Ana Sayfa Blog Sayfa 724

TEKNOFEST İstanbul başladı

0

TEKNOFEST İstanbul başladı.

Türkiye’nin en büyük teknoloji etkinliği olarak nitelendirilen TEKNOFEST İstanbul’a ilgi yoğundu.

TEKNOFEST İstanbul başladı - 1

YERLİ OTOMOBİLDE TOGG TEKNOFEST’TE

TEKNOFEST İstanbul başladı - 2

T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar,  TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nin açılışında konuştu.

Bayraktar, “İşte bugün, hayallerimiz gerçekleşmeye filiz vermeye başladı. Bugün yapay meselelere takılmadan araştırmanın, geliştirmenin, üretimin gündem olduğu güçlü Türkiye için yürüme vaktidir” dedi.

TEKNOFEST İstanbul başladı - 3

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “TEKNOFEST, Türkiye’nin gelecek vizyonunun capcanlı örneğidir. Türkiye, kritik teknolojilerin pazarı değil, üretim üssü olmalıdır” açıklamasını yaptı.

Numberone.com.tr

Özlem Türeci ve Uğur Şahin onurlandırıldı

0

Koronavirüse karşı aşı geliştiren Alman biyoteknoloji şirketi BioNTech’in kurucuları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci ile biyokimyager Prof. Dr. Katalin Kariko, Almanya’nın en büyük tıp ödülü “Paul Ehrlich ve Ludwig Darmstaedter 2022” ile onurlandırıldı.

Almanya’da 1952 yılından beri tıp alanındaki araştırmalar için Paul Ehrlich Vakfı tarafından verilen “Paul Ehrlich ve Ludwig Darmstaedter Ödülü” bu yıl, koronavirüse karşı aşı geliştiren Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci ile biyokimyager Prof. Dr. Katalin Kariko’ya verildi.

Paul Ehrlich Vakfı tarafından yapılan açıklamada, “Şahin, Türeci ve Kariko, mesajcı RNA’nın (mRNA) hastalığı önleme ve tedavi etmede bir ilke olarak geliştirilmesindeki vizyonları ve azimleri nedeniyle 2022 Paul Ehrlich ve Ludwig Darmstaedter ödülüne layık görüldü” denildi.

ÖDÜL TÖRENİ 14 MART 2022’DE

Almanya’nın tıp alanında en en prestijli ödülüne layık görülen Alman biyoteknoloji şirketi BioNTech’in kurucu ortakları Şahin ve Türeci ile Macar asıllı Kariko, 120 bin Evro değerindeki ödülü 14 Mart 2022’de Frankfurt’ta düzenlenecek törenle alacak.

Numberone.com.tr

Onlar dünyanın en yaşlı tek yumurta ikizleri

0

Guinness Dünya Rekorları, dünyanın en yaşlı tek yumurta ikizlerini tescilledi. Japonya’daki 107 yaşındaki kız kardeşler Umeno Sumiyama ve Koume Kodama, Guinness tarafından 107 yıl 300 gündür yaşayan en yaşlı tek yumurta ikizi olarak onaylandı.

Sumiyama ve Kodama, Japon ikiz kardeşler Kin Narita ve Gin Kanie’nin kırdığı rekoru da kırdı. Her ikisi de sosyal insanlar olarak tanımlanan Sumiyama ve Kodama’nın 5 Kasım 1913’te Shodoshima adasında doğduğu belirtildi.

Kız kardeşlerin tescili, Japonya’da ulusal bir tatil olan Yaşlılara Saygı Günü ile aynı zamana denk gelecek şekilde yapıldı. Kovid-19 nedeniyle önlem olarak Japonya’nın farklı bölgelerinde yaşayan kız kardeşlere ayrı bakım evlerinde görevli personel tarafından sunulmak üzere resmi sertifikalar gönderildi. Guinness tarafından yapılan açıklamada, ikizlerin 1 Eylül’de yeni unvan sahipleri olarak tanındığı aktarıldı. Sumiyama’nın 4 çocuğu, Kodama’nın ise 3 çocuğu olduğu açıklandı.

Daha önceki rekorun sahipleri Kin ve Gin ise, Ocak 2000’de Kin’in ölümünden bu yana 107 yıl 175 gün ile en yaşlı tek yumurta ikizi unvanını elinde tutuyordu. Kin’in ardından Gin de 2001’de 108 yaşında hayatını kaybetti. İsimleri Japonca altın ve gümüş anlamına gelen Kin ve Gin, 1 Ağustos 1892’de Nagoya’da doğdu.

Dünyada yaşam süresi en yüksek ülke olan Japonya’da yaşlılar büyük saygı görüyor. Guinness’e göre dünyada yaşayan en yaşlı kişi ise, 118 yaşındaki Japon kadın Kane Tanaka.

Numberone.com.tr

1915 Çanakkale Köprüsü’nde ilk geçiş bugün

0

Asya ve Avrupa Çanakkale üzerinden birbirine bağlanıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, bugün 1915 Çanakkale Köprüsü üzerinden Anadolu’dan Avrupa’ya yürüyerek geçecek. Bakan Karaismailoğlu’nun gerçekleştireceği ziyaret öncesi 1915 Çanakkale Köprüsü’nün Asya yakasındaki kulesine çıkan gazeteciler, çalışmaları 318 metre yükseklikten görüntüledi.

Sabah saatlerinde Çanakkale’nin Lapseki içesinde bulunan Asya Ankraj Sahası’na gelen basın mensupları, burada bulunan iskeleden teknelerle Asya kulesine götürüldü.

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 1

Asansörlerle iki grup halinde kuleye çıkan yaklaşık 80 gazeteci, buradaki çalışmaları 318 metre yükseklikten görüntüleyerek yetkililerden bilgi aldı.

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 2

Bakan Karaismailoğlu’nun da ziyaret programı kapsamında köprü inşaatında devam eden çalışmaları inceleyip köprünün deniz üzerindeki çalışabilmesi için oluşturulan ve işçiler tarafından kullanılan “kedi yolu”ndan beraberindekilerle 4 bin 608 metre yürüyerek Avrupa kıtasına geçmesi bekleniyor.

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 3

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 4

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 5

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 6

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 7

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 8

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 9

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 11

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 12

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 13

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 14

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 15

1915 Çanakkale Köprüsü 318 metre yükseklikten görüntülendi - 16

Numberone.com.tr

A Mili Takım’da Stefan Kuntz’un ilk yardımcısı belli oldu!

0

Türkiye A Milli Futbol Takımı, Şenol Güneş sonrası teknik direktörlük görevi için anlaşma sağladığı Stefan Kuntz ile 3 yıllık sözleşme imzaladı. İmza töreninde yardımcısı konusuna değinilirken herhangi bir isim verilmedi. Fakat Alman Kicker Dergisi, bugün Kuntz’un yardımcısı olacak ismi açıkladı.

YARDIMCILARI MERAK EDİLİYOR 

A Milli Futbol Takımı, Şenol Güneş sonrası teknik direktörlük görevi için anlaşma sağladığı Stefan Kuntz ile 3 yıllık sözleşme imzaladı. Stefan Kuntz’un yardımcılarının kimler olacağı ise merak edilen önemli noktalar arasında yer alıyor.

4 İSİMLE GÖRÜŞÜYORUZ

“4 İSİMLE GÖRÜŞÜYORUZ”

İmza töreninde yardımcılarına ilişkin açıklamalarında bulunan Kuntz, “Almanya U21 Takımı’ndaki asistanım tecrübeli bir isimdi. Kendisi Milli Takım tecrübesi olan bir oyuncuydu. Bilimsel anlamda uzman bir antrenör. Burada tabii ki A Milli Takım’da böyle bir konuya ihtiyaç yok. Bunun yerine anadili Türkçe olan bir antrenör tercih ederim. Bilimsel alanı da muhafaza edeceğiz. 4 isim var.”

“ÜLKEYİ TANIMAMIZ GEREKİYOR”

“Beraber oturup şuna karar vermemiz gerekecek. Benim desteklediğim, futbolda hakim olan bilimsel yöntemleri, Türk futboluna nasıl kazandıracağımızı çalışacağız. Ülkeyi tanımanız ve ülkenin karakterini anlamanız gerekiyor. İşte o zaman takımı geliştirmenin yolunu bulabiliriz” ifadelerini kullanmıştı.

EKİBİNİ BIRAKMAK İSTEMİYOR

EKİBİNİ BIRAKMAK İSTEMİYOR 

Alman basınından Kicker’in haberine göre, Almanya Futbol Federasyonu, Stefan Kuntz’un Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın başına geçmesine yardımcı olsa da teknik ekibini bırakmak istemiyor.

DFB: U21 TEKNİK HEYETİNİ TUTMAK İSTİYORUZ

DFB: U21 TEKNİK HEYETİNİ TUTMAK İSTİYORUZ

Konuya ilişkin konuşan Almanya Milli Takımlar Spor Direktörü Joti Chatzialexiou, “Son yıllarda olağanüstü bir iş çıkaran U21’deki teknik heyetimizin kalanını tutmak istiyoruz. Bunun için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Umuyorum ki başarılı olacağız” dedi.

KİCKER: KUNTZUN YARDIMCISI LICHTE OLACAK

KİCKER: KUNTZ’UN YARDIMCISI LICHTE OLACAK

Alman basını, gelişmeler sonrasında Kuntz’un yardımcılığı için en büyük adayın Jan-Moritz Lichte olduğunu belirtti.

SON OLARAK MAİNZ ÇALIŞTIRDI

SON OLARAK MAINZ ÇALIŞTIRDI 

Kicker Dergisi’nin haberine göre, son olarak Mainz’ı çalıştıran ve şu anda boşta olan 41 yaşındaki antrenörün Kuntz’un ekibine dahil olması bekleniyor.

BİRÇOK TAKIMDA ÇALIŞTI

BİRÇOK TAKIMDA ÇALIŞTI 

Daha önce Paderborn, St. Pauli, Leverkusen, Hannover ve Mainz’da yardımcı antrenörlük görevleri yürüten Lichte, 2020-21 sezonunun ilk bölümünde 12 maç kadar Mainz’ın teknik direktörlüğü görevini de üstlenmişti.

Numberone.com.tr

Kars’ta film çekecek

0

Ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, yüzü olduğu Mavi Jeans’in tanıtımında yeni projesini anlattı. Tatlıtuğ, “Sevgili Settar Tanrıöğen ile Kars’ta bir film çekeceğiz. Film, dokunaklı bir baba oğul hikayesi” dedi.

Ceza, Nilüfer Güz Konserleri’ne damga vurdu!

0

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer +1 Güz Konserleri ile Türkiye’nin önemli seslerini müzikseverlerle buluşturmaya devam diyor.

Eylül ayının ilk haftasından bu yana Bursalılara açık havada müzik keyfi yaşatan Nilüfer +1 Güz Konserleri’nde hafta sonunda sahne sırası Türkiye’de adı rap müzikle özdeşleşen Ceza grubundaydı. Balat Atatürk Ormanı’ndaki konsere Ceza hayranları büyük ilgi gösterdi. Coşkunun konser alanı dışına da taştığı, ritmin hiç düşmediği konserde grup performansı ile beğeni toplarken, her şarkıya eşlik eden Ceza hayranları rap müziğe doydu.

Uzun bir aradan sonra müzikseverlerle sevilen sanatçıları buluşturan Nilüfer +1 Güz Konserleri’nde 22 Eylül Çarşamba akşamı Gaye Su Akyol sahne alacak.

artifestival.com adresinden satışa sunulan tam biletler 20TL, indirimli biletler ise 15 TL. Konser alanına girişler, aşı kartı veya 48 saat önce alınmış negatif PCR testi sonuçlarının kontrolü sonrası gerçekleşiyor.

Numberone.com.tr

O şarkıyı 20 yıl sonra ilk kez söyledi

0

Ünlü şarkıcı Teoman, dördüncü kez Harbiye Açıkhava’da, performans sergiledi. Klasikleri ve coverları ile hayranlarına müzik dolu bir gece yaşatan şarkıcı, bir ilke de imza attı. Teoman gecede Erdal Eren ve Zekariya Önge için yazdığı ‘İki Çocuk’ şarkısını ilk kez söyledi.

ŞARKININ HİKAYESİNİ ANLATTI

Ünlü sanatçı gitar ve mızıka eşliğinde seslendirdiği şarkının hikayesini şöyle anlattı:

“Bu şarkıyı 20 yıl önce yazdım ama sahnede ilk kez söylüyorum. Siyasete ve ideolojilere inanmam, insani duygu ve ilişkilere inanan, öyle şarkılar yazan biriyim. Erdal Eren benim akrabam. Ben bu konuda ajitasyon içermeyen, etkili bir şarkı yazmak istemiştim.” 

Numberone.com.tr

Köpeğiyle baş başa doğum günü yemeği

0

Oyuncu Justin Theroux, köpeği Kuma’nın üçüncü doğum gününü kutladı.

İkili, New York’ta özel bir akşam yemeği yedi.

Birlikte çektirdikleri fotoğrafı Instagram hesabında paylaşan Theroux, aynı fotoğrafı, Kuma’nın sosyal medya hesabında da hikaye olarak yayınladı.

İşte o fotoğraf:

Jennifer Aniston Gushes Over Justin Theroux Dog Kuma

Numberone.com.tr

2021 Emmy Ödülleri’nde kırmızı halı geçidi

0

The Crown’ın drama dalında, Ted Lasso’nun komedi dalında kazandığı büyük ödüllerle geceye damga vurduğu 73. Emmy Ödülleri’nde kırmızı halıda şıklık yarışı yaşandı. Bill Porter her zamanki gibi ilginç kostümüyle dikkatleri üzerine çekerken, Catherine Zeta-Jones, Anya Taylor-Joy ve Keri Russell en şık isimler olarak öne çıktı.

İşte 2021 Emmy Ödülleri’nde ünlülerin kırmızı halıda giydiği elbiseler…

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 1

Anya Taylor-Joy

Elbise: Dior Haute Couture

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 2

Catherine Zeta-Jones

Elbise: Christina Ottaviano

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 3

Sarah Paulson

Elbise: Carolina Herrera

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 4

Keri Russell, Matthew Rhys

Elbise: Zuhair Murad

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 5

Jason Sudeikis

Kıyafet: Tom Ford

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 6

Kate Winslet

Elbise: Armani Privé

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 7

Cynthia Erivo

Elbise: Louis Vuitton

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 8

Billy Porter

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 9

Mandy Moore

Elbise: Carolina Herrera

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 10

Olivia Colman

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 11

Emma Corrin

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 12

Taraji P. Henson

Elbise: Elie Saab

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 13

Michaela Coel

Elbise: Christopher John Roger

 

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 14

Daniel Levy

Kıyafet: Valentino

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 15

Jessica Long

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 16

Beth Behrs

Elbise: Georges Hobeika

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 17

Yara Shahidi

Elbise: Dior Haute Couture

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 18

Tracee Ellis Ross

Elbise: Valentino Haute Couture

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 19

Annie Murphy

Elbise: Valentino Haute Couture

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 20

America Ferrera

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 21

Kerry Washington

Elbise: Etro

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 22

Seth Rogen

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 23

Elizabeth Olsen

Elbise: The Row

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 24

Madeline Brewer

Elbise: Tom Ford

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 25

Issa Rae

Elbise: Aliétte

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 26

Kaley Cuoco

Elbise: Vera Wang Haute

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 27

Issa Rae

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 28

Julianne Nicholson

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 29

Michelle Visage, RuPaul, Gottmik ve Symone

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 30

Carl Clemons-Hopkins

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 31

Michael Douglas ve Catherine Zeta-Jones

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 32

Bowen Yang

2021 Emmy Ödülleri'nde kırmızı halı şıklığı - 33

Numberone.com.tr

 

 

Bitcoin’de tarihi gelişme yaşanacak

0

Kripto paraların atası olarak kabul edilen Bitcoin’de tarihi gelişmeye az bir süre kaldı. Kripto para borsası Kraken, Bitcoin’de Kasım ayında beklenen bir güncelleme yapılacağını ve bunun da tarihi bir gelişme olacağını açıkladı.

Kraken Intelligence tarafından hazırlanan rapora göre, güncellemenin dünyanın en çok kullanılan kripto para birimi olan Bitcoin’e birçok yeni özellik getireceği ifade edildi.

Taproot adlı güncelleme ile Bitcoin için yapılan en büyük değişikliğin yaşanacağı belirtildi. Güncelleme ile kullanıcıların gizliliklerinin de artacağı öne sürüldü.

Taproot güncellemesinin Kasım ayında olması bekleniyor.

BITCOIN’DE SERT DÜŞÜŞ

Bitcoin haftanın ilk işlem gününe düşüşle başladı. Kripto para birimi gün içinde Bitcoin en düşük 44 bin 481 doları, en yüksek de 47 bin 660 doları gördü. Saat 13:35 itibarıyla 44 bin 700 dolar seviyesinden işlem görüyor.

Numberone.com.tr

90’ların unutulmaz müzikleri yeniden canlanıyor

0

Bir kuşağın anılarına hayatlarına eşlik eden unutulmaz şarkılar “Şimdi 90’lar 2” isimli albümde toplandı. Türk pop müziğinin 90’lı yıllarına damgasını vuran 12 sanatçıyı bir araya getiren albüm birkaç gün önce çıktı ve iTunes’ta bir numaraya yerleşti. Kimler yok ki albümde…Yonca Evcimik, Sibel Alaş, Reyhan Karaca, Hazal, Erdal Çelik, Jale, Boran, Uhde Seçil, Eda-Metin Özülkü ve Oya-Bora, Seyyal Taner. Albümün prodüktörü ise Hakan Eren. Efsane isim Seyyal Taner o dönemi “90’lar kalp ile müzik yapılan yıllardı” sözleriyle özetledi. Dillerden düşmeyen şarkıları seslendiren Yonca Evcimik ise “O şarkılar anılarla yapıldı ondan kıymetli. 90’ların müziğinin ruhu eninde sonunda aranıyor. İnsanoğlu maalesef artık duygusuz, otomatik hayatlara hapsoldu. 90’ların müziği sıcaklığıyla, samimiyetiyle o eksiklikleri tamamlayan yegane şey oldu kalplerde. Bundan dolayıdır yıllardır 90’lı yıllarda yaptığımız şarkıları söyler ve özler durur dinleyiciler” dedi.

“ŞARKI BENİ ANLATIYOR”

Usta müzisyen Sibel Alaş ise yeni albüm için şunları söyledi:

 “O dönemlerin şarkılarında neredeyse her dinleyiciye ‘Bu şarkı beni anlatıyor’ dedirten bir nitelik vardı. Şimdiki şarkıların tabii ki hepsi değil; ama birçoğu bu nitelikten yoksun. O dönemlerde bizler işimizi özenle ve samimiyetle yapıyorduk. Şimdi 90’lar 2 albümde yer alan şarkıların her biri o döneme damga vuran, dinleyicide izler bırakan, anıları canlandıran eserler. Belki de insanlar içselleştirebildikleri şarkıları dinlemek istiyorlar, bu yüzden o dönemin şarkılarını özlüyorlar. Hakan, projeden bahsettiğinde inanın  hiç soru sormadan hemen o anda “Tamam” dedim. Diğer arkadaşlarımın da projeye sorgusuz sualsiz dahil olduğundan da eminim. Projenin müzikal direktörünün usta Metin Özülkü, aranjörünün ise Hasan Çiçek ve yine Metin Özülkü olması da pastanın kremasıydı doğrusu.”

“O DÖNEMİN SICAKLIĞINI SAMİMİYETİNİ ARAR OLDUK”

Yonca Evcimik: 

“Gelişen dünya ve teknoloji ile her şeyi kaybetti insanoğlu. Duygusuz, otomatik hayatlara hapsoldu. 90’ların müziği sıcaklığıyla, samimiyetiyle o eksiklikleri tamamlayan yegane şey. İnsanlar samimiyete aç. Yapılan çoğu şarkının anısı var. O sözler, melodiler; artık kolay kolay çıkmıyor. O sıcaklık çoğu yeni şarkıda yakalanamıyor. Bu yüzden mevzu döne döne 90’lara geliyor. Sevgili Hakan Eren, bu projesinden bahsedince seve seve katıldım. Yavaş yavaş konserler başlayınca yaralar sarılmaya başladı. Umarım böyle devam eder. Bu sektör çok fazla sayıda kişinin evine ekmek götürmesini sağlıyor. Çark durmaksızın dönmeli. Bu çok önemli.”

“MÜZİK SEKTÖRÜ YENİDEN HIZ ALMAYA BAŞLADI”

Sözcü’den Hande Zeyrek’in haberine göre, POPSAV Yönetim Kurulu Başkanı Metin Özülkü, pop müziğinin 12 isminin 90’lı yılların şarkılarını seslendirmesinin müzik sektörüne bir soluk getireceğini söyledi. Pandeminin sektöre büyük darbe vurduğunu ifade eden Özülkü, “Müzik sektörüne ve bu dönemde zor günler geçiren sektörün gizli kahramanları; rodiler, ışıkçılar, tonmaisterler, dansçılar gibi düzenli maaşı ve sosyal güvencesi olmayan birçok kişiye destek olmak amacıyla POPSAV, YouTube’un platform iş birliği ile 70’e yakın sanatçının desteğiyle Evde Kal  #MüzikleKal etkinliğini hayata geçirdi. Müzikseverler bu etkinliğe ücretsiz olarak katılıp keyifli vakit geçirirken, sponsor olarak destek olan kurumlardan elde edilen gelir ihtiyaç sahibi olan müzisyenlere aktarıldı” dedi. Eda Özülkü ise şunları söyledi: “Pandemi yasaklarının başladığı ilk günlerinde baya şaşkınlık yaşadık. Ne yapmamız gerektiğini bilemedik; belirsizlik hakimdi ne kadar süreceği de belli değildi. Yavaş yavaş önümüze bir takım şeyler gelmeye başladı.”

“O YILLARA ÖZLEM BÜYÜK”

Seyyal Taner:

“O yıllara özlemi hissettiğimde ne kadar doğru şeyler yaptığımızı anlıyorum. Sevgili Metin Özülkü ve Hakan Eren tarafından düşünülmüş bir proje “Şimdi 90’lar 2” albümü. Büyük bir mutlulukla katıldım. Şimdi 90’lar 1 albümünde Şiirimin Dili ile yer almıştım. Bu albümde şarkı seçimi için çok düşünülüp taşınıldı; çünkü 90’larda çok hit olan şarkım var. Ben hem sözü  hem de müziğini çok severek yaptığım şarkım Yaşa Sevgilimi okumak istedim. 90’lar  çok önemli şarkılara imza atılan bir dönem dolayısıyla 70’ler 80’ler ve 90’lar bir şekilde kendini tekrar ediyor, yani her şeyde olduğu gibi tarih tekerrürden ibarettir. Günümüzde onların üzerine çıkan şarkıların pek yapıldığını zannetmiyorum. Duygular hiçbir zaman eksilmeyecek, çoğalacak. O zamanki duyguların var oluşuyla alakalı bir şey 90’lar müziği.”

Eda-Metin Özülkü:

“Şimdiki şarkılarda armoninin ve melodinin azaldığını görüyoruz; halbuki müziğin olmazsa olmazı melodilerdir. O nedenle eski şarkılardaki yaşadığımız hazzı yaşayamıyoruz.”

Yüzen Saray Bodrum’da

0

Avustralyalı milyarder James Douglas Packer, 200 milyon dolar değerindeki 107 metre uzunluğundaki dev yatı IJE Bodrum koylarının keyfini çıkarıyor… Yatın ismi Packer’ın çocukları Indigo, Jackson ve Emmanuelle’in isimlerinin baş harflerinden oluşuyor.

Her yıl yüzbinlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Bodrum, birbirinden güzel koylarına milyon dolarlık mega yatları çekiyor.

Bodrum koylarını mesken tutan lüks yatlardan,  beldeye en son demir atan, 107 metre uzunluğunda 17 metre genişliğindeki mega yat “IJE” oldu.

Çocuklarının ismini verdi

Avustralyalı milyarder James Douglas Packer’a ait olduğu öğrenilen mega yat, Bodrum Kalesi önlerine demirledi.

22 misafir ve 28 mürettebat kapasiteli mega yatın 200 milyon dolar değerinde olduğu öğrenildi. İtalya’nın Livorno kentinde 2019 yılında yapımı tamamlanan mega yatın ismi James Douglas Packer‘ın çocukları Indigo, Jackson ve Emmanuelle’in (IJE) isimlerinin baş harflerinden geliyor.

GÖRENLER HAYRAN KALDI

Korumaların yat etrafında geniş güvenlik güvenlik önlemi aldığı görülürken, hayran bırakan yatı yakından görmek isteyenler teknelere binerek yatın yanına kadar gitti. Packer ise sürat teknesine binerek akşam saatlerinde Bodrum’un cennet koylarını gezdi.  Packer ve yakınlarının tatil anlarını Sözcü HaftaSonu fotoğrafladı.

YATI YAKINDAN GÖRMEK İÇİN TEKNELERE BİNİP TUR DÜZENLEDİLER

– Bodrum limanına sığmayan ve Gümüşlük ile Çavuş Adası arasına demirleyen, üzerinde helikopter pisti, içerisinde kütüphane, su sporları merkezi, iki küçük yat bir mini denizaltı, sinema ve saunası olan 5 katlı ultra lüks yat görenleri hayran bıraktı. Yatı yakından görmek isteyenler teknelere ve jet skilere binerek yatın yanına kadar geldi. Ancak jet ski ile yata koruma yapan güvenlik personeli yata çok yaklaşılmamasını istedi.

YATIN UZERİNDE GOLF OYNADILAR

– Yatın üzerinde konuklardan bazılarının golf oynadıkları görüldü. Yatın arkasındaki alandan golf sopası ile vurulan toplar yaklaşık 300 metre
ileriye denize düştü. Yatın arkasında golf oynandığını görenler hayrete düştü.

KONUKLARI İLE CENNET KOYLARI GEZDİ

– Packer ve konukları akşam saatlerinde küçük motor yata binerek Bodrum’un Turgutreis, Bitez, Gümüşlük ve Yalıkavak koylarını yakından gezdi. Ünlü milyarderin konuklarının yat ile Gümüşlük iskelesine çıktığı ve yaklaşık 500 metre yürüdükten sonra tekrar tekneye döndükleri görüldü. Parker ve konuklarının tatillerini Yunanistan’a ait Tilos ve Mikonos adalarında sürdürecekleri öğrenildi.

Numberone.com.tr

82 milyon tıklandıysa ‘Bir sebebi var’

0

Youtube’de ‘Bir Sebebi Var’ parçaları 81 milyon kez izlenen ve çıkardıkları single’lar dijital platformlarda dinlenme rekoru kıran 2 yıl önce kurulan İkilem grubu, kısa sürede yakaladıkları başarının sırrını Sözcü HaftaSonu’na anlattı. İkilem’in solistleri Serhat Karan ve Uğur Ateş müzikseverlerle yakaladıkları bağı, “Biz ne hissediyorsak karşı tarafa da onu hissettirmek niyetimiz aslında. Beraber sohbet etmek gibi” diyor. Pandemide bir araya gelen ve eserlerini oluşturan İkilem, ülkenin sorunlarına karşı duruşlarını ise, “İkilem olarak rahatsızlık veren bir durumda tepkimizi gösteriyoruz tabi ki” diyor.

■ Müziğe ilginiz nasıl başladı?

Serhat: Çocuk yaşlarda başladı aslında. Elimize gitarları bağlamayı alıp ufak ufak keşfetmekle başladı her şey.

■ Konservatuara giden yol nasıl başladı?

Uğur: Biraz da gereklilik gibi oldu, bu işin okulunu da okumak, ortamını görmek, o kokuyu almak için girdik aslında. Çok güzel deneyimler yaşadık.

■ Yollarınız nasıl kesişti?

Serhat: Okulda kesişti.

■ Grubu kurma kararını kim verdi? Ne zaman resmen İkilem grubu doğdu?

Uğur: Bir gün çay içerken artık birikmiş besteleri değerlendirsek iyi olur dediğimi hatırlıyorum. Tam olarak 2019’da İkilem doğdu diyebiliriz.

■ Grup isminiz nereden geliyor?

Serhat: Hayatta yaşadığımız ikilemlerden ve bunun sürekli olarak bizimle yaşamasından dolayı bu ismi koyduk.

■ Kısa sürede global viral listesinde en tepelerde yer aldınız? Dijitalde gördüğünüz ilgiyi gerçek hayatta ne zaman görmeye başladınız?

Uğur: Bunun geri dönüşü konserlerde oldu tabii ki. Yüz yüze insanlarla şarkılarımızı söyleyince tamamdır dedik.

“NEŞET ERTAŞ DİNLİYORUZ

■ Tarzınız için alternatif pop diyorsunuz. Bunu biraz açabilir misiniz? İçinde hangi müzik türleri var?

Serhat: Pop, Rock, Arabesk türlerinde geziniyoruz aslında. Buna da genel bir isim olarak alternatif pop diyorum eğer illa bir şey demek gerekiyorsa.

■ İkilem’in başarıya ulaşmasında en büyük destek kim veya kimlerden geldi?

Serhat: Başta ailemiz, arkadaşlarımız ve tabii ki şirketimiz Avrupa Müzik. Sağ olsunlar.

■ Kendinize örnek aldığınız grup ya da sanatçılar var mı?

Uğur: Dinlediğimiz çok isim var aklımıza gelenleri söyleyelim. Air, Depheche Mode, Neşet Ertaş, Radiohead…

■ Dijital çağın size sağladıkları kolaylıkların yanında dezavantajları neler?

Serhat: Pek bir dezavantajını görmedim ben. Belki çabuk tüketim olabilir. Bu durum gitgide önüne geçilemeyen bir sorun olarak devam ediyor.

■ Uğur, bağlama ile ilk tanışman nasıl oldu? Senin için bağlama ustası diyebilir miyiz? Bağlamanın ön planda olduğu bir eser projeniz var mı?

Uğur: Estağfurullah pek öyle bir iddiam yok. Daha grup müziğine ya da o eser neyse ona hizmet etmeye çalışıyorum. İleride enstrümantal bir albüm olabilir neden olmasın.

■ Rap müziğin yükselişi devam eder mi yoksa bir trend olarak kalır mı?

Serhat: Bilmiyorum açıkçası, severek dinlediklerimiz var her türden olduğu gibi.

■ Bir sanal konserden sonra bu ay yoğun bir konser serisine başladınız. Mekan ve festival konserlerindeki ilgi sizi tatmin etti mi? En çok konser vermek istediğiniz sahne neresi?

Serhat: Gayet güzel geçiyor konserler festivaller. Sağ olsunlar yalnız bırakmıyorlar bizi. En çok sahne almak istediğimiz yer ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine hiç gitmedik daha. Oralarda konser vermek çok çok isteriz.

BİR SINGLE DAHA YOLDA 

■ Pandemi de yaptığınız Kaybolurum Gülüşünde Nisan ayında çıktı ve kısa sürede zirveye oturdu. Yeni single ya da albüm geliyor mu?

Uğur: Teşekkürler. Evet sonbaharda bir single daha geliyor üstünde çalışıyoruz.

■ Hayatta ikilemde kaldığınız durumlarda mantık mı devreye giriyor yoksa tamamen duygular mı?

Serhat: Değişiyor valla, konusuna ve durumuna göre.

■ Sosyal medyada İkilem hakkında eleştiriler hep olumlu. Şarkılarınızın bağımlılık yaptığı söyleniyor. Doğru mu?

Serhat: Teşekkür ederiz güzel şeyler yapmanın peşindeyiz. Biz ne hissediyorsak karşı tarafa da onu hissettirmek niyetimiz aslında. Beraber sohbet etmek gibi.

“RAHATSIZLIK VEREN DURUMDA TEPKİMİZİ GÖSTERİYORUZ”

■ Ülkemiz son dönemlerde zor günler geçirdi. Yangınlar, seller, mülteci sorunu… Z kuşağı bilinçli ve toplumun sorunlarına anında duyarlı olabiliyor. İkilem olarak ülkenin sorunlarına karşı nasıl bir duruşunuz var?

Uğur: Moral olarak herkesin çöküşte olduğunu ve çok fazla mutsuz insan olduğunu görüyorum. Öncelikle mutlu olmaya ihtiyacımız var. Bu her nasıl olacaksa bir an önce olmalı. İkilem olarak elimizden geldiği kadar ya da rahatsızlık veren bir durumda tepkimizi gösteriyoruz tabi ki.

■ Söz ve müzikleri size ait eserleriniz dijital platformlarda fırtına gibi esti. Farklı eserler dinleyebilecek miyiz?

Uğur: İkilem çizgisinde devam eder diye düşünüyoruz. İlerleyen zamanda feat gelebilir belki.

Numberone.com.tr

Ünlü müzik dergisi açıkladı: Tüm zamanların en iyi 500 şarkısı

0

Dünyaca ünlü müzik dergisi Rolling Stone, ‘tüm zamanların en iyi 500 şarkısı’ listesini 17 yıl sonra güncelledi. 500 şarkı, 250 müzisyen ve müzik sektörü temsilcisinin oylarıyla, 4 bin şarkı arasından seçildi.

Müzik dergisi Rolling Stone tarafından 2004 yılında yayınlanan ‘Dünyanın En İyi 500 Şarkısı’ listesi, aradan geçen 17 yılda büyük ölçüde değişikliğe uğradı. Listenin neredeyse yarısı değişirken, yeni listede hip hop, Latin pop, R&B tarzında çok sayıda şarkı da yer aldı.

Güncellenen yeni listede, popüler müziğin klasikleri ve kültleşmiş grupları listedeki yerlerini korudu ancak Drake, Kendrick Lamar, Lorde, Taylor Swift, Lizzo, Lil Nas X, The Weeknd ve Lady Gaga gibi isimlerin şarkıları, listede birçok pop ve rock klasiğini geride bıraktı.

İlk 20’de The Beatles’ın iki şarkısının olduğu 500 şarkılık listede en fazla şarkıyla yer alan dönem ise 70’ler oldu. 

İşte tüm zamanların en iyi 500 şarkısı listesinde ilk 20’deki şarkılar…

20. ‘DANCING ON MY OWN’ – ROBYN 

Robny’nin 2010 yılında yayınlanan şarkısı, yayınlandığı dönemde eleştirmenlerin büyük övgüsüyle karşılanmıştı. Şarkı, Time, Esquire, Associated Press gibi yayın organlarının yaptığı listelerde de 2000’li yılların en iyi şarkıları arasında yer alıyor.

19. ‘IMAGINE’ – JOHN LENNON

John Lennon’ın 1971 tarihli aynı isimli solo albümünde yer alan şarkı, özgürlük ve barış dolu bir dünya hayalini anlatan sözleriyle yayınlandığı günden bu yana milyonlarca insanın dilinde olmaya devam ediyor. ‘Imagine’ (Hayal Et), eski listede 3. sırada yer alıyordu.

18. ‘PURPLE RAIN’ – PRİNCE AND THE REVOLUTİON

2016’da yaşamını yitiren Prince’in, grubu Revolution ile birlikte 1984’te yayınladığı şarkı, pop listelerinde uzun süre ilk sıralarda kalmıştı. ‘Purple Rain’, birçok ankette en iyi 100 şarkı arasına girmeyi başardı.

17. ‘BOHEMİAN RHAPSODY’ – QUEEN 

Efsane İngiliz rock grubu Queen’in solisti Freddie Mercury’nin yazdığı 6 dakikalık şarkı, 1975 yılında yayınlandığında listeleri alt üst etmişti. Dünyanın en ünlü şarkılarından biri olan ‘Bohemian Rhapsody’, farklı müzik tarzlarında 6 bölümden oluşuyor.

16. ‘CRAZY IN LOVE’ – BEYONCÉ FEAT. JAY-Z

Beyoncé’nin Jay-Z ile yorumladığı şarkı, sanatçının 2003 tarihli ilk solo albümü ‘Dangerously in Love’da yer alıyor. Yayınladığında ABD ve İngiltere listelerinde birinci sıraya yerleşen ‘Crazy in Love’, VH1 kanalı tarafından 2000’li yılların en iyi şarkısı seçilmişti.

15. ‘I WANT TO HOLD YOUR HAND’ – THE BEATLES

The Beatles’ın 1963 tarihli şarkısı, John Lennon ve Paul McCartney tarafından yazıldı. ‘I Want to Hold Your Hand’, günümüz popüler müziğine biçim veren şarkılardan biri olarak tanımlanıyor.

14. ‘WATERLOO SUNSET’ – THE KINKS

İngiliz rock grubu The Kinks’in en ünlü şarkılarından olan ‘Waterloo Sunset’, 1967’de yayınlanmış ve özellikle İngiltere etkisindeki ülkelerde büyük bir liste başarısı göstermişti.

13. ‘GİMME SHELTER’ – THE ROLLING STONES

The Rolling Stones’un 1969 tarihli ‘Let It Bleed’ albümünün açılış şarkısı olan ‘Gimme Shelter’, solist Mick Jagger ve gitarist Keith Richards tarafından yazıldı. Şarkı, Batı’da 68 kuşağının sembollerinden biri haline gelmişti.

12. ‘SUPERSTITION’ – STEVIE WONDER

Amerikalı şarkı yazarı Stevie Wonder’ın 1972 yılında yayınlanan ‘Talking Book’ albümünde yer alan şarkı, yayınlandığı yıllarda büyük bir ticari başarı elde etmişti.

11. ‘GOD ONLY KNOWS’ – THE BEACH BOYS

Amerikalı grubun 1966 tarihli şarkısı, armonik ve vokal tarzı olarak pop müziğin klişe kalıplarının dışına çıksa da pop müziğin klasikleri arasına girmeyi başardı. Şarkının yazıldığı dönemde popüler müzikte ‘Tanrı’ (God) kelimesini kullanmak bir tabuydu.

10. ‘HEY YA!’ – OUTKAST

Rolling Stone dergisinin güncellenen listesinin en büyük sürprizlerinden biri, yayınlandığı yıl Grammy dahil birçok ödül alan Amerikalı hip hop ikilisi Outkast’in 2004 tarihli şarkısı ‘Hey Ya!’ oldu.

9. ‘DREAMS’ – FLEETWOOD MAC

Pop-rock grubu Fleetwood Mac’in 1977 tarihli 11. albümlerinde yer alan şarkı, ABD listesinde birinci sıraya çıkmıştı. Şarkı, zaman zaman tekrar listelere giriyor.

8. ‘GET UR FREAK ON’ – MISSY ELLIOTT

Hint müziği etkileriyle bezeli şarkı, Missy Elliott ve Timbaland tarafından yazıldı ve 2001’de sanatçının 3. solo albümünde yayınlandı. Şarkı, Rolling Stone’un bir önceki listesinde 466. sırada yer alıyordu.

7. ‘STRAWBERRY FİELDS FOREVER’ – THE BEATLES

John Lennon’ın yazdığı şarkı, 1967 yılında diğer bir The Beatles klasiği olan ‘Penny Lane’ ile birlikte 45’lik olarak basıldı. Grubun müzik tarzındaki kırılmanın sembolü olan şarkı, yayınlandığı dönemde grubun hayranlarını ve müzik eleştirmenlerini ikiye bölmüştü.

6. ‘WHAT’S GOING ON’ – MARVIN GAYE

1971 yılında yayınlanan ‘What’s Going On’ (‘Neler Oluyor’), şarkıyı yazanlardan biri olan müzisyen Renaldo “Obie” Benson’ın 1969 yılında tanık olduğu, savaş karşıtı protestoculara polis saldırısı üzerine yazıldı. Şarkı, daha önceki listede 4. sırada yer alıyordu.

5. ‘SMELLS LIKE TEEN SPIRIT’ – NIRVANA

Nirvana’nın 1991 tarihli ‘Nevermind’ albümünde yer alan şarkı, kazandığı büyük ve sürpriz başarıyla Nirvana’nın geniş kitlelerce tanınmasında önemli bir rol oynadı. Bugün hâlâ grubun en çok bilinen şarkısı olan ‘Smells Like Teen Spirit’, video klibiyle de grubun ve özellikle solisti Kurt Cobain’in temsil ettiği tarzın tüm dünyada yaygınlaşmasına katkıda bulunmuştu.

4. ‘LIKE A ROLLING STONE’ – BOB DYLAN

Bob Dylan, yazdığı şarkı sözlerinin derinliği ve şarkı geleneğine yaptığı katkı nedeniyle 2016’da Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Dylan’ın 1965 tarihli bu şarkısı, onun şarkı yazarlığının sembol örneklerinden biri olarak görülüyor.

3. ‘A CHANGE IS GONNA COME’ – SAM COOKE

1964’te yayınlanan şarkı, yazarı ve yorumcusu Sam Cooke’un ABD’nin Louisiana eyaletinde beyazlara ayrılmış bir otele alınmaması üzerine kaleme alındı. Şarkı, Amerikan Sivil Haklar Hareketi’nin sembol şarkılarından biri haline gelmişti.

2. ‘FIGHT THE POWER’ – PUBLIC ENEMY

ABD’li hip hop grubunun 1989 tarihli şarkısı, ilk olarak aktivist de olan yönetmen Spike Lee’nin bir filmi için yapıldı. Grup, bir yıl sonra şarkıyı bu kez farklı bir versiyonla uzun çalar albümlerinde yorumladı.

1. ‘RESPECT’ – ARETHA FRANKLIN

Rolling Stone dergisinin ‘Tüm Zamanların En İyi 500 Şarkısı’ listesinde ilk sırayı efsanevi soul şarkıcısı Aretha Franklin’in yorumladığı ‘Respect’ (‘Saygı’) aldı. Soul şarkıcısı Otis Redding tarafından ilk olarak 1965 yılında yazılıp yorumlanan şarkı iki yıl sonra Aretha Franklin tarafından yorumlanmış, büyük bir başarı yakalamış ve şarkıcının ‘imza şarkısı’ halini almıştı.

Numberone.com.tr

Ünlü şarkıcı helikopterden düştü

0

Ünlü şarkıcı Liam Gallagher, hayranlarına Wight Adası festivalinde sahne aldıktan sonra helikopterden düştüğünü söyledi.

Bir zamanların Oasis solisti cuma gecesine manşet oldu. Şarkıcı, Wight Adası festivalinde sahne aldıktan sonra bir helikopter kazası geçirdiğini sosyal medyadan hayranlarıyla paylaştı.

Gallagher, Twitter’daki paylaşımına morarmış ve yara almış yüzünün bir fotoğrafını ekledi.

48 yaşındaki şarkıcı ayrıca, görüntünün bir sonraki solo albümünün kapağında yer alabileceği konusunda şaka yaptı.

Gallagher, ne kadar yükseğe düştüğünü soran bir hayranına “100 bin fit” diyerek şaka yollu yanıt verdi. Başka bir hayranı ise düşüşle ilgili herhangi bir CCTV görüntüsü olup olmadığını sordu.

Numberone.com.tr

Rallici ve yelkenciler bu nikahta buluştu

0

Ralli dünyasının önde gelen isimleri arasında yer alan İstanbul Otomobil Sporları Kulübü eski başkanı Galip Bilgin, yelken yarışçısı Arzu Yaman ile evlendi.

Baba Arif Bilgin’in rahatsızlığı sırasında üç yıl önce temelleri atılan dostluk, Büyükada’nın dünyaca ünlü Splendid Palas Otel’inde nikahla taçlandı. Buram buram nostalji dolu Splendid Oteli’nin özenle hazırlanan salonunda gerçekleşen düğünde ikilinin şahitleri Nurettin Hasman ile Yonca Kuşlu Selki oldu.

RALLİ EFSANELERİ DE NİKAHTAYDI

Otel sahibi Selim Hamamcıoğlu‘nun da konuklar arasında yer aldığı günde, ralli dünyasının efsane isimleri Ferda Dilege, Volkan Işık, Ali Karacan ve Kemal Özatalay da yer aldı.

Numberone.com.tr

8 yaşındaki piyanist Ali, ödüle doymuyor

0

Bursa’da yaşayan piyanist Ali Keskin, 4 yaşında piyano çalmayı öğrenip 7 yaşında Avrupa’da tüm kategorilerin en iyisi olmayı başardı. Uluslararası çok sayıda yarışmaya katılan Ali, Almanya’da düzenlenen Internationaler Wettbewerb Musikalisches Feuerwerk in Baden-Württemberg yarışmasında birincilik ödülü alarak, tüm kategorilerin en iyilerine verilen Asoluto Prize ödülünü bu yıl kazanan tek Türk oldu.

Prestijli piyano yarışmasında 20 ülkeden 200 kişiyi geride bırakarak tüm kategorilerin en iyisi seçilen Ali, başarılarına bir yenisini daha ekleyip, en küçük yarışmacı olarak yer aldığı Bulgaristan’daki piyano yarışmasında ikinci oldu. Başarısıyla Bursa’nın bir kez daha göğsünü kabartan Ali, “Laureat of II Prize” ve “Diploma For The Youngest Participant of the Competition” ödüllerinin de sahibi oldu.

Bursa’da Emir Koop İlköğretim Okulu 2. sınıf öğrencisi olan Ali Keskin, aynı zamanda Elena Çekiç Music Academy’de piyano eğitimine devam ediyor.

Uluslararası 5 yarışmaya katıldığını belirten Ali, şunları söyledi:

“Hepsinden çeşitli ödüller kazandım. 6 yaşındayken uluslararası bir festival olan Evde Sanat Var Piyano Festivali’nde Profesyonel Grubu Jüri Ödülü kazandım. Sonra bir kaza geçirdiğim için bir süre yarışmalara katılamadım. Bu yılın ocak ayında Amerika’da düzenlenen South Florida International Piano Festival and Competition yarışmasında ikincilik ödülü kazandım. Mart ayında Almanya’da düzenlenen Internationaler Wettbewerb Musikalisches Feuerwerk’in Baden-Württemberg yarışmasında mutlak birincilik ödülü kazandım.

Almanya’da kazandığım ödül benim için çok önemliydi. Çünkü tüm kategorilerin en iyilerine verilen Asoluto Prize ödülünü bu yıl kazanan tek Türk yarışmacı oldum. Daha sonra Belgrad’da düzenlenen Angel Voice müzik yarışmasında birincilik ödülü kazandım. Bu yıl Amerika’da iki yarışmaya katıldım, birincisinde birinci, ikincisinde ikinci oldum. Son olarak Malta ve Bulgaristan’da katıldığım yarışmalarda çeşitli dereceler aldım.”

Planlı yaşadığını ve müziği çok sevdiğini, müziğin hayatının her kısmında var olduğunu belirten küçük deha, Gülsin Onay ve Fazıl Say’ı kendisine örnek aldığını söyledi. En büyük hayalinin ileride iyi bir piyanist ve doktor olmak olduğunu belirten Ali, ikisini de layığıyla yapabilmek için çok çalıştığını anlattı.

Anne Öznur Keskin ise, “Bebekliğinden bu yana müzik konusunda algıları çok açık bir çocuktu. Biz 6 yaşında eğitime başlatırız diye umuyorduk ancak algıları ileri düzeyde olunca erken başlattık. Ali daha yürümeyi bilmezken piyanonun başından kalkmazdı. Bir süre sonra Elena öğretmenden eğitim aldırmaya başladık. Yetenekli çocuklara bir seviyeden sonra destek verilmesi lazım. Çünkü aile olarak bir süre sonra yetemeyebiliyorsunuz. Maliyeti yüksek bir iş. Ali çok çalışıyor. İyi bir piyanist ve besteci olmasını çok isteriz” diye konuştu.

YETENEK AVCISI RUS ÖĞRETMENİN YENİ YILDIZI ALİ

8 yaşında girdiği birçok yarışmadan derece ile ayrılan Ali’nin eğitimini uzun zamandır Bursa’da yaşayan Rus piyano öğretmeni Elena Çekiç veriyor. Tam bir yetenek avcısı olan Çekiç, daha önce de Suriye asıllı Tambi Asad Cimuk’u genç yaşında dünya çapında başarıdan başarıya koşturdu. Elena öğretmen 13 yaşındaki Mert Hakan Şeker’i de keşfedip, kısa sürede genç yeteneğin üç kıtada konser vermesinde büyük rol oynadı. Mert Hakan Şeker, Amerika, İtalya ve Avustralya’da verdiği konserlerin yanı sıra birçok uluslararası ödülün de sahibi oldu.

Rusya’da yaşayan Natalia-Gennadiy Yudin çiftinin tek çocukları olan Elena, 4 yaşında piyano çalmaya başladı. 5 yaşında ilk kez sahneye çıkan Elena, 10 yıl önce tatil için geldiği Antalya’da tanıştığı eşi Tarık Çekiç ile evlenerek Bursa’ya yerleşti. 2 çocuk annesi olan Elena Çekiç, piyano satın almak için gittiği müzik evinden iş teklifi alarak ders vermeye başladı.

11 yılı aşkın süredir Bursa’daki genç yeteneklerin peşine düşen Elena Çekiç, son olarak 8 yaşındaki Ali’yi başarıdan başarıya koşturuyor. Ali ile çalışmanın çok keyifli olduğunu anlatan Çekiç, “Ali muhteşem bir öğrenci. Hem çok yetenekli hem de çok çalışkan. Geçen sene kolunu kırdı, 6 ay sağ elini kullanamasa da sol eli ile çalıştı. 6 ay boyunca piyanoyu bırakmadı. O zaman ben anladım ki bu çocuk piyanist olur. Ali girdiği her yarışmadan dereceyle döndü. Bu bizim için büyük mutluluk. Ali önce iyi bir insan olsun, eğitimli bir insan olsun. Şu an çok okuyor, çalışıyor, farklı ülkeler görüyor. Farklı fikirleri oldukça daha iyi yorumlar yapıp daha iyi çalacak” dedi.

TÜRKİYE’DEKİ YETENEKLER YURT DIŞINA GİDİYOR

Türkiye’de çok fazla yetenekli çocuk olduğuna dikkat çeken Elena Çekiç, “Bu kabiliyetli çocukların yüzde 99’u yurt dışına eğitim almaya gidiyor. Gidenlerin yüzde 50’si de dönmüyor. Bu Türkiye için büyük bir kayıp. Aileler kendi çocuklarını seviyor, bende 2 çocuğumu çok seviyorum. Ama aileler daha çocukları çok küçükken onları yıldız yapmak istiyor. Bunlara gerek yok. Fazla reklam güzel değildir. Çocuk için en önemli şey eğitimdir. Türkiye’de yetenekli çocuk çok var. Bu çocuklar bizim çocuklarımız, bunlara destek vermek lazım. Onlar bizim geleceğimiz” diye konuştu.

Numberone.com.tr

Robbie Williams, o odanın korkusuna dayanamadı

0

Şarkıcı Robbie Williams Wiltshire’daki evini, satın aldığı fiyattan 1,35 milyon sterlin daha ucuza satıyor. Bu indirimde, şarkıcının evi ürkütücü bulmasının etkili olduğu düşünülüyor.

Williams, 2009 yılında Compton Bassett House’u 8.1 milyon sterline satın aldı. Konut; bir helikopter hangarı, kapalı yüzme havuzu, eğlence kompleksi, tenis kortu ve bir tapınağı barındırırken, neredeyse 70 dönümlük bir bahçeye de sahip. Williams, satın almadan sonra konutta tam bir yenileme yapmak için Hotel du Vin’in ünlü mimarı Michael Phillips’i istihdam etti.

Williams evi için şu şekilde konuşuyor:

“Compton Bassett House, ailemiz için mükemmel bir kaçış oldu. Ayda ve benim gerçekten aşık olduğumuz, bir çift olarak kök saldığımız ve gelecekteki ailemizi hayal ettiğimiz yer. Bahçeler ve ağaçlar sihirleriyle bizi büyüledi. Compton Bassett House, güzel duvarları içinde çok daha fazla kahkaha ve neşeyi hak eden kesinlikle aile dostu bir ev. Gelen alıcının da bizim kadar keyif alacağını umuyoruz.”

Bir zamanlar mimar Norman Foster’a ait olan mülk; şömineli rahat bir oturma odasına, eskimiş antika kilimlerle dekore edilmiş birkaç yatak odası süite, bir oturma odası olan ana süite, iki giyinme odasına ve iki banyoya sahip.

Williams, geçen yıl Instagram Live’da hayranlarına şunları söylemişti:

“Çok, çok eski bir mülkümüz var. Şüphelendiğim bir odası var. Bana ürperti veriyor.”

Şarkıcı, daha sonra odada uyuyan çocuklarından Teddy’nin korktuğu için yatak odasını değiştirmek zorunda kaldığını anlattı. Williams, ilk kez evin korkutuculuğundan bahsetmiyor. Evin tarihi 1935’e kadar uzanıyor.

Williams, etkileyici bir küresel emlak portföyüne sahip. Şarkıcı, bir yeraltı yüzme havuzu için izin planlaması konusunda komşusu Led Zeppelin’in gitaristi Jimmy Page ile beş yıl boyunca anlaşmazlık yaşamıştı.

Numberone.com.tr

Haluk Bilginer’den gündem olan konuşma

0

Adana’da bu yıl 28’incisi düzenlenen Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde, Volkan Severcan ve Dolunay Soysert’in sunumuyla Onur Ödülleri verildi. Onur ödüllerini Şerif Sezer, Yavuz Turgul ve Haluk Bilginer aldı.

Ödülünü Türk Sineması’nın usta ismi Hale Soygazi ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın elinden alan Haluk Bilginer’in konuşması geceye damga vurdu.

“DİK DURANLARA SELAM OLSUN”

 Haluk Bilginer, yirmi yıl önce bir röportajda söylediği “Bundan yirmi yıl sonraki Haluk Bilginer’i çok kıskanıyorum. Kim bilir neler öğrenmiş olacak” sözlerine ithafen konuşmasında “Yirmi yıl sonra buradayım, karşınızdayım. Bir yirmi yıl sonra neler öğreneceğimi çok merak ediyorum. Hala buradaysam, size söz veriyorum yirmi yıl sonra da buraya geleceğim” dedi ve konuşmasını şöyle sürdürdü:

Türkiye’de sanat hep, ‘rağmen’ yapıla gelmiştir. Yasaklara rağmen, sansüre rağmen, engellenmeye rağmen, olanaksızlıklara rağmen… Ama ülkemizin sanatçıları, bu engelleri aşarak, bu duvarları yıkarak dünya çapında ödül alan işler yapmayı becermişlerdir. Bu da sanatçının inancı, inadı, direnci ve gerçeği söylemek için çabası… Adana Altın Koza Festivali de öyle… 1969’dan beri engellere karşı direnerek, bugünlere gelebilmiş prestijli bir festival olmayı başarmıştır. Başta Zeydan Karalar’ın katkıları, destekçileri, gönüllüleri… Onlara şükranlarımı ve saygılarımı sunuyorum. Buradan ‘Onur Ödülü’ almak benim için büyük bir onur. Çok teşekkür ederim. Bu onuru 2 çok sevdiğim ustayla paylaşıyor olmak, Yavuz Turgul ve Şerif Sezer ile paylaşıyor olmak benim için büyük bir onur. Sizlere çok teşekkür ederim. Eğri zamanlarda dik duranlara selâm olsun.

Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar, törende yaptığı konuşmada sanatçıları, konukları ve onur ödülü alan isimleri selâmladıktan sonra, “Tarihin, kültürün, sanatın, sinemanın, Karaoğlan’ın, Dadaloğlu’nun, Yaşar Kemal’in, Orhan Kemal’in, Yılmaz Güney’in kenti Adana’ya hoş geldiniz.” dedi.

Karalar, şunları söyledi:

“Adana’ya gelen konuklarımız, kentimize renk kattı. Nasıl ki Altın Koza Türkiye sinemasına, sinema endüstrisine çok önemli katkı sağlıyorsa, siz değerli sanatçılarımızın Adana’ya gelmesi de Adana’yı şereflendirmesi de kentimize aynı şekilde katkı veriyor.

Altın Koza deyince elbette film festivali akla gelir, Adana deyince de sinema akla gelir. Adana sinemasında da Türkiye sinemasında da Adana’nın evrensel değerleri olan Yaşar Kemal’in, Orhan Kemal’in katkısı vardır. Yaşar Kemal’in Yılmaz Güney’i sinemaya teşvik etmiş olması, sinema sanatına sağladığı bir başka önemli katkıdır. Bu kadar değerli sanatçıyı yetiştiren bir şehrin evlâdı olmaktan gurur ve onur duyuyorum. Yaşar Kemal’in, Orhan Kemal’in, Yılmaz Güney’in ve diğer çok değerli sanatçıların o kadar önemli katkısı var ki Adana’ya, belki biraz da bu nedenle kentimizin yüzü her zaman, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği gibi aydınlığa dönük olmuştur. Bu yüzden de Adanalı olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Konuklarımıza kentimize geldikleri için bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum.”

Türk Sineması’nın usta ismi Şerif Sezer’e ödülünü, Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney takdim etti. Güney, ‘’Bu güzel ve zarif arkadaşım bizim ve Türk sineması için çok değerli. Ödülü kendisine verdiğim için ayrıca çok mutluyum.’’ dedi. Ödülünü almak için sahneye gelen Sezer’in heyecanını gizleyememesine seyirciler, onu ayakta alkışlayarak karşılık verdiler.

“BEN ÇOK ŞANSLI BİR OYUNCUYUM”

Şerif Sezer, duygularını şöyle dile getirdi:

“Ben, çok şanslı bir oyuncuyum. Çok az filmde oynadım ama oynadığım tüm filmler çok iyi filmler oldu. Yönetmenlerime, yapımcılarıma, bana bu rolleri veren herkese çok teşekkür ediyorum. Ayrıca kaybettiğimiz festival direktörü Kadir Beycioğlu’nu anmak istiyorum. Altın Koza, benim için biraz da Kadir Beycioğlu demekti.”

Festivalde Onur Ödülü’nü alan bir diğer isim Yavuz Turgul, sağlık sorunlarından dolayı geceye katılamadı. Usta yönetmenin ödülünü, kızı Nisan Turgul, Eşber Yağmurdereli ve Ali Haydar Bozkurt’tan aldı.

Numberone.com.tr