Ana Sayfa Blog Sayfa 550

Türkiye 2 – 0 Litvanya

0
UEFA Uluslar C Ligi 1. Grup’ta mücadele eden A Milli Futbol Takımı, İzmir Gürsel Aksel Stadı’nda oynanan karşılaşmada Litvanya‘yı 2-0 yendi.

Ediz Hun’un hayatı kitap oldu: Film Gibi Geçti

0

Türk sinemasının jönlerinden Ediz Hun’un hayatına dair detaylar kitap oldu. “Film Gibi Geçti” adlı kitapta Ediz Hun’un hayatı ve elbette Yeşilçam’ın kamera arkasına dair detaylar yer alıyor.

Ediz Hun’un hayatı kitap oldu “Film Gibi Geçti”. Usta oyuncu Ediz Hun’un yaşam serüveni, sinema yazarı ve akademisyen Rıza Oylum’un söyleşilerinden oluşan “Film Gibi Geçti” kitabıyla okurlarının karşısına çıkıyor.

İnkılâp Kitabevi tarafından yayımlanan kitapta Ediz Hun; çocukluğu, Yeşilçam yılları ve milletvekilliği döneminden pek çok önemli anısını paylaşıyor.

Yeşilçam’ın kamera arkası

Sinemaya ilk adımını attığı yıllardan günümüze dek 120’yi aşkın filmde başrol olarak yer alan Ediz Hun, dönemin popüler dergilerinden olan Ses’in, 1963 yılında düzenlediği sinema yıldızı yarışmasında birinci seçilmesini ve kısa sürede büyük bir ün elde etmesini “Film Gibi Geçti” kitabıyla sevenlerine ve Yeşilçam meraklılarına anlatıyor.

Türk sinemasının yakışıklı jönlerinden Ediz Hun, öğretim görevlisi Rıza Oylum’un sorularıyla Yeşilçam’ın kamera arkasına da yıllar sonra ışık tutuyor.

Ediz Hun’un hayatının detayları

“Film Gibi Geçti”, usta oyuncu Ediz Hun’un Cihangir’de doğduğu evden Norveç’te geçirdiği öğrencilik yıllarına; ilk rol aldığı filmden milletvekili seçildiği güne kadar hayatının dönüm noktalarını okurlarına sunuyor. Ediz Hun, hayatına dair detayları içtenlikle anlatırken, 6-7 Eylül gibi dönemin kritik olaylarına da değiniyor. Yeşilçam’a genişçe yer ayrılan kitapta, içinde önemli filmlerden karelerin de bulunduğu bir fotoğraf albümüne yer veriliyor. Anılar ve resimlerle nostaljik bir okuma vadeden “Film Gibi Geçti”, okurlarının beğenisini kazanmayı bekliyor.

“Film Gibi Geçti” arka kapak yazısı

Siyah beyaz bir fotoğraf karesi gibi Yeşilçam; bir kenara atılmış, tozlu raflarda duran, ama her bakıldığında insanın ruhuna elemle karışık bir saadet yayan, ucu yanmış bir fotoğraf karesi.

Fakir ama gururlu erkekleri, amansız hastalıklara yakalanan kadınları, imkânsız aşklarıyla o 24 fotoğraf karesinde her şey biraz daha masum sanki.

Türk sinema tarihinin en yakışıklı jönlerinden Ediz Hun o dönemin başkahramanlarından biri. Beyoğlu Emek’te, suare seanslarında, yaz günlerinde açık hava sinemalarında yıllarca konuk oldu hayatlara. Onu hep canlandırdığı karakterlerle beyaz perdeden izledik, ama işin bir de perde arkası vardı. Ediz Hun bu kez kurgu değil, gerçek bir hikâye anlattı. Cihangir’de başlayıp Norveç’e kadar uzanan içinde birbirinden güzel aşkları, üstün başarıları ve bir halkın hayranlığını saklayan bu hikâyede başrol yine onun.

Numberone.com.tr

Kim Kardashian ve Pete Davidson’dan tropik tatil

0

Geçtiğimiz aylarda ilk kez sevgilisiyle olduğu fotoğrafını yayınlayan reality show yıldızı Kim kardashian, soluğu tatilde aldı. Kardashian, erkek arkadaşı komedyen Pete Davidson ile tropik bir plajda denizin tadını çıkardı.

BİRBİRLERİNİ ÖPÜCÜKLERE BOĞDULAR

Siyah bikini giydiği görülen Kardashian, bir ara sevgilisiyle romantik anlar yaşadı. Birbirlerini öpücüklere boğan çift, o anları da yayınladı.

Kim Kardashian ile Pete Davidson'ın aşk tatili - Magazin haberleri

Paylaşımlarıyla hayranlarından yoğun ilgi gören çift, nerede tatil yaptıklarını ise belirtmedi.

AŞIKLARIN KANO TURU

Bir süre önce saçlarını sarıya boyatan ünlü yıldız, denizde Pete Davidson ile birlikte kano turu yaptı.

Son olarak Met Gala‘da giydiği elbise ile eleştirilmiş, gündem olmuştu.

Son olarak Met Gala'da giydiği elbise ile eleştirilmiş, gündem olmuştu.

Çünkü üzerindeki elbise Marilyn Monroe‘nun yıllar önce giydiği, bir ‘ulusal hazine’ olarak nitelendirilen bir parçaydı.

Çünkü üzerindeki elbise Marilyn Monroe'nun yıllar önce giydiği, bir 'ulusal hazine' olarak nitelendirilen bir parçaydı.

Monroe bu elbiseyi ölümünden kısa bir süre önce, dönemin ABD Başkanı John F. Kennedy‘nin 10 gün erken kutlanan doğum gününde giymişti. Kim Kardashian ise Monroe’nun tam 60 yıl önce giydiği çıplak elbisesini müzeden ödünç aldı ve giydi.

Manevi değeri olan bu elbisenin dikişleri genişleyip, taşları aşınmıştı. Kardashian’ın elbiseyi giymesine bile eleştiriler gelmişti, bir de elbisenin aşınmış son halini görenler resmen çıldırdı.

Numberone.com.tr

Marcelo’dan Türkiye’ye transfer cevabı

0

Real Madrid‘de geçirdiği başarılarla dolu 15 sezonun ardından ayrılan Marcelo, basın toplantısında Türkiye’ye transferiyle ilgili soruya cevap verdi. Real Madrid tarihinin en çok kupa kazanan oyuncusu olan Brezilyalı efsane, basın toplantısında gözyaşlarını tutamadı.

15 sezonun ardından Real Madrid’den ayrılan Marcelo için veda töreni düzenlendi. Kulübe veda ederken duygusal anlar yaşayan Brezilyalı yıldız gözyaşlarını tutamadı.

Veda töreninde ilk olarak Real Madrid Başkanı Florentino Perez konuştu. Marcelo’nun kulübün efsaneleri arasında girdiğini söyleyen Perez; “Büyük kaptanımıza veda ediyoruz. Real Madrid tarihinin en çok şampiyonluk kazanan oyuncusunda bahsediyoruz. Marcelo, tüm hayallerini gerçekleştirdin. Hiç şüphesiz, futbol tarihinin en iyi beklerinden birisin. Sana ve ailene teşekkür ediyorum.” dedi.

MARCELO GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

Perez konuşurlen gözyaşlarını tutamayan Marcelo ise veda töreninde şu açıklamaları yaptı:

Takım arkadaşlarıma ve antrenörlerime teşekkür ediyorum. Her şeyden önemlisi bu kulübün perde arkasında çalışanlarına. Kendimi sadece futbol oynamaya adadım. Eşime teşekkür etmek istiyorum çünkü o, futbola başladığımdan bu yana hep yanımdaydı. Bugün neysem, hepsi onun sayesinde.

Brezilya’dan ayrılırken aklımda Şampiyonlar Ligi’nde oynamak vardı. Bugün buradan dünyanı en büyük kulübünde tarihin en çok şampiyonluğa sahip oyuncusu olarak ayrılıyorum. Raul’e de teşekkür etmek istiyorum. Hiç söylemediğim bir şey anlatacağım. Kulübe geldiğimde bana çok yardımcı oldu ve bana birçok konu da tavsiyede bulundu. Her zaman örnek aldığım bir insandın ve idolümdün.

TÜRKİYE’DE Mİ OYNAYACAKSIN?

Basın toplanısı sırasında kariyerinin devamıyla ilgili sorulara yanıt veren Marcelo; “Seni gelecek sezon Türkiye’de mi izleyeceğiz?” şeklindeki soruya; “Bilmiyorum. Bir gelişme olursa Instagram hesabımdan mutlaka bildiririm.” yanıtını verdi.

Futbolculuk kariyeri sonrasında teknik direktörlüğe sıcak bakmadığını da söyleyen Marcelo; “Kendimi bu görevde hiç göremiyorum. 4-3-3-, 3-5-2 gibi sistemler hakkında hiçbir zaman çok fazla bilgim olmadı. Hepinizin bildiği gibi farklı bir futbolcuydum. Antrenörlüğü deneyeceğimi sanmıyorum.” dedi.

FENERBAHÇE RESMİ TEKLİF YAPACAK İDDİASI

Real Madrid’den gözyaşlarıyla ayrılan Brezilyalı sol bek için Fenerbahçe’nin resmi teklif yapmaya hazırlandığı iddia edildi.

Goal’ün haberine göre, Jorge Jesus‘un isteği doğrultusunda oyuncuyla temasa geçen sarı lacivertliler, yakın zamanda resmi teklif götürecek.

Şampiyonlar Ligi’nde oynamak isteyen Marcelo’nun, Fenerbahçe’den gelen teklife sıcak baktığı belirtilirken oyuncuya Fransa’dan Marsilya’nın da talip olduğu belirtildi.

KULÜP TARİHİNİN EN ÇOK KUPA KAZANAN OYUNCUSU

Ocak 2007’de Fluminense’den 6.5 milyon euro bonservis bedeliyle Real Madrid’e Transfer olan Marcelo, 25 kupayla Real Madrid tarihinin en çok kupa kazanan oyuncusu oldu.

Marcelo Real Madrid formasıyla 5 Şampiyonlar Ligi, 4 FIFA Kulüpler Dünya Kupası, 3 UEFA Süper Kupa, 6 La Liga, 2 Kral Kupası ve 5 İspanya Süper Kupa kazandı.

Real Madrid formasıyla 545 maça çıkan Brezilyalı sol bek, 38 gol atıp 103 asist yaptı.

Numberone.com.tr

Prens William ve Kate Middleton yeni evlerine taşınacak

0
İngiltere Kraliyet Ailesi’nin çifti, bu yaz Adelaide Cottage‘da kalmaya başlayacak. Kate ve William’ın gösteriş istemediği belirtiliyor.

Edebiyatın kaptanı Attila İlhan Şişli’de anılacak

0

Türk edebiyatının ‘kaptan’ lakaplı ustası Attilâ İlhan doğumunun 97. yıldönümünde Attilâ İlhan Vakfı ve Şişli Belediyesi işbirliği ile düzenlenecek olan ‘Attilâ İlhan Edebiyat Buluşmaları’nda anılacak.

Anmanın bu yılki sloganı: “Bir Kere Doğmuşum/Ölmek Yasak”

Tarih: 15 Haziran Çarşamba. Saat 18.00 Şişli Belediyesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Evi

Program:

1.Oturum

19.00-20.00

Konu: Attila İlhan ve Sanat

Moderatör: Doğan Hızlan

Katılımcılar: Gülten Dayıoğlu–Nedret Çatay–Dr.Çilem Tercüman–Metin Celâl

2.Oturum

Moderatör: Yakup Çelik

Seval Şahin-Haydar Ergülen–Nilay Özer–Didem Ardalı Büyükarman

İKİ DOKTOR İKİ KİTAP
HAYATA DOKUNAN ELLER
Prof. Dr. Ali Rıza Kural
Lal Kitap/Firuzan Gürbüz Gerhold

ÖNSÖZ de kitabın oluşumunu eşi Fügen Kural’ın gerçekleştirdiği belirtiliyor. Bir eşin diğerine yaşamöyküsünü hediye etmesinin öyküsü yer alıyor. Hiç kuşkusuz övülecek bir jest.

Ali Rıza Kural’ı bana Dr. Nevzat Atlığ tanıttı. Müzisyen doktor olması aramızdaki dostluğu geliştirdi.

Edebiyatın kaptanı Şişli’de anılacak

Alıntılar:

“Geleceğin büyük insanları isteseler de diğer çocuklara benzeyemezler. Bu nedenle içlerinden bazılarına ‘Büyüyünce ne olacaksın?’ diye sorulduğunda şöyle yanıt verebilirler:

‘Şarkıcı doktor olacağım’

Kitabımızın kahramanı Sevgili Ali Rıza Kural da seçeceği mesleği henüz beş yaşındayken böylesine kesin bir dille belirtmiş.

Genç yaşta radyo müdürlüğüne getirilen Dr. Nevzat Atlığ ilerleyen yıllarda Ali Rıza Kural’ın hocası ve yol göstereni olacaktır. Sanatçılar arasında Arif Sami Toker, Afife Edipoğlu, Mustafa Çağlar, Akile Artun, Ekrem Kongar, Can Akşit, Necmi Rıza Ahıskan ve Safiye Ayla gibi sanatçılar vardır.

1971 yılında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde verdiği Belediye Konservatuvarı öğrenci korosu konseri onun için unutulmazdır:

“Tiyatro 600 kişilik bir salondu ve hocam bana solo vermişti. Muhayyer makamında iki parça seslendirdim. Şarkılar bittiğinde salon alkıştan yıkılıyordu. Sesimin güzel olduğunu elbette biliyordum, şarkıları daima çok içten gelerek okurdum ama bu kadar alkış almak hiç beklemediğim bir şeydi. Seyirci beş kez bis yaptırdı. Böyle muhteşem bir gece yaşadım.

Daha sonra Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde çalıştırdığı koroda Süheyla Hoca’yla çalışmaya devam ettim, yine üniversite korosunda da şef yardımcılığı yaptım. Yani Süheyla Hoca’nın asistanı oldum.”

Hiç Akılda Yokken: Üroloji

Ali Rıza Kural konservatuvardan mezun olduktan sonra da okuluyla irtibatı kesmez. Bu ziyaretlerinden birinde karşılaştığı Nevzat Hoca tıp fakültesinde dirsek çürütmüş olan bu genci konservatuvar koridorlarında daha sık görmekten şüphelenmiş olacak ki onu yolundan çevirip tarihi sorusunu sorar:

‘Evladım, sen ne yapıyorsun?’

Hocanın sorusu aslında oldukça açıktır. Merak ettiği, Ali Rıza’nın doktor olarak hangi dalda ihtisas yapacak olduğudur. Gerçi o dönemde bir doktorun istediği branşı seçmesi günümüzden daha kolaydır. Ancak Ali Rıza hazırlıksız yakalanmıştır. Çünkü aklında henüz kesin olarak karar verdiği bir branş yoktur. Müziğe daha fazla zaman ayırabileceği kulak-burun-boğaz ya da küçük bir cerrahi branş gözüne daha kolay görünmektedir. Küçüklüğünden beri hayranlık duyduğu Profesör Doktor Alaeddin Yavaşça gibi kadın doğum uzmanlığı da seçenekler arasındadır. Ancak hocası hiç beklenmedik bir teklifte bulunur ve onu Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ndeki yakın dostu, merhum ürolog Muzaffer Akkılıç’a yönlendirir.

Çapa Tıp Fakültesi’nde okuduğu için Cerrahpaşa’ya yabancı olan Ali Rıza kendisi için randevu alınan gün ve saatte giyinip kuşanır, kravatını takar ve Cerrahpaşa Üroloji Servisi’nin yolunu tutar:

Muzaffer Hoca’nın yanına gittim, beni çok iyi karşıladı, şeker gibi bir insandı, epeyce konuştuk, sohbet ettik, hemen ertesi gün gelip başlamamı söyledi. Yani her şey bu kadar basit bir şekilde olup bitti.”

İstanbul’da tıp öğrencisi Ali Rıza Kural bu kente alışır. Musikinin büyülü dünyasından hiç vazgeçemez. Konserler verir, CD’ler doldurur.

DARÜL EYTAM’DAN ÜNİVERSİTE PROFESÖRLÜĞÜNE
(Bir Darüşşafakalının Anıları) – Prof. Dr. Rıdvan Cebiroğlu

BENİM de tanıdığım, sonradan annemin birçok hastasını gönderdiği Rıdvan Cebiroğlu sakin görünüşlü, insana güven veren, nazik biriydi.

Beşir Özmen bu kitabı verince hemen ilgilendim, geçmişe yolculuğa başladım.

Edebiyatın kaptanı Şişli’de anılacak

Özmen kitabın yeniden yayınlanma hikâyesini şöyle anlatıyor:

“Elinizde tuttuğunuz kitabın ilk baskısını 2009 yılında, Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Yıldırım ağabeyimin Cemiyet’teki masasının üzerinde gördüm.

‘20 Ocak 2009, değerli Başkan’ımız Sayın Zekeriya Yıldırım’a sevgi ve saygı ile – Dr. Rıdvan Cebiroğlu 944’ diye imzalanmış kitabı ödünç aldım, okudum ve kitaplığımın bir parçası oldu.

Prof. Dr. Rıdvan Cebiroğlu’nun Darüşşafaka’dan sınıf arkadaşı Mehmet Nusret (Aziz Nesin) anılarında ‘Darüşşafakalılar birbirinin kardeşidir, küçükleri büyüklerine ağabey der’ diye yazıyor. Ben de burada anacağım tüm Darüşşafakalılar için sık sık ağabey diyeceğim.

Rıdvan Ağabey’imizin kitabının adının, yaşamını ve kitabın içeriğini mükemmel bir şekilde ifade ettiğini düşünüyorum: Darül Eytam’dan Üniversite Profesörlüğüne, (Bir Darüşşafakalının Anıları).

Kitabın yeniden yayınlanmasına izin veren ve telif haklarını
Darüşşafaka’ya bağışlayan Rıdvan Cebiroğlu ağabeyimizin kızları Sevgi Dökmecioğlu ve Işıl Sarıoğlu’na gönülden
teşekkür ediyorum.”

Numberone.com.tr

Doç. Dr. Cihat Yaycı’dan adalar açıklaması

0
Müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı tv100’de ekrana gelen Taksim Meydanı’nda kritik değerlendirmelerde bulundu. Yunanistan’ın Ege’de silahlandırdığı gayri askeri statüdeki adalarla ilgili Yaycı, ‘Türkiye Lozan statüsüne dönülmesini talep etmelidir.’ ifadelerini kullandı.

Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi (TÜRK DEGS) Başkanı Müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, Türkiye’nin Yunanistan’a silahlandırmamak kaydıyla verdiği Ege Denizi’ndeki adaları şartlara uymaması nedeniyle yeniden egemenlik tartışmasına açmasının ardından tv100’de Gürkan Hacır‘ın hazırlayıp sunduğu Taksim Meydanı’nda kritik değerlendirmelerde bulundu.

Yunanistan’ın o adaları neden silahlandırdığını ve Türkiye’nin bundan sonraki süreçte hukuki olarak ne yapması gerektiği ile ilgili değerlendirme yapan Yaycı, Türkiye Lozan statüsüne dönülmesini talep etmelidir ve karasularını şimdiden 3 mile indirip Yunanistan’dan bunu talep etmelidir’ şeklinde konuştu.

O adalar Yunanistan’ın asla değildir bu adalar ya İtalya’nındır, İtalya’ya vermiyorsanız asıl sahibi olan Türkiye’ye rücu eder Osmanlı’nın halefi olarak. Bu kadar basittir.” diyen Yaycı, Bu hukuken son derece güçlü olduğumuz bir durumdur, bunu tartışmaya açmamız gerekir” ifadelerini kullandı.

Yaycı’nın açıklamaları şu şekilde;

Gayri askeri statü, silahsızlandırmayı da kapsar. 1914 yılında Büyükelçiler Konferansı’nda alınan 6 büyük devlet kararı var. Burada gayri askeri statü tanımlanır, Lozan Anlaşması’nda buna atıfta bulunulur.

1912 Uşi Anlaşması’yla aslında İtalya’nın gasp ettiği adalardır. Bu anlaşmada Trablusgarp ve Bin Gazi’nin İtalya’ya verilecek, Osmanlı Devleti buraları boşaltacak adalar Osmanlı’ya geri verilecek, anlaşma budur. İtalya, Dünya Savaşı’nda bunların üstüne çullanmıştır.

“Bu adalar ya İtalya’nındır, İtalya’ya vermiyorsanız…”

Bu hukuken son derece güçlü olduğumuz bir durumdur, bunu tartışmaya açmamız gerekir. O adalar Yunanistan’ın asla değildir bu adalar ya İtalya’nındır, İtalya’ya vermiyorsanız asıl sahibi olan Türkiye’ye rücu eder Osmanlı’nın halefi olarak. Bu kadar basittir.

“Türkiye Lozan statüsüne dönülmesini talep etmelidir”

Adalar Denizi’nde statü Lozan Anlaşması’yla belirlenmiştir, iki tarafında imzacı olduğu tek anlaşmadır ve 3 mil esas alınmıştır orada. Türkiye Lozan statüsüne dönülmesini talep etmelidir ve karasularını şimdiden 3 mile indirip Yunanistan’dan bunu talep etmelidir.

Numberone.com.tr

İhracatta pastanın yarısını bu şirketler karşılıyor

0
Türkiye’deki ekonomik büyümenin en önemli kalemi olan ihracatın yarısını bin şirket yaptı. 242,6 milyar dolara çıkan ihracatın 123,3 milyar dolarına imza atan ihracat şirketleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törenle ödüllendirildi. TİM Başkanlığı’na Mustafa Gültepe seçildi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi‘nin (TİM) 29. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları ödül töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla dün İstanbul’da gerçekleştirildi. TİM başkanının da değiştiği Haliç Kongre Merkezi’ndeki genel kurulda, “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı 2021” araştırmasının sonuçları da açıklandı.

İLK BİN FİRMANIN İHRACATI 123 MİLYAR DOLAR

TİM tarafından gerçekleştirilen araştırma, ihracatın en büyük kuruluşlarının yıllık performanslarının gözlemlenmesine ve birçok detaylı analiz yapılmasına olanak sağlayarak ihracatçı firmalara yol gösterirken, ihracatın gelişimi için yapılan çalışmaların sonuçlarını da gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre; 2021’deki toplam ihracat bir önceki yıla göre yüzde 32,8 artış kaydederek 225 milyar 220 milyon dolar oldu. İlk 1.000’de yer alan şirketlerin 2021’deki toplam ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 33,2 artarak 123,3 milyar dolara ulaştı.

YÜZDE 80’İ YERLİ FİRMALAR

Bu şirketlerin toplam ihracattan aldıkları pay yüzde 54,7 olurken, 1 milyar dolar ve üzeri ihracat yapan firma sayısı da 15 oldu. Araştırmaya göre, 2021’de ilk binde 827 firma yer alırken, bu yıl 173 firma ilk kez binin arasına girmeyi başardı. Yerli firmalar ilk binin yüzde 80’ini oluşturdu. Bu firmalar, ilk binin toplam ihracatının yüzde 63’ünü gerçekleştirdi. İlk binin yüzde 66,5’i üretici-ihracatçı firmalardan oluştu. İlk bin firmanın yüzde 57,7’si Marmara Bölgesi’nde olurken, listede 52 ilden firmalar yer aldı.

ÜÇÜNCÜ SIRADA GAZİANTEP VAR

İlk bin İhracatçı Listesi’nde 52 ilden firma yer aldı. 2021 yılında listede en fazla firması yer alan iller; İstanbul (429 şirket), İzmir (78 şirket), Gaziantep (71 şirket), Kocaeli (65 şirket), Bursa (52 şirket) ve Ankara (46 şirket) olarak sıralandı.

UZAK PAZARLARA DAHA FAZLA MAL SATMALIYIZ

Ticaret Bakanı Mehmet Muş ise, ihracatın büyümeye verdiği güçlü desteğe dikkat çekti. Uzak ülkeler stratejisiyle 18 ülkeye olan 20 milyar dolarlık ihracatı dört katına çıkarmayı hedeflediklerini belirten Muş, ihracatçıyı kur oynaklığından korumak için hükümet olarak verdikleri desteklere dikkat çekti. Muş, Türkiye’nin ihracat vizyonunu genişletme adımlarını atmayı sürdüreceklerini anlattı.

Yıldızlar listesindeki ilk 10 firma

2021 yılında en yüksek ihracat yapan ilk 10 firmanın yanı sıra kendi sektöründe en çok ihracat yapan 27 firmanın da ödülleri törende takdim edildi. Türkiye’nin milli bayrak taşıyıcısı Türk Hava Yolları’na (THY) ise Hizmet İhracatı Özel Ödülü verildi. Geçen yıl en yüksek ihracat yapan ilk 10 firma şöyle sıralandı:

  • 1 Ford Otomotiv
  • 2 Toyota Otomotiv
  • 3 Türkiye Petrol Rafinerileri
  • 4 Kibar Dış Ticaret
  • 5 Vestel Ticaret
  • 6 Arçelik
  • 7 OYAK-Renault
  • 8 SOCAR Türkiye
  • 9 HABAŞ
  • 10 TGS Dış Ticaret

İsmail Gülle’den duygusal veda

Önce genel kurul salonunda ihracatçılara seslenen TİM Başkanı İsmail Gülle, ardından da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bakanların da katıldığı ödül töreninde duygusal bir veda konuşması yaptı. TİM Başkanlığı döneminde kur üzerinden ekonomiye saldırılara, ticaret savaşlarına, pandemiye ve sıcak çatışmalara şahitlik ettikleri tarihi bir süreç yaşadıklarını belirten Gülle, Türkiye’nin küresel ticaretten aldığı payı yüzde 1’in üzerine taşıma başarısı gösterdiklerini belirtti. Gülle, “Bugün size TİM Başkanı olarak son kez hitap ediyorum. Bundan dolayı hem sevinçliyim hem de hüzünlüyüm. Sevinçliyim çünkü, çıtayı devraldığımız yerden çok daha yukarı çıkardık ve bu bayrağı öyle teslim ediyoruz. TİM Başkanlığı görevim bitse de, bundan sonra da Türkiye ekonomisinin ve ihracatının hizmetkârı olmaya devam edeceğim. Makamlar gelip geçicidir. Esas olan güçlü ve müreffeh Türkiye’dir” dedi.

Mustafa Gültepe

Mustafa Gültepe 273 oyla seçildi

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) başkanlığına İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe seçildi. Daha önce birlik ve sektör başkanlarından büyük bölümünün adı üzerinde uzlaşma sağladığı Mustafa Gültepe, genel kuruldaki başkanlık seçimine tek aday olarak katıldı. Kullanılan 274 geçerli oyun 273’ünü alan Gültepe, TİM Başkanı seçildi.

DESTEK TEŞEKKÜRÜ

Mustafa Gültepe, yaptığı değerlendirmede TİM Başkanlığı seçimi sürecinde sektörlerin ve birliklerin örnek bir dayanışma sergilediklerinin altını çizdi. 100 bini aşkın ihracatçı ailesinin liderliği konusunda kendisine güvenen ve destekleyen herkese teşekkür eden Gültepe, Türkiye’yi ihracatta marka ülke yapma hedefiyle yola çıktıklarını belirtti. Gültepe, “TİM’i strateji ve vizyon liderliğini üstlenen, gündem belirleyen bir kimliğe kavuşturacağız. Daha aktif, senkronize çalışacağımız birliklerimizden gelecek bilgi akışı ve projeler en önemli veri kaynağımız olacak” dedi.

KÜRESEL TİCARETTEKİ PAYIMIZI YÜZDE 50 ARTIRABİLİRİZ

Türkiye’nin geleceği için ihracatın vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Gültepe, şu mesajları verdi:

“Biz Türkiye’yi ihracatta marka ülke yapma hedefiyle yola çıktık. Tüm sektörlerimizde bilimsel ve teknolojik dönüşümü tamamlamak zorundayız. Ülkemizin küresel ihracattan aldığı pay yüzde 1 civarında bulunuyor. Bu payı yüzde 50 artıracak potansiyelimizin olduğuna inanıyorum. Kilogram başına ihracatta en azından 2 doları yakalayabilmeliyiz. Hedefin zor, sürecin meşakkatli olduğunu biliyorum. Ama ortak akılla, 27 sektörümüzün, 61 birliğimizin etkin katılımıyla, üstesinden gelemeyeceğimiz sorun olmadığına inanıyorum.”

Numberone.com.tr

Sümeyye Boyacı dünya şampiyonu oldu

0

Eskişehir Büyükşehir Gençlik ve Spor Kulübü’nün Milli Yüzücüsü Sümeyye Boyacı, Portekiz’in Madeira Adası’nda düzenlenen Para Yüzme Dünya Şampiyonası’nda 41.58’lik dereceyle dünya şampiyonu oldu.

70 ülkeden 600’ü aşkın sporcunun katıldığı Para Yüzme Dünya Şampiyonası’nda 50 metre sırt üstü yarışında madalya mücadelesi veren Sümeyye Boyacı, uzun süre önde götürdüğü yarışta Dünya Şampiyonu oldu.

Sevilay Öztürk ise 44.45’lik derecesiyle gümüş madalya kazandı.

Altın madalyayı getiren Sümeyye Boyacı, Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen Dünya Şampiyonası kota mücadelelerinde 50 metre sırtüstü yüzmede 41.41 saniye ile Avrupa’nın en iyi derecesini yapmıştı.


Sümeyye Boyacı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kazandığı şampiyonluk nedeniyle büyük gurur duyduğunu belirterek, “Duygularımı anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalacak ama bugün bir hayalimi daha gerçekleştirdim. 19 yaşında katıldığım Açık Yaş Dünya Şampiyonası’nda ülkemize kazandırdığım Dünya Şampiyonluğu ile koleksiyonumda eksik olan bir başarıyı daha tamamlamış oldum. Kazandığım şampiyonluk benim için bir altın madalyadan çok daha büyük bir gururu ifade ediyor. Bu madalyanın en özel tarafı kadın bir sporcu tarafından Türk Yüzmesine kazandırılan ilk Dünya Şampiyonluğu olması. Ne bu madalya için yaşadığım mutluluğu ne de harcadığım emeği tarif etmeye hiçbir cümlemin gücü yetmez. Başta ailem ve antrenörüm olmak üzere benimle bu yolda yürüyen ve emek veren herkese teşekkürü borç bilirim. Ayrıca hemen yan kulvarımda yarışan, takım arkadaşım Sevilay’ın aldığı gümüş madalya da bize gösteriyor ki Türk sporcularının, gençlerinin başarabileceklerinin potansiyelini kimse tahmin edemez” dedi.

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, dünya şampiyonu olan Sümeyye Boyacı ile gümüş madalya kazanan Sevilay Öztürk’ü yayımladığı mesaj ile kutladı. Bakan Kasapoğlu, tebrik mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Portekiz’in Madeira Adası’nda düzenlenen Para Yüzme Dünya Şampiyonası’nda S5 kategorisi 50 metre sırtüstünde 41.58’lik derecesiyle dünya şampiyonu olan Sümeyye Boyacı ile 44.45’lik derecesiyle gümüş madalya kazanan Sevilay Öztürk’ü tebrik ediyorum. Elde ettikleri başarılara yenisini ekleyen Sümeyye ve Sevilay kazandıkları madalyalarla bizleri bir kez daha gururlandırdı. Milli sporcularımızın başarılarının devamını diliyorum. Ay-yıldızlı Bayrağımızın dalgalandırılmasında ve İstiklal Marşımızın dinletilmesinde emeği geçenlere ülkem ve şahsım adına teşekkür ediyorum”

Numberone.com.tr

Güneş panelli araçlar 2024 yılında yollarda olabilir

0

Hollandalı bir şirket, dünyanın ilk üretime hazır güneş arabasını bu yılın sonlarında müşterilere teslim etmeye başlıyor ve yaz koşullarında aylarca ücretsiz sürüş vaat ediyor.

‘Yetmez ama evetçi’lerden bir tarihi yanılgı itirafı

0

Gazeteci yazar Ertuğrul Özkök‘ün eşinin adına gönderme yapan ‘Tansu’ya Mektuplar’ adını verdiği ve ‘newsletter’ olarak yayınladığı yazıları hız kesmeden sürüyor… Özkök, bugünkü yazısında, T24 yazarı Murat Belge‘nin yaşamını yitiren Konda Araştırma şirketinin kurucusu Tarhan Erdem’in ardından kaleme aldığı yazısındaki bir ayrıntıya dikkat çekti. Ertuğrul Özkök, 2010 referandumunda Türkiye’nin siyasi tarihine geçen ‘Yetmez ama evet’ hareketi üzerinden çeşitli çözümlemelerde bulundu.

Özkök’ün, “Yetmez ama evetçi’lerden bir tarihi yanılgı itirafı” başlıklı yazısı şöyle: 

“Durmadan ‘Geçmişle Hesaplaşma’dan bahseden, hayatı fikri arkeolojik kazılarla geçen ve bu kazılarda, ruhundaki iflah olmaz kan davası duygusunu her an yaşatacak, canlı tutacak toprakaltı bahaneleri bulan insanlar bana göre değildir.

Ben da Kılıçdaroğlu gibi ‘Barıştırıcı, yapıcı, yapıştırıcı’ helalleşmelerden yanayım.

O nedenle böyle bir yazıyı yazdığım için hem mutluyum hem de isteksizim.

Çünkü her gün bu liberal aydınlara tehditvari ifadelerle parmaklarını sallayanlardan değilim.

Yine de yazıyorum çünkü, hiç sevmediğim ‘Ama’ kelimesi ile izah edebileceğim bir gerekçem var.

BİZİM NESLİMİMİZ TEK TEK GİDERKEN GERİYE NE BIRAKACAK

Konda Araştırma şirketinin kurucusu Tarhan Erdem’i kaybettik. Benim de uzun yıllardır tanıdığım, aynı CHP çatısı altında birlikte çalıştığımız, dürüst bir Türk aydınıydı.

Arkasından yazılan en güzel yazılardan birini Murat Belge yazdı.

Yazı, son 40 yılda Türkiye’nin düşünce ve siyasi hayatına damgasını vurmuş bir neslin, yani bizim neslimizin içinde bulunduğu duygusal durumu çok güzel anlatan şu cümleyle  başlıyor:

‘Ölümün mevsimi yok ama insan belirli bir yaşa gelince, bu olayın bekleme odasına gelmiş, girmiş oluyor…’

Sophie’nin Seçimi filmindeki ‘I think we are dying Sophie’ (Sophie galiba bizler  ölüyoruz) cümlesiyle özetlenebilecek bir ruh halini anlatıyordu.

Tek tek gidiyoruz artık.

Bu işin duygusal yanı.

Ancak yazıda bu duygusallığın çok ötesine geçen çok önemli bir rasyonel bölüm var. Amacım onu konuşmak.

12 EYLÜL’E KARŞI ANAYASA TASLAĞI HAZIRLANIRKEN ORTAYA ÇIKAN ŞÜPHE

Murat Belge, Tarhan Erdem’i Ecevit hükümetlerinden birinde bakanlık yaparken tanımış. Sonra 12 Eylül Anayasası‘na karşı bir Anayasa taslağı hazırlanırken bir araya gelmişler.

Gerisini onun yazısından aktarıyorum:

‘Sonraki yıllarda çeşitli olaylar, gelişmeler Tarhan Bey’le görece daha sık karşılaşmamıza, görüşmemize vesile oldu. Bir aralık ikimiz de bir anayasa projesinin içindeydik: ana fikri, 12 Eylül Anayasası’nın Türkiye için bir felaket olduğu ve mutlaka değişmesi gerektiği idi. Ama onun yerine geçecek anayasanın harcında toplumun bulunması gereğini vurguluyorduk. Bu demokratik anayasanın nasıl bir anayasa olması gerektiği konusunda bütün toplumu tartışmaya davet eden bir kampanya düşünmüştük. Neredeyse her hafta toplanıyor, tartışıyorduk’

Asıl konu bu satırlardan sonra başlıyor:

MURAT BELGE’NİN PARANTEZ İÇİNDE YAZDIĞI O TEK CÜMLE

‘Tarhan Bey, Halk Partili bir aile ve bir geçmişten geliyordu. Ama herhangi bir konuda olmadığı gibi bu konuda da ‘fanatik’ denecek bir tavrı yoktu. Atatürkçü ideolojinin din ile bağlantılı her türlü yaklaşıma şüpheyle bakması onun da belirli ölçüde paylaştığı bir tavırdı…’

Bu sözlerin anlamı açık:

Belge, Tarhan Erdem’in laiklik konusunda çoğu CHP’li gibi kararlı bir tutum içinde olduğunu, muhafazakar kesimlerin bu konuda atacağı her adıma şüpheyle baktığını belirtiyor.

Bu yazıda anlatmak istediğim konu, işte tam bu satırlardan sonra açılan bir parantez içinde yazılan tek cümle ile ifade ediliyor.

Murat Belge’nin parantez içinde yazdığı o tek cümle aynen şöyle:

‘Tayyip Erdoğan’ın bu konuda gösterdiği performans bunun pekala yerinde bir şüphe olduğunu kanıtladı…’

BİR LİBERAL AYDINDAN BÖYLE BİR CÜMLEYİ İLK DEFA OKUYORUM

Bu cümleyi, yakın dönem Türk siyasi tarihinde ‘Liberal’ olarak geçen aydınlardan birinden ilk defa okuyorum.

Bu aydınların çoğu 12 Eylül 2010 Referandumunda ‘Evet’ oyu kullandığını açıklayan kişilerdi. Siyasi tarihimize ‘Yetmez ama evet’ hareketi olarak geçti isimlerdi bunlar.

Bana göre Murat Belge’nin bu sözleri, tarihi bir itiraf anlamına geliyor.

Ama hemen belirteyim. Bu sözler, Murat Belge’nin laiklik adına yapılan yasaklamaları da doğru bulduğu anlamına hiç gelmiyor. Aynı şeyleri Tarhan Erdem için de söylüyorum. Hiçbir zaman yasakçı zihniyetleri doğru bulmadılar.

Yine de CHP’lilerin laiklik konusundaki bazı endişelerinin hiç te temelsiz olmadığını gösteren bir itiraf bu.

HAYAL ETTİĞİMİZ ÜLKE BU DEĞİLDİYSE NEYDİ

2010 referandumun ardından 12 yıl geçti. Dün Google’a girip, o dönem ‘Yetmez ama evet’ diyenlerin listesine baktım. O kadar çok tanıdık isim var ki…

Ama bugün çoğu artık yazacak bir yer bulamıyor. Bir bölümü yurtdışında. Hemen hepsi çok açık bir hüsran yaşıyor.

Hemen hepsi Çetin Altan’ın ölümünden önce söylediği şu cümleyi onun vasiyeti gibi saklıyorlar:

‘Hayal ettiğimiz ülke bu değildi…’

Tabii artık şu soruyu sorma zamanı geldi:

Hayal ettiğimiz ülke bu değildiyse neydi?

Şüphelerimizde haklıydık ama o şüpheleri gidermenin yolu da başörtüsünü yasaklamak, gibi baskıcı yöntemler değildi.

Sanki hepimiz geçmişten gerekli dersleri çıkarıyoruz gibi…

ARADAN GEÇEN 20 YIL BİZE ÖĞRETTİ LAİKLİK GERÇEKTEN ÇOK ÖNEMLİ

Aradan geçen 20 yıl bize şunu çok iyi öğretti:

Laiklik gerçekten çok önemli.

Ve laikliği en iyi ve en güçlü savunmanın yolu onu yasakçı zihniyetin esaretinden kurtarıp 21’inci Yüzyıla yakışır bir duyguyla savunmak.

Hepimiz bir de rahmetli Turgut Özal’ın şu cümlelerinin ne anlama geldiğini çok acı tecrübelerimiz ve başımıza gelenlerle  öğrendik:

‘Bir ülkede refahın, çağdaşlığın, barışın yolu üç hürriyetten geçiyor: Düşünce ve ifade hürriyeti, inanç hürriyeti ve girişim hürriyeti…’

Yani gerçek bir demokrasi ile…

UMARIM AKP DE 20 YILDAKİ VAHİM HATALARI GÖRÜR

Son 20 yılda bu üç hürriyet de öylesine darbeler aldı ki…

O nedenle bu cesareti gösteren ilk ‘Yetmez ama evetçi’ olduğu için Murat Belge’yi kutluyorum.

Umarım AKP de artık şu 20 yılda yaptığı vahim hataları itiraf edebilecek bir cesarete sahip olur.

Umarım Erciyes Üniversitesi kampüsünden, İlahiyat Fakültelerinin mezuniyet törenlerinden gelen sesler onlara da bir şey diyordur…

Çünkü muhafazakar ailelerin çocuklarından da aynı sesler geliyor artık…”

Ertuğrul Özkök

Numberone.com.tr

Demet Özdemir’in plaj defilesi

0

Oyuncu Demet Özdemir yaz sonunda Oğuzhan Koç ile nikah masasına oturmaya hazırlanıyor. Düğün öncesi yakın arkadaşlarıyla soluğu Çeşme’de alan Özdemir, plajda adeta defile yaptı. Formda fiziği ile dikkat çeken oyuncu giydiği bikini ve mayosuyla tüm bakışları üzerine topladı.

Tarık Emir Tekin: Finali koğuşta izledim

0
Geçtiğimiz haftalarda final yapan Kanal D’nin başarılı dizisi ‘Sadakatsiz‘in Selçuk’u Tarık Emir Tekin, askerliğini bitirdi. Terhis sonrası soluğu sevgilisi Sofia ile İstanbul gecelerinde alan Tekin, gazetecilerin sorularını yanıtlayarak askerlik süreci ve gelecek planları hakkında konuştu.

Şarkıcı ve oyuncu Şevval Sam’ın, eski futbolcu Metin Tekin ile 1993-1999 yılları arasında süren evliliğinden dünyaya gelen Tarık Emir Tekin, Kalan D’nin 25 Mayıs’ta final yapan fenomen dizisi ‘Sadakatsiz’deki Selçuk rolüyle adından söz ettiriyor.

Tekin, dizideki performansıyla hayranlarının yanı sıra ailesinin de takdirini kazanıyor.

“DONANIMI ÇOK FAZLA”

Geçtiğimiz aylarda oğlunun başarısından gurur duyduğunu belirten Şevval Sam, “Oyunculuğa dair konuştuğumuzda ondan çok şey öğreniyorum. Donanımı çok fazla. İşine, mesleğine tutku ile bağlı olan biri olduğun için geliştirmek için ne gerekiyorsa yapıyor” demişti.

Tarık Emir Tekin: Sadakatsizin finalini koğuşta izledim

Oğlunuzun kariyer planlamasıyla ilgili fikir alışverişi yapıyor musunuz?” sorusuna da yanıt veren oyuncu, “Taro yolunu başından beri kendisi çizdi. Ben herhangi bir destek vermedim. Bizde öyle pohpohlamak yoktur. Herkes kendi parmak izini kendi keşfeder. Taro da kendi yolunu kendi başına çizen bağımsız bir birey. Dolayısıyla gelecek adına ondan umutluyum” ifadelerini kullanmıştı.

“OĞLUMA HAYRANLIK DUYUYORUM”

Önceki günlerde de ‘Fatih Altaylı ile Bire Bir’ programına konuk olan Şevval Sam, yine oğlu Tarık Emir Tekin hakkında konuşmuştu.

Tekin’e hayranlık duyduğunu belirten Sam, “Babasına çok benziyor. 9 ay boyunca dua ettim, ‘kime benzerse benzesin ama içi bana benzesin.‘ diye” demişti.

Güzel oyuncu, sözlerine; “Çünkü ‘büyüdüğü zaman onunla iyi arkadaş olmak istiyordum.’ diyordum. Bana hiç bana benzemiyor ama bana ruhu çok benziyor. Çok entelektüel bir çocuk. Samimi ve gerçek ama bir yandan da aşırı cool. 23 yaşında anne oldum, onunla büyüdüm sayılır. Hayranlık duyuyorum. O da oyuncu oldu. Bu konuyla ilgili okuması, izlemesi konusunda ayrıca hayranlık duyuyorum. Metin futbolcuydu ama o sanata daha yatkın oldu” diye devam etmişti.

“DAHA HAVALI BİR OYUNCU GÖRDÜNÜZ MÜ?”

Tekin, geçtiğimiz aylarda ise Şevval Sam’ın doğum günü için annesi ve Eda Ece ile bir araya gelmişti. Daha önce Taro’yu, dünyaca ünlü oyuncu Johnny Deep’e benzettiği hatırlatılan Ece, “Daha havalı bir oyuncu gördünüz mü?” şeklinde konuşmuştu.

Tarık Emir Tekin ise bu sözlere; “Eda çok değerli, çok teşekkür ediyorum. Böyle şeyler beni çok onurlandırıyor” şeklinde karşılık vermişti.

Tarık Emir Tekin: Sadakatsizin finalini koğuşta izledim

 

SOLUĞU BODRUM’DA ALDILAR

Tekin, geçtiğimiz yaz uzun süredir birlikte olduğu sevgilisi Sofia ile birlikte soluğu Bodrum’da almıştı. Yalıkavak’daki bir plajda kameralara yansıyan ikiliden Tarık Emir Tekin, romantik anlar yaşadığı sevgilisini öpmeye doyamamıştı.

Birlikte güzel vakit geçiren ünlü çift, gazetecilerin kendilerini görüntülediğini fark ettiğinde ise istiflerini bozmamışlardı.

“HER ŞEYİ DOLU DOLU YAŞAMAK İSTİYORUM”

Öncesinde ise sevgilisi Sofia ile yedi yıldır çok güzel bir ilişkilerinin olduğunu söyleyen Taro, “Sofia lise aşkım, yedi yıldır tanışıyoruz. Her şey çok güzel gidiyor” demişti. Başarılı oyuncu, “Her şeyi dolu dolu yaşamak istiyorum. Evlilik tabii ki neden olmasın” açıklamasıyla sözlerini noktalamıştı.

“HAFTAYA ASKERE GİDİYORUM”

Başarılı oyuncu, geçtiğimiz ay sevgilisi Sofia ile birlikte Bebek’te yer alan bir mekandan çıkarken objektiflere takılmıştı.

Ayaküstü basın mensuplarının sorularını yanıtlayan oyuncu, “Haftaya askere gidiyorum. Onun öncesinde kız arkadaşımla biraz keyif yapalım diye kahve içmeye geldik” açıklamasını yapmıştı.

Bedelli askerlik yapacağını söyleyen oyuncu, “Nereye Düştünüz?” sorusuna ise,” Biraz uzağa düştüm. Benim evim Fenerbahçe’de. Ben de Maltepe’ye düştüm.”  diye esprili bir yanıt vermişti.

Tarık Emir Tekin: Sadakatsizin finalini koğuşta izledim

 

KISA SAÇLARIYLA İLK KEZ GÖRÜNTÜLENDİ

Ünlü isim, geçtiğimiz haftalarda ise Arnavutköy’de sevgilisi Sofia ve annesi Şevval Sam ile birlikte dışarı çıkmıştı. Normalde saçlarını uzun bir tarzda kullanan Tekin, askere gideceği için kısacık kestirdiği saçıyla ilk kez görüntülenmişti. Kendine has giyim tarzı ile bilinen oyuncunun gece geç saatler olmasına rağmen kullandığı güneş gözlüğü de dikkat çekmişti.

KIRMIZI GÜL ALDI

Ertesi gün vatani görevini yapacağı Maltepe’deki birliğine teslim olacak olan Tekin’in sevgilisi Sofia ve annesi Şevval Sam, birlikte akşam yemeğinde buluşmuştu. Mekan çıkışında Tekin aracına yönelmeden önce annesi ve sevgilisine birer kırmızı gül almıştı.

Genç oyuncunun aracına bindikten sonra sevgilisi Sofia’ya aşk dolu bakışları ve Şevval Sam’ın duygusal anları kameralara yansımıştı.

“ÇOK HEYECANLIYIZ”

Tarık Emir Tekin’i yolcu ettikten sonra basın mensuplarını kırmayarak sorularına yanıt veren Sam, “Şimdi yolcu ettim oğlumu. Pazartesi teslim olacak. O da, ben de çok heyecanlıyız. Biraz da duygusallaştım haliyle” diyerek muhabirlere teşekkür etmişti.

Numberone.com.tr

Tuğba Ünal: Rap dünyası yıkılacak

0
Haftanın her günü Number1 ekranlarında yayınlanan “Top10″ programını sunan Tuğba Ünal, yeni projesi ‘Beni Yıkamaz’ ile rap dünyasına adım attı.

İlk kez bir rap eser seslendiren şarkıcı, “Büyük heyecan yaşıyorum. Yıllardır rap söylemek istiyordum. Sonunda içime sinen bir şarkıyla rap sevenlerin karşısına çıkıyorum. ‘Beni Yıkamaz’ ile yıkılacak” dedi.

Ünal, şarkısının klibi için Adana’da kamera karşına geçti. Sözü Arcey‘e, müziği Çağrı Duran’a ait şarkının klibi Ali Karagöz yönetmenliğinde çekildi.

Numberone.com.tr

Samandıra’ya Jorge Jesus dokunuşu

0

Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü Jorge Jesus, Samandıra Can Bartu Tesisleri’nde bir dizi değişiklik yapılmasını talep etmişti, bu istekler hayata geçirildi.

Son dakika: Samandıra'ya Jorge Jesus dokunuşu - Fenerbahçe haberleri

Fenerbahçe‘de, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından 1959 yılı öncesi düzenlenen resmi turnuvalarda kazanılan 28 kupanın görselleri Samandıra Can Bartu Tesisleri’ndeki yerini aldı.

Son dakika: Samandıra'ya Jorge Jesus dokunuşu - Fenerbahçe haberleri28 kupa ve 5 yıldızlı Fenerbahçe logolarının asıldığı tesislerde, dünyaca ünlü teknik adam Jorge Jesus’un isteği ile gerçekleştirilen değişiklikler devam ediyor.

 

 

Son dakika: Samandıra'ya Jorge Jesus dokunuşu - Fenerbahçe haberleriFenerbahçe’nin tarihinden aldığı güce inanan ve futbolcularının bu ruhla hareket etmesini isteyen Portekizli teknik adamın talebiyle tesis duvarları Fenerbahçe taraftarının birliktelik ve aidiyet duygularını ortaya koyan görselleri ile kaplanırken, takımın toplantı odası da baştan aşağı yenilendi.

 

 

Son dakika: Samandıra'ya Jorge Jesus dokunuşu - Fenerbahçe haberleri

Jorge Jesus’un isteği ile takımın kendisini Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nun yüksek atmosferinde hissetmesini sağlayacak, motivasyonlarını artıracak duvar kaplamaları yapıldı, koltuklar da buna uyumlu şekilde yenilendi.

Son dakika: Samandıra'ya Jorge Jesus dokunuşu - Fenerbahçe haberleriKazanan takım olma ve hırsla mücadele etme bilincinin oyunculara yüklenmesinin hedeflendiği bu değişikliklerle birlikte Fenerbahçeli futbolcular, Jorge Jesus liderliğinde yeni sezonda ‘sahne bizim’ diyecekler.

Son dakika: Samandıra'ya Jorge Jesus dokunuşu - Fenerbahçe haberleriToplantı odasında ‘kazan, kazan, kazan’ ve ‘saldır, saldır, saldır’ yazıları dikkat çekti.

Son dakika: Samandıra'ya Jorge Jesus dokunuşu - Fenerbahçe haberleri

Duvara kazanılan 28 kupanın görselleri yerleştirilirken en sonda bir boşluk bırakıldığı görüldü.

Son dakika: Samandıra'ya Jorge Jesus dokunuşu - Fenerbahçe haberleriNumberone.com.tr

Kenan Doğulu ile final

0
48 yaşına yeni giren müzisyen Kenan Doğulu, Cahide Palazzo’nun sezon finalini yaptı.
Sanatçı, “Bu gece oturmak yok, eller hep havada olacak” diyerek hayranlarını coşkuya davet etti.

Yaklaşık üç saat sahnede kalan Doğulu, 18 Haziran’da Alaçatı Cahide’nin yaz sezonunun açılışında sahne alacak.

Kenan Doğulu, 31 Mayıs’taki doğum gününü kendisi için organize edilen renkli bir partiyle kutlamıştı. 48 yaşına giren ünlü müzisyen, “Happy Ken Day” adı verilen partide eşi Beren Saat ile birlikte doyasıya eğlendi. Çifti Alina Boz, Hande Erçel, Arem Özgüç gibi ünlü dostları yalnız bırakmadı.

Numberone.com.tr

Ellen DeGeneres Bodrum’da

0

Dünyaca ünlü Amerikalı sunucu ve komedyen Ellen DeGeneres ile eşi Portia de Rossi, tatil için Bodrum’a geldi.

Çift önceki gün Amanruya Otel’in iskelesinde objektife yansıdı. DeGeneres ile Rossi, arkadaşlarıyla beraber tekneye binip koyları dolaştı. Ellen DeGeneres’in ilk kez geldiği Bodrum’daki tatilinin ardından eşiyle beraber özel jetiyle başka bir ülkeye gideceği öğrenildi.

Ellen DeGeneres Bodrum’da

Ellen DeGeneres ile eşi Portia De Rossi tekneyle koyları dolaştı.

Numberone.com.tr

Beyonce yeni albüme dair ipuçları veriyor

0

R&B müziğin yıldız Beyonce, 262 milyon takipçisi olan Instagram’da ve 15.4 milyon takipçisi olan Twitter’da profil fotoğrafını kaldırdı. Bu durum hayranları arasında “Yeni albüm geliyor” heyecanına yol açtı. Çünkü Beyonce en son 2016’da stüdyo albümü çıkarmıştı ve o zaman da profil fotoğrafını kaldırmıştı.

MÜZİK PLATFORMU MERAK UYANDIRDI
40 yaşındaki şarkıcının geçmişte özel olarak şarkı yayınlandığı Tidal müzik platformunun yorumu ise bazı soru işaretleri yarattı. Şarkıcının hayranlarından gelen yeni albüm iddialarına “Ne onaylayabiliriz ne de inkar edebiliriz” cevabını veren Tidal, hayranları heyecanlandırdı.

2016 yılından beri albüm çıkarmayan Beyonce‘nin 7. stüdyo albümünü piyasaya çıkarmaya hazırlandığı iddia ediliyor. Şarkıcı, tüm sosyal medya platformlarındaki profil resimlerini kaldırdı.

MÜZİK PLATFORMU MERAK UYANDIRDI
40 yaşındaki şarkıcının geçmişte özel olarak şarkı yayınlandığı Tidal müzik platformunun yorumu ise bazı soru işaretleri yarattı. Şarkıcının hayranlarından gelen yeni albüm iddialarına “Ne onaylayabiliriz ne de inkar edebiliriz” cevabını veren Tidal, hayranları heyecanlandırdı.

Numberone.com.tr

Doja Cat: Müzikte kadınlar ilham vericidir

0

Dünyaca ünlü rap yıldızı Doja Cat, ELLE magazine için verdiği röportajda kıyafetiyle çok konuşuldu. 26 Yaşındaki sanatçı “Müzikteki kadınlar sadece heyecan verici değil, aynı zamanda ilham vericidir.” dedi.

Akşam yemeğine esnasında şarkıcı, Avustralyalı yönetmenle birlikte bir masada sohbet etti ve Elvis filminin yönetmeni Baz Luhrman ile poz verdi.
Rap yıldızı Doja Cat, ELLE magazine verdiği röportajda gelecekteki projelerinden bahseden rap sanatçısı gizli tutkusunun stand-up komedisi olduğunu belirterek bunu yapılması eğlenceli bir şey olarak nitelendirdi.
Doja, hayranlarının çoğu onun mizahına ve sosyal medyadaki (Instagram, Twitter, TikTok) bazı şakalarına aşina olduğu için, “Ben de herkes gibi gergin oluyorum ama bu doğal bir şey gibi geliyor” diye açıkladı.
Komedi ilhamının bir kısmı sorulduğunda ise, Ziwe Fumudoh‘un Showtime’daki dizisinin büyük bir hayranı olduğunu, sunucunun Emily Ratajkowski, Chet Hanks, RuPaul Drag Race yıldızı Katya, Ilana Glazer, Phoee Bridgers gibi birçok konuk oyuncu olduğunu söyledi.
Fırsat olursa bir dizi veya filmde rol almakla ilgilendiğini de itiraf eden Doja, “Oyunculuk yapmayı çok isterim. Filmlerde olmayı çok isterim. Bu benim için çok büyük bir istek…” diyerek sözlerini tamamladı.
Numberone.com.tr

Galatasaray’da bir dönem kapandı: Yeni yönetim için son saatler

0

Galatasaray’da mazbata töreni ve devir-teslim hakkında resmi açıklama yapıldı. Dursun Özbek ve yeni yönetimi bugün mazbatalarını alacak.

Galatasaray’daki yönetim değişikliğinden sonra futbol yapılanması revize ediliyor. Sportif direktör olarak Cenk Ergün görev yapacak. Mehmet Özbek ve Serdar Güzelaydın, futbol takımından sorumlu olacak. Transferler, yeni hoca ile yapılacak görüşmelerin ardından belirlenecek.

Galatasaray’ın yaptığı resmi açıklama!

Tüzüğümüzün 82. maddesi gereği, 11 Haziran 2022 Cumartesi günü seçilen yeni Başkan ve Kurullarına mazbataları 14 Haziran 2022 Salı günü saat 11.00’da Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu Basın Toplantı Odası’nda verilecektir.

Başkan Dursun Özbek ve Yönetim Kurulu, önce Kulübümüzün kurucusu ve 1 numaralı üyesi Ali Sami Yen’i Feriköy’deki kabrine ziyarette bulanacak, ardından Galatasaray’ın unutulmaz oyuncularından Taçsız Kral Metin Oktay’ı Topkapı Kozlu Mezarlığı’ndaki kabrini ziyaret edecektir.

Yine Tüzüğümüzün 83. maddesi uyarınca yeni seçilen heyete devir-teslim işlemi, 14 Haziran 2022 Salı günü saat 17.00’de Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Toplantı Salonu’nda yapılacaktır.

Galatasaray Spor Kulübü’nün seçilmiş 91. Yönetim Kurulu’nun ilk toplantısı ise Başkan Dursun Özbek’in başkanlığında Galatasarayımızın gelenekleri uyarınca saat 19.05’te Galatasaray Lisesi’nde gerçekleştirilecektir.

Numberone.com.tr