Ana Sayfa Blog Sayfa 713

Trabzonspor’dan Nwakaeme açıklaması!

0

Süper Lig’in 9. haftasında oynanan Fenerbahçe maçında sakatlanarak oyundan çıkan Trabzonsporlu futbolcu Anthony Nwakaeme’nin sağlık durumu belli oldu. Kulüp Doktoru Hakan Çelik, oyuncunun son durumu ile ilgili açıklama yaptı.

BİRİNCİ DERECE KAS YARALANMASI

Hakan Çelik, “Hafta sonu oynadığımız müsabakada sakatlanan Anthony Nwakaeme’nin bugün çekilen MR’ında sol kasık adductor kasında birinci derece kas yaralanması tespit edilmiş olup futbolcumuzun tedavisine devam edilmektedir” dedi.

EN AZ İKİ HAFTA YOK

Nwakaeme’nin en az iki hafta sahalardan uzak kalması bekleniyor. Trabzonspor’un Nijeryalı yıldızı, Göztepe ve Çaykur Rizespor maçlarını kaçıracak.

Numberone.com.tr

Dekoltesiyle galaya damga vurdu

0

Dünyaca ünlü oyuncu Salma Hayek, dün Hollywood’daki Dolby Theatre’da Eternals galasına katıldı. 14 yaşındaki kızı Valentina ile kırmızı halıda poz veren Hayek, derin göğüs dekoltesiyle dikkat çekti.

Glam: Salma Hayek made a rare red carper appearance alongside her daughter Valentina, 14, as they attended the Eternals premiere at the Dolby Theatre in Hollywood on Monday

Salma, Marvel filminde Ajak’ı canlandırıyor.

55 yaşındaki oyuncu, bol göğüs dekoltesini, altın rengi platform topuk ayakkabılarıyla kombinledi.

Looking good: Salma stars as Ajak in the Marvel film, and was dressed to impress as she celebrated the movie's release

Numberone.com.tr

Sergen Yalçın’dan müjde

0

UEFA Şampiyonlar Ligi C Grubu 3. maçında yarın Sporting Lizbon’u konuk edecek olan Beşiktaş’ta Teknik Direktörü Sergen Yalçın, düzenlenen basın toplantısında konuştu.

Sergen Yalçın, Sporting Lizbon maçında sahaya süreceği 11’den dört ismi açıkladı. Sergen Yalçın, sakatlığı nedeniyle bir süredir formasından uzak kalan Boşnak yıldız Pjanic’in oynayacağı müjdesini verdi.

“HEPİMİZİN ARZUSU BUNU GÖRMEK”

Genel anlamda bir oyun mantaliteleri olduğunu ve bu şekilde devam ettiklerini söyleyerek sözlerine başlayan Sergen Yalçın, “Geçen sene de aynı şekilde oynadık. Bu sene de kendi oyunumuzdan çok fazla taviz vermiyoruz. Dortmund maçında önde oynayan, kazanmak için riskleri alan bir Beşiktaş vardı. Yarın da hepimizin arzusu bunu görmek. Kazanarak en azından yarın itibariyle 3 puan almış bir Beşiktaş görmek istiyoruz. Ama Şampiyonlar Ligi maçları kolay değil. Ayrıca bu sene çok ciddi problemler yaşadık şu ana kadar. Sakatlıklar ritmimizi fazlasıyla bozdu diyebilirim. Sakatlıklardan dönüşler çok önemli. Sakatlık dönüşleriyle, oyuncuların maç ritmini yakalaması aynı şey değil. Zor sakatlıktan dönen oyunculardan hemen beklenti içinde olmayalım. Doğal olarak aynı tempoyu yakalamaları süre alıyor. Bazı oyunculara belirli süreler verip yavaş yavaş sahaya dönmelerini istiyoruz. Şu anda tek isteğim sağlıklı şekilde oyuncuların hepsinin geri dönerek normal seviyeyi yakalamak” dedi.

Sol bek konusunda sorulan soruyla ilgili olarak yarınki maçta tercihinin N’Sakala olacağını ifade eden Yalçın, “Türkiye Ligi’nde yabancı kuralı var. Bu yüzden bazı bölgelerde bazı oyuncuları kullanamıyoruz. N’Sakala’nın bölgesi en rahat olduğumuz bölge. 3 oyuncumuz var burada. Ama Şampiyonlar Ligi’nde N’Sakala’yı kullanıyoruz. Pjanic de inşallah yarın başlayacak. Yaklaşık 1 haftadır takımla devam ediyor ve umarım başka bir sakatlık olmaz” açıklamasını yaptı.

“BÜTÜN KONSANTRASYONUMUZ KAZANMAK ÜZERİNE”

Kaleci konusunda son maçta Mert’i tercih ettiklerini söyleyen Sergen Yalçın, “2 tane oynayabilecek potansiyele sahip kalecimiz var. 3. kalecimiz de gelişiyor. Son maç öncesinde Ersin maçtan 1 gün önce geldi ve Mert’i kullanmayı düşündük Kaleci konusunda problem yaşayacağımızı düşünmüyorum. Biz yenilen golleri kalecilere bağlıyoruz ama bu doğru mantık değil. Savunma ön tarafta başlar, kaleci en arkada duran kişidir. Kaleciler her zaman gol yer, birçok önemli kaleci basit goller yer. Ben yenilen golleri kalecilerimize bağlamıyorum. İkisi de çok iyi kaleci. Çok fark etmiyor bizim için. Geçen sene Ersin’le oynadık ve herkes ‘Risk aldınız’ dedi. Risk aldık ama şampiyonluk geldi. Yarın için sorarsanız, yarınki maça Ersin’le başlayacağız” dedi.

Sakatlıklara da değinen Yalçın, “Atiba yok. Atiba, Başakşehir maçı başlamadan önce ayağını yere vurmuş. Bir problemi olduğunu söyledi. Kullanmayabilirdik ama oynamak istedi. Muhtemelen bir sonraki milli takım arasına kadar olmayacak. N’Koudou ve Mehmet Topal önümüzdeki hafta takımla çalışacak. Diğer oyuncular takımla çalışıyor. Oyuncuların sakatlıktan dönmesi demek maç oynayacakları anlamına gelmiyor. Bu süre uzayabiliyor. Bazen performanslar inişli çıkışlı olabiliyor. Sezon başında sıkıntılı bir süreçten geçtik. Çok fazla sakatlık yaşadık ve beklemediğimiz senaryo gerçekleşti. Ama ligin sonuna çok uzun bir süre var. Şampiyonlar Ligi’nde de yarınki maçı kazanmak istiyoruz. Bütün konsantrasyonumuz bu şekilde. Taraftarlarımızın da desteğiyle inşallah güzel bir oyun ve skorla galip ayrılırız” diyerek devam etti.

“İŞLER KÖTÜ GİDİNCE BU SORULAR ORTAYA ÇIKIYOR”

Yarın Alex Teixeira’nın da ilk 11’de olacağını söyleyen Sergen Yalçın, “Yarın Alex’le başlayacağız. Yeterince dinlendirdik onu. Yarınki maçı kazanamazsak ilk 2 için herhangi bir hedefimiz kalmayacak. Yarınki maçı kazanmak istiyoruz. Ondan sonra bakacağız. Tek düşündüğümüz konu yarınki maçı kazanıp sonrasına bakmak” diye konuştu.

Kamp yapılmaması konusunda eleştirilmesiyle ilgili konuşan Yalçın, “Böyle şeyleri sadece siz düşünüyorsunuz, biz düşünmüyoruz. Kamp yapmamaya gelince, biz geçen sezon pandemi döneminde bile kamp yaptık. Bazen çok fazla trafik olunca oyuncularımızın aileleriyle vakit geçirmesini istiyoruz. Mesela bugün kamp yapıyoruz yarınki maç için. Bazı özel durumlarda kamp yapmıyoruz. İşler biraz kötü gittiği zaman maalesef bu sorular geliyor. İyi giderken böyle sorunlar olmuyor. Geçen sene de böyle şeylerle karşılaştık. ‘Hoca tesiste duruyor mu’ gibi sorular sadece bizde var. Başka bir yerde konuşulmuyor” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZE PUAN KAZANDIRMAK İSTİYORUZ”

Bir basın mensubunun ‘Beşiktaş yarın iyi oynayacak mı?’ sorusunu yanıtlayarak sözlerini sürdüren Sergen Yalçın, “Bunu bilmem için başka bir iş yapmam lazım. Tabii ki iyi oynamak istiyoruz, oyuncuların çok mücadele etmesini, koşmasını istiyoruz. Ama bunları önceden öngöremem. Mücadele etmek ve koşmak futbolda ekstra özellikler değil. Bunlar zaten olması gereken şeyler. Zaten oyunun özelliği bu. Avrupa’da sistemler çok değişti. Birçok istatistik önümüze geliyor. Bunlara uymak zorundayız. Şampiyonlar Ligi istatistiklerine yaklaşmak zorundayız. Türkiye’deki istatistiklerle, Şampiyonlar Ligi’nde zaten şansımız olmaz. Zaten iki lig arasındaki sorunu oynadığımız maçlarda yaşıyoruz. İstatistikleri çok konuşmak istemiyorum ama oradaki koşu mesafeleri, sprintler çok daha yukarıda. Dortmund maçında bile yüzde 80 bu seviyelere ulaştık ama yine de tam olarak yakalayamadık. Burası çok daha farklı bir kulvar. Oyun içinde çok daha başka şeyler olması lazım. Bunu yakalamak istiyoruz. Çok iyi başladık ama sakatlıklar takımı çok böldü. Sakatların dönmesi için uğraşıyoruz, hazırlanmaları gerekiyor ve bu durum da süreç gerektiriyor. Bizim de böyle bir süremiz yok. En çabuk iyileşenlerle en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Yarın oyun çok mu iyi olur, kazanır mıyız, kaybeder miyiz bilmiyorum. Ülkemize ülke puanı kazandırmak istiyoruz ve umarım her şey istediğimiz gibi olur” diyerek sözlerini tamamladı.

Numberone.com.tr

Murat Ongun duyurdu: İstanbul’da yeni bir dönem başlıyor!

0

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’daki taksi tartışmaları ile ilgili bir paylaşım yaparak, “16 milyon İstanbullu kazanacak, bir avuç plaka ağası kaybedecek” demişti.

İmamoğlu gazetecilerin sorularına da şu yanıtı vermişti:

Bugün de İBB Sözcüsü Murat Ongun’ndan flaş bir açıklama geldi. Ongun, “İstanbul’da yeni bir dönem başlıyor” açıklamasını yaptı.

İSTANBUL’DA YENİ BİR DÖNEM

Twitter hesbaından yaptığı açıklamada Ongun, “İstanbul’da ticari taksi plakası sahipliği konusunda, yasadan kaynaklanan uygulamaların ilk etabı yarın hayata geçiyor. Ticari plaka sahipleri için İstanbul’da yeni bir dönem başlıyor. Rantı engelleyecek, hizmet kalitesini artıracak bu uygulama şehrimize hayırlı olsun.” dedi.

İşte Ongun’un o paylaşımı:

Numberone.com.tr

Dünya bunu konuşuyor: Michael Jackson’a ait belge satışta

0

Pop müziğin kralı’ olarak nitelendirilen şarkıcı Michael Jackson’ın 1990’lı yılların başında kaybettiği pasaportunun yenisini almak için doldurduğu başvuru formu, ‘Moments In Time’ adlı sitede 75 bin dolara satışa çıkarıldı.

NTV’nin TMZ’den aktardığına göre, dört adet pasaport fotoğrafının yer aldığı başvuruda, Jackson’a ait kişisel bilgiler yer alıyor. Meslek kısmında ‘eğlence insanı’ yazan formda Jackson’ın imzası da bulunuyor.

İşte o başvuru formu:

2009’da ölen Jackson’ın daha önce de birçok eşyası satıldı. Jackson’ın sahne kostümlerinin tamamlayıcısı olan beyaz eldiveni, geçen yıl açık artırmada 104 bin 711 dolara alıcı buldu.

Teksas’ta yapılan açık artırmada, eldiveni alan kişinin kimliği açıklanmadı. Eldivenin yeni sahibi ayrıca, eldivenin 1998 yılında UNICEF’e bağışlandığını gösteren bir mektup da aldı. Mektup, Jackson tarafından kurulan MJJ yapım şirketinden gönderilen bir zarfla ulaştırıldı.

Numberone.com.tr

Macbook ve AirPods’ların Türkiye fiyatı belli oldu

0

Teknoloji devi Apple, bugün yeni ürünlerini tanıttı. “Süper güçlü bir Pro” ifadeleriyle tanıtılan yeni MacBook’lar için “Karşınızda bugüne kadarki en güçlü MacBook Pro var. Profesyoneller için tasarlanan ilk Apple çipler: ışık hızında M1 Pro veya M1 Max. Çığır açan bir performans. Muhteşem bir pil ömrü. Göz alıcı Liquid Retina XDR ekran. Mac dizüstü bilgisayarlardaki en iyi kamera ve ses teknolojisi. Ve ihtiyacınız olan tüm bağlantı noktaları. Türünün ilk örneği olan bu MacBook Pro, gerçek bir canavar” ifadeleri kullanıldı.

FİYATI VE TESLİM TARİHİ BELLİ OLDU

Başlangıç fiyatının 23 bin 499 TL olan ürünler için “Kasım’da sizinle” denildi. MacBook’ların 13 kata kadar daha hızlı grafik performansı, 3,7 kata kadar daha hızlı CPU performansı, 21 saate kadar pil ömrü ve 11 kata kadar daha hızlı yapay öğrenme özellikleri barındıracağı aktarıldı.

M1 PRO VE M1 MAX’İN ÖZELLİKLERİ

Apple tarafından M1 Pro için “Aşırı hızlı. 10 adede kadar çekirdekle yapılandırılabilen CPU. 16 adede kadar çekirdekle yapılandırılabilen GPU. 32 GB’a kadar birleşik bellek. 200 GBps’ye kadar bellek bant genişliği”, M1 Max için ise “Aşırı hızlıdan da hızlı. 10 çekirdekli CPU. 32 adede kadar çekirdekle yapılandırılabilen GPU. 64 GB’a kadar birleşik bellek. 400 GBps’ye kadar bellek bant genişliği” ifadeleri kullanıldı.

Ayrıca, açıklamada “Ve system on a chip (SoC) teknolojisi ilk defa profesyonel bir dizüstü bilgisayarda kullanılıyor. Her iki çip de M1 çipe oranla daha fazla CPU çekirdeğine, daha fazla GPU çekirdeğine ve daha fazla birleşik belleğe sahip. Yapay öğrenmeye süper güçler kazandıran bir Neural Engine ve ProRes formatını destekleyen gelişmiş media engine’larla beraber M1 Pro ve M1 Max, profesyonel kullanıcılar için daha önce mümkün olmayan şeyleri hayata geçiriyor” mesajına yer verildi.

14 inç modelin 17 saate kadar video oynatma ve kablosuz bağlantıyla 11 saate kadar internette gezinme, 16 inç modelin de 21 saate kadar video oynatma ve kablosuz bağlantıyla 14 saate kadar internette gezinme imkanı sağlayacağı belirtildi.

16.2 inçlik modelin ekran özellikleri için “3456 x 2234 çözünürlük. 7,7 milyon piksel ve 254 ppi” olacağı, 14.2 inç modelin ise “3024 x 1964 çözünürlük, 5,9 milyon piksel ve 254 ppi” olacağı aktarıldı.

“HDMI ÇIKIŞIYLA TV’LERE VEYA EKRANLARA BAĞLANIN”

“Biliyoruz, bazı şeyleri çok takıyorsunuz” notuyla yapılan açıklamada da “SDXC kart okuyucusuyla fotoğraflarınızı ve videolarınızı aktarın. HDMI çıkışıyla TV’lere veya ekranlara bağlanın. Yüksek empedanslı kulaklıkları algılayıp otomatik olarak ayarlanan 3,5 mm kulaklık jakını kullanarak dinleyin. Üç adet Thunderbolt 4 bağlantı noktasıyla yüksek hızlı çevre birimlerine veya ekranlara bağlanın. Ve kolay ayrılan MagSafe 3 bağlantı noktasını kullanarak hızlı şarj özelliğinden yararlanın” ifadelerine yer verildi.

KLAVYE ÖZELLİKLERİ: MEKANİK DOKUNMA HİSSİNİ VERİYOR

Öte yandan “Profesyonellere yaraşır bir klavye” denilerek, “Magic Keyboard sayesinde MacBook Pro şimdi ilk defa tam boy işlev tuşlarından oluşan bir tuş sırasına sahip. Üstelik bu klavye profesyonellerin çok sevdiği mekanik dokunma hissini veriyor. Spotlight, Siri, Dikte ve Rahatsız Etme özellikleri için yeni klavye kestirmeleri de bulunuyor. Touch ID’nin yeni ve özel dokulu halkası parmağınızı yönlendiriyor ve Mac’inizin kilidini açmak hızlı, kolay ve güvenli hale geliyor” açıklaması yapıldı.

AIRPODS DA TANITILDI

Yeni nesil AirPod’ların, antrenmanlarda kullanım için ter ve suya dayanıklı olacağı ve daha önce üst seviye AirPods Pro’da bulunan bazı ses özelliklerine de sahip olacağı açıklandı. Apple, yeni AirPod’ların ABD’de 179 dolara satışa sunulacağını duyurdu. Yeni ürünün Türkiye fiyatı ise, 1.999 TL olarak satışa sunuldu.

Ürünün özellikleri şu şekilde tanıtıldı:

Müzik şimdi daha da kişiselleşti. Adaptif EQ, müziği kulağınızın şekline göre otomatik olarak ayarlıyor. İç kısım mikrofonları, duyduğunuz sesi algılayarak düşük ve orta aralıktaki frekanslarda gerçek zamanlı olarak size özel ayarlamalar yapıyor ve bu sayede her şarkının zengin detaylarını ortaya çıkarıyor.

Özel bir amplifikatörden güç alan Apple tasarımı dinamik sürücü, müziği olağanüstü ayrıntılar içeren yüksek bir ses kalitesiyle sunuyor. Size de böylece derin ve zengin baslardan temiz ve canlı tizlere kadar her sesin tadını çıkarmak kalıyor.

Kulaklık uçlarının her birinde yer alan özel akustik ağ kaplı yerleşik mikrofon, rüzgar sesini minimuma indirerek telefon görüşmelerinde sesinizin her zaman net bir şekilde duyulmasını sağlıyor.

Yeniliğin sesi. FaceTime için HD ses kalitesi. Yeni AAC-ELD konuşma codec’i sayesinde FaceTime’da şimdi HD ses kalitesiyle capcanlı görüşmeler yapabiliyorsunuz. Ve uzamsal ses desteğiyle Grup FaceTime aramalarında sesleri gerçeğe hiç olmadığı kadar yakın bir şekilde duyabiliyorsunuz.

Şık duruyor, net duyuluyor. Konturlu hatları ve daha kısa alt uçlarıyla herkesin beğeneceği zarif bir tasarıma sahip AirPods, kulaktan kulağa yayılacak bir ses deneyimi sunuyor.

Kuvvet sensörü, AirPods’un keyfine varmanız için size daha da fazla kontrol imkanı veriyor. Sensöre basarak şarkıları oynatabiliyor, duraklatabiliyor ve atlayabiliyor, aramaları yanıtlayıp sonlandırabiliyorsunuz.

Enerji dolu bir kutu. MagSafe Şarj Kutusu’nu MagSafe özellikli bir şarj aygıtıyla kablosuz olarak kolayca şarj edin.3 Kutuyu tam şarj ederek toplamda 30 saate kadar dinleme süresinden doyasıya yararlanın.4 Ve AirPods’u kutuda sadece 5 dakika boyunca şarj ederek yaklaşık 1 saat dinleme süresi elde edin.

“TEK ŞARJLA 6 SAATE KADAR DİNLEME SÜRESİ”

Hem AirPods hem de MagSafe Şarj Kutusu, IPX4 tere ve suya dayanıklılık derecesine sahip. Yani ağır antrenmanlardan yağmurlu ortamlara kadar her koşula dayanabiliyorlar.

Tek şarjla 6 saate kadar dinleme süresi. Şarj kutusuyla toplamda 30 saate kadar 
dinleme süresi.

AirPods’u iCloud hesabınızdaki tüm aygıtlarla eşleştirmek için iPhone veya iPad’inizin yanına yaklaştırıp Bağlan düğmesine dokunmanız yeterli. Böylece, aygıtlar arasında geçiş yapmanıza gerek kalmadan örneğin Mac’inizde müzik çalarken iPhone’unuzdan bir aramayı yanıtlayabiliyorsunuz.

Sezgileri çok kuvvetli. Kulağınızı diğer yüzeylerden ayırt edebilen gelişmiş ten algılama sensörü sayesinde ses yalnızca AirPods kulağınızdayken çalınıyor, cebinizde veya masanızda olduğunda ise duraklatılıyor.

Sadece sesinizi kullanarak müzik çalın, arama yapın, yol tarifi alın veya programınızı kontrol edin. En sevdiğiniz kişisel asistanınızı etkinleştirmek ve günlük işlerinizi takip etmek için “Hey Siri” demeniz yeterli.

Bildirimleri Seslendir. Siri, önemli mesajları ve uyarıları geldikleri anda size okuyabiliyor. Üstelik siz de sadece sesinizi kullanarak mesajları yanıtlayabiliyorsunuz.

Gelişmiş Bul uygulaması. Bul uygulamasıyla AirPods’unuzu takip edin. Yakınlık görünümüyle AirPods’unuzun ne kadar yakınınızda olduğunu öğrenin. AirPods’unuz Bluetooth kapsama alanının dışına çıkarsa uzaklaşma uyarıları alın. Veya bir ses çalmasını sağlayarak yerini bulun.

Ses Paylaşımı. İki çift AirPods arasında kolayca şarkı veya program paylaşın. AirPods’u, dinlemekte olduğunuz iPhone, iPad veya Apple TV’ye yaklaştırın ve anında bağlanın.

Numberone.com.tr

Türk basınının efsane ismi Sami Kohen hayatını kaybetti

0

Milliyet gazetesi yazarı Sami Kohen, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 93 yaşındaki usta gazeteci, Abdi İpkeçi’nin daveti üzerine, 1954 yılından bu yana Milliyet’te çalışıyordu. Diplomasi ve dış politika konularındaki haber ve yazılarıyla tanınan Kohen, Türk basınını ilk kez dış haberler sayfasıyla tanıştırmıştı.

Evli ve 2 çocuk babası olan Kohen, bir süredir tedavi görüyordu.

SAMİ KOHEN KİMDİR? 

İlk günden bu yana Milliyet’in serüvenine ortak olan ve Türkiye’de dış haberciliğe damgasını vuran Sami Kohen 1928 yılında İstanbul’da doğdu. Gazeteci Albert Kohen’in oğlu olan Sami Kohen 1939-1949 yılları arasında Ladino ve Fransızca dillerinde çıkarttığı “La Boz de Türkiye” (Türkiye’nin Sesi) gazetesini babasının vefatından sonra Türkçe olarak önce “Türkiye’nin Sesi” ve sonra “Haftanın Sesi” adları altında yayınladı. Tan, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gazetelerinde çalıştı. 1954 yılında Milliyet gazetesine katıldı.

Milliyet Gazetesi’ndeki köşe yazarlığının yanı sıra ABD’de yayınlanan “Christian Science Monitor” ve New York Times gazetelerinde de makaleler yazdı. 1954 yılından bu yana aralıksız olarak Milliyet Gazetesinde yazarlık yapan Kohen, gazetecilik anılarını 2007 yılında Özer Yelçe tarafından Sami Kohen Dünyanın Yazısı adı altında bir kitap olarak yayınladı.

Son dakika: Bir çınar veda etti Sami Kohen’i kaybettik

GAZETECİLİĞE BABASI TEŞVİK ETMİŞTİ

Ailenin son çocuğu olarak dünyaya gelen Sami Kohen, gazeteci bir aileye doğdu. Kohen’i, daha lise çağlarındayken gazeteciliğe teşvik eden de bizzat babası olmuştu. Henüz o dönemlerde “Yavrutürk” adlı dergide şiir ve öykü yazan Sami Kohen, babasının gazetesinde de toplumsal içerikli yazılar kaleme almaktaydı. Stajyer olarak başladığı “Tan” gazetesine girişi de, biraz babasının desteğiyle oldu. Zira babası, onu, gazetenin sahibi Halil Lütfü Dördüncü ile tanıştırmıştı.

Kohen, Tan gazetesinde stajyer olarak başlamasının ardından, dil bildiği için yabancılarla konuşmaya gönderilir. Hatta, ilk işi de, Park Otel’de bulunan ABD’li iş insanlarıyla yaptığı görüşmedir.

Son dakika: Bir çınar veda etti Sami Kohen’i kaybettik

Sami Kohen başarılı işler çıkarsa da, patron Halil Lütfü Dördüncü, kendisine vaat ettiği primle ilgili şu yanıtı verir:

“Aslında benim senden para almam lazım. Bak burada birçok insanla tanıştın, birçok kere imzan çıktı, birçok şey öğrendin. Hadi bakalım şimdi git ve seneye tatilde yine gel!”

GÜNDEM ALANINI BELİRLER

1950’de 22 yaşına geldiğinde, Sami Kohen’in deyimiyle “ana bilim dalı” kendiliğinden belirlenir. Zira o yıl Kuzey Kore, Güney Kore’ye saldırmış, ABD Uzakdoğu’daki komünist egemenliğine karşı koymak için müdahale etmiş, Türkiye Amerika’nın yanında yer alarak Kore’ye asker göndermişti. Bu arada NATO’nun kuruluş çalışmaları başlamış, İttifak’a katılması için Türkiye’ye baskı uygulanmaya başlanmıştı.

Bu ortamda, Ekim 1950’de Halil Edip Törehan’ın “Yeni İstanbul”una “dış haberci” olarak başlayan Sami Kohen, burada, ileride birlikte çalışacağı ve yaşamının sonuna kadar parçası olacağı Milliyet’e çağıran merhum Abdi İpekçi ile tanışmış, dost olmuştu. Kohen bu gazetede bir yandan dış haberlerle ilgilenirken, bir yandan da, Beyoğlu muhabirliğini üstlenmişti. Çünkü o dönemde Beyoğlu, bir yandan yabancı temsilciliklerin çokça yer aldığı diğer yandan da İstanbul’a gelen ünlü yabancıların sıkça uğradığı bir yerdi. Dolayısıyla Kohen, burada söyleşilere imza atıyordu.

Kohen, “Yeni İstanbul”da iki yıl çalıştıktan sonra o dönemde akşam üstleri çıkan “İstanbul Ekspres” gazetesine geçer. Burada bir yandan dış haberler editörlüğü yapan Kohen aynı zamanda da “Siyaset Dünyasında” diye bir köşe yazar iki yıl.

Son dakika: Bir çınar veda etti Sami Kohen’i kaybettik

MİLLİYET’E GEÇİŞİ

1954 yılındaysa, meslek hayatının bundan sonraki akışını belirleyecek gelişme olur. Abdi İpekçi, Ali Naci Karacan’ın sahibi olduğu Milliyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmenliği görevini sürdürürken Sami Kohen’in de yakın dostudur. Bir gün buluşurlar…

İpekçi, Milliyet’te genç bir ekip kurduğunu, kendisini de yanında görmek istediğini söyler Kohen’e… O kararı verişini “Önceleri düşündüm, ama sonra birden buranın benim için son durak olacağını hissettim” diye anlatan Kohen, 1954’ün Ekim ayında Milliyet’te Dış Haberler Şefi ve dış politika yazarı olarak göreve başlar… Köşesinin adı da “Dünyada Bu Hafta”dır. Milliyet’te 70 yıla yaklaşan süre içinde sayısız yazı yazar, röportajlar yapar. Bu süre boyunca da “sadece dış politika yazarak” adeta rekorlara imza atar… Günlük gazetede ilk “dış haberler sayfası”nı o yapar.

Son dakika: Bir çınar veda etti Sami Kohen’i kaybettik

CEBİNDEN DERGİ BASTI

O dönemde Milliyet’e yeni gelen Mehmet Ali Birand ile birlikte “Dünyada Bu Hafta” adında “gazete içinde dağıtılan” bir dergi yaparlar. Kohen, bu olayı da, Özer Yelçe’nin kitabında şöyle aktarır:

“O yıllarda gazete kâğıdı sıkıntısı var. Gazete 8 sayfaya düştü ve Dış Haberler’e sadece yarım sayfa ayrıldı… Oysa elimize, önümüze birbirinden güzel vazgeçilmesi olanaksız haberler geliyor. Sayfaya sığdıramadığımız haberler için içim yanıyor. Mehmet Ali Birand dış haberlere yeni gelmiş. Onunla birlikte bir tür iç hizmet olarak ‘Dünyada Bu Hafta’ başlıklı haftalık bir dergi çıkarttık. Bültenden hallice olan bu dergi bozması için bizim odacı Bayram’a 10 lira veriyordum cebimden, 200 tane çoğaltılıyordu. (Gazetede) En tepeden en aşağıya kadar dağıtıyoruz… Abdi bir gün ‘Nedir bu?’ diye sordu. Ben de ‘Çıkmayan haberlerin okunmasını sağlıyoruz’ dedim. Her zamanki gibi burnunu kıvırdı ve gülümsedi… Bu iş başarılı ve etkili oldu. Sonunda tam sayfaya çıktı dış haberler. Daha sonra da 1980’li yıllarda pazar günleri yayımlanan ‘Aktüalite’nin çekirdeğini oluşturdu bu çabalar.”

Son dakika: Bir çınar veda etti Sami Kohen’i kaybettik

SON ÖDÜLÜ İLE GURURLANIYORDU

Sadece Milliyet’e değil, “Newsweek”, “Christian Science Monitor”, “The Guardian”ın yanı sıra pek çok yabancı haber kuruluşu ve basılı medyaya yazılar yazdı Sami Kohen. Yani kendi deyimiyle “işi, iki yönlü trafikti”, bir yandan haber ithal ediyor diğer yandan da haberlerin ihracatını yapıyordu…

Uluslararası Basın Enstitüsü’nün yönetim kurulunda yer almış, 1989’da Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Enformasyon Forumu gibi kuruluşlarda da görev yapmıştı. Son olarak geçen yıl 12 Ekim’de “Dışişleri Bakanlığı Üstün Hizmet Ödülü”ne layık görülmüştü. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, törende, Sami Kohen’in 70 yılını gazetecilik ve dış politikaya adamış duayen bir isim olarak takdim ederken, “Üniversite yıllarımızda da genç bir diplomat adayıyken, diplomat olmak isteyen öğrenciyken de yakından izlediğimiz bir uzman. Sami Kohen eskimeyen bir marka” ifadelerini kullanmıştı.

Kohen ise, konuşmasında aldığı bu ödülden duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Bugün hayatımın en mutlu gününü yaşıyorum. Aldığım bu ödül, benim meslek hayatımı taçlandıran en büyük ödüldür” demişti. Kohen, bir taraftan mesleğini yaparken, bir yandan da Türkiye’ye hizmet etmiş olmanın ömrü boyunca kendisini çok mutlu ettiğini kaydederek, “Bugün aldığım bu ödül çalışmalarımın bu şekilde takdir gördüğünü göstermesi açısından benim için çok anlamlıdır” ifadelerini kullanmıştı.

Gazeteci Sami Kohen, hayatını kaybetti - Haberler - Diriliş Postası

Bunu, her fırsatta da tekrarlamayı ihmal etmedi Sami Kohen…

Numberone.com.tr

Müziği bırakıyorlar

0

Bir süredir genç nesille yaptıkları iş birlikleriyle gündeme gelen Coldplay, müziği bırakacaklarına dair de sinyaller veriyordu. Sonunda grubun solisti Chris Martin tarih verdi. Martin, üç albümden sonra müziği bırakacaklarını açıkladı.

Martin verdiği röportajda, birbirinden samimi açıklamalar da yaptı. 20 yıllık grup geçmişlerinde defalarca bir Bond müziği yapmaya çalıştıklarını söyleyen Martin, çalışmalarını teslim etmediklerini belirtti.

BOND FİLMLERİ İÇİN DE ÇALIŞMIŞLAR

Chris Martin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Yaklaşık beş Bond filmi için müzik yaptık ama dürüst olmak gerekirse çok iyi değillerdi. Ayrıca ruhsal olarak James ile aynı yolculukta olup olmadığımızı bilmiyorum.”

BİLİM KURGU DEĞİL, AŞK

Son albümleri Music Of The Spheres içinde konuşan Martin şunları söyledi:

“Uzak bir galakside bulunan bir dizi şarkı… Bizim uydurduğumuz şarkılar. Biraz bilim kurgu gibi görünüyor, ama aslında bir sürü aşk şarkısı.”

Grubun son albümünde dikkat çekici bir ismin de olması bekleniyor. Selena Gomez ile yeni bir parça kaydeden grubun bu parçayı albümlerine de koyması bekleniyor.

Numberone.com.tr

60 yıllık beyaz perde efsanesi yeniden rekor kırıyor

0

Ünlü İngiliz ajanı yeni filmiyle bir kez daha beyaz perdede. 1962’den bu yana hayatımızda olan, Daniel Craig’in 5. kez hayat verdiği James Bond karakteri, ‘No Time To Die’ (Ölmeye Zaman Yok) adlı yapımla gişelerde zirveye yerleşti.

Cem YILDIRIM

Dünya sinemasında, “My name is Bond, James Bond” (Benim adım Bond, James Bond) sözü ile hafızalara kazınan, kültür tarihinde önemli bir yer edinen İngiliz Ajanı Bond, yeni bir film ile yine gündemde. ‘Soğuk Savaş’ dönemi ajanı üzerine kurgulanmış bir dizi romandan yola çıkılarak yapılan filmler dünya çapında bir fenomenin de doğuşuna tanıklık etti. 1962’de çekilen “Dr. No” adlı film ile Bond, 60 yıla yakın zamandır hayatımızda bulunuyor. Şimdi de son James Bond “No Time To Die (Ölmeye Zaman Yok)” vizyonda.

BOND DEĞİŞTİ, İLGİ DEĞİŞMEDİ

Yıllar içinde dünyadaki siyasal ve kültürel değişiklerle yeniden uyarlanan Bond karakterine birbirinden farklı oyuncular, Sean Connery, George Lazenby, Roger Moore, Timothy Dalton, Pierce Brosnan ve Daniel Craig hayat verdi. 007 James Bond romanlarının yazarı olan Ian Lancaster Fleming, 1952’de yarattığı bu karakteri, 1964’den ölümüne kadar yeniden şekillendirdi. Karakterin adının basit ve akılda kalıcı olması gerektiğini düşünerek James Bond’u yarattı.

EN UZUN FİLM SERİSİ

Bugüne kadar 27 filmi çekilen Bond, dünyanın en uzun serili filmi olma özelliğine sahip. James Bond’u şu ana kadar en çok canlandıran isimler ise, 7’şer kez ile Sean Connery ve Roger Moore oldu. Onları 5 filmle Daniel Craig izliyor. İlk filmlerin zamanında seyirciler, James Bond karakterine ve yıldızlaşan oyuncusu Connery’e hayran oldular. Bond ilk filmlerinden itibaren, sempatik bir ajan, ölümcül bir tehdit, romantik bir çapkın karakterine imza attı.

REKORUN ADI SKYFALL

Dünya çapında “Skyfall” serinin en başarılı yapımı oldu. Oscar ve Grammy ödülü de dahil olmak üzere alanında birçok başarı kazandı. Dünya çapında 1 milyar doları aşan hasılatıyla, Birleşik Krallık’ta en çok hasılat yapan film unvanını kazanan bu filmin bir bölümü de İstanbul, Adana ve Fethiye’de çekilmişti. Daha önce de “Rusya’dan Sevgilerle” ve “Dünya Yetmez” adlı Bond filmlerinin bazı sahneleri Türkiye’de çekilmişti.

FİLM MÜZİĞİ TİYATRODAN

Hepimizin James Bond filmlerinden duymaya alışkın olduğu tema müziği aslında Bond için hazırlanmadı. V.S Naipaul tarafından kaleme alınan “A House for Mr. Biswas” romanının müzikal tiyatro uyarlamasında kullanılmak üzere bestelendi. Ama bu oyunda seslendirilmedi ve yeniden uyarlanarak Bond filmlerinin vazgeçilmezi oldu.

YARATICISI BİR SUBAY

James Bond karakterini İngiliz gazeteci ve yazar Fleming yarattı. II. Dünya Savaşı’nda deniz subayı olan ağabeyi Peter Fleming gibi İngiltere’deki Eton Koleji’nden mezun oldu, askeri okula devam etti. Yazdığı casusluk romanları filmlere uyarlandı ve dünya çapında ün kazandı. İlk Bond romanı “Live and Let Die” 1953 yılında basıldı. Fleming, James Bond karakterinin olduğu toplamda 12 roman ve 2 öykü kitabı yazdı. Fleming, 1964 yılında 56 yaşında hayata veda etti.

Numberone.com.tr

Elon Musk’tan Dogecoin için çarpıcı yorum

0

Başta şaka amaçlı üretilen ancak Tesla CEO’su Elon Musk’ın çıkışları ile değeri oldukça artan kripto para Dogecoin’le ilgili Musk’tan yeni bir yorum geldi.

Dünyanın en zengin kişilerinden olan Elon Musk, kripto para piyasasında çeşitli alt coinlere dair yaptığı yorumlarıyla tanınıyor. Geçtiğimiz aylarda Twitter üzerinden Dogecoin’le ilgili yaptığı yorumlar yüzünden paranın değerinde büyük değişiklikler yaşanmış, Musk, bu nedenle çeşitli eleştirilere maruz kalmıştı. Elon Musk, konu ile ilgili yeni bir paylaşımda bulundu.

SERVETİNİ DOGECOİN ÜZERİNDEN HESAPLADILAR

Musk, kendi servetini Dogecoin üzerinden hesaplayan bir youtubera yanıt verdi. Matt Wallace isimli YouTuber, Elon Musk’ın servetini Dogecoin olarak hesapladı. Wallace, Musk’ın yaklaşık 861 milyar Dogecoin’i (209 milyar dolar) bulunduğunu belirtti. Musk bu twite yanıt olarak, “Umarım bu servet Mars’a yaşamı uzatmak için yeterlidir” yanıtını verdi.

Yorum dizisindeki bazı Dogecoin destekçileri ise bu para biriminin gelecekte Mars’ta resmi para birimi haline gelebileceğini belirtti.

Twitin ardından Dogecoin’de ciddi bir değişim gözlenmedi.

Dogecoin Mayıs’ta 0,06 dolardan 0,74 dolarla zirveye yükselmiş ancak Musk’ın bir televizyon programında bu konuda şaka yapmasının ardından büyük değer kaybetmişti. Dogecoin şu anda yaklaşık 0.26 dolardan işlem görüyor.

KÖPEK PAYLAŞIMI ORTALIĞI KARIŞTIRDI

Musk, önceki haftalarda Twitter’da köpeği Floki’nin fotoğrafını paylaşmış, ardından bu köpeğin ismini veya resmini taşıyan kripto para birimleri büyük değer kazanmıştı.

Elon Musk’ın köpeği Floki’nin adını taşıyan ve Dogecoin’den özenilerek yaratılan yeni kripto para birimi Flokinomiks, bir günde yüzde 2400 değer kazanmıştı. Shiba Inu (SHIB) isimli kripto paranın değeri ise yüzde 300’den fazla yükselmişti.

Numberone.com.tr

100 bin Euro için aralıksız 50 saat dans ettiler

0

Hollanda’da SBS 6 kanalının düzenlediği De Dansmarathon (Dans Maratonu) adlı yarışma programı kamuoyunun tepkisine neden oldu. Yarışmaya katılan 200 kişi, 100 bin euroluk para ödülü için en az molayı vererek 50 saat boyunca dans etmesi, Netflix’in popüler dizisi Squid Game’e benzetildi.

SEDYEYLE HASTANEYE KALDIRILDILAR

Akciğer hastalarının tedavisi için destek sağlamayı amaçlayan ve Perşembe günü başlayan yarışmaya, 100 çiftten oluşan 200 dansçı katılırken, 1’i finalde olmak üzere toplam 2 yarışmacı sedyeyle hastaneye kaldırıldı.

Eleştirilere yanıt veren SBS 6, katılımcıların güvenliği konusunda hiçbir zaman endişe duymadıklarını ifade ederek, tüm katılımcılar programdan önce dikkatlice tarandığını aktardı. Katılımcıların, program süresince hem görsel olarak hem de ekipmanla sürekli olarak izlendiklerini ifade eden SBS 6, sağlık ekibinin 56 kişiden oluştuğunu açıkladı.

YARIŞMAYA KATILAN ÇİFT KAZANDI

Cumartesi günü yerel saatle 22.30’da sona eren yarışmada, katılımcılar sadece yeme, içme ve tuvalet ihtiyacı için mola verdi. 50 saatlik yarışma boyunca toplam 35 dakika mola veren Twatha ve Jermaine adlı çift yarışmanın kazananı oldu. De Dansmarathon finalini ise 1 milyondan fazla kişinin izlediği bildirildi.

Numberone.com.tr

Fenerbahçe’nin tepkisini çeken gol

0

Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında oynanan derbi mücadelesinde ev sahibi ekip Bakasetas’ın frikik golüyle skoru 1-1’e getirdi. Bordo mavililerin frikik golünde kaleci Altay’ın topa önce sahip olup içeriye alması sosyal medyada tartışmalara neden oldu. Sarı lacivertli seyirciler ayrıca barajda yerde yatan bir ismin olmasına rağmen topun barajı geçmesini de eleştirdi.

Trabzonspor-Fenerbahçe maçında ev sahibi ekibin attığı beraberlik golü sarı lacivertli taraftarların tepkisini çekti.

Kaleci Altay’ın Bakasetas’ın şutunda topu önce kontrol etmesi ve sonrasında çizginin içine alması tartışmalara neden oldu. Ayrıca barajın arkasına Osayi’nin yatmış olmasına rağmen topun barajı geçmesi eleştirilen bir başka nokta idi.

Altay Bayındır, benzer bir frikik golünde son olarak milli takım formasıyla Karadağ karşılaşmasında sorun yaşamıştı.

Görüntü Bein Sports'tan alınmıştır.

Görüntü Bein Sports'tan alınmıştır.

Görüntü Bein Sports'tan alınmıştır.

Görüntüler Bein Sports’tan alınmıştır.

Numberone.com.tr

Trabzonspor’un geleneği ‘kolbastı’ geri döndü

0

Süper Lig’in 9. haftasında Trabzonspor sahasında Fenerbahçe’yi konuk etti. Mücadeleyi bordo-mavili ekip 3-1 kazandı. Trabzonspor’a galibiyeti getiren golleri 25. ve 87. dakikada penaltıdan Bakasetas ile 90. dakikada Yusuf Sarı kaydetti. Fenerbahçe’nin tek golünü ise 3. dakikada Rossi attı.

Alınan bu sonuçla birlikte Trabzonspor namağlup olarak liderlik koltuğunu Fenerbahçe’nin elinden aldı. Karşılaşma sonrasındaysa bordo-mavili oyuncularda büyük bir sevinç vardı.

MAÇ SONRASINDA BÜYÜK MUTLULUK

Hakemin bitiş düdüğüyle birlikte büyük bir mutluluk yaşayan Trabzonsporlu futbolcular, orta sahada uzun bir süre sonra kolbastı oynadı. Abdülkadir Ömür, Bakasetas’a kolbastı oynamasını gösterirken; Uğurcan Çakır da bütün stada üçlü çektirdi.

İşte Trabzonsporlu futbolcuların kolbastı oynadığı anlar:

Uğurcan Çakır üçlü çektirdi:

Numberone.com.tr

Mohamed’in golü, sonucu belirledi

0

Süper Lig’in 9. haftasında konuk ettiği İttifak Holding Konyaspor’u 1-0 yenen Galatasaray, puan sıralamasındaki yükselişini sürdürdü.

Nef Stadı’nda yapılan maça hızlı başlayan sarı-kırmızılı takım, 4. dakikada yeşil-beyazlı ekibin savunmasındaki hatadan yararlanarak Mustafa Muhammed’in golüyle 1-0 öne geçti. Golün ardından bir süre Konyaspor baskısıyla karşılaşan Galatasaray, oyunda dengeyi kurdu. Halil Dervişoğlu, Mustafa Muhammed ve Kerem Aktürkoğlu ile girdiği pozisyonlardan yararlanamayan ev sahibi ekip, farkı açamadı. Net gol pozisyonuna giremeyen Konyaspor da skoru değiştiremeyince devre arasına sarı-kırmızılıların 1-0’lık üstünlüğüyle girildi.

İkinci yarıda topa daha çok sahip olan ve baskılı oynayan taraf Konyaspor oldu. Skor avantajını elinde bulunduran Galatasaray, net gol pozisyona giremezken yeşil-beyazlılar da yakaladığı fırsatları değerlendiremedi. Müsabaka, 1-0 ev sahibi ekibin üstünlüğüyle sona erdi.

Bu sonuçla Galatasaray, 9. lig maçında 5. galibiyetini elde etti. İkişer beraberlik ve yenilgisi bulunan sarı-kırmızılılar, puanını 17’ye yükseltti. Üçüncü Beşiktaş ile puanları eşitleyen sarı-kırmızılı ekip, maç fazlasıyla 5. sıraya yerleşti.

  • Bu sezon ilk kez yenilen İttifak Holding Konyaspor ise 14 puanda kaldı.

Numberone.com.tr

Bakan Koca, gençlere seslendi: Ne olursa olsun…

0

Sağlık Bakanlığı, Türkiye’nin ‘Günlük Koronavirüs Tablosu’nu paylaşıldı.

Tabloya göre, 17 Ekim’de son 24 saatte 186 kişi koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti, 24 bin 114 kişinin ise koronavirüs testi pozitif çıktı.

18 yaş ve üzeri nüfusun aşılanması verilerinde 1’inci doz Türkiye ortalaması yüzde 88,38, 2’nci doz ortalaması yüzde 76,21 olarak ölçüldü.

Ayrıca, 1’inci dozda 54 milyon 858 bin 848, 2’nci dozda 47 milyon 303 bin 190 ve 3’üncü dozda 10 milyon 857 bin 836 olmak üzere toplam 113 milyon 971 bin 512 aşı uygulandı.

Tablo şu şekilde:

En az 2 doz aşı olmuş kişi oranının en yüksek olduğu iller; Kırklareli, Muğla, Ordu, Amasya, Çanakkale, Eskişehir, Osmaniye, Edirne, Balıkesir ve Burdur olurken, 2 doz aşı olmuş kişi oranının en az olduğu iller ise Şanlıurfa, Batman, Diyarbakır, Muş, Siirt, Mardin, Bitlis, Bingöl, Ağrı ve Bayburt oldu.

BAKAN KOCA’DAN GENÇLERE HAYATİ ÇAĞRI

Tabloyu, Twitter hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “HERKESİN HUZURUNDA gençlerimize çağrıda bulunmak istiyorum: Yarın yeni bir hafta başlıyor. Sizleri, aşılarınızı olmak üzere sağlık kurumlarımıza bekliyoruz. Aşı olmaya kararlı gelmeniz şart değil, bir sorunuz varsa cevap vermeye hazırız. Ne olursa olsun, yeter ki ihmal etmeyin!” ifadelerini kullandı.

Numberone.com.tr

Ali Koç isyan etti

0

Ali Koç, 3-1’lik skorla mağlup oldukları Trabzonspor maçının ardından açıklamalarda bulundu.

FENERBAHÇE TARAFTARINA SESLENDİ

Maçın kırmızı kart sonrası değiştiğini kaydeden Ali Koç, “Avrupa’da her yerde böyle pozisyonlar verilmiyor. Öncelikle camiama, taraftarıma sesleniyorum; sakin olun. ‘Burada yumruğu masaya vurun, asın kesin, düdük astırın’ diyorsunuz. Bu konulara geleceğim, sakin olun. Bu takım, uzatmalarla beraber 80 dakika burada 10 kişi oynadı. Terinin son damlasına kadar savaştı. 85’inci dakikaya kadar her şey ortadaydı, sonra ne olduysa ondan sonra oldu. Penaltı, belki de tek doğru karar oydu. Ama bu takımla gurur duyuyorum. Çocukların yanından geliyorum; hepsi çok öfkeli. Niye kızgın olduğu da aynı sebep. Buraya art niyetle bir operasyon çekmeye birini yollasaydınız, buna benzer bir performans olurdu. Maç 23’üncü dakikadan sonra bam başka yere seyretti. Bizim takımımız, çok iyi işler yaptı. Maç 11-11 olsaydı buradan mağlup ayrılmamız söz konusu değildi. Bende öfkeliyim, bu camianın başıyım, kendimi de kontrol etmek durumundayım. Trabzon’u tebrik ediyorum, ne olursa olsun 3 puanı aldılar. Lider oldular. Ahmet Ağaoğlu’na da teşekkür ediyorum, misafirperverliği için” dedi.

Hakemlerle ilgili büyük sıkıntıları olduğunu söyleyen Başkan Koç, “Biz ve diğer başkanların hakem müessesiyle ilgili çok büyük sıkıntılarımız var. Bunu şahsım ve arkadaşlarım dile getiriyor. Bu müessesenin  ne durumda olduğunu, ne kadar kokuşmuş olduğunu, çürümüş olduğunu. Marka değerinin bu kadar zayıfladığı ortamda, her şey düşüyor. En önemli konu, futbolda kazanmanın ve kaybetmenin, düşmenin veya şampiyon olmanın sadece sahada belirlenmediğinin, her geçen gün daha da ağır basarak kabul görüp, bir norm haline gelmesinin, inanıyor musunuz şu gördüğünüz olay, Türk futbolunda yaşanan hakem rezaleti, artık bir norm olarak kabul ediliyor. Yani kanıksanmaya başlandı. Allah’tan som dönemde kulüpler ayaklandık; bu böyle gitmeyecek, bunu söyleyeyim.  Şahsen sevinçli olduğumu; bu sistemin ne kadar garabet olduğunu, artık ben değil sadece benden daha yüksek seste söylüyorlar” diye konuştu.

“BUNLAR, KAOS ORTAMI YARATMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Maçın hakemi Ali Şansalan’a ‘Ali maçalan’ diyerek hitap eden Başkan Koç, şunları söyledi:

“Bakın federasyon başkanı, MHK başkanları, kulüp başkanları, hocalar, futbolcular değişiyor. Ama ne hikmetse bu arkadaşlar değişmiyor. Bu iş her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Bu gün Kince’ye verilen karttan sonra oyunun seyri değişti. ‘Haksız yere attı, ama Altay’da o golü yemeseydi’ de diyebilirsiniz. Olayın geneli ve bütününe bakıyorum. Beni en çok rahatsız eden, hakemin Fenerbahçe futbolcularına olan yaklaşımı, vücut lisanı, mimikleri, bir hakem mimiklerinden tuttuğu tarafı ele verir mi?  Bu noktaya geldi iş. Dolayısıyla burada bir sıkıntı var. Rize-Galatasaray maçı; haddime değil, iki camiadan da özür diliyorum, Galatasaray 3’üncü golü atıyor, net faul 2-3 tane faul. Son dakika uzatmaların üzerine 4 dakika daha konuluyor. Orda Rize atsa bu kez Galatasaray ayağa kalkacak. Bunlar, kaos ortamı yaratmaya çalışıyorlar. Ali maç alan, üstüne basarak söylüyorum, Şansalan değil, maç alan; geçen sene bizden Konya maçını da almıştı.”

“ARTIK, HAREKETE GEÇME, AYAKLANMA ZAMANI”

“Şimdi, Fenerbahçe camiası, artık ayaklanma zamanı” diyen Başkan Koç, şöyle devam etti:

“Şimdi, Fenerbahçe camiası, artık ayaklanma zamanı. Camiama sesleniyorum; ne gücünüz, ne gücümüz varsa, omuz omuza vereceğiz ve bu düzeni en kısa sürede yıkmak için elimizden geleni yapacağız. Yürüyüşse, yürüyüş, sosyal medyada ise sosyal medya, federasyon gitmekse federasyona gitmek. Artık, harekete geçme, ayaklanma zamanı arkadaşlar. Bunu yanlış yerlere çekmeyin. Fenerbahçe’nin haklarını koruma adına, camiamız ve taraftarımızın bugün Sabiha Gökçen’e giderek, ilk adımı atarak, böyle bir hazırlık olduğunu duyuyorum; muhakkak bunu yapın arkadaşlar. Erken başladı, tam sistem oturttuk, kafamızı kaldırdık, aldık başımızı gideceğiz, yine bir anlamsız, manasız ve mantıksız hakem performansı sonrası yine bu noktaya gelindi. Biz buna bir yerde dur demek zorundayız. Bizler kulüpler olarak bunun üzerinde zaten çalışmalarımızı yapıyoruz. Bunların yeniden dizayn edilmesi gerekir. Bütün hakemleri, 1 akşamda değiştiremeyiz, ama bu hakemleri istediğimiz performansa, noktaya getirene kadar alacağımız önlemlerle, bunların yarattığı kaotik ortamı, güven erozyonu müessesini minimize edebiliriz. Gözlemciler açıklayacak verdikleri puanları. Hakem atamaları MHK başkanı ya da 2 kişinin bir araya gelmesiyle alacağı telefonlarla belirlenmeyecek. Bu benim önerim. Bu sistem böyle gitmeyecek. 3 senedir diyoruz: 2 senedir doğrandık. Söylemeye de devam edeceğiz. Öyle ya da böyle bu sistem değişecek.”

“BİZ ŞAMPİYON OLACAĞIZ”

MHK ve hedefleriyle ilgili de konuşan Ali Koç, şu ifadeleri kullandı:

“VAR tecrübesiyle, eğitimiyle, uzmanlık sahibi olarak belki pek çok hakemden çok daha bir performans verecek. Belki o kişi 90 dakika o sahada koşamayacak. Ama VAR hakemi olarak uzmanlık sağlayacak. Bunları ayıracağız. Bir tarafta baba gözlemci, öteki tarafta oğul, kuzen, yeğen hakem, nasıl gider bu sistem. Federasyon başkanını değiştik, MHK başkanını değiştik, kulüp başkanlarını değiştik, antrenörler değişecek, şampiyonluklar kaçırılacak. Küme düşmeler olacak. Ama o adamların hayatları hiçbir şey değişmemiş gibi devam edecek. MHK Başkanına da sesleniyorum; bizimle inatlaşmayın. Size el uzatıyoruz, doğru yol göstermeye çalışıyoruz. Bizle inatlaşmayın. O hakeme ‘Beşiktaş haklı serzenişte bulunuyor’ diyor, aynı hakemi bir daha veriyor. Bu iş böyle olmaz. Dolayısıyla Fenerbahçe taraftarına sesleniyorum; biz şampiyon olacağız. Bunu kafanıza yazın.  Bu takımda ümidinizi kesmeyin. Her böyle tökezlemede isyanlar, bize ve oyunculara hakaretler, kenetlenin. Bu gece gidebilenler Sabiha Gökçen’e gitsin. Bu takıma destek olun. 80 dakika ellerinden geleni yaptılar. Çok iyi top oynuyorduk. 10 kişiyle oynadık. 85’inci dakikaya kadar Trabzon sağlı sollu saldırmıyordu. Çok temkinli gidiyordu. Belki onlar da beraberliğe razılardı. Riskli bir gol yemek istemiyorlardı. Bu maçın skoru, bu futbolcuların performansı emeğin hakkı değildir. Trabzonspor’u tebrik ediyorum. Onları suçlamıyorum. Lütfen sap ve samanı karıştırmayalım.”

“BU SİSTEM YA ÇARPIŞARAK DEĞİŞECEK, YA AKLİ SELİM HERKES OMUZ OMUZA VERİP DEĞİŞTİRECEK”
Sistemin değişmesi gerektiğine dikkat çeken Koç, “Rizespor-Galatasaray maçını söyledim. Belki Rize’nin aleyhine sonuçlandı. Belki Galatasaray’ın aleyhine olabilirdi. Bu adamlar ne yapmaya çalışıyorlar. Bu kadar zor mu? Herhalde dünyada hakem performansı teknoloji geldikten sonra geriye giden tek ülke biziz. Bunu varsayımla söylüyorum. Herhangi bir istatistik ile söylemiyorum. Bize artık böyle teknoloji gelmiş. Bunu bile kullanamıyoruz. Adam bir gece bir şehirde 7’de maça çıkıyor, Antalya’da gece 12’de uçağa biniyor, geliyor ertesi gün bizim sahamızda VAR hakemi oluyor. Hakemdeki en önemli şey dinlenmek, odaklanabilmek, konstrasyon.  Bunları hiç düşünmüyorlar. Fenerbahçe camiasına sesleniyorum; sakin olun bunların hepsinin kökü temizlenecek. Bu kötü performans, art niyet, tabi ki mükemmel performans istiyoruz. İnsan olduğu her yerde hata olabilir ama bu şekilde değil. Ya da diğer maçlarda gördüğümüz gibi değil. Düşünebiliyor musun istisnasız bütün kulüpleri rahatsız. Ama bu insanlara ne bir performans değerlendirmesi ne Merkez Hakem Kurulu ne temsilcilerinin, ne gözlemcilerinin. Hatalar yapılıyor, sonuçlar etkileniyor, emekleler yeniyor, haksızlıklar yaşanıyor. Ama bu adamlar hayatlarına devam ediyorlar. Sistemin kökünden yeniden dizayn edilmesi lazım. Burada Federasyon Başkanına da olumsuz konuşmuyorum. Federasyon başkanları gelip gidiyor, bu düzen devam ediyor. Bu adam bu maça atanmamalıydı. Biz ağzımızı açmadık. Bütün hafta spekülasyon. Bana ‘ağzını açsaydın böyle olmazdı’ diyecekler. Bizim tarzımız bu değil. Maçlardan önce konuş, hakemi baskı altına al. Muhtemel bir puan kaybetmede, beraberlikte, mağlubiyette mazeretini üretmiş ol. Hepimiz bunu yapsak bu iş nereye gidecek. Bu hakemlerin ne hakkı var insanların emeklerini çalmaya. Nasıl bir lükstür bu? Hiçbir şey olmuyor hep bize oluyor. Bize derken futbolun paydaşlarına. MHK çatısı altındakilerine hiçbir şey olmuyor. Nasıl bir iş bu? Fenerbahçe taraftarı rahat olun. Sakin olun endişenizi biliyorum. 2-3 senedir özellikle son iki senedir bizi resmen katlettiler. Geçen sene 15 puanımız çalındı. Bunlar pişkin pişkin hayatlarına devam ediyorlar. Federasyona söylüyorum; sakın bana ceza vermeye kalkmayın. Ben burada saygısızlık ve terbiyesizlik etmiyorum. Durum tespiti yapıyorum. Hepimizin yaptığı bir durum tespiti. Federasyon başkanının da çoğuna katıldığını düşünüyorum. Arkadaşlar yaptığı toplantıda ifade ettiler. Bu böyle gitmez. Ya çarpışarak değişecek, ya akli selim herkes omuz omuza verip değiştirecek. Öyle ya da böyle bu sistem değişecek. Siz bize maç kaybettirirsiniz, Ali Koç başkanlığı kaybeder, ayrılır camia desteklemez. Ama siz böyle devam etmeyeceksiniz. Bunu aklınızın bir yerine yazın. Bu 3 ayda mı olur, 6 ayda mı olur, 2 sezonda mı olur onu zaman gösterecek ama olacak.” ifadelerini kullandı.
Numberone.com.tr

Bitcoin’de önemli gelişme: ETF’lere onay çıktı!

0

Kripto para birimleri sonbahar ile hareketlenmeye başladı. Yatırımcıların tatilden piyasaya dönmesi, küresel piyasalardaki gelişmeler, FED’in faiz ve tahvil alımı azaltımına gidecek olması, emtialardaki yükseliş, Ons altındaki değer kaybı kripto para piyasalarına yaradı.

Kripto paraların atası olarak kabul edilen Bitcoin liderliğinde yükseliş devam ediyor.

Tüm dünyanın takip ettiği Bitcoin, geçtiğimiz Nisan ayındaki tarihi zirvesi olan 64 bin dolar seviyesine ulaşmak üzere. Bitcoin en son ABD’nin sermaye piyasaları regülatörü kuruluşu SEC’ten gelen haber eşliğinde primlenmeye başladı.

SEC, Bitcoin vadeli işlemler EFT’sinin işlem görmesine uzun süre sonra onay verdi.

Bu gelişme ışığında Bitcoin 62 bin dolar seviyesini aştı. Güçlenme eğilimini devam ettiren Bitcoin’in Türk Lirası değeri ise 573 bin lira seviyesinde bulunuyor.

ETHEREUM DA YÜKSELDİ

Ethereum da Bitcoin’deki yükselişe ayak uydurarak yüzde 1’e yakın primli seyrediyor. Ethereum 3856 dolar seviyesinde işlem görüyor.

Numberone.com.tr

WP 1960’da yazmıştı, gerçek oldu: Türkler uzayı istilaya hazırlanıyor

0

“AYLA”, “Müslüm”, “Cep Herkülü: Naim”, “Çiçero” filmleriyle gerçek hayat hikâyelerini beyazperdeye taşıyan Dijital Sanatlar Yapımevi’nin sahibi Mustafa Uslu, Eren Bülbül’ü konu alan son filmi “Kesişme: İyi Ki Varsın Eren”i tamamladı. Uslu, 29 Ekim’de vizyona girecek filmin bitmesinin hemen ardından yeni projesi için kolları sıvadı.

MUDANYA’DA ÇEKİLECEK

Mustafa Uslu bu kez Türkiye’nin ilk uzay oluşumu  Bandırma Füze Kulübü’nün hikâyesini film yapacak.

Ünlü yapımcı, hazırlıklarına başlanan film hakkında şunları söyledi:

“1960 yılında The Washington Post gazetesi ‘Türkler uzayı istilaya hazırlanıyor’ diye manşet atmıştı. Biz işte o Türklerin başarısını milletimize anlatacağız. Filmimiz Mudanya’da çekilecek. Bütün Bandırma sokaklarının dekoru hazırlandı. Çok güzel bir proje olacak.”

Hürriyet Kelebek’ten Behlül Aydın’ın haberine göre, çekimlerine 25 Ekim’de başlanacak “Bandırma Füze Kulübü” filminde başrolleri Alina Boz ve Can Aktaş paylaşacak. Boz ‘Leyla’ rolüne, Aktaş da ‘Umut’ karakterine hayat verecek. Umut’un annesiyle babasını ise Selen Öztürk ve Alican Yücesoy oynayacak. Yönetmen koltuğunda Ömer Faruk Sorak’ın oturacağı filmde ayrıca Aslı Bekiroğlu (Zehra), Erkan Kolçak Köstendil (Çingen Necati), Öykü Gürman (Öğretmen Nurgül), Bahtiyar Engin (Mahmut Hoca), Altan Erkekli (Belediye Başkanı), Görkem Sevindik (Kemal Hoca) ve Gökhan Yıkılkan (Deli Yusuf) rol alacak.

Türkler uzayı istilaya hazırlanıyor

“FEZAYA FÜZE ATACAĞIZ”

Bandırma Füze Kulübü, 1958 yılında, Balıkesir’in Bandırma ilçesinde “Fezaya füze atacağız” sloganıyla yola çıkan bir grup lise öğrencisi tarafından kuruldu. Lise sonrası yoluna dernek olarak devam eden topluluk, Amerika ve Rusya ile amatör uzay yarışına girecek kadar gelişti. HUZAD (Bandırma Havacılık ve Uzay Araştırma Derneği) adını taşıyan dernek, faaliyetlerini halen sürdürüyor.

Numberone.com.tr

Vefatının üçüncü yılında anıldı

0

Dünyaca ünlü foto muhabiri Ara Güler, geride bıraktığı birbirinden renkli fotoğraf kareleri ve zamana meydan okuyan arşiviyle vefatının üçüncü yılında, İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki İstiklal Caddesi’nde bulunan Ara Güler Sokağı’nda anıldı.

Usta fotoğrafçı Ara Güler vefatının üçüncü yılında anıldı - 1

Ara Güler vefatının üçüncü yıl dönümünde, doğup büyüdüğü Beyoğlu’nda anıldı. Anma programında konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, “Ara Güler zamanı kaydeden yönüyle bir tarihçidir” dedi.

Usta fotoğrafçı Ara Güler vefatının üçüncü yılında anıldı - 2

İstiklal Caddesi’nde düzenlenen anma programına Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, foto muhabiri Coşkun Aral ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Usta fotoğrafçı Ara Güler vefatının üçüncü yılında anıldı - 3

“ARA GÜLER’İ UNUTTURMAYACAĞIZ”

Anma programında konuşan Belediye Başkanı Yıldız, Ara Güler ile ilgili şu ifadelere yer verdi:

“Bugün Türkiye için önemli bir değer olan Ara Güler’i anmak üzere burada toplandık. Her yıl İstiklal Caddesi’nde, Ara Güler’in fotoğraflarının olduğu sergi düzenliyorduk. Ara Güler her şeyden önce bir Beyoğlulu. Zamanı kaydeden yönüyle bir tarihçi olduğunu düşünüyorum. Ara Güler’i unutturmamak için elimizden geleni yapacağız. İnsanın güzelliğini anlatan fotoğraflarıyla Ara Güler’in insani yönünü hep hatırlayacağız.”

Usta fotoğrafçı Ara Güler vefatının üçüncü yılında anıldı - 4

“DÜNYAYI ISLIK ÇALARAK GEZEN BİR GEZGİNDİ”

Yakın dostu Coşkun Aral ise şöyle konuştu:

“Ara Güler muhteşem bir insandı. Vefatından bir gece önce beni aramak istemiş. Ertesi gün Türkiye’ye geldiğimde Ara Güler’i kaybetmiştik. Dünyaya kazandırdığı çok büyük değerler var. İyi bir anlatıcıydı. Anlattığı olayları fotoğraflarla süslüyordu. Çok önemli isimlerle röportajlara imza attı. Ara Gülerle sergi açma mutluluğuna erişmiş tek fotografçıyım. Benim gazetecilik ve muhabirlik tarafımı çok severdi. Hiçbir zaman kendi ülkesine karşı şikayette bulunmadı. İnsanları değerlendirirken davranışlarını sorgulardı. Kişilerin ait olduğu kurumu ve inançlarını hiçbir zaman sorgulamazdı. Kendisiyle hem Türkiye’de hem dünyada çok fazla gezim oldu. Dünyayı her zaman ıslık çalarak gezen kendine ait izleri bulan bir gezgindi”

Usta fotoğrafçı Ara Güler vefatının üçüncü yılında anıldı - 5

Usta fotoğrafçı Ara Güler vefatının üçüncü yılında anıldı - 6

Usta fotoğrafçı Ara Güler vefatının üçüncü yılında anıldı - 7

Usta fotoğrafçı Ara Güler vefatının üçüncü yılında anıldı - 8

Numberone.com.tr

Efsane oyuncu emekli oluyor

0

Ünlü İngiliz aktris Sir Michael Caine, emekliye ayrıldığını duyurdu. 88 yaşındaki deneyimli oyuncu Caine, oyunculuğu bırakma kararı aldı.

Best Sellers isimli film ile kariyerini noktaladığını BBC Radio’ya söyleyen Oscar Ödüllü oyuncu, “Omurgamdaki ağrı ve bacaklarımın gücünü yitirmesi beni zorluyor” dedi. Fakat Caine, hikaye anlatımına farklı şekillerde devam edeceğini de duyurdu.

HAYATINA YAZAR OLARAK DEVAM EDİYOR

 Sir Michael Caine, “Ben artık bir aktör değilim bir yazarım. Bu işin güzel yanı da şu, bir oyuncu olduğunuzda sabahın 6:30’unda kalkıp stüdyoya gitmeniz gerekiyor. Fakat bir yazar olarak yataktan kalkmadan bile işinizi yapabilirsiniz” ifadesini kullandı.

88 YAŞA ‘BAŞROL’ YOK

Caine, “Açıkçası son 2 yıldır teklif de almıyorum çünkü kimse benim isteyeceğim filmler çekmiyor. 88 yaşındaki bir adamın başrolde olduğu senaryolar yazılmıyor” ifadesini kullandı.

Numberone.com.tr