Ana Sayfa Blog Sayfa 509

Kırkpınar Başpehlivanı Cengizhan Şimşek memleketinde coşkuyla karşılandı

0
661. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde altın kemeri kazanan Cengizhan Şimşek (26), ikinci Mustafa Taş ve üçüncü İsmail Balaban, memleketleri Antalya’da coşkuyla karşılandı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Güreş Kulübü pehlivanları 661. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri‘nde kazandıkları başarının ardından Antalya’ya geldi.

661. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde başpehlivan Cengizhan Şimşek ve ikinci Mustafa Taş‘ı güreş severler, Döşemealtı ilçesinde karşıladı.

ÜSTÜ AÇIK OTOBÜSLE KENT TURU

Kent girişinde başlayan kortejde üstü açık otobüsle tur atan pehlivanlar, vatandaşları selamladı. Altın kemerin sahibi Şimşek’e güreş severler yoğun ilgi gösterdi. Hemşehrileri, 661. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri başpehlivanı Cengizhan Şimşek ve Edirne’de ilk başpehlivanlık mücadelesinde ikinci olan Mustafa Taş’a sevgi gösterisinde bulundu.

TÖRENLE KUTLANDI

Yaklaşık 2 saat süren kortejin ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet binasına gelen başpehlivanlar, mutluluklarını güreş severlerle paylaştı. Belediye binası önünde gerçekleştirilen törende, 2013 ve 2017 yıllarında altın kemeri kazanan, 661. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde de üçüncülük elde eden İsmail Balaban da yer aldı. Törende Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, başpehlivanları tebrik etti.

‘KIRPINAR’A ANTALYA DAMGASI’

Törende konuşan Başkan Muhittin Böcek, “Tarihi Kırkpınar’a Antalya’nın damgasını vuran kıymetli güreşçilerimizin alnından öpüyorum. Antalya’da halkın yararına projeleri destekliyoruz. Kültür sanat ve spor ile ata sporu güreşi 28 yıldır destekliyoruz. Paça bağlayan 235 güreşçisi olan Antalya Büyükşehir Belediyesi, güreşte birinci sırada. Din ile devlet işlerini ayırdığımız gibi siyasetle sporu ayırıyoruz. Dün olduğu gibi bugün de destek olmaya devam edeceğiz. Siyaseten bir- iki güreşçi alıp siyaset yapmaya çalışmadık” diye konuştu.

‘ÖRNEK OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Pehlivanların başarısından dolayı yaşadığı gururu anlatan Başkan Böcek, şunları söyledi:

“Çocuklarımı öpüyorum. Onlar benim manevi evlatlarım. Bundan sonra da aynı azimle devam edecekler. Mustafa Doğan kardeşim bu sene başpehlivan oldu. Onu da tebrik ediyorum. Türkiye’de örnek olmaya, ata sporuna gençlerimizi davet etmeye, öncülük yapmaya, vatandaşlara güreşi sevdirmeye devam edeceğiz.”

Başkan Böcek, Cengizhan Şimşek ve diğer pehlivanlara altın hediye etti.

ŞİMŞEK: USTALARIMLA GÜREŞTİM

Tören sonrası açıklama yapan Cengizhan Şimşek, Kırpınar’a çok iyi hazırlandığını söyledi. Kırkpınar’da usta güreşçileri yendiğini hatırlatan Şimşek, “Kırpınar’da altın kemer bana nasip oldu. Ustalarımla güreş yaptım ve yendim. Sevenlerimin duasıyla altın kemeri boynuma takıp, hemşehrilerime armağan etmek nasip oldu” diye konuştu.

EŞEK İLE SUPLEKS HAREKETİ

Eşek ile supleks hareketi yaptığı görüntüler hatırlatılan Şimşek, şöyle konuştu:

“Ben çok hayvan sevgisi olan bir insanım. Çok hayvanım, atım, eşeğim, koyunum var. İşim bittiğinde hayvanlarımın başına gideceğim. Biz göçebe hayatı yaşadığımız için 7-8 gün eşeklerle süren yolculuklarımız oluyor. Dağda yatıyoruz. Çobanız, yiyeceğimiz, içeceğimiz, kepeneğimiz eşeğin üzerinde oluyor. Herhangi bir art niyet yok. Ailemle yemek yerken eşek yanıma geldi. Eniştem, ‘Acaba kaldırabilir misin?’ dedi. Ben de kaldırdım. Eşek bizim, ben bakıyorum. 2-3 eşeğimiz var.”

Numberone.com.tr

Fenerbahçeli sporculardan gurur tablosu

0

Fenerbahçeli sporcular Akdeniz Oyunları’nda ülkemizi gururlandırdı. Ay yıldızlı kafilenin kazandığı 108 madalyanın 27’si Fener’den geldi. Kulüp bu başarıyı, ‘Türk sporculara hizmet eden Fenerbahçe spor kulübü başlığıyla duyurdu.

319 Türk sporcunun yer aldığı Akdeniz Oyunları’nda Fenerbahçeli 43 milli sporcu, ülkemizin kazandığı 108 madalyanın 27’sine adını yazdırdı.

25 Haziran – 6 Temmuz 2022 tarihleri arasında Cezayir’in Oran kentinde düzenlenen, dünyanın en önemli spor organizasyonlarından biri olan Akdeniz Oyunları, 24 spor dalında 4500 sporcunun katılımıyla bu yıl 19. kez düzenlendi.

Türkiyemiz, 319 sporcusuyla turnuvadaki tüm spor dallarına katılım sağladı; 45 altın, 26 gümüş ve 37 bronz, toplam 108 madalya organizasyonu 2. sırada tamamladı.

19. Akdeniz Oyunları’nda ülkemize madalya kazandıran sporcular şu şekilde:

Altın:

Ramil Guliyev – Atletizm – 200 metre

Ersu Şaşma – Atletizm – Sırıkla yüksek atlama

Özkan Baltacı – Atletizm – Çekiç atma

Hatice Akbaş – Boks – 54 kg

Batuhan Çiftçi – Boks – 57 kg

Deniz Ertan- Yüzme – 400 metre serbest

Gümüş:

Ramil Guliyev – Atletizm – 100 metre, 4×100 metre

Kayhan Özer – Atletizm – 4×100 metre

Eda Tuğsuz – Atletizm – cirit atma

Ayşe Çağırır – Boks – 48 kg

Emre Sakçı – Yüzme – 50 metre kurbağalama, 100 metre kurbağalama

Deniz Ertan – Yüzme – 400 metre karışık, 800 metre serbest

Buse Ünal – Voleybol – ikincilik

Bronz:

Özlem Becerek – Atletizm – disk atma

Şevval Ayaz – Atletizm – 4×400 metre bayrak

Buse Naz Çakıroğlu – Boks – 50 kg boks

Deniz Ertan – Yüzme –4×200 metre serbest bayrak, 200 metre karışık, 4×100 metre karışık

Ecem Dönmez – Yüzme – 4×200 metre serbest bayrak

Mert Kılavuz – Yüzme – 1500 metre serbest

Baturalp Ünlü – Yüzme – 4×200 metre serbest, 4×100 metre karışık

Ümit Can Güreş – Yüzme-  4×100 metre karışık

Numberone.com.tr

Ali Naci Karacan’ın vefatının 67. yıl dönümü

0

Kurtuluş Mücadelesine destek veren ve Türk basınına birçok gazete kazandıran vatansever gazeteci Ali Naci Karacan vefatının 67. yılında da unutulmadı.

Bugün Cumhuriyet döneminin kurucu isimlerinden Milliyet gazetesinin kurucusu Ali Naci Karacan’ın ölümünün 67’nci yılı…

Hayatı boyunca ülkesi için çalışmayı ilke edinmiş, gençlere ışık olması için Lozan, Lozan Konferansı ve İsmet Paşa gibi birçok eser bırakmış, Fenerbahçe başkanlığı yaptığı dönemde kulüp ile birlikte sayısız başarılara imza atmış, Cumhuriyet’in çağdaşlaşma anlayışından hareketle Milliyet gazetesini kuran Ali Naci Karacan’ı minnet ve özlemle anıyoruz…

Ali Naci Karacan kimdir?

Gazeteci-yazar (D. İstanbul, 1896 – Ö. İstanbul, 1955). Fransız Ererler Okulu ve Galatasaray Lisesi mezunu. Lise yıllarındayken öğretmeni olan Tevfik Fikret’in etkisiyle aruz vezninde şiirler yazmaya başladı. Gazeteciliğe Yunus Nadi’nin yazı işleri müdürü olduğu Tasvir-i Efkar gazetesinde başladı. Üç yıl sonra İkdam gazetesine geçti. Burada İttihat ve Terakki’yi eleştiren yazılarının yanında Rûbab dergisinde Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Cadı romanını eleştiren yazıları yayımlandı. Sonrasında Vakit gazetesinde yazı işleri müdürü olarak çalıştı.

Vefatının 67.yıl dönümünde Ali Naci Karacan

Bağdat’taki Türk birliklerini komuta eden Goltz Paşa’nın tercümanı olarak I. Dünya Savaşı’na katıldı. Savaş sonrasında Necmettin Sadak, Kazım Şinasi Dersan ve Falih Rıfkı ile birlik Akşam gazetesini çıkarmaya başladı (1918). Gazetede, Milli mücadele’nin başladığı bu dönemde arkadaşlarıyla beraber Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen yazılar yayımladı. Savaş zaferle sonuçlandığında Lozan Barış Antlaşması’nı imzalayan kurulla birlikte İsviçre’ye gitti. Oradaki gözlemlerini Lozan Konferansı ve İnönü ismiyle kitap haline getirdi. Döndüğünde İkdam gazetesini yeniden kurdu (1926). Harf devriminden sonra doğan teknik sıkıntı nedeniyle Karacan gazeteyi kapatmak zorunda kaldı ve ardından Viyana’ya gitti. Döndüğünde önce Politika (1931), sonra İnkılâp, sonra da Tan (1935) gazetelerini kurdu. Aynı zamanda Anadolu Ajansı’nın Balkan muhabirliğini yapan Karacan, bir dönem de İsviçre basın ataşeliği görevini üstlendi (1948). Son olarak Milliyet gazetesini kurdu (1950).

Ali Naci Karacan’ın anısını yaşatmak amacıyla 1962 yılında Milliyet gazetesi tarafından düzenlenen yazı yarışmalarıyla Karacan Armağanı verilmeye başlandı. Karacan’ın çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan makalelerinin yanında kitap haline getirilmiş iki eseri vardır.

Eserleri:

Ya Hürriyet Ya Ölüm (1934), Lozan Konferansı ve İnönü (1943, 2. baskı 1971).

Numberone.com.tr

Sınırları terörden koruyan bir doktoru nasıl koruyamaz

0

Türkiye, doktor Ekrem Karakaya cinayetini konuşuyor… Tüm ülke, hastanede görevi başındayken silahlı saldırının hedefi olan Karakaya’nın yasını tutuyor. Konya’da bir hasta yakını tarafından katledilen Kardiyoloji Uzmanı Doktor Ekrem Karakaya’nın cinayeti, birçok ilde sağlık çalışanları tarafından protesto ediliyor. Olayla ilgili sosyal medyada da tepkiler çığ gibi büyürken gazeteciler de doktor Karakaya cinayetine ilişkin eleştirilerde bulunuyor.

Gazeteci yazar Ertuğrul Özkök de tepkisini gösterenler arasında yer aldı. Number1 FM ve Number1 Türk FM‘deki ‘Ertuğrul Özkök ile Günün Yorumu’ isimli sesli köşesinde konuşan, “Bu ülkede bir araya gelen 3-5 öğrencisinin arkasına polis takmayı bilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hastanelerde her gün, her ay öldürülen doktorlarını korumak için bir güvenlik sistemi kuracak güçte değil mi?” dedi.

Ertuğrul Özkök şunları söyledi:

“Ekrem Karakaya… Lütfen bu ismi hafızanıza, gönlünüze, kalbinize yayın. Genç bir Türk doktoru o… Genç bir Türk doktoruydu… Dün Konya’da insafsızca bir saldırı sonucu hayatını kaybetti. Nasıl bir insandı bu genç doktorumuz? Gece yarıları saat birlerde ikilerde hastalarının WhatsApp’tan yazdığı mesajlar, ettiği telefonlara cevap veren, o saatlerde uykusuz kalıp, hastalarıyla ilgilenmeye devam eden bir Türk doktoru… Pırıl pırıl bir yüz ve katledildi. Dünden beri bu genç doktorumuzun yüzüne bakıyorum. Bütün Türkiye bu genç doktoruna ağlıyor. Yüzüne bakıyorum; pırıl pırıl bir yüz. Belli ki ailesi gururla yetiştirmiş, belli ki ailesi onunla gurur duyuyor ve o da yaptığı meslekle gurur duyuyor. Ve o fotoğrafa baktıkça, aklıma şu soru hep takılıyor, takılıyor, takılıyor… Bu ülkede bir araya gelen 3-5 öğrencisinin arkasına polis takmayı bilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hastanelerde her gün, her ay öldürülen doktorlarını korumak için bir güvenlik sistemi kuracak güçte değil mi? Evet, o güçte… Bunu sağlayacak bir imkana sahip değil mi? Evet, sahip… Ve istediği zaman bunları önlemeyi biliyor mu? Yani sınırlarında PKK terörü ile baş etmeyi bilen Türk polisi, doktorlarını bu saldırılardan, acil servislerde çalışan insanları bu saldırılardan, bu hakaretlerden koruyamaz mı? Koruyabilir… Evet, bu genç doktorun ismini hafızanıza yazın. Ve bu sorunun cevabını da mutlaka arayın. Çünkü öldürülen her doktor sadece onun ailesi, sadece onun canıyla ilgili bir şey değil. Hepimizin canıyla, hepimizin yakınlarının canıyla ilgili kutsal bir mesleğin üyeleriyle ilgili… Yani hepimizle ilgili… Hipokrat yemini etmiş insanlar onlar… Onları desteklemek, onların arkasında durmak, hepimizin görevi…”

Numberone.com.tr

Fizikçiler ‘karanlık maddenin’ peşinde

0

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nin yeraltı parçacık hızlandırıcısı yenilendi ve proton çarpıştırma deneylerine başladı. Bilim insanları karanlık maddenin sırrını çözebilecekler mi?

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi‘nin (CERN) yeraltındaki parçacık hızlandırıcısı, üç yıllık çalışmanın sonunda modernize edilmek üzere 2013 yılının şubat ayında kapatılmıştı. 27 kilometre uzunluğundaki yer altı hızlandırıcısının 25 Mart’ta yeniden çalıştırılması öngörülmüştü ama elektronik mıknatıslardan birinde meydana gelen kısa devre yüzünden çalışmalar yeniden ertelenmek zorunda kaldı.

Fizikçiler 'karanlık maddenin' peşinde

Arıza giderildi ve protonlar müthiş bir hızla hızlandırıcı tünelinde yolculuğa çıkarıldı. Bu deneyin amacı birkaç ay zarfında eskisinin iki katı kadar enerji toplayabilmek.

Fizikçiler 'karanlık maddenin' peşinde

Bilim insanları çarpıştırıcıyı bugün daha yüksek kapasiteyle tekrar çalıştıracak ve evrenin en büyük sırlarından biri olan karanlık maddenin gizemini çözmeye çalışacak.

Numberone.com.tr

Carlos Santana sahnede bayıldı

0

Carlos Santana Salı gecesi Michigan’da verdiği konser sırasında sahnedeyken bayıldı. 74 yaşındaki sanatçı ekip arkadaşları tarafından kulise taşındı. Sağlık durumuna ilişkin ilk açıklama geldi

Rock müziğin efsanelerinden gitarist Carlos Santana sevenlerini korkuttu. Düzenlediği turne kapsamında Michigan’da bulunan 74 yaşındaki sanatçı sahnede bayıldı.

Carlos Santana sahnede bayıldı

Gitar çaldığı sırada kendi imkanı ile oturduğu görülen Santana’nın daha sonra baygınlık geçirdiği görüldü.

Ünlü müzisyenin bir temsilcisi TMZ‘ye verdiği demeçte Santana’nın sağlık durumunun iyi olduğu bilgisine yer verdi.

Numberone.com.tr

Hilal Altınbilek ve Metin Hara evleniyor

0

Bir süredir aşk yaşayan Hilal Altınbilek ile Metin Hara çifti dünyaevine giriyor.

Dünyaca ünlü model Adriana Lima ile yaşadığı aşkla uzun süre magazin gündeminde yer alan kişisel gelişim uzmanı ve yazar Metin Hara, bir yıldır güzel oyuncu Hilal Altınbilek ile birlikte.

Hilal Altınbilek ve Metin Hara evleniyor

Güzel oyuncu ile sevgilisi Metin Hara’nın yakın zamanda ilişkilerini resmiyete dökeceği ve nikah masasına oturacakları iddia edildi.

Geçtiğimiz sene birlikte görüntülenen ikili, ayaküstü sohbet ettikleri basın mensuplarının “Evlilik düşünüyor musunuz? Aileler tanıştı mı?” sorusuna, “Evet tanıştı, merak etmeyin” yanıtını vererek evlilik sinyali vermişlerdi.

Numberone.com.tr

Elizabeth Hurley yıllara meydan okudu

0

Elizabeth Hurley, 20 yaşındaki oğlu Damian’ın mezuniyet törenine katıldı. 57 yaşındaki güzel oyuncu 12 sene önce giydiği kıyafetini yeniden giyerek yıllara meydan okudu.

İngiliz oyuncu Elizabeth Hurley, 20 yaşındaki oğlu Damian’ın mezuniyet törenine katıldı.

Elizabeth Hurley oğlunun mezuniyetinde

57 yaşındaki güzel oyuncu 12 sene önce giydiği Roberto Cavalli tasarımı kıyafetini yeniden giyerek yıllara nasıl meydan okuduğunu gözler önüne serdi.

Öte yandan Elizabeth Hurley ve oğlu Damian Hurley arasındaki benzerliği görenler şaşkınlıklarını gizleyemedi.

Numberone.com.tr

Tom Cruise’lu “Top Gun: Maverick” rekora doymuyor

0

Ünlü oyuncu Tom Cruise’un merakla beklenen devam filmi “Top Gun: Maverick”, bu hafta sonu 16 milyar TL’yi (1 milyar Dolar) aşarak küresel gişede etkileyici bir dönüm noktasına daha ulaştı.

Haziran ayında vizyona giren “Top Gun: Maverick”, küresel gişede kırdığı rekorla, Tom Cruise’un kariyerinin en yüksek hasılat yapan filmi oldu.

Tom Cruise’lu “Top Gun: Maverick” rekora doymuyor

1986 tarihli “Top Gun”ın devamı olan “Top Gun: Maverick”, 59 yaşındaki aktörün en başarılı filmi olmasının yanı sıra, sinemalarda gösterime girip sadece 31 gün sonra bu nadir kritere ulaşan 2022’nin ilk filmi oldu.

Tom Cruise’lu “Top Gun: Maverick” rekora doymuyor

Bu bilet satışlarıyla film, Marvel’ın süper kahraman filmi “Doctor Strange in the Multiverse of Madness”ı (943 milyon Dolar), küresel gişede yılın en yüksek hasılat yapan filmi olarak tahttan indirdi.

Numberone.com.tr

Number1 Medya Grubu’ndan genç rallicilere destek

0

Number1 medya sponsorluğunda Türkiye’nin en genç ralli pilotları 16 yaşındaki Kerem Kazaz ve 14 yaşındaki Can Alakoç Avrupa Ralli Şampiyonasının Letonya ayağında start aldı.

Yarışta bu kez geçen senenin Türkiye iki çeker kategorisi ve gençler şampiyonu birincisi Emre Hasbay’da vardı.

Genç Türk ralliciler performanslarıyla takdir toplarken, Kazaz’ın Bir sonraki yarışı Dünya Ralli Şampiyonasının Estonya rallisi olacak…

Numberone.com.tr

Jennifer Lopez tarzıyla büyüledi

0

Jennifer Lopez , geçtiğimiz gün  Los Angeles’ta film setine uğrayarak nişanlısı Ben Affleck’i ziyaret etti. Lopez’in günlük tarzı hayranlarından tam not aldı.

Jennifer Lopez, nişanlısı Ben Affleck‘i film setinde ziyaret etti.

Jennifer Lopez tarzıyla büyüledi

Beyaz geniş bacaklı pantolon ve siyah bir bluz içinde kusursuz görünen Lopez, nişanlısıyla Los Angeles sokaklarında yürürken objektiflere takıldı.

Jennifer Lopez tarzıyla büyüledi

Affleck ile el ele yürüyüş yapan Lopez’in şık tarzı görenleri büyüledi.

Numberone.com.tr

 

 

 

 

Cem Adrian filmdeki aracın aynısını aldı

0

Cem Adrian, John Wick filminde başrol oyuncusu Keanu Reeves’in kullandığı 1969 model klasik otomobilin aynısından alıp araba koleksiyonuna ekledi. 

Cem Adrian‘ın müziğin yanı sıra başka bir tutkusu daha var. Ünlü sanatçı klasik otomobilleri çok seviyor.

Cem Adrian filmdeki aracın aynısını aldı

Ankara’da yaşayan Adrian’ın lüks araçlardan oluşan bir araba koleksiyonu bulunuyor.

Cem Adrian filmdeki aracın aynısını aldı

Sanatçı, garajına bu kez de Keanu Reeves‘in John Wick filminde kullandığı 1969 model klasiği dahil etti. Dünyada çok az sayıda bulunan bu özel araçtan Türkiye’de sadece iki adet var.

Numberone.com.tr

75 yaşındaki Ajda Pekkan’ın yeni tarzı Barbie bebeğe benzetildi

0

Ajda Pekkan, geçtiğimiz akşam Günay Restaurant’ta sahne aldı. Pekkan, şarkılarını konuklarıyla hep bir ağızdan söyledi. Pembe bir kostümle sahneye çıkan Pekkan’ı sevenleri Barbie bebeğe benzetti.

Ajda Pekkan önceki akşam Günay Restoran’ın Çeşme’deki yeni açılan şubesinde hayranlarıyla buluştu.

75 yaşındaki Ajda Pekkan'ın yeni tarzı Barbie bebeğe benzetildi!

Pekkan’dan önce sahneye Cenk Eren çıktı. Eren, çok mutlu olduğunu dile getirdi. Hemen ardından Ajda Pekkan, performans sergiledi. Süperstar, dünden bugüne kült olmuş şarkılarını dinleyicileriyle beraber seslendirdi.

Pembe elbisesiyle göz kamaştıran ünlü şarkıcı yeni haliyle Barbie bebeğe benzetildi.

Numberone.com.tr

Adele: Daha fazla çocuk istiyorum

0

İngiltere’nin dünyaca tanınmış şarkıcısı Adele, yeni sevgilisi Rich Paul ile daha fazla çocuk sahibi olmak istediğini söyledi.

Adele, katıldığı bir programda sevgilisi Rich Paul’le daha fazla çocuk sahibi olmak istediğini açıkladı.

Adele: Daha fazla çocuk istiyorum

BBC Radio 4’ün Desert Island Discs programına katılan Adele’in, eski eşi Simon Konecki’den Angelo adında 9 yaşında bir oğlu var. 33 yaşındaki şarkıcı, “birkaç çocuk” daha yapmanın “harika” olacağını söyledi.

Adele: Daha fazla çocuk istiyorum

Sunucu Lauren Laverne’nin hayattan ne istediği sorusuna ünlü şarkıcı şu yanıtı verdi: “Kesinlikle birkaç çocuk daha istiyorum. Yapabilirsek harika olur. Yapamazsak da Angelo var. Sadece mutlu olmak istiyorum.”

Numberone.com.tr

Şükrü Özyıldız: Aşkta taktik yapmam

0

Oyuncu Şükrü Özyıldız bir dergiye verdiği röportajda Bazen netliğim sert olabiliyor. Kendimde bunu beğenmiyorum’ dedi. Özyıldız aşkta taktik yapmadığını söyledi.

Aşk Taktikleri filminin başrolü Şükrü Özyıldız bir dergiye verdiği röportajda çok özel itiraflarda bulundu.

Şükrü Özyıldız: Aşkta taktik yapmam

Aşkta taktik sevmediğini söyleyen yakışıklı oyuncu “Taktik yapmak aklıma bile gelmez. Üstelik bana taktik yapıldığını görürsem de buz gibi soğurum. Bence insan zaten aşkını kendisi olarak yaşamalı, paylaşarak bunu yüceltmeli” dedi.

Oyuncu, “Kendinizde beğenmediğiniz bir özelliğiniz var mı?” sorusuna, “Bazen netliğim sert olabiliyor. Eğer bu bir tespit veya tavsiyeyse ki talep edilmedikçe burnumu sokmam, etrafımı bazen sarsabiliyor. Veya kendimle ilgili bir kararsa insanlara duygusuz gelebiliyorum. Aslında tam tersiyim” cevabını verdi.

Numberone.com.tr

Rihanna, Amerika’nın en genç milyarder kadını oldu

0

Forbes’un kendi servetini kendi inşa eden en zengin kadınları belli oldu. Listenin 21. sırasında yer alan Rihanna, en genç milyarder olarak dikkat çekti. 

Kendi servetini inşa eden en zengin kadınlar listesi yayınlandı. Rihanna, listenin 40 yaş altı tek milyarderi oldu.

Rihanna, Amerika’nın en genç milyarder kadını oldu

Forbes tarafından yayınlanan listede ünlü şarkıcının 1,4 milyar dolarlık servetinin bir kısmı müzik kariyerinden bir diğer kısmı da Fenty Beauty, Fenty Skin ve Savage X Fenty olmak üzere üç perakende şirketinden geldiği beliritldi.

Rihanna, Amerika’nın en genç milyarder kadını oldu

Rihanna, Savage X Fenty iç çamaşırı markasının yüzde 30’una sahip. Ayrıca 2020’de 550 milyon dolar gelir elde eden Fenty Beauty’nin de yarısına sahip. Şirketin diğer yarısı ise Fransız lüks moda holdingi LVMH’ye ait.

Numberone.com.tr

Cem Yılmaz’dan Netflix ile yeni anlaşma

0

“Erşan Kuneri”, Netflix’in Türkiye’de en çok izlenen yerli içeriği olurken, Cem Yılmaz Netflix ile yeni bir anlaşma imzaladı.

Cem Yılmaz ve Netflix, içinde birden fazla formatı kapsayan bir anlaşma yaptı.

Cem Yılmaz’dan Netflix ile yeni anlaşma

Cem Yılmaz, Netflix ortaklığında içerisinde dizi, film ve stand-up projelerinin yer aldığı toplamda 6 projeye imza atacak.

Buna göre, Erşan Kuneri‘nin 2. sezonu dahil olmak üzere toplamda 2 dizi, 2 film ve 2 stand-up projesine imza atıldı. Anlaşma dahilindeki ilk film olan “Do Not Disturb”un çekimlerinin sonbaharda başlaması planlanıyor.

Konuyla ilgili Cem Yılmaz sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı:

Cem Yılmaz’dan Netflix ile yeni anlaşma

Numberone.com.tr

Süper model Elle Macpherson photoshop’lu fotoğraf mı paylaştı?

0

Süper model Elle Macpherson photoshop’lu fotoğraf mı paylaştı?

Mükemmel fiziği sayesinde “Vücut” lakabı verilen 58 yaşındaki süper model Elle Macpherson, Instagram hesabında photoshop yapıldığı belli olan bir fotoğraf paylaşınca ortalık karıştı.

Süper model Elle Macpherson photoshop’lu fotoğraf mı paylaştı?

Instagram’daki fotoğraf, Paris’teki bir otelde lüks bir odada poz veren iki çocuk annesi modeli gösteriyor.

Uzun kollu siyah bir elbise giyen Macpherson, fotoğrafta sırtı hafifçe dönük olarak büyük, yaldızlı bir aynaya poz verdi.

Süper model Elle Macpherson photoshop’lu fotoğraf mı paylaştı?

Görüntüye daha yakından bakıldığında, aynanın içine yansıyan duvarın bir kısmı yamuk göründüğü için, üzerinde oynanmış olabileceği düşünülüyor. Aynadaki diğer her şey normal gözükse de, modelin sırtının göründüğü küçük alan, doğal olmayan bir şekilde sağa doğru bükülmüş gibi görünüyor. Bu da fotoğrafta, photoshop yapıldığının açık bir işareti olarak yorumlandı.

Numberone.com.tr

Sadık Gültekin: 400 yıllık şirketin sırrı

0

Deep Purple, Pink Floyd, Beatles, Rolling Stones gibi isimlerin tercih ettiği zillerin temelinin Osmanlı döneminde kurulan Zilciyan şirketine dayandığını biliyor muydunuz? Bugün zil Pazarının yüzde 65’ini elinde bulunduran ve yapımı sır gibi saklanan ziller, Avedis Zilciyan tarafından 1623’te İstanbul’da kuruldu ve günümüze kadar geldi.

Posta gazetesi köşe yazarı Sadık Gültekin “400 yıllık şirketin sırrı” başlığı altında zillerin tarihi hakkında bilgiler verdi.

İşte o yazı:

Osmanlı’da zil üretimi serüveni, 1623’te İstanbul Samatya’da Zilciyan Ailesi tarafından kurulan Zilciyan atölyesi ile başladı. Zilciyanlar, ilk olarak Osmanlı ordusuna kalkan üretimi yapıyordu. Daha sonraları mehter takımına müzik aletleri ve kiliselere çan yapmaya başladı.

Zilciyanların ataları 1623’te Trabzon’dan İstanbul’a giderek Samatya’ya yerleşti. Zilciyan Ailesi, önce kalkan yapmaya başladı, ardından da zil üretti. Geliştirilen özel bir teknikle yapılan ziller, kısa zamanda Osmanlı sultanları ve vezirleri tarafından da takdir gördü. 1680’lerin sonuna doğru Mozart ile Haydn gibi ünlü besteciler eserlerinde zile yer vermeye başlayınca Zilciyan Ailesi’nin ürettiği ziller Avrupa’nın gözdesi olmaya başladı. Zilciyan Ailesi tarafından üretilen ziller, çeşitli dönemlerde birçok ülkede dünya sergilerinde yer aldı ve birçok ödüle layık görüldü.

***

Osmanlı’da mehter takımı için genellikle Ermeni ustalar tarafından yapılan el ürünü ziller kullanılıyordu. O zamanlardan günümüze ulaşan zil yapımında kullanılan gizli formül hâlâ çok az kişi tarafından biliniyor. Formülün sahibi, soyadını Sultan II. Osman’dan alan Avedis Zilciyan’dır. Zildjian adı, Türkçe’den ‘zi’ ve eklendiği isme ‘yapımcısı’, ‘ustası’ anlamını katan ‘-cı’ yapım ekini, Ermenice’den ise ‘oğlu’ anlamını katan ‘-ian’ son ekini alarak oluşur.

Topkapı Sarayı’nda kazancı başı olarak çalışan Kerope, 1618 yılında Osmanlı Padişahı I. Mustafa’nın izniyle Topkapı Sarayı surlarının arkasında zil üretmek üzere bir atölye kurar ve daha sonra Samatya semtine taşınır. Kerope öldüğünde atölyenin başına oğlu Avedis geçer. Avedis, atölyesinde yapmış olduğu çalışmalarda yeni bir alaşım keşfeder. Bu alaşım kalay, bakır ve gümüşten oluşuyordu. Tınısı çok güzel ve kırılgan olmayan bu alaşımdan, Osmanlı İmparatorluğu’nun Mehteran Takımı için zil, kiliseler için çan yaptı. Sultan II. Osman, 1623 yılında Avedis’i zil yapımındaki başarısından dolayı 80 altın ile ödüllendirdi ve Zildjian adını verdi.

***

1868 yılında Zildjianlar birkaç yangın felaketi yaşadı. Bu yangınlardan ötürü borçlarını ödeyemez ve üretim yapmak için hammadde alamaz hale geldiler. Bu nedenle Sultan Abdulaziz’e arz tezkiresi sundular. Sultan Abdulaziz, Zildjian Ailesi’ne işlerinde gösterdikleri başarıdan dolayı yurt dışına gitmesinler diye her türlü yardımın yapılmasını buyurdu.

***

İşte bugün dünyadaki en büyük zil üreticisi Zildjian’ın kuruluş hikayesi böyle başladı. Şirket, 1623’te İstanbul’da kuruldu.

Zildjian bugün, zil pazarının yüzde 65’ini elinde tutan ve yıllık geliri ortalama 50 milyon dolar olan dev bir şirket. Zilciyan zillerini kullananlar arasında Deep Purple, Pink Floyd, Beatles, Rolling Stones vb. gibi isimler var. Avedis Zildjian tarafından 1623’te İstanbul’da kurulan şirketin merkezi günümüzde Massachusetts’te bulunuyor.

İlk seri üretime başladıkları 1623’ten bu yana, şirket ana ürünlerinin üretim bilgilerini sır olarak saklıyor. Zildjian zillerine dünyaca ünlü sesi veren bakır, kalay ve gümüş kullanılarak oluşturulan özel alaşım formülü, kuşaktan kuşağa aktarılıyor ve sır olarak saklanıyor.

Numberone.com.tr

Yeni moda: Bir ‘sıfırı at’ öyle konuş

0

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, ‘İŞKUR İl Müdürlükleri 2022 Yılı Hedef Performans İzleme Toplantısı’ndaki açıklamalarıyla gündem oldu. Türkiye’nin 2000’li yıllardan itibaren yükselişe geçtiğini belirten Bilgin’in “300 dolar olan kişi başına milli gelir, şu anda 10 bin doları geçti” sözleri sosyal medyada en çok tartışılanlar arasına girdi.

Kullanıcılar tarafından eleştirilerin hedefi haline gelen Vedat Bilgin, “Türkiye’de her gelir grubundan ailenin otomobili var; çocukları okuyor” dedi.

Gazeteci yazar Ertuğrul Özkök de Bakan Bilgin’e tepki gösterenler arasındaydı. Number1 FM ve Number1 Türk FM‘deki ‘Ertuğrul Özkök ile Günün Yorumu’ isimli sesli köşesinde konuşan Özkök, “Haydi… Yahu biz yaşadık bunu. 2000 dediğin undan 20 yıl önce. Hepimiz hayattaydık. Allah bize ömür vermişti. O tarihe giriyorum, bakıyorum ben: 3668 dolar Türkiye’de fert başına düşen gelir. Yani 1-0 eksik mi konuşur insan bunu yaparken yahu” diye konuştu.

Ertuğrul Özkök, sesli köşesinde şu ifadelere yer verdi:

“Her sabah bu ülkede uyanıyorum ve artık beni hiçbir şey şaşırtamaz diye düşünüyorum ama daha onuncu dakikada beni şaşırtan bir olayla karşılaşıyorum. Bugün İsmet Berkan’ın haber bülteninde Çalışma Bakanı Vedat Bilgin’in İŞKUR’da yaptığı bir konuşmayı okudum ve hayretlerde içerisinde kaldım tekrar. Çünkü konuşan Çalışma Bakanı yani ekonomiden anlayan bir insan. Diyor ki; Türkiye’de her gelir grubundan ailenin kapısında bir otomobil var. Tamam, peki buna diyeceğim bir şey yok. Ama diyor ki; 2000’li yılların başında 300 dolar olan Türkiye’deki fert başına düşen milli gelir, bugün 10 bin dolar olmuştur. Haydi… Yahu biz yaşadık bunu. 2000 dediğin undan 20 yıl önce. Hepimiz hayattaydık. Allah bize ömür vermişti. O tarihe giriyorum, bakıyorum ben: 3668 dolar Türkiye’de fert başına düşen gelir. Yani bir ‘0 eksik’ mi konuşur insan bunu yaparken yahu. Ama şöyle bir durum ortaya çıktı: Türkiye’de tarih, neredeyse bütün milatlar, şunlar bunlar silindi, 2002 yılında AK Parti’nin iktidara gelişiyle başladı. Arkadaşlar, bu ülkede 2001 yılında, 2002 yılında fert başına düşen milli gelir, 3668’di. Onun satın alma gücüne bakarsanız bugün Türkiye’deki milli gelir 7 bin dolarlara düştü. Belki de ondan daha fazlaydı. Büyük bir ihtimalle de daha fazlaydı. Yani rakamlar tamam, TÜİK falan bizi yanıltıyor ama bakanlar da artık konuşmalarına biraz dikkat etseler daha iyi olacak. Daha inandırıcı olacak.”

Numberone.com.tr