Ana Sayfa Blog Sayfa 544

Aleyna Tilki’den büyük başarı!

0

Müzik dünyasında kadın eşitliğini güçlendirmeyi hedefleyen Spotify’ın Equal müzik programı birinci yılını kutluyor.

Bugüne kadar Equal Türkiye elçisi olan 13 Türk kadın sanatçı, Equal Türkiye kapağında ve Equal Global çalma listesinde yer almanın yanı sıra, New York’ta Times Meydanı’nda boy gösterdi.

Programın birinci yılında ise Türkiye için bir ilk yaşandı. İlk defa Aleyna Tilki, Equal müzik programının global elçisi oldu.

Sanatçı, programın hem Türkiye hem de global elçisi olarak Times Meydanı’nda iki kez boy gösterdi.

Mutluluğunu takipçileriyle paylaşan Aleyna Tilki, “Times Meydanı’nda olmak çok eğlenceli” dedi.

 

Numberone.com.tr

Ed Sheeran ikinci kez baba oldu

0

31 yaşındaki pop yıldızı Ed Sheeran ve eşi Cherry Seaborn ikinci çocuklarının dünyaya geldiğini duyurdular.

Tom Cruise’dan Prens William ve Kate Mİddleton’a özel karşılama

0

Top Gun: Maverick filmi dünyayı dolaşmaya devam ediyor. Filmin bu seferki gösteriminin adresi Londra’ydı. Filmin gösterimine Prens William ve eşi Kate Middleton da katıldı. Kraliyet üyelerini, filmin başrolü Tom Cruise karşıladı.

36 yıl sonra beyazperdeye dönen Top Gun: Maverick filminin gösterimleri devam ediyor. Filmin, Cannes Film Festivali’ndeki gösteriminin ardından yeni durak Londra‘ydı.

Nerede o eski filtresiz günler? Twitter ünlü mezarlığı oldu

0

Dünyanın en zengin insanlarından Elon Musk, geçtiğimiz günlerde Twitter’ın ünlüler için çekiciliğini kaybettiğini çok takipçili büyük hesapların adeta uyuduğunu belirterek “Twitter öldü mü?” diye sormuştu. Twitter ölmedi belki ama Musk’ın söylediklerinde de haklılık payı büyük. Peki sorun ne? Ünlüler neden Twitter’dan kaçıyor? En önemlisi de yeni patronun yeni politikaları bu kaçışa çare olabilecek mi? İşte cevabı…

Dünyaca ünlü aktör Ashton Kutcher, Nisan 2009’da ABD’de yayın yapan CNN televizyonunu bir yarışa davet etti. Amaç o sırada henüz 3 yaşında olan ve kitlelerin yeni yeni tanımaya başladığı Twitter’da 1 milyon takipçiye ulaşabilen ilk hesap olmaktı. Kutcher, bunu CNN’den önce yapabileceğini savunuyor, yarışı kazandığı takdirde de kanalın kurucusu Ted Turner’ın ziline basıp çalacağını söylüyordu.

Nitekim dediğini de yaptı. Hatta 1 milyon takipçi sayısına ulaşmasını Turner’ın kapısının önünde şampanya patlatarak kutladı. Bu anları canlı yayınla tüm dünyayla paylaşan Kutcher, “Tek bir insanın internetteki sesinin bir medya şirketi kadar büyük olabilmesini hayret verici buluyorum” demişti.

Bu minik yarışmanın ardından pek çok ünlü isim birbiri ardına Twitter’a katılırken, uygulamanın alt yapısı artan trafiği kaldıramaz olmuştu.

Aradan geçen 13 yılda Twitter haber, siyaset ve kültürün tüm dünyaya yayıldığı bir merkez haline geldi. 2009 yılının 1 milyon takipçi hedefleri ise şu an kulağa komik bir şaka gibi geliyor. Platformun en yüksek takipçili kullanıcılarından ABD eski Başkanı Barack Obama, pop yıldızı Lady Gaga, yıldız futbolcu Cristiano Ronaldo ve daha nicelerinin takipçi sayıları 75 milyonun üzerinde. Ancak birçok ünlü isim hesaplarını yeni çıkan işlerinin promosyonunu yapmak dışında kullanmaz oldu. Tweet atmayı tamamen bırakan ünlü de çok. Sözün kısası Twitter bir ünlüler mezarlığına dönüşmüş durumda.

TWITTER ÖLMÜYOR AMA ÜNLÜLERİ KAÇIRIYOR

Elon Musk geçtiğimiz ay Twitter’ı satın alacağına ilişkin söylentilerin ayyuka çıktığı günlerde bir tweet attı. Sitenin en yüksek takipçili kullanıcılarının bir kısmının hiç aktif olmadığına dikkat çeken Musk, “Twitter ölüyor mu?” diye sordu.

Bu sorunun kısa yanıtı “Hayır”. Zira Twitter’ın şu anki günlük kullanıcı sayısı 229 milyona ulaşmış durumda. (Bu sayı daha üç ay önce 217 milyondu.) Ve fakat Musk’ın popüler kullanıcıların platformdan uzaklaştığı yorumu da yanlış değil.

Sosyal Medya analiz şirketi Social Blade‘in verileri oldukça dikkat çekici… Şöyle ki Musk’ın dışındaki en popüler 10 Twitter hesabı, 2022’nin ilk dört ayında ile 2018’in aynı dönemine kıyasla ortalama yüzde 35 daha az paylaşım yapmış. Tweet sayısı artanlar ise sadece Obama ve Musk.

Tesla CEO’su, 44 milyar Dolar karşılığında satın alım sürecine girdiği Twitter’da bu trendi tersine çevirmek istiyor. Ama bunu başarması oldukça zor görünüyor.

Washington Post gazetesinin kamuoyunda “A-list” olarak bilinen çok tanınmış ünlülerin menajerliğini, danışmanlığını ya da sosyal medya yönetimini yapan 17 kişiyle yaptığı görüşmelerden elde ettiği sonuç çok çarpıcı: Ünlüler Twitter’ı riskin yüksek kazancın ise çok düşük olduğu bir platform olarak görüyor. Twitter’daki söylemin aşırı politize olması ünlüleri kaçıran en önemli faktör. O kadar ki birçok tanınmış isim hesaplarını dahi kendileri yönetmiyor, sadece yardımcıları ya da anlaştıkları ajanslar aracılığıyla yaptıkları sıkıcı promosyon paylaşımlarıyla yetiniyor. Twitter’daki tacizler ve şiddet olayları da ünlülerin buradan uzaklaşmasının ardındaki bir diğer sebep.

Ünlüler bunun yerine oyuncaklı videolarıyla Instagram ve TikTok gibi platformları tercih ediyor. Bu uygulamaların Twitter’a kıyasla daha güçlü olan güvenlik özellikleri de istenmeyen etkileşimlerin engellenmesini kolaylaştırıyor.

Nerede o eski filtresiz günler Twitter ünlü mezarlığı oldu

ÜCRETLİ TWITTER’IN KULLANICI SAYISI ARTAR MI?

Twitter, Washington Post’un konuyla ilgili yorum talebini reddetti ancak platform üzerinde birçok ünlünün halen aktif olduğuna dikkat çekti. Örneğin yaklaşık 21 milyon takipçisi olan Zendaya başrolünde yer aldığı “Euphoria” dizisinin her bölümü sırasında canlı izleme tweet’leri atıyor. 12 milyon takipçili rap’çi Kendrick Lamar da yeni albümünü Twitter üzerinden duyurdu.

Diğer yandan Musk, Twitter’ı satın alabilirse, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın hesabı üzerindeki yasağı kaldırmayı ve site genelinde uygulanan ifade kısıtlamalarını gevşetme sözü verdi. Diğer yandan New York Times’ın ulaştığı bir yatırımcı sunumuna bakılırsa, Musk, Twitter’daki aktif kullanıcı sayısını üç katına çıkarmayı ve kurulduğu ilk günden beri ücretsiz olan hizmet karşılığında ücret istemeyi de planlıyor.

Bu amaçların aynı anda hayata geçirilmesi mümkün mü, bunu zaman gösterecek. Ancak Twitter’ın ünlülerle ilişkisinin geçmişi, Musk’ın benimsediği “Bırakınız yapsınlar” politikalarının daha fazla tanınmış ismin kaçışına neden olabileceğine işaret ediyor. Musk Twitter’ı “fiili bir agoraya” dönüştürmek istediğini sık sık belirtiyor. Ancak uygulamanın en büyüklerinin katılım göstermediği bir agorayı da tahayyül etmek epey zor.

Bugün 17 milyon takipçiye sahip olan Ashton Kutcher, 2009’da CNN’e karşı girdiği yarışı kazandığında, analistler ve gazeteciler bunun bir dönüm noktası olduğunu, artık geleneksel medyanın yerini yeni medyanın aldığını ve artık dördüncü gücün sosyal medya kullanıcılarının ta kendisi olduğunu savunuyordu. O dönemde Ellen DeGeneres, Paris Hilton ve Nicki Minaj gibi ünlülerin takipçi sayıları uçuşa geçti. Charlie Sheen ise 2011’de “Two and a Half Men” dizisinden kovulduktan sonra Twitter’ın da etkisiyle hiç yaşamadığı bir üne kavuştu.

Nerede o eski filtresiz günler Twitter ünlü mezarlığı oldu

Bu gelişmeler hem siteyi hem de kültürü değiştirdi. Obama’nın başkan olduğu dönemde Twitter hızla büyüyor, birçok aşırı ünlü platformda hesap açıyor, gündelik meselelere dair yorumlarını, gözlemlerini, hayatlarına dair detayları paylaşıyor, ünlülerle ünsüzler arasındaki engeller ortadan kaybolmaya başlamış gibi görünüyordu. Kişinin kendisine dair ufak bir detay paylaşmasının büyük ilgi çekeceğine inanılıyordu. Sanatçılar, içerik üreticileri kendilerini ifade etmek için yeni eserlerinin kitlelerle buluşmasını beklemek zorunda kalmıyordu.

Örneğin Rebel Wilson’ın 2012 yılında paylaştığı “Sadece tatlı satılan bir restoran açmayı adını da ‘Spor Salonu’ koymayı düşünüyorum” gibi eğlenceli tweet’leri, başrolünde yer aldığı “Pitch Perfect” filmlerinin önce sosyal medyada sonra da popüler kültürde fenomenleşmesini sağladı. 10 yıl sonra bugün Wilson’ın neredeyse 3 milyon takipçisi var. Ama sayfasını açıp baktığımızda, “Yarın filanca kanalda falanca kişinin konuğuyum” gibi etliye sütlüye karışmayan tanıtım tweet’lerinden başka bir şey görmüyoruz.

ELLEN VE DİĞER ÜNLÜLER TWITTER’I “KIRDI”

İngilizce “celeb Twitter” denen Twitter’a ünlü akınının zirveye çıktığı dönem ise 2014 yılı oldu. Oscar ödüllerinde sunucu Ellen DeGeneres, Meryl Streep’le bir selfie çekmek için izleyicilerin arasına indi. Twitter’ın televizyon ortaklıkları ekibinin organize ettiği bu hareketin devamında Bradley Cooper tamamen spontane bir biçimde telefonu DeGeneres’ten kaparken birçok başka ünlü de kadraja girdi. Sonuçta ortaya çıkan DeGeneres tweet’i o kadar çok retweet ve etkileşim aldı ki Twitter’da ufak çaplı sorunlar yaşandı.

Ancak 2010’ların ortasında iki önemli değişim meydana geldi. Bunlardan birinci 2012’de Facebook’un satın aldığı Instagram’ın yükselişi, ikincisi de ABD’de 2016’da yapılan başkanlık seçimleriydi.

Instagram sayesinde ünlüler hayranlarıyla, Twitter’ın kötü bir ün kazanmasına neden olan ağız dalaşlarına girmeden iletişim kurabiliyordu. Başkanlık seçimleri öncesi ve sonrasında Trump’la alakalı haberlerin diğer gündem konularını görünmez hale getirmesi de platformdaki zaten var olan kutuplaşmanın artmasına neden oldu.

Twitter da bu değişimi benimsedi ve kendisini bir haber uygulaması olarak konumlandırdı. Hatta uygulama mağazalarındaki kategorisini de ‘sosyal ağ’dan ‘haber’e çevirdi. Ancak eğlence sektörü internetteki söylemin bir parçası olmak ve kendisini haber çılgınlığına atmak konusunda pek de hevesli değildi.

Menajerlik şirketi Career Artist Management’ın dijitalden sorumlu eski başkan yardımcısı ve müzik sektörü yöneticisi Freddie Morris, Washington Post’a, “Trump başa geçtikten sonra siyaset çok büyük bir şey haline geldi” dedi ve platformu terk eden ünlülere Maroon 5 grubunun solisti Adam Levine’ı örnek gösterdi: “Levine Twitter’dan Instagram’a gitti ve bir daha da geri dönmedi.” Elbette Levine Twitter hesabını kapatmadı. Ancak şu an paylaşımlarının çoğu yardımcılarının elinden çıkıyor. Tweet’leri eskisi kadar sık ve samimi değil. Instagram’daki takipçi sayısı ise Twitter’dakinin neredeyse iki katına ulaşmış durumda.

Nerede o eski filtresiz günler Twitter ünlü mezarlığı oldu

NEREDE O ESKİ “FİLTRESİZ” ÜNLÜLER

Washington Post’a konuşan sosyal medya danışmanlarına göre, bazı ünlülerin canları siyasi içerikli tweet’leri nedeniyle çok sıkıldı. Bazılarına menajerleri tarafından “Siyasi paylaşımların dozunu düşür yoksa seyirci kaybedersin” uyarısı yapıldı. Hal böyle olunca birçok ünlü en güvenli yolu seçerek tweet’lerini profesyonel marka yöneticilerine emanet etti.

Lizzo ve Ariana Grande gibi çok büyük takipçili isimler birer birer platformdan ayrılıyor. John Mayer, Aubrey Plaza, Kumail Nanjiani gibi isimler ise bir zamanlar paylaştıkları renkli tweet’lerinin çok uzağında bir profil sergiliyor. Twitter’ın içerik moderasyonu girişimlerini artırması bazılarının sınırlı da olsa geri dönüşünü sağladı ancak eski zamanların “filtresiz ünlü” tweet’lerinden eser yok.

Örneğin Lizzo, Ocak 2020’de Twitter’ı bırakma gerekçesini şu sözlerle açıklıyordu: “Twitter’da olmayı çok isterdim çünkü bana açık destek veren sizlerle bağ kurabilirdim. Ama şu an internet zorbalarıyla uğraşmayacağım bir noktaya geldim.” (Lizzo’nun Instagram hesabında 12 milyon takipçisi var.)

Kalanların bir kısmı provokatif tweet’leriyle markalaşmaya başladı. Leslie Jones ve Anna Kendrick gibi komedyenler de halen esprili yorumlarına devam ediyor. Ama Twitter artık “Hollywood ünlüleri nasıl yaşıyor?” diye merak edenlerin başvurduğu bir kaynak olma özelliğini kaybetti.

Twitter’ın Musk’ın hayallerindeki büyüklüğe ulaşabilmesinde ünlülerin geri dönüşü etkili bir katalizör olabilir. Ancak bu hiç kolay olmayacak. Dahası Twitter o kadar sorunlu görülüyor ki, Hollywood’un tanınmış danışmanları müşterilerine “Aman uzak dur” diye uyarılarda bulunuyor.

Hollywood’un birçok aktörünün ve yapımcısının halkla ilişkilerini yürüten ancak sektördeki ilişkilerinin bozulması endişesiyle adının açıklanmasını istemeyen bir kaynak, “Onlara en önce neden Twitter’da olmak istediklerini soruyorum: ‘Gerçekten hayranlarla olumlu bir etkileşim kurabileceğine inanıyor musun, yoksa bu sadece egonu yükseltecek bir şey mi?'” diye konuştu. Çoğu durumda müşterisine “Bu riske girdiğine değmez” dediğini de belirten kaynak, “‘Şu an iptal edilmek için birçok farklı yol var. Dünyaya gerçekten başka bir yol daha açmak istiyor musun?’ diye soruyorum” ifadelerini kullandı.

Birçok reality show yıldızının sosyal medyasını yöneten Jamin Jamming ise siyasi yorumcular ve habercilik alanında çalışan kişiler dışında, Twitter’da olmanın ünlülerin ilham vericiliğine zarar verdiğini belirtti.

Jamming, “Bazı ünlülerin çekiciliğinin önemli bir kısmı görünüşlerinden geliyor. Twitter’da makyajları, modaya ne kadar uydukları, giysiler, ayakkabıları göz önüne çıkmıyor” dedi.

Ünlülere dijital strateji desteği sunan Wynter Mitchell-Rohrbaugh ise “Twitter’da başarılı olmak için zeki olmalısınız, söyleyecek bir şeyiniz olmalı, zamanın ruhunun bir parçası olmalısınız. Ünlüler için burada insanlarla tanışmak zor bir şey” yorumunu yaptı.

Twitter’ın ortamının rakiplerine kıyasla çok daha serbest olduğunu ve kullanıcıları daha geniş bir dünyayla karşı karşıya bıraktığını da sözlerine ekleyen Mitchell-Rohrbaugh, “Ünlüler kendi balonlarının içinde olmayı seviyorlar ve Twitter bu balonun çok dışını görmelerine neden oluyor” diye konuştu.

 

Nerede o eski filtresiz günler Twitter ünlü mezarlığı oldu

TWITTER ÜNLÜLERE PARA KAZANDIRMIYOR

Bunca dezavantajının yanı sıra, diğer büyük platformlarla kıyaslandığında, Twitter’ın getirileri de oldukça sınırlı.

Yetenek menajerlik şirketi Range Media’nın ortağı ve dijital sorumlu eşbaşkanı olan Kai Gayoso, “Filmini tanıtan bir ünlünün gözüyle Twitter’ın içindeki mekanizmalara baktığınızda, insanlara bilet almalarını hatırlatacak çok fazla akıllı ürün entegrasyonu olmadığını görüyorsunuz” dedi.

Yıllarını ünlülere sosyal medya danışmanlığı yapmaya vermiş olan Kendall Ostrow da ünlülerin Twitter’ı paraya dönüştürmesinin zorluğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Kardashian’lar bir sponsorlu tweet için 1 milyon dolar almıyorlar. Twitter sizin kültürel bağlamda güncel kalmanızı sağlıyor olabilir ama para kazanmanızı sağlayan Instagram, YouTube ve TikTok.”

ÜNLÜLER TROLLERLE MUHATAP OLMAK İSTEMİYOR

Birçok sosyal medya yöneticisi, platformun taciz ve istismarı önlemekteki başarısızlığının önde gelen kaçış sebebi olduğunu belirtti. Instagram ve TikTok, çok güçlü yorum filtreleri uygularken, Twitter’ın güvenlik kontrolleri çok daha sınırlıydı. Bu durum özellikle Parag Agrawal’ın CEO olmasından sonra benimsenen “sağlıklı diyalog” misyonuyla bir nebze olsun çözülür gibi oldu. Ancak Musk’ın sitedeki içerik moderasyonu çabalarını “solcu önyargısı” olarak nitelendirmesi, bu sürecin yeniden tersine döndürülebileceğine işaret ediyor.

Çok büyük bir ünlünün hesabını yönetmekte olan sosyal medya danışmanı Dolly Meckler, “Twitter, trollerin üreme alanı oldu” derken, “İnsanlar burada başka hiçbir platformda olmadığı şekilde cevaplar verebiliyor. Konuştuğum ünlüler, pek de dostane bir ortam olmadığını hissettiklerini söylüyor” ifadelerini kullandı.

Geçmişte Ariana Grande, Jay-Z gibi isimlerin kampanyalarında çalışmış Los Angeles merkezli butik sosyal medya ajansı In Haus’un başkanı Liz Stahl, “Musk yönetimi ele alırsa, Twitter, bir ünlüye ‘Yatırım yap’ diyeceğim son yer olur. Bunu şu ankinden bile daha güçlü söylerim” dedi. Stahl, “Elon Musk’la her şey çok karmaşık olacak, orada olmak için heyecan duyan insanları düşündüğümüzde şimdikinden bile çok…” ifadelerini kullandı.

Musk’ın Nisan ayında paylaştığı Twitter’daki ünlülerin sessizliğine ilişkin tweet’ine gelen bir cevapta, “Ünlüler için ‘düşüncelerini tweet’lemenin’ maliyeti fazlasıyla yüksek. İptal edilme kaygıları onları pasif kullanıcılara dönüştürüyor” deniyordu. Bu tweet’e cevap da ünlü komedyen Kathy Griffin’den geldi. Griffin, “Doğru bilgi” yazdı. Nitekim adları yıllarca Twitter’la anılan Ellen DeGeneres ve Chrissy Teigen gibi ünlüler bile Twitter aleminin tepkilerinin acısını hissedenlerden oldu. Teigen nihayetinde hesabını dahi kapatmak zorunda kaldı.

Nerede o eski filtresiz günler Twitter ünlü mezarlığı oldu

“TWITTER, FACEBOOK’A DÖNÜŞÜYOR”

Yine de Hollywood‘da Twitter’ın ünlüler için bir çıkmaz sokak olmadığına inanan, hatta ünlülerin sosyal medyayı daha cesur kullanması gerektiğini savunanlar da var. Örneğin Gattaca, the Big Chill, Contagion gibi filmlerin yapımcısı Michael Shamberg, “Bir Film için oyuncu arıyor olsam ve karşıma gelen aktörün Twitter’da açık sözlü paylaşımlar yapması çekiciliğini artıracak bir etken olur” dedi.

“Twitter’da aktif olması bir izleyici topluluğuyla gerçekten bağ kurmasını saplayacak bir şeye sahip olduğu anlamına gelir” ifadelerini kullanan Shamberg, birçok durumda bunun tepki görme endişelerine ağır basacağını da sözlerine ekledi.

Öyle bile olsa, birçok ünlü Twitter’da başarılı olmk için gereken zamana ve çabaya değmediğini düşünüyor. Sosyal medya strateji uzmanı Freddie Morris’in ifadeleriyle “Twitter, Facebook’un olduğu şeye dönüşüyor, yani ‘Onu ekibime bırakacağım’ diye bahsedilen bir platforma.”

 

Numberone.com.tr

Duo Challenge 4seas ekibinin rekor hedefi 12 gün

0

Tolga E. Pamir ve Sevda Ersezer, Haziran 2022’de gerçekleştirecekleri Türkiye Turu Rekoru referans zamanlamasını kırmak üzere hazırlıklara hız kesmeden devam ediyor. İkilinin hedefi, hem Gökova kardeşlerin 13 gün 15 saat 2 dakika 58 saniyede tamamladıkları parkuru daha kısa sürede geçerek rekoru sahiplenmek hem de denizde kadınlara yönelik ön yargıları kırmak.

2021’de tek başına, sadece yelken ve rüzgar gücünü kullanarak Hopa ila İskenderun Limanı arasındaki parkuru dışarıdan hiçbir yardım almadan tamamlayan ve ilk sporcu olan Tolga E. Pamir, bu sene “Duo Challenge4seas” projesinde Sevda Ersezer ile aynı parkurda ilerleyecek.  Açık deniz yelken sporunda kadın-erkek eşitliğine dikkat çekmek isteyen ikili, denizde kadınlara yönelik ön yargıları kırmak istiyor.

Tolga E. Pamir ve Sevda Ersezer, Türkiye Turu Rekoru çerçevesinde Mayıs ayında Gökova kardeşlerin 13 gün 15 saat 2 dakika 58 saniyede tamamladıkları Hopa ila İskenderun Limanı arasındaki parkuru 12 günde geçmeyi hedefliyor.

Türkiye Turu Rekoru Dünya Rekorlar Listesine Alınacak

WSSR (World Sailing Speed Record Council / Dünya Yelken Hız Rekoru Konseyi) tarafından tekneye yerleştirilecek özel tracker ile takip edilecek parkurda, Pamir ve Ersezer’in süresi kayıt altına alınacak. Bu takip doğrultusunda ise rekor parkuru ve süresi, uluslararası rekorlar listesine tanımlanarak bir ilk gerçekleşmiş olacak. Pamir, “Bu organizasyonun uluslararası bir platformda tanınmasının, ülkemiz karasularında dünya yelkencilerinin katılımına ivme vereceğine inanıyorum. Bu tip rekorları takip eden ekip ve ekurilerin, böyle zorlu bir parkuru gerçekleştirmek isteyeceğine eminim” dedi.

Randevu Haziran 2022

Pamir ve Ersezer, Fransa’da açık deniz yarış ekurilerin dünya turu ve Atlantik geçişi rekorlarının danışmanlığını üstlenen Meteorolog Christian Dumard’la birlikte çalışıyor. “Dört denizimizin harmonisini kurgulamak çok kolay değil” diyen Pamir ve Ersezer’in rekor denemesi için şimdilik planladıkları tarih, Haziran ayının ilk haftası.

 Duo Challenge 4SEAS / Türkiye Turu Rekoru Hakkında:

Yelken sporunun açık deniz branşının gelişimi, uygulaması, ülkemizi çevreleyen dört denizimizin uluslararası platformlarda daha iyi tanıtılması ve yelken sporuna ilginin artması amacıyla Tolga Pamir öncülüğünde hayata geçirilen proje, Türkiye Yelken Federasyonu’nun onayı doğrultusunda 2021’de ilk kez kayıt altına alındı.

Rekor denemesi kapsamında; Tolga E. Pamir, tek başına, sadece yelken ve rüzgar gücünü kullanarak Hopa ila İskenderun Limanı arasındaki parkuru dışarıdan hiçbir yardım almadan tamamlayan ilk sporcu oldu. Bin 500 deniz milini 16 gün 16 saat 27 dakika 31 saniye’de karaya hiç ayak basmadan tamamlayan Pamir, bu sene Sevda Ersezer ile birlikte “Duo Challenge4seas”de aynı parkuru 12 günde gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Duo Challenge4SEAS Projesi’nde Tolga Pamir’e desteğe devam

Türkiye tarihinde bir kadın ve bir erkek olarak ilk defa gerçekleştirilecek bu rekor girişiminde ikiliye; MAÇKOLIK, MASOMO, ADMOST, TIRAMISU, CHANTUQUE markaları eşlik edecek. Teknik malzeme konusunda MUSTO/Sportworks, NAUTIX, SAILMAKER.ORG ve Quantum Sails destek olurken denizcilik sektörü dergisi Naviga da iletişim sponsorluğunu yapacak.

 

Dick Van Dyke, 46 yaş küçük eşiyle Malibu sokaklarında

0

96 yaşındaki Mary Poppins Yıldızı Dick Van Dyke, Malibu’da spor salonunda egzersiz yaptıktan sonra  50 yaşındaki ikinci karısı Arlene Silver ile öğle yemeğinin tadını çıkardı.

Eski makyözden 46 yaş büyük olan Van Dyke, eşiyle 29 Şubat’ta 10 yıllık evliliklerini kutladı.

Dick , Mart ayında Closer Weekly’ye , “Bir altın avcısının yaşlı bir adamla evlenmesi hakkında bir çığır açacağını düşünmüştüm” dedi .

Van Dyke ayrıca The Dick Van Dyke Show (1961-66), Chitty Chitty Bang Bang (1968) ve en son Mary Poppins Returns (2018) filmlerindeki unutulmaz rolleriyle tanınıyor.

 

Numberone.com.tr

Rihanna anne oldu: İşte ilk fotoğraf

0

Dünyaca ünlü şarkıcı Rihanna, erkek bebek dünyaya getirdi. Rihanna’nın bebeğiyle ilk fotoğrafları ortaya çıktı.

Rihanna, geçtiğimiz hafta anne oldu. 34 yaşındaki Rihanna’nın Los Angeles‘ta bir hastanede erkek bebeği dünyaya getirdiği öğrenildi. Hem bebeğin hem de Rihanna’nın sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

628740ed4d1fa.pngBarbadoslu dünyaca ünlü şarkıcı sevgilisi ASAP ROCKY ile ilk çocuklarını kucaklarına aldı. Bebeğin isminin henüz açıklanmadığı ifade edildi.

628740f21bf0e.pngPeople’ın haberine göre ünlü şarkıcı ve sevgilisinin, Los Angeles’taki evlerinde bebekleriyle birlikte dinlendikleri kaydedildi.

‘İHANET’ İDDİALARI

Rihanna, bebek heyecanı yaşarken hiç beklemediği bir haberle sarsılmıştı. İddiaya göre; Rihanna, sevgilisi tarafından aldatılmıştı. Rocky’nin, ünlü yıldıza ayakkabı tasarımcısı Amina Muaddi ile ihanet ettiği ileri sürülmüştü. Ancak taraflar, geçtiğimiz haftalarda “aldatma” ve “ayrılık” söylentilerini yalanlamıştı.

İlkay Gündoğan, Sara Arfaoui ile evlendi

0

Türk asıllı Alman futbolcu İlkay Gündoğan, Sara Arfaoui ile dünyaevine girdi. Evlilik sonrası sosyal medya hesaplarına Gündoğan soyadını ekleyen Sara Arfaoui, yaptığı paylaşımla da dikkat çekti. Öte yandan İlkay Gündoğan ile ilgili İspanyol basını sürpriz bir iddia ortaya attı. Çiçeği burnunda evli çiftin yeni adresi Madrid olabilir. İşte detaylar…

Manchester City’de forma giyen Türk asıllı Alman futbolcu İlkay Gündoğan hayatının imzasını Kopenhag’da attı.

Gündoğan ile sevgilisi Sara Arfaoui dünyaevine girdi. İlkay Gündoğan ile Sara Arfaoui, evlendiklerini sosyal medya hesabından duyurdu.

İlkay Gündoğan, Sara Arfaoui ile evlendi... İtalyan model: Ne yazık ki kocamla ilgili haberlerden sonra...

‘GİZLİ TUTMAK İSTEDİK AMA NE YAZIK Kİ KOCAMLA İLGİLİ HABERLER SONRASI GERÇEĞİ SÖYLEMEK ZORUNDAYIM’

Arfaoui, yaptığı paylaşımda, “Evlendik. Gerçekten mutluyuz. Bunu gizli tutmak istedik ama ne yazık ki kocamla ilgili yalan haberlerden sonra bu gerçeği söylemek zorunda hissettim” açıklamasında bulundu.

Evlilik sonrası İtalyan model sosyal medya hesaplarına Gündoğan soyadını ekledi. 31 yaşındaki yıldız futbolcu, geçtiğimiz günlerde Sara Arfaoui’ye evlenme teklif etmişti.

İlkay Gündoğan, Sara Arfaoui ile evlendi... İtalyan model: Ne yazık ki kocamla ilgili haberlerden sonra...

FRANSA DOĞUMLU İTALYAN

16 Temmuz 1995 yılında Nice, Fransa‘ da dünyaya gelen Sara Arfaoui, aslen İtalyan. 26 yaşındaki ünlü model, büyük markalarla iş birliği yapıyor.

ADA MACERASI BİTİYOR! ADRES MADRİD Mİ?

Premier Lig devi Manchester City’nin Türk asıllı Alman yıldızı İlkay Gündoğan’ın Ada macerası her an son bulabilir.

Daily Mail gazetesinin haberine göre City, İlkay Gündoğan’a sezon sonunda takım bulmakta özgür olduğunu bildirdi. Kulübüyle bir yıl daha sözleşmesi bulunan yıldız futbolcunun da ayrılmaya hazırlandığı belirtildi.

İlkay Gündoğan, Sara Arfaoui ile evlendi... İtalyan model: Ne yazık ki kocamla ilgili haberlerden sonra...

KAFA KARIŞTIRAN SEYAHAT

İspanyol basını ise oyuncunun Real Madrid’e Transfer olasılığının bulunduğunu aktardı. AS gazetesi, İngiliz basınında çıkan bu haberlerin ardından İlkay Gündoğan’ın Madrid’e seyahat ettiğini yazdı. Gündoğan’ın Madrid seyahatiyle ilgili detaylar ise bilinmiyor.

2016 yazında Borussia Dortmund‘dan 27 milyon euro’ya transfer edilen İlkay Gündoğan, Pep Guardiola’nın Premier Lig ekibindeki ilk transferiydi. Bu sezon 42 maçta forma giyen Gündoğan 8 gol ve 7 asistlik katkı sağladı.

TÜRKİYE’YE YEŞİL IŞIK

Manchester City ile 1 yıl sözleşmesi kaldığı hatırlatılması üzerine İlkay Gündoğan, “Şu anda bu konuda endişeli değilim. Hala 2023 yılına kadar bir sözleşmem var ve burada çok mutluyum. Kariyerimi Manchester City’de sonlandırmayı hayal ediyorum.” demişti.

Takımdan ayrılması durumunda tercihleri arasında Türkiye’nin olup olmayacağıyla ilgili gelen soruya tecrübeli oyuncu, “Türk kökenli olduğum için Türkiye doğal olarak benim için önemli bir konumda. Birkaç kez tatile gittiğim ABD’ye de gidebilirim.” ifadelerini kullandı.

“BENZEMA HAKSIZ ELEŞTİRİLDİ”

Son dönemde performansıyla adından söz ettiren Benzema için de konuşan İlkay, “Benzema benim için Lewa ile birlikte dünyanın en iyi forveti konumunda. Geçmişte birçok kez haksız yere eleştirildi ve şimdi o eleştirileri yapanlara haksız olduklarını performansıyla gösteriyor.” şeklinde konuştu.

“LEWA’NIN AYRILIK KARARI ALMASI DOĞAL”

Lewandowski‘nin Bayern‘den ayrılma kararı almasının doğal bir şey olduğunu belirten yıldız oyuncu, “Onun gibi bir ülkede ve ligde uzun süre oynuyorsanız, bunu düşünmeniz tamamen doğal olur. O kazanabileceği her şeyi kazandı.” açıklamasını yaptı.

 

Numberone.com.tr

Arda Turan’dan FIFA’nın kararı sonrası Cüneyt Çakır’a destek!

0

Katar‘da düzenlenecek 2022 FIFA Dünya Kupası‘nda görev alacak hakemler arasında kendisine yer bulamayan Cüneyt Çakır için Arda Turan’dan dikkat çeken bir paylaşım geldi.

FIFA, Katar’da düzenlenecek Dünya Kupası’nda görev yapacak hakemlerin listesini açıkladı. Türk hakem Cüneyt Çakır listede yer almadı.

Resmi açıklamanın ardından Galatasaray‘ın kaptanı Arda Turan‘dan “Ülke futbolunun en önemli değerlerinden Cüneyt Çakır… Sevgi ve saygım sonsuz. Her zaman tüm kalbimle yanındayım” ifadelerinin yer aldığı bir paylaşım geldi.

Arda Turandan FIFAnın kararı sonrası Cüneyt Çakıra destek

CÜNEYT ÇAKIR NEDEN KATAR LİSTESİNE ALINMADI? 

Cüneyt Çakır, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu döneminde işine son verilen 13 hakem arasındaydı… Merkez Hakem Kurulu’nun (MHK) 8 Mart’ta liste dışı bıraktığı Cüneyt Çakır, Antalyaspor-Kayserispor maçıyla birlikte geri döndü. Bu süreçte üst üste görevler alan Çakır, FIFA’nın listesinde kendisine yer bulamadı.

FIFA’nın bu kararında bir önceki MHK döneminde haftalarca görev alamayan Cüneyt Çakır’ın maçlara çıkamaması büyük etken oldu.

 

Numberone.com.tr

Charlize Theron’un gönlünü çalan model kim?

0

Güney Afrikalı oyuncu (46) Charlize Theron‘un adı, Kanadalı model Gabriel Aubry, Oskarlı oyuncu Halle Berry (55) ile 2005-1020’da aşk yaşamış ve bir kızları olmuştu. Çiftin ayrılığı sonrası velayet çekişmesi yaşanmış ve Berry’nin kızlarının bakımı için Aubry’ye nafaka ödemesine karar verilmişti.

Son olarak Charlize Theron, Marvel Sinema Evreni’nde canlandırdığı karakter Clea’nın ilk görüntülerini paylaştı ve şunları ekledi: “Doctor Strange ve Clea, çizgi romanlarda pek çok harika macera yaşıyor ve onu tanıştırmak istediğimizi biliyorduk. Ancak, Rachel McAdams’ın canlandırdığı Christine Palmer ile olan aşk hikayesinin bir şekilde kapatmamız gerektiğini hissettik. Ve sonra Clea geliyor ve sanırım ikisi arasında bundan sonra ne olacağını göreceğiz.

Theron’un paylaşımı, kısa sürede beğeni topladı.

Numberone.com.tr

 

Biran Damla Yılmaz’ın sürpriz basketbolcu aşkı

0

Çağrı Telkıvıran’dan geçtiğimiz aylarda ayrılan oyuncu Biran Damla Yılmaz yeni bir aşka yelken açmıştı.

Darüşşafaka takımında forma giyen basketbolcu Doğuş Özdemiroğlu’yla ilişki yaşamaya başladığı konuşulan ünlü oyuncu iddiayı doğruladı. Yılmaz, “Evet, Doğuş’la beraberim ve çok mutluyum.” dedi.

Biran Damla Yılmaz, Şubat 2021’de Kuruçeşme’de bir mekanda müzisyen Çağrı Telkıvıran ile samimi bir şekilde eğlenmişti. Arnavutköy’deki başka bir mekana geçen ikili, gazetecileri fark edince yüzlerini gizlemişti. Sabahın ilk ışıklarına kadar eğlenen ünlülerden Yılmaz, aracındaki güllerin sorulmasıyla gülümserken, çiçek satıcılarının “Çiçekleri Çağrı Abi aldı” demesiyle yakayı ele vermişti.

 

Numberone.com.tr

Cristiano Ronaldo’nun yeni saatinin fiyatı yok artık dedirtti

0

Manchester United’ın Portekizli yıldızı Cristiano Ronaldo, özel hayatıyla bir kez daha gündeme geldi.

Cristiano Ronaldo‘nun, 232 elmas ve 109 siyah safir taş ile süslenmiş dünyada yalnızca 126 tane bulunan yaklaşık 1 milyon Euro değerinde bir saat satın aldığı iddia edildi.

A Bola’da yer alan habere göre Cristiano Ronaldo, dünyada yalnızca 126 tane bulunan yaklaşık 1 milyon Euro değerinde özel bir saat satın aldı.

232 elmas ve 109 siyah safir taş ile süslenmiş olan saatin aynı zamanda Portekizli yıldızın sahip olduğu Bugatti Chiron marka otomobilden de esintiler taşıdığı belirtilenler arasında yer aldı.

Benzersiz bir görüntüye sahip olan saatte otomobil markasının yanı sıra ‘CR7’ logosunun da yer aldığının altı çizildi.

İşte o saat:

 

Numberone.com.tr

Şükran Ovalı: Eksiktim tamamlandım

0

Kanal D ekranlarında yayınlanan ‘Yargı dizisinde ‘Savcı Derya’yı canlandıran Şükran Ovalı, Re Touch Mag dergisine röportaj verdi. 2017’de evlendiği futbolcu Caner Erkin’i ve 2018’de dünyaya getirdiği kızı Mihran Ela’yı anlattı…

“Onca yıl Mihran Ela’sız nasıl yaşamışım! Sanki eksiktim, kızımla tamamlandım, yeniden doğdum.”

“Artık daha güçlü hissediyorum kendimi. Hamdım piştim.”

“Çok iyi bir yol arkadaşım, eşim var. Mihran Ela’nın doğumundan bu yana bana çok yardımcı oldu. Kızımızı beraber büyütüyoruz.”

“Caner’den önce evliliği hiç düşünmüyordum. Cesaretim yoktu. Çok şükür ki Caner ile yollarımız kesişti, şimdi ailem her şeyim. İyi ki o, çocuğumun babası.”

“İlişkimiz istikrar, sabır ve cesaretle ilerledi. Hep teşekkür ediyorum vazgeçmediği için.”

Numberone.com.tr

“Her konuda olduğu gibi bu konuda da başardık”

0

Geçtiğimiz günlerde oyuncu Zafer Algöz‘ün, Netflix’in çok konuşulan dizisi Erşan Kuneri hakkındaki bir eleştiriye verdiği cevapla başlayan ‘Gibi – Erşan Kuneri tartışması’ çığ gibi büyüyor. Algöz’ün kadrosunda yer aldığı Erşan Kuneri dizisini Exxen’in popüler dizisi Gibi ile kıyaslaması sosyal medyayı ikiye böldü. Ünlü isimlerin katılmasıyla alevlenen tartışma, gazeteci yazar Ertuğrul Özkök‘ün de gündeminde yer aldı.

Number1 FM ve Number1 Türk FM’deki ‘Ertuğrul Özkök ile Günün Yorumu’ isimli sesli köşesinde polemiği ele alan Özkök, “Biz Gibi’ci miyiz, Erşan Kuneri’ci miyiz? Yani Cem Yılmaz’cı mıyız yoksa Gibi’yi yapan o iki arkadaşımız gibi miyiz? Evet, hangisini tutuyoruz? Türkiye’de büyük bir tartışma başladı.” diye sordu.

Sanki ikisi arasında büyük bir kavga varmış gibi insanlar ikiye bölündüler diyen Özkök, “Her konuda olduğu gibi bu konuda da kutuplaşmayı başardık” dedi.

Ertuğrul Özkök şunları söyledi:

“Bugün haftanın çalışılan son günü güzel bir hafta sonuna başlayacağız. Size bu yorumu Paris’ten yapıyorum, Paris’te şu an yağmur yağıyor ama mayıs ayı her zamanki gibi güzel. Şimdi Türkiye’yi bırakırken çok şahane bir tartışma başlamıştı. Biz Gibi’ci miyiz, Erşan Kuneri’ci miyiz? Yani Cem Yılmaz’cı mıyız yoksa Gibi’yi yapan o iki arkadaşımız gibi miyiz? Evet, hangisini tutuyoruz? Türkiye’de büyük bir tartışma başladı. Sanki ikisi arasında büyük bir kavga varmış gibi insanlar ikiye bölündüler. Her konuda olduğu gibi bu konuda da kutuplaşmayı başardık. Oysa ben Cem Yılmaz’ın yaptığı bütün filmleri çok seviyorum, çok gülüyorum. Gibi’yi seyrettim yıkılıyorum. İkisi birbirinden çok farklı bir mizah anlayışı ama ikisi de bu ülkenin, bu toprakların mizahı ve bunları yapan insanlar çok başarılı komedyenler, çok başarılı metin yazarları… Yani benim gözümde böyle bir kavga yok ama zaten bir şey söyleyeyim mi size, Türkiye’nin başka meselelerinde de aslında hepimizin ortak istediğine adalet, demokrasi, insan hakları, birlikte kardeşçe yaşamak, terörü önlemek değil mi? Ama bakın, o konularda bile bölünmeyi başarıyoruz. Yani başarılı bir şekilde siyasetçiler arasında başlayan kamplaşma şimdi mizahçılar arasına geldi. Allah sonumuzu hayır etsin. Hepinize güzel bir hafta diliyorum.”

NE OLMUŞTU?

Zafer Algöz, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şunları söylemişti:

Gibi’nin başrolünden ise Zafer Algöz’e şu yanıt geldi:

Numberone.com.tr

“Bütün yeni ve eski eşler sizden ilham almalı”

0

Hollywood’un yaşayan efsanelerinden Bruce Willis’in mücadele ettiği afazi hastalığı onun geniş ailesini de eskisinden daha sıkı bir şekilde bir araya getirdi. Hem eski eşi Demi Moore, hem de şu anda evli olduğu Emma Heming Willis, çocuklarıyla birlikte kalabalık bir aile dayanışması sergiliyor. Bunun yeni örneklerinden biri de Demi Moore’un bir sosyal medya paylaşımından sonra yaşandı.

CANNES HATIRASI
Bruce Willis ile 1987- 2000 arasında evli kalan ve üç çocuk sahibi olan eski eşi Demi Moore, Instagram hesabında, yıllar öncesinden gelen bir fotoğraf paylaştı. Bu yıl 75’incisi düzenlenen Cannes Film Festivali’nden bir anıydı bu fotoğraf. 1997 yılında çekilen o karede o dönemde evli olan Bruce Willis ile Demi Moore kırmızı halıda yan yana objektiflere poz veriyor.

Bruce Willisa afazi teşhisi konulmuştu: Bütün yeni ve eski eşler sizden ilham almalı

DİKKAT ÇEKEN YORUM
Eski eşi Bruce Willis ile boşandıktan sonra da dost kalmayı başaran Moore’un bu paylaşımına takipçilerinden çok sayıda beğeni ve yorum geldi. Bu eski paylaşıma yorum yazanlardan biri de Bruce Willis‘in şu anda evli olduğu Emma Heming oldu.

Bruce Willisa afazi teşhisi konulmuştu: Bütün yeni ve eski eşler sizden ilham almalı

‘BÜTÜN ESKİ VE YENİ EŞLERE İLHAM VERMELİ’
Willis ile evliliğinden iki kız çocuğu dünyaya getiren Heming, Moore’un Instagram paylaşımına “Bütün duygular” yazıp bir de kalp emojisi koydu. Ardından da “güzel” diye ekledi. Willis’in eski ve şimdiki eşleri arasında bir kez daha gözler önüne serilen bu arkadaşlık da dikkatli gözlerden kaçmadı. Demi Moore’un, bu yazışmayı gören bir takipçisi de hem Moore’un hem de Heming’in bütün eski ve yeni eşlere ilham kaynağı olması gerektiğini belirtti.

67 yaşındaki Bruce Willis’in aldığı afazi teşhisi yüzünden oyunculuğu bırakacağı, geçtiğimiz mart ayında tüm ailesi tarafından yapılan ortak bir sosyal medya paylaşımıyla duyuruldu. Emma, Demi, Rumer, Scout, Tallulah, Mabel, ve Evelyn imzalı açıklama “Bruce’un harika hayranlarına” hitabıyla başladı. Aile tarafından yapılan bu ortak açıklamada, ‘Zor Ölüm’ün yıldızı, efsane aktör Bruce Willis’in son zamanlarda sağlık sorunlarıyla mücadele ettiği ve ‘Afazi’ teşhisi koyulduğu ve bu hastalığında da bilişsel kabiliyetleri etkilediği belirtildi. Aile, bu gelişmenin sonucu olarak Bruce Willis’in onun için çok şey demek olan oyunculuk kariyerini bırakacağını duyurdu. Willis Ailesi’nin açıklaması şu şekilde son buldu: “Bu, ailemiz için gerçekten zorlu bir zaman ve aralıksız sevgi, merhamet ve desteğiniz karşısında minnettarız. Güçlü bir aile birliğiyle bu süreçten geçiyoruz ve hayranlarının da bunu bilmesini istedik, çünkü onun sizler için ve sizlerin onun için ne demek olduğunu biliyoruz. Bruce’un her zaman söylediği gibi “Gününü gün et” ve birlikte bunu yapmayı planlıyoruz. Sevgiler.”

Bruce Willisa afazi teşhisi konulmuştu: Bütün yeni ve eski eşler sizden ilham almalı

GÖZLER AİLESİNE ÇEVRİLDİ
Tüm dünyayı sarsan bu haberin ardından gözler Bruce Willis’in geniş ailesine en çok da eşi Emma Heming’e çevrildi. Bu arada aileye yakın kaynaklar da Willis ve geniş ailesinin mücadelesiyle ilgili bilgileri paylaşıyor. People dergisine konuşan Bruce Willis ve eşi Emma Heming’e yakın bir kaynak, tüm ailenin hayata olumlu açıdan bakmaya çalıştığını ve birlikte güzel anlar yaratmak için çaba harcadığını belirtti.

Bruce Willisa afazi teşhisi konulmuştu: Bütün yeni ve eski eşler sizden ilham almalı

‘KOCANIZIN GÜNDEN GÜNE GÜÇTEN DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRMEK KOLAY DEĞİL’
Dergiye konuşan kaynak, Bruce Willis’in 2009 yılında evlendiği Emma Heming’in bu konuda gerçekten olağanüstü bir çaba harcadığını belirtti. Kaynak, biri 10, diğeri 7 yaşında iki kız çocuk annesi olan Heming’in, ailesini bir arada tutmak için büyük bir mücadele içinde olduğunu sözlerine ekledi. Onun vurguladığı bir başka ayrıntı da durumun Emma Heming için son derece zor olduğu. “Kocanızın günden güne güçten düştüğünü izlemek kolay değil” diyerek eski model Heming’in durumunu özetledi.

Bruce Willisa afazi teşhisi konulmuştu: Bütün yeni ve eski eşler sizden ilham almalı

GÜVENLİĞİNDEN EMİN OLMAK İSTİYOR
Bu arada Emma Heming’in, Bruce Willis’in sağlığıyla ilgilenmek üzere profesyonel yardım aldığı da belirtildi. Söz konusu kaynağın People dergisine verdiği bilgiye göre Heming, kocası için alanında en iyi doktorlarla da çoktan bağlantı kurdu. Kaynak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Evde Bruce ile ilgilenen yardımcılar var. Fakat yine de Emma onun güvenliğinden emin olmak için kocasının bakımıyla yakından ilgileniyor.”

Bruce Willisa afazi teşhisi konulmuştu: Bütün yeni ve eski eşler sizden ilham almalı

BEKLENEBİLECEK BİR DURUM AMA YİNE DE EMMA ŞOKE OLDU
Bruce Willis ile eşi Emma Heming arasında hatırı sayılır bir yaş farkı var. Willis 67, Demi Moore’dan boşandıktan sonra evlendiği Emma Heming ise 43 yaşında. Hayatın genel akışı dikkate alındığında da Bruce Willis’in sağlığının kendisinden 24 yaş genç eşinden daha erken bozulması beklenebilecek bir durumdu. Fakat aileye yakın kaynak; afazi hastalığının Emma Heming’i de kelimenin tam anlamıyla şoke ettiğini belirtti.

Bruce Willisa afazi teşhisi konulmuştu: Bütün yeni ve eski eşler sizden ilham almalı

EN BÜYÜK ŞANSI KALABALIK AİLESİ
Bu arada sağlık sorunları söz konusu olduğunda, Bruce Willis’in en büyük şansının ailesi olduğu belirtiliyor. Sadece Emma Heming değil eski eşi Demi Moore da her koşulda Willis’in yanında. Moore ile evliliğinden dünyaya gelen üç yetişkin kızı babalarının iyi hissetmesi için ellerinden geleni yapıyor. Heming ile evliliğinden dünyaya gelen iki küçük kızı da babaları için büyük bir moral kaynağı. Hatta kalabalık ailenin, Willis ile Heming’in kızı Mabel’ın 10’uncu yaşını hep birlikte kutladığı da konuşuluyor.

Bruce Willis ile Emma Heming, 2009 yılında evlendiler. Çift, verdikleri bir röportajda birbirlerine ilk görüşte aşık olduklarını söylemişti. Heming o röportajda Willis ile tanıştığında hissettiklerini şöyle anlatmıştı. “Onu ilk gördüğümde ne kadar çekici, komik ve son derece yakışıklı bir adam olduğunu düşünmüştüm. Bu benim onun hakkındaki ilk düşüncemdi.

Numberone.com.tr

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere dobra dobra

0

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim siz gençlerimize bırakacağımız en büyük miras 2053 vizyonu olacaktır. Hayallerinizden asla vazgeçmeyin” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Ankara Camii Kültür ve Kongre Merkezi‘nde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla düzenlenen “İstiklal Türküleri Lansmanı ve Temsilci Gençler ile Milli Sporcuların Buluşma Programı“nda konuştu.

Konuşmasına, kendisini dinleyen gençleri selamlayarak başlayan Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı‘nı tebrik etti.

Malazgirt’ten Milli Mücadele’ye kadar Anadolu’nun vatan olması ve kalması için gözlerini kırpmadan canlarını ortaya koyan tüm şehitleri, gazileri, kahramanları rahmetle yad eden Erdoğan, Milli Mücadele’nin habercisi olan 19 Mayıs 1919’da Samsun’da yakılan istiklal ateşinin, düşmanı 9 Eylül 1922’de İzmir’de denize dökerek zafere ulaştıran Türk ordusunun Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten erine kadar tüm mensuplarını şükranla andı.

Milli Mücadele’nin bu önemli tarihinin kendilerine armağan edildiği gençleri, dün olduğu gibi bugün de istiklal ve istikbalin teminatı olarak gördüklerini belirten Erdoğan, “Bizim, siz gençlerimize bırakacağımız en büyük miras, inşa ettiğimiz güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısının üzerinde hayata geçireceğimiz 2053 vizyonu olacaktır.” dedi.

İlk gençlik yıllarımdan beri hayatımı medeniyet, hak ve adalet davasına adamış, bu uğurda nice mücadeleler vermiş, nice sınamalardan geçmiş bir büyüğünüz olarak diyorum ki hayallerinizden asla vazgeçmeyin.” ifadelerini kullanan Erdoğan, gençlere “Şartların zorluğuna aldırmayın, imkanların kıtlığına teslim olmayın, yürüdüğünüz yolda önünüze çıkan engellerin cesaretinden korkmayın. Bunların hiçbiri sizin kalbinizde büyüttüğünüz, zihninizde şekillendirdiğiniz hedeflerinizden asla sizleri uzaklaştırmasın” tavsiyesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan gençlere çağrı: Hayallerinizden asla vazgeçmeyin

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

Çünkü siz, genç yaşında kendi adını verdiği bir cihan devletinin temellerini atmış Osman Gazi’nin, çünkü siz, nice hükümdarın kuşatıp alamadığı İstanbul’u 21 yaşında fetheden Fatih’in, çünkü siz, kısacık ömründe devletinin topraklarının büyüklüğünü 2,5 kat artıran Yavuz’un, çünkü siz, dünyanın en karmaşık döneminde ülkesini 33 yıl ayakta tutmayı başaran Abdulhamit’in, çünkü siz, vatan topraklarının elde kalan son parçası üzerinde yeni bir devlet kuran Gazi Mustafa Kemal’in, çünkü siz, demokrasi ve kalkınma mücadelesinin ilk bayrakları ve bayraktarı şehit Menderes’in, çünkü siz, Türkiye’ye çağ atlatma vizyonunun sahibi rahmetli Özal’ın, çünkü siz, son 20 yılda ülkeye kazandırdığı eserler ve önüne koyduğu hedeflerle Türkiye’yi dünya liginin en üstüne çıkartan bir büyük vizyonun mirasçılarısınız.

Tarihimizin her döneminde gençlerimizle ayağa kalktık, gençlerimizle yürüdük, gençlerimizle başardık. Biz, ‘kim var’ diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan fert fert ‘Ben varım’ cevabını veren, ‘Benim olmadığım yerde kimse yoktur’ duygusuyla davasına sahip çıkan gençlik ahlakıyla yetiştik.”

Her dönemde gençleri birbirine düşürerek, Türkiye’yi kendi içine kapatacak senaryoların sahnelendiğine dikkati çeken Erdoğan, “Kimi zaman sağ-sol, kimi zaman Alevi-Sünni, kimi zaman ilerici-gerici, kimi zaman Kürt-Türk denilerek birbirine düşürülmeye çalışılan gençlerimizin her kaybı, Türkiye’nin kaybı olmuştur. Biz, gençlerimizi tüm bu ayrımların ötesinde kucaklayan bir anlayışla Türkiye’nin önüne konan tuzakları birer birer bozduk.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan gençlere çağrı: Hayallerinizden asla vazgeçmeyin

“Şimdi hedef Paris”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da darbecilerin sokağa çıktıklarında karşılarında gençleri bulduğunu, Cumhuriyet tarihinin bu en şanlı direnişinde, gençlerin cesareti ve kararlılığının silahların gücüne galebe çaldığını vurguladı.

Sadece bu tablonun bile gençlere güvenlerinin ne kadar haklı olduğunu ispatlamaya yeterli olduğunu kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bugün de burada azimleriyle, çalışkanlıklarıyla, dirayetleriyle pek çok alanda kendilerini ispatlamış gençlerimizle birlikteyiz. Türkiye’nin en büyük kapalı salonu, 5 bin kişilik… Bu salonda bilhassa sporcu gençlerimiz, kazandıkları başarılarla ülkemizin ve milletimizin gururu haline geldi. Artık biz, Tokyo ve şimdi hedef Paris diyoruz. Tokyo’yu aşacak olimpiyat madalyalarıyla Allah’ın izniyle yola devam edeceğiz.

Az önce eskrimdeki şampiyonluğumuzu izledik ve dinledik, şimdi artık olimpiyat şampiyonluğu diyoruz. Az önce bir müjde daha aldım. O da Dünya Boks Şampiyonası’nda, İstanbul’da yeni bir altın daha çıkardık Ayşe kızımızla. Yarın akşam dört tane finalistimiz var, yine kadınlarda. Dörtte dört yapar mıyız, yaparız. Onların müjdelerini de bekleyeceğiz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan gençlere çağrı: Hayallerinizden asla vazgeçmeyin

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de sayıları 2,5 milyonu bulan faal sporcular içinden şanlı Türk bayrağını göndere çekecek, dalgalandıracak nice şampiyonlar çıkacağına inandığını dile getirdi. Erdoğan, şehirleri temsilen Ankara’da bulunan gençlerin, geldikleri yerlerde hayatın her alanında takdirle gösterilen yanlarının olduğunu bildiğini söyledi.

Programda kendisinden önce konuşan Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Merkezi Üyesi görme engelli Mert Yakıştır’ın iddialı ve başarılı bir genç olduğunu dile getiren Erdoğan, “Görme engelli ama metaverse meydan okuyor. İşte mesele bu. ‘Nitelikli Fikri Tapu’ diye dilimize kazandırdığımız NFT üreten ve bunları dünya çapında kabul ettiren gençlerimizin ufuklarının genişliğini takdirle takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençleri harflerle sınıflandırarak onları belli kalıplara sokmak isteyenlere inat gençlerin üretmede ve başarmada sınır tanımadığına işaret ederek, “Hep söylüyorum; artık bir TEKNOFEST gençliği yetiştiriyoruz. Şair ne diyor: ‘Zafer dedikleri kahraman peri, Susandan kaçar da coşana gider’. Sizlerin her birinde hiç durmadan, duraksamadan çalışarak, mücadele ederek, kendinizi geliştirerek hayallerinizi gerçeğe dönüştürecek potansiyeli görüyorum. Artık arka arkaya olimpiyat bekliyoruz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan gençlere çağrı: Hayallerinizden asla vazgeçmeyin

“En büyük enerji ve moral kaynağım gençlerimizin yüzünde gördüğüm kararlılıktır”

Gençlerin akademik alanda, mesleklerinde ve diğer alanlardaki kabiliyetleriyle ülkenin en büyük zenginliği ve güç kaynağı olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Ülkemizin neresine gidersem gideyim, en büyük enerji ve moral kaynağım gençlerimizin yüzünde gördüğüm umut, heyecan, kararlılık olmaktadır.” dedi.

Erdoğan, programa Milli Basketbolcu Cedi Osman’ın da katıldığını belirterek, milli basketbol takımının da bir numara olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem kendisi hem de Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun basketbol oynadığını hatırlattı.

“Türkiye’de 207 üniversite var”

Parti çalışmaları ve hükümet faaliyetlerindeki tüm program, proje ve uygulamalarda önceliği hep gençliğe verdiklerinin altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

Gençlerimizin yükseköğretim kapasitesi talebi vardı. Açtığımız üniversitelerde taleple kontenjanı aynı seviyeye getirdik. Göreve başladığımızda Türkiye’de 76 üniversite vardı. Şimdi Türkiye’de 207 üniversite var. Üniversitesi olmayan ilimiz yok. 81 vilayetin 81’inde de üniversitemiz var. Bu, şu demektir: Hakkari’deki gencimizin Ankara, İstanbul üniversitesine gitmesi için Hakkari’den anne ve babası onu yola koymasın, Hakkari’deki üniversitede okusun, Iğdır’daki üniversitede okusun, Şırnak’taki üniversitede okusun. Biz oraları mahrum bırakmadık, oralara da üniversitelerimizi yaptık. Yani öğrenci üniversiteye gideceğine, hocalarımız öğrencilerimizin olduğu o illere gitsin. ‘Batıda ne varsa doğuda da o olacak’ dedik ve biz bunu başardık.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan gençlere çağrı: Hayallerinizden asla vazgeçmeyin

“21 Mayıs’ta Adana’daki Gençlik Şöleni’nde on binlerle bir araya geleceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin eğitim öğretim sırasında barınma taleplerinin de olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

Yurt kapasitemizi 183 binden 756 bine çıkardık. Gençlerimizin maddi destek talebi vardı. Burs ve kredi miktarlarını lisansta 45 liradan 850 liraya yükselttik. Göreve geldiğimizde 45 liraydı, şimdi 850 lira. Gençlerimizin spor tesisi talebi vardı. En küçük yerleşim birimlerimize kadar binlerce salon ve saha inşa ettik. Gençlerimizin temsil talebi vardı. Seçilme yaşını önce 30’dan 25’e sonra 18’e indirdik. İstedik ki yaşlandıktan sonra değil, 18 yaşındaki genç politika nasıl yapılır, ülkemize nasıl yön verilir bizzat gelsin parlamentomuzda yaşasın ve yapsın. Gençlerimizin vakit geçirecekleri ve kendilerini geliştirecekleri yer talebi vardı. 399 gençlik merkezi açtık. Gençlerimiz ne istiyorsa onu hayata geçirecek imkanları sağladık.

İnşallah 21 Mayıs’ta Adana’da gençlerimizin düzenlediği Gençlik Şöleni’nde on binlerle bir araya geleceğiz. Bu şölende gençlerimizin enerjisi ve heyecanından bir kez daha istifade etme imkanı bulacağız. Tüm gençlerimizi Adana Stadyumu’ndaki şölenimize davet ediyorum.

Programdan notlar

Programda, Yücel Arzen ve orkestrası “İstiklal Türküleri”ni seslendirdi.

19 Mayıs kısa filminin gösterildiği programda, gençleri temsilen Aslıhan Bennur Değerliyurt, Gençlik ve Spor Bakanlığı yurtlarında kalan Serdoğan Sıvacı, Milli Sporcu Deniz Selin Ünlüdağ, Gençlik Merkezi üyesi Mert Yakıştır konuşma yaptı.

Program sonunda Balıkesir 75. Yıl Gençlik Merkezi, Gazi Üniversitesi Genç Ofis ve Samsun 19 Mayıs Gençlik Kampı ile canlı bağlantı gerçekleştirildi.

Temsilci Gençler Mehmet Hakan Yavuz ve Sümeyye İlteriş ile Milli Basketbolcu Cedi Osman, 81 ilden getirilen toprağı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teslim etti.

Mili Raket Abdullah Öztürk, 2016 Rio ve 2020 Tokyo Paralimpik Oyunlarında altın madalya kazandığı şampiyonluk raketi ve topu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim etti.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu da Erdoğan’a masa tenisi oynadığı fotoğrafın NFT’sini verdi. Erdoğan, bu sırada “Merak ediyorlar, niye raketi böyle tutuyorsun diye. Dünyada tek raket tutma tekniği bu değil. Gerçi Abdullah işi sapından alıyor, ben tamamen raketi adeta avucumun içine oturtuyorum. Ve bu şekilde biz, başarıyı alıyoruz ama buna rağmen Abdullah ile mücadele etmek kolay değil.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hediye takdiminin ardından gençlerle aile fotoğrafı çektirdi.

Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve çeşitli okullardan gençler de katıldı.

 

Numberone.com.tr

Anadolu Efes, Final Four’da finalde!

0

Euroleague’in son şampiyonu Anadolu Efes, Final Four’da bir kez daha adını finale yazdırdı. Müthiş maçta temsilcimiz Anadolu Efes, Yunan devi Olympiakos karşısında son saniye üçlüğüyle kazandı. Ve 19 Mayıs’ta üst üste 3. kez adını finale yazdırmayı başardı.

Ayşe Çağırır’dan 19 Mayıs’ta altın madalya

0
Milli boksör Ayşe Çağırır, Uluslararası Boks Birliği (IBA) tarafından düzenlenen Dünya Kadınlar Boks Şampiyonası‘nda 48 kiloda Kazakistanlı rakibi Alua Balkibekova‘yı mağlup ederek dünya şampiyonu oldu.

Başakşehir Gençlik ve Spor Tesisleri’nde düzenlenen şampiyonada milli boksör Ayşe Çağırır, 48 kilo final maçında Kazakistan’dan Alua Balkibekova ile karşı karşıya geldi. İlk raundu 5-0 kaybeden milli boksör, ikinci raundu 3-2 kazandı. Çağırır, üçüncü rauntu da 5-0 kazandı ve rakibini 3-2 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Milli sporcu ‘19 Mayıs’ta İstiklal Marşımızı okutacağımıza söz verdim. Sözümü tuttum’ dedi. Bugün de 4 sporcumuz ringe çıkacak.

Dünyanın konuştuğu davada romantizm rüzgarı

0

Johnny Depp avukatıyla flört mü ediyor?

Eski eşi Amber Heard ile karalama davasında karşı karşıya gelen Johnny Depp‘in avukatı Camilla Vazquez ile ilgili gerçek ortaya çıktı. Depp ile avukatı Vasquez, duruşmalar sırasında sergiledikleri samimiyetle dikkat çekmiş ve ikili arasında flört söylentileri ortaya atılmıştı. Fakat işin aslı ortaya çıktı.

İNGİLİZ EMLAKÇIYLA AŞK YAŞIYOR
İnternetteki TMZ sitesinin haberine göre Johnny Depp ile Camille Vasquez arasında herhangi bir romantik ilişki yok. Çünkü Vasquez, bir süredir İngiliz bir emlakçıyla ciddi bir ilişki yaşıyor.

Johnny Depp avukatıyla flört mü ediyor  İşin aslı ortaya çıktı

SÖYLENTİLER… SÖYLENTİLER
Johnny Depp ile Amber Heard arasında sürüp giden karalama davası, farklı farklı olaylara kapı açıp, içinde kendi gündemini de yaratıyor. 2015 ile 2017 arasında evli kalıp olaylı bir şekilde boşanan ve hâlâ hesaplaşmalarını bitiremeyen Depp ile Heard bir yandan duruşmalarda birbirleri aleyhine en özel ayrıntıları bile gözler önüne seriyor. Dünyadaki milyonlarca kişi de hangisinin haklı olduğunu ve davayı kimin kazanacağını merak ediyor. Ama diğer yandan da bu davayla ilgili beklenmedik gelişmeler yaşanıyor. Son dönemde sosyal medyada yayılan tuhaf bir söylenti de bunlardan biri.

Johnny Depp avukatıyla flört mü ediyor  İşin aslı ortaya çıktı

BAŞARILI BİR AVUKAT
ABD’nin Virginia kentinde görülen davayla ilgili bir söylenti ortalarda dolaşıyor son birkaç gündür. Haber sitelerinden sosyal medyaya uzanan geniş bir çerçevede giderek yayılan ve her geçen dakika daha çok ilgi çeken bu söylentinin kahramanları da Johnny Depp ile hukuk ekibinde yer alan avukatı Camille Vasquez. Kolombiyalı bir ailenin kızı olan ve ABD’de doğup büyüyen 37 yaşındaki Vasquez, önceleri sadece duruşmalardaki tavırları ve cesur sorularıyla dikkat çekiyordu. Mesleğinde gayet iddialı olduğu bilinen Camille Vasquez, müvekkili Depp’i savunurken ortaya serdiği kanıtlar, çapraz sorgularda Amber Heard’ü terleten sorular derken şimdi bambaşka bir nedenle gündemin ilk sıralarına çıktı.

Birkaç gündür Johnny Depp ile avukatı Camille Vazquez arasında bir romantik ilişki olduğu iddiaları ortada dolaşıyor. Bunun nedeni de Vasquez’in bu konudaki bir soruya verdiği her anlama gelebilecek tepki.

Johnny Depp avukatıyla flört mü ediyor  İşin aslı ortaya çıktı

GÜLÜMSEYEREK YOLUNA DEVAM ETTİ
Birkaç gün önce Virginia Fairfax’ta duruşmaların yapıldığı adliyeden çıkan Camille Vasquez, o anda hiç beklemediği bir soruyla karşılaştı. İnternetteki TMZ adlı Magazin sitesinin muhabiri Vasquez‘e “İnsanlar sizin Johnny Depp ile flört edip etmediğinizi bilmek istiyor. Bu internette de konuşuluyor. Bize “evet” ya da “hayır” diye net bir cevap verebilir misiniz?” dedi. Camille Vasquez, bu soruya net bir yanıt vermedi fakat tuhaf bir şekilde gülümseyerek yoluna devam etti.

 

Numberone.com.tr

Efsanevi gitarist 73 yaşında hayatını kaybetti

0
Iggy Pop‘un meşhur şarkısı The Passenger dahil şarkılara yazdığı klasik riffler ile öne çıkan David Bowie ve Iggy Pop gibi pek çok ünlü isimle birlikte çalışmış gitarist Ricky Gardiner hayatını kaybetti. Gardiner, Parkinson hastasıydı.

Efsanevi gitarist, 73 yaşında hayatını kaybetti

David Bowie’nin Low ve Iggy Pop’un Lust for Life albümlerinin klasik rifflerine imza atan gitarist Ricky Gardiner, 73 yaşında öldü. Yapımcı Tony Visconti, Gardiner’in eşinin kendisine haber verdiğini söyleyerek haberi sosyal medyadan duyurdu.

1948’de Edinburgh’de doğan Gardiner’in ilk büyük grubu, 1969’da kurulan prog rock grubu Beggars Opera’ydı. Ertesi yıl Act One ile başlayarak, Avrupa’da, özellikle Almanya’da bir kült favori haline gelen grupla altı albüm kaydetti.

Tony Visconti’nin solo albümü Inventory’de gitar çalmaya davet edildi ve Visconti, David Bowie’nin Low – Bowie’sinde performans sergilemesini önerdi ve ardından onu 1977’de Paris yakınlarındaki bir şatoda kayıtlara katılmaya davet etti.

Gardiner’ın kızı da Twitter’da paylaşım yaparak hayranlarına ölüm haberini duyurdu.

Iggy Pop albümü Lust for Life’da şarkı sözü yazarlığıyla katkıda bulundu.

Iggy Pop, Gardiner’a övgüde bulundu ve şunları yazdı: “Sevgili Ricky, sevimli, sevimli adam, tulumlarının içinde gömleksiz, gitar çalan en iyi adam.”

Gardiner baba oldu ve Bowie ve Pop ile turneye devam etmedi. Kendi stüdyosunu kurdu ve dijital prodüksiyon olanaklarını keşfetmeye başladı. Eşi Virginia Scott da dahil olmak üzere işbirlikçileriyle albümler çıkardı.

1998’de kendisine elektrosensitivite teşhisi kondu, bu da elektronik cihazların yakınındayken kendisini iyi hissetmemesine neden oldu. Ev stüdyosunu hastalığa uyum sağlamak için yeniden düzenlemek zorunda kaldı.

 

Numberone.com.tr