Ana Sayfa Blog Sayfa 656

Prens Andrew e dava açan kadın, Epstein le para karşılığı anlaşmış

0

Hakkındaki cinsel saldırı iddiaları nedeniyle kraliyet görevlerini bırakan ve askeri görevlerinden de istifa etmesi istenen İngiltere Kraliçesi’nin ortanca oğlu Prens Andrew’le ilgili davayı etkileyebilecek önemli bir belge ortaya çıktı. Prense kendisine cinsel saldırıda bulunduğu suçlamasıyla dava açan Virginia Giuffre’nin, 2009’da 500 bin dolar karşılığında Jeffrey Epstein’le hiç kimseye dava açmayacağına dair anlaşma imzaladığı açıklandı. Bu anlaşmanın Prens Andrew’le ilgili suçlamaların düşmesine yol açıp açmayacağına mahkeme karar verecek.

Prens Andrew’e dava açan kadın, Epstein’le para karşılığı anlaşmış

ABD’yi sarsan seks tarikatı ve cinsel istismar olayında hakkında cinsel saldırı suçlamasıyla dava açılan ve askeri görevlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in ortanca oğlu Prens Andrew’in davasını etkileyebilecek ayrıntılar ortaya çıktı.

Dünyada şok etkisi yaratan seks tarikatı davasında, cinsel suçlardan yargılanıp hüküm giyen ABD’li milyarder işadamı Jeffrey Epstein 2019 yılında cezaevinde hayatına son vermişti. Ona yardım etmekle suçlanan kız arkadaşı Ghislaine Maxwell de geçen hafta suçlu bulunmuştu.

Epstein’e suçlama yönelten isimlerden Virginia Giuffre ise, Epstein’in arkadaşı olan York Dükü Prens Andrew’in henüz 17 yaşındayken kendisine Londra, New York ve Virgin adalarında cinsel saldırıda bulunduğunu söyleyerek ağustosta dava açmıştı.

Virginia Giuffre, Prens Andrew ve Gishlaine Maxwell’le çekilen bir fotoğrafını paylaşmıştı.

İddiaları reddeden Prens Andrew ise, “Bu hanımefendiyle görüştüğümü hatırlamıyorum, kesinlikle öyle bir şey yok” demişti.

500 BİN DOLAR ALMIŞ

Bu davanın görüldüğü New York’taki mahkeme, Giuffre’nin mahkemeye gitmeme karşılığında Epstein’den para aldığını gösteren anlaşmanın detaylarını açıklandı.

Gizliliği kaldırılan anlaşmanın, Virginia Giuffre ile Epstein arasında 2009 yılında yapıldığı belirtildi. Buna göre Giuffre, 500 bin dolar karşılığında, olası bir davada sanık olabilecek ve Epstein’e yönelik suçlamalarla ilişkilendirilebilecek hiç kimseye dava açmayacağına dair bir anlaşma imzaladı.

PRENSE YÖNELİK SUÇLAMALAR DÜŞECEK Mİ?

İngiliz basınına göre, bu anlaşmanın ortaya çıkması 61 yaşındaki Prens Andrew’e açılan davanın düşmesine yol açabilir.

Giuffre, iddia ettiği cinsel saldırı olayı nedeniyle “ciddi bir duygusal ve psikolojik stres” yaşadığını savunuyor.

Hakkındaki iddialar nedeniyle kraliyet görevlerini bırakan ve askeri görevlerinden de istifa etme baskısı yaşayan Prens Andrew avukatları, muhtemelen mahkemenin bugünkü oturumunda prensle ilgili davanın düşürülmesini talep edecek.

Prensin savunma ekibinden bir kaynak, Giuffre’nin para karşılığında kabul ettiği anlaşmanın Prens Andrew için de geçerli olduğunu söyledi. Giuffre’nin avukatları ise bu anlaşmanın Prens Andrew’e açılan davayla bir ilişkisi olmadığını savunuyor.

Açıklanmayan miktarda tazminat talep eden Giuffre’nin davayı kazanması halinde milyonlarca dolar alabileceği belirtiliyor.

 

Numberone.com.tr

Betty White’ın ölüm nedeni ortaya çıktı, güçlendirici aşı iddiaları asılsız çıktı

0

Menajeri pazartesi günü yaptığı açıklamada, Betty White’ın 100. doğum gününden kısa bir süre önce doğal sebeplerden öldüğünü söyledi. Aynı zamanda White’ın yakın arkadaşı olan Jeff Witjas, People’a yaptığı açıklamada, “Betty evinde uykusunda huzur içinde öldü” dedi.

Betty White’ın ölüm nedeni ortaya çıktı, güçlendirici aşı iddiaları asılsız çıktı

100. yaşına girmesine 3 haftadan kısa bir süre kalmışken hayatını kaybeden ünlü oyuncu Betty White’ın ölüm nedeni açıklandı. Hem menajeri hem de yakın arkadaşı olan Jeff Witjas, White’ın uykusunda huzur içinde öldüğünü belirtirken 28 Aralık’ta bir Covid-19 güçlendirici aşısı olduğu için ünlü oyuncunun öldüğüne dair şüpheleri de ortadan kaldırdı:

“İnsanlar onun ölümünün üç gün önce bir güçlendirici aşı vurulmasıyla ilgili olduğunu söylüyor ama bu doğru değil. Doğal sebeplerden öldü. Ölümü siyasallaştırılmamalı, yaşadığı hayat bu değil.”

SON SÖZÜ KOCASININ ADI OLMUŞ

White’ın “Mama’s Family”deki rol arkadaşı Vicki Lawrence, Page Six ile yaptığı yeni bir röportajda, kültürel ikonun ölmeden birkaç dakika önce merhum kocası Allen Ludden’ın adını andığını söyledi:

“Carol’a mesaj attım ‘bu kadar çok sevdiğiniz insanların gittiğini görmek korkunç bir şey’ dedim. Carol cevap yazdı ve ‘Biliyorum, biliyorum’ dedi. Betty’nin yardımcısıyla konuştum ve ağzından çıkan son sözün ‘Allen’ olduğunu söyledi.”

White, seksen yılı aşkın bir süredir Hollywood’un gözdesiydi. Özellikle Altın Kızlar’daki rolüyle öne çıkmıştı.

99 yaşındaki White, 31 Aralık’ta hayatını kaybetti. Witjas yaptığı açıklamada “Betty 100 yaşında olmasına rağmen, onun sonsuza kadar yaşayacağını düşündüm. Onu çok özleyeceğim. Betty’nin ölmekten korktuğunu sanmıyorum çünkü her zaman en sevdiği kocası Allen Ludden ile birlikte olmak istedi. Onunla tekrar birlikte olacağına inanıyordu.”

 

Numberone.com.tr

Mario Balotelli’nin testi pozitif çıktı

0
Adana Demirspor, yıldız golcü Mario Balotelli’nin Covid-19 testinin pozitif çıktığını açıkladı.
Kulüpten yapılan açıklamada, “Futbolcumuz Mario Balotelli’nin hissettiği belirtiler sonrası ülkesi İtalya’da yaptırdığı Covid-19 PCR testi sonucu pozitif çıkmıştır. İzolasyon ve tedavi sürecine başlanan futbolcumuz bu süreyi İtalya’da evinde geçirecektir. Futbolcumuza acil şifalar diliyoruz.” denildi.
umberone.com.tr

Elon Musk bir günde 30 milyar dolar elde etti

0

Tesla ve SpaceX’in kurucusu Elon Musk 2022 yılına hızlı bir giriş yaptı… Musk’ın serveti bir günde 30 milyar dolar arttı.

Numberone.com.tr

Milletimize şifa olsun

0
Türkiye’nin yerli Kovid-19 aşısını geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, insanların TURKOVAC olmak için sıraya girdiği anki duygularını anlatacak bir cümle bulamadığını söyledi: Bütün yorgunluğumuz gitti. İnanılmaz güzel bir duygu. İnşallah milletimiz için şifa olur.
​Milletimize şifa olsun

Yeni yıla “İyi ki varsın Eren” diyerek başladık.

2017’de Trabzon’daki evlerinin önünde, Jandarma Başçavuş Ferhat Gedik’le birlikte 15 yaşında şehit edilen Eren Bülbül 1 Ocak 2002 doğumlu.

(Bu vesile ile Eren’in doğum gününde vizyona giren ‘Kesişme; İyi ki Varsın Eren’ filmini izlemenizi hususiyetle tavsiye ederim.)

“İyi ki varsın”, “İyi ki varsınız” demeyi hak eden başka insanlar da var.

Ve bir de onlara doğru zamanda, gecikmeden, “İyi ki varsınız” diyebilirsek her şey daha güzel olacak.

Bu yazının hikâyesi, Türkiye gazetesi yazarı Prof. Dr. Mehmet Şahin’in sosyal medya paylaşımını okuduktan sonra başladı.

Mehmet Hoca şöyle diyordu paylaşımında:

“Biontech’i geliştiren Özlem Türeci-Uğur Şahin’i haklı olarak dünyada duymayan kalmadı. Turkovac’ı geliştiren Aykut Özdarendeli hoca aynı şeyi hak etmiyor mu? Azıcık fırsat verin de hoca aşıyı anlatabilsin.”

Paylaşım, sosyaliyle, asosyaliyle medyaya yapılmış bir çağrı olarak duruyordu.

Kendi adıma üzerime alındım, refleks gösterip konuşup konuşmayacağından emin olmadığım halde Aykut Hoca’yı aramaya karar verdim.

Aykut Hoca, tahmin ettiğim gibi röportaj talebimi reklam yapmaya merakı olmayan, esaslı bilim adamlarına özgü o mütevazı duruşuyla karşıladı.

Sağ olsun, kısa bir tereddütten sonra bu köşede yayınlanmak üzere sorularımı cevaplamayı kabul etti ve şimdi okuyacağınız kısa ama değerli mülâkat ortaya çıktı.

Turkovac

“TURKOVAC İÇİN İNSANLARIN KUYRUĞA GİRDİĞİNİ GÖRÜNCE BÜTÜN YORGUNLUĞUMUZ GİTTİ”

Bir soru, bir cevapla başlayalım:

-Hocam, birçok insan aşı olmak için yerli aşının çıkmasını bekliyordu. Turkovac kullanımı başlayınca insanlar bu aşıdan yaptırmak için kuyruklar oluşturdu. Bu görüntüleri görünce neler hissettiniz?

– Duygularımı anlatacak cümle bulmak çok zor. Başından beri Turkovac ile ilgili çok ciddi süreçler yaşadık ama görüntüleri görünce, bütün yorgunluğumuz orada gitti. İnanılmaz güzel bir duygu. İnşallah milletimiz için şifa olur.

“TURKOVAC’LA İLGİLİ KİMSENİN KAFASINDA SORU İŞARETİ OLMASIN”

Bilmeyenler için şu bilgiyi aktaralım:

Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, bir veteriner hekim.

Turkovac’tan önce bir başka önemli aşı daha buldu.

2015’te, dünya genelinde hücre kültür temelli KKKA (Kırım Kongo Kanamalı Ateşi) aşısının ilk patentini alan isim oldu.

Daha önce ABD’de üç yıl koronavirüs üzerine çalışmış olması, bu işe koyulurken kendisine önemli bir avantaj sağlamış olmalı.

Aykut Hoca’nın yaklaşık 500 kişilik ekibiyle birlikte, zorlu süreçlerin ardından geliştirmeyi başardığı Turkovac aşısı, Çin’de geliştirilen Sinovac gibi klasik, özellikleri bilinen, uzun yıllardır kullanılan aşı türleri arasında yer alıyor.

Hoca, geliştirdiği aşıyla ilgili kafasında soru işareti olanlara hitaben şunları söylüyor:

“Turkovac’la ilgili verilerin hepsi bilimsel bir komisyon tarafından değerlendirildi. Birtakım gerçekten asılsız, dayanağı olmayan eleştiriler de kulağımıza geliyor. Ama şunu söylemek istiyorum: Bir aşıya onay verilmesi çok uzun ve ciddi bir süreci, ciddi birtakım analizleri gerektiriyor. Komisyonlar var, hocalar var. Bu konuda halkımızın kafasında bir soru işareti olmaması lazım.”

“YAKIN ZAMANDA BÜYÜK ÖLÇEKTE ÜRETİME GEÇİLECEK”

Turkovac’ın geliştirilmesinde, Prof. Özdarendeli’nin de ifade ettiği gibi güçlü bir ‘devlet iradesi’ önemli bir rol oynadı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, başından itibaren süreçle çok yakından ilgilendiler.

Ve tabii, Aykut Hoca ile birlikte bu işe omuz veren genç, dinamik master, doktora öğrencilerinin de bulunduğu 500 kişilik ekibin özverili çalışması ile bu mümkün olabildi.

Türkiye, bilim adamı kararlılığı ile yönetim iradesinin birleşmesi sayesinde Dünya’da kendi aşısını üretebilen 9 ülkeden biri olmayı başardı.

Bu başarının elbette Türkiye için bir ekonomik değeri de olacak.

Açıklanmadı ama şimdiye kadar kullanılan Sinovac ve Biontech için doz başına 10 dolar civarında bir ödeme yapıldığı tahmin ediliyor.

Turkovac, Türkiye’nin insani misyonuna uygun düşecek şekilde, aşıdan mahrum kalan-bırakılan coğrafyalara hibe olarak gidecek ama elbette bu aşının büyük bölümü ülke ekonomisine ‘ihracat’ kapasitesiyle ciddi bir katkı sağlayacak.

Aykut Hoca, işin bu boyutuyla ilgili şunları söylüyor:

“Ben yakın bir zamanda ciddi anlamda büyük ölçeklerde dozlarda üretime geçeceğini düşünüyorum: Yeni başladı ama hem ülkemizin ihtiyaçlarını karşılayacak, hem aşıya ulaşamayan ülkelere ulaştırılacak, hem de aşı talep eden ülkelere verilecektir diye düşünüyorum.”

 

Numberone.com.tr

Metaverse’de sanal arsalar kapış kapış: Metrekaresi 4 bin dolar!

0
Metaverse sanal evreninde arsa satışları artarken, platformda ikinci el piyasası bile oluştu. Metaverse’de 15 bini İstanbul’da olmak üzere Türkiye’de de 30 bin arsa satıldı. Platformlarda arsaların metrekaresi 4 bin dolardan başlıyor. İstiklal ve Moda en çok rağbet gören yerler. Uzmanlar, yasal bir düzenleme olmadığı için mağduriyetlere karşı uyarıyor.
​Metaversede sanal arsalar kapış kapış: Metrekaresi 4 bin dolar!
Metaverse evreninde sanal arsa satışları her geçen gün artıyor. Birçok kullanıcı, buradaki arsaların ileride çok değerleneceğini düşünerek yatırım yapmaya başladı. Platformdaki arsalara rağbet artınca ikinci el piyasası bile oluştu. Metaverse’de 15 bini İstanbul’da olmak üzere Türkiye’de de 30 bin arsa satıldı. Platformlarda arsaların metrekaresi 4 bin dolardan başlıyor.

Metaverse, dijitalleşen dünyanın sanal evreni olarak ortaya çıkıyor. Toplum tarafından merak konusu olan sanal evrene ilgi her geçen gün artıyor. Metaverse evrenine giriş yapmış kullanıcılar, buradaki arsaların ileride çok değerleneceğini düşünerek yatırım yapmaya başladı. Hatta bu platformlarda şu an arsalar yok satıyor.

İSTANBUL’DA 15 BİN ARSA SATILDI

Türkiye’de 30 bin, İstanbul’da 15 bin parsel satıldı. Stadyum, saray, cami, köprü gibi sembol alanlar çoktan tükendi. Çok sayıda arsa satışı yapan platform olsa da en yaygınları Decentraland, Sandbox , Axie ınfınıty, OVR ve Nextearth. Arsa alış satışları kripto paralarla yapılıyor. Aynı arsanın her ayrı platformda ayrı bir sahibi olabiliyor. Bu arsaların değeri, platformların popülerliğine göre değişkenlik gösteriyor.

5 MİLYON DOLARA BİLE VAR

Decentraland gerçek haritayı parselleyerek satış yapıyor. Çizimlerin kaliteli olduğu ve birçok oyun faaliyeti bulunduğu için platform diğer uygulamalara göre daha fazla tercih ediliyor. Arsaların metrekare fiyatı 4 bin dolar olarak satışa sunuluyor.

4 parselden oluşan arsa 500 bin dolar, işlek olan bir yerde arsa fiyatları ise 5 milyon dolara kadar satılabiliyor. Bu platformda ikinci el satışları da başladı. Örneğin 27 Ocak’ta 2 milyon dolara arsa satın alan kişi, arsayı 5 milyon dolara satışa sundu. Platform aynı zamanda 9 milyar dolarlık bir kripto para varlığına sahip.

Metaverse'te Taksim parsel haritası.

Metaverse’te Taksim parsel haritası.

FİYATLAR PLATFORMA GÖRE DEĞİŞİYOR

İlgi gören bir diğer platform ise Sandbox. Bu platform ise gerçek harita değil kendi oluşturduğu harita üzerinden arsa satıyor. Daha çok oyun şirketleri ve oyun tutkunları tarafından tercih edilen platformda, satış yapılan yerlere göre fiyatlar değişiyor.

1 parselin fiyatı 12 bin dolar ile 10 milyon dolar arasında değişiyor. Ünlü ayakkabı firmaları, popüler oyun siteleri de arsa aldı. Oyun sektöründe sanal projelerden bir diğeri de Axie Infinity, blokzinciri tabanlı savaş oyunu. Karakter satın alarak oyuna giriş yapılıyor.

Oyun 3 karakterle oynanıyor. Ve bu 3 karakter toplam 150 dolara satılıyor. Burada arsalar 13 bin dolara satılıyor. Bu zamana kadar da 2,5 milyon dolar değerinde arsa satışı gerçekleşti.

Metaverse'te Moda parsel haritası.

Metaverse’te Moda parsel haritası.

İstiklal ve Moda’da yer kalmadı!

OVR platformu ise, dünya haritasını 1.6 trilyon parsele böldüğü için arsa fiyatlarını makul fiyatlara satıyor. Bu platformdan arsa satın almak için açık arttırmaya girmek gerekiyor. Bu platformda en çok ilgiyi İstanbul görüyor. 200 liradan alıcısı olan arsaların toplam satışı 11 bini aştı. İstiklal Caddesi, Moda, Üsküdar gibi yerlerde arsalar tamamen satıldı. Next earth platformunda satılan arsalardan elde edilen toplam gelir 759 bin 302 dolara ulaştı. Taksim, Nişantaşı, Moda ve deniz kenarlarında arsalar satıldı. Kullanıcılardan biri moda sahilden 52 dolara aldığı arsayı 121 dolara satıyor.

 

Sanal evren çılgınlığı başladı: Metaverse projesinde ise sanal yat 600 bin dolara satıldı

Sanal evren çılgınlığı başladı: Metaverse projesinde ise sanal yat 600 bin dolara satıldı
Sanal evren yatırımları devam ediyor. Decentraland’in sanal evreninde 600 metrekarelik arsaya 2.43 milyon dolar ödendi. Başka bir metaverse projesinde ise sanal yat 600 bin dolara satıldı.

Hukukçular, satışları hızlanan sanal arsalarla ilgili yasal bir düzenleme olmadığı için mağduriyetler yaşana- bileceği konusunda uyarılarda buluyor. Metaverse evrenine, hukuki açıdan herhangi bir denetlemenin yapılamadığını söyleyen Avukat Ünsal Özmestik, “Bu konularla alakalı ileride mağdur olacak olan kişiler savcılığa gidip suç duyurusunda bulunabilir fakat sanal arsa satın alımı söz konusu olduğu için bu suç duyurusunun hukuki olarak sonuçlanması da zor. Şu an devletler beklemede, düzenlemelerin ileriki zamanlarda yapılması tahmin ediliyor” ifadelerini kullandı.

 

Numberone.com.tr

Eğitimden sağlığa hayatımızı baştan sona değiştirecek 10 trend

0

Koronavirüs salgını, sağlık ve ekonomi alanlarında yıkıcı etkilere neden olurken, salgının iklim değişikliği ve hastalıklarla mücadelede teknolojik ilerlemeyi hızlandırması dikkati çekiyor.
Salgınının etkileri, şirketleri ve çalışanları daha hızlı, yenilikçi ve üretken olmaya zorladı. Uzmanlar, yeni fikirler ve buluşlar olmadan iklim değişikliğiyle etkin bir şekilde mücadele edilemeyeceğini vurguluyor.

Sanal ofisler, iklim değişikliğine karşı yapay zeka ve yüksek teknoloji yardımıyla değiştirilmiş hücreler ve hiyerarşinin azaldığı çalışma düzeni, önemli değişiklikler arasında yer alıyor. Bu değişiklikler şimdiden kendini hissettirirken, teknolojideki ilerlemenin biyoloji ile yapay zekada olduğu gibi disiplinleri birleştirerek çığır açması bekleniyor.

Kovid-19 salgını, büyük ve küçük şirketleri dijital bir dönüşüme ve daha fazla yeniliğe sürüklerken, bu konuda rekabet de giderek artıyor.

Gelinen noktada günlük yaşam teknolojiyle kolaylaşırken, mRNA tabanlı aşılar insanlığı virüslerden koruyor, yapay zeka iklim değişikliğini geciktiriyor, bilgiden giderek daha fazla bilgi doğarken, para daha fazla parayı getiriyor.
Teknoloji, kariyer ve finans alanındaki 10 trendin gelecek 10 yılda insanların hayatına yön vermesi bekleniyor.

İklim değişikliğinin neden olduğu çevresel zararların listesi giderek daha iç karartıcı hale gelirken, iklim değişikliğine teknolojik gelişmelerle hakim olunabileceği vurgulanıyor.

İklim değişikliğine karşı yeni teknolojinin merkezi öneme sahip olacağına işaret ediliyor. Elektriğin petrolün yerini aldığı ve elektrikli araçların yaygınlaştığı görülüyor.

Elektriği depolama ve bataryaların çözümün bir parçası olabileceği belirtilirken, lityum iyon pilin kilovatsaat başına maliyetinin son 10 yılda önemli ölçüde düşmesi, ortalama 1.200 dolardan 132 dolara gerilemesi dikkati çekiyor.

Bataryaların elektriğin uzun süreli depolanması için daha az uygun olduğu ifade edilirken, çok sayıda start-up, enerjiyi depolamak için testler yapıyor, araştırmacılar temiz, zararsız ve neredeyse tükenmez bir enerji vadeden nükleer alandaki çalışmalarını yoğunlaştırıyor.

Fransa gibi ülkeler, daha güvenli ve verimli çalışması gereken mini nükleer santralleri araştırıyor ve inşa ediyor. Rusya, 2019’da Sibirya kıyılarında Küçük Modüler Reaktörlü (SMR) bir tür yüzer enerji santralini devreye alırken, Çin yazdan bu yana ACP100 mini reaktörünü inşa ediyor.

ABD’de milyarderler Bill Gates ve Warren Buffett, yeşil enerji için yatırımlar yapıyor. Merkezi ABD’de bulunan bir şirket de Romanya’da Avrupa’nın ilk mini nükleer santralini inşa ediyor.

Microsoft, gelecek birkaç ay içinde Teams platformuna herkesin dijital konferanslara katılabileceği bir avatar eklemeyi planlıyor.
Bilgisayarların artan performansıyla şirketler, araştırma enstitüleri veya hükümetler, fabrikaların, kara yolu trafiğinin veya tüm şehirlerin dijital ikizlerini oluşturuyor.

Microsoft ve yarı iletken devi Nvidia’nın, birkaç hafta önce yıllık müşteri konferanslarında “şirket metaverseleri” için teknolojik temelleri, kavramları ve ürünleri sunduğu biliniyor.

Gelecek birkaç yıl içinde büyük teknoloji ve sanayi grupları arasında yeni ortaya çıkan platformlar için rekabetin ateşlenmesi bekleniyor.

Artık dijital ikizler giderek daha fazla alanda tasarlanırken, yeni ilaçların veya müdahalelerin daha hızlı incelenip değerlendirilebileceği organlar ve insan vücudu bunlara örnek olarak gösteriliyor.

Ev hologramları veya 3D telefon görüşmelerinin doğal hale gelmesi beklenirken, Starline projesinin bir parçası olarak Google, 3D-VR gözlükleri olmadan iletişim kurulabilecek bir telefon kulübesi test ediyor.

Biontech, Moderna ve Curevac halihazırda Kovid-19 varyantlarına, grip ve kuduz gibi bulaşıcı hastalıklara karşı mRNA tabanlı aşılar üzerinde çalışıyor. Biyoteknoloji şirketleri, bu tür bir dizi aktif maddeyi diğer hastalıklara, özellikle kansere ve aynı zamanda bazı kalıtsal ve kardiyovasküler hastalıklara karşı da test ediyor.

Uzmanlar, mRNA teknolojisinin yardımıyla hücrelerin teorik olarak her tür proteini üretecek şekilde programlanabileceğini belirtiyor.

Uzun yıllar boyunca doktorlar, proteinlerin yapısını doğru bir şekilde tahmin edebilmeyi hayal ederken, bilim insanlarının bir proteini katlayarak insan vücudundaki rolünü daha iyi değerlendirebileceği, alzaymır, Parkinson veya kistik fibroz gibi hastalıkları teşhis ve tedavi edebileceği kaydediliyor.

Bilgisayar bilimi biyoloji ve tıpla buluşurken, yeni yollar ve katma değer sağlıyor. Bilim insanları bunu tıpkı matematiğin fizik için doğru dil haline gelmesi gibi, biyolojinin de yapay zekanın uygulanması için “mükemmel” bir alan olabileceğini belirtiyor.

Uzmanlar, becerileri yalnızca ihtiyaç duyulduğunda kısa bir süre için edinme eğiliminin ivme kazandığına işaret ediyor.

Halihazırda iş ilanlarında eğitim gibi resmi niteliklerden çok somut beceriler ve sorumluluklar aranırken, yeni beceriler ve yeni bilgiler edinilmesine yardımcı olan mikro sertifikalara yönelik ilgi artıyor.

Tanınmış işletme okulları ve akademileri de bu trendi takip ederek birkaç günde veya hafta sonunda tamamlanabilen kurslar sunuyor. Kursların çoğu salgın zamanlarında çevrim içi yapılırken, esnek öğrenme biçimlerine olan talep artmaya devam ediyor.

İş dünyasındaki yeni gelişmeler, şirketler içindeki hiyerarşileri de yumuşatıyor.

Yeni çalışma düzeninde sadece çalışanlar değil, tüm organizasyonlar kendilerini geliştirmek ve sürekli olarak yenilemek zorunda bulunuyor.

Yan yöneticiler giderek daha fazla sorumlu hale geliyor. Bunlar, üst düzey olmayan ancak örneğin bir projeyi veya yeni bir ürün hattını yürüterek insanları yönetmeye devam eden çalışanlardan oluşuyor.

Maaş, artık bir iş lehinde veya aleyhinde en önemli argüman olmaktan çıkıyor.

Daha fazla eğitim, daha fazla iş değişikliği ve salgın sırasında işten çıkarma dalgası gibi olgular öne çıkarken, çalışanların 20 yıldır aynı işveren tarafından istihdam edildiği lineer öz geçmişlerin gelecekte daha nadir hale gelmesi bekleniyor.

Performans düzeyi açısından, şirketlerdeki maaş aralığının gelecekte daha da farklılaşması bekleniyor. Yüksek performans gösterenlerin, kötüleşen vasıflı işçi sıkıntısı nedeniyle geçmişte olduğundan çok daha fazlasını talep edebileceği vurgulanıyor.

İsmini “Meta” olarak değiştiren ABD’li teknoloji şirketi Facebook, Eylül 2020’de duyurduğu yeni çalışma platformu “Infinite Office”in ardından geçen yıl VR toplantı odası Horizon Workrooms’u sunmuştu.

Uygulamada çalışanların, bir bilgisayar oyununda olduğu gibi kara tahta veya dizüstü bilgisayarlarda diğer insanlarla iş birliği yapabilecekleri bir avatar oluşturabilmesi sağlanıyor. Şirket lokasyonları, dijital olarak modellenebiliyor ve sanal gerçeklik gözlükleri kullanılarak erişilebilir hale geliyor.

Meta’nın yanı sıra ABD’li teknoloji şirketleri Microsoft ve Nvidia da benzer çözümler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

Ülkeler, gitgide daha fazla yaşlıyı finanse etmek zorunda kalıyor.

Çoğunluğu bonoya dayalı olan hayat sigortaları ise giderek daha az düşük faiz getiriyor.

Uzmanlar, 1960’tan sonra doğanlar için yönetilebilir emeklilik kavramının artık işe yaramadığını düşünüyor. Bu, aynı zamanda yaşlılıkta yaşam kalitesine yönelik taleplerin artmasından da kaynaklanıyor.

Gelecekte çok daha fazla inisiyatifin gerekeceği belirtilirken, bu, bir çalışanın 30 yaşına geldiğinde en geç yaşına göre birikim yapmaya başlaması gerektiği anlamına geliyor.

Uzmanlar, tasarruf süresi ne kadar uzun olursa yatırımcıların kayıplar konusunda o kadar az endişelenmesi gerektiğini vurguluyor.

ABD’li bilim adamı Hendrik Bessembinder, geçen 100 yılda, borsada işlem gören ABD şirketlerinin yarısından fazlasının değer kaybettiğini veya kısa vadeli ABD devlet tahvillerine yapılan bir yatırımdan daha kötü performans gösterdiğini belirtiyor.

“Altın hücumu” gibi yatırımcılar kendilerini zengin yapan hisse senetlerini ararken, bu trendin adı “Moonshot yatırımı” olarak adlandırılıyor.

Paylaşım kültüründeki değişimi genç nesil şekillendiriyor ve portföye cep telefonu üzerinden kolayca bir düğmeye basarak yatırım yapılıyor.

Gittikçe daha fazla sayıda genç yatırımcı, akıllı telefonlarını kullanarak bir portföy üzerinde hızlıca bir araya geliyor ve sosyal medyada hisse senetleri, giriş fiyatları ve performansları hakkında tartışıyor.

Negatif faiz oranları, Kovid-19 salgını ve online platformlar üzerinden borsaya daha kolay erişim nedeniyle gelişmekte olan ülkelerde özellikle gençler arasında geçen yıldan bu yana hissedar sayısı arttı. Varlık yöneticileri ise bunu “oyun oynamanın çekiciliği: kumarhaneye cep telefonuyla girmek” olarak değerlendiriyor.

 

Numberone.com.tr

Gülden Konserinde Yer Bulamadılar, Canlı Yayından İzlediler!

0

Başarılı sanatçı Gülden, yeni yıla İstanbul’da bulunan Şivekar’da sevenleriyle birlikte girdi.  Kendi söz ve bestelerini yazan sayılı sanatçılardan olan Gülden, 2022 yılının ilk dakikalarında İstanbul’da sahnedeydi.

Rezervasyonları günler öncesinden dolan konserde gelemeyen sevenleri tüm gece sosyal medyadan yapılan canlı yayınlarla konseri izlediler.  Sahnelerinde dinleyicilerini derin aşk şarkılarının yanında hareketli repertuvarıyla da eğlendiren Gülden’e mekanı dolduran sevenleri gecenin ilerleyen saatlerine kadar eşlik ettiler.

Numberone.com.tr

İtalyan devi F.Bahçe’den Berke Özer’i istiyor!

0
İtalya Serie A’da Jose Mourinho’nun çalıştırdığı Roma, haziranda Fenerbahçe ile sözleşmesi sona erecek olan Berke Özer’i takibe aldı.

Sarı lacivertlilerle olan sözleşmesi Haziran 2022’de bitecek olan Berke Özer, birçok Avrupa ekibinin radarında bulunurken Roma’nın da oyuncuyu izlediği iddia edildi.

Calciomercato’nun haberine göre, gelecek için genç ve yetenekli bir kaleci transfer etmek isteyen Roma, 21 yaşındaki file bekçisini takibe aldı.

Haberde, Berke ile Roma’nın yanı sıra Benfica ve birçok Avrupa takımının ilgisi olduğu kaydedildi.

Fenerbahçe’ye 2018 yılında Altınordu’dan 2.5 milyon Euro bonservis bedeliyle transfer olan Berke, bir süre Westerlo’da kiralık forma giymişti.

Altay Bayındır’ın sakatlığının ardından Fenerbahçe kalesine geçen genç oyuncu performansıyla göz doldururken sarı lacivertlilerin yakın zamanda sözleşme uzatması bekleniyor.

 

Numberone.com.tr

Galatasaray’da Fatih Terim’in gol umudu Halil Dervişoğlu

0
Galatasaray’da Diagne ve Muhammed’in yokluğunda elde tek forvet Halil Dervişoğlu kaldı.

İlk yarıda büyük sıkıntı yaşadığı Süper Lig’de 2. devre ile birlikte çıkış yakalamak isteyen Galatasaray’ın önüne bu kez Afrika Kupası engeli çıktı.

Mbaye Diagne’nin sakatlanmasının ardından Mustafa Muhammed de Mısır Milli Takımı’na giderken santrfor bölgesinde görev yapabilecek tek oyuncu olarak Halil Dervişoğlu kaldı.

Sarı kırmızılıların yeni bir başlangıç yapmak istediği Giresun mücadelesinde teknik direktör Fatih Terim’in en büyük gol umudu Halil.

 

Numberone.com.tr

Beşiktaş 9 eksikle kupada Antalyaspor’un karşısına çıkacak

0
Sakatlıklar nedeniyle büyük sıkıntı çeken Beşiktaş’ı Antalyaspor maçı öncesi bu kez hastalık vurdu. Üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları gösteren Necip, Can, Güven, Salih ve Serdar Saatçı’nın yanı sıra hastalığı bulunan Oğuzhan ile sakatlıkları süren Mert, N’Koudou ve Gökhan Doha’ya götürülmedi.

Bu sezon sakatlıklar nedeniyle büyük sıkıntılar çeken Beşiktaş’ı yarın Katar’da oynanacak TFF Süper Kupa öncesinde bu kez hastalık vurdu.

Siyah beyazlılar dün maçın oynanacağı Doha’ya giderken üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları gösteren necip Uysal, Can Bozdoğan, Güven Yalçın, Salih Uçan ve Serdar Saatçı’nın yanı sıra hastalığı bulunan Oğuzhan Özyakup kafilede yer almadı.

KADRO SIKINTISI

N’koudou, Gökhan Töre ve Mert Günok da sakatlıkları nedeniyle İstanbul’da kalırken Kartal finale 9 eksikle çıkacak.

Takımdaki eksik 9 oyuncunun 7’sinin Türk olması en az 3 yerli oyuncuya görev vermek zorunda olan Önder Karaveli’yi de kadro kurarken sıkıntıya sokacak.

Süper Ligde Boupendza bombası Fenerbahçe de istiyordu, Beşiktaş devrede

ALT YAPIDAN 4 TAKViYE

Beşiktaş’ta eksiklerin çokluğu nedeniyle altyapıdan kaleci Göktuğ Baytekin, Emirhan İlkhan, Emirhan Delibaş ve Demir Ege Tıknaz, Antalyaspor maçının kadrosuna alındı.

 

Numberone.com.tr

Ethereum un arkasındaki sekiz kişilik yüzük kardeşliği

0
Kripto para yatırımcılarının son dönemdeki gözdesi Ethereum’un hayata geçirilme hikayesi oldukça ilginç. Arkasındaki hepsi birbirinden farklı karaktere sahip sekiz kişinin yıllara yayılan anlaşmazlıkları, kavgaları ve rekabetleri sayesinde alışıldık başarı öykülerinden oldukça farklı bir anlatısı var. Peki bu sekiz kişiyi biraz daha yakından tanımaya ne dersiniz?

Günümüzde, kripto para piyasalarına en uzak olanların bile bildiği birkaç para birimi var:

En çok kazandıran ve adı adeta kripto para ile eş anlamlı hale gelen Bitcoin, Elon Musk’ın tweet’leri sayesinde şakayken ciddiye dönen Dogecoin ve 2021 yılının başından sonuna yüzde 450 değer kazanmasıyla yatırımcıların gözdeleri arasına giren Ethereum

Bitcoin yüzde 140, Ethereum yüzde 450 kazandırdı

Aslına bakılırsa, Ethereum tek başına bir kripto para birimi değil. Birçok kripto para biriminin alt yapısını oluşturan, merkeziyetsiz ve açık kaynak kodlu bir blok zinciri. Yani Ethereum tabanlı çalışan çok sayıda para birimi bulunuyor. Bu blok zincirinin kurumsal kripto parası ise Ether olarak adlandırılıyor.

Bir başka deyişle yüzde 450 değer kazanan aslında Ethereum değil Ether. Ancak günlük hayatta Ether için de Ethereum isminin kullanılması çok yaygın.

Ethereum blok zincirine dayanan bir diğer önemli kripto para birimi de son dönemin en popüler metaverse’ü olan Decentraland’de parsel satın alımlarında kullanılan ve değeri hızla artan MANA. Tabii Decentraland’in kendisinin de Ethereum’a dayalı bir platform olduğunu belirtelim. Metaverse, Decentraland ve MANA hakkında daha fazla bilgiye aşağıdaki linkte bulunan haberimizden ulaşabilirsiniz.

Peki adını önümüzdeki günlerde çok daha fazla duyacağımız Ethereum’un arkasındaki zekâları tanıyor musunuz?

Kripto para piyasalarıyla ilgili haberleri biraz olsun yakından takip edenler, bu soruyu görünce hemen “Vitalik Buterin” dediler elbette. Bu cevap yanlış değil ancak eksik. Buterin, Ethereum’un yüzü olmakla birlikte arkasındaki tek isim değil. Ethereum’un beyin takımı sekiz kişiden oluşuyor.

Hatta geçtiğimiz Eylül ayında ekonomi gazetesi Financial Times’da yayımlanan bir haberde, Buterin’in bu sekiz kişiyi JRR Tolkien’ın yazdığı “Yüzüklerin Efendisi” serisindeki “yüzük kardeşliği”ne benzettiği belirtiliyordu.

Ne var ki grubun hikayesinin çok sıcak bir kardeşlik hikayesi olduğunu söylemek pek mümkün değil. Aksine Ethereum’un tarihi süregelen kan davalarıyla dolu. Blok zincirinin İsviçre’de “uzay gemisi” adını verdikleri bir kiralık evde kuruluşunda rol oynayan iki kişinin buradan ayrıldıktan sonra Ethereum’a rakip görülen kendi blok zincirlerini kurmuş olmaları da dikkat çekici bir detay.

Buterin, yine geçtiğimiz Eylül ayında paylaştığı bir tweet’te yola birlikte çıktığı kişilerle ilgili pişmanlıkları olduğunu çok net bir biçimde ifade etti. “Ethereum yolculuğundaki en büyük pişmanlıkların? (teknik olmayan konularda)” sorusuna Buterin, “Bütün o ‘sekiz kurucu’ olayı (ve bu kişileri çok çabuk ve herhangi bir ayrım gözetmeden seçmek)” yanıtını vermişti.

Şimdi gelin isterseniz hem Buterin’i hem de diğer ortakları biraz daha yakından tanıyalım.

Ethereumun arkasındaki sekiz kişilik yüzük kardeşliği

 

27 yaşındaki Buterin, Mayıs ayında Ether’deki değerlenme yüzde 350’yi bulunca bir anda “en genç kripto milyoneri” unvanını kazanarak dünyanın gündemine oturdu. O tarihte Buterin’in cüzdanında aşağı yukarı 334 bin Ether olduğu söyleniyordu. Bu miktar Ether’in 31 Aralık’taki değeriyle hesaplandığında 1 milyar 270 milyon dolar gibi bir rakama tekabül ediyor.

Rusya’da Moskova’nın güneybatısında yaklaşık 1000 yıllık bir şehirde doğan Buterin’in annesi finansal analist, babası ise bilgisayar bilimciydi. Daha iyi iş imkânları için Kanada’ya göçen aile, Buterin’i özel okula gönderdi. Burada programlama, ekonomi ve Bitcoin’e merak saran Butelin, 2013 yılında yani henüz 19 yaşındayken Ethereum isimli projesinin beyaz kağıdını yayınladı. O dönemde Ethereum’u bilim kurgu unsurlar için bir Wikipedia sayfası olarak nitelendiriyordu.

Beyaz kağıtta Bitcoin’in arkasındaki blok zinciri teknolojisinin başka amaçlar için de kullanılması öneriliyordu. Yanı kullanıcılar blok zinciri üzerinden sadece token’ları değil, evler, hisseler gibi başka varlıkları da alıp satabilecekti.

Bu projesi için 18 milyon dolar civarında fon toplayan Buterin, bir grup geliştiricinin de desteğiyle, Ethereum’un ilk versiyonunu Temmuz 2015’te yayınladı. İlk yıl bazı dalgalanmalar yaşandı ancak kademeli de olsa fiyat artışları devam etti.

2016 yılındaki bir hacker saldırısıyla 50 milyon değerindeki Ether buhar oldu. Bu durum kripto paranın değerinin dibe vurmasına neden oldu. Ancak 2017’de yaşanan kripto para patlaması Ethereum’un fiyatını da 8 dolardan 840 dolara çıkardı yani 105 kat artırdı. O günden bu yana popülerliği günden güne artan Ether’in piyasa hacmi Nisan 2020’de 19 milyar dolara ulaştı. 31 Aralık itibarıyla Ether’in toplam değeri 441 milyar dolar olarak hesaplanıyor.

Ethereum’un beyaz kağıdını yayımlamadan önce Buterin kısa bir süre Waterloo Üniversitesi’nde eğitim gördü. Burada tanınmış kriptograf Ian Goldberg’den dersler aldı ve sadece kripto paralara odaklanan ilk yayınlardan biri olan “Bitcoin Magazine” isimli dergiyi kurdu.

2013’te bahar döneminin sonunda Thiel Bursu’nu kazandı. Bu burs kapsamında her yıl 24 üniversite öğrencisi 2 yıllık süre zarfında 100.000 dolarlık bir burs almaya hak kazanıyor. Bursun şartı şu: Okulu bırakacaksınız ve kendi işinizi kuracaksınız. Butelik için bu şartın karşılığı da Ethereum’un hayata geçirilmesi oldu.

Haziran 2017’de kripto para patlaması Ethereum’u Bitcoin’in bir numaralı rakibi haline getirdiğinde, sosyal medyada Butelik’in öldüğü söylentileri yayılmaya başladı. Coindesk’e göre, ilk olarak 4chan’de çıkan söylentilerde Butelik’in bir Trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği söyleniyordu. Ortada bir kanıt olmasa da söylenti internette hızla yayıldı.

Butelik hayatta olduğunu kanıtlamak için el yazısı bir notu kameraya gösterdiği bir fotoğraf tweet’emek zorunda kaldı. Fotoğrafta zincirdeki en son Ethereum bloğunun numarası (yani ‘hash’i) yazıyordu.

Aynı şeyi birkaç ay önce de WikiLeaks kurucusu Julian Assange yapmıştı. Kendi hakkındaki ölüm söylentilerini bastırmak isteyen Assange, Bitcoin’in en son hash’inin yazılı olduğu bir kağıtla kameraya poz vermişti. Her iki durumda da hayatta olmayan bir kişinin bu sayı dizisini önceden tahmin etmesi mümkün olmadığından, Butelik ve Assange’ın yaşadığından kimsenin şüphesi kalmadı.

PUTİN’LE GÖRÜŞTÜ, ‘SAHTE NAKAMOTO’YA SAVAŞ AÇTI

Aynı günlerde, Buterin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le bir araya gelerek Rusya’da hızla gelişmekte olan kripto ortamını konuştu. O dönemde ABD’de ve Avrupa’da kripto paralar henüz kısıtlı kullanımdayken, Rusya’da hızla yayılıyordu.

CNN’in aktardığına göre, o yıl Rusya Merkez Bankası token’lara karşı bir uyarı yayımlamıştı. Uyarıda Bitcoin ve alakalı paraların anonimliğinin kara para aklama, terör finansmanı gibi yasadışı işlere zemin hazırlayabileceği belirtiliyordu. Daha sonra bir yetkili de olası kısıtlamalardan bahsetmişti.

Ancak 2 Haziran günü, Kremlin’den yapılan açıklamada, Putin’in St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nda Buterin’le görüştüğü bildirildi. Buterin Putin’e geliştirdiği teknolojilerin Rusya’daki kullanım fırsatlarından bahsetmiş Putin de olası Rus ortaklarla işbirliği kurma fikrini desteklemişti.

2018 yılında Buterin Seul’de düzenlenen Deconomy konferansına katıldı. Konferans kapsamında Bitcoin üzerine bir panel yapılacaktı. Panelin katılımcılarından biri de Avustralyalı iş adamı Craig Wright’tı.

Wright kripto dünyasında çok ünlüydü zira 2015’te Wired dergisi tarafından Bitcoin’in yaratıcısı Satoshi Nakamoto olduğu öne sürülmüştü. Wired birkaç gün sonra bu iddiayı geri çekti ama Wright, Nakamoto olduğu iddiasını benimsedi; konferanslarda konuşmaya ve Bitcoin adına davalar açmaya başladı.

Bitcoinin en büyük sırrı çözülüyor Satoshi Nakamotonun kim olduğu ortaya çıkıyor

Buterin, Wright’ın iddialarına şiddetle karşı çıkanlardandı. Bu nedenle kendi kendine konferansı canlı tweet’leme vazifesini üstlenip bıkmadan 62 tweet’lik bir zincir hazırladı.

En sonunda soru-cevap kısmında da ayağa kalkıp bombayı patlattı: “Craig Wright’ın bu kadar hata yaptığını ve alakasız laf ettiğini düşünürsek, neden bu sahtekârın bu konferansta konuşmasına izin veriliyor?” (Salondakilerden yoğun alkışlar, Wright’tan sessizlik…)

Butelik’le ilgili ilginç detayların sonu gelmiyor ama en ilginçlerinden biri de yaşlanmayı durdurup insan ömrünü uzatmaya odaklanan çalışmalarla ilgileniyor olması. Bunu biz demiyoruz, Twitter’daki sabitlenmiş tweet’inde kendisi söylüyor. Dahası risk sermayedarı Morgan Beller’a verdiği bir röportajda da Buterin, bu konuya değinmişti.

Ethereumun arkasındaki sekiz kişilik yüzük kardeşliği

 

Matematik dehası olarak tanınan Charles Hoskinson, kısa süre içinde Ethereum grubunun en etkili üyelerinden biri haline geldi ve Ethereum’un ilk CEO’su oldu. Ancak diğer kurucularla arasındaki uyumsuzluk nedeniyle projedeki rolü birkaç ay içinde sona erdi. Hoskinson, Ethereum’un kâr amaçlı bir proje olmasını savunuyordu, Buterin ise bu fikre karşı çıkıyor ve kâr amacı gütmeyen bir platform istiyordu.

Ayrılığın nasıl olduğuna dair birden fazla hikaye mevcut. Hoskinson projeden kendi isteğiyle ayrıldığını belirtiyor, başkaları Buterin’in Hoskinson’ı kovduğunu söylüyor. Her şekilde ikili halen birbirinden pek hoşlanmıyor ve sık sık diğerinin metotlarını eleştiren açıklamalar yapıyor.

Hoskinson, Ethereum’dan ayrıldıktan sonra rakip blok zinciri platformlarından Cardano’yu hayata geçirdi. Cardano’nun dahili kripto parası ADA da 2021 yılının kazandıran değerlerinden oldu.

“ETH katili” olarak bilinen Cardano da kullanıcıların kendi projelerini geliştirmelerine izin veren bir blok zincir yapısı.

Ethereumun arkasındaki sekiz kişilik yüzük kardeşliği

 

İngiliz bilgisayar bilimci Gavin Wood, Ethereum tayfasına 2014 yılında katıldıktan sonra önemli yazılımcılardan biri haline geldi. Hatta ilk Ethereum test ağını yaratan kişi de CTO konumundaki Wood’du. Bunun yanı sıra Wood’un Ethereum’un programlanmasında da birçok önemli katkısı oldu.

Wood, 2016’da Ethereum’dan ayrılıp Polkadot’ı kurdu. Farklı blok zincirleri birbirine bağlamayı amaçlayan Polkadot da bir başka ETH katili kripto ağı olarak görülüyor. Polkadot’ın dahili kripto parası DOT da tıpkı ADA gibi, 2021’de yatırımcılarına çok kazandırdı.

Wood da zaman zaman Ethereum’a yönelik eleştirel açıklamalarıyla gündeme geliyor. Örneğin 2020’de katıldığı bir etkinlikte, Ethereum’daki işlem hızının Polkadot’a kıyasla çok daha düşük olduğu yönünde bir salvo savurmuştu.

Ethereumun arkasındaki sekiz kişilik yüzük kardeşliği

 

Kanada doğumlu olan Joe Lubin, 2013 yılında aralarına katıldığı diğer Ethereum kurucularına kıyasla çok farklı bir profil çiziyordu. Diğer kurucular 20’lerindeyken o 50’lerine merdiven dayamış vaziyetteydi ve oldukça oturmuş bir kariyeri vardı.

Çocukluğundan beri ilgilendiği squash ve matematik sayesinde, Rubin Princeton Üniversitesi’nde bilgisayar bilimi alanında eğitim aldı. (Buradaki en yakın arkadaşlarından biri de milyarder hedge fon yatırımcısı Michael Novogratz’di.) Mezun olduktan sonra Princeton robotik laboratuvarını yönetti, New York’ta iki bilgisayar şirketinde yazılım ve yapay zekâ danışmanı olarak görev yaptı ardından 2 yıl kadar da Goldman Sachs’te çalıştı. (Financial Times’a verdiği bir röportajda, “Ben hiçbir zaman Wall Street insanı olmadım, ben bir yazılım insanıyım” diyordu.)

Ancak 2008 krizi nedeniyle geleneksel finans sistemine inancını kaybeden Lubin, yenilik arayışında Ethereum’un parçası oldu. O da Ethereum’u kâr amaçlı, ticari bir girişim olarak hayata geçirmek isteyenlerdendi. Buna rağmen Lubin ve Buterin dengeli bir ilişki kurmayı başardı.

Lubin, Buterin’in dehasına saygı duyuyor ve maddi şeylerle gerçekten hiç ilgilenmediğini görüyordu. (“Tek derdi dünyayı değiştirmekti” diye konuşmuştu Financial Times’a.) Buterin ise Lubin’in siyaset ve yüksek finans konularındaki tecrübelerine ve yol göstericiliğine güveniyordu. Birçokları için Buterin kadar öne çıkmasa da Euthereum’un başarısında Lubin de aynı oranda önemli bir role sahipti.

Ethereum’un kurucularından olmanın yanı sıra, Lubin, kâr amaçlı bir Ethereum geliştirme şirketi olan ConsenSys’in de kurucusu. ConsenSys, Ethereum üzerinde birçok proje hayata geçirdi. Bu bağlamda ilk akla gelen örnek, en yaygın kullanılan “cüzdan”lardan biri olan MetaMask. ConsenSys’in 2021’de JPMorgan, UBS gibi birçok kaynaktan yatırımlar aldığını da hatırlatalım.

2018 yılında Forbes dergisi tarafından kripto dünyasının en zengin ikinci insanı ilan edilen Lubin’in kişisel servetinin de 1 milyar dolarla 5 milyar dolar arasında değiştiği düşünülüyor.

Ethereumun arkasındaki sekiz kişilik yüzük kardeşliği

 

Kanadalı Anthony Di Iorio, Buterin kendisini Ethereum’a davet etmeden önce bir yatırımcı ve bir Bitcoin meraklısı olarak tanınıyordu. Ethereum’un kâr amacı gütmeyen bir platform olması fikrinden pek hoşlanmayanlardan biri olan Di Iorio, Buterin’in davetine rağmen, grupta çok etkin bir rol almamayı tercih etti. Daha sonra 2014 yılında Decentral’ı kuran Di Iorio, bu çatı altında Jaxx Liberty kripto cüzdanını kullanıcılara sundu. Jaxx’ın kullanıcı sayısı 2021’de 1 milyona ulaştı.

Di Iorio’yla ilgili  bu yıl Haziran ayında gündeme bomba gibi düştü. Kripto dünyasını bırakacağını ve Decentral’ı satacağını açıklayan Di Iorio, yüzlerce milyon dolar değerinde olduğunu söylediği şirketin karşılığını kripto para olarak değil geleneksel para ya da Hisse senedi gibi bir yolla almak istediğini belirtti.

Bloomberg’e konuşan Di Iorio, kararının en önemli sebeplerinden birinin kişisel güvenliğiyle ilgili kaygıları olduğunu vurgulayarak, “Artık ‘kriptocu adam’ olarak tanınmak istemiyorum. Kendimi bu ortamda güvende hissetmiyorum. Eğer daha büyük sorunlara odaklanmış olsaydım, daha güvende hissederdim” dedi. Haberde 48 yaşındaki Di Iorio’nun, 2017’den beri bir güvenlik ekibiyle birlikte dolaştığı, özellikle seyahatlerinde korumalarını yanından ayırmadığı da haberde yer aldı.

Di Iorio ayrıca hayır işlerine ve kripto dışındaki projelere odaklanma arzusunun da kararında etkili olduğunu belirtti. “Daha karmaşık sorunlara odaklanmak” istediğini söyleyen Di Iorio’nun en son sıfır emisyonlu araç çalışmaları yapan Project Arrow’a dahil olduğu biliniyor. Forbes, Haziran ayında Di Iorio’nun kişisel servetinin 1 milyar dolar olduğunu bildirmişti.

Mihai Alisie, 2011 yılında Buterin’le birlikte Bitcoin Magazine’i kuranlardan biriydi. Ethereum’un ilk zamanlarında hukuki ve finansal tabanını oluşturan İsviçre merkezli şirketin kuruluşunda Alisie önemli bir rol oynadı.

Aynı zamanda 2015 yılına kadar, platformu destekleyen Ethereum Vakfı’nun başkan yardımcılığını yapan Alisie, buradan ayrıldıktan sonra Akasha’yı kurdu. Akasha, teknolojiyi sosyal amaçlar için kullanmayı amaçlayan bir kripto projesi olarak tarif ediliyor.

Bilgisayar programcısı Jeffrey Wilcke, Ethereum’un ilk zamanlarında oldukça kritik bir konumdaydı. Wilcke platformun Google Go dilindeki bir versiyonunu yazdı, bu proje daha sonra Go Ethereum’a (ya da kısaca Geth’e) dönüştü.

Wilcke, Ethereum’dan ayrıldıktan sonra erkek kardeşiyle birlikte Grid Games isimli bir oyun şirketi kurdu. Ayrıldıktan sonra Ethereum’daki gergin ortamdan bahseden kişilerden biri de Wilcke’ti. Wilcke, 2019’da Twitter’da girdiği bir diyalogda Ethereum içindeki sorunları ilk günlerde çözmeye çalıştığını ve başarısız olduğunu belirtiyor ve “Ben de durumu olduğu gibi kabullendim ve mükemmel bir blok zinciri geliştirmeye çalıştım. Enerjim bu tür dramalardan uzakta başka yerlere harcandığında daha faydalı olacaktı” diyordu.

8 kişilik grup içinde en esrarengiz olan ve kamuoyu önüne en az çıkan kişi Amir Chetrit. Chetrit, Ethereum’a katılmadan önce tıpkı Buterin gibi, Colored Coins isimli bir kripto startup’ında çalışıyordu.

Ethereum’a dair “Out of Ether” isimli bir kitabı bulunan gazeteci Matthew Leising’e göre, diğer kurucular Chetrit’in üzerine düşeni yapma konusunda yeterli olmadığını düşünüyordu. Leising, bu nedenle, Buterin’in tıpkı Hoskinson gibi Chetrit’i de projeden kovduğunu belirtiyor.

 

Numberone.com.tr

Ortaköy de 500, Bağcılar da 135 TL’ye parsel alıyorlar! Metaverse çılgınlığı

0
Son zamanlarda adını çok sık duyduğumuz Metaverse evreninde her geçen gün daha da şaşırtıcı olaylar olmaya devam ediyor. Kimi arsa satın alıyor, kimi şirket toplantılarını burada yapıyor, kimi ise uzun zamandır görmediği arkadaşlarıyla, hatta ölmüş dedesiyle buluşuyor!
Metaverse hızla AVM’ye dönüşüyor

Metaverse hızla AVM’ye dönüşüyor

VR teknolojisini kullanarak başka bir evrene geçiş yaptığımız, arkadaşlarımızla buluştuğumuz, dünyanın bir ucundaki konseri dinlediğimiz ve hatta ölen yakınlarımızı görebildiğimiz artırılmış gerçeklik teknolojilerinin kullanıldığı evren ötesi dünya: Metaverse.

Ortaköy’de 500, Bağcılar’da 135 TLye parsel alıyorlar Metaverse çılgınlığı

 

PARSEL PARSEL ALIYORLAR

İlk kez 1992’de yayınlanan Neal Stephenson imzalı ‘Snow Crash’ romanında ortaya atılan Metaverse, 30 yıl sonra hayatlarımıza hızlı bir şekilde entegre olmaya başladı. Ovr isimli bir sanal evrende, Türkiye’nin en iyi arsaları satışa çıktı. Türkiye’de şimdiye kadar sanal olarak 20 bin parsel satılırken, İstanbul satışlarda ilk sırada kendine yer buldu. İstanbul’un en hareketli yerlerinden biri olan İstiklal Caddesi’ndeki tüm parseller satıldı. Arka sokaklarda kalanlar için ise istenen fiyat yaklaşık 400 TL.

Tsunamide kayboldu, Türkiye'de bulundu! Tarihin en büyük doğa olayının sırrı çözüldü...

Tsunamide kayboldu, Türkiye’de bulundu! Tarihin en büyük doğa olayının sırrı çözüldü…

İstanbul’da modanın nabzını tutan Nişantaşı’ndaki arsaların çoğu satılırken, boş parseller yaklaşık 250 TL’ye satın alınıyor. İstanbul’da satılan gayrimenkullerin çoğu Avrupa yakasında. Anadolu yakasında ise Kadıköy ve Üsküdar ön plana çıkıyor. Ortaköy ve boğaz hattında parseller 500 TL iken, Bağcılar ve Esenler’de yaklaşık 135 lira civarında satılıyor. Satın aldığınız parselin fiyatını da aslında gerçek yaşamdakiyle benzer kriterler belirliyor.

Metaverse’de 'arazi' bakıyorum

Metaverse’de ‘arazi’ bakıyorum

Lokasyon ve semtinizin canlılığı önemli bir husus. Merkeze yakın bir arsa ve parsel daha pahalıyken içerilere doğru gidildikçe fiyatlar düşüyor. İleride değerlenecek ve yüksek fiyatlara bu parseller satılacak umuduyla şimdilerde herkesin gözü Metaverse arsalarında.

Ortaköy’de 500, Bağcılar’da 135 TLye parsel alıyorlar Metaverse çılgınlığı

 

ARSA SATIN ALMAK İÇİN NELER YAPMALIYIZ?

Peki bu arsaları nasıl satın alabiliriz? Öncelikle kendinize dijital bir cüzdan oluşturmanız gerekiyor. Sonrasında sanal arazi satan firmaları araştırıp, araziyi satan platform üzerindeki coinler ile ya da sanal cüzdan üzerinden Metaverse’ün yerel para birimi kripto para ile arsanızı satın alabilirsiniz. Arsanızı satan satıcıya fiyat konusunda teklif de verebilirsiniz.

Metaverse nedir?

Metaverse nedir?

Metaverse sınırları zorlayıcı sanal dünyasında sadece arsa alıp, arkadaşlarınızla bir araya gelmiyorsunuz. Aynı zamanda kaybettiğiniz yakınlarınızla da buluşmak Metaverse ile gerçek oluyor. Kulağa oldukça ilginç gelse de önümüzdeki zamanlarda yıllar önce ölen yakınlarıyla bu evrende bir araya gelen insanları daha sık görmeye başlayacağımız da bir gerçek.

‘YAKINDA DOKUNMA VE HİSSETME GİBİ ÖZELLİKLER DE DEVREYE GİREBİLİR’

Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi A. Seçkin Canan, öncelikle Metaverse’ün çok temel bir içgüdü olan iletişimden ortaya çıktığını, herkesi kasıp kavuran bu sanal dünyanın gelişiminde başta Facebook olmak üzere Epic Games, Snapchat, Nvidia, Microsoft ve Apple gibi devlerin büyük rol oynadığını dile getirdi.

Ortaköy’de 500, Bağcılar’da 135 TLye parsel alıyorlar Metaverse çılgınlığı

‘ÖLEN YAKINLARINIZLA BULUŞMAK MÜMKÜN OLACAK’

VR ve AR yani sanal gerçeklik ile artırılmış gerçeklik gibi teknolojilerin entegre olarak hayat bulduğu bu yeni dijital dünyada sınırlar ortadan kalkıyor. Şimdilerde teknolojinin elverdiği doğrultuda bazı ekipmanlar kullanarak pek çok şirketin sanal toplantılar ve buluşmalar yaptığını, etkinlikler gerçekleştirdiğini, showroom açarak ürünlerini sergilediğini görüyoruz. Bu sanal evrende biraz daha ileri gidersek bizleri oldukça farklı deneyimlerin bekliyor.

Teknoloji şirketleri 'metaverse' ile 'fiziksel dünyayı' ele geçirmek istiyor

Teknoloji şirketleri ‘metaverse’ ile ‘fiziksel dünyayı’ ele geçirmek istiyor

Şimdilerde sadece bir avatar olarak yer alıyorken ileride dokunma ve hissetme gibi özelliklerin de devreye girmesiyle benzersiz bir deneyim elde edileceğini dile getiren A. Seçkin Canan, “Bu sınırsız dünyada elbette kullanıcı profillerinin tanımlanarak yapay zekâ yardımıyla davranışların analiz edilmesi ve takibinde ölen yakınlarınızla buluşmaların gerçekleşmesi de mümkün olacak. Ancak bu noktada şunu belirtmeliyim ki böyle bir varsayım eldeki veriyle de ilişkili. Avatar niteliğinde bir taklit; ancak ve ancak bilinen bilgiler, kayıtlı ses ya da olası durumlar karşısında karşılık verilen yanıtların kayıt altında olması ve bunların bu kayıtlar doğrultusunda taklit olarak sunulmasıyla ilişkili. Yani kimse ölen yakınıyla buluşmayacak aslında, yalnızca bir yansımayı izleyecek dedi.

Metaverse çocukları bağımlı yapabilir

Metaverse çocukları bağımlı yapabilir

‘KORKMAYA DEĞİL, SORGULAMAYA İHTİYAÇ VAR’

NFT tasarımcıları Metaverse mezarlıklar bile tasarlayıp satıyorlar. “Bu sınırı olmayan ‘öteki evren’ bizi korkutmalı mı?” sorusu akıllara gelse de A. Seçkin Canan, korkmak yerine daha fazla içine girmeyi ve keşfetmeyi tavsiye etti. Neden toplumun metaverse karşısında ilk beklentisinin kaybettikleriyle buluşmak olduğunu sorgulamanın önemli olduğunu dile getiren Canan, “İnsanı anlamak sosyolojik açıdan önemli. Mezar taşları da bunun bir parçası sadece. O sebeple de korkmaya değil, sorgulamaya ihtiyacımız var. Keşfettikçe, bu konudaki okur yazarlığımızı artırdıkça, beklenmedik yanıtlar karşımıza çıkacaktır. Sınırı olmayan dijital bir dünya, asıl heyecan verici ve üzerine düşünülmesi gereken nokta işte burası… Ben de merakla takip ediyorum” dedi.

Ortaköy’de 500, Bağcılar’da 135 TLye parsel alıyorlar Metaverse çılgınlığı

‘HER TEKNOLOJİNİN ŞAŞIRTICILIĞI BİR SONRAKİNE KADAR DEVAM EDER’

İnternette yaşayan büyük bir kitleyi ve Metaverse ile sınırsız dijital bir dünyanın kapılarının aralandığını düşününce, yakın gelecekte bizi çok farklı deneyimlerin beklediğine vurgu yapan Öğretim Görevlisi A. Seçkin Canan, “Teknolojik altyapı ve toplumsal dinamikler sebebiyle biraz süreye ihtiyacımız var ancak bu çok uzun sürmeyecek. Yakın gelecekte zihnimizin sınırlarını zorlayacağımız bir dünya bizi bekliyor. Ancak bir gün bu da bize normal gelecek.Her teknolojinin şaşırtıcı yönü, bir sonrakini görene kadar devam eder ancak. Dediğim gibi yansımalar çarpıcı olabilir ancak normalleştiğini görmemiz de bizi işin kendisinden daha çok şaşırtabilir” diyerek sözlerini noktaladı.

 

Numberone.com.tr

225.4 milyar dolarlık rekor

0

225.4 milyar dolarlık rekor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı 2021 yılı dış ticaret rakamlarına göre, aralık ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24.9 artışla 22.3 milyar dolar oldu. 2021 yılı ihracatı ise geçen yıla kıyasla yüzde 32.9 artışla 225.4 milyar dolara yükseldi. Böylece, 12 ayın 11’inde ihracat rekorları kırılmış oldu. 2022 ihracat hedefi ise 250 milyar dolar olarak açıklandı.

Türkiye ekonomisinin yatırım, istihdam, üretim, Ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme ilkeleri doğrultusunda gelişimini sürdürdüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yaklaşırken, Türkiye ekonomide kabuk değiştirmekte, artık farklı bir lige çıkmaktadır. Türk ekonomisinin alperenleri olarak gördüğüm tüm ihracatçılarımızı canı gönülden tebrik ediyorum” dedi. 2021 yılında ihracatın geçen yıla göre yüzde 32.9 artarak 225.4 milyar dolara ulaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracat rakamlarıyla ilgili olarak, “Bu bir rekordur” ifadelerini kullandı.
2000’DE YÜZDE 51’Dİ
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bundan 19 yıl önce nerede başladık? 36 milyar dolardan devraldığımız ihracatı, 2021 yılında 6 kattan fazla arttırarak 225 milyar 368 milyon dolara çıkarmayı başarmış olmaktan mutluyum. Yine 2002 senesinde sadece 87.6 milyar Dolar olan dış ticaret hacmimizi, 2021 yılında 496.7 milyar dolara ulaştırdık. Dış ticaret açığımız ise önceki yıla göre yüzde 7.8 azalışla 45.9 milyar dolara gerilerken, ihracatın, ithalatı karşılama oranı ise 5.8 puan artışla yüzde 83.1’e bire yükseldi. Bu oranın 2000 yılında sadece yüzde 51 olduğu dikkate alındığında, Türkiye ekonomisinin bizim dönemimizde kaydettiği ilerleme çok daha iyi anlaşılacaktır. Ama muhalefet bu işten anlamaz. Onların derdi başka. Bizim derdimiz aşk. Az önce de kardeşlerim söyledi, ihracat, ihracat, ihracat.
AB’YE DIŞ TİCARET FAZLASI
Küresel bazda bir yarışın içinde olunduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Ve son 12 ayın 11’inde ihracat rekoru kırdık. Daha önce 1 milyar doların üzerinde ihracat ihracat yapan yalnızca 5 ilimiz varken, bu sayı hamdolsun 21’e yükselmiştir. Konuşuyorlar, yok şöyle, yok böyle filan… Ya sen konuşmakta anlarsın. Ama benim Anadolu’daki vatandaşım durmuyor. Gaziantep’te durmuyor, Eskişehir’de durmuyor ve devamlı dünyanın neresinde bir pazar varsa bu pazarları dolaşıyoruz. 2021 yılında 81 ilimizin tamamı ihracat yaparken, 78 ilimiz geçtiğimiz yıla göre ihracatını arttırmayı başarmıştır. İhracat yapılan 75 fasıl ürün grubunda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat değerlerine ulaştık. En fazla ihracat artışı nereye biliyor musunuz? Amerika… Türkiye bunu da başardı. En önemli ticari ortak Avrupa Birliği’ne ihracatımız yüzde 33 oranında artarak 93.1 milyar dolara çıktı. Dahası, Avrupa Birliği’ne karşı net 7.7 milyar dolar dış ticaret fazlası verdik” diye konuştu.Türkiye’nin ilk defa krizlerin altında ezilen değil, krizleri yöneten, hatta krizleri fırsata çeviren bir ülke konumuna geldiğinin altını çizen Tayyip Erdoğan, “Salgın nedeniyle ortaya çıkan alternatif tedarikçi arama ve bölgeselleşme eğilimleri ülkemizin küresel tedarik zincirlerindeki coğrafi avantajını öne çıkarmış ve ihracatımızın önünü daha da açmıştır. Geçtiğimiz yılın üçüncü çeyreği itibariyle ülkemizin küresel ihracattan aldığı pay ilk kez yüzde 1’in üzerine çıkmıştır. Burası çok önemli, ihracatımız tarihimizde ilk defa 200 milyar doları aşarak orta vadeli program hedeflerinin de ötesine geçmiştir” dedi.

‘EKONOMİYE KONTAK KAPATTIRMADIK’

İnsanlık olarak 2 yıldır, son asrın en büyük sağlık krizi olarak nitelenen Koronavirüs salgınıyla mücadele edildiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel ölçekte meydana gelen sarsıntılara rağmen Türkiye ekonomisinin ayakta kalması, üretimin aralıksız sürmesi, istihdamın korunması için toplumumuzun tüm kesimlerine yönelik tedbirleri devreye aldık. İş dünyamıza, ticaret erbabımıza, KOBİ’lere, çiftçimize, esnafımıza, çalışanlarımıza sunduğumuz destek ve teşviklerle onların yanında olduk. Milletin felaketinden siyasi rant devşirme peşinde koşan muhalefetin abuk sabuk tekliflerine rağmen Türk ekonomisine asla kontak kapattırmadık. Son iki yıla ait ekonomik veriler Türkiye’nin başarısını açıkça ispat ediyor. Hele hele Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre küresel mal ticareti hacmi 2020 yılında yüzde 5.3 oranında daralmıştır. Dünyada tüm bunlar yaşanırken Türkiye 2020 yılını büyümeyle kapatan iki ülkeden biri olmuştur” şeklinde konuştu.

2021 itibarıyla 205 ülke ve bölgeye ihracat işlemlerinin milli para ile ile gerçekleştirildiği bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk Lirası ile yaptığımız dış ticaret hacmi 183 milyar liraya ulaşmıştır. Hizmet ihracatımızın bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 60 oranında artışla 53 milyar dolara ulaşmasını ve cari işlemler dengesine 23 milyar dolarlık olumlu katkı yapmasını bekliyoruz. Oluşturduğumuz yeni yapı ve güçlendirilmiş destek programlarıyla bu rakamı kısa sürede 100 milyar dolara çıkarmayı amaçlıyoruz” dedi. Cari fazla veren bir ülke konumuna hızla ulaşmak için 2022 yılı ekonomik büyüme hedefini yüzde 5 olarak belirlediklerini söyleyen Erdoğan, “İhracatımızdaki güçlü performans sayesinde orta vadeli programın geçtiğimiz yılki hedefini zaten aşmıştık. Bu programda önümüzdeki sene için yaklaşık 231 milyar dolarlık ihracat belirlemiştik. Gelecek yıl da bu rakamın üstüne çıkacağımıza ben inanıyorum. Onun için 2022 hedeflerimizi 250 milyar dolar olarak revize ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Küresel tedarik zincirleri kırılırken, tedariği ayakta tuttuklarına dikkat çeken Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, “Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmayı lehimize çevirmeyi bildik. Böylece ihracat hanemize 25 milyar dolar artı değer kattık. Büyümenin lokomotifi olduk, yılın ilk 9 ayında büyümenin yarısı ihracatla geldi. İstihdam artışının 3’te 1’ini ihracat öncülüğündeki sanayi sektörleri sağladı. Uzun süredir hedeflediğimiz aylık 20 milyar dolar, yıllık 200 milyar dolar ihracatı bu yıl aştık. Miktar bazında ihracatta da Cumhuriyet tarihi rekoru kırdık, 174 milyon ton ihracat gerçekleştirdik. Birim ihracat değerimizi geçen yıla göre yüzde 17 artırarak, 1.10’dan 1.29’a çıkarmayı başardık. Bu artış önümüzdeki yıllarda katlanarak devam edecek. Hedefimiz bu değeri 2 dolara çıkarmak” dedi.

Artık yeni bir ligde olunduğunu vurgulayan İsmail Gülle, “Yapılacak yeni yatırımlarla birlikte ihracatımızı daha yukarılara çıkaracağız. 2021 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 84’e çıktı. Bu başarıyı dış ticaret fazlasına dönüştürmek için çalışacağız. Elbette ihracatımızdaki yükseliş ivmesiyle beraber, İhracatçılarımızın finansal sorumlulukları da giderek artıyor” diye konuştu.

Numberone.com.tr

Inna, Kayserilileri coşturdu

0

Kayseri’ye gelen şarkıcı Inna, verdiği konserle sevenlerini coşturdu.

Inna, Kayserilileri coşturdu

Erciyes Kültür Merkezi’nde düzenlenen konserde, ünlü şarkıcı Inna sevenleriyle buluştu. Salonu dolduran sevenlerine “Merhaba Kayseri” diye seslenen Inna, birbirinden güzel şarkılarını seslendirdi.

Inna’nın seslendirdiği şarkılarla coşan izleyiciler unutulmaz bir gece yaşadı. Inna, ayrıca, Ajdan Pekkan’ın ‘yaz yaz yaz’ şarkısını da seslendirdi. Yaklaşık 1-5 saat sahnede kalan Inna, izleyicilerden büyük alkış aldı.

Numberone.com.tr

Fenerbahçe nin yıldızı Mesut Özil, Çorum FK yı satın alıyor

0

Bild’in gündeme getirdiği iddiaya TFF 2. Lig ekibi cephesinden doğrulama geldi. Çorum’da 26 Aralık’ta istifa eden sportif direktör Oğuzhan Yalçın “2 ay önce Çorumlu olan İrfan Can Kahveci bizi aradı. Mesut Özil’in futbolu bırakınca tesisi, stadı olan bir kulübü almak istediğini söyledi. Kısacası nabız yokladılar. O gün için satmaya niyet yoktu ancak bugün şartlarımız değişti. Tekliflere açığız” diye konuştu.

Fenerbahçe ’nin dünyaca ünlü yıldızı Mesut Özil’in Çorum FK’yı satın almak istediğini ve kulüp başkanlığına hazırlandığını yönündeki iddialara TFF 2. Lig ekibi cephesinden doğrulama geldi. Almanya’nın köklü gazetesi Bild, Mesut Özil’le ilgili olarak gündeme getirdiği konuyu 26 Aralık’ta istifa edene kadar Çorum FK’nın 4 yıl sportif direktörlüğünü yapan Oğuzhan Yalçın Hürriyet’e şöyle açıkladı:

iRFAN CAN KAHVECi ARADI

“Yaklaşık 2 ay önce (6 Kasım) Bodrum maçının ardından aslen Çorumlu olan İrfan Can kahveci bizi aradı ve kısa bir sohbetin ardından yanında Mesut Özil olduğunu, kendisinin bugünden bir Futboll kulübü satın almayı, ileride futbolu bırakınca da tesisi, stadı olan bir kulübü alıp, futbolun içinde kalmayı, bir kulübü yönetmeyi istediğini belirtti.

NiYETiMiZ YOKTU AMA

Tesisi ve stadyumu olan bir kulüp olduğumuz için de Çorum FK akıllarına gelmiş. Kısacası o günlerde bu bir nabız yoklaması şeklinde gelişti. Fakat aradan geçen süre içinde bir gelişme yaşanmadı. O günlerde bizim aklımızda kulübü satmak gibi bir düşünce yoktu. Ancak aradan geçen süre içinde başkanımız Fatih Özcan, mental olarak yorulduğunu belirterek istifa etti.

40-50 MiLYON HARCAMA YAPILDI

O gün için satmaya niyet yoktu ancak bugün şartlarımız değişti. Çorum FK bir A.Ş… Mesut Özil veya bir başka yatırımcıdan gelecek tekliflere açığız. Eski başkanımız kulübe yaklaşık 40-50 milyon lira arası bir harcama yaptı. Bunun bir bölümünü bağışlayacak, arada alacaklarını da aldıktan sonra kulübün devri yapılabilecektir. Çorum FK bizim gözümüzde çok değerli bir kulüptür, değeri parayla ölçülemez ancak kulüp A.Ş olduğu için böyle bir karar kaçınılmaz olmuştur.”

STADIMIZ 2020’DE DÜNYANIN iLK 5’iNDE

“Çorum FK toplam değerleri ortalama 40 milyon lira olan lisanslı 30 futbolcuya sahip bir kulüptür. 2020 yılında yapılan ve o yıl dünyada inşa edilen statlar içinde dünyada ilk 5’e giren modern, alttan ısıtmalı ve 15 bin kişilik stadyuma sahibiz. Ayrıca 40 futbolcu, 10 kişik teknik heyetin konaklayabileceği 5 yıldızlı bir de tesisimiz, büyük de bir camiamız var.”

KADRO DEĞERi 2.68 MiLYON EURO

· Transfermarkt göre kadro değeri 2.68 milyon Euro.

· Takımın en değerlisi 200 bin Euro ile Mehmet Öztürk. · maçlarını 15 bin kapasiteli Şehir Stadı’nda oynuyor.

· Bir dönem Mehmet Aurelio’nun da çalıştırdığı Çorum FK ilk yarıyı 6. sırada bitirdi.

· Afyon maçı sonrası Fatih Özcan, 2. başkan Mustafa Şeker, sportif direktör Oğuzhan Yalçın ve teknik direktör Ahmet Yıldırım ve ekibi istifa etti.

 

Numberone.com.tr

Manchester United, Wolverhampton a tek golle kaybetti

0
İngiltere Premier Lig’de Manchester United, sahasında Wolverhampton’a 1-0 mağlup oldu.

Premier Lig’de Wolverhampton, deplasmanda Manchester United ‘ı 1-0 yendi.

Wolverhampton’ın galibiyet golünü 82. dakikada Joao Moutinho kaydetti.

Bu sonuçla 31 puanda kalan Manchester United, yedinci sırada kaldı.

Wolverhampton ise 28 puanla sekizinci sırada yer aldı.

 

Numberone.com.tr

Sapık lafını affetmedi… Mehmet Ali Erbil den Ece Ronay a dava!

0
Mehmet Ali Erbil, sosyal medyada kendisine ‘sapık, tacizci, ahlaksız, köpek’ diyerek hakaret ve tehdit ettiği iddiasıyla şarkıcı Ece Ronay’a 100 bin liralık tazminat davası açtı.

Şarkıcı Ece Ronay, klibinde rol alan Mehmet Ali Erbil’in kendisini taciz ettiğini iddia ederek suç duyurusunda bulunmuştu.

Savcılık soruşturması devam ederken Erbil, iftiraya maruz kaldığını ve kişilik haklarının saldırıya uğradığını iddia ederek Ronay’a 100 bin liralık manevi tazminat davası açtı.

İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan dava dilekçesinde, Ece Ronay’ın kendi reklamını yapmak adına Mehmet Ali Erbil’i tuzağa düşürerek toplum önünde linç etmeye çalıştığı iddia edildi.

Erbil’in avukatı Şeyda Yıldırım , “Davalı ayrıca bir televizyon programına konuk olmuş ve müvekkil için kadın tacizcisi olduğunu ve Türk halkından özür dilemesi gerektiğini belirtmiştir. Müvekkile iftira atan, küçük düşüren, onuruyla oynayıp onu aşağılayan ve saygınlığını zedeleyen Ece Ronay’dan 100 bin lira manevi tazminat istiyoruz” dedi.

 

Numberone.com.tr

Apple, dünyada 3 trilyon dolar piyasa değerine ulaşan ilk şirket oldu

0

ABD merkezli dünyaca ünlü teknoloji şirketi Apple, dünyada 3 trilyon dolar piyasa değerine ulaşan ilk halka açık şirket oldu.

Apple, dünyada 3 trilyon dolar piyasa değerine ulaşan ilk şirket oldu

Dünyaca ünlü teknoloji şirketi Apple yine bir ilke imza attı. ABD merkezli teknoloji devi, hisse fiyatının 182.86 doları geçmesi ile dünyada 3 trilyon dolar piyasa değerine ulaşan ilk halka açık şirket oldu. Apple’ın 2 trilyon dolarlık piyasa değerinden 3 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşması ise iki yıldan kısa sürdü.

YAKLAŞIK 2 YIL SÜRMÜŞTÜ

Apple’ın 1 trilyon dolarlık piyasa değerinden 2 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşması da yaklaşık 2 yıl sürmüştü.

Apple ardından 3 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşması beklenen şirket ise, ABD merkezli bir diğer teknoloji şirketi olan Microsoft’un olması bekleniyor. Microsoft, geçtiğimiz sene haziran ayında 2 trilyon dolarlık piyasa değerini aşmıştı.

 

Numberone.com.tr

Eda Ece’den Maske Kimsin Sen eleştirilerine yanıt

0

RTÜK’ün inceleme başlatacağını duyurduğu ‘Maske Kimsin Sen?’ yarışmasının jürilerinden Eda Ece açıklama yaptı.

Eda Ece’den Maske Kimsin Sen eleştirilerine yanıt

Ünlü isimlerin, maske ve kostüm kullanıp kimliklerini gizleyerek şarkı söylediği ve jüri üyelerinin de yarışmacıların kim olduklarını bulmaya çalıştığı Fox TV’de yayımlanan ‘Maske Kimsin Sen?’ yarışmasına yönelik eleştirilere jüri üyesi Eda Ece yanıt verdi.

RTÜK İNCELEME YAPILACAĞINI DUYURMUŞTU

Sosyal medyada yarışmadaki maskelerin pagan figürleri içerdiği öne sürülürken, programda satanizm propagandası yapıldığı ve çocukları olumsuz etkilediği iddia edildi.

Son olarak RTÜK, program hakkında inceleme başlatacağını duyurmuştu.

RTÜK, Maske Kimsin Sen? programı hakkında inceleme başlatacakEDA ECE: TÜM DÜNYADA OLAN BİR YARIŞMA FORMATI

Yarışmanın jürilerinden olan oyuncu Eda Ece, sosyal medya hesabından eleştirilere yanıt verdi.

Twitter hesabından bir paylaşım yapan Ece, “Maske Kimsin Sen?’ tüm dünyada olan bir yarışma formatı. ‘Masked Singer’ın yayınlandığı ülkeler ekte. Suudi Arabistan, Fas, Tunus, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır da dahil” ifadelerini kullandı.

 

Numberone.com.tr