Ana Sayfa Blog Sayfa 572

Serel Yereli Sanat Günü’nde çıkacak

0
Serel Yereli’nin, yeni tekli çalışması ‘None of The Above’, yarın tüm dijital platformlarda yayınlanacak.
Sanat Günü’nde çıkacak

Şarkıcı, yapımcılığını Believe, DMC ve Moko Yapım’ın üstlendiği eser için, “Hayatımda sanatsız olmak nedir, bilmeyen bir insanım. Onun için bu parçamı 15 Nisan Dünya Sanat Günü’nde çıkarmak istedim. Tüm sanatseverlerin Dünya Sanat Günü’nü kutlarım” dedi.

 

Numberone.com.tr

Adnan Polat, Macaristan’da Yakovalı Hasan Paşa Camii’nin Yeni Sergisinin Açılışını Yaptı

0

Gül Baba Türbesi Mirasını Koruma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Adnan Polat; Macaristan’da NÖF Ulusal Mirası Koruma ve Geliştirme Kâr Amacı Gütmeyen Ltd. Şti. tarafından hayata geçirilen “Pécs Şehrindeki Yakovalı Hasan Paşa Camii’nin Turistik Amaçlı Geliştirilmesi” başlıklı projenin yeni sergisinin açılışını yaptı.

Adnan Polat, Macaristan’da Yakovalı Hasan Paşa Camii’nin Yeni Sergisinin Açılışını Yaptı

Gül Baba Türbesi Mirasını Koruma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Adnan Polat; Macaristan’da NÖF Ulusal Mirası Koruma ve Geliştirme Kâr Amacı Gütmeyen Ltd. Şti. tarafından hayata geçirilen “Pécs Şehrindeki Yakovalı Hasan Paşa Camii’nin Turistik Amaçlı Geliştirilmesi” başlıklı projenin yeni sergisinin açılışını yaptı. 4 Nisan’da yapılan sergi açılışında Polat’a; Başbakanlık Mimarlık, İnşaat ve Kültürel Mirasın Korunmasından Sorumlu Müsteşar Zsolt Füleky ve NÖF Ulusal Mirası Koruma ve Geliştirme Kâr Amacı Gütmeyen Ltd. Şti. Genel Müdürü Tamás Glázer eşlik etti.

Sergi; 1526 ve 1543 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetinde olan ve 1686 yılında Osmanlı hakimiyetinden çıkan Pecs şehri ve Türk – Macar Kültürel ilişkileri açısından önemli eserlere ev sahipli yapan 3 salondan oluşuyor. Ziyaretçileri girişte, Türk Seyyah Evliya Çelebi’nin 1663 yazında Pecs’e gerçekleştirdiği ziyaretin anısına bir İslam bahçesi ve bir diyorama karşılıyor. Bu mekânda; Pécs şehrindeki, dönemin dervişlerini anlatan kısa bir film, diyoramada ise onlara ait kıyafetler ve müzik aletleri sergileniyor.

İkinci tematik ünite, Türk-Macar kültürel ilişkilerini ele alıyor. Türk-Macar müzik işbirliği, İznik seramiklerinin Pécs’teki Zsolnay porselenlerine etkisi, Macar kahve kültürünün Türk kökenleri, Macar nakışı ve Ormánság bölgesindeki Kalvinist kiliselerinin tavan süsleri üzerindeki Türk motifleriyle kültürel ilişkilerin çeşitliliğini ve zenginliğini gösteriliyor.

Ayrıca Kossuth, Liszt, Macar Mirası ve Prima Ödülleri ile Macaristan Cumhuriyeti Altın Liyakat Ödülü’ne layık görülen müzisyen ve restoratör Tamás Kobzos Kis’i de anan sergide; “Duyular Salonu” tüm duyulara hitap ederek ziyaretçilere görerek, işiterek, tadarak ve dokunarak 16-17. yüzyıl Osmanlı dönemi yaşamıyla temas deneyimi sunuyor.

Caminin girişine doğru ilerlerken, koridorun sol tarafında yer alan bir zaman çizelgesi, Pécs şehrinin 16-17. yüzyıllardaki tarihinin önemli olaylarını gösteriyor. Ayrıca dokunmatik ekran ve diğer görsel materyaller aracılığıyla bilgi sağlayan sergide; şehrin Osmanlı anıtları harita üzerinde sunulurken, çağdaş tasvirler bir monitörden takip edilebiliyor ve aynı zamanda müze pedagojik görevleri de burada yerine getiriliyor.

Geliştirilme Projesinin Tanıtımı

Yakovalı Hasan Paşa Camii, Macaristan’da sadece Pécs şehrine yerleşen semazen Mevlevî dervişlerinin merkeziydi. Caminin sofasında yenilenen sergi, NÖF Ulusal Mirası Koruma ve Geliştirme Kâr Amacı Gütmeyen Ltd. Şti., Gül Baba Türbesi Mirasını Koruma Vakfı ile Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanlığı işbirliğinde gerçekleştirildi.

Daimi sergi, UNESCO Dünya Miras listesinde yer alan Mevlevî derviş kültürünü, Osmanlı hakimiyeti altındaki Pécs şehrinin Türk mimari anıtlarını ve eski “Gizemli Şark”ın günümüzün uygulamalı sanat, müzik ve kültürüne etkisini sunmaktadır.

Yakovalı Hasan Paşa Camii’nin Tarihçesi

Macaristan’ın güneyinde yer alan Pecs şehri 1526’dan itibaren Osmanlı hakimiyeti altında olan ve 1543 yılındaki seferin ardından Osmanlıların yerleştiği bir bölgedir. Şehir, Buda’nın Macarlar tarafından yeniden geri alındığı 1686 yılında Osmanlı hakimiyetinden çıkmıştır. Bu yüzden günümüzde Pécs şehri Osmanlı Dönemi’ne ait anıtlar açısından en zengin Macar şehridir.

Osmanlılar, hakimiyetleri altındaki topraklarda askeri koruma sağlamanın yanı sıra, mektepler, hamamlar, çeşmeler, tekkeler, mescitler ve camiler inşa ederek Müslümanların günlük yaşamının çerçevesini de oluşturmuşlardır.

Yakovalı Hasan Paşa Vakfı, Szigeti Kapısı önünde, şehir surlarının dışında Pécs şehrinde bir külliye oluşturmuştur. Külliye, cami ve Mevlevî Tekkesi’nin yanı sıra bir medrese ve yolcularla yoksullara yemek dağıtılan bir imarethaneden oluşuyordu. Vakfın bünyesinde bir bahçe ve bir kabristan da yer alıyordu. Bu külliye, şehrin batı kesiminde yer alan Sziget varoşunun Müslüman merkezini oluşturuyordu. Külliye kapsamında inşa edilen yapıların çoğu artık neredeyse herhangi bir iz bırakmadan ortadan kaybolmuş olsa da cami, birçok savaştan etkilenmeden ayakta kaldı ve daha sonra Baranya İli Hastanesi’nin şapeli olarak işlev gördü.

Harap olmuş sofasına rağmen, Osmanlı hakimiyeti döneminden revakı ve minaresi ile birlikte günümüze kadar ulaşan Macaristan’daki tek camidir. Bazı iç duvar yüzeylerindeki süslemelerin tarihe meydan okurcasına sağlam kalması, İstanbul’dan bile 18. yüzyıl araştırmacılarını kendisine çekmiştir.

Taş ve kısmen tuğladan inşa edilen, temel planı kare olan, kubbesi sekiz köşeli bir kaideye oturan cami, dönemin Osmanlı mimarisinin karakteristik bir yapısıdır. Minaresi kuzeybatı köşesinde yapıya ilave edilmiştir. Cephelerinin birinci katında, eşek sırtı biçimindeki kemerleri aynalı, taş çerçeveli pencereler yer almaktadır; zemin katta, bir zamanlar alçı çerçeveli olan, günümüzde ise betondan yapılmış pencerelerin dışında, demir parmaklıklar da yer almaktadır.

Son araştırmalara göre kuzeybatı tarafında kiremit çatılı bir sofa yer almaktaydı; bu görüş, hiçbir sütun kalıntısının bulunmadığı gerçeğiyle doğrulanmaktadır.

Minare kuzeybatı köşesinde cami girişinin sağında basamaklı bir kaide üzerinde durmaktadır. On iki köşeli minare gövdesi, 19. yüzyıldan kalma bir minare başlığı ve demir (aslen taş) korkuluklu bir şerefe ile bölünmüştür. Camiden şerefeye çıkılan sarmal merdivenin girişi, eski koronun bulunduğu yerden açılır ve çıkışı güneydoğu yönündeki Mekke tarafına doğrudur. Camiye giriş, günümüzde koridor olan sofadan açılır.

Kapısının oymalı taş çerçevesi ve mukarnas süslemesi Macar anıtlar arasında benzersizdir.

Anıtın restorasyonu ve Türk anıtına ait detayların kazısı, eski hastane şapelinin kamulaştırılmasının ardından, caminin günümüzdeki hâlini aldığı 1955 ve 1961 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Türk Devleti, anıtın açılışını 17. yüzyıla ait iç dekorasyon ile desteklemiştir.

Cami’nin Diğer Özellikleri

Girişin karşısındaki güneydoğu tarafına dönük mihrâb hücresi, Mekke yönünü belirten kıbleyi işaret etmektedir. Kıble eksenini gösteren mihrâbın alt kısmı onikigen planlı olup niş ise yedi kenardan oluşmaktadır. Mihrâb, eski çerçevesi kısmen yenilenmiş olan zengin ve kısmen takviyeli mukarnas kemerle süslenmiştir. Mihrâbın ortasında; bilinmeyen, muhtemelen seçkin bir şahsiyetin el yazısının boyanmış bir kalıntısı vardır. Mihrâbın her iki tarafı şamdanlarla süslenmiştir. Mihrâbın sağ tarafında ise 16. yüzyıldan kalma asıl minberin yerinde, zengin oymalı ahşap bir minber durmaktadır. Mihrâbın sol tarafında, zemini halılarla kaplı bir rahle yer almaktadır. Girişin iki yanında, kadınlara tahsis edilmiş kadınlar mahfili yer almaktadır. Duvarlardaki boyalı geometrik ve kıvrımlı motiflerin yanı sıra, çerçeveli kartuşlarda asıl boyalı Kur’an ayetleri yer almaktadır. Duvardaki, siyah üzerine yaldızlı ve beyaz çini levhalarda Allah, Hz. Muhammed, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in isimleri okunmaktadır.

Osmanlı döneminde caminin etrafında, mezar taşlarının 18. yüzyılın başlarında Cizvitlerin yakınlardaki inşaatlarına taşındığı bir kabristan da bulunmaktaydı. Avluyu çevreleyen yamaçta müzeye ait eski Türk mezar taşları ve parçaları görülebilmektedir.

 

Numberone.com.tr

İyi de konuyu komplo teorilerine açan sizsiniz

0

Türk vatandaşlığına başvuruda şartlar değişti. Vatandaşlık başvurusunda alınacak gayrimenkulün değeri yükseltildi. 250 bin dolar olan başvuru şartı 400 bin dolara çıkartıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise son yıllarda “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına son yıllarda kaç göçmen kabul edilmiştir?” sorusunu gündemden düşürmedi. Yetkililer tarafından bir türlü cevabı verilmeyen bu soru gazeteci yazar Ertuğrul Özkök’ün sesli köşesinde de yerini aldı.

Number1 FM ve Number1 Türk FM‘deki ‘Ertuğrul Özkök ile Günün Yorumu’ isimli sesli köşesinde konuşan Özkök, “Bu kadar temel bir bilgi konusunda iktidar niye bu kadar ketum davranıyor? Ben anlamış değilim. Bunun saklanacak bir tarafı var mı? Eğer saklanıyorsa o zaman ortada dolaşan birtakım yorumlara, komplo teorilerine açık bir hale getiriyorsunuz demektir.” dedi.

Bu konuya ilişkin bilgi edinmenin vatandaşın en doğal hakkı olduğunu söyleyen Özkök, vatandaşa, bu soruyu sormaya devam etmelerini tavsiye etti.

Ertuğrul Özkök sesli köşesinde şu ifadelere yer verdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP yöneticileri bir süredir durmadan bir soru soruyorlar. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına son yıllarda kaç göçmen kabul edilmiştir? Nedense bu sorunun cevabı bir türlü gelmiyor. Geçen gün vatandaşlık hakkı verme bedelinin 250 bin dolardan 400 bin dolara çıkarıldığı gün bu soru yine soruldu ama kesin cevabı yine gelmedi. Şimdi bütün dünyada demokrasilerde kendine demokrasi diyen ülkelerde vatandaşların bilgi edinme hakkı diye bir şeyleri vardır. Türkiye’de de var bu ve üstelik kanunla garanti altına alınmış bir haktır bu. Yani bu bir vatandaşın öğrenmek isteyeceği en temel sorulardan bir tanesidir.

Hepimiz cebimizde bir Türkiye Cumhuriyeti kimliği, kartı taşıyoruz ve vatandaşlık numaramız var. Bizim gibi gelen göçmenlerden kaçı vatandaşlığa kabul edilmiştir? Bu kadar temel bir bilgi konusunda iktidar niye bu kadar ketum davranıyor? Ben anlamış değilim. Bunun saklanacak bir tarafı var mı? Eğer saklanıyorsa o zaman ortada dolaşan birtakım yorumlara, komplo teorilerine açık bir hale getiriyorsunuz demektir. O nedenle ben de CHP’li yöneticiler gibi bir vatandaş olarak şunu soruyorum: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına son 3-4 yılda kaç kişi kabul edilmiştir? Evet, bunu bilmek hepimizin en doğal hakkıdır. Sizlere tavsiyem siz de bu soruyu sormaya devam edin.”

Numberone.com.tr

Banyoda evlenme teklifi aldı

0
Cuma günü aktör Ben Affleck ile 20 yıl aradan sonra tekrar nişanlandıklarını açıklayan Jennifer Lopez, kendi internet sitesinde kaleme aldığı yazıda köpük banyosundayken evlenme teklifi aldığını söyledi.
Banyoda evlenme teklifi aldı

Dünyadaki en sevdiği yer olan köpüklü bir küvette evlenme teklifi aldığını belirten Lopez, “Hiç de süslü bir şey değildi, ama hayal edebileceğim en romantik şeydi. Güzel aşkım dizlerinin üzerine çöktü ve evlenme teklif etti. Tamamen hazırlıksız yakalandım ve gözlerinin içine bakıp aynı anda hem ağlayarak hem de gülerek, 20 yıl sonra bunun tekrar yaşandığı gerçeğini kafamdan atmaya çalıştım” ifadesini kullandı. Ayrıca Lopez, Affleck’in verdiği 3 milyon dolarlık yeşil taşlı yüzüğün fotoğrafını da paylaştı. Lopez yüzük için “Yeşil, her zaman benim uğurlu rengimdi ve şimdi de öyle” diye yazdı.

 

 

Numberone.com.tr

Yağmur Tanrısevsin AKM’ye ismini yazdırdı

0
Yağmur Tanrısevsin’in, geçtiğimiz ekim ayında yeniden açılan AKM’nin bazı seramiklerini yaptığı öğrenildi
AKM'ye ismini yazdırdı

Yağmur Tanrısevsin’in geçtiğimiz ekim ayında açılan Atatürk Kültür Merkezi’ndeki (AKM) bazı seramikleri yaptığı ortaya çıktı. Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nden mezun olan oyuncunun, projede IMECE Sanat Galerisi Kurucusu Mina Gürsel’le çalıştığı öğrenildi.

Tanrısevsin, AKM’nin ilk mimarı Hayati Tabanlıoğlu’nun torunu Mina Hanım’la sekiz ay boyunca çalışarak, seramikleri yaptı. İkili, eserlerde eski AKM’nin mimarisinden esinlendi. İkili, çalışmalarda 20 bine yakın seramik kullandı.

 

Numberone.com.tr

Ünlü isimler Yıldız yağdı

0
Ünlü isimler, ‘Zeki Müren’de Bizi Görecek’ partisinde, Sanat Güneşi’nin eserlerini seslendirdi

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından gerçekleşen 41. İstanbul Film Festivali kapsamında ‘Zeki Müren’de Bizi Görecek’ sloganıyla Cahide Palazzo’da parti düzenlendi. Etkinlikte; Ata Demirer ‘Beklenen Şarkı’, Gonca Vuslateri ‘Sen Kimseyi Sevemezsin’ ve Demet Evgar ile Serkan Keskin ise ‘Muhtacım’ isimli eserleri seslendirdi. Danslarıyla da izleyenleri etkileyen Demirer, “Çok heyecanlıyım. Çünkü ilk ‘O Ses Türkiye’ denememdi. Böylesine büyük rakipler karşısında umarım Acun Bey’in (Ilıcalı) dikkatini çekmişimdir” esprisiyle güldürdü.

 

Numberone.com.tr

Bilim insanlarının heykelleri müzede

0
Balmumu heykel müzelerinin Türkiye’deki ilk örneği olan Eskişehir’deki Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nde, başta Atatürk olmak üzere tarihi, kültürel karakterler ile geçmişten günümüze bilim, medya, sanat, siyaset ve spor dünyasında yer alan 200’ü aşkın ünlü ismin heykeli bulunuyor.
Bilim insanlarının heykelleri müzede

Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nin yeni heykellerine, dünya tıp tarihine damga vuran başarılı Türk bilim insanları da eklendi. 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, giyilebilir kalp pili, akıllı yapay zekâlı ilaçlar gibi icatlarıyla tıp literatürüne adını yazdıran fizik mühendisi Dr. Canan Dağdeviren, dünyayı esir alan Kovid-19 pandemisine karşı yaptıkları aşı çalışmaları ile milyonlarca insanın hayatını kurtaran BioNTech şirketinin kurucuları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci’nin balmumu heykelleri müzede sergilenmeye başladı.

 

Numberone.com.tr

Survivor’a veda eden isim belli oldu! Ada konseyinde duygusal anlar…

0
Survivora veda eden isim belli oldu Ada konseyinde duygusal anlar...

SURVİVOR ÖDÜL OYUNUNU KİM KAZANDI?

Haftanın elemesinden önce Survivor’da ünlüler ve gönüllüler takımı ödül oyununda karşı karşıya geldi. Dört dokunulmazlıktan üçünü kaybeden ünlüler ve iyi bir istatistik yakalayan gönüllüler bu kez lüks bir villada iftar yemeği ve lunapark oyunu için yarıştı.

Ada şartlarında kritik önem taşıyan ödül oyununda her zaman olduğu gibi ilk etapta kadınlar mücadele etti. Denge ve hızın yer aldığı oyunda ünlüler takımı 8-6 galip geldi. Gecenin yıldızı olan Gizem Memiç çıktığı dört oyunun dördünü de kazandı.

İkinci tur erkekler mücadelesine sahne oldu. Nefes kesen oyunda son etapta Batuhan-Hikmet karşılaşması yaşandı. Batuhan’ın aldığı sayı ile ödül oyununu ünlüler takımı 8-4 kazandı. İki turun sonunda 2-0 oyunu kazanan ünlüler takımı böylece ödül oyunundan faydalanma şansı elde etti.

ÖNCE YEMEK SONRA LUNAPARK

Lüks villada Yemek yiyen ünlü isimler ardından lunapark ve sirke gitti. Eğlenceli anların yaşandığı gecede ünlü isimler günün sonunda ada konseyine gitti.

Dört dokunulmazlığın üçünü kaybeden ünlüler takımından Barış, Gizem ve Parviz eleme potasındaki yerini alırken gönüllüler takımından da Ayşe eleme heyecanı yaşadı.

ELENEN İSİM BELLİ OLDU

Oylama sonuçlarına göre Barış, Gizem, Ayşe ve Parviz arasından en az oyu alan yarışmacıyı Acun Ilıcalı açıkladı. Sonuçlara göre bu hafta Survivor’dan elenen yarışmacı Gizem oldu.

Survivora veda eden isim belli oldu Ada konseyinde duygusal anlar...

Son kez söz alan Gizem, “Buraya kadarmış elimden gelen bir şey yok. Daha fazla devam etmek isterdim ama sağlık olsun. Çok üzgünüm ama hakkımda hayırlısı buymuş. Yapacak bir şey yok.” dedi. Arkadaşları ile tek tek vedalaşan Gizem, Merve’ye sarıldığında gözyaşlarına boğuldu.

Acun Ilıcalı ise “Güzellik kraliçesisin burada da giderken tacını taktın. Son oyununda 4’de 4 yaptın” dedi.

HİKMET VE ADEM KARŞIYA

Erkekler mücadelesini 8-4 kazanan ünlüler oyun sonu büyük sevinç yaşadı. Rakip takımı tebrik eden Adem, Hikmet’in tepkisiyle karşılaştı. ‘Kazandığın oyunlardan sonra gelip tebrik ediyorsun’ diyen Hikmet, Adem’in tepkisini çekti. İkiliyi takım arkadaşları sakinleştirdi.

ATAKAN, NAGİHAN VE BARIŞ YÜZLEŞTİ

Uzun zamandır sakatlıkla mücadele eden Barış kazanılan ödüllerden faydalanmamak istemişti. Barış’ın bu tepkisi takım arkadaşlarının ısrarıyla son buldu. Nagihan’ın Barış’a ‘Atakan senin için ‘Barış ödüllerden faydalanmasın’ dedi.’ sözleri üç ismi karşı karşıya getirdi. Barış ve Nagihan’la yüzleşen Atakan sözlerinin çarptırıldığını söyledi. ‘Benim söylediklerimin seninle alakası yok’ diyen Atakan, ‘Burada sadece formatı anlatmakla ilgili söylediklerim var. Onun dışında ‘ben kimse yemek yemesin’ demedim’ sözleriyle kendini savundu. Üç yarışmacı aralarındaki yanlış anlaşılmayı giderdi.

 

Numberone.com.tr

Romancının gözünden Türk basın hayatı

0
Türkiye’de basın tarihi, edebiyatın tarihidir. İlk gazetecilerin önce edip sonra muharrir oldukları bilinir. 1950’lere kadar gazeteciliğin bir okulunun bulunmaması yaklaşık bir asır matbuat hayatının edebiyatçılar idaresinde şekillenmesini gerektirmiştir. Basın ve edebiyat ilişkisinin seyri Tayfun Haykır’ın Türk Romanında Basın Hayatı çalışmasıyla ayrıntılı görülebilir.
Romancının gözünden Türk basın hayatı
Türk Romanında Basın Hayatı (1872-1940), Tayfun Haykır, Gazeteciler Cemiyeti

Türk Romanında Basın Hayatı, ilk Türk romanının yayımlandığı 1872’den 1940’a kadar otuz dört romancıdan yetmiş dokuz romanı inceleyerek Türk basınının çeşitli cephelerini ortaya çıkarıyor. Ancak bu zaman aralığında konusunu doğrudan basın hayatından alan roman sayısının on olduğu tespiti okura hatırlatılıyor. Bunlar arasında Esrâr-ı Cinayat, Mai ve Siyah, Hüküm Gecesi, Teşebbüs-i Şahsî gibi okurun aşina olduğu romanlar bulunduğu gibi Dünkülerin Romanı, Giderayak ve Külhani Edipler gibi pek çoklarımızın göz ardı ettiği romanlar da yer alıyor. Konusu dolaylı olarak basın hayatına temas eden romanların sayısı ise bu hususta bir kanaat ortaya koyacak kadar çok ve çeşitli. Tayfun Haykır, bu çeşitlilik üzerinden birtakım tespitlerde bulunuyor. Sözgelimi, haber gazeteciliği yapan roman kahramanları yirmili yaşlarındayken düşünce yazıları kaleme alanlar otuzlarının ortasını geçmiş görünüyor. Yine şairler daha genç kuşaktan seçilmişken, roman ve hikâye yazarları olgun ve ciddiyeti kuşanmış bir portre çiziyor. Gazetecilikle meşgul bu kahramanların orta ve alt kesime mensup olduğu ancak kültür seviyelerinin ekonomik seviyelerinin çok üstünde bulunduğu ifade ediliyor. Hayat tarzlarının, yaşadıkları maddî imkânsızlıkların, kötü çalışma şartlarının ve uğradıkları siyasî baskıların bu kahramanların bir aile hayatı kurmasının önünde engeller teşkil ettiği de vurgulanıyor. Fakat karşı cinsle temas söz konusu olduğunda kahramanların bir yalnızlık içerisinde olmadığı ifade ediliyor. Hatta yazar kimliği taşımaları bu münasebetleri kolaylaştırıyor. Kahramanların hukuk, tıp, iktisat gibi yükseköğrenim görenleri idealist bir kişilik taşıyor ve yazarlığı bir meslek olarak seçiyor.

Tayfun Haykır, roman kişilerinin özel hayatlarında bağımlısı oldukları alışkanlıkları tek tek ele alacak kadar çalışmasını derinleştiriyor. Kahramanların çok büyük bir kısmının sigara tiryakisi olduğu görülüyor. Sigaranın zararlı olması bir yana bu alışkanlığın üretkenliği artırdığına dair romanlarda yönlendirmeler dikkat çekiyor. Bunu aynı olumlu manzara içerisinde alkol takip ediyor. Giderayak romanının kahramanı Vurgun’un alkol yüzünden sağlığının bozulması dışında bu müskirata dair olumsuz bir cümle ile karşılaşmıyoruz. Kumar, bu ikisinden daha az, uyuşturucu ise sadece bir romanda geçiyor. Tiryakiliği kahve, çay ve enfiye takip ediyor.

GAZETECİNİN MUHALİFLİĞİ

İncelenen romanlardaki yazar roman kişilerinin siyasî görüşleri tasnif edildiğinde yine bir çeşitlilikten söz edebiliyoruz. Bir kısmı II. Abdülhamid’e muhalif, milliyetçi ve İttihatçı, bir kısmı II. Meşrutiyet’ten sonra İttihat ve Terakki Fırkası’na muhalif, diğer bir kısmı ise Millî Mücadele’de padişaha, Hürriyet ve İtilaf Fırkası’na karşı olup Mustafa Kemal’i destekliyor. Cumhuriyet inkılaplarını destekleyenler de bir başka grubu meydana getiriyor. Bu insanların basın dünyasında yer almalarındaki gayenin neler olduğu da Haykır’ın çalışması üzerinden görülebiliyor. Sadece yazarların değil, muhabir, mütercim hatta müvezzilerin matbuata girme arzularının başında idealizm ilk sırada geliyor. Adını ilelebet yaşatmak, şöhret olmak, para kazanmak, gazeteciliği bir yükselme aracı olarak görmek de bu gayeler arasında. Roman kahramanlarının sanatla kurdukları ilişki de bu çalışma kapsamında ele alınıyor. Sanatlar içinde edebiyat ilgisi başta geliyor. Edebiyatta eski-yeni tartışmaları göze çarpıyor. Şiir, roman, hikâye, tiyatro ve gezi yazılarına da rağbet yüksek. Resim ilgisi ve sanat dolu konuşmaların da roman sayfalarına yansıdığı görülüyor.

GAZETECİ KADIN

Kadınların basın hayatındaki varlıkları ise oldukça düşük seviyelerde. Tayfun Haykır romanlarda az sayıdaki kadının edebî faaliyetlerde bulunmakla birlikte gazetecilik yaptıklarını dile getiriyor. Akılcı oldukları, kadın kimliklerinden dolayı çeşitli zorluklarla karşılaştıkları da vurgulanıyor. Onların basını bir meslek hâline getirememelerinin sebeplerinden biri olarak erkek basın çalışanlarının birçoğunun kadın düşkünlüğü gösteriliyor. Yine de II. Meşrutiyet’in ilanından sonra bazı romanlarda kadınlara yer açmak için gayret gösteren erkek roman kişilerine yer veriliyor. Kadın müstearı kullanarak kadınları teşvik etmeleri bu gayrete bir numune. Cumhuriyet’ten sonra ise kadının bir birey olarak değer görmesine dair kurgu unsurlarıyla nispeten daha çok karşılaşıyoruz.

Gazete sahipleri ekonomik durumları iyi kimseler. Yüksek kazançları sadece gazetenin çok satması ile olmuyor. Bazıları ellerindeki gücü siyasî ve ticarî ilişkilerinde kullanıyorlar. Hatta milletvekili olmak ya da bir siyasî parti üyesi bulunmak gibi özellikleri de var. Bugün teknolojik imkânlarla neredeyse kaybolmuş bir meslek olan mürettiplik romanlarda bilgi gerektiren ve herkesin yapmayı göze alamayacağı bir iş olarak anlatılıyor. Mürettipler ağır şartlarda uzun saatler çalışıyor. Sabır ve dikkat onların terk edemeyeceği iki durum. Bugün yazıişleri müdürüne karşılık gelen tahrir müdürü de gazeteye girecek yazıların konusuna, üslup ve hacmine karar veren ve bunları denetleyen kişiler olarak romanlarda görünüyor. Gazeteden en geç çıkan o. İdare müdürleri ise çalışanlar üzerindeki tutumları dolayısıyla çokça eleştirilen kişiler. Görsel malzemenin tedarikinden de ressamlar ve çinkograflar sorumlu. Çinko plakalar üzerine ressamların çizdiği resimler bu plakalar sayesinde baskıya hazır hâle geliyor. Gazete dağıtıcısı müvezziler ise daha ucuz işgücü anlamına geldiği için çocuklardan seçiliyor.

Gazete idarehanelerinde ortak yazı odaları var. Bu odaların ortasında üzeri kâğıt ve kalemle dolu bir masa görünüyor. Gazetecilerin bir kısmı bu odayı kullanırken bazıları kahvehanelerde, hatta vapur ve tren seyahatlerinde yazılarını yazıyorlar. Gazetecilerin haber toplama ve yazmak için başvurdukları çeşitli yollardan bahsediliyor. İlk yol, başka gazeteleri taramak ve diğer gazetecilerden yararlanmak. Okur mektupları da haber kaynağı. Uluslararası havadislere ulaşmak için liman ve istasyonlarda gelen yolculardan bilgi almak da o dönem gazeteciliğinin ilgi çekici yönlerinden biri. Tayfun Haykır’ın Nâzım H. Polat danışmanlığında hazırladığı doktora tezinden kitaplaşan bu eserde burada küçücük bir kısmını aktardığımız pek çok mesele ve sayısız ayrıntı bulunuyor. Kitabın daha sonra bu konularda çalışacak araştırmacılara birtakım tablolarla malzeme sunması da oldukça önemli.

Numberone.com.tr

Talisca ve Aboubakar Fenerbahçe’yi coşturacak

0

Süper Lig’de önemli işler yapan Anderson Talisca ve Vincent Aboubakar Fenerbahçe’de radara girdi. Ekonomik sorunlar yaşayan Al Nassr’da forma giyen iki eski Beşiktaşlı’nın durumu hayli yakından izleniyor.

Talisca ve Aboubakar Fenerbahçe’yi coşturacak

Yeni sezon planlamasına hız veren Fenerbahçe, Süper Lig’in yakından tanıdığı iki hücum oyuncusuna gözünü dikti. Mesut Özil, Luiz Gustavo, Jose Sosa, Tisserand başta olmak üzere pek çok önemli futbolcuyla yolları ayırmayı planlayan sarı-lacivertliler, maaş bütçesinde oluşacak boşluğu Anderson Talisca ve Vincent Aboubakar’da kullanmak istiyor. Türkiye’nin Beşiktaş’taki performanslarıyla hatırladığı iki futbolcu, halen Suudi Arabistan ekibi Al Nassr
forması giyiyor. Transfer çalışmaları başladı. Detaylar kritik…

3 MİLYON EURO ARTI İMZA PARASI

Talisca’nın ödemeleri yapıldı ve tek taraflı feshin önüne geçildi ancak Al Nassr kulübünün ekonomik sıkıntı yaşadığı biliniyor. Brezilyalı’nın menajeriyle temasa geçildi. Oyuncunun durumuyla ilgili bilgi alındı. 28 yaşındaki futbolcunun, yıllık üç milyon Euro garanti ücrete ek olarak imza parası istediği belirlendi. Fenerbahçe, gelişmeleri yakından izliyor. Suud ekibiyle temasa geçilecek. Beşiktaş da bu futbolcuyu takip ediyor.

FIRSAT TRANSFERİ OLANAĞI

Aboubakar’ın transferi biraz daha kolay gözüküyor. Al Nassr, sezon sonunda yüksek maliyeti nedeniyle Kamerunlu golcüyle yollarını ayırmayı planlıyor. Fenerbahçe, bunu fırsata çevirmek arzusunda. Yönetim, gol yollarında yıllardır süren sorunu kalıcı şekilde çözmek adına Aboubakar’ın transferine büyük önem veriyor. 30 yaşındaki golcüyle yıllık 2.5 milyon Euro maaş üzerinden üç sezonluk kontrat önerilecek.

 

Numberone.com.tr

Kâğıt’tan ‘dijital’e basın: Pera Müzesi

0
Pera Müzesi, matbaanın icadından günümüze, basının son 20 yıllık değişimini yansıtan kapsamlı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. “Ve Şimdi İyi Haberler” başlıklı sergide ilk bölüm kâğıdın bulunmasına atfen boş kâğıtla başlıyor. Son bölümde ise Facebook dönemi…
Kâğıt’tan ‘dijital’e basın: Pera Müzesi Ve Şimdi İyi Haberler sergisine ev sahipliği yapıyor
“Ve Şimdi İyi Haberler” sergisi

Suna ve İnanç Kıraç Vakfı Pera Müzesi “Ve Şimdi İyi Haberler” sergisiyle bahara merhaba diyor. Sergi, İsviçre’nin bilinen koleksiyonerlerinden Annette ve Peter Nobel’in 2 bin eserden oluşan Basın Sanatı koleksiyonundan derlenen en kapsamlı seçkilerden birisi. Nobel’lerin 1970’lerde toplamaya başladığı bu koleksiyon, yaklaşık 50 yıllık bir emeğin ürünü. Christoph Doswald’ın küratörlüğünü yaptığı sergi, basının ilk gününden bugüne sanatla bağını gözler önüne sererken, medya-sanat çekişmesine de şahitlik etmemizi sağlıyor. Müzenin üç katına yayılmış eserler, medya ve sanat ilişkisine farklı bir bakış sunuyor.

164 sanatçının eserlerinden oluşan “Ve Şimdi İyi Haberler”, matbaanın icadından günümüze medyanın yansıttığı meseleleri, son 20 yıl özelinde yaşanan değişimlerle aktarıyor. Gazeteyi çıkış noktası olarak belirleyen ve fotoğrafın bulunmasıyla medyanın topluma nasıl yön verdiğine ilişkin kesitler sunan sergide toplam 300 eser gösteriliyor.

İçerik üreticisine çevrildik

Türkiye’den ve dünyadan basın sanatını icra eden önemli isimler fotoğraf, resim, kolaj, yerleştirme ve video gibi eserlerini sergiliyor. 13 bölümden oluşan sergi, müzenin son katındaki “Burada Görülecek Bir Şey Yok” başlığıyla başlıyor. Bu bölümde, kağıdın bulunmasına ve boşluk korkusuna atıf yapılıyor.

“Başlangıçta Sözcük Vardı” bölümünde ise yazının temelini oluşturan harfler ele alınıyor. Buradaki birçok eser harf ve kelimelerden oluşturulmuş. Kelimeleri, fotoğrafın icadı izliyor ve haberler fotoğraflarla renkleniyor. Portrelerle başlayan bölüm, gazete okuyan insanların çeşitli fotoğraflarıyla devam ediyor. Son bölümde “Facebook’ta Nasıl İyi Görünürsünüz: Basın Sonrası Çağ” başlığında medyanın toplumu haber alan kişiden içerik üreticisine çevirmesine gönderme yapılırken, sanatın buna verdiği tepki, eserlerle anlatılıyor.

Habere ve görsele güven olmaz

Sergi küratörü Christoph Doswald koleksiyon özelinde, medyadaki değişimin sanatı etkilemesini şöyle anlatıyor: “Sanatla medya arasındaki gel-git ilişkisi zamanla öne çıktı. Sanat eserleri saklanıp korunur, onarılır, bilimsel olarak belgelenir ve pahalıdırlar. Günlük gazete ve dergilerse her gün yeni baştan üretilen, okunduktan sonra atılan kitlesel tüketim ürünlerinden başka bir şey değil. Günümüzde görsel, dijital, sosyal medya ve dikkat çekme ekonomisi çağında şunu çok iyi biliyoruz, haberlere ve görsellere güven olmaz. Bir zamanlar gerçeklikle kurgu arasında var olan keskin sınır, artık sanatın da yardımıyla çözülme halinde. Basın sanatı koleksiyonu hem bir kültür tarihi arşivi hem de geleceğin sanal söylemlerini gerçeklikle yüzleştirecek bir kaynak olması nedeniyle büyük önem taşıyor” dedi.

Koleksiyonun sahiplerinden Peter Nobel, “Buradaki olayı bilinçli bir davranış, gündelik olaylarla estetik açıdan ilgilenmeye dair bir çağrı olarak görmek de mümkün. Sanat artık yaşamın sembolik dünyasına dönüştü. Bu görsellerin birbirini izleyişine bakarak basının bir tür tarihçesi oluşturulabilir” açıklamasında bulundu.

Sergiye ek olarak Türkçe-İngilizce basılan gazete ise serginin çeşitli bölümlerinden sanatçıların yazdığı metinlere yer veriyor. 7 Ağustos’a kadar ziyaret edilebilecek sergi, öğrenme programları ve film gösterimleriyle de desteklenecek.

 

Numberone.com.tr

Manchester City kaostan turla çıktı

0
Atletico Madrid 1-0 yenildiği maçın rövanşında Manchester City ile karşı karşıya geldi. Gerginliklerle dolu mücadele 0-0 sona erdi ve Manchester City Şampiyonlar Ligi’nde yarı finale yükseldi.
Atletico Madrid-Manchester City maç özeti ve golleri izle: Şampiyonlar Ligi özet izle
Atletico-Manchester maçında gergin anlar yaşandı.

UEFA Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final rövanş mücadelesinde İngiliz ekibi Manchester City, İspanya deplasmanında Atletico Madrid ile golsüz berabere kaldı. İlk maçı 1-0 kazanan City, yarı finale yükselen takım oldu.

UEFA Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final rövanş karşılaşmasında Atletico Madrid, Manchester City’yi konuk etti. Mücadelenin ilk yarısı golsüz sona erdi. İkinci yarıda da iki takımın atakları skoru değiştirmedi ve mücadele 0-0 sona erdi. İlk maçtan 1-0 galip ayrılan Manchester City, bu sonuçla yarı finale yükseldi.

 

Numberone.com.tr

Fenerbahçe’de Miha Zajc’tan transfer cevabı!

0
Son Dakika: Fenerbahçede Miha Zajctan transfer cevabı

Fenerbahçe forması giyen Miha Zajc, sarı lacivertli kulübün gündemine, bireysel performansına ve takımdaki geleceğine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Miha Zajc’ın açıklamaları şu şekilde:

Harika bir hafta sonunu geride bıraktık. İyi bir oyun ortaya koyduk. 3 puanı hak ettiğimizi söyleyebilirim. Maçı domine ettik ve 3 puanı aldık bu da bizler açısından önemliydi. Şimdi bir sonraki maça odaklanacağız. Gerçekten harika bir maçtı ve atmosferdi. Taraftarımız 90 dakika boyunca bizi destekledi. Bu da bizim için artı bir durumdu. Oyunumuza katkı sağladı. Benim açımdan duygulu bir akşamdı. Derbi maçıydı kazanmadığınız zaman kendinizi daha iyi hissediyorsunuz.

Şu an itibariyle harika bir sezon geçiriyorum. Gol anlamında fazla katkı sağladığımı düşünüyorum. Şu an burada olmaktan mutluyum ve takıma minnettarım. Takım anlamında iyi durumdayız. Kişisel olarak sahaya odaklandım. Kendi performansımı yükseltmeye çalışıyorum. Gelecekle ilgili yorum yapmak istemem.

Fanatik’in haberine göre yönetim, müthiş bir çıkış yapan Zajc’a yeni sözleşme önermek için kolları sıvadı. Başarılı futbolcunun kontratı önümüzdeki sezonun sonunda bitecek. İtalyan ekiplerinin takibi altında olan Sloven yıldıza 3 yıllık yeni sözleşme teklif edileceği öğrenildi.

Yönetim, yaz aylarında Zajc’a imzayı attırıp yeni sezonda futbolcunun tamamen saha içine odaklanmasını sağlamak istiyor.

MIHA ZAJC’I OZAN TUFAN’A TERCİH ETTİ

Sezon başlangıcına yakın dönemde Sinan Gümüş, Caner Erkin ve Steven Caulker’ı gözden çıkararak herkesi şaşırtan Portekizli hocanın planlarında yer almayan isimlerden birisi de Ozan Tufan olmuştu.

Sarı lacivertliler, devre arasında Ozan Tufan’ı yeniden kadroya katsa da teknik direktör İsmail Kartal, bu oyuncudan verim alamadı. Miha Zajc ise hazırlık maçlarından bu yana gösterdiği performansla formayı ne denli hak ettiğini bir kez daha gösterdi.

PENALTILAR HARİCİ EN FAZLA GOL ATAN İSİM

Sloven orta saha bu sezon 8. golünü kaydetti. Tecrübeli oyuncu, sarı-lacivertli takımdaki performansıyla penaltılar harici en fazla gol atan isim oldu. Öte yandan 27 yaşındaki Sloven futbolcu attığı golle birlikte kariyer rekorunu egale etti. Miha Zajc, Fenerbahçe formasıyla bu sezon 1 gol daha atması halinde kariyerinin en golcü sezonunu geçirecek.

 

Numberone.com.tr

Atletico Madrid 0-0 Manchester City

0
Atletico Madrid 0-0 Manchester City (Maçın özeti)

Şampiyonlar Ligi çeyrek final rövanş maçında Atletico Madrid ile Manchester City karşı karşıya geldi.

İlk mücadeleyi 1-0 kazanan Manchester City, Madrid’de rakibiyle 0-0 berabere kaldı ve Şampiyonlar Ligi’nde yarı finale yükselen taraf oldu.

Karşılaşmanın ilk yarısı düşük tempoyla geçilirken ikinci devrede Atletico Madrid önemli fırsatları değerlendiremedi.

RAKİP REAL MADRID

Kalesini gole kapatmayı başaran Manchester City, Devler Ligi yarı finalinde Real Madrid’in rakibi oldu.

SAHA KARIŞTI

Maçın 90. dakikasında Foden’ın yerde kaldığı pozisyonun ardından gerginlik çıktı. Atletico Madrid’in savunma oyuncusu Felipe kırmızı kart gördü.

SIMEONE OYUNCUSUYLA TARTIŞTI

Mücadelenin uzatma dakikalarında da ilginç anlar yaşandı. Simeone, kendi oyuncusu Savic ile tartıştı ve sarı kart ila cezalandırıldı.

Atletico Madrid 0-0 Manchester City (Maçın özeti)

İLK 11’LER

Atletico Madrid: Oblak, Savić, Felipe, Reinildo, Llorente, Koke, Kondogbia, Lemar, Lodi, Griezmann, Félix

Manchester City: Ederson, Walker, Stones, Laporte, Cancelo, De Bruyne, Rodri, İlkay, Mahrez, Silva, Foden

 

Numberone.com.tr

Liverpool 3-3 Benfica

0
Liverpool 3-3 Benfica (Maçın özeti)

Şampiyonlar Ligi çeyrek final rövanş maçında Liverpool, Benfica’yı ağırladı.

İlk maçı 3-1 kazanan Liverpool, rövanşta rakibiyle 3-3 berabere kaldı ve yarı finale yükseldi.

Karşılaşmanın 21. dakikasında Konate ile öne geçen İngiliz ekibi, 32. dakikada Ramos’un golüne engel olamadı ve skora denge geldi.

İkinci yarıda ise sahneye Roberto Firmino çıktı ve 55 ile 65. dakikalarda kaydettiği gollerle farkı açtı.

Son sözleri ise 73. dakikada Yaremchuk ve 81. dakikada Nunez söyledi.

Bu sonuçla birlikte Liverpool, Şampiyonlar Ligi yarı finalinde Villarreal’in rakibi oldu.

İLK 11’LER

Liverpool: Alisson, Gomez, Matip, Konate, Tsimikas, Milner, Keita, Henderson, Luis Diaz, Firmino, Jota

Benfica: Vlachodimos, Gilberto, Otamendi, Vertonghen, Grimaldo, Weigl, Taarabt, Ramos, Goncalves, Everton, Nunez

 

Numberone.com.tr

Johnny Depp avukatları, Amber Heard’ın ‘hayatının performansını’ verdiğini söylüyor

0
Johnny Depp ve Amber Heard Mayıs 2016’da boşandı.

Johnny Depp’in avukatları, eski eşler arasındaki karalama davasının açılış tartışmalarında Amber Heard’ı imajına “takıntılı” bir yalancı olarak damgaladı.

ABD'li aktör Johnny Depp, Amber Heard'a karşı açtığı karalama davası sırasında mahkeme salonuna el sallıyor

Dava, Heard’in aile içi istismar mağduru olduğunu iddia ettiği bir makalenin ardından açıldı.

Ancak Bayan Heard’ın ekibi, Bay Depp’in onu sadece “yok etmek” için mahkemeye getirdiğini savundu.

58 yaşındaki Bay Depp, herhangi bir tacizi reddetti ve eski karısına 50 milyon dolar (38 milyon sterlin) dava açtı.

Bayan Heard, 100 milyon dolarlık bir karşı dava ile ona dava açtı.

Yedi haftaya kadar sürmesi beklenen dava için hayranlar şimdiden Virginia mahkemesinin önünde toplandı.

Duruşmada söz konusu olan, Bayan Heard’ın Washington Post’ta 2018’de yayınlanan ve kendisini “aile içi istismarı temsil eden bir halk figürü” olarak tanımlayan makalesidir. Bay Depp, adından söz etmeyen makalenin karalayıcı olduğunu ve kariyerini rayından çıkardığını söylüyor.

Bay Depp’in avukatı Camille Vasquez, açılış tartışmalarının başladığı bir güne, jüri üyelerine Bayan Heard’ın ilişki boyunca saldırgan olduğunu söyledi.

Bayan Vasquez, Bay Depp’in “aşağılanmaktan kaçınmak” için ondan boşanmak istediğini söylediğinde, Bayan Heard kurban olarak kendine bir rol uydurduğunu söyledi.

“Halkın imajına takıntılı” dedi. “Yıllardır bu rolü yaşıyor ve nefes alıyor ve hayatının performansını sergilemeye hazırlanıyor.”

Bayan Heard’ın avukatları, aktrisin Bay Depp’in elinde duygusal, sözlü ve fiziksel tacize maruz kaldığını iddia etti.

Avukat Ben Rottenborn, Bay Depp’in “kariyerini mahvetmek için ona musallat olmak” istediğini söyledi.

Bay Depp’in ablası Christi Dembrowski, tanık kürsüsüne ilk çıktı. Bay Depp’in avukatının sorularını yanıtlayan Bayan Dembrowski, annelerinin istismarıyla şekillenen değişken bir çocukluk dönemini anlattı.

Bayan Dembrowski, “Annem yapardı, çığlık atardı, bağırırdı. [Baba]’ya vurur, ona isimler takardı” dedi. Bay Depp asla karşı koymadı, dedi.

Bayan Dembrowski, ünlü kardeşini iki çocuğuna nazik ve sevecen bir erkek kardeş, oğul ve baba olarak tanımladı.

Bayan Dembrowski’ye göre, erkek kardeşi Bayan Heard ile ilişkiye girdiğinde tavrı değişti. “Daha üzgün görünüyordu,” dedi.

Bayan Dembrowski, Dior’un bir reklam kampanyası için Bay Depp’i işe almak istediği bir olayı hatırlatarak, Bayan Heard’ın sık sık Bay Depp’e hakaret ettiğini söyledi.

Bayan Dembrowski, “[Bayan Heard], ‘Dior, Dior neden sizinle iş yapmak istesin ki? Tarzınız yok… Ona yaşlı bir şişman adam dedi” dedi.

 

Bay Depp’in kız kardeşi jüri üyelerine, Bay Depp’in Bayan Heard ile evleneceği haberiyle “yıkıldığını” ve erkek kardeşinin ilişkisinin ebeveynlerininkileri yansıtmasından korktuğunu söyledi.

“Dürüst olursam, [düğüne] gitmeyi tartıştım” dedi. “Zaten ortaya çıktığımdan emin olmak istedim, çünkü dürüst olmak gerekirse, küçük kardeşimin ne olursa olsun orada olacağımı bildiğinden emin olmak istedim.”

Bayan Dembrowski, önümüzdeki haftalarda Virginia’da ifade vermek üzere çağrılacak ve Bay Depp ve Bayan Heard’ın ilişkisine dair rakip hesapların taslağının çizilmesine yardımcı olacak tahmini 120 tanığın ilki.

Pazar günü, duruşmadan önce Bayan Heard, Instagram’a “Johnny’ye olan sevgisini her zaman koruduğunu” yazan bir açıklama yaptı.

“Geçmiş hayatımızın ayrıntılarını dünyanın önünde birlikte yaşamak zorunda kalmak bana büyük acı veriyor” dedi.

Olay yerinde – David Sillito, BBC News, Virginia

“Kelimeler önemlidir!”

Sözler, Amber Heard’ın sözleriyle Johnny Depp’in duygusal ve maddi olarak nasıl yaralandığına dair bir davanın başlangıcı olan bir güzellikle iletildi. Johnny Depp’in hukuk ekibine liderlik eden Benjamin Chew, tanık olmak üzere olduğumuz şeyi, Amber Heard’ı bir yalancı, “sorunlu” ve “manipülatif” bir kadın olarak göstermeye çalışacak bir davayı ortaya koydu.

Açılış konuşması bir Hollywood filminin tüm kurnazlığıyla yapıldı, sonunda neredeyse bir alkış kopacağını hissettiniz ama saha içinde her şey sakindi.

Johnny Depp sessizce oturdu ve avukatların 11. jüriye sunumlarını dikkatle izledi. Amber Heard, kayıtsız, dikkatli, ara sıra not alıyormuş gibi görünüyordu.

İzlemek, büyük ölçüde Depp hayranlarından oluşan bir kalabalıktı. Mahkeme işlemleri başlamadan önce telefonları gizli tutmaları, fotoğraf çekmemeleri konusunda uyarıldılar, ‘Seni seviyoruz Johnny’ diye bağırılmayacaklardı. Ama başladığında bir üfürüm ya da hareket belirtisi yoktu. Bunun idollerini haklı çıkaracağına dair güvenleri yüksekti.

Bu, onlara göre, adli tıp uzmanları, bir danışman, polis ve arkadaşlardan alınan kanıtlarla tam bir hikaye olacak. Johnny Depp Londra’daki davasını kaybetmiş olabilir – bunun farklı olacağını düşünüyorlar.

Amber Heard’ın hukuk ekibi daha sonra meydan okumayı sundu. Evet, onu tacizle suçlamıştı ama Washington Post’taki makalesinin konusu bu değildi. Johnny Depp’in adını vermedi, manşeti yazmadı ve Amerika’da gazetelerde yazılan sözler için özel bir anayasal koruma var.

Çoğu avukat, Amerika’da başarılı bir iftira davası açmanın Birleşik Krallık’takinden çok daha zor olduğu konusunda hemfikirdir ve İngiltere’deki davada yargıç, Amber Heard’ın olaylar versiyonunun yanında yer aldı.

Ancak bugün sadece bir uvertürdü. Jüri üyeleri, olacakların çarpıcı olacağı konusunda uyarıldı, iki taraf da çalkantılı özel hayatlarının ve ünlü arkadaşlarının ayrıntılarını açıklamak istediklerini söylemedi ama şimdi bulunduğumuz nokta bu.

 

Numberone.com.tr

Rihanna’nın iç çamaşırsız pozları olay oldu! Fotoğraflara yorum yağdı

0
İlk bebeğini kucağına almak için gün sayan dünyaca ünlü şarkıcı Rihanna, bir dergi için kamera karşısına geçti. Karnı burnunda olan Rihanna, peş peşe iç çamaşırsız pozlar vererek sosyal medya hesabından da yayınladı.
Rihanna'nın iç çamaşırsız pozları olay oldu! Fotoğraflara yorum yağdı - Sayfa:1

Barbadoslu şarkıcı Rihanna ve rapçi erkek arkadaşı ASAP Rocky, şimdilerde ilk bebekleri için gün sayıyor.

Rihanna'nın iç çamaşırsız pozları olay oldu! Fotoğraflara yorum yağdı - Sayfa:2

Hamileliği boyunca göbeğini açıkta bırakan kıyafetler tercih eden Rihanna, Vogue dergisi için kamera karşısına geçerek cesur pozlar verdi.

Rihanna'nın iç çamaşırsız pozları olay oldu! Fotoğraflara yorum yağdı - Sayfa:3

PAYLAŞIMINA BEĞENİ YAĞIYOR

Rihanna'nın iç çamaşırsız pozları olay oldu! Fotoğraflara yorum yağdı - Sayfa:4

İddialı kıyafet tercihleriyle adından söz ettiren Rihanna, dergi için iç çamaşırsız pozlar verdi.

Rihanna'nın iç çamaşırsız pozları olay oldu! Fotoğraflara yorum yağdı - Sayfa:5

Ünlü ismin küvette verdiği poz da dikkatlerden kaçmadı. Instagram’da 126 milyon takipçisi bulunan şarkıcı, fotoğraflarını takipçilerinin beğenisine sundu. Rihanna’nın pozları kısa sürede 5 milyondan fazla beğeni aldı.

Rihanna'nın iç çamaşırsız pozları olay oldu! Fotoğraflara yorum yağdı - Sayfa:6

“HAMİLELİĞİMDE AŞIRI YORGUN OLUYORUM”

Rihanna'nın iç çamaşırsız pozları olay oldu! Fotoğraflara yorum yağdı - Sayfa:7

Yaptığı açıklamada hamileliğini öğrendiği anı anlatan Rihanna, “Ne zaman yumurtladığımı falan bilmiyorum. Sadece eğlendik. Sonra test yapınca hamile olduğumu fark ettim. Hiç vakit kaybetmeden erkek arkadaşıma testi gösterdim. Ertesi sabah doktorun muayenehanesindeydim ve yolculuğumuz başladı” dedi.

Rihanna'nın iç çamaşırsız pozları olay oldu! Fotoğraflara yorum yağdı - Sayfa:8

Hamileliğinde yaşadığı belirtileri anlatan şarkıcı, sözlerine şöyle devam etti: “Bazen aşırı yorgun oluyorum. Buna alışkın değilim. Gecenin herhangi bir saatinde uyanık kalabiliyordum ama şu an bedenim her dakika bana ‘şu an uyuman gerekiyor’ diyor.”

Rihanna'nın iç çamaşırsız pozları olay oldu! Fotoğraflara yorum yağdı - Sayfa:9

İşte Rihanna’nın dergi için verdiği pozlar…

Rihanna'nın iç çamaşırsız pozları olay oldu! Fotoğraflara yorum yağdı - Sayfa:10
Rihanna'nın iç çamaşırsız pozları olay oldu! Fotoğraflara yorum yağdı - Sayfa:11
Rihanna'nın iç çamaşırsız pozları olay oldu! Fotoğraflara yorum yağdı - Sayfa:12
Rihanna'nın iç çamaşırsız pozları olay oldu! Fotoğraflara yorum yağdı - Sayfa:14

 

Numberone.com.tr

Gizem Memiç, meğer Serenay Sarıkaya’yı geride bırakmış!

0
TV8’in sevilen yarışması Survivor 2022 tüm hızıyla devam ederken, yarışmanın en çok konuşulan isimlerinden biri de Gizem Memiç oldu. Ünlüler takımında yarışan Memiç, performansı ile diğer takım arkadaşlarından biraz geride kalsa da düzgün kişiliği ile izleyiciler tarafından büyük beğeni topluyor. Birleşme Partisi’nde Yıldız Tilbe’den ‘Delikanlım’ şarkısını söyleyen Gizem Memiç, birinci seçilmişti. Gizem Memiç hakkında araştırma yapanlar ise Serenay Sarıkaya gerçeği ile çok şaşırdı!
Gizem Memiç, meğer Serenay Sarıkaya’yı geride bırakmış! Survivor’ın güzeli Gizem Memiç’in kardeşi de ünlüymüş - Sayfa:1

Gizem Memiç Ankara’da Bilkent Üniversitesi, Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesinde İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı eğitimi aldı.

Gizem Memiç, meğer Serenay Sarıkaya’yı geride bırakmış! Survivor’ın güzeli Gizem Memiç’in kardeşi de ünlüymüş - Sayfa:2

Survivor Gizem Memiç, 16 Mayıs 1990 tarihinde doğdu. 1 Nisan 2010 tarihinde yapılan Miss Turkey yarışmasına seçilen Memiç, o sene birinci oldu.

Gizem Memiç, meğer Serenay Sarıkaya’yı geride bırakmış! Survivor’ın güzeli Gizem Memiç’in kardeşi de ünlüymüş - Sayfa:3

Tacını bir önceki yılın kraliçesi Miss Turkey 2009 Ebru Şam’dan alan Memiç’in birinciliği ile ilgili Serenay Sarıkaya detayı ise herkesi şoke etti.

Gizem Memiç, meğer Serenay Sarıkaya’yı geride bırakmış! Survivor’ın güzeli Gizem Memiç’in kardeşi de ünlüymüş - Sayfa:4

Gizem Memiç’in 2010 yılında, Miss Turkey yarışmasında rakibi Serenay Sarıkaya’yı geride bırakarak birinci olduğu ortaya çıktı.

Gizem Memiç, meğer Serenay Sarıkaya’yı geride bırakmış! Survivor’ın güzeli Gizem Memiç’in kardeşi de ünlüymüş - Sayfa:5

Memiç, Türkiye’yi hem Miss World Dünya Güzellik Yarışması’nda hem de Miss Universe Kâinat Güzellik Yarışması’nda temsil etti.

Gizem Memiç, meğer Serenay Sarıkaya’yı geride bırakmış! Survivor’ın güzeli Gizem Memiç’in kardeşi de ünlüymüş - Sayfa:6

Memiç, Survivor Ünlüler-Gönüllüler yarışmasında Gönüllüler takımında yer aldı ve yarışmanın 115. gününde adaya veda ederek Survivor 2016’da 10. oldu.

Gizem Memiç, meğer Serenay Sarıkaya’yı geride bırakmış! Survivor’ın güzeli Gizem Memiç’in kardeşi de ünlüymüş - Sayfa:7

Gizem Memiç, 2018 yılında Burak Mert ile dünya evine girdi.

 

Numberone.com.tr

Gözler ünlü çift Hadise ve Mehmet Dinçerler’e çevrildi.

0
Evlilik hazırlığında olan ünlü popçu Hadise, nişanlısı Mehmet Dinçerler’in kardeşi Tuğba’nın düğününden kısa bir süre önce sevgilisi ile nikah kıydı.
Gözler ünlü çift Hadise ve Mehmet Dinçerler'e çevrildi. Çiftten bomba haber gecikmedi. Gözde çift nikahı bastı - Sayfa:1

Hadise, oyuncu Kaan Yıldırım ile 1,5 yıllık birlikteliklerini sonlandırdıktan sonra aradığı aşkı iş adamı Mehmet Dinçerler’de buldu.

İlişkileri başladığı ilk günden bu yana çok konuşulan çift, geçtiğimiz aylarda evlilik kararı aldı.

Gözler ünlü çift Hadise ve Mehmet Dinçerler'e çevrildi. Çiftten bomba haber gecikmedi. Gözde çift nikahı bastı - Sayfa:2

Sevgilisi Mehmet Dinçerler’in evlilik teklifine “Evet” diyen Hadise, parmağındaki 3 milyon 133 bin 280 TL’lik yüzükle, sosyal medyayı adeta sallamıştı.

Gözler ünlü çift Hadise ve Mehmet Dinçerler'e çevrildi. Çiftten bomba haber gecikmedi. Gözde çift nikahı bastı - Sayfa:3

Mutlu bir birliktelikleri ile gündemden düşmeyen Dinçerler ile güzel popçu Hadise, evliliğe ilk adım attı.

Gözler ünlü çift Hadise ve Mehmet Dinçerler'e çevrildi. Çiftten bomba haber gecikmedi. Gözde çift nikahı bastı - Sayfa:4

Mehmet Dinçerler, ailesini de alıp şarkıcıyı istemeye gitti. Ünlü çift 15 Mart’ta aile arasında nişanlandı.

Gözler ünlü çift Hadise ve Mehmet Dinçerler'e çevrildi. Çiftten bomba haber gecikmedi. Gözde çift nikahı bastı - Sayfa:5

36 yaşındaki Hadise evlilik yolunda ilk adımı attığı Mehmet Dinçerler ile kardeşi Tuğba’nın düğününe katılmıştı. Aile pozu veren Hadise, müstakbel kayınvalidesi ve görümceleriyle bol bol eğlenmişti.

Gözler ünlü çift Hadise ve Mehmet Dinçerler'e çevrildi. Çiftten bomba haber gecikmedi. Gözde çift nikahı bastı - Sayfa:6

tv100’den Pınar Efe’nin haberine göre, Hadise, sevgilisinin kardeşi Tuğba’nın düğününnden kısa bir süre önce Dinçerler ile imam nikahı kıydı.

Gözler ünlü çift Hadise ve Mehmet Dinçerler'e çevrildi. Çiftten bomba haber gecikmedi. Gözde çift nikahı bastı - Sayfa:7

Evlenmek için çok beklemek istemeyen aşıklar, harekete geçti. Hadise ve nişanlısı Mehmet Dinçerler, şu sıralar düğün mekanı arayışında.

 

Numberone.com.tr

Derya Uluğ’un Bergen klibi kriz çıkardı

0
Şarkıcı Derya Uluğ, ‘Bergen: Saygı Albümü’ için seslendirdiği ‘Canım Dediklerim’ şarkısına kendi cebinden 80 bin TL harcadı. Ancak Derya Uluğ, klibi çöpe atmak zorunda kaldı! Çünkü Bergen yapımcıları kriz çıkardı, kıyamet koptu. İşte detaylar…

 

 

 

Numberone.com.tr