Ana Sayfa Blog Sayfa 279

Prenses Kate dipsiz kuyuda kayboldu. Söylentiler bitmek bilmiyor

Şu kocaman dünyada durmadan bir şeyler olup bitiyor. Bir yerde bir doğal felaket, başka bir yerde gösterişli bir ödül töreni, biraz ötede bir düğün başka bir yerde bir cenaze… Son bir yıldır dünyanın farklı coğrafyalarında savaşlar da eksik olmuyor üstelik.

Fakat bütün bunların ötesinde nerede ne olursa olsun her zaman herkesten “rol çalan” bir aile son iki buçuk aydır bütün bu gelişmeleri gölgede bıraktı.

Artık sadece magazin basını değil, daha ciddi yayın organları bile bu konuya yoğunlaşmaya, daha farklı bir gözle bakmaya başladı.

Açıkçası böyle olması da normal. Çünkü işler bir magazin olayı olmaktan öteye geçip bazılarına göre bir tür “polisiye” olaya dönüştü.

 

Prenses Kate, dipsiz kuyuda kayboldu... Söylentiler bitmek bilmiyor... İhanete bacak şovla meydan okudu.... İnsan içine çıkacak halde değil

TOZ PEMBE DÜNYANIN PRENSESİYDİ… KARANLIK TEORİLERİN MERKEZİNE OTURDU

Anladınız değil mi? İngiliz kraliyet ailesinde son dönemde yaşanan olaylardan söz ettiğimizi… Evlilik yoluyla aileye katılan, geleceğin kraliçesi, Galler Prensesi Kate Middleton bu olayın merkezindeki kişi.

Prens William ile aşk yaşamaya başladığı andan itibaren bir tür peri masalının, toz pembe bir dünyanın kahramanı gibi görülen Kate Middleton, geçtiğimiz ocak ayından bu yana akla hayale gelmeyecek komplo teorilerinin merkezine oturdu.

Hatta artık sosyal medya başta olmak üzere birçok platformda Middleton’ın etrafında olanlar gizemli bir kayıp olayı olarak değerlendiriliyor.

Son birkaç gündür de sosyal medyada ve basında onun iki buçuk aydır ortada görünmemesini polisiye bir konu olarak ele alanlar da ortaya çıkmaya başladı.

Prenses Kate, dipsiz kuyuda kayboldu... Söylentiler bitmek bilmiyor... İhanete bacak şovla meydan okudu.... İnsan içine çıkacak halde değil

Kate’in İngiltere’deki Anneler Günü nedeniyle paylaştığı bu poz İngiliz kraliyet ailesinin tarihine bir skandal olarak geçti. Fotoğrafı servis eden haber ajansları sonradan geri çekti.

‘YIPRANDI… GÖREVLERİNİ BIRAKMAK İSTİYOR’Aylardır merak edilen Kate Middleton ile ilgili olarak ortaya atılan son iddiaya bakalım bir de. Radar Online adlı internet sitesinin haberine göre Middleton, kraliyet ailesindeki görevlerinden geri çekilmek istiyor. Yani bir başka deyişle İngiliz kraliyet ailesinin “tanıtım yüzü” eltisi Meghan Markle ile kayınbiraderi Prens Harry’nin izini takip edecek.Teknik olarak geleceğin kraliçesinin böyle bir adım atması mümkün görünmese de ortada dolaşan en iddia bu yönde. Kate’in böyle bir karar almasına da halkın bazı kesimleri tarafından ‘ırçkı’ ve ‘bir tür canavar’ olarak gösterilmesi neden oldu. Bu yüzden de tekrar görevlerine başlayacağı tarihi bilerek ve isteyerek daha ileriye itiyor. Siteye konuşan kaynaklara göre Kate Middleton, akvaryuma benzettiği kraliyet hayatındaki sürekli baskı onun fiziksel ve ruhsal sağlığına zarar verdi. Bu yüzden de gerçekten bir ameliyat geçirmiş olsa bile artık eskisi gibi sürekli ön planda olacak kadar güçlü hissetmiyor kendini.Ama bu iddianın çok taraftar bulmadığını da söylemek gerek. Çünkü Kate geleceğin kralının karısı olarak kendini böyle halktan gizleyemeyeceğinin de gayet farkında.

Prenses Kate, dipsiz kuyuda kayboldu... Söylentiler bitmek bilmiyor... İhanete bacak şovla meydan okudu.... İnsan içine çıkacak halde değil

AİLE BU KEZ ISRARLA SER VERİP SIR VERMEDİ

Bilenler bilir ama biz yine de bir hatırlatalım… Bu yılın ilk ayının ilk yarısında Kensington Sarayı’ndan bir açıklama yapıldı.

Buna göre Prens William’ın karısı Kate Middleton, karın bölgesinden “planlı” bir ameliyat geçirmişti. İki ay hastanede kalacaktı, sonra da nisan ayının ortalarına kadar hiçbir görevine katılamayacak evinde dinlenecekti.

Olay daha başından büyük bir gizem perdesi ardında sunuldu. Kate ne ameliyatı olmuştu? Hastanede kalma süresi niye bu kadar uzundu? Ev istirahatinin bu kadar uzun olmasını gerektiren nasıl bir hastalığı vardı?

Yapılan resmi açıklamada Kate’in kanser olmadığı bilgisi de vardı üstelik. Öyleyse bunca uzun gözlerden uzak olmanın ardında ne olabilirdi?

Sorular soruları getirdi. Aradan geçen bunca zaman içinde de hiçbirine net bir yanıt gelmedi. Önceleri herkes Kate’in hastalığı hakkında tahmin yürüttü. Resmi olarak şeffaf bir bilgi verilmeyince böyle olması da normaldi aslında.

Prenses Kate, dipsiz kuyuda kayboldu... Söylentiler bitmek bilmiyor... İhanete bacak şovla meydan okudu.... İnsan içine çıkacak halde değil

PAPARAZZİ FOTOĞRAFI DENİZİ DALGALANDIRDI 

Fakat sonra beklenmedik iki gelişme oldu.. Amerikalı paparazzi Kate olduğu ileri sürüler bir genç kadın ile annesi Carole Middleton’ı bir otomobilin içinde görüntüledi.

Aracı annesi kullanıyordu ve onun Carole olduğu kesindi. Fakat yanında oturan ve Kate olduğu ileri sürülen genç kadının Galler Prensesi olduğuna kimse inanmadı.

Daha bunun gürültüsü dinmeden bu kez Kate, İngiltere’deki Anneler Günü nedeniyle çocuklarıyla birlikte çekilen bir pozunu, resmi Instagram sayfasında yayınladı. Bütün haber ajansları da bunu servis etti.

Çünkü geçen yılın aralık ayından beri görünmeyen Prenses ortaya çıkmıştı… Bunun haber değeri v ardı. Peki ama Kate gerçekten ortaya çıkmış mıydı? İşte orası büyük bir soru işareti.

Çünkü sonradan ortaya çıktığına göre o karenin üzerinde aşırı şekilde oynanmıştı. Hatta bazılarına göre aslında o pozu vermeyen kişiler fotoğrafa montajlanmıştı.

Bu yetmedi, Kate çıkıp yaptığı photoshop uygulamaları için özür dilerdi. Üstüne bir de haber ajansları fotoğrafı servisten geri çekti…

Özetle İngiliz kraliyet ailesi uzun bir süre unutulmayacak bir skandala imza atmış oldu. Bu olayın neden bu kadar kötü yönetildiği de merak konusu oldu.

Prenses Kate, dipsiz kuyuda kayboldu... Söylentiler bitmek bilmiyor... İhanete bacak şovla meydan okudu.... İnsan içine çıkacak halde değil

İDDİALAR KATE İLE WILLIAM’IN EVLİLİĞİNE DOĞRU KAYDI 

Bu bir yana, Kate bunca zaman ortada görünmeyip bir de üstüne böyle bir fotoğraf skandalına imza atınca ortalık daha da karıştı.

Artık söylentiler, iddialar Kate’in sağlığından kocası William ile ilişkisine doğru kaydı. Zaman zaman gündeme gelen Wililam’ın Kate’i yakın aile dostunun karısı Rose Hanbury ile aldattığı iddiası bu kez daha güçlü bir biçimde gündeme geldi.

Son günlerde ortalarda dolaşan iddialara bir göz atalım: Tecrübeli yazarlara bile ilham verecek bu iddialara göre William gerçekten de karısını aldattı.

Üstelik üçüncü bebeklerinin doğumundan kısa süre sonra gerçekleşen bu olay orada kalmadı.Kaçamak ilişki hala sürüyor.

Kate de bunu zaten biliyordu ve artık dayanamaz hale geldi. Sonuç olarak da ruh sağlığını yitirdi. Aslında ortada bir ameliyat yok, Kate’in psikolojik tedavisi söz konusu.

Prenses Kate, dipsiz kuyuda kayboldu... Söylentiler bitmek bilmiyor... İhanete bacak şovla meydan okudu.... İnsan içine çıkacak halde değil

‘BACAK ŞOVUYLA MESAJ GÖNDERDİ’

Bu iddiaları gündeme getirenlerin en önemli kanıtı da Kate’in katıldığı son etkinliklerden biri olan Güney Kore Devlet Başkanı’nı karşılama töreniydi.

O gün aslında ayak bileklerine kadar uzanan bir kıyafet giyen Kate, otomobilden inerken eteklerinin iyice yukarıya doğru sıyrılmasına engel olmamış ve o duruşuyla kocasına ve onun kendisini aldattığı Rose Hanbury’ye mesaj göndermişti.

Yine olayın orta yerinde Kate ile William’ın aile dostu Rose Hanbury vardı bir başka deyişle. Peki kim bu Rose Hanbury? Neden William ile adı böyle bir söylentiye karışıp duruyor? Onun özel hayatı nasıl?  Kiminle evli ve kaç çocuğu var?

Prenses Kate, dipsiz kuyuda kayboldu... Söylentiler bitmek bilmiyor... İhanete bacak şovla meydan okudu.... İnsan içine çıkacak halde değil

KATE’İN SIKINTIDAN ZAYIFLADIĞI İLERİ SÜRÜLDÜ 

Artık duymayan kalmadı büyük olasılıkla… İddia o ki İngiliz kraliyet ailesinin Kral Charles’tan sonraki iki numaralı ismi Prens William, eşi Kate’i soylu aile dostlarının karısı Rose Hanbury ile aldattı. Hatta bu durumdan Kate de haberdar. Ama buna rağmen çift dışarıya karşı böyle bir durum yokmuş gibi davrandı uzun süre.

Bu iddiaların devamına göre Kate Middleton’ın üç çocuk doğurmasına rağmen bu kadar zayıf olmasının nedenlerinden en önemlisi bu yasak ilişki.

Hatta bazen yorgun ve üzgün görüntüsünü güzel giysilerle kapatamaması da bundan.

Zaten konuyu takip edenler bilir. William’ın karısı Kate’i aldattığı dedikoduları, ilk kez 2019 yılında çıktı. Sonra da aradan geçen zaman içinde yılda bir ya da iki kez gündeme geliyor.

Aslında William’ın babası Charles’ın, karısı Diana’yı nasıl herkesin gözleri önünde aldattığını bilenler bu dedikodulara inanma eğiliminde. Üstelik William’ın dedesi Prens Philip’in de bazen bu tür kaçamaklar yaptığı yıllardan beri söyleniyor.

Prenses Kate, dipsiz kuyuda kayboldu... Söylentiler bitmek bilmiyor... İhanete bacak şovla meydan okudu.... İnsan içine çıkacak halde değil

SÖYLENTİLER DÖRT YILDIR ORTADA DOLAŞIYOR

William ile Rose’un yasak aşk yaşadığı iddiaları 2019 yılında ilk kez ortaya atıldığında Kate Middleton’ın ailesinin yakın bir dostu Us Magazine’e şunları söylemişti: “Kate bu söylentileri kalp kırıcı ve incitici buluyor. Hatta çocuklarının bir gün bütün bunları internette okuyabileceği fikrinden de nefret ediyor.”

Bütün bu iddialar bir zamanlar yakın dost olan Kate ve William ile Rose ve David’i birbirinden uzaklaştırdı.

Ama buna rağmen Rose, Prens Philip’in cenaze törenine katıldı. Kral Charles’ın taç giyme töreninde de yer aldı. Ayrıca çiftin çocuklarından Oliver da Prens George ve Camilla’nın torunlarıyla birlikte o törende görev yaptı.

Prenses Kate, dipsiz kuyuda kayboldu... Söylentiler bitmek bilmiyor... İhanete bacak şovla meydan okudu.... İnsan içine çıkacak halde değil

ESKİDEN KOMŞU EVLERDE YAŞIYORLARDI

Wiliam’ın karısını aldattığı öne sürülen kişi, Anmer Hall’daki konutlarına komşu evde yaşayan David Cholmondeley’in eski bir model olan karısı Rose Hanbury.

Bu arada David’in aynı zamanda Cholmondeley Markisi olduğunu ve Kral 3. Charles ile çok yakın çalıştığını hatırlatalım.

Zaten bu söylentinin tekrar gündeme gelmesinin nedeni de Rose Hanburry’nin eşi David Cholmondeley’nin Charles’ın maiyet lordu olarak atanması. Hatta çiftin çocuklarından birinin yani Oliver’ın, 6 Mayıs’taki taç giyme töreninde kralın eşlikçilerinden biri olarak görevlendirilmesi.

Öte yandan birçok kişiye göre Charles oğlunun yasak ilişkisini bile bile Rose Hanbury’nin kocasını böyle bir göreve getirmezdi. Karşıt görüş ise kendisi de Diana ile evliyken bütün dünyanın gözünün önünde onu Camilla ile aldatan Charles’ın bu konuya çok da fazla önem vermeyeceği. Rivayetler çeşitli özetlemek gerekirse.

Prenses Kate, dipsiz kuyuda kayboldu... Söylentiler bitmek bilmiyor... İhanete bacak şovla meydan okudu.... İnsan içine çıkacak halde değil

BİR DE ‘ÇOCUK MESELESİ’ ÇIKTI

Bu arada Marca adlı internet sitesinin dün ortaya attığı akıl uçuran başka bir söylentiye de konu oldu Rose Hanbury ile Prens William.

Buna göre David Cholmondeley ile Rose Hanbury boşanmak üzere. Nedeni ise çiftin kızı Iris Marina Aline Cholmondeley’in bu evlilikten dünyaya gelmediğinin otaya çıkması. Bazı kişiler, küçük kızın Rose Hanbury ile William’ın kızı olduğunu ileri sürecek kadar ileriye götürdü işi. Ama bu da yasak aşk iddialarını başka bir boyuta taşıdı. Yani daha eskiye. Çünkü küçük Iris, 2016 doğumlu. Eğer bütün bunlar gerçekse, William’ın Rose ile ilişkisi; Kate’in Louis’ye hamileliğine değil daha eskiye uzanıyor.

Öncelikle Rose ile Wililam’ın birbirlerini çok eskiden tanımaları, şaşılacak bir durum değil. Hanbury’nin büyükannesi Lady unvanı taşıyan Elizabeh Lambert. Hatta Lady Lambert, Kraliçe 2. Elizabeth’ih düğününde onun nedimelerinden biri olarak yer aldı.

Prenses Kate, dipsiz kuyuda kayboldu... Söylentiler bitmek bilmiyor... İhanete bacak şovla meydan okudu.... İnsan içine çıkacak halde değil

ESKİ BİR MODEL… SOYLU KOCASINDAN ÇOK DAHA GENÇ

Şu anda süren evliliğinden üç çocuk sahibi olan Rose Hanbury, bir zamanlar modellik yapıyordu. Ünlü İngiliz model Kate Moss ile aynı ajansa bağlıydı.

Hanbury ve asilzade kocası David 2003 yılında İtalya’da bir tatil sırasında tanıştılar. Altı yıl sonra nişanlandılar ve yine aynı yıl, yani 2009’da evlendiler.

39 yaşındaki Rose’un kocası ondan 23 yaş daha büyük. Buna rağmen, ortaya atılan bu söylentiler dışında evliliklerini bugüne kadar uyumlu bir şekilde sürürdüler. Çiftin üç tane çocuğu bulunuyor.

Bu arada Daily Beast adl internet sitesine konuşa kaynaklar Rose ile Kate arasında herhangi bir sorun yada düşmanlık olmadığını belirtip “Bütün bu söylentiler saçmalık. Rose Hanbury ve kocası, kraliyet ailesiyle geçmişe uzanan bağlantılara sahip” diye durumu değerlendirdiler.

Prenses Kate, dipsiz kuyuda kayboldu... Söylentiler bitmek bilmiyor... İhanete bacak şovla meydan okudu.... İnsan içine çıkacak halde değil

YİNE DE ISRAR EDENLER VAR

2019’da William’ın Rose Hanbury ile karısını aldattığı söylentilerine karşı yasal girişim başlatıldı. Ancak bunlar görünüşe göre kimseyi durdurmadı. İngiliz basınının önde gelen tabloid gazeteleri bir zamanlar sıkı dost olan iki aile arasında büyük ir anlaşmazlık yaşandığını ancak bunun nedeninin gizem perdesi ardında saklı kaldığını yazdı.

The Sun gazetesi, Kate ile Rose’a gönderme yaparak “Kate’in kırsal bölgede bir rakibi mi var?” sorusunu sordu. Hatta Kate’in, Rose’un William’ın çevresinden kademeli olarak uzaklaştırılmasını istediği ileri sürüldü.

En çarpıcısı ise London Times’ın köşe yazarı Giles Coren’in attığı bir tweet oldu. Coren “Evet, bu bir ilişki. Yazıyı okumadım ama olaydan haberim var. İlişkiyi herkes biliyor” mesajı ortalığı bir kere daha hareketlendirdi. Ama Coren sonra bu mesajı sildi.

Öyle ya da böyle William, Kate ve Rose isimlerinin yan yana anıldığı bu tür iddiaları önümüzdeki aylarda da zaman zaman göreceğiz gibi!

Prenses Kate, dipsiz kuyuda kayboldu... Söylentiler bitmek bilmiyor... İhanete bacak şovla meydan okudu.... İnsan içine çıkacak halde değil

‘ŞU AN İNSAN İÇİNE ÇIKACAK DURUMDA DEĞİL’

Son birkaç gündür Kate ile ilgili olarak başka bir iddia daha dolaşıyor ortada. Buna göre Middleton bir estetik operasyon geçirdi. Ama işler iyi gitmediği, sonuç istediği gibi olmadığı için şu an insan içine çıkacak halde değil.

Annesi Carole ile birlikte bir otomobilde görüntülendiği o karede farklı biri gibi görünmesinin nedeni de bu zaten. Yüzündeki estetik izlerinin tamamen ortadan kalkması için belli bir süre ortada görünmemesi gerek.

Bu noktada Kate’in neden estetik operasyon geçirdiğiyle ilgili de bazı dudak uçuklatan söylentiler var. Bunlardan birine göre kocasından şiddet gördü. Sonrasında da fiziksel görüntüsü olumsuz etkilendi.

Bir başka iddia da Kate’in bazı kötü alışkanlıklara teslim olup madde etkisindeyken kaza geçirdiği…

Bütün bu olup bitenler ve söylenenler Monako Prensesi Charlene’in neredeyse bir yıl ortadan kaybolduğu dönemi hatırlatıyor. Ama birçok kişiye göre o zaman bile Prens Albert ve Monako Sarayı krizi İngiliz kraliyet ailesinden daha iyi yönetti. İngiliz kraliyet ailesi ise bu sefer bu olayda sınıfta kaldı.

E-Ticaret 33 trilyon TL’ye koşuyor

0

Ekonomide kaldıraç görevi gören ve son 3 yılda hızlı bir ivme kaydeden e-ticaret sektörü, 1.6 trilyon TL’lik ciro ile kapattığı 2023’ün ardından 2024’te ise 3.3 trilyon TL hacim hedefliyor.

E-Ticaret 33 trilyon TL'ye koşuyor

Pandeminin yarattığı çarpan etkisi ile tüm yaş ve gelir gruplarının hayatında vazgeçilmez bir noktaya ulaşan e-ticaret sektörü, ihracat ve sosyal medyanın yaratacağı domino etkisi ile 2024’te hızlı bir büyüme hedefliyor. Kozmetikten elektronik ürünlere, giyimden yemek siparişlerine kadar her alanda hızlı bir büyüme kaydeden sektör, özellikle enflasyon baskısı altındaki tüketicilerin fiyat performans odaklı alışverişlerinde önemli bir adres olarak öne çıktı. Ekonomide kaldıraç görevini üstlenen e-ticaret sektörünün 2023 yılını yüzde 100 artışla 1.6 trilyon TL işlem hacmi ve 5.3 milyar adet sipariş ile kapattığını açıklayan Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu “Aynı şekilde 2022 yılında e-ticaretin genel ticaret içindeki payı yüzde 19.1 iken 2023’te bu oran yüzde 20’lere yükseldi. Geçtiğimiz sene yapılan her 5 alışverişten biri internet üzerinden gerçekleşti. Sektör olarak 2024’ün sonunda 3.3 trilyon liralık ciroya ulaşmayı hedefliyoruz ve e-ihracatın bu rakamlara ulaşılmasında oldukça etkili olacağını düşünüyoruz” değerlendirmesini yaptı.

ÇİN’DEN SONRA İKİNCİYİZ

Sektörle ilgili yorumlarında e-ihracata dikkat çeken Hakan Çevikoğlu, 2028 yılında da bu alanda  37.5 milyar dolarlık bir hedef belirlediklerini kaydetti. Şu anda e-ihracatın genel ihracat içindeki payının yüzde 2.1 olduğunu belirten Çevikoğlu, şöyle devam etti: “Ticaret Bakanlığı da bu oranı 2028 yılında yüzde 10’a çıkarmak için destekler veriyor. Dünya çapında her 4 e-ticaret paketinden biri yurt dışına gidiyor ve ülkemizde ise bu oran 20’nin üzerinde. Hindistan, Latin Amerika ve Çin gibi ülkelerde büyük fırsatlar bulunuyor. Çin’den sonra en çok e-ihracat ürünü olan ülkenin Türkiye olduğunu düşünüyorum.”

Sektörü 5 kategori sürükledi

Sektör verilerine göre tüketicinin online alışverişlerinde 5 kategori öne çıkarken, 2024’te de sektörün yine 5 kategorinin sürükleyici gücü ile büyümesi bekleniyor. Moda ve aksesuar, elektronik ve teknoloji, kozmetik ve kişisel bakım, hizmet, turizm ve seyahat’in en çok işlem gören sektörler arasında yer aldığını kaydeden Hakan Çevikoğlu, “Hatta bu beş sektör, 2022 yılında satış hacmi bakımından e-ticaret sektörün yüzde 63’ünü ve işlemlerin yüzde 66’sını oluşturdu. 2024 yılında da e-ticaret alışverişlerinin bu 5 sektör üzerinde yoğunlaşacağını söyleyebiliriz” dedi.

E-TİCARET SEKTÖRÜNÜN GELECEĞiNi YORUMLADILAR

Trendyol Grubu Ceo’su Erdem İnan: Türkiye için en önemli kırılma e-ihracatta olacak

Pandemiyle birlikte büyük bir sıçrama yaşayan e-ticaret sektörünün Türkiye’de önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığını kaydeden Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, dünyada perakende sektörü içinde yüzde 19.5 pay alan e-ticaretin, Türkiye’de ise yüzde 16 pay aldığını aktardı. Türkiye’nin coğrafi olarak 4 saatlik uçuş mesafesinde 4.2 trilyon dolarlık perakende sektörüne ve 500 milyonluk nüfusa kolaylıkla erişebildiğini anlatan İnan, “Ülkemizde e-ihracatın toplam ihracat içinden aldığı pay yaklaşık olarak yüzde 1 olarak hesaplanıyor. Ticaret Bakanlığımızın bu rakamı 2030 yılında yüzde 10’a çıkarma hedefi var. Dolayısıyla Türkiye için bu yıl en önemli kırılma e-ihracatta olacak.

Küresel olarak e-ticarette en büyük dönüşüm tedarik zincirinde yaşanıyor. Trendyol olarak bizim de e-ihracatta hedeflerimiz büyük. 300 binden fazla satıcımızın tamamının e-ihracatçı, çevremizdeki 500 milyonluk nüfusun da müşterimiz olmasını hedefliyoruz” değerlendirmesini yaptı. 2023’ü satıcıları aracılığıyla 650 milyon dolarlık bir ihracat hacmi ile tamamladıklarını kaydeden İnan “Bu yıl 2.5 milyar dolar, önümüzdeki üç yılda ise yaklaşık 10 milyar dolarlık e-ihracat hacmine ulaşmayı hedefliyoruz. E-ihracat için 2028 yılına kadar 5 milyar dolarlık bir yatırım gerçekleştireceğiz” dedi.

Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin: E-ticarette en önemli değişim online ödemelerde yaşanacak

E-ticarette satış hacmi, sepet büyüklükleri ve işlem sayılarının son 3 yılda keskin bir yükseliş gösterdiğini anlatan Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, 2024 yılında en önemli değişimin online ödemelerde yaşanacağını kaydetti. “Türkiye’de online ödeme çözümleri, e-ticaret hacminin artmasıyla birlikte giderek daha önemli hale geliyor. Hepsiburada olarak Hepsipay ödeme çözümlerimizi 2023 yılında tüm perakende sektörü oyuncularının kullanımına açtık. 2024 yılı için bu alanı önemli bir gelişim ve büyüme alanı olarak değerlendiriyoruz” diye konuşan Gökçetekin, tüketici tarafındaki trendleri ise şöyle yorumladı: “Tüketicilerin fiyat hassasiyetlerinin arttığını gözlemliyoruz. Bu dönemde e-ticarette doğmuş büyümüş yerli kozmetik markalarına olan talep çok fazla. Tüketicilerin fiyat artış beklentisi, özellikle cep telefonu, güneş gözlüğü gibi yüksek fiyatlı ürünlere olan talebi artırıyor. Tüketiciler fiyat artışlarından etkilenmemek için başta teknoloji ürünleri olmak üzere, üst segment ürünlere yöneldiler.” 2024 yılında en büyük önceliklerinin “tavsiye” olduğunu aktaran Gökçetekin, “2024 Hepsiburada için tavsiye yılı olacak. Link Gelir programımızla C2C iletişimini destekleyerek, aldıkları ürünleri tavsiye eden kullanıcılara aylık 20 bin TL’ye kadar ek gelir kazanma imkanı sağlıyoruz” dedi.

Yemeksepeti CEO’su Mert Baki: Alım gücü tüketicinin en önemli gündem maddesi 

Alışveriş alışkanlıklarını değiştiren pandemi sonrasında tüketici için bir alternatif niteliğinde olan ‘mekanda tüketim’in en büyük sektörel rakipleri olduğunu kaydeden Yemeksepeti CEO’su Mert Baki, artan mobilite penetrasyonu ve akıllı cihaz kullanımının ise büyük bir fırsat olduğunu kaydetti. Yaptıkları araştırmalarda tüketicilerin gündemlerini en meşgul eden konulardan birinin alım gücü olduğunu gördüklerini aktaran Baki, “Uygun fiyatlı alternatifler arayan tüketicilerimiz için 2023 yılında hayata geçirdiğimiz kampanyalarımıza bu sene de devam edeceğiz. Sağlıklı yiyeceklerin popülaritesinde belirgin bir artış var. Tüketiciler artık daha bilinçli seçimler yapıyorlar. Restoran sektöründe, ‘mahalle lokantaları ve ev yemekleri’ kategorisi dikkat çekici bir büyüme gösteriyor. Yine bu sektörde lokantaları büyüme oranlarıyla pizza ve tavuk zincirleri takip ediyor. Tüketicilerin kebap ve pide tercihlerinin farklı alternatiflere kaydığını gözlemliyoruz” değerlendirmesini yaptı. 2024’te sektörün büyümeye devam edeceğini aktaran Baki, “Vaktinde teslimat deneyimini en iyi seçenek haline getirme konusuna odaklanacağız. Yemeksepeti Express hizmetlerimizi genişleterek, sipariş süreçlerimizi daha da geliştireceğiz ve kullanıcı memnuniyetini artıracağız” dedi.

Dünyada sosyal ticaret pazarı hızlı büyüyor

OnlIne alışveriş kanalları kullanıcı trendleri ile birlikte her geçen gün genişlerken, sosyal medya tüketici siparişleri için en önemli kanallardan biri haline geliyor. Doğrudan sosyal medya platformlarında gezinerek alışveriş yapmanın artık e-ticaretin yeni normallerinden biri olduğunu ortaya koyan Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği açıklamalarına göre, ABD’de sosyal ticaret kanalları aracılığıyla 37 milyar dolarlık mal ve hizmet satın alınırken, 2025 yılına kadar bu rakamın yaklaşık 80 milyar dolara çıkması bekleniyor. Küresel olarak bakıldığında ise sosyal ticaret pazarının 2025 yılına kadar 2 trilyon doların üzerine çıkması öngörülüyor. Markaların yeni odak alanı olan sosyal medya üzerinden alışverişlerde 2024’te de hızlı bir büyüme bekleniyor.

Sepetler katlandı tüketiciler beş kategoriye ayrıldı

Enflasyon etkisi ve artan talep ile birlikte online alışveriş sepetleri katlanırken, tüketiciler alışveriş motivasyonlarına göre 5 farklı gruba ayrıldı. Ipsos tarafından yapılan araştırmada, son 2.5 yılda hanehalkı harcamalarında 3 katlık bir artış yaşandığına işaret edilerek, “Alışverişçiler online alışveriş motivasyon ve tutumlarına göre 5 farklı gruba ayrılıyor. Kaşifler, minimalistler, indirim takipçileri, araştırmacılar ve seçiciler adını verdiğimiz beş benzersiz alışverişçi personası farklı duygusal ve fonksiyonel ihtiyaçlarla hareket ederek online alışveriş çatısında buluşuyor” tespitleri yapıldı.

Sosyal medyadan alışveriş tüketiciyi mağdur ediyor

Tüketiciler en çok online alışverişlerde, GSM ve internet aboneliklerinde, özel okul fiyatları ile mobilya siparişlerinde sorun yaşıyor. Tüketiciler Konfederasyonu Başkanı Aziz Koçal, online alışverişlerdeki şikayetlerin sosyal medya platformları üzerinden yapılan alışverişlerde yoğunlaştığını kaydetti. Koçal, bu platformlardan verilen siparişlerde ürünün teslim edilmemesi, verilen sipariş harici ürün teslimi şikayetleri olduğunu ifade etti. Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz de tüketicilere, mağduriyet durumunda tüketici hakem heyetlerine başvurmaları çağrısında bulundu.

Müjdat Gezen 71. sanat yılını kutladı

0

Usta sanatçı Müjdat Gezen’in 71’inci sanat yılı özel bir programla Caddebostan Kültür Merkezi’nde kutladı. Müjdat Gezen belgeseli gösterimi ve söyleşisinin gerçekleştirildiği etkinliğe usta sanatçının ailesi, arkadaşları, çok sayıda ünlü isim, öğrencileri ve sevenleri katıldı.

Sahneye çıktığı 10 yaşından bu yana sayısız eserler ortaya koyan, Türk tiyatrosunun duayen ismi Müjdat Gezen’in sanat hayatındaki 71. yılı, Kadıköy Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikle kutlandı.

Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe Müjdat Gezen başta olmak üzere eşi Leyla Gezen, tarihçi İlber Ortaylı, sanatçı dostları Kandemir Konduk ile Orhan Aydın, Müjdat Gezen Kültür Merkezi eğitmenleri, öğrencileri ve sevenleri katıldı.

Programda gösterilen Müjdat Gezen belgeselinin anlatıcıları arasında ailesi ve çocukluk arkadaşlarının yanı sıra dostları Perran Kutman, Uğur Dündar, Kandemir Konduk, Zülfü Livaneli, Türkan Şoray, Mustafa Alabora, Cüneyt Arkın, Orhan Aydın, Erol Evgin, Temel Gürsu, Türker İnanoğlu, Cem Yılmaz, Emre Kongar, İlker Başbuğ, Sadun Aksüt, Celal Ülgen, Özden İnönü Toker ve öğrencileri Demet Akbağ, Erkan Can, Yasemin Yalçın, Şevket Çoruh, Ezgi Mola, Alper Kul, Günay Karacaoğlu, İlker Ayrık, Gonca Vuslateri, Çağlar Çorumlu, Şebnem Bozoklu, Kıvanç Tiner, Dolunay Soysert, Meltem Taşkıran, Barış Dinçel yer aldı.

ÇOCUK YUVASINA İSMİ VERİLECEK

Müjdat Gezen’in 71’inci sanat yılına özel programda konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı şunları söyledi:

“Her daim doğrunun, haklının, ezilenin yanında olmuş; canımızdan çok sevdiğimiz ülkemizde demokrasinin temini için 80 yaşında hâlâ mücadeleden bir adım geri atmayan, karakteri ve sağlam duruşuyla bu ülkenin yurttaşlarına ve gençlerine öncülük eden Müjdat Gezen her zaman yolumuzu aydınlattı; sanatla aydınlattı, dik duruşuyla aydınlattı, doğru bildiklerinden ne pahasına olursa olsun taviz vermemesiyle aydınlattı ve aydınlatmaya da devam edecek. Tam da bu sebeple Kadıköy Belediyesi olarak önümüzdeki aylarda açılışını gerçekleştireceğimiz bir çocuk yuvasına Sayın Müjdat Gezen’in ismini vereceğimizi müjdelemek isterim. Belediye meclisimizin mart ayı oturumunda kabul edilen bu kararla Kadıköylü çocuklarımızı Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nden önce Müjdat Gezen Çocuk Yuvası’ndan mezun etme şansını yakalamış olacağız. Böylelikle Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan giden nice Cumhuriyet çocuklarını beraber yetiştireceğiz.”

“MÜJDAT GEZEN TÜRKİYE’NİN EN DEĞERLİ HAZİNELERİNDENDİR”

Belgeselin yönetmeni Gökmen Ulu da, “Bu belgeseli yaparken Müjdat Gezen’in mesleki niteliklerinin yanı sıra karakteristik özellikleri üzerinde durmaya çalıştım. Onun nasıl bir insan olduğu sorusuna cevap aradım, yüreğine bakmaya çalışarak bilmediğim çok şey öğrendim. Aslında onun ailesi, arkadaşları, dostları, öğrencileri ile birlikte 48 röportaj gerçekleştirdim. Bir yerde durmam gerekiyordu, oysa konuşacağım çok kişi vardı. O zaman bitmeyen bir belgesel olacaktı çünkü Müjdat Gezen bildiğiniz gibi hayatı boyunca para değil insan biriktirdi. Bu belgesel aydınlanma ve demokrasi mücadelemizin simgelerinden Müjdat Gezen’e bir saygı duruşudur. Ona olan şükran duygumuzun tezahürüdür. Temel amacı her daim, her kesime rol model göstermektir. Çünkü Müjdat Gezen Türkiye’nin en değerli insan hazinelerindendir” diye konuştu.

Fenerbahçe’ye coşkulu karşılama

Fenerbahçeli oyuncular, Trabzon’da yaşanan olaylarla sosyal medya hesaplarından paylaşımlar yaptı.

Fenerbahçe’nin Trabzonspor’u 3-2 mağlup ettiği ve son anların olayların çıktığı maçın ardından sarı-lacivertli oyunculardan paylaşımlar geldi.

BATSHUAYI’DEN EMOJİLİ TEPKİ

Olayların göbeğinde yer alan isimlerden olan Michy Batshuayi, kızgın surat emojilerinin yer aldığı bir paylaşım yaptı.

 

Fenerbahçeli futbolculardan Trabzondaki maç sonunda paylaşımlar

 

MERT HAKAN YANDAŞ: KİMSEYE EZDİRMEDİK

Mert Hakan Yandaş’ın paylaşımında ise “Bu takım şerefiyle, onuruyla, dimdik ayakta. Fenerbahçe armasını kimseye ezdirmedik çok şükür. Ne şampiyonluk ne kupa büyüklüğü… Bütün hafta bizi ortaya atanlar, bunlar sizin eseriniz” ifadeleri yer aldı.

 

Fenerbahçeli futbolculardan Trabzondaki maç sonunda paylaşımlar

 

SERDAR DURSUN: KANIMIZIN SON DAMLASINA KADAR

Serdar Dursun ise “Formamdaki kan bizim şerefimizdir. Kanımızın son damlasına kadar Fenerbahçe.” şeklinde paylaşım yaptı.

 

Fenerbahçeli futbolculardan Trabzondaki maç sonunda paylaşımlar

İRFAN CAN KAHVECİ: FENERBAHÇE YIKILMAZ

Fenerbahçeli futbolculardan Trabzondaki maç sonunda paylaşımlar

İRFAN CAN EĞRİBAYAT: ARKADAN SALDIRMAK İNSANLIK DEĞİL

İrfan Can Eğribayat: “Fenerbahçe’de forma giymiş, şu an Trabzonspor’da yardımcı hocalık yapan Egemen Korkmaz… Biz canımızı korumaya çalışırken gelip arkadan saldırmak insanlık değildir…”

Fenerbahçeli futbolculardan Trabzondaki maç sonunda paylaşımlar

ALEXANDER DJİKU: HİÇBİR ŞEKİLDE BU OLAYLAR KABUL EDİLEMEZ

“Bugün sahadaki güvenliğimiz hiçbir şekilde garantide değildi. Her şeye rağmen maçı tamamlamaya odaklanmıştık. Hiçbir şekilde bu olaylar kabul edilemez. Bir taraftarın tutkusunun inanılmaz şeylere sebep olabileceğini düşünmek, bu olayları kabul etmektir. Çözümlere odaklanalım çünkü bu yaşananlar sürekli tekrarlanıyor ve ligin imajını zedeliyor. Ne zamandır insanlar oyunculara veya hakemlere vurmak için sahaya giriyor? Bu insanlar ne yaptıklarının tam olarak farkındalar mı? Cevabı biliyormuş gibi davranmıyorum. Ne olursa olsun birkaç maçlık stadyum kapatma cezası yeterli görünmüyor. Bunlar gerçekten caydırıcı ve yeterli mi? Futbolda ne yazık ki artan bu şiddetin yok olması için gerekli önlemlerle herkesi eğitebilir miyiz?”

Beşiktaş’ın yüzü basketbolda gülüyori Avrupa’da tarih yazıyorlar

Futbolda kötü bir sezon geçiren Beşiktaş, kadın ve erkek basketbol takımları ile Avrupa’da tarih yazıyor. Beşiktaş BOA Kadın Basketbol Takımı 3-10 Nisan’da oynanacak 2 maçta London Lions’u saf dışı bırakırsa kulübe kadın basketbolda ilk Avrupa kupasını kazandıracak. BKT EuroCup yarı finalinde Beşiktaş Emlakjet, Mincidelice JL Bourg’u elerse Paris Basketbol-London Lions eşleşmesinin galibi ile şampiyonluk maçına çıkacak.

Futbolda 2023-24 sezonunda umduğunu bulamayan Beşiktaş Kulübü, basketbolda ise hem kadınlarda hem de erkeklerde müthiş bir performansa imza atıyor. Futbolda Şenol Güneş, Burak Yılmaz, Rıza Çalımbay, Serdar Topraktepe ve son olarak takımın başına getirilen Fernando Santos kötü gidişi sonlandıramazken Süper Lig yarışında zirvenin 32 puan gerisinde kalan Kartal hem sezonu 3. bitirme hem de Türkiye Kupası’nı müzesine götürme mücadelesi veriyor.

KUPAYA SADECE 2 MAÇ KALDI

Potada ise Beşiktaş BOA Kadın Basketbol Takımı Aziz Akkaya’nın başantrenörlüğünde, Beşiktaş Emlakjet Erkek Basketbol Takımı Dusan Alimpijevic yönetiminde Avrupa’da tarihi bir performansa imza atıyor. Dişi Kartallar FIBA EuroCup yarı finalinde İspanyol rakibi Spar Girona’yı ilk maçta olduğu gibi deplasmanda da yenerek tarihinde ilk kez finale yükseldi. Şimdi siyah beyazlılar 3 Nisan’da İstanbul’da 10 Nisan’da da İngiltere’de oynanacak maçta London Lions’u saf dışı bırakırsa kulübe kadın basketbolda ilk Avrupa kupasını kazandıracak.

12 YIL SONRA YENİDEN FIRSAT GELDİ

Erkeklerde ise Kartal bu sezon grupta oynadığı 2 maçta da kaybettiği Hapoel Tel Aviv’e karşı çeyrek finalde müthiş bir geri dönüşe imza attı. Devreyi 18, 3. çeyreği 8 sayı farklı geride tamamlayan temsilcimiz salondan 94-89 galip gelerek BKT EuroCup yarı finalinde Mincidelice JL Bourg ile eşleşti. Beşiktaş seride 2 maçı kazanması durumunda finalde Paris Basketbol-London Lions eşleşmesinin galibi ile oynayacak. Siyah beyazlılar finale kalıp kupayı alırsa 2011- 12’deki FIBA EuroChallenge zaferinden sonra Avrupa’da 2. şampiyonluğuna ulaşacak.

Trabzonspor – Fenerbahçe maçında Fred 18 yıl sonra bir ilki başardı

0

Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Fenerbahçe, zorlu deplasmanda Trabzonspor’u 3-2 yenerken mücadeleye damga vuran isim Fred oldu. Maçın ilk devresinde attığı gollerle takımını soyunma odasına 2 farkla önde götüren Brezilyalı yıldız, ilk gol sevincini Trabzonspor’da yaşarken gollerde öne çıkan diğer isim Dusan Tadic oldu.

Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Trabzonspor’a konuk olan Fenerbahçe’de Brezilyalı futbolcu Fred, müthiş bir golle siftah yaparken Dusan Tadic’le yaptığı iş birliği dikkat çekti.

FENERBAHÇE’DE 4 DEĞİŞİKLİK

Fenerbahçe’de UEFA Konferans Ligi’nde Union Saint-Gilloise ile oynadığı karşılaşmanın 11’ine göre 4 oyuncu değişikliği yapıldı.

Konferans Ligi’ndeki Union Saint-Gilloise maçında forma giyen Çağlar Söyüncü, Oosterwolde, Cengiz Ünder ve Batshuayi’nin yerine Serdar Aziz, Ferdi Kadıoğlu, Dzeko ve İrfan Can Kahveci görev yaptı.

Fenerbahçe’de Çağlar Söyüncü, Joshua King, Rordigo Becao ve Bonucci maç kadrosunda yer almadı.

Trabzonspor - Fenerbahçe maçında Fred, 18 yıl sonra bir ilki başardı: Goldeki hız şaşırttı | Dusan Tadic - Fred iş birliği çaresiz bıraktı

ENİS BARDHİ, 10 MAÇ SONRA YEDEK

Trabzonspor’da Abdülkadir Ömür ve Bakasetas’ın devre arasında takımdan ayrılmasından sonra Enis Bardhi takımın vazgeçilmez isimlerinden birisi olmuştu.

Bardhi, ligde 10 hafta sonra ilk kez bir maça yedek kulübesinde başladı.

ORSİC, İLK KEZ KADRODA

Trabzonspor’un Southampton’dan transfer ettiği Mislav Orsic, sezon başında Slovenya’da gerçekleştirilen hazırlık kampında antrenmanda girdiği ikili mücadelenin ardından sakatlık geçirmiş ve sağ diz bölgesinde ön çapraz bağ yırtığı ve iç bağ yaralanması tespit edilmişti. Orsic, sakatlığının ardından 7 ay sonra ilk kez bir resmi maçta 21 kişilik kadroda yer aldı.

Trabzonspor - Fenerbahçe maçında Fred, 18 yıl sonra bir ilki başardı: Goldeki hız şaşırttı | Dusan Tadic - Fred iş birliği çaresiz bıraktı

FİLİSTİN’E DESTEK

Bordo mavili taraftarlar, Fenerbahçe karşılaşmasına büyük ilgi gösterdi. Tüm biletleri tüketen bordo-mavili taraftarlar, Papara Park tribünlerini doldurdu. İl Spor Güvenlik Kurulu kararı gereği Fenerbahçe taraftarı tribüne alınmazken, misafir tribününde de ev sahibi taraftarlar yer aldı.

Trabzonspor taraftarları, kale arkası tribününde “Şehitlerimize rahmet, Filistin’e destek, İsrail’e lanet” yazılı dev pankart açtı. Tribünde Filistin ve Türk bayrakları yer aldı.

FRED’DEN SİFTAH

Trabzon’da oynanan maçın 13. dakikasında uzaklardan harika bir gole imza atan Fred, sarı lacivertli formayla ilk golünü bordo mavili takıma attı.

Trabzonspor’un milli file bekçisi Uğurcan Çakır’ı 27 metreden yaptığı vuruşla çaresiz bırakan Fred, büyük sevinç yaşadı.

Bein Sports, Fred’in Trabzonspor’a 27 metreden attığı golün hızının saatte 123 kilometre olduğunu açıkladı.

Trabzonspor - Fenerbahçe maçında Fred, 18 yıl sonra bir ilki başardı: Goldeki hız şaşırttı | Dusan Tadic - Fred iş birliği çaresiz bıraktı

BİR GOL DAHA

Mücadelenin ilk yarısının son anlarında bir kez daha sahneye çıkan Fred, Trabzonspor ağlarına ikinci golü bıraktı.

Bir kez daha Dusan Tadic’in asistinde topla buluşan Fred, ceza sahası içinde kaleci Uğurcan’ın solundan topu filelerle buluşturdu.

SEMİH ŞENTÜRK’TEN SONRA İLK

Profesyonel kariyerinde ilk kez bir lig maçında iki gol atan Fred, Semih Şentürk’ten (2 gol; Nisan 2006) bu yana Fenerbahçe formasıyla Trabzonspor’a konuk olduğu bir lig karşılaşmasında iki gol sevinci yaşayan ilk isim oldu.

TADIC – FRED İŞ BİRLİĞİ

Fenerbahçe’de Fred, ikinci golünü kaydederken Tadic de ikinci asistini yaptı.

Fenerbahçe Papara Park’tan 3 saat sonra ayrıldı. Osayi-Samuel ile Ferdi Kadıoğlu yürümekte zorlandı

Fenerbahçe kafilesi, olaylı Trabzonspor karşılaşmasının ardından yaklaşık 3 saat sonra Papara Park’tan ayrıldı.

Süper Lig’in 30’uncu haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Trabzonspor’u 3-2 mağlup etti.

Karşılaşmanın son düdüğünün ardından yaşanan olaylardan dolayı sarı-lacivertli kafile, yaklaşık 3 saat sonra Papara Park’tan ayrıldı. Oyuncuların stattan ayrılırken bir hayli yorgun ve mutsuz göründüğü ve Bright Osayi-Samuel ile Ferdi Kadıoğlu’nun yürümekte zorlandığı gözlendi.

Emniyet, havalimanına giden güzergahta yol güvenliğini sağladıktan sonra Fenerbahçeli kafilenin çıkışına izin verdi. Sarı-lacivertli takıma emniyet görevlileri de otobüste eşlik etti.

Fenerbahçe, Papara Park’tan 3 saat sonra ayrıldı Osayi-Samuel ile Ferdi Kadıoğlu yürümekte zorlandı

FENERBAHÇE KAFİLESİ ALANA ULAŞTI

Fenerbahçe kafilesi havalimanına ulaştı. Kafile doğrudan aprona İstanbul’a hareket edecek uçağın altına götürüldü.

Sarı-lacivertli futbolcuları taşıyan otobüs hazır bekleyen uçağın kapısına kadar geldi ve oyuncular uçağa bindi. Fenerbahçe kafilesinde bulunan yöneticiler ise yolcu girişinden otobüsle uçağa hareket etti ve takımla buluştu.

Fenerbahçe, Papara Park’tan 3 saat sonra ayrıldı Osayi-Samuel ile Ferdi Kadıoğlu yürümekte zorlandı

18 Mart tatil mi? 18 Mart okullar tatil mi?

0

18 Mart 2024 Pazartesi günü Çanakkale zaferinin 109. yılı olarak kutlanacak ve savaşta vatan uğruna canını ortaya koyan kahraman askerle anılacak. 18 Mart resmi tatil takviminde yer almıyor ancak Çanakkale’de etkinlikler nedeniyle 18 Mart Pazartesi okulların tatil edileceği duyuruldu. 18 Mart’ta Çanakkale dışındaki illerde okullarda eğitim devam edecek, kamu kurum ve kuruluşları normal mesai saatlerinde çalışmaya devam edecek.

18 Mart tarihi Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük tutkusunun, vatan sevgisinin ve kahramanlığının sembolü olarak etkinliklerle kutlanıyor ve askerler anılıyor. Çanakkale zaferinin tarihi olan 18 Mart resmi tatil takviminde yer almıyor. 18 Mart hakkında merak edilen konulardan biri de “okullar tatil olacak mı?” oldu. İşte merak edilen soruların yanıtları…

18 MART TATİL Mİ?

Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu sene de 18 Mart resmi tatil olarak kabul edilmiyor. Her yıl kahraman askerlerimizi anmak için resmi kurumlarda, okullarda anma törenleri ve etkinlikleri düzenleniyor.

18 Mart’ta bankalar, kargolar, hastaneler ve eczaneler açık olacak, normal mesai saatlerinde çalışacak.

18 MART OKULLAR TATİL Mİ?

18 Mart resmi tatil takviminde yer almadığı için okullar tatil olmayacak, öğrenciler gündelik ders akışına devam edecek. Çanakkale Valiliği, Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109. yıl dönümü etkinlikleri nedeniyle 18 Mart’ta okullarda eğitim öğretime ara verileceğini duyurdu.Çanakkale’deki okullarda 18 Mart’ta eğitime ara verilecek.Valilikten yapılan açıklamada, “18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109. yıl dönümünün coşkulu kutlanması amacıyla 18 Mart Pazartesi günü Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı tüm resmi ve özel eğitim kurumlarında eğitim öğretime bir gün süreyle ara verilecektir.” ifadesi kullanıldı.

Trabzonspor – Fenerbahçe maçı sonrası çıkan olaylar Avrupa basınında büyük yankı buldu

Süper Lig’in 30’uncu haftasında Trabzonspor – Fenerbahçe maçının ardından çıkan olaylar Avrupa basınında geniş yankı uyandırdı.

Trabzonspor - Fenerbahçe maçının ardından çıkan olaylar Avrupa basınında büyük yankı buldu

Süper Lig’de şampiyonluk yarışı veren Fenerbahçe, deplasmanda Trabzonspor’u 3-2 yendi. Karşılaşmanın bitiş düdüğü sonrası Fenerbahçeli oyuncular ve teknik ekip, orta sahada toplanarak galibiyeti kutlamak istedi. Bu sırada çok sayıda taraftar sahaya indi. Orta saha bir anda karışırken, arbede yaşandı. Çok sayıda güvenlik görevlilerinin araya girmesiyle, Fenerbahçe takımı güçlükle tünele girerek yeşil zeminden ayrıldı. Olaylı karşılaşmadan yansıyanlar Avrupa basınında geniş yer buldu.

Trabzonspor -Fenerbahçe maçına dair Avrupa basınında yer alan başlıklar şöyle:

İNGİLİZ BASINI

BBC Sport: Trabzonsporlu taraftarlar, mağlubiyetin ardından Fenerbahçeli futbolculara saldırdı.

The Sun: Chelsea’nin eski futbolcusu (Michy Batshuayi) taraftara dönerek tekme atarken kaotik maçta yüzlerce taraftara Fenerbahçe takımına saldırmak için sahaya girdi.

Başka bir tanıdık isim (Bright Osayi-Samuel), yöneticiler bile taraftarlarla çatışırken, bir saha işgalcisini yere serdi.

Mirror: Eski QPR yıldızı (Bright Osayi-Samuel), sahaya şiddetli müdahalede bulunan Fenerbahçe oyuncuları siper almak için koşarken taraftara yumruk attı.

HOLLANDA BASINI

De Telegraaf: Türkiye’de işler yine ters gidiyor: Holiganların sahaya hücum etmesinden sonra Michy Batshuayi karate vuruşunu yapıyor.

Voetbal: Türk hükümeti Trabzonspor-Fenerbahçe arasındaki kitlesel kavgayla ilgili soruşturma başlattı.

İSPANYOL BASINI

Marca: Trabzonsporlu taraftarlar Fenerbahçelilere saldırdı.

Mundo Deportivo: Türkiye’de kıyasıya mücadele: Trabzonsporlu taraftarlar, Fenerbahçelilerle kavga ediyor!

İTALYAN BASINI

Calcio Mercato: Türkiye, Trabzonspor – Fenerbahçe maçında cinnet sahneleri: Batshuayi ve Osayi rakip taraftarlara yumruk attı.

Unutulmayacak bir sonla biten ve Türkiye Ligi stadyumlarındaki yaygın şiddet temasını güçlü bir şekilde geri getiren bir maç. Chelsea’nin eski forvet oyuncusu Michy Batshuayi’nin belirleyici golüyle Trabzonspor’un sahasında elde ettiği heyecan verici 3-2’lik galibiyet, ev sahibi takımın bazı taraftarlarının hakemin son düdüğü sonrası talihsiz tepkisine neden oldu.

Tuttosport: Türkiye’de Fenerbahçelilere saldırı saçmalığı: Ne oldu?

Türkiye Ligi’nde inanılmaz şiddet sahneleri. Trabzonspor taraftarlarının saha ortasında futbolculara saldırısı.

La Gazetta: Batshuayi’den Trabzonspor-Fenerbahçe maçı sonrası taraftara dönen tekme.

FRANSIZ BASINI

L’equipe: Trabzon’da Fenerbahçe galibiyetinin ardından kaos ortamı.

Foot Mercato: Bright Osayi-Samuel tehlikeli bir taraftarı etkisiz hale getirdi

RMC Sport: Türkiye: Saha işgalinin ardından Trabzonspor’da inanılmaz şiddet içeren kaos sahneleri.

ALMAN BASINI

Kicker: Türkiye’de skandal: Trabzonspor taraftarları sahaya hücum edip, Fenerbahçe oyuncularına saldırdı.

Geçmişte Türk futbolu benzer olaylarla olumsuz manşetlere çıkmıştı. Hakem Meler’e geçen Aralık ayında oynanan maçta Ankaragücü Kulübü Başkanı Faruk Koca saldırmıştı. Koca’ya federasyondan ömür boyu men cezası verilirken, yaşananlar üzerine Süper Lig’e ara verilmişti.

Bild: Türkiye’de skandal. Taraftarlarla oyuncu kavgası, Dortmund’un eski oyuncusundan (Michy Batshuay) sert vuruşlar!

PORTEKİZ BASINI

A Bola: Trabzonspor-Fenerbahçe mücadelesinde Türkiye’de kaos.

Trabzon’da Fenerbahçe maçı sonrası ortalık karıştı

Trabzonspor-Fenerbahçe maçının ardından ortalık karıştı. Fenerbahçeli oyuncular saha ortasında sevinirken taraftarların saldırısına uğradı.

Trabzon'da Fenerbahçe maçı sonrası ortalık karıştı!
Süper Lig’in 30. haftasında oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe maçının ardından ortalık savaş alanına döndü.Maç içinde zaman zaman gerilen ortam, sahaya atılan yabancı maddeler nedeniyle sıkça duran oyun ve yaralanmaların ardından olayların fitili maç biterken koptu.
ORTALIK SAVAŞ ALANINA DÖNDÜ

Galibiyetin ardından Fenerbahçeli futbolcular saha ortasında sevinç yumağı oluştururken tribünlerden büyük tepki gelmeye devam etti. Sarı-lacivertli futbolcular orta sahada sevinirken bazı taraftarlar sahaya girdi.

Güvenlik görevlilerin müdahalede yetersiz kaldığı dakikalarda sahaya giren taraftarların sayısı arttı ve ortalık bir anda karıştı.

Sahaya giren taraftarlar Fenerbahçeli futbolculara saldırdı. Oyuncular da çıkan arbedede sahaya giren kimliği belirsiz kişilerle yumruklaştı. Fenerbahçeli oyuncular yaşananların ardından kendilerini korumak için hızla soyunma odasına koşmaya çalıştı. Yaşanan görüntüler saniye saniye yayıncı kuruluşun ekrarına yansıdı.Fenerbahçeli bazı futbolcular darp edildi. Olaylar sosyal medyada paylaşılan görüntülerle infial yarattı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya konuyla ilgili sosyal medya hesabından konuyla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Atatürk’ün denizle olan son bağlantısı. Acar Botu

0

Mustafa Kemal Atatürk’ün denizle son bağlantısı olarak bilinen ‘Acar Botu’, Çanakkale Deniz Müzesi’nde özel günlerde ziyarete açılacak. Atatürk’ün Savarona yatına gitmek için kullandığı ‘Acar Botu’, Almanya’da 1936-1937 yıllarında inşa edilmişti.

Atatürk'ün denizle olan son bağlantısı...'Acar Botu' özel günlerde ziyarete açılacak

Almanya’da 1936-1937 yıllarında inşa edilen ‘Acar Botu’, İstanbul Boğazı’nda çeşitli diplomatik görevlerde kullanıldıktan sonra 2017’de Çanakkale Deniz Müzesi envanterine alındı.

‘Acar Botu’, renovasyon çalışmalarının ardından yeni görünümüne kavuştu.

Atatürk’ün yemek yediği salon ve üzerine Türk bayrağı serilen yatağının yer aldığı kamarası ‘Acar Botu’nun en özel bölümleri olarak dikkati çekiyor.

‘Acar Botu’, Atatürk’ün ebediyete intikal ettiği 10 Kasım gibi özel günlerde Çanakkale Deniz Müzesi’nde ziyarete açılacak.

Çanakkale Deniz Müzesi Komutanı Albay Serhan Aras, Atatürk’ün diplomatik ziyaretlerde Savarona Yatı’na intikal ve geri intikallerinde ‘Acar Botu’nu kullandığını söyledi.

‘Acar Botu’nun Türkiye’ye getirildikten sonra Deniz Kuvvetleri envanterine girdiğini, Cumhurbaşkanlığı yatı olarak hizmet verdiğini aktaran Aras, 2017’de ise müze envanterine alındığını belirtti.

Atatürk’ün “Acar Botu”nda yemek yediği salona ilişkin bilgi veren Aras, “Yemek takımları orijinal. Üzerinde Acar Botu’nun amblemini görebilirsiniz, tabaklarda ve çatallarda. Atatürk son günlerinde Savarona’da nekahet dönemindeyken, en son Dolmabahçe Sarayı’na Acar Botu ile intikal ediyor. Bu gemi aslında Ata’mızın, denizle olan son bağlantısı. O nedenle bizim için de son derece kıymetli.” dedi.

11 yeni film vizyonda

0

15 Mart haftasında tam 11 yeni yapım vizyonda seyirciyle buluşuyor. Yerli filmlerin ağırlıkta olduğu haftanın en merak edilen yapımları Reha Erdem’in son filmi “Neandria”, Orlando Bloom’un başrolü Andie MacDowell ile paylaştığı aksiyon – gerilim filmi “Adaletin Eli”… “Aile Çıkmazı”, “Mükemmel Aile” ve “Tay 2: Ebabil Takımı gibi yerli yapımlar ise ailecek sinema salonlarına davet ediyor. Korku severler içinse “Gece Yüzüşü” dikkat çekiyor.

11 yeni film bu hafta sonu vizyonda! İşte bu hafta vizyona giren tüm filmler... - Resim : 1

Tay 2: Ebabil Takımı

Filmin Türü: Animasyon

Film, annesi Şiraz’ın izinden giderek bir ulak atı olmayı hayal eden Tay’ın Kudüs’ten Mekke’ye uzanan hikâyesini konu ediniyor.

11 yeni film bu hafta sonu vizyonda! İşte bu hafta vizyona giren tüm filmler... - Resim : 2

Mükemmel Aile

Filmin Türü: Komedi

Her biri kendi dünyasında yaşayan aile; oyunculukla aklını bozmuş bir anne, boks maçlarında ringe çıkarak dayak yiyen ve bunu bağımlılık yapmış bir baba, ilaçların yan etkilerini görmek için çeşitli ilaçlar içen takıntılı bir dayı, ölmek isteyen karamsar bir kardeş ve yaptığı işe tövbe edip çıka gelen kiralık katil teyze… Bir gün yıllardır kendilerinden uzakta yaşayan kızları Zeynep’in doğum yapacağını öğrendikleri video ile İstanbul’dan Antalya’ya yola çıkarlar.

11 yeni film bu hafta sonu vizyonda! İşte bu hafta vizyona giren tüm filmler... - Resim : 3

Aile Çıkmazı

Filmin Türü: Macera, Komedi, Aile

Film, Mısır’da kazı yapan Türk akademisyen olan Şevket ve Perihan’ın kazı sırasında buldukları 4000 yıllık heykelin Mısırlı yetkililere tesliminden sonra çalınmasıyla birlikte Mısır’dan İstanbul’a uzanan hikâyesini anlatıyor.

11 yeni film bu hafta sonu vizyonda! İşte bu hafta vizyona giren tüm filmler... - Resim : 4

Gece Yüzüşü / Night Swim

Filmin Türü: Korku, Gerilim

Film, yeni taşındıkları evde kötü bir ruh tarafından terörize edilen bir kadın ile ailesinin hikâyesini konu ediniyor.

11 yeni film bu hafta sonu vizyonda! İşte bu hafta vizyona giren tüm filmler... - Resim : 5

Kara Cin Laneti

Filmin Türü: Korku

İnci geçmişte yaşadıklarından ötürü intikam almak için planlar yapar. Tüm bu olaylar sırasında yaşanan esrarengiz ve karanlık durumu fark edip İnci’nin peşine düşen Ahmet ve Mercan Hoca ise gerçekleri ortaya çıkarmak ve laneti çözmek için iş birliği yapar.

11 yeni film bu hafta sonu vizyonda! İşte bu hafta vizyona giren tüm filmler... - Resim : 6

Adaletin Eli / Red Right Hand

Filmin Türü: Gerilim, Aksiyon

Film, bir Appalaş kasabası olan Odim County’de, yakın zamanda yetim kalan yeğeni Savannah’ya bakarak dürüst ve sakin bir hayat yaşamaya çalışan Cash’in kasabayı yöneten sadist kadın gangster Big Cat’in yeniden kendisi için çalışmaya zorlamasıyla başlayan mücadelesini konu alıyor.

11 yeni film bu hafta sonu vizyonda! İşte bu hafta vizyona giren tüm filmler... - Resim : 7

Bana Beni Anlat

Filmin Türü: Komedi, Romantik

“Bana Beni Anlat”, 30’lu yaşlarının başında olan Çınar’ın hayatı geçirdiği trafik kazası sonrası bir tür demans hastalığına yakalanmasıyla yaşananları anlatıyo

11 yeni film bu hafta sonu vizyonda! İşte bu hafta vizyona giren tüm filmler... - Resim : 8

Dedektif Conan: Siyah Demir Denizaltı / Detective Conan: Black Iron Submarine

Filmin Türü: Animasyon

Dünya genelindeki tüm mühendisler, dünya genelindeki tüm polis güçlerine ait güvenlik kameralarını bağlama operasyonu için bir deniz üstü tesis olan Pasifik Boyu’nda bir araya gelir. Bu sırada Conan, Sonoko’nun davetiyle Dedektif Çocuklar ile Hachijo-jima’yı ziyaret eder ve FBI ajanı Shuichi Akai’nin (Subaru Okiya olarak) kendilerine Black Organization’dan Gin tarafından Almanya’da bir Europol çalışanının öldürüldüğünü bildiren bir telefon alır. Huzursuz olan Conan, tesisin içine sızar ve bir kadın mühendisin Black Organization tarafından kaçırıldığını keşfeder.

11 yeni film bu hafta sonu vizyonda! İşte bu hafta vizyona giren tüm filmler... - Resim : 9

Neandria

Filmin Türü: Dram

Bir ekolojik olarak sürdürülebilir film yapım girişimi olan Neandria, antik kentin yakınlarındaki yoksul bir köyde, annesiyle birlikte yaşayan ve atletizm yarışlarına hazırlanan Suna adlı bir genç kadını odağına alıyor.

Leylekler Cuma Ovası’na bu yıl iki gün erken geldi

0

Sinop’un Saraydüzü ilçesindeki Cuma Ovası’na baharın müjdecisi leylekler gelmeye başladı.

Leylekler Cuma Ovası'na bu yıl iki gün erken geldi

Cuma Ovası’nda yer alan 67 leylek yuvası, Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi ile Sinop Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evrim Sönmez’in yürüttüğü “Saraydüzü Cuma Ovası’nda Leylek Popülasyonu” projesi kapsamında iki yıldır yakından takip ediliyor.

Lise Müdürü ve Proje Koordinatörü Orhan Okur, şu an itibarıyla 15 leyleğin ovaya geldiğini söyledi.

Yaptıkları takiplere göre ovaya bu yıl 120 civarında leylek gelmesini beklediklerini vurgulayan Okur, şöyle konuştu:

“Cuma Ovası’na geçen yıl 8 Mart’ta ilk leylek gelmişti. Bu yıl ise 6 Mart’ta geldi. Şu an için 15 civarında leylek ovamıza ulaştı. Genel olarak erkek leylekler daha önce gelir ve yuvayı onarır, bir süre sonra da dişi leylek gelerek yuvada yumurta ve yavru büyütme süreci başlar.”

Okur, takılan çiplerle takibi yapılan leyleklerin baharda Afrika kıtasından Cuma Ovası’na göç ettiklerini, ovada yaklaşık altı ay konakladıklarını sözlerine ekledi.

Köpek Şila’yı kulübesinde yakarak öldürmüştü. Yeniden yargılandı. Cezası belli oldu

0

Türkiye kedi Eros’un öldürülmesiyle sarsılmıştı. Eros’un katili İbrahim Keloğlan’a iyi hal indirimi yapılması ve serbest bırakılması tepki toplamıştı. Bir hayvan katli haberi de İzmir’den geldi. Köpek Şila’yı yakarak öldüren zanlıya 4 yıl hapis cezası çıktı.

Köpek Şila'yı kulübesinde yakarak öldürmüştü. Yeniden yargılandı. Cezası belli oldu!

İzmir’in Seferihisar ilçesinde, ‘Şila’ isimli 2,5 yaşındaki pitbull cinsi köpeği kulübesini ateşe vererek öldürdüğü suçlamasıyla yargılandığı davada ‘iyi hal’ indirimi ile 1 yıl 8 ay hapis cezası alıp tutuklu kaldığı 72 günün ardından tahliye edilen Ömer Faruk Baki, kararın istinafa taşınmasının ardından yeniden yargılandı. Baki, bu kez 4 yıl hapse çarptırıldı.

Olay, 11 Ekim 2022’de, Turabiye Mahallesi Necat Hepkon Caddesi’nde meydana geldi. Furkan Pınar’ın sahibi olduğu pitbull cinsi ‘Şila’ isimli köpek, eve 10 metre mesafedeki demir kafes içindeki ahşap kulübesinde, yanıcı madde dökülerek yakıldı. İhbar üzerine gelen itfaiye ekipleri, alevleri söndürdü. Kafesin kapısı kapalı olduğu için dışarı çıkamayan köpek yanarak öldü. Kulübe alev alev yanarken, bazı kişiler tarafından görüntülendi. Polisin yaptığı çalışmada, yangını çıkaranın Ömer Faruk Baki olduğu tespit edildi. 13 Ekim’de gözaltına alınan ve ifadesinde suçlamaları reddeden Baki, sevk edildiği adliyede tutuklandı.

4 YIL HAPİS CEZASI VERİLDİ

Soruşturmanın ardından Ömer Faruk Baki hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede Baki’nin, Furkan Pınar’a ait köpeği kasten öldürdüğü, aynı şekilde kulübesini de yakarak hasar verip, kullanılamaz hale getirdiği belirtildi. Baki’nin ‘başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak, kullanılamaz hale getirmek veya kirletmek’ suçundan 4 aydan 3 yıla kadar hapsi istendi. Baki’nin bu suçu yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak işlemesi nedeniyle verilecek cezanın 1 kat artırılması talep edildi. Baki’nin 6 yıla kadar hapisle yargılanmasının istendiği iddianame, Seferihisar 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

‘İYİ HAL’ İNDİRİMİ VE TAHLİYE

Seferihisar 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde 19 Ocak 2023’te görülen davada; Baki’ye, 2 yıl hapis cezası verildi. Ardından mahkeme, sanığın duruşmadaki iyi halini gözeterek cezayı 1 yıl 8 ay hapse indirdi. 72 gün cezaevinde kalan tutuklu sanık tahliye edildi.

YENİDEN YARGILANDI

Cumhuriyet savcısı ve Şila’nın sahibi, davaya müdahil olan Hayvan Hakları ve Etiği Derneği, Bursa, Antalya ve İzmir baroları ve Hayvanlara Adalet Derneği ile sanık avukatları ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinafa başvurdu. Savcının istinaf gerekçesinde sanığın, sokakta yaşayan arkadaşı M.E.’ye ait eşyaları yakması sebebi ile ‘mala zarar verme’ suçunu işlediği, kulübede yangın oluşabileceğini öngörmesine rağmen yangını çıkardığı, Şila’nın ölümünde olası kastının bulunduğu ve bu sebeple üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği belirtildi. İstinaf başvurusunu karara bağlayan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi de sanık hakkında, M.E.’ye yönelik ‘yakarak mala zarar verme’ eylemi nedeniyle kamu davası açılması gerektiği ve bu davaların birleştirilerek yargılama yapılması gerektiğine dikkat çekti. Bu hususun eksik bırakılarak hüküm kurulduğunu belirten mahkeme, sanık hakkında ‘eksik ceza tayini’ gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın hükmü veren ilk ceza mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verdi.

Seferihisar 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’ne iade edilen dosyada, dava tekrar görülmeye başlandı. Bugünkü duruşmaya tutuksuz sanık Ömer Faruk Baki katılmazken; Şila’nın sahibi Furkan Pınar, avukatı, müdahil derneklerin temsilcileri ve avukatları salonda hazır bulundu. Görülen davada sanığa Şila’nın ölümü için 2 yıl, Furkan Pınar’a ait yanan kulübe nedeniyle ‘mala zarar vermekten’ 1 yıl 6 ay, M.E.’ye ait eşyaları yakması nedeniyle de yine ‘mala zarar vermek’ suçundan 6 ay olmak üzere toplam 4 yıl hapis cezası verildi.

Şila’nın sahibi Furkan Pınar, “Emsal bir karar çıktığı için çok mutluyum. İstediğimiz bir karar oldu. Umarım, bu tarz olaylarda öncü olur. Bu tür kişiler, bir daha hayvanlara eziyet edip öldürmez. Bu tür kararların devamlılığı olur ve bizim olayımızla sınırlı kalmaz. Bize destek olan hayvanseverlere de teşekkür ederim” dedi.

Partimi genel seçimde iktidar yapmazsam ayrılırım

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “CHP’nin genel başkanı olarak bu kadar başarıya susamış ve insanların bu kadar travmatik bir döneminde, partinin sekizinci ve seçim geçiren altıncı genel başkanı olmak suretiyle eğer partimi bir genel seçimde iktidar yapmazsam bir gün durmam, ayrılırım” dedi.

Özgür Özel: Partimi genel seçimde iktidar yapmazsam ayrılırım

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, katıldığı televizyon programından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“İLK PARTİ OLACAĞIZ”

Özel, “MAK Danışmanlık şirketinin yaptırdığı anketlerde bazı illerde AK Parti’nin önde olduğu görünüyor. Eskişehir, Adana, Antalya ve Hatay’da risk görüyor musunuz” sorusunu şöyle yanıtladı:

*Kesinlikle değil. Bir şirketin anketleri üzerinden tartışmayı doğru bulmam. Ama belli yönleriyle bizdeki anketlerle uyumsuz olduğunu söyleyebilirim. Eskişehir’de, Bursa’da, Antalya’da bizdeki anketlerde öndeyiz. Biz bugüne kadar CHP’nin yaptırdığı anketleri yayınlamadık. Esas anketin 31 Mart’taki seçim sonuçları olduğunu biliyoruz. Anket açıklamada çok bıçak sırtı bir iş var.

*Manipülasyon mu yapılıyor, seçmen mi yönlendiriliyor, doğru mu söyleniyor, örneklem mi yanlış… Bu tartışmalardan çıkılmıyor. Seçimlere 60 gün kala anket açıklanması yasaklansa bence çok daha doğru ve etik olur. Ama bazen öyle şeyler oluyor ki biz de anket yaptırdığımız firmalara, ‘O zaman siz de örnekleminizle, net rakamınızla, kaşenizle şu bölgelerdeki anketleri açıklayınız’ demek noktasına geliyoruz.

*Çünkü öbür türlü birisi anket açıklıyor, seçmen de bakıyor ankete, ‘Benim partim bu güçte değilse’ deyip bir başka karar vermeye kalkar veya ‘Nasılsa kazanamıyoruz’ deyip gitmez. Antalya da kırk yıldır bir geliyor, bir gidiyor. Bunun yapısal bir sorunu var. Sebebi şu: 2 buçuk milyonluk Antalya’ya 25 milyon kişi geliyor.

*Para, 2 buçuk milyona göre geliyor. Belediye başkanı hangi partiden olursa olsun, esas hizmeti almak isteyenler hizmetin 10 katı bir nüfus tarafından tüketildiğini gördüğü için mevcut belediyeye hep bir fatura kesiyor.

*İlk kez bu sefer tarih yazacağız ve Muhittin Böcek, iki kez üst üste Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni kazanan ilk başkan, parti olacak. Bu sefer pandemi de iki yıl turist gelmemesi, Antalya’daki standart tepkiyi hafifletmiş olabilir. ‘Antalya yine AK Parti’ye geçiyor’ verisi, benim açımdan şaşırtıcı bir veri.

“HATAY RAPORU, KAMUOYU İÇİN DEĞİL CHP GENEL BAŞKANI VE MYK’SI İÇİN HAZIRLANDI”

Özgür Özel, “Hatay’ın yerel seçimlerdeki durumu nedir ve 6 Şubat Depremleri’nin ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun döneminde, Hatay’a bir heyet gönderilmiş ve bir rapor hazırlanmıştı. Bu rapor neden kamuoyuyla paylaşılmadı” sorularını şöyle yanıtladı:

*Hatay’ı yakından takip ediyoruz. Gelecek hafta pazartesi bir anket daha gelecek. Lütfü Savaş, daha önceki seçimlerde olduğu gibi, hızla farkı kapatıp seçimi kazanma noktasına geliyor diye görülüyor. Hatay’ı kazanırsak bu benim açımdan sürpriz olmayacak. Ama esas örgütümüz ve Lütfü Bey açısından sürpriz olacak.

*Onlar zaten seyrin böyle olacağını hep söylüyorlar. O rapor Sayın Genel Başkan’a rapor edildi. İlçe isimleri vermem doğru değil ama mesela belediye başkanlarımızdan bir tanesinin o dönemde olması gerektiği gibi halkın yanında olmadığı söyleniyordu. O başkanımız yeniden adaylık başvurusunda bulunmadı.

*Benim gördüğüm kadarıyla Sayın Genel Başkan’a sunulan raporda, deprem sonrası performans açısından eleştirilen belediye başkanlarımız vardı. Bizim de Yılmaz Hoca’nın koordinatörlüğünde; bir deprem olduğunda, bir koordinatör büyükşehir belediye başkanı görevlendirme ve mevcut belediye başkanının bir depremzede olduğu gerçeğinden hareket etme gibi bir çalışmamız da var.

*Biz böyle bir heyet görevlendirdik. Rapor kamuoyu için değil, CHP’nin Genel Başkanı ve MYK’sının bundan sonraki süreci doğru analiz edip doğru değerlendirmesi içindi. Böyle raporları partiler kamuoyuyla paylaşmazlar.

” İKTİDAR YAPMAZSAM BİR GÜN DURMAM, AYRILIRIM”

*Her seçimde en güçlü partiler, belediyeler kaybederler. Bir genel başkan açısından belediye kaybetmek, bir babanın evlat kaybetmesi gibidir. O kadar acı verir bir genel başkana. Ben kendi açımdan Meral Hanım gibi bir son nokta ve şunu alamazsam bunu yaparım demek için çok erken. Çünkü bu benim ilk seçimim. Ben nisan ayının son haftası okula tayin olmuş öğretmen gibiyim.

*İstifa ederim diye bir şey yok. Zaten onu gerektirecek bir seçim sonucu da ummuyoruz, görmüyoruz, görünmüyor. Ama sonuçta herkes de şunu siyaseten hesaplar: Geçen seçim bu oylar alınırken hangi partinin kaç oyu vardı? Bu seçim CHP tek başına giriyor ve orada bu göz önüne alındığında CHP’nin tek başına seçime girerek aldığı sonucun önemli bir ve takdir edilecek bir sonuç olacağını değerlendiriyorum. Bir genel seçimde partimi iktidar yapmazsam bir gün durmam, ayrılırım.

*Ben CHP’nin genel başkanı olarak bu kadar başarıya susamış ve insanların bu kadar travmatik bir döneminde, partinin sekizinci ve seçim geçiren altıncı genel başkanı olmak suretiyle eğer partimi bir genel seçimde iktidar yapmazsam bir gün durmam. Ama iktidar yapacağız, o noktada çok kararlıyız.

“İMAMOĞLU VE İL BAŞKANIMIZIN ÇALIŞMALARI BİZE ÇOK ÖNEMLİ VERİ GETİRDİ”

CHP lideri Özel, “İstanbul’da adaylar belirlenirken daha çok İmamoğlu’nun etkisi mi oldu” sorusuna şu yanıtı verdi:

“İstanbul’da daha çok Ekrem İmamoğlu ve İl Başkanımız Özgür Başkan’ın ortak çalışmaları bizim son bir şey şeklini vereceğimiz çalışmaya çok önemli veri getirdi. Ankara’da da Mansur Başkan’la Ankara il ve ilçe başkanlarımızın çalışmaları. Biz İstanbul ve Ankara’da bir şeyi biliyoruz: İstanbul ve Ankara’yı tekrar kazanmalıyız. Ve kazanırken de belediye meclis çoğunluğunu almalıyız. İstanbul’da gönlümden geçtiği kadar, Ankara’da da gönlümden geçenin çok gerisinde kadın adayımız var. Bu konuda bizi memnun eden husus İzmir olmuştur. İzmir’de 30 adayın 15 kadınsa hak edilen alınmıştır. İzmir gibi bir cumhuriyet kentinde, 15 kadın-15 erkek adayla yarışmıyorsanız bir şey eksik yapıyorsunuz. Tayyip Bey’in hiç yok, onun öyle bir vizyonu da yok. Adayların yarısı kadın olana kadar bu mücadele sürecek. Adayların yarısı genç olana kadar da bu mücadele sürecek.”

Özel, Cemil Tugay’ın “Bir dakika yanımda durmayan Belediye Başkanımız, başka şehirde başkaları için çalışıyor” sözüne ilişkin “Ertesi gün, 90 dakika yanında durdu. Çözdük onu” ifadelerini kullandı.

“ERDOĞAN İŞİNE BAKSIN”

Özgür Özel, Erdoğan’ın CHP içinde bir kutuplaşma olduğuna ilişkin ifadeleri için “İki kelimeyle cevap vereyim: İşine baksın” dedi.

Özel, “DEM Parti ile şeffaf ilişki yürütme stratejisinden memnun musunuz” sorusuna şöyle yanıt verdi:

*Erdoğan’ın görevi CHP’nin Genel Başkanına soru sormak, CHP’nin iç meselesi var mı yok mu soruşturmak değil. Onun görevi işsizliği azaltmak, dövizi düşürmek, mazotu ucuzlatmak, çiftçinin destekleme primlerini ödemek ve sokaktaki, mutfaktaki, pazardaki yangını dindirmek. Onun işi gazetecilik değil. ‘CHP’nin yaptığı bir işle övünebileceksiniz.

*Neyle övünürsünüz’ deseniz, ben derim ki: CHP son seçimde, bütün partilerle bayramlaşabilen tek partidir. Kurucu irade böyle bir şeydir. Arkada görüşüp burada görüşmeyenler çok milliyetçi; görüştüğünü gizlemeyenler gayri milli. Böyle bir şey yok. Türkiye siyaseti olgularla algılar yer değiştirilerek yapıyor.

*Maalesef birçok gazeteci meslektaşınız da üzülerek söylüyorum, olguları değil, algıları konuşuyorlar. Abdülkadir Selvi, her gün ben Ekrem İmamoğlu ile telefonda ne kavga yapmışım onu yazıyor. Ya Abdülkadir Selvi de dinleme cihazı var ki içeriğin doğru olmamasından bizi dinlemediği belli.

*Ya da yaptığı iş doğru bir iş değil gazetecilik açısından. Hiç olmayan diyalog olmuş gibi yazılıyor. O yüzden bu siyaseti belli bir şeffaflığa, belli bir netliğe kavuşturmak ve riyakarlıktan kurtarmak lazım. Görüşüyorsan, görüşüyorsundur.

“BİR KUMPASTI”

CHP Genel Başkanı, İstanbul’daki bir ofiste çekilen para sayma görüntülerinin ve görüntülere ilişkin ortaya atılan iddiaların hatırlatılmasının ardından şunları söyledi:

*O video bir kişiye zoomlanarak, tarihi kapatılarak ve neresi olduğu anlaşılmadan; ‘Burası CHP İl Başkanlığı, Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı CHP Kongresi için delegelere para dağıtıyor’ diye servis edildi.

*Videonun bütününde 2019 yılında olduğu yazıyor. Demek ki CHP Kongresi değil. Orası, CHP İl Başkanlığı değil. O tek başına zoomlanan kişi o gün Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı mı? Hayır. Bu bir kaset kumpasıydı. CHP Kongresi’ni kirletmeye ve bugün parti içinde bir tartışma yaratmaya yönelik bir kumpastı.

*Video büronun sahibi avukattan çıkmış. Avukat, görüntülerle bize şantaj yapmış. Bizim arkadaşlarımız da kabul etmemişler, kendilerinden şüpheleri olmadığı için. Biz de suç duyurusunda bulunduk avukat hakkında.

“TRT BÜYÜK BİR UTANMAZLIK İÇİNDE”

TRT’nin CHP’nin reklam filmini yayınlamaması hakkında konuşan Özel, şunları kaydetti:

*Ticari kuruluşlar olan bütün televizyon kanallarının reklam filmini yayınlaması lazım. Belli kanallar yayınlamıyor bizim filmleri. kendisini iktidar partisine o kadar müzahir kılmışlar ki ‘Senin reklamını dahi yayınlamam’ diyor. ‘Senden gelecek para gelmesin’ diyor. TRT, kanun gereğince herkese eşit davranmalı.

*Hepimizin vergileriyle fonlanan bir yer. Reklamı yolladık; ‘Hukuk büromuz inceleyecek.’ 20 gün geçti, cevap vermiyorlar. AKP filmini yolladı, bir gün sonra yayına girdi, bizimki hala yok. Bundan sonra tekrar sorduk. ‘Mart ayı için bütün rezervasyonlar dolu’ diye cevap attılar bize. Büyük bir utanmazlık içindeler. Böyle bir tarafgirlik olur mu?”

İYİ Parti ABB Başkan adayı Cengiz Topel Yıldırım’ın CHP’nin Mamak Belediye Başkan adayı olmayı istediğini söyleyen Özel, Yıldırım’ın adaylığının reddedilmesinin ardından yaptığı açıklamalara şöyle tepki gösterdi:

“Önce Çankaya, sonra Etimesgut ya da Mamak, sonra Keçiören denmiş ama ‘Keçiören’i istemem, en azından Mamak olsun’ gibi kendisinin bir talebi olmuş. Biz kendisine böyle bir adaylaştırma yapmadık. Her isteyen, her partiden aday olamaz ama sonradan takındığı üslup şaşırtıcı. İYİ Parti’den aday olursun, bu üslubu takınırsın. Bu partiden aday olmaya çalışacaksın, ‘Mansur Bey’le çok uyumlu çalışırım’ diyeceksin, sonra gelip bunları söyleyeceksin. Olur iş değil.”

“ATILDIKTAN SONRA HER OYU KORUMANIN SÖZÜNÜ VERİYORUZ”

Özel, sandık güvenliğine ilişkin de şunları söyledi:

“Yerel seçimlerde iddialı olduğumuz yerlerde örgütümüz de güçlü oluyor ve orada sandık güvenliği sorunumuz olmuyor. Bugün Genel Başkan Yardımcı’mız Pınar Uzun’un sunumuyla geçen genel seçim rakamlarını yakalayan son 3 bin 500 sandığa atama yapıyoruz. Genel seçimden sonra seçime girmediğimiz sandıklarda görevli koyamamamızı bir zafiyet olarak gösterenler de olmuştu. Bu seçimde sandık güvenliği açısından iki tane dijital tatbikat yaptı arkadaşlar. Sandık başı ve okul önü seçim sonuçlarının girilmesi açısından. Bugünkü son sunum da hepimizi tatmin etti. Oy, sandığa atılana kadar seçmenin namusudur. Atıldıktan sonra her oyu korumanın sözünü veriyoruz.”

Tuzaklı keklik avına 102 bin 609 lira para cezası verildi

0

Kars’ta tuzak kurarak keklik avlayan 3 kişiye 102 bin 609 lira ceza verildi. Tuzak malzemeleri ve 29 kekliğe el konuldu.

Tuzaklı keklik avına 102 bin 609 lira para cezası verildi

 

Kağızman Donandı köyü kırsalında Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi (HAYDİ) ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Kars Şube Müdürlüğü ekipleri, doğa koruma faaliyetleri esnasında İ.C, Ş.D. ve H.C’nin tuzak kurarak keklik avcılığı yaptığını tespit etti.

Ekiplerce kaçak avcılık yapan şüphelilere 102 bin 609 lira para cezası uyguladı. DKMP personelince tuzak malzemeleri ve 29 kekliğe el konuldu.

Keklikler daha sonra ekiplerce doğaya salındı.

KEKLİK AVI YASAK MI?

Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürü Bahadır Gürleyik, doğada yaşayan kekliklerin izin almadan avlanılmasının yasak olduğunu söyledi. El konulan keklikleri doğal ortamına bıraktıklarını belirten Gürleyik, “4915 sayılı kanuna göre keklikler doğadan yakalanamaz. Bunların tuzakla avcılığı yasaktır.

Devlet büyüklerimiz ilerleyen süreçte müjdeyi paylaşacak

0

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde gençlerle buluştu. Gezeravcı, “Devlet büyüklerimiz ilerleyen süreçte müjdeyi paylaşacak” dedi.

Alper Gezeravcı duyurdu: Devlet büyüklerimiz ilerleyen süreçte müjdeyi paylaşacak

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) eğitimini tamamlayan Alper Gezeravcı, programlarının ardından ilk kez Bolu’ya geldi. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde ilk, orta, lise ve üniversite öğrencileriyle bir araya gelen Gezeravcı, gençlere Türkiye’nin uzay misyonunu anlattı. Türkiye’de ilk olarak gençlerle buluşmaya Bolu’dan başlayan Alper Gezeravcı, 81 ilde gençler ile bir araya geleceğini söyledi. Uzay yolculuğunda yaşadıklarını anlatan Gezeravcı, Türkiye’nin Uzay Pac’ini tanıttı.

Gezeravcı’nın programına Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bolu Valisi Erkan Kılıç, AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, protokol üyeleri ve çok sayıda genç katıldı.

“TÜRKİYE’NİN UZAY MİSYONUNU ANLATACAĞIZ”

Türkiye’nin 81 ilinde gençlerle buluşarak Türkiye’nin uzay misyonunu anlatacağını dile getiren Alper Gezeravcı, “Programımızı, Amerika’dan döndüğümün ilk gününde sizlerle başlatıyoruz. Bundan sonra 81 ilde onların arasından çıkmış birisi olarak tüm kardeşlerimizin ayağına giderek, Türkiye’nin uzay misyonunu anlatacağız. Amacımız bugüne kadar fazlasıyla hak ettiğimiz ancak mahrum olduğumuz, içimizdeki potansiyeli tekrar ayağa kaldırmak” dedi.

“ÇALIŞMALAR ÇOK CİDDİ ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR”

Türkiye’nin kendi ürettiği roketin Ay’a sert inişinde kullanacağı yakıt sistemiyle ilgili deney yaptığını ifade eden Gezeravcı, “Yakın süreçte güncellenmiş bir tarih, takvim kapsamında uzaya sert iniş hedefimiz var ve bu yöndeki çalışmalarımız sürüyor. Amerika’dan tersine beyin göçüyle ülkemize tekrardan dönmüş değerli bir hocamızın önderliğinde, bununla ilgili çalışmalar çok ciddi şekilde devam ediyor. Bu hedefe ilişkin uzaya götürdüğümüz deneylerden bir tanesi de, Ay’a sert iniş yapmak için tasarlanan kendi roketimizin yakıt sistemindeki, hibrit yakıt sistemindeki yanma sürecini simüle eden deneylerden bir tanesiydi. Çalışmalar birbirine entegre.

Yapılan çalışma birbirinden bağımsız olarak devam ediyor gibi görünse de, bir diğerini destekler mahiyette devam ediyor. Fırlatma operasyonlarını gerçekleştirebilecek bir rampanın işletmesini de kendimiz yapacak şekilde planlamalarımız devam ediyor. Devlet büyüklerimiz ilerleyen süreçte bununla ilgili güzel müjdelerini de uygun gördüklerinde paylaşacaklar. Uzay alanında birbirinden bağımsız 10 tane hedefimiz koyuldu ve bu hedefe yönelik olarak çalışmalarımız devam ediyor” ifadelerini kullandı.

İstanbul’un ulaşımını çile olmaktan çıkaracağız

AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Metro yatırımlarımızla, altyapı yatırımlarımızla, kavşak düzenlemelerimizle, tünel yatırımlarımızla İstanbul’un ulaşımını çile olmaktan çıkarmak istiyoruz” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi’nde düzenlenen iftar programına katıldı. Murat Kurum’u, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Av. Osman Develioğlu, Başhekim Prof. Dr. Alpaslan Mayadağlı ve Rektör Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu karşıladı. İftar programından önce hastaları ziyaret eden Kurum, sağlık durumları hakkında bilgi alarak geçmiş olsun dileklerini iletti.

AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum: İstanbulun ulaşımını çile olmaktan çıkaracağız“SİZLERLE MESAİ ARKADAŞI OLMAKTAN DOLAYI HER ZAMAN ONUR DUYDUK”

14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlayarak konuşmasına başlayan Murat Kurum, “Sizler bizim hep beraber çalıştığımız mesai arkadaşımız oldunuz. 5 yıllık bakanlık görevi vazifemizde gittiğimiz her selde, her afette, depremde sizlerle birlikte mücadele ettik. Sizler yakınlarınızı kaybettiniz ama hüznünüzü içinize attınız, milletimizin yardımına koştunuz. Çok kıymetli, çok değerli bir vazife görüyorsunuz. Bu anlamda biz sizlerle çalışmaktan, sizlerle mesai arkadaşı olmaktan dolayı her zaman onur duyduk, gurur duyduk. İyi ki varsınız, iyi ki bu ülkenin böylesi güçlü sağlık çalışanları var. İyi ki bu ülkenin büyümesi için, gelişmesi için dertlenen kardeşlerimiz var diyorum. Ve tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik ediyorum” dedi.

“150 BİN SAĞLIK ÇALIŞANIMIZLA KARDEŞLERİMİZİN YARDIMINA KOŞTUK”

En son asrın felaketinde sağlık çalışanları ile birlikte mücadele ettiğini dile getiren Kurum, “6 Şubat sabahı 04.18’de uyandığımızda 11 ilimizi, 14 milyon vatandaşımızı etkileyen depremde, 150 bin sağlık çalışanımızla birlikte günlerce, aylarca Malatyalı, Elazığlı, Hataylı, Adıyamanlı Kahramanmaraşlı, Osmaniyeli, Gaziantepli kardeşlerimizin yardımına koştuk. Hastanelerin zarar gördüğü, sağlık ocaklarının yıkıldığı bir zamanda arkadaşını, evladını, yakınını kaybeden sağlık çalışanlarımızın hızlı bir şekilde vatandaşımıza yardım elini uzatmak, şifa verebilmek adına acılarını unutup yapmış olduğu çalışmalara şahit olduk. Bu çok önemliydi. İşte biz böyle bir milletiz. Zor günlerde bir olmayı, beraber olmayı, tek yürek olabilmeyi bilen bir milletiz” şeklinde konuştu.

AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum: İstanbulun ulaşımını çile olmaktan çıkaracağız

5 yıllık Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı döneminde 81 ile 550’yi aşkın ziyaret gerçekleştirdiğini belirten Kurum, “Bu ziyaretlerin bir kısmı aylarca, vatandaşımızın ihtiyaçlarını gidermek içindi. Şimdi ‘Sadece İstanbul’ diyerek, İstanbul’un sorunlarına, İstanbul’un meselelerine odaklanacak ve burada tüm İstanbullularla birlikte kazanıp tüm İstanbullularla birlikte çalışacağımız bir anlayışı inşallah 1 Nisan sabahı sergileyeceğiz” dedi.

“İSTANBUL’UN ULAŞIMINI ÇİLE OLMAKTAN ÇIKARACAĞIZ”

Önceliğinin İstanbul’daki trafik çilesi olacağını belirten Kurum, “Trafik çilesini gidermek için şu anki mevcut 340 kilometrelik metro hattını ilk 5 yıl içerisinde 650 kilometreye çıkaracağız. İstiyoruz ki İstanbul’un her bir ilçesine metro gitsin. Metro yatırımlarımızla, altyapı yatırımlarımızla, kavşak düzenlemelerimizle, tünel yatırımlarımızla İstanbul’un ulaşımını çile olmaktan çıkarmak istiyoruz” diyerek konuşmasına devam etti.

“DEPREMLE MÜCADELE ETMEK VE ŞEHRİMİZİ HAZIR HALE GETİRMEK ZORUNDAYIZ”

Bir diğer önceliğin kentsel dönüşüm olduğunu vurgulayan Murat Kurum, “Bunu en iyi sağlık çalışanlarımız bilir. Sağlık çalışanları bizlerle birlikte yapmış oldukları mücadelede en önemli şahittir. İstanbul’umuz bir deprem şehri, bunu bütün bilim insanlarımız söylüyor. Dolayısıyla burada depremle mücadele etmek ve şehrimizi hazır hale getirmek zorundayız. Önceliğimiz hastanelerimiz, kamu binalarımız, okullarımız, üniversitelerimiz. Ardından okullarımızdaki o bilinçlendirme. Depremle beraber yaşama anlayışıyla birlikte depremle ilgili dönüşümü de gerçekleştirmek zorundayız” dedi.

“DEPREM DÖNÜŞÜMÜ BU ÜLKENİN BEKA MESELESİ”

İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmaması için çalışacaklarını sözlerine ekleyen Kurum, “Tek bir riskli yapı kalmasın ki biz aynı acıları bir daha yaşamayalım istiyoruz. Son bir asırda yaşadığımız, 130 bini aşkın canımızı toprağa verdiğimiz acıları bir daha yaşamamak için deprem dönüşümünü gerçekleştirmek durumundayız. Çünkü deprem dönüşümü bu ülkenin beka meselesi. Bu şehrin gelecek meselesi. Hep söylüyoruz, terörle mücadele kadar önemli bir mesele. O yüzden burada bu konuyu siyaset üstü görelim. Siyaset üstü bir bakış açısıyla yaklaşalım. Elazığ’da, Malatya’da, İzmir’de, Kastamonu’da, Rize’de, Bartın’da nasıl yaptıysak, en son asrın felaketinde 3 ayda 180 bin konutun inşasına nasıl başladıysak, İstanbul’da da aynı anlayışla gece gündüz çalışacağız. İstanbul’umuzu depreme dirençli hale getireceğiz” şeklinde konuştu.

“8 TANE ‘HASTA YAKINI KONAKLAMA MERKEZLERİ’Nİ İNŞA EDECEĞİZ”

Bezmialem Vakıf Üniversite’sinin büyük bir kısmının bu yıl sonu tamamlanacağının altını çizen Kurum, “Gençliğimiz, doktorlarımız, sağlık çalışanlarımız burada çok daha güvenli bir şekilde hastalarımıza bakacak. Deprem esnasında 7 gün 24 saat bu hastanemiz faaliyet gösterecek. Yine hastanelerimizin yakınlarına hasta yakınlarının konaklayacağı 8 tane ‘Hasta Yakını Konaklama Merkezleri’ni inşa edeceğiz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak tüm masraflarını biz karşılayacağız. Afet esnasında da sağlık çalışanlarımıza hizmet verecek” dedi.

“KENDİ GELECEĞİMİZİ DEĞİL İSTANBUL’UN GELECEĞİNİ DÜŞÜNECEĞİZ”

Hiçbir zaman iftiraların, bahanelerin, dedikoduların arkasına sığınan bir anlayışıyla başkanlık yapmayacağını sözlerine ekleyen Kurum, “Her zaman milletin yanında olan, her zaman zor gününde milletin elini tutan ve millet bizi nerede görmek istiyorsa orada olan anlayışla bu hizmetleri yapacağız. İstanbul ile ilgileneceğiz. Kendi geleceğimizi değil İstanbul’un geleceğini düşüneceğiz. Hep birlikte İstanbul’un geleceğini inşa edip, ‘Türkiye Yüzyılı’nda parlayan İstanbul’u hep birlikte o güzel yarınlara kavuşturacak adımları atacağımızı buradan ifade ediyor ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik ediyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.

Ekrem İmamoğlu’ndan Erbakan açıklaması

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın merkezi hükümetle yerel yönetimin birlikte hareket etmesi yönündeki sözlerine Necmettin Erbakan’ın sözleriyle yanıt verdi.

Ekrem İmamoğlu'ndan Erbakan açıklaması: Sözlerinin altına imzamı atarım

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ümraniye – Ataşehir – Göztepe metro hattının test sürüşünü gerçekleştirdi.

İmamoğlu, Ümraniye – Ataşehir – Göztepe metro hattının test sürüşüne katıldı. Ataşehir İstasyonunda Metro A.Ş yetkililerinden bilgi alan İmamoğlu daha sonra metroya binerek test sürüşü gerçekleştirdi.

YÜZDE 80 SEVİYEYE GELDİK

Aldığı brifingin ardından açıklamalarda bulunan İmamoğlu, “Göztepe, Ataşehir, Ümraniye hattımız İstanbul için önemi sadece Göztepe’den yani Kadıköy’den, Ataşehir’den, Ümraniye’den geçmesiyle sınırlı değil. Aynı zamanda bugünün hükümetinin çok önem verdiği ve bunun eğrisiyle, doğrusuyla tartışma zemini ayrıdır ama finans merkezinin de içinde bulunduğu bir hat olması. Şöyle bir durum devraldı. Bir kere bu gerçeği bütün arkadaşlarımız duysun, görsün. Yani bir hat hariç hiçbir hatta bir çalışan mobilizasyonu, çalışan hareketliliği neredeyse yoktu, sıfırdı. Yani şantiyeler boştu. Bu şantiyede yüzde dört seviyesinde devraldığımız şantiyelerden birisi. Yani şöyle düşünün. Tam 2 buçuk senede yüzde 4 ilerleme, biz 2019 Ekim ayında buraya start veriyoruz. Günün sonunda bugün bu hatta yüzde 80 seviyeye gelmenin gururunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

BİZE TEŞEKKÜR ETMELİLER

Çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğinin altını çizen İmamoğlu, “Biz inşallah 2025 yılında Göztepe, Ataşehir, Ümraniye hattımızı insanlarımızın hizmetine 4 buçuk, 5 yıllık yoğun çalışmayla birçok engellemeyle bakın her kredi teminimizin minimum bir yılı, bir buçuk yılı ortalaması bir buçuk yıl. Biz hani işi pişirmişiz, olgunlaştırmışız, kurumlarla uzlaşmışız. Meclisten çıkması bir süre, hazine onayı bir süre. Bütün bunlar üst üste koyduğunuzda bir, bir. Yıl ya niye geciktiriliriz? Bu bulduğumuz fonlar, kaynaklar uzun vadeli ödenecek olan bu paralar ülkeye dışarıdan giren bir kaynak bu bir, o kaynakla burada az önce gördüğünüz selamlaştığımız binlerce çalışanımızın ekmeği oluyor, iki. Taşeronlarımız ya da yüklenicilerimizin tamamı yerli üç. Buralarda kullanılan birçok ürün, yerli ürün dört. Yani o kadar ekonomiye katkısı var ki. Bakın neredeyse 1.6 Milyar euro temin etmişiz, bütün metro hatlarımıza bu 4 buçuk yıl içerisinde. Yani böyle bir kaynağı bulduğumuz için bize teşekkür edin” diye konuştu.

ERBAKANIN SÖZLERİNİ HATIRLATTI

Ulaştırma Bakanlığı tarafından açılan Bakırköy- Kirazlı hattının inşaatının 9 yıl sürdüğünün altını çizen İmamoğlu, “En boş laf ne biliyor musunuz? İktidarda biz olalım, belediye de biz olalım iş yapalım. O işi geçin. Rahmetli Erbakan güzel anlatmış, geçen gün videosunu izledim. Rahmetli Erbakan bu işin boş iş olduğunu ders verir gibi anlatmış. Ben Sayın Cumhurbaşkanına ve diğer bu anlamdaki savunucuları rahmetli Erbakan’ın o ders gibi videosunu dinlemeyi tavsiye ediyorum. O kadar güzel anlatmış ki böyle bir şeyin olmadığını, tam aksi bir motivasyonun daha iyi olduğunu, her kelimesinin altına ben imza atıyorum rahmetli Erbakan’ın. Bu anlamda bu sürecin ne kadar kötü yönetildiğinin işlerinin güçlerinin bu işleri yapmak olmadığının başka işlerle uğraştığının karşılığıdır” dedi.

MURAT KURUM HAKKINDA KONUŞTU

Bilgilendirmenin ardından metronun test sürüşünü gerçekleştiren İmamoğlu bu sırada basın mensuplarının da sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin ’31 Mart seçimlerinin çalışmaları nasıl ilerliyor, seçimi nerede takip edeceğiniz belli mi?’ sorusuna yanıt veren İmamoğlu, “İl başkanlığımız çalışıyor. Şu anda netleşmiş bir şey yok ama muhtemelen Cumhuriyet Halk Partisi il binası ana lokasyon olacaktır diye düşünüyorum. Ama bu konuda da il başkanlığımız çalışıyor. Yine partimizin önemli yöneticileri süreci içerisinde muhtemelen önümüzdeki hafta netleşir. Ama en azından biz 1 Nisan’da nerede olacağımızı biliyoruz” yanıtını verdi.

Rakibi Murat Kurum’un sahurda yaptığı öğrenci evi ziyareti ve menemen yaptığı görüntülerin sorulması üzerine değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, “Zaten adaylık dönemini sadece yaşayan arkadaşların en büyük kazanımı bu dönemde hayatı öğreniyorlar. Öğrenmeye devam etsin” şeklinde yanıtladı.

Galatasaray’ı bırakıp Fatih Terim’in yanına gidiyor

Galatasaray ile mevcut mukavalesi sezon sonunda bitecek olan Fernando Muslera için Panathinaikos devreye girdi. Fatih Terim, Galatasaray ile geleceği henüz netlik kazanmayan Fernando Muslera’yı, Panathinaikos’a transfer etmeyi kafasına koydu. Muslera, Galatasaray ile yeni sözleşme detaylarında anlaşamazsa Fatih Terim’in yönettiği Panathinaikos’a imza atacak.

Bir dönem sona erdi. Galatasaray'ı bırakıp Fatih Terim'in yanına gidiyor. İmparator tek görüşmede aklını çeldi

Galatasaray ile sayısız kupa kazanan ve takımın kaptanı olan Fernando Muslera’nın sarı-kırmızılı ekipteki geleceği hala belirsizliğini korurken Panathinaikos’u çalıştıran Fatih Terim deneyimli kalecinin transferi için devreye girdi.

Bu sezon Türkiye’den yaptığı transferlerle adından söz ettiren Fatih Terim, Galatasaray’ın sembol ismi Fernando Muslera’yı Panathinaikos kadrosunda görmek istiyor.

Sarı-kırmızılı ekiple yaptığı yeni sözleşme görüşmelerinde henüz olumlu bir yanıt alamayan Fernando Muslera’nın, Fatih Terim’den gelen çağrıyla iyice aklı karıştı. Kararını sezon sonunda vermesi beklenen Fernando Muslera’nın çok büyük olasılıkla Galatasaray’dan ayrılıp Panathinaikos’a imza atacağı iddia edildi.

FATİH TERİM İLE DÖRT ŞAMPİYONLUK YAŞADI

Galatasaray tarihinin iki efsanesi Fernando Muslera ve Fatih Terim, sarı-kırmızılı ekipte 2011/2012, 2012-2013, 2017-2018 ve 2018-2019 yıllarında dört kez Süper Lig şampiyonluğu yaşadı.