Ana Sayfa Blog Sayfa 579

Ünlü rapçinin anma töreni tepki çekti: Cesedini sahneye sabitleyip dans ettiler

0

Geçtiğimiz günlerde vurularak öldürülen rap müzik yıldızı Goonew’in anma törenine ait görüntülerin ortaya çıkması ile sosyal medyada tepkilere yol açtı. Hayranları, gece kulübünde, 24 yaşında öldürülen rapçinin cesedinin önünde bütün gün dans etti.

ABD’nin Maryland eyaletinde geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen bir silahlı saldırı sonucu öldürülen rapçi Goonew’in anma görüntüleri gündem oldu.

ABD’nin başkenti Washington DC’deki Bliss gece kulübünde düzenlenen anma töreninde,  geleceğin rapçisi olarak adlandırılan Goonew’in mumyalanmış cesedi sahneye çıkarıldı. Rapçinin cansız bedeni sahneye sabitlenirken hayranları önünde dans edip şarkı söyleyerek Goonew’i andı.

Rahatsız edici görüntüler kısa sürede sosyal medyada yayılırken, birçok kişi ‘anma partisi’ne tepki gösterdi. Birçok kişi görüntüleri, ‘tuhaf’, ‘rahatsız edici’ ve ‘saygısız’ olarak nitelendirdi.

50 CENT TEPKİ GÖSTERDİ

Sosyal medya üzerinden duruma tepki gösteren isimlerden biri de ünlü rapçi 50 Cent oldu. Goonew’in vücudunun sergilendiği videonun altına yorum yapan 50 Cent, “Oh (kahretsin)! Bunun ne olduğunu şimdi anladım.” dedi.

 

Numberone.com.tr

Sarışın olan Dua Lipa son haliyle dikkatleri çekti

0

Saçlarını sarıya boyatarak dikkatleri üzerine çeken ünlü pop yıldızı Dua Lipa’nın Instagram paylaşımları olay oldu.

Sarışın olan Dua Lipa son haliyle dikkatleri çekti

İngiliz pop şarkıcısı Dua Lipa’nın iç çamaşırına benzer kıyafetler giyerek Instagram’da paylaştığı pozlar dikkatleri çekti.

Dantelli, korseli siyah çamaşırları ve ona uygun eldivenleriyle poz veren 26 yaşındaki Lipa’nın paylaşımlarına hayranlarından yorum ve beğeni yağdı.

Son olarak 2020 yılında yayınladığı hit şarkısı Levitating’in çalıntı olduğu haberleriyle gündeme gelen ünlü şarkıcı mahkemelik olduğu olayla ilgili yorum yapmamayı seçmişti.

2022’nin başlarında, para konusunda anlaşamadığı menajeri ve ekibiyle yollarını ayıran Lipa’nın menajerliğini ise babası Dukagjin Lipa üstlendi.

Şarkıcılık kariyeri dışında iki tane de müzik şirketi bulunan pop yıldızının, Covid-19 pandemisine rağmen, iki yılda yaklaşık 1 milyar TL (50 milyon Sterlin) gelir elde ettiği iddia edildi.

 

Numberone.com.tr

Will Smith’e bir darbe de ajansından mı gelecek? Oyuncuyu bırakmayı düşünüyorlar

0

Will Smith’in bağlı olduğu ajans yöneticileri, ünlü ismin Oscar Ödül Töreni’nde imza attığı skandaldan sonra ikiye bölünmüş durumda. Will Smith’in bağlı olduğu yetenek ajansı Creative Artists Agency, oyuncuyla çalışıp çalışmama konusunda fikir birliğine henüz varamadı

Will Smith’e bir darbe de ajansından mı gelecek? Oyuncuyu bırakmayı düşünüyorlar

Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen Oscar Ödül Töreni, tarihinin en büyük skandallarından biriyle gündeme oturdu. En iyi erkek oyuncu adaylarından biri olan Will Smith, sahnede sunum yapan ünlü komedyen Chris Rock’a tokat attı. Smith’in olaydan sadece birkaç dakika sonra aday olduğu dalda Oscar alması da ayrıca tepki çekti.

Şimdi ise ünlü oyuncu bu skandal yüzünden bağlı çalıştığı ajanstan olmakla karşı karşıya.

Oscar Ödül Töreni’ne gölge düşüren skandal, hâlâ dünya kamuoyunun gündemindeyken konuyla ilgili gelişmeler yaşanmaya da devam ediyor. Törenden sonra tüm geceyi eğlenerek geçiren Will Smith, bir süre sessizliğini koruduktan sonra Instagram üzerinden Chris Rock’tan özür dilediğini açıklayan bir yazı yayınlamıştı.

AJANSI İKİYE BÖLDÜ

Smith, bu özürle de yetinmedi ve Akademi’den istifa ettiğini de açıkladı. Tüm törene gölge düşüren bu olay için de Akademi farklı yaptırımlar uygulayıp uygulamayacağını görüştüğünü belirtirken bu hafta da oyuncunun pek çok projesinin iptal olduğu haberi geldi.

Smith bağlı olduğu ajansla yollarının ayrılıp ayrılmayacağını bekliyor. Smith’in beraber çalıştığı ajans; medya ve sporda sayısız birinci sınıf yıldızı temsil eden CAA’dan Bryan Lourd, Richard Lovett ve Kevin Huvane’yi endüstrinin en büyük ödüllerinden birini almış olmasına rağmen Smith ile çalışıp çalışmayacaklarına karar vermeye çalışıyor.

The Daily Beast’teki bir açıklamaya göre, ajans içinde Smith konusunda şiddetli bir tartışma yaşandı. Tartışma, geçen hafta Kaliforniya, Rancho Palos Verdes’deki lüks okyanus kıyısındaki Terranea Resort’ta bir liderlik inzivasına bile sıçradı ve yaklaşık 100 menajer ve yetenek yöneticisi konuyu gündeme getirdi. Söz konusu toplantı, pandemiden bu yana ilk toplantılarıydı.

Ajansın konuyla ilgili en büyük korkusu ise yeni bir Harvey Weinstein skandalı yaşamak. Yöneticilerden Bryan Lourd, Smith’i CAA’nın kadrosundan çıkarmak isterken, Lovett ise Smith ile çalışmaya devam etmek istiyor.

DAHA ÖNCE DE YAŞANDI

Will Smith skandalına benzer skandallar Hollywood’da daha önce de yaşanmıştı. Örneğin; WME, Mel Gibson’ın ırkçı söyleminden sonra oyuncu ile çalışmayı bırakmıştı. WME ayrıca cinsel taciz iddiaları nedeniyle Brett Ratner ve Bryan Singer ile de yollarını ayırmıştı.

Eski Fox News yıldızı Bill O’Reilly de kendisine yönelik bir dizi cinsel taciz iddiasını çözmek için 32 milyon dolar ödediği ortaya çıkınca UTA’dan çıkarıldı.

KARİYERİ BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR

Oscar’a gölge düşüren bu skandaldan sonra oyuncunun kariyerinin nasıl şekilleneceği ise merak konusu. İptal edilen ve beklemeye alınan projelerden sonra Smith şimdilik, hâlâ bu yıl vizyona girecek olan Apple TV+ filmi Emancipation’a sahip. Bu, oyuncunun popülerliğine ve Oscar olayından sonraki projeler üzerindeki etkisine bir bakış sağlayabilir.

Pek çok kişi Smith’in kariyerinin boşa mı gideceğini veya izleyicilerin ona sırtını dönüp dönmeyeceğini merak ederken, kriz PR ajansı Red Banyan’ın CEO’su Evan Nierman, Smith’in kalacağını iddia etti. Nierman Newsweek’e verdiği demeçte, “Will Smith, on milyonlarca insanın önünde canlı televizyonda saldırı gerçekleştirdikten sonra bile iptal edilemeyecek kadar büyük” dedi.

BEKLEMESİ GEREKİYOR

Avukat Domenic Romano ise Smith’in uygun bir geri dönüşün tadını çıkarmak için halkın hafızasından kaybolmasını, sempatik ve pişman görünmeye devam ederek beklemesi gerektiğini söyledi.

Smith, gelecekte Oscar için oy kullanamayacak veya özel Akademi etkinliklerine katılamayacak, ancak yine de gelecekteki Oscar adaylıkları için uygun olacak.

“Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi üyeliğinden istifa ediyorum ve kurulun uygun gördüğü diğer sonuçları kabul edeceğim” dedi.

 

Numberone.com.tr

Kourtney Kardashian ve Travis Berker, Las Vegas’ta gizlice evlendi

0

Kourtney Kardashian ve rock müzisyeni sevgilisi Travis Barker’in Las Vegas’ta gizli bir törenle evlendiği iddia edildi.

Kourtney Kardashian ve Travis Berker, Las Vegas’ta gizlice evlendi

ABD’nin ünlü sosyal medya fenomeni ailesi Kardashianların büyük kızı Kourtney Kardashian bir süredir birlikte olduğu müzisyen Travis Barker’ın evlilik teklifine “evet” demiş ikili geçtiğimiz yıl ekim ayında nişanlanmıştı.

İkilinin ne zaman evleneceği ile ilgili bir sürü iddia magazin gündeminde dolaşırken, çiftin, Grammy Ödülleri’nin ardından Las Vegas’ta gizlice evlendiği iddia edildi.

ABD merkezli magazin sitesi TMZ, Kourtney Kardashian ve Travis Barker, Grammy Ödülleri’nden birkaç saat sonra saat 01:30’da Las Vegas’ta bir düğün şapelinde evlendiğini öne sürdü.

Kardashian ailesinden Travis Barker'a özel doğum günü kutlaması - Magazin haberleri – Sözcü

TELEFONLAR YASAKLANDI

Kaynaklara yakın isimlerin gazeteye yaptığı açıklamada, ikilinin, şapele telefon sokulmasına izin vermediği, kendi fotoğrafçılarını ve güvenliklerini getirmeyi tercih ettiği belirtildi.

Çifte yakın başka bir kaynak da İngiliz Daily Mail gazetesine yaptığı açıklamada, ikilinin Grammy’den sonra da içtiğini ve düğünlerine de öyle gittiklerini açıkladı.

Düğün töreninden kısa bir süre sonra Kourtney, Las Vegas’taki Wynn Hotel’e sabah saat 2 gibi ayrılırken görüldü.

BAŞKA KUTLAMALAR DA YAPILACAK

Çifte yakın kaynaklar, düğünün bunla sınırlı kalmayacağını ve başka kutlamaların da yapılacağını duyurdu.

2005-2015 yılları arasında Scott Dissick ile birlikte olan Kardashian’ın bu ilişkisinden üç çocuğu bulunuyor. Öte yandan Barker da 2001-2002yıllarında Melissa Kennedy ile evlenmiş ve daha sonra Shanna Moakler ile 2004-2008 yılları arasında evli kalmıştı. Çiftin Alabama ve Landon isimli iki çocuğu bulunuyor.

 

Numberone.com.tr

Lüks marka Chanel’den Rusya’ya kısıtlama geldi: Satmadan önce soruyorlar

0

Rusya ile Ukrayna arasında 40 günü aşkın bir süredir savaş devam ederken moda dünyası da tepkisini göstermeye devam ediyor… Bir süre önce Rusya’daki hizmetlerini kapatan Fransa merkezli lüks giyim markası Chanel, başka ülkelerden alışveriş yapan Ruslara kısıtlama getirdi.

Lüks marka Chanel’den Rusya’ya kısıtlama geldi: Satmadan önce soruyorlar

Rusya’nın 24 Şubat’tan beri Ukrayna’yı işgal etmesine tepkiler dinmiyor… Savaşın başlamasından kısa bir süre sonra Rusya’daki faaliyetlerini askıya alan Fransa merkezli lüks tüketim markası Chanel, Rus vatandaşlarına yeni kısıtlamalar getirme kararı aldı.

ABD merkezli medya kuruluşu Bloomberg’in aktardığı haberde, Chanel’in başka ülkelerden alışveriş yapan Rus vatandaşlarına satış yapmadan önce “Bunu Rusya’da mı kullanacaksınız” diye sorduğu ortaya çıktı. Chanel’in bu sayede Avrupa Birliği’nin uyguladığı 300 eurodan pahalı lüks ürünlere uygulanan yaptırımı uyguladığı belirtildi. Avrupa Birliği ayrıca, ürünlerini Rusya’da kullanacak Rus vatandaşlarına lüks tüketim ürünlerinin satışını engellemişti.

Chanel adına açıklama yapan yetkili, “Yeni bir süreç başlattık ve nerede yaşadığını bilmediğimiz müşterilere bu ürünleri Rusya’da kullanıp kullanmayacaklarını soruyoruz. Bu durum bazı müşterilerimizde hayal kırıklığı yarattı” dedi.

Bloomberg bu durumu, “Dubai’deki Chanel’de çalışanlar Rus müşterilerine 8250 euroluk Chanel çantanın Rusya’da kullanıp kullanmayacaklarını sorabilecek, Ruslar buraya özgürce seyahat edebiliyor” sözleriyle aktardı. Rus vatandaşları savaşa rağmen Türkiye’ye de ulaşım sağlayabiliyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı da Chanel’i Twitter üzerinden eleştirdi. Marka, 4 Mart’tan itibaren Rusya’daki mağazalarını kapatmış ve e-satış platformunu da askıya almıştı.

 

Numberone.com.tr

Milyarder kayınpeder, damada sözleşme imzalattı

0
Milyarder kayınpeder, damada sözleşme imzalattı: Yılın düğününde fotoğraf yasağı
DÜĞÜN 9 NİSAN’DA

Çiftin dört çocuğundan en büyüğü olan Brooklyn, 9 Nisan’da Amerikalı milyarder bir ailenin kızı olan oyuncu nişanlısı Nicola Anne Peltz ile hayatını birleştiriyor. Düğünün ayrıntıları merak edilirken basına yansıyan bir iddia bu heyecanı bile gölgede bıraktı.

Milyarder kayınpeder, damada sözleşme imzalattı: Yılın düğününde fotoğraf yasağı

EVLİLİK SÖZLEŞMESİ İMZALADILAR
ABD ve İngiliz basınında yer alan iddialara göre Nicola Anne Peltz’in, milyarder bir iş insanı olan babası Nelson Peltz, damadına evlilik sözleşmesi imzalattı. Aslına bakılırsa bu sözleşme hem 23 yaşındaki Brookly Beckham hem de 27 yaşındaki Nicola Anne Peltz için bağlayıcı özellik taşıyor. Müstakbel gelin ve damadın imzaladığı sözleşmeye göre, boşanmaları durumunda her ikisi de ailelerinden kaynaklanan servetten pay alamayacak. Beckham ve Peltz’in, bu tür bir sözleşme imzaladıkları haberi 2020 yılından, yani nişanlanmalarından bu yana gündeme geliyor aslında. Bu iddiaya ne Beckham ne de Peltz ailesinden bir açıklama geldi.

Milyarder kayınpeder, damada sözleşme imzalattı: Yılın düğününde fotoğraf yasağı

PELTZ’İN BABASI ABD’NİN SAYILI ZENGİNLERİNDEN
Bu arada her ikisinin de ailesinin sahip olduğu servete bakarsak… Beckham çiftinin toplam serveti 380 milyon sterlin. Nicola Anne Peltz’in ailesinin serveti ise bunun neredeyse üç katı. Peltz ailesinin 1. 3 milyar sterlin serveti bulunuyor. Beckham ailesine gelin gidecek olan Nicola Anne Peltz’in babası Nelson Peltz ülkesinin sayılı zenginleri arasında.  Peltz’in annesi de eski bir model olan Claudia Heffner Peltz.

Milyarder kayınpeder, damada sözleşme imzalattı: Yılın düğününde fotoğraf yasağı

MİLYONLUK MALİKANEDE EVLENECEKLER
Brooklyn Beckham ve Nicola Anne Peltz’in düğünü, 9 Nisan’da gelinin ailesinin sahip olduğu Florida, Palm Beach’teki malikanesinde yapılacak. Bu arada bu konutun değerinin de 76 milyon sterlin olduğu konuşuluyor. Törenin maliyetinin 3 milyon sterlin civarında olacağı da ortaya atılan iddialar arasında. Bu arada çiftin düğünün yayın haklarını Vogue dergisine sattığını bu yüzden de konukların sosyal medya paylaşımı yapmaması için sıkı önlemler alınacağı belirtiliyor.

İKİ GELİNLİK HAZIRLANDI: En çok Son Hava Bükücü adlı filmde canlandırdığı Katara karakteriyle hafızalarda yer eden Nicola Anne Peltz, törende iki ayrı gelinlik giyecek. Bu gelinlikler de iddia edildiği gibi moda tasarımcısı olan Victoria Beckham’ın değil moda devi Valentino’nun imzasını taşıyacak. Gelin Nicola Anne Peltz’in, hazırlıklar sırasında kendi tasarımcısıyla birlikte gelinlik provaları için sık sık Roma’ya gittiği belirtiliyor. Sevgilisine “evet” derken giyeceği gelinliği hazırlayan Valentino tasarımcılarıyla buluşup o özel günde giyeceği en özel elbise üzerinde çalışıyor. Bu konuda kendisine kayınvalidesi Victoria Beckham’ın da yardımcı olduğu belirtiliyor.

Milyarder kayınpeder, damada sözleşme imzalattı: Yılın düğününde fotoğraf yasağı

Nicola Anne Pelz ile Brooklyn Beckham, 2020 yılında nişanlandı. Nişan haberi pandemi koşullarında, sosyal medya hesaplarından duyuruldu. Peltz, nişan pozu için kayınvalidesi Victoria Beckham’ın tasarladığı sarı bir elbise giydi.

Milyarder kayınpeder, damada sözleşme imzalattı: Yılın düğününde fotoğraf yasağı

DAMADIN ERKEK KARDEŞLERİ SAĞDIÇ OLACAK
The Sun gazetesinin haberine göre damat Brooklyn Beckham’a törende kardeşleri 19 yaşındaki Romeo ile 16 yaşındaki Cruz sağdıç olarak eşlik edecek. Beckham çiftinin tek kızı olan Harper Seven’ın ise gelinin nedimeleri arasında yer alması bekleniyor.

Milyarder kayınpeder, damada sözleşme imzalattı: Yılın düğününde fotoğraf yasağı

‘SERVET GÖSTERİSİ’ DEĞİL AŞKIN GÜNÜ OLSUN İSTİYORLAR
Daha önce basına yansıyan haberlere göre Brooklyn Beckham ve Nicola Anne Peltz, daha doğrusu büyük servet sahibi aileleri, düğünün muhteşem geçmesi için kesenin ağzını da açtı. Fakat öte yandan genç çiftin o günün bir “servet gösterisi” değil aşkla dolu bir gün olmasını ve hafızalarda da o şekilde kalmasını hayal ediyor.

Milyarder kayınpeder, damada sözleşme imzalattı: Yılın düğününde fotoğraf yasağı

2020’DE NİŞANLANDILAR
Brooklyn Beckham, bir bahçede çekilen pozlarını Instagram sayfasında “İki hafta öne ruh eşime benimle evlenmesini söyledim. ‘Evet’ dedi, ben dünyadaki en şanslı erkeğim. En iyi eş ve bir gün en iyi baba olacağıma söz veriyorum” notuyla paylaştı. Çift, aşklarını sık sık sosyal medya paylaşımlarıyla ifade ediyor. Çiftin yakın arkadaş çevresinden sızan haberlere göre, Brooklyn Beckham 24 yaşındaki Nicola Peltz’e Los Angeles’ta evlenme teklif etti. Bu teklifine de olumlu yanıt aldı. Yine ileri sürülenlere göre David Ve Victoria Beckham da bu gelişmeden memnun kaldı. Peltz, bir süredir ailenin toplandığı özel günlerle de onlara katılıyordu.

Brooklyn Beckham’ın nişanlısı Nicola Peltz, genç kuşak bir oyuncu. En çok dikkat çeken rolü ise Son Hava Bükücü filminde canlandırdığı Katara oldu. Aralarında Deck The Halls, Harold, Transformers: Age of Extinction’ın da bulunduğu yapımlarda kamera karşısına geçen Peltz, Miley Cyrus’ın 7 Things adlı şarkısının klibinde de oynadı.

Milyarder kayınpeder, damada sözleşme imzalattı: Yılın düğününde fotoğraf yasağı

ÜNLÜ KONUKLAR
Gelelim düğünün konuklarıyla ilgili söylentilere. Koronavirüs pandemisi yüzünden ertelenen törene ünlü konukların katılması bekleniyor. İddialara göre Brooklyn Beckham ile oyuncu ve model Nicola Anne Peltz’in düğününe ünlüler de davetli. Bunlar arasında Gigi Hadid, Nicole Richie, Beckham ailesinin yakın dostları Gordon Ramsey ve eşi Tara da yer alıyor İngiliz basınına yansıyan haberlerde. Brooklyn Beckham’ın vafiz babası Elton John da konuklar arasında fakat aynı dönemde turnede olacağı için genç çiftin düğününe katılamayacağı ileri sürülüyor.

Milyarder kayınpeder, damada sözleşme imzalattı: Yılın düğününde fotoğraf yasağı

HARRY İLE MEGHAN GİDİYOR MU?
Bu arada Brooklyn Beckham ile Nicola Anne Peltz’in düğününe katılacaklar arasında İngiliz kraliyet ailesinden ayrılıp ABD’ye yerleşen Prens Harry ile Meghan Markle’ın da adı geçiyor. Beckham çifti de, Harry ile Meghan’ın düğün töreninde konuklar arasındaydı.

 

Numberone.com.tr

Öyle günler oldu ki yataktan çıkmak istemiyordum

0
Öyle günler oldu ki yataktan çıkmak istemiyordum
HEM FİZİKSEL HEM DE RUHSAL SAĞLIK SORUNLARI

Bu ünlü yıldız, çocuk oyuncu olarak ünlendikten sonra kariyerini hem müzik hem Sinema dünyasında sürdüren Selena Gomez’den başkası değil. 29 yaşındaki yıldız, bir süre önce lupus hastalığına yakalandığını, ardından böbrek nakli geçirdiğini açıklamıştı. Sonra da bazı sağlık sorunlarıyla uğraşmak için kameraların karşısından biraz da olsa uzaklaşacağını duyurmuştu. Bu arada psikolojik sorunları nedeniyle rehabilitasyona girdiğini de gizlemedi.

LUPUS HASTALIĞI NEDİR? Sistemik Lupus Eritematozus ya da daha yaygın kullanılan adıyla Lupus, sebebi bilinmeyen cilt, eklem, böbrek, kalp zarıy akciğer zarı gibi birçok doku ve organ iltihabına bağlı çok sayıda bulgularla giden, değişik seyir gösteren ve bağışıklık sisteminin bozuk çalışması sonucu ortaya çıkan bir hastalık.

Öyle günler oldu ki yataktan çıkmak istemiyordum

HAYATIYLA İLGİLİ FARKLI ADIMLAR ATTI
Henüz 30 yaşına gelmeden neredeyse birkaç ömürlük tecrübe yaşayan Selena Gomez, 2020 yılında da bazı ruhsal sorunlarla mücadele ettiğini açıkladı. Sorunları Koronavirüs pandemisi döneminde yaşanan sosyal izolasyon sürecinde giderek artan Gomez, bu arada bipolar bozukluk teşhisi de aldı. Fakat bundan kurtulmak için bir yandan tedavisini sürdürürken bir yandan da hayatıyla ilgili farklı adımlar attı. Gomez, bunları da katıldığı Good Morning America (Günaydın Amerika) adlı programda anlattı.

Öyle günler oldu ki yataktan çıkmak istemiyordum

RUHSAL SORUNLARINI DA HİÇ GİZLEMEDİ
Gomez, programda 4 buçuk yıldır sosyal medyadan uzak olduğunu belirtip “Bu benim hayatımı tamamen değiştirdi. Daha mutluyum, daha çok “anda” yaşıyorum, insanlarla daha fazla iç içeyim” diye konuştu. Selena Gomez, internetin aslında ne kadar güçlü bir iletişim aracı olduğunu bildiğini ama kendisi için farklı bir durum olduğunu belirtti. Yaşadığı bipolar bozukluk, anksiyete ve depresyon sorunları konusunda sosyal medyada her zaman açık olduğunu da sözlerine ekledi.

Daha önce Instyle dergisine verdiği röportajda da sosyal medya hesaplarının şifrelerine kendisinin ulaşımının olmadığı bir sistem kurduğunu belirtmişti Gomez. Her ne kadar özellikle Instagram’daki paylaşımları devam etse de bunları gerçekleştiren kişi Gomez değil, sosyal medya hesaplarını yürütmekle görevli olan ayrı bir ekip. Gomez sosyal medyadan uzaklaşmanın ruh sağlığı için yaptığı en iyi şey olduğunu da sözlerine ekledi.

Öyle günler oldu ki yataktan çıkmak istemiyordum

BENZER SORUNLARI YAŞAYANLARA YARDIM ELİ UZATIYORLAR
Selena Gomez, kendisinin de uzun süre mücadele ettiği bipolar bozukluk, anksiyete ve depresyonun ardından ruh sağlığının, dünyanın en önemli şeyi olduğunu fark ettiğini vurguladı. İşte bu nedenle kendisiyle aynı sorunları yaşayanlara yardım elini uzatmak için annesi Mandy Teefey ve iş kadını Danielle Pierson ile birlikte bir internet sitesi kurduklarını söyledi Gomez.

Öyle günler oldu ki yataktan çıkmak istemiyordum

ANNESİ VE GENÇ İŞ KADINININ DESTEĞİYLE
Programa kızıyla birlikte katılan 45 yaşındaki Teefey (solda)  kendisinin de bazı ruhsal travmalarla mücadele etmek zorunda kaldığını hatırlattı. Selena Gomez ile annesi Mandy Teefey’i bu internet sitesi konusunda iş kadını Daniella Pierson da destekliyor. Kendisi de obsesif kompulsif bozukluk teşhisi alan Pierson, Wondermind adlı bu internet sitesinin; anlaşılmak, sevilmek ve özen görmek isteyen herkese açık olduğunu da sözlerine ekledi.

Öyle günler oldu ki yataktan çıkmak istemiyordum

Bir dönem yatağından çıkmak bile istemediğini anlatan Selena Gomez o günlerde böyle bir platform olsaydı ondan faydalanabileceğini de sözlerine ekledi.

Gomez annesi Mandy ve iş kadını Daniella Pierson ile birlikte kurdukları bu platformun terapilere bir alternatif olmadığını sadece destek amacı taşıdığını ifade etti.

Öyle günler oldu ki yataktan çıkmak istemiyordum

KENDİMLE DAHA İYİ BİR İLİŞKİM VAR’
Kylie Jenner’ın ardından Instagram’da en çok takipçiye sahip olan kadın ünlü unvanını taşıyan Selena Gomez, geçen ocak ayında In Style dergisine verdiği röportajda sosyal medyanın “bütün dünyası” haline geldiğini ve bunun da kendisini “çok tehlikeli bir durumda” bıraktığını belirtti. Kendisine ait Rare Beauty adında bir kozmetik markası da bulunan Selena Gomez, sosyal medyanın da etkisiyle gerçekçi olmayan güzellik standartları geliştirdiğini vurguladı. Bu durumun makyajsız bir şekilde görünmemek ve görüntülenmemek gibi bir korkuyu da içerdiğini sözlerine ekledi. Cep telefonunu elinden bıraktığında da gereksiz nefret ve kıyaslamaların hayatından çıktığını belirtti. Gomez. Sonra da “O tuhaf hissin geri geleceği anlar olacak ama şimdi kendimle çok daha iyi bir ilişkim var” diyerek sözlerini sürdürdü.

Selena Gomez, uzun süredir hem fiziksel hem de ruhsal sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor. Geçen yıl mart ayında da müziği tamamen bırakmayı düşündüğünü açıklamıştı ünlü yıldız, bundan önce de son bir albüm çıkaracağını açıklamıştı. Vogue dergisine röportaj veren Gomez, oyunculuğa daha fazla ağırlık vermek istediğini söyledi. “İnsanlar sizi ciddiye almazken Müzik yapmaya devam etmek çok zor” diyen Gomez, zaman zaman kendisine “Neden hâlâ buna devam ediyorum” diye sorduğunu belirtti. Hayranları, ünlü şarkıcının dördüncü solo albümünü çıkarmasını beklerken, Gomez’in açıklamaları, bunun son albümü olabileceğinin işareti olarak algılandı.

Öyle günler oldu ki yataktan çıkmak istemiyordum

BÖBREK NAKLİ GEÇİRDİ
Selena Gomez,2017 yılında uzun süre ortalarda görünmedi. Daha sonra da kendisine böbrek nakli yapıldığını sosyal medyadan duyurdu. Lupus hastalağı nedeniyle böbreklerinin işlevlerini yerine getirmediğini açıklayan Gomez, yakın arkadaşı Francia Raisa’ın bir böbreğini kendisine bağışladığını belirtti.

Nişanlısı onu dadıyla aldattı, evli, dört çocuklu sevgilisiyle skandal ilişki yaşadı

0
Nişanlısı onu dadıyla aldattı, evli, dört çocuklu sevgilisiyle skandal ilişki yaşadı: Çocuk doğurayım diye baskı yapıyorlar
EVLİ VE DÖRT ÇOCUKLU SEVGİLİYLE SKANDAL AŞK

Aylarca “evli bir erkeğin sevgilisi” olarak Magazin basınının manşetlerinden inmedi. Sonra aradan geçen zaman içinde duruldu, bir çocuk annesi oldu ve eskisine göre çok daha sakin bir hayat sürdürüyor. Rol aldığı son proje nedeniyle, yıllar önce, daha 20’li yaşlarında bir kızken yaşadığı “aldatılma skandalı” şimdi bir kez daha gündeme geldi. Ama o artık bu durumu masaya yatırıp değerlendirebiliyor. Bir dergiyle yaptığı röportaj da bunun bir örneği.

Nişanlısı onu dadıyla aldattı, evli, dört çocuklu sevgilisiyle skandal ilişki yaşadı: Çocuk doğurayım diye baskı yapıyorlar

BU KEZ SANAT, HAYATI TAKLİT ETTİ
Artık 40 yaşında yetişkin bir kadın Sienna Miller. Bir dönem sürdürdüğü hızlı hayatla bilinen Miller, şu sıralar Anatomy of a Scandal (Bir Skandalın Anatomisi) adlı yapımda kamera karşısına geçiyor. Kaderin bir cilvesi olacak ki Miller, o yapımda aldatılan bir kadın karaktere  hayat veriyor. Ünlü oyuncu, hem “sanat, hayatı taklit eder” dedirten o dizideki rolünü hem de geçmişte yaşadıklarını Elle dergisine verdiği bir röportajda bir kez daha değerlendirdi.

Nişanlısı onu dadıyla aldattı, evli, dört çocuklu sevgilisiyle skandal ilişki yaşadı: Çocuk doğurayım diye baskı yapıyorlar

BİR KEZ DAHA DENEDİLER AMA OLMADI
Sienna Miller’ı bütün dünya genç bir oyuncu olarak tanıdı. Ardından Alfie adlı yapımda birlikte rol aldığı Jude Law ile yaşadığı aşkla gündeme geldi. Herkes, nişanlanan çiftin evlenmesini beklerken onların adı dönemin en çok konuşulan skandallarından biriyle gündeme geldi. Law, Sienna Miller’ı, eski eşi Sadie Frost’la olan evliliğinden dünyaya gelen çocuklarının dadısıyla aldattı. Takvimler 2005 yılını gösteriyordu. Nişan bozuldu ve Law kamuoyunun karşısında, aldattığı Miller’dan özür diledi. Ama bu olay Sienna Miller için çok büyük bir sarsıntı oldu. Çift, aradan geçen zaman içinde tekrar bir araya geldi ve aşklarına ikinci bir şans verdi. Ama ilişkileri yine yolunda gitmedi. Sonunda ikisi kesin olarak ayrıldı ve farklı yollarda yürümeye başladılar.

Nişanlısı onu dadıyla aldattı, evli, dört çocuklu sevgilisiyle skandal ilişki yaşadı: Çocuk doğurayım diye baskı yapıyorlar

‘O TANIDIK, ÇİRKİN ALAN’
Sienna Miller, şimdi yeni projesinde aldatılan bir kadını canlandırıyor. Yapımdaki karakteri canlandırırken kendisine rehber olan ise 2005 yılında yaşadığı o aldatılma şoku. Sienna Miller, yeni projesindeki karakteri canlandırırken “tekrar o eski tanıdık çirkin alana” geri döndüğünü anlattı Elle dergisine verdiği röportajda. Anatomy of A Scandal adlı yapımda Sienna Miller, genç bir yardımcısına tacizde bulunmakla suçlanan bir politikacının karısını canlandırıyor. Geçmişte Jude Law ile yaşadıklarından yola çıkarak da o karakterle aralarında bir bağ kurduğunu anlattı Miller. Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu tanıdık bir alan. Çünkü, karakterimin yaşadıklarına benzer tecrübelerim oldu. Ve duygular da tanıdık.” Fakat sözün burasında Miller, canlandırdığı karakterin bu olayla başa çıkma biçimiyle kendisinin başa çıkma yolunun farklı olduğunun da altını çizdi.
 

Miller, röportajda o dönemde Jude Law’ın kendisini aldatmasından sonra yaşananlara da değindi. “Ben o dönemde Jude’a aşıktım ve sanki bir paralel evrende yaşıyordum. O zamanlar her şey büyülüydü” diye konuştu Miller. Yıldız, aslında Jude Law ile ilişkisi sayesinde genç yaşta bir anda şöhrete kavuştuğunu da sözlerine ekledi.

Nişanlısı onu dadıyla aldattı, evli, dört çocuklu sevgilisiyle skandal ilişki yaşadı: Çocuk doğurayım diye baskı yapıyorlar

İKİNCİ ÇOCUK BASKISI
Sienna Miller, aktör Tom Sturridge ile nişanlılık döneminde şu anda 9 yaşında olan Marlowe adında bir kız çocuğu annesi olmuştu.  Fakat röportajda,  buna rağmen, toplumdan “bir çocuk daha” baskısı gördüğünü de saklamadı. Hatta bu yüzden 40 yaşına girdiğinde yumurtalarını dondurduğunu da söyledi. Miller “Çocuk sahibi olmakla ilgili bir baskı hissediyorum. Bir çocuk sahibi daha olmalı mıyım, neden bir çocuğum daha yok, bunlar gerçekten yüksek sesle dile getiriliyor” dedi.

Biyolojinin kadınlara zalim davrandığını anlatan Sienna Miller “Sonunda ben de 40 yaşında yumurtalarımı dondurdum. Gerçekten de bir bebeğe daha ihtiyacım olup olmadığına odaklandım. Ben ‘eğer olursa olur’ diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Nişanlısı onu dadıyla aldattı, evli, dört çocuklu sevgilisiyle skandal ilişki yaşadı: Çocuk doğurayım diye baskı yapıyorlar

EVLİ SEVGİLİ
Sienna Miller, 2000’lerin ilk yarısında hep “olaylı” ilişkiler yaşadı. Uzun süre evli ve dört çocuklu iş insanı Balthazar Getty ile birlikte oldu. Bu ilişki de basının manşetlerinden inmedi. Getty’nin bir ailesi olmasına rağmen yine de çift birbirlerinden uzun süre kopamadı. Hatta dünyanın en gözde tatil beldelerinde samimi şekilde kameralara yakalandılar. Fakat bu inişli- çıkışlı ilişki de uzun sürmedi ve Miller ile Getty ayrıldı.

Balthazar Getty, Sienna Miller ile olaylı ilişkisi bittikten sonra yaptığı açıklamayla da gündeme gelmişti. Getty, Miller ile ile yaşadığı yasak ilişkinin, karısı Rosetta ile evliliğini daha da güçlendirdiğini söylemişti 2016’da verdiği bir röportajda. Baltzazar Getty ile karısı Rosetta, iş insanının Sienna Miller ile birlikteliği yüzünden iki yıl ayrı kaldılar. Fakat sonra tekrar bir araya geldiler. Getty, karısıyla barıştıktan sonra Miller ile yaşadığı ilişkiyi “sanki başka bir hayata ait” diyerek tanımlamıştı.

Nişanlısı onu dadıyla aldattı, evli, dört çocuklu sevgilisiyle skandal ilişki yaşadı: Çocuk doğurayım diye baskı yapıyorlar

Sienna Miller daha sonra meslektaşı Tom Sturridge ile nişanlandı. Çiftin bir kız çocuğu dünyaya geldi. Fakat şu anda 9 yaşında olan Marlowe bile onları bir arada tutmaya yetmedi. Miller ile Sturridge ayrıldı.

Nişanlısı onu dadıyla aldattı, evli, dört çocuklu sevgilisiyle skandal ilişki yaşadı: Çocuk doğurayım diye baskı yapıyorlar

Sienna Miller bir süredir Oli Green ile uyumlu ve mutlu bir ilişki sürdürüyor.

 

 

 

Numberone.com.tr

Ünlü çiftten şok nikah: Yeni günün ilk saatlerinde evlendiler

0

Ünlü çiftten şok nikah: Yeni günün ilk saatlerinde evlendiler

GÖRÜNTÜ ALINMASINA İZİN VERMEDİLER
İnternetteki TMZ sitesinin haberine göre nikah, gece yarısından sonra sabahın ilk saatlerinde, 01.30’da Las Vegas’ta bir şapelde kıyıldı. Kardashian ile Barker, törenin yapıldığı şapele gelen konukların içeriye cep telefonu sokmasına izin vermedi. Özel güvenlik önlemleri altında gerçekleşen nikahı sadece çiftin özel fotoğrafçısı görüntüledi. 42 yaşındaki Kourtney Kardashian ile 46 yaşındaki Travis Barker, şapele kendi özel güvenlik görevlilerini getirdi.

Ünlü çiftten şok nikah: Yeni günün ilk saatlerinde evlendiler

GRAMMY TÖRENİNDEN SONRA EVLENDİLER
Kourtney Kardashian ile Travis Barker, tören öncesi Las Vegas’taki MDM Arena’da gerçekleşen 64’üncü Grammy Ödülleri törenine katıldı. Kırmızı halıda da aşk dolu pozlar veren çift, törenin bitiminden sonra şapele gidip hayatlarını birleştirdi.

Ünlü çiftten şok nikah: Yeni günün ilk saatlerinde evlendiler

Kardashian ile Barker geçen yılın ekim ayında nişanlandıklarını sosyal medyadan duyurdu. Barker, sevgilisine sahilde oluşturulan romantik bir ortamda evlenme teklif etti. Kardashian da büyük bir mutlulukla bu teklife “evet” dedi.

Ünlü çiftten şok nikah: Yeni günün ilk saatlerinde evlendiler

SCOTT DISICK’TEN ÜÇ ÇOCUK ANNESİ
Bu Kourtney Kardashian’ın ilk, Travis Barker’ın da üçüncü evliliği. Kardashian, daha önce uzun süre Scott Disick ile birliktelik yaşadı. Çiftin üç çocuğu olmasına rağmen evlenmediler. Kourtney Kardashian, üçüncü çocuğunu dünyaya getirdiğinde annesi Kris Jenner’ın artık evlenmelerini istediği haberleri basına yansımıştı. Çift, 9 yılın ardından yollarını ayırdı. Kourtney Kardashian bir süre de Younes Bendjima ile bir birliktelik yaşadı. 2016 yılında flört etmeye başlayan çift iki yıl sonra yollarını ayırdı.

Ünlü çiftten şok nikah: Yeni günün ilk saatlerinde evlendiler

Travis Barker ise ilk evliliğini Melissa Kennedy ile, ikinci evliliğini Shanna Moakler ile yaptı. Barker iki çocuk babası.

İspanya’da Cansu Dere rüzgarı

0

İspanya’da büyük bir hayran kitlesine sahip olan Cansu Dere, ülkenin en önemli ödül törenlerinden biri olan sinema, tiyatro ve televizyon dallarında en iyilerin ödüllendirildiği Fotogramas de Plata’da, Dizi Dalında ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü sahibine verdi.

Bu yıl 73’üncüsü gerçekleştirilen Fotogramas De Plata’da ödül gecesinde Cansu Dere sahneye çıkarak dizi dalında ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü La Case De Papel dizisinin yıldızı Najwa Nimri’ye verdi.

İspanyada Cansu Dere rüzgarı

Dere, sahnede anonsunu İspanyolca yapınca salonu dolduranlardan büyük alkış aldı.

İspanyada Cansu Dere rüzgarı

DÜNYA STARLARI ÖDÜL ALDI
İspanya’da 1951’den beri Sinema, tiyatro ve televizyon dallarında en iyilerin ödüllendirildiği Fotogramas de Plata’nın bu yılki ödül töreni, 4 Nisan’da Madrid’deki Eslava Tiyatrosu’nda gerçekleşti. En iyilerin halk oylamasıyla seçildiği törende; Javier Badem, Penelope Cruz, Alba Flores, Pedro Almodovar gibi dünya starları ödül aldı.

İspanyada Cansu Dere rüzgarı

Cansu Dere ödül töreninde önde gelen isimlerle bir araya gelerek, gece boyunca sohbet etti.

KIRMIZI HALI DA CANSU DERE RÜZGARI!

Tören öncesi düzenlenen kırmızı halı etkinliğinde İspanyol basınından büyük ilgi gören Dere, hayranlarıyla bol bol fotoğraf çektirerek basından gelen soruları yanıtladı.

İspanyada Cansu Dere rüzgarı

Tören için Madrid’e davet edilen Cansu Dere, böylesine önemli bir törene katılmaktan ve ödül vermekten büyük mutluluk ve onur duyduğunu söyledi.

İspanyada Cansu Dere rüzgarı

HAYRANLARINI KIRMADI
Cansu Dere’nin hayranlarını kırmayarak bol bol fotoğraf çektirdi.

İspanyada Cansu Dere rüzgarı

 

 

 

Numberone.com.tr

 

Galatasaray’da Kerem Aktürkoğlu için kritik gün Cumartesi! Fenerbahçe derbisi öncesi…

Galatasarayda Kerem Aktürkoğlu için kritik gün Cumartesi Fenerbahçe derbisi öncesi...
Galatasaray’da, Fenerbahçe derbisinde oynayıp oynamayacağı büyük merak konusu olan Kerem Aktürkoğlu’nun durumu cumartesi günü netleşecek. Geçen haftaki Karagümrük maçının 35. dakikasında sakatlanarak oyundan çıkan genç futbolcu, cumartesi gününe dek antrenmanlara çıkmayıp tedavi olacak.

Cumartesi yapılacak idmanda kendini deneyecek olan Kerem, ağrı hissetmezse Fenerbahçe karşısında forma giyecek.

HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR

Süper Lig’de son 4 maçta 2 galibiyet, 2 yenilgi alarak 6 puan toplayan Galatasaray, pazar günü Fenerbahçe ile oynayacağı derbinin hazırlıklarını dün akşam yaptığı antrenmanla sürdürdü. Florya Metin Oktay Tesisleri’nde 1.5 saat süren çalışmaya, sakatlıkları bulunan Feghouli, Muhammed ve Kerem katılmadı.

Numberone.com.tr

Fenerbahçe’den İrfan Can Kahveci’den Galatasaray’a gönderme

Fenerbahçeden İrfan Can Kahveciden Galatasaraya gönderme: Onlardan daha kaliteli takımız

Fenerbahçe’nin başarılı orta saha oyuncusu İrfan Can Kahveci, Fenerbahçe Televizyonu’nda yayınlanan ‘Günün Röportajı’nda programına konuştu. Pazar günü Galatasaray ile oynanacak Derbi maçla ile ilgili açıklamalarda bulunan başarılı isim, takımla ilgili de soruları yanıtladı.

Hafta sonu oynanacak derbi maçının hazırlıklarını değerlendirerek sözlerine başlayan İrfan Can Kahveci, “Hazırlıklar güzel gidiyor, moralliyiz. Bir günlük iznin ardından bugün güzel bir antrenman yaptık. Yarın daha da tempomuzu artıracağız. Genel anlamda hazırlıkların iyi gittiğini söyleyebilirim. Derbi havasına giriyoruz. Daha önceki maçlardan gelen bir seriyle moraller de yerinde. Herkesin yüzü gülüyor. Güzel bir ortam var. İnşallah en güzel şekilde hazırlanacağız.” dedi.

Son 7 maçta yakalanan galibiyet serisine değinen milli futbolcu, “Maç kazandıktan sonra, o seriyi yakaladıktan sonra gerisi geliyor. Takım daha da moralleniyor, oyuncuların performansı da artıyor. Zaten galibiyetler peşi sıra geldiğinde takım, daha çok takım havasına girmiş oluyor. Daha güzel görüntülerin ortaya çıktığını söyleyebilirim. Moraller yüksek olduğunda özgüven de artıyor. Taraftarımız da bu galibiyet serisinden sonra bizimle beraber ve onlardan aldığımız güçle herkesin özgüveni artmış durumda. Bu seriler tabii ki takım için çok önemli, inşallah serileri devam ettiririz.” şeklinde konuştu.

“TARAFTAR ARKAMIZDA DURDUKÇA SERİMİZ DEVAM EDER”

Son dönemde artan taraftar desteğiyle birlikte takımdaki özgüvenin de yükseldiğine işaret eden İrfan Can, “Taraftarlarımız bazen sitemlerinde haklılar çünkü bizden daha çok şey bekliyorlar. Bizden daha iyi, daha çok performans bekledikleri için haklılar, hiçbir zaman bir şey diyemem. Seriye başladığımız zaman onların gücüyle daha da iyi performans sergiliyoruz. Onlar arkamızda durduğu sürece, yanımızda olduğu müddetçe biz bu seriyi devam ettiririz.” dedi.

HER ŞEYİME DİKKAT EDİYORUM”

Taraftarın kendisinden çok şey beklediğinin farkında olduğunu dile getiren Kahveci, “Taraftarımızın benden beklentisi çok yüksek olduğu için bazen sitem edebiliyorlar, onlarında bu hakkı tabii ki. Çünkü büyük bir bonservis ödenerek alındım, yetenekli bir oyuncuyum, onların beklentisi çok yüksek benden. Tabii bu süreçte biraz şansızlıklar da yaşadım. Ama hiçbir zaman pes etmeden çalışmaya devam ettim. Çünkü onların yüzünü güldürmek istiyorum. Benim performansım arttığı zaman hem onların yüzü hem de benim yüzüm gülüyor. Aynı şekilde özgüvenim de daha çok oluyor. Elimden geldiğince çok çalışıyorum. Her şeyime dikkat ediyorum; beslenmeme, uyku düzenime… Ayrıca ekstra çalışmalarıma da dikkat ediyorum çünkü bu sakatlıklar benim için iyi oldu diyebilirim çünkü daha iyi yaşamayı, daha iyi çalışmayı, ne zaman ne yapabileceğimi öğrendim diyebilirim. Aslında hepsi bir tecrübe. Bundan sonraki süreçte de elimden geldiğince takımıma katkı sağlamak istiyorum ki benden beklentinin farkındayım. İnşallah böyle devam eder.” diye konuştu.

“GALATASARAY’DAN DAHA KALİTELİYİZ”

Potansiyelini tam anlamıyla yansıtamadığını ancak bu yönde çalıştığını ifade eden Kahveci, “Potansiyelimin şu anda %50’sini yansıtabiliyorum. Çalışmaya devam ediyorum. Bundan sonraki süreçte dediğim gibi inşallah %100’ümle, potansiyelimi daha öne çıkaracak şekilde devam ederim.” derken sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Derbi tabii ki özel bir karşılaşma ama her zamanki gibi hazırlanmaya devam ediyoruz. Ligin ilk yarısında da derbi oynadık, oradan da güzel bir galibiyetle dönmüştük. Temennimiz bu maçtan da galibiyetle ayrılmak.”

Galatasaray’a oranla kadro yapılanmasının çok daha üst seviyelerde olduğunu söyleyen milli futbolcu, “Şu an baktığımızda rakibimizin bir iddiası yok. Tek amaçları bizi yenmek olacaktır. Bizim ikincilik için büyük bir iddiamız var. Aynı şekilde bir serimiz var ve bunu devam ettirmek istiyoruz. Bu maça konsantre olacağız, bu maçı kazanmak istiyoruz. Yeneceğimizi de düşünüyorum çünkü bizim kadro kalitemizin onlara göre daha üst seviyede olduğunu söyleyebilirim. İnşallah yeneriz.” dedi.

“DÜNYANIN EN ÖNEMLİ DERBİLERİNDEN BİRİ”

Fenerbahçe-Galatasaray maçının dünyanın en büyük derbilerinden biri olduğunu belirten İrfan Can Kahveci, “Takım içinde de konuşmaya başladık. Aslında Kayseri maçından önce bile konuşulmaya başlandı. Ama tabii Kayseri maçına odaklanmıştık. Şimdi derbi konuşmalarına devam ediyoruz. Özellikle Mert’le bizim Galatasaray’la olan transfer döneminden dolayı ikimizin arasında olan konuşmalar da var. Yabancı oyuncular da bilincindeler. İlk devre de beraberdik. Onlar da nasıl bir derbi olduğunu biliyorlar. Dünyanın en büyük derbilerinden biri; Fenerbahçe-Galatasaray maçı. O nedenle herkes bilincinde.” diye konuştu.

İrfan Can Kahveci sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Hoca zaten hep bizimle birebir konuşuyor. Derbi için de konuşuruz. O da mutlu. Derbi havasına girdi. Seri olduğu için de yüzü gülüyor. İnşallah böyle devam ederiz. Hoca ile güzel bir iletişimimiz var. O zaten Fenerbahçe’nin içinden gelen bir insan. Her zaman nasıl daha iyi olabilirizi konuşuyoruz. Takımla yaptığı toplantılarda, analizlerde bunu gösteriyor. Her zaman en iyisini yapmaya çalışıyoruz.

“ASİST YAPMAK, GOL ATMAKTAN DAHA KEYİFLİ”

Alanya ve Kayseri maçlarını farklı kazandık. Ligin ilk devresinde böyle farklı galibiyetlerimiz yoktu. Performanslar arttı, öz güven yerine geldi. İlk devrede de böyle skorlar bulabilirdik ama bazen düşüşler olabiliyor. Herkesin performansı arttı, özgüveni yerine geldi. Böyle skorları daha çok bulabileceğimizi düşünüyorum. Goller inşallah devam eder. Daha fazla da olabilirdi ama sakatlıklar, oynayamadığım maçlar oldu. Konya maçındaki golüm de güzeldi ama Kayseri maçındaki golüm bu sezonki gollerim içinde en güzeli diyebilirim. Golden çok asistten daha fazla keyif alıyorum. Daha çok asist ve gol atmayı deneyeceğim. Bunun için de çalışıyorum. İnşallah devamı gelir.

Derbi tabii önemli ama bizim için her maç önemli. Bizim amacımız bundan sonraki her maçı kazanmak tabii ki ve çıkabildiğimiz kadar üst sıralara çıkmak.

“SUÇ TOP TOPLAYICI ÇOCUKTA DEĞİL”

Kayserispor karşısındaki golümü hem eşime hem de inşallah doğacak çocuğuma armağan ettim. Kayseri’de küçük kardeşimiz topu vermedi. Aslında suç onda değil, onu o psikolojiye sokan insanlarda. Sonuçta ben sevincimi yapıp topu geri vereceğim ona. Kardeşimiz küçük olduğu için idrak edemiyor olabilir, suçu aslında onun etrafındaki insanlarda buluyorum. Sonrasında soyunma odasında arkadaşlarımla sevinci yaptık.

Taraftarlarımızdan beklentim maç bitene kadar bize destek olsunlar. Sonuna kadar yanımızda olsunlar. Zaten öyle olduğunda bizi stadımızda yenecek takım yok. Diğer takımlarda oynarken de Şükrü Saracoğlu’na geldiğimde o büyülü havasını hissediyorum. Taraftarlarımız yanımızda olduğu sürece o stattan kimse çıkamaz.

Derbiyi aslında dışarıdan izlemek daha heyecanlı. İçindeyken tabii o heyecanı yaşayamıyorsun. Heyecanı yaşıyorsun ama daha az heyecanlı oluyorsun. Çünkü oynuyorsun ve senin kontrolün altında. Ama küçüklükten beri dışarıdan izlediğim için o derbiler izlerken daha heyecanlı oluyor.

Kayseri maçında güzel bir gol attım inşallah derbide de atarım. Yapamadığım sevinci de belki bizim stat da yaparım. Maça bütün ailem gelecek.”

 

Numberone.com.tr

Koronavirüs aşısını bulan Uğur Şahin’in maaşı belli oldu

Koronavirüs salgını milyonlarca insanın hayatına kaybetmesine neden oldu. Eşi Özlem Türeci ile koronavirüs aşısı geliştiren Biontech şirketinin CEO’su Uğur Şahin büyük bir başarı elde etti. Aşı sayesinde milyonlarca insanın hayatı kurtuldu. Şahin’in yıllık maaşı merak konusu oldu. Şahin’in yıllık maaşı pandemi sonrası neredeyse 4 katına çıkarak 2020-2021 döneminde 30,8 milyon dolara ulaştı.
Koronavirüs aşısını bulan Uğur Şahin'in maaşı belli oldu

Aşı şirketlerinin CEO’ları koronavirüs pandemisi döneminde dünyanın en zenginleri listelerine girdi. Bu dönemde hisse değerlenmeleri nedeniyle milyarlarca dolarlık servete ulaşan CEO’ların maaşlarında da büyük artış gerçekleşti. Dünya üzerindeki yoksul ülkelerin aşıya erişememesi nedeniyle CEO’ların kazandığı büyük paralar tartışma konusu oldu.

Financial Times’ın aktardığı bilgiye göre, Biontech CEO’su Uğur Şahin’in maaşı pandemi öncesine göre üç kat artarken Şahin hisseleri sayesinde dünya üzerindeki en zengin Türk oldu. Şahin’in maaşı 2020-2021 döneminde 30,8 milyon dolara yükseldi. Şahin, 2018-2019 döneminde 8,5 milyon dolar ödeme almıştı.

100 MİLYON DOLARI AŞTI

mRNA aşırı üreten Pfizer, BioNTech ve Moderna’nın üst düzey yöneticileri, bu şirketler tarafından corona virüse karşı geliştirilen mRNA aşılarının büyük ticari başarısı nedeniyle pandemide toplamda 100 milyon dolardan fazla maaş almış oldu.

Uğur Şahin’in ve diğer üst düzey yöneticilerin, maaştan elde ettiği gelirin yanında temettü ödemeleri ve hisse satışlarından elde ettiği gelirler de bulunuyor.

MODERNA VE PFIZER CEO’LARI DA ZENGİNLEŞTİ

Bunun yanında Moderna CEO’su Stéphane Bancel 5,4 milyar dolarlık, BioNTech CEO’su Şahin ise 8,1 milyar dolar değerindeki hisselerle birlikte dünyanın en zenginleri listesinde üst sıralara tırmandılar.

Pandemide maaşına en çok zam alan yönetici ise aşıyı Biontech’le birlikte piyasaya süren Pfizer CEO’su Albert Bourla oldu. 2018-2019 döneminde 27,7 milyon dolar kazanan Bourla’nın maaşı 2020-2021’de 45,3 milyon dolara çıktı. Bourla 2019’da CEO’luk görevine terfi etmişti.

BANKACILIK SEKTÖRÜNE YAKLAŞTI

Corona virüs pandemisi nedeniyle ilaç sektörü dünya üzerindeki en kârlı sektörlerden biri olma yoluna girdi.

Londra merkezli bir düşünce kuruluşu High Pay Centre’ın yöneticisi Luke Hildyard, JPMorgan, Goldman Sachs, Morgan Stanley ve Bank of America gibi Wall Street devlerinin genel müdürlerinin hala ilaç şirketlerinin yöneticilerinden daha fazla kazandığını ancak bu farkın daraldığını söyledi.

‘KRALİYET SERVETİ İNŞA ETTİLER’

Bazı uzmanlar ise ilaç şirketlerini pandemiden haksız kazanç sağlamakla suçluyor. Aşıların bulunmasından bu yana yoksul ülkelerde aşılara düşük maliyetli erişim sağlanması için herhangi ciddi bir adım atılmadı. Ancak aşı üreten üst düzey yöneticiler büyük paralar kazanmaya devam etti.

Düşünce kuruluşu Public Citizen’de ilaçlara erişim konusunda kampanya yürüten Steve Knievel, “Bancel, Bourla, Şahin ve diğer aşı kralları, aşı ayrımcılığını yönlendiren ve tekelci bir iş modeline dayanan bir kraliyet serveti inşa ettiler” dedi.

ŞAHİN DÜNYA ÜZERİNDE YAŞAYAN EN ZENGİN TÜRK

Biontech CEO’su Uğur Şahin, corona virüs aşısından kazandığı para ile birlikte dünyanın en zengin Türk’ü olmayı da başardı. Bloomberg Milyarderler Endeksi’ne göre, Uğur Şahin, 8,14 milyar dolarlık servetle dünyanın en zengin 232’nci kişisi konumunda bulunuyor.

Şahin’in serveti, BioNTech hisselerindeki yükselişe paralel olarak Ağustos 2021’de 19 milyar doları aşmıştı ancak daha sonra hisse değerindeki düşüşe paralel olarak Şahin’in serveti de geriledi.

2022’DE AŞIDAN 17 MİLYAR EURO KAZANABİLİRLER

Corona virüsü vakalarındaki düşüşe paralel olarak aşı satışlarının azalması beklenirken, şirketin gelir kaynaklarını çeşitlendirmesi bekleniyor.

BioNTech’in 2022’de 2,4 milyar adet Covid19 aşı siparişi aldığı ve buradan 13 ile 17 milyar Euro arasında gelir beklediği aktarıldı.

Daha genç ve aç oyunculara gitmelisiniz

0
İngiltere Championship ekiplerinden Derby County’nin teknik direktörü Wayne Rooney, efsanesi olduğu Manchester United hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
''Daha genç ve aç oyunculara gitmelisiniz''

Manchester United’ın efsane isimlerinden bir tanesi olan Wayne Rooney, Manchester United hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Sky Sports’a konuşan Rooney, efsanesi olduğu Manchester United’ın durumu hakkında, “Onları birkaç kez canlı izledim ve bireysel bir takıma benziyorlar. Bir hata yaptıklarında bir takım olarak toparlanmaları her zaman onlar için çok zor görünüyor. Yeterince iyi olmadıklarını söyleyebilirim. Kulüp olarak zor bir dönemden geçiyorlar ve bence herkes onlardan teknik direktör belirsizliğini bir an önce halletmelerini istiyor.” dedi.

“HER ŞEYİ YENİDEN İNŞA ETMELERİ GEREKİYOR”

Kırmızı Şeytanların 2-3 yıllık yeniden bir yapılanmaya girmesi gerektiğinin altını çizerek, iki veya üç yıl boyunca yeniden yapılanmaları gerekiyor. İki ya da üç yıl içinde gerçekten Premier Lig şampiyonluğu için mücadele edebilecekleri bir konuma geldiklerinden emin olmak adına her şeyi yeniden inşa etmeleri gerekiyor.”

”TERCİHİM MAURİCİO POCHETTİNO”

Takımın yeni sezonda teknik direktörünün Erik Ten Hag mı, Mauricio Pochettino mı? olmasını istediği sorusu üzerine Rooney, “Bence Pochettino, bunu Premier Lig’de daha önce yaptı. Premier Lig’i biliyor ve Tottenham’a birçok oyuncu getirdi. Southampton’da da başarılıydı. İkisinden birini seçeceksem, onu seçerdim. Planını kulübe ve takıma yerleştirmesi için ona zaman verilmesi gerekir. Ona zaman verirsen, yapacağını düşünüyorum.” ifadeleri ile tercihini yaptı.

CRİSTİANO RONALDO’YA ELEŞTİRİ

Manchester United’da bu sezon eleştirilerin hedefinde yer alan Cristiano Ronaldo hakkında ise Rooney, “Şampiyonlar Ligi’nde sezonun başlarında önemli goller attı ve Tottenham’a karşı hat-trick yaptı ama bence kulübün geleceğine bakıyorsanız, daha genç ve aç oyuncularla gitmelisiniz. Kesinlikle 20’li yaşlarındaki gibi bir oyuncu değil. O bir gol tehdidi ama bence takımın daha fazlasına ihtiyacı var.” dedi.

 

Numberone.com.tr

O davranışıyla herkese mesaj verdi

0
O davranışıyla herkese mesaj verdi: Patron hâlâ benim, herkes yerini bilsin
KRALİÇE HER ŞEYE RAĞMEN AYAKTA

Hakkında “artık yürüyemediği için tekerlekli sandalye kullanıyor” iddiası bile bulunan Kraliçe, törenin yapıldığı Westminister’da, protokoldeki koltuğuna ulaşmak için daha az adım atacağı bir yolu seçse de hâlâ ayaktaydı. Bu, onu destekleyenlerin yüreğine su serpen bir gelişme oldu. Ama başka bir ayrıntı daha vardı ki bu herkesin kafasını karıştırdı.

O davranışıyla herkese mesaj verdi: Patron hâlâ benim, herkes yerini bilsin

SKANDALA RAĞMEN KOL KOLA DÜNYANIN KARŞISINA ÇIKTI
Kraliçe 2. Elizabeth yürürken bir elinde bastonu vardı. Diğer yanda ise ortanca oğlu Andrew ona destek oldu. İşte herkesi şaşırtan ayrıntı da buydu. Çünkü, Kraliçe’nin koluna takıp bütün dünyanın karşısına çıktığı ortanca oğlu Andrew bir süredir çok da iyi bir şekilde anılmıyor. Seks ticareti suçlusu Jeffrey Epstein, onun eski sevgilisi ve bu işlerdeki destekçisi Ghislaine Maxwell ile ilişkisi ortaya çıkınca bu durum büyük bir skandal yaratmıştı. Üstelik Amerikalı Virginia Giuffrey’nin aleyhine açtığı cinsel taciz davasından da para ödeyerek kurtulmuştu Andrew. Onun saygınlığını yerle bir eden bütün bu gelişmelere rağmen Kraliçe’nin ‘en gözde çocuğu’ olarak bilinen Andrew ile kol kola bütün dünyanın karşısına çıkması herkesi şaşırttı.

O davranışıyla herkese mesaj verdi: Patron hâlâ benim, herkes yerini bilsin

NE TÜR BİR MESAJ VERDİĞİ TARTIŞMA KONUSU OLDU
Başta kraliyet uzmanları olmak üzere herkes, bu davranışıyla Kraliçe’nin kime ya da kimlere nasıl bir mesaj vermeyi amaçladığını tartışmaya başladı. Sonuç olarak kendisinden sonra tahta çıkacak olan ilk sıradaki veliahtı Prens Charles ile de kamuoyu karşısına çıkabilirdi. İşte bu durumla ilgili olarak bir kraliyet yorumcusundan çarpıcı bir değerlendirme geldi.

O davranışıyla herkese mesaj verdi: Patron hâlâ benim, herkes yerini bilsin

ÖNCELİKLE CHARLES İLE WILLIAM’A ‘SESLENDİ’
Kraliyet uzmanı Katie Nicholls’a göre 2. Elizabeth o gün kamuoyunun karşısına Prens Andrew ile kol kola çıkarak bir değil iki kişiye mesaj verdi. Nicholls, Kraliçe’nin bu şekilde davranarak öncelikle büyük oğlu ve ilk sıradaki veliahtı Prens Charles’a ve tahtın ikinci sıradaki veliahtı, torunu William’a bir mesaj gönderdiğini ileri sürdü. The Royal Beat adlı programa konuk olan Katie Nicholls “Bu, Kraliçe’nin iki şeyi göstermek için seçtiği yoldu. Birincisi ailede kararları kendisinin verdiği. İkincisi ise oğlunun masumiyetine olan inancı” diye konuştu. Yani Nicholls’a göre her ne kadar sağlığı artık eskisi gibi olmasa da Prens Charles ile Prens William, daha fazla resmi görev üstlense de yine ailenin başının kendisi olduğunu bu şekilde gözler önüne sermek istedi Kraliçe. Nicholls’a göre Charles ile William da zaten Kraliçe’nin bu bakış açısının farkında. Fakat Kraliçe’nin Andrew ile Westminister’a gitmesinin, adına düzenlenen bu anma toplantısında Prens Philip’i gölgede bıraktığını da savundu.

O davranışıyla herkese mesaj verdi: Patron hâlâ benim, herkes yerini bilsin

‘PATRON BENİM’ DEMEK İSTEDİ
Kraliyet editörü Russell Myers de katıldığı Pod Save The Queen adlı podcast yayınında bu konudaki görüşünü ifade etti. Ona göre Kraliçe, Andrew ile törene gitti ve ailesine “Benim istediğim bu” mesajını verdi. Uzman, Kraliçe’nin bu seçimiyle ailesine patronun kim olduğunu da göstermiş olduğunu sözlerine ekledi. Myers, onun bu tercihini de Charles iLe William’ın isteksizce kabullendiğini sözlerine ekledi.

Uzmanlara göre, Kraliçe 2. Elizabeth bu davranışıyla Charles ve Wililam başta olmak üzere kendi ailesinin üyelerine karar vericinin kim olduğuna dair sert bir uyarıda bulundu.

O davranışıyla herkese mesaj verdi: Patron hâlâ benim, herkes yerini bilsin

‘BEN BİTTİ DİYORSAM BİTTİ’ MESAJI
Bu konuda başka mecralarda da farklı yorumlar yapıldı. Sunucu Justin Sylvester da Pop Daily adlı programında bu konuyu Melissa Peterman ve Rocsi Diaz ile tartıştı. Peterman, Kraliçe’nin bu tercihiyle nasıl bir mesaj vermek istediği konusunu şöyle yorumladı: “Kraliçe, tüm dünyaya ‘Bu iş bitti, o otomobilde benimle birlikte. Biz bu konuda bir daha konuşmayacağız’ mesajını verdi. Bu işin bittiğini herkese anlatma yolu bu.” Yorumcu Peterman, Kraliçe’nin kurnaz bir şekilde “Eğer ben ‘tamam’ diyorsa tamamdır. Bunun hakkında konuşmayı bırakın” dediğini de sözlerine ekledi.

O davranışıyla herkese mesaj verdi: Patron hâlâ benim, herkes yerini bilsin

‘GÖZDE ÇOCUK UNVANI NEREDEN KAYNAKLANIYOR?
Kraliçe’nin bir anlamda ailesini korumak adına bunca skandala adı karışan oğlu Prens Andrew’yu dışlamadığını söylemek mümkün. Peki ya onun ayrıcalığı ne? Belki de başka birisi yapsa aileden tamamen dışlanmaya kadar gidecek yaptırımlara uğraması mümkünken neden Prens Andrew’ bir şekilde bu durumdan kurtuluyor? Yani neden Prens Andrew, “Kraliçe’nin gözde çocuğu” olarak anılıyor. Bir de bunun olası nedenlerine bakalım… Aslında geçmişten bu yana yaptıkları, Andrew’nun pek de öyle bir kademede olmasını sağlayacak türden değil. Gençlik yıllarında “playboy prens” olarak anılan Andrew sonra da birçok skandala karıştı. Yani bir başka deyişle davranışları yüzünden ailesinin de başını epey ağrıttı. Öte yandan kraliyet uzmanlarının ve tarihçilerin değerlendirmelerine bakılırsa Andrew’nun “gözde çocuk” olmasının biraz daha duygusal bir nedeni var.

O davranışıyla herkese mesaj verdi: Patron hâlâ benim, herkes yerini bilsin

DAHA FAZLA YAKINLIK HİSSEDİYOR
Kraliçe 2. Elizabeth ile Prens Philip’in ilk çocuğu Charles 1948 yılında doğdu. İkinci çocukları ve tek kızları Anne de ondan iki yıl sonra dünyaya gözlerini açtı. O dönemde 2. Elizabeth, kraliyet görevleriyle daha fazla ilgileniyordu. O yüzden iki büyük çocuğu için çok da fazla zaman ayıramadı. Üçüncü çocuğu ve ortanca oğlu Andrew 1960 yılında dünyaya geldi. O sırada Kraliçe, görevlerinden bir mola alıp ailesine özellikle de çocuklarına yoğunlaşmaya başladı. Andrew’nun doğumundan sonra aldığı bu karar da onun henüz bebek olan ortanca oğluyla daha fazla ilgilenmesini sağladı. Uzmanlara göre Kraliçe’nin üçüncü kez anne olduktan sonra aldığı bu yaşam değişikliği kararı, onun Andrew ile iki büyük çocuğundan daha güçlü bir bağ kurmasına yol açtı. İşte bu yüzden de Andrew’a daha fazla yakınlık hissediyor Kraliçe. Bu arada 2. Elizabeth ile Prens Philip’in en küçük oğlu Edward’ın da Andrew’dan 4 yıl sonra, 1960 yılında dünyaya geldiğini hatırlatalım. Fotoğrafta bebek Andrew anneannesi Ana Kraliçe, ağabeyi Charles ve ablası Anne ile birlikte görülüyor.

O davranışıyla herkese mesaj verdi: Patron hâlâ benim, herkes yerini bilsin

Kraliçe’nin ortanca oğlu Andrew (sağda) ve en küçük oğlu Edward. 

Kraliçe’nin, kocası için düzenlenen törene adı birçok skandala karışan ortanca oğlu Andrew ile kol kola katılması geçen hafta da bazı TV ve radyo programlarında yayıncılar tarafından masaya yatırılmıştı. Hatta bunlardan biri oldukça sert sözler sarf edip “Kraliyet ailesi bizim düşüncelerimizi ve duygularımızı hiç umursamıyor” demişti.

O davranışıyla herkese mesaj verdi: Patron hâlâ benim, herkes yerini bilsin

‘BİZİM DÜŞÜNCEMİZİ UMURSAMIYORLAR’
Birçok kişiyi şaşırtan bu duruma ilginç bir değerlendirme kraliyet yorumcusu Dr Shola Mos-Shogbamimu’dan geldi. Twitter hesabından değerlendirme yapan Mos-Shogbamimu, törende Kraliçe’nin unvanlarını bile elinden aldığı Andrew ile omuz omuza halkın hatta dünyanın karşısına çıkmasını “suratlara atılan bir tokat” olarak nitelendirdi. Mesajında şu satırlara yer verdi uzman: “Kraliçe’nin, devletin başı olarak Prens Philip’in anma töreninde böylesine önemli bir rolü, saygınlığını kaybeden Prens Andrew’a verdiğini, onu desteklediğini görmek suratlara atılan bir tokat gibiydi. Sanki her şey affedilip unutuldu mu? Hayır, değil. Kraliyet ailesi bizim ne düşündüğümüzü ya da ne hissettiğimizi umursamıyor. Utanç verici.”

O davranışıyla herkese mesaj verdi: Patron hâlâ benim, herkes yerini bilsin

‘HOŞ BİR JEST’ YORUMU
Fakat buna karşılık Prens Andrew’nun, babası Prens Philip anısına düzenlenen törende aldığı görevi tamamen doğru ve uygun bulanlar da vardı. Bu görüşte olan kraliyet tarihçisi Hugo Vicker, Andrew’nun o törende annesine destek olmasını “hoş bir jest” olarak nitelendirdi. Vicker, Kraliçe’nin yürürken bir “omuza ihtiyaç duyduğunu” belirtip “Bu konuda kim oğlundan daha iyi olabilir ki?” diye sordu. Tarihçi, Kraliçe oğlu yerine bir başkasından destek alsaydı bunun “üzüntü verici” olarak görüleceğini aktardı.

O davranışıyla herkese mesaj verdi: Patron hâlâ benim, herkes yerini bilsin

ONUN SUÇLU OLDUĞUNU DÜŞÜNMEDİĞİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ
BBC’nin kraliyet gazetecisi Peter Hunt da annesine destek olmak için Andrew’nun seçilmesinin tesadüf olmadığını belirtti. Hunt “Bu şans eseri gerçekleşen bir durum değil. Andrew, akrabaları ve ailesinin geri kalanıyla birlikte oturabilirdi. Fakat annesine onun destek olmasına karar verdiler” diye konuştu. Hunt’a göre Kraliçe, Westminister Abbey’e ortanca oğlu Andrew iye birlikte giderek “insanlara oğlunun yanlış yapmadığını, suçlu olmadığını hatırlatmayı seçti” diyerek durumu değerlendirdi.

Seks ticareti suçlamasıyla tutuklu olduğu cezaevinde canına kıyan Jeffrey Epstein’ın yakın arkadaşı olan Andrew, Virginia Roberts tarafından cinsel tacizle suçlanmıştı. Roberts, Prens’in tacizine uğradığında henüz 17 yaşında olduğunu da ileri sürdü. Roberts’ın açtığı davanın ardından Prens Andrew da İngiliz Kraliyet Ailesi üyesinin kıdemli üyesi olarak elinde tuttuğu birçok görevi ve unvanı kaybetti. Annesi Kraliçe 2. Elizabeth, Andrew’nun tüm askeri unvanlarının yanı sıra “majesteleri” (his royal highness) unvanını da elinden aldı. Andrew’nun eski görevleri ve unvanları Kraliçe tarafından ailenin diğer üyelerine dağıtıldı.

 

Numberone.com.tr

Netflix Fatih Terim belgeselinin adını açıkladı

0

Dijital dizi-film platformu Netflix, Fatih Terim adına yapılan belgeselin adının ‘Terim’ olacağını duyurdu.

Netflix Fatih Terim belgeselinin adını açıkladı

Netflix, Fatih Terim’in hayatını konu alan ‘Terim’ belgeselinin yakında yayınlanacağını açıkladı.

Netflix yakın zamanda yayına girecek olan içerikler arasında Terim belgeselini de duyurdu. Kısa zaman içinde tüm içeriklerin yayımlanması bekleniyor. Yayımlanacak içerikler arasında Fatih Terim’in belgeseli de yer alacak.

Netflix, içerik listesini yayınkladı

Terim

Stranger Things S4

The Witcher: Blood Origin

Erşan Kuneri

The Sandman

Another Self

Aşıklar Bayramı

Sıcak Kafa

Enola Holmes 2

 

Numberone.com.tr

Kimse Macaristan’ı referans almasın

0

Macaristan’da 2010’dan beri iktidarda olan Fidesz partisi lideri Başbakan Viktor Orban, seçimleri bir kez daha kazanarak Başbakanlık koltuğundaki 4. zaferini ilan etti. İktidarı oluşturan milliyetçi Macar Yurttaş Birliği (Fidesz) ve Hristiyan Demokrat Halk Partisi (KDNP) oyların yüzde 53’ünü aldı. Fidesz partisi çekişmeli geçmesi beklenen seçimde, 199 kişilik parlamentodaki koltuk sayısını da geçen döneme kıyasla 2 sayı arttırarak 135’e çıkardı.

Demokratik Koalisyonu (DK), Jobbik, Momentum, Macaristan Sosyalist Partisi (MSZP), Macaristan Yeşiller Partisi (LMP) ve Macaristan için Diyalog Partisi’nden (PM) birleşik muhalefet bloku ise yüzde 35’te kaldı. Orban’ın, 6 partiden oluşan koalisyona karşı seçimi kazanması, Türkiye’deki gazetecilerin de gündemi haline geldi. Number1 FM‘deki ‘Ertuğrul Özkök ile Günün Yorumu’ isimli sesli köşesinde konuşan gazeteci yazar Ertuğrul Özkök, “Macaristan’da öyle ama başka ülkelerde öyle değil. Mesela Amerika Birleşik Devletleri’nde Orban’a çok benzeyen tarzıyla öne çıkan Trump, seçimi kaybetti. Latin Amerika ülkelerinde Viktor Orban’a çok benzeyen otoriter yönetimlere sahip başkanların bir kısmı seçimleri kaybetti.” dedi.

Türkiye’deki 6’lı koalisyon içinde alınacak derslerin olduğunu belirten Özkök, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısına nasıl bir adayla çıkmak gerekir? İşe bu konu çok önem kazanıyor.” diye konuştu.

Ertuğrul Özkök şunları söyledi:

“Bu sabah itibariyle Türkiye’nin köşe yazarlarının, televizyon yorumcularının yaptıkları yorumlara baktığımda gördüğüm konu şu: Macaristan’da geçen Pazar günü yapılan seçimde yönetim tarzı itibariyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çok benzeyen Viktor Orban seçimi kazandı. Kime karşı kazandı? Karşısında 6 partiden oluşan bir koalisyona rağmen kazandı. Dolayısıyla iktidar yanlısı yazarlarda şöyle bir görüş var; deniyor ki Türkiye’de 6 parti var. 6 partiye rağmen Erdoğan kazanır. Şimdi böyle dışardan çok basit bir deneme yaptığınız zaman bu sonuca varabilirsiniz. Yani karşılaştırmaları eşitlerseniz. Ama unutmayın ki arada farklar da var. Türkiye’de enflasyon yüzde 6 çıktı. Macaristan’da ise çok düşük. Ekonomi orada iyi gidiyor. Fazla sorunları yok. İşsizlik sorunları bizdeki kadar büyük değil.

Ayrıca Macaristan’da öyle ama başka ülkelerde öyle değil. Mesela Amerika Birleşik Devletleri’nde Orban’a çok benzeyen tarzıyla öne çıkan Trump, seçimi kaybetti. Latin Amerika ülkelerinde Viktor Orban’a çok benzeyen otoriter yönetimlere sahip başkanların bir kısmı seçimleri kaybetti. Yani ülkeleri böyle sonuçlara bakarak karşı karşıya koyup, aynı şablondan değerlendirmeye kalkarsanız herkes için yanıltıcı olabilir. Ama tabii ki bu 6’lı koalisyonun seçimi kaybetmesinde, Türkiye’deki 6’lı koalisyon içinde alınacak dersler var. Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısına nasıl bir adayla çıkmak gerekir? İşe bu konu çok önem kazanıyor. O noktada da herhalde sanıyorum o Türkiye’deki 6’lı koalisyonda herhalde Macaristan sonuçlarını daha iyi değerlendirecektir. Ama iktidara da tavsiyem; sakın ola ki o sonuçlara bakıp, aaa bu iş bitti, biz kazandık anlayışına girmemeleri.”

Numberone.com.tr

Wayne Rooney’den Cristiano Ronaldo ve Paul Pogba yorumu

Manchester United’ın efsane futbolcusu Wayne Ronney, eski takımının formasını giyen Paul Pogba ve Cristiano Ronaldo hakkında çarpıcı ifadeler kullandı.

Wayne Rooney’den Cristiano Ronaldo ve Paul Pogba yorumu

İngiltere’de Derby County’de teknik direktörlük yapan Manchester United efsanesi Wayne Rooney, kulübün mevcut durumu hakkında önemli tespitlerde bulundu.

2004-2017 arasında MANU formasıyla 559 maça çıkan Rooney, Manchester United’ın megastarlar Cristiano Ronaldo (37) ve Paul Pogba (29) ile yollarını ayırması gerektiğini söyledi.

‘RONALDO ESKİSİ GİBİ DEĞİL’

Bir dönem Ronaldo ile MANU’da birlikte forma giyen Rooney, “Kulübün geleceğine baktığınızda, önümüzdeki iki veya üç yıl içinde Manchester United’ı canlandırmak için genç ve başarıya aç oyuncular seçilmeli. Bu Cristiano değil. Belli ki 20’li yaşlarındaki gibi bir oyuncu değil. Gol için bir tehdit ama oyunun kalanı için genç oyunculara ihtiyacınız var” ifadelerini kullandı.

‘POGBA FRANSA’DA FARKLI OYNUYOR’

2016’da 105 milyon Euro’ya United’a dönen ve sezon sonunda sözleşmesi sona eren Pogba’nın da takımdan ayrılması gerektiğini belirten Rooney şu ifadeleri kullandı: “Ayrılması onun için de daha iyi olacak. Paul kendine karşı dürüstse, United’a döndüğünden beri beklenen etkiyi yaratamadığını fark eder. Onu Fransa Milli Takımı ile oynarken de izliyorum ve orada tamamen farklı bir oyuncu. Manchester’da işler iyi gitmedi.”

 

Numberone.com.tr

Gözler Bitcoin’de… Ancak Ethereum’a dikkat!

0

Kripto para piyasasında yön tekrar yukarı dönmeye çalışıyor… Dünkü işlemlerde yükseliş trend çizgisinin altına sarkan lider kripto para birimi BTC / USD paritesi tekrar bu trendin üzerine çıkma çabası içerisinde.

Parite şimdi 47 bin dolar seviyesinin üzerine çıkıp bu noktayı destek seviyesi haline getirmeye çalışacak. Bunda başarılı olması ilk aşamada kuvvetli 48 bin 700 dolar direncine doğru hareketlenmeyi beraberinde getirebilir.

Ancak 47 bin dolar seviyesinin kırılamaması durumunda yeniden 46 bin 250 ve 45 bin 500 dolar desteklerinin görülme riski ortaya masada olacak. Özellikle 45 bin 500 dolar desteğine dikkat! Zira bu noktanın altında yapılacak kapanışlar paritede yakalanan kısmi olumlu havanın dağılabileceğine yönelik ilk işaret olabilir.

Ethereum’a dikkat!

Bunun dışında aslında Ethereum’daki harekete dikkat etmekte fayda var. Bilindiği gibi Ethereum ‘altcoinler’in lideri konumunda… Yani bu paritedeki hareket tek başına bir etken olmasa da altcoinlerin aşağı ya da yukarı hareketlerinde etkili bir anekdot.. Yani altcoin portföyüne sahipseniz, elinizde Ethereum bulunmasa bile bu paritedeki hareketleri takip edilmesi gerekiyor…

Şu an için haftalık bazda Bollinger bandının orta eğrisiyle birlikte 50 haftalık hareketli ortalamanın üzerinde oluşan fiyatlar teknik anlamda yukarı yönlü sinyaller olarak yorumlanabilir. Ancak paritenin hafta içerisinde en azından 3 bin 700 doları test etmesi gerekiyor. Bunun yanında 3 bin 500 dolar seviyesi üzerinde haftalık kapanış görülmesi de şart…

Bu veriler gerçekleşirse paritede 3 bin 700 dolar seviyesi ara direnç noktası olmak üzere ilk aşamada 4 bin dolarlı seviyelerin üzerine bir hareket başlayabilir. İşte bu olası hareket de altcoinlere pozitif etki yapacaktır… Dikkat!

Mehmet Çoban

Numberone.com.tr

Başkent, ‘Amadeus’u sevdi

0
‘Amadeus’ oyunu, Ankara’da üçüncü defa ve yine dört gün üst üste kapalı gişe perde açacak.

Başrolünü Selçuk Yöntem, Okan Bayülgen ve Özlem Öçalmaz’ın paylaştığı, Çolpan İlhan&Sadri Alışık Tiyatrosu ve Piu Entertainment iş birliği ile sahnelenen ‘Amadeus’, yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Oyun, Ankara Congresium’da 7-10 Nisan tarihleri arasında, üçüncü defa dört gün üst üste kapalı gişe seyircisiyle buluşacak. Projenin başrol oyuncuları, “Başkente yeniden gidecek olmamız bizi çok heyecanlandırıyor. Ankaralı izleyicilerimizin gösterdiği yoğun ilgiye teşekkür ederiz” dedi.

 

Numberone.com.tr