric 7, Dorsey, Sestina, Melih Mahmutoğlu, Biberovic 3

1’İNCİ PERİYOT: 18-16
İLK YARI: 42-39
3’ÜNCÜ PERİYOT: 56-67
5 FAUL: 38.46 Noua (Fenerbahçe Beko)

Apple, Vision Pro rakamlarını açıkladı. Ön siparişte 200 bin sattı

Yeni bir rapora göre; Apple sadece ön siparişte 200 binden fazla Vision Pro sattı.

Apple, Vision Pro rakamlarını açıkladı... Ön siparişte 200 bin sattı

Apple, uzun süredir beklenen artırılmış gerçeklik gözlüğü Vision Pro’yu nihayet satışa çıkardı. Şu anda ön sipariş alan şirket, 200 bin başlık sattığını açıkladı.

Cuma günü ABD’de resmi olarak satışa sunulan başlık, erken siparişler nedeniyle hızla tükendi. 19 Ocak’ta satışa sunulan başlığın birkaç saat içinde nakliye süreleri şubat ayından mart ayına kaydı.

Apple’ın tedarik zincirinde uzmanlaşan TF International Securities analisti Min-Chi Kuo, daha önce şirketin ön sipariş envanteri ve teslimat süresine göre 160 bin ila 180 bin arasında Vision Pro başlık sattığını tahmin ediyordu.

Kuo, Vision Pro’nun şimdilik çok niş bir ürün olduğunu ve fanatik hayranlar siparişlerini verdikten sonra talebin muhtemelen hızla azalacağını ileri sürüyor.

Vision Pro, Apple’ın 2014 yılında Apple Watch’u duyurmasından bu yana ilk yeni ürünü. Cihaz, kullanıcının sanal deneyimini gerçek dünyadaki çevreyle birleştirmeyi amaçlayan karma gerçeklikli bir başlık. Kulaklıkla ilgili ilk incelemeler büyük ölçüde olumluydu, ancak 3.500 dolarlık fiyat etiketi oldukça tepki çekti.

Emre Mor’un yeni adresi belli oldu! Sezon sonuna kadar kiralandı

Süper Lig ekiplerinden Fatih Karagümrük, Fenerbahçe’den Emre Mor’u kiralık olarak kadrosuna kattı.

Fenerbahçe’de sezon başında yaşadığı sakatlık sebebiyle sahalardan uzun süre uzak kalan Emre Mor, takıma girmek zorlanırken Süper Lig ekibine kiralandı.

Süper Lig’den birçok takımın ilgilendiği Emre Mor için İstanbul temsilcisi Fatih Karagümrük, Fenerbahçe ile anlaştı.

Emre Morun yeni adresi belli oldu Sezon sonuna kadar kiralandı

Habere göre; Fatih Karagümrük, Fenerbahçe’den Emre Mor’u kiralık olarak kadrosuna kattı.

Ankaragücü, Antalyaspor, RAMS Başakşehir ve Hatayspor’un istediği Emre Mor, tercihini Fatih Karagümrük’tan yana yaptı.

BU SEZON 8 MAÇA ÇIKTI

Bu sezon Fenerbahçe formasıyla yalnızca 8 resmi maça çıkan Emre Mor bu karşılaşmalarda 2 asistlik skor katkısı sağladı.

Elizabeth Taylor’ın hayatı belgesel oluyor

Kariyeri boyunca iki kez Oscar kazanan, sekiz kez evlenen, “menekşe gözleriyle” ünlü Elizabeth Taylor’ın hayatı belgesel oluyor. Kim Kardashian ise belgeselin yapımcılarından.

Elizabeth Taylor'ın hayatı belgesel oluyor

Sinemanın efsane yıldızlarından Elizabeth Taylorın hayatı belgesel oluyor. Realite şov yıldızı ve girişimci Kim Kardashian ise belgeselin yapımcılığını üstlenecek.

Hollywood ikonunun hayatını ve mirasını anlatacak olan belgesel serisi üç bölümden oluşacak. “Elizabeth Taylor: Rebel Superstar” (Elizabeth Taylor: Asi Süperstar) adını taşıyacak olan belgeselde Taylor’ın ailesi, arkadaşları ve rol arkadaşları kariyerinin bilinmeyenlerini paylaşacak.

Belgeselde, Hollywood’da kariyer basamaklarını hızla tırmanan ve dönemin en çok kazanan oyuncusu haline haline Taylor’ın daha önce hiç görülmemiş ses kayıtları, röportajları ve görüntüleri kullanılacak.

Cleopatra (1963)

Realiy şov yıldızlığından girişimciliğe geçiş yapan ve aynı zamanda oyunculuk kariyerinde de emin adımlarla ilerleyen Kim Kardashian ise konuyla ilgili “Elizabeth Taylor hep kendisi oldu, tam bir savaşçıydı” ifadelerini kullandı.

ELIZABETH TAYLOR KİMDİR?

Elizabeth Taylor’ı beyazperdeyle buluşturan ilk sinema filmi, 1942’de çekilen, There’s One Born Every Minute oldu. Bu sırada Liz Taylor, 10 yaşındaydı. 1944’te ise, Elizabeth’in yıldızını parlatan proje geldi. 20th Century Fox tarafından finanse edilen, Clarence Brown’un filmi National Velvet filmiyle küçük Lisa, M-G-M’in küçük yıldız oyuncusu oldu.

Taylor, Who’s Afraid of Virginia Woolf ve Butterfield 8 filmleriyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını iki  kez kazandı.Taylor 2011 yılında hayatını kaybetti.

X’ten Taylor Swift önlemi… Engellendi

X, güvenlik nedeniyle Taylor Swift aramalarını engellediğini doğruladı.
X'ten Taylor Swift önlemi... Engellendi
Dünyanın en ünlü şarkıcılarından biri olan Taylor Swift’in başı bir süredir yapay zekâ teknolojisiyle dertte. Swift, geçtiğimiz günlerde deepfake ile yaratlan müstehcen fotoğraflarıyla eski adı Twitter olan X’in gündemindeydi. Şarkıcının izni olmadan pornpgrafik deepfake görüntülerinin viral hale gelmesinden sonra platform, nihayet Taylor Swift aramalarını engelleme kararı aldı.Siteyi ziyaret edenler cumartesi günü Swift’in adını içeren aramalarda yalnızca hata mesajı almaya başadı.Sorunun ortaya çıkmasından günler sonra atılan adım için X’ten Joe Benarroch, yaptığı açıklamada, “Bu geçici bir durum ve bu konuda güvenliğe öncelik verdiğimiz için çok dikkatli bir şekilde yapıldı” dedi.

X ELEŞTİRİLERİN HEDEFİNDE

X’in konu hakkında aksiyona geç geçmesi, istek dışı, müstehcen görüntülerin yayılmasını engellemede yavaş olduğuna dair eleştirileri de beraberinde getirdi.

HAYRANLARI HAREKETE GEÇTİ

NBC News’in daha önce bildirdiğine göre, görüntüler çarşamba günü viral hale geldikten sonra Swift’in hayranları, görünürlüklerini sınırlamak ve bunların kaldırılmasını sağlamak için görüntüleri paylaşan hesapları toplu olarak bildirdiler ve şarkıcıyla ilgili hashtag’leri olumlu içerikle doldurdular.Soruna neden olan hesapların çoğu daha sonra askıya alındı, ancak teknoloji sitesi Verge’ün haberine göre sadece bir gönderi 45 milyondan fazla kez görüntülendi.Aynı günün ilerleyen saatlerinde platformunda yayınlanan bir açıklamada X şunları söyledi: “Rıza Dışı Çıplaklık (NCN) görsellerinin yayınlanması X’te kesinlikle yasaktır ve bu tür içeriklere karşı sıfır tolerans politikamız vardır. Ekiplerimiz tespit edilen tüm görselleri etkin bir şekilde kaldırıyor ve bunları yayınlamaktan sorumlu hesaplara karşı gerekli işlemleri yapıyor. Başka ihlallerin derhal ele alınmasını ve içeriğin kaldırılmasını sağlamak için durumu yakından izliyoruz. Tüm kullanıcılar için güvenli ve saygılı bir ortam sağlamaya kararlıyız.”Ancak günler sonra yine de görüntüler bulunabiliyordu ve hatta 404Media, görüntülerin olası kökeninin izini, Microsoft Designer dahil ücretsiz araçlar kullanarak kadınların rızası olmadan yapay zekâ tarafından oluşturulan görüntülerini oluşturduğu bilinen bir Telegram grubuna kadar takip etti.Microsoft CEO’su Satya Nadella, cuma günü verdiği röportajda, daha güvenli içerik üretilebilmesi için teknolojinin etrafına yerleştirilmesi gereken önlemlerin altını çizdiğini söyledi. Bu konuda yapılacak çok şey olduğunu söyleyen Nadella, aynı zamanda şirketin hızlı hareket etmesi gerektiğini de belirtti.

İrem’e Kylie elbisesi

Dünyanın en genç milyarderi Kylie Jenner’ın geçen ay giydiği dantel detaylı elbise, İrem Derici’nin büyük beğenisini kazandı.
Ünlü şarkıcı aynı elbiseden diktirmek için modacı Tolga Çam’ın kapısını çaldı. Çam’ın tasarımıyla önceki akşam Sahne İstanbul Etiler’de sahneye çıkan Derici, konser fotoğraflarını sosyal medyada şu notla paylaştı:
“Aylardır Tolga Çam paşamın beynini yiyorum, bana Kylie Jenner’ın bu elbisesini yapalım n’olur diye. En sonunda ikna ettim. Vallahi tasarımcısına selam olsun, çok heves ettim.”

Eminönü’nde film çekimi

0
Freddie Mercury’yi canlandırdığı “Bohemian Rhapsody” filmiyle 2019’da ‘en iyi erkek oyuncu’ kategorisinde Oscar kazanan dünyaca ünlü ABD’li oyuncu Rami Malek, yeni sinema filminin çekimleri için Türkiye’ye geldi. Ünlü aktör, başrolünü üstlendiği “Amateur” (Amatör) adlı film için dün Eminönü’nde kamera karşısına geçti.
Eminönü’nde film çekimi

SOKAK KAPATILDI

Tarihi Valide Han ile Mercan Mahallesi’nde yapılan çekimler için pazar günü kapalı olan 10 dükkân açtırıldı. Bir sokak da valilik izniyle kapatıldı.

Sabah erken saatlerde başlayan set çalışmaları akşamüzeri 17.00’de tamamlandı.

Robert Littell’in aynı adlı romanından uyarlanan “Amateur” için daha önce İngiltere ve Fransa’da da çekimler yapılmıştı.

Kadrosunda Laurence Fishburne, Holt McCallany, Rachel Brosnahan ve Caitríona Balfe’nin de yer aldığı film, Londra’da karısını öldüren teröristlerin peşine düşen ve kendisini eğitmeleri için teşkilatına şantaj yapan bir CIA çalışanının hikâyesini konu alıyor.

Eminönü’nde film çekimi

Bakan Kacır: Togg en çok tercih edilen otomobil oldu

İlk Türk uzay bilim misyonu hakkında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Biz uzaya astronot gönderdik bize diyorlar ki ‘Astronot gönderdiniz ama bununla gurur duyulacak bir şey yok çünkü roket bizim değil başka ülkenin roketiyle gönderdiniz’. Roketi yapsak, uzay istasyonu sizin değil, niye gurur duyuyorsunuz’ derler” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Togg’un geçtiğimiz yıl kendi segmentinde en fazla tercih edilen otomobil olduğunu söyledi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gebze Bilişim Vadisi’nde Türkiye Sağlık Platformu (TÜSAP) Sağlık Zirvesi’ne katıldı. Programda konuşan Bakan Kacır, “Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan liderliğinde geride bıraktığımız son 22 yılda birçok alanda büyük atılımlar gerçekleştirdik. Güçlü sanayi altyapımız, firmalarımızın üretim esnekliği, nitelikli insan kaynağımız ve yenilikçiliği teşvik eden Ar-Ge ekosistemimizle önemli başarılara imza attık. Vakit artık Türkiye’yi üst lige çıkarma, dünyanın en gelişmiş ekonomileri arasına sokma vaktidir. Ticaret ve teknoloji savaşlarının yaşandığı günümüz dünyasının kazananları yenilikçi ve rekabetçi üretim yapan ülkeler olacaktır. Türkiye de bu süreçte Milli teknoloji hamlesi vizyonu ile özgün yol haritasını oluşturarak teknolojide öncü ülkelerden biri olma iradesini göstermiştir” diye konuştu.

Bakan Kacır: Togg en çok tercih edilen otomobil oldu“TOGG, GEÇTİĞİMİZ YIL KENDİ SEGMENTİNDE EN FAZLA TERCİH EDİLEN OTOMOBİL OLDU”

Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayii ürünleri hakkında konuşan Bakan Kacır, ” Tüm dünyanın dile getirdiği gibi artık Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayii ürünleri, dünyada savaş paradigmasını ve jeopolitik dengeleri değiştirici unsurlardır. Savunma sanayiinde kaydettiğimiz başarıyı şimdi sivil alanlara taşıyoruz. Bunların başında teknolojik yeniliklerin ve paylaşım ekonomisinin yükselişini fırsata dönüştürmek için başlattığımız Togg projesi geliyor. Mobilite sektörümüzün dönüşümünde liderlik yapan Togg, geçtiğimiz yıl kendi segmentinde en fazla tercih edilen otomobil olarak bizleri gururlandırdı” şeklinde konuştu.

“600 DOLAR MALİYETLE BİR GÜNDE GEN HARİTAMIZA ERİŞMEK MÜMKÜN”

Sağlık sektöründe de benzer adımlar atmak istediklerini aktaran Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “1990’lı yıllarda başlayan ve 13 yıllık bir sürede 2,7 milyar dolar bütçeyle yürütülen insan genom haritası projesinden sonra bugün, 600 dolar maliyetle bir günde gen haritamıza erişmek mümkün. Kuşkusuz bu dönüşüm sağlıkta yenilikçi teknolojilerin ve kişiselleştirilmiş tıp uygulamalarının kapısını aralıyor. Bu dönüşümü fırsata dönüştürmek için sağlık sektöründeki küresel trendleri ve gelecekteki ihtiyaçlarımızı doğru tespit hayati öneme sahip. Artık önümüzde yaşam ömrü uzayan insanlara sunmamız gereken sağlık hizmetleri ödevlerimiz var. Aynı zamanda bulaşıcı hastalıklardan ziyade, kalp hastalıkları ve diyabet gibi kronik rahatsızlıklar ön plana çıkıyor. Dijital sağlık uygulamaları ise bu kronik rahatsızlıkların önlenmesinde hayati rol oynuyor. Sağlıkta dijital dönüşüm, hem hastaların sağlık sistemine getirdiği maliyetleri etkin bir şekilde ölçmemizi ve yönetmemizi sağlıyor hem de vatandaşlara kaliteli bir sağlık hizmeti sunmamız için bir fırsat penceresi sunuyor. Bu dönüşümün oluşturduğu ekonomik potansiyel kuşkusuz sağlık alanında yeni teknoloji firmalarının çıkmasına ve büyük teknoloji firmalarının bu alana yönelmesine imkan sağlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, Türkiye’nin sağlık teknolojileri alanında daha ileri seviyelere ulaşması için gerekli adımları atıyor, bu alanda uluslararası rekabet gücümüzü artırmak için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

“22 MİLYARI GEÇEN 56 YATIRIM PROJESİNİ DESTEKLİYORUZ”

Konuşmasını sürdüren Kacır, “2022 yılında yürürlüğe aldığımız Akıllı Yaşam ve Sağlık Ürün ve Teknolojileri Yol Haritası ile; ülkemizde ve dünyadaki mevcut durumu analiz ederek ihtiyaçlarımızı ortaya koyduk. Sağlık sektöründeki dönüşüme ülkemizin uyumunu kolaylaştırmak amacıyla stratejik hedefler ile kritik politika ve proje önerileri belirledik. Yol haritası ile klinik ve bilişim teknolojilerindeki patent sayılarını, Ar-Ge harcamalarını ve sağlık alanındaki girişimlerin sayılarını artırmayı kendimize hedef olarak koyduk. Kritik ve stratejik olarak belirlediğimiz ilaç, tıbbi cihaz ve sağlık bilişim teknolojilerinde yerlileştirme hamlemize hız verdik. Sadece 2023 yılında sağlık sektöründe 315 yatırıma teşvik belgesi düzenleyerek 55 milyar liradan fazla yatırımı harekete geçirdik ve yaklaşık 9 bin nitelikli istihdamın önünü açtık. Katma değerli üretimi teşvik etmek ve cari açığı azaltmak üzere hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında biyobenzer ilaçlardan kanser ve otoimmün ilaçlara, ortopedik cihazlar ve protezlerden yenilikçi eşdeğer ilaçlara kadar toplam büyüklüğü 22 milyarı geçen 56 yatırım projesini destekliyoruz. Teknoloji odaklı sanayi hamlesi programında Türkiye’nin hali hazırda yüksek düzeyde ithal etmekte olduğu ürün ve teknojileri listeledik. Bunlar yıllık 60 milyar dolar düzeyinde ithalat ve 51 milyar dolar düzeyinde cari açık ortaya çıkaran ürünler ve teknoloji başlıkları. Bunların yerlileşmesine dönük hem arge hem de yatırım projesine destek kararı aldık. 750’ye yakın başvurunun içerisinden 1802e yakın projeyi destekledik ve bunların neredeyse 3’te biri sağlık sektöründeki projeler” dedi.

“SON 22 YILDA SAĞLIK ALANINDA 9 BİNDEN FAZLA PROJEYE VE 15 BİNDEN FAZLA KİŞİYE TOPLAM 40 MİLYAR LİRA DESTEK SAĞLADIK”

Bugüne kadar sağlık alanında 11 büyük ölçekli yatırım projesi için başvuru aldıklarını belirten “Sağlıkta güçlü bir üretim altyapısının olmazsa olmazı Ar-Ge ve inovasyon yetkinliği. İlaç, tıbbi cihaz ve medikal sektörü başta olmak üzere sağlık alanında faaliyet gösteren öncü firmalarımız bünyesinde yer alan 68 Ar-Ge merkezinde 2 bine yakın araştırma projesi yürütüyoruz. Bugüne kadar teknoparklarımızdaki 2 binden fazla teknoloji girişiminin sağlık teknolojileri alanındaki 15 binden fazla projesine destek verdik. TÜBİTAK destek programlarımızda Ar-Ge ve yenilik konu başlıkları altında sağlık sektöründe pek çok alanda çalışmalara öncelik veriyoruz. TÜBİTAK burs ve destek programları kapsamında son 22 yılda sağlık alanında 9 binden fazla projeye ve 15 binden fazla kişiye toplam 40 milyar lira destek sağladık” diye konuştu.

“KANSER VE KRONİK HASTALIKLARDA BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ BASKILAYAN HÜCRELERİN UZAYDA DAVRANIŞLARINI İNCELEYEREK YENİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ İÇİN KAPI ARALIYORUZ”

Türkiye’nin sağlık sektöründe gerçekleştirdiği bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeler sadece dünyayla sınırlı olmadığını belirten Bakan Kacır, “Geçen hafta ilk Türk astronotumuzu Alper Gezeravcı bilim misyonu kapsamında uzaya gönderdik. Alper Gezeravcı, uluslararası uzay istasyonunda Türiye’nin ilk uzay bilim misyonunu gerçekleştiriyor. Uzayda gerçekleştirdiğimiz deneylerle, mikrogravite ortamının sunduğu benzersiz şartları değerlendirerek, tıp ve mühendislik alanında çığır açan araştırmalara imza atıyoruz. Mikroalglerin oksijen üretme ve karbondioksit yakalama kabiliyetlerini analiz ederek gelecekte dünyanın ötesinde yaşam alanlarının imkanlarına ilişkin destek sistemlerinde kullanılma potansiyellerini inceliyoruz. Kanser ve kronik hastalıklarda bağışıklık sistemini baskılayan hücrelerin uzaydaki davranışlarını inceleyerek yeni tedavi yöntemleri için kapı aralıyoruz” şeklinde konuştu.

“BİZE, ‘ASTRONOT GÖNDERDİNİZ AMA BUNUNLA GURUR DUYULACAK BİR ŞEY YOK ÇÜNKÜ ROKET BİZİM DEĞİL BAŞKA ÜLKENİN ROKETİYLE GÖNDERDİNİZ’ DİYORLAR”

İlk Türk uzay bilim misyonu hakkında konuşan Kacır, “Aslında ben ilk Türk uzay bilim misyonunun sadece yürütülen bilimsel deneyler açısından değil belki de ilk kez bu toplumun bir bilimsel çalışmayı bu kadar yakından izliyor, takip ediyor ve sahipleniyor olması açısından da çok kıymetli görüyorum. Bugün 7’den 77’ye herkesin gözü uluslararası uzay istasyonunda bilim misyonunu icra eden ilk Türk astronotunda. İnanıyorum Türk bilim insanları önümüzdeki dönemde yeniden ülkemize gelecek ve çalışmalarını Türkiye’de gerçekleştirerek dünya ile yarışabileceklerinin farkında olacaklar. Biz bilim insanlarımızın önünü açmaya devam edeceğiz. Birileri bundan memnun olmuyor, bizi eleştiriyor olabilir. Biz uzaya astronot gönderdik bize diyorlar ki ‘Astronot gönderdiniz ama bununla gurur duyulacak bir şey yok çünkü roket bizim değil başka ülkenin roketiyle gönderdiniz’. Bir yönüyle memnuniyetle bu eleştiriyi kabul edebiliriz demek ki tahayyül sınırlarındaki bariyerleri kaldırmışız bu güzel ama şöyle de yaklaşım içinde olmak gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

“SON 22 YILDA TÜRKİYE ROKET TEKNOLOJİSİNDE MUAZZAM İLERLEME KAYDETTİ”

Konuşmasını sürdüren Kacır, “Biz bütün alanlarda doğru stratejik yaklaşımlarla bir gelişim hedefliyoruz. Roket bilimi alanında da son 22 yılda Türkiye muazzam işler yaptı. Kendi roket sistemlerimizle yani milli özgür soket sistemlerimizle 100 kilometre olarak kabul edilen uzay sınırına erişebilmiş ülkeyiz. Henüz kendi uydularımızı, kendi roketlerimizi fırlatmıyoruz ama son 22 yılda Türkiye roket teknolojisinde muazzam ilerleme kaydetti. Bu da savunma sanayimize muazzam güç verdi. Bu güne kadar dünyada 40’tan fazla ülke vatandaşını uzaya göndermiş. Hali hazırda ilk Türk astronotumuzun bulunduğu uzay istasyonunda 7 farklı ülkeden 11 astronot görev yapıyor. Bu güne kadar bu uzay istasyonunda 2 binden fazla bilimsel çalışma gerçekleştirilmiş ve 2 bin 500’e yakın bilimsel yayın bu çalışmalardan doğmuş” ifadelerini kullandı.

“BİZ ROKETİ YAPSAK, UZAY İSTASYONU SİZİN DEĞİL, NİYE GURUR DUYUYORSUNUZ’ DERLER”

Dünyada uzay çalışmaları 1960’larda başladı 60 yıldır insanoğlu uzay yarışının içinde” diyen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Hiç kimse sormuyor ‘1960’larda Türkiye neden bu yarışa dahil olmadı. 1970-80-90’larde bu yarış devam ederken Türkiye ne yaptı?’ Rahmetli Turgut Özel 1980’lerde TÜBİTAK’ta Uzay Araştırmaları Enstitüsünü kurmuş, vizyoner bir adım. Türkiye’nin uydu yörünge haklarını teminat altına almaya yönelik uluslararası girişimlerde bulunmuş. Bu sayede biz halen haberleşme uydularımızı hakkı bizde olan yörüngelere gönderme imkanına sahibiz ama sonrasında 1990’lar Türkiye’nin kayıp dönemidir. Ne 80’li ne de 90’lı yıllarda dünya ile yarışacak faaliyet ortaya konamamış. 1990’lı yıllarda biz ancak birkaç haberleşme uydusunu yurt dışından satın almakla yetinmişiz ve ancak 2000’li yıllarda uzay teknolojileri ve uzay bilimi alanında vizyon ortaya konabilmiş. Türkiye 2000’li yıllardan sonra RASAT’ı yerli imkanları geliştirmiş, üretmiş. Daha sonra Göktürk ve geçtiğimiz yıl İMECE’yi yerli ve milli olarak Türkiye geliştirmiş, üretmiştir. Yüksek çözünürlüklü görüntüleme uydusu İMECE’nin alt sistemlerini Türkiye yerli ve milli olarak üreterek geliştirdi. Şu anda İMECE, Türkiye ve silahlı kuvvetlerimize de hizmet veriyor. TÜRKSAT 6A ilk milli haberleşme uydumuz olarak geliştirildi. Üretim aşamamızın son aşamasındayız, önümüzdeki birkaç ay içinde 6 ay uzaya göndereceğiz. Haberleşme uydusunu kendi imkanları ile geliştiren, üreten 10 ülkeden biri olacağız. Bütün bunlar son 20 yılın kazanımları. Bir yandan uydu teknolojilerinde çaba göstermişiz, bir yandan roket teknolojilerinde çaba göstermişiz şimdi insanlı uzay araştırmalarına başlamışız. ‘Roket bizim değil’ deniliyor. İnsanlı uzay araştırmalarını kendi roketleri ile gerçekleştiren dünyada hali hazırda 3 ülke var. Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Rusya. Elbette yarışa dahil olalım ama kendi roket misyonumuzu gerçekleştirene kadar insanlı uzay araştırmalarından da geri kalmayalım. 40’tan fazla ülke astronot göndermiş, 2 binden fazla bilimsel çalışma yapılmış, niçin bizim bilim insanlarımız bu çabanın gerisinde olsunlar, yarışın ardında kalsınlar. Bunu söyleyenler iyi niyetle söylemiyor. Biz roketi yapsak, uzay istasyonu sizin değil, niye gurur duyuyorsunuz’ derler” dedi.

“ÜLKEMİZDEN KÜRESEL MARKALAR, MİLYAR DOLAR DEĞERİ AŞAN TEKNOLOJİ GİRİŞİMLERİ ÇIKACAK”

Hedeflerinin Türkiye’nin sağlık alanındaki potansiyelini açığa çıkarmak olduğunu belirten Bakan Kacır, “Ekosistemimizden henüz küresel markalar çıkarabilmiş değiliz. Geçtiğimiz 22 yılda inşa ettiğimiz güçlü sağlık altyapısının yanında tüm dünyada örnek gösterilen büyük sağlık veri altyapısı inşa ettik. Kişisel verileri korumaya yönelik tedbirleri de alarak, bu veriyi inovasyon odaklı girişimcilere açtığımız takdirde ülkemizden de sağlıkta milyar dolarlık unicornlar, teknoloji girişimleri çıkarmamız mümkün. İnanıyorum ki ülkemizden küresel markalar, milyar dolar değeri aşan teknoloji girişimleri çıkacak” diye konuştu.
Programa, bakanın yanı sıra Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve çok sayıda davetli katıldı.

Ünlü oyuncuya yıllardır ‘Tersine yaşlanıyor’ diyorlardı… Onun da gençlik sırrı estetikmiş!

Ünlü oyuncuya yıllardır ‘Tersine yaşlanıyor’ diyorlardı… Sosyal medyanın diline düştü: Onun da gençlik sırrı estetikmiş
Her oynadığı film ses getirdi, kadrosunda yer aldığı filmler gişede çok kazandı, eski eşi Jennifer Aniston’la baki kalan arkadaşlıkları, Angelina Jolie’den olaylı ayrılığı çok konuşuldu. Annelerinden ayrıldıktan sonra çocuklarıyla da arası bozuldu.

Şimdilerde neredeyse yarı yaşındaki, esmer güzeli Ines De Ramon’la mutlu mesut bir ilişki yaşıyor. Bir yandan da eski bir Formula 1 pilotunu canlandırdığı yeni filminin çekimleri için oradan oraya koşturuyor.

Brad Pitt 2008 yapımı The Curious Case Of Benjamin Button filminde tersten yaşlanan bir adamı canlandırmıştı. 60 yaşındaki usta aktör yıllardır ilerleyen yaşına rağmen gerçekten de yaşlanmayan görüntüsüyle gündeme geliyor.

Ünlü oyuncuya yıllardır ‘Tersine yaşlanıyor’ diyorlardı… Sosyal medyanın diline düştü: Onun da gençlik sırrı estetikmiş

Hollywood’un en gözde yıldızlarından bir olan Brad Pitt’in yakışıklılığı ve yıllara meydan okuyan görünümü çok konuşuluyor

Hollywood’un gelmiş geçmiş en yakışıklı aktörlerinden kabul edilen Brad Pitt son birkaç gündür sosyal medyada paylaşılan bir videonun viral olması ve çok konuşulmasıyla yeniden gündeme geldi.

Bir estetik cerrahın Brad Pitt’in yıllar geçse de yaşlanmayan görünümü hakkında yorum yaptığı TikTok videosunun viral olması yıldız oyuncunun bu gençlik iksirinin aslında doğal olmadığı tartışmasını başlattı.

Ünlü oyuncuya yıllardır ‘Tersine yaşlanıyor’ diyorlardı… Sosyal medyanın diline düştü: Onun da gençlik sırrı estetikmiş

Uzmanlar Brad Pitt’in yüzünü gerdirdiğini iddia ediyor

Brad Pitt’in yüzünü gerdirdiğine dair spekülasyonlar bu videodan sonra bir kez daha konuşulmaya başladı. Yüz estetisyeni ve eski NHS doktoru Dr Jonny Betteridge, bir Instagram videosunda Brad’in gizlice 100.000 sterline ve iki ila üç aylık bir iyileşme sürecine mal olabilen bir ameliyat geçirdiğine dair iddiada bulundu.

60 yaşındaki aktör, geçen yıl Wimbledon tek erkekler final maçında görüntülendikten sonra geriye doğru yaşlanıyor gibi göründüğünü söyleyen hayranları tarafından “Gerçek hayattaki Benjamin Button” olarak anılmaya başlamıştı.

Ünlü oyuncuya yıllardır ‘Tersine yaşlanıyor’ diyorlardı… Sosyal medyanın diline düştü: Onun da gençlik sırrı estetikmiş

Brad Pitt iki eski eşiyler birlikte: 2002’de Jennifer aniston, 2014’te Angelina Jolie’yle çekilmiş fotoğrafları

Brad Pitt hiç bıçak altına yatıp yatmadığı konusunda açıklama yapmadı. Ancak ünlü oyuncunun birkaç yıl arayla çekilen fotoğraflarını karşılaştıran uzmanlar onun yüz gerdirme operasyonu geçirdiğine neredeyse emin.

Estetik cerrahlar yıldız ismin 2020 yılında Akademi Ödülleri’nde çekilen fotoğraflarını geçen temmuz ayında Wimbledon’da kortta maç izlerken çekilen fotoğraflarıyla karşılaştırdı “Bu onun dört yıl önce 2020’deki haliydi ve yaşlanmanın normal belirtilerini gösterdiğini görebilirsiniz” dediler.

Ünlü oyuncuya yıllardır ‘Tersine yaşlanıyor’ diyorlardı… Sosyal medyanın diline düştü: Onun da gençlik sırrı estetikmiş

Brad Pitt’in yüzünü gerdirdiği iddiası özellikle geçen yıl Wimbledon finalindeki bu görüntüsü ele alınarak tartışıldı: Temmuz 2023’teki görüntüsü 2020’dekinden oldukça farklı ve gençleşmiş olan Pitt’in aradaki bu süreçte yüz gerdirme operasyonu geçirdiği söyleniyor.

Pitt’in 2020’de yaşının gereği olarak derin statik çizgiler, göz ve orta yüz bölgesinde hacim kaybı ve alt yüzünde bir miktar cilt gevşekliği olduğu ancak geçen yaz sergilediği görüntünün, özellikle de profilden bakıldığında ne kadar genç bir görünüm elde ettiğinin dikkat çekici olduğu söyleniyor.

Estetik cerrahlar Brad Pitt’in yüzünde bu konuda uzmanlığı olmayanların fark etmediği, yüz germe operasyonundan kaynaklı izler de bulunduğunu söylüyor. Bu işlem sırasında etrafındaki deri yerinden kaldırılan kulak memelerinin şekli ve konumunun değiştiğini iddia ediyorlar…

Ünlü oyuncuya yıllardır ‘Tersine yaşlanıyor’ diyorlardı… Sosyal medyanın diline düştü: Onun da gençlik sırrı estetikmişVideonun çok konuşulması ve gündem olmasının ardından The Sun’a konuşan Dr. Jonny Betteridge “Brad videosu viral oldu çünkü insanlar onun 60 yaşında ne kadar iyi göründüğüne inanamıyor. Geçirdiği operasyon iyi bir estetik müdahalenin çok mükemmel bir örneği” dedi.
Ünlü oyuncuya yıllardır ‘Tersine yaşlanıyor’ diyorlardı… Sosyal medyanın diline düştü: Onun da gençlik sırrı estetikmiş

Brad Pitt bu estetik iddialarıyla ilgili bir açıklama yapmadı… Zaten anlattığına göre bu görünüme sahip olmak için yüzünü sabunla yıkamaktan başka bir şey de yapmıyor.

Bu konuda yorum yapmayan Brad Pitt ise sadece “Yaşlanırsınız, daha huysuz olursunuz ve rahatlık daha önemli hale gelir. Bence bu kadar basit” demişti. Yıllara direnen genç görünümü ve bunu sağlamak için ne yaptığı konusunda ise basitçe “Taşralı bir zihniyetle büyüdüm, bilirsiniz işte, günde bir kez yüzünü sabunla yıka ve sonra yoluna devam et…”. Pitt’in kendi iddiasına göre ise görünüşündeki değişikliğin ve gençleşmesinin sırrı aslında sigarayı bırakma kararı oldu…