Ana Sayfa Blog Sayfa 301

‘Cem Karaca’nın Gözyaşları’ tartışmaları sürüyor… 3.5 milyon TL’ye vizyondan kalkar

CEM Karaca’nın hayatını konu alan “Cem Karaca’nın Gözyaşları” filmiyle ilgili tartışmalar sürüyor.

Film geçen cuma vizyona girdi, ancak merhum sanatçının eşi İlkim Karaca’nın yaptığı başvuru sonucu mahkemeden durdurma kararı çıktı. Yapımcı Aytaç Ağdağ, filmin halen vizyonda olduğunu belirterek süreç hakkında bilgi verdi:

“Müziklerin tüm haklarını ödedik, buna rağmen böyle bir ara karar çıktı. Mahkeme, gösterimin durdurulması için İlkim Karaca’dan 3 milyon 500 bin lira teminat talep etti. Bu teminatı yatırırsa filmin gösterimi durur. Yatırmazsa devam eder. Gösterim durursa o 3 milyon 500 bin lira bize verilecek ama harcadığımız 90-95 milyon liranın yanında bu rakam ne ki?”

Cem Karaca’nın Gözyaşları tartışmaları sürüyor... 3.5 milyon TL’ye vizyondan kalkarFilme danışmanlık yapan Cem Karaca’nın oğlu Emrah Karaca da önceki gün bir basın toplantısı düzenleyerek tepkisini dile getirdi:

16 MİLYON LİRA İSTEDİ

“İlkim Karaca’yla babamın eserleriyle alakalı bir ortaklığım söz konusuydu. 2018 yılında kendi tasarrufuyla haklarını Tüm Yıldızlar Yapım’a sattı. ‘Bana sorulmadı, benden izin alınmadı’ gibi varsayımlarla filme dava açtı. Kendisine yapımcılar aracılığıyla ulaşıldı, ancak 16 milyon lira para talep etti. Bu, karşılanması mümkün olmayan bir rakam. Film 1987’de bitiyor. Ondan izin almamızı gerektirecek bir durum yok. Babamın 2000’li yıllarda evlendiği bir kadından ben neden icazet alayım?”

Cem Karaca’nın Gözyaşları tartışmaları sürüyor... 3.5 milyon TL’ye vizyondan kalkar

Bir annenin gözyaşları! Eşi evi sattı; ikizleriyle sokakta kaldı

Antalya’da boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından oturduğu ev satılan ve ikiz kızları ile tahliye edilen Hanna Y. (43), gözyaşı döküp, yardım istedi. Üzerlerindeki pijamalarla sokağa atılan eşyaların yanında bekleyen ikizlerden H.Y., “Babamı aradım, yalvardım. ‘Yapma’ dedim. Ancak o bana ‘Sokakta kalın bana ne’ dedi” dedi.

Bir annenin gözyaşları Eşi evi sattı; ikizleriyle sokakta kaldı

Akdeniz Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Doç. Dr. Ü.Y. ile 14 yıl önce evlendiği Rus asıllı Türk vatandaşı Hanna Y., iddiaya göre; şiddetli geçimsizlik nedeniyle sık sık tartışmaya başladı. Ü.Y., 2 ay önce çıkan bir tartışma sonrası evden ayrıldı. Bunun üzerine boşanma davası açan Hanna Y., ikiz kızları E. ve H. (11) ile Konyaaltı ilçesi Gürsu Mahallesi’ndeki dairelerine yerleşti.

‘ÖNCELERİ ÇOK GÜZEL BİR AİLEYDİK’

Bugün öğle saatlerinde gelen icra memurları Hanna Y.’ye, eşi Ü.Y. tarafından evin satıldığı ve tahliye edilmesi gerektiğini söyledi. Asansörlü taşımacılık firması ile eşyalar evin bahçesine çıkarılırken, ikiz kızları ve Hanna Y. evden çıkarıldı. Üzerlerindeki pijamalarla eşyaların yanında gözyaşı döken anne ve kızları, gidecekleri yerlerinin olmadığını, soğuk havada ne yapacaklarını bilmediklerini söyledi.

İkizlerden H.Y., “Babamı aradım, yalvardım. ‘Yapma’ dedim. Ancak o bana ‘Sokakta kalın, bana ne’ dedi. Bizi terk etti ve annem de çalışmıyor. Zor durumda kaldık” dedi.

Bir annenin gözyaşları Eşi evi sattı; ikizleriyle sokakta kaldı

E.Y. ise okullarının başlayacağını ve ne yapacaklarını bilemediğini söyledi. Evdeki doğal gaz dahil her şeyi babası Ü.Y.’nin kapattırdığını anlatan E.Y., “Önceleri çok güzel bir aileydik. Bir gün babam, annemi çok kötü dövdü. Annem de polise şikayet etti, babam da hayatı boyunca bize kötülük edeceğini söyledi” diye konuştu.

Bir annenin gözyaşları Eşi evi sattı; ikizleriyle sokakta kaldı

Hazar Ergüçlü’nün eski sevgilisi Onur Ünlü’den ‘Dilber’ yorumu

Geçtiğimiz günlerde ilk bölümüyle ekranlara gelen İnci Taneleri dizisi, payvon sahneleri ile yankı uyandırdı. Hapishaneden yeni çıkan “Azem” adlı bir öğretmenin hikayesinin anlatıldığı dizinin her sahnesi, özellikle de Dilber’in pavyon dansı dikkat çekti. ‘Dilber’ dansı akım haline gelirken Hazar Ergüçlü’nün eski sevgilisi Onur Ünlü’den de yorum geldi. Ünlü, “Beğenerek izledim. Gayet başarılı Hazar, çok iyi bir oyuncudur” dedi.

Hazar Ergüçlü'nün eski sevgilisi Onur Ünlü'den 'Dilber' yorumu
 Geçtiğimiz günlerde ilk bölümüyle ekranlara gelen İnci Taneleri dizisi, payvon sahneleri ile yankı uyandırdı. Hapishaneden yeni çıkan “Azem” adlı bir öğretmenin hikayesinin anlatıldığı dizinin her sahnesi, özellikle de Dilber’in pavyon dansı dikkat çekti. ‘Dilber’ dansı akım haline gelirken Hazar Ergüçlü’nün eski sevgilisi Onur Ünlü’den de yorum geldi. Ünlü, “Beğenerek izledim. Gayet başarılı Hazar, çok iyi bir oyuncudur” dedi.

Yılmaz Erdoğan’ın hem yazıp hem de Azem Yücedağ karakterine hayat vereceği İnci Taneleri dizisinin önüne geçen pavyon dansı gündeme bomba gibi düşmüştü.

‘DİLBER’ YORUMU YAPTI

Yılmaz Erdoğan’ın hem yazıp hem de başrolünde oynadığı ‘İnci Taneleri’nin birinci bölümü, 25 Ocak Perşembe akşamı ekrana geldi.

Diziye Dilber’i oynayan Hazar Ergüçlü’nün dansı damga vurdu. Ergüçlü’nün pavyon dansı ve Sincanlı Erkal’ın ‘Gemileri Yakarım’ şarkısı milyonları buldu.

Yönetmen Onur Ünlü eski sevgilisi Hazar Ergüçlü’nün “Dilber” dansı hakkında, “Beğenerek izledim. Gayet başarılı Hazar, çok iyi bir oyuncudur. Hep çok iyiydi” dedi.

Cemil Tugay, CHP’nin İzmir adayı oldu

Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu. Ayrıca, İzmir’in 30 ilçesinin belediye başkan adayları da duyuruldu.

Geçen hafta 200’den fazla adayını açıklayan Cumhuriyet Halk Partisi’nin bugün İzmir adayı belli oldu.

Partinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) saat 16.30’da İzmir gündemiyle toplandı. Toplantı 3 saat sürdü.

İZMİR ADAYI CEMİL TUGAY

MYK’nın ardından Parti Meclisi (PM) toplantısına geçildi. Toplantıda, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayının Cemil Tugay olmasına karar verildi.

Cemil Tugay, CHP’nin İzmir adayı oldu

“HİÇ DURMADAN ÇALIŞACAĞIMIZIN SÖZÜNÜ VERMEK İSTİYORUM”

Cemil Tugay, adaylığının açıklanmasının ardından sosyal medya X hesabından bir mesaj paylaştı. Tugay, açıklamasında şunları belirtti:

* “Değerli İzmirliler, gözbebeğimiz İzmir’in daha parlak bir geleceğe sahip olması için yola çıkıyoruz. Bugün buradan tüm İzmirlilere, İzmir’de yaşayan herkes için, hiç durmadan çalışacağımızın sözünü vermek istiyorum. Sorunlara kalıcı çözümler üretecek, İzmir’i geleceğe taşıyacak ve çok çalışacağız. Gururluyuz, heyecanlıyız ve hazırız. Şimdi hep birlikte, İzmir için daha ileriye!

* Bu süreçte desteklerini ve güvenlerini esirgemeyen Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e, değerli Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu üyelerimize, saygıdeğer milletvekillerimize, parti üyelerimize ve tüm İzmirli hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.”

CHP’nin İzmir ilçe belediyeleri için ise adayları şöyle:

1. Aliağa – Çağatay Güç

2. Balçova – Onur Yiğit

3. Bayındır – Davut Sakarsu

4. Bayraklı – İrfan Önal

5. Bergama – Tanju Çelik

6. Beydağ – Şakir Başaran

7. Bornova – Ömer Eşki

8. Buca – Görkem Duman

9. Çeşme – Lal Denizli

10. Çiğli – Uygar Yıldırım

11. Dikili – Adil Kırgöz

12. Foça – Saniye Bora Fıçı

13. Gaziemir – Ünal Işık

14. Güzelbahçe – Mustafa Günay

15. Karabağlar – Emine Helil İnay Kınay

16. Karaburun – Nurşen Balcı

17. Karşıyaka – Behice Yıldız İşçimenler Ünsal

18. Kemalpaşa – Mehmet Türkmen

19. Kınık – Sema Bodur

20. Kiraz – Nasuh Coşkun

21. Konak – Nilüfer Çınarlı Mutlu

22. Menderes – İlkay Çiçek

23. Menemen – Deniz Karakurt

24. Narlıdere – Erman Uzun

25. Ödemiş – Mustafa Turan

26. Seferihisar – İsmail Yetişkin

27. Selçuk – Filiz Ceritoğlu Şengel

28. Tire – Hayati Okuroğlu

29. Torbalı – Övünç Demir

30. Urla – Selçuk Balkan

CEMİL TUGAY KİMDİR?

Cemil Tugay, öğretmen bir baba ve ev hanımı bir annenin çocuğu olarak 1967 yılında babasının mecburi hizmeti sırasında Van’da dünyaya geldi.

İzmir İnönü Lisesi’nin ortaokul bölümünden 1980 yılında, lise bölümünden ise 1983 yılında mezun oldu.

1989 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Çorum ve Tire’de 4 yıl pratisyen hekimlik yaptı.

1993-2000 yılları arasında Plastik Cerrahi ihtisası yaptı, 2000 yılında ise İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzman doktorluğunu aldı.

1997’de ABD, Cleveland Clinic’te 1 yıl araştırmacı doktor olarak çalıştı.

Uzman olduktan sonra 2001-2005 yılları arasında Karşıyaka Devlet Hastanesi’nde, 2005-2009 yılları arasında da İzmir Çiğli Kent Hastanesi’nde Plastik Cerrahi uzmanı olarak görev yaptı.

2009 yılında Karşıyaka’da serbest hekimlik yapmaya başladı ve bir süredir Alsancak’ta faaliyet gösteren muayenehanesini, belediye başkanı seçilmesinin ardından kapattı.

Evli, 2’si kız biri erkek, üniversite, lise ve ilkokulda öğrenim görmekte olan 3 çocuğu bulunan Tugay, İngilizce ve Fransızca konuşuyor.

Elon Musk insan beynine çip yerleştirdiğini açıkladı

Tesla ve SpaceX’in kurucusu, aynı zamanda sosyal medya platformu X’in sahibi olan Elon Musk, insan beynini bilgisayara entegre etme projelerinde önemli bir adım attıklarını duyurdu.

Musk, bu hedef doğrultusunda kurduğu Neuralink şirketinin kablosuz çipinin ilk defa bir insanın beynine başarıyla yerleştirildiğini açıkladı.

X platformu üzerinden paylaştığı mesajda Musk, “Dün, Neuralink implantı ilk kez bir insana takıldı. İlk sonuçlar, umut verici bir şekilde sinir uyarımının başarıyla tespit edildiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Neuralink’in ilk cihazının adını ‘Telepathy’ olarak duyuran Musk, çip takılan hastanın iyileşme sürecinde olduğunu da belirtti.

Şirket, insan beyni ile bilgisayar arasında bağlantı kurarak karmaşık nörolojik sorunlara çözümler üretmeyi amaçlıyor.

Ahmet San ile Fatoş Güney film projesinde uzlaştı

Yapımcı Ahmet San, Yılmaz Güney’in hayatını beyazperdeye aktarmak için kolları sıvamış, Fatoş Güney yaptıkları sözleşmeyi feshedince süreç çıkmaza girmişti. Taraflar arasındaki anlaşmazlık sona erdi, Ahmet San çekimlere yakında başlayacaklarını açıkladı.

Fatoş Güney, “Camları Kırın Kuşlar Kurtulsun” adlı kitabından uyarlanacak film için Midwood şirketinin sahibi Ahmet San’la anlaşmıştı. Ancak sonrasında sözleşmeyi tek taraflı feshetmiş, filmin çekilmesinin önlenmesi için de dava açmıştı. Taraflar arasındaki anlaşmazlık sona erdi. Fatoş Güney’le bir araya gelerek poz veren San, projeyle ilgili uzlaşma sağladıklarını, çekimlere yakında başlayacaklarını açıkladı.

HUKUKÇULAR PÜRÜZ BULDU

San, şöyle konuştu: “Fatoş’la aramızda maddi veya ticari bir anlaşmazlık hiçbir zaman olmadı. Ama hukukçular, sözleşmede pürüzler olduğunu ileri sürdü. Pürüzler de anlaşmanın içeriğiyle değil, ifade tarzıyla, yazılış biçimiyle ilgili. O pürüzler giderildi. Çekimlere ilkbahar-yaz gibi başlayacağız. Filmin yıl sonu vizyona girmesini planlıyoruz. Cannes, Los Angeles, Almanya, İsveç, İstanbul ve Dubai’de gala yapacağız. Cannes ve Los Angeles galalarının yerleri bile belli.”

KİM OYNAYACAK?

Yüksel Aksu’nun yöneteceği filmde Yılmaz Güney’i kimin canlandıracağı merak konusu oldu. Ahmet San, başrol için adı geçen Caner Cindoruk ve Cihangir Ceyhan’la ilgili haberleri yalanladı: “Yılmaz Güney’i canlandıracak oyuncuya henüz karar vermedik ama bu iki isim olmayacak.”

Ailenin gönlünü alarak ilerliyoruz

Ahmet San, proje için Yılmaz Güney’in tüm yakınlarıyla görüştüklerini söyledi: “Fatoş Güney’in haricinde Yılmaz Güney’in oğlu Yılmaz Güney ve kızı Elif Güney’le de mutabakat sağladık. Mirasçı olmayan aile fertlerinin bile gönüllerini alarak ilerliyoruz. Yaşar Pütün mesela. Mirasçısı değildir ama Yılmaz Güney’in kardeşidir. Bizim yapacağımız film gerçekten bir başyapıt olacak. Bir başyapıt da sevgi, saygı ve huzur çerçevesinde olur.”

Erciyes hafta sonu 123 bin kişiyi ağırladı

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Türkiye’nin önemli kış turizm merkezlerinden Erciyes’in hafta sonu yerli ve yabancı 123 bin ziyaretçiyi ağırladığını bildirdi.

Erciyes hafta sonu 123 bin kişiyi ağırladı

Erciyes’in, hafta sonu 123 bin ziyaretçi ağırladığını aktaran Büyükkılıç, “Önceki yıl rekorumuz 120 bindi. Bu hafta sonu 123 bin yerli ve yabancı turist Erciyes Kayak Merkezi’ni ziyaret etti. Çekya ve Polonya’dan charter seferleriyle ayrıca farklı ülkelerden tarifeli uçaklarla Erciyes’e kayak yapmaya geldiler. Dünya markası Erciyes’imiz, kendi rekorunu kırmış oldu” ifadelerini kullandı.

Büyükkılıç, İzmir, İstanbul, Antalya, Adana, Mersin, Gaziantep, Aksaray, Konya ve Ankara gibi Türkiye’nin dört bir tarafından hem hava yolu hem de kara yoluyla gelen yerli turistlerin de tercih ettiği Erciyes’in, 41 kayak pisti, 19 mekanik tesis ve 15 otelle hizmet verdiğini kaydetti.

Mehmet Ali Erbil kızı Yasmin Erbil ile yüzleşti: Çok kırıldım

‘Ondan babalık görmedim’ sözleriyle gündeme gelen Yasmin Erbil babası Mehmet Ali Erbil ile yüzleşti. Baba-kızın konuşması duygusal anlara sahne oldu.

Yasmin Erbil’in ‘babalık görmedim’ sözleri olay oldu. Kızının sitem dolu açıklamaları sonrası Asiye Acar’a konuşan Mehmet Ali Erbil ‘her zaman yanlarında oldum’ dedi. Baba-kız, telefonda konuşup küslüğü bitirdi.

İşte Mehmet Ali Erbil’in açıklamalarından satır başları…

Prensesim öyle bir röportaj vermiş orada iki dakikalık konuşmayla benim babalığım sorgulanamaz.

Yıllardır onların ve eski eşlerimin geleceklerini garanti altına almak için çalıştım. Yılın 365 günün 350 gününü çalışarak geçirdim.

Benim vicdanım çok rahat önemli olan da bu. Kızım böyle bir şey söylemiş olabilir haddini aşmış bir cümle. Bir dediklerini iki etmedim, maddi anlama gelirsek… Her türlü, en yüksek standartlarda yaşatmaya çalıştım.

Şuna katılabiliyorum tabii ki onun yaşından küçük insanlarla beraber olmam bir genç kız olarak onun kalbini acıtabilir, canını yakabilir ama buna saygı duymalı. Ben onun hiçbir ilişkisine bu zaman kadar müdahale etmedim.

BABASI DAHA KAÇ YAZ GÖRECEK?

‘Bana babalık etmedi’ sözleri çok iddialı. Onun nasıl canı yandıysa benim de çok canım yandı, kırıldım.

Ben çok büyük bir hastalık atlattım 3 – 4 sene önce, buna biraz saygı duyulmasını beklerdim. Hassasiyet gösterilmesini isterdim. Direkten döndüm, babası bundan sonra kaç  yaz görecek bu yüzden de kırıldım.

Ben ne kadar sevgi görmediysem iki misli onlara göstermeye çalıştım.

Yeniden baba olabilirim, neden olmasın çocuk isterim. Evlenirsem sevdiğim bir kadından çocuğum olmasını isterim.

Belki çocuk bana bambaşka bir enerji verecek… Çok zor günler aylar geçirdim…

Ali Sadi ‘onu kolundan alır atarım’ diyor. Evlenmemi bile istemiyor Ali Sadi ama tabii sonunda saygı duyarlar.

BENİ DAHA ÇOK ARAMANI İSTİYORUM

Babasının sözlerine cevap veren Yasmin Erbil ise şunları söyledi:

“Kırıldığım şeyler olabilir ama babamsın. ‘Babalık görmedim’ derken maddi olarak algılanmasın, zaman geçiremedik anlamında söyledim.

‘Yeni çocuk yapacağım’ demişsin ben artık ne yaparım bilemiyorum. Ben zaten babamı paylaşmak istemiyorum, hoşuma gitmiyor.

Senden de beni daha çok aramanı bekliyorum.

Çocukluğuma dönsek ben bir kere annemle babamı beraber olsun isterdim.

Babamı kırdıysam özür dilerim. Ben bildiği şeyler diye konuştum bunları…”

Kasımpaşa’ya kaybeden Trabzonspor’da “istifa” depremi

Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında Kasımpaşa’yı konuk eden Trabzonspor, öne geçtiği maçta 3-2 mağlup olurken tribünlerden protesto sesleri yükseldi. Maçın ardından karşılaşmayı değerlendiren Teknik Direktör Abdullah Avcı, kötü gidişattan dolayı üzgün olduklarını ifade ederken ayağa kalkmak için taraftarın desteğine ihtiyaç duyduklarını söyledi. Bordo mavili taraftarlara destek çağrısında bulunan Avcı, “Tabii ki özür diliyoruz ama destek olmadan ayağa kalkmak çok zordur. Onun için lütfen destek olalım. Bu desteğe devam etsinler” ifadelerini kullandı.

Süper Lig’de 4 maçtır galibiyete hasret kalan Trabzonspor, öne geçtiği maçta Kasımpaşa’nın gollerine engel olamazken tribünler hem yönetimi hem oyuncuları protesto etti.

Trendyol Süper Lig’in ikinci yarısına deplasmanda 1-1’lik Antalyaspor beraberliği başlayan ardından bordo mavililer, Galatasaray’a sahasında 5-1, Çaykur Rizespor’a da deplasmanda 1-0 mağlup olurken kötü gidişata Kasımpaşa karşısında son vermek için sahaya çıktı.

Kasımpaşaya kaybeden Trabzonsporda istifa depremi Tribünler hem yönetimi hem oyuncuları protesto etti

TRABZONSPOR’DA 9 EKSİK

Şenol Güneş Spor Kompleksi’nde oynanan maç Trabzonspor, Afrika Kupası’nda bulunan Trezeguet, Pepe, Onuachu, sakatlıkları süren Orsic, Denswil, Hüseyin, Benkovic ve kadro dışı olan Abdülkadir ile Umut Bozok’tan yoksun çıktı.

KASIMPAŞA’DA 5 EKSİK

Kasımpaşa ise cezalı Gomis, sakatlıkları bulunan Bastien, Erdem ve Duhan, Afrika Kupası’nda bulunan Omeruo’dan yoksun sahaya çıktı.

Müsabakanın ilk dakikalarında etkili olan Trabzonspor, 19. dakikada Enis Destan’ın attığı golle skoru 1-0’a getirirken ikinci yarıda gelen gollere engel olamadı.

Kasımpaşaya kaybeden Trabzonsporda istifa depremi Tribünler hem yönetimi hem oyuncuları protesto etti

İKİNCİ YARIDA GOLLER ART ARDA GELDİ

Kasımpaşa, 47’de Aytaç Kara, ve 58’de Hajradinovic’in penaltıdan attığı gollerle 2-1 öne geçerken tribünlerden protesto sesleri yükseldi.

PROTESTO ŞOKU

Bordo mavili taraftarlar, oyuncuları ıslıklarken zaman zaman “yönetim istifa” şeklinde tempo tuttu.

Trabzonsporlu taraftarlar, oyuncular aleyhine küfürlü tezahürat yaparken futbolcuların ayağına her top geldiğinde ıslıkla protesto etti.

Kasımpaşaya kaybeden Trabzonsporda istifa depremi Tribünler hem yönetimi hem oyuncuları protesto etti

37 PUAN TOPLADI

Ligde üst üste iki maçını kaybeden Trabzonspor, 11 galibiyet, 4 beraberlik ve 8 yenilgiyle 37 puanda bulunuyor.

İLK MAÇI TRABZONSPOR KAZANMIŞTI

İki takım arasında ligin ilk yarısında İstanbul’da oynanan karşılaşmayı Trabzonspor 5-1 kazanmıştı.

“BEN YİNE SONUNA KADAR DESTEK İSTİYORUM”

Maçın ardından hakem kararlarını eleştiren Abdullah Avcı, taraftarlardan da destek istedi.

Tekrar ayağa kalkmak için ellerinden geleni yapacaklarını kaydeden Avcı, “Fernandez’in zaten süresi vardı. Devre arasında da rica etti. 15 dakika biz daha fazla tuttuk. Onunki mecburiyetten oldu. Her hafta aynı şeyleri konuşmak istemiyorum. Bugün için bir bahane mi, hayır. İlk yarıda oyun 2-0, 3-0 olabilirdi. Mevcutta fazlasını yapamıyorum. 2-0 net girebilirdik. İkinci yarı başlıyor, bence top çıkmış, yan hakem nasıl görmüyor! Bunu sorgularız. Arkasından penaltı oluyor. Ama oyunda vazgeçmeden devam etmek gerekiyor. Bu kadar çabuk dalgalanmalar göstermememiz lazım. Şık olmadı, iyi olmadı. Sancılı bir dönem geçiyor. Son 3 haftaki kırılmalar yorucu. Ondan önce puan ortalaması iyiydi. 3 hafta üst üste olması üzücü. Ben yine sonuna kadar destek istiyorum. Bunu her takım yaşıyor. Bazı maçları açıklayamazsınız, ben ikinci yarıyı açıklamıyorum. Üzgünüz, tekrar ayağa kalkıp en iyisini yapmaya çalışacağız” dedi.

“DESTEK OLMADAN AYAĞA KALKMAK ÇOK ZORDUR”

Abdullah Avcı: “Transferde bir hareketlilik yok. Trezeguet dönecek gibi gözüküyor. Buradan nasıl çıktık bilmiyorum, sakat var mı, bilmiyorum. Stoperim kalmadı, Mendy’yi çekmek zorundaydım. Başka alternatif yoktu. Transfer zor görünüyor ama gidenler olacak gibi duruyor. Çalışacağız, vazgeçmeden devam edeceğiz. Ligin bu dalgalanmaları var. Tabii ki özür diliyoruz ama destek olmadan ayağa kalkmak çok zordur. Onun için lütfen destek olalım. Bu desteğe devam etsinler”

Mustafa Denizli’nin kızı Çeşme’den aday

0

CHP’de yapılan MYK ve PM toplantısının ardından İzmir başkan adayları açıklandı. Mustafa Denizli’nin kızı Lal Denizli, Çeşme’den aday gösterildi.

Mustafa Denizli’nin kızı Çeşme’den aday
Cumhuriyet Halk Partisi’nde Merkez Yürütme Kurulu ve Parti Meclisi, aday belirleme gündemi ile bir kez daha toplandı.

Toplantının ana gündem maddesini İzmir adayları oluşturdu. Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay gösterildi.

Büyükşehir belediye başkan adayıyla birlikte 30 ilçenin adayları da açıklandı.

LAL DENİZLİ ÇEŞME’DEN ADAY OLDU

Adaylar arasında dikkat çeken isimlerden biri de Lal Denizli oldu. MYK ve PM’nin onayıyla Mustafa Denizli’nin kızı Lal Denizli Çeşme’den aday gösterildi.

SOSYAL MEDYADAN AÇIKLAMA YAPTI

CHP’nin Çeşme adayı Lal Denizli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı;

*14 yıllık yolculuğumda tek bir gün bile “ben” demedim; daima biz olmak için mücadele verdim. Hiç bir zaman görev seçen olmadım. Halkımız için, partimizin verdiği her görevi layıkıyla yerine getirmeye özen gösterdim. Tıpkı bugün olduğu gibi…

*Başta kıymetli Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel olmak üzere, desteğini esirgemeyen değerli başkanlarım Merkez Yürütme Kurulu üyelerimize, partimizin üst kurulu Parti Meclisi üyelerimize ve süreç boyunca daima yolculuğuma destek olan partili tüm yol arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum.

*Çeşme; ailem, memleketim, yuvam, huzurum ve mücadelem…

*Biz, bundan bir asır önce Çeşme topraklarına göçmüş bir aileyiz. Ailem, 100 yıldır tüm varlığını, emeklerini ve köklerini bu topraklarda koruyor.

*Sakızından kavununa, sokaklarından caddelerine, köyünden kumsalına, denizinden rüzgarına zeytin ağaçlarına kadar her şeyiyle eşsiz olan güzel Çeşme’nin, sadece Türkiye’nin değil; dünyanın örnek belediyelerinden biri olması için çok çalışacağız. Katılımcı, insana saygılı, çocuklarla dost, hayvanlara şefkatli bir yönetim anlayışımız olacak. Yapılacak çok şey, yürünecek çok yol var.

*Çeşme’li yol arkadaşları olarak, Çeşme için emekleri çok büyük olan mevcut belediye başkanımız Sayın Ekrem Oran’a ve geçmiş dönem belediye başkanlarımıza da hizmetlerden ötürü teşekkür ediyorum. Birlikte başardık, birlikte başaracağız.

Sergen Yalçın’dan çağrı: Federasyonun el atması lazım | Fenerbahçe açıklaması

Antalyaspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın, Süper Lig’in 23. haftasında Kayserispor ile 1-1 berabere kaldıkları maçın ardından değerlendirmeler yaptı.

Antalyaspor, Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında deplasmanda karşılaştığı Kayserispor ile 1-1 berabere kaldı.

Maçın ardından yayıncı kuruluşa konuşan Yalçın, zemine dikkat çekerken “Her şeyi zemine bağlamak doğru değil ama bu seviyede bazı stadyumların zeminleri çok bozuk. Buna federasyonun el atması lazım. Herkes puan almaya çalışıyor. Biz kendi açımızdan ocak ayını iyi bir periyotta bitirdik. İlk yarıda oyunu bitirebilirdik. İkinci bölümde maalesef çok fazla bir şey yapmadık. İkinci yarı kör dövüşü gibi bir maç oldu. Skor adaletli gibi duruyor. Kaybetmiyoruz bu bizim için sevindirici. Hemen bu periyodu unutup önümüzdeki maçlara hazırlanacağız” dedi.

Sergen Yalçından çağrı: Federasyonun el atması lazım | Fenerbahçe açıklaması

Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Antalyaspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın, “Zor bir oyun. Özellikle zeminin çok futbol oynamaya müsait olmadığı, yani oynayan takımın çok fazla oynayabileceği bir zemin olmadığı bir zemindi bence. Oyunun ilk yarısı bizim için iyi geçti. Öne geçtik, ilk yarıda oyunu bitirecek pozisyonları da yakaladık. Eğer ikiyi bulsaydık ilk yarıda oyunu bitirebilirdik diye düşünüyorum. İkinci yarı beklediğimiz gibi olmadı. İkinci yarıda maalesef oyunda çok fazla bir etkinliğimiz olmadı. Oyunu kurtarma telaşına düştük. Aslında böyle bir oyun mantalitemiz yok ama tabi bazen futbolda oyuncular doğal olarak skoru koruma telaşına düşebiliyor. Bunlar çok normal. Sonucunda bana göre 1-1’lik skor, adaletli bir skor gibi görünüyor bugün oynanan oyun için ama tekrar söylüyorum” ifadelerini kullandı.

Ocak ayının zor geçtiğini kaydeden Yalçın, “7 tane müsabaka oynandı. Sürekli aynı kadro ile oynuyoruz. Çok kadro derinliğimiz yok açıkçası. Oyuncularımız çok mücadele ediyorlar. Puan cetveline bakarsanız içeride dışarıda herkesin puan alması gerekiyor. Çok dar bir puan cetveli var herkes için. Bu tarafı da çok önemli. Biz deplasmanda kaybetmiyoruz. Alınmış bir puan her zaman puan puandır deyiminden yola çıkarsak kazanamıyorsan kaybetmeyeceksin mantığı iyi bir mantık şu anda bizim için. Artık bu bölümü unutup, iyi dinlenip önümüzdeki hafta zorlu maçlarımız var. Kupa maçımız, lig maçımız var. Büyük takımlarla oynayacağız. Kolay bir periyot olmayacak bizim için. Önümüzdeki 3 maçlık seri kısa sürede ona hazırlanıp oradan iyi bir şekilde çıkmayı hedefliyoruz” dedi.

İstanbullular dikkat! Kar yağışı fena bastıracak. Arnavutköy, Silivri, Çatalca, Büyükçekmece, Çekmeköy. Şile ve Beykoz

0

(AKOM) son hava durumu raporunu açıkladı. Arnavutköy, Silivri, Çatalca, Büyükçekmece, Çekmeköy. Şile ve Beykoz ilçelerinde yer yer kuvvetli kar yağışı bekleniyor. Diğer ilçelerde ise karla karışık yağmur bekleniyor.

İstanbullular dikkat! Kar yağışı fena bastıracak. Yağışlar 3 gün sürecek. Şubatta güneş yüzünü gösterecek. Arnavutköy, Silivri, Çatalca, Büyükçekmece, Çekmeköy. Şile ve Beykoz
 İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kentte salı öğle saatlerine kadar çoğunlukla karla karışık yağmur şeklinde etkili olması beklenen yağışların, kısa süreli kuvvetlenerek ani kar yağışı şeklinde de görülebileceği uyarısında bulundu.

Öğle saatlerinden sonra Avrupa yakası batı bölgeleri (Arnavutköy, Silivri, Çatalca ve Büyükçekmece) ile Anadolu yakası yüksek bölgelerinde (Çekmeköy, Şile ve Beykoz) kar yağış geçişleri yaşanması beklenirken diğer yerlerde karla karışık yağmur, kısa sürell kar yağışı geçişlerinin yaşanmaya devam edeceği tahmin ediliyor.

Şehrin kuzey ve yüksek bölgelerinde kar, şehir merkezinde ise çoğunlukla karla karışık yağmur şeklinde görülen yağışlar, kısa süreli kuvvetlenerek gök gürültüsü ve şimşek hadiseleri lle birlikte anlık kar sağanaklanı şeklinde de etkili olabiliyor.

İşte AKOM’un hava durumu raporu:

İstanbullular dikkat! Kar yağışı fena bastıracak. Yağışlar 3 gün sürecek. Şubatta güneş yüzünü gösterecek. Arnavutköy, Silivri, Çatalca, Büyükçekmece, Çekmeköy. Şile ve Beykoz

AKOM’dan yapılan açıklamada, kentte dün akşam saatlerinden itibaren karla karışık yağmur ve kısa süreli kuvvetli kar yağışı geçişlerinin etkili olduğu belirtildi.

Açıklamada, gece boyunca aralıklarla devam eden yağışlar nedeniyle Silivri ve Çatalca’nın yüksek kesimlerinde kar kalınlığının 2 ila 5 santimetre olarak ölçüldüğü, yağışların bugün de devam etmesinin beklendiği aktarıldı.

Bugün öğle saatlerinden sonra Avrupa Yakası’nın batısında kalan Arnavutköy, Silivri, Çatalca ve Büyükçekmece ilçeleri ile Anadolu Yakası’nın yüksek kesimlerindeki Çekmeköy, Şile ve Beykoz ilçelerinde kar yağışı geçişlerinin yaşanmasının tahmin edildiği anlatılan açıklamada, diğer yerlerde ise karla karışık yağmur ve kısa süreli kar yağışı geçişlerinin yaşanacağı kaydedildi.

Açıklamada, yarın öğle saatlerine kadar görülecek yağışların çoğunlukla karla karışık yağmur şeklinde etkili olacağı, ancak kısa süreli kuvvetlenerek gök gürültüsü ve şimşek hadiseleri ile ani kar sağanakları şeklinde de görülebileceği uyarısında bulunuldu.

İBB’nin yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbir aldığı bildirildi.

Galatasaray’da Okan Buruk’un rekoruna direkler engel olamadı

Galatasaray’da Okan Buruk, Gaziantep FK galibiyetiyle birlikte adını tarihe yazarken İstanbul’daki maçta bir ilk yaşandı.

Süper Lig’in 23. hafta maçında Galatasaray, Gaziantep FK’yı 2-1 mağlup ederken ortaya çıkan rakamlar dikkat çekti.

ZAHA 10. GOLÜNÜ ATTI

Sarı-kırmızılıların beraberlik golünü Fildişi Sahilli futbolcus Wilfried Zaha kaydetti. Müsabakanın 72. dakikasında kale önünde Halil Dervişoğlu’nun pasında topu alan Zaha sert vuruşla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi ve skor 1-1 yaptı.

31 yaşındaki futbolcu böylece bu sezonki gol sayısını 10’a çıkardı. Zaha bu gollerin 9’unu Süper Lig’de, 1’ini de UEFA Şampiyonlar Ligi gruplarında attı.

Müsabakaya yedek başlayan Wilfried Zaha, 46. dakikada Kerem Demirbay’ın yerine oyuna girdi.

Galatasarayda Okan Burukun rekoruna direkler engel olamadı 15. kez başardı, bu sezon...

BARIŞ ALPER YILMAZ SİFTAH YAPTI

Müsabakanın 89. dakikasında ceza sahası içinde Mauro Icardi’nin vuruşunda savunmadan seken topu alan Barış Alper, sol çaprazdan uzak köşeye yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı ağlara gönderdi ve 2-1 yaptı.

23 yaşındaki futbolcu böylece bu sezon ligdeki ilk golünü kaydetti. Barış Alper daha önce Türkiye Kupası’ndaki Ümraniye maçında da gol atmıştı.

Mücadeleye 11’de başlayan Barış Alper Yılmaz 90 dakika sahada kaldı.

Galatasarayda Okan Burukun rekoruna direkler engel olamadı 15. kez başardı, bu sezon...

SÜPER LİG’DE 11 MAÇTIR YENİLMİYOR

Son olarak Hatayspor’a kaybeden Aslan daha sonra oynadığı 11 müsabakada yenilgi yüzü görmedi. Cimbom bu süreçte Alanyaspor, Pendikspor, Adana Demirspor, Fatih Karagümrük, Konyaspor, Kayserispor, Trabzonspor, İstanbulspor ve Gaziantep FK müsabakalarını kazanırken, Fenerbahçe ve Sivasspor ile de berabere kaldı.

Galatasaray, 24. haftada deplasmanda Samsunspor ile oynayacak.

GALATASARAY’IN DİREK KABUSU

Okan Buruk’un öğrencileri, Gaziantep FK karşısında 5 kez direğe tkaıldı.

Galatasaray, Opta’nın detaylı veriye sahip olduğu 2014/15’ten bu yana bir Süper Lig maçında 5 şutu direkten dönen ilk takım oldu.

SÜPER LİG’DE AÇIK ARA ZİRVEDE

Ayrıca sarı-kırmızılıların bu sezon 22. kez şutu direkten döndü. Kasımpaşa 12 ile 2. sırada yer alırken onları 9’ar kez ile Hatayspor, Çaykur Rizespor, Beşiktaş ve Trabzonspor takip ediyor.

OKAN BURUK REKOR KIRDI

Direk engeline karşın galibiyete ulaşan Galatasaray’da Okan Buruk tarihi bir başarı yakaladı.

Galatasaray, Gaziantep FK karşısında sahadan 2-1’lik galibiyetle ayrılırken, Okan Buruk Süper Lig’de iç sahada üst üste 15 galibiyet alan ilk Türk teknik direktör oldu.

Galatasaray’dan Okan Buruk için yapılan paylaşımda, “Takımıyla tarih yazmaya devam ediyor! Süper Lig’de, iç sahada üst üste 15 galibiyet alan ilk Türk teknik direktör!” denildi.

Söke Belediyesi ve Kuşadası Golf Kulübünden sürpriz işbirliği

Söke Belediyesi ve Kuşadası Golf Kulübü çocukların golf sporunu öğrenmesi için işbirliği yaptı. Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan ve Kuşadası Golf Kulübü başkanı Dr. İbrahim Kocaoğlu sökeden gelen çocuklarla beraber kameralar karşısına geçerek konuyla ilgili açıklama yaptılar.

Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan: Golfü çocuklarla buluşturduk.

Kuşadası Golf Kulübü Başkanı İbrahim Kocaoğlu: Herkesi burada görmek isteriz.

Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan; çocuklarla golf oynadıktan sonra yine Kuşadası Golf kulübü sahasında foot golf oynayarak bu alandaki performansıyla da göz doldurdu.

Kuşadası Golf Kulübü Başkanı Dr. İbrahim Kocaoğlu herkesi Kuşadasındaki Golf sahasına beklediğini söyledi.

Kaynak: Number1 Haber Merkezi
Haber: Zehra Sadıç
Sosyal Medya: Kadir Akbulut

İpekkuyruk yıllar sonra Rize’de görüntülendi

0

Kuş gözlemcileri en son 2010’da Artvin’de ölü olarak bulunan ipekkuyruk kuşunu Rize’de görüntüledi.

Rize’de Boğaz Mahallesi sakinlerinden Adem Bakır’ın farklı bir kuş türü gördüğünü gözlemcilere bildirmesinin ardından araştırma başladı.

Kuş gözlemcileri, son olarak 2010’da Artvin’de ölü olarak bulunan ipekkuyruk kuşunu iki günlük çalışma sonucunda Trabzon hurması ağacında görüntüledi.

Kuşu görmek ve fotoğraflamak için çok sayıda gözlemci de mahalleye geldi.

“MUTLU OLDUK”

Kuş gözlemcisi Birol Hatinoğlu, ipekkuyruk kuşunun Norveç, Finlandiya ve Rusya’nın kuzeyinde yaşayan bir kuş türü olduğunu söyledi.

Bir bölge sakininin ağaçta gördüğü farklı kuş türüyle ilgili bilgi verdiğini ifade eden Hatinoğlu, “Gelip ipekkuyruk türü olduğunu görünce mutlu olduk” dedi.

Hatinoğlu, kuşun fotoğraflarını Türkiye’nin Anonim Kuşları’na (TRAKUS) ait “Trakus.org” adlı internet sitesine yükleyip, yetkililere Doğu Karadeniz’in 371’inci türü olarak onaylattıklarını da sözlerine ekledi.

“2010’DAN BERİ TAKİPTEYİM”

Gözlem için Trabzon’dan gelen Hakan Kahraman ise 2007’den itibaren kuş fotoğrafı çekip gözlem yaptığını söyledi.

İpekkuyruk fotoğrafı çekmek için 2010’dan beri takipte olduklarını belirten Kahraman, “Bugüne nasip oldu. Trabzon’dan hemen buraya gözlem için geldik. Bölgemiz için çok nadir, özel türlerden birisi” dedi.

“EVİMİZİ, İŞİMİZİ BIRAKIP GELDİK”

Kahraman, türün fotoğraflanarak kayıt altına alınmasının mutluluğunu yaşadıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Çok heyecan verici bir şey. Bazen çekim için gittiğimizde kuşu gözlemleyemiyoruz ama o bile keyif veriyor bize. Buraya, Trabzon’dan bugün nasıl geldiğimizi hatırlamıyoruz. Hepimiz evimizi, işimizi bırakıp geldik. O heyecanla bir anda onu görelim diye. Burada da ipekkuyruk görünce çok mutlu olduk. Doğu Karadeniz’de 371’inci tür oldu.”

Üniversite öğrencileri sordu Alper Gezeravcı Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan cevapladı

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda kalacağı sürede yaptığı deneylere ilişkin bilgi vererek, “Mikro yerçekimi ortamı, bilimsel araştırmalar için Dünyada sahip olmadığımız çok farklı fırsatlar yaratıyor.” dedi.

Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki bilimsel deney çalışmalarına devam ediyor. Uzaydaki deneyimlerini ve merak edilenlerini paylaştı. Gezeravcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın ardından ilk canlı yayın bağlantısını Samsun Üniversitesi öğrenci ve akademisyenleri ile gerçekleştirdi. Öğrenciler sordu, ay yıldızlı bayrağımızı uzayda taşıyan Gezeravcı yanıtladı.

Öğrenciler akademisyenler ile Alper Gezeravcı arasında geçen diyaloglar ise şöyle:

‘Uzayda olmak nasıl bir duygu?’

Gezeravcı: Ay yıldızlı bayrağımızı uzayda taşımak şerefine nail olmak, tarif ötesi bir duygu. Sizlerin de desteğini burada hissetmek, benim his ve düşüncelerime paydaş olduğunuzu bilmek, mutlulukların aile ile paylaşıldığında çoğalması gibi deneyimlerimi daha da değerli hale getiriyor. Beni buraya taşıyan şanlı bayrağımızın, istasyonda asılı olduğu yerden her geçişimde, iradesi ve kararlılığı ile bu büyük adımı atan devletimizin, milletimize yaşattığı mutluluk, gurur ve heyecanı hissediyor ve ürperiyorum. Hatta yerçekimsiz ortamda olmasam, ayaklarımın yerden kesildiğini söylerdim. Ancak, bu deyimin mevcut ortamda fiziki bir karşılığı yok.

ULUSLARARASI UZAY İSTASYONU HAKKINDA BİZE BİRAZ BİLGİ VEREBİLİR MİSİN?

Gezeravcı: Görev yaptığımız Uluslararası Uzay İstasyonu, dünyanın alçak yörüngesinde yer alan bir uzay üssü. Dünya yüzeyinden ortalama 400 kilometre yükseklikte, saniyede yaklaşık 8 kilometre hızla hareket eden bu uzay üssü, düşük yerçekimi ortamında bilimsel deneyler yapılmasına imkân veren bir laboratuvar görevi görüyor. Bunun yanında, eşzamanlı olarak, dünyayı gözleyebildiğimiz insanlı yapay bir uydu niteliği de taşıyor. Saatte yaklaşık 28 bin kilometre hızla, dünyanın etrafında ortalama 90 dakikada bir tam tur atıyoruz. Boyutlarına gelecek olursak, yaklaşık bir futbol sahası büyüklüğünde. 74 metreye 110 metrelik ölçüleriyle bu istasyon, insanoğlu tarafından bugüne kadar uzayda inşa edilmiş en büyük yapı olma özelliği taşıyor; ağırlığı ise yaklaşık 420 ton. ISS’i oluşturan ilk modüller, Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri’ne ait roketler ve uzay mekikleri ile taşındı. Bu istasyonda, o zamandan bu yana, pek çok devlet tarafından, birçok bilimsel alanda çalışmalar ve incelemeler gerçekleştirilmiş ve halen de gerçekleştirilmeye devam ediyor. Bu açıdan bakıldığında, insanlığın barışçıl biçimde ve iş birliği içinde, geleceğini şekillendirdiği bir anıt niteliğinde diyebiliriz.

Üniversitesi öğrencileri sordu, Alper Gezeravcı Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan cevapladı
Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yaşayabilmek ve oraya uyum sağlayabilmek için şu ana kadar ne tür aşamalardan geçtin?

Gezeravcı: Öncelikle, görevin fizyolojik gerekliliklerini karşılamaya yönelik alçak basınç odası ve santrifüj eğitimleri aldık. Bu eğitimlerde, bir uzay aracının fırlatma ve yörüngede seyir koşullarında ani ivmelenmelerini, çok kısa sürede yaşamanın insan vücudundaki etkileri ve bunlara karşı nasıl mukavemet gösterileceği üzerinde çalıştık. Ardından, fırlatmanın gerçekleştirileceği Falcon-9 roketi ve üzerindeki Dragon uzay aracının normal operasyonuna ve olası acil durum senaryolarına yönelik eğitimleri tamamladık. Bu kısım çok önemliydi. Nitekim; olası acil durum senaryolarının çeşitlendirilebileceği yüzlerce farklı senaryo kombinasyonu mevcuttu. Bunun ardından ise, uzay istasyonunun normal operasyonu ve acil durum prosedürlerini öğrendik. Ardından, kendi görevimize özgü ve gerçekleştireceğimiz bilimsel deneylerin teorik ve sonrasında uygulamalı eğitimlerini, Türk bilim insanlarının da katılımlarıyla kendi ülkemizde tamamladık. Son olarak ise, görevin sonunda dünyaya dönüş sürecinde karşılaşabileceğimiz, suya iniş sonrası acil durum senaryolarını çalıştık. Bu tür durumlarda hayatta kalma eğitimleri aldık.

Görev sonrası nereye iniş yapacaksınız?

Gezeravcı: Dragon kapsülü, görev dönüşü suya iniş yapmak üzere tasarlanmış bir uzay aracı. Planlı inişimiz, fırlatmanın da gerçekleşmiş olduğu Florida eyaletinin doğusundaki Atlas Okyanusu ve batısındaki Meksika Körfezi’nde yer alan toplam 7 potansiyel iniş noktasından birisine olacak. Neden potansiyel diyorum? Çünkü; inişe karar verilen gün ve saate ilişkin fırlatma öncesinde yapılan istatistiki değerlendirmeler güncel bilgiler ışığında gözden geçirilerek karar veriliyor. Meteorolojik bilgiler, dalga yükseklikleri ve bunun gibi iniş planlamasında etkili olan birçok faktörün, planlanan iniş zamanındaki durumuna göre iniş noktasına karar vermek gerekiyor. Tüm bu bahsettiğim detaylar, planlı iniş için geçerli. Bir de plansız inişler var ki; bu beklenmeyen durumlarda, acil durum senaryoları devreye giriyor. Bu tür bir durumda, dünya üzerinde meteoroloji ve arama-kurtarma şartları açısından değerlendirmesi yapılmış; risk faktörleri minimize edilmeye çalışılmış herhangi bir noktaya iniş gerçekleşebilir.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ne tür deneyler yapıyorsun?

Gezeravcı: Deney konularımız, malzeme bilimi, biyoloji, fizik, tıp ve genetik alanlarında farklı disiplinlerde araştırma konularını içeriyor. Bu deneyler bilim insanlarının ve öğrencilerin araştırmaları kapsamında gerçekleştiriliyor. Birkaç örnek vermem gerekirse, TÜBİTAK bünyesinde hazırlanan gMetal deneyimizde; kimyasal tepkimesiz koşullarda katı parçacıklar ile akışkan ortamı arasında homojen bir karışımın oluşturulmasına yerçekiminin etkisini araştıracağız. Diğer yandan, tıp alanında, uzay ortamının insan sağlığı üzerindeki etkilerini incelediğimiz bir deneyimiz var. Bu deneyde radyasyona maruz kalmanın kansere neden olan baskılayıcı hücrelere etkisi inceleniyor. Ayrıca, yerçekimsiz ortamdan etkilenen henüz işlevi keşfedilememiş genler ve bunların bağışıklık sistemiyle ilişkileri araştırılıyor. Bu etkilerin tespit edilebilmesi için, ilk önce dünyadayken kan örneklerim alındı. Şu anda da uzayda kan örneklerim alınmaya devam ediyor. Görev sonunda dünyaya inişimizi takiben de yine kan örneği vereceğim. Sonuçlar ilgili hocalarımıza gönderilecek.

TÜBİTAK UZAY Enstitümüz tarafından, gelecek günlerde gerçekleştirilmek üzere tasarlanan MİYOKA deneyimizde ise, Türk mühendisleri tarafından geliştirilen ve ilk defa uzayda uygulanacak bir elektronik kart üretimi teknolojisi test edeceğiz. Rasat, Göktürk-2, İmece ve Türksat-6A uydularımızın kartları tasarlanıp üretilirken edinilen tecrübelerden ortaya çıkan bu özgün tekniğin, milli uzay programında yer alan diğer uzay projelerine, özellikle de Ay Araştırma Projesine paha biçilmez katkılar sağlamasını bekliyoruz. Bu deneyimizin entegrasyonu görevden sonra da devam edecek.

Son olarak, gençlerimizin devletimiz gözündeki önemini gösterdiği PRANET deneyinden bahsetmek istiyorum. Muş Bilim ve Sanat Merkezi’nden öğrenci kardeşlerimizin sunmuş olduğu PRANET deneyinde, propolis maddesinin etkilerini inceleyeceğiz. Tüm bu deney çalışmalarından elde edilen verileri, görev dönüşü beraberimde dünyaya geri getirerek, analiz ve değerlendirme için bilim insanlarımıza teslim edeceğim. Sonrasında da bu veriler değerlendirilerek ülkemizin uzayda yürütülen ilk bilimsel araştırmalarının sonuçları elde edilecek.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yaptığın bu deneylerin bizlere ne gibi katkıları oldu ya da olacak?

Gezeravcı: Çok güzel bir soru ve farklı deneyler için çok farklı ve özel cevapları var. Ama ortak özelliklerine bakacak olursak, Dünya’daki yerçekimi, orada gerçekleşen tüm biyolojik, fiziksel ve kimyasal süreçler üzerinde büyük bir etkiye sahip. Bu etkiyi ortadan kaldırdığımızda, hücrelerin iletişim şekilleri ve maddeleri oluşturan kristal yapıların oluşumu gibi hassas süreçler de farklılaşıyor. Bilim insanlarının kanser, virüsler, genetik bozukluklar ve kalp hastalığı ile bağlantılı anahtar proteinlerin kristal yapılarını incelemelerini zorlaştırıyor. Oysa bu istasyondaki mikro yerçekimi ortamında bu kristalleri incelemek, bir tümörün nasıl geliştiğini analiz etmek ve bununla mücadele edecek yeni bir ilaç yapmak için araştırma yapmak mümkün. Dolayısıyla, mikro yerçekimi ortamı, bilimsel araştırmalar için dünyada sahip olmadığımız çok farklı fırsatlar yaratıyor.

Bizimle uzaydan fotoğraf paylaşacak mısın?

Gezeravcı: Evet tabii ki. Bu da görevimin bir parçası. Öncelikle, bilim insanlarımızın ihtiyaç duyduğu, deneylerle ilgili fotoğraf ve videoları çekiyorum. Planlanan deneyleri gerçekleştirip, bunlarla ilgili gerekli verileri eksiksiz şekilde toplamak ilk hedeflerden bir tanesi. Bunun yanında, fırsat oldukça, uzay istasyonu içinde de çekimler yapmaya çalıştım. Tabii bir de sizler için dünyanın fotoğraflarını çekiyorum. Bunları kademe kademe sizlerle paylaşacağım. Dünyamız okyanuslarının maviliğiyle, bulutlarının beyazıyla ve daha birçok rengiyle çok fotojenik bir gezegen, bunların fotoğrafları sizinle yakın bir süreçte buluşacak.

Orada bulunan, bu gurur verici faaliyetleri yürüten, Türkiye’nin ilk astronotu olmak sana neler hissettiriyor, ayrıcalıklı olduğunu hissediyor musun?

Gezeravcı: Çok değerli ve önemli görevin bir parçası olmaktan ve gelecek nesillerimizin hayallerini, gözleriyle görebildikleri gökyüzünün ötesine, uzayın derinliklerine taşıyabilmiş olmaktan son derece mutluyum. Benim buradaki varlığımdan ziyade, ülkemizin buradaki varlığını temsil etmenin sorumluluğu ağır basıyor. Kendimi milletimizin uzaya erişen eli olarak görüyorum. Ben, aslında geri kalanı yerde olan çok büyük bir ekibin parçasıyım. Biz ekip olarak, siz değerli gençlerin ve gelecek nesillerin göklere baktığında, Türkiye’nin orada da var olduğunu bilmesi için çalışıyoruz.

Pilotluktan gelen bir astronot olarak, yerçekimsiz ortamda en çok zorlandığın ve en rahat uyum sağladığın unsurlar hangileri oldu?

Gezeravcı: Uluslararası Uzay İstasyonunda, herkes için genelde en çok zorluk çekilen unsur “bir konumda sabit olacak şekilde durabilmek”. Bunu uzun süre yapmak neredeyse imkansız. En rahat hissettiğim ve dünyadaki uçuş tecrübemin sağladığı en büyük fayda, yerçekimsiz ortamda oryantasyonumu çok hızlı bir şekilde sağlayabilmek ve havada uçarcasına hareket edebilmek oldu. Kendimi mikro yerçekimi ortamında, çelik kanatlarım olmaksızın, bir kuş gibi gerçekten serbest ve özgür hissediyorum.

Uzaydan dünyayı izlemek nasıl bir duygu?

Gezeravcı: Tek kelime ile harika görünüyor. Bu derin ve karanlık uzay boşluğunda, bize ev sahipliği yapan dünya, rengiyle insanı büyüleyen bir güzelliğe sahip. Bu görüntü, uzay boşluğundaki yaşam alanımızın eşsiz değerini derinden hissetmeme ve bu güzelliği muhafaza etmek için elimden geleni yapmam gerektiğini bir kere daha idrak etmeme vesile oluyor. Gezegenimizi korumak için biz de ülke olarak yeşil ve temiz enerji üretimi projelerine odaklanmalıyız. Örneğin, buradan uzaya baktığımda Güneş’in sınırsız kaynağını görüyorum. Biz bu kaynağı dünya üzerinde çok sınırlı bir şekilde kullanabiliyoruz. Ayrıca Dünyaya benim bulunduğum yerden baktığınızda, onu sanki ilk defa görmüş gibi bir his kaplıyor içinizi. Buradan bakıldığında, yani yeterince uzaklaştığınızda, aslında tüm dünya sizin yuvanız oluyor. Şehirleri, ülkeleri, dağları, okyanusları ve üzerindeyken sanki birbirinden ayrı ve farklıymış gibi görünen tüm ayrıntılarıyla, onun aslında tüm insanlığın yuvası olduğunu fark ediyorsunuz.

Uzay İstasyonundan diğer tarafa, karanlık evrene bakmak ne hissettiriyor?

Gezeravcı: Uçsuz bucaksız bir boşluğa bakıyormuşum gibi hissediyorsun. Ama galaksiler ve yıldızlarla süslenmiş bir boşluk bu. 2023 yılında fırlatılan İMECE uydumuzun çektiği Ay fotoğrafını ilk kez gördüğümde müthiş etkilenmiştim. Şimdi buradan galaksilerin ve yıldızların büyüleyici görüntülerini gördükten sonra, evrenin sırlarının keşfinin ne kadar önemli olduğunu düşünüyorum.

Dünyanın en büyük yolcu gemisi yola çıktı

Dünyanın en büyük yolcu gemisi “Icon of the Seas” ABD’nin Florida eyaletinde bulunan Miami Limanı’ndan ilk yolculuğuna başladı.

Dünyanın en büyük yolcu gemisi yola çıktı
Habere göre, kruvaziyer şirketi Royal Caribbean’a ait 365 metre uzunluğunda ve yaklaşık 250 bin ton ağırlığındaki gemi, Miami’den 7 günlük Karayipler turuna çıktı.

Finlandiya’nın Turku kentindeki bir tersanede 2 milyar dolara inşa edilen dünyanın en büyük yolcu gemisinin 7 bin 600 yolcu taşıma kapasitesi bulunuyor.

Öte yandan, çevreciler sıvılaştırılmış doğal gazla (LNG) çalışan dünyanın en büyük gemisinin havaya, zararlı metan gazı sızdıracağı konusunda uyarıyor.

Royal Caribbean ise geminin, Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün modern gemiler için öngördüğünden yüzde 24 daha fazla enerji verimliliğine sahip olduğunu bildirdi.

Ünlü yıldız internette tanıştığı adamlarla bile buluşmuş. Umudumu yitirmedim

Milyonlarca insanın yaşadığı dünyada hayatını adamaya değer birilerini bulmak o kadar da kolay değil. Üstelik bu durum, gösteri dünyasının, fiziksel avantaja sahip, milyon dolarlık kazançlar elde eden ünlüleri için de geçerli.

Tabii ki birçok kişiyle tanışma olanakları sıradan insanlardan daha fazla bu ünlülerin. Ama yine de bazıları aşkı başka yerlerde, yani modern çağların en gözde iletişim aracı internette arayabiliyor.

Ünlü yıldız internette tanıştığı adamlarla bile buluşmuş... Ben de aşkı bulacağım, umudumu yitirmedimBu ünlülerden bazıları “pırıltılı” dünyada aradıklarını tam olarak bulamadıklarından bazıları da sırf heyecan olsun diye böyle bir yöntemi tercih edebiliyor.

Kimi bunu gizli gizli yapsa da kimi de deneyimlerini sonradan herkesin duyabileceği şekilde açıklıyor.

Ünlü yıldız internette tanıştığı adamlarla bile buluşmuş... Ben de aşkı bulacağım, umudumu yitirmedim
PEŞİNDE ONCA YAKIŞIKLI VARKEN…

İşte bunlardan biri de Sharon Stone… Evet… İlerleyen yaşına rağmen hala dünyanın en güzel kadınlarından biri olarak nitelendirilen Sharon Stone bile hayatına renk katacak kişiyi bulmak için internetten yararlandığını itiraf etti.

Böyle uzaktan bakıldığında inanılmaz gelse de bu gerçek. Hollywood’un yıllara meydan okuyan yıldızı belli ki çevresinde aradığını bulamadı, o yüzden şansını internette denemeye karar verdi.

İngiltere’de yayınlanan The Times gazetesine verdiği röportaja bakılırsa da 65 yaşındaki Stone, bu deneyimi bir değil birkaç kez yaşadı.

Kısaca söylersek internet üzerinden tanıştığı bazı kişilerle önce sohbet etti, sonra fotoğraf alışverişinde bulundu ardından da onlarla buluştu.

Bir bakalım Sharon Stone’un anlattıklarına.

Ünlü yıldız internette tanıştığı adamlarla bile buluşmuş... Ben de aşkı bulacağım, umudumu yitirmedim

UYUŞTURUCU BAĞIMLISI BİR HÜKÜMLÜYLE BİLE BULUŞTU

Söylediğine göre Stone, internetten tanıştığı bir adamla Los Angeles’taki Bel Air Otel’de buluştu. Karşısına çıkan adam, bir uyuşturucu bağımlısıydı, üstelik bu yüzden hüküm bile giymişti.

Yine Stone’un anlattığına göre bedeninde neredeyse 20 bin tane enjeksiyon izi vardı.

Tabii ki bu durum Sharon Stone için bir hayal kırıklığı oldu. Garsona bir bardak su sipariş etti, buluştuğu adam ise kokteyl istedi.

Fakat sonrasında Stone buluştuğu kişiye “Üzgünüm, burada kalamam” dedi ve otelden çıkıp evinin yolunu tuttu.

Ünlü yıldız internette tanıştığı adamlarla bile buluşmuş... Ben de aşkı bulacağım, umudumu yitirmedim

 

BAZEN DE BULUŞTUĞU İNSANLARIN TERAPİSTİ GİBİ OLDU

Sharon Stone daha sonra da bu tür internet tanışmaları ve buluşmaları yaşadı. Bu şekilde tanıştıklarından bazılarıyla konuşurken kendini terapist gibi hissettiğini saklamadı Stone.

Ünlü yıldızın söylediğine göre buluştuğu adamlardan biri evliydi ve iki çocuğu vardı. Karısı boşanmak istiyordu ama genç adam bu durumla başa çıkamıyordu.

Bir başkası da kız arkadaşından ayrılmıştı. Çünkü ilişkileri sırasında sevgilisi hamile kalmıştı. Fakat tercihi evlenmek yerine bebeği aldırmak olmuştu.

Stone’un anlattığına göre bu genç adam sevgilisine hala aşıktı. Bu konuda “Onun bu süreçle başa çıkmasına destek oldum” diye konuştu ünlü oyuncu.

Ünlü yıldız internette tanıştığı adamlarla bile buluşmuş... Ben de aşkı bulacağım, umudumu yitirmedim

BİR LİSTESİ YOKMUŞ… ‘BU İŞLER ÖYLE YÜRÜMÜYOR’

Daha önce iki evlilik yaşayan Sharon Stone, aşktan yana umudunu kesmediğini de sözlerine ekledi. Güzel oyuncu “2024 yılında yüzde 100 aşık olmak istiyorum” diye konuştu.

Sharon Stone, idealindeki erkeğin nasıl olduğu sorulduğunda da şu yanıtı verdi: “Özel bir şey aramıyorum. Ben zaten hiç özel bir şey aramadım. Çünkü bu işlerin böyle yürüdüğünü sanmıyorum.”

Bu konuda sözlerini şöyle sürdürdü Sharon Stone” Bir gün bir yerde durursunuz. Birisi size doğru gelir, konuşmaya başlar. Sonra bir bakarsınız iki yıl geçmiş bile.”

Stone bu tür gönül ilişkilerinin planlı programlı değil kendi akışı içinde geliştiğini ifade etti bu sözleriyle.

İkili ilişlere sahip olmayan insanlara bakıldığında bunların bir liste çıkarıp listedeki özelliklere sahip birilerinin gelmesini bekleyenler olduğunu söyledi Sharon Stone.

Ünlü yıldız internette tanıştığı adamlarla bile buluşmuş... Ben de aşkı bulacağım, umudumu yitirmedim

İKİ KEZ EVLENİP BOŞANDI

Temel İçgüdü (Basic Instinct) ile 34 yaşında yıllardır aradığı şöhrete kavuşan Stone, bugüne kadar iki kez evlendi.

Yapımcı Michael Greenburg ile evliliği 1984 ile 1987 arasında sürdü.

Sonra gazeteci Phil Bronstein ile 1998 yılında hayatını birleştirdi. Bu evlilik de 2004 yılında sona erdi.

Sharon Stone’un hepsini evlat edindiği üç erkek çocuk annesi olduğunu da hatırlatalım. Stone 23 yaşındaki Roan Joseph’i Phil Bronstein ile evliyken evlat edindi. Bu yüzden büyük oğlu babasının soyadını taşıyor.

17 yaşındaki Quinn Kelly iye 18 yaşındaki Laird Vonne ise annelerinin soyadını aldı.

Yapay zekayla oluşturulan müstehcen fotoğrafları yayılmıştı. Artık adını aratmak bile yasak oldu

Ünlü ABD’li şarkıcı Taylor Swift’in yapay zeka tarafından oluşturulmuş, müstehcen içerikli sahte fotoğrafları sosyal medyada yayılınca ortalık adeta yangın yerine döndü. Beyaz Saray’ı bile alarma geçiren fotoğrafların yarattığı skandal yapay zeka tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Yapay zekayla oluşturulan müstehcen fotoğrafları yayılmıştı… Taylor Swiftin artık adını aratmak bile yasak oldu
Taylor Swift’in yapay zeka ile yapılan müstehcen görselleri, X (Twitter) platformundaki bir hesap tarafından yayınlanmıştı. Bu sahte fotoğraflar kısa sürede sosyal medyadan kaldırılsa da, şarkıcıya yakın kaynaklar Swift’in çok öfkeli olduğunu ve yasal işlem başlatmayı düşündüğünü söyledi.

Hafta başında, Taylor Swift’in müstehcen yapay zeka görüntüleri sosyal medya platformunda viral oldu ve şu anda X platformu kullanıcıları ünlü şarkıcının adını aradıklarında bir hata mesajıyla karşılaşıyorlar.

Yapay zekayla oluşturulan müstehcen fotoğrafları yayılmıştı… Taylor Swiftin artık adını aratmak bile yasak oldu

Sorunun ortaya çıkmasının ardından Elon Musk’ın sahibi olduğu X yetkilileri aramalarda Tylor Swift adı yazıldığında ortaya çıkan hata mesajının alınan bir önlem olduğunu söylediler ve “Bu geçici bir eylemdir ve bu konuda güvenliğe öncelik verdiğimiz için çok dikkatli davranıyoruz” açıklamasını yaptılar.

Yapay zekayla oluşturulan müstehcen fotoğrafları yayılmıştı… Taylor Swiftin artık adını aratmak bile yasak oldu

Yaşanan sahte görüntü skanalının ardından Taylor Swift ismiyle arama yapılması bile engellendi; ünlü şarkıcının ismi X platformunda aratılmak istendiğinde site hata veriyor

Rahatsız edici sahte görüntülerde 34 yaşındaki yıldız şarkıcı erkek arkadaşı Travis Kelce’in Kansas City Chiefs maçında çeşitli uygunsuz cinsel senaryolar içinde gösterilmişti. Bu görüntüleri paylaşan X hesabı kapatıldı ve yüklenen sahte görseller de ortadan kaldırıldı.

Yapay zekayla oluşturulan müstehcen fotoğrafları yayılmıştı… Taylor Swiftin artık adını aratmak bile yasak oldu

Ancak görseller ortada olmasa ve Taylor Swift adıyla X platformunda arama yapılması bile engellenmiş olsa da tepkiler dinmiyor. Swift hayranları, bilişim uzmanları ve hukukçular bu yapay zeka üretimi sahte görüntülerin zaten en başta hiçbir şekilde platforma yüklenememiş olması gerektiğini savunuyor.

34 yaşındaki şarkıcı skandalla ilgili henüz bir açıklama yapmadı, ancak hayranları “deepfake” olarak bilinen görüntülere karşı mücadele etmek amacıyla X (Twitter) platformunu onun hakkında olumlu mesajlarla dolduruyor.

Hayranları, şarkıcıyı kışkırtıcı pozlarda gösteren görüntüler hakkında “Yapay zeka resimlerini paylaşan insanlar hasta ve iğrenç. Taylor Swift’i ne pahasına olursa olsun koruyun” diyerek sayısız paylaşım yaparken bunun korkunç ve affedilemez bir suç olduğu ve sorumlularının mutlaka hapse atılması gerektiği söylendi.

Yapay zekayla oluşturulan müstehcen fotoğrafları yayılmıştı… Taylor Swiftin artık adını aratmak bile yasak oldu

Yapay zekayla oluşturulan sahte müstehcen görüntülerin Taylor Swift’i çok öfkelendirdiği ve yıldız şarkıcının yasal yollara başvuracağı iddia edildi

Yaşananların ardından Beyaz Saray dahi açıklama yapmak zorunda kalmış ve bu sahte görüntülerle ilgili endişelerini dile getirmişti.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre, Taylor Swift’in yapay zeka tarafından oluşturulan sahte müstehcen içerikli görüntüleri ile ilgili olarak, “Taylor Swift’in sahte görüntülerinin sosyal medyada paylaşılması endişe vericidir. Bu tür olayların kadınları ve kız çocuklarını orantısız bir şekilde etkilediğini biliyoruz. Biden yönetimi, yasal önlem yoluyla sahte yapay zeka görüntüleri riskini azaltmamızı sağlamaya kararlıdır.” açıklamasını yapmıştı.

Yapay zekayla oluşturulan müstehcen fotoğrafları yayılmıştı… Taylor Swiftin artık adını aratmak bile yasak oldu

Elon Musk’ın sahibi olduğu X platformu güvenlik ekibi ise paylaşılan müstehcen görüntüler için “X’te rızaya dayalı olmayan müstehcen görüntüleri yayınlamak kesinlikle yasaktır ve bu tür içeriklere karşı sıfır tolerans politikamız vardır. Ekiplerimiz tespit edilen tüm görüntüleri aktif bir şekilde kaldırmakta ve bunları yayınlamaktan sorumlu hesaplara karşı uygun önlemleri almaktadır” açıklamasını yaptı.

Ancak platform bu görüntülerin ilk başta nasıl ve kimler tarafından siteye yüklendiğini, buna niçin en baştan izin verildiğini ise tüm baskılara rağmen açıklayamadı.

Hazal Subaşı: Şöhretli bir hayatım yok

‘Dilek Taşı’ dizisindeki ‘Figen Kutlu’ karakteriyle göz dolduran Hazal Subaşı, ünlü olduktan sonra hayatında hiçbir şeyin değişmediğini açıkladı: “Tanındıktan sonra hayatımda çok farklılık olmadı, öyle şöhretli bir hayatım yok. Kendimi ünlü bir oyuncu gibi de hissetmiyorum.”

Geçen haftalarda final yapan dizi ‘Dilek Taşı’nda rol alan Hazal Subaşı önceki gün Nişantaşı’nda görüntülendi.

Hazal Subaşı: Şöhretli bir hayatım yokOyuncu, tanındıktan sonra hayatının çok değişmediğini, kimi zaman toplu taşımayı da kullandığını açıkladı:

“Tanındıktan sonra hayatımda çok farklılık olmadı, öyle şöhretli bir hayatım da yok. Tatil günlerimde kişisel işlerimi halledip eve dönüyor ve dinleniyorum. Fakat çok evcimen değilimdir, sosyalimdir. Yoğun olduğum süreçlerde o boş günü trafikte geçirmeyip dinlenmek için evde zaman geçiriyorum. Şehir içinde vapura da biniyorum. Kimse şaşırmıyor. Öyle ünlü bir oyuncu gibi hayatım yok. Ben öyle hissetmiyorum.”

Hazal Subaşı: Şöhretli bir hayatım yok

Oyuncu, ‘yüzüm eskimesin’ gibi bir düşünceyle hareket etmediğini ve beğendiği bir projede de oynayabileceğini ifade etti: “Bazen diyorlar ‘Üst üste projede oynamam’. Bu tip sınırlar koymuyorum. Bu biraz işe ve karaktere bağlı. Çok beğenirsem yaparım. Beğeneceğim bir şey gelene kadar da bekleyebilirim. Ama dinlenmek istiyorum.”

DİLEK TAŞI’NDA ÇALIŞMAK ZEVKLİYDİ

Hazal Subaşı, ‘Dilek Taşı’nda severek çalıştığını ve bir süre tatil yapacağını açıkladı:

“Set bitti, dizi sona erdi. ‘Dilek Taşı’nın ekibiyle çalışmak çok zevkliydi. Hepsini çok seviyorum. Hepimiz zaten yapım öncesinden de arkadaştık. Biz diziden memnunuz. Olduğu kadar ilerledi, güzel gitti dizimiz. Demek ki yapımın bu kadar sürmesi gerekiyormuş. Oyuncu olarak elimizden geleni yapıyoruz. O yüzden üzerimizde ayrıca bir sorumluluk hissetmiyoruz. Her zaman senaryoya hizmet edip çalışıyoruz.” ‘Dilek Taşı’nda Subaşı harici Salih Bademci, Ozan Dolunay, Perihan Savaş, Özge Özberk de rol alıyordu.

 

Hazal Subaşı: Şöhretli bir hayatım yok