Ana Sayfa Blog Sayfa 518

Tuba Ünsal ekrana dönüyor: 5 yıl sonra gelen ‘evet’

0

Son yıllarda tiyatroya ağırlık veren Tuba Ünsal, 5 yıl aradan sonra televizyon ekranlarına dönüyor.

Tiyatroya yatırım yapmayı sürdüren Tuba Ünsal, Türk edebiyatından uyarlanan iddialı bir eser için TV’ye “evet” dedi.

Peride Celal’in “Yazdığım en güzel aşk romanı” şeklinde betimlediği “Gecenin Ucunda” romanının uyarlamasında rol alacak olan güzel oyuncu, başrolleri Neslihan Atagül, Kadir Doğulu ve Zuhal Olcay ile paylaşacak.

TMC’nin yapımcılığında hayata geçecek dizinin çekimleri geçtiğimiz günlerde başladı. ‘Nermin’ karakterine hayat verecek olan Tuba Ünsal, öğrendiğime göre bölüm başına 150 bin TL alacak.

Numberone.com.tr

Fenerbahçe’den Batshuayi açıklaması

0

Fenerbahçe, Michy Batshuayi’nin transferi için Chelsea ile anlaştığını açıkladı.

Sarı lacivertli kulüp, Michy Batshuayi transferi için Chelsea ile anlaştıklarını duyurdu.

Kulüp hesabından yapılan açıklamada İngiltere Premier League takımlarından Chelsea’de forma giyen Michy Batshuayi’nin sağlık kontrolünden geçmek ve süreci ilerletmek üzere İstanbul’a geldiği duyuruldu.

Geçen sezon kiralık olarak Beşiktaş formasıyla Spor Toto Süper Lig’de mücadele eden 28 yaşındaki Belçikalı futbolcu, siyah-beyazlı takımda tüm kulvarlarda 42 maça çıktı ve 14 gol attı.

Numberone.com.tr

Emine Ün’ün kızı Duru, annesinin kopyası oldu

0

Oyuncu Emine Ün güzelliğiyle bir döneme damga vurmuştu… Anne kızın videosu büyük ilgi gördü…

DURU ANNESİNİN KOPYASI OLDU

Emine Ün, Emre Kınay ile evliliğinden dünyaya gelen kızı Duru Kınay büyüdü annesinin kopyası oldu!

Bir dönem ekranların aranılan ismi Emine Ün, İbrahim Erkal ile oynadığı ‘Canısı’ filmi ile hafızalara kazınmıştı.

Emine Ün son olarak kızı Duru ile çektiği bir videoyu sosyal medya hesabından ‘Öyle de güzel böyle de güzeldir benim kızım’ notuyla paylaştı.

Güzelliğiyle hayran bırakan Duru Kınay‘ın yaş aldıkça annesine daha da benzemesi dikkat çekti. Duru’nun son halini görenler ‘Annesinin kopyası, sanki abla-kardeş’ yorumunda bulundu.

Duru büyüdü annesinin kopyası oldu

Numberone.com.tr

Neden hayatım sosyal medya hesabımdaki gibi değil?

0

Sosyal medyada imrenerek baktığımız o fotoğraflardaki bazı kişiler meğer suyun içindeki ördekler gibiymiş. İlk olarak Stanford Üniversitesi tarafından ortaya atılan ördek sendromu, bir miktar anlam kaymasıyla birlikte sosyal medyada hayatlarını paylaşan bazı kişileri anlatmak için kullanılmaya başlandı. Hürriyet.com.tr köşe yazarı Sedef Batı ‘Ördek Sendromu’ kaleme aldı. Bir Sorudan Fazlası bölümünün bugünkü konusu ‘Ördek Sendromu’ yaşayanlar…

Suyun üstünde bir sağa bir sola süzülen ya da sakince duran ördekler, aslında küçük perdeli ayaklarını hızlıca çırparak suyun üzerinde durmaya çalışıyorlar ama kimse bu çektiklerinin, sarf ettikleri onca çabanın farkında değil.

Sosyal Medya da, olduğu gibi değil olmak istediği gibi görünmeye çalışan insanlarla dolu. Eşi ile sürekli kavga edip 3 dakika sonra aşklarının ne kadar ölümsüz olduğunu belgeleyen fotoğraf serisini Instagram’da paylaşmak, aslında o kadar da iyi geçmeyen tatili sayısız mutlu hikayeye kazımak, hayatı hep bir bayrammış filtreleriyle yansıtmak artık yeni normalimiz.

Tabii bir diğer normalimiz de “Ben evde pijama ile oturuyorum, arkadaşım ne kadar da mutlu” diye iç geçiren onlarca insan… Bu sosyal medya illüzyonu 7’den 70’e herkesi etkisi altına alıyor ve sandığımızdan çok daha fazla insan farkında olmasa bile bu ördek sendromundan çok çekiyor.

Biz de benzer örnekleri ilk ağızdan dinledik, kimini eşinin dostunun, akrabalarının anlattığı kadarıyla sizlere aktarmaya çalıştık…

ELTİM TATİLE GİTTİ BEN GİTMEZSEM ÇATLARDIM

Ö.E. (29)

Ben evlendiğimden beri, eltim bana sürekli kıyafetleri, ev eşyaları, takıları, yedikleri içtikleri ile hava atmaya çalışıyor. Ekonomik durumları bizden daha iyi ve hiç para hesabı yapmıyorlar. Önceleri pek aldırmıyordum ama gün geçtikçe bu tavırları beni sinir etmeye başladı. Ayda sadece birkaç kez aile yemeklerinde bir araya geliyoruz. Her şeyi o buluşmalara sığdıramadığı için içinde kalanları sosyal medyadan gözüme sokmaya devam ediyor. Ben de kendimi sürekli eşime bu postları gösterirken buluyorum; rahatsız oluyorum ama kendimi engelleyemiyorum.

Biz yılda bir tatile ancak çıkabiliyoruz ama bu yıl ekonomik nedenlerden dolayı onu da yapamadık. Eltim ise bir ay önce güzel bir tatil yaptı, hem de ne tatil… Sabah kalkıyorum o, akşam yatıyorum o, sanırsınız birlikte tatil yaptık ve itiraf ediyorum çok kıskandım. Eşime ne yapıp edip aynı ayarda bir otelde tatil yapmamız gerektiğini söyledim. Borçlanarak o tatile çıktık ve ben de aynen onun gibi tatilimin her detayını paylaştım. Normalde böyle kıskanç biri değilimdir ama konu eltim olunca bir şey oluyor bana. O tatile gidip o fotoğrafları paylaşmasam çatlardım. O fotolar ve videolar bize biraz pahalıya mâl oldu ama olsun ben hırsımı aldım ya gerisini düşünmüyorum.

ANNESİ HAVA ATACAK DİYE ÇOCUK KURSLARDA HELÂK OLDU

N.T. (39)

Benim arkadaş çevremde bu bahsettiğiniz sendromlu insanlardan o kadar çok var ki, hangi birini anlatsam bilemedim. En dikkat çekici olan oğlumun bir arkadaşının annesi sanırım. Bu huyunun haricinde çok sevdiğim bir arkadaşım ama inanılmaz rekabetçi ve sürekli kendi çocuğu en planda olsun, onunla övünsün istiyor. Bunun da en iyi yolunu sosyal medyada bulmuş. Çocuğun her adımını sosyal medya hesabından paylaşıyor, o kurs senin bu kurs benim çocuğunu gezdiriyor. Buraya kadar belki bir derece normal gelebilir size ama çocuğun her etkinlik girişi ve çıkışı fotoğraflarını çekip sayfasından yayınlıyor. Bu durum “Oğlum piyano kursuna giriyor, oğlum kurstan çıktı, şimdi biraz spor zamanı, baskete gidiyoruz, spor bitti milkshake keyfi…” şeklinde çocuk uyuyana kadar devam ediyor.

Hepimiz biliyoruz çok mutsuz bir evliliği var, bu boşluğu doldurmak için kendini tamamen çocuğa adamış ve hayatında her şey çok güzelmiş gibi davranıyor. Sosyal medyada yaşadığı dünya ayrı gerçek hayatı apayrı. İşin tuhafı kendini de bu yalan dünyasına inandırmış. Eşi ile arasındaki mutsuzluğu kamufle etmek için aralarındaki tek bağ olan oğluna yapışmış durumda. Onun kurs etkinliklerinde ya da yarışlarında bir araya gelen aile, mutluluk pozları paylaşıyor, onun yaşantısını sosyal medyadan takip edenler de altındaki son model araba ile çocuğunun kursları arasında gidip gelen bir kadından ziyade mutlu bir eş ve anne görüyor, kendi hayatları ile kıyaslayıp iç geçiriyor.

Benim kendime ait lüks bir arabam yok, çocuğumu 10 tane kursa gönderecek maddi gücüm yok, boşandığım eşimden de maddi yardım almıyorum ama bana sorarsanız ben daha mutluyum. Sosyal medyayı kullanıyorum ama her gün hikaye paylaşacak kadar aktif değilim. Oradaki insanlar kadar renkli bir hayatım yok 😊 Sevdiğim bir çiçeği, ağacı paylaşıyorum ya da çocuğum ile parktaki mutlu bir anımızı. Elbette hepimiz insanız ve mutsuz olduğumuz anlar oluyor. Üzgünken, içim kan ağlarken mutlu görünmeye çalışmak bana çok tuhaf geliyor. O günlerde hiçbir şey paylaşmak gelmiyor içimden çünkü mutsuzum. Ama demek ki bu bir rahatsızlık ve o insanlar “mış gibi” yaparak mutlu oluyor.

BİR SORUDAN FAZLASI | Neden hayatım sosyal medya hesabımdaki gibi değil

KOCASININ ALDATTIĞINI ÖĞRENDİ ŞİMDİ İNADINA DAHA DA MUTLU

Ş.K. (32)

Benim yakın bir arkadaşım var, aynen bu bahsettiğiniz Ördek Sendromu onda var ama o bunun farkında değil. Kendi yarattığı sahte mutluluğa kendini bile inandırmış ve sosyal medyasında da bunu her fırsatta gözler önüne seriyor. Ben yaşadıklarına birebir şahit olduğum için suyun altındaki bacaklarını görüyorum ama görmeyen için imrenilecek bir yaşantısı var.

Eşi ile birbirlerini çok severek evlendiler, onu hala çok seviyor ve resmen ona tapıyor. 5 yaşında bir çocukları var ve gerçekten güzel bir yaşantıları var. Sosyal medya hesapları da var ve bir yıl öncesine kadar hep çok dozundaydı. Her şey normaldi yani…

Bundan yaklaşık bir yıl önce eşinin telefonunun ekranına düşen bir mesajla dünyası başına yıkıldı. Mesajda bir kadın eşi ile uzun süredir ilişkisi olduğunu söylüyordu, üstelik eşinin iş yerinden tanıdığı biriydi. Hatta birkaç yemekte beraber aynı ortamda bulunmuşlardı. Sosyal medyadan bile birbirlerinin arkadaşıydılar. Önce inanmak istemedi ama sonradan öğrendi ki gerçekten de tam 4 yıldır eşinin o kadınla ilişkisi vardı, eşi de bunu itiraf etti.

O saatten sonra arkadaşımıza bir şey oldu. Eşi motor kullanan, sürekli spor yapan çok aktif birisi. O da çocuktan sonra kendine pek vakit ayırmıyordu. Bu olay onda öyle bir etki yarattı ki eşinden boşanmayı bir saniye bile aklından geçirmedi ve o kadın gibi olmaya karar verdi. Kadın belli aralıklarla ona mesaj göndermeye devam ediyordu, o bu mesajlara hiç cevap vermedi çünkü cevabı sosyal medyadan vermeyi tercih etti. Mesajı çok netti ‘Kocamı çok seviyorum ve onu bırakmayacağım’

Bir müddet sonra saçı, giyim tarzı hatta yaşam tarzı değişmeye başladı. Sosyal medyasını çok aktif kullanmayan o kadın her gün en az 10 hikaye paylaşmadan günü bitirmedi. Deri ceketlerle motor tepesinde, spor salonunda, kampta onlarca post paylaştı eşi ile birlikte. Eşini sevmekten asla vazgeçmedi ama onu hiç affetmedi aslında. Her buluşmamızda “Keşke hayatım hikayelerimdeki kadar güzel olsa” diye ağlıyor ama bu yalan dünyasında debelenmekten de vazgeçmiyor.

ZAYIFLAYAMADIĞIM İÇİN GÖRÜŞMEYE GİDEMİYORUM

G.Ç. (41)

Bende de bu sorundan var çünkü sosyal medyada, olmak istediğim kişi olmak için epey ter döküyorum. Pandemiden dolayı çok kilo aldım ve vermek istesem de veremiyorum. Çok aktif ve sosyal biriydim, şimdi kilomdan dolayı arkadaşlarımla fazla buluşmak istemiyorum. Sadece yakın arkadaşlarım ile bir araya geliyorum. İçinde olduğum her fotoğrafla oynayıp kendimi zayıflatıyorum. Bu bende hastalık haline geldi, fotoğraflarla oynamadan duramıyorum. Bu arada internetten tanıştığım biri var, fotoğraflarıma bayılıyor ve artık görüşmek istiyor. Fotoğraflardaki kiloya inene kadar onunla buluşamayacağım için sürekli bahane üretiyorum. Bir arkadaşım “Fotoğraf inceltmeyle uğraşacağın vakitte spor yapsan zaten incecik olmuştun şimdiye kadar” diyor, haklı da ama bir girdabın içine girdim çıkamıyorum resmen.

MADALYA ALSIN DA SOSYAL MEDYADA PAYLAŞALIM

B.M. (36)

Bende kendimle ilgili şeyleri değil ama kızımın başarılarını herkese duyurma ve beğeni alma isteği çok yoğun. Sosyal medyada hayatıma dair bir şeyleri abartmıyorum, neyse onu koyuyorum ama kızımın okul arkadaşlarının anneleri yüzünden bazen ben de abarttığımın farkına varıyorum. Onlar çocuklarının bir başarısını paylaşınca mutlaka benim de bir şey paylaşmam gerektiğini düşünüyorum ve kendime engel olamıyorum. Geçen gün eline bir kitap verip tesadüfen çekmiş gibi yapıp “Kitap kurdum” diye paylaştım ki çocuğum kitap okumaktan nefret ediyor. Sonra aklıma geldi çocuğu aldım koştur koştur yüzme kursuna yazdırdım. Yıl sonunda yarışlara katılacak. Madalya alsın da sosyal medyada paylaşayım diye dört gözle bekliyorum.

ÜSTTE HEDİYE YAĞMURU ALTTA KAVGA KIYAMET

H.L. (41)

Alt komşumla aramız çok iyi, sık sık birbirimize gelip gidiyoruz. Sosyal medyadan da arkadaşız. Son zamanlarda eşi ile şiddetli kavgalarına tanık oluyorum, yani sesleri geldiği için ister istemez duyuyorum ama bu konuyu bir araya geldiğimizde asla açmıyorum. Geçtiğimiz günlerde yine alt kattan kavga sesleri geldi, uzun süre birbirlerine bağırdılar, çok üzüldüm “Kim bilir ne kadar üzülmüştür, perişan haldedir” diye düşündüm. Aradan 10 dakika bile geçmemişti ki bir fotoğraf paylaştı. Kocasının bu akşam ona hediye ettiği kolyeyi aşk dolu bir mesajla paylaştı. Fotoğrafa dikkatli baktığımda o kolyesini zaten daha önceden gördüğümü hatırladım.

Bu tanık olduğum ilk olaydı ama sonradan her kavgalarından sonra yine bir mutluluk pozu ya da hediyesi paylaşıyordu. Belki de bu davranışı onun yaşadığı o olumsuz duygudan kurtulmasına neden oluyordu ama ben sonraki günlerde onunla bir araya gelince yüzüne bakmakta zorlanıyordum. Sanki ona karşı dürüst davranmıyorum sıkıntısını bildiğim halde konuşmuyorum diye. Ama asıl o sadece beni değil tüm arkadaşlarını bu mutluluk oyunu ile kandırıyordu.

“Danimarka Mutluluk Araştırma Enstitüsü’nün 1,095 kişi üzerinde gerçekleştirdiği deneye göre sadece bir hafta Facebook kullanmayı bırakan kişilerin hayattan aldıkları tatmin ciddi oranda yükseldi. Aynı araştırmanın bir diğer kısmında ise düzenli Facebook kullanıcıları, kullanmayanlara göre kendilerini daha fazla öfkeli, kaygılı, stresli ve depresif olarak tanımlamış.”

Psikolog Dilara Sayar

BAŞARISIZ, MUTSUZ VE CAN SIKICI GÖRÜNMEK İSTEMİYORUZ

Sayar, ördeklerin suyun üzerinde ilerleyişlerinin çok sakin, yavaş ve estetik olduğunu ancak o ilerleyişi sağlamak adına, suyun altında gösterdikleri çabanın oldukça karmaşık, hızlı, zor ve yorucu olduğunu, bu gerçeklikten yola çıkarak, dışarıdan mükemmel görünen yaşantıların aslında öyle olmadığını açıklamak adına ‘Ördek Sendromu’nun kullanıldığını belirtti. Sayar, özellikle sosyal medyaya yansıtılan hayatların, bu sendromun birer örneği niteliğinde olduğunu ifade etti.

Hiç kimse başarısız, mutsuz, can sıkıcı anlarının başkaları tarafından bilinmesini istemez. Genellikle bu deneyimleri bir şekilde gizlemek eğiliminde oluruz. Güzel, mutlu, başarılı, eğlenceli görünmek ve hayatlarımızı hiç çabalamadan, hiç zorlanmadan bu kadar iyi olduğunu paylaşmak bizi besler.” diyen Sayar, insanların özellikle bir performans sergilerken eğer onu izleyenler varsa performanslarını sürekli kontrol etmediklerini, izleyenleri etkilemek için gerçeklerden uzaklaşıp, performanslarını daha ideal görülen, daha beğenilen, daha estetik bulunan hale getirebildiklerini, sosyal medya kullanıcılarının büyük çoğunluğunun da hayatlarını izleyenlerine nasıl sunmak istiyorlarsa o yönde paylaşımlar yaptığını sözlerine ekledi.

Dr. Uzman Psikolog ve Sosyolog Serap Duygulu,

IŞILTILI HAYATLARDAN OLUŞAN MASKELER TAKIYORUZ

Duygulu, insanların ördek sendromu yaşama sebeplerini ise şöyle anlattı:

“Öncelikle dışarıdan hep olumlu, başarılı, mutlu ve birçok şeye sahipmiş gibi görünmek istiyoruz. Bu duyguları sosyal medyanın da tetiklediğini, hatta beslediğini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Nasıl göründüğümüz çok önemli artık ve elbette ki filtrelerden, renk oyunlarından, ışıltılı hayatlardan oluşan maskeler takıyoruz. Kimse yaşadığı zorluklar, çektiği sıkıntılar görünsün istemiyor. Ama gerçekten mutlu bir hayat yaşayan insan o mutlulukla meşgul oluyor. Başkalarına bunu ispat etmekle uğraşmıyor.”

“Northwestern Üniversitesi’nde 100 çift üzerinde yapılan bir araştırmaya göre mutlu çiftler, sosyal medyada ilişkileri hakkında çok az paylaşım yapıyorlar. Üstelik bunun tam tersi de geçerli; yani çok fazla mutluluk pozu paylaşanların durumu sosyal medyada göstermeye çalıştıkları gibi olmayabilir. Bu durumun sebeplerini ise şöyle açıklanmış: 1) Sosyal medyayı etkin kullanan bazı insanlar için kendilerini inandırmak için diğerlerini inandırmak önemli bir etken. Bu sebeple ortaya koydukları gerçekçi olmayan mutluluk pozları gerçek olmasa bile diğer insanların ilgisini çekiyorsa kişiler bu durumu gerçekmiş gibi hissederler. 2) Gerçekten mutlu çiftler, beraber keyifli vakit geçirdikleri zamanlarda dikkatlerini sosyal medya ile dağıtmazlar. 3) Gerçekten mutlu çiftlerin kanıtlayacak bir şeyleri yoktur.”

HİÇBİR MUTLULUK EMEKSİZ ELDE EDİLMEZ

Mutsuz, başarısız ya da zor anların getirilerinden, hissettikleri kaygılı ve depresif duygulardan uzaklaştıkları yanılgısına kapılan kişilerin idealize görülenle gerçek yaşam arasındaki mesafesi ne kadar açılırsa, psikolojik problemlerin hızla kapıyı çalacağını vurgulayan Sayar, sözlerine şöyle devam etti:

“Gerçek yaşamın içinde mutluluk kadar mutsuzluk, başarı kadar başarısızlık, kolaylık kadar zorluk da vardır. Hiçbir başarı çabasız ve hiçbir mutluluk emeksiz elde edilmez. Bu gerçekleri inkâr etmek ya da kendini başka biri olmaya zorlamak; özsaygıyı düşürür, yetersizlik hissi verir, depresyona eğilimi artırır.”

Sayar, sosyal medyada -mış gibi yapmanın ve yapay bir iyilik hali sunmanın daha çok beğeni, takip, popülarite getirmesinin kişiler için cezbedici olabileceğini, ancak bu psikolojik zorlanma sürekli hale gelirse, kişi edindiği ‘maske’yi çıkarmak istese de tek başına bunu başaramayabileceğinin ve uzman desteğinin alması gerekebleceğinin altını çizdi.

HEPİMİZ ‘ÖRDEK SENDROMU’ KURBANINA DÖNÜŞÜYORUZ

Sosyal medya sahnesinde herkes bir sahte mutluluk oyuncusu. Herkes bir diğerinin ne kadar güzel, zengin, başarılı, akıllı, zengin göründüğüyle o kadar meşgul ki gerçek hayatlarımızdan kopuyoruz. Başkalarının ne yaptığı, ne yaşadığı ve nasıl göründüğüyle o kadar ilgiliyiz ki, kendi hayatımızı gerçek anlamda yaşamaktan uzaklaştık. Kısacası neredeyse hepimiz ‘ördek sendromu’ kurbanına dönüşüyoruz” diyen Duygulu, bize yansıtılan görüntünün ardındaki gerçeği görmediğimizi ya da belki kolayımıza geldiği için görmek istemediğimizi söyledi.

Duygulu, başkalarının nasıl bu kadar harika hayatlar yaşadığına bakıp, böyle bir hayatımız olmadığı için öfkelenebileceğimizi, bunun da gözümüzde büyüttüğümüz bazı işler için harekete geçmek, çalışmak, azmetmek yerine neden bunları yapmadığımıza dair harika bir savunma ve kaçış olabileceğini düşündüğünü belirtti.

Duygulu, burada sorulması gereken ilk sorunun “İnsanlar gerçekten göründüğü kadar zengin, mutlu ya başarılı mı? Hayatları gerçekten bu kadar mükemmel mi?” olması gerektiğini asıl üzerinde düşünülmesi gereken şeyin ise “Öyle olsalar bile ben öyle olmak zorunda mıyım? Böyle bir mükemmeliyetçilikle kendimi ve çevremi mutsuz etmeyecek miyim?” olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Numberone.com.tr

Sahneden düşen Emre Kaya hastaneye kaldırıldı

0

Şarkıcı Emre Kaya, Kocaeli’de verdiği konser sonrası sahneden inerken düştü. Hastaneye kaldırılan ünlü popçunun, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen etkinlikte, deniz kenarına kurulan sahnenin etrafını konserden saatler öncesi dolduran Emre Kaya hayranları, onu alkış tufanı ve tezahüratlarla karşıladı.

Türk tarihine altın harflerle yazılan 30 Ağustos Zaferi ve her yıl geleneksel olarak düzenlenen Balık Festivali coşkusunu doya doya yaşatan sanatçı, sahnede adeta fırtına gibi esti. İzleyicileriyle sohbetleri, bitmek bilmeyen enerjisi ve sahne performansıyla büyük hayranlık uyandıran ünlü popçu, Karamürsellilere unutulmaz bir gece yaşattı.

Sahneden düşen Emre Kaya hastaneye kaldırıldı

Seslendirdiği her esere eşlik eden yoğun kalabalık ve gösterilen sevgi seli karşısında coştukça coşan ünlü popçu Emre Kaya, konser bitiminde sahneden koşar adımlarla inerken, aşırı yorgunluğa bağlı oluşan tansiyon sorunu nedeniyle düştü.

Korumalar ve görevliler tarafından kaldırılıp, omuzda aracına taşınan ünlü sanatçı hastanede tedavi altına alındı.

Sol bacağı ve sağ omzuna müdahale edilen ünlü popçunun menajeri Gizem Demir, sanatçının sağlık durumunun iyi olduğunu, düşmenin aşırı yorgunluğa bağlı oluşan tansiyon probleminden kaynaklandığını bildirdi.

Sahneden düşen Emre Kaya hastaneye kaldırıldı

Demir, “Bu talihsiz olay nedeniyle bizleri arayan, soran, hastaneye gelen ve geçmiş olsun mesajları gönderen tüm Emre Kaya sevenleri ve hayranlarına teşekkür ediyoruz. Şükürler olsun ki korkulacak bir durum söz konusu değil” dedi.

Numberone.com.tr

Gülşen’in ev hapsinin kaldırılması talebine ret

0

İstanbul Ataşehir’de 30 Nisan 2022’de verdiği bir konserde İmam Hatip Liselilere yönelik sarf ettiği sözleri nedeniyle tutuklanan daha sonra itiraz üzerine konutu terk etmemek şartıyla tahliyesine karar verilen Gülşen Çolakoğlu’nun ev hapsinin kaldırılması talebi reddedildi.

Şarkıcı Gülşen Çolakoğlu’nun avukatı Emek Emre, İstanbul Adalet Sarayı’na gelerek ev hapsi kararının kaldırılmasına yönelik dilekçe sunmuştu.

Talep İstanbul Sulh Ceza Hakimliğince değerlendirilerek reddedildi. Gülşen’in “konutu terk etmemek” şeklindeki adli kontrolünün devamına karar verildi.

Gülşen Çolakoğlu, 30 Nisan 2022’de Ataşehir’de bir konser sırasında, “İmam Hatip’te okumuş daha önce kendisi, sapıklığı oradan geliyor” şeklindeki beyanda bulunmuştu. Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 24 Ağustos 2022 gecesi şarkıcı Gülşen Çolakoğlu hakkında İmam Hatip Liselilere yönelik sarf ettiği sözlerinden dolayı “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan resen soruşturma başlatıldığı ve polis tarafından hazır edilmesi talimatı verildiği açıklandı. Bunun üzerine şarkıcı, 25 Ağustos’ta polis tarafından gözaltına alınarak İstanbul Adalet Sarayı’na getirildi. Basın Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı tarafından ifadesi alınan Çolakoğlu, tutuklanması talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Çolakoğlu’nun Nöbetçi İstanbul 2. Sulh Hakimliği’nce tutuklanmasına karar verildi. Gülşen Çolakoğlu ifadesinde, “Atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yaşanan olayı zamansız bir yerde gerçekleşmesi talihsizliktir. Memleketimin bütünlüğünü, din, dil, ırk hiçbir şekilde kategorize etmeden ülkenin bütünlüğünü, ve refahını görmek için mücadele ediyorum. En yakın arkadaşımla yaptığım esprinin insanları kışkırtıcı bir şekilde yorumlanmasını kabul etmiyorum. Şakalaşmanın herhangi bir gruba yönelik nefret içerikli olarak algılanması beni çok üzmüştür. Suç işleme kastım yoktur” demişti. Gülşen Çolakoğlu’nun avukatı Emek Emre tarafından 26 Ağustos’ta üst mahkemeye gönderilmek üzere tutukluluğun kaldırılması talebiyle itiraz dilekçesi sunulmuştu. Talebi değerlendiren İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesi de 29 Ağustos’ta “dosya kapsamındaki tüm delillerin toplanmış, şüphelinin kaçma ve delilleri karartma şüphesinin bulunmayışı, bakmakla mükellef olduğu yaşı küçük çocuğu bulunması” gerekçeleriyle Gülşen Çolakoğlu’nun tahliyesine ve konutu terk etmemek şartıyla adli kontrol altına alınmasına karar vermişti.

Numberone.com.tr

Dimitrios Pelkas resmen Hull City’de! Fenerbahçe açıkladı

0

Fenerbahçe, Dimitrios Pelkas’ın Acun Ilıcalı‘nın sahibi olduğu Hull City’e kiralandığını açıkladı.

İngiltere Championship ekiplerinden Hull City, Dimitrios Pelkas’ı Transfer etti.

Sarı-lacivertliler, Yunan yıldızın 1 yıllığına kiralandığını açıkladı.

İşte Fenerbahçe’nin duyurusu;

Futbol A Takımımızın oyuncularından Dimitris Pelkas, kiralık olarak İngiltere’nin Championship ekiplerinden Hull City’e transfer olmuştur. Futbolcumuza yeni takımı ile başarılar diliyoruz.

Numberone.com.tr

Trabzonspor, Yusuf Yazıcı’yı kadrosuna kattı

0

Trabzonspor, Lille’den Yusuf Yazıcı’yı kiralık olarak kadrosuna kattı.

Trabzonspor, Fransız kulübü Lille’den eski oyuncusu Yusuf Yazıcı’yı kadroya kattı.

1 yıl kiralanan Yusuf Yazıcı, yarın ligde oynanacak Ümraniyespor – Trabzonspor maçını tribünden takip edecek.

Özel uçakla İstanbul’a gelecek Yazıcı, takım arkadaşlarıyla bir araya gelecek. Sonrasında yapılacak sağlık kontrollerinin ardından resmi sözleşmeyi imzalayacak.

Trabzonspor formasıyla tüm kulvarlarda 100 maça çıkan Yusuf Yazıcı, 22 gol ve 21 asist üretti.

Numberone.com.tr

Hilal Altınbilek’in makyajsız pozuna ‘Bu kadar güzellik fazla’ yorumu yapıldı

0

Oyuncu Hilal Altınbilek uzun bir aranın ardından sosyal medya hesabından fotoğrafını paylaştı. Altınbilek’in makyajsız fotoğrafı büyük ilgi gördü.

Hilal Altınbilek makyajsız pozlarını hayranlarının beğenisine sundu. Kısa sürede binlerce beğeni alan fotoğraflara ‘ne kadar güzelsin, bu güzellik fazla’ yorumları yapıldı.

Bu kadar güzellik fazla

Ünlü oyuncu Hilal Altınbilek bir süredir Metin Hara ile aşk yaşıyor. Çift birlikteliklerini gizli tutuyor.

Numberone.com.tr

Ekrem İmamoğlu nüfus sorununa dikkat çekti: Bu çok ürkütücü

0

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Tuzla Su Ürünleri Federasyonu’nun yeni av sezonu için düzenlediği programa katıldı. Marmara bölgesindeki nüfus sorununa vurgu yapan İmamoğlu, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Tuzla Su Ürünleri Federasyonu’nun av yasağının bitişi nedeniyle düzenlediği programa katıldı.

Etkinlikte horon gösterisi yapan folklor ekibinin davetini geri çevirmeyen İmamoğlu, aralarına katılarak horona durdu. Törende konuşma yapan İmamoğlu, denizleri koruma meselesinin kullanım biçiminden, etrafındaki yerleşim düzenine kadar bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiğini söyledi.

image small

Marmara Denizi’nin yapısına değinen İmamoğlu, “Marmara Denizi ve Boğazların disiplininde Karadeniz’den Marmara’ya ve Ege’ye akıp giden su serisi var. İnanılmaz bir disiplin içerisinde yürüyor. Hani Allah’ın takdiri muazzam bir düzen. Ama aynı zamanda üstüne titizlenmemiz gereken çok düşünmemiz gereken bir ortamdayız. Marmara Denizi içine her şeyi dolduracağımız bir deniz değil. Ya da boğazlar o anlamda hani başıboş bırakılacak alanlar değil. Hassas davranılacak noktalar” dedi.

image small

“HER ÜÇ KİŞİDEN BİRİSİ MARMARA DENİZİ’NİN ETRAFINDA YAŞIYOR”

Balıkçıların deniz ve deniz canlıları üzerine taşıdığı hassasiyeti yakından bildiğini kaydeden İmamoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Marmara Denizi niye zorda biliyor musunuz? Marmara Denizi’nin kıyısında yaşayan tam 28 milyon nüfusa sahibiz. Bursa’sından İstanbul’una, Kocaeli’sinden Tekirdağ’ına hatta havza olarak baktığınızda Balıkesir’e varıncaya kadar 28 milyon… Hala da göç alıyor. Bunun anlamı neredeyse her üç kişiden birisi Marmara Denizi’nin etrafında yaşıyor. Bu çok ürkütücü. Bu yönetilebilir bir şey değil. Böyle devam edersek yüz yıl sonra torunlarımız bize beddua eder. Şehircilikten çevreyi koruyucu düzene varıncaya kadar şehrin içerisindeki yaşamdan Türkiye’nin düzeninde insanların Marmara yerine kendi yaşam alanlarında yaşayabilir hale getiririz bunu bile düşünmek lazım.”

image small

“DENİZLERE İYİ DAVRANIRSAK ONLAR DA BİZE İYİ DAVRANIR”

Denizlerdeki balık popülasyonu korunması konusunda herkesin sorumlulukları olduğunu belirten İmamoğlu, şunları söyledi;

*Boğazlara, Marmara’ya, Karadeniz’e ne kadar cömert davranırsak inanın onlar da bize o kadar cömert davranacak. Bu konuda hepimizin sorumluluğu olduğu gibi sanayiden tutun derelerimize, ırmaklarımıza, İstanbul’da geçmişten bugüne yapılan birçok hizmet var ama bir an önce İstanbul’un biyolojik ve ileri biyolojik arıtma tesislerine kavuşma konusunda çabalarımız var. En büyüklerinden birini yaklaşık bir buçuk ay sonrasında Tuzla’da hizmete geçireceğiz.

*Baltalimanı’ndan, Yenikapı’ya başka yapılarımız da var. Bu anlamdaki çalışma kesintisiz devam ediyor olması şart. Bu noktada önümüzdeki günlerde yeni temelini atacağımız projelerle beraber İstanbul’un özellikle atık su konusundaki bütün eksiklerini gidermekle ilgili çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

*Bu denizlerimizin su kalitesini arttırmanın bir yolu. Ama bir başka yolu daha var. Tarım alanlarındaki disiplinler -ki bu anlamda hem Ergene Vadisi ve Hem Balıkesir’den gelen akarsular- özellikle Bursa bölgesinden gelen sanayi bölgelerinden gelen akarsuların denetiminin de çok önemli olduğunun altını çizmek isterim.

“DESTEKLERİMİZ DEVAM EDECEK”

Üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen Türkiye’nin en az balık tüketen ülkelerden biri olduğunu söyleyen Başkan İmamoğlu, İBB’nin balıkçılara yaptığı maddi ve ayni desteklere değindi. İmamoğlu, “Özellikle küçük ölçekli balıkçılık yapan esnafımıza 2020, 2021 ve 2022’de desteklerimizi artırarak sürdürdük. Yaklaşık bin 300 balıkçımıza hem ayni hem bir kısım nakdi ayrıca tekne bakımları ve farklı ihtiyaçlarına kadar katkılarımızı sunduk ve sunmaya devam edeceğiz” dedi.

Konuşmasına tüm balıkçılara sorunsuz av sezonu dileyen İmamoğlu, “Bütün balıkçılarımıza vira bismillah diyorum. Yolları açık olsun… Güzel bir av sezonu olsun… Bol bereketli olsun… Umarım maliyetlerinin azaldığı bir süreçle insanlarımızın sofrasında da olabildiğince ucuz balıklarımız olsun” ifadelerini kullandı.

FEDERASYON BAŞKANI ÇAKIROĞLU : BOL BALIKLI BİR SEZON DİLİYORUM

Törende konuşan Tuzla Su Ürünleri Federasyonu Başkanı Taner Çakıroğlu da yeni av sezonuyla ilgili düşüncelerini, “Yönetim olarak balıkçılarımızın her zaman yanındayız. Her daim balıkçılarımızla birlikte yan yana kol kola, omuz omuza yürüyeceğiz. Tüm balıkçı ailemize yüce Allah’tan, kazasız, belasız, sağlıklı, bereketli, çok başarılı ve bol balıklı bir sezon diliyorum” cümleleriyle paylaştı.

Numberone.com.tr

Orient Express 3 yıl sonra İstanbul’da

0

1883 yılından itibaren hizmet veren ve Agahta Christie’den Alfred Hitchcock’a kadar birçok yazara konu olan Venice Simplon Orient Express treni İstanbul’a geldi.

Orient Express,  Agatha Cristie’den, ünlü yönetmen Alfred Hitchcock’a kadar çok sayıda kişiye ilham kaynağı oldu. Orient Express, 1883 yılından beri çeşitli zamanlarda Paris’ten İstanbul’a geliyordu.

Pandemi nedeniyle 3 yıldır Paris-İstanbul seferini yapamayan Venice Simplon Orient Express treni 26 Ağustos’ta Paris’ten hareket etti. Viyana, Budapeşte, Bükreş ve Varna’dan geçen Orient Express, 5 gün sonunda Bakırköy Tren İstasyonu’na geldi. 15 vagondan oluşan trende, 5 gün boyunca 32 kişilik tren ekibi ile 85 yolcu seyahat etti.

Orient Express yolcuları İstanbul’da mehteran takımı karşıladı. Mehteran takımının gösterisinden sonra, turistler İstanbul’da kalacakları otellere gitmek üzere Bakırköy Tren İstasyonu’ndan çıktı. İçerisinde 3 restoran, bar, 9 yataklı vagon, 2 salon vagonu olan 350 metrelik tren, 2 Eylül’de İstanbul’dan Paris’e yola çıkacak.

“3 SENE SONRA BURADA OLMANIN HEYECANINI YAŞIYORUZ”

Venice Simplon Orient Express Genel Müdürü Pascal Deyrolle “Burada Orient Express ile olmak çok memnun edici. Pandemi dolayısıyla buraya gelemiyorduk. 3 sene sonra burada olmanın heyecanını yaşıyoruz” dedi.

“BU TRENİ FİLMLERDE GÖRÜP GERÇEK HAYATTA DENEYİMLEMEK HARİKAYDI”

Meksika uyruklu Xavier Ferrer, “Yolculuk harikaydı. Çalışanların hepsi çok sevecendi. Yemekler, servis harikaydı. Trenden bütün ülkeleri görmek de mükemmeldi” diye konuştu. Bir başka yolcuysa “Yemekler birinci sınıftı. Servis mükemmeldi ve tren güzeldi. Bu treni filmlerde görüp, gerçek hayatta deneyimlemek harikaydı” dedi.

Numberone.com.tr

İzmir Enternasyonal Fuarı bugün 91’inci kez kapılarını açıyor

0

İzmir Enternasyonal Fuarı 91. kez bugün kapılarını açıyor. 2-11 Eylül 2022 tarihlerinde düzenlenecek İzmir Fuarı, uluslararası gastronomi fuarı Terra Madre Anadolu’ya da ev sahipliği yapacak. Fuarda katılımcılar Gülşen, Hadise, Çakal, Özcan Deniz gibi birbirinden ünlü isimlerin yer alacağı çim konserleriyle coşacak. Festivalde  Number1 standına gelenler de sürpriz hediyelerin de sahibi olacak.

BİRGÜN EGE

İzmir Enternasyonal Fuarı, geçmişten bugüne olduğu gibi Kültürpark’ta dünyayı buluşturuyor. 91’inci İzmir Enternasyonal Fuarı ile Terra Madre Anadolu İzmir’in ortak açılış töreni bu akşam saat 20.00’de Kültürpark Lozan Kapısı’nda yapılacak.

Törenin öncesinde İzmirliler çifte fuar coşkusunu kente kortejle yayacak. “Bereket paylaştıkça çoğalıyor, İzmirliler 91. kez düzenlenecek İzmir Enternasyonal Fuarı’nın açılışında buluşuyor” pankartının arkasından İzmirliler, saat 19.00’da Gündoğdu Meydanı’ndan ilerlemeye başlayacak. Plevne Bulvarı’nı takip edecek kortej Kültürpark Lozan Kapısı’nda son bulacak. Açılış seremonisinin ardından protokol üyeleri Fuar’ı ziyaret edecek.

İLKLERİN FUARI

Bugüne kadar ilklerin yaşandığı İzmir Fuarı aynı zamanda sosyalleşme, eğlence, eğitim, inovasyon alanı olmayı ve yine ilklere imza atmayı sürdürecek. İlk kez Türkiye’de Terra Madre’ye ev sahipliği yapan Fuar kapsamında, açılış töreni ve protokol ziyaretlerinin ardından İzmirli küçük üreticinin Terra Madre Anadolu İzmir ile dünyaya açılıp ihracatçı olmasını sağlayacak “İzmirli” markasının tanıtımı da ilk kez gerçekleştirilecek. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in “Başka Bir Tarım Mümkün“ vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen Mera İzmir Projesi küçük üreticiye ihracatçı olmanın kapısını açarken yerli ve yabancı Fuar katılımcıları, İzmirli markası ile üretilen küçük üreticinin ürünleriyle tanışma fırsatı bulacak.

91’inci İzmir Enternasyonal Fuarı ve dünyanın en büyük gıda hareketi Slow Food (Yavaş Gıda) önderliğinde gerçekleşen “Terra Madre” gastronomi fuarına da ev sahipliği yapacak İzmir, hareketli günler geçirecek. Fuarlara; İzmir İş Günleri, Riot Games iş birliğiyle düzenlenen League of Legends Türkiye Büyük Finali 2022 ve 10. Yıl Festivali’nin de dâhil edilmesiyle birlikte kente canlılık gelecek. Dünyanın dört bir yanından katılımcı ve ziyaretçileri ağırlayacak fuarlar boyunca, onlarca konser, tiyatro, yarışma, mutfak şovları, söyleşiler, sportif faaliyetler gibi birbirinden renkli etkinlikler yapılacak.

TERRA MADRE ANADOLU İZMİR

Terra Madre Anadolu İzmir, 10 gün boyunca Kültürpark Lozan Kapısı girişinden itibaren oluşturulacak özel alanda düzenlenecek. 45 ülkeden 200 katılımcının yanı sıra kooperatifler, üretici birlikleri, küçük üreticiler, çiftçiler, Slow Food birliklerinin yer alacağı Terra Madre Anadolu İzmir’de, farklı etkinlikler, söyleşiler, workshoplar, mutfak şovları yer alacak. Uzmanlar, sağlıklı, iyi, adil ve temiz gıdaya ulaşmak için alternatif yolları tartışacak. Değişen gıda sistemleri bütüncül bir şekilde ele alınırken dünyanın lezzetleri İzmir ile İzmir’in lezzetleri ise dünyayla buluşacak.

“Sinema Burada” etkinliği Terra Madre Anadolu ile paralel olarak “Gastronomi ve Doğa Temalı” filmleriyle 3 – 11 Eylül tarihlerinde Kültürpark’ta İzmir Sanat Merkezi’nde olacak. Bunların yanı sıra sergiler, kıyı balıkçılığı aktiviteleri, Kadifekale ve Darağaç’ta Kent Bostanı Akşamları, Yeşilova Höyüğü ve Klazomenai Gezi ve Köstem Zeytinyağı Müze Gezisi, plastik sanatlar gösterileri düzenlenecek.

Terra Madre Anadolu İzmir etkinliklerine bilim insanları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, yazarlar, sanatçılar, dünyaca ünlü şefler ve çok sayıda farklı meslek grubundan kişiler katılacak.

Numberone.com.tr

Dünya neler tartışıyor biz neleri

0

Gazeteci yazar Ertuğrul Özkök, yurttan ve dünyadan haberleri yorumladığı sesli köşesinde, hayvanlar üzerinde yapılan deney çalışmalarından bahsetti. Ahtapotlar üzerinde yapılan çalışmalardan bahseden Özkök, beyin yapılarının çok gelişmiş olduğunu ve bu nedenle ilginç bir deney hayvanı olduklarını söyledi.

Hafta içi her gün Number1 FM ve Number1 Türk FM‘deki ‘Ertuğrul Özkök ile Günün Yorumu’ isimli köşesinde konuşan Özkök, “Bakın dünya artık nerelere geldi? Biz ise hala insan hakları ve adalet konusunda nerelerde geziniyoruz” dedi.

Ertuğrul Özkök sesli köşesinde şu ifadeleri kullandı:

“Geçen gün New York Times gazetesinde ilginç bir haber okudum. Buna göre; dünyada beyin ve nörolojik sistem üzerinde yapılan araştırmaların bir bölümü ahtapotlar üzerindeki deneyimlermiş. Şimdi ilk bakışta insan şaşırtıcı gibi geliyor bu ama çok da değil. Çünkü son yıllarda yapılan araştırmalar şunu ortaya koydu ki; ahtapotların çok gelişmiş bir beyin yapıları var ve aynı zamanda sinir sistemleri de çok gelişmiş. Ayrıca omurgalı varlıklarından farklı olarak beyinleri sadece kafalarında değil, aynı zamanda kollarında da yayılmış vaziyette. O nedenle ahtapotlar, ilginç bir deney hayvanı. Ancak yazıda şöyle bir ayrıntı vardı; biliyorsunuz fareler, tavşanlar ve maymunlar üzerinde yapılan araştırmalarla ilgili son zamanlarda, hayvan hakları derneklerinin falan da baskısıyla çok sınırlandırıcı birtakım kurallar kondu. Ancak Amerika Birleşik Devletleri’nde ahtapotlarla ilgili böyle bir kural sistemi yokmuş. Avrupa’da varmış ama Amerika’da yokmuş. New York Times diyor ki; yavaş yavaş Amerika’da da bu yolda bir baskı oluşmaya başladı. Çünkü burada bakılan kıstas şu: Hayvanlar bu yapılan araştırmalar sırasında acı çekiyor mu çekmiyor mu? Genellikle ahtapotlar ve balıklar, suda yüzen hayvanlarla ilgili acı çekmiyor diye bir yaygın eğilim vardır. Ama bu kadar gelişmiş bir sinir sistemin eve beyin sistemine sahip bir hayvanın acı çekmemesi ihtimali var mı sizce? Bakın dünya artık nerelere geldi? Biz ise hala insan hakları ve adalet konusunda nerelerde geziniyoruz…”

Numberone.com.tr

Hailey Bieber ‘Sır’rı 73 milyon kişiyle paylaştı

0

ABD’li manken Hailey Bieber ünlü iç giyim firması Victoria’s Secret (Victoria’nın Sırrı) için kamera karşısına geçti. Firma ünlü modelin pozlarını 73 milyon takipçili instagram hesabından paylaştı.

Hailey Bieber'ın evde çekilen Victoria's Secret kampanyası - 4

Ünlü ABD’li model Hailey Bieber, ünlü iç giyim markası Victoria’s Secret için kamera karşısına geçti. Çekimler için bu sefer stüdyo yerine evde poz veren 25 yaşındaki model, alışılmadık bir çekime imza atttı.

Hailey Bieber'ın evde çekilen Victoria's Secret kampanyası - 3

Fotoğrafçı Adrian Martin tarafından çekilen kampanyada Bieber, doğal makyajı ve saçıyla dikkat çekti. Çekimlerde iç giyim parçalarının yanı sıra bikini modelleri de tanıtıldı.

İşte Hailey Bieber’ın evde çekilen Victoria’s Secret kampanyasından görüntüler…

Flamingolardan görsel şölen

0

Bitlis’in Adilcevaz ilçesindeki Arin Gölü’nde konaklayan flamingolar görsel şölen sunuyor.

Flamingolardan görsel şölen

Arin Gölü, göç sırasında her yıl olduğu gibi bu dönemlerde de flamingoların uğrak yeri haline geldi. Arin Gölü üzerinde adeta dans ederek görsel şov yapan flamingolar, doğa fotoğrafçılarının da ilgi odağı haline geliyor.


İran’dan göç ederek Van Gölü’ne giden flamingolar, Erçek Gölü’nde ve Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde bulunan Arin Gölü’nde yoğun bir şekilde görülüyor. Arin Gölü’nün sığ alanlarında konaklayan ve beslenen flamingolar, bu yıl ördeklerle paylaştıkları gölde yine kartpostallık görüntüler oluşturuyor.

Doğa fotoğrafçısı Şahin Şerefoğlu, “Arin Gölü’nün güneyinde Van Gölü, kuzeyinde Süphan Dağı, bu eşsiz manzara karşısında her sene flamingoları burada ağırlıyoruz. Burada onları ürkütmemek için çok iyi makinelerle görüntü almaya çalıştık. Çok güzel manzaralar oluştu” dedi.

Ozan Kabak Hoffenheim’da ayın oyuncusu seçildi

0

Bundesliga ekiplerinden Hoffenheim, sezon başında 5 milyon Euro’ya Schalke 04 takımından transfer ettiği milli futbolcu Ozan Kabak’ı, ağustos ayının oyuncusu seçti.

Ozan Kabak Hoffenheim’da ayın oyuncusu seçildi

Bundesliga’da 4’üncü haftayı geride bırakırken 9 puan ile 4’üncü sırada Borussia Dortmund’un önünde yer alan Hoffenheim’da Ozan Kabak, savunma rolünde büyük bir öneme sahip. Takım 4’üncü hafta itibariyle 8 gol atıp 5 gol kalesinde görmesine rağmen Ozan Kabak bireysel performansı ile dikkatleri üzerine çekti. Ligde 4 ve kupada da 1 olmak üzere 5 maçın tamamında da forma şansı bulan ve başarılı bir performans sergileyen 22 yaşındaki milli oyuncu, hücuma verdiği katkı ile Hoffenheim formasıyla 5 maçta görev alırken 2 gol ve 1 asistlik performans sergiledi. Etkili oyun oynayan Kabak, takımın da kilit isimlerden biri olduğunu kanıtladı.

Numberone.com.tr

Hande Yener sahnede şık, teknede cesur

0

Sahne kıyafetleri ile sık sık adından söz ettiren Hande Yener, kırmızı bikinili paylaşımı ile herkesin ağzını açık bıraktı. Teknede bikinisi ile bacaklarının üstüne oturarak verdiği pozlar sosyal medyayı salladı. Yaşına rağmen fit hali ile dikkat çeken sanatçılar arasında…

Ünlü şarkıcı Hande Yener’in teknede kırmızı bikinisi ile verdiği pozlar herkesi şoke etti. Genç kızları bile kıskandıran fiziği ile herkese taş çıkarttı. Şarkıları ile hayranlarını çoşturmaya devam eden ünlü sanatçının Alaçatı’da verdiği pozlar hayranlarının aklını aldı.

Sana kırmızı çok yakışıyor

Sosyal medyayı aktif olarak kullanan Hande Yener, paylaşımları ile dikkat çekmeye devam ediyor. Birbirinden cesur paylaşımları ile ağızları açık bırakan ünlü popçu, bu kez sınırları zorladı. Alt üst takım kırmızı renk bikinisi ile denize açılıp güneşin ve serin suların tadını çıkaran ünlü sanatçı, bacaklarının üstüne oturarak yaptığı paylaşım ile sosyal medyada gündem oldu.

Takipçileri tarafından yorum ve beğeni yağmuruna tutulan Hande Yener’in pozları büyük ilgi gördü. Hande Yenir’in takipçileri “Alev aldı buralar”, Bu ne cesaret böyle” Sana kırmızı çok yakışıyor” gibi yorumlar yaparak ünlü sanatçıya olan beğenilerini ve hayranlıklarını dile getirdiler.

Numberone.com.tr

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Samsun’da TEKNOFEST’e sürpriz ziyaret

0

Samsun-Çarşamba Havalimanı’nda yapılan TEKNOFEST KARADENİZ’i gezen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Burada önemli olan şu: Türkiye teknoloji alanında, özellikle de savunma sanayi alanında güzel yatırımlar yapıyor. Hepimizin de bu yatırımlara destek vermesi lazım” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye teknoloji alanında, özellikle savunma sanayi alanında güzel yatırımlar yapıyor. Hepimizin de bu yatırımlara destek vermesi lazım, bu kadar basit bir şey.” dedi.

Kılıçdaroğlu, dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST KARADENİZ’in düzenlendiği Samsun Çarşamba Havalimanı’nı ziyaret etti.

Kılıçdaroğlu’nu havalimanının VIP girişinde Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı ve TEKNOFEST İcra Kurulu Başkanı Mehmet Fatih Kacır karşıladı.

Ziyareti sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “Teknolojiye, bilime yatırım yapmak Türkiye için çok önemli. O alanda üniversitelerin başarı elde etmesi hepimize gurur verecek, bu kadar basit.” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’ndan Samsun'da TEKNOFEST’e sürpriz ziyaret

Bir gazetecinin, “Sezgin Tanrıkulu’nun TEKNOFEST ile ilgili olumsuz açıklamaları vardı, siz neler söylemek istersiniz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Bunları bırakın arkadaşlar. Burada önemli olan şu. Türkiye teknoloji alanında, özellikle savunma sanayi alanında güzel yatırımlar yapıyor. Hepimizin de bu yatırımlara destek vermesi lazım, bu kadar basit bir şey. Yani bu yatırımlara kalkıp da A partisi, B partisi ayrımı yapmak da yanlış. Sonuçta yapan bizim insanlarımız. Burada çalışanlar, üniversitelerde okuyan öğrenciler, bunlar da bizim evlatlarımız. Bizim evlatlarımızın yaptığı başarıları kim gölgelemek isteyebilir.”

“İkitelli’deki eski atölyelerini ziyaret ettim”

Gazetecilerin haberi olmadan İstanbul İkitelli’de eski atölyelerini ziyaret ettiğini anlatan Kılıçdaroğlu, “Bu işi getirip A partisi, B partisi şeklinde yaparsanız bu yanlış olur, bunun sürekliliğinin olması lazım. Süreklilik bizim açımızdan değerlidir.” dedi.

Bakan Yardımcısı Kacır da Kılıçdaroğlu’na, Milli Teknoloji Hamlesi, Milli Kanatlar gösterisi, TEKNOFEST çalışmaları, Bayraktar TB2, Gökbey, diğer yerli ve milli teknoloji ile üretilen hava araçlarının yanı sıra Türkiye’deki teknoparklar ve girişimcilik ekosistemi hakkında bilgi verdi.

Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın 5 yıldır TEKNOFEST’e destek verdiğini, 3 Eylül Cumartesi günü de alanda olacağını aktardı.

T3 Vakfı ile ilgili iddialar

Ziyaret sırasında bir gazeteci, Kılıçdaroğlu’na, “T3 Vakfıyla ilgili ortaya atılan iddia mahkeme kararıyla yalanlandı. Genel Başkan Yardımcınız bu iddiaları yapmıştı. T3 Vakfı şu an ziyaret ettiğiniz TEKNOFEST’i organize eden. İBB’den para aldığını iddia etmişti genel başkan yardımcınız. Mahkeme bunu yalanladı, ancak bir özür gelmedi.” ifadelerini kullandı.

Bunun üzerine Kılıçdaroğlu, “Pardon nereden katılıyorsunuz?” dedi.

Gazetecinin, “Ben Yeni Şafak. Ortada bir vakfın İBB’den para aldığı iddiası vardı ancak yalanlandı.” şeklindeki sözleri üzerine Kılıçdaroğlu, “Mahkeme karar verdiyse ne diyeceksin? Yeni Şafak benden özür dilediği zaman ben gereğini yapacağım.” diye konuştu.

Numberone.com.tr