Ana Sayfa Blog Sayfa 542

Cansu Dere’den aşk iddialarına yanıt!

0

Final yapan “Sadakatsiz” dizisinin başrol oyuncusu Cansu Dere, önceki gün Etiler’de hareket halindeki aracında görüntülendi.

Dere, “Arkadaşımı eve bırakacağım. ‘Sadakatsiz’ projemiz final yapıyor. Çekimleri tamamladık. Önümüzdeki günlerde de final bölümüyle ekranlarda olacak. Beni artık sık sık göreceksiniz. Artık hep müsaitim” dedi.

Oyuncu, arkadaşlarıyla buluşacağını söyleyerek, “Şu sıralar pek bir şey yapmıyorum, dinleniyorum, tatil yapıyorum ve dostlarımla vakit geçiriyorum” şeklinde konuştu.

Cansu Dereden aşk iddialarına yanıt

“Sadakatsiz”deki partneri Caner Cindoruk’la ilgili çıkan aşk haberleri sorulan Dere, “Ah yapmayın, ne olur” şeklinde yanıt verdi.

 

Numberone.com.tr

Troya Müzesi’nde 3D Mapping gösterimi yapıldı

0

Çanakkale‘de 5 bin yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri‘nden çıkan eserlerin sergilendiği Troya Müzesi‘nde, bu yıl 18’incisi gerçekleştirilen Avrupa Müzeler Gecesi etkinliği kapsamında 3D Mapping gösterimi yapıldı.

Dünya devleri Kim Min-Jae için sıraya girdi

0

Teknik direktör çalışmalarında sona yaklaşan Fenerbahçe’de transfer hareketliliği de devam ediyor. Sarı-lacivertli takımın Güney Koreli stoperi Kim Min-Jae için Avrupa’nın devleri sıraya girdi. 23 milyon euro’uk serbest kalma bedelini ödemeyi göze alan Everton başta olmak üzere Napoli, Roma, Newcastle ve Tottenham da Kim’i istiyor.

Piremier Lig’de kalmayı garantileyen Everton, Fenerbahçe’nin Güney Koreli stoperi Kim Min-Jae’yi transfer etmek istiyor.

Serbest kalma bedelini ödemek istiyorlar

İngiliz ekibinin, Kim için sarı lacivertli kulübe resmi teklifte bulunmaya hazırlandığı ve 23 milyon euro serbest kalma bedelini ödemeye hazır olduğu belirtildi. Napoli, Newcastle United, Tottenham ve Roma da Güney Koreli stoperi transfer etmek istiyor. Everton’un Kim’in yanı sıra, transfer listesinde Portekiz’in güçlü takımı Sporting’in 20 yaşındaki stoperi Gonçalo Inacio da yer alıyor. 2022 Dünya Kupası da Kim için önemli bir vitrin olacak. Güney Koreli futbolcu burada scoutlar tarafından da yakından izlenecek.

Numberone.com.tr

“Burcu ile denedik olmadı denemeseydik de olmazdı”

0

“Yanımdadır” klibi yayına giren Sinan Akçıl, müziğe olan ilgilerini, yeni yaşının getirdiklerini, sahne önünü-arkasını, konser öncesini-sonrasını konuk olduğu İkilemli sorular programında anlattı.

Akçıl, kendisine yöneltilen “Burcu Kıratlı’yla iki kere evlenip iki kere boşandın. Nesini anlamadın: “Olmayınca olmuyor” mu,  “Üçüncüyü de düşünebilirim” mi? ” sorusuna “Denedik olmadı. Denemeseydik de olmazdı… İçimizde kalırdı. Ama o sayfa kapandı artık, hayatıma bambaşka bir yön verdim. Herkes mutlu olsun.” cevabını verdi.

Sinan Akçıl: Burcu ile denedik olmadı denemeseydik de olmazdı... O sayfa kapandı

İşte o röportajın detayları:

 Cuma günü 40 yaşına girdin. Boğa erkeği… En çok nesinden çektin: İnatçılığı mı, zaman zaman kibirli görünmesi mi?

– 39’a girdim ben ya! Ama olsun, aynı şey… (Gülüyor) Boğa burcunun inatçılığından hayatım boyunca çok çektiğim doğru. İnsanların kibirli zannetmesinden de çektim. Ama ta ki beni tanıyıp kibrin k’si olmadığını görene kadar… Bir boğa erkeği egolarını kenara bıraktığı anda, karşısındakini dünyanın en mutlu insanı yapmaya programlıdır.

Peki 20’ler mi daha iyiydi, 30’lar mı?– 20’lerdeki koşulsuz ve sonsuz müzik tutkumu ve çalışkanlığımı özlüyorum tabii. Sonra hemen bundan vazgeçip 30’lardaki kararlığımı sevdiğimi anlıyorum. Sonra da düşünüyorum keşke her yaşta bu duygulardan bir parçası bizimle kalsa ama      zor.

 Baban Saim Akçıl, kardeşin İdil Akçıl da müzisyen. Kaderin cilvesi mi, genlerde mi var?

– Kaderin cilvesi değil. Babamdan ve pek bilinmese de mükemmel bir kulağa ve klasik müzik arşivine sahip annemden en büyük miras, genetik. Kaderim, olması gerekendi. Annemin dediği gibi: Beşiğim müziktendi benim.

 En çok yorum yapılan yerlerinden çocuğuna hangisi miras kalsın istersin: Parmaklar mı, dudaklar mı?

–  Parmaklarım kalsın isterim. İnce ve uzundur. Piyano için ona da büyük avantaj olur. Tabii piyano çalmak isterse. Bizde baskı olmaz. (Gülüyor)

 20 yıl önce doğmuş olsan… Hangisiyle kankito olmak isterdin: Onno Tunç mu, Melih Kibar mı?

– Kesinlikle Onno Tunç. Onun yakınında olup ruhundan kopanlara şahitlik etmek isterdim. Tek kişilik okuldan mezun olmuş olurdum. Ve tanısa beni çok seveceğine inanırım hep.

 Söz-beste yazarlığı da yapıyorsun, şarkıcılık da… Hangisi daha büyük keyif: Birinin senin şarkını söyleyip çok başarılı olması mı, kendi şarkını kendin söylemek mi?

– Bu soruya yıllardır aynı cevabı veriyorum ama istersen değişik bir cevap vereyim. (Gülüyor) Zaman zaman şarkımın başkası tarafından büyütülmesi, zaman zaman kendi kendime büyütmek hoşuma gidiyor. En güzeli öyle ya da böyle salonunda yazdığın söz ve melodilerin milyonlar tarafından söylenmesi hazzı.

NAİM DİLMENER’İ NOTALARLA KAPATIRDIM

◊ Birlikte çalışırken hangisi daha çok delirtti: Hadise mi, Hande Yener mi?

– Ya yok öyle bir şey. Birlikte çalışırken kimse beni delirtmez. Ama stüdyoda pratik ve çabuk oluşumla ben onları çok şaşırtabiliyorum.

◊ Hangisi daha büyük pişmanlık: Klibinde yunus parkı göstermen mi, “Tarkan’a beste vermem” lafın mı?

– Tarkan’ın herhangi bir yunus parkını ziyaret edip etmediğini bilmemek ya aslında!

◊ Şarkıcı değil de eleştirmen olsaydın… Kimi en çok gömmek isterdin: Naim Dilmener mi, Tolga Akyıldız mı?

– Aaa Naim Dilmener! Bugüne kadar bana gömdüklerini üzerimden silkeleyip… Aynı yere onu atmak iyi olabilirdi (Gülüyor) Üzerini de notalarla kapatırdım ki çıkamasın ve bir daha kimseyi boş yere eleştiremesin!

Sinan Akçıl: Burcu ile denedik olmadı denemeseydik de olmazdı... O sayfa kapandı

◊ Demet Akbağ’ın şaka programında, arabanın bagajında kaçak birini yakalayan polise aşırı rahat davranıyordun. Önceden haberin var mıydı, yok muydu?
– Oradaki cesaretim kurgu zannedildi. Ama ben hep böyleyim. Bende panik butonu çok geç çalıyor, o programda da hiçbir şeyden haberim yoktu.

Mahallenin delikanlı çocuğu Kıvanç

 Eski bir hatıranın yadına hangisi daha güzel eşlik eder: Sezen mi, Ajda mı?

– Sezen bir duygu ozanı. Ama Ajda nostalji koleksiyonlarının master piece’idir (başyapıt). O hatırayı, o anda olduğun yere getirir bence.

Sinan Akçıl: Burcu ile denedik olmadı denemeseydik de olmazdı... O sayfa kapandı

 

◊ Yeşilçam’dan: Türkan Şoray mı, Filiz Akın mı?

– Ya şimdi ikisi de çok klas ama… Türkan Şoray hüznün diğer adı gibi. Beni hep çok etkiler.

 Tarık Akan mı, Ediz Hun mu?

– Tarık Akan… Allah rahmet eylesin. Büyük bir karakter, büyük bir duruş.

 Kıvanç Tatlıtuğ mu, Burak Özçivit mi?

– Aile babası olduktan sonra ikisi de çok doğru davranışta. Ama sanki “mahallenin delikanlı çocuğu” Kıvanç benim için…

 Beren Saat mi, Serenay Sarıkaya mı?

– Ses ve şarkılardaki doğru tınlaması adına Serenay biraz önde benim için. Ama Beren’in de güzel bir kalemi var, Kenan’a da selam söyleyelim buradan.

 TV şovlarından… Müge Anlı mı, Esra Erol mu?

– Tartışmasız Müge Anlı. Zaten formatın sahibi de o. Özel dostluğum olması sebebiyle değil ama ileride Cumhurbaşkanı adayı olursa da oyum onadır.gidiyor. En güzeli öyle ya da böyle salonunda yazdığın söz ve melodilerin milyonlar tarafından söylenmesi hazzı.

Halil Sezai miyim ben?

◊ Asla hatırlamadığın biri sana çok samimi davranıyor… Yekten hatırlamadığını mı söylersin, dolambaçlı sorularla kim olduğunu mu anlamaya çalışırsın?

– Yekten söylerim.
◊ Az tanıdığın birine… Telefon açmak mı, mesaj atmak mı?

– Mesaj. Biraz daha tanıyorsam sesli mesaj…

◊ Uçakta/otobüste ha bire omuzunuzda uyuyan bir teyze var… İnce ince ittirir misin, hostese mi şikâyet edersin?

– Niye şikâyet edeyim? Direkt ittiririm yaşlı teyzeyi. (Gülüyor) Şaka. Halil Sezai miyim ben?

◊ Eve yatılı misafir geldi, horlamasından uyunmuyor. Uyandırır mısın, uykusuz mu kalırsın?

– Uyandırmakla kalmam, yastıkla da vururum! (Gülüyor)

Denedik olmadı denemeseydik de olmazdı…

 Hangisi daha kötü senaryo: Kimselere âşık olamamak mı, her aşkının kötü bitmesi mi?

– Üçüncü seçenek yok mu ya? Bunların ikisi de çok kötü senaryolar. İkisinin de filmini çekmek yorucu olurdu. Seyirci olsan izlenmez bu filmler.

 Peki senin hayatın bir film olsa macera mı olurdu, müzikal mi?

– Sadece girişinde ve finalinde müzik çalan bir macera filmi olurdu. Hatta macera dizisi daha iyi, şu anda 1000’inci bölümü çekiliyor olurdu. (Gülüyor)

Burcu Kıratlı’yla iki kere evlenip iki kere boşandın. Nesini anlamadın: “Olmayınca olmuyor” mu,  “Üçüncüyü de düşünebilirim” mi?

– Denedik olmadı. Denemeseydik de olmazdı… İçimizde kalırdı. Ama o sayfa kapandı artık, hayatıma bambaşka bir yön verdim. Herkes mutlu olsun.

Sinan Akçıl: Burcu ile denedik olmadı denemeseydik de olmazdı... O sayfa kapandı

 Hangisini tercih edersin: Tek başına ağlamak mı, birinin yanında ağlamak mı?

– Sevdiğim kadının gözlerinin içine bakarak ağlamak.

 Affetmek mi, unutmak mı?

– Unutmak…

 Aşkın karşıtı: Nefret mi, kayıtsızlık mı?

– Kesinlikle kayıtsızlık.

 Hangisinin aklını okuyabilmek isterdin: Sevgilinin mi, en büyük düşmanının mı?

– Sevgilimin aklını okursam muhtemelen en büyük düşmanım olur… (Gülüyor)

 Yılın hangi dönemi daha romantik? İlkbahar-yaz mı, sonbahar-kış mı?

– Galiba yılın her dönemi romantiğim, yeter ki içimden gelsin.

 Gece hayatında hangisi çok iç gıcıklar: Gülümsemek mi, göz kaçırmak mı?

– Gülümsemek.

 Aşkta alıcı kuş musun, çantada keklik mi?

– (Gülüyor) Bu sorunun cevabını sana bırakıyorum! (Bence çantada keklik)

Twitter’a hiç bakmıyorum artık

 Bodrum-Gümüşlük mü, Çeşme-Alaçatı mı?

– Konserimden önceyse Alaçatı. Konser çıkışıysa Gümüşlük sakinliği ve sohbeti tercih ederim.

 Güneş mi, ay mı?

– Geceleri ay, akşamüstleri güneş.

 Peki gündoğumu mu, günbatımı mı?

– Tek başımaysam gün doğumu, yalnız değilsem günbatımı…

 Tavla mı, satranç mı?

– Aslını istersen ikisine de çok bayılmam. Ama şartsa tavla.

 Biraz yoldan çıkmak istedin: Mantı mı, iskender mi?

– İskender! Sonra da başkasının mantısından bir-iki çatal… (Gülüyor)

 Bir daha asla sosyal medya kullanmamak mı; bir daha asla film izlememek mi?

– Sosyal medya kullanmamak.

 İlkinde 1 milyon, ikincisinde 5.3 milyon takipçin var. Twitter mı, Instagram mı?

– Twitter’a hiç bakmıyorum bile artık. Instagram da sıkıcı olmaya başladı ama yine de Instagram.

Parola lafım: “Sabah bakarız…”

 Hatır için çiğ tavuk… Yenir mi, yenmez mi?

– Pakette ısıtılmış hazır gıda satılırken öyle bir salaklık yapmam. Hatırımı başka şekillerde göstermeyi tercih ederim.

 Hangisi daha avantajlı: Zengin ama çirkin doğmak mı, fakir ama güzel doğmak mı?

– Fakir ama güzel tabii. Öyle doğsan bile zamanla o parayı yapman kolay olur.

 Para saadet getirir mi, getirmez mi?

– Getirir, getirir. Ama sonra da götürür…

 Bir şeyi gece planlamak mı, sabah planlamak mı?

– Parola lafım “Sabah bakarız”dır…

 Mantık mı, içgüdü mü?

– Mantık bana göre değil. Hiç sevmem. Hep içgüdülerimi takip ederim.

 Pozitif ama sıkıcı insanlar mı, negatif ama ilginç insanlar mı?

– Negatif ama ilginç insanlar…

HİÇ DÜŞÜNMEDEN HIZLI HIZLI…

◊ Birinden vazgeçmek zorunda kalsan… Kırmızı et mi, deniz mahsulleri mi?

– Deniz.

◊ Hangi üçlü seninki: Rakı-balık-Ayvalık mı, kebap-şalgam-Adana mı?

– Adana.

◊ Tren yolculuğu mu, gemi yolculuğu mu?

– Gemi.

◊ Çaycı mısın, kahveci mi?

– Çay.

◊ Ayaklarına kara sular inmiş: İyi bir roman mı, iyi bir film mi?

– Film.

◊ Kedi mi, köpek mi?

– Köpek.

◊ İstanbul’un… Manzaraları mı, sesleri mi?

– Manzara.

◊ Anadolu Yakası mı, Avrupa Yakası mı?

– Avrupa.

 

Numberone.com.tr

Türkiye’den satın aldığı yat olaylı davaya konu oldu

0

Karayip Korsanları” filmleriyle de tanınan 58 yaşındaki aktör Johnny Depp’in Türkiye’deki Turquoise Yat Sanayi isimli firmadan satın aldığı lüks yatın detayları ortaya çıktı.

Business Insider’ın haberine göre, görkemli yat, art deco tarzı iç mekanı ve “korsan gemisi” tasarımıyla tanınıyor. Ünlü aktörün, yatı satın alma bedeli ise açıklanmadı.

KULLANMADIĞI ZAMANLARDA KİRALAMIŞ

47,6 metrelik yatın ismini “Vajoliroja” koyan Depp, o yıllardaki partneri Vanessa Paradis ve kızları Lily-Rose ile birkaç kez yatta eğlenirken görülmüştü. Çift 2012 yılında ayrıldı.

Lüks yatta 10 misafir odası, 9 mürettebat odası, ev sineması, helikopter pisti, yüzme havuzu ve jakuzi bulunuyor.

2013 yılında Depp’in, yatı kullanmadığı zamanlarda kiralamaya başladığı biliniyor. Aktörün kiracılardan yoğun sezonlarda haftada 130 bin Dolar ve düşük sezonlarda 110 bin Dolar ücret aldığı bildiriliyor.

ALEYHİNDE KULLANILDI

Depp, 2015 yılında aktris Amber Heard ile evlendiğinde, yatın adını “Amphitrite” olarak değiştirdi. Düğünden on beş ay sonra, Heard ünlü oyuncuya boşanma davası açtı.

Yat, Heard’ın Depp aleyhindeki ifadesinde rol oynadı. Aktris, Depp’in onu yatın kabinlerinden birinde duvara çarptığını iddia etti. Heard, Depp’in sarhoş olduğunu ve tekneyi satmak zorunda kaldığı için üzgün olduğunu söyledi. Depp ise Heard’a taciz veya saldırıda bulunduğunu inkar ediyor. Aralarındaki 50 milyon dolarlık dava süreci henüz devam ediyor.

Depp ise yatı 2015 yılında 27 milyon dolara ünlü yazar J.K. Rowling’e sattı. Yat, sonra da ABD’li bir işadamına satıldı ve şimdiki adı “Arriva” olarak biliniyor.

Cem Yılmaz ve Rüya Demirbulut aşkı neden bitti?

0

Komedyen Cem Yılmaz, geçtiğimiz aylarda kendisinden 21 yaş küçük Rüya Demirbulut ile yeni bir aşka yelken açmıştı. Fakat Yılmaz’ın ilişkisi kısa sürdü. Geçtiğimiz günlerde birbirlerini takipten çıkartan ikilinin ayrılık nedeni ortaya çıktı.

Cem Yılmaz ve Rüya Demirbulut neden ayrıldı İşte yanıtı...

Melis Sezen’in Bali pozları sosyal medyayı yaktı

0

Oyuncu Melis Sezen, başrol oynadığı ‘Sadakatsiz‘ dizisinin final çekimlerini tamamladıktan sonra soluğu Endonezya’nın Bali Adası‘nda aldı. Tatil pozlarını Instagram hesabından paylaşan oyuncuya beğeni yağdı.

Kırmızı halının baş döndüren kadınları

0

Naomi Campbell kızıyla deniz keyfinde

0

Bu yıl 75’inci kez düzenlenen Cannes Film Festivali devam ediyor. İddialı filmler birbiri ardına seyirciyle buluşurken diğer yandan da ünlü yıldızlar kırmızı halıda boy gösteriyor. Galalardan ve fotoğraf çekimlerinden arta kalan zamanlarında da Cannes’da deniz keyfi yapıyor. İşte bunlardan biri çok ilginç bir şekilde objektiflere yansıdı.

KIZIYLA DENİZ KEYFİ
50 yaşından sonra anne olan top modelNaomi Campbell, festivalin konuğu olarak Cannes’a gitti. Taşıyıcı anne yöntemiyle dünyaya getirdiği kızını da yanından bir an bile ayırmadı Campbell. Bu yılın başında ünlü bir dergiye birlikte kapak pozu verdiği kızı için “O evlatlık değil, benim kızım” diyen Campbell, adını da açıklamadığı bebeğini de Cannes‘a götürdü. Oradaki ünlü otelin hemen yakınında bulunan kayalıklarda da deniz keyfi yaptı.

50 yaşından sonra anne olmuştu: Kaçarken neredeyse bebeği düşürüyordu

GÖRÜNTÜLENMEKTEN HOŞLANMADI
Tepeden tırnağa beyazlar giydirdiği kızını bir dakika bile kucağından bırakmayan Campbell, uzaktan fotoğraflarının çekildiğini fark edince de oradan kaçmaya çalıştı. Fakat o sırada yaptıkları da eleştiri konusu oldu. Kızının yüzünü saklayıp oradan uzaklaşmaya çalışan Naomi Campbell‘a iki görevli de yardımcı oldu.

50 yaşından sonra anne olmuştu: Kaçarken neredeyse bebeği düşürüyordu

BEBEĞİ DÜŞME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA KALDI
Fakat Campbell’ın kızını kucağında tutuşu da masaya yatırıldı. Görüntülenmemek için paniğe kapılan Campbell’ın kızını kucağında emniyetli bir şekilde taşımadığı sosyal medyada konuşulan konulardan biri oldu. Uzun bir elbise giyen Camhpbell, görünümünü de spor ayakkabılarla tamamladı. Fakat uzun elbisesinin eteklerine basıp düşme riski dikkatli gözlerden kaçmadı.

50 yaşından sonra anne olmuştu: Kaçarken neredeyse bebeği düşürüyordu

MEGHAN MARKLE’A BENZETTİLER
Birçok kişi Naomi Campbell’ın bebeğini doğru dürüst kucağında taşıyamadığını ileri sürüp onu “kızını kullanarak şov yapmakla suçladı.” Bazı kişiler de Naomi Campbell’ın kızını taşımasını Meghan Markle’ın yeni anne olduğu sırada katıldığı bir etkinlikte oğlu Archie‘yi neredeyse elinden düşürecek gibi tutmasına benzetti.

50 yaşından sonra anne olmuştu: Kaçarken neredeyse bebeği düşürüyordu

Naomi Campbell, 75’inci Cannes Film Festivali kapsamında gösterilen Decision to Leave adlı filmin galasına katıldı. Top model, gala için seçtiği kıyafetle de dikkat çekti.

Moda dünyasının “yaşayan efsanelerinden biri” olarak nitelendirilen Naomi Campbell, geçen yıl, önce bir defileye çıktı. Birkaç hafta sonra da sosyal medya hesabından bir kız bebek sahibi olduğunu duyurdu. Defileye çıktığı gün hamilelikle ilgili hiçbir belirti göstermeyen Campbell’ın bu sürprizi de herkesi beklenenden çok daha fazla şaşırttı. Campbell’ın 50 yaşında olduğu düşünüldüğünde birçok kişi bu bebeğin, ünlü model tarafından evlat edinildiğine inandı. Az sayıda kişi de kız bebeğin, taşıyıcı anne yöntemiyle dünyaya geldiğini öne sürdü. İleri yaşta ilk kez anne olan Naomi Campbell, Vogue dergisinin İngiltere sayısına, adını açıklamadığı kızıyla birlikte ilk kapak pozunu verdi. Bir de röportaj yapan Campbell, bebeğini evlat edinmediğini, önümüzdeki bu ay ilk doğum gününü kutlayacak olan kızının kendi çocuğu olduğunu söyledi.

50 yaşından sonra anne olmuştu: Kaçarken neredeyse bebeği düşürüyordu

ÇEVRESİNDE ÇOK AZ SAYIDA İNSAN BİLİYORDU
Naomi Campbell, bir bebek sahibi olacağını da bir sır gibi sakladı. Top model, verdiği röportajda bu konuya da değindi. Sırrını çevresinde çok az sayıda insanın bildiğini söyledi Campbell. Sonra da şunları söyledi: “Ama o hayal edebileceğim en büyük nimet. Şimdiye kadar yaptığım en işi şey.”

 

Numberone.com.tr

Pınar Deniz derin göğüs dekoltesiyle Cannes’ı salladı

0
Yargı” dizisinde canlandırdığı “Ceylin” karakteriyle beğeni toplayan ünlü oyuncu Pınar Deniz, bir mücevher firmasını temsilen Cannes Film Festivali’ne katıldı. Su yeşili derin göğüs dekolteli elbisesiyle festivale damga vuran Deniz, parti için tercih ettiği kıyafetiyle de çok konuşuldu.

Bir mücevher firmasını temsilen Cannes Film Festivali‘ne katılan ünlü oyuncu, ilk olarak su yeşili derin göğüs dekolteli elbisesiyle boy gösterdi.

Güzelliğiyle ve giydiği kıyafetle festivale damga vuran Deniz, parti için tercih ettiği kıyafetiyle de çok konuşuldu.

Vücudunu saran süper mini pembe elbisesiyle verdiği pozları Instagram’da yayınlamayı ihmal etmeyen oyuncu, sosyal medyayı salladı.

Deniz, partide ise pembe bir kıyafet tercih etti.

 

Oyuncu Selahattin Paşalı ve Ekin Koç da, Cannes Film Festivali’nde objektiflere poz verdi.

Numberone.com.tr

Kraliçeye özel çiçekten anıt yapıldı

0

İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth, başkent Londra’nın batısındaki Chelsea Flower Show adlı çiçek fuarına katıldı.

Number1 sunucusu Tuğba Ünal ödüle doymuyor

0

“NUMBER1 TOP 10” PROGRAMIYLA YILIN EN İYİSİ

Number1 TV’nin başarılı sunucusu Tuğba Ünal, haftanın her günü Number1 ekranlarında yayınlanan Tuğba Ünal ile “Top10″ programı ödüllerine yenisini ekledi.

Yılın En İyi Çıkış Yapan Kadın Sanatçısı” ve “En İyi Müzik Programı Sunucusu” seçilen Ünal, şimdi de Türkiye’nin en iyileri ödülleri töreninde “Number1 Top 10” programıyla “Yılın En İyi Müzik Programı” ödülünü aldı.

Şarkıcı yakında  çıkaracağı “Beni Yıkamaz  Hiç Kimse” adlı rap şarkısının klip çekimleri  için  Adana’ya gideceğini söyledi. Tuğba Ünal, uzun ve titiz bir çalışma sonucunda hazırladığı şarkısı için “Çok heyecanlıyım. İlk kez rap söyledim. Haziran ayında bomba gibi geliyorum” dedi.

 

Numberone.com.tr

Kurt Cobain’in gitarı rekor fiyata satıldı

0

5 Nisan 1994’de 27 yaşındayken hayata veda eden Amerikalı şarkısı ve söz yazarı, Nirvana grubunun vokalisti Kurt Cobain’in “Smells Like Teen Spirit” şarkısının klibinde kullandığı gitar açık artırmada satıldı.

Kurt Cobain’in 1969 Fender Mustang marka gitarı, 4,5 milyon ABD dolarına alıcı buldu. Julien’s Auctions tarafından düzenlenen müzayedede, gitar, Jim Irsay Koleksiyonuna satıldı. Gitar için daha önce belirlenen değer 600 bin ABD dolarıydı.

Gitar, “Nevermind” ve “In Utero” albümlerinin kayıtlarının yanı sıra, pek çok konser sırasında da Cobain tarafından kullanıldı.

DİĞER EŞYALARI DA AÇIK ARTIRMADA SATILDI

Açık artırmada ayrıca, Cobain’in 1965 Dodge Dart 170 4 kapılı sedan aracı 375 bin dolara, arka tarafına Iron Maiden’ın Killers albümünün kapağını çizdiği bir kaykay 35 bin 200 dolara ve Michael Jackson çizimi ise 87 bin 500 dolara alıcı buldu.

Cobain’in MTV Unplugged performansında kullandığı 1959 Martin D-18E akustik elektronik gitar 2020 yılında 6 milyon dolara satılmıştı.

 

Numberone.com.tr

Ali Koç’tan Mesut Özil İtirafı!

0

Fenerbahçe gündemi hakkında çok çarpıcı açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç; Mesut Özil, Ozan Tufan, Jorge Jesus ve İsmail Kartal hakkında önemli ifadeler kullandı. Koç ayrıca takımdaki yıldız futbolcu için “Müthiş bir çocuk. Onu tutamayacağımızı bilerek almıştık ama onu inşallah tutabiliriz” diyerek transfer sinyali verdi.

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, sarı-lacivertli takımda göreve geldiği süreç, Aziz Yıldırım, Mesut Özil ve teknik direktör konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sarı-lacivertli kulübün başkanı, “Mesut Özil affedilecek mi” sorusunu yanıtladı. Ali Koç, yeni teknik direktörü pazartesi açıklayacaklarını duyurdu.

“Seçim gününe dönseniz, bir daha aday olur musunuz” sorusuna Ali Koç, “Bazen kazanınca kaybedersin, bazen kaybedince kazanırsın. O güne dönsek, bir sene daha beklerdim. Kulübün içindeki sıkıntılı durum, çok daha su üzerine çıkardı” cevabı verdi.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Aziz Yıldırım’la ilgili çok konuşmak istemediğini dile getirdi. Ali Koç, “Aziz Yıldırım konusuna girmek istemiyorum. Beraber çok yayına çıkmak istedim, olmadı. Beraber müthiş mücadele verdik. Başka kulüplerin başına bu olay gelse, Fenerbahçe gibi ayakta duramazlardı. Ameliyatında not bile yollamamam, durumun ne kadar acı olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

“Mesut Özil affedilecek mi” sorusuna Ali Koç, “Mesut Özil’in kendisiyle konuşmadık, menajeriyle bugün konuştuk. İki taraf için de hayırlısını istiyoruz bunu da istişarelerle belirleyeceğiz. 2023’te şampiyonluktan başka hedefimiz yok. Bugün olsa Mesut’u yine alırdım” diye cevap verdi.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Jorge Jesus’la ilgili, “Jesus’tan daha önemli soru, Fenerbahçe teknik direktörü kim olacak? Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında şampiyon olmaktan başka derdimiz yok” dedi.

Ali Koç itiraf etti Elimizde tutamayacağımızı bildiğimiz halde transfer ettik

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, teknik direktörlük göreviyle ilgili İsmail Kartal’ın geliş sürecini anlattı. Ali Koç, “İsmail hoca göreve kayıtsız şartsız geldi. Para pul konuşmadı. Gelecek sezon üst düzey ve dünya çapında tanınan bir hoca aradığımızı, bunlardan birinin Joachim Löw olabileceğini açıkça masaya koyduk. İsmail hoca bir saniye dahi demotive olmadı. Onun sayesinde camia tekrar kenetlendi. İsmail hoca her şeyden önemlisi takım ruhunu inşa etti. Samandıra’yı anahtar teslim verdik, verimli hale getirdi. 2.2 puan ortalaması yakaladı. Şapka çıkarılır. Kendisine müteşekkirim” diye konuştu.

Ali Koç itiraf etti Elimizde tutamayacağımızı bildiğimiz halde transfer ettik

Sarı-lacivertlilerin sezon başında kadrosuna kattığı Miguel Crespo ve Diego Rossi’yle ilgili konuşan Ali Koç, “Crespo’yu nereden buldunuz dendi, Crespo şimdi taraftarın en sevdiği oyunculardan biri oldu. Rossi geldi, şimdi Rossi’nin çok talibi var. Bilhassa Güney Amerika’dan” ifadelerini kullandı.

Ali Koç itiraf etti Elimizde tutamayacağımızı bildiğimiz halde transfer ettik

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç teknik direktörlük görevi için iki aday kaldığını, “Bizim çalışabileceğimiz iki tane hocamız var. Biri doğal olarak İsmail hoca, biri de Jorge Jesus. Biz kimi seçersek seçelim taraftarımız yine mutsuz olacaklar. Acelemiz yok. Pazartesiye kadar açıklayacağız. Bu sezona çok erken başlayacağız, 13-14’ü gibi başlamamız lazım” sözleriyle açıkladı.

Ali Koç itiraf etti Elimizde tutamayacağımızı bildiğimiz halde transfer ettik

Kim Min Jae‘nin ayrılık durumuna ilişkin gelen soruya Ali Koç, “Kim’in gitmesine dair somut bir şey yok. Kazanacağımız inandığım bir kadroda bir sene daha kalır, Dünya Kupası’nı geçirir. Müthiş bir çocuk. Onu tutamayacağımızı bilerek almıştık ama onu inşallah tutabiliriz” cevabını verdi.

Ali Koç itiraf etti Elimizde tutamayacağımızı bildiğimiz halde transfer ettik

Mert Hakan Yandaş için CSKA Moskova’dan resmi transfer teklifi almadığını belirten Ali Koç, “CSKA Moskova, Mert Hakan için resmi teklif yapmadı ama bir hafta önce faks yolladı. Mert Hakan’ın karakteri ve takım içinde gördüğü vaziyeti, futbolu kadar önemli. Kontratlı oyuncumuzu menajer pazarlıyorsa bunun hakkında gerekli girişimleri de yapacağız. İki hocamız da 12-13 kişi var ki bunlar takımda kalmalı diyor, Mert Hakan içlerinde” diye konuştu.

Ali Koç itiraf etti Elimizde tutamayacağımızı bildiğimiz halde transfer ettik

Alex de Souza‘nın Fenerbahçe’ye bir gün profesyonel olarak geri dönmesi üzerine sorulan soruya Ali Koç, “Alex de Souza, teknik direktörlük kıvamına gelirse, geri döner. Gheorghe Hagi örneği var, ama Hagi olmadı” şeklinde yanıt verdi.

Ali Koç itiraf etti Elimizde tutamayacağımızı bildiğimiz halde transfer ettik

Altay Bayındır‘la yeni sözleşme imzalanması konusunda konuşan Ali Koç, “Altay Bayındır, Fenerbahçe’de kalacak. Her kulübe Altay gibi sporcular nasip olsun” dedi. Luis Suarez ve Alexander Sörloth, fiyatları aynı, şartları aynı! Hangisini istersiniz” sorusunu Ali Koç, “Açlığı ve yaşından dolayı Sörloth’u seçerim. Almanya’da istenilen gibi olmamış. Leipzig ile konuştuk. 12-16 Milyon Euro bonservisi var. Artık kiralık gitmek istemez” diye cevapladı

Ali Koç itiraf etti Elimizde tutamayacağımızı bildiğimiz halde transfer ettik

Fenerbahçe Başkanı, Anthony Nwakaeme‘yle ilgili, “Nwakaeme yaşlı ama Allah var, Trabzonspor’a transfer olduğundan beri verilen parayı hak etti. Türk futboluna renk kattı” diye konuştu. Edinson Cavani’nin Fenerbahçe’ye önerildiğini dile getiren Ali Koç, “Manchester United’da 34 yaşında (Edinson Cavani) bir oyuncu var, 6 milyon 700 bin euro maaşı var, ister misiniz, dediler. Maaşından bir kısmını isteriz dedim” ifadelerini kullandı.

Ali Koç itiraf etti Elimizde tutamayacağımızı bildiğimiz halde transfer ettik

Bu transfer döneminde en fazla 4 ya da 5 transfer yapacaklarını belirten Ali Koç, Ozan Tufan‘la ilgili bu sezon Beşiktaş’ın bir talebinin olmadığını açıkladı. Ali Koç, Jorge Jesus’la kendisinin yer aldığı fotoğrafla ilgili, “Jorge Jesus ile sadece yemek yemedik. Ciddi bir planlama var. Jorge Jesus ile anlaşmadık. Adam Portekiz’de yaşıyor, İspanya’ya mı gideyim? Adam orada yaşıyor. Joachim Löw’e de gittik görüştük. Karar veremedi, hocalığa dönüp dönememe konusunda karar vermedi” diye konuştu.

 

Numberone.com.tr

Instagram’dan canlı yayın yapması yasaklanınca çileden çıktı

0

‘Pop müziğin kraliçesi’ Madonna’nın Instagram’da canlı yayın yapması, müstehcen görüntüler paylaştığı gerekçesiyle sosyal medya platformu tarafından yasaklandı.

Burak Yılmaz’da anlaşma tamam

0

Beşiktaş’ta yönetim, tecrübeli golcü Burak Yılmaz ile anlaştı. Teknik direktör Valerien Ismael‘in onay vermesi durumunda, 36 yaşındaki futbolcu yeniden siyah-beyazlı formayı giyecek.

Lille‘e veda eden Burak Yılmaz, Beşiktaş yolunda.

Ajansspor’un haberine göre siyah-beyazlı kulübün asbaşkanı Emre Kocadağ, tecrübeli golcüyle görüşerek her konuda anlaşma sağladı.

Yapılan görüşmede, Burak Yılmaz’ın para konusunu hiç gündeme getirmediği, “Ben Beşiktaş kongre üyesiyim. Artık futbolumun sonuna geldim. İsterseniz seve seve gelirim, para konuşmam” dediği aktarıldı.

Sözleşme süresi, yıllık ücret, bonuslar gibi konularda işlem tamam ve son karar Teknik direktör Valerien Ismael’in olacak. Ismael, geçtiğimiz günlerde raporuyla beraber transfer listesini de Sportif Direktör Ceyhun Kazancı’ya vermişti. Valerien Ismael‘in Burak Yılmaz’a onay vermesi durumunda transferin gerçekleşeceği belirtildi.

Burak, dönmeye hazır ve son kararı bekliyor.

Numberone.com.tr

Gupse Özay-Barış Arduç çiftinden mutlu haber!

0

İki yıl önce Çeşme’de nikah masasına oturan oyuncu çift Gupse Özay ile Barış Arduç çiftinden müjdeli haber geldi. Uzun süredir ortalarda görünmeyen Gupse Özay’ın altı aylık hamile olduğu öğrenildi.

Altı yıldır birlikte olduğu meslektaşı Barış Arduç ile Temmuz 2020’de nikah masasına oturan Gupse Özay, özel hayatını gözlerden uzak yaşamayı tercih ediyor. Bir süredir ekranlardan uzak olan ve sosyal medya hesabından da paylaşım yapmayan güzel oyuncudan müjdeli haber geldi.

“GUPSE EVDE”

Daha önce “Çocuk istiyor musunuz?” sorusuna, gülerek “Biraz daha zaman” diyen ve birkaç gün önce bir davete katılan Barış Arduç eşi Gupse Özay’ın evde senaryo yazmakla meşgul olduğunu söylemişti.

Gupse Özay-Barış Arduç çiftinden mutlu haber

Yakışıklı oyuncu, “Görüşemediğiniz için bir isyan oluyor mu evde?” sorusuna da “Hayır olmuyor. Bizim mesleğimizin doğasında bu var. İkimiz de birbirimize saygı duyan insanlarız” yanıtını vermişti.

Gupse Özay-Barış Arduç çiftinden mutlu haber

“EVLENDİKTEN SONRA HAYATIMDA BİR ŞEY DEĞİŞMEDİ”

2014 yılında Deliha filminin çekimleri sırasında aşk yaşamaya başlayan Gupse Özay ile Barış Arduç, uzun yıllar süren evliliklerini 2020 yılında evlilikle taçlandırmıştı.

Yakışıklı oyuncu, evliliğin hayatını değiştirmediğini ”Yazarak çizerek zaman geçiriyor. Evlendikten sonra hayatımda bir şey değişmedi. Yedi yıldır beraberiz, evlilik bizim için sembolik bir şey oldu, değişen bir şey yok. Tadımız keyfimiz yerinde” sözleriyle ifade etmişti.

Gupse Özay-Barış Arduç çiftinden mutlu haber
Numberone.com.tr

Yerli otomobil Togg, Almanya’da görüntülendi

0

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (Togg), yerli otomobil çalışmalarına devam ediyor.

INSIDEEVs’in haberi göre Togg, Almanya’da yol testleri sırasında kamuflajlı bir şekilde ortaya çıktı. C–segment SUV‘un 2019’daki konsept tasarımını göz önünde bulundurduğumuzda ise ilk olarak arkadaki çıkıntıların azaltıldığını ve arka camın da daha dikey konumlandırıldığını belirtti.

Bunun dışında hem ön hem de arkadaki far tasarımlarında bazı ufak değişiklikler var. Aynı zamanda aracın geri kalan parçaların bugüne dek gördüğümüz tasarımla fazlasıyla benzer olduğu dile getirildi. Son olarak görüntülerde SUV‘un iç tasarımına dair herhangi bir detayın olmadığı belirtildi.

Uzaya gidecek ilk Türk kim olacak?

0

ERDOĞAN MÜJDEYİ VERDİ! BİR TÜRK UZAYA GİDECEK…

Kabine toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Milli Uzay Programımız çerçevesinde bir Türk Vatandaşının uzay üssüne gönderilmesi sürecini başlatıyoruz” dedi. Bakanlık tüm detayları açıkladı…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Uzay Programı kapsamında bir Türk vatandaşının uzaya gönderileceğini kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada duyurdu.

Aranan kriterleri açıklayan Erdoğan, uzaya gitmek isteyen kişilerin ‘uzaya.gov.tr‘ adresinden başvuru yapabileceklerini duyurdu.

Erdoğan müjdeyi verdi! Bir Türk uzaya gidecek...

BAŞVURU TARİHİ BELLİ OLDU

Bir Türk vatandaşının uzaya gönderilme sürecini başlatıyoruz” sözleriyle müjdeyi veren Erdoğan, “Uzay alanında iddiasını ortaya koyan bir Türkiye için Milli Uzay Programı’nı açıklamıştım. İddialı ama ayakları yere basan 10 hedefi sizlerle paylaşmıştım” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

Milli Uzay Programımız çerçevesinde bir Türk Vatandaşının uzay üssüne gönderilmesi sürecini başlatıyoruz. Uzaya göndereceğimiz vatandaşımız, yer çekimsiz uzay ortamında yapmak istediklerini yapma imkanına sahip olacak.

“Bayrağımızı uzayda gururla taşıyacak arkadaşımız”

Bu süreç için, uzaya.gov.tr hesabını oluşturduk. 45 yaş altı vatandaşlarımız bu görev için başvuru yapabilirler. 2 adayımız gerekli eğitimleri alacak. Bu iki adaydan 1’i, uzay istasyonuna gönderilecek. Bayrağımızı uzayda gururla taşıyacak arkadaşımız, gelecek nesillere de rol model olacak.

İşte detaylar…

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ‘Türk Uzay Yolcusu ve Bilim Misyonu’ görevinin detaylarını paylaştı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Türkiye’nin insanlı ilk uzay görevi başlıyor. Türk Uzay Yolcusu ve Bilim Misyonu projesi start aldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılı olan 2023’te uzayda bir Türk olacak. Türk uzay yolcusu Uluslararası Uzay İstasyonu’na bilimsel araştırmalar için gönderilecek. Seçilecek 2 adaydan biri 10 gün süreyle istasyonda kalacak. Türk uzay yolcusu için 45 yaşından küçük, Mühendislik, Fen Bilimleri, Temel Bilimler, Fen Bilimleri ve Temel Bilimler alanındaki Eğitim ve Tıp Fakültelerinden lisans derecesine sahip ve çok iyi derecede İngilizce bilenler başvuru yapabilecek. Adayların 149.5-190.5 santimetre boya ve 43-110 kilogramağırlığa sahip olması gerekecek. Her iki gözde de doğal olarak veya gözlük, kontakt lens ile düzeltme sonrası yüzde 100 (Snellen20/20) görme keskinliği aranacak adaylara yapılacak muayenelerde tansiyon problemi olup olmadığına bakılacak. Başvurular, uzaya.gov.tr adresi üzerinden 23 Haziran 2022 saat 20.23’e kadar alınacak. İlk başvuru aşamasını geçen adaylardan ek bilgi, belge, doğrulama gibi talepler istenilecek. Adaylar, test, tetkik ve muayeneden geçirilecek, İngilizce dil yetenekleri için mülakata alınacak. Tüm bu süreçlerin sonunda aday sayısı 2’ye düşürülecek. Bu iki adaydan biri Uluslararası Uzay İstasyonu’na çıkacak ilk Türk olacak” denildi.

Bakan Varank’tan açıklama

UZAY YARIŞINDA YER ALMAK LÜKS DEĞİL, MECBURİYETTİR”

“Aya ulaşmaktan uzay eko sistemi oluşturmaya, insan kaynağı geliştirmeye varan geniş yelpazedeki hedef başlıklarımızda adım adım ilerliyoruz. Artık dünyada siyasi bağımsızlığın teknolojik bağımsızlıktan geçtiğini çok iyi biliyoruz. Dünya düzeninin belirleyicisi konumundaki teknolojilerin, savunmadan imalat sanayine, araştırma, geliştirme bilişime kadar her alanda proaktif bir Türkiye inşa ediyoruz. Türkiye için uzay yarışında yer almak lüks değil mecburiyettir. Milli Uzay Programı kapsamında gerçekleştireceğimiz her hedef Türkiye’nin yeni yüzyılındaki başarılar için birer mihenk taşı olacaktır. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu ile Türk gençleri uzay yarışların aktörleri olsunlar istiyoruz. Bugün ülkemiz adına yepyeni bir eşiğe hep birlikte adım atacağız.

“45 YAŞINDAN GENÇ TÜM TC VATANDAŞLARI BAŞVURABİLİR”

Bu salondaki basın mensupları aracılığı ile tüm bakan arkadaşlarımın aracılığı ile birçok insan uzaya gitme hayali kurmuştur. Artık o vakit geldi. Milli Uzay Programımız çerçevesinde 1 Türk vatandaşımızın uluslararası uzay istasyonuna gönderilmesi sürecini resmen başlatıyoruz. Bu milli bir görev olacak. Uzaya göndereceğimiz vatandaşımız kendisinin ya da Türkiye’deki diğer bilim insanlarının yerçekimsiz uzay ortamında yapmak istedikleri bilimsel test ve deneyleri gerçekleştirme imkanına sahip olsun. Bu milli göreve başvurmak için uzaya.gov.tr adresini oluşturduk. 45 yaşından genç tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bu görev için başvurabilirler.

“BİZ HALA NEIL ARMSTRONG’U UNUTMADIK”

Başvurular arasından çekilecek ve seçilecek iki aday bilim elçimiz olarak uzaya çıkış süreci için gerekli tüm eğitimleri alacaklar. Eğitimlerin sonunda iki adaydan biri üstlendikleri tarihi görev için 2023 yılında uluslararası uzay istasyonuna gönderilecek. Şüphesiz göklere en çok yakışan bayrak ayyıldızlı al bayrağımızdır. İnşallah Türkiye’nin tecrübe ettiği diğer birçok ilk gibi bu tarihi adımın onurunu milletimize yaşatmak da yine hükümetimize nasip olacaktır. Gelecekteki milli kahramanımıza şimdiden başarılar temenni ediyorum. Biz hala Neil Armstrong‘u unutmadık. Şimdi de içimizden biri gidecek. İnşallah onu da bizden sonraki gelecek nesiller unutmayacaklar.”

TÜRKİYE UZAY AJANSI’NDAN PAYLAŞIM GELDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamaların ardından Türkiye Uzay Ajansı da konuya ilişkin bir paylaşımda bulundu. “Türkiye’nin insanlı ilk uzay görevi için hazır mısın? Cumhuriyetimizin 100. yılında, bir Türk vatandaşı Uluslararası Uzay İstasyonu’na gidiyor. Evet, #BuGörevSenin!” ifadelerinin yer aldığı tweet’te sürecin anlatıldığı bir görsel de yer aldı.

İşte Türkiye Uzay Ajansı’nın o paylaşımı;

Erdoğan'ın 'Bir Türk uzaya gidecek' açıklaması sonrası Türkiye Uzay Ajansı'ndan paylaşım
Erdoğan'ın 'Bir Türk uzaya gidecek' açıklaması sonrası Türkiye Uzay Ajansı'ndan paylaşım

 

Numberone.com.tr

Bitcoin’deki sıkışıklık hangi yöne kırılacak?

0

Lider kripto para birimi BTC / USD paritesinde sıkışık seyir devam ediyor… Hemen hemen 13 Mayıs’tan beri aşağıda 28 bin 800 yukarıda ise 31 bin 500 dolar bandına sıkışan paritede bu seviyeler kırılmadıkça hareketlerin sınırlı kalması beklenebilir.

Bu süreçte işlem hacminin de ağırlıklı olarak ortalamanın altında kalması yatırımcıların bekle-gör politikası izlediğini gösteren işaretlerden biri. Özellikle olası yukarı hamlelerin devamı için işlem hacmindeki artış şart.

Zira hacmin desteğiyle 31 bin 500 dolar direncinin kırılması durumunda 32 bin 900 – 33 bin 200 dolar bandı hedef olacak. Aşağı hareketlerde ise 28 bin 600 dolar desteğinin kırılması ilk aşamada 26 bin sonrasında ise 22 bin dolar risklerinin yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir.

Bu senaryoların yanında tekrar hatırlatmakta fayda var; parite üzerinde şu anda bir satış baskısı bulunuyor. Bu satış baskısının azalması ve yukarı yönlü bir sinyal gelmesi için öncelikle 33 bin 200 sonrasından ise 40 bin 138 dolar direnç noktalarının üzerine çıkılması şart. Bunun dışındaki yükselişlerde paritenin kısa vadeli trendin baskısı altında kalacağı unutulmamalı.

Teknik anlamdaki bu yorumun dışında şunu da unutmamak da fayda var; şu anda kripto para piyasası üzerinde jeopolitik ve ekonomik risklerle birlikte ülkelerin piyasaya yönelik söylemleri ciddi baskı kuruyor. Buna yakın zamanda yaşanan olay da eklendi. Ve bu olay kripto para piyasası aleyhine olanların elini fazla fazla kuvvetlendirdi…

Bu sebeple bu kanatlardan en azından biri ya da ikisinden olumlu haberler, pozitif gelişmeler görmesi ve duyması gerekiyor kripto para piyasasının… Bunun dışında bu baskılar üzerinden kalkmadan piyasada ciddi bir yükseliş beklemek şimdilik zor gibi… Dikkat!

Mehmet Çoban