Ünlü oyuncu Neslihan Atagül geçen yıl Star’ın Sefirin Kızı dizisinden geçirgen bağırsak sendromu nedeniyle ayrıldığını açıklamıştı.O tarihten beri hiçbir projede yer almayan Atagül’ün yeni projesi belli oldu.
Neslihan Atagül eski yuvasına geri döndü ve yine Star’ın yeni sezon için çekilecek iddialı dizisi için anlaşma yaptı. Atagül, TMC Film’in patronu Erol Avcı’yla el sıkıştı.
Ünlü oyuncunun başrolünü oynayacağı dizi bir kitap uyarlaması… ‘Gecenin Ucunda’ adlı roman Peride Celal imzası taşıyor.
Dizinin senaryosu Emre Özdur ve Başar Başaran imzası taşıyor. Dizinin yönetmen ve diğer oyuncu kadrosu önümüzdeki haftalarda netlik kazanacak.
Peride Celal’in “Yazdığım en güzel aşk romanı” dediği eserde aşka sırtını çevirip kendisine ve çocuğuna yeni bir hayat yaratıp insanca bir dünyaya kavuşmak çabasında olan Macide’nin etkileyici öyküsü konu ediliyor.
Böylece Kıvanç Tatlıtuğ’un adının geçtiği OGM Picturea imzalı Kral Kaybederse’nin ardından Neslihan Atagül’lü Gecenin Ucunda’yla Star TV yeni sezona bomba gibi giriş yapacağının sinyallerini şimdiden verdi.
Britney Spears, köleliğe benzettiği vasilik de dahil olmak üzere, hayatı ve kariyeri hakkında her şeyi anlatacağı kitap için rekor bir anlaşmaya imza attı. Ünlü yıldız, anılarını kitaplaştırması karşılığında 15 milyon dolar kazanacak.
New York Post’un haberine göre, 40 yaşındaki pop yıldızı, Simon & Schuster ile 15 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladı. Gösteri dünyasından haberler paylaşan web sitesi Page Six, bir kaynaktan alıntı yaparak anlaşmanın, Obama çiftininkinden sonra tüm zamanların en büyük anlaşmalarından biri olduğunu söyledi. 2017’de Penguin Random House, Barack ve Michelle Obama’nın kitapları için 60 milyon dolar ödemişti.
Spears, uzun bir süredir vasilikten kurtulmak için savaş veriyordu. 13 yıldır babasının vasiliği altında yaşayan Spears, bu yıl kendi avukatını tutma hakkına sahip olunca tüm hayatı değişti ve 13 yıl sonra 40 yaşında özgürlüğüne kavuşabildi.
SPEARS AİLESİNDE SULAR HİÇ DURULMADI
Babası Jamie Spears, vasiliğin kurulmasında etkili olmuştu. Ancak zamanla Britney Spears, babasının sahip olduğu etkiye kızmaya başladı ve onu kendisine bir köle gibi davranmakla suçladı. Los Angeles’taki bir yargıç, vasiliği kasım ayında sona erdirdi, ancak bu, Spears ailesi arasındaki savaşı durdurmadı.
Yıldızın 30 yaşındaki küçük kız kardeşi Jamie Lynn Spears, ocak ayında kendi anılarını yayınladı ve kardeşinden öfkeli bir yanıt aldı. Spears Instagram’da şunları yazdı: “Keşke bir yalan dedektörü testi yapsaydın, böylece tüm bu insan yığınları dişlerinin arasından benim hakkımda yalan söylediğini görseydi !!!! Sen pisliksin Jamie Lynn.”
Britney Spears, sadece babasına kızgın değildi, Spears ailedeki herkese karşı öfkeli. Spears, ailesini rezil edebilmek için fazlasıyla malzemeye sahip olduğunu ima ederek “Bir röportaj yaparsam, Tanrım ailemin ruhuna merhamet et” dedi.
Kitapla ilgili henüz başka bir detay paylaşılmadı ancak Spears’ın çalkantılı hayatını konu alması şimdiden pek çok kişinin ilgisini çekti.
Survivor All Star 2022’de diskalifiye şoku yaşanıyor. Acun Ilıcalı, gönüllüler takımında yarışan Atakan Işıktutan’ın sakatlığı nedeniyle Survivor All Star’a veda ettiğini açıkladı.
TV8 ekranlarının sevilen yarışması Survivor All Star 19 Şubat Cumartesi akşamı 26’ncı bölümüyle ekranlara geldi. Haftanın ilk dokunulmazlık oyununun oynandığı gecede, gönüllüler takımı yarışmacılarından Atakan’ın olmaması dikkat çekti. Konuyla ilgili konseyde açıklama yapan Acun Ilıcalı, Atakan’ın son durumunu paylaştı.
Acun Ilıcalı Atakan ile olarak, “Bir konuyu size açıklamam gerekiyor. Bu konu bir yarışmacımızla ilgili Atakan. Atakan’ın omzuyla ilgili detaylı bir şekilde sağlık ekibimiz incelemeler yaptı. Dün söylediğim konu omzun iyileşmesi değil Survivor’a devam ederse oluşabilecek riskler konusu. Tabii ki gündeme geldi. Sağlık ekibimiz Atakan’ın omzundaki sakatlığın bundan sonra yarışırsa büyük bir risk olacağını ve kendi sağlığıyla ilgili ciddi problemler yaratabileceğini söyledi. Bu da şu demek oluyor: Tabii ki üzgünüz. Çok erken bir sakatlık. Atakan’ın sakatlığı maalesef Survivor’a devam etmesine izin vermiyor ve Atakan bugün itibarıyla Survivor All Star’a veda etti. Yarın vedalaşmaya gelecek” dedi.
2022 yılının en çok beklenen filmlerinden The Batman in Paris’te galası düzenlendi. Filmin galasına başarol oyuncularından Robert Pattinson ve Zoe Kravitz’in yanı sıra dünyaca ünlü futbolcu Neymar da katıldı. O anları sosyal medyadan paylaşan Neymar’ın paylaşımına binlerce beğeni yağdı.
Dünyaca ünlü futbolcu Neymar ‘The Batman’ filminin galasında görüntülendi. 4 Mart’ta vizyona girecek The Batman filminin galası Paris’te gerçekleştirildi. Filmde Batman karakterine hayat veren Robert Pattinson ve Catwoman karakterine hayat veren Zoe Kravitz ile fotoğraf çekilen Neymar sosyal medyada paylaştı.
BATMOBIL’E BİNDİ
DC Comics’in en popüler karakterlerinden Batman ünlü futbolcu Neymar’ın da en sevdiği süper kahramanlardan birisi. Sırtında Kara Şövalye’nin büyük bir dövmesini taşıyan Neymar’ın yeni Batman filmine karşı duyduğu heyecan Paris’teki galada çekilen fotoğraflara da yansıdı.
Filmin başrolleri Robert Pattinson ve Zoe Kravitz ile birlikte Batman’in ünlü aracı Batmobil’in yanında poz veren, hatta Batmobil’e binme şansını elde eden Neymar, sosyal medyada da ne kadar şanslı olduğuyla ilgili yorumların odağına yerleşti.
Neymar, siyah bir tişört ve ters bir beyzbol şapkası ve boynundaki kalın altın zincirle takımladığı uyumlu pantolon giyerek görünümünü tamamladı.
Futbolcu ayrıca kırmızı halıda poz verirken bazı fotoğraflarını Instagram’da paylaştı ve izleyicilerin özel ceketinin arkasına bir göz atmasını sağladı.
Pazartesi günü, bir yarasa emojisiyle birlikte ‘Bu gece @batman hakkında’ yazdı.
35 yaşındaki aktör Robert ve Catwoman olarak da bilinen Selina Kyle’ı canlandıran 33 yaşındaki Zoë ile birlikte poz verdi.
Neymar siyah bir tişört giyerek ve ters bir beyzbol şapkası ve boynunda kalın altın zincirle takımladığı uyumlu pantolon giyerek görünümünü tamamladı.
Sürat patencisi Jutta Leerdam, Beijing Kış Olimpiyatları’na hem başarısı hem de güzelliğiyle damga vurdu. Hollandalı patenci kariyerinde bir ilki başararak olimpiyat tarihine geçti.
Beijing Kış Olimpiyatları’nda sürat patencisi Jutta Leerdam, hem başarısı hem de güzelliğiyle damga vurdu.
Hollandalı sürat patencisi Jutta Leerdam, Pekin Olimpiyatları’nda kadınlar 1000 metrede gümüş madalya kazandı ve Japon Miho Takagi’ye yarım saniye altın kaçırdı.
Jutta Leerdam’ın kazandığı gümüş madalya kariyerindeki ilk olimpiyat madalyası oldu. Hollandalılar 1000 metrede 2006’dan bu yana podyum geleneği Jutta Leerdam ile sürdürdü.
Başarılı olmasının getirdiği ünle her geçen gün daha çok takipçiye ulaşıyor Jutta Leerdam. 2019 yılında FHM tarafından Hollanda’nın en güzel 5 kadını arasında yer aldı. Yaptığı göz makyajı için “Bu benim imzam” diyor.
Jutta Leerdam 30 Aralık 1998’de Hollanda’da doğan başarılı bir sürat patencisi. Leerdam dünya çapında kırdığı rekorlarla, sürat pateni yarışmalarında madalyalara ambargo koyan başarılı bir olimpik sporcu…
30’dan fazla madalyası bulunan Jutta Leerdam’ın 23 adet altın madalyası bulunuyor.
Hollandalı sporcu, bireysel 1000 metre ve 2 kez de takım sprint şampiyonluğu olmak üzere 3 kez dünya şampiyonu olmayı başardı.
Başarılı olmasının getirdiği ünle her geçen gün daha çok takipçiye ulaşıyor Jutta Leerdam.
Antrenmanlarını erkeklerle yapmayı çok sevdiğini söylüyor, çünkü erkekler daha hızlı olduğu için onu daha da hızlı olmaya sevk ediyorlarmış.
Lider kripto para birimi BTC / USD paritesine 36 bin 300 dolarlı seviyelerden gelen hafif tepki alımları paritenin 38 bin dolarlı seviyelerin üzerini test etmesini sağladı. Bu teknik anlamda kısmen olsa olumlu. Ancak paritenin hala 39 bin 600 dolar seviyesinin altında bulunduğunu hatırlatmakta fayda var.
Peki bu nokta neden önemli?.. Çünkü paritede geri çekilmelerde de yukarı hareketlerde de bu nokta teknik anlamda tetikleyici oldu. Yani paritenin üzerindeki satış baskısının azalmasına yönelik ilk ciddi işaret 39 bin 600 dolar seviyesinin üzerine çıkılmasıyla alınabilir.
Olumlu senaryoda bu noktanın kırılması ilk aşamada 40 bin 600 ve 41 bin 700 dolarlı seviyelerin test edilmesini sağlayabilir.
Ancak şunu bir kez daha belirtmekte fayda var; bu seviyenin altında kalındığı her zaman dilimi için paritede aşağı yönlü risklerin devam edeceği unutulmamalı. Böyle bir senaryoda ilk aşamada 36 bin 200 ve 35 bin 448 dolar destek seviyelerinin görülme riski masada olacak.
Ünlü şarkıcı İrem Derici, önceki gün gerçekleşen bir etkinlikte sahne aldı. Kartepe’de hayranlarıyla buluşan İrem Derici, sahnede aşkını haykırdı.
İrem Derici, önceki gün sevenleriyle buluştu. Kartepe’ye uygun beyazlar içinde gelen Derici, güzelliğiyle adeta karları eritti.
Beyaz kürkü ve gözlükleriyle büyük beğeni toplayan Derici, “Ben kazandığımı işime harcıyorum. Gözlüğüm 99.9 TL kürküm sahte” diyerek, bir hafta önce binlerce liralık marka kıyafetleriyle gündem olan Demet Akalın’a göndermede bulundu.
Cem Belevi ile aşk iddialarının sorulması üzerine ise güzel şarkıcı, “Daha ne yapayım karlara sevdiğimi mi yazayım. Gerçekten çok seviyorum” diyerek aşkını haykırdı
Oldukça kilo veren ve düzgün fiziği ile düşman çatlatan ünlü şarkıcı,” Sadece aşık olunca kilo veriyorum. 38 beden oldum. Çünkü aşığım” dedi.
“Seni üzen ölsün” diye bağıran bir seyirciye Derici, “gebersin aşkım çok haklısın” diyerek hayranlarıyla şakalaştı. (Posta)
FOX’un geçtiğimiz aylarda final yapan Sen Çal Kapımı dizisinde başrolleri paylaşan ünlü oyuncular Hande Erçel ile Kerem Bürsin’in ilişkisinin bitmesindeki asıl sebebin neden olduğu merak konusuydu. Ünlü isimlerin hayranlarını hayal kırıklığına uğratan ayrılığının nedeni belli oldu.
Hande Erçel ile Kerem Bürsin’in Sen Çal Kapımı dizi setinde başlayan aşkları çok konuşuldu.
Ünlü isimler sonu evlilikle bitmesi beklenen ilişkilerini geçtiğimiz haftalarda noktaladı.
Hande Erçel ile Kerem Bürsin, mutluluklarını ortaya koyan aşk fotoğraflarını da sosyal medyadan kaldırdı.
Hayranları, ikilinin sona eren aşkı karşısında büyük hayal kırıklığı yaşadı.
İkilinin bir açıklama yapmadan ilişkilerini sessiz sedasız bitirdi.
Hande Erçel ile Kerem Bürsin ayrılığının perde arkası belli oldu.
‘EGO SAVAŞLARI YAŞANDI’
Beyaz TV’de yayınlanan Söylemezsem Olmaz programının sunucusu Bircan Bali, Hande Erçel ile Kerem Bürsin’in arasında yaşanan ego savaşlarının ilişkinin bitmesinde etkili olduğunu söyledi.
Rusya ve Ukrayna arasındaki kriz bir türlü durulmuyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, kağıt üstündeki yönetimlere destek için ordusunu Ukrayna’ya gönderdi. Rus lidere tüm dünyadan tepkiler büyürken Çin, Suriye, Nikaragua ve Yemen’deki isyancı Husiler ise destek verdi. Diğer ülkelere ayrılıkçı bölgeleri tanımaları için çağrı yapan Rusya Dışişleri Bakanlığı, “Ukrayna’nın egemenlik hakkı yok” açıklamasını yaptı. Putin, Donetsk ve Lugansk yönetimlerinin bağımsızlığını tanıdığını açıkladı.
Gazeteci yazar Ertuğrul Özkök ise konuyu Number1 FM‘deki sesli köşesinde yorumladı. ‘Ertuğrul Özkök ile Günün Yorumu’ isimli köşesinde konuşan Özkök, “Ne Türkiye’de, ne Avrupa’da hiç öyle sanki dünya savaşı başlayacakmış gibi bir hal yok. Neye güveniyor insanlar?” şeklinde konuştu.
Ertuğrul Özkök, “Putin’in aklına güvenmiyoruz. Putin’in sağ duyusuna güvenmiyoruz. Avrupa’nın demokrasisinin sağ duyusuna inanıyoruz.” dedi.
“AVRUPA İNSANINI İKNA ETMEK MÜMKÜN DEĞİL”
Özkök, sesli köşesinde şunları söyledi:
“Bütün dünyada çok tuhaf bir durum var. Dün geceden itibaren Rusya, birliklerini, Ukrayna devletinin sınırlarının içerisinden sokma kararı aldı ve oradaki iki bölgeyi de ayrıca tanıdığını ilan etti. Yani dünya şu anda bir savaşın eşiğinde. Ama bakar mısınız ne Türkiye’de, ne Avrupa’da hiç öyle sanki dünya savaşı başlayacakmış gibi bir hal yok. Neye güveniyor insanlar? Neden böyle bir şeye inanıyorlar? Yani Rus ordusu gidip, Ukrayna’yı tamamen işgal etse bile ne olacak hiçbirimiz bilemiyoruz.
Düşündüm ben neye güveniyoruz biz diye… Nedir bu sakinlik? Türkiye’de de, her yerde de, dibimizde böyle olaylar patlarken? Galiba şuna güveniyoruz: Avrupa’da insanları, Ukrayna için bir savaşa ikna etmek mümkün değil. Yani Batı Avrupa’da, demokrasilerinin insanlara verdiği direnme gücüne güveniyoruz. O insanlar artık Ukrayna için bir savaşa girmeyi göze alacak insanlar değil 20. yüzyılın başındaki gibi. Ama öbür tarafta Putin var. Putin’in aklına güvenmiyoruz. Putin’in sağ duyusuna güvenmiyoruz. Avrupa’nın demokrasisinin sağ duyusuna inanıyoruz. Anladınız mı şimdi bir kere daha batı demokrasilerinin öneminin ne olduğunu? Bu dünyada eğer savaşlar kesinlikle ölecekse bunu ancak demokratik toplumların insanlara verdiği bu bilinç, bu şuur, bu duygu yaratacaktır.”
Geçen hafta, İngiliz sanatçı Dua Lipa’nın uzun süredir yönetici olan Ben Mawson ve yönetim şirketi Tap Management ile yollarını ayırdığı doğrulandı.
Grammy ödüllü Dua Lipa’nın kariyeri, özellikle 2020’deki mega hit albümü Future Nostalgia’nın piyasaya sürülmesinin ardından zirveye taşındı. 8 yılı aşkın süredir yönetici olan Ben Mawson ve yönetim şirketi Tap Management ile çalışan Lipa, bu şirketle yollarını ayırdı.
Aralarındaki ayrılığın gelir konusundaki bir anlaşmazlıktan kaynaklandığına dair raporlar ortaya çıktı. Müzik endüstrisi kaynaklarından alıntı yapan Daily Mail , Lipa’nın ayrılışının Tap tarafından “kayıttan aldığı kesintinin ve onun adına müzakere edilen ticari anlaşmaların boyutuyla bağlantılı” olduğunu bildirdi.
Tap ile yollarının tamamen ayrılmadığı, şarkı yazarlığı için Tap’in Universal Music Publishing tarafından yönetilen yayıncılık şirket ile imza atıldığı konuşuluyor. Ayrıca dünya starının bundan sonraki yönetimini babası Dukagjin Lipa’nın yapacağı açıklandı.
Mega Star Tarkan’ın 5 yıl aranın ardından 17 Şubat Cuma günü sonra hayranlarının beğenisine sunduğu yeni şarkısı Geççek beklendiği gibi çok ses getirdi. Tarkan şarkı için; “Dilerim ki ‘Geççek’ yüzünüzde bir gülümsemeye vesile olur ve hepimize iyi gelir.” dedi. Ülkemizin değerli müzik yazarı ve kültür sanat gazetecileri; Murat Meriç, Cenk Erdem, Bekir Özgür Aybar, Anıl Mert Özsoy ve Hilal Solmaz gündem yaratan meseleyi MedyaTava yazarı Gizem Ertürk’e yorumladı.
“UMUDU PARLATALIM, GELECEK GÜZEL GÜNLERE İNANALIM”
(MURAT MERİÇ / MÜZİK ELEŞTİRMENİ, YAZAR)
Ben şarkıyı sevdim. Amacına yönelik bir şarkı olmuş: Umut veriyor, insanı mutlu ediyor. Önümüz bahar, buna odaklanıyor ve her anlamda bir değişim yaşanacağını söylüyor -ki hepimizin istediği, tam da bu. Bunun için “bestesi/düzenlemesi kötü, sözleri zayıf, Türkçesi bozuk” gibi eleştirilere çok kulak asmıyorum. Tarkan, herkesin hep birlikte söyleyeceği bir şarkı yapmak istemiş, yapmış. İçine sinmiş ki bu hâlini paylaştı. Ne kadar tartışsak boş. Onun için, söylediklerine odaklanalım ve umudu parlatalım, gelecek güzel günlere inanalım. Pandemi hepimizin canına okudu, üzerimizdeki ataleti atmanın zamanı geldi.
Tarkan, bugüne kadar hep sağlam durdu, aynı yerde durmayı sürdürüyor. Giderek sessizleşen memlekette, yıllardır sesini yükselten ve sözünü sakınmadan söyleyenlerin yanına geçerek yaptığı katkı herhangi bir siyasi partinin yaratacağı fırtınadan daha büyük. Umarım bu adım sessizleşmeyi tercih edenlere örnek olur, içe atılan cümleler saklandıkları yerden çıkar.(Murat Meriç / Müzik Eleştirmeni, Yazar)
“YÜREĞİMİZİN YÜKÜNÜ HAFİFLETEN UMUT VEREN BİR ŞARKI”
CENK ERDEM / KÜLTÜR SANAT YAZARI, PSİKOLOG)
Her ne kadar Tarkan şarkıyla ilgili duygularını pandemi, dünyada olup biten üzücü olaylar, insanlığın endişe verici gidişatı, doğanın yok edilişi gibi bir sürü şeyin onu olumsuz etkilemesine bağlayarak açıkladıysa da her şarkıda, her filmde izleyen, dinleyen herkes kendi ile ilgili, yaşadıklarıyla ilgili bağ kurar ve içinde hangi duyguyu mesajı yakalarsa onu alır. Ancak ben de belki de yüzbinlerce kişi gibi şarkıda içinde bulunduğumuz politik iklimden, haksızlıklardan, hukuksuzluklardan, yolsuzluklardan, fikir ve ifade özgürlüklerinin her geçen gün daha çok baskı altına alınarak iyice kısıtlandığı ve cezalandırıldığı bir ortamdan dolayı zayıflayan umutlarıma büyük moral buldum. Bu koşullarda elbette siyasi anlamlar da yükleyerek özellikle “düş babam artık düş yakamızdan, geldiği gibi gitçek” kısmında isyanımıza müzik yoluyla cesur bir ses olduğunu da hissederek adeta deşarj oldum. Yüreğimizin yükünü hafifleten, umut veren bir şarkı “geççek.” Sözlerinden de isteyen istediğini alır ama bana kalırsa Tarkan çok zekice bir yolla adeta hepimize güç verdi, yeniden umut verdi. Bu şarkının bir kutlama olduğunu düşünüyorum.
Bir pop şarkısının sözlerinden yüzbinlerce kişi keyif alıyorsa, söylenişi ya da nakaratı akılda kalıyor, dilimize takılıyorsa, alt yapısı da eğlenceliyse her şeyden önce mutlu bir pop şarkısıdır. Klipte dileyen pandemi görebilir ama benim okuduğum adeta kapüşonlu bir Vendetta ya da Joker. Ya da belki baskıcı yönetim altında ezilen halkı birlik olmaya davet eden bir isyankâr. Tüm sistemlere girerek halkı uyandırıyor. Üstelik bunu bir yandan da şiddetle değil, zilleri takarak, eğlenerek, dansa çağırarak yapıyor. Zaten güzel olan da bu, politik korku iklimini hafife alıyor, herkesi kucaklıyor ve endişeleri, umutsuzluğu kırıyor. Tarkan’ın duruşu, tavrı, ışığı hep bambaşka oldu. Sanatçı politik olmak zorunda değildir fikrine de hiç katılmıyorum. Duruşunu asilce hissettirebilir. Tarkan bunu hep başardı. Dahası ifade özgürlüğü sanat için her şey demektir. Gerçek sanatçı, ifade özgürlüğünü kısıtlayan her şeye muhalefet olur. Olan biten bunca kötülüğe hiç ses çıkarmayanları sadece sanatçı olarak görmüyor değilim aynı zamanda karaktersiz buluyorum. Hepsi geççek gitçek, biz Tarkan’ın duruşunu, ışığını, asaletini ve cesaretini hatırlayacağız, birçoklarının sessizliğini ve yalakalığını unutmayacağız. (Cenk Erdem / Kültür Sanat Yazarı, Psiklog)
“TARKAN’DAN DAHA FAZLASINI BEKLEMEMİZİ BİZE TARKAN ÖĞRETTİ”
BEKİR ÖZGÜR AYBAR / MÜZİK YAZARI
Öncelikle Tarkan’dan yeni bir şarkı duymak güzel şey. Uzun zamandır sessizdi bu anlamda. Ancak elbette beklentilerim daha yüksekti. Bahsettiğim şey tam da bu. Sözlerde tam bir marş yansıması var. Bu açıdan başarılı oldu ve benimsendi. Sound açısından ise benim için hayal kırıklığı oldu. Daha güçlü final, daha güçlü nakarat ve daha güçlü bir pop yükselişi bekliyordum. “Bu pop. Neden fazlasını bekliyorsunuz?” gibi yorumlar gördüm sosyal medyada. Evet bu pop ve kesinlikle küçümsenemez. Öte yandan Tarkan’dan daha fazlasını beklememizi bize Tarkan öğretti.
Tarkan uzun zamandır hayata dair, ülkedeki gelişmelere dair, gördüğü, hissettiği, fark ettiği haksızlıklara dair ses yükseltiyor. Pekala bunu yapmayabilir ve kendi görkemli dünyasında, dışarıya set çekerek yaşayabilirdi. Ama o bu ülkede yaşıyor ve insanına yabancı kalmıyor. Bu açıdan çok değerli. Sound olarak eleştiriyorum Geççek’i ancak şunu kabul ediyorum: Kendi döneminin marşı oldu. Olacak. Bu açık. Çünkü bu öyle bir döneme denk gelen bir şarkı ki ritminden çok ne söylediği önemli. Kendisi şarkının tanıtımı için yayımlanan kısa videolardan birinde Geççek’in çıkış noktasının pandemi günlerinin sıkıntıları olduğuna vurgu yapıyor. Ama bence bundan fazlası. Ne olursa olsun amacına fazlasıyla ulaşan bir şarkı. Tarkan, erken dönem ’90’larda ve milenyum döneminde popçuydu. O artık bundan çok daha fazlasıdır. Türk pop müziğinde Tarkan olmasaydı ne olurdu? Yanıtlaması zor. Gerçekleşen bir olgunun varsayımsal yokluğu ya da gerçekleşmeyen bir olgunun varsayımsal varlığını tartışmak şu an kafamızı yakabilir. Ben iyi ki Tarkan var diyorum. Onunla aynı dönemde ve aynı topraklarda yaşamak güzel bir his. (BEKİR ÖZGÜR AYBAR, MÜZİK YAZARI)
“GÖBEK ATARAK DA ÖFKLENMENİN MÜMKÜN OLDUĞUNU GÖSTERDİ”
ANIL MERT ÖZSOY / KÜLTÜR SANAT GAZETECİSİ, YAZAR
Şarkıyı ilk dinleyişimde Tarkan’ın, Gülşen’in seslendirdiği Bangır Bangır şarkısını yeniden yorumladığını düşündüm. Her iki eser de dramatik olarak birbirine çok yakın. Tabii bu his, şarkının sözlerine kulak kabartınca farklı bir boyuta geçti. Tarkan, göbek atarak da öfkelenmenin mümkün olduğunu gösterdi. Tarkan gibi bir ismin estetik kaygılarının oldukça gelişmiş olduğunu ve bu şarkı özelinde bile isteye bir üretim yaptığını söylemek yerinde olacaktır. Edebiyattan örnek verecek olursak Kafka’nın minör edebiyatı ilk bakışta çok kolay gelir fakat altındaki zorluk işin içine girince anlaşılır. Tarkan da burada, üzerine çokça düşünerek, ‘basit’ bir şarkı yapmak istemiş, zor yola girmiş. Bunu görmemek sanatçının yıllar içindeki üretimine haksızlık olur.
‘Sipariş’ meselesini ortaya atan kişilerin sözümona ‘gazeteciliklerine’ saygı duymuyorum. Onlar olsa olsa tetikçi olur ki bu dönemde sayıca çoklar. Tarkan, belli hassasiyetleri olan bir sanatçı ama ondan bir devrim komutanı ya da kanaat önderi çıkarmaya çalışmak zorlama olur. Vicdanlı bir sanatçının yapması gerekeni yapıyor; ne bir adım ileri atıyor ne de geri. Daha ötesi için Yılmaz Güney, İlkay Akkaya ve Melike Demirağ gibi örneklere bakınca ne demek istediğim anlaşılacaktır. Cesaret bulaşıcıdır. Tarkan’ın bu çıkışı “Güçlü Türkiye için ben de varım” diyen genç popçulara örnek olsun. Türk pop müziğinde Tarkan olmasaydı da pop müzik olurdu ama bu kadar güzel olmazdı. (ANIL MERT ÖZSOY, KÜLTÜR SANAT GAZETECİSİ, YAZAR)
“ÇAĞINI YAKALAYAN, MEMLEKET MESELELERİNE DUYARLI BİR MÜZİSYEN”
HİLAL SOLMAZ, (GAZETECİ, PROGRAM MÜDÜRÜ)
Şarkının umut verdiğini düşünüyorum. Pandemi, ekonomik sorunlar, siyasi geril derken biraz nefes aldıran bir şarkı. Tarkan’ın çağı yakalayan bir müzisyen ve aynı zamanda memleket mesellerine duyarlı olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle ülkenin içerisinde bulunduğu duruma elbette ki söz söyleyecek. Bunun için politik yada herhangi bir siyasi partiye angaje olmanıza gerek yok; birey olarak hangimiz yan yana geldiğimizde memleket meselelerini konuşmuyoruz. Anayasanın 26. Maddesi “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.” der. Şakının müzikal olarak zayıf kalması konusunda, pop müziğinin üzerinde uzun süre konuşup tartışması gerekiyor. Şarkının sözlerini çok beğenmekle birlikte Tarkan’dan değil de, herhangi bir pop şarkıcısından dinleseydim, beğenir miydim bilmiyorum. Ama Tarkan’ın Türk Pop Müziğin’ne öncüllük ettiğini düşünüyorum. Pop müzikte farklı şarkılar duyacağımızı tahmin ediyorum.” Geççek” belki diğer pop şarkıcılarına ilham olur, içerisinde bulunduğu kısır döngüden kurtulur. Müzik üreticileri pop müziğin gelişmesine ve iyi müzikal alt yapılara sahip olması için kafa yorar.
Şarkının siyasi partilere sipariş edildiği iddialarına çok gülüyorum. Tarkan’ın şarkısı çıktığından beri sosyal medya platformlarında konuşuluyor. TV’lerin haber programlarında, siyasi analizler yapılıyor. Şarkı her gün televizyon ve meydanlarda konuşan siyasilerden daha çok etki alanı yaratmış. Yani demek istediğim bir sanatçının ve yarattığı eserin toplum üzerindeki etkisi, siyasilerden daha büyüktür. Neden siparişle şarkı yapsın. Tarkan’ın evet siyasi bir görüşü, duruşu da olabilir hepimiz gibi, ancak onun çok sevilmesinin nedeni bana göre tüm farklıklarıyla Türkiye gibi olması. Pop Müziğin çok önemli isimleri var, müthiş seslere sahip. Ancak son yıllarda magazin programlarına ya da yaygın medyaya baktığınızda üç-beş isim üzerinde dönüyormuş algısı yaratıldı. Bu isimlerde kıyafet, sosyal medya paylaşımları, özel hayatlarıyla gündem oldular. Popun iyi sesleri televizyonlardan uzak durdu. Hal böyle olunca sanki pop müzikte bir üretim yok, sadece bunlar konuşuluyor algısı oluştu. Oysaki müzikte çok iyi sesler ve üretimler var. Ama yaygın medyada yer verilmiyor. Tarkan’ın pop müzikteki 90’lı yılların özgürlüğünü meslektaşlarına tekrar hatırlatacağını düşünüyorum. Türk pop müziğinde Tarkan olmasaydı siyasiler pop müziği bu kadar konuşmazdı.
Yeni sanatçıların küresel izleyici kitlesine ulaşmasına yardımcı olan medya platformu SBTV’yi kurmasıyla tanınan Jamal Edwards, 31 yaşında pazar sabahı hayatını kaybetti.
Aynı zamanda bir yönetmen, yazar, DJ, girişimci ve tasarımcı olan Edwards, müzik alanındaki çalışmaları nedeniyle 2014 yılında 24 yaşındayken MBE ödülüne layık görüldü.
Ed Sheeran, Dave ve Jessie J dahil olmak üzere dünyanın en başarılı müzisyenlerinden bazılarının kariyerleri, büyük şirketlerle herhangi bir anlaşma yapmadan önce bir YouTube kanalı olarak başlayan Edwards’ın platformu SBTV aracılığıyla başladı.
1,2 MİLYON ABONE, 1 MİLYAR GÖRÜNTÜLEME
Edwards, daha okuldayken SBTV’yi 20 sterlinlik bir telefonla başlattığını ve onu önde gelen bir çevrimiçi gençlik yayıncısı haline getirdiğini söyledi. YouTube kanalı 2006’da kuruldu. Şu anda 1,2 milyon aboneye ve yaklaşık 1 milyar toplam görüntülemeye sahip.
Adını Edwards’ın rap ismi SmokeyBarz’dan alan kanalda Stormzy, Rita Ora, Krept & Konan, Bugzy Malone ve daha pek çok sanatçının erken dönem müzikleri yer aldı.
Edwards 1990 yılında Luton’da doğdu ve Londra’nın batısında Acton’da büyüdü. Ealing College’dan medya hareketli görüntü alanında BTec diploması aldı ve SBTV’yi geliştirirken kendisini finansal olarak desteklemek için perakende zinciri Topman’da çalıştı.
MENTAL SORUNLARA DİKKAT ÇEKTİ
Başarıyı yakaladığında, Edwards ruh sağlığı ve gençlik merkezlerinin finansmanı da dahil olmak üzere kapsamlı hayırsever çalışmalar yaptı. Erkeklerin ruh sağlığı hakkındaki tabuları yıkmak için çalıştı ve 2021’de gençlik merkezlerini yenilemeyi ve yeniden açmayı amaçlayan bir proje başlattı.
Edwards ayrıca Galler Prensi’nin hayır kurumu Prince’s Trust’ın da elçisiydi.
Bafta ödüllü oyuncu Adam Deacon, Twitter’dan yaptığı açıklamada şunları yazdı: “Bugün iyi arkadaşım Jamal Edwards’ın vefat ettiğine dair trajik haberi öğrendiğimde setteydim ve gerçekten çok üzgünüm. Jamal, bu sektörde tanıştığım en iyi, en mütevazı adamlardan biriydi. Hiç kimsenin vermediği zamanlarda bile bana her zaman zaman verdi.”
İngiltere ve Chelsea futbolcusu Reece James, “Huzur içinde yat Jamal Edwards” dedi.
Millie Bobby Brown 18 yaşına girerken özel bir kostüm seçti. Brown ve erkek arkadaşı Jake Bongiovi, Barbie ve Ken olarak partiye katıldı.
Stranger Things yıldızı, yaş gününü ünlü şarkıcı Bon Jovi’nin oğlu Jake Bongiovi ile kutladı. İki sevgili bu özel günde kostümlerini seçerken çift olarak Barbie ve Ken gibi olmak için seçtiler.
Brown, 19 Şubat Cumartesi günü Instagram’da tam Ken ve Barbie kostümleriyle ikisinin fotoğraflarını paylaştı. Ve “Hey Ken!” yazdı.
Haziran ayında ikili el ele tutuşarak ilişkilerini doğrulamıştı. O zamandan beri çift, sosyal medya hesaplarında birbirlerinin fotoğraflarını paylaşıp, gönderilerine yorum yapıyorlar.
Britney Spears, son dönemde babasına karşı verdiği vasilik mücadelesi ve hayatının bilinmeyenlerini anlatacağı anı kitabı için rekor bir anlaşmaya imza attı. Bu, Obama çiftinin anlaşmasından sonra tüm zamanların en pahalı kitap anlaşması oldu.
Britney Spears, rekor bir kitap anlaşmasına imza attı. Şöhreti, aile ilişkileri, babasının 13 yıllık vasiliği ve bu vasiliği bitirmek için verdiği hukuk mücadelesini anlatacağı kitap için 15 milyon dolarlık anlaşma yaptı.
40 yaşındaki iki çocuk annesi şarkıcı, hakkında yazılanları kendi tarafından anlatacağı kitap için yayın şirketi Simon&Schuster ile el sıkıştı.
Page Six’e konuşan bir kaynak, “Bu anlaşma, Obama’larınkinden sonra tüm zamanların en büyüğü” dedi. Eski ABD Başkanı Barack Obama ve eşi Michelle Obama, Penguin Random House ile kitapları için 2017’de 65 milyon dolarlık bir anlaşma imzalamıştı.
Spears, Things I Should Have Said (Anlatmam Gereken Şeyler) adlı kitabı yazan kız kardeşi Jamie Lynn’i kendisi üzerinden para kazanmakla ve vasilik davasında destek olmamakla suçlamıştı.
Spears, sosyal medyada kız kardeşine yönelik iğneleyici bir mesaj yazmış, şunları söylemişti:
“Kitabının zamanlaması inanılmazdı Jamie Lynn. Özellikle de tüm dünyanın, bana gerçekten ne yapıldığına dair hiçbir fikri olmadığını bilerek! Sen dahil bütün ailem bilmediğinizi söylüyorsunuz. Saçmalık! Şimdi kitap satıp saçma sapan konuşmaya cüret ediyorsun ama lanet olasıca, yalan söylüyorsun. Keşke bir yalan dedektörü testine girsen de tüm bu kitleler benim hakkımda söylediğin kuyruklu yalanları görse! Keşke her şeye gücü yeten Tanrı gelip tüm dünyaya yalan söylediğini ve benim üzerimden para kazandığını gösterse! Sen bir pisliksin Jamie Lynn.”
Ünlü şarkıcı daha sonra anı kitabı üzerine kız kardeşine bir ihtarname göndermişti. Avukatı, Jamie Lynn’i, Britney Spears’ı sömürmekle suçlayan mektupta şunları yazmıştı:
“Britney kitabınızı okumamış ve okumayı düşünmüyor olsa da o ve milyonlarca hayranı, onu parasal kazanç için nasıl sömürdüğünüzü görünce şoke oldu. Britney buna tahammül etmeyecek, etmemeli de.”
Britney Spears, 2007 yılında geçirdiği ruhsal sorunlar nedeniyle babasının vasiliği altına alınmış, yıllar boyunca hayatı üzerinde hiçbir kontrolü olmadan yaşamıştı. Spears, babasının vasiliği istismar ettiğini belirterek uzun bir hukuk mücadelesi vererek özgürlüğüne kavuşmuştu.
Komedyen Cem Yılmaz, kendisine dolandırıcılık amaçlı gönderilen bir e-maili ifşa etti. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Yılmaz, “Dolandırıcılığın bile kalitesi düştü. Bill Gates diye mail atılır mı?” ifadelerini kullandı.
Dolandırıcıların uyguladığı yöntem Cem Yılmaz tarafından sosyal medyada ifşa edildi.
Yılmaz, kendisine dolandırıcılık amaçlı gönderilen bir e-maili Twitter hesabından paylaştı.
‘Mr. Bill Gates’ kullanıcısından gelen maili paylaşan Yılmaz, “Az evvel bana gelen mail. ulan her şey paspallaştı dolandırıcılığın bile kalitesi düştü. Bill Gates diye mail atılır mı ya” ifadelerini kullandı.
Kripto para piyasasında Rusya – Ukrayna gerginliğinin dün çok somut etkisi görüldü. Zira Putin, Ukrayna’nın iki ayrılıkçı bölgesi Donestk ve Luhansk’ın bağımsızlığını tanıdığını açıkladı. Bu aslında yaşanan bu gerilim için yeni bir hamle…
Bu hamleyle birlikte aslında Rus birliklerinin hareketinin Ukrayna işgalinin başlangıcını işaret edip etmediği hala net değil… Ancak şöyle bir sonuç çıkabilir; ülkeyi hedef alan uzun bir askeri operasyona yol açabilecek daha büyük bir çatışmanın başlangıcı…
İşte bu olası sonuç lider kripto para birimi BTC / USD paritesinin 36 bin 200 dolar desteğine oldukça yaklaşmasına neden oldu. Parite şimdi bu destek noktasının üzerinde kalma çabası içerisinde. Başarılı olamazsa 35 bin 500 dolar seviyesi yatay destek noktası olmak üzere 34 bin dolarlı seviyelere kadar gerileme riski masada olacak.
Teknik anlamda paritenin üzerindeki satış baskısının azalması için ise ilk aşamada 38 bin 800 dolar seviyesinin üzerine çıkılmalı.
Ancak asıl geçilmesi gereken nokta 39 bin 600 dolar noktası. Bu seviye geçilmeden ve tekrar kuvvetli destek noktası haline gelmeden gerçek anlamda bir rahatlamadan bahsetmek zor.
İrem Derici, önceki gün Kartepe’de konser verdi. Sevgilisi Cem Belevi ile kısa bir küslüğün ardından barışan şarkıcı sahneden aşkını haykırdı. Derici “Daha ne yapayım? Karlara sevdiğimi mi yazayım? Gerçekten çok seviyorum. Sadece aşık olunca kilo veriyorum. 38 beden oldum” dedi.
Önceki gün Kartepe’de konser veren İrem Derici, sahneden Cem Belevi’ye aşkını haykırdı:
“Daha ne yapayım? Karlara sevdiğimi mi yazayım? Gerçekten çok seviyorum. Sadece aşık olunca kilo veriyorum. 38 beden oldum. Çünkü aşığım.”
“PARMAĞIMA TAKAMIYORUM AMA…”
Derici, konserinde şarkısı ‘Tektaş’ın hikayesini de sevenleriyle paylaştı:
“2017’de tektaş 30 bin liraydı, onun parasıyla şarkının sözü, müziği, aranjesi hepsini yaptırdım. Şarkı da bana uğurlu geldi. Parmağıma takamıyorum ama şarkımı 100 milyon kişi izledi.”
“Parasız adam, gereksiz adam” çıkışıyla sosyal medyada gündem olan türkücü Mahmut Tuncer’in kızı Gizem Tuncer, ‘2. Sayfa’ programında sözlerine açıklık getirdi.
Türkücü Mahmut Tuncer’in kızı Gizem Tuncer’in geçen günlerde verdiği bir röportajdaki “Parasız adam gereksiz adamdır yani. Ben kimseye bakmam kimse de bana bakmasın” sözleri sosyal medyada gündem oldu
Bugün ‘2. Sayfa’ programına konuk olan Gizem Tuncer, yanlış anlaşıldığını belirterek şunları söyledi:
“Yorumlar için bir şey demiyorum, isteyen istediğini düşünür. Röportajın hepsini okuduğunuz zaman anlamayacağınız bir şey yok. Bana ‘Kendi parasını kazanmayan bir erkeğe aşık olur musun?’ dediler ben de olmam, kimseye bakamam dedim. Parasız adam gereksiz adam diye onun üzerine söyledim.”
“Parasız kim gerekli, parasız hayat mı dönüyor? Çalışacaksın, çabalayacaksın. Ben kadının da çalışmayıp sırtını kocasına yaslamasını çok yanlış buluyorum. Evde çocuğunu büyütmesi başka bir şey ama evde oturup birini sırtını dayayarak hayat geçmez bence. Bana doğru gelmiyor. ”
“BABASININ PARASINI YİYEN ADAM GEREKSİZ”
“Herkes çalışacak, öyle bir dünyada yaşamıyoruz. Ben iş bulamayanlar için bir şey diyemiyorum. Ama babasının yiyen adam gereksiz adam. Bunu bir duruş olarak görmüyorum. Belli bir yaşa gelen adam tabi ki de çalışacak. Davul bile dengi dengine. Öyle bir evlilik yaptığın zaman yürümüyor. Örnek olarak da benim ablam. Cebinde parası olmayan adamla olmuyor.”
“HERKES KENDİNE UYGUN İNSANLA EVLENMELİ”
“40 yaşında bir adam kalkıp Twitch’te oyun oynuyor. Böyle evlilik yürümez. Herkes kendine uygun insanla evlenmeli. Bir insanla her anlamla anlaşacaksın. Mağazada elinde 3 bin liralık ürünü sevgilisine aldırmaya çalışan çok adam gördüm. Adamın bir duruşu olması lazım. “
Emina Jahovic’ten 3 yıl önce boşanan şarkıcı Mustafa Sandal, kendisinden 19 yaş küçük sevgilisi Melis Sütşurup ile nişanlandığını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile duyurdu.
Şarkıcı Mustafa Sandal, kendisinden 19 yaş küçük sevgilisi Melis Sütşurup ile nişanlandığını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile duyurdu.
Şarkıcı Mustafa Sandal aile arasında düzenlenen sade bir törenle bir süredir birlikte olduğu Melis Sütşurup ile nişan yüzüklerini taktı. Sütşurup , kişisel Instagram hesabından yaptığı paylaşım ile nişan fotoğraflarını paylaşıp, “O şimdi benim nişanlım ama ömür boyu aşkım olacak” notunu düştü.
Nişana tişörtle gitti
Kendisinden 19 yaş küçük sevgilisiyle evlilik yolun ilk adımı atan Mustafa Sandal’ın kız istemeye tişörtle gitmesi ise sosyal medyanın gündemine düştü.
Sandal, evli olduğu Emina Jahovic ile üç yıl önce boşanmıştı.
Ünlü oyuncu Demet Özdemir, şu sıralar şarkıcı Oğuzhan Koç ile nikah masasına oturmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz haftalarda bir ayrılık yaşayan çift, daha sonra aldıkları evlilik kararıyla herkesi şaşırttı. Oğuzhan Koç’tan aldığı evlilik teklifi ile şu sıralar gündemde olan Demet Özdemir, estetik ile ilgili yaptığı açıklamayla gündeme bomba gibi düştü. ‘Botoksum bile yok’ diyen Demet Özdemir’in eski fotoğrafları tekrar olay oldu.
Ünlü oyuncu Demet Özdemirdeğişimiyle ve hakkındaki estetik iddialarıyla ilgili açıklama yaptı.
Estetik ve botoks yaptırdığı iddialarına yanıt veren Demet Özdemir sosyal medyayı ikiye böldü.
Özdemir estetik konusunda, ‘Dokuz yıldır dizi yapıyorum. Ameliyat olacak vakti nereden bulabilirim? 16 yaşımdaki halimi alıp 30 yaşımdaki halimle yan yana koyuyorlar. Tabii ki aynı değil! Çok üstüme geliyorlar’dedi.
‘BOTOKSUM BİLE YOK!’
Demet Özdemir Magazin D’ye yaptığı açıklamanın devamında ise ‘Kilo alıp kilo veriyorum. Kaş bile aldırsan etkiliyor yüzü. Botoksum bile yok! Çok mimik yapıyorum, oynarken zor olacağını düşündüğüm için 40’larıma kadar da botoks yaptırmayı düşünmüyorum. Sadece yüz yogası yapıyorum’ dedi.
Demet Özdemir’in bu açıklamasına bir kısım sosyal medya kullanıcısı inanmadı ve eski fotoğrafları yine gündeme getirdi. Ünlü oyuncunun yüzündeki değişim dikkat çekti.
EVLENİYORLAR!
Yaklaşık bir yıldır aşk yaşayan oyuncu Demet Özdemir (29) ile müzisyen ve oyuncu Oğuzhan Koç (36) magazin gündemine bomba gibi düşecek bir karar aldılar.
Oğuzhan Koç, Sevgililer Günü’nde Demet Özdemir’e evlenme teklifi etti. Sakiler Grubu’nun da şarkılarıyla eşlik ettiği organizasyonda, ‘Dünyadan Uzak’şarkısıyla Oğuzhan Koç’un evlilik teklifine Demet Özdemir ‘evet’ dedi.
YAKIN ZAMANDA AYRILMIŞLARDI
Geçtiğimiz aylarda baş başa Paris’e giden 29 yaşındaki oyuncu ile 36 yaşındaki şarkıcının, İstanbul’a döndüklerinde yollarını ayırdığı ortaya çıkmıştı.
Özdemir, annesi Ayşen Şener’in rahatsızlığı sebebiyle onunla daha çok ilgilenebilmek için aldığı kararı sevgilisi Koç’a iletmişti.
Daha sonra buluşup konuşan çift, arkadaş kalarak ilişkilerini bitirmeye karar vermişti.
Ünlü çift, geçtiğimiz hafta ayrılığa daha fazla dayanamamış ve barışmıştı. İkilinin ne zaman nikah masasına oturacağı ise merak konusu.