Oyuncu Mehmet Günsür kızı Cloe ile aynı dizide buluştu. İtalya’da yayınlanan dizi 5 milyon izlendi!
Oyuncu Mehmet Günsür’ün kızı Cloe ile rol aldığı ve İtalya’nın Rai-1 kanalında yayınlanan “Lea” (Yeni Bir Gün) dizisi ilk bölümüyle 5 milyon kişi tarafından izlendi. Aynı gün ekrana gelen “Inter Milan-Roma” maçını geride bırakan dizi, izleyicilerin yüzde 22.4’üne ulaştı.
DİZİNİN KONUSU:
Günsür’ün hayat verdiği Arturo Minerva, sanatçılara eşlik ederek dünyayı dolaşan Türk kökenli bir müzisyendir. Müzisyen, bir ilişkisinden istemeyerek kız çocuğu sahibi olur ve annesi çocuğu terk eder. Arturo, Martine ismini koyduğu çocuğuyla İtalya’ya yerleşir ve ona tek başına bakar.
8 bölüm olarak tasarlanan dizide Günsür’ün kızı Cloe, “Martina” rolünü canlandırıyor. Oyuncunun 3 çocuğundan en küçüğü olan Cloe, bu rolle babasının izinden giderek oyunculuğa ilk adımını atıyor.
‘ROMA’DA ÇOCUKLARINI OKULA GÖTÜREN BİR BABAYIM’
22 yıldır İtalya’da yaşayan Mehmet Günsür, Hürriyet’e verdiği röportajda aile yaşantısını anlatmıştı:
Roma’yı çok seviyorum çünkü güzel bir şehir. Roma’da çok daha rahat görünmez olabiliyorum. Bu benim için çok önemli. Herkes gibi olmayı seviyorum. Bu, burada daha zor. Sabahları çocuklarını okula götüren, veli toplantılarına giden bir babayım. Tamamen normal bir baba…
Çacuklarıma âşığım, üçüne de! Kızlar zaten tek bir bakışlarıyla beni eritiyorlar. Oğlan da aramızdaki en hassas olan insan, o da ayrı bir boyutta. Yavaş yavaş ergenliği başladı. Güzeller, çok güzeller.
Sürekli Türkiye’ye gidip geliyoruz. Biz gelmezsek annem geliyor. Torunlar gözünde tütüyor.
ABD’li rapçi Kanye West (44), 8 yıllık eşi, 4 çocuğunun annesi Kim Kardashian (41) ile arasındaki boşanma sürecinde Julia Fox (32) ile ilişki yaşamıştı.
ABD’li rapçi Kanye West(44), 8 yıllık eşi, 4 çocuğunun annesiKim Kardashian(41) ile arasındaki boşanma sürecinde Julia Fox (32) ile ilişki yaşamıştı. 2 ay süren ilişki geçtiğimiz günlerde sona ermişti. Ancak Kanye’nin sosyal medya paylaşımları nedeniyle gittikçe tatsızlaşan boşanma sürecinde Julia Fox’un da adı sık sık dünya basınında yer almıştı. Daha önce kimsenin tanımadığı Julia Fox, bu boşanma sürecinden en kârlı çıkan isim oldu. Google’da hakkındaki aramalar yüzde 100 artan, Instagram’da takipçi sayısı 1.2 milyona çıkan Julia Foxiçin uzmanlar “Artık katıldığı etkinlik başına 100 bin, yaptığı paylaşım başına 50 bin dolar alabilir”açıklaması yaptı.
Artvin’de 95 yaşındaki Saadet Saymaz tahta kızakla karın üstünde kaydı. Parkurları tek tek geçen yaşlı kadın gençlere taş çıkardı.
Artvin’in Şavşat İlçesi Çukurköy köyünde etkili olan kar yağışı sonrası köylünün en büyük eğlencesi tahta kızak. Yurttaşlar köy işlerinden arda kalan boş zamanlarını 7’den 70’e tahta kızakla kayarak geçiriyor. Kardan özel parkurlar yapan köylüler, tünellerden geçiyor, evlerin çatılarından kayarak karın tadını doyasıya çıkartıyor.
Köy sakinlerinden 60 yaşındaki Eyüp Saymaz, her kar yağdığına tahta kızağını alarak soluğu karların üstünde alıyor. Saymaz, bu kez 95 yaşındaki annesi Saadet Saymaz’ı da eğlencesine ortak ederken, yaşlı kadın gençlere taş çıkartırcasına tahta kızakla kayarak doyasıya eğlendi.
Yaşlı kadının o görüntüleri ise torunları tarafından cep telefonu kamerası ile kaydedildi.
Kanye West, eski eşi Kim Kardashian’a ve sevgilisi Pete Davidson’a yönelik tehdit içeren eylemlerinin “sorumluluğunu üstlendiğini” söyleyerek, “İletişimim üzerinde çalışıyorum” dedi.
“BÜYÜK HARFİN ANLAMINI YENİ ÖĞRENDİM”
Kanye West, eski eşi Kim Kardashian’a yönelik eylemlerinin “sorumluluğunu üstlendiğini” söylemek için Instagram’a döndü.
14 Şubat’ta West, Kardashian’a gönderdiği mesajların ekran görüntülerini paylaşmıştı. Görüntülerden birinde Kardashian’ın “Biri Pete’e [Davidson] zarar verecek ve bu tamamen senin suçun” dediği görülüyor.
Independent’in haberine göre West, sosyal medyada hayranların eleştirileriyle karşı karşıya kaldıktan ve Kardashian’ın onu “ürkütücü” olarak nitelemesinden sonra, eski gönderilerinin hepsini silip şu ifadeleri içeren yeni bir gönderi paylaştı:
“Büyük harfle yazınca herkesin onlara bağırıyormuşum gibi hissettiğini öğrendim. İletişimim üzerinde çalışıyorum.”
Rap’çi ve moda tasarımcısı West ayrıldığı eşine yönelik davranışlarının yanlış olduğunu da kabullenerek, “Ekran görüntüleri paylaşmanın rahatsız edici olduğunu ve Kim’i taciz ediyormuşum gibi göründüğünü biliyorum. Sorumluluğu üstleniyorum. Sürekli yeni bir şeyler öğreniyorum” dedi.
West sahnede ayakta durduğu bir fotoğrafla birlikte paylaştığı gönderiyi, “Tüm cevaplara sahip değilim. İyi bir lider olmak, iyi bir dinleyici olmak demektir” diyerek bitirdi.
Bu sözler West’in geri adım attığına işaret ediyor. Şarkıcı, hayranlarından şu anda Kardashian’la çıkan ve sadece 24 saat önce özel mesajlarını paylaştığı Davidson’a zarar vermemelerini istedi.
West kamuoyuyla paylaştığı mesajların birinde, “Seni ve ailemizi sonsuza kadar korumak için her zaman elimden geleni yapacağım. Sözlerini dinledim ve herkesten Skete’e [West’in Davidson’a taktığı lakap] fiziki zarar gelmeyeceğinden emin olmalarını istedim” dedi.
West bir aylık ilişkisinden sonra oyuncu Julia Fox’laayrıldığı haberlerinin ardından Sevgililer Günü için Kardashian’a bir kamyon kırmızı gül de göndermişti.
West bu ay Kardashian’ın “onu öldürtmek için kiralık katil tutmakla” kendisini suçladığını da öne sürerek şunları söylemişti:
“Şundan bahsetmem gerek: kızımın partisine gidince uyuşturucu etkisinde olmakla itham ediliyorum, sonra oğlumla oynamaya gidip Akira çizgi romanımı aldım diye hırsızlıkla suçlanıyorum ve şimdi de onun peşine kiralık katil takmakla suçlanıyorum.”
West kızının TikTok’a katılmasından ve onun doğum günü partisine katılmasına izin verilmemesinden de bahsetmişti.
2014’te West’le evlenen Kardashian geçen sene boşanma başvurusunda bulunmuştu. Kardashian bekar olduğunun tasdik edilmesi için geçen aralıkta da mahkemeye dilekçe vermişti.
Formula’nın elektrikli araba yarışları Formula E, bu yıl Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlendi. Günlerdir konuşulan açılış seremonisine ise Türk DJ ve prodüktör Serhat Durmuş’un şarkısı damga vurdu. Sabah yazarı Ömer Karahan, Formula E’nin açılışına damga vuran Türk ve şarkısını köşesine taşıdı. İşte o yazı…
Bu yıl Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da 8.si düzenlenen Formula’nın elektrikli araba yarışları Formula E’nin açılış seremonisi, günlerdir konuşuluyor. Yüzlerce drone, ışık ve lazer şovunun hem havada hem de karada müzik eşliğinde şekillendiği koreografide çalan müzik, bütün kompozisyona damgasını vurdu.
Peki o şarkının ne olduğunu, kime ait olduğunu biliyor musunuz? Söyleyeyim; o parça, dünyaca ünlü Türk DJ ve prodüktör Serhat Durmuş’un ‘Hislerim’ adlı şarkısı… Formula E yetkililerinin; açılış seremonisinde ilk kez bir Türkçe şarkı kullanmak istemesi ve bunun için de Serhat Durmuş’un ‘Hislerim’ adlı şarkısını tercih etmesi gurur verici…
DÜNYA TURNESİNE ÇIKACAK’La Calin’, ‘My Feelings’, ‘Yalan’ ve ‘Hislerim’ gibi milyonlarca kez dinlenen şarkılara imza atan, elektronik müzik tarzında yaptığı çalışmalarla Doğu-Batı sentezini başarılı bir şekilde harmanlayan Serhat Durmuş’un müzikteki başarısının yanı sıra bir de gizemi var… Şarkılarını dinleyiciyle buluşturduğu ilk günden beri yüzüne taktığı, adı ve soyadının baş harflerini taşıyan SD logolu maskesini hiç çıkartmıyor Serhat Durmuş…
Prodüktör/Menajer Salih Gök, Nevzemin Production-Formula E iş birliğiyle gerçekleşen bu organizasyondan büyük mutluluk duyduğunu ve önümüzdeki yıl içerisinde Serhat Durmuş’un büyük bir dünya turnesinde yer alacağını da belirtti. Böyle değerlerimizin olması ve dünyanın her yerinde adımızdan söz ettirmesi ne güzel…
Türk doktor, Güney Amerika’nın en yüksek dağında zirveye ulaştı 6 bin 962 metrelik Concagua Dağı’na tırmanan doktor, Türk Bayrağı ve Alanyaspor bayrağını zirveye dikti Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan Dr.
ALANYA, ANTALYA (İHA) – Türk doktor, Güney Amerika’nın en yüksek dağında zirveye ulaştı
6 bin 962 metrelik Concagua Dağı’na tırmanan doktor, Türk Bayrağı ve Alanyaspor bayrağını zirveye dikti
ANTALYA – Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan Dr. Adnan Sarı, Arjantin’deki 6 bin 962 metreyle Güney Amerika’nın en yüksek dağı olan Concagua Dağı’na çıkarak, zirveye Türk Bayrağı ve Alanyaspor bayrağını dikti.
Alanya’da özel bir hastane sahibi aynı zamanda burada doktorluk yapan Dr. Adnan Sarı, ‘7 kıta 7 zirve’ projesi kapsamında Afrika ve Güney Amerika’nın en yüksek dağlarına tırmandı. Aslen Rizeli olan Sarı, ilk olarak 10 Aralık 2021’de Afrika’nın en yüksek zirvesi olan 5 bin 895 metrelik Kilimanjaro Dağı’na çıktı. Sarı, 11 Şubat Cuma günü ise Arjantin’deki Güney Amerika’nın en yüksek dağı olarak bilinen 6 bin 962 metrelik Concagua Dağı’na tırmandı. Litvanyalı dağcı arkadaşları Nerijus Pranckeviius ve Justinas Narkeviius ile birikte dağın zirvesine ulaşan Sarı, burada kamp kurdu. Sarı, yanında getirdiği Türk Bayrağı ve Alanyaspor Bayrağı’nı da zirveye dikti.
Kötü hava koşulları nedeniyle yarım saat zirvede durabilen Sarı, ardından dönüşe geçti.
ABD’li oyuncu Sharon Stone (63), 1992 yapımı ‘Temel İçgüdü’ filminin meşhur bacak bacağa attığı sahnesinde giydiği beyaz elbiseyi halen dolabında sakladığını açıkladı.
ABD’li oyuncu Sharon Stone (63), 1992 yapımı ‘Temel İçgüdü’ filminin meşhur bacak bacağa attığı sahnesinde giydiği beyaz elbiseyi halen dolabında sakladığını açıkladı. Oyuncu, filmde aldığı düşük ücret nedeniyle, kullandığı kostümlerin tamamına el koyduğunu söyledi. Sharon Stone filmden 500 bin dolar kazanırken başrolü paylaştığı Michael Douglas 14 milyon dolar almıştı.
Kızları Lara ve Lily Koi ile Duabi’de olan Meryem Uzerli burada hem tatil yapacak hem de yeni projeleri için bir dizi toplantıya katılacak.
Meryem Uzerli, Can Ateş’ten olan kızı Lara ve Amerikalı aşkının meyvesi Lily Koi ile malum Almanya’da yaşıyor.
Kurduğu kozmetik markası için de bir ayağı Rusya’da. Geçen hafta Moskova’daydı. Sonra Berlin’e dönüp Lara’nın doğum gününü kutlamıştı. Oyuncu dün çocuklarını da alıp Dubai’ye uçtu.
‘Hürrem Sultan’ı canlandırdığından beri Orta Doğu’da büyük bir hayran kitlesine sahip olan Meryem Uzerli hem kızları ile tatil yapacak. Hem de yeni projeleri için bir dizi toplantıya katılacak.
Daha önce de Dubai’ye yatırımda bulunan Meryem Uzerli’nin amacı; işleri iyice büyütmek.
Ünlü oyuncu Biran Damla Yılmaz, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde defilede podyuma çıkacak. Biran Damla Yılmaz podyum için şimdiden diyete başladı.
‘Yasak Elma’nın ‘Kumru’su Biran Damla Yılmaz, üniversite öğrencisi genç kızların eğitimine destek olmak için ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde İstanbul Maslak’taki ‘Uniq Hall’de yapılacak defilede podyuma çıkacak.
Oyuncu, “Geleceğin Güçlü Kadınları projesinde mankenlik yapacağım için sabırsızlanıyorum. Şimdiden diyete girdim. Hiçbir şey yemiyorum” dedi.
Biran Damla Yılmaz daha önce verdiği bir röportajda şöyle demişti:
“Benim için güzellik; yaratıldığımız halimiz. Makyajsız, estetiksiz, boyasız. Saf halimiz en güzel halimiz. Kendimi güzel bulmuyorum. Aynalara pek bakmam.”
ABD’li bilim insanları, kordon kanından alınan kök hücrelerinin kullanıldığı yeni bir yöntem sayesinde AIDS/HIV hastası bir kişiyi tamamen iyileştirdiklerini açıkladı. Adı açıklanmayan ve aynı zamada lösemisi olan hasta, dünyada AIDS’i tam anlamıyla yenen üçüncü kişi ve ilk kadın oldu. Bilim dünyasında bir dönüm noktası olarak kabul edilen olay, dünyada AIDS ile yaşayan 38 milyon insana umut verdi.
ABD’li bilim insanları tarafından yapılan yeni bir açıklamaya göre, karışık ırka sahip bir kişi, göbek kordonu kanı içeren yeni bir nakil yöntemi kullanarak AIDS için tedavi edilen dünyadaki üçüncü insan ve ilk kadın oldu.
DONÖR İLE ALICI ARASINDA YAKIN BİR EŞLEŞME GEREKTİRMİYORBununla birlikte, araştırmacılar kordon kanının, önceki iki hastayı iyileştiren kemik iliği nakillerinde kullanılan yetişkin kök hücrelerden daha yaygın olarak bulunduğunu söyledi. Ayrıca kordon kanı nakillerinde kemik iliğinde olduğu gibi yakın bir eşleşmenin gerekmediği aktarıldı.
Ayrıca, bilim insanları çoğu bağışçının Caucasian ırkına sahip olduğundan, kısmi bir eşleşmeyle gerçekleştirilen kordon kanı yönteminin yüzlerce kanser ve AIDS hastasına yardımcı olabileceğini söyledi.
ETNİK KÖKEN VE CİNSİYET TEDAVİ İÇİN ÖNEM TAŞIYORAynı zamanda lösemi hastası olan kadına, kanserini tedavi etmek için de kordon kanı nakli yapıldı. Kordon kanı, hastanınkine benzer ırk ve etnik kökene sahip bir kemik iliği bağışçısı bulmak gibi tipik bir uygulama yerine, kısmen eşleşen bir donörden geldi. Nakil sırasında vücuduna geçici bağışıklık savunması sağlamak için yakın bir akrabasından da kan verildi.
Araştırmacılar, yeni çalışmanın sonuçlarını sunarak, yeni vakanın cinsiyet ve ırksal geçmişin AIDS için bir tedavi geliştirmede önemli bir rol oynadığını söyledi.
San Francisco’daki California Üniversitesi’nde AIDS uzmanı olan Dr. Steven Deeks, “Karışık bir ırktan ve bir kadın olması, bilimsel açıdan gerçekten önemli” dedi.
AIDS’in kadınlarda, erkeklerden farklı bir şekilde seyrettiği düşünülüyor. Ancak kadınlar dünyadaki HIV vakalarının yarısından fazlasını oluştururken, tedavi denemelerine katılanların yalnızca yüzde 11’ini oluşturuyorlar.
DÜNYADA 38 MİLYON KİŞİ AIDS İLE YAŞIYORDiğer taraftan, Dr. Deeks, yeni yaklaşımın olağan hale geldiğini görmediğini söyledi.
Dr. Deeks, “Bunlar sahaya ve belki de yol haritasına ilham veren hikayeler. Güçlü antiretroviral ilaçlar HIV’i kontrol edebilir ancak on yıllardır süren pandemiyi sona erdirmenin anahtarı bir tedavidir. Dünya çapında yaklaşık 38 milyon insan HIV ile yaşıyor ve bunların yaklaşık yüzde 73’ü tedavi görüyor” dedi.
Çalışmanın yazarları, kemik iliği naklinin çoğu hasta için gerçekçi bir seçenek olmadığını vurgulayarak, “Bu tür nakiller oldukça invaziv ve risklidir, bu nedenle genellikle yalnızca diğer tüm seçenekleri tüketmiş kanserli kişilere sunulur” açıklamasını yaptı.
Öte yandan, şimdiye kadar dünyada başarılı bir şekilde tedavi edildiği bildirilen iki hasta bulunuyor. “Berlin Hastası” olarak anılan Timothy Ray Brown, 2020’de kanserden ölene kadar 12 yıl boyunca virüssüz kalmıştı. 2019’da, Adam Castillejo adlı başka bir hastanın AIDS’ten iyileştiği duyurulmuş ve böylelikle Brown’ın hastalığı yenmesinin tesadüf olmadığını doğrulanmıştı.
Her iki adama da AIDS’e neden olan HIV’i bloke eden bir mutasyon taşıyan donörlerden kemik iliği nakli yapıldı. Ancak söz konusu mutasyon çoğu Kuzey Avrupa kökenli olan yalnızca 20 bin donörde tanımlandı.
KEMİK İLİĞİ NAKLİ HASTALARDA CİDDİ YAN ETKİLERE NEDEN OLUYORÖnceki vakalarda, kemik iliği nakilleri tüm bağışıklık sistemlerini değiştirdiği için her iki erkek de, vericinin hücrelerinin alıcının vücuduna saldırdığı bir durum olan graft versus host hastalığı da dahil olmak üzere bazı yan etkilere maruz kaldı. Brown, naklinden sonra neredeyse ölüyordu. Castillejo’nun tedavisi ise az şiddetliydi. Ancak doktorlarına göre naklinden sonraki yıl yaklaşık 70 kilo verdi, işitme kaybı geliştirdi ve birden fazla enfeksiyona yakalandı.
Buna karşılık, Weill Cornell Medicine’de hastanın doktoru olan Dr. JingMei Hsu, son vakadaki kadının naklinden sonraki 17. günde hastaneden ayrıldığını ve graft versus host hastalığı geliştirmediğini söyledi. Dr. Hsu, kordon kanı ve akrabasının hücrelerinin kombinasyonunun, tipik bir kemik iliği naklinin acımasız yan etkilerinden çoğunu korumuş olabileceğini söyledi.
Öte yandan, artık orta yaşını geçen kadına Haziran 2013’te AIDS teşhisi kondu. Antiretroviral ilaçlar virüs seviyelerini düşük tuttu. Ancak Mart 2017’de akut miyeloid lösemi olduğu anlaşıldı. O yılın Ağustos ayında, HIV’in hücrelere girişini engelleyen mutasyona sahip bir donörden kordon kanı aldı. Ancak kordon kan hücrelerinin aşılanması yaklaşık altı hafta sürebildiğinden, ona birinci derece bir akrabadan kısmen eşleşen kan kök hücreleri de verildi.
Weill Cornell Medicine of New York’ta bulaşıcı hastalıklar uzmanı olan Dr. Marshall Glesby, akrabasının yarı uyumlu “haplo” hücrelerinin, kordon kanı hücreleri baskın hale gelene kadar bağışıklık sistemini desteklediğini ve nakli çok daha az tehlikeli hale getirdiğini söyledi.
Glesby, “Akrabadan yapılan nakil, onu kordon kanının devralabileceği noktaya getiren bir köprü gibidir” dedi.
Bununla birlikte, hasta, nakilden 37 ay sonra antiretroviral tedaviyi kesmeyi tercih etti. 14 aydan fazla bir süre sonra, şimdi hiçbir AIDS belirtisi göstermediği açıklandı.
Kordon kanından elde edilen kök hücrelerin neden bu kadar iyi çalıştığı tam olarak belli değil. Weill Cornell’deki organ nakli servisi direktörü Dr. Koen Van Besien, “Bir olasılık, yeni bir ortama uyum sağlama konusunda daha yetenekli olmalarıdır. Bunlar yeni doğan hücreleri, daha uyarlanabilirler” dedi.
Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates, katıldığı bir yayında mRNA aşılarının sadece Covid’i bitirmekle kalmayıp soğuk algınlığı ve gribi de ortadan kaldıracağını söyledi. Dünyanın en zengin insanlarından Gates, “Bir yıl içinde aşı olduğumuz fikri olağanüstü. Geçmişte, aşıları bulmak ortalama beş yıl sürerdi” derken, “Aşılarımız olmasaydı, birçok ülkede ölüm sayısı gerçekte olduğundan iki kat fazla olurdu” diye konuştu.
Bill Gates’ten mRNA aşılarına ilişkin yeni öngörü.
Microsoft’un kurucusu Bill Gates, bir podcast canlı yayınına katıldı. Gates yayında yaptığı konuşmasında Pfizer- BioNTech ve Moderna tarafından koronavirüs aşılarında kullanılan mRNA aşılarının, diğer hastalıklarda da etkili olabileceğinin altını çizdi.
“AŞILARIMIZ OLMASAYDI ÖLÜM SAYISI İKİ KAT FAZLA OLURDU”
Gates, “Bir yıl içinde aşı olduğumuz fikri olağanüstü. Geçmişte, aşıları geliştirmek beş yıl sürerdi. Aşılarımız olmasaydı, birçok ülkede ölüm sayısı gerçekte olduğundan iki kat fazla olurdu”diye konuştu.
“mRNA’YI ÇOK DAHA İYİ BİR GRİP AŞISI YAPMAK İÇİN KULLANACAĞIZ”
Eski eşiyle beraber desteklediği Bill & Melinda Gates Vakfı aracılığıyla sağlık sektörüne yatırım yapan Gates, daha sonra mRNA aşılarının Covid nedeniyle hastaneye yatış oranları ve diğer hastalıklar için etkili olduğunu açıkladı.
Bill Gates, “Sadece pandemik aşılar için iyi değil. mRNA’yı çok daha iyi bir grip aşısı yapmak için kullanacağız. Sonunda bu soğuk algınlığından, gripten ve corona virüslerden kurtulmak için yeterince iyi aşılar yapabilmeliyiz.”dedi.
“HAMİLELER mRNA AŞILARINDAN FAYDA SAĞLAYACAK”
Aşıların hamileler üzerindeki etkisi üzerine sorulan soruya ise Gates, hamile kadınların mRNA aşılarından fayda sağlayacağını savunurken, “Hamile kadınlar grip olduklarında, çocukları için çok daha kötü sonuçlar öngörüyor. Bu solunum yolu virüslerinden herhangi biri, ölüme neden olan bir forma dönüşebilir.Önümüzdeki on yılda yapılacak yatırımlar ile birlikte ürünler üretirsek, sanırım gripten ve soğuk algınlığından gerçekten kurtulabiliriz” diye konuştu.
Slavia Prag – Fenerbahçe maçına saatler kala tarihi bir gerçeği su yüzüne çıkardı. İşte dikkat çeken ayrıntı… Fenerbahçe ilk altyapı takımını kuruyor ve oradan yetişen Bombacı Bekir, yurt dışına satılan ilk futbolcu… Bombacı Bekir, Slavia Prag-Fenerbahçe maçı için Ali Naci Karacan tarafından tek maçlık getirilerek ilk milli futbolcu unvanını da almış oldu.
UEFA Avrupa Konferans Ligi Play-Off turunda bugün oynanacak Slavia Prag-Fenerbahçe maçı tarihi bir gerçeği ortaya çıkardı. Slavia Prag takımını konuk edecek Fenerbahçe’nin bu hazırlığı 99 yıl önceye dayanıyor.
1924 Paris Olimpiyatları’na futbol takımı göndermek için yola çıkan, 1922’de Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı (TİCİ) çatısı altında faaliyete başlayan Türkiye Futbol Federasyonu, Türk futbolunun uluslararası arenada başarılı olup olamayacağı sorusuna yanıt bulmak için Slavia takımını Türkiye’ye davet ediyor.
TARİHİ GOLÜN PERDE ARKASINDA DURAN İSİM: ALİ NACİ KARACAN
Konuyla ilgili Milliyet’e konuşan spor tarihçileri Barış Kenaroğlu ve Barış Eymen, Türkiye’den yurt dışına yapılan ilk transfer olan ve Bombacı Bekir olarak anılan Türk futbolcu Bekir Refet Teker hakkında önemli bir bilgi paylaştı.
Spor tarihçileri, 16 Temmuz 1923’teki karşılaşmanın ardından 5 Haziran 1927’de yeniden karşı karşıya gelen Fenerbahçe ve Slavia Prag takımının o günkü tarihi maçından bahsetti. Tarihçiler, maçın tarihi golünü atan Bombacı Bekir’i 1927 yılında Almanya’dan Fenerbahçe’ye tek maç için getiren ismin, Fenerbahçe’ye uzun yıllar genel sekreterlik ve 1926-1928 yılları arasında Fenerbahçe Başkanlığı yapan gazeteci Ali Naci Karacan olduğunu duyurdu.
SLAVIALILARIN MORALİNİ BOZAN BOMBACI BEKİR
Spor tarihçileri Barış Kenaroğlu ve Barış Eymen Bombacı Bekir transferini ve o tarihi golü şu sözlerle anlattı:
“3 Haziran 1927’de Galatasaray, Taksim Stadı’nda Slavia ile karşılaşırken, Fenerbahçeliler de Ali Naci Karacan’ın Almanya’dan getirdiği, Bekir’i karşılamak üzere Sirkeci garına gitmiş. Gazeteler ‘Milli takımın eşsiz futbolcusu Bekir geldi’ haberini birinci sayfadan duyurmuş. Bekir de bekleneni yapmış ve Fenerbahçe’ye maçı kazandırmış. Gazetelerde, Fenerbahçe’ye, Türkiye’nin dört bir yanından, 200’ü aşkın tebrik telgrafı geldiği haberlerine rastlıyoruz. Slavialılar ise mağlubiyetin moral bozukluğundan olacak, Fenerbahçelilerin verdiği ziyafete gelmemiş.”
Kripto para piyasası için son derece kritik bir gün 17 Şubat… Zira bilindiği üzere 2020 Aralık ayı itibariyle ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), XRP’nin satışı ile ilgili ihlaller olduğu iddiasıyla Ripple Labs Inc.’e dava açtı.
Son dönemde ortaya çıkan birkaç rapor, önemli belgelerin bugün itibariyle açıklanacağını gösterir nitelikte. Bu da bir yıldan fazla süren hukuk mücadelesine yönelik ilk somut veriler olacak.
Ripple yatırımcıları ve yöneticileri dava kanadından umutlu. Ancak SEC de işin peşini kolay kolay bırakacakmış gibi görünmüyor…
Yine de şu bir gerçek; dava kanadında gelebilecek olumlu ya da olumsuz her türlü sonuç sadece Ripple – XRP özelinde değil kripto para piyasasının genelini etkileyebilecek öneme sahip. Yaklaşık 13 senedir hayatımızda olan bir piyasadan bahsediyoruz ve bu 13 sene boyunca kripto para piyasası aleyhine açılmış en büyük dava bu.
Olumlu bir sonuç gelmesi durumunda piyasanın geneli için önündeki en büyük engellerden biri kalkmış olacak… Ve piyasa hem kendi dengelerini bulma hem de derinlik ve güven kazanma yönünde çok büyük bir adım atmış olacak.
Olumsuz sonuç ise özellikle piyasaya girmiş ya da girmek isteyen kurumsal yatırımcıların kafasındaki soru işaretlerini biraz daha belirgin hale getirebilir.
Bu gelişmeler ışığında; lider kripto para birimi BTC / USD paritesinde 41 bin 600 dolarlı seviyelerden başlayan yükseliş ivmesi 44 bin 800 dolar direncine takıldı. Bu direncin aşılamaması bir miktar kar satışlarına beraberinde getirse de özellikle 43 bin 200 dolar desteğinin üzerinde kalma isteği dikkat çekiyor.
Zira bu nokta, oluşturulmaya çalışılan yükseliş trendinin destek seviyesi konumunda. Şimdi paritenin bu trendinde destek noktası üzerinde kalıp kalamayacağı takip edilecek. Kalması durumunda yeniden 44 bin 800 dolar seviyesi ara direnç noktası olmak üzere 45 bin 500 – 45 bin 800 dolar ana direnç bandı test edilebilir.
Olası geri çekilmenin devamı halinde ise 42 bin 500 ve 41 bin 700 dolar seviyeleri diğer destek noktaları konumunda…
Kanal D’de ekrana gelen ‘Magazin D’ programının sunucusu Tara de Vries, beş aylık oyunculuk eğitiminin bittiğini söyledi.
2018 Miss Turkey Güzeli, “Örnek aldığınız biri var mı?” sorusuna, “Yok, ben bunu kendimle rekabet olarak görüyorum. Kendimin daha iyi versiyonunu ortaya çıkarmak istiyorum. Yoksa örnek aldığınız kişi olursunuz, o da siz olmazsınız. Ben kendi yolumda ilerleyeceğim” yanıtını verdi.
Yeni filmi ‘Bursa Bülbülü’ için çalışmalar yapan Ata Demirer son görüntüsüyle gündeme geldi. İddialara göre 50 kilo veren Ata Demirer adeta eridi. Hayranları tarafından “Şahane görünüyorsun” yorumları alan ünlü komedyenin paylaşımlarına da beğeni yağıyor.
Ata Demirer son görüntüsüyle gündeme geldi. Yeni filmi için çalışmalara başlayan Ata Demirer uyguladığı diyetle iddialara göre 50 kilo verdi. Yeni film çalışmaları için inzivaya çekilen Demirer bir yandan çalışırken diğer yandan da sıkı bir diyet uyguladı.
Bir dönem 140 kilo olan Demirer, 50 kilo vererek eski görüntüsüne veda etti.
Şekerli içeceklerden uzak duran, tatlıyı kesen ve abur cubur yemeyen Demirer, bu süreçte bol bol yüzerek form tuttu.
Önceki gün oyuncu Özge Özacar ile bir araya gelen komedyenin son halini görenler “Erimişsin” yorumları yaptı.
Şimdilerde Alice Müzikali ile sahnede olan Serenay Sarıkaya, sosyal medyada kulis fotoğraflarını paylaştı. Güzel oyuncu, paylaşımında; rol arkadaşları Merve Dizdar ve Ezgi Mola’ya da yer verdi.
Son dönemlerde takıntılı hayran kabusu yaşayan ve işletmeci Umut Evirgen’le yeni bir aşka yelken açan Serenay Sarıkaya, uzun bir arada sonra başrolünde oynadığı Alice Müzikali ile sahnelere döndü.
KULİSTEN PAYLAŞTISosyal medya hesabını da oldukça aktif kullanan ünlü oyuncu, zaman zaman provalardaki keyifli anlarını da takipçileriyle paylaşmayı ihmal etmiyor. Sarıkaya, son olarak kuliste verdiği pozları yayınladı.
Kahverengi deri gömlek ve pantolonuyla poz veren Sarıkaya, rol arkadaşları Merve Dizdar ve Ezgi Mola’ya da yer vermeyi ihmal etmedi. Ünlü ismin paylaşımına binlerce beğeni ve yorum geldi.
Süper Lig’de alınan kötü sonuçların ardından GZT Giresunspor galibiyetiyle kendine gelen Fenerbahçe perşembe günü Avrupa sınavına çıkıyor. Sahasında Slavia Prag ile karşılaşacak olan sarı-lacivertli ekip sahadan galibiyetle ayrılmak istiyor. Peki Fenerbahçe-Slavia Prag maçının hakemi kim?
Fenerbahçe-Slavia Prag
Süper Lig’in 25. haftasında GZT Giresunspor’u yenen Fenerbahçe’de hedef Konferans Ligi’nde oynayacağı Slavia Prag maçı. Kadıköy’de konuk edeceği rakibini yenerek ikinci maç için avantaj elde etmenin planlarını yapan sarı-lacivertliler bu karşılaşmaya odaklanmış durumda.
Fenerbahçe-Slavia Prag maçının hakemi kim?Ülker Stadyumu’nda saat 20.45’te başlayacak karşılaşmada görev alacak hakemler belli oldu. Maurizio Mariani’nin düdük çalacağı karşılaşmada yardımcılıklarını ise Daniele Bindoni ve Alberto Tegoni üstlenecek. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Matteo Marchetti olacak
İngiltere Prensi Andrew’un (61) arkadaşı olan ve pedofiliden yattığı cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’ın 2001’de ABD’de verdiği bir partide, o dönem 17 yaşında olan Virginia Giuffre’ye tecavüz ettiği öne sürülmüştü.
İngiltere Prensi Andrew’un (61) arkadaşı olan ve pedofiliden yattığı cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’ın 2001’de ABD’de verdiği bir partide, o dönem 17 yaşında olan Virginia Giuffre’ye tecavüz ettiği öne sürülmüştü. Hakkında ABD’de soruşturma açılan Andrew, ifade vermesi için yapılan çağrıları karşılıksız bırakmıştı. Prens Andrew ile Virginia Guiffre’nin davayı mahkemeye götürmemek için önceki gün anlaştığı açıklanmıştı. Anlaşmada tazminat miktarı belirtilmezken Andrew’un 12 milyon sterlin (221.8 milyon lira) ödeyeceği iddia edildi. Ödemenin büyük kısmını ise Andrew’un annesi Kraliçe Elizabeth‘in yapacağı öne sürüldü.
Yapımcılığını Adele, Sia ve Beck gibi ünlü isimlerle çalışmış Greg Kurstin’in üstlendiği eser, dinleyicilere yumuşak, tatlı bir vokal tonuyla hafif gitar melodileri sunuyor. Benee, “Eser, bir Los Angeles ütopyası. Bence otomobi- lin üstünü açıp yola düşerken dinlemeye çok uygun!” dedi.
Tolgahan Sayışman, eşi Almeda Abazi’nin doğum günü ve beşinci evlilik yıl dönümleri için kesenin ağzını açtı.
Oyuncu, Nakşiler Mücevherat’tan Abazi’ye 300 bin TL değerinde tektaş aldı.
Ayrıca eşiyle bir reklam filmi için kamera karşısına geçen Abazi, oyunculukla ilgili, “Evlenmeden önce 2-3 projede yer almıştım. Oyunculuğu bıraktım” dedi.
Sayışman ise, “Olayın benimle bir ilgisi yok. ‘Tolgahan eşinin oyunculuk yapmasını istemiyor’ gibi yorumlar yapılmasın” diye konuştu.