
Alef: Mâl-i Hülya’nın Yıldızları Aybüke Pusat ve Taner Ölmez’den Övgü Dolu Partnerlik Yorumu!

Birlikte Objektif Karşısına Geçtiler

Çok Sakin ve Farkında!

Aybüke Her Rolün Altından Kalkıyor!

Numberone.com.tr

Alef: Mâl-i Hülya’nın Yıldızları Aybüke Pusat ve Taner Ölmez’den Övgü Dolu Partnerlik Yorumu!

Birlikte Objektif Karşısına Geçtiler

Çok Sakin ve Farkında!

Aybüke Her Rolün Altından Kalkıyor!

Numberone.com.tr

Hafızalara kazınan Avrupa Yakası adlı sitcom türünde komedi dizisinin senaristliğini yapan Gülse Birsel, Boğaziçi Üniversitesi mezuniyet törenine ait bir fotoğrafı, ”Boğaziçi Üni. mezuniyet töreninde bilmeden mizah paneli yaşanmış. Cem’le okuldan hiç tanışmadan tesadüfen yan yana düşmüşüz. Zaman yolcusuyum ve Cem Yılmaz’la selfie çektiriyorum gibi görünse de sadece genç irisiyim ve elimdeki galiba çatapat. Vay be.” notuyla paylaştı.
‘Gerçek bir saman tüneli’
Bu fotoğrafa Cem Yılmaz’ın yorumu dikkat çekti. Yılmaz, ”11 bir yaşında harika bir çocuk olarak elalemin mezuniyetine salça olan diyelim. Gerçek bir saman tüneli.’ ifadelerini kullandı.

Numberone.com.tr
Numberone.com.tr

İSTANBUL İGFA- Ardı ardına çıkardığı şarkılarıyla tüm dijital müzik platformlarının ilk sırasında yer alan İrem Derici yeni şarkısı “Ara Sıra” ya Murat Joker yönetmenliğinde klip çekerken ünlü fotoğrafçı Lara Sayılgan ‘ın objektifine de poz verdi.
Ramazan Bayramı ile birlikte yoğun bir konser maratonuna başlayacak olan İrem Derici tüm boş zamanlarında yeni şarkılarının kayıtları için stüdyo ‘da çalışmak için İstanbul’a gelecek
Numberone.com.tr

Madonna ile eski spor eğitmeni Carlos Leon’un ilişkisinden dünyaya gelen 25 yaşındaki Lourdes Leon cesur pozlarıyla adından söz ettirmeye devam ediyor.

Son dönemde koltuk altındaki tüyleri almayarak magazin manşetlerine haber olan genç model, en az annesi kadar cesur.

Mini bikinsiyle ayna karşısına geçip poz veren Lourdes Leon, t-shirt’ünü kaldırıp göğüslerini öne çıkarmasıyla olay oldu.

Madonna’nın kızı için hayranları “Annesi kadar cesur”, “Annesinin kızı” yorumlarında bulundu.

Bu yılın başında Vogue dergisine konuşan Leon, üniversite parasını kendisinin ödediğini ve Hollywood’un ışıltılı dünyasından uzakta, Brooklyn yakınındaki Bushwick bölgesinde yaşadığını anlatmıştı.






Numberone.com.tr

Kanal D’nin ilgiyle izlenen dizisi “Sadakatsiz”de rol alan Cansu Dere, Elle dergisinin yeni sayısı için objektif karşısına geçti. Hakkında merak edilenleri anlatan oyuncu, “Bugünkü Cansu’nun kalbini fethedecek erkeğin en önemli 3 özelliği ne olurdu” sorusunu “Benim öyle aradığım üç özellik, en önemli beş kural gibi listelerim pek olmaz. Kişiye bağlı. Hissettirdiklerine, birlikte geçirdiğim zamana. Hoşlanmadığım şeyleri net bilirim ama” diye yanıtladı. “Aşkta yapılan en büyük hata ne sizce?” sorusuna ise Dere, “Herhalde sonsuza dek süreceğini sanmak” yanıtını verdi.
ŞÖHRET BENİ DEĞİŞTİRMEDİ
Rol aldığı dizilerle ünü Türkiye sınırlarını aşıp İspanya, Balkan ülkeleri ve İtalya’ya ulaşan Cansu Dere, şöhretin kendisini değiştirmediğini belirtti: “Tanınmışlık bende farklı kimlikler yaratmadı. Kameralar önünde bir ben, evde arkadaşlarla ayrı bir ben yok yani.” Ünlü oyuncu “Bu kadar tanınıyor olmak sizin gibi şöhretin popülerlik yönüyle de pek ilgilenmeyen biri için özgürlük açısından rahatsızlık verici mi” sorusunu da yanıtladı: “Zorlandığım zamanlar oluyor, doğru. Ama genellikle tanınmaktan ya da popülerlikten ötürü değil. Aslında her şey karşılaştığım tavırla alakalı. Beni asıl rahatsız eden kabalık, hadsizlik ve talepkârlık oluyor. Saygısızlık beni sinirlendirir.”
ASYA’NIN YERİNDE OLMAZDIM
Cansu Dere, “Sadakatsiz” dizisinde hayat verdiği Asya karakteri hakkında da konuştu. Ünlü oyuncu, “Siz Asya’nın yerinde olsaydınız ne yaparsınız” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Asya yerinde olmazdım, olamazdım. Çünkü insanın çocuğunun olup olmaması verdiği kararları çok etkiliyor. Davranışlarını belirliyor. O yüzden olaylara verdiğimiz tepkiler aldığımız aksiyonlar tamamen farklı olurdu.”

Dere, “Dizide toksik ilişkiler ve bu ilişkilerden bir türlü kurtulamayan karakterler var. Ve buna aşk diyorlar. Sizce de aşkın içinde hastalıklı ve takıntılı bir ruh hali var mı” sorusunu ise “Aşkın içinde olduğunu düşünmüyorum ama maalesef dönüşebileceği ürkütücü hallerden biri olduğunu düşünüyorum. Saplantılı hisler ve davranışlar aşkın içinde mevcut değil. Aşk güzel bir şey” diye yanıtladı.
Numberone.com.tr

Denizden yayılan bu parlak mavi ışık, ‘Biyolüminesans’ olarak adlandırılan biyolojik bir tepkime… Okyanusta yaşayan bazı balık, ahtapot, karides, denizanası, denizyıldızı, alg ve köpekbalığı türleri, biyolüminesans özelliğine sahip.
Bu canlılar, lusiferin (pigment) ile lusiferaz (enzim) kimyasalları üretiyor. Bu kimyasallardan lusiferin, oksijenle tepkimeye girerek ışık üretirken lusiferaz ise bu tepkimeyi hızlandırıcı bir görev üstleniyor. Böylelikle vücutlarının içindeki kimyasal reaksiyonlara bağlı olarak enerjiden ışık ortaya çıkıyor.
Büyüleyici ışıklar dünyanın pek çok yerinde görülse de en doğru adres, Yeni Zelanda… Ülkede biyolüminesans öyle popüler ki bir kare görüntü için saatlerce eli deklanşörde bekleyen ‘biyolüminesans avcıları’ olarak adlandırılan insanlar var.

Onlardan biri de Auckland’da yaşayan 37 yaşındaki Matthew Davison… Biyolüminesans fotoğrafı çekmek için bazen gün doğumuna kadar bekleyen Davison, bu görüntüyü ‘mavi altın’ olarak nitelendiriyor ve ışık gösterisini yakalamanın verdiği heyecanı şu şekilde ifade ediyor:“Bu muhteşem doğa olayını yakalamak çok ama çok zor. Saatlerce bekleyip elim boş döndüğüm günler oldu. Fakat maceranın güzel tarafı da bu olayı yakalamanın çok zor olmasının verdiği heyecan… Eğer o kadar saat bekleyip ‘mavi altını’ yakaladıysam bunun verdiği mutluluk hissi inanılmaz ve tarifsiz.”

DERİNLERDE YAŞAYAN CANLILARIN BEŞTE DÖRDÜ BİYOLÜMİNESANS
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’ne göre, 200 metreden 1000 metreye kadar olan derinlikte yaşayan canlıların beşte dördü biyolüminesans özelliği taşıyor.
Parıltı, karada çok dikkat çekici şekilde belli olmasa da okyanus veya denizde genellikle mavi ya da yeşil olarak ortaya çıkıyor.

Gözleri diğer balıklar gibi yanlarda değil insanlar gibi ön tarafta yer alan barreleye (fıçıgöz) balığı biyolüminesans kaynaklı ışık yayılımı yapan canlılardan…
Yıllardır California Üniversitesi’nde Biyolojik Bilimler Bölümü’nde görevli olan Prof. Kenneth H. Nealson, bu doğa olayının davranışsal özelliğiyle ilgili hâlâ çalışmalar yapıldığını belirterek New York Times’a şu bilgileri paylaştı:
– Aristoteles ve Charles Darwin de dâhil olmak üzere pek çok bilim insanı, yüzyıllar boyunca biyolüminesanstan etkilendiler ve bu olguyu yakından incelediler. “Canlılar okyanusta neden parlar?” sorusuna bilim insanları net bir biçimde, “Avlarını tuzağa düşürmek için” yanıtını veriyor. Yani büyük balıklar yüzerken, küçük balıkları yem olarak kendilerine çekmek için parlıyorlar.
– Zaten bu konuda çalışmaları olan bilim insanları da olayı bu şekilde açıklıyor. Organizmaların genellikle birbirleriyle iletişim kurmak, birbirlerini baştan çıkarmak, avı belirlemek ve ikaz etmek amacıyla aydınlandıkları düşünülüyor.
Deniz canlıları dışında biyolüminesans olayı nadir bulunmakla beraber daha çeşitli renk yelpazesinde de gerçekleşir. Örneğin karadaki biyolüminesansa en iyi örnek ateş böceği… Ateş böcekleri genellikle kısa aralıklarla yanıp sönen bir ışık saçar. Bu ışık; sarı, yeşil, kırmızı hatta mavi olabilir.

YOSUNLARDAN ‘MAVİ’ TEMALI BİR GÖRSEL ŞÖLEN
Nealson ayrıca yosunlardaki ışık saçan organizmaların yırtıcı canlıları korkutmak için bu davranışta bulunduklarının da altını çizdi:

Taraklılar (Ctenophora) familyasına ait bir deniz canlısı…
DENİZ TANRISI POSEİDON’UN DOKUNUŞU
Nealson’ın da altını çizdiği gibi biyolüminesans araştırmaları çok eskiye dayanıyor. Bu olgunun bilimsel olarak açıklanamadığı zamanlardan kalma farklı yorumlar ve inançlar da bulunuyor.
Örneğin bundan 150-200 yıl öncesine kadar denizciler, bu ışıltıyı deniz tanrısı Poseidon’un dokunuşu olarak tanımlıyordu. Bazı yerleşimlerde ise bu ışık, peri olarak adlandırılıyordu.
Bilimsellikten uzak tüm bu düşünceler zamanla efsane olarak kalsa da şu sıralar biyolüminesans bir fenomene dönüşmüş durumda… Şunu da belirtmekte fayda var: Biyolüminesans görülen suya dokunmak ya da bu suda yüzmek insana hiçbir şekilde zarar vermiyor.

‘IŞIĞI YAKALAMAK İÇİN UYDU GÖRÜNTÜLERİNİ BİLE İNCELİYORUM’
Yeni Zelanda’da biyolüminesans peşinde koşan fotoğrafçılar, genellikle bahar ve yaz aylarının bu olağanüstü olayı görmek için en iyi zaman olduğunu belirtiyor.
Aslında biyolüminesans için “Şu zamanda ortaya çıkar” demek çok doğru değil çünkü bu olay her zaman yaşanabiliyor. Ama belli zamanlarda sıklığı artıyor. Özellikle ilkbaharda denizdeki bileşenlerdeki değişimlerin ve suyun birden ısınmaya başlamasının sonucunda biyolüminesans olaylarında da artış yaşanıyor.
Biyolüminesans avcıları yağmur fırtınalarından sonraki gecelerin mükemmel görüntüler yakalamak için en iyi zaman olduğunu ifade ediyor. Çünkü karadan okyanusa akan yağmur suyu, genellikle besin açısından zengin maddeler içerdiğinden yosunları çekiyor. Bu da ışık tepkimelerinin ortaya çıkmasını sağlıyor.
Bir teknoloji firmasında ürün geliştirici olarak çalışan Ashley Fell, biyolüminesans yakalamak için kendince oluşturduğu metodu şu şekilde açıkladı:
“İlk olarak kıyıdaki yosun oluşumlarını belirlemek için uydu görüntülerini inceliyorum. Daha sonra nerede suyun parlayabileceğini öngörmek için rüzgâr yönü ve gelgit düzeni gibi diğer göstergeleri detaylı bir şekilde çalışıyorum. Bu şekilde biyolüminesansa çok kez şahit oldum. Rüya gibi bir şey bu…”
Bazı balıklar biyoluminesansı kamuflaj için kullanırlar. Buna en iyi örnek ise Cookiecutter köpekbağı… Vücutlarının alt kısımları karanlık kalır ve ışıkla birlikle küçük bir balıkmış gibi görünür. Bu şekilde de avlanır.

Fell aslında bu işi biraz abartanlardan… Işıkların büyüsüne kapılan çoğu fotoğrafçı, bu kadar detaylı çalışmalara girmiyor. Hemen hemen hepsi biraz şans biraz da önseziyle hareket ediyor ve plaj yürüyüşü esnasında mavi ışıltıları gören kişilerden gelen ipuçlarının izinden gidiyor.
Ortopedi uzmanı 48 yaşındaki Grant Birley onlardan biri… Birley, “Bu kadar düşünüp ve çalışmaya gerek yok. Dürüst olmam gerekirse, ya şans eseri ya da etrafta olabileceği hissiyatı ile 10 defanın 8’inde bu ışıkları yakaladım. Bence bu biraz şans melesi…” diye konuştu.

Yeni Zelanda’da profesyonel fotoğrafçı olan Micheal Bain de şans faktörüne inanlardan… Bain, “Samanyolu Galaksisi’ni fotoğraflamak umuduyla plaja gitmiştim. Plaja vardığında, yıldızlarla dolu bir gökyüzü görmekle kalmadım, parıldayan bir kıyı şeridine de tanık oldum. Bu durum şans eseri denk gelebilecek özel bir olaydı” dedi.
İki yıl önce, Auckland civarında yaşayanlar için biyolüminesans temalı bir Facebook grubu oluşturan Stacey Ferreira ise bu ışığa olan ilginin her gün arttığını ifade etti ve ekledi:
“Bu olağanüstü doğal güzellik, ölmeden önce mutlaka tanık olunması gereken bir olay. Ülkede böyle bir ilgi olunca ben de Facebook’ta bir grup oluşturmak istedim. Başlarda 100 kişi olan üye sayısı bir yıl içinde 7 bini geçti ve her yaz 2 bin yeni üye katılımı gerçekleşiyor.”
TÜRKİYE’DE DE GÖRÜLDÜ
Biyolüminesans 2020 yılında Büyükçekmece’de Albatros sahilinde görülmüştü. Bölge sakinlerinden biri, gazetecilere yaptığı açıklamada, 20 yıla yakın zamandır orada yaşadığını belirterek, “İlk defa görüyoruz. Şaşırdık. Telefonumuzla çekmeye çalışıyoruz ama görüntü alamıyoruz” diye konuşmuştu.

Büyükçekmece’de görülen biyolüminesans…
Fakat İstanbul’daki durum tek hücreli, çok küçük ve mikroskobik deniz canlılarının etkisiyle ortaya çıkmıştı. Yeni Zelanda’da gerçekleşenler ise daha büyük tepkimeler…
New York Times’ın “These Photographers Chase New Zealand’s Glowing Waves”, “Satellites Spot Oceans Aglow With Trillions of Organisms”başlıklı haberlerinden derlenmiştir.

DERGİYE VERDİĞİ RÖPORTAJDA AÇIKLADI
Bu tuhaf sözler, ilişkilerinin başından bu yana sıra dışı bir görünüm sergileyen Megan Fox ve nişanlısı Machine Gun Kelly’nin özel hayatına dair bilinmeyenleri gözler önüne seren bir röportajdan. Bu ilginç durumu açıklayan işi ise 35 yaşındaki Fox. Glamour dergisinin İngiltere baskısı için bir röportaj veren Megan Fox, nişanlısı Machine Gun Kelly ile zaman zaman ve kontrollü şekilde birbirlerinin kanını içtiklerini söyledi. Fox, bunu bir ritüel olarak yaptıklarını belirtti.

‘KADEHLERLE İÇİYORUZ SANMAYIN’
Megan Fox bu konuda insanların kafasında canlanan görüntüye benzer bir durum olmadığını da sözlerine ekledi. Fox, “birbirimizin kanını içiyoruz” dediğinde kimsenin aklına Game of Thrones (Taht Oyunları) dizisindeki gibi kadehlerle bunu yaptıklarının gelmemesi gerektiğini belirtti. Güzel oyuncu, bu durumun kontrollü ve sadece birkaç damla kandan ibaret olduğunu da sözlerine ekledi.

KANLA DOLU KOLYELERİ DE VAR
Megan Fox ve gerçek adı Colson Baker olan 32 yaşındaki Machine Gun Kelly’nin, bazen boyunlarına birbirlerinin birkaç damla kanını içeren küçük şişe şeklinde kolyeler taktığı da biliniyor.

JOLIE İLE İKİNCİ EŞİ DE AYNISINI YAPMIŞTI
Bu, aslında gösteri dünyasında ilk kez duyulan bir durum değil. 2000 le 2003 arasında evli kalan Angelina Jolie ile ikinci eşi Billy Bob Thornton da benzer bir tercih yaptıklarını açıklamışlardı.
Jolie, Jonny Lee Miller’dan boşandıktan sonra Thornton ile evlelenirken de gelinlik giymedi. Bunun yerine hem o hem de Billy Bob Thornton, boyunlarında birbirlerinin kanının bulunduğu bir kolye taşımayı tercih etti. Jolie, neden böyle yaptığı kendisine sorulduğunda da “Bazı insanlar büyük bir mücevherin çok güzel olduğunu düşünüyor. Ama bana göre kocamın kanı dünyadaki en güzel şey” demişti.

THORNTON’UN OĞLU ONLARA ‘TAKLİTÇİ’ DEMİŞTİ
Megan Fox ve Machine Gun Kelly’nin birbirlerinin kanını taşıyan küçük şişe şeklinde kolyeler taktıklarını açıklaması, Billy Bob Thornton’un oğlu Harry James tarafından “taklitçilik” olarak nitelendirilmişti. James “Fox ve Machine Gun Kelly, benim babamı ve eski üvey annemi taklit ediyor” demişti.

AŞK SARHOŞU
“2020 yılının temmuz ayında, bir banyan ağacının altına oturduk ve büyülü bir şeyler istedik… Bu kadar kısa, çılgın bir zaman diliminde yaşayacağımız acılardan habersizdik. İlişkimizin gerektirdiği fedakarlıklardan habersizdik. Ama aşk sarhoşuyduk.” Megan Fox, Machine Gun Kelly ile nişanlandıklarını bu yılın ocak ayında sosyal medya hesabından bu sözlerle duyurmuştu.

ÖNÜNDE DİZ ÇÖKTÜ
İlk evliliğini Brian Austin Green ile yapan üç çocuk annesi 35 yaşındaki Fox, Machine Gun Kelly’nin, önünde diz çökerek kendisine evlenme teklif ettiği o anlarda çekilen videoyu da sosyal medya hesabından paylaştı. Fox, bu teklifi birlikte gittikleri Porto Riko’da aldı. Fox mesajına “2020 yılının Temmuz ayında bir banyan ağacının altında oturduk ve büyülü bir şeyler diledik.” diyerek başladı. Sonra da şöyle sürdürdü: “Bu kadar kısa zamanda birlikte yaşayacağımız acıların farkında değildik. İlişkinin bizden talep edeceği fedakarlıklardan haberimiz yoktu. Ama aşktan sarhoş olmuştuk. Her nasılsa bir buçuk yıl cehennemde birlikte yürüdükten ve mümkün olacağını asla hayal etmediğim kadar güldükten sonra onunla evlenmemi istedi.”
Megan Fox, Machine Gun Kelly’nin teklifini kabul ettiğini de şu satırlarla duyurdu takipçilerine: “Ve bundan önceki her yaşamda olduğu gibi ve bunu izleyecek her yaşamda olduğu gibi ona “evet” dedim.”

AŞKLARI BÖYLE BAŞLADI
Gelin Megan Fox ve Machine Gun Kelly’nin aşklarının nasıl başladığını bir hatırlayalım. Fox ile Machine Gun Kelly’nin tanışması, birlikte rol aldıkları Midnight in the Switchgrass adlı filmin setinde oldu. Zaten o sette birbirlerinin gözlerinin içine baktıklarında ikisi de aradıkları aşkın “orada durduğunu” fark etmiş. Çift, birbirlerine nasıl aşık olduklarını GQ dergisine verdikleri bir röportajda anlatmıştı.

‘BİRBİRİMİZLE CEHENNEME GİDİYORUZ’
Machine Gun Kelly, “Biraz hafif olmalı, ama bir birbirimizle cehenneme de gidiyoruz” dedi. Kelly, Megan Fox ile ilişkisini “Bir Tür kendinden geçme ve acıyla kıvranma” diye tanımladı. Kelly sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanların, bizim hakkımızda her şeyin harika olduğunu düşünmesini istemiyorum. Bunun “en karanlık peri masalı” olduğunu sebepsiz yere söylemiyorum.”

‘RUH EŞİMİ BÖYLE BULACAĞIM HİÇ AKLIMA GELMEMİŞTİ’
Megan Fox ise, Machine Gun Kelly ile tanıştığında onun “ruh eşi” olduğunu anlamış. Fox o dönemi şu sözlerle anlattı: “Aşka çok açıktım… Ama ruh eşimle bu şekilde karşılaşacağımı hiç tahmin etmemiştim.” Megan Fox, sevgilisi Machine Gun Kelly ile ilişkisi hakkında “Sanki bunca yıldır bizi ayrı tutan bütün engeller kalkmış ve sonunda yollarımız kesişmişti” dedi.
Megan Fox, birlikte rol aldıkları Midnight in the Switchgrass adlı filmin setinde Machine Gun Kelly ile sadece iki gün çalıştıklarını ancak onunla “büyülü” bir iletişim kurduklarını sözlerine ekledi. Fox, Kelly’nin gözlerine baktığı ilk anda aklından ‘seni tanıyorum, seni çok uzun zamandır tanıyorum, seni çok farklı şekillerde, birçok farklı hayattan tanıyorum’ diye düşündüğünü anlattı. Machine Gun Kelly de Megan Fox ile ilişkisinin kendisini daha iyi bir insan haline getirdiğini söyledi. Daha önce verdiği bir başka röportajda da ilk kez böyle aşık olduğunu anlatmıştı.

‘PARMAĞINDAN ÇIKARMAYA ÇALIŞIRSA CANI YANACAK’
Nişan haberinin duyulmasından sonra Megan Fox’un nişan yüzüğü de uzun süre gündemde kalmıştı. Machine Gun Kelly, evlenme teklif ettiği Megan Fox’a verdiğ nişan yüzüğünün en büyük özelliğini gözler önüne serdi. Gerçek adı Colson Baker olan 30 yaşındaki Machine Gun Kelly, Fox’a verdiği iki renkli değerli taşlardan oluşan yüzüğün aslında “diken” olduğunu ve Fox eğer bu yüzüğü parmağından çıkarmak isterse canının yanacağını söyledi.

İKİ AYRI HALKA
Vogue dergisine konuşan Machine Gun Kelly, yeşil ve beyaz renkli taşlardan oluşan yüzüğün aslında ayrılıp iki ayrı yüzük haline getirilebildiğini anlattı. Bu iki halka birlikte olduğunda bir mıknatıs tarafından bir arada tutuluyor. Sonra da bir kalp şeklini oluşturuyor.
ÇÜNKÜ AŞK ACITIR: Machine Gun Kelly sonra da şunları söyledi: “Bu iki halka aslında birer diken. Eğer onları parmağından çıkarırsa bu canını acıtacak. Çünkü aşk acıtır.”

MACHINE GUN KELLY’NİN ORTAK TASARIMI
Her bir taşının 300 bin dolar olduğu ileri sürülen nişan yüzüğünü Machine Gun Kelly, Stephen Webster ile birlikte tasarladı. Stephen bu aşamayı şöyle anlatmıştı: “Yaratıcı süreç sırasında Machine Gun Kelly, kendi doğum taşının zümrüt, Megan Fox’un doğum taşının da elmas olduğunu ve ikisini birleştirmek istediğini anlattı. Ortaya çıkan yüzük her bir mücevheri tutan birbirine kenetlenmiş iki diken banttan oluşuyor. Bandın yapıldığı altının içine gömülü mıknatıslar da iki ayrı halkayı bir arada tutuyor. ”

ESKİ EVLİLİĞİNDEN ÜÇ ÇOCUĞU VAR
Megan Fox, ilk evliliğini Brian Austin Green ile yaptı. İki çocuğu olan çift; bir ara yollarını ayırmaya karar verdi. Fakat, Fox’un çiftin üçüncü bebeğine hamile olduğu ortaya çıkınca evliliklerine bir şans daha verdiler. Fakat üçüncü bebek de aralarındaki ilişkiyi düzeltmedi. Brian Austin Green ile Megan Fox evliliklerini bitirdi. Çiftin, 9 yaşında Noah 7 yaşında Bodhi ve 5 yaşında Journey adında üç çocuğu bulunuyor.

ONUN DA 13 YAŞINDA BİR KIZI VAR
Machine Gun Kelly ise eski ilişkisinden 13 yaşında Casie adında Casie adında bir kız babası.

Numberone.com.tr
Eski Victoria’s Secret modeli Alessandra Ambrosio kendi bikini markası için objektif karşısına geçti.
Brezilya’da bir kumsalda sandal üzerinde poz veren 40 yaşındaki model, fiziğiyle 20’li yaşlardaki genç modelleri kıskandırdı
Bu ay 41 yaşına girecek olan Daddy’s Home oyuncusu, kız kardeşi ve yakın bir arkadaşıyla birlikte hayalini kurduğu kendi markası GAL Floripa’nın mayo modellerini yapıyordu.


Ambrossio, Floripa’yı Instagram’da etiketledi ve ‘Yelilmeye hazır’ yazdı.
Alessandra, GAL web sitesinde “Gerçek benliklerimize ulaşmak için güven kazanma konusunda birbirimizi teşvik etmek için kadın bağlarını geliştirmenin gücünü erken öğrendik” dedi.

Bir teknede: Bu ay 41 yaşına giren Daddy’s Home oyuncusu, kız kardeşi ve iyi bir arkadaşıyla hayalini kurduğu kendi markası GAL Floripa’nın mayolarını yapıyordu.

C’est chic: İki çocuk annesi, GA: Floripa’yı etiketlerken Instagram başlığına ‘Yelilmeye hazır’ yazdı. Ve Brezilya harikası, Perle renginde Tranquille bikinili olduğunu paylaştı.







Numberone.com.tr
Kardashian/Jenner Ailesi’nin en küçük kızı ve moda dünyasının gözde isimlerinden Kendall Jenner, bir çekim için yaz aylarında Bodrum’a gelecek. NBA takımlarından Phoenix Suns’ın yıldız oyuncusu Devin Booker’la aşk yaşayan ünlü model, Türkiye’deki son gününde ise tekne tatili yapacak.

Moda dünyasının gözde isimlerinden Kendall Jenner, bir çekim için yaz aylarında Bodrum’a gelecek. NBA takımlarından Phoenix Suns’ın yıldız oyuncusu Devin Booker’la aşk yaşayan 26 yaşındaki Amerikalı model, Türkiye’deki son gününde ise tekne tatili yapacak.

2015 yılında da Türkiye’ye gelen ve Antalya’da podyuma çıkan Jenner, Bodrum’da bir markanın mayo ve bikini tanıtımı için kamera karşısına geçecek. Üç gün Bodrum’da kalacağı öğrenilen model, ilk iki gün çekim yapacak, diğer gün ise tekne turuna çıkacak.

Kardashian/Jenner Ailesi’nin en küçük kızı olan dünyaca ünlü modelin, Bodrum’da özel korunaklı villa istediği konuşuluyor. Gazeteciler tarafından görüntülenmek istemeyen Kendall Jenner’ın, bu konuda da önlemler alınması için ricada bulunduğu iddia edildi. Modele, çekimlerde bir düzine koruma ordusu da eşlik edecek.

Phoenix Suns’ın yıldızının sol elindeki yüzük, modelin hayranlarının dikkatini çekmişti. Bunun üzerine çiftin gizlice evlendiği iddia edilmişti. Jenner ile Booker’ın ilişkisi bir anda ‘gizli nikah’ dedikodusuyla sosyal medyanın gündemine oturmuştu.

Devin Booker, daha önce Ben Simmons, Blake Griffin ve Kyle Kuzma ile aşk yaşayan Jenner’ın NBA’den dördüncü sevgilisi. Özel hayatıyla gündeme gelmek istemeyen ünlü model, ilk kez bir ilişkisini gözler önünde yaşıyor. Bu durum, ikili hakkındaki dedikoduların sürekli magazin gündemine gelmesine sebep oluyor.

Çocukluk yıllarından bu yana ailesiyle boy gösterdiği ‘Keeping Up With The Kardashians’ adlı reality şov ile şöhrete kavuşan Kendall Jenner, 14 yaşında moda dünyasına adım attı. Jenner, kısa sürede podyumların aranılan isimlerinden olmayı başardı ve ‘en çok kazanan modeller’ listesinde yer aldı.
Numberone.com.tr

Numberone.com.tr

Babası Ferhan Şensoy’un kurduğu Ortaoyuncular Tiyatrosu’nun işlerini ablası Müjgan Ferhan Şensoy ile birlikte yürüttüklerini söyleyen Şensoy, babaları için ‘Ferhangiysiler’ adlı bir koleksiyon hazırladıklarını anlattı.
Babasının giysilerinden ilham aldıklarını söyleyen Şensoy, “Bu aralar hem kendi işlerime hem de tiyatronun işlerine koşturuyorum. Sahne açmamız sezona kaldı, çünkü hepimiz için zor bir süreç oldu. Ancak kendimizi toparlıyoruz, elbette Ortaoyuncular perdesini açacak. Ben de tiyatroda olmak isterim” diye konuştu.
Derya Şensoy, babasının hayatının Film olmasına da sıcak baktıklarını sözlerine ekledi: “Babamın oyunları, filmleri, yazdıkları, sonsuz bir miras. Bunlardan proje geliştirilecektir ama o psikolojiye yeni geldik. Bizim projelerimiz arasında ilki film yapmak değil, öyle bir teklif gelmedi ama belgesel çekilmek isteniyor. Filme, tabii doğru insanlarla olduğu müddetçe sıcak bakarız.”
Numberone.com.tr
Geçtiğimiz günlerde Türkiye’de sahne alan sanatçı Monica Bellucci, “Gelecekte İstanbul’a yerleşebilirim” dedi.

Numberone.com.tr
Hülya Avşar’ın yeni şarkısı Sen aşk mısın?
Sözleri Sezgi Erciyas, Sezgin Gezgin, Funda Eroğlu ve müziği Sezgi Erciyas, Sezgin Gezgin’e ait olan şarkının yapımı ise Avşar’a ait.
Daha önce 10 Yapım Hülya Avşar yapım şirketi, ‘Selfi’ isimli otobiyografik filmin yapımcılığını üstlenmişti.
Şarkının klibi Kemal Başbuğ yönetmenliğinde çekildi. Sen aşk mısın? 29 Nisan’da tüm müzik platformlarında yayında olacak.
Numberone.com.tr

Oyuncu ve yönetmen Olivia Wilde’ın, bir etkinlikte sahnede konuştuğu sırada kendisine verilen zarfın içinden eski partneri Jason Sudeikis ile çocuklarına ilişkin velayet belgeleri çıktı.
BBC’de yer alan habere göre, oyuncu ve yönetmen Olivia Wilde, Las Vegas’ta katıldığı etkinlikle yeni filmi “Don’t Sorry Darling’i tanıtmak üzere sahneye çıktı.
Wilde sahnedeyken bir yetkili, “Özel ve gizli” yazan bir zarfı kendisine takdim etti. Wilde sahnede zarfı açtı ancak daha sonra açıklama yapmadan konuşmasına devam etti.
Daha sonra Wilde’a verilen zarfın içinde Sudeikis’le çocuklarına ilişkin velayet belgeleri olduğu öğrenildi.
Oyuncu Sudeikis’e yakın bir kaynak, söz konusu velayet belgelerinin Wilde’a nerede ve ne şekilde verileceğine ilişkin Sudeikis’in bir bilgisi olmadığını söyledi
Numberone.com.tr
Margot Robbie’nin oyuncak bebek Barbie’yi canlandırdığı aynı adlı filmden ilk kare yayımlandı. “Yeterince mükemmel olmayan bir Barbie bebeğin gerçek dünyadaki maceralarının” anlatılacağı filmin gösterim tarihi de açıklandı.

Margot Robbie, Barbie dünyasında! 31 yaşındaki Avustralyalı oyuncunun ünlü Barbie bebeğini canlandırdığı canlı aksiyon türündeki filmden ilk kare yayımlandı.
Greta Gerwig’in yönetmenliğini üstlendiği Barbie adını taşıyan filmden ilk karede Robbie, Chevrolet Corvette marka pembe klasik otomobilde görülüyor.

Warner Bros. filmden ilk kareyi resmi sosyal medya hesabından paylaşarak, filmin 21 Temmuz 2023’te sadece sinemalarda gösterileceği bilgisini verdi.

Filmin 38 yaşındaki yönetmeni Gerwig, senaryoyu uzun süredir ilişki yaşadığı Noah Baumbach ile birlikte yazdı.
Filmde Robbie’nin sevgilisi Ken’i ünlü aktör Ryan Gosling canlandıracak. Filmin kadrosunda ayrıca Will Ferrell, Issa Rae, Simu Liu, Kate McKinnon, America Ferrera, Michael Cera ve Alexandra Shipp yer alacak.

Filmde, Barbie ülkesinde yaşayan bir Barbie bebek, yeterince mükemmel olmadığı için oradan kovulur ve gerçek hayatta maceralar yaşar. Filmin çekileceğini 2020’de duyuran Robbie, seyircilerine “filmin farklı olacağı” sözü vermişti.

Barbie filmi projesi, yaklaşık 10 yılını çeşitli Hollywood stüdyolarında dolaşarak geçirdi. Sony’ye taşınmadan önce Universal’da başladı. Amy Schumer’ın, 2016 yılında, zamanlama çakışmaları nedeniyle ayrılmadan önce filmde baş bebek olarak rol alacağı açıklandı.
Ardından, yerini doldurmak için Anne Hathaway seçildi. Çekim planları şekillenmeye başlarken, film, haklarını Warner Bros’a satan Mattel’in eline geçti. Robbie, LuckyChap Entertainment aracılığıyla oyuncak bebek olarak rol almak ve yapımcı olarak görev yapmak üzere seçildi.

Robbie, Vogue dergisine verdiği röportajda, rolü üstlenmenin kolay olmadığını kabul ederek, “Rol, bir sürü zorlukla ve bir sürü nostaljiyle geliyor. Ancak, bununla birlikte meydan okumak için heyecan verici bir yol olarak görünüyor” demişti.



Numberone.com.tr

KENDİ CÜMLELERİYLE ANLATTI
Genç kuşağın en gözde modellerinden biri, geçen mart ayında yaşadığı korku dolu anların başlangıcını bu cümlelerle anlattı. Sonra da yaşadıklarını kendi sosyal medya kanalından takipçileriyle paylaştı. Anlattığına göre bütün bunlara, yaşadığı geçici felcin neden olduğu ortaya çıktı. Daha da çarpıcı olanı bu geçici felce neden olan durumdu. O da doktorların ayrıntılı tetkikleriyle ortaya çıktı. Geçirdiği operasyonun ardından şimdi sağlığına kavuştu. Ama artık düzenli olarak kan sulandırıcı ilaç kullanıyor.

PAYLAŞTIĞI VİDEODA ANLATTI
Bütün bunları yaşayan kişi, ünlü şarkıcı Justin Bieber’ın eşi model Hailey Baldwin Bieber. 25 yaşındaki Baldwin Bieber’ın 10 Mart günü hastaneye kaldırıldığı daha önce basına yansımıştı. Hatta bunun nedeniyle ilgili olarak çeşitli iddialar da ortaya atılmıştı. Sonunda Hailey Baldwin Bieber tüm yaşadıklarını kendisi anlatmaya karar verdi ve Youtube kanalında ve Instagram sayfasında paylaştığı bir video çekti.

‘YÜZÜMÜN SAĞ TARAFINDA DA HİSSİZLİK VARDI’
Baldwin Bieber videoda “Hikâyesini, kendi sözleriyle anlatmak istediğini” belirtti. Sonra da o sabah yaşananları anlattı: “Justin ile kahvaltı sofrasında otururken sağ kolumda bir tuhaflık hissetim. Parmak uçlarımda uyuşukluk vardı ve tuhaftı. Kocam iyi olup olmadığımı sordu. Ama konuşamadığımı fark ettim.” Hailey Baldwin daha sonra yüzünün sağ tarafında da bir gevşeklik, uyuşukluk hissettiğini sözlerine ekledi. Tek bir cümle kuramadığını söyledi. Ardından da “Aniden, felç geçirdiğimi düşündüm” diye konuştu.

SAĞLIK GÖREVLİLERİNİN SORULARINA YANIT VEREMEDİ
Sonra sağlık görevlilerinin yardıma koştuğunu söyledi ünlü model. Yüzünün sağ tarafındaki uyuşukluğun geçtiğini ancak kendisine sorulan soruları yanıtlamak için kelimeleri bir araya getiremediğini belirtti. O sırada yaşadığı anksiyetenin de her şeyi daha kötü hale getirdiğini ifade etti. Hailey Baldwin Bieber, hastanenin acil servisine ulaşıncaya kadar sağ kolundaki ve yüzünün sağ tarafındaki uyuşukluk hissinin geçtiğini sözlerine ekledi.

HAFİF FELÇ GEÇİRDİĞİ ORTAYA ÇIKTI
Bir gece hastanede tutulan Hailey Baldwin Bieber’e bazı testler yapıldı. Bir pıhtı attığı anlaşılmıştı ancak bunun nereden kaynaklandığının bulunması gerekiyordu. Anlattığına göre acil serviste sabah hissettiği belirtilerin hiçbiri kalmamıştı. Tetkiklerin sonucunda Baldwin Bieber’ın “halk arasında hafif felç” olarak adlandırılan Geçici İskemik Atak geçirdiği belirlendi.
GEÇECİ İSKEMİK ATAK NEDİR? Geçici iskemik atak, diğer bir adıyla ‘’minör inme’’, beyne kan akışının bölgesel olarak azalmasıyla birlikte beyin dokusunun beslenememesi sonucu gelişen klinik bir tablodur. Beyindeki kan akışının azalmasının sebebi genellikle tıkanıklıktır. Kan pıhtıları, nadir olsa da yağ parçası kalıntıları veya kan dolaşımındaki hava baloncukları tıkanmaya sebep olan faktörlerdendir. Kan pıhtıları, damarların daraldığı ve yağ birikimleri ile kaplı olduğu alanlarda şekillenir. Eğer, atriyal fibrilasyon gibi bir kalp hastalığınız varsa, kan pıhtıları kalpte oluşup beyne doğru gidebilir. Bazı durumlarda ise beyindeki küçük çaplı damarların hasarını içeren küçük kan damarı hastalıkları geçici iskemik atağa neden olabilir. Birikimler, kan damarlarında toplanarak damar kalınlaşmasına yol açar ve eğer bu birikimler damarı tamamen tıkarsa inme veya geçici iskemik atak görülür. Geçici iskemik atak, nadir olarak beyin kanaması nedeniyle de olabilir. Geçici iskemik atak ile inme belirtileri aynıdır. Fakat geçici iskemik atakta belirtilerin tümü 24 saatten kısa bir süre sonra kaybolur. Böylece beyin dokusunda herhangi bir hasar oluşmadan, beynin beslenmesi yeniden başlar ve devam eder. Beyin hasarı ve belirtiler inmede kalıcıdır; geçici iskemik atakta ise geçicidir.

DOKTORLARI ÜÇ OLASI NEDEN SIRALADI
Testlerin sonuçlarına göre bu pıhtı yüzünden, Baldwin Bieber’ın beynine kan akışı kısa bir süre için kesildi. Doktorları, ünlü modele son dönemde yeni edindiği üç alışkanlığı yüzünden bu olayın meydana gelmiş olabileceğini söyledi. Bunlardan biri Hailey Baldwin’in doktoruna danışmadan kullanmaya başladığı doğum kontrol hapları. Bir süre önce geçirdiği Covid 19’un da bu duruma neden olabileceği doktorları tarafından Hailey Baldwin’e açıklandı. Hailey Baldwin’in çok kısa bir zaman diliminde ABD’den Fransa’ya gidip dönmesinin yani uzun uçak yolculuğunun da bu tür bir olaya neden olabileceğini de doktorları ünlü modele anlattı.

KALBİNDEKİ DELİK İÇİN OPERASYON GEÇİRDİ
Videoda anlattığına göre Hailey Baldwin Bieber, bir gece acil serviste kaldığı hastaneden taburcu edildi. Fakat daha sonra kapsamlı tetkikler yaptırdı. Renkli görüntülemenin ardından Baldwin Bieber’ın halk arasında “delik kalp” olarak bilinen Patent Foramen Ovale adlı sorunu bulunduğu ortaya çıktı. Kan pıhtısına da bu durumun neden olduğu anlaşıldı. Ünlü model daha sonra 12- 13 milimetrelik bu deliğin kapatılması için bir operasyon geçirdi. Baldwin Bieber, bu operasyonun başarılı geçtiğini ve hızla iyileşmeye başladığını da sözlerine ekledi.
PATENT FORAMEN OVELE NEDİR? Patent foramen ovale (PFO) kalbimizde bulunan küçük bir açıklığın adıdır. Doğumdan önce kalbin iki kulakçığı arasında yaşam için gerekli olan bir geçiş vardır. Doğumdan hemen sonra bu geçiş azalır ve iki kulakçığı birbirinden ayıran bölmede küçük bir geçiş kalır ve hemen tüm yenidoğan bebeklerde bulunur. Bu açıklık hayatın ilk iki yılında büyük oranda kapanırken insanların yaklaşık olarak dörtte birinde açık olarak kalır. Bu açıklıktan kalbin sol kulakçığından sağ kulakçığına temiz kan geçişi olur. Ancak bu geçiş çok az olduğu için sağlık sorunu oluşturmaz. Yapılan araştırmalarda erişkin bireylerde görülme olasılığı % 20-25 arasında değiştiği bildirilmektedir. Ancak %1 in azında kapatmayı gerektiren nedenler bulunur.

KAN SULANDIRICI İLAÇ KULLANIYOR
Video anlattığına göre Hailey Baldwin Bieber, bu yaşadıklarının ardından şimdi doktorlarının önerisiyle günlük olarak kan sulandırıcı kullanıyor. Tedavinin ardından kalbindeki bu delikten kaynaklanan semptomların da ortadan kalktığını sözlerine ekledi Hailey Baldwin Bieber.

SON DÖNEMİN EN GÖZDE MODELLERİNDEN BİRİ
Genç kuşağın müzik yıldızlarından Justin Bieber ile 2018’de evlenen Hailey Baldwin Bieber, soyadından da anlaşıldığı üzere Hollywood’un hatırı sayılır ailelerinden birine mensup. Son dönemde Rust filminin setinde yaşanan ölümcül kaza nedeniyle gündemden düşmeyen Alec Baldwin’in kardeşlerinden Stephen Baldwin’in, Kenya Baldwin ile yaptığı evlilikten dünyaya geldi Hailey. Ünlü model Ireland Baldwin’in de kuzeni olduğunu yeri gelmişken hatırlatalım. Hailey Baldwin Bieber, Kendall Jenner, Bella Hadid gibi son dönemin gözde modellerinin de hem meslektaşı hem de yakın arkadaşı.
Dışarıdan bakıldığında kusursuz hayatlar yaşıyorlarmış gibi görünen Hollywood ünlülerinin bazıları da tıpkı Hailey Baldwin Bieber gibi sağlıklarıyla ilgili çok ciddi sorunlar yaşıyor. Ama hepsi de bu sorunlara meydan okumaya devam ediyor. Gelin her ne kadar hastalıkları yüzünden hayat kaliteleri düşse de kariyerlerini sürdüren hatta bazıları ölümden dönen o ünlüleri de bir hatırlayalım.

BEYİN KANAMASI GEÇİRİP ÖLÜMÜN KIYISINDAN DÖNDÜ
Bunlar arasında en çok bilinenlerden biri Sharon Stone. Güzel oyuncu, 2001 yılında bir beyin kanaması geçirip ölümden döndü. Stone, katıldığı bir programda da ölüme yaklaştığı o anları anlattı: Ölüme çok yaklaştığı o anlarda, ruhunun bedeninden ayrıldığını hissettiğini belirten Sharon Stone “Bazı insanlar bu konuyu bilimsel perspektiften tartışır, bazıları da manevi perspektiften ben her ikisine de inanıyorum” diye konuştu. Sharon Stone, beyin kanaması geçirdiği sırada çevresindeki insanların konuştuğu her şeyi duyduğunu, benzer deneyimler yaşayanların gördüğü o ışığı gördüğünü anlattı. Ruhunun bedeninden dışarı ve yukarı doğru uzaklaştığını hissettiğini de ifade etti. Stone “Benden önce ölmüş olan kişileri gördüğüme dair bir his vardı. Onlarla iletişim kurduğuma dair bir hisse kapıldım. Diyalog kurmuyorduk ama ama onlarla iletişim kurduğumu hissediyordum. Sonra sanki birisi göğsüme bir tekme atmış gibi büyük bir acı hissettim” diye konuştu. Bu acının kalp masajı yapan defibrilasyon cihazından da kaynaklanabileceğini belirten Sharon Stone, sonra kendisini yine hastane odasında bulduğunu anlattı.

HASTALIĞIN HAYATINI KISITLAMASINA İZİN VERMİYOR
1980’li yıllara damgasını vuran Geleceğe Dönüş (Back To The Future) serisinin yıldızı Michael J. Fox da yıllardır Parkinson hastalığıyla mücadele ediyor. Yönetmenliğini Robert Zemeckis’in yaptığı ve bir dönemin “Sinema efsanesi” olarak kabul edilen Geleceğe Dönüş (Back To The Future) serisinin yıldızı Michael J. Fox, hayatını zorlaştıran ve kendisini güçten düşüren Parkinson hastalığıyla mücadele ediyor. Hem de tam 30 yıldır. Fakat ünlü oyuncu yine de yaşadığı bütün zorluklara iyimser bir bakış açısıyla direniyor. AARP dergisine konuşan 60 yaşındaki oyuncu, hastalığı kesin olarak tedavi edilemese de yine de ölümden korkmadığını ve hayatını yaşadığını söyledi. Kamera karşısına geçtiği Family Tİes (Aile Bağları) adlı diziden ikinci kez ayrılan Michael J. Fox, hastalığıyla yüzleştiğini ve onu çoktan kabullendiğini de belirtti. Herkesin kendisine sürekli olarak “hastalıktan kurtulup kurtulamayacağını” sorduğunu anlatan oyuncu sözlerini şöyle sürdürdü: “Onlara ’60 yaşındayım ve bilim zor’ diyorum. Yani bu sorunun yanıtı hayır. Ama ben gerçekten mutlu bir adamım. Kafamda hastalıklı bir düşünce yok. Ölümden hiç korkmuyorum.”

İLK BÖBREK NAKLİ BAŞARISIZ OLDU
Rol aldığı Modern Family adlı diziyle tanınan Sarah Hyland, çocukluk yıllarından bu yana bozuk olan sağlığı ve geçirdiği iki böbrek nakli operasyonu hakkında konuştu kısa bir süre önce. Sarah Hyland, bin bir umutla yapılan ilk böbrek naklinin başarısız olduğu anlaşıldığında kendi canına kıymak istediğini ifade etti. Hyland, çocukluğundan bu yana böbrek displazisi denilen bir sağlık sorunuyla boğuştuğunu ve 2012 yılında babasından yapılan böbrek nakliyle bir süreliğine de olsa sağlığına kavuştuğunu 2018 yılında açıklamıştı. Fakat bu açıklamayı yapmadan bir yıl önce böbrekleriyle ilgili sorunların tekrar ortaya çıktığını, kendisine ikinci kez nakil yapıldığını anlatmıştı. Sarah Hyland konuk olduğu yayında, kendisine yapılan ilk böbrek naklinin başarısız olmasından sonra haftada üç kez diyalize girmek zorunda kaldığını söyledi. Genç oyuncu “İşte orası, benim kendi canıma kıymak istediğim bir noktaydı” sözleriyle ifade etti duygularını. Sonra da o dönemde “sağlıyla ilgili sorunlarının çözümü olmadığını hissettiğini” anlattı.Bu sağlık sorunlarını, insanlardan sempati toplamak için anlatmadığını belirten Sarah Hyland “Kendimi kurban gibi göstermek istemiyorum. Başka insanların da beni kurban gibi görmesini istemiyorum” dedi. Sonra da bu sağlık sorunlarına rağmen tam 27 yıl boyunca kendisini hissettiğinden ve olduğundan daha iyi göstererek “bazen ailesinin oturma odasında bazen de Broadway sahnesinde bir “gösteri” sergilediğini sözlerine ekledi.

O DA BÖBREK NAKLİ GEÇİRDİ
Böbrek nakli geçiren bir başka ünlü de Selena Gomez. Genç yıldız Gomez, hayranlarından sakladığı bu gerçeği 2017 yılında yaptığı bir sosyal medya paylaşımıyla duyurmuştu. Böylece o yılın yaz aylarında neden köşesine çekildiğini de açıklamıştı. Genç kuşağın en gözde yıldızlarından Selena Gomez o döneme kadar gizli tuttuğu bir gerçeği Instagram sayfasında yaptığı bir paylaşımla gözler önüne serdi. Gomez, uzun süredir tedavi gördüğü Lupus hastalığı nedeniyle böbreklerinin çalışmaz hale geldiğini ve böbrek nakline gereksinim duyduğunu açıkladı. Genç yıldız Instagram sayfasında hastane yatağında çekilen bir fotoğrafını paylaşıp geçirdiği böbrek naklinin hikayesini anlattı. Bütün yaz neden kliplerinin tanıtımı için etkinliklere katılmadığını soran hayranları olduğunu belirten Selena Gomez, böylece hayranlarının merakını da giderdi. Selena Gomez, Instagram sayfasında ameliyat izlerini gösterdiği pozlarını da takipçileriyle paylaştı. Genç yıldız takipçilerine şöyle seslendi: “Geçtiğimiz birkaç ay içinde sizinle hep bunu paylaşmak istiyordum. Sağlığımın tamamen düzelmesi için buna ihtiyacım vardı. Kamuoyunun karşısında aileme ve doktor ekibine hem operasyon öncesinde ve sonrasında benim için yaptıkları her şeye teşekkür ediyorum.”
Numberone.com.tr
Son yılların en çekişmeli davalarından biri olan Amber Heard ve Johnny Depp davası devam ediyor. Davada son olarak Heard’ün kişilik bozukluğu olduğunu belirten bir psikolog ile beraber Depp’in eski menajeri ve polis memurlarının ifadelerine yer verildi. Şahitlerin tanıklıklarıyla devam eden davada Depp’in tutumu ise dikkat çekti.

Amber Heard’ün 2018 yazında kaleme aldığı ve Johnny Depp’in ismini vermeden kendisine cinsel ve fiziksel olarak şiddet uyguladığını belirttiği makaleden sonra Depp kariyerinde çöküşe geçmiş ve pek çok sert eleştirinin hedefi olmuştu.
Şimdi Depp, yeniden itibarını kazanmaya çalışırken Heard ile ilişkisine ait tüm özel detaylar da mahkemede ortaya dökülüyor.
Görülen son duruşmada da birbirinden ilginç ifadeler ortaya çıktı. Johnny Depp’in eski menajeri Christian Carino, Elon Musk’tan ayrıldıktan sonra Heard tarafından kendisine gönderilen e-postaları mahkemeye anlattı.

ELON MUSK’A HİÇ AŞIK OLMAMIŞ
Heard, Tesla’nın kurucusuyla Mayıs 2016’da Depp’ten ayrıldığı sıralarda çıkmaya başladı ve çift, ertesi yıl ağustos ayında ayrıldılar.
Lady Gaga’nın eski nişanlısı olan yetenek ajanı Carino, video ifadesinde Heard ile Musk’ın bir ilişki içinde olduğunu doğruladı. Carino, Heard’ün Musk ile Johnny Depp’ten hemen sonra çıkmaya başladığını belirtti. Ayrıca Heard ve Carino arasında geçen yazışmalar da mahkemede okundu.
7 Ağustos 2017’deki bir e-postada Heard, Carino’ya şunları söyledi: “Ayrılıkla başa çıkmak… İşlerin halka açılmasından nefret ediyorum. Bak çok üzgünüm.”
Carino, Heard’e şu yanıtı verdi: “Ona aşık değildin. Bana 1000 kez sadece boşluk hissettiğini söyledin.”
Carino’ya bu e-postada ne demek istediği sorulduğunda Heard’ün Elon Musk’a hiç aşık olmadığını söyledi. Heard’ün bir sonraki e-postası ise şöyleydi: “Biliyorum ama yas tutmak ve kendi zamanımda iyileşmek için zaman istedim.”

DEPP’E OLAN DUYGULARI DEVAM ETMİŞ
Aynı sohbetteki başka bir e-postada da Heard, şöyle dedi: “Bundan nefret ediyorum, yine bir adam dikenlere tek başıma düşmeme izin veriyor.”
Heard, “Onları bıraktığım ve bunun gibi şeyleri ortaya koyduğum için bana kızgınlar” diyerek durumu açıklıyor. Heard’ün yazdıklarına Carino ise şu şekilde cevap veriyor: “Ünlülerle çıkmayı bırakırsan tüm bunlardan kaçınabilirsin.”
E-postada ne demek istediği sorulduğunda, Carino mahkemeye “Kişisel hayatınız ile basında olmaktan hoşlanmıyorsanız, ünlü insanlarla çıkmayın” dedi.
Carino mahkemeye, Mayıs 2016’da boşanma davası açtıktan sonra Heard’ün Depp’e olan duygularının devam ettiğini ve Musk ile çıkıyor olmasına rağmen onunla uzlaşmak istediğine inandığını söyledi. Aynı zamanda Carino’ya gönderdiği bir e-postada Heard, Depp’e atıfta bulunarak “Lütfen ona onu sevdiğimi söyle” dedi.

“DEPP İLE GÖRÜŞMEK İSTEYEN KENDİSİYDİ”
Mahkemede, 2016 yazında Heard’ün Carino’dan Depp ile bir görüşme ayarlamasını istediği de söylendi. Carino, o sırada Depp’in geçici bir yasaklama emrine tabi olduğunu ve Heard’ün görüşmeleri sırasında “onu asla emri ihlal etmekle suçlayamadığını” söyledi. Görüşme ise Depp’in grubu The Hollywood Vampires ile turneye çıktığı dönemde San Francisco’da bir arkadaşının evinin arka bahçesinde gerçekleşti.
Carino, evin sahibi geri geleceğini söyleyene kadar birkaç saat sohbet ettiklerini söyledi. Konuşmaya devam etmek için bir otel odası kiraladılar ama orada Depp ve Heard’ün tartışmaya başladığını belirtti.

HEARD’DEN KENDİSİNİ KESMESİNİ İSTEMİŞ
Ancak bu görüşmeden sonra yaşananlar mahkemeye bir ses kaydı ile yansıdı. Depp’in Heard’den kendisini bıçakla kesmesini istediği, “Benden nefret ediyorsun” dediği bir ses kaydı dinlendi.
Buna rağmen, 16 Ağustos 2017’de Heard Carino’ya e-posta gönderdi: “O kadar çok not yazdım ki, ona birini verebilir misin? Nasıl ve nereden başlayacağımı bilmiyorum. Sonunda bekarım, kalbim ve zihnim temiz. Sadece onu sevdiğimi bilmesini istiyorum.”
9 Haziran 2018’de de Heard, bir mesajda Carino’ya “Tanrım onu özlüyorum” yazdı.

ŞİDDET GÖRÜP GÖRMEDİĞİ DOĞRULANAMIYOR
100 milyon dolarlık davada dinlenen tanıklardan biri de Memur Hadden’di. Memur Hadden, herhangi bir yaralanma görmediğini ve Heard’ün kırmızı yüzünün köpekleri öldüğü için ağlamaktan kaynaklanabileceğini söyledi.
LAPD memuru William Gatlin mahkemeye kendisi ve bir meslektaşının o gece 22.24’te Heard’ı tekrar görmeye gittiğini söyledi.
Heard’ün bir arkadaşı olayla ilgili olarak New York Polis Departmanı’nı aramış ve onlar da onu kontrol etmek için geri dönmek istemişler. Mahkemeye, memur Gatlin’in vücut kamerasından alınan ve onların binaya girdiklerini ve çatı katına giden koridordan yürüdüklerini gösteren görüntüler gösterildi.
Görüntülerde, Heard’ün arkadaşı Josh Drew kapıyı açtı ve diğer polislerin çoktan geldiğini söyleyerek memurları ayrılmaya ikna etmeye çalıştı, ancak içeri girmekte ısrar ettiler. Memur Gatlin, Drew’un iş birliği yapmadığını belirtti.
Memur Gatlin, içeri girdiklerinde kimsenin kendileriyle konuşmaya istekli görünmediğini söyledi.

“CAM KIRIĞI YA DA DAĞINIKLIK YOKTU”
Memur Melissa Saenz de önceden kaydedilmiş bir video ile duruşmaya katıldı. Kendisine Depp ve Heard’ün 21 Mayıs 2016’da paylaştığı çatı katı dairesini ziyareti soruldu.
Saenz, “Onu aile içi şiddet mağduru olarak tanımlamadım” dedi ve çatı katında cam kırılması veya dağınıklık da dahil olmak üzere herhangi bir kanıt görmediğini sözlerine ekledi.
Bredehoft, “Asansöre geri döndüğünüzde hatırladığınız bir şey var mı?” diye sordu. Saenz, “Çatı katından etkilendiğimi hatırlıyorum, ne kadar büyük ve güzeldi” diye yanıtladı.
Ancak Madden ve Saenz’in ifadeleri Heard’ün şiddet gördüğünü belirttiği ifadelerle uyuşmuyor.

AMBER HEARD İÇİN ŞOKE EDEN TEŞHİS
Duruşmada dikkat çeken bir başka isim de uzman tanık Dr. Shannon Curry’di. Klinik ve adli psikolog olan Dr. Curry, mahkemeye verdiği demeçte, Heard’ün, duygusal dengesizlik ve dikkat arayan davranış kalıplarına sahip kişilerde bulunan iki durum olan Borderline Kişilik Bozukluğu (BPD) ve Histrionik Kişilik Bozukluğu (HPD) ile uyumlu özelliklere sahip olduğu sonucuna vardığını söyledi.
Dr. Curry, geçen yılın başlarında Depp’in avukatları tarafından iki eski sevgili arasındaki yasal savaştaki dosyaları incelemek ve ilişkilerinde partner şiddeti ile tutarlı olabilecek davranışları belirlemek için işe alındığını ifade etti.
Curry mahkemeye verdiği demeçte, “Bayan Heard’ün değerlendirmesinin sonuçları iki tanıyı destekledi: Borderline Kişilik Bozukluğu (BPD) ve Histrionik Kişilik Bozukluğu (HPD)” dedi.

ABARTI DAVRANIŞLAR
Curry, Depp ile olan ilişkisinden sonra Heard’ün travma sonrası stres bozukluğunu (PTSD) büyük ölçüde abarttığı sonucuna vardı ve aktrisin gözünde aktörün idealize edildikten sonra bir çöpe dönüştüğünü söyledi.
Dr. Curry, Heard’ün BPD’sinin temelde terk edilme korkusu ile bağlantılı olduğu ve bu durumdaki birinin bunu durdurmak için umutsuz girişimlerde bulunma eğiliminde olduğunu kaydetti. “Çok aşırı davranışlar olabilir” dedi.
Curry, bu rahatsızlıkların bir sonucu olarak, Heard gibi birinin bir arkadaşlık veya ilişkinin başlangıcında çekici görünebileceğini, ancak daha sonra kolayca karanlığa düşebileceğini de sözlerine ekledi.
Depp’in tanığı Shannon Curry, teşhisin Heard’ün önceki psikolojik değerlendirmelerinin incelenmesinden, iki kez doğrudan muayeneden ve bir mahkeme olan Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI) testine katılmasından geldiğini söyledi.

KAHVE VE ŞEKERLEME OLMADAN GELMİYOR
Dava sırasında Johnny Depp’in davranışları bazı alışkanlıkları da dikkat çekti. Depp, duruşma sırasında elinde siyah bir defterle görülürken aralarda sık sık çizim yaptığı gözlemlendi. Ayrıca ünlü oyuncunun yanından şekerlemeleri eksik etmediği ve dört gündür her gün içinde kahve olduğu düşünülen bir termosla mahkemede yerini aldığı dikkat çekti. Ünlü oyuncunun yüksek miktarda alkol ve uyuşturucu madde kullandığı biliniyor.
Numberone.com.tr
Uzun süredir teknoloji devinin üstünde çalıştığı Google Pixel Watch’un ilk görüntüleri sızdı. Akıllı saatin dairesel ekranı ve minimalist tasarımı dikkat çekti.
Android Central’ın haberine göre, görüntüler, yılın başlarında bir restoranda saat ve kayışları bulan bir kişi tarafından çekildi.
Google’ın önümüzdeki ay I/O etkinliğinde resmi olarak duyurması beklenen saatin sızan görüntüleri, bir süredir dolaşan hakkındaki söylentileri haklı çıkarıyor.
Android Central’a göre, sızdırılan görüntülerde yer alan saatin, muhtemelen Google’daki Pixel ekibi tarafından kullanılan bir test modeli olduğu düşünülüyor.
KAYIŞLARDA APPLE ESİNTİSİ
Saatin görüntüleri sosyal medyada paylaşılmadan önce sahibinin gelip almasının beklendiği ancak birkaç hafta boyunca kimsenin gelmediği ve saatin restoranda kaldığı belirtiliyor.
Görüntülerde dikkat çeken özelliklerden biri Pixel Watch ile uyumlu şekilde tasarlanmış ve Apple’ın spor kayışlarıyla benzer malzemeye sahip Google kayışları oluyor.

Reddit’te yazan tagtech414 kullanıcısı, saatin resimlerini Android Central’a sızdıran kişi olduğunu iddia etti ve kayışların takılmasının biraz zor olduğunu belirtti: “İlk kez takarken biraz zor, ancak bunları nasıl düzgün bir şekilde takacağımı öğrendikten sonra daha kolay olacağını tahmin ediyorum. En önemlisi, bu şimdiye kadar taktığım en rahat saat.”
Sızan görüntülerde, restoranda unutulan saatin içinde şarj cihazı bulunmadığı için şarj işleminin cihaz için tam olarak nasıl olduğu netlik kazanmadı. Ayrıca, saat başlatılmaya çalışıldığında, Google logolu başlangıç ekranının ötesine geçemediği belirtildi.
Numberone.com.tr